Orijinalini görmek için tıklayınız : Türbanla erkeğin nefsi bastırılırken, peki ya kadınınki..?
- BAŞÖRTÜSÜ HİÇ MÜSLÜMANLIĞIN ŞARTI OLMAMIŞTIR..Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, (14 Eylûl 2006 tarihli Referans gazetesi)
Halûk Tarcan derki;
- Hazreti Muhammet’in, 50 derece çöl sıcağında, kadınları sıkmabaşa mecbur edeceği düşünülemez. Bu sıcakta ERKEKLER ENTARİ GİYERLER İÇİNDE DON BİLE YOKTUR.
- Eğer Erkekler kadınları görünce arzulanıyorlarsa, KADINLAR DA ERKEKLERİ GÖRÜNCE ARZULANIRLAR. Bu, Allah tarafından nesillerin devamı için kadın ve erkeğe verilmiş olan bir içgüdüdür. (Eğer bu arzulamadan insan saçı sorumluysa) Bu durumda ERKEKLERİN DE BAŞLARINI ÖRTMELERİ VE ÇARŞAF ALTINA GİRMELERİ GEREKİR.
· Türban takmak, takmamış olanları Müslüman olmamakla itham etmek demektir ki, hiçbir kul ötekileri muhakeme etmek ve onlar hakkında karar vermek hakkına sahip değildir;
KULLARI MUHAKEME ETMEK VE HÜKÜM VERMEK ALLAHIN İŞİDİR.(Böyle bir yetkiye sahip olduğunu sananlar, islamda şiddetle yasaklanan ŞİRK, Allah’a ortak olma, GÜNAHINI İŞLERLER)
· Din, gönülde ve kafadadır, şekilde değildir.
- Hazreti Muhammet’in, 50 derece çöl sıcağında, kadınları sıkmabaşa mecbur edeceği düşünülemez. Bu sıcakta erkekler entari giyerler içinde don bile yoktur.
-Türban , Fransızcadır ve sarık demektir. Sarık, tülbent’’in en iyi cinsi olan mermer şâhî’den yapılırdı ; Dokusunun İnceliği, sarık sarmayı kolaylaştırırdı.. TÜLBENT’i Fransız kulağı, TÜLBAN diye algılamıştır. Bu da, zamanla türban haline dönüşmüştür
Başı örtmenin kökenini Budunbilim (Etnoloji), taş dönemine kadar indirir. Şöyle ki, bu dönemde kişiler, ölümden sonra saç ve tırnakların uzamaya devam ettiğini görerek, onlarda gizli bir kudretin varlığına inanmışlar ve korkmuşlardır. Bu nedenle çatışmalarda, esir aldıkları kralların kafa derilerini yüzer ve saçları yok ederlerdi. 35bin adadan oluşan Endonezya’da çalışan, Fransa, Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden, bilimsel araştırmacı arkadaşım Gerard Nougarol şu olayı nakletmiştir : bu adalardan birinde çatışmalarda galip gelen aşiret, öteki aşiretin reisinin kafa derisini yüzdükten sonra, saçlarını pirince doğrayarak onu yemekte ve bu şekilde o reisin kudretinin kendilerine geçtiğini kabullenmektedirler ; Endonezya yönetimi bu âdeti yasak etmiştir.
Saçlarda ve tırnaklardaki kudretle, Tanrının karşısına çıkılamayacağına göre, saçlar örtülür eller de yen içine saklanarak tırnaklar gizlenir ; el pençe divan durmanın kökenini burada aramak gerekir…
Bu alışkanlık, gelenek halinde tüm dinlere geçmiştir :
- Budistler , saçları kökünden kazıyarak sorunu çözmüşlerdir.
- Kadınlar kiliseye başları ve kolları örtülü girerler
- Musevîlerde, dinsel kişiler daima siyah mölon şapka taşırlar, Tanrının verdiği kudreti ifade eden saçları kesmezler ve uzatırlar.
- Hristiyanlar’da da bu âdet vardır : Roma’da, temmuz sıcağında siyah kalın çorap taşıdığını sandığım bir kadının, aslında doğduğundan beri bacak kıllarını kesmemiş olduğunu görmüşümdür.
·İslâm’da, Hac ziyareti sonunda ya traş olunur ya da saçlardan, sembolik olarak, bir tutam kesilir.
·Eğer Erkekler kadınları görünce arzulanıyorlarsa , kadınlar da Erkekleri görünce arzulanırlar. Bu, Allah tarafından nesillerin devamı için kadın ve erkeğe verilmiş olan bir içgüdüdür. Bu durumda erkeklerin de başlarını örtmeleri ve çarşaf altına girmeleri gerekir.
·Türban takmak, takmamış olanları Müslüman olmamakla itham etmek demektir ki, hiçbir kul ötekileri muhakeme etmek ve onlar hakkında karar vermek hakkına sahip değildir ;
Kulları muhakeme etmek ve hüküm vermek Allahın işidir.
·Din, gönülde ve kafadadır, şekilde değildir.
Haluk Tarcan'ın bu yazısına istinaden hakikaten bir tek erkek mi arzular? Neden dogmatik inançların referansı olarak kadın bir seks objesi olarak algılanıp, saç tellerinden, tırnak uçlarına kadar hep bir tarafları saklanmak çabası içindeyken, neden imtiyazlı cins olan erkek kullarda karşı cinsten saklanmamıştır? Madem amaç göz görmesin gönül istemesin bakış açısı ile insan nefsinin önüne geçmekse, neden?
Peki yaradan kulları arasında böyle bir nefs ayrımı belirleyecek kadar yarattıkları içinde ayrım yapabilir mi? Yaradan nefs kavramını her kuluna bahşetmesinin asıl nedeni onun insani iradesinin muhakeme gücünü sınamak değilmidir? Gözleri kapalı araç sürülür mü? Hız tutkusu bazen sürücüleride tahrik edip, hatalar yapmasına neden olsada, yollara bariyerler döşeyerek buna engel olunabilir mi? Eğer bir kulsan, bir sürücü isen herşeyin menfii müsbet güdüleri ile günlük yaşam formlarına adapte olunması gerekmez mi?
Bu farkındalıklardan uzak bir şekilde benim kendime güvenim yok, frekanslarım şeytana açık mantığı ile araba sürmeyeceğim diyerek otobanda koşmaya çalışmak mızıkçılık değil mi? Muhakemesiz akılların cezasını yaradanın kuluna bir lüks eylediği organların çekmesi bir kader bellenmiştir. Bu kulun yaşama korkusu bedene haksızlık değil mi?
İnsanın korkularının, nefsinin esiri olarak günah keçisi ilan edilen kadının ızdırabı, onlara biçilen bu rolün bir günahı yok mudur? Sadece kadın mı insan aklını çeldirecek bir bedene sahiptir? Tüm yobazlar gibi bir an için hiç kimsenin ahlaki öngörüleri, iradesine hakim güdülerini yok farz edelim, diyelimki onların bakış açısı gibi herkes ilk olarak 'oralara' odaklanır; peki bu durumda erkekte kadın gibi ambalajlanmazsa, kadında erkeği arzulamaz mı? Neden genel kriterler bile kadının bir obje olduğu üzerine kurgulanmıştır?
Suça meğilli olan, potansiyeli kişiler her durumda nefs hatalarını işlemeyecek mi? Bu toplum türbanlı kadınlarla zina yapan tarikat şeyhleri müslüm gündüz ve ali kalkancıları unuttu mu? Sapkın güdülerin tek çözümü dini sapıtmaktan geçmediğine en belirgin kanıtları olan bu şahsiyetler, insan iradesinin sadakatinin kör ebe oynamaktan geçmediğini anlamak için yetmez mi? Yaradanın kullarına sunduğu aklı kullanmak için icazet alınması beklentisi insanlık bilinci adına en acı durumdur. Bedeni, eti, kemiği yaradan güç aklıda neden yaratmıştır bununda hiç irdelenmesi gerekmez mi?
Kadının bu ilkel kabullenişler içindeki yeri ve kriter algıları neden hep bir eşitsizlik ve yok sayma üzerine kurgulanmıştır. Eğer mantık yanlış hislere ket vurmaksa, kadının nefsi neden hiç hesaba katılmamıştır? Kadın hep bir edilgen yapı içerisinde, zina edilen, satılan, saklanan, örtünen, gizlenen hep erkeğe ait bir madde güdüsü ile neden hissedişleri olan bu canlılar hep bir yerlere sıkıştırılma çabası içerisindedir? Kadınında her yaradılanın gibi en büyük hakkı var oluş özgürlüğünü kendi iradesi ile yaşamak değil midir? Yoz zihniyetlerin kadın üzerine oynanan bu iflah olmaz oyunları yine erkeğin onu üstünlüğünün bir parçası olarak görme algısının bir parçası olduğu çok açık değil mi?
AnGeNehM 02.02.2008, 14:56 Evet güzel bir yazı ve güzel bir paylaşım.
Kadın gerçekten islam da seks objesi olarak kullanılıyor ve bu sayede kadın çoğukez 2. planda kalıyor erkeğe oranla.
Günümüz dünyasının erkeklerinin hali yüksek bir oranla vahim denilecek kadar kötü olsada bu kadınlarında nefsi yok anlamına gelmiyor.
Üstelik aklıma şu soru geldi.Türban takıyorlar tamam saç telleri gözükmüyor,güya erkeklerin nefislerini kontrol altına alıyorlar.
Peki başında türban üzerinde dize kadar etek,harley bot,kıpkırmızı,pespembe dudaklar ve makyajlar ne olcak?
