Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğu Perinçek tutuklandı
chatlakalper2 24.03.2008, 07:50 İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, ''Ergenekon terör örgütü''ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
Ümraniye'de bir gecekonduda el bombaları ve patlayıcıların ele geçirilmesi sonrası ortaya çıkartıldığı belirtilen ''Ergenekon terör örgütü''ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirilen Doğu Perinçek, tutuklanması istemiyle sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.
Kim Kazandı şimdi?
cemalettin 24.03.2008, 10:15 emperyalizme karşı olanlar,ermeni tezlerini belgelerle çürütenler,ülkenin varlıklarının satılmasını kabul etmeyenler,patrikhaneyi ekümenik saymayanlar,Kıbrıs'daki haklarımızı savunanlar,cumhuriyete ve ilkelere bağlı olanlar susturulur veya ortadan kaldırılır ise kimler karlı çıkar ?
valla ben ''habertürk'' ün yalancısıyım..
"Yargıtay'ı vuracaklardı" iddiası
İşçi Partisi Genel Merkezi'nde binanın krokisi ele geçirildi
24.03.2008 08:35
Ergenekon terör örgütüne yönelik operasyonda ele geçirilen bilgisayarlarda harf, rakam ve işaretlerden oluşan şifreler çözülüyor. Yargıtay'a yönelik bir saldırının planı olduğu düşünülen notlar ortaya çıkarıldı.
Terör örgütü Ergenekon'a yönelik operasyonlarda ele geçirilen bilgisayar ve notların her birinin ayrı ayrı şifrelendiği ortaya çıktı. Operasyon kapsamında gözaltında bulunan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in bilgisayarında Yargıtay'a yönelik saldırı planlarının olduğu ileri sürüldü.
Yakalanan zanlıların örgüt ile ilgili bilgileri bilgisayarlarında dosyaladıkları, bu dosyaları açmak için bile çok karışık bir şifre kullandıkları belirtildi. Dosyanın açılmasından sonra, polisin karşısına yeni bir şifre ortaya çıktı. Şifrelerin, önce küçük harf, ardından bir rakam, daha sonra yabancı bir alfabeden bir harf ve noktalama işareti şeklinde dörtlü kombinasyonlardan oluştuğu tespit edildi.
YARGITAY KROKİLERİ ORTAYA ÇIKTI
Polisin son operasyonunda yakalanan zanlılardan birinin ajandalarında da şifreli notlar bulundu. Yakalanan zanlıların notları arasında Yargıtay ile ilgili krokiler bulunduğu iddia edildi. Yargıtay krokisini içeren CD, Doğu Perinçek'le birlikte gözaltına alınan ve aynı gün Talat Paşa komitesi toplantısı için Almanya'ya gidecek olan Adnan Akfırat'a ait belgelerin arasından çıktı. CD'nin üstünde "Yargı-Nusret Senem" yazıyordu. Senem, İşçi Partisi'nin avukatlarından biri.
Yargıtay binasının üç blokunun bazı kapılarının sarı renkle işaretlendiği krokinin yanı sıra bulunan kroki açılım metninde ise krokideki hangi işaret ve sayının neyi tarif ettiği belirtiliyor. Bu açıklama metninde, kaçış yolları, polis, güvenlik görevlisi ve kamerası bulunan ve bulunmayan noktalar tek tek anlatılıyor.
Polis ayrıca Ergenekon terör örgütünün hücrelerini tek tek deşifre ederken 3. Hücre'den sonra bir üst hücreye ulaşmaya çalışıyor. Örgütün finans kaynaklarının olduğu düşünülen bu hücrenin yanısıra örgütün yurtdışı bağlantıları araştırılıyor. Polisin elde ettiği bilgilere göre örgütün Rusya ile bağlantılarının bulunduğu belirtildi.
İDDİANAME METNİ 2 GÜN ÖNCEDEN
Diğer zanlıların notları arasında Yargıtay'ın krokileri ele geçirilirken, İP lideri Doğu Perinçek'in bilgisayarında da bir ay öncesine ait 'Yargıtay'a yönelik eylem' şeklinde değerlendirilen 'şifreli notlar' bulunduğu ileri sürüldü. Bu planın AK Parti hakkında açılan kapatma davasını etkilemek amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
Perinçek'in bilgisayarında ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti hakkında açtığı kapatma davasının iddianamesinin de bulunduğu ileri sürüldü. İddianame metninin davanın açıldığı 14 Mart 2008 tarihinden 2 gün önce bilgisayara kaydedildiği belirlendi.
YENİ ŞAFAK / TARAF
chatlakalper2 24.03.2008, 10:50 Bana kalırsa yenişafak ve taraf'ın yalancısısın. Onlarada hiç inanmam.
Dede-baba 24.03.2008, 14:48 valla ben ''habertürk'' ün yalancısıyım..
"Yargıtay'ı vuracaklardı" iddiası
İşçi Partisi Genel Merkezi'nde binanın krokisi ele geçirildi
24.03.2008 08:35
Ergenekon terör örgütüne yönelik operasyonda ele geçirilen bilgisayarlarda harf, rakam ve işaretlerden oluşan şifreler çözülüyor. Yargıtay'a yönelik bir saldırının planı olduğu düşünülen notlar ortaya çıkarıldı.
Terör örgütü Ergenekon'a yönelik operasyonlarda ele geçirilen bilgisayar ve notların her birinin ayrı ayrı şifrelendiği ortaya çıktı. Operasyon kapsamında gözaltında bulunan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in bilgisayarında Yargıtay'a yönelik saldırı planlarının olduğu ileri sürüldü.
Yakalanan zanlıların örgüt ile ilgili bilgileri bilgisayarlarında dosyaladıkları, bu dosyaları açmak için bile çok karışık bir şifre kullandıkları belirtildi. Dosyanın açılmasından sonra, polisin karşısına yeni bir şifre ortaya çıktı. Şifrelerin, önce küçük harf, ardından bir rakam, daha sonra yabancı bir alfabeden bir harf ve noktalama işareti şeklinde dörtlü kombinasyonlardan oluştuğu tespit edildi.
YARGITAY KROKİLERİ ORTAYA ÇIKTI
Polisin son operasyonunda yakalanan zanlılardan birinin ajandalarında da şifreli notlar bulundu. Yakalanan zanlıların notları arasında Yargıtay ile ilgili krokiler bulunduğu iddia edildi. Yargıtay krokisini içeren CD, Doğu Perinçek'le birlikte gözaltına alınan ve aynı gün Talat Paşa komitesi toplantısı için Almanya'ya gidecek olan Adnan Akfırat'a ait belgelerin arasından çıktı. CD'nin üstünde "Yargı-Nusret Senem" yazıyordu. Senem, İşçi Partisi'nin avukatlarından biri.
Yargıtay binasının üç blokunun bazı kapılarının sarı renkle işaretlendiği krokinin yanı sıra bulunan kroki açılım metninde ise krokideki hangi işaret ve sayının neyi tarif ettiği belirtiliyor. Bu açıklama metninde, kaçış yolları, polis, güvenlik görevlisi ve kamerası bulunan ve bulunmayan noktalar tek tek anlatılıyor.
Polis ayrıca Ergenekon terör örgütünün hücrelerini tek tek deşifre ederken 3. Hücre'den sonra bir üst hücreye ulaşmaya çalışıyor. Örgütün finans kaynaklarının olduğu düşünülen bu hücrenin yanısıra örgütün yurtdışı bağlantıları araştırılıyor. Polisin elde ettiği bilgilere göre örgütün Rusya ile bağlantılarının bulunduğu belirtildi.
İDDİANAME METNİ 2 GÜN ÖNCEDEN
Diğer zanlıların notları arasında Yargıtay'ın krokileri ele geçirilirken, İP lideri Doğu Perinçek'in bilgisayarında da bir ay öncesine ait 'Yargıtay'a yönelik eylem' şeklinde değerlendirilen 'şifreli notlar' bulunduğu ileri sürüldü. Bu planın AK Parti hakkında açılan kapatma davasını etkilemek amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
Perinçek'in bilgisayarında ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti hakkında açtığı kapatma davasının iddianamesinin de bulunduğu ileri sürüldü. İddianame metninin davanın açıldığı 14 Mart 2008 tarihinden 2 gün önce bilgisayara kaydedildiği belirlendi.
YENİ ŞAFAK / TARAF
***Ne İp Liyim nede başka bir siyasi fransiyondan.. Ama Bu ABD uşağı.. Emperyalist Piyonu.. Ülkesini vatanını... insanlarını ve Koskoca bir islam alemini ABD'ye satan...satılık fethullah ve tayfasına hele yeni şafak hainlerinin yalanlarını yüzlerine vurmakta Alllah Emri oldu..
*** Bu erganekon olayları ve belgeleri.. 6 Ay zaman gazetesinde çalışan.. 5 Ay samanyolu Tv'sinde proğram yapan.. bir Bir yahudinin.. hala şimdilerda kanadaya kaçan.. bir CAI ajanın evinde bulunmadı' mı?
***Yargıtay binasına ait Krokiler ise... 7 gün önce fethullah gülen'e bağlı dinci bir gazete olan "TARAF" GAZETESİ"İNCE AYDINLIK VE İP GAZETELERİNE FAX çekilerek iletilmiştir...
***ERGENEKON göz altıları başlamadan 3 gün önce hem Fehmi Koru hemde taraf gazetesi köse yazarları kemalistlerin tasfiyesi yakındır şeklinde.. yazılar yazıp... Çok önemli gelişmelere hazır olun.. şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardır..
*** Bu bizi iki sonuca ulaştırır.. fethullah yılanı şimdi nerde saklanıyor.. ve fethullahın ini olan zaman ve Samanyoşlu Tv 'de bu yahudinin ne işi var? ve bu adam şu an nerde?
*** Neden... zaman ve yani şafak gazeteleri bunları saklar..
*** Yoksa fethullahın Tüm müslümanları... Ülkesini.. vatanını insanlarını satan bir aşağılık.. cehennem ehlinden olduğu açığa çıkar diyemi..
** ABD ve Emperyalistlerin ılımlı islam projesinde görev alan.. papazların ve vatikanın emrinde olan islam düşmanı.. Muavi tohumu .. riyakarın.. gerçek yüzü ortaya çıkar diyemi korkuyorlar?
***Ey Yüceler yücesi Allahım.. sen bizleri... Riyakar ehli Ebu Cehiler'in.... Muaviyelerin.. Yezitlerin.. ve Bil-cümle Koyun postuna bürünen Aşalıkların... karşısında Muhammedi'lerden eyle.. Hz. Ali'lerin tarafından olanlardan eyle.. İmam Hüseyin'lerin tarafından olanlardan eyle..
** ve Uğratma Aziz vatanımızı... Hainlere.. dünya malı için ülkesini.. vatanını.. insanları.. müslümanları satanlara..
** Binlerce kez.. Lanet olsun.. Böylelerine.. ya Rabbi.. Fitne ve fesat çıkanlara fırsat verme.. Dünya üzerine bozgunluk için gelenlere senin dinini kullananlara.. çıkar sağlayanlara Fırsat verme..
***Bizler.. Ezelden sana bağlı Olanlarız.. Uhut'da Herkes..ömeri... osmanı. ebu bekiri.. Bırakıp kaçarken.. bir Çukura Düşürülen Peygamberi... Kurtaran İmam'ı Ali safında olanlarız..
Sıffında.. Kerbela'da senin adını yüceltenleriz.. lanet olsun zamanın Muaviyelerine.. Yezitlerine..
Saygılarımla..
promethe 25.03.2008, 20:19 valla ben ''habertürk'' ün yalancısıyım..
"Yargıtay'ı vuracaklardı" iddiası
İşçi Partisi Genel Merkezi'nde binanın krokisi ele geçirildi
24.03.2008 08:35
Ergenekon terör örgütüne yönelik operasyonda ele geçirilen bilgisayarlarda harf, rakam ve işaretlerden oluşan şifreler çözülüyor. Yargıtay'a yönelik bir saldırının planı olduğu düşünülen notlar ortaya çıkarıldı.
Terör örgütü Ergenekon'a yönelik operasyonlarda ele geçirilen bilgisayar ve notların her birinin ayrı ayrı şifrelendiği ortaya çıktı. Operasyon kapsamında gözaltında bulunan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in bilgisayarında Yargıtay'a yönelik saldırı planlarının olduğu ileri sürüldü.
Yakalanan zanlıların örgüt ile ilgili bilgileri bilgisayarlarında dosyaladıkları, bu dosyaları açmak için bile çok karışık bir şifre kullandıkları belirtildi. Dosyanın açılmasından sonra, polisin karşısına yeni bir şifre ortaya çıktı. Şifrelerin, önce küçük harf, ardından bir rakam, daha sonra yabancı bir alfabeden bir harf ve noktalama işareti şeklinde dörtlü kombinasyonlardan oluştuğu tespit edildi.
YARGITAY KROKİLERİ ORTAYA ÇIKTI
Polisin son operasyonunda yakalanan zanlılardan birinin ajandalarında da şifreli notlar bulundu. Yakalanan zanlıların notları arasında Yargıtay ile ilgili krokiler bulunduğu iddia edildi. Yargıtay krokisini içeren CD, Doğu Perinçek'le birlikte gözaltına alınan ve aynı gün Talat Paşa komitesi toplantısı için Almanya'ya gidecek olan Adnan Akfırat'a ait belgelerin arasından çıktı. CD'nin üstünde "Yargı-Nusret Senem" yazıyordu. Senem, İşçi Partisi'nin avukatlarından biri.
Yargıtay binasının üç blokunun bazı kapılarının sarı renkle işaretlendiği krokinin yanı sıra bulunan kroki açılım metninde ise krokideki hangi işaret ve sayının neyi tarif ettiği belirtiliyor. Bu açıklama metninde, kaçış yolları, polis, güvenlik görevlisi ve kamerası bulunan ve bulunmayan noktalar tek tek anlatılıyor.
Polis ayrıca Ergenekon terör örgütünün hücrelerini tek tek deşifre ederken 3. Hücre'den sonra bir üst hücreye ulaşmaya çalışıyor. Örgütün finans kaynaklarının olduğu düşünülen bu hücrenin yanısıra örgütün yurtdışı bağlantıları araştırılıyor. Polisin elde ettiği bilgilere göre örgütün Rusya ile bağlantılarının bulunduğu belirtildi.
