Orijinalini görmek için tıklayınız : Amdullah Oral - Ozan Vurguni.
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:21 ABDULLAH ORAL
1962 yılının haziran ayında duman yürümüş Karadeniz dağlarını duldasında adı gibi şirin bir köyde dünyaya geldim.
Adını çiçekten alan çiğdem köyü baharda başka güzel olur burcu burcu çiçek kokar papatyadan karanfile çiğdemden menekşeye neyi koklamak istersen öylesine güzel kokar sokaklara yayılmış çiçekler köyümde.
Sularında nergis başka güzeldir. Dağlarında akasyalar kestane çiçeği bal taşır arılara. Yazı başka güzeldir, kışı başka güzel. Gelini ayrı bir güzeldir kızları başka güzel.
Her şey o kadar güzeldi ki çocukluğumun şimdi o günleri andıkça tarifi imkansız sızılar hissediyorum yüreğimde...
Sonradan kopartıldı güller dalından kanatıldı dağların yüreği, barut kokularına yenik düşen kökler taşıyamadı dallara can suyunu ondandır, erken yaprak dökümü bizim dağlarda. Kızıl dere varsın vura vura başını taşlara koştursun koyaklar boyu, silemez içindeki kan kokusunu güneş enginlere doğmuyor gayrı .....
Doğduğu yerde doymayan insanlar kendi gözyaşlarını içerek düştüler göç yollarına ve adına gurbet denildi yurtsuz sürgünlüğün, sular gibi akıp gittiler doğdukları yerden büyük şehirlere bende böyle bir sevda seline kapıldım
İlkokulla çocukluğumu da bitirdiğim köyden ayrıldım. Çırak olarak bir lastik fabrikasının torna bölümünde çalışmaya başladım.
Günler günleri getirdikçe zulümler büyüdü zulümler büyüdükçe içimdeki isyanı yeşertti çırak olmak kolay değildi bu şehirde. Ne sahip çıkacak devlet nede arka verecek anne baba vardı.
Zaten babamın o son sözleriyle perçinlenmişti köleliğim, ustaya “eti senin diyordu kemiği benim”...
14 yaşında ilk sendika mücadelesine başladım 6 aylık onurlu bir direnişten sonra nihayet kazanmıştık ilk zaferimizi grev çadırında bu sürede bir çok kitle örgütleriyle tanıştım. Bir demokratik kitle örgütünde dinlediğim müzikle büyülenmiştim. Ruhi su söylüyordu el kapıları daha sonra bendeki ruhi su düşkünlüğü beni şiir yazmaya zorladı. O gün bugündür emeğin ve emekçinin sevdasını ve isyanını yansıtmaya çalıştım dizelerimde büyük şehirler kendi içine çekiyordu beni ... Ünye’den sonra ilk durağım samsun oldu iki yıllık bir süreden sonra da İstanbul’a doğru çekmeye başladı içimdeki büyük şehir özlemi ....
12 eylül, güzel olan ne varsa her şeyi silip götürüyordu, tutuklanmalar gözaltılar derken askerlik görevim geldi düştü kapıya. Askerden sonra tekrar İstanbul’a gittim o eski İstanbul yoktu artık. Her şey tadını yitirmiş zehir zıkkım....
1985 yılında Ankara’ya yerleştim hala Ankara da yaşamaktayım bir çok dergilerde yazım ve şiirlerim yayınlandı birçok ödüller aldım ve 7 arkadaş bir araya gelerek Halk ozanları kültür ve dayanışma topluluğu derneği kurduk hala ayın dernekte mücadeleye devam etmekteyim bir çok halk ozanları antolojisi çıkardık
Yüreğimizdeki isyan ve sevdalarımız adlı şiir kitabından sonra, İlke yayınlarından Eylül Zamanı, ve daha sonra halk ozanları şiir serilerinde Sürgün Sular adlı kitabım yayınlandı kanayan dağlar adlı kitabımla düşüncelerimi ve sevdalarımı yeniden güzel insanlarla paylaşma amacıyla kaleme aldım, şiir ve öyküler yaşamdan kesitlerle buluşacağız.
Yeni güzelliklerde Buluşmak üzere ........
ABDULLAH ORAL
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:22 Neden: Sürgün sular
Öyle bir zaman diliminden geçiyoruz ki Ne gülen gülüşünden hoşnut. nede ağlayan içindeki yangından. Dağlarına ölüm düşmüşte yaşamın.Nehirler taşlara vurmakta başını. toprağına tutunarak hayatın, çeker götürür bir bilinmeze, ardında çöle kesmiş vadiler bırakarak.
