Şirin Baba
12.02.2008, 10:51
Bakan Bey ve bahşiş kavramı
İhale kazanan biri Faruk Bey'e bahşiş vermek istese Bakan Bey nasıl tepki verir? Özay Şendir yazdı..
11.02.2008 13:45
Türban yasağını destekleyenler için Cumartesi "karşı devrim" günü oldu.
Türban yasağına karşı çıkanlar içinse "zafer" ya da "bireysel
özgürlüklere" kavuşma günü.
Benim içinse Cumartesi günü Türkiye'nin hukuk devletinden guguk devletine
geçiş günü oldu.
Böyle düşünmemin türbanla ya da başka birşeyle alakası yok.
Hukuk devleti olan bir ülkede anayasa ve yasalar gayet açık ve yoruma
gerek bırakmayacak kadar net yazılır.
Guguk devleti olan ülkelerde ise anayasa ve yasalar kişi yorumuna ve
keyfiyete açık bırakılarak hazırlanır.
AKP ve MHP kız öğrencilerin türbanla üniversiteye gidebilmesine karar
verdiler ve uzun pazarlıklardan sonra uzlaştık dediler.
Önce Komisyon sonra Genel Kurul çalıştı ve Anayasa değişti ama durum hala
karmaşık ve belirsiz.
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu diyor ki "Üniversiteler türban
serbestini başlatabilir de başlatmayabilir de..."
Burhan Kuzu Hoca'yı yıllardır tanır ve adalet duygusu taşıdığına inanırım.
Hocam hukuk devletinde anayasa ve yasalar yoruma açık bırakılır mı?
Yaptığınız değişiklik bu haliyle aynı şehirdeki üniversiteler de bile
farklı yorumlanıp farklı uygulanma riski taşımıyor mu?
Siz bir hukuk adamı olarak bu değişikliği kendinize yakıştırabildiniz mi?
Türbanın serbest olmasına karar verdiyseniz bu işi layıkıyla yapar ve YÖK
Kanunu'nda da gerekli düzenlemeyi yaparsınız.
Hoş bu iş daha baştan sakat başladı.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek çene altı formülünü anlatmak için
Anayasa'ya resim koymayı düşündüklerini söylemişti.
Herhangi bir eşyanın kullanım kulavuzundan değil Anayasa'dan söz ediyoruz.
Böyle bir hukuk anlayışı,böyle bir devlet yönetimi olur mu?
AKP'yi desteklediği için bu yazıya kızacak,sövecek olanlar da iyi düşünsünler,
Bu değişiklikle türbanlı kızları bazı üniversitelere girecek bazılarına giremeyecek.
Bazı üniversitelerin kapısında türban bağlama şekline bakılmayacak
bazılarında çene altı şartı aranacak.
Rektörlere tepki göstermenin manası yok,yasa koyucu işini doğru yapsaydı
bu sıkıntıların yaşanma riski olmazdı.
Demem o ki hukuk devleti hepimize lazım...
İster türbana karşı ister destek olun...
BAKAN BEY VE BAHŞİŞ KAVRAMI...
Necmettin Erbakan yıllarca hayalini kurduğu Başbakan koltuğuna oturduğunda
"garson devlet" lafını ortaya atmıştı.
Erbakan'a göre devlet vatandaşlarına müşteriye hizmet eden garson gibi
davranacaktı.
Çoğu kişi o tanımlamayı unuttu gitti ama belli ki Bayındırlık ve İskan
Faruk Nafiz Özak unutmamış.
Bakan Bey tapu dairelerindeki rüşvet tartışmalarına değinirken "Rüşvet ile
bahşisi karıştırmayın" diye buyurmuşlar.
Bakan'ın amacı memurlarını savunmak olsa bile bu bir sorumlunun asla
söylememesi gereken bir laf.
Yarın Bakan'ın makamına giden birisi sekreterine 50 YTL bahşiş verip
"beni herkesten önce görüştür" derse Faruk Bey ne yapar?
Ya da herşeyin yasal olduğu bir ihaleyi kazanan biri Faruk Bey'e bahşiş
vermek istese Bakan Bey buna nasıl tepki verir?
Bu ülke "benim memurum işini bilir" diyen Başbakanlar da gördü.
