Orijinalini görmek için tıklayınız : Dikkat Öfkemiz Kardeşlerimizi Vurmasın
Serhatlı 23.10.2007, 12:55 Usta gazeteci Can Dündar'dan provakatörlerin oyunu için Türk milletine açık uyarı
Öfkemiz, kardeşliğimizi vurmasın!
Pazar gecesi... Pencereden sloganlar duyuyoruz.
Üniversitede aynı yurtta, yan yana odalarda, belki aynı ranzalarda kalan gençler birbirine karşı mevzilenmiş.
"Kahrolsun PKK" diye bağıranlara diğerleri cevap veriyor:
"Yaşasın halkların kardeşliği!.."
Dün bir gazeteci ağabeyimizle telefonda konuşurken eşi kapıyor telefonu... Öfkeli bir sesle soruyor:
"Terörü kınama eylemlerine bakıyorum, bir tane türbanlı yok içlerinde... Neredeler? Niye protestoya gitmiyorlar?"
Televizyonda darbe dönemlerinden hatırladığımız şarkıcılar karalar içinde "milli şarkılar" okuyorlar. Haber kanalları, tahrik büyümesin diye DTP binalarına saldırı haberlerini büyütmemeye çalışıyor.
Sadece evler, yurttaşların yakaları değil, internetin facebook gibi popüler siteleri de bayraklarla, siyah kurdelelerle donatılmış. İlginç grup adlarıyla meşhur sitede yeni gruplardan birine şu isim takılmış:
"Profildeki Artistik Fotoğraflar Kalksın, Yerine Türk Bayrağı Konsun."
Konmuş da nitekim... Teröre lanet gruplarında üye fotoğraflarının yerinde bayraklar dalgalanıyor.
Tam bir seferberlik havası var. Nereye yöneleceği meçhul bir öfke bulutu, kime patlayacağını bilemeden geziniyor.
"Sınır ötesine karşı çıkıyorsunuz. Bunu Amerikan şakşakçılığıyla savunmadığınızı biliyoruz ama..." diye başlayan bir okur mesajı, psikolojiyi çok iyi özetliyor:
"Sabrımız taştı artık... Sağduyumuzu kaybettik. İntikamın cahilce olduğunu bilmemize rağmen cehaleti kabul ettik. Eğer bu sınır ötesi harekât olmaz da bu öfkemiz dinmezse artık birbirimize sataşacağımızı, acının suçsuz Kürt vatandaşlardan çıkacağını görmüyor musunuz?"
Görüyoruz.
Ve asıl bundan korkuyoruz.
Hedefi muğlak bu duygu patlamasının, bu kör öfkenin, PKK'ya, Barzani'ye ya da ABD'ye uzanamayınca en yakındaki masumları, farklı etnik kimlikten komşuları, aynı ranzada uyuyan arkadaşları hedef almasından, birbirine kırdırmasından ya da ortamdan istifade başka siyasi hesapları görmeye yaramasından korkuyoruz.
PKK'nın el ovuşturarak izleyeceği bu kapışmanın, ülkeyi önce bir kardeş kavgasına, sonra demokratik hakların lüks sayılacağı otoriter bir nizama sürüklemesinden endişeleniyoruz.
Katilleri vuramayan öfkenin, bir arada yaşama kültürümüzü, azmimizi, irademizi vurmasından kaygılanıyoruz.
Daha da kaygı verici olan, Türkiye'yi birbirine düşürmenin bu kadar kolay olması...
Toplumu bir arada tutan harcın, asırlık bağların, coğrafi, insani ortaklıkların bunca kolay gözden çıkarılması...
Kemiğe dayandığında bıçaklara, kılıfından çıktığında kurşunlara adres sorulmaması...
Kan alınacak asıl damarın bulunamadığından toplumsal dokumuzun morluklar içinde kalması...
Kimse bu acılardan, dökülen kanlardan çözüm üretebileceğini sanmasın.
Bir "Türk-Kürt kapışması"nda tüm Türkiye'nin kaybedeceğini kimse unutmasın.
Amacın PKK'nın vahşi şiddet politikasına karşı bölge halkını kazanmak olduğu akıldan çıkarılmasın.
Öfkemiz, kardeşliğimizi vurmasın!
Milliyet
Can DÜNDAR
Yazıyı yazmasını beklediğim bir kalemdi doğru noktalara vurgu yapmış vede olabilecekleri tahmin ediyor az çok şuanki psikoljide karmaşa ortamı çok rahat şekilde sağlanabilir bunun üzerine zaten bize kin duyunlar(kürd) fırsat kollayanlara EXTRA mana olmuşdur Açıkça Tahrikler Yapılmaktadır Birileride Bunu Göre Göre HER ZAMAN olduğu gibi Göz Yummaktadır Ama biz genede kardeşliği bir arada yaşamı savunmaya devam edeceğiz Bunu yapanlar Bırak Savaş kazanmayı normal şartlarda bile hiç bir şey Kazanamaz !!!!
Şimdi Barış Zamanı
Buna bakarak kimle barış denilebilir şimdi bazıları çıkıpda terör le uzlaşma olmayacağını savunabilir Ama şuda varki yukardada belirtildiği gibi terör tek yönlü değil burda çıkıp sokaklarda korna çalarak veyahut çoluk çocuğu çıkarıp bağırarak birşeyleri değiştiremezsiniz Vayahut herzaman yanınızda olmuş bir halkı bu şekilde görerek biryerlere ulaşamazsınız eğerki kürd vatandaşlara karşı bu olaylardan dolayı elle tutulur bir olay olursa (linç,saldırı)Türkiye bu savaşda Yalnız kalır vede içinden çıkamayacağı Bir hale gelir !!! dikkat
Şimdi Barış Zamanı
Hiç kimsenin oyununa gelmeden sadece mantıklı bir şekilde hareket ederek karşımızda veya karşı olduğumuz şeyi önümüze koyup iyi düşünmek vede hareket etmek gerekir Şuana kadar yapılan hatalar nasıl ki bu kadar canımıza vede ülke ekonomimize zarar verdiyse bundan sonrasıda daha fazla zarar verecekdir !!
