Orijinalini görmek için tıklayınız : Alevilik İnancında Tanrının,Varoluşun Açılımları
Mesut Gündüz 17.02.2008, 00:23 Tanrı : İnsanın varoluşuyla ortaya çıkar.Her insan tanrıdan bir parça ile dünyaya gelir. Aleviler tanrıyı insanın içinde görürler. Tanrı üfledi insanlar varoldu inanışı , kulluk anlayışı kesinlikle yoktur. Tanrıya bu yüzden bambaşka bir anlam yüklemişler, sevgiyle yüceltmişlerdir. Tanrıya korkarak değil sevgi ile yaklaşmışlardır. Tanrıyı hacda kabede mekkede aramamışlardır. Ancak tanrı aynı tanrıdır.
İnsan : Olgunlaşıp pişer, kamil aşamasına geldiğinde hakka yürür ve tekrar gelir ruh ölmez.
Tabiki bu yazdıklarımın dışında çok fazla fikir oluşacak burda yazdıklarım belki konu başlığına göre çok yetersiz kalacak ancak bu konu ilerledikçe bir çok konu netleşecek beni daha iyi anlayacaksınız. Sizden ricam cevaplarınız kısa olsun bende kısa cevaplar vereceğim.
Saygılar,
MG
Tanrı : İnsanın varoluşuyla ortaya çıkar.Her insan tanrıdan bir parça ile dünyaya gelir. Aleviler tanrıyı insanın içinde görürler. Tanrı üfledi insanlar varoldu inanışı , kulluk anlayışı kesinlikle yoktur. Tanrıya bu yüzden bambaşka bir anlam yüklemişler, sevgiyle yüceltmişlerdir. Tanrıya korkarak değil sevgi ile yaklaşmışlardır. Tanrıyı hacda kabede mekkede aramamışlardır. Ancak tanrı aynı tanrıdır.
İnsan : Olgunlaşıp pişer, kamil aşamasına geldiğinde hakka yürür ve tekrar gelir ruh ölmez.
Tabiki bu yazdıklarımın dışında çok fazla fikir oluşacak burda yazdıklarım belki konu başlığına göre çok yetersiz kalacak ancak bu konu ilerledikçe bir çok konu netleşecek beni daha iyi anlayacaksınız. Sizden ricam cevaplarınız kısa olsun bende kısa cevaplar vereceğim.
Saygılar,
MG
Sevgili Mesut Gündüz arkadasim.
Dünyamizin" Bilim insanlarinin modern cihazlarla fosikül ispatli araştirma sonucu günesten 3 milyar yil önce kopma oldugu kesin tespit edilmistir. Her 37,000 yilda ise bir astroidin dünyaya carpmasi sonucu canli nesillerinde deyişiklik olduguda ispatli.
ama tanri insanin var oluşuylami cikar onu kalbimizle mahkemeleştirmek bence daha saglikli olur diye düşünüyorum.
Yer yüzünde bütün insanlarin kardeş olduklarina inaniyorum.insanlara deyil Kulluk,, iyilikten yana tavir sergilemeyi tercih ederim bir Alevi olarak.
Selamlar.
AleviKürt 17.02.2008, 13:43 Bilime uymak isteyenler varsa, Tanrinin kendisinden bir ruh üfürerek, bilmem ne ederek insan yarattigi hikayeleri biraksinlar. Bilime göre, Insanlar kücük bitkilerden gelmedir. Darwinin teorisi bu olay ile ilgilidir.
Ya bilim deyip bilime sarilsinlar - din/inanci reddetsinler, ya da (bilim alanlarin disinda) inanc deyip inanclarina sarilsinlar. Ikisini karistirip yeni bir din yaratmayi biraksinlar.
Dede-baba 17.02.2008, 15:08 İsmi Şah Bism-i Şah Allah Allah, hayırlar fet ola, şerler def ola Hak-Muhammed-Ali yol göstericimiz ola, Gerçeğin demine hu diyelim...
" Ben size şah damarınızdan daha yakınım" ( Kaf Suresi 16. ayet)
" Üç kişi bir araya gelirse, dördüncüsü benim. Dört kişi bir araya gelirse, beşincisi benim." ( Mucadile Suresi 7. ayet)
Degerli Canlar.... Alevi Bektaşi İnancında Tanrı İnsandan ayır değildir... Bu nedenle Ayin-i Cemlerde cemal cemal'e Niyaz olunur...
Tanrı ile kul iç içe geçmiş bir özdür. Zaten tüm varlıkların birleşimi Tanrı olduğuna göre... Tanrı'dan başka ve onun dışında, gayrı hiçbir şey yoktur... İnsan ve tanrı hiçbir zaman birbirinden ayrılmaz bir bütündür...
İnsanoğlu, Bir zaman güneşe baktı sen Tanrısın dedi... gün akşam oldu güneş gitti... Gece geldiğinde Aya baktı benim Tanrım sensin dedi.. Tan ağardığında ay gitti... Şimşek çaktı..Sen benim Tanrımsın dedi.. yağmur gittiğinde şimsekte gitti.. Doğuya yöneldi.. batıya yöneldi ve kuzeye ve güneye... Tanrı'yı aradı... hep kendinden uzaklarda ve kendi dışında arzuladı.. oysaki, O uzaklarda değildi... O , ona şah damarından daha yakındı...
Hz. Ali der ki: " Senin ilacın sende olduğu halde bilmiyorsun. İlletin de gene sende olduğu halde görmüyorsun. Sen kendini küçük bir cisim sanırsın. Halbuki büyük alem sende saklıdır, bilmiyorsun.
Sen öyle apaaçık bir kitapsın ki, gizli olan şeyler o kitabın harfleri ile meydana çıkar okunur.
Sen vücutsun, senin harice ihtiyacın yok. Sende mevcut olan şeyler, kitaba gelmez. Kainat kitabında yazılı olan şeylerin hepsi senden çıkmıştır."
Bugün kör olanlar, yarında kördür
Hak-Muhammed- Ali, manada birdir.
Ukba'da görürüm deme, küfürdür.
Allah'ı görmeli, burda insan..
Yazan: Turgut KOCA)
Gir gönül şehrine dolaş bir kere,
Ne imiş bak güneş ile zerre,
Yanlız sen kadirsin hayır ile şerrem,
Şerre mail isen şeytan sendedir.
Be hey derviş yabana gitme,
Her ne arar isen inan sendedir,
Nefsine beyhude eziyet etme,
Kabe ise maksudun Rahman sendedir.
Yazan: Rıza TEYFİK)
SAYGILARIMLA...
Dede-baba 17.02.2008, 15:12 Degerli Canlar , TANRI-İNSAN Bütünlüğü ile ilgili olarak, Alevilerin en büyük Velilerinden olan,ve tasavvufun kurucuları arasında gösterilen, Hallac-ı Mansur'dan ve kitabı tavasin'den bahsetmek istiyorum... Kitap yaba yayıncılık tarafından yayımlanmış, günümüz Türkçe'sine çeviren ise Yasar GÜNENÇ... tarafından çevrilmiştir.
Hallac-ı Mansur: Asıl adı Ebu Muğis el Hüseyin bin Mansur el- Hallac, 857 yılında İran'ın Tur kasabasında doğdu. Tasavfufu eğitimi aldıktan sonra Huzistan'da, Tanrı'yla birleşme yolunu öğretmek için konuşmalar yaptı. Birçok yandaş topladı ama o kadar da düşman edindi. Kendisini yalancılıkla suçlamaları ve halkı alehine kışkırtmaları üzerine Horasana gitti. Orada 5 yıl kalıp görüşlerini yaydıktan sonra Bagdat a geldi. Müritleriyle birlikte Hacca gitti. Mekke'de onu büyücülük ile suçladılar. Daha sonra Hindistan ve Türkistana gitti. 902 yılında Mekke'ye geldi."Enel Hak= Ben Tanrıyım" demesi nedeniyle... Yakalanıp hapse atıldı.. " Mucizeler göstermek, Tanrı'nın gücünü ele geçirip kötü amaçla kullanmak, Tanrı ile insan arasında aşk bağlantısı kurulabileceğini öne sürmek," ölüm cezasının nedenleri olarak gösterildi. Mansur 9 yıllık hapis hayatı süresince: "Ta Sin el- Azal", "Mirac" adlı eserlerini yazdı.
Mansur'u önce, astılar... Başını kesip bedeninden ayırdılar... Bedenini yaktılar... ve küllerini Dicle nehrine attılar. İdam sırasında büyük bir ayaklanma oldu güç bir şekilde bastırıldı...
Ancak Mansur birçok tefekkür ehline ilham kaynağı oldu... feridüddin Attar "Bisername" adlı eserinde: " Hallac'ın gönlüne düşen ateş, benimde yaşamıma düştü"
demiştir.
Mevlana, Yunus Emre, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal onun takipcileridir...
Şimdidi size Hallac-ı Mansur'un Eseri Olan Ta-Sin bir bölüm sunmak istiyorum... (Hz. Muhammed ve Allah arasındaki ilişki)
" Bir ışık çıktı, Görünmez'in Nur'undan. Çıktı ve geri dönerek diğer ışıklara egemen oldu. Bir aydı o; diğer ayların içinde ışık saçarak kendini açığa vuran, ayların sultanıydı. Evi, göğün en yüce katında bir yıldız. Tanrı onu "okumaz yazmaz" diye adlandırdı; çünkü o, soluğunu "hu"ı çıkarmaya adamıştı; Tanrı onu, "kutsanmış" diye adlandırdı. Dualarını görkeminden dolayı; "Mekkeli" diye adlandırdı, kendisinin bulunduğu yerde oturduğundan dolayı."
Tanrı, onun gögsünü genişletti, gücünü arttırdı ve üzerinden kaldırdı "senin sırtına ağır gelen" yükü, ve kendi yetkisini yükledi. tanrı onun bedr'ini görünür kıldı, böylece o tüm bir ay olarak yemame'nin bulutundan sıyrıldı ve güneş olarak Tihame (Mekke)'nin yan tarafından yükseldi ve ışığını tanrısal bağış kaynağından aldı...
O, kendi içinde gördüğünden başka bir şey bildirmedi, kendi davranışının gösterdiği gerçek dışında bir şeyin örnek alınmasını buyurmadı. kendisi, Tanrının varlığında bulundu, başkalrını da tanrı'nın varlığına kavuşturdu. Gördü, gördüğüne benzedi. Yol gösterici bir ışık olarak bırakıldı, böylece rehberliğin sınırlarını belirledi.
Hiç kimse, onun gerçekten neyi simgelediğini anlayamaz, Katıksız Olan'dan başka. Çünkü o, katıksız Olan'ın varlığını doğruladı ve ona eşlik etti, öyleki aralarında hiçbir fark kalmadı.
Bilgeler, onun gerçek niteliğine ilişkin bilgileri olduğu halde, kendisini öz olarak tanımlayamadılar. Onun niteliği, ancak Tanrı'nın açıklamayı uygun bulduğu kimseler için açık kılındı.
"kendilerine kitap verdiğimiz kimseler; bunlar o zaman çocuklarını tanıdılar; bunların bir bölümü, bile bile gerçeği gizli tuttular (Bakara Suresi; 146)
Peygamberlik ışığı, onun ışığından çıktı, onun ışığıysa Giz'in ışığından doğdu. Tüm ışıklarların içinde, en parlak, en tanınır olanı, yaratılmamışın en yaratılmamaşı olanı, Sonsuz Bağış Sahibinin ışığı.
O'nun varlığı, var olmayandan üstün; O'nun adı, Kelamdan üstündür, çünkü daha önce var oldu.
Bu işleve sahip olandan daha gönül okşayıcı, daha soylu, daha akıllı, daha adaletli,daha nazik, Bir kimse... Ne ufuklarda ne ufukların ötesinde, ne de ufukların altında var. O'nun unvanı, yaratılmışların Efendisi'dir, adı Ahmet, sıfatı Muhammed'dir. Buyruğu en keskin, özü en üstün, sıfatı en görkemli, soluk alışı kendine özgü...
Allah Eyvalla Şeyhen İlallah
Saygılarımla...
Mesut Gündüz 17.02.2008, 19:00 Aleviliğin varoluşu insanın varoluşu kadar eski ise çünkü öyle olmalı insanla beraber varoluyor. İnsanı yoktan vareden tanrı her kavme ayrı mucizeler ve her döneme ayrı kitaplar gönderdiğinde bilmiyormuydu bunca kanın dökülüp savaşların olacağını. Adem ve havvanın benliklerine tanrı olgusunu neden yerleştirmemiştir. İnsanlar neden kutuplara ayrılmıştır. Bu yüzden değilmidirki bütün kutsal kitaplar tüm insanlığa gönderildiğini ve hak dini ve kitabı olduklarını yazmaktadır. Bütün dinler aslında bilinmezliklerin çekiciliğimidir. Bunların tespiti çok zor. İçimizdeki içsel enerjinin kaynağı en büyük bilinmez...
Saygılar,
MG
alican19 17.02.2008, 19:47 ALLAH U TEALANIN varlığına inanmayan biri alevi olamaz alevilik ehlibeyti sevmek ehlibeyti sevmek HZ MUHAMMETİ sevmek demek HZ MUHAMMETİ sevmek ALLAHA tapmaktır bu yüzden bence bu tür tartışmalar bu forumda saçma
ben aleviyim diyen herkes akurana inanır ve ALLAHA tapar (bu aleviliğin yoludur)
ALLAHIN sırrına kimsenin fikri ihsanı yetmez buna rağmen bilim adamları nasıl ALLAHIN ihsan sırrına erebilsin
Dede-baba 17.02.2008, 20:10 Aleviliğin varoluşu insanın varoluşu kadar eski ise çünkü öyle olmalı insanla beraber varoluyor. İnsanı yoktan vareden tanrı her kavme ayrı mucizeler ve her döneme ayrı kitaplar gönderdiğinde bilmiyormuydu bunca kanın dökülüp savaşların olacağını. Adem ve havvanın benliklerine tanrı olgusunu neden yerleştirmemiştir. İnsanlar neden kutuplara ayrılmıştır. Bu yüzden değilmidirki bütün kutsal kitaplar tüm insanlığa gönderildiğini ve hak dini ve kitabı olduklarını yazmaktadır. Bütün dinler aslında bilinmezliklerin çekiciliğimidir. Bunların tespiti çok zor. İçimizdeki içsel enerjinin kaynağı en büyük bilinmez...
Saygılar,
MG
***Öncelikle Alevilik kelimesi algılamanızın yanlış olduğunu belirtmeliyim... İnsanlığın var oluşuyla birlikte var olan tek din İslamdır... Yani dünyaya Hakk katından ayrı ayrı (Hıristiyanlık.. yahudilik.. veya başka) dinler gelmemiştir.. Tek bir din gelmiştir o da İslam..
Hz. Muhammed bu bağlamda diğer Peygamber'leri inkar ederek başka bir İlahtan din getirmemiştir.... O sadece Din'i tamam kılmıştır.. Bundan sonra Peygamber ve kitap gelmeyecektir..
**Alevilik ise.. İslamın Türk ve Anadolu halkı yorumudur..Nasıl.. İslamın Acem ve fars yorumu şiilik.. Arap yorumu sünnilik ise... Alevilikte Türk ve Anadolu halkı yorumudur..
***Aksi taktirde.. başka başka dinler getiren ve peygamberler yollayan Tanrı... yanılan.. hata yapan olurdu..Geleceği bilemeyen olurdu.. Oysa Tanrı herşeyi bilendir...
