Orijinalini görmek için tıklayınız : Ülke siyasetinde ufukta görülenler
ögretmen 02.04.2008, 10:58 [SIZE="4"]Ülkemizde,cumhuriyet tarihinin geriye dönüşümün en kritik dönemini yaşıyoruz. son otuz yıllık bu süreç hızlandı.Tabi bunun çeşitli nedenleri var.12 Elül,ve sonrası solun ,yok edilmesi,kurulan sol partilerin yetersizligi daha çok neden sayılabilir.Ancak karşı tehlike gücünü artırdı. Çünkü bu tehlikenin alt yapısı inançların yapıldıgı yerlerdi([camiler,kuran kursları ,imamhatipler vs gibi)yerlerde yetiştirilen insanlar bu günkü oy potansiyelin artmasına neden oldu.Tayip Erdogan şiirt teki söyledigi şiir tesadüf degildi (camiler kışlamız ,minareler süngümüz,kubbeler mihferimiz gibi) alıntı şiiri okuması . onun ve onun gibi düşünenlerin yol haritasıydı.
Gelelim biz ve aydınların ,sol düşünen partilerin durumuna,sadece eleştirdik,oturdugumuz yerden ,halkın içine girip karşı düşüncenin altarnetifini üretmedik.O ibadet yapılan yerlerde neler konuşuluyor,devletin maaşı ile görev yapan imamlar,nasıl cumhuriyet düşmanlıgı yaptıgını,görmedikki.oraya girenlerede dinci dedik.Halbuysa halkın kafası orda bulandırıldı.İslam olmak için islam devleti kurulmalı orda dendi.Hemde ülkenin milli gelirinden aldıgı maaşla.
Gelin aydınlar,demokratlar,solcular,işte önce teşhisi koyalım.Ondan sonra bu
yara nasıl tedavi edilir,çaresini hep beraber düşünelim.Yoksa ay bacayı geçer
herkes teslim olur.Bence çare halkta demokraside,akılcı hareket etmekte,yoksa
parti kapama,yasaklama,asma kesme çare degil,o sıra demokrasiden vazgeçmek gerekir....
/SIZE]
ebu turab 02.04.2008, 12:22 ülkenin üzerinde kapkara bulutlar, binbir türlü tehdit, çeşit çeşit sıkıntı var doğru. beceriksiz yöneticiler, kendince kurnaz politikacılar, vatan hainleri ve eğitimsiz bir halkın gelebileceği nokta buydu zaten ki öğretmenim yukarıda süreci de anlatmış.
görünürde mutsuz ve karamsar olmak için pek çok sebep varsa da, bu ülkenin hafife alınamaz bir genç nüfus oranı da vardır. bu forumun dahi çoğunluğu 25 yaş altı... (25 yaş üstü olanlara yaşlı demiyorum elbette :) )
Bu ülkenin ufuğunda ne kadar borç, harç, sıkıntı, dert varsa, bir o kadar da özgürlükçü, fikri, vicdanı hür, aklı, dimağı açık genci vardır. Tek yapmak gereken bir olmak... Hepsi bu.
geygel60 02.04.2008, 21:24 Hocam Türkiye'deki sol parti halk dan uzaklaşmış halkın tabanına inememiş halkla bağını koparmıştır, Burjuvanın ve aydın geçinen kendisini halkın üzerinde gören kişilerin partisi olmuştur.Partinin tabanında halk olmalı emekçi olmalı çiftçi olmalı bunların olduğu bir yerdede dinede bu kadar uzak olmamalı, olursan bu kadar oy alırsın.%99 müslaman olan bir ülkede insanların inançlarınada değer vereceksin.Gerekirse camiye gideceksin havraya kiliseye cemevine gideceksin.Türbana dayat ilahıyata dayat imam hatiplere dayat milliyetçiliğe dayat kürtçülüğe dayat ee oy alacak ne kaldı.