Olayın boyutu büyüktür ortada kayıplar var yanlı veya yansız yerlerden aldığımız haberler bunun ne kadar ciddi bir durum olduğunu karşı tarafın 3,5çapulcudan çıkıp nerdeyse düzenli bir savaş yaptığını vede AYLAR ÖNCESİNDEN söylediğim bir şeyi tekrar söylerek bu adamların basite alınmaması söylediklerinin ciddiye alınması gerektiğini vede sorunun silahla çözülemeyeceğini Anlamamız gerekiyor Ayrıca bunu Söyleyenlerinde Artık Bu vatanın iyiliğini istediğinin Farkına varmak gerekiyor
ŞİMDİ BARIŞ ZAMANI :surrender :surrender :surrender :surrender :surrender :surrender :surrender :surrender :surrender
Serhatlı 23.10.2007, 12:59 Saldırı Sonrası Yanıtsız Kalan Dört Soru
Hakkari'de 12 evladımız şehit düştü ve 8 evladımızın akibeti ise belli değil. Peki bu soruların yanıtlarını kim verecek ?
Hakkari Dağlıca'da, 12 şehit verdiğimiz baskının ayrıntılarını bilen yok. Devlet makamları açıklama yapmıyor. Kafamızdaki soruları kim cevaplayacak
Dilsiz şeytan olmayacağız...
Türkiye bir öfke seli içinde...Sıkılı tek bir yumruk olduk.
12 askerimizi şehit verdiğimizi öğrendiğimde SKYTURK ekranının yayın akışını derhal değiştirdik.
Özel yayına geçtik... Birkaç saat içinde Dağlıca bölgesinde verilen şehitlerin sayısının 16’ya ulaştığı haberi geldi... 8 askerimizin kaçırıldığı bizzat bölgedeki askerlerden geldi.
Bir gazeteci olarak aklıma üşüşen onlarca soruya yanıt bulamamanın şaşkınlığı ve öfkesi içindeydim.
Daha Gabar’da verilen 12 şehidin kanı kurumadan, hesabı sorulmadan nasıl bu denli sert bir darbe almıştık? Alabilmiştik?
Nereden geldiler? Nasıl vurdular? Bu sayılar nasıl doğru olabilirdi?
Genelkurmay, hükümet neden bir açıklama yapmıyordu?
Olay resmi açıklamaya göre 21 Ekim günü 00:20’de meydana gelmişti?
Genelkurmay Başkanı anında bilgilendirilmiş ardından Başbakan’a bilgi verilmişti...
Saatler 12:00’yi gösterirken yani olayı bizim duymamızdan ve yayına geçmemizden itibaren saatler geçmişti ve tek bir açıklama yoktu.
Haber merkezimize kayıtlı tam 4500 telefon geldi.
Bunlardan 200’ü ağlamaktan konuşamıyordu.
Tek bir soru vardı?
“Bu söylenenler doğru mu? Devlet nerede ve neden bir açıklama yapılmıyor?”
Başbakan oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada doğrudan bizi hedef aldı ve, “Ajitatif yayın yapıyorsunuz. Susun!” dedi.
Peki, susalım...
O halde şu sorulara birileri yanıt versin.
İSTİHBARAT ZAFİYETİ VAR MI?
Dağlıca’daki piyade taburunun emniyet bölüğüne saldıran terörist grubun 200 kişi olduğu ifade ediliyor. Bu grup sınırımızı nasıl geçmiştir? Bu kadar yüksek sayıda bir hareket bölgedeki termal kameralar tarafından nasıl algılanmamıştır? Bölgede istihbaratın her şey olduğu biliniyor “yerel kaynaklardan” o ana kadar bir bilgi alındı mı? Alındıysa bu bilgi hangi nasıl süzgeçlerden geçirildi? “İstihbaratı kıymetlendirmeyi” hangi unsurlar (MİT, JİTEM, Emniyet istihbarat,vs) yaptı?
PUSU MU? BASKIN MI?
Bu çapta zayiat için “pusu” ifadesi kullanılıyor. “Pusu” intikal halindeki birliklere “kapan” veya “ağ” atılmasıyla düzenlenen ani ve planlı saldırıdır. Bu emniyet bölüklerinin taburun etrafındaki mevzilerde “durduğu” ve “baskın” yedikleri doğru mudur?
BASKIN NASIL GERÇEKLEŞTİ? 8 ER NASIL KAÇIRILDI ?
Bu çapta bir baskın için PKK’nın bölgede haftalar süren bir istihbarat ve gözleme faaliyeti içinde olması gerektiği ifade ediliyor. Sabit mevzilerde teröristi “bekleyen” bu timlere 3 ayrı noktadan ağır silahlarla saldırıldığı söyleniyor. Ancak havan, RPG-7, bixi ağır makinelilerle gerçekleştirilen bu saldırıya karşın siperlere “girmeden” bu derece yüksek bir zaiyet verilemeyeceği de bilinen askeri bir gerçek. Evlatlarımızın siperlerin içine kadar girebilen teröristlerce “yakın mesafeden atışla veya el bombası kullanılarak” şehit edildiği iddia ediliyor.
Kaldı ki Genelkurmay karargahı tarafından her nedense ancak dün öğle saatlerinde “resmen” açıklanan 8 askerimizin kaçırılması olayı da bu baskının siperlere kadar girilerek yapıldığını kuvvetle destekliyor. Tüm bu argümanlar doğru mu?
ABD, PKK’YA İSTİHBARAT DESTEĞİ VERDİ Mİ?
PKK’lı grubun saldırısı sırasında ve öncesinde bölgede uçuş yapan kaç ABD helikopteri olduğunu biliyor muyuz? ABD’nin bölgede konuşlu belli unsurlarının hava fotoğrafları ve benzeri datalarla Kandil’e istihbari destek verdiği mümkün veya doğru mudur?
PKK’LILARIN CESETLERİ NEREDE?
Genelkurmay saat 13:00 sularında ilk resmi açıklamasını yaptığında 23 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bu cesetler nerede? Dağlıca’daki mevzilerin yanında mı yoksa daha derinlerdeki arazilerde mi? Daha sonra bu sayı 34’e çıktı...Basınla bu görüntülerin paylaşılması toplumun mevcut sosyal psikolojik sürecinde zararlı mı olur faydalı mı olur?
