Orijinalini görmek için tıklayınız : Deniz'lerin Savunması'ndan...


yagmur12
08.03.2008, 19:58
Arama yaptım, göremedim umarım varolan bir konuyu tekrar açmış olmamışımdır.

Denizlerin THKO Davası Savunması'ndan:

Türkiye'nin bağımsızlığından
başka bir şey istemedim.
Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz.
Ve ben 24 yaşındayken kendimi
Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.

Bizlerin tek özlemi tahsil sırasında bulunmamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığıdır. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik.

Biz 50 sene evvel Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşı'nın gerçek tahlilini yapmaya her zaman için muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki Türkiye Kurtuluş Savaşı'nı yapmak için Samsun'a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada İstanbul'da bulunanlar bunları yapanlara eşkıya demiştir.

1950 tarihinde Amerikan emperyalizmi iktidara geldi. Demokrat iktidar 27 Mayıs 1960'da tarihe gömüldü. Demokrat Parti gitti, bunun gitmesiyle tellaklar değişmedi. 27 Mayıs'ı kastetmiyorum, bundan sonrasını kastediyorum. Hamam aynı fakat bu defa da tellaklar değişti. Amerika bu dönemde imdada yetişip İnönü'yü düşürdü, Demirel'i iktidara getirdi.

Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz!

Öğrenci hareketlerine gelince, Türkiye'de öğrenci olayları 50-60 senedir eksik olmamıştır. Sultan Hamit'in Tıbbiye talebelerini Sarayburnu'ndan denize attığı tarihten itibaren öğrenci hareketleri Türkiye'de devam edegelmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında faşizme hayır diyen gençler ilerici gençlerdi. Ve 28 Nisan 1960 tarihinde özgürlük savaşı veren gençlerdir. Amerikan emperyalizmi tarafından İnönü hükümetten düşürüldüğünde protesto gösterisi yapan gençler ilerici gençlerdir. Anayasa'ya Bağlılık Mitingi'ni de bizler yaptık. O günün mitinginde iktidarın kiralık adamlarından ve polisinden dayak yiyen de gene bizlerdik.

1968 senesine gelince, üniversiteler öğrenciler tarafından işgal edildi. İşgalleri gayet meşru idi ve kürsü ağaları dahi bu işgallerin haklılığını hiçbir zaman inkar edemedi. Aynı yılın Temmuz ayında Amerikan Filosu'na karşı gösteri yapanlardan Vedat Demircioğlu polis tarafından hunharca öldürüldü. İktidarın kiralık kuvvetleri ve polisi hunharca devrimcilerin üzerine saldırdı. 20'ye yakın devrimci öldürüldü. Bunların hiçbirinin katili bulunamadı. Polis karakolları işkencehane haline getirildi. Hiçbir savcı buna karşı çıkmadı. Fikir özgürlüğünü ve Anayasa'yı paravan yapanlar "önceden Atatürkçü geçinirken O'nun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar, sadece Mustafa Kemal tarafını beğeniyorlardı." suçlamasını kesin olarak reddediyorum ve asla kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmez.

Gerçekler örtülmek isteniyor. Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. Onun İstiklal-i tam prensibini, ve onun istiklal-i tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.

Anayasa'yı en fazla savunan bizleriz

İddianame'de bizim Anayasa'yı cebren ilgaya teşebbüs ettiğimiz ileri sürülmektedir. Öteden beri arzetmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasa'yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa'yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa'yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. Bile bile iddia makamı bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs ettiğimizi ileri sürmektedir.

İdddia makamı bizim vermekte olduğumuz Bağımsızlık Savaşı'na karşıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na karşı, reformlara karşı ve bu nedenle bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs ettiğimizi ileri sürmektedir. Çünkü Süleyman Demirel hâlâ ortada gezmektedir. Kudreti yetiyorsa Süleyman Demirel hakkında aynı şekilde dava açsın, onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya alışmışlardır.

Amerika sizin döneminizde ülkeye girdi ve hiçbiriniz sesinizi çıkarmadınız

Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil sizlersiniz. Çünkü Amerika sizin döneminiz sırasında Türkiye'ye girdi ve hiçbiriniz sesinizi çıkarmadınız. Ve Demokrat Parti iktidarına 10 yıl ses çıkarmadınız. Ta ki 38 yurtsever subay ses çıkarana kadar ve onları devirene kadar. Ve bugün aynı savcılar bu şahıslar hakkında da idam kararı istemektedir. Süleyman Demirel'in Anayasa'yı ihlaline ve despotizmine ve ülkeyi Amerika'ya satmasına ses çıkarılmadı.

Ve meydanlarda bunlara karşı bizler dövüşmek zorunda kaldık, bizler kurşunlandık. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik

Bizim düşmanımız
Amerikan emperyalizmi ve yerli işbirlikçileridir

Dediğim gibi Türkiye'yi bu hale getiren eski yöneticilerin bütün suçları bize yüklenmek istenmektedir. Bütün eski idarecilerin suçu bize yükletilmek istenmektedir.

Türkiye'nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. 12 Mart Muhtırası muvaffak olmasaydı bizi itham eden makam onları da aynı şekilde itham ederdi. Buna da kanaatim tamdır. 12 Mart Muhtırası Anayasa'nın uygulanmadığını iddia etmektedir ve parlamentoyu açıkça suçlamaktadır.

Biz strtaejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlar altında olursak olalım bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak düşüncelerimizi her zaman açıkça ifade ederiz. Bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs gibi bir kastımız bulunsaydı, bunu da burada açıkça söylemekten çekinmezdik. Bizim böyle bir amacımız yoktur.

Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçileridir. Yani emperyalizm ile işbirliği yapan patronlar, feodal mütagallibe yani bezirgânlar, tefeciler. Toprak ağaları ve diğer işbirlikçileri ve bizim bütün eylemlerimiz bu hedefe yönelmiş bulunmaktadır. Bunun dışında başka bir hedefimiz yoktur.

Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken mili bütünlüğü bozmakla suçlanıyoruz

Bizim kişi güvenliğini, mülkiyet hakkını, egemenlik ilkelerini, milli bütünlüğünü bozmak için harekete geçtiğimiz iddiaları vardır. Kişi güvenliğini ihlal edenler kimlerdir. Bunu evvela tesbit etmemiz lazım. Karakollarda işkence gören bizler olduk. Meydanlarda kurşunlanan yine bizler olduk. Bakanların emriyle hapishanelere atılan bizler olduk. Buna rağmen kişi güvenliğini bozan olmakla itham ediliyoruz. Yukarıda anlatılan asıl kişi güvenliğini bozanlar ise serbestçe meydanlarda dolaşmaktadır.

Mülkiyet hakkını ortadan kaldıracağımız iddia ediliyor. Bizatihi Anayasa mülkeyet hakkını toplum yararına kısıtlamıştır. Mutlak mülkiyet hakkı tanımamıştır. 50 köye sahip bir toprak ağasını anayasamız kabul etmemiştir. Egemenlik ilkelerine karşı çıkanlar halkın sırtından geçinenlerdir.

Ayrıca milli bütünlüğe karşı çıkmakla da suçlanıyoruz. 101 tane Amerikan üssünün bulunduğu ülkede bizim milli bütünlüğü bozmak istemekle itham edilmemiz gülünç olmaktadır. Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür.

21 yılın hesabını 21 gençten sormak istiyorlar

Mustafa Kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. İddianame baştan beri sırf kelle istemek maksadıyla hazırlanmıştır. Şeklen de hukuk mantığından mahrumdur. Hukuki kıymet ve değerden mahrumdur. 21 yılın hesabını 21 gençten sormak maksadıyla ve suçluların telaşı içerisinde hazırlanmış bir iddianamedir.

Ben şunu iddia ediyorum ki, hareketimiz tamamen Anayasal bir harekettir. Anayasa'nın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple Anayasal bir davranışta bulunduk. Yaptıklamızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum.

Türkiye'nin bağımsızlğından başka bir şey istemedim. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armğan etmekten onur duyuyorum. Bu bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.

İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu ile
Deniz Gezmiş arasında geçen konuşma

Menteşoğlu: Neden yola çıktın bu genç yaşta?

Deniz: İnandığım dava uğrana mücadele veriyorum. Sizin yüzünüzden mücadele veriyorum.

Menteşoğlu: Nereye gidiyordunuz?

Deniz: Devrime

Menteşoğlu: (Eliyle duvardaki haritada Sivas'ı işaret ederek) Devrim o tarafta mı?

Deniz: Devrimin o tarafı, bu tarafı yoktur. Her taraftan gelir.

Menteşoğlu: Parayı ne yaptın?

Deniz: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu paranın gereğini yapacaktır.

Menteşoğlu: Halk Kurtuluş Ordusu nedir? Türkiye'de bir tek ordu vardır o da Cumhuriyet ordusudur.

Deniz: Hükümetinizin istifasından belli.

Menteşoğlu: İşte bu pejmurde adam Türkiye Halk Kurtuuş Ordusu'nun kahraman kumandanıymış. İyi bakın kılığına kıyafetine suratına.

Deniz: Kahramanım tabii.

Menteşoğlu: Kimin kahraman olduğu belli olmadı mı?

Deniz: Belli oldu. Kahraman olduğunuz için istifa ettiniz değil mi?

(alıntı)

alican19
08.03.2008, 20:37
bana göre şuanki türk solu deniz gezmişi anlıyamıyor ,bakın benim siyasi ideolojim kemalizmden yanadır lakin deniz gezmişe karşı çok büyük saygı duyuyorum
çünkü deniz gezmiş kominist kimliği yanında kemalist kimliğinide gayet iyi taşıyabilen şerefli biridir
baskılara işkencelere zülmlere mermilere inat görüşlerinde en ufak sapma olmamıştır , lakin onun gösterdiği yoldan şuanki türk solu epey uzakta kalıyor , o silahlanmıştı lakin silahını jandarmaya değil amerikan emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerine doğrulttu bunu yanlış yorumlayanlar bugün dağlarda halka zülmediyor askere kurşun sıkıyor
baskılara gelecek endişesine yılan türk solu bugün susuyor amerikan emperyalizmide meydanı boş buldu istediği gibi at sürüyor
bişey yapmalı bu böyle gitmez

özcan1
08.03.2008, 20:58
Yagmur12 Can. Müsadenle isminden az bahsedilen yoldaş Yusuf Aslan in
Babasina son olarak yazdigi mektubu satirlara dökmek istiyorum.

Sevgili Babacigim, 2 Mayis 1972 sali
Bu mektubu aldigin zaman, ben ebediyen,bu dünyadan göc etmis olacam.
ne kadar sarsildigini tahmin ediyorum.
Bir bucuk yildan beri benim yüzümden nasil üzüntü icinde oldugunuz belli.
Bu son olayi da melanetle karsilamanizi sadece dileyebiliyorum.

Babacigim bu olayda da Annemin ve yücel in senin tesellilerine,desteklerine ihtiyaclari cok.Bunun icin ne kadar metin olursan, hem senin sagligin icin hem onlar icin ,O kadar iyi olur.
Elbette ki yillar boyu emek verip yetistirdiyin bir oglunun bir günde öldürülmesi kolay göyüslenecek bir olay deyildir.
Fakat siz benim ne icin kimlere karsi mücadele verdiyimi biliyorsunuz.
Ben bu acidan rahat ve vicdan huzur icinde gidiyorum.

Sizlerinde bu bakimdan rahat ve huzur icinde oldugunuzu, olacaginizi biliyorum.
Babacigim,Annemin ve yücelin senin desteklerine muhtac olduklarini yukarida söylemistim.Onlari rahat ettirmen icin bütün gücünü kullanacagindan zaten eminim.

Babacigim burada sunu ilave edeyimki yücelin hastaligidan kendimi sorumlu hissediyorum.
Yücel icin her seyinizi ortaya koyacaginiz konusunda hic kuskum yok.
Ablam icin söyliyeceyim; Fazla üzülmesinler, olayin sarsintasi gectikten sonra normal hayatlarini devam ettirsinler.Mehtaba ne diyeyim? ...Benim icin her zaman öpün.

Babacigim,ceza evinde kalan arkadaslari ara sira yoklarsan,hallerini hatirlarini sorarsan cok memnun olurum. Her biri oglun sayilir.
Disarida bizler icin ugrasan dostlarimi ve dostlarini unutmayacaginizi biliyorum.