Bunlar saçlardan daha fazla ilgi çekiyor.
Buda türban amaç değil araçtır anlamına geliyor.
Taşıdıkları o örtünün ağırlığını kaldıran kişi gerçekten çok az.Özellikle gençlerde.
Cemil İpekçi nin bu konuda bir röpartajı var,kendisi gerçekten çok haklı.
Üstelik aklıma şu soru geldi.Türban takıyorlar tamam saç telleri gözükmüyor,güya erkeklerin nefislerini kontrol altına alıyorlar.
Peki başında türban üzerinde dize kadar etek,harley bot,kıpkırmızı,pespembe dudaklar ve makyajlar ne olcak?
Bunlar saçlardan daha fazla ilgi çekiyor.
İşte bu durum kişinin artık o türbanı bir üniforma gibi kabullenip giymiş olduğunu gösteriyor. Özellikle siyasal islamı kullanarak rant sağlayan akp'li bakan eşleri, başbakan eşi, cumhurbaşkanı eşi bunların bol makyajlı şatavat öğeli süslü püslü, mücevherli türbanları savunduklarını iddia ettikleri kavramlarla çelişiyor.
Yani türbanın altında ilahi hiç bir dayanak olmadığının, bunun ideolojik bir yozlaşmanın simgesi olduğunun hepsi farkında. Bu anlamda Kurani kerimde iddia ettikleri nur ve ahzab sürelerinden türbana dair 'bir kelime' kanıtta sunamazlar. Kendi gerçekleri ile bile her anlamda çelişen bir zihniyet söz konusu. Artık bu mesele onlar için çıkar sağladıkları belirgin bir kullanım alanıdır.
Kadını sizler orta doğu ülkelerinde görebiliyormusunuz? ben göremiyorum.Aslında var sayılırlar erkeğin 3 adım gerisinde, kara çarşaflar içinde.Üstelik bir erkeğe(erkeğin canı ne kadar isterse)birden fazla düşer.Kadınmıdır orasını siz düşünün ,hiç söz hakları yoktur,onlar aslında insan değildir ŞEYTAN dır şeytan.Çünki erkekleri çok kolay kandırırlar Havva anamızın Adem babamızı kandırmasından belli değilmidir.
Ben İnsanım ve erkekle eşitim demesi inkansızdır.Bu neye ve kime göredir peki.Neye ve kime hizmet ettiği anlaşılmayan Şeriat kurallarına göredir.
Mantıklı ve düşünen bir insan olarak her şeyden önce KADIN olarak sanırım kadınlığın geleceği yine biz kadınların elinde.Erkeklerin soyunu tüketsek nasıl olur aceba tükenirseniz biz kadınlar o zaman türban takmak zorunda kalmayız:)Hazır kadınlar çoğalmak için erkeğe gerek duymayacak düzeye gelmişken.
İşte bu durum kişinin artık o türbanı bir üniforma gibi kabullenip giymiş olduğunu gösteriyor. Özellikle siyasal islamı kullanarak rant sağlayan akp'li bakan eşleri, başbakan eşi, cumhurbaşkanı eşi bunların bol makyajlı şatavat öğeli süslü püslü, mücevherli türbanları savunduklarını iddia ettikleri kavramlarla çelişiyor.
Yani türbanın altında ilahi hiç bir dayanak olmadığının, bunun ideolojik bir yozlaşmanın simgesi olduğunun hepsi farkında. Bu anlamda Kurani kerimde iddia ettikleri nur ve ahzab sürelerinden türbana dair 'bir kelime' kanıtta sunamazlar. Kendi gerçekleri ile bile her anlamda çelişen bir zihniyet söz konusu. Artık bu mesele onlar için çıkar sağladıkları belirgin bir kullanım alanıdır.
Sevgili canca yüreyine saglik.
Ben Türbanin uniformasinin altindaki Süslü püslü durumdan bilgilenmen icin bir şey yazmak istiyorum.
Avrupadaki bazi Üniversitelerde Taniniyorum ve burada cok olaylara şahit oldum >otobüsten inen veya özel aracini uni parkina park edenler bir cirpida Örtünmüşlüyü bir tarafa itip mankeni aratmiyacak bir sekilde cay bahcesine baska öyrencilerle muhabbet icin derin sefalara daliyor siniflarada aynen giriyorlar. okul çikişlardada aynen giriş prostedürü uygulaniyor.buna benzer Başka olaylari yazmak istemiyorum.
Saygilar
salkım66 02.02.2008, 16:16 Kadını sizler orta doğu ülkelerinde görebiliyormusunuz? ben göremiyorum.Aslında var sayılırlar erkeğin 3 adım gerisinde, kara çarşaflar içinde.Üstelik bir erkeğe(erkeğin canı ne kadar isterse)birden fazla düşer.Kadınmıdır orasını siz düşünün ,hiç söz hakları yoktur,onlar aslında insan değildir ŞEYTAN dır şeytan.Çünki erkekleri çok kolay kandırırlar Havva anamızın Adem babamızı kandırmasından belli değilmidir.
Ben İnsanım ve erkekle eşitim demesi inkansızdır.Bu neye ve kime göredir peki.Neye ve kime hizmet ettiği anlaşılmayan Şeriat kurallarına göredir.
Mantıklı ve düşünen bir insan olarak her şeyden önce KADIN olarak sanırım kadınlığın geleceği yine biz kadınların elinde.Erkeklerin soyunu tüketsek nasıl olur aceba tükenirseniz biz kadınlar o zaman türban takmak zorunda kalmayız:)Hazır kadınlar çoğalmak için erkeğe gerek duymayacak düzeye gelmişken.
Ablacım seninle aynı fikirdeyim.Tek çözüm erkeği tüketmekse tüketelim de türbana girmeyelim:)Aceba bu ürettiğimiz ihraç fazlası, defolu erkekleri tüketecek bir yöntem bulsakta.Şu dünyayı yaşanası hale getirsek.
Savaşlar tükenirmi?,açlık ortadan kalkarmı?,En önemlisi bu şiddet yanlısı erkeklerden ayıklasak bu dünyayı çok hayra geçeriz.Sanırım en önemli olanı unuttuk şiddeti bizler doğuruyoruz birde genlerinden gelenlerle bu dünyayı bu hale getiriyoruz.
İslamı arındıralım kadın olmak için şiddet yanlısı erkeklerden arındıralım.Öyle bir erkekler doğuralım ki gözleri barış barış baksın,o şiddet yanlısı genlerini tüketelim.Kadına saygı duymasını öğretelim.
Eminimki sikmabasli kadinlardan 100/90 neden taktigini tam aciklayamaz.inancimdir der kurani kerim emretti der ama, kurani kerimi okumamistir, okumusada arapca anlamadigi icin kurani kerimi anlamamistir.Zaten turban takan kadin vatandaslarimizin boyle bir arastirma ve yorum yapma hakki yoktur.
selamlar
Böyle Islami anlayisinda ve yorumunda kadinin sadece et parcasi ve bir seks objesi oldugunu gösteriyor....yakinda kadin olmak suctur diye yasa cikarsalar bile sasmam:pinch:
Nefislerine sahip cikmayanlar utansin,kapanmiyanlar degil....terbiyesizlik her zaman bakan insanin gözünde olusan birseydir....yazik.
saygilarimla
Töbe Töbe Töbe :biggrin: carcafim nerde alip yorum yapicam .....
insanin beyni namussuz ise neylerki carsaf,
insanin zihninde ise haram neyler sevap veya günah
beyinsel özgür olmaktir asil din,gösteristeki ´´ádi üstünde ´´göstermelik.
sevgiler size
çiçekdürbünü 16.03.2008, 21:26 Türbanın sadece erkeklere yararı var. O da kadının kapanarak, bu dünyada kendisine ikinci sınıf insan olarak davranan erkeğin öteki dünyada cennetteki yerini garantilemek.
alibabali 17.03.2008, 12:52 Din adil olandır .eşittir ayrım erkek kadın ayırmaz .banaz ve kuru beyinler sayesinde evde ve dışarıda kadını hak etmediği konuma zorluyor. yolda erkek önde yürür kadın arkasında yürür?.Sosyal yaşamları ,ekonomik ve kültürel etkinliklerden soyutlanmış ,budanmış .Bir tek üste kadının zihini kalıyor onada türbanla perde çekiyor kafasına ...hak bu değil..yaşam degeri bu değil..bu bir nesneyi iyi kullanma amacı .......insanlıga yakışmayanda budur .kadınlarımız başımızın tacı dır.......