TSK FARKLI BİR TAKTİK İZLİYOR MU?
PKK’nın eylem pratiğini, bölgenin coğrafi şartlarını ve muharebenin seyrini çok iyi bilen uzmanlar bu tip baskınlardan sonra PKK’lı grubun baskına son derece yakın sınır ötesi yakın arazilerde “zula mağaralara” sığındığını ve etrafta bir iki gözcü bırakarak uykuya çekildiğini anlatıyorlar. TSK’nın “manevra birlikleri” 20 yıldır değişmeyen bu paterni bozmak için nasıl bir taktik anlayış geliştirmiştir?
PKK’nın Dağlıca baskını sonrası birkaç kilometre güneydeki Avaşin kampına çekileceği biliniyor. Bu kamp ve çevresine birlik atılmış mıdır?
GABAR DOSYASI AÇILDI MI?
Gabar’daki 12 Mehmetçiğin ise bir “pusu”ya kurban gittiği anlaşılıyor. O olayla ilgili olarak TSK bir soruşturma açmış mıdır? Şayet açtıysa burada bir ihmal veya tedbirsizlik var mıdır?
Sayın yetkililer, başta hükümet, bu soruların sorulmasını istemiyor...
O zaman benim bir istirhamım daha var. Bu soruları biz sormayalım ama o zaman bu soruları ima yoluyla sorup TSK’ya son derece çirkin ithamlarda bulunan kalemleri de susturun.
Güneydoğu’da görev yapmamış kerameti kendinden menkul bazı adamların ekranları parselleyip saatlerce harita karşısında ahkam kesmesi ve bilgi kirliliğine yol açması olacak iş değil.
O halde basını azarlamak yerine oturup bir koordinasyon merkezi kurun bunun içinde de uzmanlardan oluşan; doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiyi anında bizlere ulaştıracak saygın bir ekip kurun. Medyayı da 24 saat bu yapıya muhatap kılın.
Bu orduyu yıpratmanın kimseye hakkı yok.
TSK bu yakıcı soruları göğüsleyecek ve açıkça yanıtlayacak özgüvene, birikime ve sonsuz kamu desteğine elbette sahiptir.
Ama artık hainliğe varan bu 5. kol faaliyetlerine dur demek yerine bize cepheden saldırıp azarlamanın da vicdanla bağdaşır tarafı yoktur.
“Haksızlığa karşı susan, dilsiz şeytandır...”
Akşam
Serdar AKİNAN
NOT:
Bu yazı sadece cevap yazmadan önce konuya başka açıdan bakmanız için verilmişdir Asıl konuyla Alakası Yoktur
Saygılarımla
zorlu bir süreç.
kürtlerin evleri, işyerleri, dernekleri, kurumları, partileri saldırı altında.
şehitler ölmez diyerek yürüyorlar ve bedelini kürtlere ödetiyorlar.
burada kendince teröre lanet okuyanlar, bu süreçten beslenen emperyalist uşaklarının pis gülüşmelerini göremeyecek kadar körler.
kürtler ötekileştirmek mi?
peki, ötekileştirelim. vuralım, duyduğumuz her kürtçe kelime için bir kürd ün canına kastedelim, bir işyerini dağıtalım sonra ne olacak?
nasıl kazanacağız kürt halkının gönlünü yeniden?
kurunun yanında yaş da yanar diyor bazıları utanma duygusundan yoksun bir biçimde.
kürd halkı kardeşimiz mi değil mi?
1000 yıllık bir paylaşımımız var mı yok mu?
kürd halkı, diliyle kültürüyle folklorik özellikleriyle kendini varetmek istiyor, ayrımlara uğramamak, kimliğinden ötürü dışlanmamak aşağılanmamak istiyor. devlet kapılarında GBT SORUŞTURMALARINDAN geçmemek istiyor, geçmişin acılarını unutmak, insan gibi yaşamak istiyor. türk kardeşiyle eşit olmak istiyor, sadece türklerle değil anadoluda yaşayan tüm halklarla inançlarla etnisitelerle eşit olmak istiyor.
kürd halkı biliyor ki bu sorun yalnızca kürtlerin sorunu değildir. aksine daha da yakıcı bir biçimde kürt olmayanların sorunudur.
bu ülke bir karanlığa doğru sürükleniyor ve 12 eylül generalleri hiçbir sorumluluk almadan halkları birbirine kırdıracak bir politika izlemekte. bu iş böyle giderse anadolu bir kaynar kazan halini alacak. kürtler saldırılara karşı şimdilik sessiz, tedirgin ama sakin bir biçimde bekliyorlar.
ama saldırılar yoğunlaştığında, onların ekmek teknelerine,işlerine, evlerine, varlıklarına ve canlarına yöneldiğinde nasıl bir tablo ortaya çıkacak?
seyretmelerini beklemek haksızlık olur. müdaafa edeceklerdir kendilerini.
bu müdaafa neye yol açacak?
daha sert ve ciddi bir kopuşa, ayrışmaya...
kim kazanacak?
kürtler ve türkler kazanmayacak bu kesin...
savaştan, düşmanlıktan, milliyetçi boğazlaşmalardan hiçbirşey elde etmek emekçi yoksul insanlar...
türkler ne yapmalı?
kürtler ne yapmalı?
acılarımız büyük ve derin...
ölümler hepimizin yüreğine bir ateş topu gibi düşmekte.