İDDİANAME METNİ 2 GÜN ÖNCEDEN
Diğer zanlıların notları arasında Yargıtay'ın krokileri ele geçirilirken, İP lideri Doğu Perinçek'in bilgisayarında da bir ay öncesine ait 'Yargıtay'a yönelik eylem' şeklinde değerlendirilen 'şifreli notlar' bulunduğu ileri sürüldü. Bu planın AK Parti hakkında açılan kapatma davasını etkilemek amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
Perinçek'in bilgisayarında ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti hakkında açtığı kapatma davasının iddianamesinin de bulunduğu ileri sürüldü. İddianame metninin davanın açıldığı 14 Mart 2008 tarihinden 2 gün önce bilgisayara kaydedildiği belirlendi.
YENİ ŞAFAK / TARAF
Yalan,yalan,yalan....
Fetullahçı ve işbirlikçi basın nereden verildiği,doğruluğu belli olmayan bilgileri gerçekmiş gibi karşılıyor.
İP'ten yapılan yalanlamaları da yokmuş gibi....
Gurur vericidir!Göbeğinden ABD'ye bağlı olanların saldırıları durulan yerin ne kadar doğru olduğunun da ispatıdır.
Buyrun!
Fetullahın yetiştirmesi işbirlikçiler.....İP'ten de açıklama var.Okuyun ,kalın kafalarınıza sokun!
promethe 25.03.2008, 20:21 • İşçi Partisi hakkında yalan makinesi hareket geçirilmiştir.
• Biz bu tertipleri daha önce de yaşadık. Tertipçiler mahkum edildiler.
• Tertip boşa çıkarılacak, sorumlular hesap verecektir.
İşçi Partisi Genel Sekreteri Av. Nusret Senem bugün (24 Mart 2008) İP İstanbul İl Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek Ergenekon tertibinin, başta İşçi Partisi olmak üzere ulusal güçleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef aldığını belirtti. Senem şunları söyledi:
Genel Başkanımız Doğu Perinçek, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni ve İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu üyesi gazeteci yazar Adnan Akfırat, Aydınlık Gazetesi Yayın Genel Yönetmeni Serhan Bolluk’un tutuklanması, Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu sağlık ve yaşlılık durumları gözetilip tutuksuz yargılanmalarına karar verilmesi ve kendilerinin yurtdışına çıkmalarının yasaklanmasıyla Ergenekon tertibi yeni bir boyut kazandı.
Tutuklanma gerekçeleri sözde Ergenekon örgütünün üyesi oldukları ve devlete ait gizli belgeleri bulundurdukları iddiasıdır.
Bu iddialar kesinlikle gerçek dışıdır. Bir tertibin ürünüdür. Bu tertiple hedef alınan başta İşçi Partisi olmak üzere ulusal güçler ve TSK’dır.
AKP kapatma davasının rövanşı alınmak istenmektedir.
Nitekim bugünkü (24.03.2008) Star ve Taraf gazetelerinde bu amaç açıkça ilan edilmektedir. Yalan makinesi harekete geçirilmiştir.
Taraf Gazetesinde “işçi Partisi Genel Merkezinde Başsavcı hazırladığı iddianamede Cumhurbaşkanı Gül ile ilgili suçlamanın kelimesi kelimesine aynı olduğu bir metin bulundu” deniliyor. “ AKP aleyhine Anayasa mahkemesinde açılan kapatma davasına ilişkin iddianamenin bir bölümünün çıktığı” iddia ediliyor.
Tertibin aracı olan Emniyet içindeki Fethullahçı Gladyonun servis ettiği bu haber tümüyle yalandır. Sözü edilen metin AKP İddianamesinin tarafımızdan aynen alıntılanmış ve operasyon sırasında baskıya giren Aydınlık Dergisi’nin son sayısında yayınlanmıştır. Metnin altında da “Ara başlıklar dışında tüm metin iddianameden aynen alınmıştır” açıklaması yer almaktadır.
Görüldüğü gibi tertibi düzenleyen ve daha sorgular başlamadan basına servis yapan Fethullahçı Gladyo’nun marifeti bu kadar ahmakçadır.
Yine bugünkü Taraf Gazetesinde ”Yargıtay’ı Vuracaklardı” manşeti altında İşçi Partisi’nde yapılan Ergenekon aramasında el konan CD’lerden birinde Yargıtay binasının ayrıntılı krokisi çıktı. Polis ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu alanların da işaretlendiği krokinin suikast için hazırlanmış olabileceği kuşkusu uyandı” denilmiştir.
Star gazetesinde de yer verilen bu uydurma haberde kah “Ankara’daki Genel Merkez binasında”, kah “ İstanbul’da Adnan Akfırat’ın evinde ona ait belgelerin içinden çıktığı belirtilen böyle bir CD bulunmuş değildir. Yapılan aramalar tutanağa bağlanmıştır. Bu tutanaklarda böyle bir belge yoktur. Taraf gazetesinde yayınlanan ve 13 Mart 2008 günü 0312 425 99 76 numaralı fakstan
geçtiği üzerindeki numaralardan anlaşılan bu imzasız, uydurulmuş belge bize ait değildir. Telefon numarası da bize ait değildir. Tertipçi merkezler tarafından imal edildiği arama tutanaklarında yer almamasıyla da sabittir.
Bütün bu tertipler ve basına yapılan gerçeğe aykırı servislerin amacı bellidir :
Kapatılma tehdidi ile karşı karşıya bulunan ve meşruiyetini yitirdiği Yargıtay Başsavcılığı iddianamesiyle de saptanan AKP iktidarı telaş içindedir.
ABD ve AB’nin daha önce açıkladığımız talimatlarıyla Emniyet kuvvetleri ve yargı içinde yuvalandırdığı yasadışı güçlerini harekete geçirmiştir.
Bu tertibi önceden gördük. Partimize yönelik operasyondan 10 gün önce 11 Mart 2008 tarihinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığı’na başvurarak, Partimizi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bir suç örgütü göstermek hedefiyle yürütülen psikolojik harekata dikkat çekilmiş, İstanbul Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Zekeriya Öz’ün suç ve suçlu imal etme girişimi içinde olduğunu, görevini kötüye kullandığını belirtmiştik. Halen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce incelenmekte olan başvurumuzun hemen arkasından tertip başlatılmıştır.
Biz bu tür tertipleri daha önce de yaşadık. 30 Temmuz 1997 tarihinde Sami Demirkıran adlı bir PKK itirafçısı kullanılarak, Ankara DGM Başsavcılığı’na bir dilekçe ile başvuruldu ve Doğu Perinçek’in “PKK’nın ikinci gizli lideri” olduğu yalanı üretildi. Dayanak olarak da PKK mühürlerini taşıyan “Garzan Eyaleti Karargah Komutanlığı” ve “ERNK Mar. Bölge Temsilciliği” imzalı iki adet mektup ortaya çıkarıldı. Bu tertiple tutuklanan Doğu Perinçek bir süre tutuklu kaldıktan sonra Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde el yazılı bu iki mektubun tertipte kullanılan Sami Demirkıran tarafından yazıldığı ve mektuplar altındaki mühürlerin patatesle imal edilmiş sahte mühürler olduğu saptandı. Doğu Perinçek Haymana Cezaevi’nde 8 ay tutuklu kaldıktan sonra hakkında beraat kararı verilerek özür dilendi. Sahte belge düzenleyerek iftira ve hakarette bulunan Sami Demirkıran hakkında kamu davası açıldı. Sami Demirkıran, suçunu itiraf ederek söz konusu sahte belgeleri dönemin başbakanı Tansu Çiller’in genel başkanı olduğu DYP Genel Merkezi’nde düzenlediğini itiraf etti ve mahkum edildi.
İşte bugün yaşamak da olduğumuz da benzeri bir tertiptir. Daha da vahimi bu tertip İşçi Partisi ve diğer ulusal güçlerin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef almaktadır. Soruşturma sırasında yöneltilen sorular da bunu açıkça göstermektedir.
Doğu Perinçek ve İşçi Partisi’nin 40 yıllık geçmişi ABD’nin ülkemize yerleştirdiği Kontrgerilla’yla, Susurluk çeteleriyle, gladyo yapılanmalarıyla mücadele; bunların cinayet ve provokasyonlarını açığa çıkardığı örneklerle doludur.
Emperyalizmin, Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelenin bayrağı olan ve milletin “Lozan Kahramanı” olarak adlandırdığı Doğu Perinçek ve İşçi Partisi’nin diğer önderlerini İsviçre, Fransa, Almanya mahkemeleri tutuklayamamış, ama ABD ve AKP’nin dayatmasıyla Türkiye’de tutuklanabilmişlerdir.
Bu, tehlikenin boyutlarını göstermektedir. Milletimizle birlikte bu tertip boşa çıkarılacak, sorumlular hesap verecektir.
doğu perinçek denen zatı muhterem asla bir şey olmadı bu ülkede.....
onun acısını yaşayan doğu bey in ne yapacağını kestirmek zor.....eee nede olsa ajanlık mertebesine ulaşmış....sosyalistlikten,amerikancılığa ve sonrada uşaklığa gelen bir evrim hayatı var....har neyse eğer bu ülkede ki yargıya inanıyorsan sesini çıkarmayacaksın yok hayır bu bir oyun diyorsan akp nin katatılmasına da karşı çıkacaksın.......
nede olsa yargının güvenirliliği yok......
promethe 25.03.2008, 21:50 doğu perinçek denen zatı muhterem asla bir şey olmadı bu ülkede.....
onun acısını yaşayan doğu bey in ne yapacağını kestirmek zor.....eee nede olsa ajanlık mertebesine ulaşmış....sosyalistlikten,amerikancılığa ve sonrada uşaklığa gelen bir evrim hayatı var....har neyse eğer bu ülkede ki yargıya inanıyorsan sesini çıkarmayacaksın yok hayır bu bir oyun diyorsan akp nin katatılmasına da karşı çıkacaksın.......
nede olsa yargının güvenirliliği yok......
CEVABIN AŞAĞIDA:)
ya savunacağın kişinin hayatının geçtiği yerden mi sesleniyorsun sen hala.....
promethe 25.03.2008, 21:54 ya savunacağın kişinin hayatının geçtiği yerden mi sesleniyorsun sen hala.....
Kokuştunuz artık!
Kimsiniz?
Nerden konuşuyorsunuz?
ben sadece düşüncelerimi belirtiyorum....ayrıca size karşı bişey de demedim......sanırım alındınız....
eğer öyleyse kişisel olarak sizinle bir problemim yok ama siyasi olarak bulunduğunuz yer bence güzel değil......
tabi bu sizin tercihiniz onu savunmakta sana düşer........
promethe 25.03.2008, 22:09 Burada İşçi Partili olarak partime ve başkanına atılan çamurlara yanıt
veririm."Alınganlık" dediğiniz şey, hakaretleri ve yalanları sineye çekmemektir.
Beğenmeyebilirsiniz...
Kişisel kanaatlerinizi,sanki gerçekliği varmış gibi öne sürmeyin.
Bakın, Fetullah ucubesinin ipliğini pazara çıkardık.Susurluk ,kaza sonucu ortaya çıkmadan iddianamesini oluşturduk.Sol adına cinayet işleyen sözde devrimci ajanları kulaklarından tuttuk,ortaya çıkardık.
Biz Türkiye'de kontrgerillaya(ki bu adı ilk D.Perinçek'ten öğrendiniz) karşı mücadelenin kıblesiyiz.
Sosyalist gibi olun...
Gerçekten şaşmayın!
Burada İşçi Partili olarak partime ve başkanına atılan çamurlara yanıt
veririm."Alınganlık" dediğiniz şey, hakaretleri ve yalanları sineye çekmemektir.
Beğenmeyebilirsiniz...
Kişisel kanaatlerinizi,sanki gerçekliği varmış gibi öne sürmeyin.
Bakın, Fetullah ucubesinin ipliğini pazara çıkardık.Susurluk ,kaza sonucu ortaya çıkmadan iddianamesini oluşturduk.Sol adına cinayet işleyen sözde devrimci ajanları kulaklarından tuttuk,ortaya çıkardık.
Biz Türkiye'de kontrgerillaya(ki bu adı ilk D.Perinçek'ten öğrendiniz) karşı mücadelenin kıblesiyiz.
Sosyalist gibi olun...
Gerçekten şaşmayın!
can sen işçi partili olabilirsin bizlerde görüşlerimizi söylediğimizde neden üstünüze alınıyosunuz
ve yukardaki yorumunda kokuştunuz diyosun hiç yakıştıramadım sen nasıl kendi düşüncene saygı bizlerden bekliyorsan sende herkesin düşüncelerine saygılı olun lütfen
ben şahsen perinçeği hiç sevmem
iyi forumlar
promethe 25.03.2008, 22:33 can sen işçi partili olabilirsin bizlerde görüşlerimizi söylediğimizde neden üstünüze alınıyosunuz
ve yukardaki yorumunda kokuştunuz diyosun hiç yakıştıramadım sen nasıl kendi düşüncene saygı bizlerden bekliyorsan sende herkesin düşüncelerine saygılı olun lütfen
ben şahsen perinçeği hiç sevmem
iyi forumlar
Sevgili can!
Beğenmeyebilirsiniz,tekrar ediyorum..
Söylenen "ajan,uşak" gibi nitelemeler hakarettir.Burada ,beğenen ya da beğenmeyen kişilerin fikirlerine fikirlerle yanıt vermeye çalıştım.Ama iş yukarıdaki gibi hakaretlere dönüştürülüyor.
Sevmemek başka,hakaret etmek başkadır.Fikire her zaman varım.
Hakareti sineye çekmem!
tamam demek ki sende partinin halkla ilişkiler sorumlususun......
ne olduğun beni ilgilendirmiyor ve ben sana hakaret etmiyorum......
sana sadce partin ve genel başkanın hakkında yorum yaptım.....
ve bence biraz daha saygıyı hak ediyorum.........
[QUOTE=promethe;594135]Sevgili can!
Beğenmeyebilirsiniz,tekrar ediyorum..
Söylenen "ajan,uşak" gibi nitelemeler hakarettir.Burada ,beğenen ya da beğenmeyen kişilerin fikirlerine fikirlerle yanıt vermeye çalıştım.Ama iş yukarıdaki gibi hakaretlere dönüştürülüyor.
Sevmemek başka,hakaret etmek başkadır.Fikire her zaman varım.
