Orijinalini görmek için tıklayınız : Yargıtay’dan Nazım’ın Şiiriyle türban Mesajı...


sahrut75yagmur
07.02.2008, 19:50
Yargıtay’dan Nazım’ın şiiriyle türban mesajı...

Yargıtay’da ilk kez devir-teslim töreni yapıldı; Başkanvekili Şirin, Nazım Hikmet’in ‘Kadınlarımız’ şiirini okuyup görevi devretti, yeni Başkan Gerçeker de “Bu çağda hurafelerle dolu sisteme geri dönüş çabalarına geçit vermemeliyiz” diyerek teslim aldı.

http://www.imageturk.com/img/40cdb4e2a5dfcb6bee440.jpg (http://www.imageturk.com/goster.php?res=40cdb4e2a5dfcb6bee440.jpg)

Yargıtay Başkanı seçilen Osman Gerçeker'e mazbatasını Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin verdi.
Yargıtay’da yeni başkan seçimi nedeniyle devir-teslim töreni yapıldı. Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin, görevi devrederken Nazım Hikmet’in “Kadınlarımız” şiirini okudu ve “Uzun süredir gündemimizi işgal eden, 777 bin kilometrekarelik laik Türk Cumhuriyeti coğrafyasının üstüne büyük bir gölge olarak düşen gündemin aralanmasını ve ‘soframızda öküzümüzden sonra gelen’ denilen o kadınlar misali, Türk yargı sıkıntılarının hiç olmazsa ikinci sırada ele alınmasını bekliyoruz” dedi.



Yargıtay Başkanlığı’na seçilen Hasan Gerçeker’e mazbatası, düzenlenen törenle verildi. Törende konuşan Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin, mazbata töreninin Yargıtay tarihinde ilk defa düzenlendiğini ve bundan sonra zenginleşerek, geleneksel hale gelmesini istediğini söyledi. Şirin, “Gerçeker’in çok zor bir görevi üstlendiğini ve bu görevdeki başarısıyla tarihe geçeceğine inandığını” belirttikten sonra Yargıtay’ın sorunlarına değindi.

Yargıtay’ın, Atatürk dönemindeki yüzde 5’lik pay dışında milli bütçeden hiçbir dönemde hak ettiği payı alamadığını anlatan Şirin, batılı ülkelerdeki yüksek mahkemelerin yılda 5-6 bin dava dosyasını karara bağlarken, Yargıtay’ın 1 yılda 500 bin dosyayı sonuçlandırdığını, bazı ülkelerin 75 yılda bitirdiği işi, 1 yılda bitirdiğini söyledi.

Hasan Gerçeker’in, Türkiye’nin en hassas günlerinde Yargıtay Başkanlığı’na seçildiğini de vurgulayan Şirin, şöyle dedi: “Tartışılmaz değerlerin şaşırtıcı bir şekilde tartışmalara konu edildiği, üniversitelerimizin bizim okuduğumuz dönemdeki fotoğrafının, bugün değiştirilmek istendiği bir dönemin Yargıtay başkanısınız. Üstüne titrediğimiz TBMM’yi vücudun beynine, vücudun bütününe kan pompalayan kalbi yürütmeye benzeten bizler de toplumun akciğeriyiz. Bizlerin nefes aldırmasıyla bu toplum rahat ve huzurlu yaşar diyerek kendimizi akciğere benzettik. Üstüne titrediğimiz Cumhuriyet’in temel ilkelerinin bütün erklerce sahiplenildiğinden hiçbir kuşkumuz yok. Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek o ilkelere bütün erklerin bütün fertlerinin eksiksiz sahip olduğunu biliyoruz, olduğuna inanmak istiyoruz. ‘Biz, bizler ve onlar’ diye tarife hiçbir zaman sapmayız.”