Islam da Turban diye bisey YOOOOK! taaa Hz Muhamed'in zamaninda bile kadinlarin bu tür mecburiyetler altina konulduklarina dair bir bilgi YOK! aksine ömer denilen halife ortamda olunca Kadinlar Ortuler altina burunup kaçar mis ondan! yaani Turban Hz Muhammedin vefaatinden sonra Omer'in bir "dinsel" kural haline getirmsitir! bildigimiz, turban, çarsaf, burka ondan kalmadir! Gûya böylece erkegin nefsine hâkim olmasini saglio guya gunahtan koruyo? sorarim pekii neden mademki erkekler nefsine hakim olamayacak kadar zayif, neden, gunumuz de bazi "çok aydin" sahsilarin escinsellere uygulanmasi tavsiye gosterdigi hukumler o kadin lara karsu arzuna hakim oalmayan erkelere uygulanmasi ni önermioruz? bu soru gledi? Ay ben bide sey dusmustum, kadinlarin topuk lu ayakkabi haramdir diye bir fetva, neymis efendim, topuk yururken yarattigi sesle, kadinlar erkege taciz edip nefislerini uyandiririmis :-) bu kadaarina Yuhhh artik!
saygilar
gördüklerim ve duyduklarımdan biliyom bunu türbanla engelleyemezsiniz bu ınsanın doğasında vardır nefs olayı erkek için geçerlide kadın için geçerli değil mi çoğu insana o türbanlılarda çekici geliyor ben çok duydum off o peçenin içinde kım bılır neler vardır gibisinden konuşabilen insan görünümündeki hayvanları
persepolis filmini izleyen varsa orda bir sahne var kız koşuyor güvenlik kızı uyarıyor koşma !! koşarken bazı yerlerin oynuyor diye:)
dini gerçek yolundan çıkarma yolunda gidiyorlar din insanların daha düzgün yaşaması için oluşmuş ahlak kurallarıdır diye öğretmişlerdi ama yavaş yvaş din insanlarının inançlarıyla oynayarak çıkar sağlama baskı yapma zülm etme din adına kendını mücahit ilan etme haline gelmiş
Cok güzel bir paylasim cok tesekkürler…
Erkegin egemen oldugu bir toplumda yasiyoruz maalesef…kadin hep eziliyor, dövülüyor, ikinci plana atiliyor…
acikcasi türbanla erkegin nefsiginin bastirilacagini düsünmüyorum…
Önemli olan zihniyettir…kadina yine “o“ gözle bakiyorsa erkek isterse kara carsaf icinde olsun hic fark etmez…
Türban sadece arac olarak kullaniliyor…ve maalesef kadinlarda buna maruz kaliyor…
Cok güzel bir paylasim cok tesekkürler…
Erkegin egemen oldugu bir toplumda yasiyoruz maalesef…kadin hep eziliyor, dövülüyor, ikinci plana atiliyor…
acikcasi türbanla erkegin nefsiginin bastirilacagini düsünmüyorum…
Önemli olan zihniyettir…kadina yine “o“ gözle bakiyorsa erkek isterse kara carsaf icinde olsun hic fark etmez…
Türban sadece arac olarak kullaniliyor…ve maalesef kadinlarda buna maruz kaliyor…
buna bende katilirim çunki, biseyleri ne kadar bastirmak istersek o kadar daha kötü sonuclara göturur....
toprak62 15.04.2008, 23:42 cinsel istekleri kıyafetler engelleyemez bunu halen anlamamış bunlar eğer engelleseydi bu gün dünyada belki de bizler olmazdık...
Ayrıca insanlar istediği gibi kafasına göre dini kurallar koyuyor... neden? dinle halkı daha rahat sömürürüz aldatırız...
AnGeNehM 15.04.2008, 23:53 Ayrıca şunuda unutmamaları lazım ki bugün insanların dilinde sokaktan sokağa dolalan bazı şeyler vardır;çarşaflı kadınlar çarşafın altına birşey giymiyor v.s gibi.Bu bunu söyleyenlerin değil sizlerin ayıbıdır.Aranızdaki bu istisnalara maal vermek ve toplumunuzu bu konuda bilnçlendirmemek,çocuklarınıza eşlerinize baskı yapmak büyük bir kitleyi bu hale getirmektedir.
Bir bayan düşünün başında türban var ama dudaklar ruj lu kirpikler simsiyah rimelli allık kullanmış yanaklar kıpkırmızı ve kendisi türbanlı.
Yine bir başka bayan düşünün türbanlı değil fakat çok sade ve güzel bir makyajla önünüzden geçiyor.Eminim 2. şık 1. şıktan daha etiktir.
Çocuklara gençlere baskı yapark örterseniz bu sonuç kaçınılmazdır.
Bunun ayıbınıda ahınıda her tartışmada zaten çekiyorsunuz!
Asigi Ali 16.04.2008, 07:57 Türban bir giysi ismidir. İslamda kadınların veya erkeklerin baş ve bedenlerini örtmelerine tesettür(örtünme) veya hicap denir? Dikkat edilmesi gereken konu şudur ki, örtünme islam dininde sadece kadına has bir emir değildir! Örtünme hem erkeğe hemde kadına yüklenen bir sorumluluktur. Erkek ve kadına yüklenen bu sorumlulukta ki tek fark örtünmenin miktarıdır. Böylece örtünmenin sadece kadın için olduğu safsatası çürümüş oldu. Bu uydurmadan başka bir şey değildir.
Örtünmesinin sadece nefsi bir mesela olduğu iddiası da yukarıda ki iddiadan farksızdır. Öncelikle örtünme ile ilgili ayetler iyice incelenmeli ve bu konuda Peygamber(s.a.a.) ve Ehli Beyt'in uygulamalarıda dikkate alınmalıdır. Nitekim Allah Teala " Biz kitabı(kur'an'ı) indirdik, O'nu açıklasın diye de pergamber gönderdik" buyurmuştur.
Nasıl ki bir ülkenin anaysası genel kuralları çizer ve detaylarını açıklamaz ise, Kur'an'da Allah Teala emirlerini ve yasaklarını açıklamış ve bunların detayları için Peygamber'e (s.a.a.) başvurulmasını istemiştir. Nitekim Şöyle buyuruyor " O(Hz Muhammed) ne söyler ise vahiyledir, O kendinden bir söz söylemez. O size neyi emrederse alın ve neden sakındırısa sakının." Böylece ortaya çıktı ki bu tür konularda Ali bardak oğlu veya falan falan bizim için referans değildir. Ayrıca bu site alevi sitesi ise Ali bardakoğlu gibi bir sunni ilahiyatçıdan delil getirilemez. Çünkü Ali Bardakoğlu 12 İmam'ın muhaliflerindendir. Yani 12 İmam'ın öğretisini yok etmek gayretinde olanlardandır.
Neyse uzatmayacağız, örtünme veya Herhangi bir ilahi emir ile ilgili şüphe ortaya çıkar ise insanlar bu ilahi emirlerin kaynağı olan Kur'an ve Ehli BEyt'e başvurmalıdırlar. Artık bundan sonra ise kabul edip etmemekte serbesttirler. Hiç kimse bir diğeri üzerinde baskı oluşturma hakkına sahi değildir. İsteyen olduğu taktirde Kur'an ve Ehli Beyt'e göre örtünmenin ne demek olduğu, hikmeti(nedeni) nedir, gerçektende tek sebep nefsi isteklerin terbiye edilmesimidir? Bunlara cevap verebiliriz.
Ama şunu tekrar hatırlatmak istiyoruz, örtünme veya herhangi başka bir ilahi yasa ile ilgili kimse kimseye baskı yapmamalıdır. vesselam
mavimisali 16.04.2008, 09:04 Türban Türkiye'yi bir 'İslam Devleti' yapmak isteyenlerin simgesi, 'Nasıl gamalı haç bir faşist rejim sembolü ise, türban da İslami devlet yönetimi, şeriat hukuku simgesidir. Özel yaşam alanının dışında türbanla yaşamak bir siyasal tavır sergilemektir.Bu tavır, Türkiye Cumhuriyetini oluşturan ilkelere ve 21. yüzyıl dünyasının evrensel değerlerine temelden karşıdır.Nefs şekle bürünmemelidir.Soru daha farklı sorulabilirdi.
Teşekkürler Canlar
Semaözer 16.04.2008, 12:23 Türban hiçbir şeyin engeli olamaz :)
bugün insanların dilinde sokaktan sokağa dolalan bazı şeyler vardır;çarşaflı kadınlar çarşafın altına birşey giymiyor" ... yazmis AnGeNehM dost.
Bu tür karamalar çok ayip ve assagilik olduunu sanirim. Nasil ki, bir zamanlar, bazi "nefsi kirli" kisiler Alevi ligi "mum sôndû" iftirasi ile karaliosa, bu tür karalamar, sadece onlari çikartip bûyutenlerin kendi "nefsi karanliklarini" ortaya koyar.
türban taraftari degilim, sadece ÖZGÜRLÜK taraftariyim. her konuda! Takan Taksin, yeterki, bana asilamaya kalkmasin...
Saygilar,
ASIGI ALi yazmis:
A: Nasıl ki bir ülkenin anaysası genel kuralları çizer ve detaylarını açıklamaz ise,
B: Kur'an'da Allah Teala emirlerini ve yasaklarını açıklamış ve bunların detayları için Peygamber'e (s.a.a.) başvurulmasını istemiştir. Nitekim Şöyle buyuruyor " O(Hz Muhammed) ne söyler ise vahiyledir,
A: bakiniz sayin Asigi Ali, sizinle ayni dusunce de olduumuz bi nokta çikti! ilginç bi durum... Bence de o Kuran gnel çizgiler gösterir, genel yönler verir, sonra her insan ve toplum kendine öz Adetler yaratir....
B: buna KATILMIORUM; bence yorum için gûnumuzün mevcut olan Dede, alim, gibi kisilere basvurmak gerekir. veya en azindan her kisi okuyup arastirmalar yapabilir! çünki, O Kuran öyle bi Kuran'ki her toplum ver zaman'a göre farkli yorumu olabilir. yaani bir Afrikali ile bi Avrupali ayni ayetten farkli seyler anlayabilir. Bu Insan'i gerçegi kabul etmezisek dini YOZLASTIRMIS oluruz. Hz. Muhammed yasadigi cografya ve zamanda ki bazi adetler tutupta gunumuzde, dunyanin her tarafina uygulamayi dusunmek dogru olmaz ve mutlaka zitlasama lar yaratir.
Ayrica ...Okunucak en büyük Kitap INSAN'Dir.
