Orijinalini görmek için tıklayınız : Hatay'da Tarihi Yerler ''Harbiye''


MehmetBaran
15.12.2007, 21:07
15151

Harbiye, il merkezine 7 km. mesafede olup, Yayladağı ilçesi üzerinden Suriye ve dolayısıyla Ortadoğu’ya bağlayan E-91 karayolu üzerinde bulunmaktadır. Suriye hududuna 55 km mesafededir. Harbiye belediye teşkilatı Hatay’ın Anavatana katılış tarihi olan 1939 yılında kurulmuş bir beldedir. Ayrıca Harbiye, tarihi Daphne olarak adını tüm dünyaya duyurmuştur. Yalnız Hatay’ın değil, belki de Güney Anadolu bölgemizin en şirin ve en seçkin yerlerinin başında gelmektedir. Konumu itibari ile Ortadoğu’yu Türkiye’ye bağlayan yol üstünde bulunduğundan bu ülkelerden gelen turistlerin hem uğrak yeri, aynı zamanda konaklama ve eğlence yeri olmakla birlikte bölgenin en güzel piknik yeridir. Her taraf yeşillik ve bol suları ile adeta cenneti andırır. Bir defa gelenin kolay kolay ayrılmayacağı ve tekrar gelmesi için güzellikleri ile ona davetiye sunar.

Her türlü sebze ve meyvelerin bol yetiştiği Harbiye, son yıllarda Ortadoğu ülkeleri olmak üzere gittikçe artan turist akınına uğramaktadır. Lokantaları, turistik otelleri, pansiyonları ve eğlence yerleri büyük bir gelişme göstermiştir. Çok sayıda aile tipi pansiyon mevcut olup, 2 tanesi işletme belgeli olmak üzere 5 adet oteli bulunmaktadır. Yaz aylarında otel ve pansiyonların haricinde halkın bir kısmı, yabancı turistlere evlerinin bir bölümünü kiraya vererek artan turist potansiyelini karşılamaya çalışmaktadır. Konaklama ve yeme-içme tesislerinin haricinde Harbiye şellaleler bölgesinde yazlık olarak yeşillikler ve çağlayanlar arasında yeme-içme tesisleri mevcuttur.

Harbiye el sanatları bakımından da adını tüm Türkiye’ye duyurmuştur. Heykelcilik bir hayli ileri durumdadır. Hakan Turizm Bakanlığının bir çok siparişleri buradan karşılanmaktadır. El tezgahlarında üretilen ipekçilik tüm Türkiye’de kabul görmüştür. Turistik eşya üretimi ve sap örmeciliği ile Türkiye çapında önemli bir pazara sahiptir.

DAPHNE (Harbiye) EFSANESİ

Zeus’un oğlu Işık Tanrısı Apollon, ırmak kenarında genç ve güzel bir kız görür. Bu eşsiz güzelin adı Defne’dir. Apollon’un içinde arzular uyandırır. Onunla konuşmak ister. Fakat Defne, Işık Tanrısı’nın içinden geçenleri anlamıştır. Kaçmaya başlar. O kaçar, Apollon kovalar. Çapkın Tanrı bir taraftan “kaçma seni seviyorum” diye bağırır. Defne ise Tanrılarla sevişen kadınların başlarına neler geldiğini bildiği için korkuya kapılır ve kaçmaya devam eder. Apollon’a gelince, bu güzel periyi mutlaka yakalamak istemektedir. Aralarındaki mesafe gittikçe kısalır ve bir an gelir ki Defne, Apollon’un sıcak nefesini saçlarının arasında duyar. Artık kurtuluş imkanı kalmadığını anlayan Defne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak şöyle bağırır:
-“Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, beni koru.”

Bu içten yalvarış üzerine Defne organlarının ağırlaştığını, odunlaştığını hisseder. Olgun göğsünü gri bir kabuk kaplar, kokulu saçları yapraklara dönüşür, kolları dallar halinde uzar, körpe ayakları kök olup toprağın derinliklerine dalar, bir defne ağacı oluverir.

Bu manzara karşısında şaşıran Apollon, Defne’nin ağaç oluşunu hayret ve üzüntü ile seyreder. Sonra da sarılır ve sert kabukları altında hala çarpmakta olan kalbinin sesini duyar ve şöyle seslenir:

-“Defne, bundan sonra sen, Apollon’un kutsal ağacı olacaksın. O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak. Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler. Şarkılarda, şiirlerde adımız yanyana geçecek.

Bu tatlı sözler üzerine Defne, dallarını eğerek Apollon’u saygı ile selamlar.

İşte bu öykünün geçtiği yer bugünkü Harbiye’dir.

Apallon teessür ve heyecan içinde o ağacı amblem olarak aldı ve parlak yapraklarından başına bir taç yaptı. İşte o zamandan beri şiir ve silah zaferi Defne dalı ile ödüllendirilir ve Defne’nin gözyaşları bugün hala Harbiye’de şelaleler meydana getiriyor.

okancakirkaya
15.12.2007, 23:51
işte ben oralıyım yaa. insanın doğduğu ve büyüdüğü yerlerin anlatılması ne güzel :001_wub: ( evet abi, ena firh hırbele) :lol:

suveydiyeli
16.12.2007, 00:05
Vay seni harboli:lol: :lol: :lol:

Her ne kadar Samandağı'lı olsamda bende çok seviyorum oraları....Lisedeyden pikniklerimizi Harbiye'de yapardık..Gölün oradaki parktaki ağaçlarda fotoğraf çekineyim derken kaç defa düşme tehlikesi geçirdim:wacko:

O toprakların her karışı güzeldir, sıcaktır..........
Teşekkürler paylaşımın için.....:thumbup:
Forumdaki arkadaşların Hatay'ı ziyaret etmesini öneriyorum.......

MehmetBaran
16.12.2007, 00:27
Samandağın apayrı bir güzelliği var ama.. her sokağını bilirim...

ecolis
16.12.2007, 17:50
bu yaz harbiyeye birkac defa gittim,soner gazinosundada erkek kardesimin duyununu yaptik.mukemmeldi.suveydiye'de bisuru duyun salonu var fakat harbiyedekiler gibi olmuyur suveydiyeli olarak istemesemde bunu itiraf ediyorum:cursing: :biggrin:ayrica sonerden otede en son gazino(yesillikli bahceli filan ) bir acili kebab yapiyorlarki sormayin.:chef:

lion12
16.12.2007, 18:36
Evet Mehmet abimiz sayesinde oralara da gitmesemde gitmiş kadar oldum teşekkür ederim abi paylaşımın güzeldi.

asi_ya
16.12.2007, 18:54
yazın harbiyeye geldim,ve gerçekten mest oldum diyebilirim..
herkesin gidip görmesi gereken bir yer..
001_wub:

MehmetBaran
16.12.2007, 22:28
Kesinlikle hepinize katılıyorum... İşte bu anlamda önümüzdeki zamanların birinde bir tur ya da buna benzer bişey organize etmeyi düşünüyorum... Amaçları çok olan bir tur...

Umarım gerçekleşir... Hepinize ilgisi için kucak dolusu teşekkür...

Şahin_31
10.02.2008, 16:27
ben bir harbiyeli olarak şimdiye kadar onun gibi bir yer görmedim herkes aynı dili konuşuyor bir çoğu akraba doğa bakımından mükkemle bir yerdir bence harbiye gibi dünyada bir yer yok

Şahin_31
10.02.2008, 16:29
mehmet baran abi senharbiyenin neresindensin