ölümleri durduracak bu anlamsız savaşı bitirecek bir politika etrafında birleşilmeli...
mesela görmek istediğim bir manzarayı söyleyeyim...
binlerce insan ellerinde türk bayraklarıyla yürüyor. binlerce türk.
ve haykırıyorlar;
SAVAŞA HAYIR, BİJİ AŞİTİ...
haykırıyorlar;
EŞİTLİK KARDEŞLİK ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ...
haykırıyorlar;
KÜRT SORUNUNA DEMOKRATİK-BARIŞÇI ÇÖZÜM...
bu ülkenin birliğini ve bütünlüğünü, ülkenin asli unsurlarını dıştalayarak, ezerek, canlarını yakarak, baskı altına alarak mı sağlamayı düşünüyor YA SEV YA TERKET diyenlerin eli kanlı katillerin arkasında TERÖRE KARŞI yürüyenler?
yürüyelim... şiddete, teröre karşı da yürüyelim.
ama dikkatli ve uyanık olunması gereken bir nokta var...
bizi yürütenlerin niyetleri çok başka...
biz ölümün, kanın, şiddetin ve çatışmanın karşısında yer almak isterken, bu kandan savaştan ırkçılıktan beslenen gerici güçlerin ve emperyalizmin beklentilerine bir yanıt oluşturuyoruz bilmem farkında mısınız?
ötekileştirmeyelim...
KÜRT HALKI BİZİM CANIMIZDIR...
ANADOLUNUN VE DÜNYANIN TÜM HALKLARI GİBİ.
ONLAR ÜZERİNDEN ORTADOĞUDA OYNANMAK İSTENEN PLANLARA VE OYUNLARA ALET OLMAYALIM.
BARIŞI ARAYALIM...
ELLERİMİZİ KÜRTLERE UZATALIM.
KORKU VE TEDİRGİNLİKLERİNİ ANLAYIP YANLARINDA OLALIM.
ŞİDDETİN, TERÖRÜN, KANIN, SAVAŞIN VE ÖLÜMLERİN KARŞISINDA DURALIM...
bunları yapacak vicdanımız ve insanlığımız kalmışsa halen bir şans var demektir.
kardeş kanı dökmeye son...
BİJİ AŞİTİ, BİJİ AZADİ...
eldorado 23.10.2007, 13:17 neden tsk nın başarızlığından bahsetmiyor kimse?
ona sunulmuş imkanlar,maddi manevi,dünyadaki hangi ülke,ordusuna sunmuş?
hangi ülkenin bu kadar faal askeri bulunmakta?
teknoloji ve olanakların en üst düzeyde olmasına karşı neden hala somut adımlar atılamamış?
türk ordusunun yüceliği ile böbürlenenler bugün neden susuyor?
o kadar eğitimli ve paralı güvenlik kuvvetleri bulundurmasına rağmen neden 45 günlük yarımyamalak eğitim veripte araziye askeri gönderiyor?
özel haraket timleri,çevik kuvvet bunlar ne anlama geliyor? ve güneydoğuda yıllardır ne yapıyor?ne yaptı devletin sırtına yük olmaktan başka ve ortalığı karıştırmaktan başka?
nedne tsk sorgulanmıyor?sorgulanamıyor?
bunlarda benim yanıtlarını merak ettiğim sorular?
devrim69 23.10.2007, 13:18 şu anda sapla samanın karıştığı bir durumun ortasındayız.O kadar çok senaryo varki...bizim korkumuz bu öfke seli içinde birbirimize zarar verirmiyiz?bazı şehirlerde(benim yaşadığım şehirde dahil)insanların öfkeleri gittikçe büyüyor.Umarım daha kötü olaylar olmaz.Temennide bulunmaktan başka bir şey şu an için elimizden gelmiyor.
nihat 61 23.10.2007, 13:37 şu anda sapla samanın karıştığı bir durumun ortasındayız.O kadar çok senaryo varki...bizim korkumuz bu öfke seli içinde birbirimize zarar verirmiyiz?bazı şehirlerde(benim yaşadığım şehirde dahil)insanların öfkeleri gittikçe büyüyor.Umarım daha kötü olaylar olmaz.Temennide bulunmaktan başka bir şey şu an için elimizden gelmiyor.
------------------------------
bu konuda yorumların arasında okudugum en dogru söz sapla samanın karıştıgı bir durumun ortasındayız gerçekten insanlar bir öfke seli içindeler bazı şehirlerde dedigin yerlerde çok da ufak kıvılcımlar da olsa bir takım tatsız olaylar oluyor ancak türkiyenin büyük bölümünde bu terör olayları istedigi ortamı bulamayacak türk ve kürt kardeşligini kimse bozamıyacak bozmaya kalkanlar bu amaçlarına hiç bir zaman ulaşamıyacaklardır
devrim69 23.10.2007, 13:40 ------------------------------
bu konuda yorumların arasında okudugum en dogru söz sapla samanın karıştıgı bir durumun ortasındayız gerçekten insanlar bir öfke seli içindeler bazı şehirlerde dedigin yerlerde çok da ufak kıvılcımlar da olsa bir takım tatsız olaylar oluyor ancak türkiyenin büyük bölümünde bu terör olayları istedigi ortamı bulamayacak türk ve kürt kardeşligini kimse bozamıyacak bozmaya kalkanlar bu amaçlarına hiç bir zaman ulaşamıyacaklardır
Temennimiz bu yönde ama gidişat onu göstermiyor nihat
kürd halkı, diliyle kültürüyle folklorik özellikleriyle kendini varetmek istiyor, ...
bütün söylediklerine kalıbımı basar hatta alkışlıyorum. bu noktada pkk kürt halkını temsil etmiyor.
pkk bunları yapıyor diye bütün kürtleri potansiyel terör örgütünün üyesi olarak görmek yanlışlığın ve faşizanlığın en önde gidenidir.
pkk kürt olduğu halde neden kendi fikriyatını benimsemeyeni öldürüyor, onları dışlayıp ötekileştiriyor. onlara karşı cebir kullanarak savunma mekanizmaları geliştiriyor. sempazitanlarıda aynı şekilde kürt olupta muhafazakar, liberal yada demokrat düşünenlere yeri geldiğinde zor kullanıyor.
bir kere pkk nın ''terör örgütü'' olduğunu söyleyebilecekmiyiz?.