Saydıklarımın hepsine eşit mesafede olmalı hepsinden bir şeyler bulundurmalı içinde yoksa meydan böyle yobazlara kalır, kapatırsın ad değişir bir daha güçlenerek gelir akılı bir politika gerekiyor.Saygılar.
hocam topic icin tesekkürler...
katiliyorum size canlar...bir seyler yapmali ama ne?! nasil? hala günümüzde ünivlerde solcu/sagci ögrenciler arasinda catisma cikiyor...
solcular polisler tarafindan coplanip susturuluyor...okuldan atiliyorlar...göz altina aliniyorlar...
hicbir sekilde izin verilmiyor ki...
din zaten hortlamis..
solcularin/emekcilerin görüslerini savunan bir cok parti var aslinda...ama o kadar az oy aliyorlar ki...demek ki bir yerde hata yapiyorlar...seslerini yeterinde duyuramiyorlar..ya da buna izin verilmiyor....
medya bile onlarin elinde...ne yapabilir demokrat, sol görüslü, aydin insanlar bilemiyorum ki...?!
akp yi kapatmak sadece kisa vadeli cözümdür....bir akp gider bir baskasi gelir yerine...bu yobaz düsünceye dur demeli...camileri kuran kurslarini kapatmali... okullari SIKI yönetim altinda tutmali ki kücücük cocuklarin beynini uyusturmamalari icin...
kisacasi cahil halki bilinclendirmeli...ve bu basta egitimden geciyor...kilit nokta bu sanirim...egitimsizlik yani...
Kara Davut 03.04.2008, 04:41 Türkiye'de bir an evvel karalam zihinyetinin ortadan kalması lazım.Askeriye'nin ve diğer güvenlik birimlerinin siyasallaşmasının önünün kesilmesi lazım.paylaşımcı ve adaletli politikalar izlenmesi lazım.bizler tartışmayı bilmeyen bir toplumuz,öncelikle tartışma kültürünün öğrenilmesi lazım.kimsenin değerlerine dil uzatmadan,kısıtlama getirmeden,politikayı devlet için yapan liderlerin yetişmesi lazım.
-vicdan, merhamet,sevgi, bu boşluğun üzerine klasik sloganlarla, milli marşlarla oturtulan derme çatma çok sol partili bir siyasi kimlik var ortada, iktidar sol davamız, dağılmamızdan dolayı başarı gösteremiyor....Halbuki Sağ partilerdeki zemin oluşum cok sağlam temellere dayanıyor;imam hatip ve Atatürk ilkeleri arkasına sığınmış ülkü ocakları bazında faşizan üretim karlı cıkmaktadır.
- bizdeki cok sesli sol görüşlü partili siyasi kimlik olduğundan secimlerde oy parcalanmadan O,boşluk ortaya çıkıyor. Bundan yararlanan geri kalmış yanlarıyla, lümpenliğiyle, kaypaklığıyla arkaik, gerici düşünceleriyle, popüler kaygılarıyla ortaya sağ iktidar kimlik çıkıyor. Dolayısıyla bugün çok net yaşadığımız savrulmalarla karşı karşıya kalıyoruz.
-Evet bugün siyaset çok önemli bir şeydir, ama onu çok sağlam ruhsal temeller üzerine inşa etmemiz gerekir. Bunu vurgulamaya çalışıyorum. Laik Yaralarımızla meşgul olurken biz bir anlamda yalnız görüş kişiliyi ediniyoruz. Nerede yaralı olduğumuzu bilmemiz, nerede boşluklarımız olduğunu bilmemiz, bunun için çaba harcamamız bir erdem bence.
Solda birlik-Solda birlik ve Solda birlik- veya Yaralı insanların ülkesinde İnzivaya çekilmek.
saygılar
yagmur12 03.04.2008, 13:53 50 küsür yıllık plan, proje yavaş yavaş daha etkin hale getiriliyor. Emperyalist güçlerin ülkemiz için biçtiği ateşten gömlek bizi yakıyor yakmasına ama sizlerinde dediği gibi çözüm nedir,ne yapmak lazımve ne kadarını yapabiliyoruz? Hep bahsettiğimiz solda birlik sözü ep sözde kalıyor, birlik, kardeşlik, barış söylemleri sadece söylem olarak kalıyor ve bizler tam bu noktada nakavt oluyoruz.
