Orijinalini görmek için tıklayınız : Fettullah Gülen ve Nurcuların Asıl Amacı


Teyna
09.02.2008, 13:39
Anayasal rejimin nasıl bir tehlike altında olduğunu yeterince açık mı?

oNi3Z3qZ7Z4

4tbnGnzdmgU

SRAyGkE1q50

Dede-baba
09.02.2008, 13:52
Fethullah Gülen... Fitne fesatın yılana bürünmüş haliii... Timsah gözyaşlarıyla İnsanları kandıran Yeni nesil Derviş vahdetilerin Milenyum versiyonu...

Daha 7-8 yıl önce.. Show tv ekranlarında müritlerine şöyle sesleniyordu... "Ey inananlar... Size iki hedef gösteriyorum.. bir mülkiye (Ankara siyasal bilgiler fakültesi bitirinler genelde vali kaymakam oluyor... Diğeri Adliye ( hukuk fakülteleri..Tarikat mensuplarının hakim ve savcı olabilmesi için)Şimdi sessiz olun....

Sayın fethullah hazretleri Cihada karar verdi demek .. Bu nedenle siyasi konularda fetva vermeye başladı... Bile

Gecenlerde bir malum gazete fethullahtan Türban incileri şöyleydi..

İmam-ı Azam Fethullah Aleyhisselam. Hazretleri Buyuruyor ki..."Başörtüsü, dinin açık emridir"

** Örtmeyenler kafirdir yani. (öyle ya açık emir sorgulamamak lazım)..

Bu hazrete soralım.. Bu memlekette hıristiyanda var.. başka inançtan olanı da.. onlarda dini elbiseleriyle çalışabilirler mi devlet kurumlarında?.. yada haç takabilirler mi? Onlara da verilmelidir o zaman.. Bunuda Fethullahın savunması gerekir kanımca... Onlarda dinine göre giyinmek isteyebilirler...

E şimdi Birileri de 1400 yıl evvel peygamberin giydiği gibi giyinmek istiyorum derse ne deyecez... Bu aklı evvellere soralım.. Peygamber su an yaşasaydı.. 1400 sene evvelinin giysileriyle mi dolaşırdı... Hangi peygamber bir önceki peygamber'in giysileriyle dolaştı ortalarda... her gelen peygamber..çağın en gelişmişi idiler...Onlar.. en yeni.... en moderni hep getirdiler.. insanlığın önüne açtılar... bi de kendinize bakın.. sizin mantığınızla peygamber hareket etseydi.. İncir yaprağıyla dolaşan Adem ve Havva aleyhisselam gibi dolaşırdı.. böyle saçmalık olur mu Ey aklı evvel.. meczuplar [/B

** Sanırım İslamın beş şartı değişti...Bir şart daha geldi ve ilk sıraya yerleşti.. "Türban"

[B]** İman şartıda değişti... herşeyden evvel... Türban ... Aman haa mümin kadınlar türban yoksa müslümanda değilsiniz...

Ancak Türban takarsak islam tam olacağız hidayete ereceğiz.. üzerimi<ze nur yağacak.. bitcek bu sefalat hepsi türban takmadığıumızdan oluyo işte ... müminler şad olacak... Allah hepimizden hoşnut olacak... (türbanım olmadan asla..)

Allah akıl versin.. bunlara uyanlara ve Allah lanet etsin.. Kuzu potuna bürünen şeytanlara...

Saygılarımla..

shahrud
09.02.2008, 14:01
Evet, mesajları direk Allah'tan alan ışık evleri. Zaten daha aşagı bir yerden alması da beklenemezdi. Ancak, ilginç olan şey bu kadar sıradan, neredeyse kültürsüz, hayatı dinden ibaret olan bir insanın Türkiye'ye hükmedecek kadar büyük bir güce ulaşması. Sanırım bunun yanıtı da postunu nereye serdiginde gizli.

shahrud
09.02.2008, 14:14
Ben bu gidişle Alevilerin bunların öngördüğü ve Türkiye'nin de hızla gitmekte oldugu Islam devletinde yerinin oldugunu düşünemiyorum. Bunlara göre bizler İnsan sınıfına bile giremeyiz.