** *Tanrı Bütün kötülüklerden münezzehtir... İnsanların kötülük çıkarması ve kan dökmesi.... Tanrı Buyruğu ve izni ile değildir.. Bu İnsanoğlunun Cüzzi iradesinden... seçim yapabilme hakkından ileri gelir.. Kimisi doğruyu seçerken kimisi kendi nefsine uyacak yanlışı sececektir.. Tanrı İsteseydi.. Bütün insanları melekler gibi daim itaat eden ve ibadet edenlerden eylerdi.. Oysa Tanrı İnsana İrade hakkı verdi... seçim yapabilme karar verebilme hakkı verdi..
*** Bu dünya da kararlarını doğru verebilmesi.. iyilikten doğruluktan yana olması için Peygamberler.. kitaplar gönderdi... Bu bağlamda Her topluma Peygamber gönderilmiştir...
*** İnsanların kötü olması.. kötülük yapması Tanrı'ya isnat edilemez.. Kötülükler İnsanlardan... Hayır ve bağışlanma ise Rahman olan Allah'tandır..
Saygılarımla..
delidervis 17.02.2008, 20:46 Tanrı : İnsanın varoluşuyla ortaya çıkar.Her insan tanrıdan bir parça ile dünyaya gelir. Aleviler tanrıyı insanın içinde görürler. Tanrı üfledi insanlar varoldu inanışı , kulluk anlayışı kesinlikle yoktur. Tanrıya bu yüzden bambaşka bir anlam yüklemişler, sevgiyle yüceltmişlerdir. Tanrıya korkarak değil sevgi ile yaklaşmışlardır. Tanrıyı hacda kabede mekkede aramamışlardır. Ancak tanrı aynı tanrıdır.
İnsan : Olgunlaşıp pişer, kamil aşamasına geldiğinde hakka yürür ve tekrar gelir ruh ölmez.
Tabiki bu yazdıklarımın dışında çok fazla fikir oluşacak burda yazdıklarım belki konu başlığına göre çok yetersiz kalacak ancak bu konu ilerledikçe bir çok konu netleşecek beni daha iyi anlayacaksınız. Sizden ricam cevaplarınız kısa olsun bende kısa cevaplar vereceğim.
Saygılar,
MG
HU diyelim gercege...
Bir mantık hatasını düzeltmek istedim..
Tanrı insanın varolusuyla ortaya cıkmaz, aksine tanrı her zaman vardı ve her zaman var olacaktır.. Tanrı hep vardı ama bunu kim biliyordu? iste bu sebeple insanoglu var.. Tanrı insanı yarattı bu bir asktı varlıgının askıydı insanoglu.. ve insanoglu onu tanıdıkca ve bildikce iste o zaman bu ask bircok seyleri beraberinde getirecekti cunku sistem böyledi.. iste alevilik bu ask ile Hak'ka varmaktır onunla bütünlesmektir, tek olmaktır, kendi benliginden sıyrılmaktır, Tanrı'nın parcasıyla bütünlesip ısık sacmaktır..
Mesut Gündüz 18.02.2008, 17:03 HU diyelim gercege...
Bir mantık hatasını düzeltmek istedim..
Tanrı insanın varolusuyla ortaya cıkmaz, aksine tanrı her zaman vardı ve her zaman var olacaktır.. Tanrı hep vardı ama bunu kim biliyordu? iste bu sebeple insanoglu var.. Tanrı insanı yarattı bu bir asktı varlıgının askıydı insanoglu.. ve insanoglu onu tanıdıkca ve bildikce iste o zaman bu ask bircok seyleri beraberinde getirecekti cunku sistem böyledi.. iste alevilik bu ask ile Hak'ka varmaktır onunla bütünlesmektir, tek olmaktır, kendi benliginden sıyrılmaktır, Tanrı'nın parcasıyla bütünlesip ısık sacmaktır..
Slm,
İnsan varolmadan tanrıdan sözedilemeyeceğine göre tanrı--insan yada insan--tanrı dememiz sonucu değiştirmez; bu yüzden mantık hatasından sözedilemez.
İhsan-i Kamil aşamasına gelindiğinde tanrılaşmak tek vucut olmak elbetteki hedef ve sonuç ilişkisi bunda hemfikiriz.
Sanırım tanrı ve insan ilişkisini bir nebze özetlemiş olduk burda.
Saygılar,
MG
delidervis 18.02.2008, 18:52 sonuc degisebiliyor,
Tanrı varsa insan her zaman olacaktır, insan tanrının varlıgının sonucudur ama bunun tam tersini düsünemeyiz..
"insan var olmadan tanrıdan söz edemeyiz" demissiniz, evet dogru var olmadıgımız icin söz edemeyiz ama böyle bir durumda tanrı yoktur da diyemeyiz cünkü bunu bilebilme veya ispatlama sansımız olmaz.. Fakat insanın varlıgının kosulu tanrıdır, insan olmadan tanrı olabilirken, tanrı olmadan insan olamaz...
cocuk oldugu icin anne-babası vardır sonucuna ulasmak dogrudur ama gecerli degildir, esası anne-baba oldugu icin cocugun oldugudur.. anne ve babayı cocuk meydana getirip basına koymaz..
Demek istedigim buydu.. tabii siz olayı icsellestiriginizden dolayı iki önerme arasında farkı cokta abartılacak birsey olarak görmüyorsunuz.. bunda bir sakınca yok fakat burayı okuyan birinin eger mantık kuramları zayıfsa ileride celiskiye düsebilir o bakımdan yazma geregi hissetmistim..
saygılarımla...
Kizim 12 yasina girdi bu yil ve Allah nerede ,nasil hissederim sorularinada kendi cevap buldu...
Henüz 4-5 yaslarinda sormaya basladigi sorulara ISIK dedi ...
Simdilerde yüregini kaplayan acilar veya hüzünlerde veya sevinclerde O isigi hissediyor .....
Oglum 6 yasinda ve ayni görüslerde.
Tanriyi en iyi anlayan cocuklardan yola cikmak istedim,
insan ise yanlis yaptikca ögrenen,
ögrendikce anlayan,
anladikca seven ....
Ikiside ic ice bence,
her kisiye göre baska cevap veren ic inanc herkesin düsüncesine göre degisiyor.Aranilan ,Tanri ,Allah veya tutunacak Dal ise herkesin icindedir.
Hoskalin
Mesut Gündüz 19.02.2008, 14:34 sonuc degisebiliyor,
Tanrı varsa insan her zaman olacaktır, insan tanrının varlıgının sonucudur ama bunun tam tersini düsünemeyiz..
"insan var olmadan tanrıdan söz edemeyiz" demissiniz, evet dogru var olmadıgımız icin söz edemeyiz ama böyle bir durumda tanrı yoktur da diyemeyiz cünkü bunu bilebilme veya ispatlama sansımız olmaz.. Fakat insanın varlıgının kosulu tanrıdır, insan olmadan tanrı olabilirken, tanrı olmadan insan olamaz...
cocuk oldugu icin anne-babası vardır sonucuna ulasmak dogrudur ama gecerli degildir, esası anne-baba oldugu icin cocugun oldugudur.. anne ve babayı cocuk meydana getirip basına koymaz..
Demek istedigim buydu.. tabii siz olayı icsellestiriginizden dolayı iki önerme arasında farkı cokta abartılacak birsey olarak görmüyorsunuz.. bunda bir sakınca yok fakat burayı okuyan birinin eger mantık kuramları zayıfsa ileride celiskiye düsebilir o bakımdan yazma geregi hissetmistim..
saygılarımla...
İnsan,
Tanrı insanı yarattı mantığı ortaya çıkar dediklerinden, tanrı insanı yoktan varetmemiştir. Vahdeti vucut ön plana alındığında insan sonunda tanrıyla bir olacak ise tanrı insanla başlar.insan yoksa tanrıda yoktur. Peki önce insanmı varoldu yoksa doğa ve hayvanlarmı?
Saygılar,
MG
canlar tanrımız vicdanımızdır gerisi yalan
Anatolianman 19.02.2008, 18:36 İnsan,
Tanrı insanı yarattı mantığı ortaya çıkar dediklerinden, tanrı insanı yoktan varetmemiştir. Vahdeti vucut ön plana alındığında insan sonunda tanrıyla bir olacak ise tanrı insanla başlar.insan yoksa tanrıda yoktur. Peki önce insanmı varoldu yoksa doğa ve hayvanlarmı?
Saygılar,
MG:wacko:
Mesut Bey,
Yine kitap mı yazıyorsun nedir beyin jimnastiği yaptırıyorsun ha bire..
Felsefede kısa cevaplar olmaz yanlız. Biraz derine inmen gerekir yada derine inen mesajlarınıda kaale almalısın diye düşünüyorum.
Ancak son yaptığın yorum olabildiğince subjektif kaçmış. Neden tümevarımı benimsiyorsun anlayamadım. Önce yaratan vardı derim bende o vakit kısaca, ama tepkisel değil bu. Bilahare detaylandıracam.
Alevimen 19.02.2008, 19:18 ***Öncelikle Alevilik kelimesi algılamanızın yanlış olduğunu belirtmeliyim... İnsanlığın var oluşuyla birlikte var olan tek din İslamdır... Yani dünyaya Hakk katından ayrı ayrı (Hıristiyanlık.. yahudilik.. veya başka) dinler gelmemiştir.. Tek bir din gelmiştir o da İslam..
Hz. Muhammed bu bağlamda diğer Peygamber'leri inkar ederek başka bir İlahtan din getirmemiştir.... O sadece Din'i tamam kılmıştır.. Bundan sonra Peygamber ve kitap gelmeyecektir..
**Alevilik ise.. İslamın Türk ve Anadolu halkı yorumudur..Nasıl.. İslamın Acem ve fars yorumu şiilik.. Arap yorumu sünnilik ise... Alevilikte Türk ve Anadolu halkı yorumudur..
***Aksi taktirde.. başka başka dinler getiren ve peygamberler yollayan Tanrı... yanılan.. hata yapan olurdu..Geleceği bilemeyen olurdu.. Oysa Tanrı herşeyi bilendir...
** *Tanrı Bütün kötülüklerden münezzehtir... İnsanların kötülük çıkarması ve kan dökmesi.... Tanrı Buyruğu ve izni ile değildir.. Bu İnsanoğlunun Cüzzi iradesinden... seçim yapabilme hakkından ileri gelir.. Kimisi doğruyu seçerken kimisi kendi nefsine uyacak yanlışı sececektir.. Tanrı İsteseydi.. Bütün insanları melekler gibi daim itaat eden ve ibadet edenlerden eylerdi.. Oysa Tanrı İnsana İrade hakkı verdi... seçim yapabilme karar verebilme hakkı verdi..
*** Bu dünya da kararlarını doğru verebilmesi.. iyilikten doğruluktan yana olması için Peygamberler.. kitaplar gönderdi... Bu bağlamda Her topluma Peygamber gönderilmiştir...
*** İnsanların kötü olması.. kötülük yapması Tanrı'ya isnat edilemez.. Kötülükler İnsanlardan... Hayır ve bağışlanma ise Rahman olan Allah'tandır..
Saygılarımla..
Benim anlamadığım bu Türk insanlar neden dinleri ve inançlarını sürekli ırk meseleleriyle birleştirir? Bilmiyorum, Gen-Doktorumusun ki Türklerin yorumu şu Kürtlerin şu diyorsunuz...
Alevilik yorumunu bir Türk, Arap, Kürtde da taşıyabilir. Cahil toplum bir arada bir nevi usulca yaşayabilsinler diye din şarttı yani bundan 2 bin sene önce TV-Show lar veya Sinema yla milletin stresi alınmıyordu, üniversitede yoktu ki eğitim alsınlar.
1 000 000 insan arasında aynı yerde 1 adet 150 İQ lu, 1 adet zengin kişi çıktığını tahmin edersek o zamanlarda devrim yapılabilirdi.
1-2 bin sene önce adamlar 'benim allahım seninkinden büyüktür, kelleni keseyimde gör' mantalitesiyle köy köy gezerlerdi.
Tabiiki bu zaman içinde daha gelişecek, optimal hale getirilecek.
Türkiye modelinde: Refah Partisi geldi, başta başarılı olsa sonu geldi ardından SP ve son model AKP. Bunlardan en zeki stratejiyi takip eden kim? Tahmin etmek zor deyildir herhalde..
İnsan gelişiyor, hal böyle olunca dinlerde birlikde değişiyor. Kilise sürekli din ahlak ve etik kurallarını resmi olarak değişiyor, onların örgütlenmesi ve alt yapısı islamdan çok daha üstündür yani bundan 200 sene önce kiliselerde adam asıp yakılıyordu ama islam adını kullanarak bu olaylar bugün hala oluyor.
Din insanı kandırmak, sömürmek, yönlendirmek için çok iyi bir araçtır. Önemli olan bireylerin yani insanların kendine ve insanlığa inancıdır.
Bu zamanda dinlerin gördüğü işi yasalar/kurallar yapıyor, dinlerin sonu yaklaşıyorda diyebiliriz ama inançı yok etmek mümkün deyildir :)
Dede-baba yazmış:
Hacı Bektaş-ı Veli
***Horasan'nın Nişabur kentinde doğdu..
*** Babası İbrahim Sani (Seyid Muhammed) dir ve soyu Hz. Ali'ye dayanır.
*** Annesi Ünlü alim Ahmed Amii Nişaburi'in kızı Hatem Hatun'dur..
*** Doğum tarihi tam olarak bilinememekte 1200 lü yıllarda yaşdığı bilinmektedir.
*** Ahmet Yesevi'nin öğrencisi Lokman Parande'den ders almıştır.. kardeşi menteş ile Hocasının talimatıyla.. Necef-Mekke-Medine- ve Halep üzerinden Anadoluya geçmiştir.
*** Anadolu Aleviliğinin Kurucusu kabul edilir ve Dört Kapı Kırk Makam öğretisi Hünkar'a aittir.
*** Makalat... Vilayetname... en önemli eserleridir.
Allah Eyvallah
Ne çare zahide kızılbaş olduk
Daima bade-i gülfam süreriz
Bezmimize mahbub bir saki bulduk
Onun için böyle sarhoş gezeriz
Bektaşiyiz ya HU etmeyiz inkar
Namımız söylenir dillerde her bar
Bizlere bir mahbub olursa şikar
Kırk kişiyle onu heman vururuz
Harabi nedir bu melamet
Efsane söyleyip uzatma kali
zahid ağzı torba misali
çekince yuların ağzın büzeriz..
yazan Harabi
ecolis yazmis
sayin dedebaba;daha onceki yazilarinizda aleviliyin islamin turk yorumu oldugunu belirttiyinizi saniyorum.burda ise haci bektasi velinin aleviliyin kurucusu olarak kabul edildiyini belirtiyorsunuz ve haci bektasi velinin babasinin hz alinin soyundan oldugunu yazmissiniz.hz ali arap olduguna gore alevilik nasil islamin turk yorumu oluyor?aciklik getirirseniz sevinirim.yazilarinizi elimden geldiyince takip ediyorum ve emeyinizi dakdir ettiyimide belirtmek isterim.
dede-baba yazmis
Öncelikle foruma katıldığınız... ve Katkı sağladığınız için tesekkür ederim..
Gerçekten de çok önemli ve az bilinen bir konuya değinmişsiniz... Bilindiği gibi Anadolu da birçok dede-baba.. vardır.. ve bunlar kendilerinin soyunu Hz. Ali'ye Ehl-i beyt'e ve Oradanda peygamberimiz. Hz. Muhammed'e bağlarlar...
Ve benim benimsediğim Alevilik tanımında ise.. Aleviliğin Türk ve Anadolu halkı yorumu olduğunu belirttim bu iki durum bir çelişki gibi görünmektedir.. fakat bunun aslı şudur...
Herhangi bir dede-baba'nın Seyid olması ve soyunun Hz. Ali'ye dayanması şu şekilde olur.
