Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye'de Siyaset ve İdeoloji Hakkında


Haydaryiğit
04.02.2008, 22:29
Ülkemizde, siyasi partiler ideolojik temellerden yoksundurlar. Siyasi çıkar elde etmek amacıyla Türkiye’nin temel değerlerini kesip biçmekle meşgul olup; laiklik, demokrasi, çağdaşlık vb. değişken ve gelişken kavramları kendi siyasi çıkarları doğrultusunda bir yerlere oturtup koruma vazifesi üstlenirler. Kendilerine bu görevi halkın verdiğini söyleyen siyasi oluşumların oyları çok cüz’i miktarlarda olsa bile, halkın kendilerini anladığı safsatasını sakız gibi çiğneyip dururlar. Değişen siyasi koşullara ayak uydurarak ideolojik evrimler geçiren siyasi partiler, halkın ihtiyaçlarına paralel olarak kendilerini yenileyen (!) bir düşünsel çizginin etrafında dönüp durmayı statik bir zemin üzerine inşa edilmesi gereken istikrarlı düşünsel temellere tercih ederler. Koşullara ve çıkarlarına uygun olarak çizgi değiştiren siyasetçilerin problemlere yaklaşımı ve çözüm getirme konusundaki yetenekleri de kaypak olacaktır. Aksini beklemek aşırı iyi niyetli olmak olur.



Bir asırdır kökleştirilmeye çalışılan cumhuriyet değerlerine aykırı bir şekilde siyasilerin kendi arzularını söz konusu değerlerle özdeş olarak sunmaları, ülkemizi, başbakanını önce idam eden, daha sonra da yere göğe adını veren garip bir ülke konumuna düşürmüştür.




Ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri, birey ve kurumların kendileri olma başarısını gösteremiyor olmalarıdır. Başkanlarına göre politika değiştiren siyasi partiler, dernekler vb. gibi sağlam bir düşünsel temel üzerine inşa edilmesi gereken tüzel kişilikler kendi varoluşlarını tanımlamalı; bu varoluşu kendisine tebdil edecek olan değil, bu varoluşa uygun bir ideolojik duruş inşa edilmesine hizmet edecek olan liderlere intisap etmelidirler.




Ülkemizde kirlenmeye çok müsait bir konumda bulunan politikayı kötüye kullanan politikacılar, siyaset denince akla gelen ilk şey olma özelliğini büyük bir güçle koruyan genelleme niteliğindeki “siyaset yalancılık, siyasetçiler de yalancılar ve üçkağıtçılardır,” önyargısının en önemli sorumlularıdırlar.


-
Biz kendimizi bu fikirlerin yoğunluğuna öyle bir kaptırmışız ki,bir türlü kendi fikirlerimizi özgürce dile getiremiyoruz.Ayrıca fikirleri olamayanlar güruhunun üstünlüğü nedeniyle de yıllardır beyinsiz politikacılar tarafından yönetilmeye devam ediyoruz.

Siyasette oynanan bu ikiyüzlülüğü göremiyor olmamız gerçekten acı verici.Çünkü her zaman halkın öyle bir zayıf noktasını buluyorlar ki etkilenmemek mümkün değil.

Ayrıca biz alevilerin bir başka siyasetten uzak durma nedeni de kendimce bu olsa gerek.Çünkü bizlerde bu ikiyüzlülük,üçkağıtçılık içerisinde bulunan siyasette büyük kayıplarımız olacağına inanıyoruz maddi manevi...

Dikkat! Bazen bu ikiyüzlü aşağılık siyasetin etkisine giriyoruz...etmeliyiz.Forumumuzda da bazen bu siyasetin etkilerini görüyorum lütfen bunun yüzünden canlar birbirlerinin kalplerini kırmasınlar.
iyi forumlar

insanlar kardeş
04.02.2008, 22:59
Eğer islam dinin temel kuralları çağın gereklilikleri doğrultusunda geliştirilip uygulana bilseydi şimdi biri allahın askeri digeri alinin askeri bir başkası bay buşun askeri olmazdı kanısındayım.
Ülkemizdeki partilerin ideoloji stratejileride neyazık ki tıpkı kuran emirleri gibi çagın her dönemine göre geçerliliği devam etmektdeir.Bu kısır döngü içerisinda sağda solda her ne tarafta olursa olsun mevcut partilerimizin tabuları katı ve tartışma götürmez ilkeleri vardır.Esneklik payı olmayan maddenin ileri veyahut geriye hamlesi olamaz ancak stabil; erimeye , yok olma mahkumiyeti bir gerçektir....
saygılarımla...