readme
09.02.2008, 14:21
kendi kaleminden

Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer oraya; mülkiyeye de girer adliyeye de, istihbarata da girer hariciyeye de

Bugüne kadar milletimiz adına ciddi hiçbir şey yapmamış olan ve yarınları adına da hiçbir şey yapacak gibi görünmeyen, sadece 'Nerede bir villa kapabilirim?' hülyalarıyla oturup kalkan kimseler kıskançlıkları sebebiyle iftira atıyorlar. Dahası millet ve vatan uğruna fedakârlığın ne demek olduğunu bilmediklerinden Anadolu insanının bu okulları ne fedakârlıklarla devam ettirdiğini kavrayamıyorlar

Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer oraya; mülkiyeye de girer adliyeye de, istihbarata da girer hariciyeye de..

Milliyet-Fethullah Gülen

özcan1
09.02.2008, 14:22
Evet, mesajları direk Allah'tan alan ışık evleri. Zaten daha aşagı bir yerden alması da beklenemezdi. Ancak, ilginç olan şey bu kadar sıradan, neredeyse kültürsüz, hayatı dinden ibaret olan bir insanın Türkiye'ye hükmedecek kadar büyük bir güce ulaşması. Sanırım bunun yanıtı da postunu nereye serdiginde gizli.

Bunlarin kervaninda kendini mesih isa gibi gören biri vardi sonra kecileri kacirdi kim oldugunu hatirlamiyorum. buda yakinda yolcu diyebilirmiyiz?

Bakiniz Amerikadaki basinda cikan Fettoşun çinlilerden ögrenmesi gereken vatan sevgisini andiran bir haberi sizinle paylaşayim.

çin'de Olimpiyat Öncesi Görgü Dersleri diye geciyor haber

Olimpiyat yarışlarına hazırlanan Çinlilerin davranışları değişmeye başladı.

Yeni bir araştırma, sokağa çöp atma, burun karıştırma, yere tükürme ve kuyruğa girmeme gibi alışkanlıkların azaldığını ortaya koydu.

Pekin hükümeti, “uygarlık endeksi” adıyla 80 puanlı bir liste oluşturmuş ve geniş çaplı bir halk eğitim kampanyası başlatmıştı.

Pekin’de 10 bin Çinli ve bin yabancının katıldığı bir araştırma, 2006 yılında 69 olan endeksin 73’e çıktığını ancak hala 80’e ulaşamadığını gösteriyor.

Çin’de, her ayın 11’ci günü sıraya girme tatbikatları yapılıyor, halka nasıl kuyruğa girileceği öğretiliyor.

Ayın 11’inin seçilmesi ise yan yana iki adet BİR rakamının 'sıra'yı çağrıştırması.
Kaynak: Vao News

Amaç Olimpiyatlar sırasında kente gelecek yabancılara olumlu bir imaj vermek.
Fettoş tutturmuş bize Din dersi şariatin yumuşakligini anlatmaya calişiyor
Hümeyni Fransadan Irana şariat devrimini aşilamadimi? Fettoş ta humeynimi zannetti kendini ne Amerikadan bla bla bla---

başkent_çarşı
09.02.2008, 15:03
varya bunların hepsini toplayım biraraya benzin döküp yakacaksın yok sa bu örümcek kafalılar rahat durmaslar

Dede-baba
09.02.2008, 15:17
kendi kaleminden

Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer oraya; mülkiyeye de girer adliyeye de, istihbarata da girer hariciyeye de

Bugüne kadar milletimiz adına ciddi hiçbir şey yapmamış olan ve yarınları adına da hiçbir şey yapacak gibi görünmeyen, sadece 'Nerede bir villa kapabilirim?' hülyalarıyla oturup kalkan kimseler kıskançlıkları sebebiyle iftira atıyorlar. Dahası millet ve vatan uğruna fedakârlığın ne demek olduğunu bilmediklerinden Anadolu insanının bu okulları ne fedakârlıklarla devam ettirdiğini kavrayamıyorlar

Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer oraya; mülkiyeye de girer adliyeye de, istihbarata da girer hariciyeye de..

