ismail NEHİR
06.04.2008, 12:31
Dindar Kimdir? Alevi Dindar Nasıl Olmalıdır? Siz Dindarmısınız? yanıtlarınız için teşekkürler...bu konuyu abimin isteği üzerine açtım(ecolis)...
|
Orijinalini görmek için tıklayınız : Dindar kimdir alevi dindar nasıl olmalıdır? ismail NEHİR 06.04.2008, 12:31 Dindar Kimdir? Alevi Dindar Nasıl Olmalıdır? Siz Dindarmısınız? yanıtlarınız için teşekkürler...bu konuyu abimin isteği üzerine açtım(ecolis)... debliz 06.04.2008, 12:39 Dindar nedir onu sorgulamak gerekir önce; eğer dindarlıktan kastınız iman eden, inançlarını ve inançlarının gereğini yerine getiren ise evet ben dindarım galiba... Aleviliğin dindarlığı ise, Aleviliğin gereklerini yerine getirenlere deniyor olsa gerek... Elime hakimim; kimsenin malında rızkında gözüm yok kimsenin hakkına tecavüz etme girişimim ya da eğilimim mevcut değil... Dilime hakimim; konuşmalarımın ağzımdan çıkan sözlerin nereye gideceğini hesaplayabiliyorum çoğu zaman, üstüme vazife olmayan konulara dalış yapmıyorum, dedikodu yapmıyorum mesela... Belime hakimim; zina vs gibi olaylardan uzak duruyorum... Kabem insan diyorum; ve insanları kırmadan incitmeden diyalog kurmaya çalışıyorum... İnsana insanlığından dolayı merhamet ve hürmet gösteriyorum ki tüm insanlarla eş değer tutuyorum kendimi... Özetle... Siz karar verin gerisine ;) ecolis 06.04.2008, 14:29 Dindar’, Arapça ‘din’ ve Farsça ‘dár’ kelimelerinden oluşan Türkçe bir kelimedir ve din sahibi olan, dini yaşayan insan demektir. SUNNILERDE dindarlık genellikle sembollerle tanınır. Belli giyim biçimleri, mesela erkekler için sakal,cüppe ve sarık ya da her fırsatta gösterilen 99’luk tespih, evlerde ve toplanma mekanlarında kadın-erkek ayrı oturulması, kadınlar için türban, pardösü, hatta çarşaf gibi görünümler dindarlığın dışa vurmuş háli olarak görülür. Benim aradigim ise ALEVILERDE dindarlik nasildir?ve kendinizi dindar kabul ediyormusunuz. bana gore gerçek dindarlık insanlarla olan ilişkilerde saklı olmasinin yaninda kendi inancinin gereklerini yerine getirmekle olur.anadolu aleviliyi ile benim mensubu oldugum nusayri aleviliklerinin kendilerine gore ibadet sekilleri vardir.alevi bir kimsenin dindar olabilmesi icin bu ibadetleri eksiksiz yerine getirmesi bana gore sarttir.aksi halde dindar olmaz. ben inancimin insanlarla iliskiler kisminda gereyini yaptigimi dusunuyorum lakin ibadet olarak herzaman daha iyi yapmaya calissamda tam yaptigim soylenemez bu yuzden kendimi dindar olarak gormuyorum.bu eksiklerim oldugu surece dindar olamam. ismailciyim tesekkurler.. AleviKürt 06.04.2008, 14:48 Dindar’, Arapça ‘din’ ve Farsça ‘dár’ kelimelerinden oluşan Türkçe bir kelimedir ve din sahibi olan, dini yaşayan insan demektir. SUNNILERDE dindarlık genellikle sembollerle tanınır. Belli giyim biçimleri, mesela erkekler için sakal,cüppe ve sarık ya da her fırsatta gösterilen 99’luk tespih, evlerde ve toplanma mekanlarında kadın-erkek ayrı oturulması, kadınlar için türban, pardösü, hatta çarşaf gibi görünümler dindarlığın dışa vurmuş háli olarak görülür. Benim aradigim ise ALEVILERDE dindarlik nasildir?ve kendinizi dindar kabul ediyormusunuz. bana gore gerçek dindarlık insanlarla olan ilişkilerde saklı olmasinin yaninda kendi inancinin gereklerini yerine getirmekle olur.anadolu aleviliyi ile benim mensubu oldugum nusayri aleviliklerinin kendilerine gore ibadet sekilleri vardir.alevi bir kimsenin dindar olabilmesi icin bu ibadetleri eksiksiz yerine getirmesi bana gore sarttir.aksi halde dindar olmaz. ben inancimin insanlarla iliskiler kisminda gereyini yaptigimi dusunuyorum lakin ibadet olarak herzaman daha iyi yapmaya calissamda tam yaptigim soylenemez bu yuzden kendimi dindar olarak gormuyorum.bu eksiklerim oldugu surece dindar olamam. ismailciyim tesekkurler.. Bana göre Alevilerde dindarlik pratikte yokolmus veya yokolmak üzere bir olaydir. Her bir Alevinin yasamasi gereken gibi yasayan insanlar (eskiden cok yaygin ve normal olan), Dedelerimiz haric, kimse yok gibi. Ben kendimi inancsal olarak bir dindar görüyorum, fakat pratikte, dindarligimi ve amac ettigim dindarlik seviyesine maalesef yaklasamadim. Bir Alevi dindari, teolojik (akide) olarak, Aleviligin herseyine inanmali, bu "herseye" tamamen inanmiyorsa da, reddetmeli, kabul etmeli. Alevi teolojisini has ve öz sekliyle bilmeli. Bunun disinda, Ehli Tarikat olmanin kurallari ve gereklerine uymali (ritüel, kurallar, pratik hayat). Istanbul'da (ve artik ne yazik ki dünyanin bir cok tarafinda) oldugu gibi bazi cemlerde, kiz tavlamak icin ceme gidilmemeli. Bizim kadin erkek birlikte ibadet yapmamizin bir sebebi var. Bos bosuna yapmiyoruz. Alevi bir insanin Ehli Tarikat oldugu icin (olmasi lazim) biz kadin erkek birlikte ibadet edebiliyoruz. Seriat ehli, Tarikat ehli gibi Ocakta Pismedigi icin, ibadeti bozmadan kadin erkek birlikte ibadet edemedigi icin, kati kural ve kisitlamalarla yasamaya mecburlar. Gercek Tarikat ehli ise, gönlüne muhabbet düsürür, kadin erkek birlikte ibadet etmekte sorun yasamaz. Zaten Seriat ehline bu kati kurallar bu sebeple gelmistir. Biz kadin erkek birlikte ibadet edemiyorsak, Cemlere de katilmamaliyiz. Sirf "cagdas" oldugumuz icin kadin ve erkeklere esit bakmiyoruz. Tarikat ehli oldugumuz icin, Güruh-u Naci kervanina katilmak istedigimiz icin yapiyoruz. Eger beceremiyorsak, bizim tekrar Seriat