Orijinalini görmek için tıklayınız : Fikirler ,top ve tüfekle öldürülemezler


ögretmen
17.03.2008, 23:14
Degerli canlar,ülkemizin,gündemini,AKP kapatılma konusu yer aldı.Bu gündem ,belliki çok tartışılacak,.Başbakan yine meydan okuyarak,bagırıp çagırıyor.Diger AKP ilgileri yargıya verip veriştiriyor.Sivil toplum
kuruluşlarından degişik yorumlar çıkıyor.
Bende derimki,kardeşim hani ülkemiz hukuk devletiydi.Suç işliyeni bagımsız mahkemelerde yargılanacaktı.Yoksa bu yargı,simit çalanlarımı sadece yargılayacaktı. İnsan düşünüyorda,bizim ülkemiz ne enterasan ülke,yargı her
kesime göremi ,yargılama seçeçek.Eger suçun yoksa,saten,sonuçta aklanacaksın.
Eger suç varsa cezasıda olacak.Bunda gocunacak ne var ki.Yok efendim siyasi
partilerin kapatılması demokrasilerde ayıpmış.Tamamda o siyasi partiler bu ülkenin
yasalarına saygı duysa ya.suç olan eylemleri bilmiyormu?
Ben şuna inanıyorum.Düşünceler,fikirler,top tüfekle degil,o fikirlerin yanlışlıgını
halka anlatma ve o düşünceleri,düşünceyle ortadan kaldırtmaktır.Bu da siyasi
partilerin görevi olmalı.Ne yazıkki ortada öyle bir siyasi parti ve lideri göremiyorum.Neticede radikal sagın meydanı boş bulup,yüzde 47 oyla her iste-
digini yapacagına kendiside inanıp kolları sıvamış durumda.Bu ülkenin sonunu
allah hayra çevirsin demekten başka bir şey kalmıyor..

kreşmir
17.03.2008, 23:33
evet belkide söylediklerinizde bir noktaya kadar haklısınız.....ama unutmayın ki huhuk devleti diye her söz söyleyene dava açmakta bir noktaya kadar bizleri taşır.....


şimdi süreci şöyle bir gözden geçirelim.....ne oldu daha önce de laiklik tehlikesi çıkacak diye fazilet ve refah kapatıldı....ve hiç umalmayacak bir şekilde akp adlı parti oyların yarısına yakınına alarak 2 dönem üst üste iktadara taşındı.....etki tepki meselesi....

biraz daha eskilere gidelim biz bu ülkede huhuk alanında neler olduğunu ne kadar yannış kararın alındığınıda biliyoruz.....denizleri idam eden birçok devrimci insanı vatan haini ilan eden,idam cezaları veren yine bizim yargımızdı.....

her defasında dönem noktası özelliğini taşıyan yüksek yargı yine bir dönüm noktasına sebep olmak üzeridir......bu defa akp yi kapatarak ülke savunması yapmayı düşünüyor.....

peki bu parti kapatıldıktan sonra ne olacak bir bileniniz varmı?


yeniden yapılacak seçimde aynı zihniyetin daha güçlü geleceğinin farkında değilmisiniz......

sorun ülkede parti sorunu değil düzen sorunudur....bu düzen yenilik ve gelişmişlikten öteye baskıyı ve buna bağlı hareketsizliği öngörüyor.....

bu ülkeyi 2 partinin tekeline indirmek istiyor.....

uğraşacağımız asıl konu akp nin kapatılması değil bu düzenin değiştirilmesidir.......


umut kaybedildiği an gelecek kaybedilir....kendi mücadelemizi kendimiz vereceğiz.....

özcan1
18.03.2008, 01:10
evet belkide söylediklerinizde bir noktaya kadar haklısınız.....ama unutmayın ki huhuk devleti diye her söz söyleyene dava açmakta bir noktaya kadar bizleri taşır.....