Hakareti sineye çekmem![/QUOT
kreşmir can partinin ve genel başkanın hakkında yorum yapmış
ben mesala chp delegesiyim ne yani şimdi parti için kendi canlarımımı kırayım herkes eleştirilerini yaparlar saygı duyarım düşüncelerine
can sade sen değil hakareti kimse sineye çekmez
ama yorum yaparken daha saygılı olalım birbirlerimize karşı kırıcı olmadan insanları rencide etmeden
herkesin düşüncesi aynı olucak diye kayde yok tabiki ama yorum yaparken daha sakin vede usluplu davralanım birbirlerimize
karşı tarafla aynı düşüncede olmadığımızda hemen taarruza geçiyoruz
dışarda barış düzen birlik istiyoruz ve huzur barış diye dolaşırken asıl barışı bence içimizde sağlıyalım daha kendi aleviforum ailmizde birbirimize anlaşamıyoruzki
iyi forumlar
bu sözlerimi sadece kendi üzerine alma olurmu can
Westside 25.03.2008, 23:58 Türkiye'de oligarsik düzeni tehdit eden partinin ve parti baskanının kim oldugunu ispatlamamıza gerek kalmadı zira amerikan uşakları bunu layıkıyla yaptılar.
promethe 26.03.2008, 00:42 tamam demek ki sende partinin halkla ilişkiler sorumlususun......
ne olduğun beni ilgilendirmiyor ve ben sana hakaret etmiyorum......
sana sadce partin ve genel başkanın hakkında yorum yaptım.....
ve bence biraz daha saygıyı hak ediyorum.........
İP'in nasıl böyle sağlam bir örgüte sahip olduğunu anlamışsınız...
Zira her partili "halkla ilişkiler sorumlusu"dur.Kavgada,hapiste,heryerde...
İsnat ettikleriniz hakarettir.Sizinle bireysel olarak alıp veremediğim olamaz.Ama
yorum yaparken bile kanaatler olgulara dayanmalı değil mi?
Asii can.
Tekrara kaçıyorum belki,ancak kimsenin eleştiriye sözü yok!Fetullahın ve
envayi
çeşit emekli istihbaratçının sitelerinden buralara dökülen incileri fikir sayıp
belgesiyle çürütüyoruz.
Kimsenin aynı düşüncede olması beklentisinde değilim.Ama herkesten adaba
uyma konusunda beklentiye sahip olma hakkım var.
Bu konuda vicdanlı olup,en azından konuşurken
ağzımıza aldığımız sözcükleri iyi seçelim.
Küfür, nasıl söylenirse söylensin küfürdür!
Sevmeyebilirsiniz...Sizlere saygı duyuyorum.
promethe 26.03.2008, 00:58 Türkiye'de oligarsik düzeni tehdit eden partinin ve parti baskanının kim oldugunu ispatlamamıza gerek kalmadı zira amerikan uşakları bunu layıkıyla yaptılar.
Westside kardeşim!
Duruyorsun ;sonra işin özünü ortaya koyup gidiyorsun.
İşte bu kadar!
tosunoglu 26.03.2008, 01:38 Türkiye'de oligarsik düzeni tehdit eden partinin ve parti baskanının kim oldugunu ispatlamamıza gerek kalmadı zira amerikan uşakları bunu layıkıyla yaptılar.
Usaklik ip lilerden kimseye kalmaz merak etmeyin zira
Ibrahim Kaypakkaya perinçegin nerelere hizmet ettigini 70 li yillarda yazmisdi.
Kara Davut 26.03.2008, 01:48 Sevgili promethe,
işin özü adalettir.kişiler bugün farklı yarın farklı düşünebilir.Nasılki Tayyip dün farklı bugün farklı konuşuyorsa,Perinçek'te dün farklı bugün farklı bir zihniyete tabi olabilir.Ancak önemli olan söylemler değil eylemlerdir.Akp her ne kadar tuttuğu yolu demeokratikleşme olarak göstersede,yapılan eylemlere bakıldığında, ortak akıl yürütülerek yapılmış bir tek faaliyeti yoktur.Ve açılacak dava ilede adalet önünde gereği neyse yapılacaktır.(şunuda belirteyim,parti kapatmaya karşıyım,çeşitli yaptırım ve cezalar getirilebilir).Ancak ortada bir suç unsuru varsa;neyse cezası Perinçek'inde çekmesi gerekir.Adalet denilen olguyu Perinçek'e yapılan yargılamadan dolayı Akp çatısı altına sokmak gerçekten yanlış."kelin ilacı olsa,kendi başına sürermiş" hesabı,ilaç olsa önce akp,kendine fayda sağlardı.yani bu yapılan İP'ne yönelik bir karalama değil.Eğer Perinçek yargı önünde kendini aklarsa,hem üstündeki kötü imajı atacak,hemde düşüncelerine kaldığı yerden belkide daha hızlı bir şekilde devam edecektir.
Westside 26.03.2008, 12:22 Bursa Söylevi
"türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük kıpırtı ve davranış duydumu, 'bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. hemen araya girecektir. elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. genç, 'polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir' diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. mahkeme onu yargılayacaktır. yine düşünecek, 'demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek!' onu hapse atacaklar. yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, ismet paşa'ya ve meclis'e telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. diyecek ki, 'ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. araya girişimde ve eylemimde haklıyım. eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek benim görevimdir!' işte benim anladığım türk genci ve türk gençliği!''
6 şubat 1933 / Bursa Atatürk Köşkü
cemalettin 26.03.2008, 12:52 [FONT="Arial Black"]Yalan,yalan,yalan....
Fetullahçı ve işbirlikçi basın nereden verildiği,doğruluğu belli olmayan bilgileri gerçekmiş gibi karşılıyor.
bu ifade biraz eksik ve hatalıdır.
sözkonusu haberler( ! ) veya bilgiler ( ! ) aynı ekip tarafından üretilmekte ve ekibe dahil olanlarca yayılmaktadır.
haber veya bilgide aradıkları onların işine yarar olmasıdır ve bulamazlarsa kendileri işlerine yarayacak üretimler yapmaktadırlar.
işlerine gelmeyen bir bilgi veya haber tamamiyle gerçek ve önemli olsa da,
pek mecbur kalmadıkça ortaya koymazlar,koyamazlar.
varoluş sebeblerine aykırı olur....
cemalettin 26.03.2008, 13:03 son zamanlarda Türkiye'ye gelen yabancı paranın kaynağı/merkezi gizli veya açık olarak İsviçre olsa gerek.
İsviçre yakın bir zaman önce kendi kanunlarına saygısızlık ( ! )kabul ettiği bir eylemi unuttu mu acep?
hele diaspora denen oluşumun kaynağı ve besleyicisi olan ülke bu eylemi içine sindirebildi mi ?
"tekerlerine çomak sokan" kişi ve grupları elbet ortadan kaldırmaya çalışacaklardır.
kendileri doğrudan yapsa maliyeti yüksek olacaktır ve kokacaktır.bu sebeble taşeron kullanmaktadırlar ve taşeronlar da "taşeronluk"işinde oldukça tecrübelidirler....
promethe 26.03.2008, 14:02 Usaklik ip lilerden kimseye kalmaz merak etmeyin zira
Ibrahim Kaypakkaya perinçegin nerelere hizmet ettigini 70 li yillarda yazmisdi.
Alın,bir tane daha!
Kokuyorsunuz...O çöplüğün içinde tatminsiz egonuza ilaç olacak bir şey yok!
Çıkın,başınızı kaldırın;gerçeğin çağrısına durduğunuz çöplükten bakınca elbette herkesi kendinize benzeteceksiniz!
promethe 26.03.2008, 18:52 İP'ten açıklama var!
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin:
Yargıtay Krokisi Yalanı; F Tipi Örgüt’ün komplosudur
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede yasadışı eylemlerin odağı olduğu belirlenen AKP, iktidarını korumak amacıyla “suç” ve “suçlu” imal etme faaliyetini sürdürüyor.
Genel Başkanımız ve diğer arkadaşlarımızın tutuklanması ile birlikte iktidar yanlısı basın organlarında büyük bir tantanayla duyurulan, İşçi Partisi Genel Merkezi’nde Yargıtay’ın krokisinin bulunduğu iddiasının, nasıl bir komplonun ürünü olduğunu açığa çıkaracağımızı söylemiştik.
Çok fazla beklememize gerek kalmadı. Komployu açıklıyoruz.
“Taraf” gazetesi komplonun aracı!
Taraf Gazetesi, 24 Mart tarihli nüshasında “Yargıtay’ı vuracaklardı” manşeti ile verdiği haberinde İşçi Partisi Genel Merkezinde ele geçirildiğini iddia ettiği krokiyi yayınladı.
Kroki’nin Taraf gazetesinde yayınlanması, başlı başına sahnelenmekte olan komployu ortaya koyan yeterli bir kanıttır. Sanıkların bilmediği, sanık avukatlarının ulaşamadığı, hazırlık “soruşturmasının gizliliği” esasına göre başkalarının ulaşmasının mümkün olmadığı bir belge nasıl oluyor da Taraf gazetesinin eline geçiyor ve suçluluğun kesin kanıtıymış gibi yayınlanıyor?
Çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, yargı, emniyet ve basın içine sızmış olan bir Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çete, faaliyetini fütursuzca sürdürmektedir.
Ama “hainler aptal olur”. Nitekim, fotokopisi yayınlanan bu kroki büyütülerek bakıldığı zaman bunun bir faks metni olduğu açıkça görülmektedir. Gönderildiği faksın numarası da okunuyor. Bu numara “0312 4259976”dır. Faksın gönderildiği tarih ise “13 Mart 2008”. Yani İşçi Partisi’ne yapılan polis baskınının tam sekiz gün öncesi.
Söz konusu faks numarası, Taraf gazetesini yayımlayan Alkım Gazeteciliğe aittir. Numara Gazete’nin künyesinde de yer almaktadır.
Komplo, komplocular tarafından itiraf edilmektedir.
Komplo devam ediyor
Recep Tayip Erdoğan, son iki ay içinde yaptığı birçok konuşmada, Ergenekon soruşturmasında “yürütme ile yargının birlikte uyum içinde hareket ettiğini” söyleyerek aslında yargıya iktidar tarafından yapılan müdahaleyi itiraf etmiştir.
İktidar yanlısı medyada bu müdahalenin çok sayıda kanıtını neredeyse her gün okumaktayız.
Bize ulaşan bilgilere göre, emniyet ve yargı teşkilatı içine sızmış olan F tipi örgüt; bazı çete mensuplarıyla özel görüşmeler yapmakta ve bu çete mensuplarına tutarlı ve kararlı olarak ifade verdiklerinde “gizli tanık” olarak adlandırıp, bu şekilde “tutarlı ve kararlı” olarak verdikleri ifadelerinden dolayı, kendileri aleyhine açılmış ve açılacak davalarında yardımcı olunacağı vaadinde bulunmakta ve bu amaçla ikna etmeye çalışmaktadır.
Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çetenin her türlü kanunsuzluğa başvurduğu ve başvurmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.
Soruşturmayı yürüten yetkilileri uyarıyoruz: Bu tertiplere alet olmayınız!
Nemrut Mustafa Paşa Divanı
Bundan 89 yıl önce İstanbul’da İngiliz emperyalistlerinin kurduğu Nemrut Mustafa Paşa Divanı, o günün yurtseverlerini uydurma belgeler ve yalancı tanıklarla idam etti, sürgüne yolladı ve hapse attı.
Bugün de birileri, Washington ve Brüksel’den aldıkları emirler doğrultusunda Nemrut Mustafa Paşa Divanı olmaya soyunmuşlardır. Amaçları yurtseverleri cezalandırmaktır. Amaç Türkiye’yi savunmayı suç haline getirmektir.
Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde AKP’ye verilen görev budur.
Ama Cumhuriyet Yargısı ve yurtsever cumhuriyetçi güçler, bu emperyalist saldırıyı boşa çıkaracaktır.
Bütün ilgilileri uyarıyoruz: Yargıtay Başsavcılığının gayrımeşru ilan ettiği bir Parti’nin tertiplerine alet olmayın! Kanunsuz emirleri dinlemeyin!
Cumhuriyet kazanacak, Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesinin görevlileri kaybedecektir!
"Hainler aptal olur!"
kesin öter. yapmişligi vardir, benzer satmalari tarih te yapmişligi varmiş.
guvenmekle hata yapti ergenekoncular.
Kara Davut 27.03.2008, 02:37 kesin öter. yapmişligi vardir, benzer satmalari tarih te yapmişligi varmiş.
guvenmekle hata yapti ergenekoncular.
İyi ya işte,ötsünde faşistlerin ipliği pazara çıksın.Kim var,kim yok temizlensin.asıl ötmezse kötü.işte o zaman yine kesilmez faili meçhul cinayetlerin sonu.Aydınlar,emekçiler bir bir yok edilir.
İyi ya işte,ötsünde faşistlerin ipliği pazara çıksın.Kim var,kim yok temizlensin.asıl ötmezse kötü.işte o zaman yine kesilmez faili meçhul cinayetlerin sonu.Aydınlar,emekçiler bir bir yok edilir.
yok otmesin, cozulme olmadikca yobazlarla-fasistler birbirini yer. birinin cozulmesinin digerinin elini guclendirir. yesinler birbirlerini ki butun pislikler dokulsun.
gerci bu milletin kanında var fasisizm irkci fasistler bitirse bu sefer dinci fasistler tureyecek basimiza
promethe 27.03.2008, 13:16 kesin öter. yapmişligi vardir, benzer satmalari tarih te yapmişligi varmiş.
guvenmekle hata yapti ergenekoncular.
Anlaşılan sizin ötmüşlüğünüz var.:yaw
Burda da ötün bakalım;kimsiniz,nereden biliyorsunuz böyle "ötme" işlerini?
Adam olan nereden bildiğini de yazar.
Ötermiş;sizin cevabınız imzamda var:cool:
neden kendi belgelerinizi çok doğruymuş gibi gösterip.
cesaret edemediğimiz halde mini bir yazı veya belgeye olmadık ithamlarda bulunuyorsunuz.
oysa googleden arattırıp binlerce görüşlerinizi çürütecek yazı bulunup, yapıştırılabilinir.
yani sizce ergonokun soruştumaları ve AKP nin kapanması tesadüfmü.. evin evladını haksız buluyoruz ; ev sahibini sütten çıkmış ak kaşık. siz haksız olduğunuz bir konuda dava ya mağdur kalıyorsunuz ve bunu eleştirmeyide suç görüyorsunuz. fakat iş kendi savcınıza gelince hukuku bekleyiniz diyorsunuz. avrupada böyle bir şey olsayda o parti başkanı yeri yerinden oynatıyor. gariplerin emek ve gözyaşındann kendinize meşrutiyet kazandırmayınız!.
gerilimin tek kaynağı akp mi yoksa derbecilermi. akp hakkını arıyor. hak aramak suçsa insaf denilir bir noktadan sonra.
TARAF gazetesi ne fethullahcıdır nede AK partilidir. bunların eliyle gelecek herhangi bir şeriata dayalı düzen e şimdi darbecilerle çatıştığından daha çok kavgaya tutuşacaktır. demokrat ve ikinci cumhuriyetciler diye kendilkerini ifade eden bir ekipin kurmuş olduğu gazetedeir.