ehli kurallarina göre yasamamizin gerektigini gösteriyor. Ben bir Pir tarafindan egitilmek istiyorum. Hemde kendi ocagimin bir Piri tarafindan egitim görmek istiyorum. Böylece Aleviligin kurallari, ritüellerini, inancsal teolojik yönlerini tam tamina ögrenmis olurum. Dededen izin alip, biyik (ve sakal) uzatmak istiyorum, fakat yüzümdeki killar yeterince olmadigi icin olmuyor. Bir ALEVI gibi görünmek istiyorum. Musahibim olsun isterdim. Ne yazik ki günümüz Alevilerinde bir musahip olabilecek insanlarin sayisi ciddi bir bicimde azaldi. Aleviligi daha cok günlük hayatimda yasamak istiyorum (ki bunu yapabilmek icin arastirmalarim devam ediyor). sinan_58 06.04.2008, 17:23 teşekürler can çiçekdürbünü 06.04.2008, 21:50 Aleviliği bir din olarak algılamıyorum. Aleviliği dünyaya bir bakış, bir dünya görüşü ve zengin bir kültür sentezi olarak görüyorum. Dolayısı ile Aleviliğin özü, onun ritüellerinden daha çok önemli benim açımdan. Henüz felsefemizi öğrenme aşamasındayım ki, dogmatik düşüncelerden uzak kalayım diye. Felsefesiz yola çıkılmaz. Felsefenin olduğu yerde ise dindarlık, dincilik olmaz. ecolis 06.04.2008, 21:55 AleviKürt Bana göre Alevilerde dindarlik pratikte yokolmus veya yokolmak üzere bir olaydir. Her bir Alevinin yasamasi gereken gibi yasayan insanlar (eskiden cok yaygin ve normal olan), Dedelerimiz haric, kimse yok gibi. Ben kendimi inancsal olarak bir dindar görüyorum, fakat pratikte, dindarligimi ve amac ettigim dindarlik seviyesine maalesef yaklasamadim. alevı dındarlılıgının pratıkte yok olmasının sebebı bana gore 1-alevılerın dını eyıtım ve ibadethane bakımından sunnılerle aynı ımkanlara sahıp olmaması. eminimki ulkemizde alevi eyitimi yeterli seviyede olsaydi ve ibadethanelerimiz camiler kadar olsaydi kimse dini vacibelerini yerine getirmekte zorluk cekmeyecekti. 2-zamanimizi calan radyo tv oyun cihazlari vede bilgisayar(bilgisayari eyitim disinda kullananlar icin) teknoloji iyi yonde kullanildigi takdirde insanin inancini yasamasina faydali olur.ama biliyoruzki genclerimiz teknolojiyi bilgi edinme haric hersey icin kullaniyorlar 3-kuresellesme etkisi. kuresellesme dunyadaki insanlarin gelenek goreneklerinin ortak bir noktaya cekilmesi surecidir.bu bakimdan bir abd li gibi muzik dinleyip klip seyreden insan bana gore dindar olamaz(buda benim dindar olamayacagim anlamina gelir:wink:) saygilarimla ecolis 06.04.2008, 22:12 Aleviliği bir din olarak algılamıyorum. Aleviliği dünyaya bir bakış, bir dünya görüşü ve zengin bir kültür sentezi olarak görüyorum. Dolayısı ile Aleviliğin özü, onun ritüellerinden daha çok önemli benim açımdan. Henüz felsefemizi öğrenme aşamasındayım ki, dogmatik düşüncelerden uzak kalayım diye. Felsefesiz yola çıkılmaz. Felsefenin olduğu yerde ise dindarlık, dincilik olmaz. Dincilik bize gore deyildir.cunku dincilik dinin tuccarligi olayidir.ornek:AKP senin bakis acina gore bir felsefe olan alevilikte tabiki dindarlik olmaz benim bakis acima gore ise alevilik bir dindir cunku belirli bir ibadet sekli ve kendine has kanunlari vardir ve bizim bahsettiyimiz dindarlik bu ibadetin ve kanunlarin harfiyen yerine getirilmesidir. bir felsefe,dunyaya bakis acisi olarak gorduyunuz alevilikte allah kul iliskisi ve kurani kerim nerededir? Dede-baba 07.04.2008, 09:25 Dindar’, Arapça ‘din’ ve Farsça ‘dár’ kelimelerinden oluşan Türkçe bir kelimedir ve din sahibi olan, dini yaşayan insan demektir. SUNNILERDE dindarlık genellikle sembollerle tanınır. Belli giyim biçimleri, mesela erkekler için sakal,cüppe ve sarık ya da her fırsatta gösterilen 99’luk tespih, evlerde ve toplanma mekanlarında kadın-erkek ayrı oturulması, kadınlar için türban, pardösü, hatta çarşaf gibi görünümler dindarlığın dışa vurmuş háli olarak görülür. Benim aradigim ise ALEVILERDE dindarlik nasildir?ve kendinizi dindar kabul ediyormusunuz. bana gore gerçek dindarlık insanlarla olan ilişkilerde saklı olmasinin yaninda kendi inancinin gereklerini yerine getirmekle olur.anadolu aleviliyi ile benim mensubu oldugum nusayri aleviliklerinin kendilerine gore ibadet sekilleri vardir.alevi bir kimsenin dindar olabilmesi icin bu ibadetleri eksiksiz yerine getirmesi bana gore sarttir.aksi halde dindar olmaz. ben inancimin insanlarla iliskiler kisminda gereyini yaptigimi dusunuyorum lakin ibadet olarak herzaman daha iyi yapmaya calissamda tam yaptigim soylenemez bu yuzden kendimi dindar olarak gormuyorum.bu eksiklerim oldugu surece dindar olamam. ismailciyim tesekkurler.. Degerli canlar.. ***Öncelikle "Dindar" Kelimesi Degerli can'ın da ifade ettiği gibi.. Dini yaşayan... sahip olduğu dini kurallara inanan.. hayatını buna göre tanzim edendir... ***İkrar Cemi'ne girmiş daha doğrusu Piri tarafından "Görülmüş" her Can... Hakk-Muhammed-Ali erkanına tabidir..ve Bu yoldan dönemez.. "Gelme Gelme.. Dönme Dönme.. Gelenin malı.. Dönenin canı.." Telkini bunu ifade eder... Eğer ikrarından dönerse.. O kimse "Yol düşkünü" kabul edilir... ***Fakat asıl dikkat edilmesi geren nokta şudur.. "Dindar alevi" Kavramı ile "Dindar sünni" Kavramı aynı mıdır? Pek tabiki aynı şeyler değildir... 1-Alevi Dindarlık.. Saç-sakal.. cübbe ve yahutta hırka.. seccadeyle omaz.. Alevi Dindarlığı en üst mertebesi "İnsan-ı kamil" aşaması olan.. Bir öğretininin tümüdür... 