yaşasın kürt halkı
kahrolsun PKK
nihat 61 23.10.2007, 14:11 Temennimiz bu yönde ama gidişat onu göstermiyor nihat
bizler türkiyede yaşayan kendine türk kürt çerkez laz abaza vs hep beraber amerikan ve avrupa emperyalist devletlrinin ülkemizdeki oynadıkları oyunlara karşı durmayı bildikten sonra bu gidişatı tersine çevirmesini biliriz yeterki emperyalizmin eline bakıp onların istedigi tuzaklara düşmeyelim
bu arada cem karacanın ihtarnamesindeki bir türkü sözünü biraz degiştirerek aktarayım ihtarnamae çeken türk ve kürt halkı çekilen siz siz konu bal gibi bilirsiniz işte bu bal gibi bilinen sey emperyalizmin ortadogu ve türkiye üzerine oynaadıkları oyunlardır 12 eylül öncesi türk ve kürt halkları sol birliktelik de sömürüye ve emperyalizme tek vucut kardaşce direniyorlardı bunu tersine döndürdüler tüm ümüidim bu birliktelik yeniden saglanmasıdır bana görede büyük çogunlukla bu vardır terör bu birlikteligi bozmaya yönelik eylemlerdir terörle hiç bir yere varılmaz sonuç olarak türk ve kürt kardeşligini bozamazlar kimse gereksiz korkulara kapılmasın kötü günler ele ele vererk atlatılır
H.BaranYıldırım 23.10.2007, 14:16 Sağduyu mu?
Sağduyu denilen şeyi, "PKK'lılar Meclis'te" demeden önce düşünecektiniz...
Bu ülkenin Başbakan'ı, Genelkurmay Başkanı, Anamuhalefet partisi başkanı, Ülkeyi kuran partinin başkanı aynı şeyi söylüyor: "Pkk Meclis'te"... Hatta Deniz Baykal çıkıp "Pkk'yı Çankaya köşküne çağırmışlar" diyor.
Bunu demekle o partiyi hedef gösteriyorsunuz.
Bunu demekle de doğal olarak o partiye o verenleri hedef göstermiş oluyorsunuz.
Siz bunu demekle oy veren insanları Pkk'lı sayıyorsunuz...
Yasal olarak Meclis'te olan insanları illegal olmakla suçluyorsunuz; Siz Pkk'sınız diyorsunuz; sonra da bu insanlar neden terörist olmuş diye kumrular gibi düşünüyorsunuz.
Siyasal yolları kapadıldığı için durmadan insanlar ölüyor ve bunun yolunu açacağımıza iyice ortalığı gerip, hedef gösterip savaş çığırtkanlığı yapıyorsunuz.
Sonra da öfkeyi Kürtlere yöneltmeyelim diyorsunuz...
Geç kaldınız efendiler...
Sokaklara bakın bakalım biraz...
Ufak bir kıvılcımda linç girişimleri oluyor. Ve bu girişimlerin hiçbirinde gözaltına alınan yok, kurşunlanan parti binaları var, İHD şubeleri var ama gözaltına alınan yok. Resmen buyrun saldırın deniyor ve Kürtleri baskı altına almaya çalışıyorlar.
İki gündür Hakkari ve Şırnak'ta dükkanlar açılamıyor, haberi olan var mı?
Lafla kardeşlik olmuyor, iyice insanlıktan uzaklaşıyoruz; yakında sokaklarda birbirimizi boğazlamaya başlarız...
İNADINA VE İSTİYEREK YANINDAYIM KÜRT KARDEŞİM pkk ya inat,abd ye inat seninleyim.Yine bizim kardeşimizsin yine seninle bu memlekette ekmeğimi hiç düşünmeden paylaşırım.Birlikte olduğumuz sürece kimseninde ekmeğine yağ sürdürmeyizyiz.Sen yanımda ol yeter.
Evet canımız çok yanıyor askerlerimiz gidiyor.Ya senden gidenler onlarda az değil.Daha fazla gitmesin diye yanıdayım burdan senin için yapabileceğimiz kürt kardeşim yanındayız bunu bilmeni isterim.Bizi pkk denilen terör bile ayıramaz.Pkk nın oyununada gelmiyeceğiz ,Abd nin oyuncağıda olmayacağız sende yanımızda olursan.Birlikte kurtulabiliriz BATARSAKTA BİRLİK TE BATARIZ.
Bu memleket bu vatan bu topraklar üzerinde yaşayanlarındır.Ve bu topraklar SENİN VE BENİM.
Pkk terörüne alet olanlar neyin hakkını silahla çözebilirler ki.Bizlerde silahı elimize alıp çözemeyiz.Bu memleketin düşmanlarını birlikte ayıkladık, birlikte çatıştıkta yinede birbirimize düşmedik.NEDEN, YİNE BİRLİKTE OLALIM DİYE
memleket kurulurken sen ve ben vardık yinede olacağız.
Milleti sokağa döken suskun ve beceriksiz hükümet dik durmadığı sürece doğru çözümler üretemediği sürece terör sorununu kardeşi kardeşe düşürerek beceriksizliğini örtmeye çalışıyorlar.Neden susuyorlar neden bir açıklama yapamıyorlar.kendilerine sakladıkları düşünce neyi değiştirebilir.açık fikirli olmadıkları için sokaktaki halk kendisi doğru veya yanlış fikirler üretiyor milliyetçilik duyguları ile oynayan gurupların galeyanına geliyorlar.
Amaçları anayasa değişikliğini dikkat çekmeden mi yapmak. kim vurduya getirilen bir anayasa hazırlayan hükümet bu karışıklıktan faydalanarak düzenlerini kurmak istiyorlar.Neden kimse çıkıpta hırslı halkı yatıştırmıyor.körüklenmeye çalışılan bir oyunun içine sokulan bir halk var ve amaçları gözümüzü kapatmak kapatırken kardeşimi kullanıyolar.
Açıp gözlerimizi etrafımıza bakmayalım diye ,farketmeyelim diye medyayıda bu konuyla meşgul ediyorlar.Halk sadece bu konuya odaklanmış başka olanları görmüyorlar.
Anayasa değişiklikleri nereye gidiyor arkadaşlar.Bu olaylar yatıştığında ( umarım kısa sürede yatışacak)farkına varmadan yok olan değerlerimiz olacak.Çok dikkatli olmalıyız kardeşime dokundurmadan o bize dokunmadan sağ duyumuzla davranmalıyız.bu memleket sanada yeter kürt kardeşim banada.Hazırlanan düzene alet olmayalım.
