Orijinalini görmek için tıklayınız : Kanla Beslenenler
güneydoğu anadolu'da ne zaman bir çatışma olsa veya asker cenazesi gelse ırkçı söylemleri olan mhp hemen bir açıklama yapıp bütün kürtleri düşman ilan etmekte. peki hiç düşündünüz mü? mhp'yi bu kadar yükselten ne?
aslında mhp her asker cenazesine üzülmemekte; aksine sevinmektedir. çünkü her asker öldüğünde kendi ırkçı söylemlerini ağızlarındaki salyaları akıta akıta söyleyecek, kendi rantlarını sağlayacaklar. unutmamak gerek ki doğudaki çatışma ne zaman durur; türk-kürt kardeşliği sağlanırsa mhp ve onun gibi ırkçı söylemleri olanlar silinip gideceklerdir!!!
Serhatlı 22.10.2007, 18:12 Mhp
D-e-v-r-i-m-c-i 22.10.2007, 18:16 MHP ve onun yardakçılarının en iyi yaptığı şey kanla beslenmektir.bu ve bunun gibi parazit partiler barışın kalıcılığından sürekli korkmnaktadırlar.çünkü barış kelimesine alerjisi olan bir parti (ler) bu sefer neyin üzerinden siyaset yapacak ki ?....ahan da din elden gidiyor.....bence millet artık bunu da yutmaz...
Serhatlı 22.10.2007, 18:20 MHP bu ülkede belirli çıkarların adresi olmuş genelinde olmasada görüne şuki nerde sahipsiz toplumdan kurallara uymadığı için dışlanmış kendine maşa arayanlar veyahut MHP li olmayı TÜRK veya TÜRKİYE 'li olmak sananlar var BUGÜN suçluların çoğu onlardandır çoğu kirli işin adresi gene onlardır hatta ve hatta KORUCULARIN çoğu bile onlardandır Toplumda hep sorun çıkartan huzursuzluğu artıran açıkça karmaşadan yararlana onlardır birde bunları çok iyi kullananlar Var onlar ayrı sonuç olarak toplumdaki kutuplaşmalardan biri sözlerinde veya göstermelik olsada kardeşiz sözleri dışında hiç bir şekilde kendi ırk bağından kopamayan ekseri cahil kişilerin oluşdurduğu veya fişeklediği bir topluluk MHP li olupda Türkiye Cumhuriyet 'İ Devlet'ini Dışarda Özellikle doğru düzgün temsil eden bir tek kişi yok gibidir öyleki Dışardakiler bile bunu kendi sinema Filmelerine taşımışlardır (Kurtlar İmparatorluğu )örnekdir Sanırsam
kanla beslenip kan üstünden prim sağlayan bi zihniyet.onlar kanı sever ve bitmesini istemezler.çünkü şehit askerlerimizin cenaze törenleri onların miting alanı olmuştur.hemen bayrak alıp törendeki yerlerini alırlar.ve o anlamsız işaretlerinle msj vermeye çalışırlar.çünkü savunucakları bi doktrinleri yoktur.kafatascı zihniyet beyinlerinin her köşesine kazınmıştır.liderleride terörün bitmesini istemez.çünkü nutuk atıcaklar sempatizan toplıyacaklardır.bu tip olaylarda çok cabukta organize olurlar.onlara göre gerçek türkler onlardır.bu hasta mantıkla bütün nefretlerini kürt halkına yöneltirler.
evet bunlar kanla beslenen sülüklerdir.kapitalizm uşaklarıdır ve sürü takılırlar.çete meraklısıdırlar mafyavaridirler.faşizmin besin kaynağı kandır.ve bu görüşe hizmet eden faşistlerde birer kan emicidir.
güneydoğu anadolu'da ne zaman bir çatışma olsa veya asker cenazesi gelse ırkçı söylemleri olan mhp hemen bir açıklama yapıp bütün kürtleri düşman ilan etmekte. peki hiç düşündünüz mü? mhp'yi bu kadar yükselten ne?
aslında mhp her asker cenazesine üzülmemekte; aksine sevinmektedir. çünkü her asker öldüğünde kendi ırkçı söylemlerini ağızlarındaki salyaları akıta akıta söyleyecek, kendi rantlarını sağlayacaklar. unutmamak gerek ki doğudaki çatışma ne zaman durur; türk-kürt kardeşliği sağlanırsa mhp ve onun gibi ırkçı söylemleri olanlar silinip gideceklerdir!!!
Faşizmin primi kargaşadır, faşizm kendi karşıt faşistleri ile daha da büyür, daha da güç alır.. En kötüsüde her milli kargaşada sıradan yığınlarca nötr insan farkında bile olmadan faşizmin pencesine düşer. 70 milyondan herhangi birinin evladı, eşi, kardeşi, kendisi olabilecek kadar kendilerinden bir parça olan bu emir er'leri yitirildikçe, etnik, inanç veya hatta ideoloji dinlemeden insanlar bu empatik hırsla benliklerinde faşizmin bir taraflarından keşişme noktaları oluşturur.
Mhp bu yaşananlardan samimi olarak ne kadar üzülmüştür muamma ama dediğiniz gibi şüphesiz insanların içlerine serpiştirdikleri kin tohumlarının yeşertilip nefer potansiyellerinin artışına içten içe sevinmişlerdir.. Her gün doğudan ve güney doğudan kafileler halinde gencecik askerler tabutları ile ailelerine döndükçe, bu hızla bir dahaki seçimde tek başına iktidar bile olabilirler.
Peki bunlara prim verenler kim! Türkiye'de 'Kürt Sorunu' dahil her türlü sorunun halen çözülebileceği tek yerin 'millet meclisi' olduğunun farkında olunmamışsa, halen herşey yıllar öncesinin şartları ile değerlendirilip silaha sarılma eğilimi varsa, daha kürt, türk çok insanımızın nesnel varlığını ve ideallerini maalesef bir tabuttan öteye götürülemeyecek, mahşer provası Irak'taki gibi, her ocak'tan, her can'dan, her dil'den ağıtlara alışmamız gerekecek demektir..
"eğer bir adam, marşla uyum içinde yürüyebiliyorsa, o, değersiz bir yaratıktır. kendisine bir omirilik yeterli olabileceği halde, her nasılsa yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun.uygarlığın bu kara lekesi en kısa zamanda yok edilmelidir.
emirle gelen kahramanlıktan, bilinçsiz şiddetten, aptalca yurtseverlikten, tüm bunlardan nasıl da nefret ediyorum.ben, savaşı öylesine tiksinti verici ve asağılayıcı buluyorum ki, böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa, kendi kendimi parçalayıp-yokederim daha iyi...
benim anlayışıma göre, sıradan bir cinayet, savaşta adam öldürmekten daha kötü değildir."
albert einstein
suveydiyeli 22.10.2007, 19:55 Faşistliği tescillidir...Fazla yoruma gerek bile yok.......
Neyi ne için savunduklarını bile bilmeden körü körüne yaşatmaya çalışırlar düşüncelerini......
xolxol_12 22.10.2007, 22:43 Çok güzel ve yerinde bir deyim ''Kanla Beslenmek''
Teşekkürler...
selam
cok dogru kanla beslenen bunlardir iste...
Kürt sorununu cözmek yerine ona terör deyip , cenazelerde boy gösterilir...baski ve asimilasyon politikalari uygulamak ortadogudaki emperyalizim temellerinden biridir..
ve MHP malzeme yapip dikkati üzerine cekmeyi basariyor......
xolxol_12 22.10.2007, 22:59 selam
cok dogru kanla beslenen bunlardir iste...