Hz. Peygambere ve Hz. Adem'e ulaşmak için iki zincir vardır; Birincisi "Seyyid-i Sadat" diğer bir ifadeyle "Bel Evladı" denilen soy zinciri, ikincisi ise el almak suretiyle günümüze ulaşan "Nur Zinciridir". Nur zinciri nasip alanın hangi mürşidden, o mürşidin kimden el aldığını ve sonuçta Hz. peygamber'e nasıl ulaştığını gösteren yol zinciridir. Eger bu arada bir şüphe veya kesinti varsa o elin Hakk'a ulaşamayacağı ve meşru olmadığı düşünülür, hatta Ayin-i Cem-e (Buradaki cem sadece dede-baba'ların katıldığı Erenler Cemidir.. Burada Kur'an'ın batın yorumu yapılır...) bile alınmaz.
Bu açıklamadan sonra konuya devam edersek... Bilindiği üzere İmam Hüseyin'den başlayarak Emeviler döneminde Ehl-i beyt büyük zulümlere katliamlara uğramış.. Peygamber'in ev halkı (Ehl-i Beyt) bu baskı ve zulümler nediyle Horasan'a Türklere sığınmıştır.. Horasan halkı Ehl-i sahiplenmiştir. ve islamiyeti Ehl-i beyt'en öğrenmiştir.
12 İmam'lar Horasan'a geldikten sonra Türklerle Evlilikler yapmış ve Ehl-i Beyt soyu böylece devam etmiştir... İşte Anadolu'da seyidler.. dede-babalar bu soydan gelir...
Fakat gerek 12 İmam'ların ve gerekse o nurlu soydan gelen dede-babaların islamiyeti yorumlayış ve Kur'an-ı Kerim'i algılayış şekli araplardan ve İranlılardan farklıdır. İslami algılayış şeklindeki bu farklıaşmaya.. Türklerin ya da Anadolu halklarının islamiyeti yorumlayış şekli denir...
Allah Eyvallah
Daha once dede-baba ile aramizda gecmis bvu mesajlasmadan sonra hangi sebebten dolayi bilmiyorum soracagim bir soruyu soramadan konuyu es gecmisim.madem konu acildi simdi soruyum.
emeklerine saygi duydugum dede-baba acaba size gore nusayrilik alevilik deyilmidir.nusayriliyi siilik olarakmi goruyorsunuz?
saygilar
sayin Dede-baba bu mesajima mesajlarin gectiyi alevi bektasiller hakkinda bilinmeyenler topiyinde cevap yazarsaniz bu topiyin konusunu saptirmamis oluruz.saygilar
İnsan,
Tanrı insanı yarattı mantığı ortaya çıkar dediklerinden, tanrı insanı yoktan varetmemiştir. Vahdeti vucut ön plana alındığında insan sonunda tanrıyla bir olacak ise tanrı insanla başlar.insan yoksa tanrıda yoktur. Peki önce insanmı varoldu yoksa doğa ve hayvanlarmı?
Saygılar,
MG
Selam Can ..
Benim bildiyim -*Rabbe halek semavat-e vel ard .
yani türkce anlami-*Allahim göyü ve yeri yaratmiştir
delidervis 19.02.2008, 20:35 İnsan,
Tanrı insanı yarattı mantığı ortaya çıkar dediklerinden, tanrı insanı yoktan varetmemiştir. Vahdeti vucut ön plana alındığında insan sonunda tanrıyla bir olacak ise tanrı insanla başlar.insan yoksa tanrıda yoktur. Peki önce insanmı varoldu yoksa doğa ve hayvanlarmı?
Saygılar,
MG
evet öyle tanrı insanı yarattı diyorum ben. yaratma nedenini önceki mesajımda yazmıstım. sizin tanrı kavramınızı bilmedigim icin, fazla birseyde söyleyemiyorum.. salt bilgi mi almaya calısıyorsunuz yoksa zaten var olan bilginizi mi ortaya koymaya calısıyorsunuz bilmiyorum o sebeple ucu acık bir yazı oluyor her seferinde ama yinede elimden geldigince yazmaya calıstım.
su noktada hem fikiriz tanrı insanı yoktan var etmedi, var olanlardan meydana getirdi. bedensel kısma bakarsak toprak ve su'dur. bu bilimsel bir gercek. Nasıl toprak diyen cıkabilir hemen cevaplıyım bedende bircok element vardır. hastalıklar ise bu elementlerin fazlalıgı veya eksikligi ile meydana cıkar. mesela demir eksikligi, kalsiyum eksikligi vs vs vs... bu hastalıları yine topraktan alınan elementlerin bedene eklenmesiyle düzeltiriz.. zaten %70i su oldugu artık tartısılmaz bile..
beden dısındaki ruh diye adalandırılan kısım ise yine yoktan var olmadı.. ruh ise tanrıdan bir parca ile olustu. sunu unutmayalım burun oldugu icin arkasında surat yoktur, surat oldugu icin burun vardır. baska bir degisle herkes ondandır ama O hic kimsedendir. neyse bu parcalar eninde sonunda yine tanrının kendisi ile bütünlesecektir, cünkü koptugu yer orasıdır aynı bütün suların denize ulastıgı gibi, ulasamasa bile buhar olur yine denize ulasır fark yoktur.ama bu bütünlesmenin bazı kriterleri vardır.. bizdeki parca ilk anki saflıga gelmeden bu bütünlesme malesef gerceklesemez o sebepledir ki insanların bu hale gelmeleri icin ugrasılır.. dinlerin veya cesitli yolların, yöntemlerin hepsi bunu amaclar..
siz insan yoksa tanrıda yoktur düsüncesinde israr ediyorsunuz o zaman bende size söyle bir soru sorayım ve aynı zamanda "önce insanmı varoldu yoksa doğa ve hayvanlarmı" sorunuzu fiziki evren acısından cevaplamıs olayım..
dünya 4.6 milyar yasındadır.. bilinen insanlık tarihi MÖ 5bin bilemedin 10bin sene önceye dayanır.. dünya üzerinde bulunan en eski insan iskeleti ise 3.3 milyon yıl öncesine uzanır.. en eski dinazor ise 125 milyon yıl öncesine dayanır.. yani daha insan yok iken bir dünya ve bu dünya üzerinde bazı canlılar varmıs o halde insan yok iken tanrı yoktur diyebilir miyiz?
saygılarımla...
Mesut Gündüz 20.02.2008, 14:06 evet öyle tanrı insanı yarattı diyorum ben. yaratma nedenini önceki mesajımda yazmıstım. sizin tanrı kavramınızı bilmedigim icin, fazla birseyde söyleyemiyorum.. salt bilgi mi almaya calısıyorsunuz yoksa zaten var olan bilginizi mi ortaya koymaya calısıyorsunuz bilmiyorum o sebeple ucu acık bir yazı oluyor her seferinde ama yinede elimden geldigince yazmaya calıstım.
su noktada hem fikiriz tanrı insanı yoktan var etmedi, var olanlardan meydana getirdi. bedensel kısma bakarsak toprak ve su'dur. bu bilimsel bir gercek. Nasıl toprak diyen cıkabilir hemen cevaplıyım bedende bircok element vardır. hastalıklar ise bu elementlerin fazlalıgı veya eksikligi ile meydana cıkar. mesela demir eksikligi, kalsiyum eksikligi vs vs vs... bu hastalıları yine topraktan alınan elementlerin bedene eklenmesiyle düzeltiriz.. zaten %70i su oldugu artık tartısılmaz bile..
beden dısındaki ruh diye adalandırılan kısım ise yine yoktan var olmadı.. ruh ise tanrıdan bir parca ile olustu. sunu unutmayalım burun oldugu icin arkasında surat yoktur, surat oldugu icin burun vardır. baska bir degisle herkes ondandır ama O hic kimsedendir. neyse bu parcalar eninde sonunda yine tanrının kendisi ile bütünlesecektir, cünkü koptugu yer orasıdır aynı bütün suların denize ulastıgı gibi, ulasamasa bile buhar olur yine denize ulasır fark yoktur.ama bu bütünlesmenin bazı kriterleri vardır.. bizdeki parca ilk anki saflıga gelmeden bu bütünlesme malesef gerceklesemez o sebepledir ki insanların bu hale gelmeleri icin ugrasılır.. dinlerin veya cesitli yolların, yöntemlerin hepsi bunu amaclar..
siz insan yoksa tanrıda yoktur düsüncesinde israr ediyorsunuz o zaman bende size söyle bir soru sorayım ve aynı zamanda "önce insanmı varoldu yoksa doğa ve hayvanlarmı" sorunuzu fiziki evren acısından cevaplamıs olayım..
dünya 4.6 milyar yasındadır.. bilinen insanlık tarihi MÖ 5bin bilemedin 10bin sene önceye dayanır.. dünya üzerinde bulunan en eski insan iskeleti ise 3.3 milyon yıl öncesine uzanır.. en eski dinazor ise 125 milyon yıl öncesine dayanır.. yani daha insan yok iken bir dünya ve bu dünya üzerinde bazı canlılar varmıs o halde insan yok iken tanrı yoktur diyebilir miyiz?
saygılarımla...
Slm İnsan,
Tanrı ve Meleklerinin bambaşka bir alemde yer aldıklarını kurguluyoruz hep. Ve tanrıya göre burasının bize göre orasının sanal bir alem olduğunu düşünüyoruz. Kurandada burasının geçici olduğu hep vurgulanmaktadır. Tanrıyla bir olduğumuzda yani hakka yürüdüğümüzde önümüzde cennet ve cehennem olarak mükafatlandırılma ve cezalandırılma yerleri var. Bunların ikiside bize göre sanal alemdeler. Peki bu sanal alemler nerdedir? ikiside evrendedir.Tanrı ve melekleri nerdedir? onlarda evrendedir. Aslında hep burda bizimledirler; burdan cennet ve cehennem burdadır sonucu ortaya çıkar.
Tanrı tüm evrenin tanrısı ; ancak peygamberler tüm insanlığa gönderilmiştir tüm evrene değil. Bu bağlamda dünyanın insandan önce varolması tanrının insandan önce varolduğunun kanıtı değildir.
İnsan varolduğunda tanrıyla beraber varolur ve tanrı görünür hale gelir. Varolan bir şeyle beraber varolduğuna göre elbette tanrı daha önce vardı önermeside doğrudur. Ancak burda yaradılışta çelişiyoruz insan olmazsa tanrı gerekli yerde yeralmıyor. Tanrıyı Arayıştaki uzaklık ve yakınlık ilişkisiyle alakalı bir durum bu.
Aleviliğin tanrıyı algılama şekli bu sebeplerden dolayı farklılıklar arz ediyor.Aleviler tanrının kendilerine olan uzaklığını ortadan kaldırmışlardır.
Saygılar,
MG
delidervis 20.02.2008, 15:24 Slm İnsan,
Tanrı ve Meleklerinin bambaşka bir alemde yer aldıklarını kurguluyoruz hep. Ve tanrıya göre burasının bize göre orasının sanal bir alem olduğunu düşünüyoruz. Kurandada burasının geçici olduğu hep vurgulanmaktadır. Tanrıyla bir olduğumuzda yani hakka yürüdüğümüzde önümüzde cennet ve cehennem olarak mükafatlandırılma ve cezalandırılma yerleri var. Bunların ikiside bize göre sanal alemdeler. Peki bu sanal alemler nerdedir? ikiside evrendedir.Tanrı ve melekleri nerdedir? onlarda evrendedir. Aslında hep burda bizimledirler; burdan cennet ve cehennem burdadır sonucu ortaya çıkar.
Tanrı tüm evrenin tanrısı ; ancak peygamberler tüm insanlığa gönderilmiştir tüm evrene değil. Bu bağlamda dünyanın insandan önce varolması tanrının insandan önce varolduğunun kanıtı değildir.
İnsan varolduğunda tanrıyla beraber varolur ve tanrı görünür hale gelir. Varolan bir şeyle beraber varolduğuna göre elbette tanrı daha önce vardı önermeside doğrudur. Ancak burda yaradılışta çelişiyoruz insan olmazsa tanrı gerekli yerde yeralmıyor. Tanrıyı Arayıştaki uzaklık ve yakınlık ilişkisiyle alakalı bir durum bu.
Aleviliğin tanrıyı algılama şekli bu sebeplerden dolayı farklılıklar arz ediyor.Aleviler tanrının kendilerine olan uzaklığını ortadan kaldırmışlardır.
Saygılar,
MG
Slm can,
"tanrıya göre burasının bize göre orasının sanal bir alem olduğunu düşünüyoruz. Kurandada burasının geçici olduğu hep vurgulanmaktadır"
evet dogru.. Tanrıya göre burası gecici cünkü fiziki bedenimiz en fazla 100 küsür yıl calısabiliyor. Ama icimizdeki ilahi parca yani ruh Hak'dan geldigi icin ölümsüz ve sonsuz. o halde bizim dünyada yasadıgımız süre gercekten cok kısa bir zaman dilimi oluyor. Bize görede orası sanal geliyor cünkü fizik gözümüzle göremiyoruz.. Gözümüzde sadece kızılötesi özelligi olsaydı bile dünyaya bakıs acımız cok farklı olurdu..
"hakka yürüdüğümüzde önümüzde cennet ve cehennem olarak mükafatlandırılma ve cezalandırılma yerleri var"
demissiniz, bunu ödül-ceza olarak degil fizik kanunu olarak düsünmeliyiz.. cogu fizik yasası evrenin her boyutunda gecelidir buda onlardan bir tanesi.. buna etki-tepki yasası diyebiliriz.. yada günlük tabirle ne ekersen onu bicersin kanunu. cünkü evrende yapılan hicbir hareket karsılıksız kalmaz.. dua etmenin nedenide budur aslında, siz evrene bir düsünce gönderirsiniz ve onun geri dönüsünü beklersiniz.. mutlaka herseyin bir karsılıgı vardır bu evrende, tabii dini simge olarak buna cennet cehennem deniliyor.. yani evren yasası nedeni ile insanlar yaptıkları seylerin karsılıklarını otomatik olarak alıyor..
Madde beden olarak baktıgınızda tabiki cennet ve cehennem olgularının bu dünyada oldugunu söyleyebilirsiniz cünkü zaten hali hazırda bahsettigim fizik kanunu calısmaya devam etmektedir.. ama bu sadece fizik beden olarak düsündügümüzde böyle ya ölüm sonrası ruh bu yasanın dısında mı kalacak? tabiki hayır.. öldükten sonrada ruh aynı sekilde bu etki ve tepkileri yasamaya devam edecektir.. yani hem dünyada hemde dünya dısında etki-tepki kanunu vardır ve gecerlidir.. etki-tepkiyi madde alemde düsünmeyin sadece, mesela sevdiginiz birinin sizi aramasını düsünün cok istekli bir sekilde, cok gecmeden sizi arayacaktır mutlaka.. sonuc hem bu alemde hemde öbür alemde vardır bu yasa..
ama sırlarından olan bir olgu vardır ki bunu burda acıklamak uygun düsmez, cennet-cehennem olgusu ve calısma prensibi öyle degisiktir ki bunu bilmeyen kisiler her zaman bocalar ve ikilemde kalır.. hep celiski varmıs gibi gözükür insana. halbuki bunun calısma prensibini anlayıp gördükten sonra sistemin ve düzenin ne kadar muazzam ve harika olustugunu anlarsınız.. o sebeple cennet-cehennem ile ilgili ne söylesem bostur aslında.. yinede elimden geldigince olusabilecek celiskileri kaldırmaya calısıyorum..