şimdi süreci şöyle bir gözden geçirelim.....ne oldu daha önce de laiklik tehlikesi çıkacak diye fazilet ve refah kapatıldı....ve hiç umalmayacak bir şekilde akp adlı parti oyların yarısına yakınına alarak 2 dönem üst üste iktadara taşındı.....etki tepki meselesi....

biraz daha eskilere gidelim biz bu ülkede huhuk alanında neler olduğunu ne kadar yannış kararın alındığınıda biliyoruz.....denizleri idam eden birçok devrimci insanı vatan haini ilan eden,idam cezaları veren yine bizim yargımızdı.....

her defasında dönem noktası özelliğini taşıyan yüksek yargı yine bir dönüm noktasına sebep olmak üzeridir......bu defa akp yi kapatarak ülke savunması yapmayı düşünüyor.....

peki bu parti kapatıldıktan sonra ne olacak bir bileniniz varmı?


yeniden yapılacak seçimde aynı zihniyetin daha güçlü geleceğinin farkında değilmisiniz......

sorun ülkede parti sorunu değil düzen sorunudur....bu düzen yenilik ve gelişmişlikten öteye baskıyı ve buna bağlı hareketsizliği öngörüyor.....

bu ülkeyi 2 partinin tekeline indirmek istiyor.....

uğraşacağımız asıl konu akp nin kapatılması değil bu düzenin değiştirilmesidir.......


umut kaybedildiği an gelecek kaybedilir....kendi mücadelemizi kendimiz vereceğiz.....



Sevgili kreşmir can.

sinifta kalan talebe bir dahaki derslerine daha iyi calişir, iş işten gectikten sonra geri dönüşüm olurmu? O, zor.

Bizdeki %55 işlev gören hukuk devleti (Anlatilmasi zor, yorgun Demokrasi)
Elden gittikten sonra ne yapilabilinir? komşu Devletleri örnek almak lazim.
senin ne demek istediyini ben cok iyi anliyorum, bugün arap, AB Devletleri, israil ve USA nin Akp nin Kapatilmasina karşi cikiyorsa sebeblerini araştirmak lazim :devil2:iraktan sonraki hedefler iran ve suriye "bu işler ancak AKP hükümetiyle olur.AKP nin bir hedefi var oda şariat systemi.
Melek ismi ile gecinen şeytan, seriat hedefi olan AKP planlarini suya düşürmek cok mezhep ve sesli Türkiyede yaşiyan insanlarimizin menfaatidir.AKP suclu duruma düşer giderse eger Halkimiz birazda olsa aydinlanir, buda AKP nin oy kaybina (dagilmasina)sebeb olur, ama bu işin kazancli tarafi MHP olur buna istinaden oylar dagilir.
TC Devletinde yasiyan Halkim %60 okuma yazma mahrumiyeti olan- veya %40Gecim sikintisindan siyrilip hakkini mudaafa etme imkani olsa Deyerli insanlarim bu tür sorunlara maruz kalmaz. Işte sorun burada yatiyor.

belki yanlişim
saygilarimla

red kit
18.03.2008, 01:48
Türkiye Cumhuriyeti Bir hukuk ve demokrasi ülkesidir bununda kuralları vardır.Siyasi partilerin açılması yönetmesi seçilmeside bu kurallara bağlıdır devletin değişmez değişmesi teklif edilemez yasaları vardır.

Eğer bir parti ki bu parti AKP oluyor bıle bıle bu yasaları degıstırmeye gıdıyorsa Ülkemizin hukuk ununda hop kardesım sen ne yapıyosun bana gelıp hesap vermen lazım deme yetkısı vardır.Demokrası var dıyerek degısmez yasalarla oyuncak gıbı oynuyamazsın demelıdır demesı lazımdır .Bununda illaki bi cezası vardır artık kapatmamı olur siyasi yasakmı olur onu bellı kurallar ıcınde yıne hukuk bilir.

Evet akp %47 oyla hükümete geldı ama bızım halkımız bızım secmenımız siyaset nedır bılmıyor.iki paket makarnaya 1 cuval komure razı oluyolar gunu kurtarmak pesındeler ılerısını dusunmuyolar.

Hıc dusundunuzmu akp ne yaptı bu ulke ıcın bence yoldan asfalttan baska bısey yapmadı pekı bu ınsanlar yolmu yıcek yollamı gecıncek .Ülkemisin ne kendıne ait bankası kaldı ne kendıne aıt dogru duzgun fabrıkası kaldı ptt sı tupras ı hepsı yabancı ulkelere peşkes cekıldı .

Hanı o cok gururlandıgımız aslan sutu dedıgımız Türk rakısı bıle Türkün degıl artık Elın amerıkalısının oldu.Yanı acıkcası Turkun elınde bısey kalmadı .