Kürt sorununu cözmek yerine ona terör deyip , cenazelerde boy gösterilir...baski ve asimilasyon politikalari uygulamak ortadogudaki emperyalizim temellerinden biridir..
ve MHP malzeme yapip dikkati üzerine cekmeyi basariyor......
:thumbup1: :thumbup1: :thumbup1:
Konuyu çok güzel bir yerden yakalamışsınız canan abla.İşin aslını bu açıdan kimse göremez Teşekkürler... :thumbup1:
insanlar kardeş 22.10.2007, 23:30 Anadoluya 1071 den beri birlikte yaşamaya başlayan Türk ve Kürt halkının son 100 yıllık birlik ve beraberliğine 20 yıla aşkındır avrupa abd içten içe yardakçıları ile birlikte ırakta sonuçlandırdıkları barış harekatı gibi ülkemin güzel insanlarınıda mutlu sona eriştirmek üzere sahneler bir bir perdelenmeye başladı başlıyacak gibi..
Aktörler biraz kılık değiştirselerde senaryolar aynı Böl Parçala ve Yönet....Perde arkasında salyalı bekleyişleri el ovuşturmaları umarım halkımızın sağduyusu ile bu tür galeyanlara meydan vermeden tehlikenin farkına varılarak bu tiyatroları terk edeceklerdir.
Kanla beslenmeyi alışkanlık haline getirmiş faşist zihniyetlerin emelleri bu kezde kursaklarında kalması için sözde medyamızın ağır baskılarına rağmen aklı selim harekete Kürt ve Türk vatandaşlarımızın birlik ve beraberlik ruhuyla dahada kenetlenmesi kaçınılmazdır.
Özgürlüklerin sevmeyle başladığı ve bu sevgi çemberinde doğusu batısı kuzeyi güneyi içinde varoldukça çemberin dışında kalanlar kendi salyalarının deryasında kendilerini bitirmeye mahkum olacaklardır.
saygılarımla....
Merhaba,
Çıkarcıların memleketi sevgili ülkem.
Kim bilir hangi köşesinde hangi saniye de kaç oyun dönüyor.
MHP ismini telafuzunun bile miğdemi bulandırdığı üç harfli ama
tarihinde alfabenin bütün harfleriyle başlayan binlerce katliam olan,
faşizmin en büyük adresi...
İşte sevgili canlar bu kanlı parti,
bu süreçte de o kanlı tarafını sergileyecektir.
BİR KEZ DAHA BİN KEZ DAHA ;
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ...
D-e-v-r-i-m-c-i 23.10.2007, 00:37 aklıma MHP deyince tek bir şey geliyor...Kırım-Kongo kanamalı ateşine neden olan o kene var ya...sürekli kan emen ve kandan beslenen...neyse dilim çözülmesin yine...
kan emiciler ,bu ülkeyi ihanet edenlerin başında olmaktadırlar ,her türlü yüz kızartıcı suçla özdeşleşerek kişisel çikar adına vatan milet edebiyatı yapmaktadırlar.
ülke bağımsizlığına gölge düşüren bu insanlar emperyalist güçlere, yaptıkları mandalık ve işbirlikçi ihanetlerin kanıtıdır.
saygılarımla.
kardesim bunlar çikarci... neyin pesinde olduklarini hepimiz biliyoruz!!
lanet olsun bizi ayirmak isteyenlere..
Dunyada insanlar iki yonden yonetilir biri milliyetci duygulariylan diyeride dini, malesef bu ikiside turkiyede var, sonuclarin ne kadar korkunc oldugunu goruyoruz, koyun surusunden bir farki yokturlar tek fark koyunlar guzel yayvandirlar beyinsiz olduklarina ragmen saga sola saldirmazlar. bu gordugumuz insan surusude kuduzlasmis "kan istiyorlar". ne demisler ne ekersen onu bicersin.
çatışma ortamınbdan en fazla yararlanan mhp oldu. onlara rant vermemeliyiz
xraymen65 23.10.2007, 15:34 Bayrak asın, bayrak taşıyın diye demokratik muhalefete baskı yapanlar, bayrağın en son nereye nasıl kullanıldığına bakın bakalım
Milliyetçi, ulusalcı maskesi ile politik arenada yeralanlar, özellikle son yıllarda sürekli olarak bayrağı ön plana çıkardılar. Hatta bu öylesi boyutlara ulaştı ki, ilgili ilgisiz her yerde bayraklar açıldı, açmayanlar vatan haini ilan edildi. Traş bıçağı reklamlarında bile bayrak açılıp şovenist söylevler çekilen bir atmosfer adım adım yaratıldı.
Hatırlayın; bir demokratik kitle örgütünün eyleminde, basın açıklamasında aniden bir faşist çıkar ortaya (bu kimi zaman da sivil polis olur) ve başlar bağırmaya; hani bayrağınız nerede? Ne ilgisi var o eylemle bayrağın? Bu önemli değil ki, amaç başka! Bir parti kongre yapar, bir sendika genel kurul yapar, ne konuşulup tartışıldığından çok, istisnasız bütün burjuva basın bayrak astı-asmadı haberlerini ön plana çıkarır. Asmadıysa zaten kesinhaindir, bölücüdür...
Bayrağın baskı aracı olarak kullanılması durup dururken olmadı. Bilinçli bir şekilde geliştirildi. Birçok yerde planlı bir şekilde uygulandı, birçok basın kuruluşu ne yaptığını bilerek, emir talimat alarak yaptılar. Sonra öyle bir noktaya geldi ki, artık emir talimata gerek kalmadı. Şovenizmin kendisi doğal tepki haline getirildi, basın ilk önce bayrak var mı yok mu diye baktı bu tür haberlerde. Faşistler zaten hazır ve nazırdılar bu konuda. Bayrak onlar için onyıllardır gerçek yüzlerini, işbirlikçiliklerini gizleme aracıydı, yabancısı değillerdi bu kullanıma.
Toplumun bayrak histerisine sokulması, demokratik kesimlerin baskılanma altına alınmasına yönelik planlama, faşizmin psikolojik harp karargâhlarında yapıldı. Mersinde 10 yaşında üç çocuk bayrağı yere attı diye, milyonlarca Kürtü sözde vatandaş ilan eden, bayrak, vatan hamaseti ile resmen ve alenen faşistlere haydi harekete geçin talimatı verircesine en kışkırtıcı üslubuyla açıklamalar döşeyen Genelkurmaydı bu savaşın karargahı.
Mustafa Kemal'i de en bayağı şekilde sömürenlerin başında da zaten hep ordu gelir. Bütün işbirlikçiliklerini onun ardına sığınarak sürdürürler. Mesela, NATO şemsiyesi altında Afganistan'a emperyalist tekellerin çıkarları için asker gönderirler, Musatafa Kemal'in "Yurtta sulh cihanda sulh" sözüyle açıklarlar. Tüm ülkeyi hapishaneye çeviren cuntalar yaparlar, ağızlarından Atatürk düşmez vb.
O karargah, halen en yoğun şekilde çalışıyor.
Haberi yayınlayan TGRT'nin spikeri "Bir duygu patlaması... Günün heyecanı ile yapılmış bir yanlış" diyor. İyi de bu yanlışlar ya da bu türden 'duygu patlamaları' tek değil ki, Dink'in katlinden bu yana sürüyor, dalgalar halinde sistematik olarak karşı saldırı durumunda.
Cumhuriyetten bugüne zihinlerde yaratılan milli değer ve duygularla cinayeti buluşturmakla kalmayan, aynı zamanda suça teşvik eden, Samast kişiliğini pazarlayan, o resmi reklam broşürü haline getiren "image maker"ın devlet olduğu artık tartışmasız. Sadece bu görüntülerle, resimlerle değil, aynı zamanda birçok haberle, gerçekle yalanı birbiriyle harmanlayarak, aralara zihinlerde algıyı etkileyecek ayrıntılar ekleyerek ve tüm bunlardan, cinayeti meşrulaştırmaya, istediği siyasi sonuca doğru yöneltmeye çalışan devlet.
