Orijinalini görmek için tıklayınız : Munzuruma Dokunma! Munzurda barajlara HAYIR!


MetinK
25.01.2006, 03:31
Dersim de yapilmak istenen barajlarin amaci nedir?Insansizlastirilan köyleri bosaltilan ve yakilan bu cografya da barajlar insa etmak kime yarayacak?Munzur a yapilmak istenen bu barajlar yüzünden binlerce kisi yeniden göc yollarina basvuracak.Yerlesim yerleri yok olacak,iklim degisecek,doganin dengesi degisecek kisacasi..Bitki örtüsü yok olacak,ormanlar yok olacak.INSANLIK YOK OLACAK!!!Cem törenleri yok olacak,dilimiz yok olacak.MUNZURUMA DOKUNMA!!!

munzur
27.01.2006, 12:40
Dersim de yapilmak istenen barajlarin amaci nedir?Insansizlastirilan köyleri bosaltilan ve yakilan bu cografya da barajlar insa etmak kime yarayacak?Munzur a yapilmak istenen bu barajlar yüzünden binlerce kisi yeniden göc yollarina basvuracak.Yerlesim yerleri yok olacak,iklim degisecek,doganin dengesi degisecek kisacasi..Bitki örtüsü yok olacak,ormanlar yok olacak.INSANLIK YOK OLACAK!!!Cem törenleri yok olacak,dilimiz yok olacak.MUNZURUMA DOKUNMA!!!Munzur'a yapılacak olan barajın yada barajların ülke ekonomisine büyük bir katkıda bulunmuyor . Aksine doğanın yok olmasına vede arkadaşım dediğin gibi yeni göçlerin başlamasına neden oluyor.
http://img92.imageshack.us/img92/5735/munzur55ji.jpg
TÜM CANLARI DUYARLILIĞA CAĞIRIYORUM..BU ÜLKE HEPİMİZİN. MUNZUR HEPİMİZİN...SAYGILARIMLA

GSA
27.01.2006, 12:44
Haklısın arkadaşım sana sonuna kadar destek veriyorum. Orda baraj yapmanın amacı Dersim'i herşeyiyle tüm değerleriyle insanıyla kültürüyle doğasıyla tamamen yok etmek. Asıl umaç Dersimdeki aleviliği zulme başeğmeyen asi insanlarımızı yok etmek. Bu konuyu güncel olaylar bölümüne taşımanı tavsiye ediyorum. Daha çok ilgi uyandırsın daha çok dikkat çeksin. Herkes orada yapılmak istenenlerden haberdar olsun...

MetinK
28.01.2006, 04:01
Dersim`de yapilmak istenen barajlarin amaci nedir?Bunda kimin ve nasil cikari var?Insansizlastirilan,köyleri baosaltilan ve evleri yakilan bu bu cografyada baraj yapmak (10 sene sonra zaten islevi bitecek)kime yarayacak?Munzur´a yapilacak barajlar yüzünden binlerce kisi yenidengöc yollarina düsecek.Yerlesim ve tarim bölgeleri yok olacak,ekolojik denge degisecek;dogal bitki örtüsü yok olacak,dogal hayat bitecek kisacasi.Iklim degisecek;ormanlarimiz ve kekigimiz,anikimiz ,iskinimiz yok olacak.Cem törenlerimiz yok olacak,Zone Ma yok olacak. Kisacasi INSAN yok olacak. INSANLIK YOK OLACAK!!! Insanlik yok olmasin diye Munzur destek olalim .MUNZURUMA DOKUNMA !!!

MetinK
28.01.2006, 04:14
Merhaba arkadaslar.Öneri ve düsüncelerini icin tesekkürler.Önemli bir konu :Insan ve insanlik sözkonusu olan.Pirde Xanime (Hanim Köprüsü) resmi de cok güzel.Dostcakalin

Aze
28.01.2006, 08:44
Dersim de yapilmak istenen barajlarin amaci nedir?Insansizlastirilan köyleri bosaltilan ve yakilan bu cografya da barajlar insa etmak kime yarayacak?Munzur a yapilmak istenen bu barajlar yüzünden binlerce kisi yeniden göc yollarina basvuracak.Yerlesim yerleri yok olacak,iklim degisecek,doganin dengesi degisecek kisacasi..Bitki örtüsü yok olacak,ormanlar yok olacak.INSANLIK YOK OLACAK!!!Cem törenleri yok olacak,dilimiz yok olacak.MUNZURUMA DOKUNMA!!!

ÇOK HAKLISIN METİN BİR MUNZURUMUZ VAR TÜYLER ÜRPERTEN BİR MUNZURUMUZ VAR AVUNTULARIMIZ DİNLEYEN BİR MUNZUR VAR SULARINDA BİNLERCE GÖZYAŞI BESLEYEN NİCE ÜZÜNTÜLERE ŞAHİT OLAN BİR MUNZURUMUZ VAR DİLLERE DESTAN OLAN ONUN YOK OLMASI KÖKENİMİZİ SARSAR BUNUNLA İLGİLİ TÜM FİKİRLERDE HERZAMAN TEK YÜREK TEK BEDEN OLMAYA HAZIRIZ

kavakli
28.01.2006, 09:00
tunceli uzerinde oynanan oyunlardan biri daha karsimiza cikiyor . devletin tunceli politikasi yillardan beri hic degismedi gercek amac: tunceli insanini kendi memleketinden dagitmak birlik icinde dayanisma icinde olan tunceli halkini ayirmak bunu kiniyorum bu devletin basina kim gelirse gelsin tunceliye oynanan oyunlarin sonu asla gelmiyecek diye dusunuyorum

Aze
28.01.2006, 12:28
tunceli uzerinde oynanan oyunlardan biri daha karsimiza cikiyor . devletin tunceli politikasi yillardan beri hic degismedi gercek amac: tunceli insanini kendi memleketinden dagitmak birlik icinde dayanisma icinde olan tunceli halkini ayirmak bunu kiniyorum bu devletin basina kim gelirse gelsin tunceliye oynanan oyunlarin sonu asla gelmiyecek diye dusunuyorum


ÇOK DOĞRU BAŞTAN BERİ İNSANLAR TUNCELİLİYİM DİYE SURAT İFADELERİ DEĞİŞİYOR:o BAZI İNSANLARIN BU BASKI NE ZAMAN KALKACAK ACABA UAMRIM BİR GÜN DEĞİL AMA BİR GÜN DEĞİŞİR

MetinK
28.01.2006, 17:00
Bu konu gercekten inancimiz,kültürümüz icin unutulmamasi gereken bir konudur.Duyarliligimizi kaybetmemek gerekiyor.

munzur
29.01.2006, 14:27
Söylediklerin hepsi doğru ama bu forumda sanki kimse umursamıyormuş gibi geldi bana...Umarım yanılıyorumdur ....

Oli
29.01.2006, 14:34
Munzur Ulusal Parkı kurtuldu


AZINLIK, kültür ve çevre değerleri hukuku uzmanı, Avukat Murat Cano, 2001'den beri Munzur Vadisi'nin kurtulması amacıyla bir 'vatandaş' olarak mücadele ediyordu. Ve yargının verdiği son kararı şöyle yorumluyor:

"Devlet (Enerji Bakanlığı DSİ Gn. Md.), Tunceli coğrafyasında yer alan üç vadi (Munzur, Mercan, Pülümür vadileri) üzerinde enerji üretim amaçlı 8 baraj ve HES (hidroelektrik santralı) yapmayı planladı.

8 HES’in kurulu gücü 384.5 MW’tır. Bu kurulu güçle yılda 1.571 GWh enerji üretilecektir. Bu miktar enerji, hidrolik kaynaklardan bütün Türkiye’de üretilenin yalnızca yüzde 1’idir.

Üretilecek enerjinin ekonomiye yıllık katkısı 80.000.000 dolardır. Barajların ömrü azami 70 yıldır. 70 yılda elde edilecek ekonomik değer (70x80.000.000 dolar) = 5.600.000.000 dolardır.

Elbette ki kamu idareleri tarafından planlanan her yatırımda, kamu yararı vardır, hiç değilse var olması gerektiği kabul edilir. Ancak yatırımdan elde edilecek ekonomik faydanın, yatırımın zarar verebileceği diğer değerlerle karşılaştırılması da gerekir. Çünkü kalkınma amaçlı yatırım ile korunması gereken diğer değerler arasında uygulanabilir denge kurulmadan yapılan yatırım, öteki değerlerin yıkımına yol açar ve yitirilecek değerler, yatırımla elde edilen ekonomik faydadan çok daha yüksek değer ifade edebilirler. Sanayi Bakanlığı’nın verilerine göre Tunceli’nin çevre ekonomisi (hayvancılık, arıcılık, balıkçılık, av ve doğa turizmi faaliyetleri) aktive edilirse ekonomiye katkısı, yılda 1.000.000.000 dolardır.

