Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhammed Şehvetperest miydi?


Zahir
14.12.2007, 10:38
Her zamanki gibi Din üzerine edinmeye çalıştığım bilgiler ve araştırma yaptığım özellikle toplumda yanlış bilinen hususlar üzerine yeni bir bilgiyi sizlerle paylaşıyorum.

Şahsımın her hangi bir akademik kariyeri olmadığı yani bu konuda ehil bir kimliği olmadığı sadece itikat ettiğim gerçekten din konusunda ehil olan kişilerin yaptığı çalışmaları ve inandığımız Kurana göre doğrularını kabül edip genel hatları ile bu kişilerin bilgilerini size aktarmakla birlikte naçiz ane kendimcede edindiğim bilgileride ilave etmekteyim.

İslam dininde en çok polemik konusu olan konuların başında Muhammed peygamberin çok evliliği gelmektedir. Paylaşacağım bilgilerde her kesi objektif olmaya devat ediyorum. Konuyu Kuran eyetleri ile konuşup değerlendireceğiz.

Bir kere İslamda Normal şartlarda çok eşilik yoktur. Çok eşilik ancak olağan üstü durumlarda Kamu Otoritesinin kararıyla hep birlikte uygulanacak bir karardır. Bunun nasıl olduğunu ayetlerle göreceğiz. İlk Önce Muhammed Peygamberin durumundan başlayalım.

Muhammed Peygamber erkeklerin 12-14 yaş arası ergenliğe ereiştiği bir iklimde doğup büyümüştür. Tüm doğulu ve batılı tarih çiler şunu kabül ederki; O dönemde fuhuşun, iffetsizliğin kol gezmesine rağmen Muhammed peygamberin şehvetperest davranışlarda bulunduğu görülmemiş ve duyulmamıştır.

Muhammed peygamber ilk evliliğini 25 yaşında yapmıştır. Peygamber o dönemde mekkenin soy sop bakımında ileri gelen ailerinin kızları ile evlilik capacak iken kendisinden 15 yaş büyük başından iki evlilik geçmiş bir dul kadın ile yapmıştır. Şahsım olaran ben (yani zahir) böyle bir evlilik yapmasının nedenini henüz anlamış değilim. Bu evliliği 25 yıl sürmüş aynen bekarlığındaki gibi iffetine toz kondurmamıştır. Bu evliliği döneminde hiç kimse tarafından olumsuz bir eleştirde bulunulmamıştır. Haticenin ölümü ile birlikte öksüz kalan çocuklar ve elçilik görevi bir sorumluluğu üslenmiş ve yapa yanlız kalmıştır.

Muhammedin bundan sonraki evlilikleri ise kendi iradesi dışında üstlendiği görevlerin gereklerine bağlı olarak çok eşliliğe dönüşmüş ve ne kendi nede eşleri mutlu olmuşlardır.

İlk Önce bu çok eşliği anlaya bilmek için Müslümanların evlenmeleri ile ilgili genel kuralları ortaya koyan Kuran ayetine bakmak lazımdır. Uzun olduğu için ayetlerin sadeve numarasını yazıyorum. Nisa 22,24- Bakara 221,230-Maide 5-Azhap6- Nur 3 ve 26. Bu verdiğim ayet örnekleri İslamın evlilikle ilgili genel prensipleridir.

Ancak bu ayetlerden başka Kuranda sadece peygambere özgü yani kişiye özel evlilik kuralı mevcuttur.


Ahzab; 50-52: "Ey peygamber! Gerçekten biz sana, mehirlerini verdiğin eşlerini,malik olduğun cariyelerini (savaş esirlerinden payına düşmüş bayanlar),
amcanın kızlarından, halanın kızlarından, dayının kızlarından ve teyzenin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları,ve kendisini peygambere hibe eden peygamberin de nikâhlamak istediği Müslüman kadını ,MÜMİNLER İÇİN OLMAKSIZIN SADECE SANA ÖZGÜ OLARAK HELAL KILDIK.
Biz kendi eşleri ve malik oldukları cariyeler konusunda senin dışındaki müminlere neyi farz kıldığımızı bildik (yukarıdaki verdiğim ayet örneğindeki genel evlilik kurallarını bildiren ayetler işaret ediliyor)Bu durum (sana özgü olarak getirilen çok eşlilik ve diğer özel maddeler), SENİN İÇİN BİR GÜÇLÜK OLMASIN DİYEDİR. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini de yanına alabilirsin. Ayrıldıklarından, istek duyduklarına dönmende senin için bir sakınca yoktur. Onların gözlerinin aydınlanıp hüzne kapılmamalarına ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmalarına en yakın olan budur. Allah kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah her şeyi bilendir, Halim’dir.

Bundan sonra başka kadınlar ve bunları başka kadınlar ile değiştirmek -güzellikleri hoşuna gitse bile- sana helal olmaz. Ancak malik olunacaklar (harp esiri olarak payına düşecekler) başka. Allah her şeyi gözetleyip denetleyendir"

Burda hepimizin dikkatini çeken Müminler için olmaksızın sana özgü ifadesi. Bu ifadeden ortaya çıkacak çok eşlilik durumunun sadece peygambere has olduğunu anlıyoruz. Yani çok eşilik müslümanlar için değil peygamber için özel bir durumdur.

Şimdi herkesin aklına Niye Allah elçiye çok eşlilik durumu için özel bir düzenleme getiriyo sorusu geliyor? Hemen ayetten anlıyoruz ki Peygamberin Güçlük Çekmemesi için.

Ne için çekmemesi ? Tebliğ görevindeki zorluklar sosyal zorluklar, siyasi zorluklar...

Tebliğ görevindeki zorluklar ne? Tebliğde kandınlar içinde yani onlarında bilmesi ve öğrenmesi gerken hususlar var. Bu durumda kadınların zihninde oluşan soralara (örneğin cinsellik) kim daha sağlıklı ve rahat bilgi verecek? Tabiki Muhammed peygamberin eşleri.

Sosyal Zorluklar Ne? ; Örneğin o dönemde evlatlıklar öz evlat gibi sayılıyordu. Hayatın gerçeğine aykırı olan bu bu geleneğin yıkılması gerekiyodu. Bunun en etkili yolu veya buna benzer tabuların yıkılmasının en etkili yolusu ise Elçinin hayatında yaşanarak yıkılması idi.

Yani Muhammed peygamberin toplumsal alanda yaptığı devrimler bizati hayatında uygulanarak müslümanlara gösterilmeliydi.

Siyasi zorluklar ne? Elçi kendinden yaşça kadınlarla evlenerek kabile ve milletler arasında akrabalık bağı kurmuştur. Bu hem barış sağlamış hemde islamın uzak noktalara kadar uzunmasını sağlamıştır.

Kısaca Muhammed Peygamberin çok eşliliği onun elçilik görevinden kaynaklanan zorluklar sebebiyledir. Eğer kendi iradesine kalsı idi bu kesinlike peygamber çok eşli olmayı istemezdi. Çünkü hiç bir zaman çok eşli hayatında mutlu olmamış, eşlerinin kıskançlığı ve kaprisi onu hep üzmüştür.

Azhap suresi 28-34 üncü ayetleri okursanız Peygamberin eşlerinin görevi yatak odası ile mutfaktan ibaret değildir. Eşlerin görevide davaya hizmet etmek, evlerinde duydukları ayetleri insanlara anlatmak ve öğretmektir.

Kısaca Peygamberin eşleri bu güne göre hem zabıt katibi hemde basın sözcüsü konumunda olmak gibi bir şeydir.

Muhammedin çok eşliliği onun şehvet perest biri olduğundan değil; yapmakta olduğu elçilik görevinde maddi, manevi, siyasi, sosyal alanlarda yardım ve destek sağlanması ve bu görevde zorluklar çekmemesi için kendine tanınmış bir ayrıcalıktır. BAŞKALARINI HİÇ Mİ HİÇ İLGİLENDİRMEZ. Başkaları tarafından da uygulanamaz.

Selam ve Saygılarımla...

CaNCa
14.12.2007, 11:19
Tüm dinlere karşı deist bakış açısından biri olarak kuran, incil, tevrat peygamber hadisleri vs. bunları genellikle sadece efsaneler olarak kabullenip anlamaya çalışıyorum. Özellikle kuran'da ki kadın olgusuda yine temel mantalite ile paralel bir şekilde tipik ikinci sınıf bir kabulleniş etkilenişi görmek mümkün, savaş sonrası ele geçirilen kadını bir ganimet algısı olarak sunup helal buyurmak bile sadece belirtilen bu ayetlerden dahi anlamak mümkün.

Bu islam dini kadınlarında dini değilmi, o zaman neden daha reformist kadınların mal görülme algısını kabullenmeyen söylemler kullanılmamıştır. Kara düzende algılanış neyse ona göre peygambere mübah istediğin kadar evlenirsin, hele savaşta ele geçirdiysen ananın ak sütü gibi helal durumu oldukça trajik.

