Orijinalini görmek için tıklayınız : Aleviliği öğrenmek istiyorum
YARADILI?IM_BU 21.04.2005, 11:26 arkadaşlar merhaba... ben sizlerden bir yardım almak istiyorum belki bu diğer üyeler içinde iyi olacaktır.. aleviliği tam anlamıyla öğrenmek istiyorum ama alevisitelerine girerek o kadar uzun yazıyı okumak zor geliyor ve kısa kısa okuyp geçiyorum sonra da bir soruyla karşılaşınca hiç bir bilğim yok...
sizlerden istediğim .. aleviliği anlatan cd! ler varsa bu cd lerin adlarını istiyorum..
thanks..
ALBAY_KAWA 21.04.2005, 15:10 Slm arkdas, cd ler filan varmi bilemem, ama illa ögrenemk istiyorsan kitap derim ben, ve sana bu konuda yardimci olabilecek mesela bildigim iyi bir yazar var, alevi federasyonundan, onun kitaplarina bir basla, birakamazsin elinden... Saygilar ( su kitapla basla bence )
Alevilik-Bektaşilik felsefesinde materyalist yan (maddeci yan, maddeci düşünce temeli) inancın tuğlalarıyla örülüdür, deyim yerindeyse nicel boğuntudadır; eğer sürekli inanç yanı vurgulanıp pekiştirilirse, her şey inancın (idealist yan) denetiminde ele alınırsa, düşünce atılım yapamaz, bu kültür insanı aydınlığa çıkarmaz, körlenir; giderek 'kahrolsun büyük din', 'yaşasın küçük din' anlayışını öne çıkarır.
Bu durum egemen güçlerin işine gelir; 700 yıldır yaptığı gibi Alevi-Bektaşileri dinsiz olmamalarına karşın dinsizlikle suçlar ve yargılar; düşünce yanını inanç yanıyla 'perdeleyerek' bu kültürü 'boğazlamaya' kalkar.
Ama Alevi-Bektaşiler, düşüncelerinden dolayı 'dinsiz' olarak değil; toplum düzenini maddeci bir yaşama anlayışı üzerine oturtmak isteyen, inançlarını ise bu isteklerini tavıra, eyleme, davranışa dönüştüren bir manevi güç olarak gören devrimciler, ilericiler, aydınlık insanlar olarak algılanmak, şayet yargılamak gerekiyorsa böyle yargılanmak istiyorlar.
(Arka Kapak) Yazarin adi Esad korkmaz
dem_dost 21.04.2005, 17:50 mesela bildigim iyi bir yazar var, alevi federasyonundan, onun kitaplarina bir basla, birakamazsin elinden... Saygilar ( su kitapla basla bence )
dedigin insan esat korkmaz
o adamin alevilikle bir ilgisi yok
adam hz muhammedin peygamberligini kabul etmiyor... alevilik yakindan uzaktan islam degildir diyor
alevilik esittir samanizim, manilik, zerdüstlük diyor...
ibrahim dede: kitaplar harman savurur
demis... bizim yol kitaplardan okunulmaz... insandan okunulur... insani okumayi ögreneceksin..
kitaplar sana ilm-i ledün getirmezler... ancak önzemin olustururlar
saygilarimla... yani aleviligi ögrenmek istiyorsan muhabbet et...
YARADILI?IM_BU 21.04.2005, 18:20 dostum öncelikle kırıcı ve yıkıcı olma...
yapıcı ol... bende senin dediğin gibi sohbet etmek isterim ama benim yaşadığım cografya da aleviliği savunurlar fakat herhangi bir fikirleri yoktur.. çünkü sürülmüşler ...vs vs.. bilmem anlata bildim mi..
bende tabii ki sohbet etmek isterim ama bilğili bir kişiyle sohbet edenmedim ki bu zamana kadar..
kitapla olmaz bu işler diyorsun.. saygı duyarım söyle o zaman ben bu maddelerden mahrumsam nasıl ögreneceğim bu aleviliği belki sen yaşadıoğın bölğede alevilik hakkında bilği sahipi olan insanlarla konuşmuş sohbet etmişşsin ama benim böyle bir şansım yoktu...