AKDENİZ İKLİMİ

Baraj gölleri Tunceli’nin yıllık su potansiyelinin yüzde 37.3'ünü tutacaktır. Bu miktar suyun baraj göllerinde tutulması; su rejimini, yağış rejimini değiştirir. Bu değişiklik, iklim dengesini bozar. İklim dengesi bozulursa, bu denge içinde varolan bitki örtüsüyle, yabanıl ve içsu canlıları zamanla yok olur. (Tunceli iklimi; hem 'karasal iklim'dir, hem de 'Akdeniz iklimi'dir. Bu durum, Tunceli coğrafyasında literatürde endemik kabul edilen 47 bitki (sağlıkta kullanılan) ve istisnai sayılan canlıların (kırmızı benekli alabalık, Bezuvar dağ keçisi ve çengel boynuzlu dağ keçisi) varolmasına yol açmıştır.) Ayrıca tutulan suyun adeta 'ahlak'ı bozulmakta, akış halindeyken insanların tüketilebildiği canlılar üreten su, bu kez, 'virütük canlı'lar üretmektedir.

ÖRNEK KARAR

Danıştay’ın iptal ettiği Konaktepe Baraj ve HES’leri, 47 km. uzunluğundaki Munzur Vadisi Ulusal Parkı içinde yapılmak istenmektedir. Baraj duvarının temelden yüksekliği 125 metredir. Tünel uzunluğu ise 16.4 kilometredir. Proje uygulansaydı, Munzur Vadisi Ulusal Parkı’ndan geriye herhalde hiçbir şey kalmazdı.

Eğer yanılmıyorsam; Türkiye’nin su kaynakları, iklimi, ormanları ile diğer bitki örtüsü, yabanıl ve içsu canlıları, tarihsel varlıkları, kalıcı varlıklarıdır. Bunlar, Türkiye için korunması gereken 'üstün değer'lerdir.

Ben; yukarıda özetlemeye çalıştığım nedenlerle Başbakanlık’tan projelerin uygulanmamasını, bu konuda alınan Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptal edilmesini istemiştim. Başbakanlık, istemimi reddetmişti. Bunun üzerine, 'su-iklim-bitki örtüsü-hayat ilişkisi'ne dayalı bir düşünüşle, Başbakanlık aleyhinde iptal davası açtım. Danıştay, bu ilişkinin korunmasında kamu için hukuki yarar gördü ve projenin yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nı iptal etti. Başbakanlık, Enerji Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü, kararın bozulması istemiyle, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na başvurdu.

Son sözü, Genel Kurul söyleyecek."

Evet, "Türkiye’de hákimler var".

Danıştay, hukuk adına "ben istediğimi yaparım" diyen anlayışa karşı çıkıyor; Türkiye'nin varlıklarını koruyor. GSM'de, limanlarda ve Unakıtan'ın Galataport'unda olduğu gibi...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3858190.asp?yazarid=42&gid=61

eylüleren
04.03.2006, 16:26
Arkadaşlar bu konuyu güncel tutmak bizim elimizde yanlız bu konularda arkadaşın gazetede aldığı bilginin dışında ne var şu anda neler yapılıyor.Bunları burada söylersek arkadaşların dikkatini çekeceğimize inanıyorum saygılar

PirO_62
04.03.2006, 16:40
evet metink çok doğru şeyler yazmıssın konuyu güncel tutmak önemli diyorsun zaten bunun herkes farkında eylül ama ikinci dediğine katılıyorum gazete, dergi , ne bulursak


GAP: Baraj projesine Tunceliler karşı
Mustafa KUTLAY
Sokaktaki insandan, esnafa, sanayiciye, belediye başkanına kadar kimse Munzur Vadisi'ne baraj yapılmasına taraftar değil.


Tunceli’yi özgür bıraktık..
Munzur’a kilit vuruyoruz..

TÜRKİYE'nin ilk milli parkı olan Munzur Vadisi'nde bir çevre katliamına imza atılacak. Enerji üretimimizi yüzde 1 bile artıramayacak 8 baraj uğruna 85 kilometrelik vadi “linç” edilecek.

24 yıl boyunca sıkıyönetim ve OHAL ile yönetildikten sonra geçen yıl olağan yaşama dönen Tunceli'de bu kez Türkiye'nin ilk milli parkı kilit altına alınıyor. 43'ü sadece orada yetişen 1.518 bitki türünü barındıran Munzur Vadisi, barajlarla hapsedilecek.

Sayısız su akıntısının inanılmaz bir doğa güzelliği içinde Munzur Çayı ile buluştuğu 85 kilometrelik vadi, yapılacak 8 baraj ile “liğme liğme” doğranacak. Ve Türkiye, bedeli böylesine bir çevre katliamı olan baraj yatırımları ile toplam enerji üretimini sadece binde 9 oranında artıracak.

Bir süredir, “Munzuruma Dokunma” adıyla yapılacak olan barajlara karşı kamuoyu oluşturmaya çalışan Tuncelililer, Keban Barajı'nın dibindeki Munzur Çayı üzerine 8 baraj birden yapmayı, bir “insansızlaştırma projesi” olarak görüyor.

Çünkü bu barajların yapımı ile birlikte su toplama havzası haline gelecek olan milli parkta 84 köy boşaltılacak.

ÖLDÜRÜCÜ DARBE

Yapılacak olan barajlar içinde Munzur'a “öldürücü darbeyi” Konaktepe Barajı vuracak. Bu baraj, vadiyi neredeyse tam ortasından 25 kilometrelik bir su toplama havzası ile iki parçaya bölecek.

Konaktepe Barajı ile Türkiye'nin ilk milli parkında mutlak koruma alanı’nın yüzde 63'ü sular altında kalacak.

1971 yılında milli park alanı ilan edilen Munzur Vadisi'ni “yok etme” pahasına baraj yapma mantığını kimse anlayamıyor. Sokaktaki insandan, esnafa, sanayiciye, belediye başkanına kadar kimse bu barajların yapılmasına taraftar değil.

Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan Yerlikaya ve 25 milletvekili de birkaç ay önce, Munzur Vadisi Projesi konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge verdiler. 26 milletvekili...

Yani neredeyse her 10 iktidar partisi milletvekilinin biri Munzur'a baraj projesine karşı.

Biraz aklı ve sağduyusu olan herkesin karşı çıkmasına rağmen, baraj projesi kimseye kulak asmadan adım adım ilerliyor. Sondaj çalışmaları ile Munzur'un kalbine iğneler batırılmaya başlandı bile.

Türkiye'de hiçbir su akıntısı üzerine bu kadar fazla sayıda olmayan barajların yol açacağı sosyal, ekolojik ve ekonomik tahribatın boyutları gerçekten korkutucu.

NELER YOK OLACAK?

- Milli Park ilan edilen Munzur Vadisi içinde kalan alanlar tahrip olacak, dünyanın en zengin yaban hayatı özelliklerini taşıyan bu bölgede denge bozulacak, birçok hayvan ve bitki türü yok olacak.

- Dünya üzerinde benzeri çok az bulunan kırmızı pullu alabalıkların, çengel boynuzlu ve bezuvar dağ keçilerinin ve ür kekliklerinin soyu tükenecek.

- Kar yağışının azalmasına paralel olarak kutsal Munzur gözelerinin kaynakları azalacak.

- Munzur Vadisi üzerinden gerçekleşecek tüm ulaşım sona erecek. Ovacık - Tunceli yolu ortadan kalkacak, il merkezi uğrak yeri olmaktan çıkacak.

- Zaten insansızlaştırılmış bölgede göç artacak, insan olmadığı için yatırım da yapılmayacak.

- Barajlar çamurlarla dolduğunda ömürlerini tamamlayacak ve geriye sadece balçık yığını kalacak böylece kutsal sayılan efsanevi Munzur Baba tüm güzellikleriyle yok olacak.

AMAZON VE NİL'DE BİLE BU KADAR YOK

MUNZUR Çayı’na Türkiye'nin enerji üretimine hissedilir bir katkısı olmayacak

8 baraj birden yapılırken, dünyanın debi ve uzunluk olarak en büyük akarsuları olan Nil ve Amazon üzerinde bile birer baraj bulunuyor.

Mercan, Pülümür ve Munzur Vadilerini bugün için birer göle, gelecekte ise bataklığa çevirecek olan barajlardan devletin elde etmeyi amaçladığı yıllık enerji miktarı 362 MW. Bu miktar enerji, hidrolik kaynaklarımızdan elde edilen toplam 37.079 MW'lık enerjinin yüzde 09.7'si kadar.

BU BARAJLAR TUNCELİ'NİN SONU OLUR

TUNCELİ Belediye Başkanı Hasan Korkmaz bu barajların yapılması halinde Tunceli'nin “insansızlaştırılacağını” düşünenlerden. Korkmaz, “Zaten nüfusumuz 70-80 binlere düşmüş. Böyle bir barajlar zinciri yapıldığında ilin az olan nüfusu 20-30 arasında göçe uğrar. İnsanlar toprağını bırakacaktır.