Hatırlayan kaldımı bilmem Suyun Topraktan ilk çıktığı anı Yeni bir hayattır parmaklarını ıslatarak avuçlarına dolan, sanki Güneşin ilk yansımasıdır ellerinde tuttuğun.
Yaşamış olduğumuz evrende insanlarda su, gibi Berrak su,gibi saydam ve tertemiz gelirler dünyaya sonradan başlar enginlere yolculuk uzaklaştıkça doğduğu topraklardan başlar kirlenmeler
Sular denizlere ulaşmak için koştururken derya olabilmenin sevinciyle. insanlar,da doğdukları yerde doymadıklarından sular gibi yavaşça akarlar büyük şehirlere
Sular özlemlerine kavuşunca başlar koymaya dağların hasreti coşkulu akışın yerini simdi durağanlık almıştır başlar içten içe kendi yüreğini parçalamaya gayrı dönmek zordur yeniden dağlara güneşe tutunacaksın. bulut olacaksın, sonra savuracak rüzgarlar seni, kim bilir ,dünyanın neresine düşeceksin, belki bir çöle, belki de susuz çatlamaya yüz tutmuş bir vadiye, toprağa ilk düştüğün, an yutacaktır toprak seni. Ondandır,denizlerin dalga dalga başını kıyıda taşlara vurması. ilk coşkunun yerini,Kuşatılmış esaret almıştır,sürgün sular gayrı özgür tutsağıdır deryaların..
Abdullah ORAL
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:22 ÜCRETLİ KÖLE
Ayın kaçı diye sormayın bana
Yetmiş ikinci gün yine maaş yok
Geceler uyutmaz dön yana yana
Sabaha tadımlık bir tas aşım yok
Yoksulu görür;mü patronun gözü
Tükürsen kızarmaz keçedir yüzü
Yıllardır suskunluk kul etti bizi
Şimdi ağarmadık tekbir dişim yok
İşçiyim pul dahi etmiyor sözüm
Bilirim yakarmak değildir çözüm
Kanaya kanaya kurudu gözüm
Vursalar boynumu damla yaşım yok
Ne yapayım ki ben bana edenim
Olmadı dünyada nasıl nedenim
Toprağa düşecek çıplak bedenim
Bir kefen biçimlik kirli bezim yok
Hani özgürlüğüm umudum hani
Yüreğim ne yana koyayım seni
Gün yorarda gece uyutmaz beni
Hayıra yoracak bir tek düşüm yok
Vurma dedim soysuz ağrıma vurma
Henüz tomurcukta dalımı kırma
Vurgun,i boş yere dövünüp durma
Sınıf savaşından başka çözüm yok….
abdullah oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:23 ADI BENDE KALDI
Gönül bahçemizde konca gülleri
Biz barış dedikçe kırdılar canım
Çürüdü yanlarım tuz basa basa
Kirli tütün ile sardılar canım
Bak ne hale koydu barış babamı
Açlık ısıtmıyor kışta odamı
Özgürlük yolunda onca insanı
Barış dedi diye vurdular canım
Barış aranır,mı ırkçı Nazi de
Adı bende kaldı kendi mazide
Sivas madımakta Maraş gazide
Külümü rüzgara verdiler canım
Yıktıkça emekçi gönül dağını
Filizkıran vurdu dostluk bağını
Nasıl unuturuz utanç çağını
Gülleri dalında kırdılar canım
Alanda meydanda sokakta yolda
Barışa çağrıydı türkümüz dilde
Bir yanım ateşte bir yanım külde
Umudu çarmıha gerdiler canım
Asgari ücretle yarış olur mu
Dostun kapısına varış olur mu
Yoksul sofrasında barış olur mu
Hep soğuk savaşlar kurdular canım
Doğduğumuz yerde doyurmadılar
Yaşlı çocuk diye ayırtmadılar
Yönetenler halkı kayırmadılar
Bizi diyar diyar sürdüler canım
Yaşasaydı tanrı derdi ey insan
Onca zulümlere nerede isyan
Barış istiyorsan önce savaş sen
Onlar seni suskun gördüler kulum
Dokunmazsa insan sabuna suya
Kalırsın yirminci yüzyılda yaya
Ondandır yıllardır kapitalist dünya
Başımıza çorap ördüler canım
Globaliz imle zulüm değişti
İki yüzlü dönek yoldan sıvıştı
Vurgun,i barış der onlar savaştı
Halkın defterini dürdüler canım….
abdullah oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:24 Bana baharı anlat gülüm, sevdayı,
Menekşeler,in çiğdemler,in
Kokuları Yayılmış ovaları anlat...........