Mektubumu burada bitirirken sizi Annemi Yüceli Ablami Aziz Agabeyi,Mehtabi hasretle kucaklarim Babacigim saglicakla kalin.
Not:Akrabalarada mektup yazdim belki vermiyebilirler.
Hoscakalin. Yusuf Aslan


Benim Özel kütüphanemden
Saygilar özcan1

Şirin Baba
08.03.2008, 21:20
Arama yaptım, göremedim umarım varolan bir konuyu tekrar açmış olmamışımdır.

Denizlerin THKO Davası Savunması'ndan:

Türkiye'nin bağımsızlığından
başka bir şey istemedim.
Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz.
Ve ben 24 yaşındayken kendimi
Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.

Bizlerin tek özlemi tahsil sırasında bulunmamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığıdır. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik.

Biz 50 sene evvel Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşı'nın gerçek tahlilini yapmaya her zaman için muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki Türkiye Kurtuluş Savaşı'nı yapmak için Samsun'a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada İstanbul'da bulunanlar bunları yapanlara eşkıya demiştir.

1950 tarihinde Amerikan emperyalizmi iktidara geldi. Demokrat iktidar 27 Mayıs 1960'da tarihe gömüldü. Demokrat Parti gitti, bunun gitmesiyle tellaklar değişmedi. 27 Mayıs'ı kastetmiyorum, bundan sonrasını kastediyorum. Hamam aynı fakat bu defa da tellaklar değişti. Amerika bu dönemde imdada yetişip İnönü'yü düşürdü, Demirel'i iktidara getirdi.

Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz!

1968 senesine gelince, üniversiteler öğrenciler tarafından işgal edildi. İşgalleri gayet meşru idi ve kürsü ağaları dahi bu işgallerin haklılığını hiçbir zaman inkar edemedi. Aynı yılın Temmuz ayında Amerikan Filosu'na karşı gösteri yapanlardan Vedat Demircioğlu polis tarafından hunharca öldürüldü. İktidarın kiralık kuvvetleri ve polisi hunharca devrimcilerin üzerine saldırdı. 20'ye yakın devrimci öldürüldü. Bunların hiçbirinin katili bulunamadı. Polis karakolları işkencehane haline getirildi. Hiçbir savcı buna karşı çıkmadı. Fikir özgürlüğünü ve Anayasa'yı paravan yapanlar "önceden Atatürkçü geçinirken O'nun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar, sadece Mustafa Kemal tarafını beğeniyorlardı." suçlamasını kesin olarak reddediyorum ve asla kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmez.

Gerçekler örtülmek isteniyor. Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. Onun İstiklal-i tam prensibini, ve onun istiklal-i tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.

Anayasa'yı en fazla savunan bizleriz

İddianame'de bizim Anayasa'yı cebren ilgaya teşebbüs ettiğimiz ileri sürülmektedir. Öteden beri arzetmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasa'yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa'yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa'yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. Bile bile iddia makamı bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs ettiğimizi ileri sürmektedir.



Bizim düşmanımız
Amerikan emperyalizmi ve yerli işbirlikçileridir

Dediğim gibi Türkiye'yi bu hale getiren eski yöneticilerin bütün suçları bize yüklenmek istenmektedir. Bütün eski idarecilerin suçu bize yükletilmek istenmektedir.

Türkiye'nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. 12 Mart Muhtırası muvaffak olmasaydı bizi itham eden makam onları da aynı şekilde itham ederdi. Buna da kanaatim tamdır. 12 Mart Muhtırası Anayasa'nın uygulanmadığını iddia etmektedir ve parlamentoyu açıkça suçlamaktadır.

Biz strtaejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlar altında olursak olalım bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak düşüncelerimizi her zaman açıkça ifade ederiz. Bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs gibi bir kastımız bulunsaydı, bunu da burada açıkça söylemekten çekinmezdik. Bizim böyle bir amacımız yoktur.

Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçileridir. Yani emperyalizm ile işbirliği yapan patronlar, feodal mütagallibe yani bezirgânlar, tefeciler. Toprak ağaları ve diğer işbirlikçileri ve bizim bütün eylemlerimiz bu hedefe yönelmiş bulunmaktadır. Bunun dışında başka bir hedefimiz yoktur.

Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken mili bütünlüğü bozmakla suçlanıyoruz

Bizim kişi güvenliğini, mülkiyet hakkını, egemenlik ilkelerini, milli bütünlüğünü bozmak için harekete geçtiğimiz iddiaları vardır. Kişi güvenliğini ihlal edenler kimlerdir. Bunu evvela tesbit etmemiz lazım. Karakollarda işkence gören bizler olduk. Meydanlarda kurşunlanan yine bizler olduk. Bakanların emriyle hapishanelere atılan bizler olduk. Buna rağmen kişi güvenliğini bozan olmakla itham ediliyoruz. Yukarıda anlatılan asıl kişi güvenliğini bozanlar ise serbestçe meydanlarda dolaşmaktadır.

21 yılın hesabını 21 gençten sormak istiyorlar

Mustafa Kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. İddianame baştan beri sırf kelle istemek maksadıyla hazırlanmıştır. Şeklen de hukuk mantığından mahrumdur. Hukuki kıymet ve değerden mahrumdur. 21 yılın hesabını 21 gençten sormak maksadıyla ve suçluların telaşı içerisinde hazırlanmış bir iddianamedir.

Ben şunu iddia ediyorum ki, hareketimiz tamamen Anayasal bir harekettir. Anayasa'nın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple Anayasal bir davranışta bulunduk. Yaptıklamızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum.

Türkiye'nin bağımsızlğından başka bir şey istemedim. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armğan etmekten onur duyuyorum. Bu bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.

(alıntı)[/COLOR]

Yağmur şu günlerde çokta önemli bir şeyi hatırlamamızı sağladın,teşekkürler.
Bu hepimiz için geçerlidir ,Atatürk'ün büyük vatanseverliği ve yaptıklarının korunmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Atatürk'ü düşman gören özellikle sol cenahında,Atatürkçü geçinen orta sol solcularında aklını başına alma zamanıdır.
Deniz Gezmişlerin yapmak istediklerini tekrar gözden geçirmekte fayda var ve neyi korumak istediğini tekrar anlamalıyız.
Atatürk'ün en büyük devrimci olduğunu yine büyük bir devrimci olan Deniz Gezmişin dilindende duymuş olmaktan gurur duyuyorum...