Milliyet-Fethullah Gülen

Vatansever.. milletini devletini seven kimdir? şeriat özlemcileri mi? CIA ve ABD uşakları Mı? bunları mı örnek alacağız.. Ülkesini ingilizlere peşkeş çeken padişah yalakarı islamcıların (İslam değil) ingilizlerle kol kola girmiş Ata'nın can düşmanı olmuş.. Kurtuluş savasında hep arakadan vurmuş bir anlayışın milenmiyum versiyonu nu mu örnek alacaz..

Bunlar Arap uşagıdır.. vatan millet kavramı yoktur bunlarda.. özü çürüktür bunların.. tarih boyu hep sattılar bizi ve satıyorlar yine (bak filistine.. bak Irak a bak mekke'nin kaybedilmesine.... bak istiklal mahkemerinde yargılananlara.. hepsi bunlardır...)

Şimdi kuzu postuna girdiklerine bakma.. zamanı gelince hepsi birer canavar olur (çorum da sivasta.. maraşta) biz iyi tanırız...

Ama sana .. gerçek vatansever kim.... ülkesini milletini seven kime denir göstereyim ibretle oku... ve kimi örnek alacağına sen karar ver..


Babası öldü.

Yetim büyüdü.

Üvey evlat oldu.

Tutuklandı.

Hapse atıldı.

Sürüldü.

İşsiz kaldı.

(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.)

Hastalandı...Böbreklerinden.

Vuruldu...Göğsünden.

Mesleğinden atıldı.

İdama çarptırıldı.

Kardeşleri öldü.

Çocuğu olmadı.

Boşandı.

Karaciğeri iflas etti.

Evet...

Mustafa Kemal Atatürk bu.

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü... Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.

Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş... Bunu
anlatın.

Direnen...

Teslim olmayan ruhu anlatın.

Korkmasınlar engellerden.

Korkmasınlar yalnız kalmaktan.

Korkmasınlar işsizlikten.

Korkmasınlar parasızlıktan.

Korkmasınlar alçaklardan.

Korkmasınlar doğrulardan.

Yürek dediğin...

Sadece organ değil arkadaş.

Bunu anlayın!!!


Ata...Izmir kurtulduktan sonra.., çok tatli bir yorgunluk içinde... Ankara'ya hareket edecektir.....


Trene biner... ve kompartimana çekilir... Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini
yikamaktadir.


Yaveri: 'Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye
böylesiniz', der. 'Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi
unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
uyumadim kalktim', der. Yaveri: 'Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
hemen size bir yastikla battaniye getirirdik', der. Ve bir ülke kurtarmaktan
dönen komutan tarihi bir cevap verir:'Geç fark ettim, hepiniz en az benim
kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
milletimin rahat uyumasi'.

ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?

karahan
09.02.2008, 15:55
nasıl bir ülkedirki bir imamın peşinden bukadar inanarak gidiyorlar göremedikleri bir yere karanlık bir yoldan.umarım biri yakar şu ışıkları.

özcan1
09.02.2008, 15:56
Yüreyine saglik Dede-Baba can

Teyna
09.02.2008, 16:48
kendi kaleminden

Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer oraya; mülkiyeye de girer adliyeye de, istihbarata da girer hariciyeye de

Bugüne kadar milletimiz adına ciddi hiçbir şey yapmamış olan ve yarınları adına da hiçbir şey yapacak gibi görünmeyen, sadece 'Nerede bir villa kapabilirim?' hülyalarıyla oturup kalkan kimseler kıskançlıkları sebebiyle iftira atıyorlar. Dahası millet ve vatan uğruna fedakârlığın ne demek olduğunu bilmediklerinden Anadolu insanının bu okulları ne fedakârlıklarla devam ettirdiğini kavrayamıyorlar

Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer oraya; mülkiyeye de girer adliyeye de, istihbarata da girer hariciyeye de..

Milliyet-Fethullah Gülen

Nurcuların bu gibi doğrulara tek bir yanıtları vardır o da ''iftira''. Çünkü aksini ispat edemezler. Ne istiklali ne hürriyeti benimsemişlerdir. Amerikalıların kucaklarında oturmaya orada yaşamaya alışmışlardır.