Saygilar
Sevinc_25 16.04.2008, 23:26 Bence türbanla erkegin degil kendi nefislerini bastiriyorlar.Öyle giyimleri varki akıllara zarar güya kapalılar ama dikkat çekiyorlar bunun farkında yada degiller bilemiyorum.
Bence türbanla erkegin degil kendi nefislerini bastiriyorlar.Öyle giyimleri varki akıllara zarar güya kapalılar ama dikkat çekiyorlar bunun farkında yada degiller bilemiyorum.
bence ASIL konu, o kadinlara, Turbanin bir dini kural olmadigini ve bunun sadece sonra halifeler tarafindan uydurup kadinlari el altinda tutmak maksat oldugunu ogretmek lazim.
Ama bi kadinin topuklu ayakkabi giymesin gunah diyen veya kadinin sesi haramdir gibi fetvalar veren hocalar oldukca, bunu zor basaririz.
saygilar
zulfukar 17.04.2008, 01:54 Ben sahsen bu Türban tartismalarindan iyice bezdim! Yaww bizene elalemin tercihlerinden!? Isteyen taksin isteyen takmasin! Kaldiki Nenelerinden birtanesinin dahi gecmiste kapali olmadigini iddia edebilecek bir Alevi taniyormusunuz? Kapanma Aleviliktede vardi ve gecmiste herkes kapaliydi.Simdi ne olduda yirmi sene farkla örtüye böylesine bir tiksinti basladi? Benim Annemde Ninemde hala kapalilar ve hic acilmadilar! Onlar bunu böyle yapmak istiyorsa laf soyleyecek kisi haltetmis derim ben.Ayni sey baskalari icinde gecerli olmali.Baskalari ister zevk icin ister inandiklari icin yapsinar bizene bundan!? Adamlar bizim inancimiza karisinca zorumuza gidiyor ama.Peki biz neden ayni yanlisa dusuyoruz?
Ha mesele islamda örtü varmi yokmu meselesi ise,onunda kolayi var! Islami en güzel sekile yasamis olan ve bizlere bu konuda yegane örnek olan Ehlibeyt acapa kapalimiydi degilmiydi? Eger onlar acik idiyseler demekki Islamda örtünün yeri yoktur,yok eger kapali idiyseler( Ki hic bir akliselim bunu inkar edemez) demekki islamda örtünün yeri vardir.
Kendi isimize gelmiyor diye zorlamayla ve türlü türlü bahanelerle,sirf inancimiz adina vicdanimizi rahatlatmak icin islamdan örtüyü cikaramayiz.
Kurandaki örtü ayetlerine gelince; Kurandaki her hüküm acik sekilde yazmaz.Dolayisiyle onu anlamak icin arapca bilmek yeterli gelmemekle beraber,arap edebiyati,sarf ve nehv bilgilerinide iyi bilmek gerekir.Buda yetmez,bunlarin yanindada Kuranin mufessirleri ve aciklayicilari olan Ehlieytin yasantisina ve yorumlarina baklir.
Yok carsaflinin altinda ne varmis yok oyle daha baska....tövbe tövbe...Böylesi düsünceler sapikliktan baska birsey degildir.
Nasilki toplumlarin bizleri kabullenmeleri icin yüzyillardir dünyanin hertarafinda mücadele verdi isek,bizlerde artik baskalarina karsi toleransli olmak zorundayiz.
Saygi göstermedigimiz bir dünyada, saygi görmek istemek nekadar gercekci...
Ben sahsen bu Türban tartismalarindan iyice bezdim! Yaww bizene elalemin tercihlerinden!? Isteyen taksin isteyen takmasin! Kaldiki Nenelerinden birtanesinin dahi gecmiste kapali olmadigini iddia edebilecek bir Alevi taniyormusunuz? Kapanma Aleviliktede vardi ve gecmiste herkes kapaliydi.Simdi ne olduda yirmi sene farkla örtüye böylesine bir tiksinti basladi? Benim Annemde Ninemde hala kapalilar ve hic acilmadilar! Onlar bunu böyle yapmak istiyorsa laf soyleyecek kisi haltetmis derim ben.Ayni sey baskalari icinde gecerli olmali.Baskalari ister zevk icin ister inandiklari icin yapsinar bizene bundan!? Adamlar bizim inancimiza karisinca zorumuza gidiyor ama.Peki biz neden ayni yanlisa dusuyoruz?
Ha mesele islamda örtü varmi yokmu meselesi ise,onunda kolayi var! Islami en güzel sekile yasamis olan ve bizlere bu konuda yegane örnek olan Ehlibeyt acapa kapalimiydi degilmiydi? Eger onlar acik idiyseler demekki Islamda örtünün yeri yoktur,yok eger kapali idiyseler( Ki hic bir akliselim bunu inkar edemez) demekki islamda örtünün yeri vardir.
Kendi isimize gelmiyor diye zorlamayla ve türlü türlü bahanelerle,sirf inancimiz adina vicdanimizi rahatlatmak icin islamdan örtüyü cikaramayiz.
Kurandaki örtü ayetlerine gelince; Kurandaki her hüküm acik sekilde yazmaz.Dolayisiyle onu anlamak icin arapca bilmek yeterli gelmemekle beraber,arap edebiyati,sarf ve nehv bilgilerinide iyi bilmek gerekir.Buda yetmez,bunlarin yanindada Kuranin mufessirleri ve aciklayicilari olan Ehlieytin yasantisina ve yorumlarina baklir.
Yok carsaflinin altinda ne varmis yok oyle daha baska....tövbe tövbe...Böylesi düsünceler sapikliktan baska birsey degildir.
Nasilki toplumlarin bizleri kabullenmeleri icin yüzyillardir dünyanin hertarafinda mücadele verdi isek,bizlerde artik baskalarina karsi toleransli olmak zorundayiz.
Saygi göstermedigimiz bir dünyada, saygi görmek istemek nekadar gercekci...
Öncelikle konu başlığını ve içeriğini bir okuyun ondan sonra yorum yapın. Bir arkadaşın yorumundaki çarşaflılarla ilgili gördüğünüz iki cümleden ibaret değil burada anlatılanlar. Siyasal şerri bir simge olan türban ve analarınızın örttüğü baş örtüsü kavramını ayırt edemeyip kalkıp birde bunun üzerine ahkam kesecek kadar fikir beyan edebiliyorsanız, daha kat etmeniz gereken çok yol var derim.
Şu an sizinde bir çok konu altındaki fikirlerinizden anladığımız siyasal islama yatkın mantalite bu dini ve hükümlerini saptırmış yegane zihinsel felçlik oluşumlarıdır. Siz isterseniz her türlü bağnaz insanlık bilincini ümmetleştiren inanışlarla bir ortak payda bulabilirsiniz, fakat bunu asla kadını mal yerine koymanın simgesi bu dogmatik zihniyeti alevilikle bağdaştıramazsınız! Kuranı kerimde örtünmenin ne şekilde ifade edildiği ile ilgilide bir ilahiyat uzmanının ayetli delilleri ile beraber argümanlarını sunduğum bir konu daha mevcut, orayada bir göz atmanızda fayda var.
Konu kadının bir nefs unsuru olarak görülüp saklanmasına dair uğraşılan çabalara karşı bir cevaptır. Bu çelişkiler, bu cehalet, bu islamı köktencilerin elinden uçuruma gitmesine vesile olan yobazlık argümanları size göre sizin tabirinizle "size ne olabilir" ama bana ve bizlere göre çok şeydir. Nedense hep bizlere ithafen kullandığınız bu size neylikler, genelde islamo-faşizmin değirmenine su taşıyacak argümanları içeriyor. Bu aynı umursuzluğu yani "size neyliği" hatta karşısındaki gelişime fikren ve "bedenen" kapalılara taraf duruşunuzu başka konularda görmek mümkün olmuyor.
Çarşafı bir islam adeti, siyasal islam üniforması full ambalajlanma olan türbanıda bir islam geçerliliği olarak empoze etmeye çalışmanız ancak gülünç duruma düşürür. Bu anlamda bizlere sunacağız bir kanıt var mıdır? Bu konu ile ilgili aksine dair bir çok konu başlığımız mevcut, sizinde bu anlamda destekleyici argümanlarınızı merak ettim açıkcası. Ayrıca kurani anlamak için arap edebiyatı filan bilmeyede gerek yok, bu ancak kuranda aktarılanları istedikleri gibi insanlara empoze etmek isteyenlerin yalanları için güzel bir bahane olabilir.
zulfukar 17.04.2008, 16:47 Öncelikle konu başlığını ve içeriğini bir okuyun ondan sonra yorum yapın. Bir arkadaşın yorumundaki çarşaflılarla ilgili gördüğünüz iki cümleden ibaret değil burada anlatılanlar. Siyasal şerri bir simge olan türban ve analarınızın örttüğü baş örtüsü kavramını ayırt edemeyip kalkıp birde bunun üzerine ahkam kesecek kadar fikir beyan edebiliyorsanız, daha kat etmeniz gereken çok yol var derim.
Şu an sizinde bir çok konu altındaki fikirlerinizden anladığımız siyasal islama yatkın mantalite bu dini ve hükümlerini saptırmış yegane zihinsel felçlik oluşumlarıdır. Siz isterseniz her türlü bağnaz insanlık bilincini ümmetleştiren inanışlarla bir ortak payda bulabilirsiniz, fakat bunu asla kadını mal yerine koymanın simgesi bu dogmatik zihniyeti alevilikle bağdaştıramazsınız! Kuranı kerimde örtünmenin ne şekilde ifade edildiği ile ilgilide bir ilahiyat uzmanının ayetli delilleri ile beraber argümanlarını sunduğum bir konu daha mevcut, orayada bir göz atmanızda fayda var.