Evini, köyünü bırakacaktır. Ulaşım tamamen yok olacaktır. Hayvancılık tamamen yok olacaktır. Arıcılık tamamen yok olacaktır. İnsanın doğal yaşama koşulu tamamen ortadan kalkacaktır. Böyle bir potansiyel yok olduğu zaman, insanlar ne yapacak?

Geçimini temin edemeyecektir. Geçimini temin edemeyen insan ne yapacaktır? Göç edecektir. Bu ne demektir? Bu da Tunceli'nin sonu demektir Biz bunu istemiyoruz” diyor.

MetinK
06.03.2006, 02:28
merhaba Piro kardes ,
bu yararli bilgiler icin tesekkürler ederim sana .
Ayrica duyarli diger arkadaslarimiza da fikir ve yazilarindan dolayi Munzur kadar tesekkürler...
Duyarliligimizi her alanda gösterip bu cografyanin yok edilmesine karsi koymaliyiz.
"Kurtlar Vadisi" ne degil Munzur Vadisine gereken ilginin verilmesi dilegimle...

Kolera
06.03.2006, 02:34
Dostum amac dersimi ve davannini en güclü savunucularindan dersim halkini davanin disinda birakmaya calismaktir...80 yildir dersim i dersim yapan degerler bu insanlari nereye sürerse sürsün o degerleri yitirmesine yol acamaz....Munzura dokunmaaaaaa!!!!!

helal bu basligi acana

Hüseyin69
06.03.2006, 04:04
zaten munzura dokunulursa su bir gercektirki ne alevilik kalir nede alevi inanci onuda altini cizerek söylim alevi inancinin cogu dersim kaynaklidir ziyaretler türbeler vs.
herseyimizi aldilar elimizden bari munzura sahip cikalim

birsen
06.03.2006, 10:46
Bugün Dünyanin Sayili Güzellikleri Arasinda Bulunan Munzur Vadisi Milli Parki Yok Olma Tehlikesiyle Karşi Karşiya çünkü Tunceli'de Yapilmaya Başlanan Barajlar Tüm Bu Doğal Güzellikleri Yok Edecektir Bergama'daki Siyanürlü Altin Arama Faliyetlerinde Binlerce Doğal Tabiat Yok Oldu Yarin Aynisi Munzur'dada Olacaktir Munzurda Yapilacak Barajlara Karşi çikamak Amaciyla 31temmuz,3 Ağustos Arasinda Her Yil Düzenlenen Munzur Festivaline Tüm Türkiyeyi Bekliyoruz....
_munzura Dokunan Eller Kirilsin_ http://spaces.msn.com/karababa24/ KİM SOLDURA BİLİR BİZİM MUNZURUMUZU KİM KİM SAFUR BİLİR BİZİM TURKULERİMİZİ VAROL YOLDAŞLAR SAYİB ÇIKALIM HERKESE SELAMLAR

PirO_62
06.03.2006, 12:12
kardeş sağolasın ama bu konu açıldı zaten orada birleşirsek daha iyi olur

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=4102

PirO_62
06.03.2006, 20:47
Tunceliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin Munzur Vadisi'ne yapılacak barajların önlenmesi için "Munzuruma Dokunma" sloganıyla düzenlediği şölene bin kişi katılırken, şölen oldukça coşkulu geçti.
DİHA/İSTANBUL

Tunceliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin Munzur Vadisi'ne yapılacak barajların önlenmesi için "Munzuruma Dokunma" sloganıyla düzenlediği şölen, siyasi parti ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcilerini biraraya getirdi.

Çağlayan'daki Figaro Düğün Salonu'nda düzenlenen şölende, salon duvarlarına "Xo Bızane Ke, Sar Tu Bızano", (Sen kendini bileceksinki başkası da seni bilsin), "Zone Ma, Non'u Sola Ma" (Dilimiz tuzumuz-ekmeğimiz), "Bize Hayat Veren Topraklara Biz de Bir Hayat Borçluyuz", "Barajlar Yok Etmesin, Munzuruma Dokunma" ve "Munzur Vadisi'nin Barajlarla Boğulmasına İzin Verme" yazılı dövizler asıldı. Yaklaşık bin kişinin katıldığı şölen, dernek başkanı Nimet Tanrıkulu'nun açılış konuşmasıyla başladı. Dersimlililerin birlikte olma geleneğinin hiç kesintiye uğramadığını kaydeden Tanrıkulu, halkların farklılıklarını birarada barış içinde sürdürmekten yana olduklarını söyledi. "Coğrafyamızda yaşanan sorunlara kalıcı barış istiyoruz" diyen Tanrıkulu, Dersim halkının kendi coğrafyasına sahip çıkmakta özel gayret gösteren bir halk olduğunu vurguladı. Son 15 yıl içerisinde Dersim nüfusunun 83 bine düştüğünü anlatan Tanrıkulu, bu süre içerisinde 300 bin insanın şehir dışına göç ettiğini bildirdi. Türkiye'nin en fazla okur-yazar oranına sahip Dersim'de gençlerin yaşanan koşullar nedeniyle artık okuyamaz duruma geldiğini hatırlatan Tanrıkulu, yayla yasağının tamamen kaldırılmasını, kapalı okulların açılmasını, yaşamın sivilleştirilmesini istedi. Munzur Vadisi'nde yapılacak barajların Türkiye'nin en büyük milli park sahası olan vadiyi tamamen yok edeceğini kaydeden Tanrıkulu, barajların sağlayacağı faydayı komik bulduklarını söyledi. Tanrıkulu, "Nerede olursak olalım, dilimize ve kültürümüze sahip çıkalım. Nerede olursak olalım bize hayat veren topraklara biz de hayat borçluyuz" dedi.

Açılış konuşmasından sonra aralarında İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak, Gazeteci Celal Başlangıç, Dersimlilerin ilk kadın dernek başkanı Feride Laçin, Avukat Murat Cano, Sanatçılar Nilüfer Akbal ve Ferhat Tunç'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişiye Dersim kültürüne ve faaliyetlerin yaptıkları katkıdan dolayı şükran plaketi verildi.

MetinK
07.03.2006, 03:10
Piro arkadas;
bu katkilarindan dolayi seni Alevi forumun dersim fahri muhabiri yapacagiz.
yardim ve destegin icin tekrar tesekkürler.
Bu siralar Munuzrun Türküsü Avrupa Konserleri serisi basladi.Ilki Mainz de 4 martta gerceklesti.Konserler devam edecektir.Avrupadan arkadaslar Alevi köyleri Dersim bölümünde konser tarihlerini ögrenebilirler.

PirO_62
07.03.2006, 09:38
Piro arkadas;
bu katkilarindan dolayi seni Alevi forumun dersim fahri muhabiri yapacagiz.
yardim ve destegin icin tekrar tesekkürler.
Bu siralar Munuzrun Türküsü Avrupa Konserleri serisi basladi.Ilki Mainz de 4 martta gerceklesti.Konserler devam edecektir.Avrupadan arkadaslar Alevi köyleri Dersim bölümünde konser tarihlerini ögrenebilirler.


:)) teşekkürler dostum bu konuyu açtık devamlı güncel tutmamız gerekiyor yoksa kayıp gidecek ama biz buna izin vermiyeceğiz

şavolanlı
08.03.2006, 02:17
arkadaşlar sarıgazide biz gençler olarak barajlara karşı imza toplamıştık 3000 küsür ve dersimde barajlarının dogal yapıyı bozacagını bildigim içinde bu konuya her zaman her platformda karşı çikmişimdir

MetinK
08.03.2006, 02:27
arkadaşlar sarıgazide biz gençler olarak barajlara karşı imza toplamıştık 3000 küsür ve dersimde barajlarının dogal yapıyı bozacagını bildigim içinde bu konuya her zaman her platformda karşı çikmişimdir


Duyarliligin icin basta sen olmak üzere orda emegi gecen herkese tesekkürler...
Munzurca ve dostcakalin...

Kolera
08.03.2006, 02:46
tüm duyarli arkadaslara tesekkürler. Dersim adi bile isyan kokuyor.

izmirksk
08.03.2006, 13:16
çok üzücü ,önce dersim katliamı ve sürgünleri ile halkı dağıttılar dağılan bu halk asimile oldu ve zaza kökenli birçok yuttaş dillerini konuşamadı çocuklarına aşılayamadı bir çok zaza asimile oldu
şimdide son darbeyi vurmak niyetindeler

müttaki
08.03.2006, 13:22
evet tuncelinin resimlerine hayran kaldım

mükemmel bir doğa ortamı var orada

tuncelilerin bu haklı davasında yanlarındayım

umarım birgün tunceliye gitmekte nasip olur.

redyellow
08.03.2006, 13:49
evet tuncelinin resimlerine hayran kaldım

mükemmel bir doğa ortamı var orada

tuncelilerin bu haklı davasında yanlarındayım

umarım birgün tunceliye gitmekte nasip olur.