üstelik kendileri ergonokonla ilgili her yazıyı/haberi doğan medya grubunun muhabirlerinden aldıklarını söylüyorlar.
bakın fethullah gülen türkiyede ne yapmışsa ABD de onu yapıyor.
öğrenci yetiştiriyor, yer yer güçlülerle işbirliğine giriyor. ordaki demokrat siyasi faaliyetleri destekliyor (obama veya clontonu desteklediği gibi). işadamlarına manevi teşvikler sunuyor, yol gösteriyor. burada emniyte sızdığı gibi orada CİA yada sızıyor. şüphesiz tek başına yapmıyor bunu geniş ama çok geniş ve kaliteli kadrosu var. bazı şeyler fethullah gülen cemaati için cocuk oyuncağı oldu helede abd gibi kendi içinde tutarlı ve demokratik bir ülkede demokrasinin nimetlerinde faydalanmak kadar kolay bir şey olamaz.
örneğin türkiyede son kertrede, büyük bir çaba ile ayda 100 bin ytl kazanan bir işadamı; ABD de aynı efor ve zeka ile bir milyon dolar kazanabilir. türkiyede attığınız taş ile ABD de attığınız taş kar üstünde daha cabuk büyüyecektir.
keşke fethullah güleni ''susurluk'' olayının içine koymasayadınız. keşke onu kovmasaydınız. kendi haline bıraksaydınızda ABD de bu kadar güçlenmeseydi.
ilk türk TV si ABD de gülenciler tarafından kuruldu.
kapsamlı ilk türk derneği
en çok satılan türk gazetesi yine zaman gazetesidir.
200 e yakın türk okulu olduğunu duymuştum.
burokraside, siyasi mecralarda fethullah gülenin fikirlerini anlamlı bulan bir hayli kişiler var.
ilk türk üniversitesinin açılması işten bile değil.
eğer bu sayede andıçlar, sarıkızlar ifşa edilmişse ne mutlu demek düşer bize..
sonucta f gülen babamın oğlu değil ama birilerinin eskinin, köhnemiş, zalim düzenine çomak sokabiliyorsa (ki ben öyle olduğunu düşünmüyorum sadace işini yapıyor/davasını savunuyor) burda umut etmek düşüyor..
sağduyu, sükunet çağrılarının birkaç gün içinde etkisini yitirmesinden endişe ediyoruz . nasıl bir türkiye hayal ediliyor? bu ülke, ulusalcıların eliyle mi bölünecek, çokuluslu senaryolarla mı? herkesin hesaplarını bir kez daha kontrol etmesi lazım. çünkü bu çöküşün altında hepimiz kalacağız. kimlerin kazanacağını söylemeye gerek var mı...
promethe 27.03.2008, 13:25 İP'ten açıklama var!
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin:
Yargıtay Krokisi Yalanı; F Tipi Örgüt’ün komplosudur
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede yasadışı eylemlerin odağı olduğu belirlenen AKP, iktidarını korumak amacıyla “suç” ve “suçlu” imal etme faaliyetini sürdürüyor.
Genel Başkanımız ve diğer arkadaşlarımızın tutuklanması ile birlikte iktidar yanlısı basın organlarında büyük bir tantanayla duyurulan, İşçi Partisi Genel Merkezi’nde Yargıtay’ın krokisinin bulunduğu iddiasının, nasıl bir komplonun ürünü olduğunu açığa çıkaracağımızı söylemiştik.
Çok fazla beklememize gerek kalmadı. Komployu açıklıyoruz.
“Taraf” gazetesi komplonun aracı!
Taraf Gazetesi, 24 Mart tarihli nüshasında “Yargıtay’ı vuracaklardı” manşeti ile verdiği haberinde İşçi Partisi Genel Merkezinde ele geçirildiğini iddia ettiği krokiyi yayınladı.
Kroki’nin Taraf gazetesinde yayınlanması, başlı başına sahnelenmekte olan komployu ortaya koyan yeterli bir kanıttır. Sanıkların bilmediği, sanık avukatlarının ulaşamadığı, hazırlık “soruşturmasının gizliliği” esasına göre başkalarının ulaşmasının mümkün olmadığı bir belge nasıl oluyor da Taraf gazetesinin eline geçiyor ve suçluluğun kesin kanıtıymış gibi yayınlanıyor?
Çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, yargı, emniyet ve basın içine sızmış olan bir Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çete, faaliyetini fütursuzca sürdürmektedir.
Ama “hainler aptal olur”. Nitekim, fotokopisi yayınlanan bu kroki büyütülerek bakıldığı zaman bunun bir faks metni olduğu açıkça görülmektedir. Gönderildiği faksın numarası da okunuyor. Bu numara “0312 4259976”dır. Faksın gönderildiği tarih ise “13 Mart 2008”. Yani İşçi Partisi’ne yapılan polis baskınının tam sekiz gün öncesi.
Söz konusu faks numarası, Taraf gazetesini yayımlayan Alkım Gazeteciliğe aittir. Numara Gazete’nin künyesinde de yer almaktadır.
Komplo, komplocular tarafından itiraf edilmektedir.
Komplo devam ediyor
Recep Tayip Erdoğan, son iki ay içinde yaptığı birçok konuşmada, Ergenekon soruşturmasında “yürütme ile yargının birlikte uyum içinde hareket ettiğini” söyleyerek aslında yargıya iktidar tarafından yapılan müdahaleyi itiraf etmiştir.
İktidar yanlısı medyada bu müdahalenin çok sayıda kanıtını neredeyse her gün okumaktayız.
Bize ulaşan bilgilere göre, emniyet ve yargı teşkilatı içine sızmış olan F tipi örgüt; bazı çete mensuplarıyla özel görüşmeler yapmakta ve bu çete mensuplarına tutarlı ve kararlı olarak ifade verdiklerinde “gizli tanık” olarak adlandırıp, bu şekilde “tutarlı ve kararlı” olarak verdikleri ifadelerinden dolayı, kendileri aleyhine açılmış ve açılacak davalarında yardımcı olunacağı vaadinde bulunmakta ve bu amaçla ikna etmeye çalışmaktadır.
Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çetenin her türlü kanunsuzluğa başvurduğu ve başvurmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.
Soruşturmayı yürüten yetkilileri uyarıyoruz: Bu tertiplere alet olmayınız!
Nemrut Mustafa Paşa Divanı
Bundan 89 yıl önce İstanbul’da İngiliz emperyalistlerinin kurduğu Nemrut Mustafa Paşa Divanı, o günün yurtseverlerini uydurma belgeler ve yalancı tanıklarla idam etti, sürgüne yolladı ve hapse attı.
Bugün de birileri, Washington ve Brüksel’den aldıkları emirler doğrultusunda Nemrut Mustafa Paşa Divanı olmaya soyunmuşlardır. Amaçları yurtseverleri cezalandırmaktır. Amaç Türkiye’yi savunmayı suç haline getirmektir.
Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde AKP’ye verilen görev budur.
Ama Cumhuriyet Yargısı ve yurtsever cumhuriyetçi güçler, bu emperyalist saldırıyı boşa çıkaracaktır.
Bütün ilgilileri uyarıyoruz: Yargıtay Başsavcılığının gayrımeşru ilan ettiği bir Parti’nin tertiplerine alet olmayın! Kanunsuz emirleri dinlemeyin!
Cumhuriyet kazanacak, Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesinin görevlileri kaybedecektir!
"Hainler aptal olur!"
İlginçtir.Yazılanlara, ZAMAN denilen ABD silahı da sizin gibi abuk tepkiler veriyor.
Arkadaş,oku;oku da öğren!
Bak ne diyor:
...Taraf Gazetesi, 24 Mart tarihli nüshasında “Yargıtay’ı vuracaklardı” manşeti ile verdiği haberinde İşçi Partisi Genel Merkezinde ele geçirildiğini iddia ettiği krokiyi yayınladı.
Kroki’nin Taraf gazetesinde yayınlanması, başlı başına sahnelenmekte olan komployu ortaya koyan yeterli bir kanıttır. Sanıkların bilmediği, sanık avukatlarının ulaşamadığı, hazırlık “soruşturmasının gizliliği” esasına göre başkalarının ulaşmasının mümkün olmadığı bir belge nasıl oluyor da Taraf gazetesinin eline geçiyor ve suçluluğun kesin kanıtıymış gibi yayınlanıyor?
Çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, yargı, emniyet ve basın içine sızmış olan bir Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çete, faaliyetini fütursuzca sürdürmektedir.
Ama “hainler aptal olur”. Nitekim, fotokopisi yayınlanan bu kroki büyütülerek bakıldığı zaman bunun bir faks metni olduğu açıkça görülmektedir. Gönderildiği faksın numarası da okunuyor. Bu numara “0312 4259976”dır. Faksın gönderildiği tarih ise “13 Mart 2008”. Yani İşçi Partisi’ne yapılan polis baskınının tam sekiz gün öncesi.
Söz konusu faks numarası, Taraf gazetesini yayımlayan Alkım Gazeteciliğe aittir. Numara Gazete’nin künyesinde de yer almaktadır.
Komplo, komplocular tarafından itiraf edilmektedir.
....
Papağanlar bile bazen özgün laflar eder,farklı öterler.:whistling Be arkadaşım, Mehmet EYMÜR'lerin nakaratlarını aynen tekrar etmeyin bari,dimi ama!:yaw
Okumayan kafa ,yalanı haktan sayıyor!
promethe 27.03.2008, 13:33 :excl:neden kendi belgelerinizi çok doğruymuş gibi gösterip.
cesaret edemediğimiz halde mini bir yazı veya belgeye olmadık ithamlarda bulunuyorsunuz.
oysa googleden arattırıp binlerce görüşlerinizi çürütecek yazı bulunup, yapıştırılabilinir.
yani sizce ergonokun soruştumaları ve AKP nin kapanması tesadüfmü.. evin evladını haksız buluyoruz ; ev sahibini sütten çıkmış ak kaşık. siz haksız olduğunuz bir konuda dava ya mağdur kalıyorsunuz ve bunu eleştirmeyide suç görüyorsunuz. fakat iş kendi savcınıza gelince hukuku bekleyiniz diyorsunuz. avrupada böyle bir şey olsayda o parti başkanı yeri yerinden oynatıyor. gariplerin emek ve gözyaşındann kendinize meşrutiyet kazandırmayınız!.
gerilimin tek kaynağı akp mi yoksa derbecilermi. akp hakkını arıyor. hak aramak suçsa insaf denilir bir noktadan sonra.
TARAF gazetesi ne fethullahcıdır nede AK partilidir. bunların eliyle gelecek herhangi bir şeriata dayalı düzen e şimdi darbecilerle çatıştığından daha çok kavgaya tutuşacaktır. demokrat ve ikinci cumhuriyetciler diye kendilkerini ifade eden bir ekipin kurmuş olduğu gazetedeir.
üstelik kendileri ergonokonla ilgili her yazıyı/haberi doğan medya grubunun muhabirlerinden aldıklarını söylüyorlar.
bakın fethullah gülen türkiyede ne yapmışsa ABD de onu yapıyor.
öğrenci yetiştiriyor, yer yer güçlülerle işbirliğine giriyor. ordaki demokrat siyasi faaliyetleri destekliyor (obama veya clontonu desteklediği gibi). işadamlarına manevi teşvikler sunuyor, yol gösteriyor. burada emniyte sızdığı gibi orada CİA yada sızıyor. şüphesiz tek başına yapmıyor bunu geniş ama çok geniş ve kaliteli kadrosu var. bazı şeyler fethullah gülen cemaati için cocuk oyuncağı oldu helede abd gibi kendi içinde tutarlı ve demokratik bir ülkede demokrasinin nimetlerinde faydalanmak kadar kolay bir şey olamaz.
örneğin türkiyede son kertrede, büyük bir çaba ile ayda 100 bin ytl kazanan bir işadamı; ABD de aynı efor ve zeka ile bir milyon dolar kazanabilir. türkiyede attığınız taş ile ABD de attığınız taş kar üstünde daha cabuk büyüyecektir.
keşke fethullah güleni ''susurluk'' olayının içine koymasayadınız. keşke onu kovmasaydınız. kendi haline bıraksaydınızda ABD de bu kadar güçlenmeseydi.
ilk türk TV si ABD de gülenciler tarafından kuruldu.
kapsamlı ilk türk derneği
en çok satılan türk gazetesi yine zaman gazetesidir.
200 e yakın türk okulu olduğunu duymuştum.
burokraside, siyasi mecralarda fethullah gülenin fikirlerini anlamlı bulan bir hayli kişiler var.
ilk türk üniversitesinin açılması işten bile değil.
eğer bu sayede andıçlar, sarıkızlar ifşa edilmişse ne mutlu demek düşer bize..
sonucta f gülen babamın oğlu değil ama birilerinin eskinin, köhnemiş, zalim düzenine çomak sokabiliyorsa (ki ben öyle olduğunu düşünmüyorum sadace işini yapıyor/davasını savunuyor) burda umut etmek düşüyor..
sağduyu, sükunet çağrılarının birkaç gün içinde etkisini yitirmesinden endişe ediyoruz . nasıl bir türkiye hayal ediliyor? bu ülke, ulusalcıların eliyle mi bölünecek, çokuluslu senaryolarla mı? herkesin hesaplarını bir kez daha kontrol etmesi lazım. çünkü bu çöküşün altında hepimiz kalacağız. kimlerin kazanacağını söylemeye gerek var mı...
Fetullahçı arkadaş!
F.GÜLEN ABD davasından başka bir dava yürütmüyor.
Buraya F.Gülen'in yetiştirmesi müritlerinin savaş araçlarını taşımaktan başka işlev görmüyorsunuz.
Devam edin!
İŞÇİ PARTİSİ sizin de çok sevdiğiniz FETULLAH örgütünü ait olduğu yere;ABD'nin bağrına gömecek.Saldırın ,saldırın...
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali,
once hafiften bir provakasyon oluyor,
yava$ yava$ sallaniyor kizil bayraklar , uc hilal lerle birlikte.
uzaklarda cok uzaklarda, cigirtkanlarin hic durmayan bagirtilari,
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali.
dogu perinceki seviyorum gozlerim kapali,
serin serin isvicre, civil civil kuzey irak,
pe$merge dolu vadiler,docka sesleri geliyor daglardan,
guzelim bahar ruzgarinda makine yagi kokulari.
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali.
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali,
ba$imda 68 yilinin sarho$lugu,
lo$ varo$larda bir hucre evi,
olmu$ binlerce canin sessizligi icinde,
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali,
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali,
bir aydin geciyor kaldirimdan.
kufurler, sarkilar ,turkuler, laf atmalar.
bir$ey du$uyor elinden yere,
nobel olmali.