2- Alevi dindarlığı şekilciliğin ötesinde varlığından sıyrılıp.. Hakk ile bir olmayı amaçlar.. Bu bağlamda Sünni Dindarlığını merhale merhale geçen... Dindarlığın sadece "Şeriat" makamından ibaret olmadığını... Bunun ötesinde Tarikat-Marifet-Hakikat aşamalarının da farkındadır... 3- Alevi dindarlığı benliği kibiri ve dünyevi ihtirasları kabul etmez.. Oysa sünni dindarlığı şekilcilik ve gösteriş ve hepsinde olmasa da çoğunda manevi inançı ve dini Dünya amaçlarına alet etmeyi düşünür.. şeriat devleti özlemi bunu ifade eder. Esasen Sünni dindarlığın siyaet çamuruna batmış olması buna karşın.. Alevi dindarlığının siyasetin dışında kalması .. temel farklılılardandır... Dindar alevinin bişr Alevistan yada dine dayalı bir düşüncesi olamaz fakat sünninin vardır.. 4-Sünni dindarlığı.. yayılmacı... ve zorlayıcı bir islam anlayışını da beraberinde getirir.. Buna karşın Alevi dindarlığı tamamen Allah-Kul arasındadır.. Teslim-i Rıza anlayışı esastır.. Yani hiçbir alevi eline kılıç alıp dnya da kafir-müsmüman ayırımı yapıp kelle avına çıkmaz... Fakat sünni anlayışta zorla islamlaştırma vardır... Bu nedenledir ki Emevi adeti olan bu dindarlık anlayışı neticesinde görünüşte müslüman ama özünde kafir inanmayan riyakar müslüman çoktur... 5- Alevi dindarlığı.. Bütün insanları Bir bilir Hakk'tan kabul eder.. Ancak... sünni anlayış.. Yahudiliğe has biçimde kendini yüceltilmiş.. ve müstesna.. buna karşın diğer insanları cehennem ehlinden.. ve tümünü ölüdürülmesi yada devşirilmesi gereken kafir kabul eder... Ez-cümle Bu farklılıklar çoktur.. E'bul Vefa'nın dediği gibi.. islam ikidir.. sizin mi islamınnızdan bahsedeyim.. Bizim mi? "...Allah hepimizi doğru bildiği insanların yoluna iletsin yanlış bildiklerinin yoldan çıkanların değil.." ALLAH EYVALLAH Dede-baba 07.04.2008, 09:42 Allah Allah Diyelim Hakk- Muhammed Yoluna serler koyalım... İmanımız kadim ola... İki cihanda 12 İmam katarına yazılalım... Allah Eyvallah... Degerli canlar.. Dindar alevi... Aleviliğe yani Hakk-Muhammed- Ali yoluna girerken verdiği İkrar cem'iyle olur... Alevinin dindarı Pirine dedesine aşağıda verdiği sözleri tutandır.. *** Alevi Pir'in önünde İkrar verdikten sonra... Yola girmiş demektir.. Şimdi İkrar cem'inden bir Bölüm birlikte inceleyelim... İkrar cemi ve yapılısı (Aleviliğe kabul cemi) İkrar cem-i : Aleviliği kendi rızası ile kabul eden, Can'a yapılır. cem görgü cem'inden farklı olarak , ikrar veren can'a Pir tarafından, su tavsiyeler de bulunulur. ve su sözleri vermesi istenir; Pir darda duran cana'a bazı telkinlerde bulunur; Rehber öncelikle, "Marifetten gelip sırrı hakikate gidiyoruz destur Pirim." der. Pir; "GİDEMEZSİNİZ! Kış var, aşılmaz yüce dağlar, geçitsiz ırmaklar var. Bu belleri aşamazsınız. bu selleri geçemezsiniz. çok büyük engeller var, çok zor ortam var. demirden leblebidir yenilmez. Ateşten gömlektir giyilmez. GELME! Gelirsen dönme! gelenin malı gider, dönenin canı gider. Öl ama ikrar verme. Öl, ikrarrından dönme! hal böyledir. Bu halleri ben size demiş ve duyurmuş olayım evladım." Can rehberi eşlinde Pir huzurunda, ve rehber can adına ; " Pirim cematın varlığına, Tanrı'nın birliğine inanarak, Muhammed-Ali'nin yoluna, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin katarına girerek, Muhammed'e ümmet, Allah'a kul, Hüseyin'e talip olmak için adlarını andığımız kişilere inanarak, güvenerek geldik. Ölümüz olur, dönüşümüz olmaz basımız acık, ayağımız yalın. özümüz darda, yüzümüz yerde. pir'den ne gelirse "Alllah eyvallah" dedik, durduk darına. Boynumuz kıldan ince, yolumuz kılıçtan keskin. İnandık iman getirdik. Huzurunuzda birliğe yettik" Pir: "Eyvallah talip! İkrarın imanına yoldaş olsun! Hak, Şahımerdan, doğru yoldan ayırmasın. Büyükleri sayacaksınız, küçükleri seveceksiniz. Ulu Tanrı'nın buyurduklarını tutup, yasak dediğini yasak, gerçek dediğini gerçek bileceksiniz. Tanrı'nın yolundan ayrılmayacaksınız. işittiniz mi Evladım." Sevgi ve Saygılarımla, Değerli Canlar İsmişah! Bismişah Allah Allah... Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk... Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat... Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed... ***Evvel İkrar verecek.. (Hakk-Muhammed- Ali yoluna girecek canlar..) ***Ehl-i beyt nesli seyid dede-baba'nın önünde Niyaz olur.. DEDE-BABA: ---Geldiğin Ali yolu, durduğun Mansur dar’ı, gördüğün Hak didarı, Hak cesedine can verdi. Kalbine iman verdi. Ağız talib, dil mürşid Erenler meydanında ne gördün ne işittin? İKRAR VERECEK CANLAR: ----(Başları secdede) Hak gördük, Hak işittik DEDE-BABA ---Allah Eyvallah Kapısında, döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır. Doğru gez, dost gönlünü incitme. Mürşide teslimi rıza ol. Yalan söyleme, haram yeme, zina etme. Elinle komadığın şeyi alma gözünle görmediğin şeyi söyleme. Gelme gelme, dönme, dönme. Gelenin malı, dönenin canı. Riya ile ibadet, şirk ile taat olmaz. Söylediğin meydanın, sakladığın senin. Baş kaldır doğru söyle,(Canlar dara kalkar) DEDE-BABA: ---Erenler.... ayini cem erenleri... gördüklerine şahitlik ettiler. Birde sizi sizden soralım. Bizlerin görmediği zamanlarda ve yerlerde Hak Muhammed Ali yoluna aykırı işleklerde bulundunuz mu? İKRAR VERECEK CANLAR: ---Tevbe Estağfurullah DEDE-BABA ----Erenler Meydanında Pir huzurunda mürşidine rıza ile teslim oldun mu? ----Allah, Muhammed, Ali, On iki imam ve Ehli beyt soyuna imanı ikrar ettin