Orijinalini görmek için tıklayınız : Hepimiz kürdüz eylemi
spartacus 11.11.2007, 16:58 İsviçre'nin Zürich kantonunda dün, İsviçre Demokratik Göçmenler Platformu'nun organize ettiği yürüyüş havanın yağmurlu ve soğuk olmasına rağmen yoğun katılımla gerçekleşti.
Hauptbahnhof arkasında toplanmaya başlayan ... binlerce kişi, Kürt halkı ve devrimciler üzerindeki karanlık ve kirli savaşa, faşist devlet terörüne karşı "Şimdi Hepimiz Kürdüz" diye haykırdı.
Saat 14.oo'de başlayan yürüyüşe 5 bin kişinin üzerinde katılım oldu. Alanda yapılan konuşmada şöyle denildi:
Topyekün gelişen ve Avrupa'ya da sıçratılan faşist saldırılara karşı gelişen birleşik devrimci refleks yaygınlaştırmalı ve halkların kardeşliği şiarı yükseltilmelidir. Hepimiz Kürdüz ve özgürlük istiyoruz. Sınır ötesine ve faşist saldırganlığa izin vermeyeceğiz. Yaşasın halkların kardeşliği ve birleşik mücadelesi. Herkesi uyanık olmaya ve bu saldırıya karsı çıkmaya çağırıyoruz.
İsviçre eylemYürüyüş boyunca Kürtçe, Türkçe ve Almanca sürekli sloganlar atıldı. Sloganlara çevredekilerin ve işyerlerinin önüne çıkanların da katıldığı gözlendi. Sık sık "Kahrolsun Faşizm", "Yaşasın Halkların Kardeşiliği", "Her Yerde Faşizme Ölüm" sloganları atıldı. Yürüyüş, Zürich'in en işlek caddelerinde 1 saat kadar sürdü ve saat 16.oo'da eylem sona erdi.
İsviçre Demokratik Göçmenler Platformu (İDGP) şu bileşenlerden oluşuyor: Alinteri Gazetesi, İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu, Kürt Kültür Dernekleri Federasyonu, İsviçre Göçmen işçiler Federasyonu, İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu, Sosyalist Arayış Platformu, Zürich Halkevi
Faşistler polis kontrolünde eylem yapmaya çalıştı
Aynı saatlerde Türk faşistleri de Zürich'in Helvetia Platz meydanında toplanıyordu. Devrimci örgütlerden gençler olası saldırı ihtimallerine karşı, 2-3 kişilik gruplar oluşturarak eylem alanına yakın yerlerdeki devrimci kurum ve demokratlara ait işyerlerinin etrafında konum aldı.
Sürekli olarak etraflarında dolaşan devrimcilerden rahatsız olan faşist grup yürüyüş yapmadan 40 dakika alanda kalıp, çok hızlı bir şekilde dağıldı. Alana yaklaşık 200 MHP'li faşist MHP ve Türk bayrakları ile gelmişlerdi.
Mitingin dağılmasının ardından ara sokaklarda MHP bayrakları açan gruplar, TİKB ve MLKP'li oldukları anlaşılan gençler tarafından hastanelik edildi. 3-4 kişilik gruplar halindeki gençler, yine MHP bayraklı arabaları tahrip ettiler.
KAYNAK:
Alınteri (http://alinteri.org/?p=6247)
suveydiyeli 11.11.2007, 17:43 UMARIM BU TİP ANLAMLI EYLEMLER ÜLKEMİZDE DE GERÇEKLEŞİR.........
Yine umarım kötü niyetler, faşist zihniyetler proveke amaçlı bu gösterileri gölgelemez ve kardeşliğe çomak sokmaya çalışmaz........
spartacus 11.11.2007, 18:31 http://alinteri.org/img/zurich_9-11_2.jpg
Devrimciler birlik olduğunda neler yapabileceğini göstermiştir.
Demek ki, her alanda birlik sağlarsak faşizmi alt etmek mümkündür.
Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey faşizme karşı devrimci birliktir.
Yaşasın devrimci dayanışma.
.. Birlik mücadele zafer
spartacus 11.11.2007, 19:21 Halkların Kardeşliği ve Dayanışması, Birleşik Mücadelesi İçin
Şimdi Hepimiz Kürdüz!