Bu memleket seninle çok güzel savaşsız,pkk sız,abd siz,seninle güzel.
İNADINA VE İSTEYEREK SENİNLEYİM. YA birlikte varolacağız,yada birlikte batacağız. Seninle kürt kardeşim birlikte olmamızı istemeyenlere inat.
spartacus 23.10.2007, 14:50 Sağduyu mu?
Sağduyu denilen şeyi, "PKK'lılar Meclis'te" demeden önce düşünecektiniz...
Bu ülkenin Başbakan'ı, Genelkurmay Başkanı, Anamuhalefet partisi başkanı, Ülkeyi kuran partinin başkanı aynı şeyi söylüyor: "Pkk Meclis'te"... Hatta Deniz Baykal çıkıp "Pkk'yı Çankaya köşküne çağırmışlar" diyor.
Bunu demekle o partiyi hedef gösteriyorsunuz.
Bunu demekle de doğal olarak o partiye o verenleri hedef göstermiş oluyorsunuz.
Siz bunu demekle oy veren insanları Pkk'lı sayıyorsunuz...
Yasal olarak Meclis'te olan insanları illegal olmakla suçluyorsunuz; Siz Pkk'sınız diyorsunuz; sonra da bu insanlar neden terörist olmuş diye kumrular gibi düşünüyorsunuz.
Siyasal yolları kapadıldığı için durmadan insanlar ölüyor ve bunun yolunu açacağımıza iyice ortalığı gerip, hedef gösterip savaş çığırtkanlığı yapıyorsunuz.
Sonra da öfkeyi Kürtlere yöneltmeyelim diyorsunuz...
Geç kaldınız efendiler...
Sokaklara bakın bakalım biraz...
Ufak bir kıvılcımda linç girişimleri oluyor. Ve bu girişimlerin hiçbirinde gözaltına alınan yok, kurşunlanan parti binaları var, İHD şubeleri var ama gözaltına alınan yok. Resmen buyrun saldırın deniyor ve Kürtleri baskı altına almaya çalışıyorlar.
İki gündür Hakkari ve Şırnak'ta dükkanlar açılamıyor, haberi olan var mı?
Lafla kardeşlik olmuyor, iyice insanlıktan uzaklaşıyoruz; yakında sokaklarda birbirimizi boğazlamaya başlarız...
Size genel manada katılmakla birlikte barış ve sağduyu için halen vakit var olduğunu düşünüyorum. Zararın neresinde dönülürse kardır. Doğrudur bir paranaoyla yatıp kalkıyoruz. İnsanlar korkunç boyutta psikolojik savaşın ayağında gerildi. Sınıf bilincinin yoksunluğundan bilinçsiz kesimler kolay bir şekilde manipüle edilebiliyor. Ama her şeye rağmen dostluk ve barış adına yapılacak şeylerin olduğunu düşünüyorum.
H.BaranYıldırım 23.10.2007, 15:05 Sence öyle mi?
6 aydır oyun oynadığım bir site var, bugün ben Kürt'üm diye bana karşı savaş açtılar, etmedikleri küfür kalmadı...
Her tarafa haber bıraktık seni bulacağız diyorlar, ben de yorulmasınlar diye açık adres verdim. Sokakları siz düşünün artık, bu Ülkücü-Faşist dalga giderek büyüyor ve daha da büyüyecek...
Bir taraftan yapmayın, kardeşiz diyorlar; ama hiçbir müdaheleye karşı ceza yok, silah çekmeler, yer basmalar, linç girişimler çoktan başladı...
Sonu hiç de iyi görünmüyor...
devrim69 23.10.2007, 15:12 Sence öyle mi?
6 aydır oyun oynadığım bir site var, bugün ben Kürt'üm diye bana karşı savaş açtılar, etmedikleri küfür kalmadı...
Her tarafa haber bıraktık seni bulacağız diyorlar, ben de yorulmasınlar diye açık adres verdim. Sokakları siz düşünün artık, bu Ülkücü-Faşist dalga giderek büyüyor ve daha da büyüyecek...
Bir taraftan yapmayın, kardeşiz diyorlar; ama hiçbir müdaheleye karşı ceza yok, silah çekmeler, yer basmalar, linç girişimler çoktan başladı...
Sonu hiç de iyi görünmüyor...
Dün mameki arkadaşımız.Irkçı sitelerde bu olaya nasıl bakılıyor diye bir örnek verdi.İnsanı dehşete düşüren şeyler yazılmış.Kürt türk kardeşimizdir diyen kendi yandaşlarını bile o sanal ortamda parça pinçik etmişler.
xolxol_12 23.10.2007, 15:22 Kaba kuvvet ile hiç bir yere varılamaz.
Herkesin ağzından bir vurdu kırdı huurraa!! duyuyorum.Bütün millet kana susamışçasına haydi dalalım vuralım öldürelim köklerini kurutalım telaşında...
Bu topraklar üzerinde asırlardır yaşayan Türk ve Kürt halkı şimdi birbirine düşman oldu !
Bundan 1 asır öncede kürtler vardı şimdide varlar ! Nedir bu gündemdeki telaş !
Ülke savaşa sürüklenmesin,Ben insanlar ölmesin diyorum !
Saygılarımla...
barısyıldırım 23.10.2007, 15:22 GENÇLİĞE HİTABE
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927
Eğer Kardeşlik adına dostluk adına birşeyler yapmak istiyotsanız ______________üye olun
makaay2077 23.10.2007, 16:07 Türkiyede yer yer linç ve parti binalarına saldırılar sürüyor.Saldırıların hıncını başka yerlerde çıkarmak isteyen şoven gruplar halklar arasındaki güven bağını kopartıyor.Cenazelerde kan milliyetçiliği,yeminler almış başını gidiyor.
Olaylar tehlikeli noktalara varırken forumdaki birçok arkadaşın desteklediği CHP ne yapıyor?
CHP ise referandumun iptali için anayasa mahkemesinin peşinde.
Sorumsuzluğun,karaktersizliğin,dönekliğin abidesi chp
Bu tür provakatif eylemlerin zaten amacı bir çatışma çıkartmak ve bu çatışmayla PKK'nın tabanını genişletmek. Zira, asimetrik savaşın temeli budur. Zaten, Eğer kürtler istese PKK yarın biter. Amaç kürtleri yabancılaştırmak değil tam tersi onları da kapsamak olmalı.