Diyelimki; ''Hz. Muhammed istemeden mutsuz evlenmiştir, kadınların kıskançlık durumlarından dolayı bu durumdan hiç memnun olmamıştır ama napsın el mahkum kurallar öyle buyurmuş oda 'bir tek ona ayrıcalık' olmak üzere kafasına esen, ya da islami prosedürlere uygun her kadınla evlenmek durumunda kalmıştır.'' Bence bu tip çıkarımı hiç bir şekilde mantıklı bir açıklaması olamaz, her ne görevi olursa olsun böyle bir ayrıcalık hiç insanoğluna sunulamaz. Ünlü bir söz vardır; 'hoca ne yaparsa, cemaatte aynısını tozutur'. Hz Muhammed'in dediği iddia edilen her şeyin peşinden giden, ebu bekir'in editorial katkıları ile günümüzdeki halini almış kuranın salt kriter mekanizması olarak algılayanlar, hatta hatta onun ayak bastığı yerleri bile yalayan insanlara durun o yaptı, onun hakkı ama siz yapamazsınız, bak onun için kuranda özel maddelerde iliştirilmiştir demek ne kadar aydınlatıcı olur bilmem!

Erva
14.12.2007, 12:51
Senin iddiana karşı bir siteden alıntı yaparak cevap veriyorum..Daha da üstüne laf edilemeyecek bir cevaptır bu.


Peygamberimizin evliliklerini nefsanî ve şehevanî telâkki eden, eski zaman münafıkları gibi, yeni zamanın ehl-i dalaletine verilen kesin ve susturucu cevap, Üstad Bediüzzaman'ın izahıyla özetle şudur:

Evliliğin iki ana gayesi vardır.. Biri neslin çoğalması, diğeri şehevanî duyguların meşru dairede tatmin edilmesidir.. Neslin çoğalması evliliğin illeti, yani en öncelikli gayesidir. Nefsanî arzuların tatmini ise o vazifeyi gördürmek için yaratıcı tarafından verilmiş cüzi bir ücrettir. Tıpkı şahsi hayatın devamı için yemeğin içine konulan lezzet gibi.

Gerek tarihî açıdan, gerekse insan yaratılışı açısından Peygamberimizin evliliklerini incelediğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.

25 yaşına kadar, gençliğinin en heyecanlı çağında kavmi içinde bekar yaşamış ve hiçbir kadınla ilişkiye girmemiş, iffet sahibi olduğu, dost ve düşmanın ittifakıyla sabit olmuştur. Hatta kavmi ona her yönüyle güvenilen biri olarak "Muhammedül-Emîn" unvanını vermişlerdi.

Oysa içinde bulunduğu toplum, çok kadınla münasebeti normal addediyordu; Buna rağmen o, gerek 25 yaşına kadar ve gerekse daha sonraki hayatında pek çok hem de bakire kızla hayatını birleştirebilirdi. Ancak o, böyle yapmayıp kendisinden 15 yaş büyük, 40 yaşında dul bir kadınla evlenmiştir. Hem de bu evliliği eşi vefat edene kadar tam 25 yıl sürmüştür. Yani elli yaşına kadar tek ve dul bir hanımla yetinmiştir.
Onun evliliklerinde nefsaniyet olmadığının bir delili de, müşriklerin davasından vazgeçmesi için yaptıkları teklife verdiği cevapta saklıdır.

Müşrikler, amcası Ebu Talip'e gelip, "yeğenin eğer başımıza reis olmak istiyorsa onu reis yapalım veya en güzel kız ve kadınlarımızı ona verelim. Ta ki, bu davadan vazgeçsin." dediler.

Amcası bu teklifi ilettiğinde Efendimiz (a.s.m) şu karşılığı verdi:
"Ey amca! Eğer sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar 'vallahi ben bu davadan yine vazgeçmem."

Bu cevap onun neyin peşinde olduğunu, kadın gibi, reislik gibi insanların değerli addettikleri şeylerin onun nazarında ne kadar değersiz olduğunu ispata yeter.
İkinci evliliği ise Hz. Hatice'nin vefatından sonra yine yaşlı ve dul bir kadınla, Hz. Sevde ile olmuştur.

Hz. Sevde ile de üç yıl yaşadıktan sonra, yaklaşık 54 yaşına kadar hep tek kadınla yaşamıştır. İlginçtir ki, onun çok kadınla evliliği hayatının bundan sonraki son on yılı içinde gerçekleşmiştir Bu gerçekler karşısında evliliklerinde şehvani ve nefsanî arzuların tatmin gayesini aramak insan tabiatını ve tarihî gerçekleri inkar etmekle mümkündür. Ve bu yaklaşım asla insaflı ve mantıklı bir yaklaşım sayılamaz. Olsa olsa kasıtlı bir karalama maksadı taşır.

Hayatının son yıllarına rastlayan evliliklerinde yukarda zikredilen evliliğin dayandığı her iki gayenin, îslin çoğalması ve nefsanî arzuların tatmininin bulunmadığını görürüz. Zira nesli, ilk eşi Hz. Hatice'den devam etmiştir. Daha sonraki evliliklerinde çocuğu olmamıştır. Sadece Mısır'lı Mariye'den rahim dünyaya gelmişse de bir buçuk yaşında vefat etmiştir.

Görüldüğü gibi evliliklerin ana gayesi olan neslin çoğalması, tarihî bir gerçek olarak Hz. Hatice'nin dışındaki evliliklerinde yoktur.

Geriye evliliğin ikinci derecedeki gayesi kalıyor, Yani nefsanî ve şehevanî duyguların tatmini. Peygamberimizin çok kadınla evliliğinde gerek fıtrat ve gerekse tarihî gerçekler açısından bu gayenin aranamayacağını gördük. Zira bir insanın nefsanî ve şehevanî arzularının en ateşli ve uyanık bulunduğu şüphesiz 15-45 yaş dönemidir.

Şayet Hz. Peygamber, bu dönemde birçok güzel kadınla evlenmiş, sonradan onları terkedip daha başka genç güzel kadınlar almış olsaydı, şehvanî hisleri tatmin yolunda ileri sürülen iddialar bir dereceye kadar haklılık kazanmış olurdu. Oysa o böyle yapmamış, tam tersine hayatının son on yılı içinde (53-63) aralarında Ümmü Seleme gibi yaşça ilerlemiş, ve birçok çocuğu olanlar da dahil, aldığı hanımları ileri yaşlarda ve dul olarak almıştır. Meselâ, Hz. Sevde 53 yaşında ve dul. Hz. Zeyneb binti Huzeyme, 5O yaşında ve dul. Ümmü Seleme 4 çocuklu ve 65 yaşında bir dul. Ümmü Habibe dul ve 55 yaşında, Meymune 2 çocuklu ve dul.

Bir başka tarihî gerçek de şudur. Bu hanımlardan eceli gelip ölenlerin dışında hiçbirisinden de ayrılmayı düşünmemiştir.

Gençlik çağı geçtikten sonra nefsanî ve şehvani arzularda gerileme olduğu inkar edilemez bir fıtrat kanunu ve yaratılış gerçeğidir.

İşte Peygamber Efendimizin çok evliliklerini tahlil ettiğimizde karşımıza bu ibretli tablo çıkmaktadır.

Özetle ifade edecek olursak, 15-45 yaş dönemindeki evliliklerde nefsanî ve şehevanî gaye aranabilir. Oysa Efendimiz, bu dönemde genç ve bakire kızlar ve kadınlarla evlenmemiştir. Tam tersine 40 yaşında, üstelik dul bir kadın olan, Hz. Hatice ile evlenmiştir. Ve bu evliliği Hz. Hatice'nin vefatına kadar sürmüştür.

Çok evlilikleri, nefsanî duyguların büsbütün gerilemeye yüz tuttuğu 53 yaşından sonraki dönemde gerçekleşmiş olduklarına göre, bu evliliklerde mantığın gereği olarak başka gayeler aramak zaruridir. Bu sadece aklın ve mantığın değil, insan tabiatının ve insaflı bir değerlendirmenin de zorunlu bir gereğidir.

Erva
14.12.2007, 13:03
Her zamanki gibi Din üzerine edinmeye çalıştığım bilgiler ve araştırma yaptığım özellikle toplumda yanlış bilinen hususlar üzerine yeni bir bilgiyi sizlerle paylaşıyorum.

Şahsımın her hangi bir akademik kariyeri olmadığı yani bu konuda ehil bir kimliği olmadığı sadece itikat ettiğim gerçekten din konusunda ehil olan kişilerin yaptığı çalışmaları ve inandığımız Kurana göre doğrularını kabül edip genel hatları ile bu kişilerin bilgilerini size aktarmakla birlikte naçiz ane kendimcede edindiğim bilgileride ilave etmekteyim.