Ama sen koksun her karış toprak….
GÜLLER AN BENİ
Yine burcu burcu kokar burnuma
Hasret büyüttüğüm dağlar an beni
Hayalin sığmıyor gayrı gönlüme
Suyunda çimdiğim göller an beni
Gitmez kulağımdan turna seslerin
Serin rüzgarlarda saklı düşlerim
Nasıl anlatılır sana hislerim
Gezip dolaştığım yollar an beni
Aram uzak görmez oldu gözlerim
Rüzgar deymiş bir dal gibi sızlarım
Yine alevlendi yanar közlerim
Kekik yavşan kokan dallar an beni
Karadeniz hasret yiyip içtiğim
Mavi sularına dalıp geçtiğim
Uzak düşlerine yelken açtığım
Genzi yakan tuzlu yeller an beni
Vurgun i her derde çare bulurdum
Çölleri dolaşır dağdan gelirdim
Her çiçekten koklar gıdam alırdım
Menekşe laleler güller an beni
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:25 Büyük denizlerde. yalnız kalır sürgün sular
Düşer bıçağına sünger avcılarının
Başlar kuşatılmış zamanlarda, özgürlük dilenmeğe.
Oysa bilir,ki Özgürlük dilenilmez alınır...
ÖZGÜR İNSAN
Geçmişini süzüp bugüne baktım
Yolu dosta gider Özgür insanın
İncinse incitmez hiçbir ademi
Dili dosta gider Özgür insanın
Dost mekanı Dünya. Evren. ilinde
Zehri şerbet eder barış dilinde
Bağ bozumu hasat derme selinde
Balı dosta gider Özgür insanın
İnsanı kazanmak en büyük karmış
Edebi erkanı yurdumu sarmış
Anadolu muz da meyveye durmuş
Dalı dosta gider Özgür insanın
Dem olur dolusu pirin elinde
Dikenler çiçeğe durur dalında
Bülbül avazında turna telinde
Gülü dosta gider Özgür insanın
Vatan vatan diyar diyar savrulsa
Zorbaya elvermez yolu çevrilse
İçindeki aşkla yansa kavrulsa
Külü dosta gider Özgür insanın
İkiliği bilmez düşürmez öze
Halkıyla verir hep omuz omuza
Baş eğmez zalime yobaza yoza
Kolu dosta gider Özgür insanın
Vurguni yoluna düştüm ilgiyle
Tepeden tırnağa dolmuş bilgiyle
Kızıl ırmak gibi coşkun sevgiyle
Seli dosta gider özgür insanın
abdullah oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:26 Yurdumda sürgülük ağrıları öylesine
Oturmuş,ki yüreğime.
Sabırla biledim sensizliği
Bir bilsen seni nasıl özledim Memleketim..
GÜL OLUR GİDER
Şu bizim yaylaların suları dostum
Aktıkça engine sel olur gider,
Alanlara düşen çığlıklar dostum
Dalga dalga gelir göl olur gider
Emekçi sofrası sonbahar faslı
Açılmaz kapısı kilidi paslı
Gün be gün yüreği öfkeler bastı
Dalga dalga gelir yel olur gider
Kim ileri gelir fetbazlık ile
Kim ileri gelir kavgaya diye
Kim ileri ölür özgürlük diye
Dalga dalga gelir gül olur gider
Biri sevdasını vurmuş yüreğe
Biri saygı ister her gün emeğe
Kanayan yürekler düşmüş türküye
Dalga dalga gelir dil olur gider
Bir yanım dağlarda katlolmaktadır
Bir yanım şehirde isyanlardadır
Vurgun i halk bir gün uyanacaktır
Dalga dalga gelir sel olur gider
abdullah oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:27 SİZİ YAZDIM YÜREĞİME
Adını rüzgara yazdım
Dağlar Kulaksız dinliyor
Mezarın yüreğe kazdım
Seller türkünü söylüyor
Eser dağlardan rüzgarlar
Umut oluyor çığlıklar
Türküye donmuş şafaklar
Yeller türkünü söylüyor
Her yanımı zulüm sardı
Canan Zehra bir isyandı
Adına türkü yazılı
Diller türkünü söylüyor
Haklılığa ölüm niye
Dillerim düştü türküye
İdiller hiç ölmez diye
Teller türkünü söylüyor
Faşizmdir halkı ezen
Yere batsın böyle düzen
Vurgun,i yandıkça özden
Güller türkünü söylüyor
abdullah oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:27 AMERİKA
Yirminci yüz yılı yine
Kanla yuğdu Amerika
Tüm halkları hedef aldı
Halk katili Amerika
Emekçi dost suskun durma
Her rüyayı hayra yorma
Terörist kim diye sorma
Aha işte Amerika
Jandarması olmuş çağın
Yüreğini yakmış dağın
Doğudan batıya değin
Halk katili Amerika
Iraklının suçu neydi
Bıçak tam kemiğe deydi
Halkım silkin uyan haydi
Halk katili Amerika
Vurgun,i der,durmak olmaz
Kanar yara sarsak durmaz
Kadın demez çocuk demez
Halk katili Amerika
Kasım 2003
a oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:28 Tutma ellerimden yanarsın
Tavlanan çelik eritilen demir dökülür
Potalarından gözlerimin..........