birde konuyu ben açtım tartışma paltformu değil burası onun için forumdaki tüm arkadaşlara sesleniyorum lütfen bana yardımcı olacak kitaplardan veye cd lerden bahsedin..
gerksiz polemikler yaşan mısın..?
albay arkadaşım bir öneride bulunduğun için seni tebrik ederim saol...
dem_dost 21.04.2005, 21:06 dostum öncelikle kırıcı ve yıkıcı olma...
dostum iste sorun burda... o esat korkmazi okursan yanlis bilgileri okursun.. o bilgileri gercek olarak algilarsan ...
yanlis kitap seni yanlis yola sürükler
onun icin dedemiz: kitaplar harman savurur demistir
ama ayni cümlenin sonunda sunu ilave etmistir:
Asiklarin dedikleri özdür, sadedir
madem muhabbet edecek ortamin yok.. asiklarin divanlarini, deyislerini oku
7 ulu ozanlarin bütün deyislerini oku
alevilik bu deyislerde gizlidir... sen aciga vurmalisin
hmm.. yukardaki yazimi kirici bulmussan.. ne diyeyimki... dogru yerde bir elestiri yaptigima inaniyorum
cünkü yanlis kitap seni yanlis yola götürür
sana bir örnek vereyim... bir zamanlar:
haci bektas-i veli...
makalat almistim... o makalattaki dört kapi kirk makami okudum... alevilikle yakindan uzaktan alakasi yok
baktim arastirdim... o kitabi yazan diyanet isleri bakanliginin adami...
simdi üstünde haci bektas-i veli...makalat yaziyor... ee aldim...saf saf inansaydim... sünni inancini bize ögrettigini inanirdim
onun icin dikkatli olmani diliyorum
saygilarimla
YARADILI?IM_BU 22.04.2005, 11:05 demdost bu açıklaman için ve uyarın için sana teşekkür ederim.. saygılar
ALBAY_KAWA 22.04.2005, 13:37 Ben bir öneride bulundum, al oku orda yazilanlara inan demedim, kimseyide yalnis yola sürüklemiyorum, esat korkmaz diyanet islerinin adami degildir, neyse tatrtisma yaratmak istemiyorum, dedigin adam, fransadaki aleviler iicn, alevilik ders kitaplari hazirlayanlardan biridir, kitap üzerindede görüs ayriligi olacaktir tabiki kimse dört dörtlük degildir, ama diyanetin sunilestirilmis yazilarini okumak daha mantikli oluyor kimileri iicn ama benim icin degil...Herkez dogduktan sonra ögretildigi sekilde büyür, ve ögrendiklerini savunur, tersini yapan yoktur, kimse kendisi ögrenmez, arastirdin ve adamin bilmem ne oldugunu söylüyorsun, söylesene onlarida biyerden okumadinmi....
YARADILI?IM_BU, bence dem'_dostun önerdiklerinide oku sana söyledigim yazarin kitaplarinida oku, okumakla can cikmaz, sonra karsilastir... Ben bir kitabini sundum sana sadece daha cok kitabi var...
Karari senveririsin kimse degil, önerilerin bence elestirilecek yanlari olmaz...
chatlakalper 22.04.2005, 17:38 Prof. Dr. Orhan Türkoğlu olması lazım Alevi-Bektaşi Kimliği adında bir kitap var Timaş yayınlarının onu tavsiye edebilirim sana
sayın kardeşim bu sitenin şiir bölümündeki erenler dükkanında ne ders gördüm ve aleviler bölümünde on iki imama inananların 32 farzını oku sora aklına sor ve selman nikini takip et yazıları oku aklı olan bir hisse kapar olmayanın ise ona söylenecek anltacak bir şey yok
Alevi_cocuk 22.04.2005, 22:47 Alevi Olmanin Veya öğrenmenin Tek Yolu Insanliktan Geçer Eğer Insanlik Görevini Tamamlamişsan Alevilik Seni Benimser...