Türkiye ve Ortadoğu olağanüstü tarihsel bir dönemeçten geçiyor. 17 Ekim'de TC parlamentosunda alınan tezkere kararı ve sonrasındaki sınır ötesi / içi operasyonlar, başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere, bütün halklararası kardeşlik ilişkilerini tehdit ediyor. Kürt halkına, onların öz-örgütlerine ve demokratik kurumlarına yönelik hiddetli operasyonel saldırganlıklar bütün toplumsal çözümsüzlükleri daha fazla derinleştiriyor. Buna karşı aktif ve cesur bir tavır koymak, demokrasi mücadelesi açısından olmazsa olmazdır. 22 Temmuz seçimleri öncesinde ciddi siyasal bir sarsıntı geçiren faşist TC Devleti, derinlerdeki ve yüzeydeki ekonomik-siyasi krizlerin artan dozuyla şimdi daha fazla saldırganlaşıyor. Emperyalizmin emrine amade TÜSİAD sermayesi, yine bunların emrindeki bütün siyasi, bürokratik ve askeri kurumları temsilen faşist rejim çok yönlü bir sıkışma yaşamaktadır.
Ekonomik-siyasal-toplumsal depremler tarzındaki mevcut bu sıkışıklıktan kurtulmak icin Ortadoğu halklarını yeni bir imha savaşının içine çekmek istemektedirler. Bu kriz artık belirgin bir şekilde yüzeye de vurmuştur. Politik sıkışma ile ekonomik sıkışma arasındaki dolayımsız ilişkiyi iyi okumalıyız. TÜSİAD sermayesinin AKP Hükümeti'ni, "buldozer etkili acil ekonomik-politik önlemler'" alması için uyarması ile son dönemde kışkırtılar şoven histeri arasındaki ilişki bir birinın tamamlayanıdır!
İşte tam da bu süreçte; AKP Hükümeti ve faşist TSK, dışta ve içte devlet terörünü tırmandırmaya, dünden daha çok kilitlenmiş bulunuyorlar. Sarmal şiddet biçiminde büyütülen ekonomik, siyasal, sosyal ve hukuksal bütün devlet terörü biçimleri toplumun büyük bir kesimini tehdit ediyor! Satılık medya ve boyalı basın, paramiliter faşist örgütler ve bütün kukla burjuva partiler, operasyonları gerekçelendirmek adına, toplumun belleğine şovenist-ırkçı ve işgalci zehirler şırınga ediyorlar. Yine bu süreçte; Kürtlere ve tüm muhalefet dinamiklerine karşı kitlesel linç girişimleri, provokasyonlar başlatılıyor. Her gün organize edilen onlarca saldırı, yaralama ve insanların yaşam hakkına tecavüz etme girişimleri 'olağan' bir toplumsal tepkiymiş gibi sunuluyor. Hitler-Mussolini-Franko faşizminin uygulamalarından esinlenen muhtemel yeni pogromlar (katliamlar) için şimdiden zemin oluşturuluyor.
Hewler'e, Kerkük'e Musul'a göz diken Türk sermayesi ve onun hizmetindeki askeri-sivil güçler ve postalları-elleri kanlı kuklalar; sınır ötesi operasyon tercihleriyle yeniden iştah kabartıyorlar. Irak'ta varlığını günden güne pekiştiren Federe Kürt Yönetimi Türk hakim sınıflarınca bir 'tehdit' olarak algılanıyor ve 'düşman' kapsamına alınıyor. Ortadoğu coğrafyasındaki emperyalist hegemonya dalaşı ve uşak rejimler arası çıkar çatışkıları, yeni baskılama ve sömürü politikalarını gündemleştiriyor. Ortadoğu'da gündemleştirilen 'karanlık savaş konseptleri' doğrultusunda ve oluşan bu kan deryası ortasında, artık 'yetersiz' görülen baskı ve sömürü mekanizmaları yeniden dizayn ediliyor. İşte bu kargaşa içinde; mazlum ve direngen Kürt halkı emperyalizm patentli yeni imha ve inkar senaryolarına maruz kalıyor!
Bu koşullarda gündemleşen, Türk hakim sınıflarının ve onların faşist rejimlerinin halklar arasına nifak tohumları ekme ve hasmane bir karşıtlık oluşturma çabaları, gelecekteki olası halklar arası bir boğazlaşmanın ve son tahlilde emperyalizme hizmet edecek 'iç savaşın' da yolunu döşüyor. Bütün bunlar, ezilen halkların ve ulusların kurtuluş mücadelelerini bastırmak için azgın bir şovenizm zehiriyle birlikte dayatılıyor. Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelesi bu hengame içinde Güney ve Kuzey'de -tüm direniş dinamiklerinden arındırılmak koşuluyla- boğulmak ve en küçük atomlarına kadar tasfiye edilmek isteniyor. Faşist iktidar güçleri, halkı hezeyan halindeki öç alma duygusuyla galeyana getiriyorlar ve telafisi zor toplumsal felaketler istikametinde yol döşüyorlar. En tehlikelisi, geçmişte sıkça başvurdukları kitlesel katliamlar ve soykırımlar için linç kıtalarını yeniden devreliyorlar.