RANZAMDA HAYALİN
Bu ne amansız bir öfke
Haklılık darda kalmış
Dağlarında yudumun
Sevdalar tutuklanmış
Yar diye öptüm geceyi
Kucakladım hücreyi
Dört duvara sığdıramam
Ranzamda hayalini
Karanlığı aşarken
Nehir gibi coşarken
Özgürlüğe koşarken
Dostluk vurulup kalmış
Vurgun,i gün ağmıyor
Yüreğime sığmıyor
Gayrı yıldız yağmıyor
Gök yüzü yasaklanmış
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:29 Sevda kaynatılan /umut damıtılan / bir kazandır Anadolu
Doğanlara türkü yakılır / Ölenlere ağıt./ Koç yiğitlere Destan yazılır..
TÜRKÜLERİM
Yüreğimde yanar sevda ateşi
Kancalar takıldı türkülerime
Gözlerimden akan yaşlar neylesin
Zalimler adlandı türkülerime
Doğmamış bebekler ana karnında
Umutlarım kaldı bıçak sırtında
Türkü türkü yaşam sevda tadında
Hançerler saplandı türkülerime
Sivaslarda yandık kana boyandık
Gazide vurulduk alanda kaldık
Kadı köyde yeni yaralar sardık
Ateşler yakıldı türkülerime
Vurgun,i Yürüdük bir mayıslarda
Yürekler sevdada sevdam yaslarda
Anam yaram sarar gözler yaşlarda
Kurşunlar sıkıldı türkülerime
Temmuz 1994
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:32 Yoksul sabah sofralarında
Kendi gülüşlerini dişler çocuklar
Kentin vitrin camlarında dağılır durur emekçinin yüreği
Yaşadıkça büyüyen, yurtsuzluk ağrıları .
Oturur kapıya, Bir daha kalkmaz .
KENDİ YÜZÜN İLE GÜLEMİYORSUN
Bu nasıl bir dünya bu nasıl yaşam
Emek verip hakkın alamıyorsun
Baş ucuna ecel geldiği zaman
Kalmak istesen de kalamıyorsun
Duygu yol yol olmuş umutlar sürgün
Sermayen canındır yoksulluk mülkün
Anası ağlamış emekçi halkın
Bir gün göz yaşını silemiyorsun
Güzel olmak varken neden çirkinlik
Barışı arar iken niçin kırgınlık
Nedir orta yerde bunca gerginlik
Sevda ummanı,na dalamıyorsun
Emekçi ne zaman biter kederin
Tırnakla kaşınmak yaran çok derin
Ismarlama olmuş tebessümlerin
Kendi yüzün ile gülemiyorsun
Baksana süren kim ateşe seni
Çokta eski değil acılar yeni
Nerede ararsın bilmem sen seni
Kendini evrende bulamıyorsun
Baharında eser kara fırtına
Baykuşlar türemiş senin yurduna
Düşmüş gidiyorsun yolsuz ardına
Zulüm nereden gelir bilemiyorsun
Aşamaz olmuşsun sendeki beni
Bu nasıl bir sevda soldurur teni
Bir gün sustururlar vurgun,i seni
Haksızlığa secde kılamıyorsun
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:33 Ne zaman vurulmuş Bir çocuk görsem
Ya açlığından ağlayan
Ölürüm bir beden kalır benden geri
Ağız dil yarası
Dudak dişlenmiş..