mi? Kazaya razı olup kadere bağlandın mı? ----Nacilerin pişuvası İmam Cafer Sadık’ın ictihatı üzere Hak dediğimizi hak bilip, batıl dediğimizi batıl bildin mi? ----Muhammed Ali’nin ve Ehl-i Beytin sevdiğini sevip tevella sevmediğini sevmeyip teberra ettin mi? ----Dört kapı, kırk makam Hak mı? Oniki yas-ı matem Hak mı? Suret-i Hakk’tan görünüp, dünya menfaatiyle gözünü kamaştıracak münafıkların sözlerine aldanıp erenler yolundan uzaklaşırsan mahşer günü yüzün kara olsun mu? İKRAR VERECEK CANLAR: ----(Her soruya ayrı ayrı) Allah Eyvallah! DEDE-BABA ----Allah Muhammed- Ali, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli ikrarınızda sabit kadem eyleye, Gerçek Erenler demine Hu! İKRAR VERECEK CANLAR: DEDE-BABA'NIN önünde diz üzeri oturur. Dede en sağ tarafta oturanın sağ elinden tutar. Baş parmağını kendi baş parmağına rapteder. Talip sol eliyle dedenin eteğinden tutar. Onun solunda oturan eşi ve diğerleri kendi sağındakinin eteğinden tutar. Dede görünenlerin kulaklarına yakın bir mesafeden hafif bir sesle Yedullah ayetini okur. ) İsmişah! Bismişah Allah Allah... Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk... Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat... Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed... (“Ey Muhammed! Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler Allah’a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Verdiği bu sözden dönen ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirene Allah büyük ecir verecektir.”)”Fetih suresi Ayet 10”. DEDE-BABA: Sağ elinin parmakları açılmış vaziyette, görülen taliplerin ayrı ayrı sırtlarına üç defa vururken) ----La fetta illa Ali La seyfa illa zülfükar Nasrun min Allahı ve fethun karip beşerül müminin... Ya Allah!! Ya Muhammed!! Ya Ali Pirimiz üstadımız kutbul alem Hünkar Hacı Bektaşi Veli Şahı horasan!!! ..Desturu pir!!!.. ALLAH EYVALLAH... çiçekdürbünü 07.04.2008, 12:56 Dincilik bize gore deyildir.cunku dincilik dinin tuccarligi olayidir.ornek:AKP senin bakis acina gore bir felsefe olan alevilikte tabiki dindarlik olmaz benim bakis acima gore ise alevilik bir dindir cunku belirli bir ibadet sekli ve kendine has kanunlari vardir ve bizim bahsettiyimiz dindarlik bu ibadetin ve kanunlarin harfiyen yerine getirilmesidir. bir felsefe,dunyaya bakis acisi olarak gorduyunuz alevilikte allah kul iliskisi ve kurani kerim nerededir? İnançların din olabilmesi için öncelikle dogmatik kurallar bütününe saplanması gerekir. Bu saplanma peygamber ve kutsal kitap aracılığı ile sabitlenir. Bizim kutsal kitabımız yok. Bu yüzden bizler telli kurana inanırız. Yani bağlama ile saz ile söylenen sözler bizim için herhangi bir kitaptan daha önemlidir. Deyişlerimiz telli kuranın ürünleridir. Benim Alevilik inancımda yaratan+yaradılan ilişkisi yoktur. Özellikle Allah kavramını daha iyi irdelemek gerekli diye düşünüyorum. Bakınız Anadolu'da çok kullanılan bir söz vardır bazı durumlar karşısında. Alimallah deriz. Yani Ali'm Allah'ın kestirmeden söylenme şeklidir Alimallah. Ali'yi Allah olarak kabul etmişiz. Yani çoğunluğumuzun düşüncesine göre bir kul olması gereken Ali'yi Enel-Hak yolunda gitmeyi bir Kuran ya da peygamber yolunda gitmeyi tercih ederim. Benim Alevilik inancım budur. İnsan önemlidir. Yaratan değil. AleviKürt 07.04.2008, 13:16 Sevgili Dede-baba. Dediklerinizin sirf sac-sakal yönüne katilmiyorum. Alevinin biyigi olur, bunu siz de bilirsiniz. Hatta bu biyik aslinda ömür boyu kesilmez. Bugün bile dedelerin cogunda, (pos biyikla beraber) sakal vardir, veya sirf biyik vardir. Iran'daki Ehli Hak'larda biyiklar asla kesilmez, hatta biyiklar uzundur. Orada biyik, agiz mühürünü temsil eder, sirr saklamayi temsil eder. Birbirlerini BIYIKLARDAN tanirlar. Bir Ehli Hak Türkiyedeki Alevileri görünce, "biyigin nerde?" diye sorar. Alevilikte "sekilcilik yoktur" diyerek, kendi sekillerimizi ve ritüellerimizi de yok sayamayiz. Sekilcilik dedigimiz, Seriat sekilleridir. Seriat ehli, her kurali, nedenini bilmeden takip eder. Herseyin sekline önem verir. Fakat biz Seriatin manasini bilmisiz. Biz bu yüzden sekilci degiliz. Biz bu yüzden Ulu Gönlün Kabe oldugunu biliyoruz, Arabistan'daki Kabe bu Gönülün simgesidir zaten. Sekilcilik yok diyerek, sekilcilige tamamen karsi olarak, kendi sekillerimizi de degistirmeye ve yok saymaya kalkariz sonunda. Cemde sazin yerine, piano calmaya baslariz. Dedenin yerine düskünü pir sayariz, bu kadar olmaz. Aleviligimize sahip cikalim. Saygilarimla Dede-baba 07.04.2008, 14:50 Sevgili Dede-baba. Dediklerinizin sirf sac-sakal yönüne katilmiyorum. Alevinin biyigi olur, bunu siz de bilirsiniz. Hatta bu biyik aslinda ömür boyu kesilmez. Bugün bile dedelerin cogunda, (pos biyikla beraber) sakal vardir, veya sirf biyik vardir. Iran'daki Ehli Hak'larda biyiklar asla kesilmez, hatta biyiklar uzundur. Orada biyik, agiz mühürünü temsil eder, sirr saklamayi temsil eder. Birbirlerini BIYIKLARDAN tanirlar. Bir Ehli Hak Türkiyedeki Alevileri görünce, "biyigin nerde?" diye sorar. Alevilikte "sekilcilik yoktur" diyerek, kendi sekillerimizi ve ritüellerimizi de yok sayamayiz. Sekilcilik dedigimiz, Seriat sekilleridir. Seriat ehli, her kurali, nedenini bilmeden takip eder. Herseyin sekline önem verir. Fakat biz Seriatin manasini bilmisiz. Biz bu yüzden sekilci degiliz. Biz bu yüzden Ulu Gönlün