Bir kaç paragraf; “Türkiye"de önümüzü kestiler. Yürüyemiyoruz, orada durgun sular gibi bir de gölleşme imajı uyandıracaksınız. Zorlayacaksınız, yerinde yürüyor gibi yapacaksın. Çünkü durmak, hem de durgunluk paslanma meydana getirir.... bu Mülkiye"de de, Adliye"de de her zaman sözkonusu olur. Yürümeli, eğer biz tüm nabzı, kalbi dinledik. Baktık ki, geriye adım attıracaklar, bence adım atmam beklerim, fırsat kollarım. Yani her şey bir oyundur. Kung Fu gibi bir oyundur. Taek-wando gibi bir oyundur. Yani her zaman insanın hasmını bir yumruk vurup, yere yıkması şeklinde değildir. Bazen hasmından kaçmak bile çok önemli bir manevradır. Kuvvet dengesi yoksa, kuvvete başvurmayın. Çok iyi planlayacak, ona göre yürüyeceksiniz. Dışarıdan bizi korkaklıkla itham edeceklerdir. Allah bizim çaremize bakacak” .

“Devletle çatışarak bir yere gidemezdiniz. Demek devletin de, bu çok yüksek gayeleri gerçekleştirmek için belli bir kıvama gelmesi lazım. Devletin belli ölçüde, o kıvama geldiğini söyleyebiliriz... Bütün bu farklı kanaatleriniz halihazırdaki zemini değerlendirme açısından, körü körüne devlet düşmanlığı yapmanızı, devletle çatışmacı bir tavra girmenizi gerektirmez... Bizler evrensel bir mesajın hizmetkârlarıyız”

“Evet, tırmanma şeridindeyiz; yükümüz çok ağır ve zirvelerde bizi görmeye tahammülü olmayan bir sürü hasmımız var”

“Dava insanlarının münferit hareket etmeleri son derece sakıncalıdır....davaya zımni ve kapalı bir ihanettir”

“Arkadaşlarımızın mevcudiyeti İslami geleceğimiz adına bu işin garantisidir. Bu açıdan Adliye, Mülkiye veya başka hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ülkelerde garantimizdir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır. Zayiata meydan vermeyin. Daha bunun neye ihtiyacı var, nasıl takviye edilmeli, bu demeli, sürekli o araştırılmalı, daha bir takviye edilmeli, fakat mevcuttan da bir ölçüde taviz verilmemeli derken yani fevkalâde korumaya alınmalı, katiyyen zayiata meydan verilmemelidir. Bu açıdan bizim ister bu dairede, ister diğer dairede arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir. Bu koruma mevzuunda işte arz ettiğim gibi belki işin esnekliğinden istifade edilebilir. Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın. Bu açıdan, diğer taraftan bu kanun ve kuralları kullanma, biraz önce anlattığım esneklik içinde, diğer taraftan bir kanun ve kural adamı olma imajını uyarmak, yani harfiyen riayet ediyor bunlar denmeli, denmeli ki muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Ve sizin ilerki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek, iş de bu iki müessesede olduğu gibi hayati, dinamik bir kısım müesseselerde söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara alınmadan, hissettirilmeden dönüp geriye gelme meselesi geleceğimizin adına çok esaslı hususlardır”