Baran336 23.10.2007, 17:40 Güzel Dostum Serhatli senin actigin topigi görünce bu konuyla ilgili topik acma geregi kalmadi
Örgütlü Alevilerin basin aciklamasi, 72 Millete ayni nazarda bakisiyla Halklarin Kardesligi inanciyla....
ŞİDDET YERİNE BARIŞ, SAVAŞ YERİNE SİYASET, GÖZYAŞINA YERİNE KARDEŞLİK, SİLAHLARI SUSTURUN, GÖZ YAŞLARINI DİNDİRİN!
Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri konfederasyonu olarak Güneydoğu’da yaşamlarını yitiren asker ve sivil tüm insanlarımızın ve ailelerinin acısını içimizde hissediyoruz. Bizler ögretisi insan merkezli bir kültürün temsilcileri olarak, kardeşler arasında kışkırtmalara dayalı, iç çatışma yaratmaya dayalı, şiddet çığırtkanlıklarının yerini, barış ve kardeşlik duygularının eşit haklar temelinde kurmak ve tesis etmek zorundayız.
Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri konfederasyonu olarak Güneydoğu’da yaşamlarını yitiren asker ve sivil tüm insanlarımızın ve ailelerinin acısını içimizde hissediyoruz. Asırlardır bu topraklarda kardeşlik duygularının güçlendirmek, birarada, eşit koşullarda ve barış içinde yaşamanın gereğini ve önemini vurguluyoruz. Her ne sebep gösterilirse gösterilsin, kimden gelirse gelsin, şiddette dayalı çözümün yanında olmadığımızı yeniden ifade etmek istiyoruz.
Sözü olanın ve talebi olanın başvuracağı yol şiddet olamaz. Demokratik kurum ve kuralların işletilmesi sağlamak olmalıdır. Şiddet nerde olursa olsun, kimden gelirse gelsin bugüne kadar bir sorun çözmemiştir.
Bizler ögretisi insan merkezli bir kültürün temsilcileri olarak, kardeşler arasında kışkırtmalara dayalı, iç çatışma yaratmaya dayalı, şiddet çığırtkanlıklarının yerini, barış ve kardeşlik duygularının eşit haklar temelinde kurmak ve tesis etmek zorundayız.
Her aile ocağına düşen ateşi kendi içimize düşmüş biliriz. Türkiye’de sorunlar ve haksızlıklar vardır. Fakat haksızlıklara karşı tepkinin biçimi şiddet olamaz. İnsan yaşamlarını sona erdiren, gözü yaşlı anneler, babalar, eşler ve çocuklar bırakan şiddete dayalı yaklaşımları Aleviler olarak yanlış buluyoruz. Gündelik hayatımızın dilinde sevgiyi, dostluğu ve kardeşliği güçlendirecek yaklaşımları sergilemek zorundayız. Bunun için savaş diliyle değil, barış diliyle konuşmak gerekir. Şiddet yön(e)temleriyle değil, sivil yöntemlerle çözüm aramalıyız.
Türkiye herkesin özgürlük ve güven içinde yaşaması gereken bir ülke olmalıdır. Siyaset ise bunun için şiddeti yaratan nedenlerin üzerine gitmeli ve ihmal ettiği görevleri bir bir yapmalıdır. Bizler Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımcılığı yapmadan, ortak bir geleceği umutla inşa etmek zorundayız. Bu ülkenin insanları olarak yazgılarımızı ve dertlerimizi ortaklaştırıp, sağduyu içerisinde sorunlarımızı çözmeliyiz. Unutmayalım her kayıpta, ülke olarak bir kişi eksiliyoruz.
ABF ve AABK olarak son günlerde kaybettiğimiz tüm askerler ve sivillerin yakınlarına ve tüm halkımıza başsağlığı diliyor ve acılarını paylaşıyoruz.
23.10.2007
Saygılarımızla
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
Selehattin Özel, Genel Başkan
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
Turgut Öker, Genel Başkan
Serhatlı 23.10.2007, 17:48 Güzel Dostum Serhatli senin actigin topigi görünce bu konuyla ilgili topik acma geregi kalmadi
Örgütlü Alevilerin basin aciklamasi, 72 Millete ayni nazarda bakisiyla Halklarin Kardesligi inanciyla....
ŞİDDET YERİNE BARIŞ, SAVAŞ YERİNE SİYASET, GÖZYAŞINA YERİNE KARDEŞLİK, SİLAHLARI SUSTURUN, GÖZ YAŞLARINI DİNDİRİN!
Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri konfederasyonu olarak Güneydoğu’da yaşamlarını yitiren asker ve sivil tüm insanlarımızın ve ailelerinin acısını içimizde hissediyoruz. Bizler ögretisi insan merkezli bir kültürün temsilcileri olarak, kardeşler arasında kışkırtmalara dayalı, iç çatışma yaratmaya dayalı, şiddet çığırtkanlıklarının yerini, barış ve kardeşlik duygularının eşit haklar temelinde kurmak ve tesis etmek zorundayız.
Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri konfederasyonu olarak Güneydoğu’da yaşamlarını yitiren asker ve sivil tüm insanlarımızın ve ailelerinin acısını içimizde hissediyoruz. Asırlardır bu topraklarda kardeşlik duygularının güçlendirmek, birarada, eşit koşullarda ve barış içinde yaşamanın gereğini ve önemini vurguluyoruz. Her ne sebep gösterilirse gösterilsin, kimden gelirse gelsin, şiddette dayalı çözümün yanında olmadığımızı yeniden ifade etmek istiyoruz.
Sözü olanın ve talebi olanın başvuracağı yol şiddet olamaz. Demokratik kurum ve kuralların işletilmesi sağlamak olmalıdır. Şiddet nerde olursa olsun, kimden gelirse gelsin bugüne kadar bir sorun çözmemiştir.