"dünyanın insandan önce varolması tanrının insandan önce varolduğunun kanıtı değildir."
demissiniz ama bunu neye dayanarak söyleyebiliyorsunuz anlamadım hic. egerki dünya olmussa, günes sistemi olusmussa, gece gündüz oluyorsa, bitkiler fotosentez yapıp yasıyor ve zamanı geldiginde ölüyorsa yani kısaca evreni calıstıran sistemler var ise melekler vardır. Her calısan bir sistem dini ad olarak melektir. sizde melekleri kanatlı beyaz seyler olarak düsünmeyin (kusura bakmayın biraz derin konulara girmek zorunda kalıyorum) eger melekler varsa zaten tanrı coktan var demektir..
"Aleviler tanrının kendilerine olan uzaklığını ortadan kaldırmışlardır."
demissiniz evet bu noktada yine hemfikiriz, alevilikte insan ile tanrı arasında hicbirsey yoktur.. bunu biz öyle istiyoruz diye degil Kuran'da bizzat yaratanın "ben size sah damarınızdan daha yakınım" demesinden ve "size nefesimden üfledim" demesinden ögreniyoruz ve pratigini yasıyoruz.. insana sah damarından daha yakın ne olabilir ki?
hurremdilekci 23.02.2008, 00:08 Selam Canlar,
Ben cennet cehennem olayını bir türlü mantığıma anlatamıyorum, Neden Cennet? Neden Cehennem?
Allah kullarını neden sınav yapsın?
Kimi sınav yaparsınız, kapasitesini bilmediğiniz kişileri tartmak ölçmek için. Allah kimin ne kapasitede olduğunu zaten biliyor. Neden? sınav yapsın...
Mesut Gündüz 23.02.2008, 13:59 Selam Canlar,
Ben cennet cehennem olayını bir türlü mantığıma anlatamıyorum, Neden Cennet? Neden Cehennem?
Allah kullarını neden sınav yapsın?
Kimi sınav yaparsınız, kapasitesini bilmediğiniz kişileri tartmak ölçmek için. Allah kimin ne kapasitede olduğunu zaten biliyor. Neden? sınav yapsın...
Slm insan,
Biz burda cennet cehennemi sorgularken aynı zamanda kader anlayışınıda sorguluyoruz. Tanrı bize bir yol çizmiştir o istikamette gidiyoruz anlayışı bence mantığa zaten ters cennet cehennem olgusu varken. Tanrı çeşitli yollar belirlemiş o yollardan hangisine gideceğimize biz karar veriyoruz. İşte bu noktada vicdani sorgulamalar devreye giriyor.
Saygılar,
MG
Dede-baba 23.02.2008, 15:28 Benim anlamadığım bu Türk insanlar neden dinleri ve inançlarını sürekli ırk meseleleriyle birleştirir? Bilmiyorum, Gen-Doktorumusun ki Türklerin yorumu şu Kürtlerin şu diyorsunuz...
Alevilik yorumunu bir Türk, Arap, Kürtde da taşıyabilir. Cahil toplum bir arada bir nevi usulca yaşayabilsinler diye din şarttı yani bundan 2 bin sene önce TV-Show lar veya Sinema yla milletin stresi alınmıyordu, üniversitede yoktu ki eğitim alsınlar.
1 000 000 insan arasında aynı yerde 1 adet 150 İQ lu, 1 adet zengin kişi çıktığını tahmin edersek o zamanlarda devrim yapılabilirdi.
1-2 bin sene önce adamlar 'benim allahım seninkinden büyüktür, kelleni keseyimde gör' mantalitesiyle köy köy gezerlerdi.
Tabiiki bu zaman içinde daha gelişecek, optimal hale getirilecek.
Türkiye modelinde: Refah Partisi geldi, başta başarılı olsa sonu geldi ardından SP ve son model AKP. Bunlardan en zeki stratejiyi takip eden kim? Tahmin etmek zor deyildir herhalde..
İnsan gelişiyor, hal böyle olunca dinlerde birlikde değişiyor. Kilise sürekli din ahlak ve etik kurallarını resmi olarak değişiyor, onların örgütlenmesi ve alt yapısı islamdan çok daha üstündür yani bundan 200 sene önce kiliselerde adam asıp yakılıyordu ama islam adını kullanarak bu olaylar bugün hala oluyor.
Din insanı kandırmak, sömürmek, yönlendirmek için çok iyi bir araçtır. Önemli olan bireylerin yani insanların kendine ve insanlığa inancıdır.
Bu zamanda dinlerin gördüğü işi yasalar/kurallar yapıyor, dinlerin sonu yaklaşıyorda diyebiliriz ama inançı yok etmek mümkün deyildir :)
Degerli can...
1- Öncelikle... Din bir inanç yada iman meselesidir.. Irki bir yönü bulunamaz.. din ırkla izah edilemez..
2- Benim Aleviliğin.. İslamın Türk ve Anadolu halkı yorumudur... şeklindeki açıklamam... Toplumların Kültürlerinin dinden soyutlanmayacağı... yaşayış tarzlarının.. hayata bakış açılarının Dini yorumlamalarındaki bakış açılarını etkileceği gerçeğinden hareketle yapılmıştır.
3- bu gün çeşitli coğrafyalardaki islam anlayışlarına baktığınızda arada büyük farklılıkların olduğunu görürsünüz.. örneğin.. arap yarımadasındaki islam anlayışı... yada afganistandaki.. taliban islam anlayışı veya İran daki Şii islam anlayışı birbirinden oldukça farklıdır... Ancak ortada tek bir kutsal kitap vardır.. Öyle değilmi*.. peki ortada tek bir Kitap varsa bu kadar çeşitlilik ve hatta birbirine ters yorumlar nasıl yapılabiliyor*.. İşte bunu Halkların bakış açılarına kültürlerine hayata ilişkin görüşlerine kısacası kültürlerine bağlayabiliriz...
4- Yine Anadolu halkları tabirim.. sadece Türkleri değil.. Kürtleri.. ve ermenileri.. rumları da ve anadoludaki adlarını bilmediğimiz tüm milletleri kapsamaktadır.. Unutmayalım ki.. Anadoluya gelen bir avuç Türktür.... Alevilik ise burada yaşayan ve daha sonraları.. Kaygusuz Abdal Eliyle Mısıra.. Gül baba'larla.. Kızıl Deli Sultan'larla balkanlara giden bir büyük inanıştır...
Yani alevilik bir çok ırka.. millete.. ve coğrafyaya yayılmıştır.. Ama kültürel açıdan incelendiğinde Türk ve Anadolu halkının kültürel ögelerini taşıdığı kolayca anlaşılır...
5- Yine bizim inancımızı başka inançlarla karşılaştırma.. vede yarışa sokma gibi bir anlayışımız yoktur.. herkesin inancı kendine.. ve saygı duyarız...
6- Din insanları iyiye doğruya yöneltir.. ancak sizinde belirttiğiniz gibi kimi zaman kötü amaçlı kişilerin elinde bir araç olarakta kullanılmıştır.. Ancak bunda dinin kendisinin değil.. onu kullanan (Muaviye.. yezit vb) kimselerin suçu vardır... Bunu ayırımı iyi yapmak gerekir..
7- Din ve özellikle islam.. kişilerin birbiriyle ilişkilerinde ve bireyin toplumla ilişkilerinde örfe ve geleneklere önem verir.. Ancak bir takım tavsiyelerde de bulunmuştur.. örneğin... adalet.. miras.. vb.. ancak bu konularla ilgili ayetler kesin hükümler ifade etmeyip müteşebbih yani zamana uyarlanabilen ayetler dir..
saygılarımla..
Dede-baba 23.02.2008, 15:31 Daha once dede-baba ile aramizda gecmis bvu mesajlasmadan sonra hangi sebebten dolayi bilmiyorum soracagim bir soruyu soramadan konuyu es gecmisim.madem konu acildi simdi soruyum.
emeklerine saygi duydugum dede-baba acaba size gore nusayrilik alevilik deyilmidir.nusayriliyi siilik olarakmi goruyorsunuz?
saygilar
sayin Dede-baba bu mesajima mesajlarin gectiyi alevi bektasiller hakkinda bilinmeyenler topiyinde cevap yazarsaniz bu topiyin konusunu saptirmamis oluruz.saygilar
Degerli can.. Nusayrilik hakkında bilgileri
Alevi bekataşiler hakkında bilinmiyenler adlı topiğimde aşagıda vereceğim Linkte bulabilirsiniz.
http://www.aleviforum.com/showthread.php?p=577245#post577245 (159. mesaj)
Saygılarımla..
gulbahar2424 24.02.2008, 13:29 merhaba canlar benim merak ettiğim konu nasıl oluyor ki ALLAHIMIN var oluşu veya yok oluşu nasıl inanmazlarki annamıyorum bunu O tektir bana bunu acıklayan varsa iyi olur arkadaşlar ben inanırım yanış annamayın sadece soruyorum? sizlere sevğiyle kalın .
Dede-baba 24.02.2008, 13:52 Selam Canlar,
Ben cennet cehennem olayını bir türlü mantığıma anlatamıyorum, Neden Cennet? Neden Cehennem?
Allah kullarını neden sınav yapsın?
Kimi sınav yaparsınız, kapasitesini bilmediğiniz kişileri tartmak ölçmek için. Allah kimin ne kapasitede olduğunu zaten biliyor. Neden? sınav yapsın...
Daha geniş bilgi için Link.
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=37163
Alevi-Bektaşiler... Affedici, bağışlayıcı olan...Tanrı'dan korkmazlar... Bu yönüyle aşk derecesine varan Tanrı-Evren-İnsan sevgisiyle yoğrulmuş dünya görüşüne ve alışılmamış öte dünya anlayışına sahiptirler...
Alevilikte biyolojik ölüm bir yok oluş olarak kabul edilmez.. "Tanrı'ya yeniden kavuşmak" olarak kabul edilir.. Bu öğretiye göre... İnsan-Evren-Tanrı bir bütündür.. (vahdet-i Vucut: Evrendeki nesneler ve düşünceler tanrı'nın varlığından kaynaklanmakta ve bu durum (ölüm), varlığın (insanın) öze dönüşü olarak kabul edilmektedir.) Hakk'a yürüyen canın aslında ölmediği.. Tanrı'ya özüne geri döndüğü bir çok menkıbede de vardır...
Bu anlamda sünni-islam inancında yer alan... korkutmalara, cennet inancına, cehennem inancına karşı çıkarlar... Bununla ilgili Ali İzzet baba'ya ait nefes aşagıdadır...
Softa bizi Korkutma
Ahiret ejderha merhane midir?
nar-ı cehennemi bana gösterme
Kim görmüş, kim yanmış narhane midir?
katran kazanlarım kaynıyor dersin
Sırat'ı mizanda kimi tartarsın
Her mizanda kimi tartarsın
Her adama kırk tane kız verirsin
Yoksa cennet-i ala kerhane midir?
Para vereni sırattan geçirdin
Cennetlik ettin uçurdun
Kimine şarap kimine rakı içirdin
Orası inhisar meyhane midir?
Yazan: Ali İzzet Özkan
Alevi İnancı İnsanın saf ve temiz olarak Tanrı'dan geldiğine.. ve saf ve temiz olunca da (İnsan-ı kamil) tekrar Tanrı'ya dönöneceğine inanır....
Bektaşi inancında bu yüzden "Öldü" kelimesi kullanılmaz... " Hakk'a yürüdü" kelimesi kullanılır..
Saygılarımla..
Dede-baba 24.02.2008, 13:59 Slm insan,
Biz burda cennet cehennemi sorgularken aynı zamanda kader anlayışınıda sorguluyoruz. Tanrı bize bir yol çizmiştir o istikamette gidiyoruz anlayışı bence mantığa zaten ters cennet cehennem olgusu varken. Tanrı çeşitli yollar belirlemiş o yollardan hangisine gideceğimize biz karar veriyoruz. İşte bu noktada vicdani sorgulamalar devreye giriyor.
Saygılar,
MG
Degerli Canlar... hayır ve hidayet Allah'tandır . Eyvallah... Ama şer ve kötülük Allah'tandır.. Küfrün ta kendisidir...
Sünni ekol, hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğini kabul eder... Bu Alevi-Bektaşi inancında KÜFR'ÜN.. VE ŞİRKİN... Ta kendisidir..
Alevi-Bektaşi'nin Amentüsü " Hayrihi ve şerrihi" değil aksine "Hayrihi ve adaletihi min Allahu Teala" dır.
Şer Allah'tan gelmez, ancak beşeri zaaflardan ortaya çıkar. Şerrin Allah'tan geldiğini ileri sürmeyi Alevi-Bektaşi büyük hata kabul eder.. Çünkü... Allah insanı şuurlu bir varlık olarak yaratmıştır, iyi ile kötüyü, sevap ile günahı tercih kişiye aittir.
Hayır ve Şerr, fayda ve zarar, ve bunlardan üreyen günahları, zulümleri, küfrü ve benzeri şeyleri Tanrı'ya isnat etmek KAZA VE KADER Tanrı'nın ürünüdür demek... yezit ve Muaviye'in islam anlayışıdır... Şöyleki...Sünniler Ehl-i Beyt'e ve İmam Hasan ve Hüseyin'e ve 12 İmam'lara yapılanlardan kendilerini kurtarmak ve masum göstermek için, kaza ve kader anlayışını ortaya attılar...
ALLAH KUŞKUSUZ DOĞRUYU VE GERÇEĞİ BİLENDİR...
Sünni-islam anlayışına göre:
"...Fayda ve zarar, hayır ve şerr, Tanrı'nın kaza ve kaderi ile olup, rızası ile değildir. Çünkü Hz. Adem ile şeytan; su ile ateş; cehennem ile cennet; dirilmek ile ölüm; saglık ile hastalık;iman ile küfr, itaat ile itaatkarsızlık;sevgi ve düşmanlık; Hz Muhammed ile Ebu cehil, kafir ile müslüman... hep Tanrı'nın yaratmasıyla meydana gelmiştir. Tanrı bunların hepsini kaza ve kadere bağlamıştır...."
Degerli Canlar... "Şerr ile isyan, küfr ile fısk Allah'ın kaza ve kaderi iledir, ama rızası ile değildir" demek hem imkansız hem boşunadır.. çünkü; "... bir hakim hüküm verdiği zaman, onun bu hükmünde rızası olmaz mı hiç?... Aksi halde Tanrı'ya acizlik, ikiyüzlülük ve başarısızlık isnadı yapılmış olur.. Halbu ki Yüce Allah'ın zatı böyle sıfatlardan, niteliklerden temiz ve münezzehtir... Böyle düşünenler küfre ve yalana batmış, olduklarından dolayı.. Kafirin küfrünü ve şerrini, KAZA VE KADERE bağlayıp, kabahatlerini örtmek için böyle düşünceleri edinmişlerdir.
Sünni Ekol kaza ve kaderi aşagıdaki ayetlere dayandırır.
"... Tanrı herşeyi yaratandır, herşey O'nun Yanında muhafaza edilmiştir." Zümer Suresi ayet 62.
".... Tanrı kimi dilerse sapıklığa, kimi dilerse hidayete sevk eder... Nahl Suresi 93"
"... Tanrı Kimi dilerse onu doğru yola iletir. Bakara 142. ayet"
Öncelikle Degerli Canlar... Zümer suresi'in orijinalinde geçen... "KÜL KÜLLİN MİNİNDİLLAHİ" ayetinin zahirine bakıldığında.. Herşeyin yapıcısı ve yaratıcısının Tanrı olması gerekir.Oysa bu düşünce yani hayır ve şerrin Allah'tan gelmesi şeytanın gidişatıdır. Buradaki "KÜLL" SÖZCÜĞÜNÜN "BAZI" anlamı taşıdığının bilinmesinde yarar vardır.. Nitekim, benzer şekilde Hz. İbrahim (as.) in öyküsünde, Bakara suresinin 260. ayetinde "KÜLL" SÖZCÜĞÜ "BAZI " ANLAMI taşımaktadır... Yine Neml suresinin 23. ayetinde belkıs olayında "KÜLL" SÖZCÜĞÜ yine bazı anlamı taşıdığı kolaylıkla görülür..