üstadım sözkonusu resimler bu forumdamı? başka bi yerdemi gördün? ben göremedim de...

müttaki
08.03.2006, 13:55
üstadım sözkonusu resimler bu forumdamı? başka bi yerdemi gördün? ben göremedim de...

abi buradan bakabilirsin harika bi şehir

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=3245

pirimunzur
08.03.2006, 13:57
bu devlet bana bu gidişle yeni bir orgut kurduracak ha neden gidip rizeye yapmiyorlar bu baraji yaw nedir bu dersimin cektigi? yaptiklari barajin saçma projesi hangi amaca dayaniyor anlamiyorum.

redyellow
08.03.2006, 15:04
abi buradan bakabilirsin harika bi şehir

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=3245

çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.

meymane_usari
08.03.2006, 15:08
canlar Munzur Dağı nın rüzgarı bitmez oraya rüzgar güllerinden koysalar hem daha ucuz hemde daha çok enerji üretiyor yoksa yanılıyor muyum?
Munzuruma Dokunma o bizim efsanemiz bizim hayat kaynağımızdır...
Çek o ellerini MUnzurum dan

eylüleren
08.03.2006, 16:22
MUNZUR DARDA!

Evet, Munzur darda.
Niçin mi?
Devlet, Munzur Vadisi'ne sekiz baraj yapmaya karar verdiği için.
Yakında iş makineleri, Munzur Vadisi'ni eşelemeye başlayacakları için.
Sonra da önüne 125 m. yüksekliğinde duvar inşa edilerek Munzur'a hayat veren vadi suları, Munzur'u boğacağı için.
Mercan, Pülümür ve Munzur Vadileri göl haline gelirse; Munzur'un iklim dengesi alt üst olacağı için.
Akarsuları zaptedilmiş, vadileri suya boğulmuş, belki de gözeleri kurumuş ve iklimi alt üst olmuş Munzur'da, Avrupa'da bile değeri taktir edilen Çengel Boynuzlu ve Bezuvar Dağ Keçileri ile Ür Kekliği artık yaşamayacağı için.
Alabalık, kirlenip zehirlenerek boğulacağı için.
Yüze yakın köy ve komda yaşayan insanlar, göç etmek zorunda kalacakları için.
Gurbet ve yaban ele düşmüş Tunceliler'in geriye dönüş umudunu yok edeceği için.
Munzur'un suyu ile dağının hayat verdiği diğer canlılar, orman ve bitki örtüsü yok olacağı için.
Ve bütün bunların sonunda Tunceli'de hayatın temeli olan su ve dağın ahlakı bozularak hayat çekilmez olacağı için, Munzur darda...
Peki Devlet, doğru bir şey mi yapıyor?
Kendi hesaplarına göre, evet.
Ama yanılıyor..
Neden mi yanılıyor?..
* Tunceli'de yaşayan insanların temel ekonomik faaliyetleri, arıcılık ve hayvancılıktan ibarettir. İlde, sanayi yoktur, ticaret ve hizmet sektörü ise gelişme halindedir. İlin coğrafi konumu ile topoğrafik yapısı bakımından yörede imalat veya ağır sanayi tesislerinin kurulması neredeyse imkansız olduğu gibi, rantabl da değildir. Buna karşılık yörenin olağanüstü düzeyde hayvancılık, arıcılık ile dağ-su-orman turizmi potansiyeli mevcuttur. Bu nedenle Tunceli'yi kalkındırarak, orada yaşayan ve yaşayacak olan insanların gelir kaynakları ile yaşam olanaklarını yükseltmek, bu arada ulusal ekonomiye artıdeğer katmak isteniyorsa öncelikle Tunceli'nin doğasını dokunulmaz kılarak, olduğu gibi korumak ve onun güzelliklerinden, dağlarından, mağaralarından, göllerinden, kaplıcalarından, içmelerinden, akarsularından, vadilerinden ve mesire yerlerinden; turizm, arıcılık ve hayvancılığın geliştirilmesi bakımlarından yararlanmak gerekir. Üstelik bu tür bir planlamanın teşvik edilmesi ile uygulamasına yönelik maliyetler, sözkonusu baraj ve HES'lerin (hidroelektrik santral) yapımı ile işletme maliyetlerinden daha düşük olur. Ayrıca turizm ile hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri, sürekli faaliyetler oldukları halde baraj ve HES'lerin, sınırlı ömürleri vardır.
* Baraj projelerinin uygulanması halinde yeni yeni başlamış olan "geriye dönüş" süreci; kesintiye uğrayabileceği gibi, büyük çaplı yeni göçlere de neden olacaktır. Zira, Tunceli insanının yerleşik yaşam biçimi; su ve dağın sunduğu olanaklarla belirlendiği gibi, bunlar olmadan da devam edemez.
* Munzur Vadisi, 1971 yılında Ulusal Park olarak ilan edilmiştir. Bu vadi; estetik ve bilimsel bakımdan istisnai düzeyde evrensel değerlere sahip olan fiziki ve biyolojik bir oluşumdur. Bu niteliğinden ötürü de;
- Anayasa'nın 63. maddesi ile Doğa ve Çevre Mevzuatı'na,
- Türkiye'nin onaylamış bulunduğu 16 Kasım 1972 tarihinde yapılan UNESCO'nun XIIV. Genel Kurulu'nda kabul edilmiş olan Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerine,
- Türkiye'nin üyesi olmak sürecine girmiş bulunduğu AB'nin Çevre Kriterleri'ne,
göre olduğu gibi korunması gerekmektedir.
* Tunceli Bölgesi'nde arkeolojik araştırma yapılmamış olmasına rağmen, Keban Baraj Gölü Havzası'nda yapılmış olan araştırmalar sırasında Pulursak Yolu Kazısı'nı yapan Sayın Kılıç KÖKTEN'in; çevrede sürdürdüğü yüzey araştırmaları sırasında çok sayıda paleotik döneme ait çeşitli kaya sığınakları, işlik yerleri ve düz yerleşmeler saptanarak, bölgenin, paleotik dönem (yontmataş çağı) açısından çok zengin olduğu vurgulandığından, yörede arkeolojik yüzey araştırmaları yapılmadan sözkonusu projelerin uygulanmaması gerekir. Zira, yapılabilecek arkeolojik tespit ve tescillerin gerekli kılması durumunda, hem Ulusal Mevzuatımız, hem de Türkiye'nin katılmış bulunduğu Arkeolojik Mirasın Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi uyarınca sözkonusu projelerin uygulanmaması kaçınılmaz olabilir.
* Devletin; Munzur Projesi kapsamındaki baraj ve HES'lerin tümünden elde etmeyi amaçladığı yıllık enerji miktarı 362 MW'tır. Bu miktar enerji, 2000 Yılı itibariyle hidrolik kaynaklarımızdan elde edilen toplam 37.079 MW'lık enerjinin % 09.7'si kadardır.
Bizler; ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve kalkınmanın temel girdilerinden olan enerji üretimine, enerjinin hidrolik kaynaklarımızdan elde edilmesine karşı çıkamayacak kadar yurt ve insan severiz. Nevar ki Türkiye'nin, -tıpkı tarihsel miras için olması gerektiği gibi-, doğal kaynak ve zenginliklerini koruyacak bir kalkınma modeli geliştirmesini istemek de yurtseverlik olsa gerek. Üstelik, koruyarak kalkınmayı amaçlayan model geliştirilmesini istemek; yurdumuzun ve insanımızın dününü, bugününü ve yarınını aynı zamanda sevmektir.
Murat CANO / Hukukçu

Kolera
08.03.2006, 17:28
Su dersimin daglari vay le le vay le

munzur
10.03.2006, 14:00
Dersimi Silahlarla Yıkmaya Çalıştılar Yıkamadılar Barajlarla Yıkmaya Çalışıyorlar...Ama Dersim Yıkılmaz....

PirO_62
11.03.2006, 10:38
MUNZUR DARDA!