Teyna
09.02.2008, 17:06
II-NURCULUK HAKKINDA CEZA GENEL KURULU KARARI
(Esas: 234/D-1, Karar: 313, Tarih: 20.09.1965).
Ceza Genel Kurulu Kararına göre Nur Risalelerinin gerçek yüzü ve bu risalelerde yer alan zararlı akımlar.
Nur Risaleleri 130 kadar olup, dava konusu dosyada bulunanlar Asay-ı Musa, Mesnevi-i Nuriye, Gençlik Rehberi, Mektubat, Tiryak, Hutbe-i Şamiye, Hanımlar Rehberi, İki Mekteb-i Musibetin Şahadetnamesi veya Divan-ı Harbi Örfi, Barla Hayatı, Bediüzzaman Cevap Veriyor, Lemalar, Bize Nurcu Diyenlere Diyoruz ki, Elhüccet.-ü Zehra, Ramazan Risalesi, İhlas Risalesi ve Sönmez adlı risalelerden oluştuğu anlaşılmıştır.
1- Nurculuğun esası, fikirleri, maddiyatçı ve tabiatçı modern felsefeyi reddetmekte, dünyanın geçiciliğini, ahiretin geçerliliği fikrini telkin etmekte, netice olarak ta bütün dünya saadetlerini insanlara haram etmektedir. (Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun iç yüzü Sayfa: 241)
2- Nurculara göre laik bir devlet düzeni şeriata aykırıdır. Türkiye kuruluşu itibariyle dinden uzaklaştırılmış ve dine karşıdır. Hıristiyanlık dünyevi esaslara sahip olmadığı için din ile dünya işleri birbirinden ayrıdır. Reform hıristiyanlıkta mümkündür. Türk devrimleri dahi hıristiyan reformlarının taklidinden ibarettir. Zira İslamiyet hiçbir reforma ihtiyaç göstermeyecek derecede mükemmeldir. (Mektubat 1958, Sayfa : 401, Dr. Çetin ÖZEK).
3- Laik Cumhuriyetçi düzen 20 senelik inkılaplar sonucu doğmuştur ve dini müthiş sadmeye maruz bırakmıştır. (Münazarat, Sayfa: 135-141, Dr. Çetin ÖZEK Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun iç yüzü Sayfa: 250-251).
4- Atatürk idaresi hadislerde gösterilmiş bulunan dehşetli ahirzamandır. Dinsizlik, kanunsuzluk, ifsat komitelerinin faaliyet yıllarıdır. (Said-i Nursi Sözler 1957 Sayfa : 143, Dr. Çetin ÖZEK Nurculuğun içyüzü 09.04.1964 tarihli Milliyet Gazetesi).
5- Türkiye genel olarak ezan-ı Muhammedi’nin yasak edildiği, bidadların zorla topluma kabul ettirildiği bir dönem yaşamıştır. Devrim kanunları muvakkattır ve hıristiyan kanunlarıdır. (Said-i Nursi, Tiryak, Sayfa 65, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü.)
6- Türkiye’nin siyasi rejimi Nur saadetini söndürmeye çalışmaktadır. Kemalistler seviyesiz, anarşist kimselerdir. (Said-i Nursi, Münazarat Sayfa: 17, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü.).
7- Devlet İslam’ın siyasi prensiplerine göre teşekkül etmelidir. Bütün hayat nuru onda mevcuttur. (İhsan EMECİ, Aradığımız şuur Mart 1964, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye genci akımlar ve Nurculuğun içyüzü, Sayfa: 262).
8- Alem-i İslam’da yapılacak olan devrimler İslamiyetin Desatirine uygun olmak mecburiyetindedir. Aksi halde gayri meşrudur. Bu bakımdan meclis aynı zamanda hilafet görevini görmelidir. (Said-i Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Sayfa : 80-82, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü.).
9- Şahs-ı Manevi hükümetin Müslüman olması gereklidir. (Said-i Nursi, Hutbe-i Şamiye, Sayfa : 80, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü Sayfa: 253).