İslam dininde en çok polemik konusu olan konuların başında Muhammed peygamberin çok evliliği gelmektedir. Paylaşacağım bilgilerde her kesi objektif olmaya devat ediyorum. Konuyu Kuran eyetleri ile konuşup değerlendireceğiz.

Bir kere İslamda Normal şartlarda çok eşilik yoktur. Çok eşilik ancak olağan üstü durumlarda Kamu Otoritesinin kararıyla hep birlikte uygulanacak bir karardır. Bunun nasıl olduğunu ayetlerle göreceğiz. İlk Önce Muhammed Peygamberin durumundan başlayalım.

Muhammed Peygamber erkeklerin 12-14 yaş arası ergenliğe ereiştiği bir iklimde doğup büyümüştür. Tüm doğulu ve batılı tarih çiler şunu kabül ederki; O dönemde fuhuşun, iffetsizliğin kol gezmesine rağmen Muhammed peygamberin şehvetperest davranışlarda bulunduğu görülmemiş ve duyulmamıştır.

Muhammed peygamber ilk evliliğini 25 yaşında yapmıştır. Peygamber o dönemde mekkenin soy sop bakımında ileri gelen ailerinin kızları ile evlilik capacak iken kendisinden 15 yaş büyük başından iki evlilik geçmiş bir dul kadın ile yapmıştır. Şahsım olaran ben (yani zahir) böyle bir evlilik yapmasının nedenini henüz anlamış değilim. Bu evliliği 25 yıl sürmüş aynen bekarlığındaki gibi iffetine toz kondurmamıştır. Bu evliliği döneminde hiç kimse tarafından olumsuz bir eleştirde bulunulmamıştır. Haticenin ölümü ile birlikte öksüz kalan çocuklar ve elçilik görevi bir sorumluluğu üslenmiş ve yapa yanlız kalmıştır.

Muhammedin bundan sonraki evlilikleri ise kendi iradesi dışında üstlendiği görevlerin gereklerine bağlı olarak çok eşliliğe dönüşmüş ve ne kendi nede eşleri mutlu olmuşlardır.

İlk Önce bu çok eşliği anlaya bilmek için Müslümanların evlenmeleri ile ilgili genel kuralları ortaya koyan Kuran ayetine bakmak lazımdır. Uzun olduğu için ayetlerin sadeve numarasını yazıyorum. Nisa 22,24- Bakara 221,230-Maide 5-Azhap6- Nur 3 ve 26. Bu verdiğim ayet örnekleri İslamın evlilikle ilgili genel prensipleridir.

Ancak bu ayetlerden başka Kuranda sadece peygambere özgü yani kişiye özel evlilik kuralı mevcuttur.


Ahzab; 50-52: "Ey peygamber! Gerçekten biz sana, mehirlerini verdiğin eşlerini,malik olduğun cariyelerini (savaş esirlerinden payına düşmüş bayanlar),
amcanın kızlarından, halanın kızlarından, dayının kızlarından ve teyzenin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları,ve kendisini peygambere hibe eden peygamberin de nikâhlamak istediği Müslüman kadını ,MÜMİNLER İÇİN OLMAKSIZIN SADECE SANA ÖZGÜ OLARAK HELAL KILDIK.
Biz kendi eşleri ve malik oldukları cariyeler konusunda senin dışındaki müminlere neyi farz kıldığımızı bildik (yukarıdaki verdiğim ayet örneğindeki genel evlilik kurallarını bildiren ayetler işaret ediliyor)Bu durum (sana özgü olarak getirilen çok eşlilik ve diğer özel maddeler), SENİN İÇİN BİR GÜÇLÜK OLMASIN DİYEDİR. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini de yanına alabilirsin. Ayrıldıklarından, istek duyduklarına dönmende senin için bir sakınca yoktur. Onların gözlerinin aydınlanıp hüzne kapılmamalarına ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmalarına en yakın olan budur. Allah kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah her şeyi bilendir, Halim’dir.

Bundan sonra başka kadınlar ve bunları başka kadınlar ile değiştirmek -güzellikleri hoşuna gitse bile- sana helal olmaz. Ancak malik olunacaklar (harp esiri olarak payına düşecekler) başka. Allah her şeyi gözetleyip denetleyendir"

Burda hepimizin dikkatini çeken Müminler için olmaksızın sana özgü ifadesi. Bu ifadeden ortaya çıkacak çok eşlilik durumunun sadece peygambere has olduğunu anlıyoruz. Yani çok eşilik müslümanlar için değil peygamber için özel bir durumdur.

Şimdi herkesin aklına Niye Allah elçiye çok eşlilik durumu için özel bir düzenleme getiriyo sorusu geliyor? Hemen ayetten anlıyoruz ki Peygamberin Güçlük Çekmemesi için.

Ne için çekmemesi ? Tebliğ görevindeki zorluklar sosyal zorluklar, siyasi zorluklar...

Tebliğ görevindeki zorluklar ne? Tebliğde kandınlar içinde yani onlarında bilmesi ve öğrenmesi gerken hususlar var. Bu durumda kadınların zihninde oluşan soralara (örneğin cinsellik) kim daha sağlıklı ve rahat bilgi verecek? Tabiki Muhammed peygamberin eşleri.

Sosyal Zorluklar Ne? ; Örneğin o dönemde evlatlıklar öz evlat gibi sayılıyordu. Hayatın gerçeğine aykırı olan bu bu geleneğin yıkılması gerekiyodu. Bunun en etkili yolu veya buna benzer tabuların yıkılmasının en etkili yolusu ise Elçinin hayatında yaşanarak yıkılması idi.

Yani Muhammed peygamberin toplumsal alanda yaptığı devrimler bizati hayatında uygulanarak müslümanlara gösterilmeliydi.

Siyasi zorluklar ne? Elçi kendinden yaşça kadınlarla evlenerek kabile ve milletler arasında akrabalık bağı kurmuştur. Bu hem barış sağlamış hemde islamın uzak noktalara kadar uzunmasını sağlamıştır.

Kısaca Muhammed Peygamberin çok eşliliği onun elçilik görevinden kaynaklanan zorluklar sebebiyledir. Eğer kendi iradesine kalsı idi bu kesinlike peygamber çok eşli olmayı istemezdi. Çünkü hiç bir zaman çok eşli hayatında mutlu olmamış, eşlerinin kıskançlığı ve kaprisi onu hep üzmüştür.

Azhap suresi 28-34 üncü ayetleri okursanız Peygamberin eşlerinin görevi yatak odası ile mutfaktan ibaret değildir. Eşlerin görevide davaya hizmet etmek, evlerinde duydukları ayetleri insanlara anlatmak ve öğretmektir.

Kısaca Peygamberin eşleri bu güne göre hem zabıt katibi hemde basın sözcüsü konumunda olmak gibi bir şeydir.

Muhammedin çok eşliliği onun şehvet perest biri olduğundan değil; yapmakta olduğu elçilik görevinde maddi, manevi, siyasi, sosyal alanlarda yardım ve destek sağlanması ve bu görevde zorluklar çekmemesi için kendine tanınmış bir ayrıcalıktır. BAŞKALARINI HİÇ Mİ HİÇ İLGİLENDİRMEZ. Başkaları tarafından da uygulanamaz.

Selam ve Saygılarımla...

Zahir,

cok evlilik sadece sevgilini Peygamberimiz üzerine farz kilindi, Kuranda yaziyor seninde belirttigin surenin icerisinde; o zaman insani aklina su soru gelmiyormu?

Sevgili Peygamberimizden sonra gelen bütün Halefilerin neden cok esleri olmustur, onlar Kuran-i tamamiyle kavrayamamislardi acaba?

Erva

Zahir
14.12.2007, 13:19
Senin iddiana karşı bir siteden alıntı yaparak cevap veriyorum..Daha da üstüne laf edilemeyecek bir cevaptır bu.

Peygamberimizin evliliklerini nefsanî ve şehevanî telâkki eden, eski zaman münafıkları gibi, yeni zamanın ehl-i dalaletine verilen kesin ve susturucu cevap, Üstad Bediüzzaman'ın izahıyla özetle şudur:



cok evlilik sadece sevgilini Peygamberimiz üzerine farz kilindi, Kuranda yaziyor seninde belirttigin surenin icerisinde; o zaman insani aklina su soru gelmiyormu?

Sevgili Peygamberimizden sonra gelen bütün Halefilerin neden cok esleri olmustur, onlar Kuran-i tamamiyle kavrayamamislardi acaba?

.