Evet, Munzur darda.
Niçin mi?
Devlet, Munzur Vadisi'ne sekiz baraj yapmaya karar verdiği için.
Yakında iş makineleri, Munzur Vadisi'ni eşelemeye başlayacakları için.
Sonra da önüne 125 m. yüksekliğinde duvar inşa edilerek Munzur'a hayat veren vadi suları, Munzur'u boğacağı için.
Mercan, Pülümür ve Munzur Vadileri göl haline gelirse; Munzur'un iklim dengesi alt üst olacağı için.
Akarsuları zaptedilmiş, vadileri suya boğulmuş, belki de gözeleri kurumuş ve iklimi alt üst olmuş Munzur'da, Avrupa'da bile değeri taktir edilen Çengel Boynuzlu ve Bezuvar Dağ Keçileri ile Ür Kekliği artık yaşamayacağı için.
Alabalık, kirlenip zehirlenerek boğulacağı için.
Yüze yakın köy ve komda yaşayan insanlar, göç etmek zorunda kalacakları için.
Gurbet ve yaban ele düşmüş Tunceliler'in geriye dönüş umudunu yok edeceği için.
Munzur'un suyu ile dağının hayat verdiği diğer canlılar, orman ve bitki örtüsü yok olacağı için.
Ve bütün bunların sonunda Tunceli'de hayatın temeli olan su ve dağın ahlakı bozularak hayat çekilmez olacağı için, Munzur darda...
Peki Devlet, doğru bir şey mi yapıyor?
Kendi hesaplarına göre, evet.
Ama yanılıyor..
Neden mi yanılıyor?..
* Tunceli'de yaşayan insanların temel ekonomik faaliyetleri, arıcılık ve hayvancılıktan ibarettir. İlde, sanayi yoktur, ticaret ve hizmet sektörü ise gelişme halindedir. İlin coğrafi konumu ile topoğrafik yapısı bakımından yörede imalat veya ağır sanayi tesislerinin kurulması neredeyse imkansız olduğu gibi, rantabl da değildir. Buna karşılık yörenin olağanüstü düzeyde hayvancılık, arıcılık ile dağ-su-orman turizmi potansiyeli mevcuttur. Bu nedenle Tunceli'yi kalkındırarak, orada yaşayan ve yaşayacak olan insanların gelir kaynakları ile yaşam olanaklarını yükseltmek, bu arada ulusal ekonomiye artıdeğer katmak isteniyorsa öncelikle Tunceli'nin doğasını dokunulmaz kılarak, olduğu gibi korumak ve onun güzelliklerinden, dağlarından, mağaralarından, göllerinden, kaplıcalarından, içmelerinden, akarsularından, vadilerinden ve mesire yerlerinden; turizm, arıcılık ve hayvancılığın geliştirilmesi bakımlarından yararlanmak gerekir. Üstelik bu tür bir planlamanın teşvik edilmesi ile uygulamasına yönelik maliyetler, sözkonusu baraj ve HES'lerin (hidroelektrik santral) yapımı ile işletme maliyetlerinden daha düşük olur. Ayrıca turizm ile hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri, sürekli faaliyetler oldukları halde baraj ve HES'lerin, sınırlı ömürleri vardır.
* Baraj projelerinin uygulanması halinde yeni yeni başlamış olan "geriye dönüş" süreci; kesintiye uğrayabileceği gibi, büyük çaplı yeni göçlere de neden olacaktır. Zira, Tunceli insanının yerleşik yaşam biçimi; su ve dağın sunduğu olanaklarla belirlendiği gibi, bunlar olmadan da devam edemez.
* Munzur Vadisi, 1971 yılında Ulusal Park olarak ilan edilmiştir. Bu vadi; estetik ve bilimsel bakımdan istisnai düzeyde evrensel değerlere sahip olan fiziki ve biyolojik bir oluşumdur. Bu niteliğinden ötürü de;
- Anayasa'nın 63. maddesi ile Doğa ve Çevre Mevzuatı'na,
- Türkiye'nin onaylamış bulunduğu 16 Kasım 1972 tarihinde yapılan UNESCO'nun XIIV. Genel Kurulu'nda kabul edilmiş olan Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerine,
- Türkiye'nin üyesi olmak sürecine girmiş bulunduğu AB'nin Çevre Kriterleri'ne,
göre olduğu gibi korunması gerekmektedir.
* Tunceli Bölgesi'nde arkeolojik araştırma yapılmamış olmasına rağmen, Keban Baraj Gölü Havzası'nda yapılmış olan araştırmalar sırasında Pulursak Yolu Kazısı'nı yapan Sayın Kılıç KÖKTEN'in; çevrede sürdürdüğü yüzey araştırmaları sırasında çok sayıda paleotik döneme ait çeşitli kaya sığınakları, işlik yerleri ve düz yerleşmeler saptanarak, bölgenin, paleotik dönem (yontmataş çağı) açısından çok zengin olduğu vurgulandığından, yörede arkeolojik yüzey araştırmaları yapılmadan sözkonusu projelerin uygulanmaması gerekir. Zira, yapılabilecek arkeolojik tespit ve tescillerin gerekli kılması durumunda, hem Ulusal Mevzuatımız, hem de Türkiye'nin katılmış bulunduğu Arkeolojik Mirasın Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi uyarınca sözkonusu projelerin uygulanmaması kaçınılmaz olabilir.
* Devletin; Munzur Projesi kapsamındaki baraj ve HES'lerin tümünden elde etmeyi amaçladığı yıllık enerji miktarı 362 MW'tır. Bu miktar enerji, 2000 Yılı itibariyle hidrolik kaynaklarımızdan elde edilen toplam 37.079 MW'lık enerjinin % 09.7'si kadardır.
Bizler; ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve kalkınmanın temel girdilerinden olan enerji üretimine, enerjinin hidrolik kaynaklarımızdan elde edilmesine karşı çıkamayacak kadar yurt ve insan severiz. Nevar ki Türkiye'nin, -tıpkı tarihsel miras için olması gerektiği gibi-, doğal kaynak ve zenginliklerini koruyacak bir kalkınma modeli geliştirmesini istemek de yurtseverlik olsa gerek. Üstelik, koruyarak kalkınmayı amaçlayan model geliştirilmesini istemek; yurdumuzun ve insanımızın dününü, bugününü ve yarınını aynı zamanda sevmektir.
Murat CANO / Hukukçu teşekkürler arkadaşım bilgi paylaşımın için

şavolanlı
19.03.2006, 03:20
evet can bu konu açılmıştı daha önce

Serkan_Devrim
19.03.2006, 11:44
kardeş sağolasın ama bu konu açıldı zaten orada birleşirsek daha iyi olur

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=4102konu piro_62 arkadaşın verdiği linkte mevcut. kapatıyorum.

derviscemal
19.03.2006, 12:03
konu piro_62 arkadaşın verdiği linkte mevcut. kapatıyorum.


Sevgili Aliekber konuları birleştirdim.

saygılar

özcan gülüm
19.03.2006, 20:17
ezelden beri dersimlilere söz geçirememişlerdir bunun verdiği rahatsızlığı var daha önce de fuhuş uyuşturuycuyla denediler ama olmadı şimdi sular altında bırak istiyorlar

Zeynelars
13.04.2006, 12:04
munzurun önünü kesemezler.munzur akmaya devam etmeli ve devam edecektir de.

seheryeli
13.04.2006, 12:42
Tunceli halkını sömüremeyeceklerini anlayınca,doğamıza,suyumuza saldırmaya başladılar.Yapılacak olan barajların ortalama su sıcaklığı 10 derece olacakmış.Alabalığın yaşayabilmesi ve üreyebilmesi için su sıcaklığının 5 derecenin altında olması gerekiyormuş.Barajların yapılmasıyla kültürel ve ziyaret alanlarımız da sular altında kalacaktır.Tunceli coğrafyasını ortadan kaldırmak amaçları..bu barajların yapımı ile birlikte su toplama havzası haline gelecek olan milli parkta 84 köy boşaltılacak.


kirletmeyin artık kutsal munzuru, küstürmeyin Düzgün Baba yı..
Munzur hayattır ve hayatın akışı kesilemez...

manifesto
13.04.2006, 13:32
Orda baraj yapmanın amacı Dersim'i herşeyiyle tüm değerleriyle insanıyla kültürüyle doğasıyla tamamen yok etmek. Asıl umaç Dersimdeki aleviliği zulme başeğmeyen asi insanlarımızı yok etmek.

Yani bravoooo arkdaşlar size Memleketenize bir çivi dahi çakılmasını istemiyorsunuz.Bu nasıl vatanseverlik bu nasıl medeniyet telakkisi.
Barajlar hepimiz için yıllardır Hasankeyfi kurtarmaya çalışıyoruz ama barajın yapımınada engel olmuyoruz çünkü barajlar ülkenin geleceği.
Dersime yapılmış dersimliye yapılmış bir saldırı olarak görmek sol militan zihniyeti bundan vazgeçmek lazım.Dersimi kalkındırmak için işbirliği lazım

eylüleren
13.04.2006, 14:04
Orda baraj yapmanın amacı Dersim'i herşeyiyle tüm değerleriyle insanıyla kültürüyle doğasıyla tamamen yok etmek. Asıl umaç Dersimdeki aleviliği zulme başeğmeyen asi insanlarımızı yok etmek.

Yani bravoooo arkdaşlar size Memleketenize bir çivi dahi çakılmasını istemiyorsunuz.Bu nasıl vatanseverlik bu nasıl medeniyet telakkisi.
Barajlar hepimiz için yıllardır Hasankeyfi kurtarmaya çalışıyoruz ama barajın yapımınada engel olmuyoruz çünkü barajlar ülkenin geleceği.
Dersime yapılmış dersimliye yapılmış bir saldırı olarak görmek sol militan zihniyeti bundan vazgeçmek lazım.Dersimi kalkındırmak için işbirliği lazım


barajların dersime neler yapacağını okumadığın bariz bir şekilde anlaşılıyor.insanın bilgisi olmadığı konularda konuşması ne kadar kolay oluyormuş bunu bir kez daha anlamış bulunuyorum.bu konuyuda siyaset malzemesi hiç yapma barajların sol zihniyetle ilgisi yok barajlar yapılırsa dersimin ne kadar zarar göreceğini arkadaşlar açıklamışlar bunu dikkate alsaydın bu yazıyı yazmaya gerek duymazdın.........