10- Türk Devleti’nin dini İslam’dır ve bunun vikayesi milletimizin maye-i hayatiyesidir. Hükümet İslamiyet ve din için hizmet etmektedir. (Said-i Nursi, Münazarat, Sayfa: 18, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü, Sayfa: 264).
11- Müslümanlara Kur’an dışında bir Anayasa lazım değildir. 1347 tarihinde felsefenin tahakkümü ile bu dindar millet ehemmiyetli tahavvüllere düçar kılınmış ve anayasadan devletinin dininin İslam dini olduğu yolundaki hükmü kaldırılmıştır. Kur’an Cumhuriyet Anayasası gibi birkaç kişinin iradesi değil ilahi bir iradenin sonucudur. (Said-i Nursi, Zülfikar-ı Mücizat-ı İslamiye ve Kur’aniye, Sayfa: 191-193, Tiryak, Sayfa 65, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü Sayfa: 264).
12- İslamiyete ve Hakikat-ı Kur’aniyeye karşı mürtedane mücadele eden bir dessas zındıktır ki bize hücum etmek için istibdadı mutlaka Cumhuriyet namı vermekle irtadadı mutlaka-i rejim altına almakla sefahat-ı mutlaka medeniyet takmakla cebri keyf-i kurfiye, kanun namı vermekle bir istibdadı askeriye ve delalet kurmuştur.(Said-i Nursi, Sönmez, Sayfa: 21-22, 48, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü).
13- Said-i Nursi milliyete ve milliyetçilik fikirlerine düşmandır. Ona göre milliyetçilik İslam birliğine manidir. Nurculara göre milliyetçilik Bolşevizm ve Sosyalizme karşı mücadele edecek kuvvette değildir. (Bediüzzaman Cevap Veriyor, Ankara 1960, Sayfa: 4751, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü, Sayfa: 266).
14- İslam Devleti için tek milliyet İslam milliyetidir. İslam devleti sonunda bütün dünyayı hakimiyeti altına alacak ve İslam yapacaktır. Bu dünya milleti hayatı maneviyeye dayanacaktır. Bu İslam Devleti’de hamiyeti İslamiye ve milliye altında İttihad-ı Muhammedi davasında olan Şeyh-i Risalei Nur sayesinde kurulacaktır. (Said-i Nursi, Münazarat, Sayfa : 90-100, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü Sayfa: 267).
15- İttihad-ı İslam Umum askere ve umum ehli İslam'a şamildir. Hariç kimse yoktur. (Said-i Nursi, Hutbe-i Şamiye, Sayfa: 91,)
16- Hutbe-i Şamiye’de milleti İslamiye'nin sebebi saadeti yalnız ve yalnız hakiki İslamiye ile olabilir ve hayatı içtimaiyesi ve saadeti bünyeviyesi Şeriatı İslamiye ile olabilir. Denildikten sonra mesele şeriat hükümlerine göre hırsızların elinin kesilmesinin faidelerinden bahsedilmektedir. (Hütbe-i Şamiye, Sayfa: 56-67, Dr. Çetin ÖZEK, Türkiye’de gerici akımlar ve Nurculuğun içyüzü Sayfa: 269).
17- Said-i Nursi’ye göre İslamiyet devletinin Mekke-ı Mükerremesi Cezinat-üm Arap olacaktır. Bu arada Osmanlılıkta bin Medine-i Münevvere şeklini alacaktır. (Said-i Nursi Münazarat Sayfa:109-13 1, Dr. Çetin ÖZEK, Nurculuğun içyüzü 11.01.1964 Milliyet Gazetesi.)
18- İslam Dini’nde inkılap yapmak, şeriat aleyhtarlığı yapmak olduğu için, İslamiyet’in Desatirine aykırı, devrimler de İslamiyete aykırıdır.(Said-i Nursi Mektubat, Sayfa : 403, Dr. Çetin ÖZEK Nurculuğun içyüzü 11.04.1964 Milliyet Gazetesi.)
19- Çok kadın ile evlenmek İslami olduğu için caiz ve şarttır. Taaddüdü Zevcat tabiata, akla, hikmete muvafıktır. (Said-i Nursi, Hanımlar Rehberi, Sayfa: 57).
20- Benim tesettür, irsiyet, zikrullah ve taaddüdü zevcat hakkındaki Kur'anın sarih ayetlerine medeniyetin ettiği itirazlara karşı onları susturacak tefsirimdir. (Said-i Nursi, Tiryak, Sayfa: 60)