YARADILI?IM_BU 23.04.2005, 14:44 Alevi Olmanin Veya öğrenmenin Tek Yolu Insanliktan Geçer Eğer Insanlik Görevini Tamamlamişsan Alevilik Seni Benimser...
Arkadaşım daha öncede belirtmiş olduğum halde ... halen yazılan yazıları okumadan cevap yazıyorsun galiba.. ben burada bana yardımcı olacak kaynaklar arıyorum .. cd,kaset,kitap..vs eğer bunlar elinde yoksa bu şekilde bir görüş belirtme ..... saYGILAR..
Alevi_cocuk 27.04.2005, 09:05 Alevilik öyle kitapla cd ile öğrenilmez kaldığın yerlerde cem evleri filan varsa oralara git oralarda sana yaralı bilgiler verilir birebir yüz yüze konuşursan sana yararlı bilgiler aktarılır.
seyyid24 29.01.2008, 03:52 ‘SİLGİN KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYORSA ÇOK YANLIŞ YAPIYORSUN DEMEKTİR!’
Ne güzel bir söz… Konuştuğun sözlerde yazıya döktüğün fikirlerde yanlışlar doğrulardan fazla olur ise , sürekli olarak önceki yanlışı düzeltmek zorunda kalırsın. Bu mantık silsilesi içinde düzelteyim derken söylediklerin yine bir çok yanlışı içinde barındıracağından, silgin kaleminden önce biter, ya da yeni bir şey ortaya koymaktan daha çok, eski yanlışlarını düzeltmekle uğraşırsın.
Peki bu neden böyle olur? Neden bazı insanların ‘silgisi kaleminden önce biter?’
İşte ‘bilgi’ denen şey burada gizlendiği yerden kendini gösterir. Bilgi ışıktır, aydınlıktır, açıklıktır, şeffaflıktır ve netliktir, anlatılabilir ve anlaşılabilir. Bir şeye bilgi denilebilmesi için birçok aşamadan geçmiş, imbiklerden süzülmüş olması gerekir. Düşünceden çıkıp, deneylerle kanıtlanmış, tartışılır olmaktan çıkmış ve net kabul olunabilmiş fikirler ‘bilgi’dir.
Bize düşen bilgiyi elde edeceğimiz ve yaşamımızda O’nu faydalı hale getirebileceğimiz metotları bulmaktır. Yani bilgiden önce bilgiyi nasıl elde edeceğimizi ve IŞIĞA nasıl varacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.
Bilgiye ‘ deneme – yanılma’ yada diğer adıyla ‘el yordamı’ ile varılabilinir. Zifiri karanlıkta yürüdüğünüzü düşünün. Önünüzde, yanınızda ve karşınızda ne olduğunu bilemediğiniz bir yolda, her an sağa, sola, karşıya çarpabilir, ya da bir çukura düşebilirsiniz! Ama elinizde bir fener, bir ışık var ise yol ne kadar karanlık ya da engebeli olursa olsun rahatlıkla yürüyebilirsiniz.
İşte karanlıkta el yordamı ile yürüyenler, yaşamda her bilgiyi ‘deneme-yanılma’ yolu ile öğrenenlerdir.
Bu tip insanların bilgiyi elde etmek için ellerinde bir fener, bir ışık olmadığından, sürekli hata yapmaları ve bu hatalarının bedellerini ödemeleri, çevrelerine de ödetmeleri kuvvetli bir olasılıktır.
İşte bu guruba dahil olan kişilerin her zaman ‘SİLGİLERİ, KALEMLERİNDEN ÖNCE BİTER’
Peki böyle bir duruma düşmemek için ne yapacağız ,veya ne yapmalıyız?
Gelin yol önderlerimizin tarih boyunca bize en büyük miras olarak bıraktıkları veciz sözlere geri dönelim, o sözleri inceleyip bir yolculuğa çıkalım.
Örneğin Hünkar diyor ki ‘İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR’ Hünkar bu söz ile hurafeye karşı net bir söylem ile ilimi, bilgiyi rehber kabul edip kılavuz olarak önermektedir. Bu vecizeyi tersinden okursak, karanlığa, hurafeye, yobazlığa ve bağnazlığa düşmemek için bilgiyi, aydınlanmayı savunun ve uygulayın.