MetinK
13.04.2006, 14:06
Dersimi kalkındırmak için işbirliği lazım
dersimi kalkindirmak mi yoksa kaldirmak mi manifesto?Neden fabrika,üniversite degil de baraj?
Bir bölgenin tabiati ve insanlarini ilgilendiren bir konuyu bu kadar basit gerekcelendiremezsin.84 köy yerlesim alani olmaktan cikacak.1500 tür bitki cesiti etkilenecek.dogal yasam yok olacak.
daha da onemlisi bu barajlar 10 yil sonra islevini yitirecek.
Kocaeline davet et Tayyipi bir tane de senin oturdugun mahalleye yapsin.Beraber bol bol kullanirsiniz.Bir boruda desteklerine karsilik olarak evine baglatirsin artik...:komik

manifesto
13.04.2006, 14:12
Neden fabrika,üniversite degil de baraj?

Ne farkeder barajlarda robotlar mı çalışacak, baraj demek enerji demek anerjiyi kim kullanıcak rumlar mı? Rica ederim böyle sadece tepki vermekden başka bir ülküsü olmayan zihniyetleri bırakalım.Barajlar elbette çevreyi ve doğal ortamı değiştirir ona belkide zarar verir bütün barajlar kuruldukları yerlerin ikliminden tabiatına kadar birçok değişikliğe sebep olur ama barajı dersmi halkını suda boğmak için yapmıyorlar heralde biraz sahip çıkalım.

eylüleren
13.04.2006, 14:17
Orda baraj yapmanın amacı Dersim'i herşeyiyle tüm değerleriyle insanıyla kültürüyle doğasıyla tamamen yok etmek. Asıl umaç Dersimdeki aleviliği zulme başeğmeyen asi insanlarımızı yok etmek.

Yani bravoooo arkdaşlar size Memleketenize bir çivi dahi çakılmasını istemiyorsunuz.Bu nasıl vatanseverlik bu nasıl medeniyet telakkisi.
Barajlar hepimiz için yıllardır Hasankeyfi kurtarmaya çalışıyoruz ama barajın yapımınada engel olmuyoruz çünkü barajlar ülkenin geleceği.
Dersime yapılmış dersimliye yapılmış bir saldırı olarak görmek sol militan zihniyeti bundan vazgeçmek lazım.Dersimi kalkındırmak için işbirliği lazım


Munzur Barajları Projesi gerçekleşirse, bölgenin yıllık su potansiyelinin %37.3'ün baraj göllerde tutulacak. Mercan, Pülümür ve Munzur Vadileri göl haline gelecek ve Munzur'un iklim dengesi alt üst olacak. Kışın kar yağışları azalacak, böylece yer altı suları beslenemeyecek ve kaynaklar kuruyacak.
Munzur dağlarında bilinen 1518 bitki türü var. Bunlardan 43'ü bütün dünyada yalnızca Munzur'da bulunan endemik türler. Bu bitkilerin doğal alanları değişecek, büyük çoğunluğu ortadan kalkacak.
Çengelboynuzlu ve bezuvar keçisi, ür kekliği ve yalnızca Munzur gözelerinde yaşayan kırmızı pullu alabalık yok olacak. Bölgenin tarım ve hayvancılığa dayanan yerel ekonomisi tamamen altüst olacak.
60'tan fazla köy sular altında kalacak ve toplam 84 köy zorunlu olarak göç edecek. Munzurlular efsanelerini, kültürlerini oluşturan Munzur Çayı'ndan, köklerinden ayrılacak

bir daha oku ne kadar önemli bir konu hakkında boş konuştuğunu anlarsın........

MetinK
13.04.2006, 14:21
Neden fabrika,üniversite degil de baraj?

Rica ederim böyle sadece tepki vermekden başka bir ülküsü olmayan zihniyetleri bırakalım.

biraz sahip çıkalım.

sen bu mehmet barlas zihniyetini biraksan daha iyi olur bence.
sular altinda kalmis bir cografyanin halkini ne yapacaksin peki?evine misafir mi alacaksin yoksa o kadar insani.
biraz munzur vadisi ile ilgili bilgi okursan bu fikirlerinde ne kadar bos konustugunu anliyacaksin.
biraz degil tam sahip cikiyoruz.Munzura Baraj degil Üniversite istiyoruz...

manifesto
13.04.2006, 14:22
bir daha oku ne kadar önemli bir konu hakkında boş konuştuğunu anlarsın........

Güzel kardeşim bana bu masalları okuma Türkiyede kaç tane baraj var????
Bunlar hiçmi bulundukları yöreye zarar vermediler.
Atatürk barajından haberin yok heralde iklimi akdeniz iklimine döndü bölgenin.
O zaman nerede idiniz. Nükleer santral yapılacak sinopta siz onada karşı çıkarsınız ama biz millet olarak arkasındayız.
Enerjinin bir millet için hava ve su gibi elzem olduğunu biliriz olaylara romantik ve duygusal yaklaşmayız,
Boş konuşmak kime mahsus bir öz eleştiri yap istersen

MetinK
13.04.2006, 14:32
sanirim tüm türkiye sular altinda birakilsa sen yine razi olursun.
alternatif enerji diye bir sey var.Avrupa da simdi nükleer santraller kapatilip bu enerji kullaniliyor artik.Gerici olmak; baskalarinin artik biraktigi ,kullanimi bitmis seyleri henüz yeni kullanmaya baslamak olsa gerek.sadece düsüncede degilmis.

eylüleren
13.04.2006, 14:35
bir daha oku ne kadar önemli bir konu hakkında boş konuştuğunu anlarsın........

Güzel kardeşim bana bu masalları okuma Türkiyede kaç tane baraj var????
Bunlar hiçmi bulundukları yöreye zarar vermediler.
Atatürk barajından haberin yok heralde iklimi akdeniz iklimine döndü bölgenin.
O zaman nerede idiniz. Nükleer santral yapılacak sinopta siz onada karşı çıkarsınız ama biz millet olarak arkasındayız.
Enerjinin bir millet için hava ve su gibi elzem olduğunu biliriz olaylara romantik ve duygusal yaklaşmayız,
Boş konuşmak kime mahsus bir öz eleştiri yap istersen

Arkadaşım değindiğin konularda senden fazla bilgim olduğuna emin olabilirsin.senin gibi at gözlükleri takmış değilim çevremde gelişen olayları gayet iyi değerlendiriyorum gerektiğindede tepkimi en sert şekilde veririm senin nelere tepki gösterdiğini gayet iyi biliyorum burada demogoji yapmanın hiç bir anlamı yok.senin istersen işine geri dön unakıtanı,tayibi savun.yanlışları savunma konusunda ne kadar istekli olduğun gayet iyi biliniyor.munzur konusunda gerçekçiyiz veriler ortada bunları görmezlikten gelmek istiyorsan senin sorunun sonuna kadar gerçekleri söyliyeceğiz....

ayrıca sana birkaç ilave yapayım barajların zararı konusunda bunlarıda görmezlikten gelirsen senin için yapılacak birşey kalmamış....

Atatürk Baraj Gölü'nde su tutulmadan önce Fırat Nehri'nde yaşayan vantuzlu balık, iğneli balık, maya balığı ve bıyıklı balık türleri yok oldu.
Halfetililer, atalarının yetiştirdikleri fıstık ağaçlarının gölgesindeki yöresel taş evleri Birecik baraj gölünün suları altında kalınca, "Yeni Halfeti" adı verilen prefabrik konut bölgesine yerleştirildiler.
Barajların akarsu rejimini ve nem oranını değiştirmesi ile Şanlıurfa'da kelaynakların sayısı git gide azalıyor. Barajlar nedeniyle Konya Ovası'nda yer altı suyu neredeyse tükendi, kuraklık yaşanmakta.
Munzur Barajlar Projesi kapsamında inşaatı tamamlanan Mercan Barajı henüz su tutmaya başlamamasına rağmen, suyun yönü değiştiği için susuzluktan kuruyan ağaçlar oldu

helige_62
28.05.2006, 11:11
Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu, Konaktepe 1 ve 2 barajlarının yapımını durduran mahkeme karararını yaptığı temyiz incelemesi sonucu bozdu.
Barajların yapılması için artık hukuki bir engel yok...

http://www.dersimdeiklim.com/

ALBAY_KAWA
29.05.2006, 04:37
evet, belki danistay bu karari bozmus olabilir, ama bu tekrar böyle bir karar alinamaz anlamina gelmiyor, ve ayrica, bu konuda, insan haklari mahkemesinde, yeteri kadar dava acildiigni zannediyorum, özellik dersimdeki avukatlarin bu konuyla ilgilendikelrini biliyorum...
Gecen seneden bu yana en son konustugum seylerden baska yeni gelimler var mi bilemiyorum...

meymane_usari
29.05.2006, 06:11
bu hükümet ne yapmaya çalışıyor bir anlam veremiyorum.Tarihi kendi içinde barındıran dersimli canların yaşama sevinci olan bu vadiye baraj yapmanın ne anlamı var orası dünyanın ilk doğal parklarındandır nasıl böyle bir şey yapıyorlar anlam veremiyorum sonuna kadar direneceğiz.

