Orijinalini görmek için tıklayınız : Sendikalar yeniden ayaklandı disk ve kesk ten açıklama


doruktaisyan
26.03.2008, 15:57
Sendikalar yeniden ayaklandı
KESK: Mücadelemiz sürecek DİSK:Yangından mal kaçırıyorlar BASK: Pirim gün sayısı yeterli değil

26.03.2008 14:39
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, hükümetin toplum vicdanında oluşan rahatsızlığı gidermeden, emek örgütlerinin taleplerini karşılamadan, toplumsal bir mutabakat sağlamadan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısını, TBMM Genel Kuruluna taşımaması gerektiğini kaydetti.

Tombul, yaptığı yazılı açıklamada, neredeyse 4 yıldan bu yana kamuoyunu
meşgul eden tasarının, ''AKP'nin ısrarı yüzünden bir kez daha Meclis
Genel Kurulu'na sunulmak istendiğini'' ifade etti.
''Tasarının bunca zamandır yasalaşamamasının nedeninin, yasanın toplumun
ihtiyaçlarını karşılamak üzere değil, IMF ve Dünya Bankası'nın
taleplerini yerine getirmek üzere hazırlanmış olmasına'' bağlayan
Tombul, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''İşçilerin, kamu çalışanlarının, emeklilerin, kadınların, kısacası
toplumun emeğiyle geçinen tüm kesimlerinin tepkisini çeken bu yasa, bir
reform yasası değil, bir yıkım yasasıdır. Toplumun geniş kesimlerinin
yaşam koşullarını iyileştirmeyen, emekçilerin beklentilerini
karşılamayan, halkın gündelik sorunlarını çözmeyen bu yasanın tek amacı,
sosyal devlet anlayışını tümden ortadan kaldırmaktır.''

Tasarıyla ilgili Emek Platformu üyelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik ile görüştüklerini hatırlatan Tombul, bunun sonucunda
tasarıdaki bazı maddelerde geri adım atıldığını, fakat yasanın
bütünlüğüne sirayet eden özde bir değişim olmadığını kaydetti.

Açıklamasında, ''Diyalog sürecinde hükümetin attığı geri adım, hak
kayıplarımızın bir kısmını ortadan kaldırır nitelikte olsa da yasa
geleceğimizi tehdit etmeye devam etmektedir'' ifadesini kullanan Tombul,
''KESK'in, Emek Platformunda belirlenmiş olan temel parametrelerde
bütünlüklü bir değişim olmadığı sürece tasarıya karşı mücadele etmekte
kararlı olduğunu'' bildirdi.


YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ


DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ''yangından mal kaçırır gibi yasa çıkarılamayacağını'' bildirdi.

Çelebi, ''5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa
Tasarısı ve tasarının Meclis'te temel yasa olarak görüşülmesine''
ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 14 Martta yüz binlerce işçi, kamu
çalışanı ve emeklinin çalışmama hakkını kullandığını ve bu eylemler
sonucunda da sosyal tarafların görüşme sürecinin başladığını kaydetti.

Ancak hükümetin bu görüşmeleri sonuçlanmış ve uzlaşmaya varılmış gibi
sunmaya çalıştığını, bunun da tamamen gerçek dışı olduğunu savunan
Çelebi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in yasa
tasarısıyla ilgili Emek Platformu ile yaptığı görüşmeler sonucunda
yasanın her aşamasında itiraz ve katkılarını alabileceğini teyit
ettiğini dile getirdi.

Çelebi, ''Oysa yasaya karşı itirazlarımız sürerken, yasanın Meclis'te
temel yasa olarak görüşülmek istenmesi, bir 'oldu bitti'ye getirilerek
halkın yasayı etraflıca algılamasının engellenmesi, yangından mal
kaçırıldığını göstermektedir. Yangından mal kaçırır gibi yasa
çıkarılmaz'' dedi.


SADECE PRİM GÜN SAYISI YETERLİ DEĞİL

Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Resul Akay, ''Sadece prim gün sayısının indirilmesi tek başına anlam ifade etmemektedir'' dedi.
Akay, konfederasyon genel merkezinde yaptığı açıklamada, Emek
Platformu'nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile
görüşmesinin ardından ''mutabakata varıldığı'' yönünde yapılan
açıklamaları ''doğru bulmadıklarını'' söyledi.

Emek Platformu kararlarının, ''oylamayla değil, oydaşmayla alındığını''
anlatan Akay, platform olarak görüşmeden önce prim gün sayısı ve yaş da
dahil olmak üzere 5 konuda uzlaşma ''olmazsa olmaz'' kararına
vardıklarını, bu kararlardan birinin kabul edilmemesi halinde tamamını
kabul edilmemiş sayacaklarını kararlaştırdıklarını dile getirdi.

Akay, Bakan Çelik ile yapılan görüşmede, sadece prim gün sayısının
indirildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

''Sadece prim gün sayısının indirilmesi tek başına anlam ifade
etmemektedir. 20 yaşında sisteme giren bir kişi, 40 yaşında prim gün
sayısını dolduracaktır. Bu kişi ya 65 yaşına kadar bekleyecek ya da
sistem içerisinde kalacak. 25 yıl daha prim ödeyecektir. Bu kişi
çalışmazsa açlığa sefalete itilecektir. Bu nedenle 65 yaş değişmediği
sürece prim gün sayısının indirilmesi aldatmaca olacaktır. Ayrıca,
düzenlemeyle emekli aylıkları da düşecektir. Bu maaşla da sağlık katkı
payı ödenmesi mümkün olmayacaktır.