Övündüklerı gogsunu kabarta kabarta soyledıklerı bı mıllı gelır yukselmesı var.Nufusun 1 mılyona yakın kısmını nerdeyse eksık saydılar zaten bılmem kac bın tanede kımlıksızı sahıpsızı var onları saymayınca mıllı gelır yuksek cıkıyor bunların yaptıkları kelıme oyunları ama artık mıllet uyandı .

Kara Davut
18.03.2008, 06:11
Yasalardaki kavramların anlamının,ikilemde kalınacak şekilde yazılması,bu hukuki ve yasal terimlerin manalarının bu zamana kadar netlik kazanmamış olması bugün bu sorunların temel sebebin teşkil etmekte.1923'ten bugünlere gelene kadarki süreçte,gerek siyasi platformda,gerekse hukuksal boyutta,bizler,laiklik teriminin ne anlam teşkil ettiğinin bile tam olarak açıklayamamışız.bugün sokağa çıkıp insanlara laikliğin ne anlama geldiğini sorsak, pekçok farklı cevap alacağız.sadece sokaktaki halk değil,siyasi ve hukuksal çevreler bile daha laiklik kelimesinin manası konusunda tam bir anlam üzerinde ortak kanıya varamamıştır.yani herkesin laiklik anlamı farklıdır.Atatürk'ün din ile devlet işlerini birbirinden ayırmak olarak anayasa'ya koydurduğu bu terim,gerçek manada;osmanlı zamanında uygulanan şer'i kanunları ortadan kaldırmak,insanların ve hatta siyasilerin(yani idarecilerin),adalet için şeriat mahkemelerini seçmelerinin önünü kesmek anlamınında,monarşinin ve teokrasinin devre dışı bırakılması bâbında anayasaya taşınmıştır.Bence önemli olan laik olmak değil,demokrat olmaktır.Zira demokrasi adaletin vazgeçilmezidir ve laiklik üstü bir kavramdır.Adalet kavramı ise,dil,din,ırk gibi farklılıkları gözardı etmeksizin tüm toplumun refahı için uygulanan bir sistemdir.demokrasi sekteye uğruyorsa,bir yerlerde yanlışların olduğu kesindir.Ve demokrasi sadece Cumhuriyet'in çatısı altında varlığını sürdürebilir.Cumhuriyet ise,halkın kendi kendini yönetmesi, şeklidir.yani bir zincir gibi birbirine bağlı olan bu halkaların biri zarar gördüğü zaman,tüm organlar zarar görür.peki,bunların üstünde yeralan,cumhuriyet ve anayasa'yı korumakla mükellef olan,anayasa mahkemesi ve yargıtay gibi organların görevleri nelerdir.devlet refleksi denilen ve kendini koruduğu iddaa edilen bu organların daha adil olması gerekmez mi?Türkiye'yi içinde bulunduğu ortamdan kurtarmak yerine,kutuplaşmalara yol açmak,bölünmeciliği teşvik etmek, bu organların görevlerindenmidir?Tabii ki hayır.Ancak şuda bir gerçektir ki,bu kurumların idaresinden sorumlu kişilerin siyaset üstü olması gerekir.Aynı Cumhurbaşkanı gibi.Yani Cumhurbaşkanlığıda,aynı şekilde siyaset üstü olması gereken bir makamdır.Peki yıllardır neden siyaset üstü ve tarafsız olması gereken bu makamlara getirilen kişileri halk değilde,meclis seçiyor ve atıyor?bence yapılanma baştan yanlış zira,bir atasözü vardır "ÂYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN,LAFA BAKILMAZ",yani iş yapan kişilerin o koltukları doldurması gerekir.