21- Nurculara göre, bugünkü aile sisteminde medeniyet fantazilerden ibarettir. Aile saadeti ancak daire-i şeriattaki adabı islamiye ile mümkün olacaktır. Kadının erkeğinden boşanabilmesi islami esaslara aykırıdır. Şer’i evlenme ise bu imkanı ortadan kaldıracaktır. (Said-i Nursi, Kadınlar Taifesi ile Bir Muhavere:7, Doktor Çetin ÖZEK Türkiye’de Gerici Akımlar ve Nurculuğun İçyüzü)
22- Said-i Nursi faizin yasak edilmesini istemekte, sınıf kavgalarının ortadan kaldırılabilmesi için bankalar kapatılmalı, Riba yasak edilmeli, Kur’an kadına üçte bir hisse vermektedir; medeniyetin kadına erkek kadar hisse vermesi ahlaksızlıktır. (Said-i Nursi Zülfikar 1945, sayfa 38,39, Doktor Çetin ÖZEK Türkiye’de Gerici Akımlar ve Nurculuğun İçyüzü, sayfa 272,273)
23- Said-i Nursi Hanımlar Rehberi isimli risalesinin 37. Sayfasında, bir zaman çıktığı Ankara kalesinden etrafı seyrederken Hilafet ve Saltanatın vefatını hatırlayarak duyduğu teessür ve hüznü dile getirdiği görülmektedir.
24- Yine Said-i Nursi Tiryak adlı risalenin 23. Sayfasında Garp Uleması ve Filozofları itiraf ve ikrar etmişlerdir ki; islamiyetin kanunları yüksek bin tarzda alemi islamın islahına kafidir diye, iddia etmiştir.
25- Onüç Asır evvel şeriatı garra tessüs ettiğinden ahkamda Avrupa’ya dilencilik etmek dini islama büyük bir hıyanettir ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. (Said-i Nursi Hutbe-i Şamiye)
26- Eğer beşer çabuk aklını başına alıp adalet-i ilahiye ve Hakaik-i İslamiye dairesinde mahkemeler açmazsa maddi ve manevi kıyametler başlarına kopacak, anarşistlere, yecüc mecüclere teslimi silah edilecektir.(Said-i Nursi Hutbe-i Şamiye),
27- Zahiren hariçten cereyan eden Maanifi Cedidenin bir mecrası da bir kısım ehli medrese olmalı, zira bu laikliği ile başka mecradan taahfün edegelmiş ve atalet bataklığından neşet ve istipdat sümumu ve teneffüs eden zulüm tazyiki ile ezilen efkara bu müteaffin su bazı aksülamel yaptığından musaffat-ı şeriat ile söz vermek zorundadır. Bu da ehli medresinin duş-ı himmetine muhavveldir. (Said-i Nursi Hutbe-i Şamiye, sayfa 82)
28- Said-i Nursi 31 Mart Vakası üzerine sevkedildiği Divan-ı Harp'te verdiği ifadede de “En mukaddes maksadın şeriatın ahkamını tamamen icra ve tatbiktir.” demiştir. (Said-i Nursi Bediüzzaman, Ankara 1960)
29- Eskiden beri İ’la-yı Kelimetullah ve Bakayı istikbaliyeti İslam için farz-ı kifaye-i cihadı beruhde ile kendini yekvücut olan alemi islama fedaya vazifedir ve hilafet-i bayraktar görmüş olan bu devleti islamiyenin felaketi, alemi islamın saadet ve hürriyeti müstakbelesi ile teelif edilecektir. Zira musibet maye hayatımız olan uhuveti islamiyenin inkişafını fevkalede tecif etti. (Said-i Nursi Mektubat, Doğan Limited Şti. Matbaası, Ankara, 1958, Sayfa 441)
30- İki Mektebi Musihetin Şahadetnamesi veya Divan-ı Harbi örfi adlı risalede şu yazıları dikkati çekmektedir.
a- Yaşasın Şeriat-ı Ahmediye, Şeriatı Garra Kelamı, Ezelden Geldiğinden Ebede gidecektir.
b- Onüç Asır Evvel Şeriatı Garra Tessüs ettiğinden Ahkamda Avrupa’ya dilencilik etmek bu dini islama büyük bir cinayettir ve şimale mütevecihen namaz kılmaktır.