Kabe oldugunu biliyoruz, Arabistan'daki Kabe bu Gönülün simgesidir zaten. Sekilcilik yok diyerek, sekilcilige tamamen karsi olarak, kendi sekillerimizi de degistirmeye ve yok saymaya kalkariz sonunda. Cemde sazin yerine, piano calmaya baslariz. Dedenin yerine düskünü pir sayariz, bu kadar olmaz. Aleviligimize sahip cikalim. Saygilarimla Degerli canlar... Konumuz "Dindarlık" olduğu için ve "Alevilikte Dindarlık olur mu?" bağlamında ve paralelinde yazdıklarımı lütfen değerlendiriniz... ***İki çeşit islam anlayışı vardır.. Şeklin ön plana alındığı ve özün kaybedildiği islam anlayışı bunu günümüzde büyük oranda Sünni islam temsil ediyor... *** Bu islam anlayışında Hakk'a ulaşmak için araç olan ibadetler.... Amaç haline gelmiş.. İbadeti yapanların büyük çoğunluğu... ibadetin sadece bir vesile olduğunu unutmuşlardır.. Bu yüzden içten gelmeyerek.... riya içinde veyahutta zorunlu oldukları için bu ibadetleri yapmakta veya bu kimselere ibadetler toplumsal baskıyla yaptırılmaktadır.. *** Benim anlatmaya çalıştığım şekilcilik... ifadesini bu bağlamda değerlendirmek gerekir... *** Alevi-islam inancındaki şekilsel yön ise.... Simgesel ögeler ve işaretlerden ibarettir.... bir İbadet ise kesinlikle değildir. Bu anlamda giyinis kuşanış şekli inancın bir parçası olarak değerlendirilemez.. Bu apaaçık sünnilerde türban örneğinde olduğu gibi dine ilave olurki bundan Allah'a sığınalım... Bu giyiniş tarzısının ess anlamı ise şudur...15. yy.'dan önceki önceki dönemlerde özellikle tarikatler döneminde.. her tarikatın kendine özgü bir giyiniş.. ve saç-sakal-bıyık şekilleri vardı ve bunlar birbirinden farklıydı.. bu simgeler ve şekilsel farklılıklar... o kimselerin hangi tarikata mensup olduklarını ortaya koyardı... *** Fakat buradaki şekilsel unsurlar...dinsel bir ibadet anlamı taşımazdı... aksi takdirde.. Hz. Ali'nin 12 İmam'ların giyimlerinin kuşamlarının da bektaşiler yada halvetiler veyahutta Rıfailer gibi olduğunu söylemek lazıım gelirki bu hata olacaktır.. ***Lütfen bunları Aevi-islam anlaşıyısının olmazsa olmazları olarak değerlendirmeyelim.. Bu hiç kuşkusuz Dine ilave olacaktır... Bu nedenle giyim ve kuşamdaki simgesel ifadeleri kimlik unsuru olarak değerlendirelim.. ***Yine Alevi-bektaşi dini ritiellerinin şekilcilik olarak değerlendirilmesi hatadır.. Biz bu ibadetleri yok saymıyoruz.. Bu ibadetlerin şekilsel yönünün ön plana çıktığını özün anlamını yitirdiğini vurgulamaya çalışıyoruz... Yani araç hiçbir zaman amaç olmamalıdır... İbadetler İnsan-ı kamil olma yolunda birer araçtır... Saygılarımla.. ecolis 07.04.2008, 18:23 İnançların din olabilmesi için öncelikle dogmatik kurallar bütününe saplanması gerekir. Bu saplanma peygamber ve kutsal kitap aracılığı ile sabitlenir. Bizim kutsal kitabımız yok. Bu yüzden bizler telli kurana inanırız. Yani bağlama ile saz ile söylenen sözler bizim için herhangi bir kitaptan daha önemlidir. Deyişlerimiz telli kuranın ürünleridir. Benim Alevilik inancımda yaratan+yaradılan ilişkisi yoktur. Özellikle Allah kavramını daha iyi irdelemek gerekli diye düşünüyorum. Bakınız Anadolu'da çok kullanılan bir söz vardır bazı durumlar karşısında. Alimallah deriz. Yani Ali'm Allah'ın kestirmeden söylenme şeklidir Alimallah. Ali'yi Allah olarak kabul etmişiz. Yani çoğunluğumuzun düşüncesine göre bir kul olması gereken Ali'yi Enel-Hak yolunda gitmeyi bir Kuran ya da peygamber yolunda gitmeyi tercih ederim. Benim Alevilik inancım budur. İnsan önemlidir. Yaratan değil. sayin cicekdurbunu oncelikle aramizda bir inanc farkliligi oldugu kesin bu yuzden topiyin konusu olan dindarlik konusunda anlasabileceyimizi sanmiyorum. yinede ben sizin inanciniza butun inanclara oldugu gibi saygi duyuyorum. alevilikte yaradan yaradilan ve kurani kerim konusunu baska bir topikte tartismaliyiz.yalniz sunu duzeltmeden gecemeyecem alim allah sozundeki alim turkcede bilindiyi gibi herseyi bilen anlamindadir ve arapca bir kelimedir.''alim allah'' herseyi bilen allah anlamina geliyor.bunu arapca bilen biri olarak soyluyorum. enel hak felsefesi kurani kerim olmadan eksik kalir.bende enel hak yolundayim. bilenler icin kurani kerim enel hak felsefesinin dogrulugunun en buyuk ispatidir. unutmayinki telli kuranla yaptiginiz ibadet sizin din kabuletmediyiniz aleviliyin din oldugunun ispatidir şoyleki. dın çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum sız felsefe desenızde sıstemlı bır sekılde yaptıgınız bır ıbadet vardır 2 . din inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen: kendınıze alevıyım dıyorsanız baglı oldugunuz bır kurum tore ve semboller vardır aksı dakdırde alevılıyınızı ıspatlayamazsınız 3 . dın İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü, kült. ınandıgınız enel hak yolu alevılık dınının ozudur.enel hak felsefesini ahlibeytsiz ve kurani kerimsiz anlamak ve o yolda ilerlemek mumkun deyildir. saygilarimla ismail NEHİR 09.04.2008, 12:57 alevı dındarlılıgının pratıkte yok olmasının sebebı bana gore 1-alevılerın dını eyıtım ve ibadethane bakımından sunnılerle aynı ımkanlara sahıp olmaması. eminimki ulkemizde alevi eyitimi yeterli seviyede olsaydi ve ibadethanelerimiz camiler kadar olsaydi kimse dini vacibelerini yerine getirmekte zorluk cekmeyecekti. 