Şirin Baba
04.02.2008, 23:41
Siyaseti kirleten insanlardır.Siyasetin dışından kirlenişini seyrederek daha çok özgürlüklerimizi kaybetmek üzereyiz.
Temiz toplum istiyorsak temiz siyasetçilere yol vermeliyiz.
Halk,olgunlaşamayan ve eğitimsiz kalışıyla kirli siyasetçinin aradığı kek oylar olmaya devam ettiği müddetçe siyaset bu halkı kullanmaya devam edecektir.
Siyaset kirlenmiştir şikayetinde bulunma hakkımız yoktur.Çünkü;Cumhuriyet kurulurken girmiş olduğumuz Meclisten kendimizi soyutlaştırarak siyasetin en dışına kendimizi atmışız.
Şikayet etmeden önce şu soruları cevaplamalıyız;
Biz neden yönetilenlerdeniz?
Biz neden siyasete hep uzak durduk,Pislik üzerimize sıçramasın diye mi?

Siyasetin kirliliğinin sebebi bizde oluyoruz kendimizi içine katmadığımız için.
Siyasetin kirliliği ve bize karşı işlenen cinayetlerinde sorumlusu sayılırız hatta.Yetkin ve etkin alanlarda Devlet görevlilerimiz olmadığı için değil midir bu yaşadığımız zulümler?
Pasif siyaset anlayışımız bize zarar vermiştir.Bu bizim eksiğimizdir.Siyasetin içinde yeterince yer almamış olmamız Memleket içinde ,bizim içinde onarılmaz yaralar açmıştır!

Siyasetin içinde kalırsak kirlenirize hiç katılmıyorum.Biz bu toplumun bir parçasıysak yönetenler tarafındada olmalıyız.Bu hem siyasetin temizlenmesi hemde Alevi toplumunun kendini koruması açısından önemlidir.
Özünde kirlenmemiş insanları siyaset asla kirletemez.

saygılarımla

insanlar kardeş
05.02.2008, 00:04
Özünde kirlenmemiş insanları siyaset asla kirletemez.




Özlü insanı yarat mak umitlerimizi güçlendirmek ve mücadele etmek aşkıyla...
saygılarımla....

Haydaryiğit
05.02.2008, 00:08
Siyaseti kirleten insanlardır.Siyasetin dışından kirlenişini seyrederek daha çok özgürlüklerimizi kaybetmek üzereyiz.
Temiz toplum istiyorsak temiz siyasetçilere yol vermeliyiz.
Halk,olgunlaşamayan ve eğitimsiz kalışıyla kirli siyasetçinin aradığı kek oylar olmaya devam ettiği müddetçe siyaset bu halkı kullanmaya devam edecektir.
Siyaset kirlenmiştir şikayetinde bulunma hakkımız yoktur.Çünkü;Cumhuriyet kurulurken girmiş olduğumuz Meclisten kendimizi soyutlaştırarak siyasetin en dışına kendimizi atmışız.
Şikayet etmeden önce şu soruları cevaplamalıyız;
Biz neden yönetilenlerdeniz?
Biz neden siyasete hep uzak durduk,Pislik üzerimize sıçramasın diye mi?

Siyasetin kirliliğinin sebebi bizde oluyoruz kendimizi içine katmadığımız için.
Siyasetin kirliliği ve bize karşı işlenen cinayetlerinde sorumlusu sayılırız hatta.Yetkin ve etkin alanlarda Devlet görevlilerimiz olmadığı için değil midir bu yaşadığımız zulümler?
Pasif siyaset anlayışımız bize zarar vermiştir.Bu bizim eksiğimizdir.Siyasetin içinde yeterince yer almamış olmamız Memleket içinde ,bizim içinde onarılmaz yaralar açmıştır!