Sayın Üye; Biz Muhammedin Şehvetperest olmadığını felan üstadın, filan şehyhin, falan hazretlerinin lafları ile değil Allahın kelamı olan Kuran ile biliyoruz ve dilimiz döndükçe anlatıyoruz



Halife femek istedin sanırım. Ben bilmem halifelerin kaç eşi var yada yok. Hangi halife kimle evlenmiş nasıl yaşamış, Kurana uymuş mu uymamış mı beni hiç mi hiç ilgilendirmez. Eğer birileri Kuranın sölediklerine uygun bir iş ve eylem yapmamışsa demekki o kişi Kuranı kavrayamamış yada kendi çıkarına göre hüküm verip oluşturmuştur.

devrim69
14.12.2007, 13:27
Merhaba salim;

Muhammedin,evlilik gerekçelerini sen sıralarken benim aklıma bir sürü soru düştü.Örnek kadınlara islamiyeti anlatmaları için illa o kadınlarla evlenmesimi gerekiyordu?yada korumak adına....Ayrıca ilk evliliğini kendisinden çok büyük olan haticeyle yapmasını ben de anlamadım ama insanın aklına şu soruda geliyor.Acaba haticenin varlıklı olmasını bu evlilikte etkenmidir?

Zahir
14.12.2007, 13:33
Merhaba salim;

Muhammedin,evlilik gerekçelerini sen sıralarken benim aklıma bir sürü soru düştü.Örnek kadınlara islamiyeti anlatmaları için illa o kadınlarla evlenmesimi gerekiyordu?yada korumak adına....Ayrıca ilk evliliğini kendisinden çok büyük olan haticeyle yapmasını ben de anlamadım ama insanın aklına şu soruda geliyor.Acaba haticenin varlıklı olmasını bu evlilikte etkenmidir?

Selam Gülcan;

Özellikle çok eşliliği hayatının sonlarına sığdırması ve islamla çok eşli hayat sürmesi ifade ettiğim şeylerin yani korumak veya kadınlara bazı tebliğlerin eşleri tarafından rahat bir şekilde anlatılması ihtimalini yüksek ve mantıklı kılıyor.

Evet Hatice ile evlenmesini bende senin gibi düşünüyorum. Duha süresinde " Biz seni fakir bulup zengin etmedik mi" şeklinde rabbimiz sölemektedir. Bu Muhammedin fakir olduğunu ve Allahın desteği ile zenginliğe kavuştuğunu gösterir. Dolayısla Hatice gibi zengin bir kadınla evlenmesi seninde ifade ettiğin gibi varlıklı olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Dede-baba
14.12.2007, 13:36
Degerli canlar.. zahir (görünen) Olan insanı devamlı altadır.. Bu nedenle Kur'an'nı yorumlarken ilk anlamlarına.. bakılmaz.. Ayetin ne olay üzerine indiği... Üzerine bakılır..ve peygamberin ayet üstüne getirdiği yorumlardan hareket edilir..

Alemlere rahmet olarak gönderilen.. Muhammed Mustafa.. İnsanların En üstünüdür... Bir adıda Ahmed'ül Emin...olan peygamberimiz..Aynı zamnda dürüstlüğü ve ahlakı nedeniyle.. Muhammed'ül Emin olarak adlandırıldımıştır.... Öyleki çevresindeki herkes ona güveniyor.. onun sözüne itimat ediyordu...

Peygamber.. yaşadığı dönemde erkekler 12- 14 yaşlarında kızlar ise 9- 10 yaşlarında evlenirken .. O... 25 yaşında Hz. Hatice ile evlenmiştir.. Hz. Hatice Peygamberle evlendiğinde 40 yaşında ve duldu.. Bu evliğinden 6 çocuğu oldu.. Hz. Fatıma dışında hepsi öldü.. Hz. hatice ile olan evliliği.. Tam 25 yıl sürdü.. (İftiraların aksine Hz. Hatice ile olan evliği onun zenginliğinden değildir.. Bilakis peygamberde zengin ve soylu bir aileden geliyor..)

Peygamber , hz. Hatice öldüğünde.. 50 yaşında idi.. ve Hz. Hatice hayattayken tek eşli idi.. peygamber Hz. Hatice'den sonra toplam 52 kadınla evlendi... Hiçbirinden çocuğu olmamıştır..

Peki peygamber bu yaştan sonra neden bu kadar çok evlilik yapmıştır.. Degerli canlar bu peygamber'in şehvetinden değil.. bu dönemden kaynaklanır... peygamber yaptığı evliliklerin çoğu kocası savaşta ölmüş olan ve korumaya muhtaç kadınlardan oluşuyordu... Peygamber bu kadınları korumak.. için evlenmiştir.. Bu dönem cahiliye döneminden yeni çıkılan dönemdir...

Bu dönem incelendiğinde... Araplarda kadının konumu şöyledir; Öncelikle evlilik kurumu yoktur... kadınlar bir hayvan gibi alınıp satılmakta... bir kadın.. aaynı dönemde.. Birden fazla kişiyle ilişkiye girebilmektedir.. Kız çocuk sahibi olmak araplar için utanılacak.. bir durumdur.. Öyleki diri diri toprağa gömülen kız çocukları bile vardır...

Peygamber... kadınları koruyabilmek için 54 yaşından sonra çok evlilik yapmıştır...degerli canlar.. şehvet düşkünü bir insan 54 dünden sonra değil.. 20-25 li yaşlarında bu kadar çok evlilik yapardı... peygamberimiz.. 63 yaşına Hakk'a yürümüştür..

saygılarımla...

devrim69
14.12.2007, 13:38
İslamiyeti kadınlara tebliğ etmesi için evlenmesi şartmıydı?üstelik bu hak peygamberlere verilmiş ama erkekler bu durumu hep kendi çıkarları için kullanmışlar.Peygamber bilemedimi kullanacaklarını?kesin tedbirler neden getirmedi?bu hak sadece bana verildi siz tek eş ile yetinin neden demedi?

KızıLSakaL
14.12.2007, 13:55
ayetler ile konuyu güzel bir şekilde açıklamışsın fakat benim anlayamadığım bişey var 52 yaşındaki bi insan nasıl olurda 9 yaşında bi kız çocuğu ile evlenebilir?? bunun mantıklı bi açıklaması varmıdır ben aradım cevabını ama bulamadım ?

Zahir
14.12.2007, 13:55
İslamiyeti kadınlara tebliğ etmesi için evlenmesi şartmıydı?üstelik bu hak peygamberlere verilmiş ama erkekler bu durumu hep kendi çıkarları için kullanmışlar.Peygamber bilemedimi kullanacaklarını?kesin tedbirler neden getirmedi?bu hak sadece bana verildi siz tek eş ile yetinin neden demedi?

Elçinin görevi islamı tüm insanlara tebliğ etmektir. Çok eşliliğini kandınlar için anlatılması gereken hususların daha rahat anlatılması ve koruma amaçlı yapıldığını görüyoruz kuranda.

Örneğim Musa peygambere kardeşi Harunun destek olması bazı şeyleri firavuna anlatımında yardımcı olması gibi....

Tedbir elbetteki var. Kuran ayeti açık ve net. Eğer inanlar bu kuralı suistimal ediyorsa bu elçinin suçu değil.

Zahir
14.12.2007, 13:58
ayetler ile konuyu güzel bir şekilde açıklamışsın fakat benim anlayamadığım bişey var 52 yaşındaki bi insan nasıl olurda 9 yaşında bi kız çocuğu ile evlenebilir?? bunun mantıklı bi açıklaması varmıdır ben aradım cevabını ama bulamadım ?

9 Yaşında olması abartılı.

Muhammed peygamber zamani toplumunun en büyük Devrimcisidir. Sosyal konularda yapmış olduğu devrimler toplumu çok etkilemiştir. Bu devrimlerin işlerliğini tabi ki elçi bizati hayatında yaşayarak, yaparak göstermiştir. Bahsettiğiniz evliliği de bu kapsamdadır.

KızıLSakaL
14.12.2007, 14:10
9 Yaşında olması abartılı.

Muhammed peygamber zamani toplumunun en büyük Devrimcisidir. Sosyal konularda yapmış olduğu devrimler toplumu çok etkilemiştir. Bu devrimlerin işlerliğini tabi ki elçi bizati hayatında yaşayarak, yaparak göstermiştir. Bahsettiğiniz evliliği de bu kapsamdadır.
abartılı ? nasıl yani abartılı dahamı büyüktü ?

devrim69
14.12.2007, 14:17
9 Yaşında olması abartılı.

Muhammed peygamber zamani toplumunun en büyük Devrimcisidir. Sosyal konularda yapmış olduğu devrimler toplumu çok etkilemiştir. Bu devrimlerin işlerliğini tabi ki elçi bizati hayatında yaşayarak, yaparak göstermiştir. Bahsettiğiniz evliliği de bu kapsamdadır.

Torunu yaşında ki bir çocukla evliliği sen devrim olarakmı nitelendiriyorsun?

Zahir
14.12.2007, 14:18
abartılı ? nasıl yani abartılı dahamı büyüktü ?

Evlilik çağında olduğunu düşünüyorum.

Benim okuduğum kaynaklara göre 12 yaşlarında felan.

Zahir
14.12.2007, 14:20
Torunu yaşında ki bir çocukla evliliği sen devrim olarakmı nitelendiriyorsun?

Ne gerekçe ile evlendiğini biliyormusun?