NASIL HOŞ GÖREYİM
Her yeni yıldan bir şeyler bekleriz
Umut etmek gayrı soldurur beni
Öğretmen istiyor çocuklar suçlu
İnsanlık ayıbı öldürür beni
Post modern bir pislik gezer evreni
Yalancıktan koru derler çevreni
Yeni dünya diye Zorba düzeni
Baksana tarihten sildirir beni
Hani nerde kaldı sınıfsal bilinç
Her gün maymunlaştık olduk çok gülünç
Sofunun yobazın elinde kılıç
Ot deyip topraktan yoldurur beni
Tutmuyor dizlerim dağları aşsam
Kim çaldı düşleri söyle ey paşam
Hoşgörü derler,ya onursuz yaşam
Dostun ölümüne güldürür beni
Pişmemiş çiğ kalmış insan hamuru
Herkes bir bir ine atar çamuru
Dünyayı kirleten asit yağmuru
Zamansız uykuya daldırır beni
Hani avrupaydı Aydınlar yurdu
Söyleyin Bosna’yı kimler kırdırdı
Deyyusların hepsi birden kudurdu
Gayrı gelecekte yıldırır beni
Viyetnam,da solgun gördüm gülümü
Afgan da kestiler kökten dilimi
Irakta Amerikalının zulmü
Toplu mezarlara doldurur beni
Vurgun,i soyguncu kapar hep payı
Geceye saklanmış gün görmez ayı
Nasıl hoş göreyim böyle dünyayı
Somali de açlık öldürür beni
ABDULLAH ORAL
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:34 TEMMUZLAR ÜŞÜTÜR
Öyle bir bahçe ki şu Anadolu
Yakmış yüreğini yozda insanlar
Kardeşliğin katli vacip olalı
Ot gibi biçilir bizde insanlar
Kızılırmak akar kendi halinde
Turnalar geziyor sevda gölünde
Bir it ulur uzak Arap çölünde
Yakar türküleri sözde insanlar
Güneş küsmüş dönmez şu kssara güce
Bu nasıl sır bilmem nasıl bilmece
Kap kara öfkeye tutunmuş gece
Üşümüş temmuzda yazda insanlar
Ovalarım çimen gül yaprakları
Kan ile yuğmuşlar bu toprakları
Unutulmuş bizde insan hakları
Can verir elleri sazda insanlar
Vurgun i der sofu birazcık düşün
İnsan katletmek,mi hep senin işin
Yakar,mı türküyü o kör ateşin
Semah tutar döner közde insanlar
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:36 DARAĞACINDA ÖZÜMÜZ VARDIR
Varsın döne dursun şu aptal dünya
İnsanı hak ilen tezimiz vardır.
Altıncı yüzyıla kanla yazılmış
Yürekte dinmeyen sızımız vardır
İnsanı katletmek vacip mi dince
Gün günü aratıp duruyor anca
Halkların adına asırlar önce
Mansur,la söylenmiş sözümüz vardır
Ak beyaz gömleğim serezde aklan
Dede sultan ile sürüyor isyan
İncecik boğazda kalın bir urgan
Bedrettin yolunda izimiz vardır
İki temmuz günü ağarırken tan
Yolumuz Sivas’tı yönüm pir sultan
Yobaz kuyumuzu kazarmış alttan
Madımakta yanan közümüz vardır
Neden ateş düşer güzel her söze
Reva görülüyor ölümler bize
Zulümle gelir mi sevdalar dize
Yarin sofrasında nazımız vardır
Can,mı yeter bunca yapılan darba
Bizler hak dedikçe devleşti zorba
Nesi miden önce Pirim,den sonra
Henüz söylenmemiş ezgimiz vardır
Vurgun,i yürümez bu kanlı düzen
elbet hesap verir halkını ezen
asmakla yakmakla biter mi ozan
halklar kardeş diye yazımız vardır.
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:37 Gün gelir yıldızlarda kayar göğünden
Arayışa kilitlense de Bakışlar
Ayrılıklar düşer boynu bükük türkülere
Gayrı söner mi dillerde yangın
Bir kıvılcım daha eklenmiş hasrete..
GÜLDE MAHSUNİ
Bağlar bozulmadan karlar çözüldü
Gözlerimden coşan selde Mahsuni
Adına şiirler sözler yazıldı
Öksüz kalan sazda telde Mahsuni
Yıldızlarda kayar göğün ucunda
Turnalar yol almış yurtsuz göçünde
Dumansız bir ateş yanar içimde
Adın alev oldu dilde Mahsuni
Hep kırmak isterken bu kötü çarkı
Yüreğe sinmiyor dünyayı terki
Anadolu kokar bak türkü türkü
Kapımdaki kızıl gülde Mahsuni
Mahsuni bir candı dizeler canan
Sevdası halk olan yürekli ozan
Vurgun,i var mıdır bu sırrı çözen
Sınıf savaşında yolda Mahsuni......
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:38 Kayıp
En son yoksul çocuklarla açlığı paylaşıyordu
Daha dün vurulmuştu ırakta
Yüzünü yitirmiş bir kentte yitirdim onu
Yüreğimi gördünüz mü?