".... Tanrı kimi dilerse sapıklığa, kimi dilerse hidayete sevk eder... Nahl Suresi 93"
Ayeti ise... zahir anlamın aksine... Burada geçen "HİDAYET" sözcüğünün iki anlamı vardır. Birincisi... irşat ve beyan, diyeri ise lütuf ve ihsan " bağış" anlamına gelir. Her ikisi de bütün insanlar için.. gerek mümin =iman eden... gerekse kafir "inanmayan" hakkında çoğul anlamını taşır. Yüce Tanrı müminlere bağışladığı lutfu, irşadı, peygamberler göndermesi,kudret ve imkan vermesi,aklıl ve buna benzer şeyleri kafirlere de bağışlamıştır. Böyle olmasaydı. o zaman, kafirler Tanrı'ya "..Ey Tanrı'! Sen bizim göz ve kulaklarımızı mühürleyip hakkı "gerçeği" görmek ve işitmek kuvvet ve kudretini vermedin" dediklerinde Tanrı'nın kafirlere karşı sorumlu olması gerekirdi...
Halbu ki Tanrı Nisa suresi ayet 165 te
"... Ta ki Peygamberlerden sonra insanların Tanrı'ya karşı bahaneleri olmasın..." Yani; peygamberleri, insanların bana karşı bahaneleri olmaması için gönderdim. çünkü kullarıma delil ve burhan getirmek benim Tanrısal hakkımdır. ...
Bu nedenle buradaki hidayetten maksat, Tanrı'nın lutfu'nun çokluğudur. "Hidayet'i İlahi" , Tanrı'nın lutuf anlamını taşımaz olsaydı.. Allah'a imanı olmyanları imana çağırmak beyhude olurdu...
".... Tanrı kimi dilerse sapıklığa, kimi dilerse hidayete sevk eder... Nahl Suresi 93"
Kur'anın orijinalinde gecen "delalet" sözcüğünün asıl anlamı, yukarıda verildiği gibi... helak "sapıklık" olarak kullanılır... Ama "delalet" sözcüğü, Yüce Tanrı'ya isnat edildigi zaman HELAK "ÖLÜM" VE AZAP "İŞKENCE" anlamını taşır...
Benzer şekilde... "..Tanrı, zalimleri delalete uğratır.. İbrahim suresi 27"
Burada geçen Tanrı'nın delalete uğratması, yani zalimlere işkence verilmesi demek olur. Zalim olduklarından dolayı....
Kötülük Tanrı'dan değil yani onun dışındadır. Yine aşağıdaki ayetleri ibretle izleyelim...
"... And olsun ki şeytan içinizden birçok halkı saptırmıştı.. Yasin , 62"
yani şeytan , sizin aranızdan pek çoğunu doğru yoldan ayırmıştır.
Yine benzer şekilde... ".. Firavun, milletini saptırdı, doğru yola iletmedi. Taha suresi 79"
Yüce Tanrı kullarını saptırıp yoldan çıkartsaydı, bu isnadı kendisinden başkalarına isnad etmezdi...
Bu nedenle yukarıdaki eyetlere sünnilerin getirdiği anlamlar KÜFRDÜR ALLAH'A ŞİRK KOŞMAKTIR...
(ALINTI... TAM HÜSNMİYE KİTABINDAN)
ALLAH EYVALLAH
Mesut Gündüz 25.02.2008, 10:37 Siz bizim yaradılışımızın eskatolojik manifestosu ve dünyaya gelişimizin imgesisiniz.
İnsanoğlu imge olmayı kabul etmez nokta olarak kalmayı tercih eder.Kan döker.
Saygılar,
MG
halitseyfi 25.02.2008, 22:18 [B]***Öncelikle Alevilik kelimesi algılamanızın yanlış olduğunu belirtmeliyim... İnsanlığın var oluşuyla birlikte var olan tek din İslamdır... Yani dünyaya Hakk katından ayrı ayrı (Hıristiyanlık.. yahudilik.. veya başka) dinler gelmemiştir.. Tek bir din gelmiştir o da İslam..
İslamım diyenlerin en büyük handikaplarından biri, dünyada islamdan başka hiç birşeyin gerçek olmadığı ve islamdan başka hiç birşeyin yaşamadığı inancına gerçekten inanıyor olmalarıdır.
Başkalarının var olma realitesini kabul etmeyen bu islami kesim, kendilerine ne kadar zararverdiklerini pekte farkında değiller gibi.
bunu bir örnekle açıklamak gerekirse kendinden başkasını sadece islama hizmet için gönderilmiş basamaklar olduğunu düşündüklerinden kendilerinin bir basamak olarak başkaları tarafından kullanıldıklarını asla farkına varamıyorlar.
Sevgili dedebaba diyer inancların müslümanlığın koltuk değnekleri olduğunu asla kabul etmediğini bilirsiniz.
Aleviliğide müslümanım diyen hiç kimse kabul etmemekte, 1400 yıldır aleviliği yok etmek için canlarını dişlerine takıp çabalamaktadırlar. Bundan 20 -25 yıla öncesine kadar "kefere" "kafir" vs olarak islamdışı olara ilan edilen bizler ne oldu da birden bire "aliyi sevmek alevilikse bizde aleviyiz" (ki sadece aleviliği ali sevgisine indiren)söylemleri ile islamın içine çekilmeye başladı. Ne olduda birden bire din kardeşi olmaya başladık.
Kimse sünilere karşı olduğumu sanmasın. Alevilik karşı olmayı değil karşıdakini olduğu gibi kabul etmeyi gerktrir. Bende aleviyim.
Bu aleviliği yok etmenin asimie etmenin taktiklerinden başka birşey değildir. Ardık sizde bunu kabul etseniz belki rahatlarsınız. Birşey olacağı yoktur ybinlerce yıldır hiç bir şey aleviliği yok edemedi. asimilasyonu kabul etmessek daha binlerce yılda kabul edemyecekler. yok biz islamız diyip ortaya çıkarsakta yarın "madem islamız öyleyse haydi islamın şartlarını yerine getirmeye" diyen çocuklarımızda aleviliği yok sayarak aleviliği kendi elleriyle yok edeceklerdir. sizlerde bunları söylediğinize bin pişman olacaksınız.
Alevilik hiç bir ırkın tapulu malı değildir. Bir inancın bir ırka özgün olmasıda mümkün değildir. Bu da yukardaki söylem kadar tehlikeli ve yanlış bir tutumdur.
Saygılar
Saygılar
Dede-baba 29.02.2008, 01:12 İslamım diyenlerin en büyük handikaplarından biri, dünyada islamdan başka hiç birşeyin gerçek olmadığı ve islamdan başka hiç birşeyin yaşamadığı inancına gerçekten inanıyor olmalarıdır.
Başkalarının var olma realitesini kabul etmeyen bu islami kesim, kendilerine ne kadar zararverdiklerini pekte farkında değiller gibi.
bunu bir örnekle açıklamak gerekirse kendinden başkasını sadece islama hizmet için gönderilmiş basamaklar olduğunu düşündüklerinden kendilerinin bir basamak olarak başkaları tarafından kullanıldıklarını asla farkına varamıyorlar.
Sevgili dedebaba diyer inancların müslümanlığın koltuk değnekleri olduğunu asla kabul etmediğini bilirsiniz.
Aleviliğide müslümanım diyen hiç kimse kabul etmemekte, 1400 yıldır aleviliği yok etmek için canlarını dişlerine takıp çabalamaktadırlar. Bundan 20 -25 yıla öncesine kadar "kefere" "kafir" vs olarak islamdışı olara ilan edilen bizler ne oldu da birden bire "aliyi sevmek alevilikse bizde aleviyiz" (ki sadece aleviliği ali sevgisine indiren)söylemleri ile islamın içine çekilmeye başladı. Ne olduda birden bire din kardeşi olmaya başladık.
Kimse sünilere karşı olduğumu sanmasın. Alevilik karşı olmayı değil karşıdakini olduğu gibi kabul etmeyi gerktrir. Bende aleviyim.
Bu aleviliği yok etmenin asimie etmenin taktiklerinden başka birşey değildir. Ardık sizde bunu kabul etseniz belki rahatlarsınız. Birşey olacağı yoktur ybinlerce yıldır hiç bir şey aleviliği yok edemedi. asimilasyonu kabul etmessek daha binlerce yılda kabul edemyecekler. yok biz islamız diyip ortaya çıkarsakta yarın "madem islamız öyleyse haydi islamın şartlarını yerine getirmeye" diyen çocuklarımızda aleviliği yok sayarak aleviliği kendi elleriyle yok edeceklerdir. sizlerde bunları söylediğinize bin pişman olacaksınız.
Alevilik hiç bir ırkın tapulu malı değildir. Bir inancın bir ırka özgün olmasıda mümkün değildir. Bu da yukardaki söylem kadar tehlikeli ve yanlış bir tutumdur.
Saygılar
Saygılar
*** Degerli Can... Öncelikle tekrar etmek gerekirse.. Hz. Adem'dem Hatem-i Enbiya'ya yani Muhammed Mustafa'ya kadar din tekdir.. ve Adı İslam'dır..
***Bu güne kadar geldiği Kutsal Kitaplerin hepsinde söylenen... 124 bin Peygamber hangisi bir öncekini yalanladı... Hz. İsa .. Hz. Musa'yı inkar etti mi*.. yada Musa Peygamber Hz. Davud'u.. İnkar mı etti... Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür? Çünkü hepsi Hakk katında Dinin tek olduğunu ispatlar.. Yani Bütün Peygamberleri.. tek bir Yaratan'ın gönderdiğini...
*** Bunun böyle olmadığını tersini düşünelim ... Böyle bir Tanrı'ya kim inanır söyler misiniz?... Sizin mantık anlayışınıza göre... Tanrı.. Önce Hz. Adem'i gönderdi.. .. olmadı.. hata etti... sonra yepyeni bir din dönderdi Nuh'u sonra o da olmadı.. sonra da Davud'u ... Musa'yı.. İsa'yı ve hep yanıldı... En sonra da Hz. Muhammed'i gönder di öyle mi* Sizi bilmem ama.. benim Allah'ım hata yapmayındır.. O her şeyi bilendir.. Evveli.. ahiri bilendir.. Yanlışlık ve hata yapmak beşere mahsusdur...
*** Kur'an-ı Kerim.. Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar olan bütün peygamber'lerin Hakk katından geldiğini beyan eder... ve Tastikler... Ayrı ayrı dinler getirdiğini değil.. İnsanlık tarihi boyunca hep aynı hakikatleri.. gerçekleri beyan eden .. Hükümlerini ortaya koyar...
*** Bu diğer inançlara saygısızlık yapma değildir.. Kuşkusuz bizim din anlayışımız zorlamaya.. baskıya dayanmaz.. Bir gönül işidir.. Rıza yoludur.. Kull istediğine inanır yada inanmaz.. biz sadece tebliğ ederiz.. o kadar...
Halit seyfi yazmış
".....Bu aleviliği yok etmenin asimie etmenin taktiklerinden başka birşey değildir. Ardık sizde bunu kabul etseniz belki rahatlarsınız. Birşey olacağı yoktur ybinlerce yıldır hiç bir şey aleviliği yok edemedi. asimilasyonu kabul etmessek daha binlerce yılda kabul edemyecekler. yok biz islamız diyip ortaya çıkarsakta yarın "madem islamız öyleyse haydi islamın şartlarını yerine getirmeye" diyen çocuklarımızda aleviliği yok sayarak aleviliği kendi elleriyle yok edeceklerdir. sizlerde bunları söylediğinize bin pişman olacaksınız...."
Değerli Can... şu yanılgıya düşmeyelim;
Eğer İslamın şartı dediğin ...Namaz... Oruç... Haç .. zekat... ise senin bu ibadetleri yapmaman alevililikte de bunlar yoktur anlamına gelmez...
Tabiki Bu ibadetler Kur'an-i dir.. ve Alevi İslam inancındada vardır.. Ancak sünni anlayıştan oldukça farklıdır... Bu nedenle... Vardır ama ben yapmıyorum demek daha doğru değil mi? Ayrıca kimsenin ne yaptığı ya da yapmadığı kimseyi ilgilendirmez kimse kimsenin dinini sorgulayamaz..... Ancak herkes kendine göre bi alevilik tanımı yapıp ben yapmıyorum aleviktede yoktur bunlar demesin... yanlış olan.. Aleviliği Ateistlik olarak algılanmasına yol açan bu anlayıştır..
Alevilik bir mezhep yada hizip değildir.. Kur'an-ı Kerim'in yorumlanmasıdır yani Tarikat yada "Yol" demek daha doğru.. Din ise tekdir Hepimiz İslamız-Müslümanız...
1- Hac Aleviliktede vardır.. Su an kimsenin hac'a gitmemesi hac'ın retdi olarak anlaşılmamalıdır.. Günümüzdeki hac İle peygamber zamanında yapılan haç birbirinden anlam ve içerik olarak çok farklılaştığı ve özünü yitirdiği için Aleviler Sünni anlayışta Haca karşı çıkarlar.. Bunun dışında Beytullah.. kutsal mekanlar ziyaret edilmelidir...
2- zekat anlayışı Aleviliktede vardır.. ama bu sadece malın bir bölümü yada belli bir oranı veyahutta yılda bir kez değil.. Bu sünni zekat anlayışıdır... Alevi-islam inancı Bir ömür boyu paylaşımı fakir ve fukaraya yardımı emreder.İhtiyacından fazla mal biriktirmeği yanlış bulur.. Komsuşu aç iken... zek-ü sefa içinde yaşayarak yılda bir kez oda yandaşlarına yardım olan zekat anlayışı Alevilikte yoktur...
3-Oruç Alevi inancında da vardır... Kutsal aylardan muharrem (Peygamberde tutmuştur..) ve hızır orucu Alevilerin tuttuğu oruçlardır.. Bu oruçlar yanlızca Allah rızası için tutulur..
4- Aleviler namaz kılar.. Ayin-i cemlerinde 2 rekat peygamber namazı kılar.. emevi- sünni anlayışı bunu değiştirip dine ilaveler yapmıştır... Aleviler Bu sünnet denilen ilave rekatları kılmazlar çünkü bunlar sonradan dine eklemelerdir..
5-Her cuma farz olan Cuma namazı ise Alevilerde perşembeyi Cumaya bağlayan geceleri Ayin-i cem'lerde kılınır. Buda 2 rekattır ( Biz buna 48 perşembe ibadeti diyoruz.. Bir yılda 52 hafta vardır.. sadece Muharrem ayında perşembe akşamı ayini cem yapılmaz.. .) yani namazda vardır..
degerli can Aşagıdaki topikleri incelemenizi ısrarla tavsiye ederim..
Alevilikte Abdest ve alınısı ve namaz
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=36558
Alevi İnancında Oruç
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=37253
Alevilikte Ahiret inancı
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=37163
Saygılarımla..
halitseyfi 29.02.2008, 21:56 *** Degerli Can... Öncelikle tekrar etmek gerekirse.. Hz. Adem'dem Hatem-i Enbiya'ya yani Muhammed Mustafa'ya kadar din tekdir.. ve Adı İslam'dır..
***Bu güne kadar geldiği Kutsal Kitaplerin hepsinde söylenen... 124 bin Peygamber hangisi bir öncekini yalanladı... Hz. İsa .. Hz. Musa'yı inkar etti mi*.. yada Musa Peygamber Hz. Davud'u.. İnkar mı etti... Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür? Çünkü hepsi Hakk katında Dinin tek olduğunu ispatlar.. Yani Bütün Peygamberleri.. tek bir Yaratan'ın gönderdiğini...