Lütfen,Atatürk'ün kurduğu şu Cumhuriyetin harcanmasına izin vermeyelim...
Bu sadece Atatürkün değil,Denizlerin,Mahirlerin,Yusufların,Hüseyinleri nde arzusuydu...
Yaşasın,BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ

saygılar

şirin baba

Akgüney
08.03.2008, 21:46
bazi insanlar neden devrime karsi anlayamiyorum..
hem atatürkcü oluü hemde devrime karsi olmak...


ataturk devrim yapti, ama devaminida biz genclerden bekledi...sanki atatürkün kurdugu ülke simdiye kadar atatürkün istedigi gibi yönetilmiste...devrim olamaz diyolrrrr

özcan1
08.03.2008, 21:47
Avukat Mükerrem Erdogan anlatti.

" idamdan bir kac gün öncesine dek, aclik grevindeydiler. Neden kişisel sorunlari deyildi. Tüm siyasal tutuklularin katildiklari bir eylemdi bu.

Deniz,Yusuf ve Hüseyin dayanişmayi bozmamak icin grevcilere katilmişti .
Babalari birlikte onlari,grevden vaz gecirmeye caliştik.
cünkü giderek zayifliyor güc yitiriyorlardi.Ama başaramadik. Dayanişmayi bozamayiz diyorlardi.

halitseyfi
08.03.2008, 23:30
Onların yatıklarını anlamak, açtıkları yolun önemini bilmek bizlerin boynunun borcudur.

İşte ölümsüzler onlardır.

Deniz mi olsam, Yusuf mu yoksa
Mahir mi, yoksa ibrahim mi
Yoksa hepsi birden mi?
gerek yok..... teki olmaya
Zaten onlar BİR değiller mi?

yagmur12
11.03.2008, 09:48
Konu üzerindeki yorumlarınızdan ötürü teşekkür ederim.

Gerçekleri bilmeden, öğrenmeden düzenin bize vermek istediklerini alıp işin aslından uzaklaşıldığı şu dönemlerde bizlere daha çok araştırmak ve irdelemek ve bu netice çevresinde görüşlerimizi daha etkin şekilde dile getirmek düşüyor. (Tabii ki yapmamız gerekenler bunlarla sınırlı değil.)

Belirli güçlerin eline geçmiş olan medya yoluyla edinilen bilgilere itimat ederken görüyorum bazı arkadaşlarımı ve çok üzülüyorum. Bu duruş bir bakıma kasabıyla iş birliği yapmak manasına gelir ki; bizim gibi bir topluma bu yakışmaz. Umarım daha aydınlık günler için herkes gereken bilince kavuşur!

alican19
13.03.2008, 15:23
Onların yatıklarını anlamak, açtıkları yolun önemini bilmek bizlerin boynunun borcudur.

İşte ölümsüzler onlardır.

Deniz mi olsam, Yusuf mu yoksa
Mahir mi, yoksa ibrahim mi
Yoksa hepsi birden mi?
gerek yok..... teki olmaya
Zaten onlar BİR değiller mi?

bakın kişisel eleştiri olarak algılamayın b bütün sol cenaha yapılan bir eleştiridir
neolduda solculara karşı bukadar büyük antisempati duyuluyor
neolduda sağcılar o kadar katliam yapmalarına rağmen bukadar sempati kazanıyolar
neolduda solcuların sayısı hergeçen gün müthiş bir hızla azalıyor
neolduda işkencede öldürülen solcu öğrenciler bir anda unutuldu,yada hatırlanmak hatırlatılmak istemiyor
türkiyede bir sol cephe vardı güçlüydü asiydi gençti ama bugün o genç dinamik gençlerden eser kalmadı bugün türk solu yaşlıların gençlerin oyunu almak için kullandığı ideolojiden başka bişey değil
neden artık türk solunda denizler mahirler çıkmıyor
ben bütün bu sorların cevabını söylüyeyim kominist rusyanın çöküşüyle kominizm öldü ve türk solu öksüz kaldı zalim amerikada türk soluna akbaba gibi saldırdı ve türk solu bugün can çekişiyor
bu şahsi görüşüm

taylan mahir
13.03.2008, 19:56
bakın kişisel eleştiri olarak algılamayın b bütün sol cenaha yapılan bir eleştiridir
neolduda solculara karşı bukadar büyük antisempati duyuluyor
neolduda sağcılar o kadar katliam yapmalarına rağmen bukadar sempati kazanıyolar
neolduda solcuların sayısı hergeçen gün müthiş bir hızla azalıyor
neolduda işkencede öldürülen solcu öğrenciler bir anda unutuldu,yada hatırlanmak hatırlatılmak istemiyor
türkiyede bir sol cephe vardı güçlüydü asiydi gençti ama bugün o genç dinamik gençlerden eser kalmadı bugün türk solu yaşlıların gençlerin oyunu almak için kullandığı ideolojiden başka bişey değil
neden artık türk solunda denizler mahirler çıkmıyor
ben bütün bu sorların cevabını söylüyeyim kominist rusyanın çöküşüyle kominizm öldü ve türk solu öksüz kaldı zalim amerikada türk soluna akbaba gibi saldırdı ve türk solu bugün can çekişiyor
bu şahsi görüşüm
bak Alican kardeş
'kominizim' değil o tamammı. önce yazımını öğren '(telaffuz edebiliyorsan ne mutlu sana') ondan sonra öldü de.Sonra tartışalım. ölçüp biçip evrene giydirdim bile ben komünizmi.
Dünyayı Komünizm kurtaracak...

Bakır
13.03.2008, 21:20
emekçi halk,deniz gezmiş ve arkadaşlarını hiç bir zaman unutmayacak ve onların mirasına sahip çıkacaktır.....

özcan gülüm
13.03.2008, 21:35
kahramanlar ölmez halklar yenilmez

Özgür insan24
13.03.2008, 22:14
YOLUMUZ ÇAYANLARIN DENİZLERİN YOLUDUR!

Yaşasın Türk ve Kürt halkının emperyalizme karşı BAĞIMSIZLIK savaşı ve DEMOKRATİK HALK İKTİDARI...