Dink'in katledilmesi sonrası devrimci demokratik güçlerin müdahalesi ile oluşan kitlesel öfke karşısında bir an şaşkınlık yaşadılar, yarattıkları şovenist havaya güveniyor, bir Ermeni'yi böylesine bir sahiplenmeye kimsenin cüret edemeyeceğini düşünüyorlardı. Sahiplenme, yarattıkları şovenist dalgaya büyük bir darbe vurmuştu ve önünü almazlarsa daha da geriletebilirdi. Birkaç gün geçtikten sonra karşı saldırıya geçtiler, stadlar, bayrak, pankart yarışları, Samast'lı görüntüler, cüretli çıkışlar, halen Ermeni Patriği'nin üstelik Dink'e tehdit mesajı gönderen aynı bilgisayardan gönderilen maillerle tehdit edilmesi... Hepsi bu yöndeki gelişmelerdir.
*
Kuşkusuz bayrak her halk için değerlidir. Ancak bu ülkede egemen sınıflar için, başka ulusları ezmenin, muhalifler üzerinde baskı oluşturmanın aracı yapıldı. Hamasi ve yalan dolu nutukların fonu yapıldı.
Peki ne oldu şimdi?
Bayrak asın, bayrak taşıyın diye demokratik muhalefete baskı yapanlar, bayrağın en son nereye nasıl kullanıldığına bakın bakalım. Bayrağı bir katille yanyana kullandılar sonunda.
Yetmedi, Atatürk'ü de en sonunda bir katile fon yaptılar. Katili en büyük Türk, en büyük vatansever ilan edip afişlerini bastılar boy boy. Bu ülkede Atatürk istismarcılığının sınırı olmayacağı bir kez daha anlaşıldı. Ne diyordu o görüntüleri çeken jandarma komutanı:
- Yazıyı (Atatürk'ün sözünü) hatta tam şöyle kafasının üstüne denk getirebilir misiniz arkadaşlar?
- Geliyor zaten.
- Vatan toprağı kutsaldır diyor ya...
- Saçları düzelt. Bir de şurdan alalım.
- Keşke sen de şapkayı çıkarmasaydın... Sen de çıkar böyle daha iyi.
- Seni de kameraya alalım.
- Evet abi.
Kim bunlar; devletin jandarması, polisi. Yani bu cinayeti çözmekle görevli olanlar. Kahraman muamelesi yaptıkları kim; o da fail!
Ve bu görüntülerden cüretlenen, devletin bayrak fonlu, vatan toprağını koruduğu imâ edilen desenli görüntülerinden cüret alan, devletimiz arkamızda diye babalanan, en nihayetinde beyni şovenist, faşist düşüncelerle zehirlenmiş gençler, Afyon'un futbol stadyumunda 'Hepimiz Ogün'üz, Hepimiz Türküz" diye bağırıyor. Evet, bu ülkede ilk kez böylesine cüretli bir sahiplenme, hem de meydan okurcasına yaşanıyorsa, bunu o sloganı atan bir grup gençle açıklamak saflıktır.
Bu görüntülerle, örneğin gençlere ne demek istiyor devlet? Vatanın nasıl korunmasını öğütlüyor?
Devlet o görüntülerle, milliyetçilikle zehirlediği gençlere şunu söylüyor; Ogün Samast olun! Rol modeli sunuyor, travmaya soktuğu gençlere. Kendi işbirlikçiliğini unutturup, eline bayrak, diline İstiklâl Marşı, yüreğine din gibi "kutsallar" yerleştirdiği gençlere çarpık, travmatik bir vatanseverlik aşılayıp, salıyor halkın üzerine. Linç güruhuna dönüşüyorlar, sömürüye, baskıya karşı meydanlara çıkanların karşısına dikilip hani bayrağın nerede diye höykürüyorlar. Muhalifleri katlediyor, demokratik üniversite isteyen gençlere saldırıyorlar. Ve kendilerine sunulan rol modellerini benimseyip stadlarda "Hepimiz Ogün Samast'ız" diye, yani biz katiliz yine katlederiz diye bağırma cüreti gösteriyorlar. Sahibi tarafından kurulmuş ve sahibine bir şekilde karşı gelen herkese saldırmaya ayarlanmış bir robotu düşünün; böyle kişilikler yaratıyor milliyetçilik zehiri.
Ne diyor o görüntüler, ne diyor stattaki güruh; en ideal Türk genci Ogün Samasttır! Öyle mi?!
Milliyetçilik, ulusalcılık maskesiyle dolaşanların yıllardır yaptıkları gibi, bir kez daha "Türklük" adına Türk ulusuna en büyük hakaretler, aşağılamalar böyle yapılıyor.
Yani buradan ne sonuç çıkaracak bir Türk genci?
Senden olmayanı, senin gibi düşünmeyeni kalleşçe pusular kurup arkasından vurursan; en iyi Türksün!
Ülkemizi onyıllardır gizli işgal altında tutan Amerika'ya karşı tek bir eylem yapmadan, tek bir tokat atmadan ama anti-emperyalistmiş gibi yaptın mı; en iyi Türksün!
Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm isteyenleri, özgürlüklerden söz edenleri susturursan, katledersen; en iyi Türksün!
"Kahrolsun Ermeniler, Kahrolsun Rumlar"diye bağırıp bu topraklarda yaşayan halkları düşmanlaştırdın mı; en iyi Türksün!
Sağa sola manyaklık derecesinde "Dünya Türk Olsun"
Asla bu toprakların gerçek tarihini, kültürünü, edebiyatını, sanatını, binlerce yıldır yaşayan medeniyetlerini bilmeden, aydınını dinlemeden, Çukurova'sını Yaşar Kemal'den okumadan, ezberletilmiş üç beş kelime ile vatanseverlik nutukları attın mı; en iyi Türksün!
Katillik, serserilik, mafyacılık, zorbalık, cehalet... tüm bunlar Türklük'le yan yana koyun koyuna bu resimde. Türklük'e en büyük hakaret değil mi bunlar?
Türk ve Ermeni milliyetçiliğini eleştirdiği için Dink mi hakaret ediyor Türklük'e, yoksa ordusu polisi bürokrasisi, sivil resmi faşist güçleri ile oligarşik düzenin kendisi mi?
Afyon'da maçta, bir kısım seyirci, "Hepimiz Türk'üz" diyebilmek için, önüne "Hepimiz Ogün'üz"ü de koymuşlar. Yani; "Türklük eşittir katillik"! Bu sloganın "Türklüğü aşağılamak"tan başka hiçbir anlamı yoktur. Eğer 301. Madde uygulanacaksa, en başta Afyon stadında bu sloganı atanlara uygulanmalı, onlara bu çarpık bilinci aşılayan, şovenizmle zehirleyenler "azmettirici" olarak yargılanmalı. Samastlar'ı "Türk genci modeli" diye sunan, Çakıcılar'ın gözünden öpüp, Çatlı'ya selam çakan devlet ve onun görevlileridir Türklük'e hakaret eden.
"Hepimiz Ogün'üz Hepimiz Türk'üz" sloganı açık ki, "Hepimiz Ermeniyiz Hepimiz Hrant'ız" sloganına karşılık atılıyor. Bir yanda katledilen mağdur olanla kendini bütünleştirme, moda deyimle "empati" var, ötekisinde ise, kahpelikle, kalleşlikle, katillikle, faşistlikle övünülüyor. Bunlar mı Türk genci!