SUÇ
Şu beylerin konağından
Ateşi çalmak istedim
Aydınlansın diye ülkem
Dağları delmek istedim
Ermek istedikçe sırra
Sürdüm yüreğimi nara
Çekmişim özümü dara
Gerçeği bilmek istedim
Bulunmuyor zulme çözüm
Pul dahi etmiyor sözüm
Kanamasın diye gözüm
Yaşımı silmek istedim
Umudu solmuş nineye
Sütü kesilmiş anneye
Açlıktan ölen bebeye
Ekmeği bilmek istedim
Alanlarda görünmek suç
Hak aramak direnmek suç
Patralardan döküldü tunç
Alanda olmak istedim
Vurgun iyim düştüm zana
Can veririm gelen güne
Gülenle gülmedim amma
Ölenle ölmek istedim…
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:41 Dağların yanaklarına asılarak gider
Eteklerine tutunmuş sular
Beyanımdır gitmeyip duran
Çocukları kanlarına adlanmış veda sözleri
Emperyalist savaşa karşı Sınıf savaşı
ÇOCUKLAR
Artık büyümenin zamanı geldi
Yaşamın farkına varın çocuklar
Size mezar olan kanlı toprağı
Vatanım dey ipte sarın çocuklar
Tarihin adını versek temmuza
El ele birlikte girsek denize
Dünya halklarıyla omuz omuza
Barış için bir gül verin çocuklar
Kardeşlikten yana türkü derleyin
Özgürlük ve barış için söyleyin
Nasırlı ellere secde eyleyin
umudu topraktan derin çocuklar
Eşit paylaşımla insanlık doya
Kardeş sofrasında ekmeği paya
İnsanlıktan yana özgür bir dünya
Biz kuramadık siz kurum çocuklar
Kimseler demiyor haklıya haklı
Vurgun i cahilin kıt olur aklı
Umudum sizlerde yarında saklı
Dünyayı gül gibi sarın çocuklar
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:45 Ağır ağır dökülmeye başladı
yüzümden söktüğüm duvar
Herkes kendi sularında yüzüyor şimdi.
OZANCA SÖZ
İnsan olan insana cana sözümüz
Her yarayı saran bezimiz vardır
Kan ile yoğrulmuş aşımız bizim
Tarihin içinde özümüz vardır
Meyil vermeyiz biz hile yalana
Dost diye sarıldım yaşım silene
Halkları ağlatıp kendi gülene
Elbette ozanca sözümüz vardır
Kaldırsın başını gayrı ezilen
Mansur gibi diri diri yüzülen
Yıkık duvarlara kanla yazılan
Yürekte dinmeyen sızımız vardır
Sınıfsız bir toplum düşlerken halklar
Sefalete mahkum usta çıraklar
İsyan çığlığında kaldı yürekler
On beş hazirandan sızımız vardır
Sığmaz iken öfke düne yarına
Düşmüşüz hortumcu hırsız darına
Sermaye adlanır durur varıma
Özgür dünya için tezimiz vardır
Elbet doğar güneş şehirde köyde
Dostlar sofrasında eşitlik payda
Yarin yanağından gayrı her şeyde
Hep beraber diyen şeyhimiz vardır
Ruhi Su çaldığın gönül sazımdır
Çakırcalılar,la dağlar bizimdir
Nur hakta kanayan iki gözümdür
Patika yollarda izimiz vardır
Düşen güllerim soldu sanmayın
Asmakla vurgun i öldü sanmayın
İçimdeki volkan söndü sanmayın
Denizin içinde Közümüz vardır
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:48 KÖTÜLÜĞE MEZAR
İçimdeki sevda boran mı kar mı
Çözmeğe çalıştım çözemedim ki
Şu kader denen duyarsızlığı
Bozmaya çalıştım bozamadım ki
Nedir bizi bizden ayıran nedir
Yastığımız toprak ranzamız sedir
Kurtuluşum senin ellerindedir
Yazmaya çalıştım yazamadım ki
Ne edeyim ruhsuz bedende eti
Paçamızdan tutmuş sermaye iti
Sırtımda kan emen yaldızlı biti
Ezmeye çalıştım ezemedim ki
Dostlar muhabbeti kakıyor başa
Neden uğraşırsın diyorlar boşa
Her gelen salıyor ayrı bir taşa
Umudun resmini çizemedim ki
Zoruma gitmezdi aldığım nefes
Yarı ağlamaklı gülseydim bir kez
Niçin susmuyorsun diyorlar herkes
Baktım yüzlerine kızamadım ki
Her birisi ayrı dertler yüklenmiş
Elleri kokuyor başı bitlenmiş
Sanki hayat durmuş yaşam kitlenmiş
Kötülüğe mezar kazamadım ki
Bana ne diyemem öyle boş yatıp
Fikrimden kaçamam yüreğim atıp
Vurgun’i sahrayı ummana katıp
Sevda deryasında yüzemedim ki.