Sevgili dedebaba
Hangi önceki kendinden sonrakini söylemişte kabul etmiş? bunu hangi kutsal kitapta hangi şekilde söylemiş?
Ayıp değil ya bilmiyorum siz gösterin bana.
Yok etmeye çalışmak inkardan başka birşey değildir. Sonra gelen öncekini yok etmek için cihatlara ilan etmedimi. Öncekinin inananlarını kılınçtan geçirmedimi.
Dinler savaşı bunun için çıkmadı mı?
*** Bunun böyle olmadığını tersini düşünelim ... Böyle bir Tanrı'ya kim inanır söyler misiniz?... Sizin mantık anlayışınıza göre... Tanrı.. Önce Hz. Adem'i gönderdi.. .. olmadı.. hata etti... sonra yepyeni bir din dönderdi Nuh'u sonra o da olmadı.. sonra da Davud'u ... Musa'yı.. İsa'yı ve hep yanıldı... En sonra da Hz. Muhammed'i gönder di öyle mi* Sizi bilmem ama.. benim Allah'ım hata yapmayındır.. O her şeyi bilendir.. Evveli.. ahiri bilendir.. Yanlışlık ve hata yapmak beşere mahsusdur...
aslında sizle tartışmak bile gerekmez dede baba, çünki siz senin , benim allahım muhabetlerine girerek herşeyi birtarafa atıyor, sizin gibi düşünüp inanmadığım için allahımı bile ayırıyorsunuz. Tam sünni anlayışın söylemlerini kullanıyorsunuz.neyse..............
gene soruyorum hangi önceki din sonrakini müjdelemiş???????
Öncekiler alıştırma idide kendi inananlarına mı takiye yaptılar?????
*** Kur'an-ı Kerim.. Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar olan bütün peygamber'lerin Hakk katından geldiğini beyan eder... ve Tastikler... Ayrı ayrı dinler getirdiğini değil.. İnsanlık tarihi boyunca hep aynı hakikatleri.. gerçekleri beyan eden .. Hükümlerini ortaya koyar...
*** Bu diğer inançlara saygısızlık yapma değildir.. Kuşkusuz bizim din anlayışımız zorlamaya.. baskıya dayanmaz.. Bir gönül işidir.. Rıza yoludur.. Kull istediğine inanır yada inanmaz.. biz sadece tebliğ ederiz.. o kadar...
sevgili dedebaba
kendinizi "tebliğci" ilan ediyorsunuz. Bunu nasıl yorumlamalıyım bilemiyorum.....??? NEyi tebliğ ettiğinizinde adını koyunda ona göre konuşalım.
Elbet ki bütün peyganberler hak katında geldiğini beyan edecek, bu değişik birşey değil ki. Ben yazdım diyecek değiller elbet. Yoksa kim inanır ki.
Bütün inançlar gönül işi değil midir? Başkası islamiyete değilde başka bir inanca inandı diye Allah ın onu cehenneme göndereceğine pek inanlardan değilim.
Gerçi ima yoluylada olsa siz beni yazınızda damgalıyorsunuz ama ....
[QUOTE=Dede-baba;579765]Değerli Can... şu yanılgıya düşmeyelim;
Eğer İslamın şartı dediğin ...Namaz... Oruç... Haç .. zekat... ise senin bu ibadetleri yapmaman alevililikte de bunlar yoktur anlamına gelmez...
Sevgili can
hangi alevi yapıyor ki ben yapmayınca olay olsun. benim böyle bir iddamda yoktur. siz demogoji yapmaktasınız burda.
Alevilikte islamiyetteki gibi saydıklarınızın hiç biri yoktur. Farkları "farklı" diye izah edilecek birşey değildir.
Namaz yok "salat" var, haç zaten hiç yok, zekat söyledğiniz gibi senede bir gün değil, oruç tüm peyganberlerin tuttuğu oruç(Muharrem), aç kalmak (ramazan) değil. daha ne olsun can.
Söylediğiniz anlamada hiç biri yok.
Tabiki Bu ibadetler Kur'an-i dir.. ve Alevi İslam inancındada vardır.. Ancak sünni anlayıştan oldukça farklıdır... Bu nedenle... Vardır ama ben yapmıyorum demek daha doğru değil mi? Ayrıca kimsenin ne yaptığı ya da yapmadığı kimseyi ilgilendirmez kimse kimsenin dinini sorgulayamaz..... Ancak herkes kendine göre bi alevilik tanımı yapıp ben yapmıyorum aleviktede yoktur bunlar demesin... yanlış olan.. Aleviliği Ateistlik olarak algılanmasına yol açan bu anlayıştır..
Biliyormusun can sen usta bir demogogsun, yazdığın her şeyde demogoji var. Tartışmada nasıl üstünlük sağlarım düşüncesi içindesin bence.
ama siz sorgulaya bilir ve dinsiz, ateist ilan edebilirsiniz, hatta allahsız bile ilan edebilirsiniz. Bu size mahsuz tur.
NEden illaki beni bunlaran biri ile suçlama gereği duyduğunuzuda anlayamıyorum. Yoksa senin gibi düşünmediğim içinmidir.
Farklıdır farklıdır diyip sünilikle ilgili tüm temel şartları aleviliğe sokuyor öyle söylüyorsunuz. Bütün yazılarınızda da bu var.
Alevilik bir mezhep yada hizip değildir.. Kur'an-ı Kerim'in yorumlanmasıdır yani Tarikat yada "Yol" demek daha doğru.. Din ise tekdir Hepimiz İslamız-Müslümanız...
1- Hac Aleviliktede vardır.. Su an kimsenin hac'a gitmemesi hac'ın retdi olarak anlaşılmamalıdır.. Günümüzdeki hac İle peygamber zamanında yapılan haç birbirinden anlam ve içerik olarak çok farklılaştığı ve özünü yitirdiği için Aleviler Sünni anlayışta Haca karşı çıkarlar.. Bunun dışında Beytullah.. kutsal mekanlar ziyaret edilmelidir...
Hadi hacıda Aleviliğe soktuk.
"Yok sünnilik gibi değildir farklıdır." farklı ise adı ne yoksa sünnliğimi taklit edip isimleri ona göre koyuyoruz. Elbet bazı yerleri ziyaret etmekten bir sakınca yok. Bu gelenekselleşmiş bir davranıştır. HAngi inançta bu yok ki.
Peki Hac'ın anlamı nedir ki??
2- zekat anlayışı Aleviliktede vardır.. ama bu sadece malın bir bölümü yada belli bir oranı veyahutta yılda bir kez değil.. Bu sünni zekat anlayışıdır... Alevi-islam inancı Bir ömür boyu paylaşımı fakir ve fukaraya yardımı emreder.İhtiyacından fazla mal biriktirmeği yanlış bulur.. Komsuşu aç iken... zek-ü sefa içinde yaşayarak yılda bir kez oda yandaşlarına yardım olan zekat anlayışı Alevilikte yoktur...
3-Oruç Alevi inancında da vardır... Kutsal aylardan muharrem (Peygamberde tutmuştur..) ve hızır orucu Alevilerin tuttuğu oruçlardır.. Bu oruçlar yanlızca Allah rızası için tutulur..
Allah Allah eyvallah can, imzamı atarım
4- Aleviler namaz kılar.. Ayin-i cemlerinde 2 rekat peygamber namazı kılar.. emevi- sünni anlayışı bunu değiştirip dine ilaveler yapmıştır... Aleviler Bu sünnet denilen ilave rekatları kılmazlar çünkü bunlar sonradan dine eklemelerdir..
5-Her cuma farz olan Cuma namazı ise Alevilerde perşembeyi Cumaya bağlayan geceleri Ayin-i cem'lerde kılınır. Buda 2 rekattır ( Biz buna 48 perşembe ibadeti diyoruz.. Bir yılda 52 hafta vardır.. sadece Muharrem ayında perşembe akşamı ayini cem yapılmaz.. .) yani namazda vardır..
degerli can Aşagıdaki topikleri incelemenizi ısrarla tavsiye ederim..
Alevilikte Abdest ve alınısı ve namaz
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=36558
Alevi İnancında Oruç
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=37253
Alevilikte Ahiret inancı
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=37163
Saygılarımla..
YApmayın can yüz yıllarca takiye yapacağız diye inanmadan yaptığımız herşeyi Aleviliğe eklemeyin, sizin anlattıklarınıza göre alevilikle sünnülüğün farkı, şafilikle hanifiliğin farkı kadardır. Bunuda kesinlile kabul etmiyorum. Alevilik temel tüm anlayişlarıyla farklıdır. Bunu başkaları nasıl algılar bilemem ama alevilik sizin anlattığınız değildir.
Alevilik
"öz ledir, şekille değil"
"zahiri değil, batınidir"
Dede-baba 01.03.2008, 01:13 [QUOTE=halitseyfi;580160]Sevgili dedebaba
Hangi önceki kendinden sonrakini söylemişte kabul etmiş? bunu hangi kutsal kitapta hangi şekilde söylemiş?
Ayıp değil ya bilmiyorum siz gösterin bana.
Yok etmeye çalışmak inkardan başka birşey değildir. Sonra gelen öncekini yok etmek için cihatlara ilan etmedimi. Öncekinin inananlarını kılınçtan geçirmedimi.
Dinler savaşı bunun için çıkmadı mı?
sevgili dedebaba
kendinizi "tebliğci" ilan ediyorsunuz. Bunu nasıl yorumlamalıyım bilemiyorum.....??? NEyi tebliğ ettiğinizinde adını koyunda ona göre konuşalım.
Elbet ki bütün peyganberler hak katında geldiğini beyan edecek, bu değişik birşey değil ki. Ben yazdım diyecek değiller elbet. Yoksa kim inanır ki.
Bütün inançlar gönül işi değil midir? Başkası islamiyete değilde başka bir inanca inandı diye Allah ın onu cehenneme göndereceğine pek inanlardan değilim.
Gerçi ima yoluylada olsa siz beni yazınızda damgalıyorsunuz ama ....
[QUOTE=Dede-baba;579765]
Sevgili can
hangi alevi yapıyor ki ben yapmayınca olay olsun. benim böyle bir iddamda yoktur. siz demogoji yapmaktasınız burda.
Alevilikte islamiyetteki gibi saydıklarınızın hiç biri yoktur. Farkları "farklı" diye izah edilecek birşey değildir.
Namaz yok "salat" var, haç zaten hiç yok, zekat söyledğiniz gibi senede bir gün değil, oruç tüm peyganberlerin tuttuğu oruç(Muharrem), aç kalmak (ramazan) değil. daha ne olsun can.
Söylediğiniz anlamada hiç biri yok.
Biliyormusun can sen usta bir demogogsun, yazdığın her şeyde demogoji var. Tartışmada nasıl üstünlük sağlarım düşüncesi içindesin bence.
ama siz sorgulaya bilir ve dinsiz, ateist ilan edebilirsiniz, hatta allahsız bile ilan edebilirsiniz. Bu size mahsuz tur.
NEden illaki beni bunlaran biri ile suçlama gereği duyduğunuzuda anlayamıyorum. Yoksa senin gibi düşünmediğim içinmidir.
Farklıdır farklıdır diyip sünilikle ilgili tüm temel şartları aleviliğe sokuyor öyle söylüyorsunuz. Bütün yazılarınızda da bu var.
Hadi hacıda Aleviliğe soktuk.
"Yok sünnilik gibi değildir farklıdır." farklı ise adı ne yoksa sünnliğimi taklit edip isimleri ona göre koyuyoruz. Elbet bazı yerleri ziyaret etmekten bir sakınca yok. Bu gelenekselleşmiş bir davranıştır. HAngi inançta bu yok ki.
Peki Hac'ın anlamı nedir ki??
Allah Allah eyvallah can, imzamı atarım
YApmayın can yüz yıllarca takiye yapacağız diye inanmadan yaptığımız herşeyi Aleviliğe eklemeyin, sizin anlattıklarınıza göre alevilikle sünnülüğün farkı, şafilikle hanifiliğin farkı kadardır. Bunuda kesinlile kabul etmiyorum. Alevilik temel tüm anlayişlarıyla farklıdır. Bunu başkaları nasıl algılar bilemem ama alevilik sizin anlattığınız değildir.
Alevilik
"öz ledir, şekille değil"
"zahiri değil, batınidir"[/QUOTE
Degerli can...
Amacımız yanlızca doğruları ortaya koymak.. o kadar..
Siz Aleviliğin temellerini.. Hz. Ali'nin.. 12 İmam'ların.. dahası.. Hacı Bektaş'ların sözlerine yok mudur diyorsunuz? yada yalan mıdır diyorsunuz?.. Ayin-i cem yeni icad edilmedi.. Asırlardır.. var.. Dört kapı Kırk makam yeni çıkmadı.. bu da asırlardır.. var.. benim burda ortaya koyduklarım ise... Bunlardan farklı değildir.. sizin yanılgınız.. bu sözlerin bana ait olduğunu düşünüzmenizden kaynaklanıyor.. size tavsiyem azıcık yazdıklarınızı sorgulamanız.. olacak..
Ve benim yaptığım gibi kanıtlarla belgelerle konuşmanız olacak.. aksi halde demogoji (boş laf) asıl yapıyorsunuz.. tekrar ediyorum.. sizin bunları kabul etmemeniz alevilikte bunlar yoktur anlamına gelmez.. Alevi
LA İLAHE İLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH ALİ-ÜL VELİULALLAH DİYENDİR...
Yazdıklarınızın analizine gelince...
halit seyfi yazmış
Hangi önceki kendinden sonrakini söylemişte kabul etmiş? bunu hangi kutsal kitapta hangi şekilde söylemiş?
Ayıp değil ya bilmiyorum siz gösterin bana.
Yok etmeye çalışmak inkardan başka birşey değildir. Sonra gelen öncekini yok etmek için cihatlara ilan etmedimi. Öncekinin inananlarını kılınçtan geçirmedimi.
Dinler savaşı bunun için çıkmadı mı?
1-Lütfen saçmalayın.. her peygamber kendinden önceki peygamberi tastik etmiştir dedim.. ben... daha da ileri gideyim.. bütün Peygamberler aynı soydan gelmiştir..
2- Bakın Bunun ispatı için azıcık okumak yeterli .. alın İncil'i inceleyin... bütün İncillerde Hz. İsa'nın soyu adlı bir yer bulunur.. bakın Hz. İsa Peygamber'in soyu Hz. İbrahime kadar dayanır... Hz. İbahim'inde hz. Adem'e bunu biz aleviler yada müslümanlar değil.. hıristiyanlar bile bu gerçeği görüyor ve kabul ediyor..
3- Ötesi bütün İncil'lerde eski ahit ve Ve yeni ahid olmak üzere bölümler olur.. Eski ahid.. Tevrad ve Zebur'dur...
4- Kur'an-ı Kerim'de Muhtelif surelerinde Bütün Peygamber'leri kabul eder.. Bunları artık herkes biliyor... Lütfen...
5- Cihat ilan etmek.. Bir kimsenin canı malı namusu tehlikeye girdiğinde.. kendini savunmak için savaşmaktır.... Yoksa.. Suçsuz İnsanları öldürmek Hiç bir dinde yoktur... Bütün İnançlar barışı esenliği emreder...
6- İnsanların Din yüzünden birbirlerine girmelerini Peygamberler.. yada Kutsal Kitapların Bizatihi kendisine dayandırmak yanlıştır.. herkes biliyor ki.. Din ... İnsanların menfaatleri... ideolojik.. politik.. ve maddi çıkarlar için defalarca kullanılmıştır.. Lütfen bunun farkına varalım.. Yoksa . Dinin kendisine.. Peygamber'lere bu yapılanları yüklemek... ve suçlu göstermek... Şüphesiz İftiraların en büyüdür...