En başta Türk halkı "dur" demeli bu güruha. Kendi adına hareket ettiği yaygarası ile kendinden olanın kanını dökenlere, gençlerimizin beynini zehirlemeye çalışanlara karşı çıkmalı. Gençlerimiz Ogün Samast olmayacak diye haykırmalı!
***
Bu bayrak yürüyüşünü organize eden, halkın kimi kesimlerini bu şovenist hareketlere ortak eden de aynı polisti. Kilometrelerce bayrakla yürüyüşler düzenleyenler şimdi o bayrağı bir katilin eline tutuşturup birlikte poz veriyorlar. Çelişki yok; vatan, bayrak edebiyatı yaparken de halk düşmanıydılar, şovenizmi körüklüyorlardı, şimdi de onun meyvesi ile gurur duyuyorlar
xraymen65 23.10.2007, 15:38 Bayrak asın, bayrak taşıyın diye demokratik muhalefete baskı yapanlar, bayrağın en son nereye nasıl kullanıldığına bakın bakalım
Milliyetçi, ulusalcı maskesi ile politik arenada yeralanlar, özellikle son yıllarda sürekli olarak bayrağı ön plana çıkardılar. Hatta bu öylesi boyutlara ulaştı ki, ilgili ilgisiz her yerde bayraklar açıldı, açmayanlar vatan haini ilan edildi. Traş bıçağı reklamlarında bile bayrak açılıp şovenist söylevler çekilen bir atmosfer adım adım yaratıldı.
Hatırlayın; bir demokratik kitle örgütünün eyleminde, basın açıklamasında aniden bir faşist çıkar ortaya (bu kimi zaman da sivil polis olur) ve başlar bağırmaya; hani bayrağınız nerede? Ne ilgisi var o eylemle bayrağın? Bu önemli değil ki, amaç başka! Bir parti kongre yapar, bir sendika genel kurul yapar, ne konuşulup tartışıldığından çok, istisnasız bütün burjuva basın bayrak astı-asmadı haberlerini ön plana çıkarır. Asmadıysa zaten kesinhaindir, bölücüdür...
Bayrağın baskı aracı olarak kullanılması durup dururken olmadı. Bilinçli bir şekilde geliştirildi. Birçok yerde planlı bir şekilde uygulandı, birçok basın kuruluşu ne yaptığını bilerek, emir talimat alarak yaptılar. Sonra öyle bir noktaya geldi ki, artık emir talimata gerek kalmadı. Şovenizmin kendisi doğal tepki haline getirildi, basın ilk önce bayrak var mı yok mu diye baktı bu tür haberlerde. Faşistler zaten hazır ve nazırdılar bu konuda. Bayrak onlar için onyıllardır gerçek yüzlerini, işbirlikçiliklerini gizleme aracıydı, yabancısı değillerdi bu kullanıma.
Toplumun bayrak histerisine sokulması, demokratik kesimlerin baskılanma altına alınmasına yönelik planlama, faşizmin psikolojik harp karargâhlarında yapıldı. Mersinde 10 yaşında üç çocuk bayrağı yere attı diye, milyonlarca Kürtü sözde vatandaş ilan eden, bayrak, vatan hamaseti ile resmen ve alenen faşistlere haydi harekete geçin talimatı verircesine en kışkırtıcı üslubuyla açıklamalar döşeyen bu savaşın karargahıdır.
Mustafa Kemal'i de en bayağı şekilde sömürenlerin başında da zaten hep onlar gelir. Bütün işbirlikçiliklerini onun ardına sığınarak sürdürürler. Mesela, NATO şemsiyesi altında Afganistan'a emperyalist tekellerin çıkarları için asker gönderirler, Musatafa Kemal'in "Yurtta sulh cihanda sulh" sözüyle açıklarlar. Tüm ülkeyi hapishaneye çeviren cuntalar yaparlar, ağızlarından Atatürk düşmez vb.
O karargah, halen en yoğun şekilde çalışıyor.
Haberi yayınlayan TGRT'nin spikeri "Bir duygu patlaması... Günün heyecanı ile yapılmış bir yanlış" diyor. İyi de bu yanlışlar ya da bu türden 'duygu patlamaları' tek değil ki, Dink'in katlinden bu yana sürüyor, dalgalar halinde sistematik olarak karşı saldırı durumunda.
Cumhuriyetten bugüne zihinlerde yaratılan milli değer ve duygularla cinayeti buluşturmakla kalmayan, aynı zamanda suça teşvik eden, Samast kişiliğini pazarlayan, o resmi reklam broşürü haline getiren "image maker"ın devlet olduğu artık tartışmasız. Sadece bu görüntülerle, resimlerle değil, aynı zamanda birçok haberle, gerçekle yalanı birbiriyle harmanlayarak, aralara zihinlerde algıyı etkileyecek ayrıntılar ekleyerek ve tüm bunlardan, cinayeti meşrulaştırmaya, istediği siyasi sonuca doğru yöneltmeye çalışan devlet.
Dink'in katledilmesi sonrası devrimci demokratik güçlerin müdahalesi ile oluşan kitlesel öfke karşısında bir an şaşkınlık yaşadılar, yarattıkları şovenist havaya güveniyor, bir Ermeni'yi böylesine bir sahiplenmeye kimsenin cüret edemeyeceğini düşünüyorlardı. Sahiplenme, yarattıkları şovenist dalgaya büyük bir darbe vurmuştu ve önünü almazlarsa daha da geriletebilirdi. Birkaç gün geçtikten sonra karşı saldırıya geçtiler, stadlar, bayrak, pankart yarışları, Samast'lı görüntüler, cüretli çıkışlar, halen Ermeni Patriği'nin üstelik Dink'e tehdit mesajı gönderen aynı bilgisayardan gönderilen maillerle tehdit edilmesi... Hepsi bu yöndeki gelişmelerdir.
*
Kuşkusuz bayrak her halk için değerlidir. Ancak bu ülkede egemen sınıflar için, başka ulusları ezmenin, muhalifler üzerinde baskı oluşturmanın aracı yapıldı. Hamasi ve yalan dolu nutukların fonu yapıldı.
Peki ne oldu şimdi?
Bayrak asın, bayrak taşıyın diye demokratik muhalefete baskı yapanlar, bayrağın en son nereye nasıl kullanıldığına bakın bakalım. Bayrağı bir katille yanyana kullandılar sonunda.
Yetmedi, Atatürk'ü de en sonunda bir katile fon yaptılar. Katili en büyük Türk, en büyük vatansever ilan edip afişlerini bastılar boy boy. Bu ülkede Atatürk istismarcılığının sınırı olmayacağı bir kez daha anlaşıldı. Ne diyordu o görüntüleri çeken jandarma komutanı:
- Yazıyı (Atatürk'ün sözünü) hatta tam şöyle kafasının üstüne denk getirebilir misiniz arkadaşlar?
- Geliyor zaten.
- Vatan toprağı kutsaldır diyor ya...
- Saçları düzelt. Bir de şurdan alalım.
- Keşke sen de şapkayı çıkarmasaydın... Sen de çıkar böyle daha iyi.
- Seni de kameraya alalım.
- Evet abi.
Kim bunlar; devletin jandarması, polisi. Yani bu cinayeti çözmekle görevli olanlar. Kahraman muamelesi yaptıkları kim; o da fail!
Ve bu görüntülerden cüretlenen, devletin bayrak fonlu, vatan toprağını koruduğu imâ edilen desenli görüntülerinden cüret alan, devletimiz arkamızda diye babalanan, en nihayetinde beyni şovenist, faşist düşüncelerle zehirlenmiş gençler, Afyon'un futbol stadyumunda 'Hepimiz Ogün'üz, Hepimiz Türküz" diye bağırıyor. Evet, bu ülkede ilk kez böylesine cüretli bir sahiplenme, hem de meydan okurcasına yaşanıyorsa, bunu o sloganı atan bir grup gençle açıklamak saflıktır.