Kahrolsun faşizm
Yaşasın işçiler
Yaşasın köylüler
Kahrolsun emperyalizm

Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi

İdam edilirken ki son sözleri olmuştu...

alican19
19.03.2008, 15:44
YOLUMUZ ÇAYANLARIN DENİZLERİN YOLUDUR!

Yaşasın Türk ve Kürt halkının emperyalizme karşı BAĞIMSIZLIK savaşı ve DEMOKRATİK HALK İKTİDARI...

Kahrolsun faşizm
Yaşasın işçiler
Yaşasın köylüler
Kahrolsun emperyalizm

Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi

İdam edilirken ki son sözleri olmuştu...
halkların kardeşliği bitti ,emperyalizm tüm dünyayı işgal etti birkaç komünist kaldı komünst çinde bile kominsitten çok komünist karşıtı var

geçen gün televizyonda bir haber vardı
zalim faşist kapitalist artık ne diyorsanız bir patron işçilerin ücretlerini bir hafta geçmesine rağmen vermemesi işçileri ayaklandırıyor işte bağırıp çağrıyolar o arada 1 üniversiteli sol görüşlü genç geliyolar destek veriyor solcu sloganlar atmaya başlıyor bunu gören polis kafayı kullanıyor belediye başkanını arıyor başkan patronu arayıp meseleyi çözmesini istiyor böyle olunca işçiler gidiyor ama solcu genç yılmıyor sloganlar atıyor bunu gören polis öğrenciyi göz altına alıyor işçilere genç bağırıyor bana yardım etmelisiniz biz sizin için çabalıyoruz beni böyle yüz üstü bırakamazsınız diyor ama nafile parasını alan işçiler geri o kapitalist patronlarının yanına gidip ona para kazandırıyor bizim idealist genç öğrencimiz ise gözaltına alınıyor
bilmem anlatabildimmi işçinin köylünün memurun ilk düşüncesi ailelerinin geçimi için para ,siz istediğiniz kadar işçileri savunun onlar karnının doyduğu yerde yer alırlar ki bunun sonucunu 70lerde gördük ...

özcan1
19.03.2008, 17:11
halkların kardeşliği bitti ,emperyalizm tüm dünyayı işgal etti birkaç komünist kaldı komünst çinde bile kominsitten çok komünist karşıtı var

geçen gün televizyonda bir haber vardı
zalim faşist kapitalist artık ne diyorsanız bir patron işçilerin ücretlerini bir hafta geçmesine rağmen vermemesi işçileri ayaklandırıyor işte bağırıp çağrıyolar o arada 1 üniversiteli sol görüşlü genç geliyolar destek veriyor solcu sloganlar atmaya başlıyor bunu gören polis kafayı kullanıyor belediye başkanını arıyor başkan patronu arayıp meseleyi çözmesini istiyor böyle olunca işçiler gidiyor ama solcu genç yılmıyor sloganlar atıyor bunu gören polis öğrenciyi göz altına alıyor işçilere genç bağırıyor bana yardım etmelisiniz biz sizin için çabalıyoruz beni böyle yüz üstü bırakamazsınız diyor ama nafile parasını alan işçiler geri o kapitalist patronlarının yanına gidip ona para kazandırıyor bizim idealist genç öğrencimiz ise gözaltına alınıyor
bilmem anlatabildimmi işçinin köylünün memurun ilk düşüncesi ailelerinin geçimi için para ,siz istediğiniz kadar işçileri savunun onlar karnının doyduğu yerde yer alırlar ki bunun sonucunu 70lerde gördük ...


Halkların kardeşliyi Aslında bitmedi yeni başlıyor!

Bu kavga, cumhuriyetle başlayan bir kavga değil, tarihin yanlış aktarılmasından,Bilincsizliyin çok derinlerinden geliyor. Cumhuriyetle sürdürüldü, yanlış şekillendi, bugün de sancısının yaşandığı “çözüm” ortaya çıktı ve hep çıkacaktır! adalet icin kavga olmazsa.

Bu kavga işcinin,köylünün,memurun emekçinin,gelecekteki Adil yaşam sartların kavgası olması lazım.

Bu kavga- karın tokluguna çalışmak deyil.
Bu kavga-Alın teri daha onurlu yaşam kavgasır.
Bu kavga- Ananıda al git Faşist zihniyetine karşı
Bu kavga- bilinçsizlenmeye karşi olma, hak aramak için yola çikma kavgasıdır.
Bu kavga-uyanma kavgasıdır.
Bu kavga-televizyon lardan etkilenmeme kavgası-vizyon deyil realite kavgası.
Bu kavga-1970li yılların onurlu,simdiki nesile bilinçlenmesi gerekli mesaj kavgası.

solcu genç faşizme karşı omuz omuza
Sevgilerimle

Oğul_Deniz
19.03.2008, 21:33
bu insanlar öyle savaşlar vermişler ki,o kadar çok insan boşu boşuna harcanmış ki bu yolda,ve CUMHURİYET'i öyle savunmuşlar ki,anlatmaya kelimler yetmez.Ama artık o ateşin bazı insanlarda kalmadığını görünce kahroluyorum.Bu insanlar,DENİZ GEZMİŞ,YUSUF ASLAN,HÜSEYİN İNAN,MAHİR ÇAYAN VE DİĞERLERİ boşu boşuna savaşmadılar.Kızılırmakta o kanlar boşuna akıtılmadı.Sırf ideolojileri yüzünden hunharca öldürülen ve asılan insanlardan bahsediyoruz.Ben bu yolda,diğerleri gibi,kahramanlarımız gibi ölmeye hazırım.İçimde yanıp tutuşan bu devrim ateşini hiçbir darağacı,hiçbir kurşun,hiçbir güç,hiçbir kuvvet değiştiremeyecek.Her 1 mayısta atmak istiyorum kendimi alnlara.Her 6 mayısta tutuşur içim.Alev alev yanar.Pisi pisine ölen yoldaşlarımı düşündükçe kahrolurum.Bir can nedeni olmadan alınır mı?Sorgusuz suhalsiz,amaçsız bir şekilde yok edlir mi?SAVUNMADAN DA ANLAŞILACAĞI GİBİ BU İNSAN SADECE DÜŞÜNCELERİ İÇİN ASILMISTIR.VE BU KARARI VEREN İNSANLAR O GÜNLERDEN BAHSEDERKEN KENDİ SÖYLEDİKLERİNE BİLE İNANMAMAKTADIRLAR...SAYGILARIMLA...

alican19
20.03.2008, 12:39
Halkların kardeşliyi Aslında bitmedi yeni başlıyor!