Eğer amaç ülkeyi saran karanlığı dağıtmak ise; bunun ilk kuralı bilinçli bireylerin biraraya gelmesi, söylemleri ortak bir hedef altında birleştirmek ve nihayetinde söylemleri eyleme dönüştürmekten ve aynı özgür ruhu paylaşmaktan geçer.
Kitleler halinde ortak hedef ve bu hedef için emek harcayan bireyler olmazsa cemiyet kültüründen zaten ufak ufak kopan ülkemiz tamamen cemaat ortamına girecek! Tam bağımsız Türkiye sloganı da sadece zihinlerde kalacak, ama ben inanıyorum ki nice katliamlara, baskı ve dayatmalara karşın yok olmayan bizler bu tehditlerinde üstesinden geleceğiz!
Güzel bir konu olmuş teşekkürler.
Kara Davut 03.04.2008, 14:23 sevgili özcan,
Türkiye'de sol partilerin çok dağınık şekilde, birbirinden kopuk siyasi anlayışla siyaset arenasında bulunduğu bir gerçek.Ancak gerçek olan bir başka konuda,bu halkın %70 'den fazlası sağ partilere kaymış durumda.yani her ne olursa olsun,mevcut sol yapılar bir araya gelse,tek çatı altına toplansa bile ,iktidar partisinin yerini alabilecek derecede bir güç teşkil etmemektedirler.Bu yaşananlar,tarlaya atılan tohumun hasat zamanını anımsatmaktadır.Ancak bu ülkeye atılan bu tohumun sebeplerinden biride,1950'ye kadar bu ülkede yapılan uygulamalardır.tarlaya 1950'ye kadar üretim adına kalkınma adına,eşitlik adına hiçbir tohum atılmamıştır.bunun sonucu olarak ortaya çıkan bu oluşumların asıl sebebi,yine maalesef sol partilerin uygulamalarıdır.bugün karşımızda,her ne kadar halkın partisi,Atatürk'ün partisi olmakla övünen bir chp varsa da;söylem ve eylemlerine bakıldığında,aslında muhalefet görevini bile yerine getirmekten aciz bir parti olduğu gerçeği ortadadır.Yani,yapılan yanlış politikalar hep sağ partilerin işine yaramıştır.CHP'nin başındaki dayatmacı zihniyet,kendi partisinin tabanına dahi zarar verecek derecede,kör siyaset yapmaktadır.ülkedeki gerçekleri göremeyen,halkın gün geçtikçe saf değiştirdiğini algılayamayan bir oluşum haline gelmiş ana muhalefet grubu,gütmüş olduğu politikalar sayesinde kendi kendini yok etmektedir.Aslına bakılırsa iktidar partisinin yapılanmasını hayret ve takdirle izlemek lazım.bir kaç aylık bir çalışma ile seçime girerek %35 oy alan,ikinci seçimlerde oylarını %47' ye yükselten bir parti,bu hedefe nasıl ulaştı.Burada akp'yi savunduğum algılanmasın,örnek alınacak birşey varsa partinin zihniyeti değil,çalışma şeklidir.Ak Parti'nin,3 aylık bir yapılanmayla bu halkın karşısına çıkarak bu kadar oy alabilmesindeki sır nedir?Adamlar mahalle mahalle,sokak sokak,köy köy çalışmışlar bürolar kurmuşlardır.halkın tamamını kapsar şekilde hizmet politikası gütmüşlerdir.eskiden sol görüşlü olan bir çok köye hizmet götürerek,size onların yapmadığını bizler yaptık anlayışını halkın kafasına sokmuşlardır.Belediye yapılanmalarındaki bu çalışmalar,halkın gözünde farklı bir imaj oluşturmuştur.AKP'nin "yaptıklarımız,yapacaklarımızın teminatıdır" sloganı bu açıdan gerçekten incelenmesi gereken konudur.Türkiye'nin iki büyük ve karmaşık ili konumundaki Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinin yıllardır kendi ellerinde olmasının sebebide budur."HİZMET".