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali.
dogu perincek i seviyorum gozlerim kapali,
bir genc cirpiniyor beyazit meydani nda,
alni kan icinde mi mi ,degil mi, bilmiyorum
dudaklari islak mi , degil mi bilmiyorum
uc adet hilal doguyor fistiklarin arkasindan,
kalbinin vuru$undan anliyorum
:)
matador464646 27.03.2008, 17:28 oh olsun...........................inşallah hiç çıkmaz.siyeset kabızı karanlık adam.mhp lilerle miting yapıyodu.ülkücüler kurtarsın.
promethe 27.03.2008, 21:17 İlahi nymphy!
Hakikaten sizi taktir ettim;kendinizi kanıtladınız edebi yeteneğinizle:)
Bir de dimağınıza bilgi eklerseniz sizden birşeyler olabilir.
Sizi ,sevdiğinizi sandığım başıbozuklara havale ediyor,mutluluklar diliyorum.
Karanlık mahfillerinizde solculuk oynayın;oyuncaklarınızı nasıl olsa örgütlerinizi
yöneten polis muhbirleri getirir!Tatlı çocuklar siziii!:shifty:
oh olsun...........................inşallah hiç çıkmaz.siyeset kabızı karanlık adam.mhp lilerle miting yapıyodu.ülkücüler kurtarsın.
Fikir kabızı arkadaş!
Sizi anlıyorum.Bilgisizliğiniz böyle konuşturuyor sizi.
MHP ile miting yapmadık ama Ülkü Ocakları üyesi gençleri ABD emperyalizmine karşı harekete geçirdik.
Durumunuzun farkındayım ama ,şu başıbozuk "solcu"ların üniversitelerde ve miting alanlarında envayi çeşit gericiyle yaptığı(MHP,BBP,İBDA-C,FETULLAHÇILAR.........) eylem birlikteliğine ne diyorsunuz?
Afedersiniz,benimki de soru işte!
Valla sizin üretim yeteneğiniz de ortada; ama forumda da bu konuda "hık mık" dışında bişey diyebilen çıkmadı. :)
nymphy siz ne diyorsunuz?
Westside 27.03.2008, 22:09 ÖDP'liler ve AKP'liler kolkola türbana özgürlük.''Türbana uzanan eller kırılsın'' , '' Özgürlükcüyüz ama özgürlükcüyüz'' bunlar nasıl ben cok sevdim hepsi tam liboslara göre.
Kara Davut 27.03.2008, 23:17 İlahi nymphy!
Hakikaten sizi taktir ettim;kendinizi kanıtladınız edebi yeteneğinizle:)
Bir de dimağınıza bilgi eklerseniz sizden birşeyler olabilir.
Sizi ,sevdiğinizi sandığım başıbozuklara havale ediyor,mutluluklar diliyorum.
Karanlık mahfillerinizde solculuk oynayın;oyuncaklarınızı nasıl olsa örgütlerinizi
yöneten polis muhbirleri getirir!Tatlı çocuklar siziii!:shifty:
Fikir kabızı arkadaş!
Sizi anlıyorum.Bilgisizliğiniz böyle konuşturuyor sizi.
MHP ile miting yapmadık ama Ülkü Ocakları üyesi gençleri ABD emperyalizmine karşı harekete geçirdik.
Durumunuzun farkındayım ama ,şu başıbozuk "solcu"ların üniversitelerde ve miting alanlarında envayi çeşit gericiyle yaptığı(MHP,BBP,İBDA-C,FETULLAHÇILAR.........) eylem birlikteliğine ne diyorsunuz?
Afedersiniz,benimki de soru işte!
Valla sizin üretim yeteneğiniz de ortada; ama forumda da bu konuda "hık mık" dışında bişey diyebilen çıkmadı. :)
nymphy siz ne diyorsunuz?
Vay bee!
yılların komünisti(!) mi? desem,sosyalisti(!) mi? desem,mao'cusu(!) mu? desem,kemalist'i(!) mi desem? En iyisi fırıldağı deyeyim;Perinçek'in kadrolarından,İP'nin MHP ile işbirliği yaptığını söyleyen mert bir insan çıktı.Amerikan emperyalizmine karşı hangi fikrÎ düşünceyi savunacağını yıllardır bulamamış insanların ağzına,solcuları bilgisizlikle ve başıbozuklukla suçlamak doğrusu hiç yakışmıyor.Sizi ayıpladım doğrusu.Yılan kendi eğrisini görmezmişde,deveye boynun eğri dermiş.Lozan kaplanlığıda Perinçek'i kurtarmadı,kurtaramayacakta.Sizin ürettiklerinizde ortada!Koskoca bir ergenekon çetesi!!!...
Anlaşılan sizin ötmüşlüğünüz var.:yaw
Burda da ötün bakalım;kimsiniz,nereden biliyorsunuz böyle "ötme" işlerini?
Adam olan nereden bildiğini de yazar.
Ötermiş;sizin cevabınız imzamda var:cool:
1980 öncesinde (tikp başkanıyken, nam-ı diğer aydınlıkçıların lideriyken) çin-sscb çekişmesinde, derin maoculuğunun uzantısı olarak sovyetleri sosyal emperyalist ilan etmiş (hadi buraya kadar tamam) ve en büyük düşmanın artık abd ve yerli işbirlikçileri değil, türkiye üzerinde emelleri olan sovyetler ve (türkiye'deki diğer solu da sovyetlerin uzantısı olarak niteleyerek) kendileri dışındaki sol, sosyalist ve devrimci hareket olduğunu ilan etmek gibi bir teorik dehaya sahip şahsiyet.
sonrası malum, devrimcileri isim ve adresleriyle aydınlık dergisinde çarşaf çarşaf yayınlayarak cuntaya hizmet. bugün de milliyetçi bir militarist ruhla yine aynı şeyleri yapmaya devam ediyor aynı şahsiyet şurekası ile birlikte. değişen bir şey yok, gerekçeler dışında...
ingiliz gizli servisi mi6 nin ajanlari ile yakalanan aydınlık dergisi calişanlari:
aydogan buyukozden:
doğu perinçek'in sahibi ve yöneticisi olduğu aydınlık dergisinin haber ve makalelerden sorumlu müdürü. istanbul'da robert kolej'de görevli bir ingiliz mi6 çalışanının lojmanında telsizlerle ve başında perukla yakalandı.
aralık 1977'de cia ve mi6 ya ajanlıktan yakalanan salahattin savaşman, perinçek, çıkardığı aydınlık adlı dergide (o zamanlar adı proleter devrimci aydınlık biçimindeydi.) turan çağlar'dan aldığı bilgilerle operasyonu gerçekleştiren hiram abas ve ekibine karşı yayın operasyonuna başladı.
soner yalcin in agzindan dogu perincek ve aydinlik dergisi
bizzat editorlugunu yaptigi donem
soner yalçın'ın yazdığı bir yazıya göre gençliğinde sağcı olan kişi. yazı şöyle:
pkk'yi mit kurdu haberinin beşn birk'sı
doğu perinçek aslinda kimdir
doğu perinçek gençliğinde sağcıydı.
babası sadık perinçek süleyman demirel'in sağ koluydu.
yani, perinçek “dün dündür bugün ise bugün” çizgisine sahip politik bir gelenekten gelmektedir.
aydınlık'ın pkk ile ilişkisine de bu oportünizm hakim olmuştur.
1) aydınlık hareketi, 1970'li yıllarda pkk ile mücadele etti. bu uğurda aydınlıkçılar canlarını verdiler.
2) 12 eylül 1980'den sonra aydınlık hareketi özeleştiri yaptı. pkk'ya yakınlaştı.
bu yakınlık öylesine sıcak dialoglara döküldü ki, aydınlıkçılar yayın organları 2000'e doğru'da, “gerillalar komutan kaçırdı” gibi propağanda kokan yalan haberler bile yaptılar.
ödüllerini de aldılar: öcalan başta doğu perinçek olmak üzere üç aydınlıkcı'nın shp listesinden tbmm'ye girmesini teklif etti.
ancak perinçek daha çok milletvekili istedi. anlaşamadılar.
3) 1990 yılların ikinci yarısından sonra aydınlık ile pkk arasında soğuk rüzgarlar esmeye başladı.
4) son yıllarda aydınlık, pkk'ya tıpkı 1970'li yıllarda olduğu gibi savaş açtı.
şimdi gelelim meselenin uğur mumcu'yla ilişkisine: uğur mumcu öldürülmeden önce “öcalan-mit” ilişkisini araştırıyordu. o dönemde perinçek, öcalan'a bekaa'da kırmızı karanfil veriyordu.
mumcu, öcalan mit ilişkisi konusunda cumhuriyet'te bazı makaleler yazdı.
mumcu'nun, öcalan'la ilgili yazdıklarına en büyük tepki kimden geldi dersiniz; doğu perinçek'ten!
yayın organı 2000'e doğru dergisinde mumcu'yu, cia-mossad ajanlığı ile itham etti. perinçek'i bu kadar öfkelendiren neydi biliyor musunuz?
mumcu'ya göre öcalan aydınlık'ın (o dönemdeki adı şafak'tı) bildirilerini dağıtırken, yakalanmış ve bu dönemde mit tarafından “devşirilmişti”.
uzatmayalım, gelelim bugüne:
doğu perinçek ve aydınlıkcılar, mumcu'nun doğru yazdığını söylüyorlar. aydınlık'ın son sayısında uğur mumcu'ya övgüler düzüyorlar!
rahmetli mumcu, perinçek ile aynı çizgide buluşmaktan memnun mudur bilenmez.
bilinen; mumcu'nın yaşadığında, “öcalan'ın mit ile ilişkisi neden aydınlıkcıları rahatsız ediyor” sorusuna yanıt bulamadığıdır.
sahi 1990'lı yılların başında öcalan'ın istihbarat ilişkilerinden rahatsız olan aydınlık bugün neden “pkk'yı mit kurdu” diye haber yapmaktadır.
siz siz olun perinçek'in ne dediğine değil, ne demediğine bakın!
perinçek'in 2000'e doğru dergisinden birkaç başlik
2000'e doğru dergisi pkk'nın yayın organı mıydı?
öyle olmadığını söyleyeceksiniz.
peki neden pkk'nın 'psikolojik harp merkezi' gibi çalıştınız?
sadece soruyoruz: 2000'e doğru dergisi'nde bu haberleri neden yaptınız?
-türk askerleri cudi de kimyasal silah kullanıyor (23.temmuz 1989)
-pkk ordulaşıyor: doktor baran, komando taburuna meydan okuyor: “gelin buradayız” diyor. karakol komutanı erzaklarını pkk ile paylaşıyor.(6 ağustos 1989)
-“dağlarda gerilla barınmayasın” diye ordu, orman yakıyor (3 eylül 1989)
-öldürülen pkk gerillaları efsaneleşiyor, kimse öldüklerine inanmıyor. ( 24 eylül 1989)
-pkk kamp komutanları anlatıyor: hedefimiz çocuklar değil (3 aralık 1989)
-nusaybin'de kürt intifadası ( 18 mart 1990)
-gerillalar onbaşı'yı dağa kaldırdı (1 nisan 1990)
-hakkari'nin küçük generalleri ( 21 mayıs 1990)
bu haberlerin yanı sıra 2000'e doğru'da, abdullah öcalan tıpkı atatürk'ün kocatepe'deki fotoğrafına benzetilerek dağda çekilmiş fotoğrafına yer verildi.(22 ekim 1989)
ayrıca bugün medyanın gündeminde olan pkk'lı yücel halis cezaevinde olduğu 1991 yılında, 2000'e doğru aracılığıyla dağdaki teröristlere mesajlar gönderdi. ( 1 eylül 1991)
uzatmayalım bu durum 20 ekim 1991 seçimleri öncesine kadar devam etti.
dergi o dönem kürtlerin partisi hep ile ittifak yapabilmek için kolları sıvadı ve haber yapmaya başladı:
-taban birlik istiyor (25 ağustos 1991) vs.
Kara Davut 27.03.2008, 23:29 faksın gönderildiği 13 mart'tan,perinçek'in tutuklandığı tarihe kadar bu kroki ile ilgili savcılığa neden bir bilgi verilmedi?8 gün zarfında o kroki neden o binada dosyalanmış şekilde durdu?Baskından 8 saat önce değil,8 dakika önce değil,koskoca 8 gün...Sakın şu taraf gazeteside Perinçek'le çalışıyor olmasın!!!
Kara Davut 27.03.2008, 23:46 "hık-mık"
perincek in gecmişteki siyasi cizgisi
perinçek: "ittihatçı komprodorlar yüzbinlerce ermeni'yi katletti"
"ittihatçı komprodorlar, milli azınlıklar üzerinde de baskı ve katliam politikası uyguladı. doğuda yüz binlerce ermeni'yi katletti. geri kalanlarını da yurtlarından sürdü. arap ve kürt milliyetçilerine çeşitli baskılar uyguladı. (tiikp savunma sf. 154)
(kaynak yayınları 104- türkiye ihtilalci işçi köylü partisi davası-savunma)
"abdülhamit satın aldığı kürt beylerine kurduğu hamidiye alayları'nı ermenilerin üzerlerine saldırtarak her iki milleti birbirine kırdırdı ve mücadelelerini yok etmeye çalıştı (...) saltanatı doğu anadolu'da katledilen on binlerce emekçinin ve istanbul sokaklarında öldürülen binlerce ermeni'nin kanıyla boyandı." (age, sf. 146)
(kaynak yayınları 104- türkiye ihtilalci işçi köylü partisi davası-savunma (sf. 193-211) )
"kemalist burjuvazi işçi ve köylüleri insafsızca sömürerek hızla zenginleşti"
"bütün bunlara rağmen kemalist burjuvazi zaferden itibaren hızla zenginleşerek, emperyalistlerle uzlaşan kemalist burjuvazi, devlet iktidarını kullanarak hızla büyüdü. işçi ve köylüleri insafsızca sömürdü."
"oysa kurtuluş savaşı'nın burjuva önderliği, halk kitleleriyle birleşmedi; tam tersine toprak ağalarıyla ittifak yaparak halkı baskı altına alan bir diktatörlük kurdu. sovyetler birliği ve dünya halklarıyla dostluğunu sağlamlaştırmadı; tam tersine emperyalistlerle uzlaştı."
"kemalist iktidar, en tabii hakları için mücadele eden işçilere vahşice saldırdı. ağır bir baskı rejimi kurdu. yabancı patronları destekledi. onların menfaatleri için işçileri katletti. işçi sınıfının bütün hakları gasp edildi. grev hakkı ve teşkilatlanması yasaklandı."
gelgelelim avrupa birliği üzerine düşüncelerine:
(kaynak yayınları - osmanlıdan bugüne toplum ve devlet kitabı, 3. baskı kasım - 1991 )
"avrupa insan hakları ve demokrasiyi savunan tutumuyla
en azından 45 milyon "türk"ün dostudur."