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:49 ÇARKI SÖMÜRÜYE DÖNER
Ülkemde her çocuk rengini taşır
Kimi esmer,kumral kimi sarışın
Adı savaş olan yarayı kaşır
Kan tutar yarası kanar barışın
Barış için savaş olmazsa eğer
Köleleşir insan dizini döver
Haksız haklıları kapıdan kovar
Acısı tenine siner barışın
Açıktır yoksulun teni şaplağa
Savrulur rüzgarda döner yaprağa
Üreten ölmeden girer toprağa
Sefalet adını anar barışın
Doymaz karnı emperyalist hayvanın
Filistin umrunda değil dünyanın
Başı ezilirken taşla insanın
Damarında kanı donar barışın
Öldürülür çocuk demezler sabi
Bebekler doğmadan savaşa tabi
Bir ot düşer ince kıvılcım gibi
Hasreti korlanır yanar barışın
Gerçek barış olsun çekmeyecek çile
Dokunmayın gayrı kapımda güle
Anaların hıncı vurdukça dile
Saçı sakalını yolar barışın
Yıl iki bin iki olsa ne fayda
Yoksulun lokması zenginle payda
Kuru ekmek çoktur bir öğün çayda
Sofrasına açlık sunar barışın
Yeni dünya derler halklar hep şaşkın
Uşağı olmuşuz konağın köşkün
Kapitalistlerin kılıcı keskin
Baykuşlar üstüne çunar barışın
Yürekler namluya sürülmedikçe
Esaret zinciri kırılmadıkça
Namussundan hesap sorulmadıkça
Kılıcı sineye iner barışın
Vurgun i hasretin sinemi dağlar
Haydi hep beraber yürü yek sağlar
Baksana kan döker emekçi, ağlar
Çarkı sömürüye döner barışın.......
A Oral
Vurguni Ozan 15.12.2007, 13:52 Hangi Kalem Yazabilir ki.
Hangi kalem yazar ki
İçimdeki hüzünle çatlayan gökleri
Bir damla gözyaşında savrulan Nehir
Çarpıyor yüreğimin kıyılarına, Anne.
Boğuluyor dudağımda sözler.
Şimdi çaresizliğine, çare olmak vardı-
Her nefes alışında, acılarını bölmek,
Delicesine çırpınmak vardı, kalbinin derinlerinde.
İlk günün sıcaklığında/ öpmek vardı gülüşlerinden.
Hangi kalem yazabil ki içimdeki fırtınayı
Simdi dizlerine yatmak vardı, Annemin
Güzlerinden yüreğine inmek
İlkbahar misali nefesine tutunup-
Akmak vardı ılık ılık damarlarında.
Şimdi gözlerimden yüreğime inen acı.
Sızılı nehirler gibi akarak damarlarımda,
Hesapsızca dökülüp gidiyor derinlerime.
Hangi kalem yazabilir ki
Gözlerimden savrulan bu amansız suları
Şimdi yurdunda sürgün yaşamaktan, uzak
Hasret damıtan, bir damla gözyaşı olmak vardı.
Kaç yıldır öylesine yorgunum ki ana kucağına
Başımı göksüne koyup, duymak ana kokusunu
Gözlerinde korsansız denizlere yelken açmak-
Ve güneşli günleri yaşamak vardı,
Gelecek günler adına.
Türkü tadında bir yaşam düşlerken-
Ayrılığın kör duvarları çekildi önümüze.
Hayal oldu bitimsiz kavuşmalar,
Ve bir daha dönmemek üzere-
Yelken açtı Annem uzaklara.
Oysa ne baharlar düşlemiştim/ gülüşlerinde Annemin
Şimdi sonbahar rüzgârlarına kapıldık, savruluyoruz
Hüküm giydik imkânsızlıklara.
25- 11 -2007-11-29 Annemi Dönüşü Olmayan Uzun bir yola uğurladık tüm annelere bitimsiz sevgilerle.......... Abdullah Oral
Şiirleriniz gerçektende çok güzel sevgili dost aramıza hoşgeldiniz.