Sonra da o dönemin bürokratları ile iş adamları arasında yaşanan "rüşvetin
belgesi mi olur lan" kavgalarını da...
Şimdi bir bakan çıkmış bahşişten söz ediyor.
Neyin bahşişi ve bu bahşiş ne karşılığında verilecek?
Vatandaş aldığı hizmet karşılığında devletin istediği harç ve bedelleri
zaten yatırıyor,çalışan memurun maaşları ödensin diye de vergi veriyor.
Hoş "memurun anası ağlıyor" diyemeyenlerin,rüşveti bahşiş kılıfına sokmaya
çalışmasını anlamak gerek.
MUHAFAZAKAR ÜLKE...
Geçenlerde 12 yaşında bir kız çocuğunun hamile kaldığı haberi vardı.
Dün, 16 yaşında 100 erkeğe pazarlanmış kızın haberi...
Çok değil bir yıl kadar önce yetiştirme yurdundan geri aldığı kızını satan,
Ondan önce de yetiştirdiği kızını satan annelerin haberlerini de okuduk ve unuttuk.
Cihangir'de yaşı küçük kızları satan bir ev geçen hafta bilmem kaçıncı kere basıldı.
Bu satıcılığı yapan şeref özürlülere denilecekleri bir kenara bırakıp
müşteri olanlara bir bakmak lazım.
Küçücük kızlarla düşüp kalkan adamlarla dolu bir ülkeyi "nüfusu
muhafazakar" diye tanımlamak ne derece doğru acaba.
ozaysendir
-------------------------------------------------------------------------
Üç farklı konu ama ,muhatapları aynı.
Rüşvet var bu ülkede,
küçük kızlara musallat olan azgınlar var bu ülkede,
açlık ve sefalet var bu ülkede.
Ekonomik çöküntü var bu ülkede,
ahlaksızlıkta var
ve tüm bunları çözmek için düşünecek beyni olan yönetici yok benim ülkemde!!
Türban var,herşeyin üstünü kapatma becerisini gösteren aklıevvellerin ve onun destekçilerinin çözümüde bu.
Bugün kızların kafasını kapatır,yarında konuşanların çenesini kapatacak cinlikleri var bizi yönetenlerin...
saygılarımla
İhale kazanan biri Faruk Bey'e bahşiş vermek istese Bakan Bey nasıl tepki verir? Özay Şendir yazdı..
11.02.2008 13:45
Türban yasağını destekleyenler için Cumartesi "karşı devrim" günü oldu.
Türban yasağına karşı çıkanlar içinse "zafer" ya da "bireysel
özgürlüklere" kavuşma günü.
Benim içinse Cumartesi günü Türkiye'nin hukuk devletinden guguk devletine
geçiş günü oldu.
Böyle düşünmemin türbanla ya da başka birşeyle alakası yok.
Hukuk devleti olan bir ülkede anayasa ve yasalar gayet açık ve yoruma
gerek bırakmayacak kadar net yazılır.
Guguk devleti olan ülkelerde ise anayasa ve yasalar kişi yorumuna ve
keyfiyete açık bırakılarak hazırlanır.
AKP ve MHP kız öğrencilerin türbanla üniversiteye gidebilmesine karar
verdiler ve uzun pazarlıklardan sonra uzlaştık dediler.
Önce Komisyon sonra Genel Kurul çalıştı ve Anayasa değişti ama durum hala
karmaşık ve belirsiz.
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu diyor ki "Üniversiteler türban
serbestini başlatabilir de başlatmayabilir de..."
Burhan Kuzu Hoca'yı yıllardır tanır ve adalet duygusu taşıdığına inanırım.
Hocam hukuk devletinde anayasa ve yasalar yoruma açık bırakılır mı?
Yaptığınız değişiklik bu haliyle aynı şehirdeki üniversiteler de bile
farklı yorumlanıp farklı uygulanma riski taşımıyor mu?
Siz bir hukuk adamı olarak bu değişikliği kendinize yakıştırabildiniz mi?
Türbanın serbest olmasına karar verdiyseniz bu işi layıkıyla yapar ve YÖK
Kanunu'nda da gerekli düzenlemeyi yaparsınız.
Hoş bu iş daha baştan sakat başladı.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek çene altı formülünü anlatmak için
Anayasa'ya resim koymayı düşündüklerini söylemişti.