"açıkçası türk yönetimi antidemokratiktir ve avrupa'dan gelen demokratik istemler karşısında zaman zaman görülen hırçınlık da aslında özgürlükleri kısıtlamada ısrardan kaynaklanıyor. bu durumda avrupa'nın itirazlarına bir yabancı düşmanlığı cereyanı yaratılarak karşı konulmak isteniyor.
kıbrıs konusunda ettiği laflar:
(aydınlık yayınları - 1975 "kıbrıs meselesi" (doğu perinçek / teori dergisi -kasım 1993 sayı 47 sf. 16-20))
"yağmacı türk işgalciler kıbrıs'tan çekilmelidir"
"türkiye'nin işgale dayanarak herhangi bir çözümü kıbrıs'a zorla kabul ettirmesine karşıyız."
"coğrafi federatif sistem adı altında kıbrıs'ın fiilen taksim edilmesine kıbrıs halklarının birbirinden tamamen koparılmasına karşıyız (...) bugün rum milliyeti türk işgalcileri tarafından uygulanan milli baskılar altındadır. kıbrıs'ta yağma ve talana son verilmelidir."
kürt sorunu hakkındaki düşünceleri:
"kürtçe, türkçe gibi resmi devlet dili olacaktır."
"kürt milletinin kendi kaderini tayin hakkı, hiçbir zaman bir federasyona katılma ya da bir özerklik derecesine indirilemez. kürt halkı isterse elbette türk halkıyla bir federasyon içinde birleşebilir. fakat ayrılma hakkını tanımaksızın, kürt milletinin kaderini tayin özgürlüğünü federasyonla sınırlamak bu özgürlüğü reddetmekle birdir."
neyse ben yoruldum en iyisi siz bedri baykam'ın yazısını baştan sona okuyun:
http://www.turksolu.org/89/baykam89.htm kaynak cok ilginc :rolleyes:
ve dogu perincek hapisten cıktıktan sonra partinin ismini;
''musluman işçi partisi'' yapacak diye bir ongorum var bayraklarini da gokyuzune bakan hilal yapacak, bayragin rengide yesil olacak. :laugh
adam bir o olmamiş hayatinda onu da denesin :biggrin:
Anlaşılan sizin ötmüşlüğünüz var.:yaw
Burda da ötün bakalım;kimsiniz,nereden biliyorsunuz böyle "ötme" işlerini?
Adam olan nereden bildiğini de yazar.
Ötermiş;sizin cevabınız imzamda var:cool:
İlahi nymphy!
Hakikaten sizi taktir ettim;kendinizi kanıtladınız edebi yeteneğinizle
Bir de dimağınıza bilgi eklerseniz sizden birşeyler olabilir.
Sizi ,sevdiğinizi sandığım başıbozuklara havale ediyor,mutluluklar diliyorum.
Karanlık mahfillerinizde solculuk oynayın;oyuncaklarınızı nasıl olsa örgütlerinizi
yöneten polis muhbirleri getirir!Tatlı çocuklar siziii
asagilik ithamlarda ve soylemlerde bulunmaya devam ederseniz size daha fazlasini yaparim.
terbiyesizlik yapma bir daha!!!! son uyarim.
Westside 28.03.2008, 00:25 Sevgili promethe kardesim; gördük ki bu arkadaslar bizim seviyemizde degiller.Bırakalım tartısmayı onlar camur atadursunlar...
Kara Davut 28.03.2008, 00:28 Sevgili promethe kardesim; gördük ki bu arkadaslar bizim seviyemizde degiller.Bırakalım tartısmayı onlar camur atadursunlar...
dersinize iyi çalışın,bilgiyle gelin,yoksa MI6'nın ve ergenekonun çöplüğünde daha çok debelenirsiniz....
dilan_7670 28.03.2008, 01:16 İlginçtir.Yazılanlara, ZAMAN denilen ABD silahı da sizin gibi abuk tepkiler veriyor.
Arkadaş,oku;oku da öğren!
Bak ne diyor:
...Taraf Gazetesi, 24 Mart tarihli nüshasında “Yargıtay’ı vuracaklardı” manşeti ile verdiği haberinde İşçi Partisi Genel Merkezinde ele geçirildiğini iddia ettiği krokiyi yayınladı.
Kroki’nin Taraf gazetesinde yayınlanması, başlı başına sahnelenmekte olan komployu ortaya koyan yeterli bir kanıttır. Sanıkların bilmediği, sanık avukatlarının ulaşamadığı, hazırlık “soruşturmasının gizliliği” esasına göre başkalarının ulaşmasının mümkün olmadığı bir belge nasıl oluyor da Taraf gazetesinin eline geçiyor ve suçluluğun kesin kanıtıymış gibi yayınlanıyor?
Çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, yargı, emniyet ve basın içine sızmış olan bir Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çete, faaliyetini fütursuzca sürdürmektedir.
Ama “hainler aptal olur”. Nitekim, fotokopisi yayınlanan bu kroki büyütülerek bakıldığı zaman bunun bir faks metni olduğu açıkça görülmektedir. Gönderildiği faksın numarası da okunuyor. Bu numara “0312 4259976”dır. Faksın gönderildiği tarih ise “13 Mart 2008”. Yani İşçi Partisi’ne yapılan polis baskınının tam sekiz gün öncesi.
Söz konusu faks numarası, Taraf gazetesini yayımlayan Alkım Gazeteciliğe aittir. Numara Gazete’nin künyesinde de yer almaktadır.
Komplo, komplocular tarafından itiraf edilmektedir.
....
Papağanlar bile bazen özgün laflar eder,farklı öterler.:whistling Be arkadaşım, Mehmet EYMÜR'lerin nakaratlarını aynen tekrar etmeyin bari,dimi ama!:yaw
Okumayan kafa ,yalanı haktan sayıyor!
sizde var olmayan kafa mı?
siz burda sadece hakaret amaçlı mı bulunuyorsunuz?
herkes sizin gibi aynı yöne bakmak zorunda değil...
saygı lütfen....
ILkeR_06 28.03.2008, 01:44 Ya bu adam o kadar didiniyor,çabalıyor,esiyor,gürlüyor aldığı oy %2 yi geçmiyor.22 temmuz seçimlerinden önce de söylüyordu "%17 alıyoruz" diye.Ama yine düşük oy aldılar.Siyasi çizgilerini anlamakta güçlük çektiğim bir parti gerçekten.
promethe 28.03.2008, 13:30 nymphy: "asagilik ithamlarda ve soylemlerde bulunmaya devam ederseniz size daha fazlasini yaparim.
terbiyesizlik yapma bir daha!!!! son uyarim"
Müthişsiniz!:)
İzlenen yol şu:"Ben hakaret ederim,bana iade edilirse ağlarım!"
İşçi Partisi'nin tarihi,gladyo adı da verilen SÜPERNATO örgütlenmesinin ortaya çıkarılması ve teşhirinin de tarihidir aynı zamanda.
Şimdi burada hakaretlerle,Mehmet EYMÜR-Hiram ABAS-FETOŞ ve bilcümle Amerikancının söylemleriyle saldıran sizlerin yazdıkları haktır.Ama cevabınızı kallavi olarak veren bizlere "bir daha yapma haaaaa!" şeklinde de saldırırsınız.:sas
Terbiyeyi siz bilir misiniz?
faksın gönderildiği 13 mart'tan,perinçek'in tutuklandığı tarihe kadar bu kroki ile ilgili savcılığa neden bir bilgi verilmedi?8 gün zarfında o kroki neden o binada dosyalanmış şekilde durdu?Baskından 8 saat önce değil,8 dakika önce değil,koskoca 8 gün...Sakın şu taraf gazeteside Perinçek'le çalışıyor olmasın!!!
Kara Davut !
Okumanız var ,anlaşılıyor.Okumak ve anlamak arasında da bir fark var,bilmek lazım.Ayıplamıyorum!
Bakın güzel arkadaşım:İşçi Partisi arama tutanaklarında böyle bir kroki yok.Siz
buna inanmıyorsunuz ,madem iyi dinleyin(okuyun diyeceğim ama....).TARAF
denilen psikolojik savaş aygıtının yayınladığı krokinin bulunduğu belgede faks
numarası var. Tarih de 13 MART 2008....Baskından 8 gün önce bu belge(!)
TARAF'ın elinde.Tekrar ediyorum.İP arama tutanaklarında böyle bir bulgu
yok.Size verdiğim linki okuduğunuzu söylemiştiniz.Ancak yukarıda yazdıklarınızı
görünce diyecek sözüm kalmadı size.Gerisini anlayışınıza sevk ediyorum. :)
promethe 28.03.2008, 13:36 sizde var olmayan kafa mı?
siz burda sadece hakaret amaçlı mı bulunuyorsunuz?
herkes sizin gibi aynı yöne bakmak zorunda değil...
saygı lütfen....
Hayır sizin kafanız:yamukgul: !
Aynı yöne bakmayın tabii ki;istihbaratçıların yalanlarına bakın yeter!:hopala
Bana saygı tavsiye eden siz,söze hakaretle başlarsanız ciddiye dahi
alınmazsınız.
Saygı saygıyla olur;bu durum dinene kadar saygısızlara tavrım budur!
promethe 28.03.2008, 13:48 dersinize iyi çalışın,bilgiyle gelin,yoksa MI6'nın ve ergenekonun çöplüğünde daha çok debelenirsiniz....
Bilgi mi, M16 mı...
İP'in yalanlamalarını , Fetullahın AKSİYONU'nun iddiaları kadar okur musunuz?
Ya da okur araştırır mısınız?
Üzüm yemek yerine bağcının üzerine saldırtılanlar arada kaynayacaktır.Asıl
hesaplaşma emperyalizmledir.Sizler bilgisizliğinizin kurbanısınız,elden size
yazarak cevap vermek geliyor ancak!:yapmabeOFFFFFFFFFFFF:yapmabe
promethe 28.03.2008, 14:05 Vay bee!
yılların komünisti(!) mi? desem,sosyalisti(!) mi? desem,mao'cusu(!) mu? desem,kemalist'i(!) mi desem? En iyisi fırıldağı deyeyim;Perinçek'in kadrolarından,İP'nin MHP ile işbirliği yaptığını söyleyen mert bir insan çıktı.Amerikan emperyalizmine karşı hangi fikrÎ düşünceyi savunacağını yıllardır bulamamış insanların ağzına,solcuları bilgisizlikle ve başıbozuklukla suçlamak doğrusu hiç yakışmıyor.Sizi ayıpladım doğrusu.Yılan kendi eğrisini görmezmişde,deveye boynun eğri dermiş.Lozan kaplanlığıda Perinçek'i kurtarmadı,kurtaramayacakta.Sizin ürettiklerinizde ortada!Koskoca bir ergenekon çetesi!!!...
Ah be Kara Davut...
Okuyun;lütfen okuyun!
MHP ile işbirliği yaptık diye birşey yazıyor mu orada?
TARAF gazetesinde falan mı çalışıyorsun.:yorgun:"Kır atın ya huyundan ya
suyundan" demişler ;ne güzel demişler.
Ülkü Ocağı üyesi gençleri Amerikanın Irak
saldırısına karşı harekete geçiren İŞÇİ PARTİSİ bir tarafta ;gericiliğin koltuk
değneği olan,emperyalizmin yıkıcı ve gerici talepleriyle eylem yapan "sol":p bir
tarafta.....
Sayın arkadaşım;bu eylem birlikteliğini göğsümüzü gere gere her yerde dile
getirmişiz.Talep bizim talebimiz:"Mehmetçik Coni'ye kalkan olamaz!"
"sol":p'un eylemlerine bakın heleeeeee.:sasirdi: :"Türbana özgürlük,tarikatlara-
cemaatlara özgürlük,PKK'ye özgürlük,AKP kapatılmasın yoksa
ağlarız........":yamukgul::yamukgul::yamukgul:
Hadi arkadaşım,hadi!
nymphy: "asagilik ithamlarda ve soylemlerde bulunmaya devam ederseniz size daha fazlasini yaparim.
terbiyesizlik yapma bir daha!!!! son uyarim"
Müthişsiniz!:)
İzlenen yol şu:"Ben hakaret ederim,bana iade edilirse ağlarım!"
İşçi Partisi'nin tarihi,gladyo adı da verilen SÜPERNATO örgütlenmesinin ortaya çıkarılması ve teşhirinin de tarihidir aynı zamanda.
Şimdi burada hakaretlerle,Mehmet EYMÜR-Hiram ABAS-FETOŞ ve bilcümle Amerikancının söylemleriyle saldıran sizlerin yazdıkları haktır.Ama cevabınızı kallavi olarak veren bizlere "bir daha yapma haaaaa!" şeklinde de saldırırsınız.:sas
Terbiyeyi siz bilir misiniz?
[/B]
sahsima hakaret edemezsiniz. sen ve senin gibileri uyariyorum. sizin sahsiniza herhangi birsey dedim mi?
sana inanmak zorundamıyım. soylediklerinle beni inandiramadin basiretsizligini insanlara hakaret ederek mi gideriyorsun
promethe 28.03.2008, 14:18 sahsima hakaret edemezsiniz. sen ve senin gibileri uyariyorum. sizin sahsiniza herhangi birsey dedim mi?
sana inanmak zorundamıyım. soylediklerinle beni inandiramadin basiretsizligini insanlara hakaret ederek mi gideriyorsun
Sizin hakaret ettikleriniz şahıs değil ,yalnızca siz
mi şahıssınız!
Sizi inandırmak için değil ama yalan yanlış tahrifatlarınızı düzeltmek için
yazıyorum.
promethe 28.03.2008, 14:21 İP'ten açıklama var!
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Cengiz, bugün (27 Mart 2008) İP Genel Merkezinde, hükümet basınında yer alan yalan haberlerle ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklama şöyle;
• Genel Sekreterimiz Av. Nusret Senem’in bürosunda altı adet bilgisayarı yakmaya çalıştığı yalandır
• Arama sırasında Nusret Senem evinde veya bürosunda değil İP Genel Merkezi’nde idi. Onlarca gazeteci bunun tanığıdır.
• Aramada el konulan bilgisayarlardaki tüm kayıtlar, arama sırasında kopyalanarak bir örneği tarafımıza verilmiştir.
• Soruşturmayı yürüten polisler hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne şikayet ediyoruz.