Bu görüntülerle, örneğin gençlere ne demek istiyor devlet? Vatanın nasıl korunmasını öğütlüyor?
Devlet o görüntülerle, milliyetçilikle zehirlediği gençlere şunu söylüyor; Ogün Samast olun! Rol modeli sunuyor, travmaya soktuğu gençlere. Kendi işbirlikçiliğini unutturup, eline bayrak, diline İstiklâl Marşı, yüreğine din gibi "kutsallar" yerleştirdiği gençlere çarpık, travmatik bir vatanseverlik aşılayıp, salıyor halkın üzerine. Linç güruhuna dönüşüyorlar, sömürüye, baskıya karşı meydanlara çıkanların karşısına dikilip hani bayrağın nerede diye höykürüyorlar. Muhalifleri katlediyor, demokratik üniversite isteyen gençlere saldırıyorlar. Ve kendilerine sunulan rol modellerini benimseyip stadlarda "Hepimiz Ogün Samast'ız" diye, yani biz katiliz yine katlederiz diye bağırma cüreti gösteriyorlar. Sahibi tarafından kurulmuş ve sahibine bir şekilde karşı gelen herkese saldırmaya ayarlanmış bir robotu düşünün; böyle kişilikler yaratıyor milliyetçilik zehiri.
Ne diyor o görüntüler, ne diyor stattaki güruh; en ideal Türk genci Ogün Samasttır! Öyle mi?!
Milliyetçilik, ulusalcılık maskesiyle dolaşanların yıllardır yaptıkları gibi, bir kez daha "Türklük" adına Türk ulusuna en büyük hakaretler, aşağılamalar böyle yapılıyor.
Yani buradan ne sonuç çıkaracak bir Türk genci?
Senden olmayanı, senin gibi düşünmeyeni kalleşçe pusular kurup arkasından vurursan; en iyi Türksün!
Ülkemizi onyıllardır gizli işgal altında tutan Amerika'ya karşı tek bir eylem yapmadan, tek bir tokat atmadan ama anti-emperyalistmiş gibi yaptın mı; en iyi Türksün!
Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm isteyenleri, özgürlüklerden söz edenleri susturursan, katledersen; en iyi Türksün!
"Kahrolsun Ermeniler, Kahrolsun Rumlar"diye bağırıp bu topraklarda yaşayan halkları düşmanlaştırdın mı; en iyi Türksün!
Sağa sola manyaklık derecesinde "Dünya Türk Olsun"
Asla bu toprakların gerçek tarihini, kültürünü, edebiyatını, sanatını, binlerce yıldır yaşayan medeniyetlerini bilmeden, aydınını dinlemeden, Çukurova'sını Yaşar Kemal'den okumadan, ezberletilmiş üç beş kelime ile vatanseverlik nutukları attın mı; en iyi Türksün!
Katillik, serserilik, mafyacılık, zorbalık, cehalet... tüm bunlar Türklük'le yan yana koyun koyuna bu resimde. Türklük'e en büyük hakaret değil mi bunlar?
Türk ve Ermeni milliyetçiliğini eleştirdiği için Dink mi hakaret ediyor Türklük'e, yoksa ordusu polisi bürokrasisi, sivil resmi faşist güçleri ile oligarşik düzenin kendisi mi?
Afyon'da maçta, bir kısım seyirci, "Hepimiz Türk'üz" diyebilmek için, önüne "Hepimiz Ogün'üz"ü de koymuşlar. Yani; "Türklük eşittir katillik"! Bu sloganın "Türklüğü aşağılamak"tan başka hiçbir anlamı yoktur. Eğer 301. Madde uygulanacaksa, en başta Afyon stadında bu sloganı atanlara uygulanmalı, onlara bu çarpık bilinci aşılayan, şovenizmle zehirleyenler "azmettirici" olarak yargılanmalı. Samastlar'ı "Türk genci modeli" diye sunan, Çakıcılar'ın gözünden öpüp, Çatlı'ya selam çakan devlet ve onun görevlileridir Türklük'e hakaret eden.
"Hepimiz Ogün'üz Hepimiz Türk'üz" sloganı açık ki, "Hepimiz Ermeniyiz Hepimiz Hrant'ız" sloganına karşılık atılıyor. Bir yanda katledilen mağdur olanla kendini bütünleştirme, moda deyimle "empati" var, ötekisinde ise, kahpelikle, kalleşlikle, katillikle, faşistlikle övünülüyor. Bunlar mı Türk genci!
En başta Türk halkı "dur" demeli bu güruha. Kendi adına hareket ettiği yaygarası ile kendinden olanın kanını dökenlere, gençlerimizin beynini zehirlemeye çalışanlara karşı çıkmalı. Gençlerimiz Ogün Samast olmayacak diye haykırmalı!
***
Bu bayrak yürüyüşünü organize eden, halkın kimi kesimlerini bu şovenist hareketlere ortak eden de aynı polisti. Kilometrelerce bayrakla yürüyüşler düzenleyenler şimdi o bayrağı bir katilin eline tutuşturup birlikte poz veriyorlar. Çelişki yok; vatan, bayrak edebiyatı yaparken de halk düşmanıydılar, şovenizmi körüklüyorlardı, şimdi de onun meyvesi ile gurur duyuyorlar
makaay2077 23.10.2007, 15:49 PKK olaylarının durduğu dönemdeki seçimde(2002 genel seçimlerinde) mhp baraj altı olmuştu.Başarısız bir hükümet döneminden sonra şehit cenazelerindeki azalmayla mhp düşüş yaşadığına göre nelerden medet umduğunu görebiliriz
Ben mhp yanlıları ile bire bir aynı ortamda okuma(üniversite) fırsatı buldum dolayısıyla onların çoğunun düşüncesini iyi bilirim.Bir çoğumuzunda bildiği gibi milliyetçilik duygusunu iyi kullanan bir partidir mhp.kendi içlerindede parçalandıklarında kendilerine satırla saldırmaktan sakınmazlar.
BU GÖRÜŞ SAHİBİ KİŞİLİKLER daha doğrusu kişiliksizler hiç düşünmezler.Başlarında bir reisleri vardır yürü der yürürler,ye der yerler,vur der vururlar.Neden vuruyoruz kardeşim demezler, niye vuruyoruz diye hiç düşünmezler robot gibidirler.Görevleri şundan ibarettir bu kişiliksizlerin ramazan ayında kantin basıp erkek öğrencileri dövmek,saçı uzun,kulağı küpeli diye kafa dağıtmak.allahu ekber diye bağırırlar milliyetçilik naraları atarlar ama bu ülkeyi bütün halkları ile sevemezler,kurtlar vadisinin takipçileridir,hayallerinde birgün reis olmak yatar,memleketi memleket yapan değerleri hiç sevmezler,ATATÜRKÜ SEVMEZLER.onlar 3 hillali olan bayrağı ve alpaslan türkeşten ibaret varlıklardır.
ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ İLE SEVEMEZLER BÜTÜN HALKLARI,onlar türkleride sevmezler aslında kendi gerçek türklerini oluştururlar( bunlar:abdullah çatlı,sedat bucak,katiller, dolandırıcılar,uyuşturucu tacirleri,banka hortumcularıdırlar)ve onlarla kendi oluşturduğu türklerle ve hayal dünyasında yarattıkları türkiye ile gurur duyarlar.
Birde yarattıkları ogün samast,yasin hayal,abdullah çatlı, gibi abileri vardır.Sürü anlaşına hakimdirler.koyundurlar köprüden atlarlarda nite atlıyoruz demezler(atlarlar koyun sürüleri gibi).Bunlar bir birinden ayrıyken zararsızlardır ama bir araya geldikleride bir ülkeyi yıkacak temelleri oluşturabilirler.Kardeşliğin düşmanlarıdırlar.