Çok değerli bir atasözümüz vardır "ayinesi iştir kişinin,lafa bakılmaz".bugünkü gerçekler,Akp'nin belediyecilik anlayışının bir sonucudur.10 yıl önceki konya'nın,kayseri'nin,malatya'nın,ankara'nın,istan bul'un ve daha bir çok ilin yapılanmasındaki durumla,şimdiki durumları dikkate alınırsa gerçekler ortaya çıkacaktır.İnsanlar hizmet peşinde,verdikleri vergilerin kendilerine hizmet olarak gelmesini bekliyor.Bu hizmet anlayışının ardındaki ideolojik kırımın önüne geçecek olanlar ise muhalefet partileri olması gerekir.Fakat muhalefet kanadına bakıldığında,yıllardır laf üretmekten başka birşey yapmadıklarıda ortadadır.zira sol partilerin en büyük kalesi olan İzmir bile düşmek üzeredir.Suçu başkalarına atmaktansa,önce kendimizi eleştirerek işe başlamamız daha doğru olacaktır.nerede yanlış yaptık,neden bu duruma geldik,bunların çok sağlam analizini yapmak durumundayız.Tunceli'nin yıllardır Kamer Genç'i neden seçtiğini iyi okumamız lazım.Kamer Genç çok takdir ettiğim bir siyaset adamıdır.Bu gün Tunceli hala ayaktaysa,onun sayesindedir.O'nun şehrine yaptığı kazanımlar sayesindedir.Yani Tunceli halkı sürekli arkasındadır.Bu gerçekleri gözardı ederek,sadece partiye oy verenleri karalamak,bizlere hiçbir şey kazandırmayacaktır.
saygılarımla..
50 küsür yıllık plan, proje yavaş yavaş daha etkin hale getiriliyor. Emperyalist güçlerin ülkemiz için biçtiği ateşten gömlek bizi yakıyor yakmasına ama sizlerinde dediği gibi çözüm nedir,ne yapmak lazımve ne kadarını yapabiliyoruz? Hep bahsettiğimiz solda birlik sözü ep sözde kalıyor, birlik, kardeşlik, barış söylemleri sadece söylem olarak kalıyor ve bizler tam bu noktada nakavt oluyoruz.
Eğer amaç ülkeyi saran karanlığı dağıtmak ise; bunun ilk kuralı bilinçli bireylerin biraraya gelmesi, söylemleri ortak bir hedef altında birleştirmek ve nihayetinde söylemleri eyleme dönüştürmekten ve aynı özgür ruhu paylaşmaktan geçer.
Kitleler halinde ortak hedef ve bu hedef için emek harcayan bireyler olmazsa cemiyet kültüründen zaten ufak ufak kopan ülkemiz tamamen cemaat ortamına girecek! Tam bağımsız Türkiye sloganı da sadece zihinlerde kalacak, ama ben inanıyorum ki nice katliamlara, baskı ve dayatmalara karşın yok olmayan bizler bu tehditlerinde üstesinden geleceğiz!
Güzel bir konu olmuş teşekkürler.
Yağmur12 kardeşim isabetli söylemlerin için teşekkur ederim.