Evlilik gerekçesini devrim olarak niteliyoruz.

shahrud
14.12.2007, 14:21
Bu durum biraz Hristiyanliktaki "Isa'nin bir bakireden dogmus olmasi" meselesine benziyor. Bunun kaniti olarak bilmem hangi din alimi 100 sayfa yazmis olursa olsun veya Incil de bu Tanri'nin kelamiyla aciklanmis olursa olsun, herhangi bir inandiriciligi olur mu? Olmaz...Benzer sekilde Muhammed'in Hatice'den sonra toplam 52 kadınla evlenmis olmasi, veya 52 yaşındaki bir insanin 9 yaşında bir kız çocuğu ile evlenmis olmasinin 100 lerce sayfa aciklamasi olabilir ancak Akla sahip olan insanlar olarak bunlar sizleri ne derece tatmin edebiliyor. Aklin onune Tanri kelamini koyabiliyormusunuz? Bir secim yapmaniz gerekiyor Tanrinin size verdigi akil mi? yoksa Tanrinin gonderdigi iddia edilen Kuran mi?

devrim69
14.12.2007, 14:26
Ne gerekçe ile evlendiğini biliyormusun?

Evlilik gerekçesini devrim olarak niteliyoruz.

Açıklarsan bizde öğrenmiş olacağız o gerekçeyi........

KızıLSakaL
14.12.2007, 14:26
okduğunuz kaynakları paylaşırsanız sevinirim ... ben SAHİH-İ BUHARİ'nin kaynağına dayanarak bunları söylüyorum..
tamam dielim 12 yaşında peki 12 yaşında bi kız çocuğu (cinsel manayı hadi geçtim) Tebliğ görevindeki zorluklar,Sosyal Zorluklar ve siyasi zorluklar konusunda ne kadar yardımcı olabilirdi peygamber efendimize ??

ecolis
14.12.2007, 14:27
Her zamanki gibi Din üzerine edinmeye çalıştığım bilgiler ve araştırma yaptığım özellikle toplumda yanlış bilinen hususlar üzerine yeni bir bilgiyi sizlerle paylaşıyorum.

Şahsımın her hangi bir akademik kariyeri olmadığı yani bu konuda ehil bir kimliği olmadığı sadece itikat ettiğim gerçekten din konusunda ehil olan kişilerin yaptığı çalışmaları ve inandığımız Kurana göre doğrularını kabül edip genel hatları ile bu kişilerin bilgilerini size aktarmakla birlikte naçiz ane kendimcede edindiğim bilgileride ilave etmekteyim.

İslam dininde en çok polemik konusu olan konuların başında Muhammed peygamberin çok evliliği gelmektedir. Paylaşacağım bilgilerde her kesi objektif olmaya devat ediyorum. Konuyu Kuran eyetleri ile konuşup değerlendireceğiz.

Bir kere İslamda Normal şartlarda çok eşilik yoktur. Çok eşilik ancak olağan üstü durumlarda Kamu Otoritesinin kararıyla hep birlikte uygulanacak bir karardır. Bunun nasıl olduğunu ayetlerle göreceğiz. İlk Önce Muhammed Peygamberin durumundan başlayalım.

Muhammed Peygamber erkeklerin 12-14 yaş arası ergenliğe ereiştiği bir iklimde doğup büyümüştür. Tüm doğulu ve batılı tarih çiler şunu kabül ederki; O dönemde fuhuşun, iffetsizliğin kol gezmesine rağmen Muhammed peygamberin şehvetperest davranışlarda bulunduğu görülmemiş ve duyulmamıştır.

Muhammed peygamber ilk evliliğini 25 yaşında yapmıştır. Peygamber o dönemde mekkenin soy sop bakımında ileri gelen ailerinin kızları ile evlilik capacak iken kendisinden 15 yaş büyük başından iki evlilik geçmiş bir dul kadın ile yapmıştır. Şahsım olaran ben (yani zahir) böyle bir evlilik yapmasının nedenini henüz anlamış değilim. Bu evliliği 25 yıl sürmüş aynen bekarlığındaki gibi iffetine toz kondurmamıştır. Bu evliliği döneminde hiç kimse tarafından olumsuz bir eleştirde bulunulmamıştır. Haticenin ölümü ile birlikte öksüz kalan çocuklar ve elçilik görevi bir sorumluluğu üslenmiş ve yapa yanlız kalmıştır.

Muhammedin bundan sonraki evlilikleri ise kendi iradesi dışında üstlendiği görevlerin gereklerine bağlı olarak çok eşliliğe dönüşmüş ve ne kendi nede eşleri mutlu olmuşlardır.

İlk Önce bu çok eşliği anlaya bilmek için Müslümanların evlenmeleri ile ilgili genel kuralları ortaya koyan Kuran ayetine bakmak lazımdır. Uzun olduğu için ayetlerin sadeve numarasını yazıyorum. Nisa 22,24- Bakara 221,230-Maide 5-Azhap6- Nur 3 ve 26. Bu verdiğim ayet örnekleri İslamın evlilikle ilgili genel prensipleridir.

Ancak bu ayetlerden başka Kuranda sadece peygambere özgü yani kişiye özel evlilik kuralı mevcuttur.


Ahzab; 50-52: "Ey peygamber! Gerçekten biz sana, mehirlerini verdiğin eşlerini,malik olduğun cariyelerini (savaş esirlerinden payına düşmüş bayanlar),
amcanın kızlarından, halanın kızlarından, dayının kızlarından ve teyzenin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları,ve kendisini peygambere hibe eden peygamberin de nikâhlamak istediği Müslüman kadını ,MÜMİNLER İÇİN OLMAKSIZIN SADECE SANA ÖZGÜ OLARAK HELAL KILDIK.
Biz kendi eşleri ve malik oldukları cariyeler konusunda senin dışındaki müminlere neyi farz kıldığımızı bildik (yukarıdaki verdiğim ayet örneğindeki genel evlilik kurallarını bildiren ayetler işaret ediliyor)Bu durum (sana özgü olarak getirilen çok eşlilik ve diğer özel maddeler), SENİN İÇİN BİR GÜÇLÜK OLMASIN DİYEDİR. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini de yanına alabilirsin. Ayrıldıklarından, istek duyduklarına dönmende senin için bir sakınca yoktur. Onların gözlerinin aydınlanıp hüzne kapılmamalarına ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmalarına en yakın olan budur. Allah kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah her şeyi bilendir, Halim’dir.

Bundan sonra başka kadınlar ve bunları başka kadınlar ile değiştirmek -güzellikleri hoşuna gitse bile- sana helal olmaz. Ancak malik olunacaklar (harp esiri olarak payına düşecekler) başka. Allah her şeyi gözetleyip denetleyendir"

Burda hepimizin dikkatini çeken Müminler için olmaksızın sana özgü ifadesi. Bu ifadeden ortaya çıkacak çok eşlilik durumunun sadece peygambere has olduğunu anlıyoruz. Yani çok eşilik müslümanlar için değil peygamber için özel bir durumdur.

Şimdi herkesin aklına Niye Allah elçiye çok eşlilik durumu için özel bir düzenleme getiriyo sorusu geliyor? Hemen ayetten anlıyoruz ki Peygamberin Güçlük Çekmemesi için.

Ne için çekmemesi ? Tebliğ görevindeki zorluklar sosyal zorluklar, siyasi zorluklar...

Tebliğ görevindeki zorluklar ne? Tebliğde kandınlar içinde yani onlarında bilmesi ve öğrenmesi gerken hususlar var. Bu durumda kadınların zihninde oluşan soralara (örneğin cinsellik) kim daha sağlıklı ve rahat bilgi verecek? Tabiki Muhammed peygamberin eşleri.

Sosyal Zorluklar Ne? ; Örneğin o dönemde evlatlıklar öz evlat gibi sayılıyordu. Hayatın gerçeğine aykırı olan bu bu geleneğin yıkılması gerekiyodu. Bunun en etkili yolu veya buna benzer tabuların yıkılmasının en etkili yolusu ise Elçinin hayatında yaşanarak yıkılması idi.

Yani Muhammed peygamberin toplumsal alanda yaptığı devrimler bizati hayatında uygulanarak müslümanlara gösterilmeliydi.

Siyasi zorluklar ne? Elçi kendinden yaşça kadınlarla evlenerek kabile ve milletler arasında akrabalık bağı kurmuştur. Bu hem barış sağlamış hemde islamın uzak noktalara kadar uzunmasını sağlamıştır.

Kısaca Muhammed Peygamberin çok eşliliği onun elçilik görevinden kaynaklanan zorluklar sebebiyledir. Eğer kendi iradesine kalsı idi bu kesinlike peygamber çok eşli olmayı istemezdi. Çünkü hiç bir zaman çok eşli hayatında mutlu olmamış, eşlerinin kıskançlığı ve kaprisi onu hep üzmüştür.

