özcan1
07.02.2008, 16:13
Sevgili canlar Avrupa Birliyi üyesi Almanyada bulunan Basbakan sn Erdoganin kulaklari cinlasin ve huzurunuzda Alevi forumda Merkez Münich Gazetenin cheff redaktörü:Hans-jurgen Jakobs ve Birgit Kruse ye teşekkür ediyorum.
07 Şubat 2008 Kaynak:Alman Süddeutsche gazetesi
--------------------------------------------------------------------------
Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, Türkiye'de laiklik bulunmadığını öne sürerken, Volksstimme gazetesi de devletin altının son derece önemli bir noktadan oyulduğunu savundu. ‘Volksstimme' gazetesi de son tartışmalarla ülkenin laik anayasa ile İslam'ı yeniden semsolize eden yol ayrımında bulundugunu, devletin altının oyulduğunu yazdi
Süddeutsche Zeitung gazetesinde yer alan ‘Örtü ve Hoşgörü' başlıklı yazıda, “Türkiye hiç bir zaman laik bir ülke değildi, bu başörtüsü tartışmalarında da kendini gösteriyor'' iddiasında bulunuldu. Christiane Schlötzer imzalı yazıda, modern Türkiye kurulduğunda anayasasında, ‘Türk devletinin dini İslamdır’ ibaresini kullandi Alaman gazetesi
“Laiklik, 1937 yılında Atatürk'ün ölümünden 1 yıl önce, sultanlık ve halifeliğin kaldırılması sürecinde, genç cumhuriyet 14 yaşında iken anayasaya girdi. Atatürk, dini, ilerlemenin önünde engel olarak görüyordu. Ama halkın inancına dokunmanın kolay olmadığını Atatürk’ün mirascıları kısa zamanda anladılar. Bu yüzden de devlet, dini olan her şeyi kontrol etmeye başladı. Buna örnek olarak cuma vaazlarında okunacak konuların Diyanet İşleri tarafından saptanması, kilise catilarının tamiri icin bile devletten izin alınması gerektiği ve hic bir kamu kurumunda başörtüsü takilamamasını gösterilebilir. Türkiye laik bir ülke olsaydi, Hiristiyan - Ortodoks vatandaşlarinin din adamları yetiştirmesine izin verir, kadinlarin başlarinı örtüp örtmediğine karişmaz, sadece din bir zorlama unsuru olarak kullanıldıginda devreye girerdi. Ama şu anda bu hoşgörüyü beklemek imkansiz, cünkü sembol olarak başörtüsü tartışmasi, iktidar mücadelesinin aracı oldu.'' Almanya’nın Magdeburg kentinde yayınlanan ‘Volksstimme' adli gazetede de Türkiye'deki türban tartışmasina değindi.
“Türkiye bir kez daha laik anayasa ile İslami yeniden doguşu sembolize eden bir yol ayriminda. Kemal Atatürk’ün kurduğu devletin alti son derece önemli bir noktada deliniyor oyuluyor. Türban karşitlari, köktendinci geleneklerin üniversitelere girmesine izin verilmesinin şeriat devletinin başlangici olacagi korkusu içinde kitlesel gösteriler yapiyor. Oysa AKP Genel Başkanı, Başbakan Reccep Tayyip Erdogan şimdiye kadar İslam bayraginin taşıyicisı degil, ilerlemeden yana ve Avrupa dostu olarak tanindi. Yoksa takiye mi yapıyordu?'' dogru nereden bildin?:garibbak:
Ve Kuzu postundaki (MHP)kurttanda bahsediliyor sizi fazla yormiyayim şimdilik- Akşama tercümesini yapar sizlerle paylaşirim __Almanca bilenler http://www.readers-edition.de/2007/07/24/die-tuerkei-nach-der-wahl-vertrauensbeweis-oder-kleineres-uebel/print/
Saygilar
07 Şubat 2008 Kaynak:Alman Süddeutsche gazetesi
--------------------------------------------------------------------------
Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, Türkiye'de laiklik bulunmadığını öne sürerken, Volksstimme gazetesi de devletin altının son derece önemli bir noktadan oyulduğunu savundu. ‘Volksstimme' gazetesi de son tartışmalarla ülkenin laik anayasa ile İslam'ı yeniden semsolize eden yol ayrımında bulundugunu, devletin altının oyulduğunu yazdi
Süddeutsche Zeitung gazetesinde yer alan ‘Örtü ve Hoşgörü' başlıklı yazıda, “Türkiye hiç bir zaman laik bir ülke değildi, bu başörtüsü tartışmalarında da kendini gösteriyor'' iddiasında bulunuldu. Christiane Schlötzer imzalı yazıda, modern Türkiye kurulduğunda anayasasında, ‘Türk devletinin dini İslamdır’ ibaresini kullandi Alaman gazetesi
“Laiklik, 1937 yılında Atatürk'ün ölümünden 1 yıl önce, sultanlık ve halifeliğin kaldırılması sürecinde, genç cumhuriyet 14 yaşında iken anayasaya girdi. Atatürk, dini, ilerlemenin önünde engel olarak görüyordu. Ama halkın inancına dokunmanın kolay olmadığını Atatürk’ün mirascıları kısa zamanda anladılar. Bu yüzden de devlet, dini olan her şeyi kontrol etmeye başladı. Buna örnek olarak cuma vaazlarında okunacak konuların Diyanet İşleri tarafından saptanması, kilise catilarının tamiri icin bile devletten izin alınması gerektiği ve hic bir kamu kurumunda başörtüsü takilamamasını gösterilebilir. Türkiye laik bir ülke olsaydi, Hiristiyan - Ortodoks vatandaşlarinin din adamları yetiştirmesine izin verir, kadinlarin başlarinı örtüp örtmediğine karişmaz, sadece din bir zorlama unsuru olarak kullanıldıginda devreye girerdi. Ama şu anda bu hoşgörüyü beklemek imkansiz, cünkü sembol olarak başörtüsü tartışmasi, iktidar mücadelesinin aracı oldu.'' Almanya’nın Magdeburg kentinde yayınlanan ‘Volksstimme' adli gazetede de Türkiye'deki türban tartışmasina değindi.
“Türkiye bir kez daha laik anayasa ile İslami yeniden doguşu sembolize eden bir yol ayriminda. Kemal Atatürk’ün kurduğu devletin alti son derece önemli bir noktada deliniyor oyuluyor. Türban karşitlari, köktendinci geleneklerin üniversitelere girmesine izin verilmesinin şeriat devletinin başlangici olacagi korkusu içinde kitlesel gösteriler yapiyor. Oysa AKP Genel Başkanı, Başbakan Reccep Tayyip Erdogan şimdiye kadar İslam bayraginin taşıyicisı degil, ilerlemeden yana ve Avrupa dostu olarak tanindi. Yoksa takiye mi yapıyordu?'' dogru nereden bildin?:garibbak:
Ve Kuzu postundaki (MHP)kurttanda bahsediliyor sizi fazla yormiyayim şimdilik- Akşama tercümesini yapar sizlerle paylaşirim __Almanca bilenler http://www.readers-edition.de/2007/07/24/die-tuerkei-nach-der-wahl-vertrauensbeweis-oder-kleineres-uebel/print/
Saygilar