Yargının tıkanma noktasına çoktan geldiğini, ancak özverili yargıçlar ve savcılarla ayakta durduğunu söyleyen Şirin, sözlerini, Nazım Hikmet’in şiirinden “Ve kadınlar / bizim kadınlarımız / ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen / ve soframızdaki yeri / öküzümüzden sonra gelen” dizelerini okuyup, “Uzun süredir gündemimizi işgal eden, 777 bin kilometrekarelik laik Türk Cumhuriyeti coğrafyasının üstüne büyük bir gölge olarak düşen gündemin aralanmasını ve ‘soframızda öküzümüzden sonra gelen’ denilen o kadınlar misali, Türk yargı sıkıntılarının hiç olmazsa ikinci sırada ele alınmasını bekliyoruz” diyerek tamamladı.

YENİ BAŞKAN’DAN TÜRBAN MESAJI
Yeni Başkan Hasan Gerçeker de, “arkadaşlarının güvenine layık olmaya çalışacağını” belirterek, türban tartışmalarıyla ilgili “Olay basit bir türban sorunu da değildir. Bu çağda hurafelerle dolu bir sisteme geri dönüş çabalarına geçit vermememiz gerekir” dedi.

“Yargıtay’ın yargının öncü gücü, lokomotifi olduğuna” işaret eden Gerçeker, kurumun bugün çok büyük sıkıntılar içinde bulunduğunu kaydetti. Gerçeker, milyonları aşan dosya sirkülasyonunun Yargıtay mensuplarının üstün gayretleri ve özverili çalışmalarına rağmen tüm dairelerin büyük bir iş yükü altında kalmalarına yol açtığını kaydetti.

Fiziksel koşullar ve personel yetersizliği, bina gibi bir çok sorunun bulunduğunu ve bunların acilen çözümlenmesi gerektiğini kaydeden Gerçeker, adaletin gerçek anlamda sağlanmasının ancak bu sorunların tam anlamıyla çözümüyle mümkün olacağını söyledi. Gerçeker, basın mensuplarının ülkenin teminatı olan yargının bu çok önemli sorunlarını kamuoyuna en iyi ve gerçekçi biçimde duyurmalarını da istedi.

EN KISA ZAMANDA AÇIKLAMALAR YAPACAĞIZ
Gerçeker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler hukukçuyuz. Ülkenin toplumun teminatı olan yargıçlarız. Şu anda çok önemli anayasal, yargısal değişiklikler, Yargıtay Yasası değişikliği gündemdir. Bizler, yargı erki olarak elbette bu konularda doğru bildiklerimizi söylemek zorundayız. Bu konularda en kısa zamanda yetkili kurullarımızla toplanarak gerekli açıklamalarda yapılacaktır. Devlet idaresinde olduğu gibi kurumların idaresinde de devamlılık esastır. Sayın Başkanvekilimizin 4 Şubatta iki meslektaşımızın veda töreninde çok güzel ve özlü bir biçimde ortaya koyduğu gibi önceki Başkanlar Kurulu’nun çok önemli mesajlar içeren bildirisine atıfta bulunarak yaptığı değerlendirmeye aynen katılıyorum. Bizler Yüce Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve O’nun ilkeleri doğrultusunda, çizdiği aydınlık yolda gösterdiği hedefe doğru bu günlere gelen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasayla teminat altına alınmış bulunan temel ilkelerini devletin diğer kurumlarıyla birlik, bütünlük ve uzlaşı içinde olarak korumak ve kollamak durumundayız.”

Anayasal ve yasal değişiklikleri yapmanın TBMM’nin baş görevi olduğunu ifade eden Gerçeker, “Ancak bu yetki laikliğin zayıflatılmasına neden olacak şekilde kullanılmamalıdır. Olay basit bir türban sorunu da değildir. Bilimin, teknolojinin bu kadar ileri bir seviyeye ulaştığı bu çağda Tanrı’nın verdiği aklı ve zekayı kullanarak doğruları bulmak yerine hurafelerle dolu bir sisteme geri dönüş çabalarına geçit vermememiz gerekir” diye konuştu.