Azhap suresi 28-34 üncü ayetleri okursanız Peygamberin eşlerinin görevi yatak odası ile mutfaktan ibaret değildir. Eşlerin görevide davaya hizmet etmek, evlerinde duydukları ayetleri insanlara anlatmak ve öğretmektir.

Kısaca Peygamberin eşleri bu güne göre hem zabıt katibi hemde basın sözcüsü konumunda olmak gibi bir şeydir.

Muhammedin çok eşliliği onun şehvet perest biri olduğundan değil; yapmakta olduğu elçilik görevinde maddi, manevi, siyasi, sosyal alanlarda yardım ve destek sağlanması ve bu görevde zorluklar çekmemesi için kendine tanınmış bir ayrıcalıktır. BAŞKALARINI HİÇ Mİ HİÇ İLGİLENDİRMEZ. Başkaları tarafından da uygulanamaz.

Selam ve Saygılarımla...

merak ettiyim bir konuydu gercekten,itiraf etmeliyimki isin ehli oldugunu gosterdin tebrikler:)

devrim69
14.12.2007, 14:29
okduğunuz kaynakları paylaşırsanız sevinirim ... ben SAHİH-İ BUHARİ'nin kaynağına dayanarak bunları söylüyorum..
tamam dielim 12 yaşında peki 12 yaşında bi kız çocuğu (cinsel manayı hadi geçtim) Tebliğ görevindeki zorluklar,Sosyal Zorluklar ve siyasi zorluklar konusunda ne kadar yardımcı olabilirdi peygamber efendimize ??

Ağaç yaş iken eğilir:001_rolle ayşe de oyun arkadaşlarına tebliğ ediyordu zağar

Dede-baba
14.12.2007, 14:35
Degerli canlar.. zahir (görünen) Olan insanı devamlı altadır.. Bu nedenle Kur'an'nı yorumlarken ilk anlamlarına.. bakılmaz.. Ayetin ne olay üzerine indiği... Üzerine bakılır..ve peygamberin ayet üstüne getirdiği yorumlardan hareket edilir..

Alemlere rahmet olarak gönderilen.. Muhammed Mustafa.. İnsanların En üstünüdür... Bir adıda Ahmed'ül Emin...olan peygamberimiz..Aynı zamnda dürüstlüğü ve ahlakı nedeniyle.. Muhammed'ül Emin olarak adlandırıldımıştır.... Öyleki çevresindeki herkes ona güveniyor.. onun sözüne itimat ediyordu...

peygamber.. yaşadığı dönemde erkekler 12- 14 yaşlarında kızlar ise 9- 10 yaşlarında evlenirken .. O... 25 yaşında Hz. Hatice ile evlenmiştir.. Hz. Hatice Peygamberle evlendiğinde 40 yaşında ve duldu.. Bu evliğinden 6 çocuğu oldu.. Hz. Fatıma dışında hepsi öldü.. Hz. hatice ile olan evliliği.. Tam 25 yıl sürdü.. (İftiraların aksine Hz. Hatice ile olan evliği onun zenginliğinden değildir.. Bilakis peygamberde zengin ve soylu bir aileden geliyor..)

Peygamber , hz. Hatice öldüğünde.. 50 yaşında idi.. ve Hz. Hatice hayattayken tek eşli idi.. peygamber Hz. Hatice'den sonra toplam 52 kadınla evlendi... Hiçbirinden çocuğu olmamıştır..

Peki peygamber bu yaştan sonra neden bu kadar çok evlilik yapmıştır.. Degerli canlar bu peygamber'in şehvetinden değil.. bu dönemden kaynaklanır... peygamber yaptığı evliliklerin çoğu kocası savaşta ölmüş olan ve korumaya muhtaç kadınlardan oluşuyordu... Peygamber bu kadınları korumak.. için evlenmiştir.. Bu dönem cahiliye döneminden yeni çıkılan dönemdir...

Bu dönem incelendiğinde... Araplarda kadının konumu şöyledir; Öncelikle evlilik kurumu yoktur... kadınlar bir hayvan gibi alınıp satılmakta... bir kadın.. aaynı dönemde.. Birden fazla kişiyle ilişkiye girebilmektedir.. Kız çocuk sahibi olmak araplar için utanılacak.. bir durumdur.. Öyleki diri diri toprağa gömülen kız çocukları bile vardır...

Peygamber... kadınları koruyabilmek için 54 yaşından sonra çok evlilik yapmıştır...degerli canlar.. şehvet düşkünü bir insan 54 dünden sonra değil.. 20-25 li yaşlarında bu kadar çok evlilik yapardı... peygamberimiz.. 63 yaşına Hakk'a yürümüştür..

saygılarımla...

Degerli Canlar, Alevi- Bektaşilikte evlilik kurumu ile kadının yeri ise Şöyledir..;

Bektaşi kimsenin malın çalamaz,
İbadet etmekçün tembel kalamaz,
Bir kadın üstüne bir daha alamaz,
Boşamaz oldukça zevcesini sağ.

Arifler namus u ırzın veremez
Tesettür ne demek aklı eremez,
İnsan dua ile rızkın yeremez,
Edeb içinde her şeye mesağ

Bektaşi tasavvufunda, kadın erkeğin eşidir. Eş demek ise eşitlik demektir. Eşit olan şeyde fark olmaz, eğer fark olursa eşit olmaz. Kadın erkeğin tamamlayıcısıdır.

Bektaşilikte çok kadın almak DÜŞKÜNLÜK sebebi sayılmıştır, cemlere alınmamış, bu surette cezalandırılmıştır. Alevilikte de aynı anlayışı görmekteyiz.

ALLAH EYVALLAH, ŞEYHEN İLALLAH,

Saygı ve Sevgilerimle...

zulfukar
14.12.2007, 14:35
saygilarimla tum dostlara!..
Evvela peygamberin velilikleri hakkinda neden bu kadar cok tartismalarin vuku buldugunu anlamis degilim.Bunlarin yerine bu dunyaya yaydigi guzellikleri gormemiz gerekmiyormu?
Beduuzzaman dan ornek veen arkadasimada anlam veremiyorum!o sahis bizim icin huccet degilki sozleride baglayci olsun.Bilindigi gibi tarih aldatmalarla doludur onun icin daha dikkatli arastirilmasi gerekiyor.HZ haticenin peygamberden 15 yas buyuk oldugu ve ustunden iki evlilik gectigi yine bu tarihi yazanlarin aldatmalarindan baska birsey degildir! HZ meryemi onca zaman sirf HZ isanin hurmetine bakire saklayan ilahi hikmet,HZ isadan ustun olan oniki imamlarin annesinimi iki evlilikten kurtaramayacakti??? Hz haticenin genc ve bakire oldugunu yazan tarihi delillerde mevcttur ve bunlarida degerlendirmemiz gerekir! Tabiiki sirf Ehlibeytin Annesi oldugu icin Hz haticeye boyle birseyi reva gorurler ve yine tabiiki Imam Alinin babasi oldugu icin Ebu talibi Kafir ederler!
Sonraki evliliklerine gelince onlarin hepsi hicbirzaman gercek evlilik mahiyetinde olmamistir! Kimileri koruma amacli kimileride o gunun sartlarina binaen mecburi bir siyasi evlilikten ote degildir.Eger aksi olsaydi o kadar hanimdan birtanede olsa cocuk dunyaya gelirdi degilmi? Lutfen yapmayalim boyle arkadaslar! Ahlak ornegi olarak bize gonderilmis bir peygamberin sehevani duygularla hareket ettigini soylemek ancak kendi yaptiklarina kilif bulmaya calisan emevi - vahhabi zihniyetinin urunudur...
Gercegi iyice bilmek isteyen arkadaslara tavsiyem islamin aciklarini bulma arzusu icinde olmadan tamamen hakikat pesinde kosmak niyetiyle bu konuyu arastirsinlar.
saygilarimla...

zulfukar
14.12.2007, 14:43
Bakiniz iste konu icerisinde ornek verilen rivayetler ve delil olarak gosterilen olaylar tamamen guvenilir olmayan kaynaklardandir!
saihi buhari diye adlandirilan eserde bunlardan birtanesidir.Ne ehli sunnetin sihahlari nede Beduuzzamanin risaleleri bizi baglamaz!Zaten bu yalan rivayetlerde hep bu zihniyetin urunudur!
Arkadaslarimdan ricam islami sunni kaynaklarla elestirmesinler!
saygilarimla...