2-zamanimizi calan radyo tv oyun cihazlari vede bilgisayar(bilgisayari eyitim disinda kullananlar icin) teknoloji iyi yonde kullanildigi takdirde insanin inancini yasamasina faydali olur.ama biliyoruzki genclerimiz teknolojiyi bilgi edinme haric hersey icin kullaniyorlar 3-kuresellesme etkisi. kuresellesme dunyadaki insanlarin gelenek goreneklerinin ortak bir noktaya cekilmesi surecidir.bu bakimdan bir abd li gibi muzik dinleyip klip seyreden insan bana gore dindar olamaz(buda benim dindar olamayacagim anlamina gelir:wink:) saygilarimla 1-Eminimki insanlara ibadet etmek için bir ibadethane gerekmez ne yazık ki şu anda çoğu insan ibadet konusunda bir hayli geri kalmış... 2-Ben teknolojiyi yakından takip eden biriyim ve boş zamanlarımın çoğunu bilgisayar,tv,telefon gibi şeylerle harcıyorum ama bu asla benim ibadet etmemi engellemiyor ibadet,inancım herşeyden önce geliyor yani genç dediğin zaman duyarlı olması sadece onun elinde deyil bunu küçük yaşta ebeveynlerinden öyrenmeli... 3-inasnların yabancı müzik dinlemesi sevmesi klip seyretmesi yine bir bahane olamaz ben bu insanların başında geliyorum (o halde bende dindar biri olamam galiba) ama inancımı en doğru biçimde yaşattığıma eminim... Ama dindarlık konusuna gelince orda benim biraz bilgi eksikliğim var eyer bu konuda beni biraz bilgilendirirseniz sevinirim...teşekkürler... ismail NEHİR 09.04.2008, 13:14 İnançların din olabilmesi için öncelikle dogmatik kurallar bütününe saplanması gerekir. Bu saplanma peygamber ve kutsal kitap aracılığı ile sabitlenir. Bizim kutsal kitabımız yok. Bu yüzden bizler telli kurana inanırız. Yani bağlama ile saz ile söylenen sözler bizim için herhangi bir kitaptan daha önemlidir. Deyişlerimiz telli kuranın ürünleridir. Benim Alevilik inancımda yaratan+yaradılan ilişkisi yoktur. Özellikle Allah kavramını daha iyi irdelemek gerekli diye düşünüyorum. Bakınız Anadolu'da çok kullanılan bir söz vardır bazı durumlar karşısında. Alimallah deriz. Yani Ali'm Allah'ın kestirmeden söylenme şeklidir Alimallah. Ali'yi Allah olarak kabul etmişiz. Yani çoğunluğumuzun düşüncesine göre bir kul olması gereken Ali'yi Enel-Hak yolunda gitmeyi bir Kuran ya da peygamber yolunda gitmeyi tercih ederim. Benim Alevilik inancım budur. İnsan önemlidir. Yaratan değil. Evet insan önemlidir canlıların en değerlisi ama sende seni yaradan için ibadet ediyorsun buda yaradanın önemini gösterir eyer yaradan önemli olmasaydı kimse ibadet için yer aramazdı bu dünyada düzen olmazdı abim(ecolis) iyi anlatmış din inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen:ama bu yaradanda başlar senin görüşüne saygı duyarım ancak benim görüşüm budur...saygılarımla... eskala 09.04.2008, 13:37 din inaçsal bir görüştür ve yaşam koşullarında manevi bir denge oluşturmak için toplumsal kuralların tümünü teşkil eden öğretilerdir... dindar ise bu kuralları maneviyattan çıkarıp maddeleştirmeye kalkan ve uygulamak isteyen kesimdir... aleviler asla dindar olamaz.... ecolis 10.04.2008, 02:21 din inaçsal bir görüştür ve yaşam koşullarında manevi bir denge oluşturmak için toplumsal kuralların tümünü teşkil eden öğretilerdir... dindar ise bu kuralları maneviyattan çıkarıp maddeleştirmeye kalkan ve uygulamak isteyen kesimdir... aleviler asla dindar olamaz.... size hak vermek isterdim ama alevilerinde belli kurallari yokmudur.mesela cem torenlerine surekli katilan.alviliyin gerektirdiyi temizliyi yapan,musahip edinen kimse alevi dindar deyilmidir. aleviliyin alevilik olmasi icin gereken kurallari yeine getiren herkes alevi dindardir.saygilarimla çiçekdürbünü 10.04.2008, 11:08 Evet insan önemlidir canlıların en değerlisi ama sende seni yaradan için ibadet ediyorsun buda yaradanın önemini gösterir eyer yaradan önemli olmasaydı kimse ibadet için yer aramazdı bu dünyada düzen olmazdı abim(ecolis) iyi anlatmış din inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen:ama bu yaradanda başlar senin görüşüne saygı duyarım ancak benim görüşüm budur...saygılarımla... Ben yaratan için ibadet etmiyorum. Benim ibadetimin boyutları çok farklı. Zaten bu ayrıntıda da farklı davranış içindeyim. Bu dünyanın düzenini eskiden Kızılbaşlar farklı yorumlarlardı. Dünyayı dört elementin yarattığını gözlemleriyle bulmuşlardı. Bu dört element hava, su, ateş ve topraktı. Yani 4 Kapı 40 Makamdaki 4 Kapıyı simgeleyen elementler. Alevilikte, Kızılbaşlıkta ya da doğatanrıcılıktan doğan herhangi bir inanç sisteminde yaratan yoktur. Kulluk ilişkisi yoktur. En önemli değer insandır. Tanrı manrı değil. Ben bunları kimden mi öğrendim? Çok sağlam bir kızılbaş olan babamdan. O ki, okul yüzü görmemişti. Belki de sırrı buydu. Okul yüzü görmediği için İslamiyetin öğretisi ona ulaşamamıştı. Ben, tanıdığım en büyük Kızılbaşın yolunda gideceğim. Yani egemen bir inanç sisteminin yuva yaptığı okulların öğretilerinin arkasında değil. Babamın izinden gideceğim. Bunu daha akıllıca buluyorum. çiçekdürbünü 10.04.2008, 11:15 alevilikte yaradan yaradilan ve kurani kerim konusunu baska bir topikte tartismaliyiz.yalniz sunu duzeltmeden gecemeyecem alim allah sozundeki alim turkcede bilindiyi gibi herseyi bilen anlamindadir ve arapca bir kelimedir.''alim allah'' herseyi bilen allah anlamina geliyor.bunu arapca bilen biri olarak soyluyorum. Sn.ecolis, Deyimleri eğip bükerseniz istediğiniz anlamlara sokabilirsiniz. Ancak burada Alim sözcüğü bilgili bilen anlamında kullanılmaktadır. Çünkü çok kereler tanık