Cumhuriyet ilkelerine gönülden bağlı hiçbir devlet ve kurum yetkilisinin bu düşüncede olduğunu aklına bile getirmek istemediğini kaydeden Gerçeker, şöyle devam etti:

ATATÜRK’ÜN MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI GİBİ
“Bir defa daha vurgulamak istiyorum, bizler kurumlar arasında çatışmadan değil, devletin birlik ve bütünlüğü için uzlaşmadan, karşılıklı sevgi ve saygıdan, diyalogdan yanayız. Toplumun huzur ve güvenliği için barış ve kardeşlikten yanayız. Her türlü ayrımcılığa karşıyız, inançlara saygılıyız. Yüce Türk milleti, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu milliyetçilik anlayışında da olduğu gibi bu ilkeler doğrultusunda asırlar boyu varlığını korumuş, devletler kurmuş, kaynayan bir kazan durumunda bulunan Orta Doğu’da ve tüm dünyada bir denge unsuru olmaya, batı ile doğu arasında bir köprü görevi yapmaya devam edegelmiştir. Bütün çabamız ve amacımız yargının yücelmesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin gerçek anlamıyla yaşam bulması, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü içinde esenliğe kavuşması içindir.”

Haberin videosu...
http://www.ntvmsnbc.com/modules/habervideo/video.asp?CatID=2&cbVideo=3052&cbQuality=1

Ntvmsnbc(alıntı)

KADINLARIMIZ

Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.

NAZIM HİKMET


Saygılarımla.

sahrut75yagmur
07.02.2008, 19:55
Yargıtay Başkanı’ndan Anıtkabir’de laiklik sözü...

Yargıtay Birinci Başkanlığı’na seçilen Hasan Gerçeker, Yargıtay üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Gerçeker, deftere “Kurduğun Cumhuriyet’in ilk ve inkılaplarının takipçisi Yargıtay, ülkemizin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ilerlemesi yolunda her türlü çabayı sürdürecektir.Atam, Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması yolunda Türk hakimlerine güveniniz.Yargıtay olarak, çizdiğin yoldan, öngördüğün hedeflerden ve ilkelerinden asla ödün vermeyeceğimizi bir kere daha belirtiyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum.” diye yazdı.

http://www.imageturk.com/img/dd357e057158b5edbb071.jpg (http://www.imageturk.com/goster.php?res=dd357e057158b5edbb071.jpg)

Gerçeker’in başkanlığa seçilmesi dolayısıyla gerçekleştirilen Anıtkabir ziyaretine, Yargıtay Genel Sekreteri Ahmet Ceylani Tuğrul’un yanı sıra Yargıtay Daire Başkanları, üyeler ve tetkik hakimleri katıldı.

Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Gerçeker, deftere şunları yazdı: “Büyük Atatürk; Yargıtay Birinci Başkanı seçilmem nedeniyle huzurundayım. Kurduğun Cumhuriyet’in ilk ve inkılaplarının takipçisi Yargıtay, ülkemizin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ilerlemesi yolunda her türlü çabayı sürdürecektir.

Değişen dünyada güç dengeleriyle birlikte ülkemizin de yer aldığı coğrafyada önemli olaylar gelişmektedir. Bu gelişmeler, ne denli olumsuzluğa ve gerginliğe sebebiyet verse de Türkiye Cumhuriyeti asla orta çağ karanlığına geri dönmeyecektir.

Atam, Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması yolunda Türk hakimlerine güveniniz.

http://www.imageturk.com/img/312acecc667054e596062.jpg (http://www.imageturk.com/goster.php?res=312acecc667054e596062.jpg)

Yargıtay olarak, çizdiğin yoldan, öngördüğün hedeflerden ve ilkelerinden asla ödün vermeyeceğimizi bir kere daha belirtiyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum.”