KızıLSakaL
14.12.2007, 14:44
Gercegi iyice bilmek isteyen arkadaslara tavsiyem islamin aciklarini bulma arzusu icinde olmadan tamamen hakikat pesinde kosmak niyetiyle bu konuyu arastirsinlar.
saygilarimla... amcımız ne islamın açığını bulmak nede başka birşey ki tamda bu noktada birleşiyoruz hakikat peşinde koşmak için bu konuyu araştırıyorum fakat fikirlerim yada düşüncelerim sizinkiyle uymuyo die bu hakikat olmuyomu ? hakikat nedir öylese sizin savunduğunuz şeylermi ?
dedğim gibi tamda bu noktada birleşiyoruz ...nedir hakikat?
annem yemek yaptığnda herzman sorarım içine neler neler koyduğunu hiçbir zaman önüme getirdiği gibi yemedim hep sordum ? ve önüme getirilen şeyleri sırf benim fikrime yada benim zevkime uyuyo die yememde yine sorgularım ?
ve ancak hakikate böle ulaşılacağını düşünüyorum...
saygılar benden...

zulfukar
14.12.2007, 14:51
Tabiiki en dogrusunu yapiyorsun!peki size birsey sorayim siz hic Sahihi buhariyi arastirdinizmiki ondan ornekler veriyorsunuz? onuda bir sorsaydiniz ya bakalin dogrulugu ne derece ve ne derece guvenilir?
Ehli sunnet ekolunun temelini olusturan ve ravileri ebu hureyre gibi yalancilar olan ve Ehlibeytten hadis rivayet etmeyi kendine yediremeyen,iceriginde sirf sogan satmak icin hadisler bulunan Sahihi buhariyi ne kadar arastirdiniz?
saygi ve hurmetlerimle...

Zahir
14.12.2007, 14:57
okduğunuz kaynakları paylaşırsanız sevinirim ... ben SAHİH-İ BUHARİ'nin kaynağına dayanarak bunları söylüyorum..
tamam dielim 12 yaşında peki 12 yaşında bi kız çocuğu (cinsel manayı hadi geçtim) Tebliğ görevindeki zorluklar,Sosyal Zorluklar ve siyasi zorluklar konusunda ne kadar yardımcı olabilirdi peygamber efendimize ??

Ayşenin evlilik çağında olduğu Peygamberle nişanlanmadan önce Putperest Mutim oğullarından Cübeyr ile nişanlı olduğu Zındık Buhari ve hadis aktarıcılarının ifadeleri ile değil, tarihi bilgiler ışığında İslam Alimlerinin yaptığı araştırmalarla ifa edilmiştir. Hadislere lütfen itibar etmeyelim.

Bizim bildiğimiz ve öğrendiğimiz şudur. Ayşe İlk önce putperest biri ile nişanlıdır. Bu durumda babası Ebubekirin henüz müslüman değil putperest olduğu aşikardır. Yani kızı Ayşeyi putperest biri ile nişanlandırımış olan biri müslüman değildir. Buda bize Ayşenin putperest biri ile evli olduğu dönemde henüz islamın tebliğ edilmediğini gösterir. Dolayısla tarihi bilgiler ışığında Ayşe evilik çağındadır ve putperest biri ile nişanlıdır. İslamın tebliği ile babası Ebubekir müslüman olmuştur. Bu durumda müslüman birisi Bakara suresi 221. ayete göre kızını putperest birine veremez. Karşı tarafta putperest bir aile ve kızın ailesi müslüman.

Aişenin boşanması yani putperest mutimoğullarından cübeyr ile nişası bozması neticesinde peygamber çocuk yaşta olmayıp evlilik çağında olan Ayşe ile evlenmesi Ebubekir gibi birin İslamda desteğini almasını sağlamış, diğer taraftan Ayşenin islamı anlama ve anlatma yönündeki dirayeti sayesinde elçilik görevini rahat bir şekilde yerin egetirmesini sağlamıştır.

readme
14.12.2007, 15:06
insanlar hakkında ahkam kesmek kolay.. kişiler üzerindeki tahlilleri sanatlerken felan bir sanatcı zerafetiyle değil de bir demirci makasıyla yaklaşıyoruz.
peygamberde şehvet sahibiydi fakat ''peresti'' değildir zira onun bütün savaşımı perestlikle idi.. (insana, şehvete, paraya, puta v.s) gösterdiği yol bugünün bilim adamlarının sıradan insanlara öğütlediği ''metadüzey'' algının yada aklın en üst seviyesine yükseltme çabasıydı. basitlikten, boş işlerden sıyırtma..
o olması gerekeni yani mümkün olanın en iyisini yapmaya calıştı gerek kendi dönemi için gerekse bin yıllara varacak idealini sürükletecek bireylere zamana karşın..
yapması gerektiğini yaptı çünkü çok evlilik o dönemin şartlarındandı. her biri geçerli bir nedenle vuku bulmuş evliliklerdir.
peygamber siyasetciydi ayrıca çünkü. diğer insanları kendinden ayrı koymadan fakat liderlik vasıflarınıda kaybetmeden.. asla hile ye kaçmadı. diğerinsanlardan farksız olmayanı yaptı çünkü çevresi, akranı, akrabalarıda çok evliydi. hz ali, ömer, ebubekir v.s.

çok evliliği önermekle belki toplumsal yaralara bir nevi neşter vurmuştur yahut eskiden gelen bir geleneğe yeni bir usul kazandırmıştır. öyle yıkıp yendien yaparak değil. isteseydi yıkabilirdide.

İçinizden. Bekarları ve kölelerinizden, cariyeler den sâlih (Mü'min) olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah (C.C.) onları (Evlenmesi sayesinde) fazlu (kerimi) ile zengin yapar." (Nur Suresi, 32)
"Onlardan (Kocalı kadınlardan) maadasi nâmuskâr ve zinaya sapmamış (insanlar) halinde yaşamanız şartıyle mallarınızla (mehir vermek veya satın almak sûretiyle) arayıp (nikahla) manız için size helal edildi." (Nisa Suresi, 25)

hepsinden de önemlisi çok kadınla evliliğe sınır getiren ayetler, islamın son dönemlerinde nazil olmuştur.

siz hiç 9 (nikahlı) hemde 53 yaşından sonra kadını cinsel açıdan yönetebilirmisiniz sorusuda düşünmeye değerdidr!.

Zahir
14.12.2007, 15:16
siz hiç 9 (nikahlı) hemde 53 yaşından sonra kadını cinsel açıdan yönetebilirmisiniz sorusuda düşünmeye değerdidr!.

Olaya bu mantıkla bakarsanız doğruları bulamazsınız. Adresimiz her zaman Kuran olmalı...

Aramızda kalsın kimse duymasın ama babam 75 yaşında. Maşallah tıkır tıkır işliyo adamcağızın ki... Benide 43 yaşında yapmaya koymuş kafasına. Varın gerisini siz düşünün.

KızıLSakaL
14.12.2007, 15:33
Tabiiki en dogrusunu yapiyorsun!peki size birsey sorayim siz hic Sahihi buhariyi arastirdinizmiki ondan ornekler veriyorsunuz? onuda bir sorsaydiniz ya bakalin dogrulugu ne derece ve ne derece guvenilir?
Ehli sunnet ekolunun temelini olusturan ve ravileri ebu hureyre gibi yalancilar olan ve Ehlibeytten hadis rivayet etmeyi kendine yediremeyen,iceriginde sirf sogan satmak icin hadisler bulunan Sahihi buhariyi ne kadar arastirdiniz?
saygi ve hurmetlerimle...
tamam bu konuda hemfikiriz diyelim sahihi buhari güvenilir değil yaş olayını da geçtimm...

peki sevgili zahir siyasi sebeplerle bu kadar çok evlilik yaptığını söylüyorsunuz..
peki hz muhammed madem bir peygamber ve madem allah ona yardım ediyor neden siyasi sebeplere gerek duyuyor? alahın yardımı ona yetmiyormuydu ? ve arkasında bıraktığı kadınları "ebedi dul" olarak bıraktı . bu kadınlar ondan sonra kimseyle evlenmmye hükümlüydüler . hepsi "müminlerin anası" olarak kuranda yer almaktadır.. 18-19 yaşlarında dul kaldılar ...

Zahir
14.12.2007, 15:47
peki sevgili zahir siyasi sebeplerle bu kadar çok evlilik yaptığını söylüyorsunuz..
peki hz muhammed madem bir peygamber ve madem allah ona yardım ediyor neden siyasi sebeplere gerek duyuyor? alahın yardımı ona yetmiyormuydu ? ve arkasında bıraktığı kadınları "ebedi dul" olarak bıraktı . bu kadınlar ondan sonra kimseyle evlenmmye hükümlüydüler . hepsi "müminlerin anası" olarak kuranda yer almaktadır.. 18-19 yaşlarında dul kaldılar ...


Tam aksine evlendiği kadınların hepsi duldu. Ayşe dahi nişanı bozmuştu. Elçi kimseyi dul bırakmadı. Dul olanları aldı.

Allahın yardımı yetmiyomu?

Bu konuşulması gereken ayrı bir konu. Kısa olması babında konuda verdiğim örneği tekrarlayayım.