Yine ‘YOL O’DUR Kİ IŞIK İLE GİDİLE’ Ne muhteşem bir ifade ! bir önceki sözün devamı ve tamamlayıcısı gibi…Işık ile gitmiyorsan düşersin, çarparsın, saparsın ve menzile varamazsın. Yola doğru dürüst gitmek istiyorsan ve menzile de varmak istiyorsan ışığı elinde rehber edeceksin, pir edeceksin, mürşid edeceksin. Böylece Yol’a gidersin, Yol’a girersin, gerçeğe ulaşırsın…
‘GÖNÜL KALSIN YOL KALMASIN’ sözümüzün başından beri irdelediğimiz özlü sözlerden de anlaşılacağı gibi hem kendimizi, hem çevremizi bir sorumluluk duygusu ile sarıp sarmalamamız gerekiyor. Yol kurallarına göre anlatırsak’ özümüzü yoklamalı, gerektiğinde de özümüzü Dar’a çekebilme erdemini gösterebilmeliyiz. Aynı şekilde dostlarımızı Yol’a birlikte gittiğimiz yoldaşlarımıza da özlerini yoklama daveti ve özlerini Dar’a çekmeleri için öneride bulunma hakkını kendimizde bulabilmeliyiz. Bu etik değer YOL’un ‘ eşitlik-özgürlük ve adalet’ ilkesinin vazgeçilmez bir ahlaki öğesi olmalıdır.
Eleştiri ve özeleştiriden kaçmamalı-kaçınmamalıyız. Yapıcı olan, YOL’u ileri taşıyacak her eleştiriyi YOL’a hizmet kabul etmeliyiz. Çünkü şu özlü söz tekrar bize hatırlatır ki ‘YOL CÜMLEDEN ULUDUR!’ yol değerlerimizin, olmazsa olmazlarımızın toplamı ise cümleden yani herkesten uludur, değerlidir. Yol kişilere göre değil, kişiler yola göre davranacaktır/davranmalıdır. Kişiye göre yol olmayacağına göre YOL’a uygun kişiler ve kişilikler öğretimizin esasını oluşturmaktadır.
Bütün olarak anlattıklarımızın geçerli olabilmesi ise ancak YOL’a İKRAR verilmesi ile olanaklıdır. Yol’a ikrar vermiş kişilerin öncelikler kendi aralarında bu kuralları işler hale getirmesi ve daha sonra da topluma yansıtmaları gereklidir.
YOL adına toplumun önünde bulunan kişiler/kişilikler , başta DEDELER ve yöneticiler olmak üzere yeni baştan bu etik kurallar ışığında derlenip toparlanmalıdır. Asimilasyon süreci çok hızlı işlemekte, zaman azalmaktadır.
Eğer ‘YOL cümleden ulu ise Gönül kalmalı ama YOL kalmamalıdır!
YOL’un kalmaması, devam etmesi, güçlenmesi için bir özlü söz daha tarihin içinden çıkıp karşımıza dikilir. ‘SÖZÜNÜ PİŞİR DE SÖYLE’
İşte bu ilke ile hareket edilmeli, asla ‘ASLA SİLGİ KALEMDEN ÖNCE BİTMEMELİDİR’
Sözünü pişirip de söyleyenler YOL’u da bilir, yolculuğu da YOLDAŞLIĞI da.. YOLA YOLDAŞLA GİDİLİR sözünü de…
Özlü sözler tarihimiz gibidir, değerlerimiz gibidir, her zaman bu sözlere sahip çıktığımız gibi birbirimize de sahip çıkabilmeliyiz.
İçimizden çıkan her değer önemlidir, hepsini kucaklamalıyız. ‘BEN’ dememeli, ‘BİZ’ diyebilmeliyiz.
Ve son özlü söz ‘BU YOL KAYBOLMAZ VE YOLA GİRENİ UTANDIRMAZ !’
KAZIM ENGİN
|
|