Bu nedenledir ki; tarihsel sorumluluğumuz gereği; biz, aşağıda imzası bulunun Avrupa'daki demokratik göçmen kurumları olarak, Kürt ulusuna/halkına ve en geniş demokrasi güçlerine yönelik başlatılan TC patentli saldırganlıkları kınıyor ve bunlara her koşulda karşı çıkacağımızı ilan ediyoruz. Halkların kardeşliği ve ulusların enternasyonal birliği ve dayanışması bayrağı etrafında birleşmeliyiz. Bunun için biz, aşağıda imzası bulunun kitle örgütleri olarak; Topyekün gelişen saldırılara ve operasyonal ablukaya karşı;, halkın birleşik ve meşru direniş barikatlarını her yerde öreceğimizi uluslararası kamuoyuna deklare ediyoruz!
Hepimiz Kürt'üz Ve Özgürlük İstiyoruz!
Kürt Ulusu Özgürleşmeden Türk Ulusu Özgür Olamaz!
Yaşasın Kürt Ulusunun Kendi Geleceğini -Kayıtsız, Şartsız- Belirleme Hakkı !
Sınır Ötesine Ve Faşist Saldırganlığa İzin Vermeyeceğiz!
Yaşasın Halkların Kardeşliği, Dayanışması ve Birleşik Mücadelesi!
ADHK, ATİK, AvEG-KON, BİR-KAR, YAŞANACAK DÜNYA
Ve Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu YEK-KOM, ILPS-Avrupa Koordinasyonu
Faşistler polis kontrolünde eylem yapmaya çalıştı
Aynı saatlerde Türk faşistleri de Zürich'in Helvetia Platz meydanında toplanıyordu. Devrimci örgütlerden gençler olası saldırı ihtimallerine karşı, 2-3 kişilik gruplar oluşturarak eylem alanına yakın yerlerdeki devrimci kurum ve demokratlara ait işyerlerinin etrafında konum aldı.
Sürekli olarak etraflarında dolaşan devrimcilerden rahatsız olan faşist grup yürüyüş yapmadan 40 dakika alanda kalıp, çok hızlı bir şekilde dağıldı. Alana yaklaşık 200 MHP'li faşist MHP ve Türk bayrakları ile gelmişlerdi.
Mitingin dağılmasının ardından ara sokaklarda MHP bayrakları açan gruplar, TİKB ve MLKP'li oldukları anlaşılan gençler tarafından hastanelik edildi. 3-4 kişilik gruplar halindeki gençler, yine MHP bayraklı arabaları tahrip ettiler.
KAYNAK:
http://alinteri.org/?p=6247
Değerli Spartacus Dostum;
İlettiğin değerli bilgi ve haberler için teşekkür ederim.
Ben burada yazdıklarına ek olarak yukarıda Devrimci Dayanaşmanın yarattığı büyük sinerjinin kazanımlarının ne denli değerli olduğunu bir kez daha yinelemek istedim.Ne kadar çevik,disiplinli ve ne yaptığını,ne istediğini bilen kararlı bir eylem olmuş.Devrimci Mücadelede eylemlerin sürekliliği ve kararlılığı as olandır.Bir alt açılımda beklenen Eylem alanının güvenliğidir ve bir sonraki adımda eylemin yapıldığı alandaki yerleşkelerin ve içinde bulunanların zarar görmemesidir.2-3 kişilik gurpların eylem alanındaki iş yerleri ve kurumlar önünde güvenlik önlemi alması,bu kararlı tavırdan sonra diş gösteren kurtlara gerekli cezanın verilmesi eylemin hedefine tam manasıyla ulaşmış olması anlamına gelir.
Yaşasın Devrimci Dayanışma
Yaşasın Halkların Kardeşliği
Yaşasın Sosyalizm
Sodır
devrimci mücadele evrenseldir....dünyanın neresinde olursa olsun devrim ve sosyalizm diye haykıran dostlara selam olsun....
paylaşımın için teşekkürler spartaküs....
spartacus 12.11.2007, 01:13 Devrimci hareket geçmiş yıllarda meydanlara onbinlerce kitleyi dökebilmekteydi. Türkiye'deki gelişmelere bağlı olarak yurt dışında da ivme yükselip inmektedir. Ama biz şunu gördük ki, ezilen halklar meydanlara çıkmadığı taktirde meydanları başkaları dolduracaktır. Faşizm kendini meşru gösterebilmek adına böylesi yürüyüşüler organize etmektedir. Örneğin cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde büyük bir manipülasyonla meydanlar doldurulmuştur. Sanki ülke 100 yıl geriye gidecekmiş gibi bir hava estirildi. Kirli savaş medyasının tüm kışkırtmaları 22 Temmuz seçimine kadar sürdü. Halkın sandıklarda generallere verdiği yanıt meydanlardaki "bindirilmiş kıtalardan" daha gürdü. Esasen o dönem hedeflenen cumhurbaşkanlığı değildi. Bunu o dönem yazılarımda sık sık dile getirmiştim. Amaç böylesi gösterilerle bunu "terör protestosuna" dönüştürmekti. Ve çeşitli provakasonlarla bunun alt zemini hazırlandı. Kitleler adeta bölünme cinneti kıvamına getirildi.