Gladyocu Fetullah timi yalanda sınır tanımadığını bugünkü bazı gazetelere sızdırdığı sözde iddialarla bir kez daha kanıtlamıştır. Genel Sekreterimiz Av. Nusret Senem, 25 Mart 2008 günü İşçi Partisi Genel Merkezinden onlarca televizyon kamerası ve gazetecinin gözleri önünde gözaltına alınmıştır. Aynı anda Senem’in, avukatlık bürosunda yapılan arama sırasında burada bulunan 6 adet bilgisayarın hard disklerini yakmaya çalıştığı ve bunun polisçe engellendiği yalanı bugünkü bazı gazetelerde yer almıştır. Bu gazeteler “Ergenekon Tertibi”nde başından bu yana yalan haberlerle kamuoyunu yanıltmak üzere özel dezenformasyon görevi verilmiş olan Taraf, Zaman, Bugün’dür… Akşam Gazetesi de bu yalan kervanına katılmaktadır.
Oysa;
1. Arama sırasında Nusret Senem evinde veya bürosunda değil, İşçi Partisi Genel Merkezi’ndedir. Buna onlarca basın mensubu ve O’nu gözaltına almak için bina önünde bekleyen polis ekibi tanıktır.
2. Haberimiz olmaksızın Ankara C. Savcısı Kubilay Taştan ve Ankara Barosu temsilcileri Avukat Hakan Akarken ile Avukat Barış Can ile birlikte büroya giden arama ekibi kapıyı çilingir marifetiyle açtırarak, aramaya başlamıştır.
3. Arama başlarken Nusret Senem’in avukatı Av. Mehmet Cengiz de aramaya katılmıştır.
4. Büroda bulunan bilgisayar sayısı dört adettir. Bunlardan biri Nusret Senem’e diğerleri ise büroyu birlikte paylaştıkları oğlu Yakup Senem’in sahibi olduğu Ebci Tasarım şirketi’ne aittir.
5. Hazır bulunan Baro Temsilcileri, aranan yerin avukatlık bürosu olduğunu, Avukatlık Kanunu ve Ceza Usul Yasası’nın ilgili hükümleri uyarınca bilgisayarlara el konulamayacağını ancak içindeki kayıtların kopyalanarak tutanakla alınabileceğini ve bunların da ancak Hakim tarafından incelenebileceğini belirtmişlerdir. Tutanağa geçirilen bu talep üzerine el konulan bilgisayardaki kayıtlar teknik cihazlarla kopyalanarak birer sureti Senem’in avukatı Av. Mehmet Cengiz’e tutanakla teslim edilmiştir.
6. Bütün bu hususlar aramada hazır bulunan C. Savcısı, baro temsilcileri ve aramayı yapan emniyet görevlilerince tutulan 4 sahifelik tutanakta belirtilmiştir.
Gerçek budur! Haberlerde yer aldığının aksine zaten arama sırasında orada bulunmayan Senem’in bürosundaki bilgisayarların hard disklerini yakmaya çalışırken bunun polisçe engellenmesi tamamen uydurmadır.
İşte bu uydurma haberler, soruşturmanın nasıl ve hangi yöntemlerle, yönlendirildiğini ve yönetildiğini göstermektedir.
Bu yalan haberleri yayınlayan sorumlular, Mahkemelerde bunun hesabını vereceklerdir.
SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN MAKAMLAR HAKKINDA
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ
5 Kasım 2007 günü Bush-Tayyip görüşmesinde kararlaştırıldığı bizzat tertibin içindeki sözde gazeteciler tarafından alenen defalarca söylenen ve Tayyip-Gül yönetimin gayrı meşru işlerinin son örneği olan “Ergenekon” tertibinin başından bu yana soruşturmada elde edildiği iddia edilen bir takım gerçek dışı bilgiler malum basına servis edilmektedir.
Bunun baş sorumlusu soruşturmayı yürüten ekiptir. Bu ekip Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in açıklamasında belirttiği üzere özel olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nden görevlendirilmiştir. Tertip, emniyete sızmış olan Gladyocu F Tipi çete mensuplarınca yürütülmektedir.
Soruşturmadan sorumlu Savcı Zekeriya Öz’ü, 11 Mart 2008 günü Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’na şikayet etmiştik. Genel Başkanımız da bu şikayeti yenilemiştir.
Şimdi, soruşturmada görev alan, aramalarda bulunan emniyet görevlilerini, tertip planlayarak uygulamak suçlarından Cumhuriyet Savcılığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne şikayet ediyoruz.
TARAF GAZETESİ YAYINLARIYLA
TERTİBİN TARAFI VE MAŞASI OLDUĞUNU İTİRAF ETMİŞTİR
Taraf gazetesi günlerdir sürdürdüğü yalan haber kampanyası ile “Ergenekon” tertibinde taraf ve maşa olduğunu ve bu görev için yayınlatıldığını itiraf etmektedir.
24 Mart 2008 günlü yayınında, İşçi Partisi Genel Merkezi’nde Yargıtay’ın krokisi bulunduğu yalanını ortaya atan Taraf gazetesi, şimdi yalanı ortaya çıkınca yavuz hırsız misali düzmece ve imalat belgelerle fakstaki tarihin 13 Mart olmayıp 23 Mart olduğunu iddia etmektedir. Kroki, 13 Mart 2008 günü Taraf Gazetesi Ankara Bürosundan henüz tespit edilemeyen bir yere fakslanmıştır. Aramalar ise 21 Mart günü yapılmıştır. Bu, krokinin düzmece olduğunu ortaya koymaktadır.
Tarafın, bu krokiyi 23 Martta faksladıkları yolundaki savunması da bir suç itirafıdır. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın ve avukatlarının bilgisi bulunmayan, aramalar sırasında bulunmadığı polis tutanakları ile sabit olan bu sahte “kroki” nereden ve nasıl temin edilmiştir? İddianame açıklanmadan bu sahte “belge” kimler tarafından servis edilmiştir? Servis eden de, bunu kullanan da suçludur! Yargı önüne çıkarılacak ve hesap sorulacaktır!
AKP İDDİANAMESİNİN YAYINLANMADAN İKİ GÜN ÖNCE İŞÇİ PARTİSİ’NE ULAŞTIĞI YALANI
Defalarca açıkladığımız halde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan AKP’nin kapatılması istemli iddianamenin, Anayasa Mahkemesi’ne sunulmadan iki gün önce partimize ulaştığı yalanı sürdürülmektedir. Sabah Gazetesi bugün de bu yalanı tekrarlamıştır.
Partimizde iddianamenin Anayasa Mahkemesi’ne sunulmadan iki gün öncesinin tarihini taşıyan herhangi bir örneği bulunmamıştır. Bu tutanaklarla sabittir. Partimizde bulunan ve iddianamenin Anayasa Mahkemesine sunulmasından sonra yapılan 6 sahifelik özetinin altında “Ara başlıklar dışında tüm metin iddianameden alınmıştır” notu bulunmakta ve bu özet 23 Mart 2008 günlü Aydınlık Dergisinde aynen yayınlanmıştır.
Aslında bu uydurma haberlerin hedefinde biz değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı vardır. AKP’nin kapatılmasını önleyerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi’nin Cumhuriyeti koruma ve kollama görevini yerine getirmeleri engellenmek istenmektedir.
Sabah gazetesinin de aralarında bulunduğu bir kısım medyanın, F Tipi Gladyo Çetesinin medya tetikçiliği görevini yaptığı açıktır. Yalan haber imalatçıların sonları Tayyip-Gül yönetimiyle aynı olacaktır. Topu birden tertibin altında kalacaklar, yıkılacaklardır.
Sizin hakaret ettikleriniz şahıs değil ,yalnızca siz
mi şahıssınız!
Sizi inandırmak için değil ama yalan yanlış tahrifatlarınızı düzeltmek için
yazıyorum.
ben demiyorum iddia da etmiyorum soyleyenler var ve kanitlarini sunmuslar ben de buna yorum yaptım.
tutarsiz bir adamin taseronlugunu yapiyorsunuz diyormuyum ben sana:sneaky2:
promethe 28.03.2008, 14:37 ben demiyorum iddia da etmiyorum soyleyenler var ve kanitlarini sunmuslar ben de buna yorum yaptım.
tutarsiz bir adamin taseronlugunu yapiyorsunuz diyormuyum ben sana:sneaky2:
Peki ,oldu..........
Peki ,oldu..........
anca gidersin :001_tt2:
anlamayanlar için saka amacli yazdim
promethe abi bak asagidaki yazilari yazanlarin cogu onun dava arkadaslari sahsima birsey deme diyorsan o yazilari yazanlara de :sneaky2: :excl:
mahir çayan:
“demokratik devrimde sınıfların mevzilenmesine ilişkin bir oportünist tahrifat, pda pasifizminin yaptığıdır. bunların ’silahlanın, ayaklanın’ gibi çığırtkanlıklarının nedeni şudur: ‘nasıl olsa silahlanacak ve savaşacak olanlar kendileri değildir, savaşacak olan fukara köylülerdir! çünkü halk savaşı fukara köylülerin savaşıdır, küçük burjuva aydının değil. bu küçük burjuva aydın kadrosu olarak pda kalpazanları da anadolu’ya yolladıkları pda dergisi ve işçi köylü gazetesi ile bu görevlerini layıkıyla yapıyorlar! … işte pda oportünizminin niteliği budur.” (mahir çayan, teorik yazılar, s. 210-215)
mihri belli
“cia’nın maocusu”
kamuran duyar (eski aydınlıkçı)
“tatlı su sosyalistidir. ortalık duru iken en hızlı sosyalist kendisidir. ancak oligarşinin kaşları çatılınca kapılarında nöbet tutmaya başlar, her türlü hizmetini yapar. oligarşinin kitleler üzerinde yürüttüğü dezenformasyon operasyonunda en büyük laikçiliği üstlenir. sabah mao, öğlen şerif hüsnü, akşam m. kemal, gece çavuşesku posteri taşıyan perinçek…” (akit 17 mart 1998)
çengiz çandar
“perinçek’i doğru teşhis etmek gerekir. bence bu adam ruh hastası bir paranoyaktır. karalamak için söylemiyorum gerçekten psikiyatristler tarafından müşahede altına alınması gereken ölçüde ruh hastası olduğu kanaatindeyim. bu yüzden ajan provokatör olarak kullanılmaya müsait bir kişiliğe sahip zaten öyle kullanılıyor.” (10 kasım 1991 nokta dergisi)
hadi uluengin
“ihbarcılar partisi’ne atfen “ip” rumuzunu kullanan ve halkımızın binde sıfır virgül sıfır iki desteğini bulabilen maocuların(!) yayınladığı “karanlık dergisi” muhbirlik ve kışkırtıcılıktan sabıkalı listesini daha da şişirdi.. aslında tekne kazıntısı maocu’ların, şer güçler dışında kimse tarafından itibar görmeyeceğini söylerken yerden göğe kadar haklısınız.” (3 kasım 1995 hürriyet)
“böyle bir liderin en yakınındakilerden en uzağındakine kadar herkese kulaklarını tıkayarak kendi saplantılarına göre yukarıdan aşağıya inşa ettiği parti teknik olarak bir polis örgütüdür. bir polis örgütü gibi kendi içinde ve dışında sürekli olarak hain arar. bulmazsa bizzat yaratır teşhir ve infaz eder.” (söz dergisi 23 aralık 1995)
yaşar kaya
“doksanlı yıllarda; 2000′e doğru dergisi’ni arkadaşlarıyla birlikte çıkaran doğu perinçek kürt sorununa ilgi mi duyuyordu? yoksa; o piyasadaki boşluğu yakalamış ve o konudaki merak ve gerçekleri paraya mı tahvil ediyordu? doğu perinçek ve arkadaşlarının diyarbakır örfi idare mahkemelerinde ‘siz apocuları yargılayamazsınız bize bırakın…onların iddianamelerini biz hazırlayalım iplerini biz çekelim’ fasılını bir kenara bırakarak yeniden 90′lı yıllara gelelim…hedefledikleri şey şuydu. kürtler akılsız, sanat edebiyat, politika bilmezler. onlar savaşsınlar bizim partimize destek versinler. meclise milletvekili olarak biz girelim gerisi kolay.” ( özgür politika, akit 17 mart 1998)
radikal
“perinçek neyin ürünü?
yaptığı atraksiyonlarla, muazzez abacı kadar ünlü olma arzusunu açık eden, solun starı olma heveslisi doğu perinçek, ‘eşcinsellik ve yabancılaşma’ konulu bir yazı dizisi hazırlamış. 3-6 şubat 1998 tarihlerinde de, cumhuriyet gazetesi’nde yayınlatmış.
aslında, türkiye’deki aklı başında her solcu bilir ki, perinçek’in ve arkadaşlarının dediklerini de, düşüncelerini (!) de, dikkate almamak gerekir. perinçek’i ciddiye almayacak kadar haysiyet ve aklıselim sahibi olduğum için, tez diye sunduklarını çürütmek gibi ebleh bir çabaya asla girişmeyeceğim. üstelik perinçek’in tezleri (!), kaba bir stand-up komedisi metni bile olamayacak kadar düşünce yoksunu, çünkü neresinden tutsanız elinizde kalıyor. benim amacım, perinçek’in ve yandaşlarının yaptıklarını sergileyip nedenleri üzerinde durmak.
perinçek, ‘ eşcinsellik ve yabancılaşma’ başlıklı yazı dizisinde, kısaca şunları demeye çalışıyor:
‘eşcinsellik, sınıfsal ve cinsel eşitsizliklerle, yabancılaşmayla… insan özgürlüğünü boğan ilişkilerin ürünüdür… erkek ve kadın, sınıfsal karşıtlıklar yüzünden karşı cinsle ilişki kuramayınca bu kez, kendi cinsini tersine çevirmeye zorlanmaktadır… eşcinsellik, sistemin insana dayattığı acılardan ve yırtıcılıktan kurtulmak için, uyuşturucu gibi, içki, kumar, iskambil oyunları, falcılık, büyücülük, loto - toto, piyango, ganyan gibi, bir yabancılaşma ve çürüme olayıdır… sistem, sokağa attığı her erkek çocuğa duvar diplerinde tecavüz etmekte, onu şiddet yoluyla eşcinselliğe zorlamaktadır… aşk insanın kendi cinsini üretmesiyle ilgilidir… üreme ile cinsel duygular arasındaki bu bağ, toplumsal ve ideolojik nedenlerle zorlandığı zaman kriz (eşcinsellik) doğmaktadır… bunalım dönemlerinin hercümerci ve gürültüsü, eşcinsellik eğilimine yol açıyor. fareler üzerinde yapılan bir deney de bu saptamayı doğrulamıştır. bilimadamları, gürültülü bir ortamda bırakılan farelerin bir süre sonra eşcinsel ilişkilere girdiklerini gözlemliyorlar…’
baştan aşağı pornografik bir metinle karşı karşıyayız. pornografik, çünkü perinçek, insan cinselliğini ancak belden aşağıda olup bitenlerle algılayabiliyor, penisin bir deliğe girmesini cinsellik sayıyor, insan ile hayvanın cinselliğini bir tutuyor, aşkı üreme içgüdüsüne indirgiyor. eşcinsel olmayı da düzülmüş olmakla, onun meşrebine yaraşır dille söylersek, ‘kestaneyi çizdirmekle’ eş tutuyor. 70′lerin alman pornolarını andıracak kabalıktaki bu metinde perinçek’e göre, kadınlarla erkekler diledikleri gibi cinsel ilişki kurabilselerdi, eşcinselliğe gerek kalmayacaktı.