olduğum söyleniş biçimine göre Alim farklı şekilde söylenir Âlim farklı biçimde. Uzatma işaretsiz söylenen alimallahtan söz ediyorum. Kimse bu deyimi âlimallah diye söylemez. Vahdet-i Mevcut düşüncesi Neoplatonculuğa kadar son derece materyalist bir düşünceydi. Yani bu konu Kurandan önce değişime uğramaya başlamıştı bile. Herşeyi kurana bağlamak, İslamiyetçilerin davranışıdır. Kimlerden söz ediyorum. Kanımızı helal bilenlerden. Dolayısı ile kişisel olarak Kurana saplanmayı, kılıçtan geçirilen atalarımın anısına saygısızlık olarak nitelendirdiğimden; Kuran beni bağlamıyor. Hayatımın hiç bir alanında. Kuran'a sahip çıkmayı dört kez yakıldığı bir gerçekten, bugünkünün gerçek kuran olmadığı iddiaları ayyuka çıkmışken aklım almıyor. Buyrun siz sahip çıkmaya devam edin. ismail NEHİR 10.04.2008, 12:08 din inaçsal bir görüştür ve yaşam koşullarında manevi bir denge oluşturmak için toplumsal kuralların tümünü teşkil eden öğretilerdir... dindar ise bu kuralları maneviyattan çıkarıp maddeleştirmeye kalkan ve uygulamak isteyen kesimdir... aleviler asla dindar olamaz.... Aleviler asla dindar olamaz...Peki alevilerinde bir düzeni yokmu alevilerde biir düzen içinde ibadet edip şartları yerine getirmiyormu bence bu görüş tamamen yalnış bir düşünce bir alevi şartları yerine getirdiyi sürece ve çizginin dışına çıkmadığı sürece dindar sayılır... ismail NEHİR 10.04.2008, 12:13 Ben yaratan için ibadet etmiyorum. Benim ibadetimin boyutları çok farklı. Zaten bu ayrıntıda da farklı davranış içindeyim. Bu dünyanın düzenini eskiden Kızılbaşlar farklı yorumlarlardı. Dünyayı dört elementin yarattığını gözlemleriyle bulmuşlardı. Bu dört element hava, su, ateş ve topraktı. Yani 4 Kapı 40 Makamdaki 4 Kapıyı simgeleyen elementler. Alevilikte, Kızılbaşlıkta ya da doğatanrıcılıktan doğan herhangi bir inanç sisteminde yaratan yoktur. Kulluk ilişkisi yoktur. En önemli değer insandır. Tanrı manrı değil. Ben bunları kimden mi öğrendim? Çok sağlam bir kızılbaş olan babamdan. O ki, okul yüzü görmemişti. Belki de sırrı buydu. Okul yüzü görmediği için İslamiyetin öğretisi ona ulaşamamıştı. Ben, tanıdığım en büyük Kızılbaşın yolunda gideceğim. Yani egemen bir inanç sisteminin yuva yaptığı okulların öğretilerinin arkasında değil. Babamın izinden gideceğim. Bunu daha akıllıca buluyorum. Ben herkesin görüşüne inancına saygı duyarım ama başkalarınında benim inancıma saygı duymasını beklerim,tanrı manrı kelimesi beni üzdü sizdende aynı duyarlılığı beklerdim... ismail NEHİR 10.04.2008, 12:23 Sn.ecolis, Deyimleri eğip bükerseniz istediğiniz anlamlara sokabilirsiniz. Ancak burada Alim sözcüğü bilgili bilen anlamında kullanılmaktadır. Çünkü çok kereler tanık olduğum söyleniş biçimine göre Alim farklı şekilde söylenir Âlim farklı biçimde. Uzatma işaretsiz söylenen alimallahtan söz ediyorum. Kimse bu deyimi âlimallah diye söylemez. Vahdet-i Mevcut düşüncesi Neoplatonculuğa kadar son derece materyalist bir düşünceydi. Yani bu konu Kurandan önce değişime uğramaya başlamıştı bile. Herşeyi kurana bağlamak, İslamiyetçilerin davranışıdır. Kimlerden söz ediyorum. Kanımızı helal bilenlerden. Dolayısı ile kişisel olarak Kurana saplanmayı, kılıçtan geçirilen atalarımın anısına saygısızlık olarak nitelendirdiğimden; Kuran beni bağlamıyor. Hayatımın hiç bir alanında. Kuran'a sahip çıkmayı dört kez yakıldığı bir gerçekten, bugünkünün gerçek kuran olmadığı iddiaları ayyuka çıkmışken aklım almıyor. Buyrun siz sahip çıkmaya devam edin. Biz kuran'a her daim sahip çıkacağız ve inandığım şeye inanmaya devam edecem ve edeceğiz kuran'ın deyişikliye uğradığını herkes başka başka konuşuyor o konuşanların dedeleri rüyalarına girip böyle birşey söylemişse bilemem(: ama yukarıda allah var ve olmaya da devam edecek...Bu dünyada bir düzen var herkes bir inancın peşinden gidiyor ve inanıyor herkese saygı duyarım ama herkes kuran konusunu bu kadar hafife almıyor...saygılarımla...:olmadi:olmadi:olmadi ismail NEHİR 10.04.2008, 12:29 CENNET,EHLİBEYT'İME ZULMEDEN VE İTRETİM HAKKINDA BENİ İNCİTENE HARAM KILINMIŞTIR... Hz.Peygamber(s.a.a.) erdnmz 10.04.2008, 12:50 Be genel olarak.... dindar olanlar parmakla sayılacak kadar azdırrrrrrrrrrrr ismail NEHİR 10.04.2008, 13:20 Be genel olarak.... dindar olanlar parmakla sayılacak kadar azdırrrrrrrrrrrr haklısın eskala 10.04.2008, 13:35 Aleviler asla dindar olamaz...Peki alevilerinde bir düzeni yokmu alevilerde biir düzen içinde ibadet edip şartları yerine getirmiyormu bence bu görüş tamamen yalnış bir düşünce bir alevi şartları yerine getirdiyi sürece ve çizginin dışına çıkmadığı sürece dindar sayılır... din olgusu manevi bir ihtiyacı karşılar... dindar olmak dini kendisiyle bütünleştirmek demektir... yani din insanın hür düşüncesini ve özgür ruhunu kısıtlayan bir araçtır ve aleviler bu konuda bu araca pek itimat etmez...yani din aleviler için ikinci plana atılmış ilk plana ise insan temasını koymuştur....hiç bir felsefe insana bu kadar değer vermez,o yüzden aleviler için din,dindar olmak terimine biraz uzak kalır... ilm-i ledun 10.04.2008, 14:30 Bir kişi sözde aleviyim diyorsa meyvesiz ağaç gibidir Alevi muhammede ümmet aliye talib olandır.