Burda kitlelere gitmek ve ezilenleri örgütlemek son derece önemlidir. Sınıfın içinde proleterya bilinci yoksa, gerici akımlar o kitleyi ideolojik olarak zehirleyecektir. Bunu bir ölçüde Türkiye'de sağlamıştır. Türkiye Kürdistan'ında ise işbirlikçi aşiretler üzerinde kısmi olarak yapmaktadır.
Son olarak milliyetçiliğin ve şövenizmin elindeki paslı silahlar her milliyten halkların alanlara dökülmesiyle olur. Devrimciler kürt ve türk halkının kardeşliğini halka anlatabilirse olası birTürk-kürt çatışmasının önünü kesilir. Ezilen Türk ve Kürt emekçilerinin çıkarları ortaktır. Bizleri fabrikada, tarlada sömürenler ulusal kimliklerimize bakmaksızın aynı raddede sömürmektedir. Bu nedenledir ki, ezilenlerin çıkarları kardeşlik temelinde sosyalizm yolunda şekillenmelidir.
Bugünde bunu konusuyorduk spartacus yıl 1990-1997 kürt-türk çatışması
yıl 2007 yeniden gündem kürt-türk çatışması.
Ekmeğe zam, Telekom isçileri grevde (kimsenin umrunda değil), istanbulda ulaşıma zam, Benzine iki kere zam, suya %134 zam...
Isçi sınıfının önderliği dışında gelişen her hareket burjuvazinin lehine çalışmaktadır. He a burjuvazisi ha b burjuvazisi...
spartacus 13.11.2007, 01:44 Bugünde bunu konusuyorduk spartacus yıl 1990-1997 kürt-türk çatışması
yıl 2007 yeniden gündem kürt-türk çatışması.
Ekmeğe zam, Telekom isçileri grevde (kimsenin umrunda değil), istanbulda ulaşıma zam, Benzine iki kere zam, suya %134 zam...
Isçi sınıfının önderliği dışında gelişen her hareket burjuvazinin lehine çalışmaktadır. He a burjuvazisi ha b burjuvazisi...
Selam Slush.
Her milletten emekçilerin çıkarları aynı yöndeyken, her milletten burjuvazinin çıkarları aynı şekilde değildir. Ulusal burjuvazilerin bölüşemeyeceği pazarları olmakla birlikte, işçilerin ve köylülerin paylaşacağı kos kocaman bir dünya vardır. Sonuçta milli burjuvazinin esas amacı kendi pazarına hakim olmaktır. Bu anlamda çeşitli milliyetlerden emekçilerin gerçek manada kurtuluşu iş, ekmek ve özgürlük alanındaki kazanımlarla pekişecektir. Yani sadece bir kimlik sorunun çözümü geleceğini parlak kılmayacaktır.
Bu açık bir gerçekliktir, bu anlamda sana hak veriyorum. Ama öte yandan halk korkunç boyutta bir Türk-Kürt çatışmasına doğru sürükleniyor. Genelkurmay merkezli bir bölünme paranoyası oluşturularak sıradan bir kürte potansiyel suçlu gibi bakılıyor. Bu anlamda baskılara karşı çıkmak elbetteki devrimci görevdir. İş(sizlik, aş(sızlık) ve özgürlük bizim için ne kadar yakıcısysa, bir o kadar da halkların kardeşliği ve birlikteliğide vaz geçilemezdir.
paylaşımın ve yorumların için teşekkürler spartacus yaşadığımız ülkeyi ancak yorumların doğrultusundaki birlik ve beraberlik feraha çıkaracaktır artık sosyalizm de var olduğunu haykırmalı çözüm önerilerini halka sunmalı pratiğini ortaya koymalı 68 heyecanını yeniden yakalamalı çünkü dünya ve türkiye halklarının sosyalizme hiç bu kadar ihtiyacı olmamıştı.
faşizme karşı tek yürek tek barikat.
yaşasın devrimci dayanışma.
jıbo hemberé faşizmé yekitiya sosyalizmé.
biji sekınandına tevlıheva şoreşvan u proleteran a kurd u tırk.
endi vaxté yewitiya çepé tırk u kurdiyé.
saygılar...........
|
|