Bu kavga, cumhuriyetle başlayan bir kavga değil, tarihin yanlış aktarılmasından,Bilincsizliyin çok derinlerinden geliyor. Cumhuriyetle sürdürüldü, yanlış şekillendi, bugün de sancısının yaşandığı “çözüm” ortaya çıktı ve hep çıkacaktır! adalet icin kavga olmazsa.

Bu kavga işcinin,köylünün,memurun emekçinin,gelecekteki Adil yaşam sartların kavgası olması lazım.

Bu kavga- karın tokluguna çalışmak deyil.
Bu kavga-Alın teri daha onurlu yaşam kavgasır.
Bu kavga- Ananıda al git Faşist zihniyetine karşı
Bu kavga- bilinçsizlenmeye karşi olma, hak aramak için yola çikma kavgasıdır.
Bu kavga-uyanma kavgasıdır.
Bu kavga-televizyon lardan etkilenmeme kavgası-vizyon deyil realite kavgası.
Bu kavga-1970li yılların onurlu,simdiki nesile bilinçlenmesi gerekli mesaj kavgası.

solcu genç faşizme karşı omuz omuza
Sevgilerimle
halkların kardeşliği yeni başlıyor diyorsun ozaman türkiyede neden bu kadar az solcu var sağcı partilerin aldığı toplam oy yüzde 70 üstünde kürtlerin yüzde 60 yakını tayibe oy veriyor
işçi sınıfı açlık denen azreille boğuşuyor sen ona gel kardeşim halkların kardeşliğine desen öbür yandan patron çalış yoksa kovarım diyor işçi de patrona uyup çalışıyor
kendimizi kandırmayalım eskiden halkın çoğunluğunu oluştururken bugün yüzde 10 bile değil (chp solcu saymıyorum )
bende böyle olmasını istemem demokrat sınıfın ülkenin her kademesinde olmasını isterim ama şuan şerii devlet taraftarı kişiler devletin her kademesini gaspetti
asrın en hızlı kadrolaşması oldu işçi ve memur sınıfı açlıkla boğuşturup siyasetten uzak tutma çabaları içindeler
üniversitelerimiz dünya klasmanında berbat durumdayken bu tartışılmıyor, türban milli sorun haline geliyor
mhp meclise akpnin karabasanı olcaz diye girdi müttefiki olarak çıktı , şuan 420 ye yakın akpli vekil var bana göre
bu vekillerle anayasa mahkemesinin yetkisi alınır cumhur başkanına verilir yani sayın arkadaşım olaylara romantik pencereden değil realist çerçeveden bak vede anla bu işler halkların kardeşliği ile değil maddikardeşlikle oluyor

Oğul_Deniz
20.03.2008, 12:51
aslını söylemek gerekirse bende chp yi solcu saymıyorum.ne yapmışki bugüne kadar sosyalistler için.alican19 un dediği bi bakıma doğru.millet oy vermemesi gerekn partilere oy veriyorlar.adam aklıllı bir parti kurulsun.sosyalistler oraya oy versin.bakın bakalım nasıl oluyor halkların kardeşliği.evet,maddi kardeşlikle oluyor.yani olmaması gerektiği gibi oluyor.artık uyanalım.tek çatı altında toplanalım.Deniz GEZMİŞ'in dediği gibi halkların kardeşliği yıkar ancak bu düzeni...

tiyatrocu
20.03.2008, 12:56
"ben, yusuf aslan, hüseyin İnan, sinan cemgil ve alpaslan doğan beraberdik. İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur.İddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. yalnız, biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik.

bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık. İddianamede geçen ve bana atfedilen hükümleri kabul etmiyorum. ben silahımı halka, orduya karşı kullanmadım. ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve 'halka ve orduya karşı kullanırım' şeklinde beyanda bulunmadım. öteden beri arzetmiş olduğum gibi bu ülkede anayasayı en fazla savunanlar bizleriz. anayasa'yı ihlal edenlerse
ortadadır. anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. anayasa'yı uygulamayan yavuz kimseler de hala ortadadır. yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. İddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık
savaşına karşıdır. türkiye cumhuriyeti'nin hukukuna karşı, reformlara karşıdır. onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya çalışmışlardır. bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum
eden hepiniz dahil sizlersiniz. ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik, türkiye'nin
bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve
hayatımızı bu yola koyduk. varlığımızı türkiye halkına armağan ettik, bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. biz stratejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. hangi şartlarda olursak olalım bunu açıkça söyleriz. düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak,düşüncelerimizi her zaman
açıkça ifade ederiz. tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkaracaktır, buna da inanıyoruz.
profesyonel devrimci bugünün türkiye'sinde kendini hayatı boyunca türkiye'nin bağımsızlığına adayan kimsedir. (İddianamede) 'fikir özgürlüğünü ve
anayasayı paravan yapanlar, önceleri atatürkçü
geçinirken onun fikir ve şahsiyetiyle küçük görmeye başladılar' şeklinde ve 'sadece mustafa kemal tarafını beyan ediyorlardı' şeklinde bir cümle mevcuttur, bunu kesin olarak reddediyorum, asla kabul etmiyorum. diğer yurtseverler de bunu kabul etmezler. bu kasten tahrif edilmek isteniyor. bu cümle artniyetle hazırlanmıştır. bu memlekette mustafa kemal'e gerçekten sahip çıkanlar
varsa onlar da bizleriz.