sevgili özcan,
Türkiye'de sol partilerin çok dağınık şekilde, birbirinden kopuk siyasi anlayışla siyaset arenasında bulunduğu bir gerçek.Ancak gerçek olan bir başka konuda,bu halkın %70 'den fazlası sağ partilere kaymış durumda.yani her ne olursa olsun,mevcut sol yapılar bir araya gelse,tek çatı altına toplansa bile ,iktidar partisinin yerini alabilecek derecede bir güç teşkil etmemektedirler.Bu yaşananlar,tarlaya atılan tohumun hasat zamanını anımsatmaktadır.Ancak bu ülkeye atılan bu tohumun sebeplerinden biride,1950'ye kadar bu ülkede yapılan uygulamalardır.tarlaya 1950'ye kadar üretim adına kalkınma adına,eşitlik adına hiçbir tohum atılmamıştır.bunun sonucu olarak ortaya çıkan bu oluşumların asıl sebebi,yine maalesef sol partilerin uygulamalarıdır.bugün karşımızda,her ne kadar halkın partisi,Atatürk'ün partisi olmakla övünen bir chp varsa da;söylem ve eylemlerine bakıldığında,aslında muhalefet görevini bile yerine getirmekten aciz bir parti olduğu gerçeği ortadadır.Yani,yapılan yanlış politikalar hep sağ partilerin işine yaramıştır.CHP'nin başındaki dayatmacı zihniyet,kendi partisinin tabanına dahi zarar verecek derecede,kör siyaset yapmaktadır.ülkedeki gerçekleri göremeyen,halkın gün geçtikçe saf değiştirdiğini algılayamayan bir oluşum haline gelmiş ana muhalefet grubu,gütmüş olduğu politikalar sayesinde kendi kendini yok etmektedir.Aslına bakılırsa iktidar partisinin yapılanmasını hayret ve takdirle izlemek lazım.bir kaç aylık bir çalışma ile seçime girerek %35 oy alan,ikinci seçimlerde oylarını %47' ye yükselten bir parti,bu hedefe nasıl ulaştı.Burada akp'yi savunduğum algılanmasın,örnek alınacak birşey varsa partinin zihniyeti değil,çalışma şeklidir.Ak Parti'nin,3 aylık bir yapılanmayla bu halkın karşısına çıkarak bu kadar oy alabilmesindeki sır nedir?Adamlar mahalle mahalle,sokak sokak,köy köy çalışmışlar bürolar kurmuşlardır.halkın tamamını kapsar şekilde hizmet politikası gütmüşlerdir.eskiden sol görüşlü olan bir çok köye hizmet götürerek,size onların yapmadığını bizler yaptık anlayışını halkın kafasına sokmuşlardır.Belediye yapılanmalarındaki bu çalışmalar,halkın gözünde farklı bir imaj oluşturmuştur.AKP'nin "yaptıklarımız,yapacaklarımızın teminatıdır" sloganı bu açıdan gerçekten incelenmesi gereken konudur.Türkiye'nin iki büyük ve karmaşık ili konumundaki Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinin yıllardır kendi ellerinde olmasının sebebide budur."HİZMET".
Çok değerli bir atasözümüz vardır "ayinesi iştir kişinin,lafa bakılmaz".bugünkü gerçekler,Akp'nin belediyecilik anlayışının bir sonucudur.10 yıl önceki konya'nın,kayseri'nin,malatya'nın,ankara'nın,istan bul'un ve daha bir çok ilin yapılanmasındaki durumla,şimdiki durumları dikkate alınırsa gerçekler ortaya çıkacaktır.İnsanlar hizmet peşinde,verdikleri vergilerin kendilerine hizmet olarak gelmesini bekliyor.Bu hizmet anlayışının ardındaki ideolojik kırımın önüne geçecek olanlar ise muhalefet partileri olması gerekir.Fakat muhalefet kanadına bakıldığında,yıllardır laf üretmekten başka birşey yapmadıklarıda ortadadır.zira sol partilerin en büyük kalesi olan İzmir bile düşmek üzeredir.Suçu başkalarına atmaktansa,önce kendimizi eleştirerek işe başlamamız daha doğru olacaktır.nerede yanlış yaptık,neden bu duruma geldik,bunların çok sağlam analizini yapmak durumundayız.Tunceli'nin yıllardır Kamer Genç'i neden seçtiğini iyi okumamız lazım.Kamer Genç çok takdir ettiğim bir siyaset adamıdır.Bu gün Tunceli hala ayaktaysa,onun sayesindedir.O'nun şehrine yaptığı kazanımlar sayesindedir.Yani Tunceli halkı sürekli arkasındadır.Bu gerçekleri gözardı ederek,sadece partiye oy verenleri karalamak,bizlere hiçbir şey kazandırmayacaktır.
saygılarımla..
Sevgili Davut. Tamamı ile sana hak veriyorum.
çözümlerdeki sorunlar!!! Milliyetçi solcuların hayati söylemleri olan bağımsızlık sorununu önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Benim de savunduğum değerlerin başında bağımsızlık uğruna mücadele gelmektedir. Ancak bu mücadelenin değişen dünya koşulları içinde kazanılabilmesi yönünde yürütülecek savaşımın artık eski kıstaslarla yürütülemeyeceği görülmektedir.