Çağdaş ülkelere bakıldığı zaman senatolarda genelde eski belediye başkanlarını görürsünüz.Yani ülkesi için hizmet yapmış insanların o koltukları hak ederek doldurdukları görülmektedir.yine yargı organlarının başındada bu kişilerin atadığı ve yetkilendirdiği kişiler görev yapmaktadır.ülkemizde ise;sadece ve sadece,sırtını en yükseğinden devlete yaslamak,illegal olmayan davranış ve eylemlerin dokunulmazlık zırhına büründürülmesi,emekli olduktan sonra daha çok devlet imkanlarından faydalanmak olarak algılanan milletvekilliği koltuğu,bence değersiz ve suça teşvik edici bir makamdır.zira,bu koltuğa oturabilmeniz için tuttuğunuz veya tutmadığınız,savunduğunuz veya savunmadığınız herhangi bir parti kasasına,yüklüce bir yardım yapmanız yeterlidir.bu olay şöylede basitçe değerlendirilebilir.at yarışında genelde favori ata düşük,sürpriz atlara çok ganyan verilir.düşük ganyan verilen atlar genelde kazanması muhtemel atlardır ve çok para kazanmak için çok para yatırmak gerekir.burada atlar partilerdir.kazanması muhtemel görülen partiden milletvekili olabilmek için,ne kadar çok para yatırırsanız,milletvekili olabilmenizde o kadar yüksektir.son seçim öncesi kazanması imkansız olan partiler adaylık için başvuran kişilerden para bile talep etmemişlerdir.işte görülüyor ki,böyle bir tabloda,millete faydalı veya zararlı olabileceğine bakılmaksızın bir takım insanlara milletvekilliği için ehliyet verilmektedir.Aynı,parayla alınmış ehliyet sahiplerinin trafik canavarı olup can aldığı gibi,bu kişilerde adeta birer siyaset canavarı halini alarak,ülkeyi bugünlere kadar hep şarampole yuvarlamışlardır.Ancak şuda bir gerçek ki,asıl canavar bu kişilere ehliyet verenlerdir.halktan tutunda,anayasa ve cumhuriyet başsavcısına hatta cumhurbaşkanına kadar bu böyledir,bu suça herkes müşterektir.milletvekilini halk seçer,milletvekili cumhurbaşkanını,cuhurbaşkanıda yargı organlarını atar ve tayin eder.bu şu anlamı taşımaktadır.siyasetin ve hukuğun yozlaştırıldığı bu ülkede yeni ve yenilikçi pekçok reforma ihtiyaç vardır.sistem çökmüştür ve formatlama ihtiyacı duymaktadır.artık bozulan parçaların tamiride fayda vermemektedir.neresinden tutsanız elinizde kalmaktadır.siyaset üstü olması gereken pek çok makam ve mevkii,maalesef çeşitli siyasi partilerin sözcülüğünü yapmaktadır.demokrasi denilen olgu bırakılmış ve tekrar oligarşiye ve monarşiye doğru yol alınmıştır.cumhuriyeti tehdit eden unsur, bu bakımdan ele alındığında bir tek akp değildir.çözüm yolu ise gayet meşakkatli bir yol olup,önce halkın bunu tam olarak anlaması ve bilinçli kişilerin halka anlatması sayesinde olacaktır.Bu ülkede siyaset bilimi okumuş insanların,ülkesine hizmet için gönül vermiş insanların bu yol için çok çalışmaları gerekmektedir.bu yola girmeden önce halkı çok iyi bilinçlendirmeleri,arkalarından akacak zümrenin cahil olmamasını ve yapacakları her işte kendilerini denetleme yetkisinin halkta olacağının bilincini bu halka yerleştirmeleri gerekmektedir. bu ise Halkçılıkla olur.yani halka inebilmekle,onların sorunlarına çare olabilmekle olur.ancak bugüne bakıldığında akp'nin bu şekilde yükselmesinin sebebinin,diğer muhalefet partilerinin halka ve halkın sorunlarına inmemesi olduğu çok iyi gözlemlenmektedir.halkın sorunlarına yönelik çare ve formüller yönünden kısırlaştırılmış olan bu partiler,yaptıkları şov ve gündelik siyasetlerle ayakta kalabilme mücadelesi vermektedirler.ve diş geçiremedikleri rakiplerini saf dışı bırakabilmek için,kendi zihniyetlerindeki insanlar tarafından atanmış bir takım kurum ve kuruluşlardan medet beklemektedirler.işte;adaletsizliğe adaletsizlikle cevap vermenin en bariz belgeside budur.ve asla demokrasinin kabullenemeyeceği bir uslüptur.Halkın irade ve idaresine atılan bu çalım,sadece bir partiyi değil,koskoca bir ülkeyi,dünya konjönktöründe yerlere indirecektir.Bu yüzden ben derim ki,vakit varken bu yanlıştan biran evvel dönülmeli,Türkiye Devleti,tüm halkın istekleri doğrultusunda yapılacak yeni bir anayasa baz alınarak,tekrardan siyasallaşmalı ve hukuksallaştırılmalıdır.