Şoreş
29.05.2006, 15:09
Dersime Baraj yapılması demek, Türkiyeye yapılan bir darbedir.Avrupa Ülkeleri Bitki ve Hayvan çeşitliliği olarak Anadolu kadar asla zengin değilken, devlet bunları görmezden gelerek binlerce bitki ve ender bulunan memeli türklerine ve bitki türlerine sahip dersime baraj yapacak.Bu ne biçim ve ne acı bir durumdur..

Dersim Doğu Anadolunun en güzel bölgesidir denebilir ve bu baraj yüzünden doğamız yeni bir darbe alacak!

Munzumuza dokunan eller kırılsın!

Son Yaprağıydı
29.05.2006, 19:59
Munzumuza dokunan eller kırılsın!

:36_1_55: yav kardeşim ne isterler bu milletten,ne zevk alırlar bu halkı kışkırtmaktan yaa:garibbak: çok iyi özetlemişsin soreş, bu politika haline gelmeye başladı ordaki halkı dağıtmaya çalışıyolar, ama biz birlik oldukça ve istemediğimiz sürece o barajı kuramazlar...!!!!

kilite_kou
01.06.2006, 16:27
D G
Federasyonê Komelunê Dêsımi ye Ewrupa / Federasyona Komela Dersimi Ewropa Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu/Föderation der Dersim Gemeinden in Europa e.V.
c/o Dersim Kultur Verein Rhein-Main e.V.
- FDG
Postfach 1704
55007 Mainz
e Mail: dersim-fdg@web.de



MUNZUR IRMAĞI VE DOĞAL PARK ALANI TEHLİKE ALTINDA;
BU EŞSİZ DOĞA HARİKASINA KIYDIRMAYIN!..

Dünyanın ender doğa harikalarından biri olan Munzur ırmağı yok edilmekle karşı karşıyadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin idari davalarla ilgili en yüksek mahkemesi olan Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu, Danıştay Onuncu Dairesi’nin kararını yapımcı şirketlerin lehine bozdu. Munzur artık daha yakın tehlike altında!
Munzur’un özelliği nedir ve neden korunması gerekir?
Munzur, Yukarı Fırat Havzası’nda, Dersim (Tunceli)’nin Ovacık mıntıkasında kırk gözeden yerden fışkran mücizevi bir nehirdir. Aynı bölgedeki karlı Munzur Dağları’ndan beslenen Munzur, taşıdığı dengeli doğal mineraller ve ihtiva ettiği yüksek oksijen miktarı nedeniyle binlerce yıl çevresine mücizevi sağlıklı hayat sağladığından ve şaşırtıcı doğal özellikleriyle bütün zamanlar boyunca insanlarda mistik duygular uyandırdığından zengin mitolojik söylencelere konu olmuş ve kutsal sayılmış bir nehirdir. Yıllık ortalama 47m/sn’lik debisi ile tertemiz ve masmavi akan Munzur’u gören her insan gerçekten bir mücize ile karşı karşıya olduğunu düşünür ve hayran kalır. İşte bu doğa harikası yıllardır ülke enerji miktarına sağlayacağı binde birlik (1/1000) katkı uğruna yok edilmekle karşı karşıyadır. Çünkü üzerine ikisi tamamlanmak üzere olan 8 baraj ve hidro elektrik santrali yapılması planlanmıştır. Bölge halkının tamamının karşı olduğu, ülkenin değişik uzmanlık alanlarındaki pek çok bilim insanının karşı çıktığı ve on binlerce insanın ve çok sayıda sivil toplum örgütünün tepki gösterdiği proje, geçen yıl Türkiye Danıştay 10. Dairesi tarafından iptal edildi.
Ancak, malesef Türkiye Cumhuriyeti Danıştay 10’uncu Dairesi’nin Munzur’a yaşama şansı tanıyan projeyi iptal kararı, Hükümetin ve ilgili Devlet kurumlarının ısrar ve itirazı üzerine Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’nun 02.05.2006 tarihli kararı ile bozuldu ve projenin uygulanmasına izin verildi. Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu, Türk-USA şirketler konsersiyumu tarafından üstlenilen projenin dünya ve Türkiye çevre hukuku yaptırımlarından muaf tutulmasına bürokratik işlem ve bahanelere dayanarak karar vermiştir. Böylece, Türkiye ulusal hukuğu çerçevesinde adalet umma şansı tükenmiş ve Munzur yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır. Onunla birlikte, pek çok ender endemik canlı türün yaşadığı ve teorik olarak bir dizi uluslararası çevre sözleşmelerinin güvencesi altında olan Munzur Milli Parkı da aynı tehlikeyle fazlasıyla karşı karşıyadır.
Projenin yasalardan muaf tutulması haksızdır ve kabul edilemez! İleri sürülen hiç bir idari ve bürokratik bahane eşsiz doğa harikası Munzur’un ve doğal park alanının yok edilmesine „adalet“ adına onay verilmesine gerekçe olamaz. Zaten yapımı tamamlanmak üzere olan Uzunçayır ve Mercan baraj ve hidroelektrik santralleri ile kısmen tahrip edilmş bulunan Munzur vadisi ve Milli Park alanı altı yeni baraj daha yapılarak tümden öldürülmemelidir, bu barajlar henüz yapılmamıştır ve yapılmamalıdır. Akılcı bölgesel, ulusal ve dünyasal yarar ve değerler gözetilmeden sözde „güvenlik“ kaygısıyla planlanan bu barajların 12 Eylül Askeri Cunta döneminde yürürlüğe konulmasına „hukuk“ adına onay vermesi üzücüdür. Bizler, dünya doğal mirasına sahip çıkan değer bilir insanların ortak çabasıyla bu adaletsizliğin düzeltilebileceğine inanıyoruz ve mutlaka düzeltilmelidir. Çünkü dünyanın eşsiz doğası bir kere yok edilince bir daha diriltilemez! Ayni zamanda ana yerleşim yerleri olan vadilerin barajlarla kapanması ve yerleşim yerlerinin sular altında kalması sonucu bölgenin insansızlaştırılmasına ve binlerce yeni insanın göç etmesine de sebep olacaktır.
Yıllardır protesto gösterileri, imza kampanyaları ve hukuk mücadeleriyle bu barajlara karşı olduğunu açıkça ortaya koyan onbinlerce insanın tepkilerine aldırmayan yetkililer, öyleyse bu barajları kimler için yapıyorlar? Bilim insanlarının bu projelerin gündeme getirilmesinden beri 30 yıldır yürürttükleri çalışmalar sonucu, ekonomik, sosyolojik ve doğasal nedenlerle doğru bulmadıkları, mevcut projenin ekonomik getirileri ile kıyaslanmayacak ve sonsuza kadar yararlanlabilecek büyüklükteki doğasal ve ekonomik değerin bir daha onarılmayacak biçimde yok edilmekte olduğunu alternatif önerilerle kanıtladıkları ve defalarca yetkilileri uyardıkları halde bu barajların yapılmasında ısrar etmek anlamlı, düşündürücüdür ve üzücüdür. Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’nun söz konusu olumsuz kararı ile aynı anda Munzur’un kurtarılması için çırpınan bilim insanlarını sindirmek amacyla cezai tehdit ile soruşturma açılması, yasal zeminde Munzur’un kurtarılması için mücadele eden sivil toplum örgütlerimizin yöneticilerinin kovuşturmaya uğraması ve 2005 Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin aynı nedenlerle engellenmesi bu projelerin kötü amaçlı politik niteliğini ortaya koymaktadır. Prof Dr. İlyas Yılmazer’in, Munzur’u koruma amacıyla 7-8 Aralık 2005 Brüksel’deki AP Munzur konulu Sempozyum sürecinde bir TV’de yaptığı konuşma yüzünden soruşturmaya uğraması bunun kanıtıdır. Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil ve Tunceli Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Aslan’ın aynı konuyla bağlantılı olarak sotuşturmaya uğraması örnekleri yakın kanıtlardır.
Türkiye’nin yönetim ve hukuk erklerini ülkenin doğasal, kültürel ve ekonomik değerlerine karşı sorumlu, akılcı düşünmeye ve bu projeleri iptal etmeye davet ediyoruz. Ülkesinin doğal, kültürel ve ekonomik değerlerini korumaya çalışan bilim insanlarının, aydınların, sivil toplum örgütlerinin ve yurttaşların baskı altına alınması dünyanın hiç bir yerinde ve hiç bir zaman yöneticilere onur kazandıramaz. Sorumlu, doğru yönetim anlayışı ve onurlu tutum halkın bu uyarıcı sesine kulak vermektir.
Munzur halkımız için tıpkı Ganj nehrinin Hintliler için ifade etiği gibi kutsal, mitolojik ve kültürümüzü simgeleyen bir nehirdir. Bu yüzden halkımız istimlak bedellerini kabul etmeyecek ve topraklarını satmayacaktır. Onlar kendileri için sonsuz ekonomik ve kültürel değerdeki Munzur’un özgürce sonsuza değin akmasını istiyorlar.
Munzura kıymayınız!
Munzur sonsuza dek özgürce akmalı!
Dersimli için Munzursuz bir hayat düşünülemez!
Munzur bizim için, ülke için ve dünya için sonsuz değerde bir hazinedir, bu hazineyi barajlar balçığına gömdürmeyelim!
Munzur’u kurtarmak için elele verelim!
Doğa harikası Munzur ve doğal Milli Park’ı yaşamak için iyi insanlardan imdat bekliyor!