şeriat kapısında muhammede ümmetiz ancak tarikat kaıpısındada aliye talip olmamız gereklidir.Ya ali ben ilim şehriyim sende kapısısın demiştir gül yüzlü peygamberimiz.ilim şehri islamiyettir.Sen islamiyete girmen için önce alinin kapısına varmalısın.o kapıya eli boş varılmaz.O raya kurban verirsinBu kurbanda kendi kişisel varlığınıdr. Kişisel varlığını nasıl kurban ederim dersen.İkrar verip fenafilpir olmalısın.Aliye talip olduğuna yemin edip mürşidin varlığında kişisel varlığını yok etmelisin.Nasıl yok edeceksin?Dört kapı kırkmakama uyarak,Üç sünnet yedi farza uyarak nefsini olgunlaştırıp fenafil oir olduktan sonra fenafillah olucaksın.Yani varlığını tanrısal varlıkta yok edeceksin. İkrar verip iman getiren kişiye talip denilir.Talip batındaki adı sofu yada sufidir.Sufini evi cennet karısı huri Müsahibi yoladaşları kıble evleri kabe dir.yediği cennet meyvası içtiği cennet şarabıdır. eğer bir sofu yolundan dan eylese düşkün olmuş olur.Düşkün hayvandan da ağağılıktır. İşte alevilite budur alevide budur.Alevilik dil ile olamaz.Teslimiyet ve ikrar ile olur. Ben cemede gitmem , ikrarda vermem ama aleviyim diyorsan boşuna kürek sallarsın.Mürşit yol gösterendir.Sana o ilim şehrinin yolunu gösteren oralardaki geçitleri zorlukları anlatam kılavuzdur.Mürşit dindir müsahip iman.Mürşidi olmayının dini(alevilik) müsahibi olmayanın imanı olmaz. Bu yola gönül veren bugün ki koşullardada sofuluğunu yerine getirir.Aleviliğin bin yıl öncesi bin yıl sonrası olmaz.Değişen ne olabilir.Kılık kıyafet olanaklar değişmiştir.Şimdi herkes daha iyi koşullarda daha iyi iletişimde herşey elimizin altında.Asıl şahlanma zamanı şimdi.Asıl keramet bu koşullarda muhammede ümmet aliye talib olabilmektir. allah eyvallah AleviKürt 10.04.2008, 14:32 Bir kişi sözde aleviyim diyorsa meyvesiz ağaç gibidir Alevi muhammede ümmet aliye talib olandır.şeriat kapısında muhammede ümmetiz ancak tarikat kaıpısındada aliye talip olmamız gereklidir.Ya ali ben ilim şehriyim sende kapısısın demiştir gül yüzlü peygamberimiz.ilim şehri islamiyettir.Sen islamiyete girmen için önce alinin kapısına varmalısın.o kapıya eli boş varılmaz.O raya kurban verirsinBu kurbanda kendi kişisel varlığınıdr. Kişisel varlığını nasıl kurban ederim dersen.İkrar verip fenafilpir olmalısın.Aliye talip olduğuna yemin edip mürşidin varlığında kişisel varlığını yok etmelisin.Nasıl yok edeceksin?Dört kapı kırkmakama uyarak,Üç sünnet yedi farza uyarak nefsini olgunlaştırıp fenafil oir olduktan sonra fenafillah olucaksın.Yani varlığını tanrısal varlıkta yok edeceksin. İkrar verip iman getiren kişiye talip denilir.Talip batındaki adı sofu yada sufidir.Sufini evi cennet karısı huri Müsahibi yoladaşları kıble evleri kabe dir.yediği cennet meyvası içtiği cennet şarabıdır. eğer bir sofu yolundan dan eylese düşkün olmuş olur.Düşkün hayvandan da ağağılıktır. İşte alevilite budur alevide budur.Alevilik dil ile olamaz.Teslimiyet ve ikrar ile olur. Ben cemede gitmem , ikrarda vermem ama aleviyim diyorsan boşuna kürek sallarsın.Mürşit yol gösterendir.Sana o ilim şehrinin yolunu gösteren oralardaki geçitleri zorlukları anlatam kılavuzdur.Mürşit dindir müsahip iman.Mürşidi olmayının dini(alevilik) müsahibi olmayanın imanı olmaz. Bu yola gönül veren bugün ki koşullardada sofuluğunu yerine getirir.Aleviliğin bin yıl öncesi bin yıl sonrası olmaz.Değişen ne olabilir.Kılık kıyafet olanaklar değişmiştir.Şimdi herkes daha iyi koşullarda daha iyi iletişimde herşey elimizin altında.Asıl şahlanma zamanı şimdi.Asıl keramet bu koşullarda muhammede ümmet aliye talib olabilmektir. allah eyvallah Yorumlariniza hayranim. Devamini bekleriz... ismail NEHİR 11.04.2008, 13:21 din olgusu manevi bir ihtiyacı karşılar... dindar olmak dini kendisiyle bütünleştirmek demektir... yani din insanın hür düşüncesini ve özgür ruhunu kısıtlayan bir araçtır ve aleviler bu konuda bu araca pek itimat etmez...yani din aleviler için ikinci plana atılmış ilk plana ise insan temasını koymuştur....hiç bir felsefe insana bu kadar değer vermez,o yüzden aleviler için din,dindar olmak terimine biraz uzak kalır... alevilerde dinin nekadar önemli olduğunu tartışmıoruz ama yinede söyleyeyim alevilerin dine ne kadar önem verdiyini siz tahmin etmişsiniz ama ben bir alevi olarak şahsım adına konuşuyorum dinim ilk önceliyimdir ve bunun diyerlerindede öyle olduğuna kesinlikle eminim aleviler dindarlık konusuna uzak kalmaz ve din insanın düşüncesini özgür ruhunu kısıtlayan bir araç deyildir eyer siz bunu bir bir tür duvar olarak görüyorsanız onu bilemem ve eyer aleviler sizin tabirinizle bu araca itimat etmemiş olsaydı şu anda aleviler her istediklerini rahatça yapabilirdi ama görüyoruzki alevilerin yaşamı kısıtlanmış hatay dışında bizim pekte yaşama fırsatımız yok çünkü her an bir tehlikeyle karşılaşma olasılığı var ben her düşünceye saygı duyarım ama bu sizin düşüncenize kesinlikle karşıyım...:kzgn:kzgn:kzgn ismail NEHİR 14.04.2008, 13:31 din olgusu manevi bir ihtiyacı karşılar... dindar olmak dini kendisiyle bütünleştirmek demektir... yani din insanın hür düşüncesini ve özgür ruhunu kısıtlayan bir araçtır ve aleviler bu konuda bu araca pek itimat etmez...yani din aleviler için ikinci plana atılmış ilk plana ise insan temasını koymuştur....hiç bir felsefe insana bu kadar değer vermez,o yüzden aleviler için din,dindar olmak terimine biraz uzak kalır... ancak dindar olmak dinin kendisiyle bütünleşmektir sözü doğrudur ama sonraki aleviler dine pek itimat etmez yorumunuz doğrulukla alakası yok, |