hitler’in baş teorisyeni olmayı çoktan hak eden perinçek, insan cinselliğinin kültürel ve sadece insana özgü duyumsal boyutunu anmıyor dahi. eşcinsel bilinç, eşcinsel kimlik, eşcinsel aşk gibi kavramlardan bihaber olmasından öte, ona göre eşcinseller, birbirlerinin arkasına geçip orgazm olan çürümüş yaratıklardan başka bir şey değil. aslında perinçek böyle yaparak kendini sağlama almaya çalışıyor. eşcinsel aşktan hiç bahsetmeyerek kendi imgeleminde kurguladığı bir kavramı derme çatma ve baştan aşağı yanlış benzetme ve sentezlerle ispatlamaya çalışıyor. çünkü, iki erkeğin ya da iki kadının birbirine aşık olmasından bahsederse, tez diye öne sürdüklerinin püf diye anında yere yıkılacağını kendisi de çok iyi biliyor.
perinçek’in taşıdığı faşizan ruh, aynı naziler gibi, insanı bir biyolojik makineye indirgiyor. faşizmin aşk gibi, farklılıklar gibi bireysel tavırlara asla tahammülü olmadığından, bireysel yanı ağır basan eşcinsellik de perinçek’in tüylerini diken diken ediyor. şu evlere şenlik farelerle ispat bölümüne gelirsek: neden perinçek şimdiki işini gücünü bırakıp da, perinçek marka kulak tıkaçları üretmeyi hiç düşünmüyor? öyle ya, eğer eşcinselliğe gürültü neden oluyorsa, metropollerde tek bir heteroseksüelin bile kalmamış olması gerekir. kendi sermayesi yetmiyorsa, ‘gümrük birliği gerçekleşirse ülkeye homoseksüellik gelir’ diyen, perinçek’in de içinde bulunduğu karikatürün bir başka figüranı olan necmettin erbakan ile ortaklık da kurabilir.
marksizm’in ilk harfinden bile haberi olmayan, yabancılaşma kavramını turistik bir durum sanan, iktidar ilişkilerinin işleyişini göremeyen, bütün beyin hücrelerine homofobi ve heteroseksizm sinmiş olan perinçek, bugüne dek var olmuş bütün toplumsal yaşam biçimlerinin temeli efendi/köle ilişkisini ve heteroseksizmi yeniden üretiyor ve kutsuyor. bunu bile farkında olmadan yapıyor.
peki perinçek tüm bunları neden yapıyor? iki şeyden dolayı yapıyor: birincisi, en büyük kompleksi ve histeri krizlerinin kaynağı olan ödp’ye karşı yapıyor. çünkü ödp, bilindiği gibi, eşcinselleri, travestileri, transseksüelleri bünyesine katmış bir parti. perinçek bir şekilde ödp’yi vurmak istemekte, bunun için de ödp’nin bu yanını hedef almaktadır. perinçek, eşcinselleri, travestileri, transeksüelleri, lümpenleri insandan dahi saymamakta, ’sınıf dışı’ atıklar olarak görmektedir. perinçek ikinci olarak, eşcinsellere olan nefretinin ritüelini yapmaktadır; minareye kılıf uydurur gibi, eşcinsellerden neden nefret ettiğinin teorisini kurmaya çalışmaktadır."
sona gelirken:“Her alçağın son sığınağı milliyetçiliktir.” Samuel Jonhson
Peroş IDEOLOJİSİ nedir ...
şimdi size yeni bir kavaramı tanıtacağım,
halk Arasında Ajan diye bilinen,
Kiminin mit mensubu, kiminin gizli servislerle bağlantılarını ön plana getirmeye çalıştıgı,
olası doğru bilgi akışını zan altında bırakmak için suyu bulandıran zatı muhterem olmakla süçlanan bu yuce şahsiyet
benım arkadaşlarıma sabah sabah seda sayan seyredeceğinize doğu beyi izleyın tavsiyesinde bulunduğum bir ideolist tir ...
henuz kılasık kıtaplara
girmeyen PEROŞ teorileri eminimki ilerlıyen dönemlerde klasık ktaplarada girecektir,
dunyanın önde gelen üniversitelerınde ders olarak okutulacaktır
çengiz çandar
“perinçek’i doğru teşhis etmek gerekir. bence bu adam ruh hastası bir paranoyaktır. karalamak için söylemiyorum gerçekten psikiyatristler tarafından müşahede altına alınması gereken ölçüde ruh hastası olduğu kanaatindeyim. bu yüzden ajan provokatör olarak kullanılmaya müsait bir kişiliğe sahip zaten öyle kullanılıyor.” (10 kasım 1991 nokta dergisi)
Güzel tesbit
Perinçek bu
Ver gazı gönder Aponun yanına
Ver gazı gönder Maocuların yanına
Ve gazı gönder Kalpaklıların yanına
Yani vatanı kurtarmak için her işi yapar :)
promethe 28.03.2008, 15:14 ...............
Hmmm.
Kopyala yapıştır yönteminin böyle bir sakıncası var işte.
Kimin nerede durduğuna bakmadan ne dediğine bakar yazarsınız.Sonuç
malum,sizin tarzınız ortaya çıkar.Bakın şimdi ,size bir kaç örnek.Okursanız eğer
referanslarınızın her ZAMAN Amerikancılar olduğunu görürsünüz.
Radikal gazetesi büyük sermayenin silahı,ikinci cumhuriyetçi,sol düşmanı.....
Şahin ALPAY(zaman köşe yazarı...Birşey yazmaya gerek var mı?),
Cengiz ÇANDAR(pentagon'a girebilen tek Türk gazeteci olmakla övünüyor),
Hadi ULUENGİN(Hürriyetteki köşesinden sola ve özellikle Perinçek'e hakaret etmesi için para ödeniyor-benim değil beraber çalıştığı meslektaşlarının söylemi,-ki ayinesi de iştir adamın)
Gülay GÖKTÜRK(Gazetecilik camiasında i ABD'nin hürriyet muhabiri olarak anılıyor)............................
Mihri BELLİ şimdi nerede,parti mi kurmuş,hala solcu mu?Mahir ÇAYAN'lara parti kurdurmayan ,onların maceracılığa sürüklenmesine yol açan şahıs değil mi...........
Ya Yaşar KAYA?Nerede kendisi;hala solcu mu?
Kopyala yapıştır kolaycılığının ve kaynağına bile nail olamadığınız kininizin sizi
getirdiği nokta DÖNEK ve İŞBİRLİKÇİ lerin referansıdır.
http://www.dev.republika.pl/psikolojiksavas.htm
promethe 28.03.2008, 15:18 ....
Bu adamları referans alacak kadar mı kinlisiniz?:bela
yanlışın var prometre mihri belli deniz gezmiş ve arkadaşlarının parti içi siyaset yapmasını önermiş ve onlar için yol haritası çıkarmıştır....
devrin koşullarına göre onu ve arkadaşlarını meclise taşımayı ve sosyalizm orada savunmalarını istemiştir.......
macera dediğinde bu ülkede devrim ateşinin yakılmasıdır.....sen git başkanından nasıl teori dersleri alırsın onu düşün........nede olsa yaptıklarınız doğu perinçeyin talimatıdır....sizde onun yansıması.....
promethe 28.03.2008, 15:23 anca gidersin :001_tt2:
anlamayanlar için saka amacli yazdim
:thumbup: İlahi nymphy.........,
Sen çok yaşa emi!
Bu adamları referans alacak kadar mı kinlisiniz?:bela
kanit isteyen sendin, zaman makinesi yapip dogu perincek in gecmişine inemeyecegime gore:rolleyes:
matador464646 28.03.2008, 16:10 ya eğer kaldırıp yayınlanmayacaksa neden konular açılyor ve yorumlar isteniyor?
dün yorum yazdım fakat bugun kaldırılmıs.doğu perincek tutuklandı ve bence hiç bırakılmamalı.hatta siysetten uzaklasmalı.siyaset kabızı.milliyetçi hareketin yardımcı oyuncusu.
matador464646 28.03.2008, 17:01 bütün bunları tekbaşınıza mı yaptınız yoksa mhp ilemi.yaşasın halkların kardeşliği.
Kara Davut 28.03.2008, 17:06 Bilgi mi, M16 mı...
İP'in yalanlamalarını , Fetullahın AKSİYONU'nun iddiaları kadar okur musunuz?
Ya da okur araştırır mısınız?
Üzüm yemek yerine bağcının üzerine saldırtılanlar arada kaynayacaktır.Asıl
hesaplaşma emperyalizmledir.Sizler bilgisizliğinizin kurbanısınız,elden size
yazarak cevap vermek geliyor ancak!:yapmabeOFFFFFFFFFFFF:yapmabe
Tüm bunların mahkemelerde dosyaları mevcut.Bundan sonrasına bırakalımda mahkemeler karar versin.Ancak her yazınızda bilgisizlikle ve CIA taraftarlığıyla(daha çöplüğünde eşeleniyoruz,taraftar olamadık) nitelendirdiğiniz bizler(Perinçek'te safından düşen eski dostları için aynı yorumu yapıyor),hadi bilgisiz(!) olalım!Ancak bu davaları güden onca savcıdamı bilgisiz veya kandırılmış anlamıyorum.Yalnız şuda bir gerçek,verdiğiniz cevaplar hep başka kişilerin ağzından verilen demeçler,sizin yorumlarınıza bakılırsa da,sizin gibi düşünmeyenleri aşağılayıcı,suçlayıcı,nitelendirici cevaplar görülmekte.Aynı Perinçek tadında konuşmalar.Hem burada İP'nin propagandasını yapar nitelikte yazılar yazacaksınız,hemde bizlere bu tarz ithamlarda bulunacaksınız.pes doğrusu!Bir tabir vardır,boynuz kulağı geçer diye.Gerçekten sizler Perinçek'i de geçtiniz.:)
cemalettin 28.03.2008, 17:59 bırakalım parti adı üzerinde konuşmayı,Perinçek'in İsviçre'de ülkesini ve milletini iftiralardan koruyucu bir şekilde davranmış oluşu bile tek başına yeterlidir,zamanında ne yaptığı değil günümüzde ne yaptığı önemlidir.
ayrıca kişiler hakkında değil de fikirler hakkında görüşülmesi ülkeye ve insanına fayda getirir sanmaktayım.
ha,davranış ve konuşmaları bazılarının işlerine gelmiyor,tekerlere çomak soktuğu düşünülüyor ise denilebilecek bir şey kalmamıştır.
gıyabında ateşe devam ve de gıybete...
promethe 28.03.2008, 18:25 Güzel tesbit
Perinçek bu
Ver gazı gönder Aponun yanına
Ver gazı gönder Maocuların yanına
Ve gazı gönder Kalpaklıların yanına
Yani vatanı kurtarmak için her işi yapar :)
Referanslarınız kadar solcusunuz:smartass:!
CENGİZ ÇANDAR PENTAGON KORİDORLARINI ÇOK SEVMİŞ ;YAZIP DURUR....
Westside 28.03.2008, 19:04 Referanslara bakın heleeee. HADİ ULUENGİN,CENGİZ ÇANDAR .... en baba dönekler. Dogu Perincek'e fırıldak diyorsunuz elinizde kanıt bile yok. Dönmekten ayakta duramayan adamları referans gösteriyorsunuz.
matador464646 29.03.2008, 16:08 1.sen kim oluyosun2.fikir kabızı senin babandır.3.bana tartışmayı öğretmeye kalkma.4.35 yılda % 1 e ulaşamayan bir adam tutuklanmalı.
matador464646 29.03.2008, 16:13 Burada İşçi Partili olarak partime ve başkanına atılan çamurlara yanıt
veririm."Alınganlık" dediğiniz şey, hakaretleri ve yalanları sineye çekmemektir.
Beğenmeyebilirsiniz...
Kişisel kanaatlerinizi,sanki gerçekliği varmış gibi öne sürmeyin.
Bakın, Fetullah ucubesinin ipliğini pazara çıkardık.Susurluk ,kaza sonucu ortaya çıkmadan iddianamesini oluşturduk.Sol adına cinayet işleyen sözde devrimci ajanları kulaklarından tuttuk,ortaya çıkardık.
Biz Türkiye'de kontrgerillaya(ki bu adı ilk D.Perinçek'ten öğrendiniz) karşı mücadelenin kıblesiyiz.
Sosyalist gibi olun...
Gerçekten şaşmayın!
sosyalist olamıyosanız mhp li olun diyosun herhalde.
matador464646 29.03.2008, 16:14 bilader sen önce ip ten vazgeç.ip e güvenme.kopabilir.
Westside 29.03.2008, 18:59 1.sen kim oluyosun2.fikir kabızı senin babandır.3.bana tartışmayı öğretmeye kalkma.4.35 yılda % 1 e ulaşamayan bir adam tutuklanmalı.
agır ol bakalım terbiyesiz adam !!! Gidin seviyenizdekilerle kapısın.
promethe 29.03.2008, 19:22 1.sen kim oluyosun2.fikir kabızı senin babandır.3.bana tartışmayı öğretmeye kalkma.4.35 yılda % 1 e ulaşamayan bir adam tutuklanmalı.
Çok mu üzüldün kaale alınmamaya!:yorgun:
Üzülme,senin ayarında olan herkese aynı muameleyi yapıyoruz.:yaw
Ben göğsümü gererek İşçi Partili olduğunu söyleyenim.:thumbup:
Senin kumaşını merak dahi etmiyorum;yukarıda 2. maddede yazmışsın zaten matador!:yamukgul:
promethe 29.03.2008, 20:48 Yargıtay Başkanlığı, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen ‘Ergenekon’ soruşturmasına ilişkin basın ve kamuoyuna yansıyan haberlere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Yargıtay Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Halen sürdürülmekte olan bir adli soruşturma ile ilgili olarak mahkemece yayın yasağı da konulmuş bulunduğu halde, son zamanlarda gazete, televizyon ve internet gibi bir kısım kitle iletişim araçlarında, soruşturmanın gizliliğine ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157. maddesi ve bunun yaptırımını gösteren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 285., adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs eylemine ilişkin aynı yasanın 288. maddelerine aykırı olarak, yargı ve özellikle Yargıtay i |