Konu kadının bir nefs unsuru olarak görülüp saklanmasına dair uğraşılan çabalara karşı bir cevaptır. Bu çelişkiler, bu cehalet, bu islamı köktencilerin elinden uçuruma gitmesine vesile olan yobazlık argümanları size göre sizin tabirinizle "size ne olabilir" ama bana ve bizlere göre çok şeydir. Nedense hep bizlere ithafen kullandığınız bu size neylikler, genelde islamo-faşizmin değirmenine su taşıyacak argümanları içeriyor. Bu aynı umursuzluğu yani "size neyliği" hatta karşısındaki gelişime fikren ve "bedenen" kapalılara taraf duruşunuzu başka konularda görmek mümkün olmuyor.
Çarşafı bir islam adeti, siyasal islam üniforması full ambalajlanma olan türbanıda bir islam geçerliliği olarak empoze etmeye çalışmanız ancak gülünç duruma düşürür. Bu anlamda bizlere sunacağız bir kanıt var mıdır? Bu konu ile ilgili aksine dair bir çok konu başlığımız mevcut, sizinde bu anlamda destekleyici argümanlarınızı merak ettim açıkcası. Ayrıca kurani anlamak için arap edebiyatı filan bilmeyede gerek yok, bu ancak kuranda aktarılanları istedikleri gibi insanlara empoze etmek isteyenlerin yalanları için güzel bir bahane olabilir.
Sevgili Canca kardesim! Teraneyi iyi okumussun ama mefhumun disina cikmissin! Dikkat edersen ben sadece türbandan degil örtü kavramindanda bahsettim.Anamin örttügü örtü ile türban arasindaki farki faredebilecek zihniyet,Anamin basörtüsüne müstakim yolla kastedemedikleri gibi,buna "siyasal simgedir" yapistirmasini yapistirarak ve hatta bunu "kadin özgürlükleri" adi altinda kisilerin ve hatta kitlelerin hürriyetlerine kasdetmeyi maharet saniyorlar.
Kaldiki ister adi örtü olup kültürel yada dini simge olsun,ister adi türban olup siyasi simge olsun bunlari kisitlamaya calismak özgürlüklere ve kisisel tercihlere,hatta ve hatta Kadinin haysiyetine hakaret olarak telakki edilmelidir.Bu kisitlamaToplumda varolan ve adina son zamanlarda"Mahalle baskisi" denilen olaylara atifta bulunarak yada bazi tesettürlü kisilerin sergiledikleri davranislari örnek göstererek aciklanabilecek bir kisilama olarak gorülemez.Türbani kullanan milyonlarca kadinin bunu kendi istekleri dogrultusunda yamadiklari,yada bunun bir siyasal simge oldugu basit bir varsayimdan öteye gidemez.
Hem ilahiyat müessesesini kabul etmeyerek hemde onlarin yorumlariyla islami anlamaya calismanin altinda hüsn-ü niyetin olmadigi her akliselimce malümdür.Bize Ilahiyatcilarin fikirleri gerekmez,bize Ehlibeytin hak müfessirleri gerekir.Dikkat ederseniz ben size Ilahiyatcilardan yada sünni sehül- islamlardan degil direkt dinin sahibi olan Mutahhar olan Eimme-i Ethardan örnek gösterdim.Birkac ilahiyatcinin yaptiklari bos beles yorumlarla dinimi ögrenmeyecegim gibi,Kuranin izahatiyla ilgili yaptigim edebiyat bilgisinin gerekliligini soyleyecek kadarda arapca dilbilgisine haizim.
Buna binaen kuranin kendi basina yeterli bir kitap olmadigini,bilakis Ehlibeytin aciklamalarina da ihtiyacin oldugunu inkar eden ilk sahis ikinci halife ömer ibn-i hattabin yaptigi bu ihanetin aynini Alevi kimligi adi altinda yapmak sizin gibi dostlara yakismaz.
Bunlardan anlasilan sudur ki; Islamin kurallarini hangi yol olursa olsun yok etmek ugruna yapilan hertürlü mezalimi mübah saymak ve bunlari nefs in istekleri dogrultusunda isine geleni almak isine gelmeyeni almamak islami degistiremeyecegi gibi ancak ve ancak size yepyeni bir din dogurur.
Neyse zaten kisiler yekzeban olmadikca böyle fikir ayriliklari ile anlasabilmek cok zor...
Saglicakla kal..
Asigi Ali 17.04.2008, 17:12 ASIGI ALi yazmis:
A: Nasıl ki bir ülkenin anaysası genel kuralları çizer ve detaylarını açıklamaz ise,
B: Kur'an'da Allah Teala emirlerini ve yasaklarını açıklamış ve bunların detayları için Peygamber'e (s.a.a.) başvurulmasını istemiştir. Nitekim Şöyle buyuruyor " O(Hz Muhammed) ne söyler ise vahiyledir,
A: bakiniz sayin Asigi Ali, sizinle ayni dusunce de olduumuz bi nokta çikti! ilginç bi durum... Bence de o Kuran gnel çizgiler gösterir, genel yönler verir, sonra her insan ve toplum kendine öz Adetler yaratir....
B: buna KATILMIORUM; bence yorum için gûnumuzün mevcut olan Dede, alim, gibi kisilere basvurmak gerekir. veya en azindan her kisi okuyup arastirmalar yapabilir! çünki, O Kuran öyle bi Kuran'ki her toplum ver zaman'a göre farkli yorumu olabilir. yaani bir Afrikali ile bi Avrupali ayni ayetten farkli seyler anlayabilir. Bu Insan'i gerçegi kabul etmezisek dini YOZLASTIRMIS oluruz. Hz. Muhammed yasadigi cografya ve zamanda ki bazi adetler tutupta gunumuzde, dunyanin her tarafina uygulamayi dusunmek dogru olmaz ve mutlaka zitlasama lar yaratir.
Ayrica ...Okunucak en büyük Kitap INSAN'Dir.
Saygilar
Rahman ve Rahim Allah'ın Adı ile,
Allah ve Resûlü, bir işe hükmetti mi erkek olsun, kadın olsun, hiçbir inananın, o işi istediği gibi yapmakta muhayyer olmasına imkân yoktur ve kim, Allah'a ve Peygamberine isyan ederse gerçekten de apaçık bir sapıklığa düşmüş, sapıtıp gitmiştir. Ahzap-36. Ayet
Saygı değer fatsali Kardeşim benim yazımın bir kısmını alıp dilediğiniz gibi yorumlamayın lütfen. Ben Örtünme olmadığını söylemedim. ben tam tersi bir savunma yaptım. ayrıca dede veya günümüz alimlerinin istedikleri gibi yorumlayabileceklerinide söylemedim. Hem öte yandan Kur'an'da Muhkem olan bir ayetin yorumlanması mümkün değildir. Örtünmeyle ilgili ayetler Muhkemdir. Yorum yapılamaz.
Yazımızda şu ayetten bahsettik, ama siz onu dikkate almamışsınız; "Biz Kitabı(Kur'an) indirdik ve O'nu açıklasın diye de Peygamber gönderdik"
Benim kastım şuydu ki, Peygamber(s.a.a.) ve Ehli Beyt bu konuda uygulama yapmışlar ve insanlarada bu şekilde yapmaların emretmişlerdir. Başkaları yorum yapmaya kalkar mı bilinmez, ama ben Kur'an'ın Hz Peygamber Ve Ehli Beyt'i dışında kimsenin yorumlama ve açıklama yetkisi olduğuna inanmıyorum?
Sizden ricam, lütfen yazılarımı bir bürün olarak okuyun. Kabul edin veya etmeyin, katılın veya katılmayın, bu beni ilgilendirmez. Benim yazım bir bürün olarak ele alındığında sizin anladıklarınızın, kusura bakmayın ama nefsinize uygun gelen olduğu anlaşılıyor.
Ayrıca bu konuda tartışmıyorum. Yani insanlara örtünmek haktır, farzdır gel örtün demiyorum. Allah bütün insanlara hücceti(delili) tamamlamış ve mazeret kapısını kapatmıştır. Sadece şunu dile getirdim; Türban denilen örtünme şekli, Türkiyede zaman içinde örf haline gelen bir örtünme şeklidir. Türban hak mı değil mi diye tartışmak insanları Haktan uzaklaştırır.
Anlatmak istediğim şu, Kur'an'da Örtünün denilmiş ama türban ile örtünün denmemiştir. Bu o insanların tercihidir. Peygamber ve ehli Beyt( hepsine selam olsun) ise Arap örfüne göre ve Allah'ın emrine göre örtünmüşlerdir. Dolayısıyla insanlar örtünürken illa bir giysiye bağlanmak zorunda değildir. kendi yöresinin örf ve adetlerine göre giyinebilirz. İnsandan istenilen gerektiği gibi örtünmektir.
Örtünme ile ilgili ayetleri aşağıya yazacağız;
30- İnananlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, bu, daha temiz bir harekettir size. Şüphe yok ki Allah, ne işlerseniz hepsinden de haberdardır.
31- İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar ve açığa çıkanlardan, görünenlerden başka ziynetlerini göstermesinler ve örtülerini, göğüslerini örtecek bir tarzda omuzlarından aşağıya doğru salsınlar; kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babasından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut kendi malları olan kölelerden, yahut erkeklikten kesilmiş veya kudreti olmayan erkek hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların gizli hallerine vâkıf olmayan erkek çocuklardan başka erkeklere ziynetlerini göstermesinler; gizledikleri ziynetler, bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar ve tövbe edin hepiniz Allah'a ey inananlar da kurtulun, erin murâdınıza. Nur suresi 30-31 Merhum Abdul Baki Gölpınarlı'nın çevirisi
"Ey Peygamber, eşlerine ve kızlarına ve inananların kadınlarına söyle; dışarı çıkacakları vakit dışarıya mahsus elbiselerini giysinler; bu, onların tanınıp incinmemelerini daha iyi sağlar ve Allah, suçları örter, rahîmdir."Ahzap-59Merhum Abdul Baki Gölpınarlı'nın çevirisi
vesselam
deniz166 17.04.2008, 17:13 Paylaşım için teşekrler
Bu anlayışa göre kadının nefsi zaten yoktur,erkek nefsine hakim olamayacak kadar erkekse boşuna erkeğim diye gezmesin.Bugün tartışılan türban siyasi simge haline gelmiştir,kaldı ki dinsel bir simge olması sadece dini şekle sokmak isteyenlerin uğraştığı ve gerçekleştirmek istediğidir.
Kadına mahalle baskısı ile uygulanan kapan emri dini olabilir mi?Dinimizde zorlama yoktu hani? ergenlik çağına giren bir kız çocuğuna ,saç telin kadar erkekle yatmış sayılırsın diyerek baskı yapan,mukabele denilen dini toplantılarda kapatın kızlarınızı cehennemde yanacaksınız diyerek korkutan, bir toplumda hangi dini özgürlükten bahsedilebilir ki.İslamın 6. şartı haline getirilen bir şekilci anlayış kimin hangi düzenine hizmet etmektedir?
Ergenliğe yeni girmiş bir çocuğa başörtüsü sana çok yakışıyor dersen bugün moda olur,yakıştığı için giyer, inançla ilgisi nedir?Üniversitelerde kapanma karşılığı dar gelirli ailenin çocuklarına burs veren anlayış kendi düzenin kurmak için uygulamaktadır.Türkiyede başörtünün altına asıl saklanan budur.İnançları olduğu için kapanan kardeşlerimiz yok mu? tabiki var ama onlar başörtüsünü siyasete alet etmeyecek kadar onurludurlar.
Annelerimiz,büyük annelerimiz takmıştır ama onlar bulunduğu toplumun giyim şekli olduğu için gelenek olarak düşündükleri için başörtünü takmışlardır.Aynı büyüklerimiz bugünün şartlarında bizim yaptığımızı yaparak türbanın altına saklanan niyeti anlamış ve onlarda türbana karşı çıkmaktadır.Asıl olan niyettir.Niyet ortadadır.
kadın erkeğin nefsinden sorumlu değildir ,erkeğin vücüdundan bir kadının sorumlu olması erkeğin acizliğini göstermez mi?Bu durumda erkek çok aciz sayılmaz mı?
Sevgili Canca kardesim! Teraneyi iyi okumussun ama mefhumun disina cikmissin! Dikkat edersen ben sadece türbandan degil örtü kavramindanda bahsettim.Anamin örttügü örtü ile türban arasindaki farki faredebilecek zihniyet,Anamin basörtüsüne müstakim yolla kastedemedikleri gibi,buna "siyasal simgedir" yapistirmasini yapistirarak ve hatta bunu "kadin özgürlükleri" adi altinda kisilerin ve hatta kitlelerin hürriyetlerine kasdetmeyi maharet saniyorlar.
Kaldiki ister adi örtü olup kültürel yada dini simge olsun,ister adi türban olup siyasi simge olsun bunlari kisitlamaya calismak özgürlüklere ve kisisel tercihlere,hatta ve hatta Kadinin haysiyetine hakaret olarak telakki edilmelidir.Bu kisitlamaToplumda varolan ve adina son zamanlarda"Mahalle baskisi" denilen olaylara atifta bulunarak yada bazi tesettürlü kisilerin sergiledikleri davranislari örnek göstererek aciklanabilecek bir kisilama olarak gorülemez.Türbani kullanan milyonlarca kadinin bunu kendi istekleri dogrultusunda yamadiklari,yada bunun bir siyasal simge oldugu basit bir varsayimdan öteye gidemez.
Hem ilahiyat müessesesini kabul etmeyerek hemde onlarin yorumlariyla islami anlamaya calismanin altinda hüsn-ü niyetin olmadigi her akliselimce malümdür.Bize Ilahiyatcilarin fikirleri gerekmez,bize Ehlibeytin hak müfessirleri gerekir.Dikkat ederseniz ben size Ilahiyatcilardan yada sünni sehül- islamlardan degil direkt dinin sahibi olan Mutahhar olan Eimme-i Ethardan örnek gösterdim.Birkac ilahiyatcinin yaptiklari bos beles yorumlarla dinimi ögrenmeyecegim gibi,Kuranin izahatiyla ilgili yaptigim edebiyat bilgisinin gerekliligini soyleyecek kadarda arapca dilbilgisine haizim.
Buna binaen kuranin kendi basina yeterli bir kitap olmadigini,bilakis Ehlibeytin aciklamalarina da ihtiyacin oldugunu inkar eden ilk sahis ikinci halife ömer ibn-i hattabin yaptigi bu ihanetin aynini Alevi kimligi adi altinda yapmak sizin gibi dostlara yakismaz.
Bunlardan anlasilan sudur ki; Islamin kurallarini hangi yol olursa olsun yok etmek ugruna yapilan hertürlü mezalimi mübah saymak ve bunlari nefs in istekleri dogrultusunda isine geleni almak isine gelmeyeni almamak islami degistiremeyecegi gibi ancak ve ancak size yepyeni bir din dogurur.
Neyse zaten kisiler yekzeban olmadikca böyle fikir ayriliklari ile anlasabilmek cok zor...
Saglicakla kal..
Terane örneklerini sizin yorumlarınızdan sıklıkla okur olduk zaten, bu anlamda sizin elinize su dökülebileceğini sanmıyorum.. Sizin arapça ve farsça kelimelerinde şatavatı ile uzmanı olduğunuz laf ebeliği kısımlarını geçip saadete geçecek olursak mevcut algınızın anadolu aleviliği inancı ile uzaktan yakından alakası yoktur, siz ve sizin gibi çok değerli bazı şii sever arkadaşlar aleviliğin mantık gerçeklerini dogmatik öğelerle sıklıkla yıkmaya çalışıyorlar. Fakat alevilerinden şiiler gibi çıkış noktaları hz ali'yide ehlibeyti'de özümsemiş olan bu insanların en önemli farkları algıyayış süzgeçleridir, görünen köy uzakta değil ama bu süzgeç olayından hangi eleği kullanırsınız onu bilemem.
İslamın bir şartı, gerekliliği hatta "kitlelerin özgürlüğü" olarak ifade ettiğiniz türban ve çarşafın tarihi konusunda ne biliyorsunuz? Bu konuda kelam edecek bir kaç sözünüz varsa devamında ben kanıtları ile beraber size bildiklerimi anlatacağım. Bakalım özgürlüğünmü, kısıtlamanın mı, damgalamanın mı ya da islamın mı bir gerekliği, o zaman hep birlikte ayıklayalım bakalım pirincin taşını. Dogmatik algıların hiç biri ile bugüne kadar salt bir sonuca varmanın mümkünatı olmadığını gördüm fakat biraz zorlayarak şansımızı denemenin zararı olmaz diye düşünüyorum.
Hz. ali ve ehlibeyt yoğunlaşması dışında nedense argümanlarının savunduğunuz çoğunluğu ile aynı mantaliteye sahip olduğunuz ilahiyat bilimcilerinin açıklamalarını terane hesabı çok güzel bir polemik örneği ile bertaraf etmek niyetindesiniz. Fakat örtünme kavramını, türbanı, çarşafı kavramsal olarak traji komedik bir yargı ile bir "özgürlük hakkı" ve dayanak olarak göstererek işinize gelen kısımları yine bu mantalitelenin yoz benliklerinin kabulü olarak mübah saymış durumdasınız. Demiş ki sayın zulfukar "Hem ilahiyat müessesesini kabul etmeyerek hemde onlarin yorumlariyla islami anlamaya calismanin altinda hüsn-ü niyetin olmadigi her akliselimce malümdür."
Benim ya da bir çok alevinin ilahiyat müessesini kabul edip etmemesi değil buradaki konuya mazhar olan, algılaması gereken çıkış noktası bu kişiler olan, dayanak aldıkları bazı ilahiyatçiların bu yoz bilinçtekilerin uygulamalarını yalanlamasıdır. Yani çarşaf ve türban aldatmacasına düşenler ben veya bizler olmadığımız için bu olgunun kaynağı olarak gösterdikleri ilahiyat bilimcilerin sözlerine nail olmaları için belirtilmiştir. Her ne kadar bir polemik manevrası olarak işinize gelmeyenleri görmemezlikten geldiğiniz bu kuruma bağlı kişiler olsada, cevaben aynı mantalitenin yansımaları olan sizlerinde dogma çemberlerinden taşıp görebilmeniz açısından faideli olabilir.
Ne kadar arapça bilgisine haiz olduğunuza şüphe yok, arap vahabi geleneklerini ve algılarınıda direkt olarak islam olarak sunma çabalarınızdan bunu anlamak mümkün. Ömer ibn-i hattabin amcası oğlu muaviye'nin emevi mantalitesi ile islama soktukları yozlaşma algısına nail olan ben değilim, zahiri şekilci batıni algılardan uzak salt ezbere göstermelik bir inanışın devamı olarak türban veya çarşaf gibi kadını mal yerine koyma algılarının dogmatik savunucusuda ben değilim, bu anlamda özünde buluştuğunuz bu zihniyetlerle aynı hataya düşmek siz varken bize düşmez.