Siyasetin içinde kalırsak kirlenirize hiç katılmıyorum.Biz bu toplumun bir parçasıysak yönetenler tarafındada olmalıyız.Bu hem siyasetin temizlenmesi hemde Alevi toplumunun kendini koruması açısından önemlidir.
Özünde kirlenmemiş insanları siyaset asla kirletemez.

saygılarımla




Teşekkürler sayın seferagca
Biz aleviler önceleri siyasette yer alıyorduk.Türlü oyunlarla ve üçkağıtlarla yerimizi temiz siyaset yapmayanlara kaptırdık.Hani doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar derler ya uzaklaştırlar ve çirkefliklerine devam ettiler.Biz siyasette pek fazla tutunamadık; çünkü yalan vaadler veremedik,biz masumları kandıramadık,biz hazırı verip onların gözünü boyayamadık...

Altinay
01.03.2008, 18:36
Siyaset felsefesi ile ideoloji arasındaki farkı aşağıdaki makale çok iyi açıklıyor. Bazı şeylerin sınırlarındaki ayrımı farkedemezsek, savunduğumuz alanların dışındaki alanlarda olduğumuzun farkına varamayız....
Saygılar....
Siyaset Felsefesi” ile “Siyasi Düşünce” , ”Siyasi Teoloji” , “Siyaset Bilimi” ve “İdeoloji” arasındaki fark nedir?

“Siyaset felsefesi”, “siyasi düşünce”den farklıdır. Siyaset felsefesi bir siyasi düşüncedir, ama her siyasi düşünce siyaset felsefesi değildir. Çünkü siyasi düşünce siyasete yönelik kanaat ve bilgi ayrımına kayıtsızken, siyaset felsefesi kanaatlerin yerine bilgiyi geçirmeyi hedefleyen bir çabadır.
Siyasi düşünce, siyasete yönelik spesifik bir tutumu amaç edinirken, siyaset felsefesi hakikati amaç edinir. Siyasi düşünce insanlığın tarihi kadar eskidir, fakat siyaset felsefesi belli bir tarihi dönemde ortaya çıkmış farklı türden bir düşünce biçimidir.(Siyaset Felsefesinin tarihi M.Ö. 500 yıllarında Sokrates’le başladığı kabul ediliyor. İnsanlığın tarihinin başlangıcı yani ilk insanın ortaya çıkışı ise 2 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor.)

“Siyaset felsefesi”, “siyasi teoloji”den de farklıdır. Siyasi teoloji, doğruluğu peşinen kabul edilen kutsala ya da kutsal olduğuna inanılan öğretilere dayanılarak temellendirilen siyasal düşüncedir. Halbuki siyaset felsefesi, insani rasyoneliteyi esas aldığından, siyasal şeylerin doğruluğu veya yanlışlığı, rasyonalitenin alanıyla sınırlandırılır. Siyaset felsefesi için peşin doğrular ya da peşin yanlışlar söz konusu değildir.........
..........Çünkü, genel felsefede olduğu gibi, felsefenin bir dalı olan siyaset felsefesinde de esas ölçü, eleştiri ve rasyonalitedir.

“Siyaset felsefesi”nin “siyaset bilimi”nden farklı olduğunu da belirtmek gerekir. Siyaset biliminin iki anlamı vardır. Birincisi kendisine doğa bilimlerini rehber görür, deneysel verilerle açıklama yapmaya çalışır. İkincisi ise verilerin toplanması ve açıklanmasından ibaret olduğunu söyler.
Siyaset felsefesi, hem siyasal şeylerin doğasını hem de iyi siyasal düzeni bilme girişimi olup, verili olanla hareket etmekle birlikte, rasyonalitenin rehberliğinde olması gerekenin bilgisini hedefler.

Son olarak “siyaset felsefesi”, “ideoloji”lerden de farklıdır. İdeolojiler, siyaseti, rasyonel argümanlarla destekleme ihtiyacı duymaksızın, belirli bir perspektiften hareketle açıklamaya çalışan doktrinler iken; siyaset felsefesi muayyen bir persfektiften bakmaz ve onun için aslolan rasyonalitedir.

Kısacası siyaset felsefesi, insanın iyi toplum ve iyi hayat idealini aramasını ve bu idealden vazgeçmemesini isteyen, rasyonel ama sloganik olmayan bir çağrıdır.(sayfa3-4)


John Locke ve Siyaset Felsefesi-Neşet Toku-Liberte yayınları:78-Baskı Mart 2003