Ulus ölçekli bağımsızlık artık yetersizdir ve topluma kazandıracağı çok şeyi olmayan bir konumdadır.
Ayrıca tekelci kapitalist şirketlerin gebesi kapsamında değerlendirilen belediyeleri dahil meydanlarda cirit atan, Devleti kaos ortamına sokan kardeşi kardeşe öldürten Akp Hukumeti, bir nebze Laik ulusun alt yapısına meydan okumaktadır *iktidara dur demek lazım* ne yapılabilir? Hataydaki eski yoldaşlarımla yazışmamdaki bir secim önce yapmadıklarını simdi ise yapacakları çalışmalar bazında ektiyim tohum ürün vereceyine inanıyorum... verecektir...
Herkes bulunduğu şehirde üstüne düşen vazifeyi yerine getirsin
Buradan Hatayli arkadaşlara sesleniyorum Antakyadaki Atatürk düşünce derneklerde buluşsunlar. 1975 yıllarında bir avuç idik, milyonlar olduk sokaklara döküldük.çok geç olmadan komşumuzu bilinçledirip fedakarlik yapmasını sağlamak uğruna.Temiz barışçıl güzel yarınlar için.
ülke siyasetinde ufuta görünen tek şey var;
devrim......
ülke siyasetinde ufuta görünen tek şey var;
devrim......
Sevgili dostum Hazirda bulunan devrimlerimize sahip cikalim ilk etapta.
Sevgili dostum Hazirda bulunan devrimlerimize sahip cikalim ilk etapta.
hazırdamı?
evet çıkalım....:komik
alican19 08.04.2008, 18:53 hep aynı siyaset ,hep aynı senaryo hep aynı son
birileri ülkemizin içkarışıklıklardan kafayı kaldırmasını istemiyor , kafasını kaldırıp etrafını görmesini istemiyor ,bunun içinde başta gençler olmak üzere insanları birbirine düşürüyor
kardeş kanıyla karnını doyuran bu güçlerin sağı solu yok ,gerekirse sağı gerekirse solu kullanıyor yani ülkenin kargaşasında rol oynayan herkes bu güçlerin kuklası
ben kahin değilim ama bu ülkenin değişmez tek siyasi gerçeği var kargaşa ,dövüş, acı ,kan ama değişen şeylerde var mesela darbeler artık yok
darbeler yok çünkü , 80 darbesi gereçesi alevi katliamıydı sunni halkın alevi halka karşı katliamları üzerine asker olaya el koydu ve bu kırım durdu ama geçmişini unutanlar askere bu darbeler yüzünde demedik laf bırakmadı askerde öylemi dedi artık ben karışmam diyorki kanıtı türban tartışmasına karışmaması
geçmişte alevi sunni sağ sol kavgası artık şerii devletçi laik devletçi kavgası çıkar o biter başka bişey çıkar
dipnot: 1923 1945 iç isyan kargaşası
1945 1950 komünist - kemalist kargaşası
1950 - 1960 menderes dönemi ve darbe
1960 - 1972 komünist gençlerin rejim değişiklik kargaşası
1972 1980 alevi sunni katliamları
1970 1980 sağ sol öğrenci çatışmaları ve darbe
1980 1991 laikçiler şeriatçılar savaşı ön hazırlığı( abdi ipekçi uğur mumcu suikastları madımak katliamı
1991 1995 pkk denen illetin en kuvvetli olduğu dönem
1995 1998 saadet refah kargaşası
1998 2002 ekonomik krizler
2002 ..... nurcular ve tayyipçilerin dönemi
yani kardeşler burda yazmadığımız şeyler var bunlar başlıcaları bunlar bile binlerce insanın ölümüne sebeb oldu kazanan kim karanlık güçler kaybedenler türkiye halkı
alican19 08.04.2008, 18:55 ülke siyasetinde ufuta görünen tek şey var;
devrim......
devrimin adı 80 lerde hayal günümüzde ise imkansızlık türkiyede kaçtane devrimci kaçtane sağcı var hesaplarsanız demek istediğimi anlarsınız
|
|