Bunlardan anlasilan sudur ki; Islamin kurallarini hangi yol olursa olsun yok etmek ugruna yapilan hertürlü mezalimi mübah saymak ve bunlari nefs in istekleri dogrultusunda isine geleni almak isine gelmeyeni almamak islami degistiremeyecegi gibi ancak ve ancak size yepyeni bir din dogurur.
Neyse zaten kisiler yekzeban olmadikca böyle fikir ayriliklari ile anlasabilmek cok zor...
Saglicakla kal..
İslamı çığrından çıkarmak, yozlaştırmak, dini sapkınlaştırıp bir tabu haline getirmek emin olun yok etmekten daha bedbah bir durumdur. Ki mevcut örneklerden bunu anlamak gayet mümkündür. Kaldıki islam'ı içselliğinden saptırmış şekilci, kısıtlayıcı, dogmatik ritüellerin herhangi ilahi veya mantıki bir dayanağı olmadığını kanıtları ile belirtmek en insani görevdir. Mezalim asıl kadına mübah görülen ve onu nefs adı altında salt yoz algıların ilkel bilinçlerinin nefsi ile bir kafesin ardına tıkan zihniyetlerdir. Kadına sadece bir cinsel obje olarak bakanların, kendi nefs istekleri doğrultusunda bozuk ahlaki hisslerinin dizginlenme çabasıdır. Başı açık bir kadın karşısında nefs'i bozulan erkek dinin arkasından savunması olağan, ama tabi bir şekilde saklanma güdüsü olmadan yaşama hakkını savunanlarıda kendi nefsleri doğrultusunda işlerine geldiği gibi telakki ettikleri yargısına'da artık pes denir ve bu ancak algıda bozuklukla açıklanabilir. Zaten sizin ve sizingillerden oluşan tipik kapalı din algısı, yüzünden islam hep yanlış anlaşılmış ve çığrından çıkmıştır, bugün ateist olmuş bir çok müslümanın mabalı bu tip yoz kalıplarla insanlarla dinden ve allahtan soğutan adeta bir öcü haline getirenlerin üstündedir. Yeni bir din doğurmaya hiç gerek kalmamıştır, zaten var olan bir din ancak belirli ihtiraslarla ancak bu kadar farklı bir hal alabilir, ki mevcut algı bu ise çoğu alevi zaten sizin kabul ettiğiniz şekilde bir dinden olmadığı kesindir. Hanginizinki yozlaşma, hangizinki samimi, hangisininki geçerli o ancak yaratan katında bilinebilir. Kadını sarıp sarmalayıp, 5 vakit android bir yapılanma ile şekilci ibadetler yaparak hak katına ulaşabileceklerini sananlar neyin ne olduğunu ancak ebediyete intikal edince görebilecektir.
Kaldiki ister adi örtü olup kültürel yada dini simge olsun,ister adi türban olup siyasi simge olsun bunlari kisitlamaya calismak özgürlüklere ve kisisel tercihlere,hatta ve hatta Kadinin haysiyetine hakaret olarak telakki edilmelidir.Bu kisitlamaToplumda varolan ve adina son zamanlarda"Mahalle baskisi" denilen olaylara atifta bulunarak yada bazi tesettürlü kisilerin sergiledikleri davranislari örnek göstererek aciklanabilecek bir kisilama olarak gorülemez.Türbani kullanan milyonlarca kadinin bunu kendi istekleri dogrultusunda yamadiklari,yada bunun bir siyasal simge oldugu basit bir varsayimdan öteye gidemez.
Bu kısım mantalitenin açığa serilmesi adına çok güzel bir örnektir. Değerli akp yetkilileride aynı argümanlarla sisteme şerri icraatlarını empoze etmeye çalıştılar, en azından sayın başbakan açık açık "simgedir kime ne demişti". Çünkü kime ne olunan bu durum şerri emelleri açısından ancak onları ilgilendiriyor. Bir yiğit türban, çarşaf savunucusu olarak türbanın islamo-faşizmin bir ideolojik simgesi olduğunu bilmeyecek kadar, en azından sayın başbakandan daha az öngörülü olduğunuzu sanmıyorum. Bunun bir varsayım olduğunu iddia etmek için üç maymunu oynamak gerekirki, siyasal islamcıların yıllarca yaptığı gibi bunun sadece sisteme dalmak için kullanılan çok aleni bir yalan olduğuda özellikle son zamanlarda yaşananlarla açık bir şekilde ortalığa serilmiştir.
Seygili canca,
biliirm, iki kisi konusurken 3ncu ye susmak duser, ama, sanirim Zulfukar arkadas, turban i elestiririken bi çok kisini O siyasi Turban il, anneler ninelerimizin takdigi gelenksel ortuyu karistirilmasini kasdediodu.
yaani bazen goruyoruz, turban veya ortu ile ilgili bazi çok alay eder ce tavirlar. ve bundan bazen bende yipraniorum, cunki benim annemde her zaman o örtüyu takdi (ancak Fransa ya gelditen sonra, bazi Hocalarin sayesinde daha islamci oldu ailem, buda sadece sanirim dini bilgi eksikliginden ve dolayisiyla her hocayim diyene inanmalarinda kaynaklanio)
saygilar
eyvallah
zulfukar 17.04.2008, 19:24 Sevgili Canca karesim yorumlarinizda mevzunun disina cikmadan,soylemediklerimi bana atfetmeden munazara etseydiniz daha iyi olurdu.Benim niyetim sizinle laf salatasi yemek degil realiteleri tartismakti ama goruyorumki mesle anlasma cabasindan ziyade altetme amacina donustu.
Süzgec olayinda ben size Ehlibeytten örnekler verdim,benim süzgecim yanlizca mutahhar Ehlibeyttir.Savundugunuz düsünceyi tali yollarla camura bulamadan direkt Hak sözlerle beyan ediniz.Benim savundugum düsünceyi vahhabilere yatkin görmekle kalmayip ayni zamada Emevilerle bagdastirmanizi kendime hakaret olarak kabul edip sizi yalnizca bu konuda kiniyorum.Kaldiki Örnek verdiginiz emevi ailesinin örtü kousundaki düsüncelerinin sizinkiyle ayni olduguna tarih sahittir.Emevi saraylarindaki cariyelerin ve haremlerinin durumunu biliyorsaniz kadinlarinin örtülü oldugunuda iddia etmezsiniz herhalde.Bu kadar laf cünbüsünden sonra Ehlibeyt hanedani kadinlarinin örtü durumu hakkinda bilginiz olsa gerek.Ama Muaviye ibni ebu süfyanin Ömer ibni Hattabin amcaoglu oldugu yanilgisina düsecek kadar tarih blgisine sahip sahsiniz bunlari nasil algilarsiniz onuda bilemem.
Fikirlerim hakkinda yanlislikla beni anlamadan yorumlaginizi varsayarak yinelemek isterimki; Ben kadinin kendi istegi disinda zorla kapatilmasina karsi oldugum gibi kendi istegi disinda actirilmasinada karsiyim.Ben örtü olarak belirli birsekilin varoldugunuda,carsafin gerekli oldugunuda iddia etmedim.tersine carsafin kadinin gunumuz toplumundaki yerini darattigini dusunuyorum.Ayni zamandada tabiri caizse kapanmayan kadinlarimizinda buna bir sinir getirerek teshircilikten uzak durmalarini daha dogru bulurum.Ve yineliyorum ki Alevilikte örtünün( türban yada carsaf demedim) yerinin olmadigini iddia etmek cehaletin yada en azindan taassubun nisanesinden öte birsey degildir.Bu düsüncelerin neresi Alevilik disinda anlamiyorum.
Zaten malüm oldugu icin, sahsiniza ait fikirlerin tarihinin ceyrek asirlik oldugunu konusmak abes olur ama elzem oldugu icin belirteyim;Alevilerin ceyrek asir oncesine kadar hep kapali olduklarini herkes bilir.
Kisilerin ibadetleri hakkinda konusmusken bes vakit yada on vakit olmasi size ne gibi bir zeval getirebilir,ibadetlerin belirli bir sekilde olmasi sizi neden okadar ilgilendiriyor anlamis degilim.Kaldiki doganin kanunu olarak herseyin bir seklinin olmasi katiidir.Isin batin daki boyutunu ise yalniz Yaratan bilir.Kaldiki Aleviligin ibadi yonundede sekil elzemken baskalarinin ibadetlerine bir ic okumaylami yorum getirmek yerekiyor?
Son olarak "lekum dinikum ve liye din" Herkes kendi inanciyla mesüldür.sizde,bende baskalarida.Inanmanin bedeli ahret yurduna kalsin diyor münazaraya burada son vermek istiyorum.
Saygilar...
notlierlife58 17.04.2008, 19:32 insanın nefsi endi elindedir sevgili canlar....bi bayanı çuvalla sokağa çıkarsan bile eğer erkek ona ihtiyacı olduğunu düşünmüşse bir kere nefsi kaybolmuştur...kapanma örtünme % 100 lük çözüm değil bence...ama etkisi oldunu da görüyorum,duyuyorum...
bayanların nefsine gelince bizim ne yapmamız gerekiyor bunun için?hani sürekli takke,çirkin sakallar filan mı?bakmasınlar bize nefisleri kaymasın diye...
ya ALLAH erkeği ve dişiyi yaratmış...ne için insanlığın devam edebilmesi için...yani kim ne amaçla bu insanların nefislerine mani olmaya çalışıyor...belki başta olan güzel düşünceler sırf bu kısıtlamalar yüzünden çığırından çıkarabilcek durumlar doğuruyo...yani insanları yanlış şeylere yönlendiriyo...