FDG Çevre Komisyonu
Munzur Havzası İçin Çalışma Grubu
Mayıs 2006

dersimli1975
07.06.2006, 22:48
bir insan vücudu sistemi cevreleyen damarlar ve o damarlarda akan kan olmasa ayakta kalabilirmi? ben munzur vadisini vucuttaki damarlara munzuru ise damarlardaki kana benzetiyorum dersim kansiz yasayabilirmi Dersim demek bir halk demek ve öyleyse bir halknasil olurda damarlarinda kan dolasmadan yasayabilir .Ben burdan sunu haykirmak istiyorum Dersime uzanan eller munzuruma sakin dokunmayin

erhn_kaya
20.06.2006, 03:11
38de yapılan zulumler surgunler yetmedı arkadaslar yok etmeye calısıyolar ınsanlarımızı soyumuzu kurutmak amacları yasanmaz bı yer yapacaklar canım dersımı ınsanlarımızı yurtlarından goc ettırıp yok edecekller tarıhımızı ama buna sımdıye kadar yaptıklarına buldukları gucu buldurmayacagız dersım bızımdır kımse mahvedemez

Lazoşa_62
02.11.2006, 11:38
Dersim de yapilmak istenen barajlarin amaci nedir?Insansizlastirilan köyleri bosaltilan ve yakilan bu cografya da barajlar insa etmak kime yarayacak?Munzur a yapilmak istenen bu barajlar yüzünden binlerce kisi yeniden göc yollarina basvuracak.Yerlesim yerleri yok olacak,iklim degisecek,doganin dengesi degisecek kisacasi..Bitki örtüsü yok olacak,ormanlar yok olacak.INSANLIK YOK OLACAK!!!Cem törenleri yok olacak,dilimiz yok olacak.MUNZURUMA DOKUNMA!!!

Metin K.Can yoldaşım

1-Dersimde yapılmak istenilen barajların amacı,dersimi göller bölgesine çevirerek dersim halkını göçe zorlamak,dağıtmak ve yok etmek.
2-Dersimde baraj coğrafyayı değiştirmek ten ziyade baş edemedikleri bu asil ve asi toplumu bir engel gördüklerinden dolayı yok etmek.
3-Artık ormanlarımız yakılıyor,doğa ve içinde beslenen canlılar yakılıyor.Gerçekten ne amaçla yaktıkları ortada bir terorist girdi diye uçaklarla cayır cayır yangın bobaları ile yakılıyor.
4- Barajlarla ,yangın bombaları ile yok edemedikleri toplumu gelecegi gençleri ise kendileri temin ettikleri uyuşturucu ve balli gibi zehirlerle zehirliyorlar.
5- O da yetmiyormuş gibi dersimin genç kızlarına çeşitli yollarla uyuşturarak fuhuş ve fahişeliği yönlendiriliyor.

Ama üzülerek şunu ifade etmek istiyorum Son iki yıldır Tunceli deki izlenimim hiç açıcı değil bunları gördüm. Genç erkeklerimizin iki güç arasında çaresizliğini izledim.O masum ve pırıl pırıl beyinlerin faşist güçler tarafından nasıl zehirlendiğini gördüm. Genç kızlarımızın artık çerez sofralarında nasıl hale geldiğini gördüm. Alevi kimligimizin yanında artık siyası kimliğimizide ortaya koymanın vakti gelmiştir.

ozgurgunler
02.11.2006, 19:58
istanbulda bome munzur diye bir grup tarafından munzura baraja hayır diye afişleme yapılmış. her kimlerse kendilerini kutluyorum

Son Yaprağıydı
02.11.2006, 21:05
Bir de derlerki "dersim halkı neden bu kadar isyankâr?" ya kardeşim siz gidin o dağda taşta yaşamaya çalışın bakalım sizin bi üniversiteniz olmasın,hiçbir yatırım yapıllmasın üstüne üstlük baraj yapılsın güzelim yere nasıl isyankar olunuyo anlarsınız:mad: :pinch: :bored:

Lazoşa_62
03.11.2006, 09:20
istanbulda bome munzur diye bir grup tarafından munzura baraja hayır diye afişleme yapılmış. her kimlerse kendilerini kutluyorum

Canlar, yoldaşlar kim hangi mezhepten olursa olsun devrimci düşünceye inanan bütün türkiye insanlarının bu konuda dayarlığını göstermelireni beklerken,bu davaya baş koyan tüm yoldaşlarada teşekkür ediyorum

Barajlara hayır

Kahrolsun faşizm

Yaşasın Türkiye halklarının mücadelesi

Lazoşa_62
03.11.2006, 09:22
istanbulda bome munzur diye bir grup tarafından munzura baraja hayır diye afişleme yapılmış. her kimlerse kendilerini kutluyorum

Canlar, yoldaşlar kim hangi mezhepten olursa olsun devrimci düşünceye inanan bütün türkiye insanlarının bu konuda dayarlığını göstermelireni beklerken,bu davaya baş koyan tüm yoldaşlarada teşekkür ediyorum

Barajlara hayır

Kahrolsun faşizm

Yaşasın Türkiye halklarının mücadelesi

maymay
03.11.2006, 10:27
Mavexer,

Cok haklisiniz, Dersim'den bize kalan bir koy var, bir dag var, bir su var, dilimiz bile kayboluyor...

http://img98.imageshack.us/img98/1358/dscn3503pt1.jpg
Festival aninda tuncelide cekildi.

Mansuri
08.11.2006, 18:59
Bu Son Katlİamdir ArkadaŞlar.

metin62
16.11.2006, 20:39
SLM munzur dersim tarihinde direnişin acının zülmün tanığı oldu .bundandırki tarihini bilmeyenlerin gelecegini yaratmaları imkansızdır.bu yüzden baraj bahanrsiyle tarimimizi sular altına gömmek ve bizi kimliksizleştirmektir.
neden peki bunca planlar sadece enrji politikasının parçası olarak yansıtılıyor lütfen sorgulayalım bunu.

Nesimi
16.03.2007, 23:12
Dersimde yaşayan arkadaşların ne düşündüğüde önemli. Genel olarak çoğu Dersimli barajlara karşıdır ancak bir kaç kişiden yapılsın dendiğini duydum onlara karşı çıkmama rağmen iş alanı oluşur gibi sözler söylediler. Dersimde yaşayan arkadaşların fikirleri bu açıdan önemli.

Ben baraja karşıyım. Doğanın katledilmesi Munzur suyunun kurumasına karşıyım.

özlem
16.03.2007, 23:23
Dersim denince hep asi munzur gelir aklıma kendini ezdirmeyen ve gururlu binleri sırtında taşıyan akışı hırçın suyu anne şevkati geçmişi onurlu ırmağımız gelir aklıma.her sene patilamı ekşi ayranımı ve geçmişi arayıp geleceği yaşadığım munzuruma dokunulmasın.izin vermeyelim bilinçli sesler ya hep ya hiç mantığı hüküm görsün mantığımızda dokunulmasın bizim dengbejlerimizin sesine ve dokundurtmayalım sisteme aynı çatı altında yaşadığımız ve yaşayacağımız canlar haykırın asiliğinizi bütünleşip ekolar yaratalım ve hep birlikte MUNZURA DOKUNDURTMAYALIM genç olan bizler hadi uyanalım ve geçmişe sahip çıkalım bari bu sefer tek yumruk olalım ve yaşamda anılarda biz başardık ve dahada başarabilriz diyelim

Erdem12
16.03.2007, 23:40
Dersime kurulacak barajlar, zaten başka birtakım ekonomik gerekçelerle insansızlaşan coğrafyayı, bir çeşit izole; ulaşılması çok zor olacak hale getirerek, hızla boşaltacaktır.
Bu boyutuyla dahi, çeşitli nedenlerle hızla boşalan Munzur Coğrafyası, barajlarla beraber ulaşım zorluğu, sağlık, işsizlik vb. nedenlerle tamamen boşalır. İnsansız Coğrafya demek, orada yaşamın son bulması demektir. Eğer ekonomik gerekçeler önemli ise, baraj kurulabilecek yerlerin seçiminde tarihi, doğal sahalar harici alanlar seçilmelidir. Zaten hızla ıssızlaşan sahaları, adaya dönüştürmek marifet değildir; oraları izole etmek demektir. Bunun ekonomik getirilerini kimse bana, çağdaş ihtiyaçlar olan doğa-tarih-sosyalite değeri olarak götürdükleri karşısında açıklayamaz...