Herhangi bir eşyanın kullanım kulavuzundan değil Anayasa'dan söz ediyoruz.
Böyle bir hukuk anlayışı,böyle bir devlet yönetimi olur mu?
AKP'yi desteklediği için bu yazıya kızacak,sövecek olanlar da iyi düşünsünler,
Bu değişiklikle türbanlı kızları bazı üniversitelere girecek bazılarına giremeyecek.
Bazı üniversitelerin kapısında türban bağlama şekline bakılmayacak
bazılarında çene altı şartı aranacak.
Rektörlere tepki göstermenin manası yok,yasa koyucu işini doğru yapsaydı
bu sıkıntıların yaşanma riski olmazdı.
Demem o ki hukuk devleti hepimize lazım...
İster türbana karşı ister destek olun...
BAKAN BEY VE BAHŞİŞ KAVRAMI...
Necmettin Erbakan yıllarca hayalini kurduğu Başbakan koltuğuna oturduğunda
"garson devlet" lafını ortaya atmıştı.
Erbakan'a göre devlet vatandaşlarına müşteriye hizmet eden garson gibi
davranacaktı.
Çoğu kişi o tanımlamayı unuttu gitti ama belli ki Bayındırlık ve İskan
Faruk Nafiz Özak unutmamış.
Bakan Bey tapu dairelerindeki rüşvet tartışmalarına değinirken "Rüşvet ile
bahşisi karıştırmayın" diye buyurmuşlar.
Bakan'ın amacı memurlarını savunmak olsa bile bu bir sorumlunun asla
söylememesi gereken bir laf.
Yarın Bakan'ın makamına giden birisi sekreterine 50 YTL bahşiş verip
"beni herkesten önce görüştür" derse Faruk Bey ne yapar?
Ya da herşeyin yasal olduğu bir ihaleyi kazanan biri Faruk Bey'e bahşiş
vermek istese Bakan Bey buna nasıl tepki verir?
Bu ülke "benim memurum işini bilir" diyen Başbakanlar da gördü.
Sonra da o dönemin bürokratları ile iş adamları arasında yaşanan "rüşvetin
belgesi mi olur lan" kavgalarını da...
Şimdi bir bakan çıkmış bahşişten söz ediyor.
Neyin bahşişi ve bu bahşiş ne karşılığında verilecek?
Vatandaş aldığı hizmet karşılığında devletin istediği harç ve bedelleri
zaten yatırıyor,çalışan memurun maaşları ödensin diye de vergi veriyor.
Hoş "memurun anası ağlıyor" diyemeyenlerin,rüşveti bahşiş kılıfına sokmaya
çalışmasını anlamak gerek.
MUHAFAZAKAR ÜLKE...
Geçenlerde 12 yaşında bir kız çocuğunun hamile kaldığı haberi vardı.
Dün, 16 yaşında 100 erkeğe pazarlanmış kızın haberi...
Çok değil bir yıl kadar önce yetiştirme yurdundan geri aldığı kızını satan,
Ondan önce de yetiştirdiği kızını satan annelerin haberlerini de okuduk ve unuttuk.
Cihangir'de yaşı küçük kızları satan bir ev geçen hafta bilmem kaçıncı kere basıldı.
Bu satıcılığı yapan şeref özürlülere denilecekleri bir kenara bırakıp
müşteri olanlara bir bakmak lazım.
Küçücük kızlarla düşüp kalkan adamlarla dolu bir ülkeyi "nüfusu
muhafazakar" diye tanımlamak ne derece doğru acaba.
ozaysendir
-------------------------------------------------------------------------
Üç farklı konu ama ,muhatapları aynı.
Rüşvet var bu ülkede,
küçük kızlara musallat olan azgınlar var bu ülkede,
açlık ve sefalet var bu ülkede.
Ekonomik çöküntü var bu ülkede,
ahlaksızlıkta var
ve tüm bunları çözmek için düşünecek beyni olan yönetici yok benim ülkemde!!
Türban var,herşeyin üstünü kapatma becerisini gösteren aklıevvellerin ve onun destekçilerinin çözümüde bu.
Bugün kızların kafasını kapatır,yarında konuşanların çenesini kapatacak cinlikleri var bizi yönetenlerin...
saygılarımla