Halit Seyfi yazmış
sevgili dedebaba
kendinizi "tebliğci" ilan ediyorsunuz. Bunu nasıl yorumlamalıyım bilemiyorum.....??? NEyi tebliğ ettiğinizinde adını koyunda ona göre konuşalım.
Elbet ki bütün peyganberler hak katında geldiğini beyan edecek, bu değişik birşey değil ki. Ben yazdım diyecek değiller elbet. Yoksa kim inanır ki.
Bütün inançlar gönül işi değil midir? Başkası islamiyete değilde başka bir inanca inandı diye Allah ın onu cehenneme göndereceğine pek inanlardan değilim.
Gerçi ima yoluylada olsa siz beni yazınızda damgalıyorsunuz ama ....
1- "Tebliğ etmek"... var olan bir gerçeği açıklamak.. beyan etmek duyurmak anlamındadır.. tebliğ Bir Peygamber'e izafe edildiğinde Allah Kelamı anlamına gelir.. sıradan bir kimseye "tebliğ etmek" izafe edildiğinde.. herkesin bildiği aşikar gerçekleri halk yığınlarına duyurmak.. uyandırmak.. anlamına gelir.. Lütfen kelimelerle oynayarak.. Çirkinleşmeyelim..
2- Degerli can siz dinlerin birbirinden bağımsız olduğunu savunuyordunuz.. bende bunun böyle olmadığını.. Allah katından ayrı ayrı dinler değil.. Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar tek din geldiğini ortaya koydum.... Lütfen yazılanları çarpıtmayın...
3- Kimin cehenneme gideceği yada kimin cennete gideceği konusunda bir söylemim olmadı... olmazda.. Bunu ancak Allah bilir... Kafir-müslüman ayrımı yapmak.. yada hristiyanlar cehennemdedir demek.. bize yakışmaz... Biz sadece kendi doğrularımızı ortaya koyarız o kadar....
4- Degerli can ben sizi damgalamıyorum.. siz Allah'ı red ediyorsunuz.. Allah kelam'ı Kur'an-ı kerim'e inanmıyor sunuz.. peygamberi tanıMIyorsunuz.. 12 İmam'ların söylemleri sizin için bir şey ifade etmiyor.. yalanlıyorsunuz.. Hacı Bektaş-ı Veli'nin... Pir Sultan'ın Koyduğu Alevilik yOlunu töresine yok diyorsunuz..
.
Eh.. şimdi Bunları bana değil.. hiç alakasız birisine söyleyin... Size ne söylerler. Ateist demezler mi? Allah'a Kur'an'a inamayana... bunları red etmekle birlikte başka bir dinede inanmayana ne denir.. siz söyleyin.. siz Kur'an-ı red etmediniz mi?
5- Yok başka bir dine inanıyorsanız.. İlahınızı.. kutsal kitabınızı.. peygamberlerinizi Ulularınızı söyleyin bizde tanıyalım.... Lütfen böyle garip garip söylemler söyleyip altını boş bırakmayın.. sizin bu söylemleriniz Kur'an da yazmıyor.. Peygamber'in böyle bir hadisi yok.. 12 İmam'larda ise hiç yok.. Hacı Bektaş'ın koyduğu ilkelere tabi değilssiniz... Siz kimsiniz yahu?..
Halit seyfi yazmış
hangi alevi yapıyor ki ben yapmayınca olay olsun. benim böyle bir iddamda yoktur. siz demogoji yapmaktasınız burda.
Alevilikte islamiyetteki gibi saydıklarınızın hiç biri yoktur. Farkları "farklı" diye izah edilecek birşey değildir.
Namaz yok "salat" var, haç zaten hiç yok, zekat söyledğiniz gibi senede bir gün değil, oruç tüm peyganberlerin tuttuğu oruç(Muharrem), aç kalmak (ramazan) değil. daha ne olsun can.
Söylediğiniz anlamada hiç biri yok.
1- Hiç hayatında bir Ayin-i ceme gittin mi* yok girmediysen her perşembe cem Tv'de saat 20.00 da ayin-i cem yapılır.. bak orda niyaz olunur... Bu yoktur dediğin Kur'an-i namazdır.. hem de 2 rekat...
Degerli can buradaki ibadet Kur'anidir.. Kur'ana dayanır.. Kur'andan ayetler okunur... Peygamber'e Ehl-i Beyt'e selamlar getirilir.. El İnsaf yahu.. peki sen bunları nasıl yok sayıyorsun?.. nasıl görmezden gelebiliyorsun?...
Aşk olsun can sana aşk olsun!!!
inan ki bir sünni bu kelimeleri kullansa içim yanmazdı...
2- Degerli can.. Salat bedenen yapılan ibadet anlamına gelir... namaz. salatın tam karşılığı değildir... fakat salat içinde değerlendirilen ibadetlerdendir.. Allah Kur'anın da (Ruku- secde- kıyam) hareketlerinin salat içerisinde olmasını emretmiştir.. yani Ayin-i cemde Niyaz vardır ya!!! işte o budur...
3- Degerli can Haç kutsal mekanların ziyaret edilmesidir.. Kabe' İmam-ı Ali'nin doğduğu yerdir... Mekke ve Medine... Ehl-i Bet'in Ser çeşmesi Muhammed Mustafa'ın ve diğer Kutsal kişilerin mezarının bulunduğu yerler ziyaret edilmez... nasıl dersin?... Tabiki bizim haccımız sünni haccı gibi olmayacaktır.. Ama yoktur demek yanlıştır... Alevi inancın da Beytullah yerine yakın olan diğer uluların Pirlerin mekanlarını ziyaret edin.. denilmesi "El Ele El Hakka" inancından kaynaklanır.. yoksa.. Kabe'nin.. .. Peygamber'inn reddi anlamında değil...
4- Oruç ve diğer konulara gelince.. Gerçek ibadet zaten budur.. bunlar bize... 12 İmam nesli tarafından böyle öğretilmiştir... Bizler zaten sünnilerin yaptığı anlamda ibadetleri kabul etmeyip.. Kur'an'a aykırı hareket ettiklerini Kur'an'ın gerçek yorumunun Alevi- Bektaşi Ulularının yorumu olduğunu savunuyoruz... sen burda başta sünnilerin yaptığını.. kabul ediyorsun.. senin yanlışın burda...
halit seyfi yazmış
Biliyormusun can sen usta bir demogogsun, yazdığın her şeyde demogoji var. Tartışmada nasıl üstünlük sağlarım düşüncesi içindesin bence.
ama siz sorgulaya bilir ve dinsiz, ateist ilan edebilirsiniz, hatta allahsız bile ilan edebilirsiniz. Bu size mahsuz tur.
NEden illaki beni bunlaran biri ile suçlama gereği duyduğunuzuda anlayamıyorum. Yoksa senin gibi düşünmediğim içinmidir.
Farklıdır farklıdır diyip sünilikle ilgili tüm temel şartları aleviliğe sokuyor öyle söylüyorsunuz. Bütün yazılarınızda da bu var.
1-Degerli can... İnanki.. kimseyle polemiğe girmek istemem.. sen Aleviliği inkar ettiğin.. Ateistlik olarak algıladığın için böyle oluyor.. yoksa kişiselleştirmek.. benim işim değil.. doğruları ve gerçekleri yazdığın zaman inanki en yaman savunucun ben olurum...
2- Bakın.. siz kendiniz Kur'an'ı red etmiyor musunuz?... (yazdıklarını şöyle ön yargısız olarak okuyun) Peygamber'i... İmam Ali'nin... 12 İmamlar'ın söylemlerini kabul etmeyen kim?.. İşte Dört Kapı Kırk Makam alın okuyun.. Şu sizin söylemlerinize dayanak olacak tek bir kelime getirin bana.. Eyvallah deyeyim.. Ama Haşa Alevilik İslam dışılık değildir. Kur'an'dan ayrılamaz. Peygambersizlik değildir.. Allah'sızlık ise hiç değildir....
3- Tekrar söylüyorum.. benim sizinle bir meselemem yok.. siz bunlar aleviliktir diyorsunuz mesele ordan çıkıyor.. şöyle deyin. ben böyle inanıyorum.. Ama ben alevi değilim... bu kadar basit.. çünkü herkes kendine göre bir alevilik tanımı yapamaz.. yok eğer sizin bu söylemlerinizi destekleyecek kanıtlarınız varsa getirin tartışalım...
4- Degerli can.. sünniliği getirip Alevilik içine sokacak en son kişiyim.. inan ki.. Atalarım.. yüzyıllardır. Ayin-i cem yapıyor... Bir şeyler söylüyorsak inan ki boş... kendi kendine uydurulmuş şeyler değil.. belli bir birikimin... emeğin.. ürünüdür.. zaten benim bu forumdaki amacımda budur.. girin topiğime açtığım konulara bakın... eminim hak verecek.. ve belki de hakkımda ki bu söylemleriniz için üzüleceksiniz.. Kimbilir belki de dualarınızda benim atalarımı zikrediyor da olabilirsiniz.. bu yüzden peşinen hükümlerde bulunmayalım.. birbirimizi mesnetsiz suçlamayalım...
Halit seyfi yazmış
YApmayın can yüz yıllarca takiye yapacağız diye inanmadan yaptığımız herşeyi Aleviliğe eklemeyin, sizin anlattıklarınıza göre alevilikle sünnülüğün farkı, şafilikle hanifiliğin farkı kadardır. Bunuda kesinlile kabul etmiyorum. Alevilik temel tüm anlayişlarıyla farklıdır. Bunu başkaları nasıl algılar bilemem ama alevilik sizin anlattığınız değildir.
1- "İnanmadan yaptığımız şey..." üzüldüm.. gerçekten üzüldüm.. Yani Alaviler ibadetlerini inanmadan.. iki yüzlülükle .. yapıyorlar öylemi... Umarım sen böyle yapmıyorsundur.... başkada bir şey demiyeceğim...
2- Degerli can... Alevilik islamın özüdür...sünnilikle alevilik arasındaki şekilsel faklılıklar.. ve aleviliğin islamın özüne daha iyi inmiş olması 12 İmam Efendi'lerimiz ve soyu sayesindedir... bu anlattıklarım şekilsel olarak çok az da olsa sünnilik ile benzeşebilir.. ama öz olarak O kadar uzak ki.. anlamam bile..
3- Buyrun bi de siz aleviliği anlatın.. Ama kaynaklarıyla benim yaptığım gibi.. görelim...Bizim 12 İmam Efendi'lerimizden.. Atalarımızdan.. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'den... Pir Sultan'dan bize kalanlar... bunlar...
Saygılarımla..
Mesut Gündüz 01.03.2008, 17:25 Alevi
LA İLAHE İLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH ALİ-ÜL VELİULALLAH DİYENDİR...
Burdan şunumu çıkarıyoruz imam caferin buyruğuyla icat ettiğiniz bu şahadeti söylemezsek alevi değiliz öylemi. Aleviliği konuşuyoruz bura caferiliği değil.
Degerli can ben sizi damgalamıyorum.. siz Allah'ı red ediyorsunuz.. Allah kelam'ı Kur'an-ı kerim'e inanmıyor sunuz.. peygamberi tanıMIyorsunuz.. 12 İmam'ların söylemleri sizin için bir şey ifade etmiyor.. yalanlıyorsunuz.. Hacı Bektaş-ı Veli'nin... Pir Sultan'ın Koyduğu Alevilik yOlunu töresine yok diyorsunuz..
Allahı reddeden değil islamın allahını reddeden desen daha uygun olurdu. Çünkü alevinin tanrıya bakış açısı farklıdır.Tanrı aynı tanrı ancak islami anlamda bir inanış yoktur.
İnanmadan yaptığımız şey..." üzüldüm.. gerçekten üzüldüm.. Yani Alaviler ibadetlerini inanmadan.. iki yüzlülükle .. yapıyorlar öylemi... Umarım sen böyle yapmıyorsundur.... başkada bir şey demiyeceğim...
Başka bişey deme zaten,halit seyfi doğru söylüyor asırlarca korktukları için hz.ali'yi kılıf olarak kullanmışlardır.Halende kullanıyorlar. Üzülecek bişey yok alevilik islamıda,hristiyanlığıda,museviliğide,hz.ademide hz.muhammedide, senin imam caferinide caferileride içinde barındıran uçsuz bucaksız bir inançtır. Karanlıkta yol almaktan ne kadarda mutlusunuz anlamak güç.
Saygılar,
MG
halitseyfi 01.03.2008, 19:14 halit seyfi yazmış
Hangi önceki kendinden sonrakini söylemişte kabul etmiş? bunu hangi kutsal kitapta hangi şekilde söylemiş?
Ayıp değil ya bilmiyorum siz gösterin bana.
Yok etmeye çalışmak inkardan başka birşey değildir. Sonra gelen öncekini yok etmek için cihatlara ilan etmedimi. Öncekinin inananlarını kılınçtan geçirmedimi.
Dinler savaşı bunun için çıkmadı mı?
dedebaba nın cevabı:
1-Lütfen saçmalayın.. her peygamber kendinden önceki peygamberi tastik etmiştir dedim.. ben... daha da ileri gideyim.. bütün Peygamberler aynı soydan gelmiştir..
2- Bakın Bunun ispatı için azıcık okumak yeterli .. alın İncil'i inceleyin... bütün İncillerde Hz. İsa'nın soyu adlı bir yer bulunur.. bakın Hz. İsa Peygamber'in soyu Hz. İbrahime kadar dayanır... Hz. İbahim'inde hz. Adem'e bunu biz aleviler yada müslümanlar değil.. hıristiyanlar bile bu gerçeği görüyor ve kabul ediyor..
3- Ötesi bütün İncil'lerde eski ahit ve Ve yeni ahid olmak üzere bölümler olur.. Eski ahid.. Tevrad ve Zebur'dur...
Sevgili kardeşim
ben tekrar soruyorum, çünki siz benim sorumu bir türlü anlamadınız. ben size "sonra gelen kimi kabul etmiş" diye sormuyorum.
Ben size "önce gelen sonrakini kabul etmş mi" diye soruyorum dahada açıklayayım.
musa, isayı müjdelemiş mi?
isa, hz muhammeti müjdelemiş mi?
Yani kendinden sonra gelecek peyganberi müjdeleyen bir kitap ve peyganber var mıdır?
müjdelemiş se nerde ne yazıyor, bunu gösterde kabul edeyim. diyorum senin verdiğin cevap çok farklı ve sorduğum soruyla hiç bir ilgisi yok.
Halit Seyfi yazmış
sevgili dedebaba
kendinizi "tebliğci" ilan ediyorsunuz. Bunu nasıl yorumlamalıyım bilemiyorum.....??? NEyi tebliğ ettiğinizinde adını koyunda ona göre konuşalım.
Elbet ki bütün peyganberler hak katında geldiğini beyan edecek, bu değişik birşey değil ki. Ben yazdım diyecek değiller elbet. Yoksa kim inanır ki.
Bütün inançlar gönül işi değil midir? Başkası islamiyete değilde başka bir inanca inandı diye Allah ın onu cehenneme göndereceğine pek inanlardan değilim.
Gerçi ima yoluylada olsa siz beni yazınızda damgalıyorsunuz ama ....
dedebabanın cevabı
1- "Tebliğ etmek"... var olan bir gerçeği açıklamak.. beyan etmek duyurmak anlamındadır.. tebliğ Bir Peygamber'e izafe edildiğinde Allah Kelamı anlamına gelir.. sıradan bir kimseye "tebliğ etmek" izafe edildiğinde.. herkesin bildiği aşikar gerçekleri halk yığınlarına duyurmak.. uyandırmak.. anlamına gelir.. Lütfen kelimelerle oynayarak.. Çirkinleşmeyelim..
