Orijinalini görmek için tıklayınız : Türk Hümanizmi ile yeni hümanizme....


Altinay
07.03.2008, 14:10
Türk Hümanizmi ile yeni hümanizme....
"Çağının düşüncelerini çıkarırsan felsefeciye ait bir şey kalmazmış."
Çağımız insan felsefesi ve hümanizm odaklı bir yönde, bütün düşünce akımları bu yönde, Türk Felsefesi de, Türk Hümanizmi odaklı olarak çağımızda yerini almaktadır.
Hümanist söylemlere dayalı oluşmuş doğu ve batı felsefeleri örneğin doğu felsefesi olarak bir Çin Felsefesi, bir Hint Felsefesi, batı felsefesinde ise bu gün eski Yunan'a dayalı kökleri oralarda olan bir İngiliz-Amerikan Felsefesi, bir Alman felsefesi başlıca iki ayrı batı ekolü.
Türk Felsefesi, doğal olarak gelen İslam Felsefesiyle felsefileşmiş kültür olan bir medeniyettir, felsefileşmiş bir medeniyet. Felsefesinin kökleri doğuya dayanıyor ama Tanzimattan bu yana batı felsefelerinin belirgin iki ekolüyle içiçe.
Felsefe yaşam tarzında hayatiyet buluyor, günlük yaşantıda sürekli yaşıyor. Bir Hintli ya da Çin'li günlük yaşantısındaki felsefesi doğu felsefesine göre oluşmuş. Aynı şekilde bir İngiliz'in, Alman'ın ve benzerlerinin günlük yaşantısı batı felsefesine göre oluşmuş, her ikisinde de sorun yok ama her iki felsefeninde kaynaşıp ayrı ayrı hümanist felsefelerden oluşması gereken tek hümanist felsefe yaşantısı pratik olarak Türk Hümanist Felsefesiyle oluşacaktır.
Bizim felsefemiz, doğu felsefesi ile batı felsefesini tek millette sentez ederek gelecek insanlığın tek hümanist felsefesi olarak meydana çıkmaktadır. Bir batılıda, doğuluda kendilerini bize yakın görerek pratik ve zihinsel yaşam tarzlarıyla her ikisine de model olarak oluşacak insanlığın ortak hümanist felsefesi olmaya adayız, insanlığı zihinsel olarak batılı doğulu düşüncesinden tek hümanist insan düşüncesine yani felsefesine yöneltecektir. İnsanlık hümanist söylemlerde karma bir hümanist söylem benimserse, gelecekteki huzurununda bir güvencesi olacaktır.
Türk Hümanizmine burada tarihsel felsefi bir görev düşüyor, bizler doğu ve batı hümanist sentezlerini bünyemizde birleştirerek bu zihinsel ayrılığı yıkacağız.
Türk Hümanizminin insanlığa hizmeti olarak tarihteki yerini alması dileği ve gayreti ile sevgiler saygılar.... kalın sağlıcakla....

ebu turab
12.03.2008, 20:43
Açıkcası şunu belirtmek isterim ki, Türk hümanizmi ancak laftadır ve gerçeğe uyarlanabilme ihtimali olsa bile, pratikte şu anki hümanizmimizden daha ileri gidebileceğimizi sanmıyorum. Halihazırdaki hümanistlik seviyemiz bence tavanımızdır, ötesi yoktur.

Zaten bizim Avrupa'yla olan bağlarımızın bu kadar hassas olmasının sebeplerinden biri de hümanist olmamamız değil midir?

Bir defa, hepsinden önce doğu ve batının hümanizmini sentezlemek iyi bir şey midir? Sonuçta bahsettiğimiz olay bir mühendislik yapıtı değil ki, tıkır tıkır çalışan Honda moturunu, taş gibi Alman kaportasına oturtup daha sağlam bir araç mı üretiyoruz? Hayır. Doğunun felsefesiyle batının o felsefeye olan sömürüsünü alıp kendimizce cıvık bir şey ortaya çıkarıyoruz.

Belki Türk milleti içinde ezilip, bunun acısını çekmiş olan kısımlarda hümanizmden bahsedebiliriz fakat genel olarak kabul etmeliyiz ki biz Türkler o kadar da hümanist değiliz ve bu bağlamda dünyaya verebileceğimiz fazla bir şeyimiz yoktur. Zaten dünya da bizi hâlen barbar biliyor, bu yüzden bizden birşeyler almazlar.

Doğu felsefesine her zaman büyük saygım vardır. Gel gör ki o dahi günümüzde çarpıtılmakta, bizzat doğulular, batılılar ve daha batılılar (Amerika) tarafından. Yogaymış, meditasyonmuş, insan ruhuna yönelik yani spiritualist her ne varsa bir şekilde metalaştırılmış, kursları açılmış, para verilip de öğrenilir olmuş, popüler kültür ürünü olmuştur. Bunun da geri dönüşü yoktur.

Zaten Emperyalizm ve Kapitalizm dünyayı sararken hümanizmden bahsedilemez.

Keşke dediğiniz gibi olsa, olabilse...

readme
12.03.2008, 21:17
türk realizmi olmadı
türk protestanlığı ağır aksak işliyor
türk burjuvazisinin yerini tüketim çılgınlığı ve garip bir sosyetik yaşam aldı..
türk liberalliği bir kaç aydın yazarla anılıyor oluyor.
türk muhafazakarlığı dejenere olmakla yüzyüze
türk aristokrasisi güçlü olma yerine her zaman başka ve ithal güçlere sırtını dayadı.
türk feminizmi sadece itici yüzünü göstermekte minik aralarla.
türk etnisiteliği anlamsız savaş senoryaları üretmekte kafasında..
hal böyle olunca türk humanizmini sadece ''güzin abla'', (vefat etti gerci) kısmen ''sivilay abla'' köşelerinde görebiliyoruz.
varsa yoksa ''laiklik'' var bu ülkede..
deveye sorulan soruda kalıyor son durum..