Musa Firavuna giderken Allahtan Kardeşi Harunun kendisine destek olmasını istemiş ve Allahta Harunu ona yardımcı olarak görevlendirmişti. Umarım bu örnek sorunuza tatminkar cevaptır. Dediğim gibi bahsettiğiniz soru başlı başına konuşulması gereken üstelikte çok önemli bir konu.

serdar_adas
13.02.2008, 13:38
neden kendinden 15 yaş büyük ile evlenmiş anlamadın demissin cevap vereyim dul kadının bakire kızdan hiçbir farkı yoktur bi sebepten oda öyle klamk istemezdi demek bekar bir genç elbette dul bir kadınla evlenebilir kendinden büyükte olsa peygamberimiz en güzel örneği sergilemiş bende evlenirim ama en az hatice annemiz gibi namuslu olursa tabii

Westside
13.02.2008, 14:09
Torunu yaşında ki bir çocukla evliliği sen devrim olarakmı nitelendiriyorsun?



Yapma canım o onu himayesi altına almak icin evlenmistir...:biggrin: Bu konuda seninle görüslerimiz tamamen aynı.

delikoy
11.05.2008, 14:21
Değerli canlar ve Erenler

ben kuran ve ehl-i beyt araştırmacısı olarak siz değerli, can ve erenlere demek istediğim bu mesele hakında yorum yapmak isterim ama bu yorumumun iyice anlaşılması için gereken araştırmanın içeriğini okumanızı tavsiye ederim. Ceddimiz ve mevlamız imam Ali (a.s.)'ın dediği gibi insanlar kendisine değer vermekdikleri zaman başkalarınada her hangi bir değer veremezler. insan kendini bilmediğ zamanda allah'ını bilemez. çeşitli çelişkiler içerisinde avunur durur. buda onu çıkmaz sorunlarla başbaşa bıkarakır.
Şimdi gelelim Hz. Muhammed (s.a.v.) yakışmayan şehvet konumundaki meseleye. bu hiç mi? gerçek olmayan bir olaydır. sadece Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Ehl-i beyt'e bir hakeret içermekten başka bir şey değildir.Eğer siz değerli canlar ve erenler bu konu hakında detaylı bir araştırma yaparsanız. bunların tümü bir iftiradan başka bir şey değildir. Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ilk eşi ve hayat arkadaşı olan annemiz Hz. Haticet'ü Kubra'dan sonra evlenmek istemedi.O'nun nedenlerini burda detaylarına değinmek istersem bunun hayli bir belgesel gerekçe yazmam gerekecektir. Öbür taraftan her kesim Hz. Muhammed (s.a.v.)'e kız evlatları evlendirmek istiyor ve soylarının Ehl-i Beyt'le karışmalarını arzu ediyordu. Ama Hz. Muhammed (s.a.v.) asla böyle bir şey düşünmedi. Aişe hakında onun aileside bu düşüncedeydi ve zorlada olsa bu konu hakında bazı hatırı sayılı kişileri araya koyup sonuçlarına kavuşmuş oldular ama istedikleri Hz. Muhammed (s.a.v.)'den evlat göremediler. Hz. Muhammed 4 sefer evlendi bunların dışında 7 bayanda himayelerinin altına aldı. bun 7 hamınla asla bir araya gelmedi. bu bir gerçektir. Hz. Muhammed (s.a.v.) sadece sevgisini Hz. hatice annemize verdi. bu islam tarih kitap kaynaklarında mevcut. meryem isminde bir hamınla evlendi buda allahın emriy idi. bundan bir çocuk dünyaya geldi. ismide hz. İbrahim (a.s.) bu değerli insanda kimilerine göre 3 yaşında kimilerine göre de 5 yaşında olduğu soylenir ki Hz. İbrahim (a.s.) hastalandı. ve onun vefatları için Hz. Peygamber (s.a.v.)'e bir teklif sonuldu. Çünkü Kuran'ı Kerim'in Azab süresinin 40 ayet ilkesi gereği Hz. Muhammed (s.a.v.) son peygam ve hiç kimsenin babası değil sadece Hz. Fatımat'üz-Zehrâ Semavat-i Vel Arz'dan başka. o'nun içinde bu gibi değersiz ve anlamsız yorum yazanlar bunun bilincince olmadıkları için bu gibi saçma sapan lafları harcamaktan başka bir şey yapmazlar. eğer bu konu hakında gerçekleri burda sıralarsan inanın ki sizin de kafanızda inanılması güç bir çelişki oluşur. O'unun içinde yorum yazan arkadaşlarımın herhangi bir konu veya mesele hakında yorum yazarken lütfen araştırarak yazmaları en sağlıklı olur kanısındayım. Kuran ve Ehl-i beyt selamları ile Allah'ın bizi Kuran'ın kuramalığından ve Ehl-i beyt muhabbetinden ayırmasın kevser havuzu başında biz gariban suçluların küsür ve günahlarını bağışlayarak onlara muhabbet arkadaşı yapsın amin inşallah meded ya ali

Güzyeli
11.05.2008, 17:23
muhammet aşia ile 6 yaşında evlenmiş 9 yaşında gerdeğe girmiştir.

kaynak: mubarek insan turan DURSUN un 'din bu' adlı kitabı.herkese tavsiye derim

delikoy
11.05.2008, 20:00
Selamunaleykum değerli canlar ve Erenler
Siz değerli araştırma arkadaşlarımla polimiğe girmek istemiyorum. Ceddimiz imam Ali (a.s.) söylemiş oldukları bir hadisine değinmek istiyorum. Mevlamız şöyle buyurmaktadırlar: cahillik fakirlikten daha kötdür. konu aişe hatun değildir burda konu ve mesele edinen kainatin en takvalı alemlere rahmet olan Hz. Muhammed (s.a.v) olan hakarettir. aişenin 6 veya dokuz yaşta olaması önemli değil. bugünde sıcak ülkelerde yaşayan insanların çocukluk çağlarında dahi erginlik çağlarına enken erişmesi ve günlük gazete başlıklarını takip ederseniz bırejilya'da 6 yaşında kız çocuklarının anne olduklarını göereceksiniz. Öbür tarftanda insanlar kendi yapmış oldukları suçlarını göz önüne getirerek başkalarının suçları konusunda konusma yetkisine sahip olup olmadıklarının öğrenmeleri. Diğer bir açıdanda turan dursun hakında. onun içinde ona cevap niteliğiyle kitap yazan yine ehl-i sünnet ulemalarından olan prof. dr. süleyman ateş. aynı konu hakkında gerçek din bu iki ciltlik kitpa yazmıslardır. Turan dursunun ne gibi bir adam olduğunu açıkça sergilemişlerdir. Değerli kardeşlerin Hz. Muhammed (s.a.v.)'ın ismi son harfı ( d )dir ( t harfıyla yazmak yanlıştır.) onun için türkçe imla kılavuzunu iyice öğrenmek gerekmektedir. www.kuranveehlibeyt.com selamları ile imam

Westside
11.05.2008, 22:54
Diğer bir açıdanda turan dursun hakında. onun içinde ona cevap niteliğiyle kitap yazan yine ehl-i sünnet ulemalarından olan prof. dr. süleyman ateş. aynı konu hakkında gerçek din bu iki ciltlik kitpa yazmıslardır. Turan dursunun ne gibi bir adam olduğunu açıkça sergilemişlerdir


TAMAM O ZAMAN BİZ DE GİDELİM VE SU PROF DR: SÜLEYMAN ATEŞ DENEN HERİFÇİOĞLUNU'NU VURUP ÖLDÜRELİM.... NASIL OLUR BENCE SÜPER OLUR CUK DİYE OTURUR HATTA

uğur71
11.05.2008, 23:34
Sosyal Zorluklar Ne? ; Örneğin o dönemde evlatlıklar öz evlat gibi sayılıyordu. Hayatın gerçeğine aykırı olan bu bu geleneğin yıkılması gerekiyodu. Bunun en etkili yolu veya buna benzer tabuların yıkılmasının en etkili yolusu ise Elçinin hayatında yaşanarak yıkılması idi.

Benim aklım buna takıldı sevgili zahir. Bunun insanlık için nasıl bi zararı olabilir ki? Dunyada anasız babasız kalmış birine öz evlat gibi sahip çıkılmasının zararı nedir?

Diğerleri içinse bazı şeyleri gerçekten yorumlayabilmek için o zamanın değerlerini çok iyi bilmek gerekiyor. Gördüğüm kadarıyla herkes kaynek veriyor ve bu kaynaklar bir biri ile çelişiyor. O yuzden bu konu hakkında yorum yapmak ne kadar mantıklı. Bilmediğimiz şeyler için yani

B.D.
12.05.2008, 03:46
Hem de nasıl şehvetperest! Kuran'daki kadın tasvirleri bile Muhammed'deki kadın açlığını gösteriyor. Gerçi o dönemin ( ve elbette bugünün de) Arap toplumunun cinsel açlığını kullanmasını bilen Muhammed'in, peygamberliğini ilanı ile birlikte bu alanda koyduğu kurallar, hem kendini tatmin etmesini hem de kadın vaadi ile birçok insanı İslam'a bağlamasını sağlamıştır.