2- Degerli can siz dinlerin birbirinden bağımsız olduğunu savunuyordunuz.. bende bunun böyle olmadığını.. Allah katından ayrı ayrı dinler değil.. Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar tek din geldiğini ortaya koydum.... Lütfen yazılanları çarpıtmayın...
3- Kimin cehenneme gideceği yada kimin cennete gideceği konusunda bir söylemim olmadı... olmazda.. Bunu ancak Allah bilir... Kafir-müslüman ayrımı yapmak.. yada hristiyanlar cehennemdedir demek.. bize yakışmaz... Biz sadece kendi doğrularımızı ortaya koyarız o kadar....
4- Degerli can ben sizi damgalamıyorum.. siz Allah'ı red ediyorsunuz.. Allah kelam'ı Kur'an-ı kerim'e inanmıyor sunuz.. peygamberi tanıMIyorsunuz.. 12 İmam'ların söylemleri sizin için bir şey ifade etmiyor.. yalanlıyorsunuz.. Hacı Bektaş-ı Veli'nin... Pir Sultan'ın Koyduğu Alevilik yOlunu töresine yok diyorsunuz...
Eh.. şimdi Bunları bana değil.. hiç alakasız birisine söyleyin... Size ne söylerler. Ateist demezler mi? Allah'a Kur'an'a inamayana... bunları red etmekle birlikte başka bir dinede inanmayana ne denir.. siz söyleyin.. siz Kur'an-ı red etmediniz mi?
5- Yok başka bir dine inanıyorsanız.. İlahınızı.. kutsal kitabınızı.. peygamberlerinizi Ulularınızı söyleyin bizde tanıyalım.... Lütfen böyle garip garip söylemler söyleyip altını boş bırakmayın.. sizin bu söylemleriniz Kur'an da yazmıyor.. Peygamber'in böyle bir hadisi yok.. 12 İmam'larda ise hiç yok.. Hacı Bektaş'ın koyduğu ilkelere tabi değilssiniz... Siz kimsiniz yahu?..
dedebaba
benim yazdığım yazıları lütfen bir daha okuyun ve sizin cevaplarıda. ""Çirkinleşmenin "" ne olduğunu bir görün.
yorumu yazınızı okuyanlara bırakıyorum.
benim size cevabım kısa ve net olacak.
ben Aleviyim. ya siz kimsiniz?
Sevgili dedebaba
size ve formu okuyan tüm canlara benim yazdıklarımı ve sizin buna karşı verdiğiniz cevaptaki carpıtmaları okumalarını tavsiye ederim.
Siz benim cevaplarımda yazmadıklarımı sanki yazmışım gibi göstererek cevaplar vermeye çalışıyorsunuz.
4- Degerli can ben sizi damgalamıyorum.. siz Allah'ı red ediyorsunuz.. Allah kelam'ı Kur'an-ı kerim'e inanmıyor sunuz.. peygamberi tanıMIyorsunuz.. 12 İmam'ların söylemleri sizin için bir şey ifade etmiyor.. yalanlıyorsunuz.. Hacı Bektaş-ı Veli'nin... Pir Sultan'ın Koyduğu Alevilik yOlunu töresine yok diyorsunuz..
Eh.. şimdi Bunları bana değil.. hiç alakasız birisine söyleyin... Size ne söylerler. Ateist demezler mi? Allah'a Kur'an'a inamayana... bunları red etmekle birlikte başka bir dinede inanmayana ne denir.. siz söyleyin.. siz Kur'an-ı red etmediniz mi?
5- Yok başka bir dine inanıyorsanız.. İlahınızı.. kutsal kitabınızı.. peygamberlerinizi Ulularınızı söyleyin bizde tanıyalım.... Lütfen böyle garip garip söylemler söyleyip altını boş bırakmayın.. sizin bu söylemleriniz Kur'an da yazmıyor.. Peygamber'in böyle bir hadisi yok.. 12 İmam'larda ise hiç yok.. Hacı Bektaş'ın koyduğu ilkelere tabi değilssiniz... Siz kimsiniz yahu?..
Bunun adı "demogoji" dir, "çarpıtmadır"
onun için diğerlerine cevaba değer bulmuyorum. Çok yazmakla, çarpıtmakla doğruları anlatmış olmuyorsunuz. Bunun yorumunuda canlara bırakıyorum.
" Hz Aliyi sevmek alevilikse bende aleviyim" diyen bir sürü insan var. bu insanların çoğuda aleviliği yok etmek isteyenlerden oluşmaktadır. Örn: RTE ve AKP
Aleviliğin kaynağı sadece Kuran Değildir. Alevilik isalmın kendiside değildir.
Alevi Ozanlarinin Namaz'la ilgili söylediklerine bakalim:
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazın kıldırırlarsa
Sizde şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan şaha giderim
Pir Sultan Abdal
************
Sofular secde ederler
Mescidin mihrabına
Yâr eşiği secdegâhım
Yüz sürerim kime ne
---------------------------------
Abdestimiz katlanmak
Namazımız sabretmek
Biz bir oruç tutarız
Ramazana benzemez
Kitabımızda kıl var
Dağlar kadar görünür
Biz bir ayet okuruz
Bir Kur'ana benzemez
Seyyid Nesimi
Edip Harabi'nin Namaz'la ilgili Nefeslerinden bazi kisimlar:
Zühd Ü Riya İle Olan İbadet
Hatadır Hazret-İ Settar'a Karşı
Böyle Namaz İle Olamaz Ümmet
Hiç Kimse Ahmed'i Muhtar'a Karşı
Allah Gözlerine Çekmiş Bir Perde
Yok Dersin Allah'ı Gökte Ve Yerde
Gösterelim Gel De Gör Hak'kı Nerde
Secde Eyleyesin Didara Karşı
Ebsem Ol Harabi Sen Nasıl Ersin
Halli Müşkül Böyle Sözler Söylersin
İçtinab Et Belki Hata Edersin
Haydar'ı Kerrar'e Hünkara Karşı
-----------------------------------
Bu yolda can yoktur canan isterler
Gönül kâbesinde erkan isterler
Ademe secdeyi her an isterler
Başka bir ibadet sevap istemez
BEnim namazım buda bellidir, burdaki namaz anlayışı hangi sünni mehzepte var.
Dört Kapı
1. Şeriat
2. Tarikat
3. Marifet
4. Hakikat
Şeriat kapısının makamları
1. İman etmek
2. İlim öğrenmek
3. İbadet etmek
4. Haramdan uzaklaşmak
5. Ailesine faydalı olmak
6. Çevreye zarar vermemek
7. Peygamberin emirlerine uymak
8. Şefkatli olmak
9. Temiz olmak
10. Yaramaz işlerden sakınmak
Tarikat kapısının makamları
1. Tövbe etmek
2. Mürşidin öğütlerine uymak
3. Temiz giyinmek
4. İyilik yolunda savaşmak
5. Hizmet etmeyi sevmek
6. Haksızlıktan korkmak
7. Ümitsizliğe düşmemek
8. İbret almak
9. Nimet dağıtmak
10. Özünü fakir görmek
Marifet kapısının makamları
1. Edepli olmak
2. Bencillik, kin ve garezden uzak olmak
3. Perhizkârlık
4. Sabır ve kanaat
5. Haya
6. Cömertlik
7. İlim
8. Hoşgörü
9. Özünü bilmek
10. Ariflik
Hakikat kapısının makamları
1. Alçakgönüllü olmak
2. Kimsenin ayıbını görmemek
3. Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
4. Allah’ın her yarattığını sevmek
5. Tüm insanları bir görmek
6. Birliğe yönelmek ve yöneltmek
7. Gerçeği gizlememek
8. Manayı bilmek
9. Tanrısal sırrı öğrenmek
10. Tanrısal varlığa ulaşmak
cem olayına gelince:
Alevi Bektaşilikte kişisel ibadetin yeri, zamanı, mekanı,şekli yoktur. Önemli olan eline, beline diline sahip olmak, günlük hayatında 4 kapı kırk makamı uygulamaktır. Bunları yapanında zaten Allahtan af dilemeye ihtiyacı yoktur. Alevilik şekilcilik değil özünü terbiye etmektir. Bunun içinde cem evine, camiye ihtiyacı yoktur. Yani şart değildir. Gerçek anlamıyla özünü terbiye etmeyenin zaten ibatet etmesine gerek yoktur. Çünki bu gösterişten başka birşey olmaz. Buda halkı kandırmaktır. HAK' kı zaten kimse kandıramaz.
Sevgili Can
BEnim aleviliğim bunlarda yazılı, bunların günlük hayatımda uygulamada yazılı.
dede baba
4- Degerli can.. sünniliği getirip Alevilik içine sokacak en son kişiyim.. inan ki.. Atalarım.. yüzyıllardır. Ayin-i cem yapıyor... Bir şeyler söylüyorsak inan ki boş... kendi kendine uydurulmuş şeyler değil.. belli bir birikimin... emeğin.. ürünüdür.. zaten benim bu forumdaki amacımda budur.. girin topiğime açtığım konulara bakın... eminim hak verecek.. ve belki de hakkımda ki bu söylemleriniz için üzüleceksiniz.. Kimbilir belki de dualarınızda benim atalarımı zikrediyor da olabilirsiniz..bu yüzden peşinen hükümlerde bulunmayalım.. birbirimizi mesnetsiz suçlamayalım...
Sevgili can
Eminim ki atalarınız gerçek ulu kişilerdir. Sevgi ve saygım atalarınıza olsun. Ama ne Allahtan başkasına dua ettim, nede bir aracı kullandım.
Şu suçlamaya gelince; aynen size katılıyorum umarım ki bundan sonra bu olmaz.
Hak yoldaşın olsun
Dede-baba 01.03.2008, 22:55 Sevgili kardeşim
ben tekrar soruyorum, çünki siz benim sorumu bir türlü anlamadınız. ben size "sonra gelen kimi kabul etmiş" diye sormuyorum.
Ben size "önce gelen sonrakini kabul etmş mi" diye soruyorum dahada açıklayayım.
musa, isayı müjdelemiş mi?
isa, hz muhammeti müjdelemiş mi?
Yani kendinden sonra gelecek peyganberi müjdeleyen bir kitap ve peyganber var mıdır?
müjdelemiş se nerde ne yazıyor, bunu gösterde kabul edeyim. diyorum senin verdiğin cevap çok farklı ve sorduğum soruyla hiç bir ilgisi yok.
dedebaba
benim yazdığım yazıları lütfen bir daha okuyun ve sizin cevaplarıda. ""Çirkinleşmenin "" ne olduğunu bir görün.
yorumu yazınızı okuyanlara bırakıyorum.
benim size cevabım kısa ve net olacak.
ben Aleviyim. ya siz kimsiniz?
Sevgili dedebaba
size ve formu okuyan tüm canlara benim yazdıklarımı ve sizin buna karşı verdiğiniz cevaptaki carpıtmaları okumalarını tavsiye ederim.
Siz benim cevaplarımda yazmadıklarımı sanki yazmışım gibi göstererek cevaplar vermeye çalışıyorsunuz.
Bunun adı "demogoji" dir, "çarpıtmadır"
onun için diğerlerine cevaba değer bulmuyorum. Çok yazmakla, çarpıtmakla doğruları anlatmış olmuyorsunuz. Bunun yorumunuda canlara bırakıyorum.
" Hz Aliyi sevmek alevilikse bende aleviyim" diyen bir sürü insan var. bu insanların çoğuda aleviliği yok etmek isteyenlerden oluşmaktadır. Örn: RTE ve AKP
Aleviliğin kaynağı sadece Kuran Değildir. Alevilik isalmın kendiside değildir.
Alevi Ozanlarinin Namaz'la ilgili söylediklerine bakalim:
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazın kıldırırlarsa
Sizde şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan şaha giderim
Pir Sultan Abdal
************
Sofular secde ederler
Mescidin mihrabına
Yâr eşiği secdegâhım
Yüz sürerim kime ne
---------------------------------
Abdestimiz katlanmak
Namazımız sabretmek
Biz bir oruç tutarız
Ramazana benzemez
Kitabımızda kıl var
Dağlar kadar görünür
Biz bir ayet okuruz
Bir Kur'ana benzemez
Seyyid Nesimi
Edip Harabi'nin Namaz'la ilgili Nefeslerinden bazi kisimlar:
Zühd Ü Riya İle Olan İbadet
Hatadır Hazret-İ Settar'a Karşı
Böyle Namaz İle Olamaz Ümmet
Hiç Kimse Ahmed'i Muhtar'a Karşı
Allah Gözlerine Çekmiş Bir Perde
Yok Dersin Allah'ı Gökte Ve Yerde
Gösterelim Gel De Gör Hak'kı Nerde
Secde Eyleyesin Didara Karşı
Ebsem Ol Harabi Sen Nasıl Ersin
Halli Müşkül Böyle Sözler Söylersin
İçtinab Et Belki Hata Edersin
Haydar'ı Kerrar'e Hünkara Karşı
-----------------------------------
Bu yolda can yoktur canan isterler
Gönül kâbesinde erkan isterler
Ademe secdeyi her an isterler
Başka bir ibadet sevap istemez
BEnim namazım buda bellidir, burdaki namaz anlayışı hangi sünni mehzepte var.
Dört Kapı
1. Şeriat
2. Tarikat
3. Marifet
4. Hakikat
Şeriat kapısının makamları
1. İman etmek
2. İlim öğrenmek
3. İbadet etmek
4. Haramdan uzaklaşmak
5. Ailesine faydalı olmak
6. Çevreye zarar vermemek
7. Peygamberin emirlerine uymak
8. Şefkatli olmak
9. Temiz olmak
10. Yaramaz işlerden sakınmak
Tarikat kapısının makamları
1. Tövbe etmek
2. Mürşidin öğütlerine uymak
3. Temiz giyinmek
4. İyilik yolunda savaşmak
5. Hizmet etmeyi sevmek
6. Haksızlıktan korkmak
7. Ümitsizliğe düşmemek
8. İbret almak
9. Nimet dağıtmak
10. Özünü fakir görmek
Marifet kapısının makamları
1. Edepli olmak
2. Bencillik, kin ve garezden uzak olmak
3. Perhizkârlık
4. Sabır ve kanaat
5. Haya
6. Cömertlik
7. İlim
8. Hoşgörü
9. Özünü bilmek
10. Ariflik
Hakikat kapısının makamları
1. Alçakgönüllü olmak
2. Kimsenin ayıbını görmemek
3. Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
4. Allah’ın her yarattığını sevmek
5. Tüm insanları bir görmek
6. Birliğe yönelmek ve yöneltmek
7. Gerçeği gizlememek
8. Manayı bilmek
9. Tanrısal sırrı öğrenmek
10. Tanrısal varlığa ulaşmak
cem olayına gelince:
Alevi Bektaşilikte kişisel ibadetin yeri, zamanı, mekanı,şekli yoktur. Önemli olan eline, beline diline sahip olmak, günlük hayatında 4 kapı kırk makamı uygulamaktır. Bunları yapanında zaten Allahtan af dilemeye ihtiyacı yoktur. Alevilik şekilcilik değil özünü terbiye etmektir. Bunun içinde cem evine, camiye ihtiyacı yoktur. Yani şart değildir. Gerçek anlamıyla özünü terbiye etmeyenin zaten ibatet etmesine gerek yoktur. Çünki bu gösterişten başka birşey olmaz. Buda halkı kandırmaktır. HAK' kı zaten kimse kandıramaz.
Sevgili Can
BEnim aleviliğim bunlarda yazılı, bunların günlük hayatımda uygulamada yazılı.
|