35 milyon metrekare vatan toprakları işgal
altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla
suçlanmamız gülünçtür. mustafa kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk.

yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum.
halen de bu inancı taşıyorum. türkiye'nin
bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. bundan dolayı ölümden korkmuyorum.
onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. ve ben 24 yaşındayken kendimi türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur
duyuyorum. kurtuluş savaşını da yerli yerine oturtmak gerekir.

biz elli sene evvel kurtuluş savaşını vermiş bir ülkenin çocukları olarak kurtuluş savaşının gerçek tahlilini yapmaya her zaman muktediriz.

biz yine çok iyi biliriz ki, türkiye kurtuluş savaşını
yapmak için samsun'a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir.

ve yine bilmekteyiz ki, osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi kurtuluş savaşına iştirak etmiştir. ve yine bilmekteyiz ki, kurtuluş savaşı yapıldığı sırada İstanbul'da bulunanlar bunları
yapanlara 'eşkıya' demiştir. türkiye'nin kurtuluş ve bağımsızlık savaşında ne şekilde bağımlı hale geldiğini de belirtmek gerekmektedir. ayrıca iddianamede türkiye halkının bir takım etnik gruplardan teşekkül ettiği iddiaları ve bunu bizim yaptığımız, ortaya attığımız ithamları mevcut bulunmaktadır. birinci türkiye büyük millet
meclisi'nin kararında ve misakı milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar. türk ve kürt kavimi yaşamaktadır. birinci büyük millet meclisi kararı böyledir. türkiye'de iki kardeş kavimin ve ulusunun yaşadığını kabul etmektedir. bunu kabul etmek
bölücülük değildir. bu iki kardeş unsur birinci kurtuluş savaşını müştereken başarmışlardır. güney cephesinde düşmanla omuz omuza savaşmışlardır. bu ikisine birden türkiye halkı diyoruz. ve bu iki kardeş
unsur ikinci bağımsızlık savaşını da müştereken başaracaklardır.

öğrenci hareketlerine gelince iddianamede öğrenci hareketlerinin başlangıç tarihi 1968 olarak belirtilmektedir. bu tarih yanlıştır. türkiye'de öğrenci olayları 50-60 senedir eksik olmamıştır. sultan hamid'in tıbbiye talebelerini sarayburnu'ndan
denize attığı tarihten itibaren öğrenci hareketleri türkiye'de devam edegelmiştir. 1908'i hazırlayan hareketler ileriye dönük hareketlerdir. vagonli'yi tahrip eden gençler ilerici gençlerdir. 2.dünya savaşı
sırasında 'faşizme hayır' diyen gençler ilerici gençlerdir. ve 28 nisan 1960 tarihinden özgürlük savaşı veren gençler ilerici gençlerdir."

yagmur12
20.03.2008, 13:44
Alican size hak vermemek elde değil, her adım materyalist duygular eşliğinde atılıyor hatta bu amaç oluyor fakat Özcan arkadaşın inandığı değerleri romantizm olarak değerlendirmekte doğru olmaz. Her şey inanmakla başlar, söylemlerin arkasında duran ve bu sözleri destekleyen eylemlerle yol alabiliriz ancak.

Parti konusuna gelince; bana düzene çalışmayan ve kendi iradenize birebir uyan bir tek parti örneği verebilir misiniz? Ve varsa dahi bu kurum meclise girebilir mi sizce? Hiç sanmıyorum...

özcan1
20.03.2008, 16:10
halkların kardeşliği yeni başlıyor diyorsun ozaman türkiyede neden bu kadar az solcu var sağcı partilerin aldığı toplam oy yüzde 70 üstünde kürtlerin yüzde 60 yakını tayibe oy veriyor
işçi sınıfı açlık denen azreille boğuşuyor sen ona gel kardeşim halkların kardeşliğine desen öbür yandan patron çalış yoksa kovarım diyor işçi de patrona uyup çalışıyor
kendimizi kandırmayalım eskiden halkın çoğunluğunu oluştururken bugün yüzde 10 bile değil (chp solcu saymıyorum )
bende böyle olmasını istemem demokrat sınıfın ülkenin her kademesinde olmasını isterim ama şuan şerii devlet taraftarı kişiler devletin her kademesini gaspetti
asrın en hızlı kadrolaşması oldu işçi ve memur sınıfı açlıkla boğuşturup siyasetten uzak tutma çabaları içindeler
üniversitelerimiz dünya klasmanında berbat durumdayken bu tartışılmıyor, türban milli sorun haline geliyor
mhp meclise akpnin karabasanı olcaz diye girdi müttefiki olarak çıktı , şuan 420 ye yakın akpli vekil var bana göre
bu vekillerle anayasa mahkemesinin yetkisi alınır cumhur başkanına verilir yani sayın arkadaşım olaylara romantik pencereden değil realist çerçeveden bak vede anla bu işler halkların kardeşliği ile değil maddikardeşlikle oluyor

Komprador solu, Türkiye’de solun bir çeşidi olarak ele almak Doğrumu yanlışmı olur? Tersine komprador sola karşı mücadele emperyalizme karşı mücadelenin bir parçasımdır?
Ezilen uluslar emperyalizme karşı bir ulus olarak mücadele ederler, bu nedenle ulusal sol milliyetçimidir?
Sen hangi soldan bahsediyorsun, Bu konuya bir acıklık getirme imkanın varmı?
benide aydınlatmış olursun.

alican19
21.03.2008, 13:06
Komprador solu, Türkiye’de solun bir çeşidi olarak ele almak Doğrumu yanlışmı olur? Tersine komprador sola karşı mücadele emperyalizme karşı mücadelenin bir parçasımdır?
Ezilen uluslar emperyalizme karşı bir ulus olarak mücadele ederler, bu nedenle ulusal sol milliyetçimidir?
Sen hangi soldan bahsediyorsun, Bu konuya bir acıklık getirme imkanın varmı?
benide aydınlatmış olursun.