Bizler ögretisi insan merkezli bir kültürün temsilcileri olarak, kardeşler arasında kışkırtmalara dayalı, iç çatışma yaratmaya dayalı, şiddet çığırtkanlıklarının yerini, barış ve kardeşlik duygularının eşit haklar temelinde kurmak ve tesis etmek zorundayız.
Her aile ocağına düşen ateşi kendi içimize düşmüş biliriz. Türkiye’de sorunlar ve haksızlıklar vardır. Fakat haksızlıklara karşı tepkinin biçimi şiddet olamaz. İnsan yaşamlarını sona erdiren, gözü yaşlı anneler, babalar, eşler ve çocuklar bırakan şiddete dayalı yaklaşımları Aleviler olarak yanlış buluyoruz. Gündelik hayatımızın dilinde sevgiyi, dostluğu ve kardeşliği güçlendirecek yaklaşımları sergilemek zorundayız. Bunun için savaş diliyle değil, barış diliyle konuşmak gerekir. Şiddet yön(e)temleriyle değil, sivil yöntemlerle çözüm aramalıyız.
Türkiye herkesin özgürlük ve güven içinde yaşaması gereken bir ülke olmalıdır. Siyaset ise bunun için şiddeti yaratan nedenlerin üzerine gitmeli ve ihmal ettiği görevleri bir bir yapmalıdır. Bizler Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımcılığı yapmadan, ortak bir geleceği umutla inşa etmek zorundayız. Bu ülkenin insanları olarak yazgılarımızı ve dertlerimizi ortaklaştırıp, sağduyu içerisinde sorunlarımızı çözmeliyiz. Unutmayalım her kayıpta, ülke olarak bir kişi eksiliyoruz.
ABF ve AABK olarak son günlerde kaybettiğimiz tüm askerler ve sivillerin yakınlarına ve tüm halkımıza başsağlığı diliyor ve acılarını paylaşıyoruz.
23.10.2007
Saygılarımızla
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
Selehattin Özel, Genel Başkan
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
Turgut Öker, Genel Başkan
Çok Sağol
şimdilik öfke olmasın, kürtler topyekün gelişim seanslarına girsin hatta düzlüğüde aşsın gelişmiş bir siyasi ülke konumundaki devlet olsun ki; bu durum çokta belirsiz değil.
düşünün amerika himayesi altındaki, amerika tak deyince barzani ve talabani şak diye yapan bir kürdistan oluşumu ortadoğuda ne kadar yer edinebilecek.
ikinci bir israil konumundaki küsrdistan iranın amerikaya dikine gittiği (iran kadar akıllı bir devlet hemde) bir durumda, türkiyenin hazır hiç istemedeği, kuzey suriyenin kesinlikle bunun için kana bulaşacagı, güneydeki arap kabilelerin (dubai, katar, bahreyn, kuveyt) abd ile sınırlı ve enerji düzlemindeki ilişkileri, suudi arabistanın vahhabi inancı tesisini yadığı süreclerde kürtler kendini bitirecek ve bütün saydığımız bu milletlerin nefretini kazanacak. tıpkı israile olan nefret kadar. sonuçta amerikanın mandası olacaktır kürtler. değişimi yaşamadan dejenere olmanın dayanılmaz yükünü kaldırabilecek en son ulusta kürtlerdir. şu anki kuzey ırakın durumunu tefeciye borclanmış fakat borcunu ödemiyecek durumda olan bütün sinirinide cevresindekilerden çıkrmaya çalışam-çıkaracak birine benzetiyorumki bunun sonucu intiharda olabilir!.
Bu faşist zihniyetle kardeşçe yaşanmayacak galiba.
Bu ülkeyi Kürtler değil, Milliyetçi Türkler bölecek tezi doğru çıkıyor.
Son dönemdeki gelişmeler, saldırılar, açıklamalar dan edindiğim fikirle Ülkemiz resmi elden bölünmeye çalışılıyor.
Bu faşist saldırılara Kürtler cevap verdiği an sonu bölünmeyle bitecek güne hazır olalım.
suveydiyeli 29.10.2007, 15:58 Bugünlerde medyaya çok büyük sorumluluklar düşmekte, ancak bu beklenti karşılık bulamayacak büyük oranda....Türk halkına kin, düşmanlık ve nifak tohumları yeterince ekildi..Bu saatten sonra Kürd kardeşlerimin ne kadar zorluk çekeceği de gün gibi ortada...
Sağduyu, barış çağrıları yapılmadı...
Kimse bana "biz yüzyıllardır Türk-Kürd bu topraklarda kardeşçe yaşadık....." demesin lütfen....Nasıl beraber yaşandığını, ne zorluklar çekildiğini herkes biliyor...
Bu sürecin gelişimi ve sonucu hiçbir örgüte bağlanmamalıdır, sadece Kürd halkı da suçlanmamalıdır...
Devletin (geçmiş hükümetlerin..) sosyal, eğitim ve kültürel politikaların uzun vadedeki sonuçlarıdır....Yapılan yanlışların kaçınılmaz sonuçlarıdır...........
Silahsız, kardeşçe günlere........
Bugünlerde medyaya çok büyük sorumluluklar düşmekte, ancak bu beklenti karşılık bulamayacak büyük oranda....Türk halkına kin, düşmanlık ve nifak tohumları yeterince ekildi..Bu saatten sonra Kürd kardeşlerimin ne kadar zorluk çekeceği de gün gibi ortada...
Sağduyu, barış çağrıları yapılmadı...
Kimse bana "biz yüzyıllardır Türk-Kürd bu topraklarda kardeşçe yaşadık....." demesin lütfen....Nasıl beraber yaşandığını, ne zorluklar çekildiğini herkes biliyor...
Bu sürecin gelişimi ve sonucu hiçbir örgüte bağlanmamalıdır, sadece Kürd halkı da suçlanmamalıdır...
Devletin (geçmiş hükümetlerin..) sosyal, eğitim ve kültürel politikaların uzun vadedeki sonuçlarıdır....Yapılan yanlışların kaçınılmaz sonuçlarıdır...........
Silahsız, kardeşçe günlere........
Arkadaşa katılmamak elde değil, bu yaşananlar çok ağır izler bırakacak nitelikte gibi umarım sonuçları ağır olmaz.
|
|