Hasan Gerçeker, defteri yazdıktan sonra okudu. Yargıtay’da daha önceki yıllarda seçilen başkanın Anıtkabir ziyaretine, daire başkanları, üyeler ve tetkik hakimleri katılmıyordu.


Ntvmsnbc (alıntı)

Saygılarımla.

Kuzey Egeli
07.02.2008, 20:20
Evet bütün güzel yüreklerin önünde saygıyla egiliyoruz.sadece insana saygı için. Benim ülkemin aydın hukukçuları,akademisyenleri,yazarları,çizerleri.Bu gün size her zamandan çok ihtiyacımız var.Biz orta çağ karanlığına gömülmek istemiyoruz.Çarşaflara bürünmek ,ikinci sınıf olamak istemiyoruz.Hukuksuz bir ülkede yaşamak istemiyoruz.Üstadımızıda saygıyla anıyoruz.

ecolis
07.02.2008, 20:54
Cocuklarimiz icin aydinlik bir gelecek istiyoruz ve size guveniyoruz.Tesekkurler

BasakDamla
07.02.2008, 21:00
gercekten cok guzel ben cok mutlu oldum :)

CrAzY_AnGeL
07.02.2008, 21:11
“Kurduğun Cumhuriyet’in ilk ve inkılaplarının takipçisi Yargıtay, ülkemizin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ilerlemesi yolunda her türlü çabayı sürdürecektir.Atam, Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması yolunda Türk hakimlerine güveniniz.Yargıtay olarak, çizdiğin yoldan, öngördüğün hedeflerden ve ilkelerinden asla ödün vermeyeceğimizi bir kere daha belirtiyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum''

dilerizki verilen diğer sözler gibi bu sözlerde lafta kalmaz.....:S yeni görevinde başarılar diliyorum..

Şirin Baba
07.02.2008, 23:01
Yargıtayın,Danıştayın,Sayıştayın başkan ve üyeleri,Anayasa mahkemesi üyeleri ve Genelkurmay'ın laik olması bu ülkenin Laik kalacağı anlamına gelmiyor.Bugün Anayasa Mahkemesini başında kendilerinden biri var sanırım yeni üyelerde katılacaktır bu sene ve onlarıda Cumhurbaşkanı atayacak.Böylelikle çoğunluk oluşturmaları içten bile değil.
Bugün Yargıtay başkanını halk desteklemez ve Akp yine aynı oyla tekrar bir seçim kazanırsa o adamada derler boş konuşuyosun,halk laik kalmak istemiyor!

Kurumların söylediklerinin aleyhinde oy kullanmayı adet edinen halkın bu mesajın tersi yönde oy kullanmasından korkuyorum....

Bizi heyecanlandıran sözlerin havada kalmamasını ummaktan başkada bişey gelmiyor elimizden maalesef....

Bize birilerinin başımıza geçirilmek istenen Şeriat halkasını göstermesi gerekiyor.Şeriatın gelmesiyle oluşacak kayıplarımızı iyi görüp,sağlam adımlar atmalıyız....

Şeriatın hükümleriyle yönetilen hiçbir ülkenin ilerici ve modern toplum düzeyine ulaşamayacağını,
Bilimden ve teknolojiden uzaklaşarak zenginleşilemeyeceğini,
Kültür ve Sanatın yobazlaştırılarak halkın gerici varlıklara dönüştürüleceğini
anlayan ve anlatabilen bir sol ideolojinin hızlıca harekete geçmesi şarttır.

Bizi Yargıtay başkanının söyledikleri ancak avutuyor,yanlarında olmalıyızki güçlü olalım.Biz toplumun uyanan yanı olmalıyız.Karanlık bir geleceğe hayır demek için daha çoğalmalıyız ve karanlığın kapılarının bizi içine almak için aralanmış olduğunu anlatmalıyız.

saygılarımla