ben yazımda türk solunun durumunu ve bunun sebeblerini açıklamak istedim bakın türkiyede 60lı yıllarda türk solunun aldığı oylara bakın halkın yüzde 60 a yakını bugüne bakalım sağ partilerin toplam oyu yüzde 70 den biraz fazla solun aldığı oy yüzde 10 dan biraz az 8chp sol olarak görmüyorum sosyalizmi ağzına almayan baykal bana göre solcu değil)
peki neden çünkü 60 lı yıllarda solcu gençler aydın sınıfı olarak görülüyordu kurtuluş için çalışan eşitlik ve adelet için çalışan kahramandı onlar.(denizler mahirler hüseyinler yusuflar
peki bugün türk solu ne olarak görülüyor halkın gözünde bölücü , anarşist kısacası halkın gözünde artık solcular kahraman değil (bu benim şahsi gözlemim)
bir sendika hareketi vardı türk solunu destekleyen 8işçi sınıfı) bugün sendikalar hükümetin arka bahçesi , işçi ve memur sınıfının tamamı açlık veya yoksulluk sınırının altında , piyasa iş imkanı çok az ,sen memur ve işçi sınıfına gel kardeşim hareketimize desen o sana güler ve sana aynen şöyle söyler'' hadi kendimden geçtim çoluğumun çocuğumun rıskını kim verecek '' sen orda duracaksın gerçekleri göreceksin , bu memur ve işçi sınıfının kapitalizm tarafından esir alındığını sadece yönlendirilmeyle hareket ettiğini
asker sınıfı vardı türk solunu destekleyen(hatta askeri bir sol darbe planı son anda engellendi)
bugün pkk nında marksist ve lenin hareketinden yola çıkarak hareket etmesi ,bazı sol partilerinde bunlara destek vermesi üstüne solcuların, askere hakaret dozuna gelen açıklamaları askeri desteğide kesti
inkar edilsede türk solunu destekleyen kominist devletlerin bugün mahvolması amerikanın türkiyedeki işbirlikçilerini güçlendirdi buda bir dez avantaj
demokratlarında solculara verdiği destek vardı , lakin solcuların bir kısmının kemalist çizgiden uzaklaşması hatta kemal ATATÜRK e emperyalist diktatör ve faşist iftiralarıda bu desteği kesti
sayın arkadaşım ben bu yazdıklarımın bir çoğu yüzünden sol partilere oy vermiyor baykala rağmen chpye veriyorum ama artık türk solunun canlanması mümkün değil yeni bir akım gerekli denizin damlarını dalgalara çevirecek bir akım
artık sağ partileri türk siyasetinde rant yapıyor nede olsa meydan onların solcular ortada yok bir kaç kişiyide kimse dinlemiyor
saygılarımla

toprak62
22.03.2008, 13:28
Avukat Mükerrem Erdogan anlatti.

" idamdan bir kac gün öncesine dek, aclik grevindeydiler. Neden kişisel sorunlari deyildi. Tüm siyasal tutuklularin katildiklari bir eylemdi bu.

Deniz,Yusuf ve Hüseyin dayanişmayi bozmamak icin grevcilere katilmişti .
Babalari birlikte onlari,grevden vaz gecirmeye caliştik.
cünkü giderek zayifliyor güc yitiriyorlardi.Ama başaramadik. Dayanişmayi bozamayiz diyorlardi.

onlar oruclarını neden bozdular biliyormusunuz... idam sephasında dimdik durabilmek için. arkalarından güçleri bu kadarmış idamdan korkuyorlar dedirtmemek için. hangi devrimden bahsediyoruz biz onlar gibi olamadık bir güç engel çıkınca yıldık... o zihniyet onların naaşlarından bile korktu neden korktu derseniz vasiyetinde bizi taylan özgürün yanına gömün dedi deniz ama gömmediler.. onların vücutları değil düşünceleri onları korkuttu halende korkutmakta... bize ettiği vasiyet te kardeşim bilim adamı olsun dedi . kardeşimden kastı gençlerimiz okusunlar bilim adamı olsunlar çünkü biliyorlardı ilerde bilimle ilimle bu ülkede iyi bir yere gelebilinir. Deniz sephaya çıkmadan önce ne dedi hadi eyvallah...


bu sözü bize düşüncelerimizi ve kavgamızı ileriye taşıyın diye dedi... ozaman ne yapıyoruz arkadaşlar yılmadan yıkılmadan nereli olduğumuzu hangi düşüncede olduğumuzu yılmadan söyliyecegiz ozaman kavgamıza son hızla devam edecez ilk hedef ak parti ve zihniyeti onlar gibi ev ev dolaşacaz bilgilendirecez eylem yapacağız durmadan yılmadan en son yılma noktamzıda denizlerin sözlerini aklımıza getireceğiz ve devam edeceğiz....

HADİ EYVALLAH......

özcan1
22.03.2008, 15:02
onlar oruclarını neden bozdular biliyormusunuz... idam sephasında dimdik durabilmek için. arkalarından güçleri bu kadarmış idamdan korkuyorlar dedirtmemek için. hangi devrimden bahsediyoruz biz onlar gibi olamadık bir güç engel çıkınca yıldık... o zihniyet onların naaşlarından bile korktu neden korktu derseniz vasiyetinde bizi taylan özgürün yanına gömün dedi deniz ama gömmediler.. onların vücutları değil düşünceleri onları korkuttu halende korkutmakta... bize ettiği vasiyet te kardeşim bilim adamı olsun dedi . kardeşimden kastı gençlerimiz okusunlar bilim adamı olsunlar çünkü biliyorlardı ilerde bilimle ilimle bu ülkede iyi bir yere gelebilinir. Deniz sephaya çıkmadan önce ne dedi hadi eyvallah...


bu sözü bize düşüncelerimizi ve kavgamızı ileriye taşıyın diye dedi... ozaman ne yapıyoruz arkadaşlar yılmadan yıkılmadan nereli olduğumuzu hangi düşüncede olduğumuzu yılmadan söyliyecegiz ozaman kavgamıza son hızla devam edecez ilk hedef ak parti ve zihniyeti onlar gibi ev ev dolaşacaz bilgilendirecez eylem yapacağız durmadan yılmadan en son yılma noktamzıda denizlerin sözlerini aklımıza getireceğiz ve devam edeceğiz....

HADİ EYVALLAH......


lütfen tikla
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=41527&page=3

Sevgili yoldas.
Ahmet Kahraman in yazdigi Ve Deniz Ve Hüseyi Ve yusuf Tüm zamanlar yayincilik birinci basim;1995 Haziran tarihi kitabini tavsiye ederim, orada Deniz lerin Avukatlari Halit celenk in Söylemlerini okumani tavsiye ederim.
Avukat Mükerrem Erdogan anlatti; Hüseyin "Beyaz idam gömleyini basindan gecirirlerken kili kipirdamadi,sehpaya gitmek icin kapiya dogru yürürken bize döndü az sonra geri gelecekmis gibi bir tavirlà *Haydi eyvallah dedi.
Safak patlamak üzereydi......

Haydi eyvallah
Banada okumam icin kitap tavsiye edersen severek okurum.