Ben mhp yanlıları ile bire bir aynı ortamda okuma(üniversite) fırsatı buldum dolayısıyla onların çoğunun düşüncesini iyi bilirim.Bir çoğumuzunda bildiği gibi milliyetçilik duygusunu iyi kullanan bir partidir mhp.kendi içlerindede parçalandıklarında kendilerine satırla saldırmaktan sakınmazlar.
BU GÖRÜŞ SAHİBİ KİŞİLİKLER daha doğrusu kişiliksizler hiç düşünmezler.Başlarında bir reisleri vardır yürü der yürürler,ye der yerler,vur der vururlar.Neden vuruyoruz kardeşim demezler, niye vuruyoruz diye hiç düşünmezler robot gibidirler.Görevleri şundan ibarettir bu kişiliksizlerin ramazan ayında kantin basıp erkek öğrencileri dövmek,saçı uzun,kulağı küpeli diye kafa dağıtmak.allahu ekber diye bağırırlar milliyetçilik naraları atarlar ama bu ülkeyi bütün halkları ile sevemezler,kurtlar vadisinin takipçileridir,hayallerinde birgün reis olmak yatar,memleketi memleket yapan değerleri hiç sevmezler,ATATÜRKÜ SEVMEZLER.onlar 3 hillali olan bayrağı ve alpaslan türkeşten ibaret varlıklardır.
ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ İLE SEVEMEZLER BÜTÜN HALKLARI,onlar türkleride sevmezler aslında kendi gerçek türklerini oluştururlar( bunlar:abdullah çatlı,sedat bucak,katiller, dolandırıcılar,uyuşturucu tacirleri,banka hortumcularıdırlar)ve onlarla kendi oluşturduğu türklerle ve hayal dünyasında yarattıkları türkiye ile gurur duyarlar.
Birde yarattıkları ogün samast,yasin hayal,abdullah çatlı, gibi abileri vardır.Sürü anlaşına hakimdirler.koyundurlar köprüden atlarlarda nite atlıyoruz demezler(atlarlar koyun sürüleri gibi).Bunlar bir birinden ayrıyken zararsızlardır ama bir araya geldikleride bir ülkeyi yıkacak temelleri oluşturabilirler.Kardeşliğin düşmanlarıdırlar.
can senin yaşadıklarını aynısın ben de yaşamaktayım.. ama anlatmak istediğim burda mhp tabanının davranışları değil mhp ve onun gibi faşistlerin asker cenazeleri üzerinden nasıl prim yaptıkları ve onu nasıl kullandıklarıdır...
Türkiyede olan ülkücüler, milliyetcilerin düsüncesi nazizim gibidir. Ayni ikinci dünya savasinda almanyada naziler tarafinda oldugu gibi-Türkiyedede--Nerde kürt var nerde arap var yasatmiyalim sadece türkler kalsin...ve MHP bu oyunu iyi oynuyor...
Yeryüzünde yasayan insanlari dini, rengi,irki,dili yüzünde asagliyan bir halki,kendi toplulugunu üstün gören anlayis irkci anlayistir...ayni MHP´nin anlayisi gibi...ve bunlara hala oy verenler kafasiz ve irkici kesimdir....
Saygilar
hergün sınır ötesi katliamı isteyenler bilmeli ki demokratik yollarla barışa katkı sağlayacaklarına insanların ölümüne hız kazandıracaklar....
Dede-baba 26.10.2007, 15:59 Ölen askerler, Türküyle kürdüyle lazıyla bu memleketin insanları değil mi? sehitler sadece aileleri tarafından sessizce gizlice gömülmeliler mi? peki bu ülkeyi bölenlere destek olmaz mı? Ayrıca o 20 yasındaki insanlar evlerini çocuklarını annelerini bırakıp neden soğuk dağ başlarındalar, bunu hiç düşün dünüz mü?
Ölen şehitler, biz rahat rahat geceleri uyuyalım diye, bu ülke emperyalist ABD ve batı tarafından parçalanmasın diye öldüler. Biz ne yapıyoruz şehit cenazeleri niye kalabalık niye tepki gösteriliyo onu tartışıyoruz.
Bence burda bi doğru bir yanlış var: Biz Aleviler bu ülkenin kurucu unsurlarıyız, Atatürk kurtuluş savasına başlamadan ilk ziyaret ettiği yer, Hacı Bektas Dergahıdır. Bu nedenle bizim bulunacağımız saf ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunanların safıdır. bu doğru olan ve yapmamız gereken, yanlış olan ise bu meydanları bir eli uyuşturucu bir eli mafyaya bulaşmış sahte vatanseverlere bırakmak
Ölen askerler, Türküyle kürdüyle lazıyla bu memleketin insanları değil mi? sehitler sadece aileleri tarafından sessizce gizlice gömülmeliler mi? peki bu ülkeyi bölenlere destek olmaz mı? Ayrıca o 20 yasındaki insanlar evlerini çocuklarını annelerini bırakıp neden soğuk dağ başlarındalar, bunu hiç düşün dünüz mü?
Ölen şehitler, biz rahat rahat geceleri uyuyalım diye, bu ülke emperyalist ABD ve batı tarafından parçalanmasın diye öldüler. Biz ne yapıyoruz şehit cenazeleri niye kalabalık niye tepki gösteriliyo onu tartışıyoruz.
Bence burda bi doğru bir yanlış var: Biz Aleviler bu ülkenin kurucu unsurlarıyız, Atatürk kurtuluş savasına başlamadan ilk ziyaret ettiği yer, Hacı Bektas Dergahıdır. Bu nedenle bizim bulunacağımız saf ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunanların safıdır. bu doğru olan ve yapmamız gereken, yanlış olan ise bu meydanları bir eli uyuşturucu bir eli mafyaya bulaşmış sahte vatanseverlere meydanı bırakmak
1; aleviliği tekeliniz altına alamazsınız
2; mustafa kemal ilk önce hacı bektaş dergahına gelmiştir evet doğru; ya sonra verdiği sözlerin hiçbirini gerçekleştirmemiştir. hatta tekke ve zaviyeleri kapatarak o dergahı da kapattırmıştır.
3; hatta atatürk dersim savaşlarında binlerce alevinin ölmesine sesini çıkarmamış ve seyit rıza'nın ölümüne de sevinmiştir(tabi ki burda atatürk eleştirisi yapmıyorum atatürk'ün sevilen çok yönü de var)
4; şehit aileleri devlete "vatan saolsun" yada "bir oğlum var o da feda" diyeceklerine hesap sorma yoluna gitmelilerdir. devlete "benim oğlum neden ölürken büroktarların, paşaların, para babalarının oğulları neden ölmemektedir" diye haykırmalıdır.
5; türkiye kan istemiyorsa çözüme savaş açarak değil; diyalog yoluyla çözüm bulmalıdır...
Türkiyede olan ülkücüler, milliyetcilerin düsüncesi nazizim gibidir. Ayni ikinci dünya savasinda almanyada naziler tarafinda oldugu gibi-Türkiyedede--Nerde kürt var nerde arap var yasatmiyalim sadece türkler kalsin...ve MHP bu oyunu iyi oynuyor...
Yeryüzünde yasayan insanlari dini, rengi,irki,dili yüzünde asagliyan bir halki,kendi toplulugunu üstün gören anlayis irkci anlayistir...ayni MHP´nin anlayisi gibi...ve bunlara hala oy verenler kafasiz ve irkici kesimdir....