readme
10.02.2008, 14:30
Vatansever.. milletini devletini seven kimdir? şeriat özlemcileri mi? CIA ve ABD uşakları Mı? bunları mı örnek alacağız.. Ülkesini ingilizlere peşkeş çeken padişah yalakarı islamcıların (İslam değil) ingilizlerle kol kola girmiş Ata'nın can düşmanı olmuş.. Kurtuluş savasında hep arakadan vurmuş bir anlayışın milenmiyum versiyonu nu mu örnek alacaz..

Bunlar Arap uşagıdır.. vatan millet kavramı yoktur bunlarda.. özü çürüktür bunların.. tarih boyu hep sattılar bizi ve satıyorlar yine (bak filistine.. bak Irak a bak mekke'nin kaybedilmesine.... bak istiklal mahkemerinde yargılananlara.. hepsi bunlardır...)

Şimdi kuzu postuna girdiklerine bakma.. zamanı gelince hepsi birer canavar olur (çorum da sivasta.. maraşta) biz iyi tanırız...

Ama sana .. gerçek vatansever kim.... ülkesini milletini seven kime denir göstereyim ibretle oku... ve kimi örnek alacağına sen karar ver..


Babası öldü.

Yetim büyüdü.

Üvey evlat oldu.

Tutuklandı.

Hapse atıldı.

Sürüldü.

İşsiz kaldı.

(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.)

Hastalandı...Böbreklerinden.

Vuruldu...Göğsünden.

Mesleğinden atıldı.

İdama çarptırıldı.

Kardeşleri öldü.

Çocuğu olmadı.

Boşandı.

Karaciğeri iflas etti.

Evet...

Mustafa Kemal Atatürk bu.

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü... Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.

Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş... Bunu
anlatın.

Direnen...

Teslim olmayan ruhu anlatın.

Korkmasınlar engellerden.

Korkmasınlar yalnız kalmaktan.

Korkmasınlar işsizlikten.

Korkmasınlar parasızlıktan.

Korkmasınlar alçaklardan.

Korkmasınlar doğrulardan.

Yürek dediğin...

Sadece organ değil arkadaş.

Bunu anlayın!!!


Ata...Izmir kurtulduktan sonra.., çok tatli bir yorgunluk içinde... Ankara'ya hareket edecektir.....


Trene biner... ve kompartimana çekilir... Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini
yikamaktadir.


Yaveri: 'Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye
böylesiniz', der. 'Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi
unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
uyumadim kalktim', der. Yaveri: 'Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
hemen size bir yastikla battaniye getirirdik', der. Ve bir ülke kurtarmaktan
dönen komutan tarihi bir cevap verir:'Geç fark ettim, hepiniz en az benim
kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
milletimin rahat uyumasi'.

ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?

atatürkle fethullah güleni kıyaslamak benim şuurumun kabul edebileceği bir şey değil. biri ülkenin kurucularından, sevgisini içimden hissettiğim, ( en sevdiğim reklam filmi hangisidir biliyormusun. ''fıratpen'' in üretim üzerine yaptığı ve sonunda atatürkün '' BENİ ÖVMEYİN, YAPTIKLARINIZLA KARŞIMA GELİN'', sözüdür) diğeri itiraf edeyim rehberim (yol göstericim), liderim. herkesin çilesi, varoluşu, başarıları kendinedir.
fethullah gülenin rejimle bir kavgası yok fakat pozisyonları ve karşı duruşu olduğu kesin. oda rejimin yanlış davranış ve tutumlarındandır. hangi birini saysak. sıradan her vatandaşın bu reflekste poziyonları var.
hem türkiyenin eti budu ne ki. dava daha büyük, dava daha evrensel... bilmem anlatabiliyormuyum. ister kabul edin etmeyin dünyanın her tarafında direk fethullah gülenin öngördüğü yol-dava için çalışan yüzbinler var onu benimseyen, görüşlerini benimseyen on milyonlar var. hem o bir siyasi liderde değil. ne devlet başkanı nede bir hükümet yetkilisi..
burada fethullah gülenin yaptıklarını ve yapacaklarını anlatmaya kalksak gözünü bulanabilir. fakat türkiye gibi bir ülkede bir kaç kişi ve cete ile ihtilalerin yapılabildiği ülkede fethullah gülen için ele gecirmeler basit. dediğim gibi türkiyenin eti budu ne..
en azından ben bir çok ülke görmüş biri olarak söylüyorum..türkiye öyle ileri ve hukukuun üstünlüğünü baş tacı yapmış bir ülke değil.
derede su içen koyuna karşı koyacak kayalıkların üstünde hin likle bakan bir kurt değil o..
bir not: fethullah gülen; kimseye avukatlığımı yapmayın, hatta yaparsanız hakkımı helal etmem demiştir. onun bu söylemi benim için emirdir...