İNSAN DÜŞÜNCESİYLE GÜZELDİR,ŞEKLİ ŞEMALİ İLE DEĞİL...
Sevgili Canca karesim yorumlarinizda mevzunun disina cikmadan,soylemediklerimi bana atfetmeden munazara etseydiniz daha iyi olurdu.Benim niyetim sizinle laf salatasi yemek degil realiteleri tartismakti ama goruyorumki mesle anlasma cabasindan ziyade altetme amacina donustu.
Süzgec olayinda ben size Ehlibeytten örnekler verdim,benim süzgecim yanlizca mutahhar Ehlibeyttir.Savundugunuz düsünceyi tali yollarla camura bulamadan direkt Hak sözlerle beyan ediniz.Benim savundugum düsünceyi vahhabilere yatkin görmekle kalmayip ayni zamada Emevilerle bagdastirmanizi kendime hakaret olarak kabul edip sizi yalnizca bu konuda kiniyorum.Kaldiki Örnek verdiginiz emevi ailesinin örtü kousundaki düsüncelerinin sizinkiyle ayni olduguna tarih sahittir.Emevi saraylarindaki cariyelerin ve haremlerinin durumunu biliyorsaniz kadinlarinin örtülü oldugunuda iddia etmezsiniz herhalde.Bu kadar laf cünbüsünden sonra Ehlibeyt hanedani kadinlarinin örtü durumu hakkinda bilginiz olsa gerek.Ama Muaviye ibni ebu süfyanin Ömer ibni Hattabin amcaoglu oldugu yanilgisina düsecek kadar tarih blgisine sahip sahsiniz bunlari nasil algilarsiniz onuda bilemem.
Fikirlerim hakkinda yanlislikla beni anlamadan yorumlaginizi varsayarak yinelemek isterimki; Ben kadinin kendi istegi disinda zorla kapatilmasina karsi oldugum gibi kendi istegi disinda actirilmasinada karsiyim.Ben örtü olarak belirli birsekilin varoldugunuda,carsafin gerekli oldugunuda iddia etmedim.tersine carsafin kadinin gunumuz toplumundaki yerini darattigini dusunuyorum.Ayni zamandada tabiri caizse kapanmayan kadinlarimizinda buna bir sinir getirerek teshircilikten uzak durmalarini daha dogru bulurum.Ve yineliyorum ki Alevilikte örtünün( türban yada carsaf demedim) yerinin olmadigini iddia etmek cehaletin yada en azindan taassubun nisanesinden öte birsey degildir.Bu düsüncelerin neresi Alevilik disinda anlamiyorum.
Zaten malüm oldugu icin, sahsiniza ait fikirlerin tarihinin ceyrek asirlik oldugunu konusmak abes olur ama elzem oldugu icin belirteyim;Alevilerin ceyrek asir oncesine kadar hep kapali olduklarini herkes bilir.
Kisilerin ibadetleri hakkinda konusmusken bes vakit yada on vakit olmasi size ne gibi bir zeval getirebilir,ibadetlerin belirli bir sekilde olmasi sizi neden okadar ilgilendiriyor anlamis degilim.Kaldiki doganin kanunu olarak herseyin bir seklinin olmasi katiidir.Isin batin daki boyutunu ise yalniz Yaratan bilir.Kaldiki Aleviligin ibadi yonundede sekil elzemken baskalarinin ibadetlerine bir ic okumaylami yorum getirmek yerekiyor?
Son olarak "lekum dinikum ve liye din" Herkes kendi inanciyla mesüldür.sizde,bende baskalarida.Inanmanin bedeli ahret yurduna kalsin diyor münazaraya burada son vermek istiyorum.
Saygilar...
Sayın zulfukar, savunduğum düşünce ayan beyan ortadır, islamın yozlaşmış softa ritüellerini aleviliğin bir geleneği ve zorunluluğu olarak sunamazsınız. Anadolu kadının geleneksel (klasik) örtünme şekillerini, dini sapkınlaştırmış siyasal şerri bir ideolojinin üniforması ile bir tutamazsınız! Hiç kimse aleviler açıktır veya örtünmez vs.. demedi, ki konuda bu değil en baştan beri vurguladım, lakin sizin hiç ırgalamadığınız şekilde; nefs kavramın kadının din referans gösterilerek full ambalajlanması olayı ve kadının bir saç telinden oluşan tahriğin neden erkek için geçerli olmadığı idi, yoksa kadın bu yoz algılar için sadece salt üreme odaklı şehvet içerikli bir cinsel objemidir? Asıl bu mantaliteye riayet edenlerin ahlaki yetileri sorgulanmalıdır, yine konunun devamında bununla alakalı bir ton soru ve sorgulama içerikli konular var. Türban fedailiği yapmadan önce bu konulara cevap verseydiniz, inanın hem bu tesker alaka durumunuzdan kurtulmuş olacak, hem de hepimizi müteşekkir etmiş olacaktınız. Fakat amacınızın üzüm yemek olmadığını bildiğim için reflekslerinizdeki alakasız duyarsızlıkların nedenini kavrayabiliyorum.
Konuya odaklanmayı yeğlemek istesem bile, polemiklerinize ithafen gelişen süreçteki laf ebeliklerinizede cevaben belirtmem gereken hususlar mevcut; birincisi softa savunucusu olmadığımız için bizleri ömer bilmem ne ile bir tutmaya çalışan zaat-ı muhterem sizdiniz, emevi mantalitesi ile ortak noktanızda halen göstermiş olduğunuz göstermelik şekilsel ve ezberi algılara karşı aşırı duyarlığınızdı. Bu anlamda çağdaş anadolu inancını savunan tüm aleviler adına sizin gibi insanları dinden imandan eden muhteremleri kınamakta bizlerin en doğal hakkıdır, fakat bu hakkı kullanmanın bile israf olacağı kanısında olduğumdan gerek görmüyorum. Bu arada bir önceki yazımda karıştırdığım muaviye soyu ile bir olan amca oğlu halife osman'dır. Ömer'de saltanatı ele geçirmek için bu aile şer ittifakı yapmış kişilerdendir. Her ne ise osman, ömer veya bekir nazarımda hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
Burada konuyla hiç alakası olmayan birşeyin irdelenmesi niyetinde değilim lakin şatavatın ve cami kavramının ortaya çıkışı, zahiri özelliklerin ön plana geçişi, içsel kavramların yitirilişi, herşeyin kalıp üzerine ezbere ve yapaylığa döküldüğü süreç emevi saltanatlığına rast düşer. İnsanı salt şekil odaklı hesaba katan, programlı bir yapı gibi yaradana yakarışa android bir sistematik yapı kurgulayan, bir başka canlı olan kadınlara yine bu şeklin hikmeti ile en temel var oluş algılarından kısıtlayıcı bir şekilde saklanmayı mübah gören inanışlar beni rahatsız eder. Ama sizi hiç etmez.. İşte zaten siz ve sizin gibilerle aramızda farkta buradadır! Etnik veya cinsi her yaradılana önce insan ve mantık olarak bakabilecek hikmete erişebilmek için yoz kalıpların zincirini kırmak gerekir. "Bre münafık, nasıl Türban yok dersin İmam Ali'ye ihanet ettin" gibi tarihsel veya mantıksal hiç bir kriteri ön plana almadan verilen yaklaşımlar dogmatizmin kurbanı olmuş şii-severlerin tutunabilecekleri yegane argümandır. Varoluşun bir görsel niteliği olan şekili kast etmediğimi sizde bal gibi biliyorsunuz işte ama serde laf cambazlığı işlendiği için, ancak polemiklerle bertaraf etmek çabasındasınız. Şeklin kulu kısıtlandırması, bazı cinsleri salt cinsel bir obje yerine koyması, programlaması.. Yine şekilsel bir yansımanın eseri olan; Dini sapkınlaştıran yoz kesimlerin uçkuruna sahip çıkamaz, bozuk nefsine hakim olamaz diye, kadının bir telini bile göstermeyecek elinden gelse kamufle edip gölgesinde gezdirecek mantalitenin algısal ve niyetsel bozuklukluklarının şekli olarak din'e yormasıdır.
, bozuk nefsine hakim olamaz diye, kadının bir telini bile göstermeyecek elinden gelse kamufle edip gölgesinde gezdirecek mantalitenin algısal ve niyetsel bozuklukluklarının şekli olarak din'e yormasıdır.
vaay ellerinden öpeyim :p
zulfukar 18.04.2008, 22:51 Sevgili canca! Beni anlamamak icin gosterdiginiz cabaya, laf salatasi ile konulari arzunuza gore atlaya atlaya islemenize ve aslinda benim ne dedigimi anladiginiz halde konuyu saptirarak farkli mecralara ceerek suslemenize hayran kaldim.
Daha öncede dedigim gibi bu münazaraya faydasizligindan ötürü son vermek istiyorum.Zira faydasiz tartismalarla harcanan vakit israf ise yazik harcadigimiz zamana.Son olarak siz"Lekum dinikum veliye din" Siz kendinizden ben kendimden sorumluyum.Birakin buda yaradana kalsin.
Hoscakalin,dostcakalin...
|
|