Saygilar
--------------------------------------------------------------------------
nerede nazizm gibi degildirde turkiyede nazizm gibidir:wink: ..mesela yunanli milliyetciler cok hos ve naiftirler degilmi sana gore..ama ben cok iyi biliyorumki yunanli veya avrupali koministler bile bizim fasistimizden kat be kat daha fasisttir(bizdeki fasistler turk veya kurt amerikanin isbirlikcisidir..turk fasist kenan evren diyebilirim kurt fasistse apodur:ikiside federatif sistemi savunur)
---gercek su ki turk milliyetciligi turkculuk degildir hic bi zaman kurtleri ve diger milletleri ayiran bir milliyetcilige sahit olmadim..aksine irkina kokenine bakmadan hepimiz turkuz diyen ve kesinlikle ayrim yapmayan bir milliyetciliktir
---gelgelelim bu ulkedeki bazi kurtler kendilerini turklukten soyutlayarak gercek anlamda irkcilik yapiyolar..ve utanmadan arlanmadan yurtsever insanlara irkci demeyide ihmal etmiyolar
1; aleviliği tekeliniz altına alamazsınız
2; mustafa kemal ilk önce hacı bektaş dergahına gelmiştir evet doğru; ya sonra verdiği sözlerin hiçbirini gerçekleştirmemiştir. hatta tekke ve zaviyeleri kapatarak o dergahı da kapattırmıştır.
3; hatta atatürk dersim savaşlarında binlerce alevinin ölmesine sesini çıkarmamış ve seyit rıza'nın ölümüne de sevinmiştir(tabi ki burda atatürk eleştirisi yapmıyorum atatürk'ün sevilen çok yönü de var)
4; şehit aileleri devlete "vatan saolsun" yada "bir oğlum var o da feda" diyeceklerine hesap sorma yoluna gitmelilerdir. devlete "benim oğlum neden ölürken büroktarların, paşaların, para babalarının oğulları neden ölmemektedir" diye haykırmalıdır.
5; türkiye kan istemiyorsa çözüme savaş açarak değil; diyalog yoluyla çözüm bulmalıdır...
-------------------------------------------------------------------------
--ataturk ne soz vermistide sonra bunu tutmadi.cumhuriyeti ilan etceni solemisti gizlice ve gerceklestirdi..
--ataturk un butun devrimleri alevilerin idaalleriyle ortusmektedir..simdi burda saymicam devrimlerini sende cok iyi biliyosun
--tekkeler zaviyeler kapatildi sihlik sehlik son buldu..ulusal egitim sistemine gecildi..bilimsel cagdas biregitim..sonradan ataturkun kurdugu egitim sistemi cokertildiyse koy enstutileri halk evleri kapatildiysa imamhatipler acildiysa bunda ataturk un ne kabahati var soylermisin
--syit rizannolumune sevinmistir diyerek ahkam kesme..yanilgilar icindesin,ataturk ipten kurtarmak icin gidiyodu alelacele astilar,bagislicani bildikleri icin
bu arada benim itibar puanim dusuyo gittikce:))))
Dede-baba 26.10.2007, 16:40 1; aleviliği tekeliniz altına alamazsınız
2; mustafa kemal ilk önce hacı bektaş dergahına gelmiştir evet doğru; ya sonra verdiği sözlerin hiçbirini gerçekleştirmemiştir. hatta tekke ve zaviyeleri kapatarak o dergahı da kapattırmıştır.
3; hatta atatürk dersim savaşlarında binlerce alevinin ölmesine sesini çıkarmamış ve seyit rıza'nın ölümüne de sevinmiştir(tabi ki burda atatürk eleştirisi yapmıyorum atatürk'ün sevilen çok yönü de var)
4; şehit aileleri devlete "vatan saolsun" yada "bir oğlum var o da feda" diyeceklerine hesap sorma yoluna gitmelilerdir. devlete "benim oğlum neden ölürken büroktarların, paşaların, para babalarının oğulları neden ölmemektedir" diye haykırmalıdır.
5; türkiye kan istemiyorsa çözüme savaş açarak değil; diyalog yoluyla çözüm bulmalıdır...[/QUOTE]
şimdi yukarda yazılanların gerçekliğimni sorgulayalılm :
1- hangi sözü gerçekleştirmemiş söyler misiniz? ilk kurulan meclisin meclis başkanı da dahil Alevi olduğunu biliyor musun :) istiklal mahkemelerinde binlerce seyh asıldı bir tane dede gösterebilir misin? atatürk'ün babasının bektasi olduğunu ve onun için günüzmüzde hep babası yerine annesinden bahsedildiğini biliryor musun? Ayrıca cemalettin celebinin atatürk ü kapıda karsıladığını ve kulağına eğilerek cumhuriyeti kuracak mısın diye sorduğunu biliyor musun ve bütün tekkelerin zorla kapatılırken alevi tekke ve zaviyelerinin işlevini yitirdiği ortak görüşüyle kendiliğinden kapandığını biliyor musun?
2- Dersim katlia mı sırasında Atatürk ün hasta olduğunu (sarı zeybek filmine bak) yönetimi kime bıraktığını ve ordunun basında kimlerin olduğunu bi arastır. bence sanırım doğruları görcen ve alevileri birilerinin nasıl kandırdığını kendi tarafına çekmek için yalanlara başvurduğunu anlayacan
3- 4. baslığında ise kısmen haklısın pasa oğullarının neden doğuya gitmedikleri yada neden hiç ölenler arasında olmadıkları araştırılmalı ve sorgulanmalı, ama bi taraf tutmak gerekirse biz aleviler devletin tarafında yer almalıyız. yanlıkları ise çekinmeden ortaya koymalıyız tabiki
4 Neyin diyologu dağda eli silahlı gerilla! birilerinin usağı! gecenin bi yarısında köy basıyor insanları öldürüyor öldürülenlerin %90 kendi insanları sonra sonra diyalog ayrıca silah çözüm mü? karsı tarafa sormak lazım. fakirlikse işsizlikse ezilmekse sadece kürtlere hasmı bu memleketin sadece kürtleri alevileri mi eziliyo ezilen türk yok mu diğer insanlar hayatlarından çok mu memnunlar o zaman bu zihniyete göre hepimiz dağa çıkalım
Dede-baba 26.10.2007, 16:42 *** Bu Bİr Açiklamadir Gerçekler Gün IŞiĞina çiksin Dİye**
--------------------------------------------------------------------------------
1; aleviliği tekeliniz altına alamazsınız
2; mustafa kemal ilk önce hacı bektaş dergahına gelmiştir evet doğru; ya sonra verdiği sözlerin hiçbirini gerçekleştirmemiştir. hatta tekke ve zaviyeleri kapatarak o dergahı da kapattırmıştır.
3; hatta atatürk dersim savaşlarında binlerce alevinin ölmesine sesini çıkarmamış ve seyit rıza'nın ölümüne de sevinmiştir(tabi ki burda atatürk eleştirisi yapmıyorum atatürk'ün sevilen çok yönü de var)
4; şehit aileleri devlete "vatan saolsun" yada "bir oğlum var o da feda" diyeceklerine hesap sorma yoluna gitmelilerdir. devlete "benim oğlum neden ölürken büroktarların, paşaların, para babalarının oğulları neden ölmemektedir" diye haykırmalıdır.
5; türkiye kan istemiyorsa çözüme savaş açarak değil; diyalog yoluyla çözüm bulmalıdır...[/quote]
şimdi yukarda yazılanların gerçekliğimni sorgulayalılm :
1- hangi sözü gerçekleştirmemiş söyler misiniz? ilk kurulan meclisin meclis başkanı da dahil Alevi olduğunu biliyor musun istiklal mahkemelerinde binlerce seyh asıldı bir tane dede gösterebilir misin? atatürk'ün babasının bektasi olduğunu ve onun için günüzmüzde hep babası yerine annesinden bahsedildiğini biliryor musun? Ayrıca cemalettin celebinin atatürk ü kapıda karsıladığını ve kulağına eğilerek cumhuriyeti kuracak mısın diye sorduğunu biliyor musun ve bütün tekkelerin zorla kapatılırken alevi tekke ve zaviyelerinin işlevini yitirdiği ortak görüşüyle kendiliğinden kapandığını biliyor musun?