Vurguni Ozan 22.01.2008, 20:19 Zulmü Anlatmak, mı Suç
Minareyi çalan kılıfı bulmuş
Bizde hiç kapanmaz açık hâkim bey
Okumuş cahiller cellâdım olmuş
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
ODTÜ de kırılmış bozuk terazi
Adalet yasaymış hepsi farazi
Haklılığın kapanmıyor yarası
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Hırsız suçsuz kaldı mağdurlar suçlu
Mazluma zulüm eden her şeyden güçlü
Anadolu gibi yanıyom içli
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Ehli beyti sevdim diye suçluyum
Tehditlere doydu gayrı açlığım
Göz koydukları üç kuruş harçlığım
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Damadım alevi dara koydular
Ana bacı bilmez diye kıydılar
İftirayla garip boynum eydiler
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Özerlikte diyorlar böyleymiş işler
Her gelip gecenler bir rüşvet ister
Kansızlıktan öldü sırtımda bitler
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Mademki haksızlar: Haklıdan güçlü
Doğruluğun yolu hep dolambaçlı
İnfaz et beni ki aklansın suçlu
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Vurgun, i divane kalmışım naçar
Her önüne gelen bir dava açar
Zorbalar, yoksula boş ömür biçer
Zulmü anlatmak, mı? Suçum hâkim bey
Damadım alevi olduğu için- Damadıma iftira edenler -Daha sonra da 3 yurtta işlettiğimiz kantinin soyulmasının ardında- 3 yurt kameralarının izlenmesini engellemişlerdir- ve şu anda yaptıklarını anlattığım için -adıma 5 adet dava açılmıştır- ve ben damadım alev olduğu için yargılanıyorum......
abdullah oral
Vurguni Ozan 04.05.2008, 14:05 Mızrağa Çekilir Güllerim Benim
Ben hakkı insanda buldum bulalı
Katlime okunur ezanlar benim
İnsanı evrende Kâbe bilmişim
Ondandır dökülür kanlarım benim
Zulüm boy verdikçe ölüme yattım
Kılıç kalkan oldum ömrümü çattım
Acıyı şerbete katıp bal ettim
Ondandır lal oldu dillerim benim
Özüme yüz döner sual sorarım
Hak benim evrende kendim ararım
Semah döner hakka secde kılarım
Ondandır yakılır canlarım benim
Vurulduk uykuda sonra uyandık
Uyandıkça alkanlara boyandık
Sözlerin bittiği yere dayandık
Evvelden kırıktır kollarım benim
Hakka gidenlerin zulümmüş payı
Genç yaşlı demezler vururlar toyu
Öfkemi biledim asırlar boyu
Mızrağa çekilir güllerim benim
Böyledir emekçi yoksul hallerim
Neylersem varmıyor hakka yollarım
Tam kürekten kırık tutmaz kollarım
Yaş iken budanır dallarım benim
Varsın umut saklı kalsın yarında
İçimde bir sızı kökü derinde
Vurguni neyleyim can pazarında
Bana yasak kendi ellerim benim
Abdullah Oral
Vurguni Ozan 08.06.2008, 14:05 Damadıma atılan iftiraları yazdım, onlar yazılarımı değiştirerek ben onlar için iftira atmışım gibi göstererek yazıları tüm yaşantıma icra koymaya çalışıyorlar ki adalet güçlüden yana olduğundan ve benim avukat tutacak kadar param olmadığından yaptığım savunmalar dikkate bile alınmayarak - kaybediyorum ODTÜ Yünetiminin bana açtığı davaları.
Damadım alevi olduğu işçin yargılanıyorum
yinede şiir yazmaktan geri duramadım. ben İnsana ve emeğe saygılıyım ve biliyorum ki İnsan En büyük emektir
Yargısız İnfaz Yapmayın Beyler
Aşkın dini dili olmaz
seven canları yakmayın
Alevi Sunnilik diye
N'olur iftira atmayın
Yargısız infaz yapmayın
yapmayın beyler yapmayın
canı canana çatmayın
Damadım Alevi diye
ODTÜ yurtlarda yakmayın
Kızımı Sunnidir diye
Beni yargısız asmayın.
Yağmalanıp harman oldum
Soyuldum tehditler aldım
Pir Sultan'a Secde kıldım.
N'olur iftira atmayın
Yargısız infaz yapmayın
Vurguni Derdin, demek suç
Yandı dilim döküldü tunç
Yoksullara Adalet güç
N'olur iftira atmayın
Yargısız infaz yapmayın.
Aleviyiz Sunniyiz /Biz İnsanız Kıymayın
Katlolan asıl İNSAN KİMLİĞİMDİR.......
Yüreğimizi Ateşlere vererek İKİ TEMMUZLARI Acılara Boğanlara- Lanet Olsun.......
|
|