2- Dersim katlia mı sırasında Atatürk ün hasta olduğunu (sarı zeybek filmine bak) yönetimi kime bıraktığını ve ordunun basında kimlerin olduğunu bi arastır. bence sanırım doğruları görcen ve alevileri birilerinin nasıl kandırdığını kendi tarafına çekmek için yalanlara başvurduğunu anlayacan
3- 4. baslığında ise kısmen haklısın pasa oğullarının neden doğuya gitmedikleri yada neden hiç ölenler arasında olmadıkları araştırılmalı ve sorgulanmalı, ama bi taraf tutmak gerekirse biz aleviler devletin tarafında yer almalıyız. yanlıkları ise çekinmeden ortaya koymalıyız tabiki
4 Neyin diyologu dağda eli silahlı gerilla! birilerinin usağı! gecenin bi yarısında köy basıyor insanları öldürüyor öldürülenlerin %90 kendi insanları sonra sonra diyalog ayrıca silah çözüm mü? karsı tarafa sormak lazım. fakirlikse işsizlikse ezilmekse sadece kürtlere hasmı bu memleketin sadece kürtleri alevileri mi eziliyo ezilen türk yok mu diğer insanlar hayatlarından çok mu memnunlar o zaman bu zihniyete göre hepimiz dağa çıkalım
Dede-baba 26.10.2007, 16:48 --------------------------------------------------------------------------------
1; aleviliği tekeliniz altına alamazsınız
2; mustafa kemal ilk önce hacı bektaş dergahına gelmiştir evet doğru; ya sonra verdiği sözlerin hiçbirini gerçekleştirmemiştir. hatta tekke ve zaviyeleri kapatarak o dergahı da kapattırmıştır.
3; hatta atatürk dersim savaşlarında binlerce alevinin ölmesine sesini çıkarmamış ve seyit rıza'nın ölümüne de sevinmiştir(tabi ki burda atatürk eleştirisi yapmıyorum atatürk'ün sevilen çok yönü de var)
4; şehit aileleri devlete "vatan saolsun" yada "bir oğlum var o da feda" diyeceklerine hesap sorma yoluna gitmelilerdir. devlete "benim oğlum neden ölürken büroktarların, paşaların, para babalarının oğulları neden ölmemektedir" diye haykırmalıdır.
5; türkiye kan istemiyorsa çözüme savaş açarak değil; diyalog yoluyla çözüm bulmalıdır...[/quote]
şimdi yukarda yazılanların gerçekliğimni sorgulayalılm :
1- Hangi sözünü gerçekleştirmemiş ATATÜRK söyler misiniz? ilk kurulan meclisin meclis başkanı da dahil 3/4 ün Alevi olduğunu biliyor musun? İstiklal mahkemelerinde binlerce seyh asıldı. Bir tane dede gösterebilir misin? Atatürk'ün babasının bektasi olduğunu ve onun için günüzmüzde hep babası yerine annesinden bahsedildiğini biliryor musun? Ayrıca Cemalettin Çelebinin (bektasi dergahının babası) Atatürk ü kapıda karsıladığını ve kulağına eğilerek cumhuriyeti kuracak mısın? diye sorduğunu biliyor musun? ve bütün tekkelerin zorla kapatılırken alevi tekke ve zaviyelerinin işlevini yitirdiği ortak görüşüyle kendiliğinden kapandığını biliyor musun?
2- Dersim katlia mı sırasında Atatürk ün hasta olduğunu (sarı zeybek filmine bak) yönetimi kime bıraktığını ve ordunun basında kimlerin olduğunu bi arastır. Sanırım doğruları görcen ve alevileri birilerinin nasıl kandırdığını kendi tarafına çekmek için yalanlara başvurduğunu anlayacan
3- 4. baslığında ise kısmen haklısın pasa oğullarının neden doğuya gitmedikleri yada neden hiç ölenler arasında olmadıkları araştırılmalı ve sorgulanmalı, ama bi taraf tutmak gerekirse biz aleviler devletin tarafında yer almalıyız. yanlıkları ise çekinmeden ortaya koymalıyız tabiki
4 Neyin diyologu dağda eli silahlı gerilla! birilerinin usağı! gecenin bi yarısında köy basıyor insanları öldürüyor öldürülenlerin %90 kendi insanları sonra sonra diyalog ayrıca silah çözüm mü? karsı tarafa sormak lazım. fakirlikse işsizlikse ezilmekse sadece kürtlere hasmı bu memleketin sadece kürtleri alevileri mi eziliyo ezilen türk yok mu diğer insanlar hayatlarından çok mu memnunlar o zaman bu zihniyete göre hepimiz dağa çıkalım
1- [/COLOR] hangi sözü gerçekleştirmemiş söyler misiniz? ilk kurulan meclisin meclis başkanı da dahil Alevi olduğunu biliyor musun :) istiklal mahkemelerinde binlerce seyh asıldı bir tane dede gösterebilir misin? atatürk'ün babasının bektasi olduğunu ve onun için günüzmüzde hep babası yerine annesinden bahsedildiğini biliryor musun? Ayrıca cemalettin celebinin atatürk ü kapıda karsıladığını ve kulağına eğilerek cumhuriyeti kuracak mısın diye sorduğunu biliyor musun ve bütün tekkelerin zorla kapatılırken alevi tekke ve zaviyelerinin işlevini yitirdiği ortak görüşüyle kendiliğinden kapandığını biliyor musun?
2- Dersim katlia mı sırasında Atatürk ün hasta olduğunu (sarı zeybek filmine bak) yönetimi kime bıraktığını ve ordunun basında kimlerin olduğunu bi arastır. bence sanırım doğruları görcen ve alevileri birilerinin nasıl kandırdığını kendi tarafına çekmek için yalanlara başvurduğunu anlayacan
3- 4. baslığında ise kısmen haklısın pasa oğullarının neden doğuya gitmedikleri yada neden hiç ölenler arasında olmadıkları araştırılmalı ve sorgulanmalı, ama bi taraf tutmak gerekirse biz aleviler devletin tarafında yer almalıyız. yanlıkları ise çekinmeden ortaya koymalıyız tabiki
4 Neyin diyologu dağda eli silahlı gerilla! birilerinin usağı! gecenin bi yarısında köy basıyor insanları öldürüyor öldürülenlerin %90 kendi insanları sonra sonra diyalog ayrıca silah çözüm mü? karsı tarafa sormak lazım. fakirlikse işsizlikse ezilmekse sadece kürtlere hasmı bu memleketin sadece kürtleri alevileri mi eziliyo ezilen türk yok mu diğer insanlar hayatlarından çok mu memnunlar o zaman bu zihniyete göre hepimiz dağa çıkalım
wayyy tarih yazıyosunuz farkında mısınız????
madem tarih bilginiz var (birinci meclisin başkanının alevi olduğunu bile biliyorsunuz) ikinci mecliste kaç tane alevi-bektaşi dedesi var?? yada 1924 anayasısında türkiyedeki herkesi türk olarak kabul ettiler; 1921 anayasında da durum böyle miydi????
dersim savaşlarında atatürk hasta demişsiniz; peki savaşı durduramayacak kadar hasta olan birisi nasıl cumhurbaşkanlığı yapar????
yanlışlıkları ortaya koymalıyız diyosunuz ama yanlışları söyleyenleri bölücü-hain ilan ediyosunuz...
|
|