Orijinalini görmek için tıklayınız : Aleviliğin İnanç Esasları
Asigi Ali 11.04.2008, 12:50 ALEVİLİĞİN İNANÇ ESASLARI
Her inancın ve düşünce sisteminin temelini teşkil eden kendine özgü inanç temelleri ve ibadet şekilleri vardır. İnsanın içsel huzuru ise, ulaştığı bilincin davranış biçimine dönüştüğü oranda artar. Alevilik bizden önce çokça tartışıldığı için bazı araştırmacılar bu konuya değişik pencerelerden bakmış ve görüş belirtmişlerdir. Bazıları bu esasları yaklaşık olarak belirtmiş,1 bazıları ise Aleviliği hep İslam dışına itme gayretinde oldukları için bu konuyu geçiştirmişlerdir.2 Aleviliği ‘eski Anadolu dinlerinin bir sentezi’ veya ‘başlı başına bir kültür’ olarak gören ve bu bilinçli asimle hareketini yaymaya çalışan bu zevat her konuda olduğu gibi bu konuda da Aleviliği arkadan hançerlemiştir. Yakın zamanda ‘Ali’siz Alevilik’saçmalığı ve ihaneti ile ortaya çıkan vaka gerçekte böyle bir alt yapıdan cesaret almıştır. Ama biz şunu biliyoruz ki, tarihi boyunca dünyada tanrılık taslayanlara ve zalimlere karşı savaşan atalarımızın bizlere bıraktığı miras bu ihaneti bertaraf etmeye yetecektir. Yine biliyoruz ki, atalarımızın bu savaşta gösterdiği süreklilik, Anadolu’nun içi boş eski inançlarından değil, insanları adalete, hayata, barışa çağıran tertemiz vahiyden ve bu vahyin bize öğrettiklerinden kaynağını almıştır. Bu erdemli duruşun prototipi Hz. Ali bu sürekliliğin kaynağını şöyle açıklamıştır:
‘Gerçekten Rabbime iyiden iyiye inanmışım ben, dinimde şüphe yok.’3
1. Aleviliğin İnanç Esasları
Aleviliğin beş tane inanç esası vardır. İman etmenin bir gereği olarak her Alevi, bu inanç esaslarını araştırmalı, aklında en küçük bir şüphe kalmayıncaya kadar bu bilinçlenme sürecine devam etmelidir. Çünkü belirtildiği üzere iman ‘sevgi ve nefretten ibarettir.’
1.1. Allah İnancı
Alevilik, Allah’ın varolduğuna, tek olduğuna, eşi ve ortağı olmadığına, maddi ve manevi alemin yani var olan her şeyin Allah tarafından yaratıldığına, mutlak manada her şeye hakim olduğuna her şeye gücü yettiğine, doğmadığına, ihtiyaç sahibi olmadığına ve vasıf edilmekten yüce olduğuna inanır.
Allah ‘a ulaşmanın iki yolu vardır : Birincisi dışsal yoldur. Yani evrenin yaratıldığını düşünerek, yaradılıştaki mükemmelliğe, mevcut düzene ve dengeye bakarak, bu yolla gücü her şeye yeten ve her şeyi bilen mükemmel bir yaratıcının varlığını akılla idrak etmektir. Allah’a ulaşmanın ikinci yolu ise, içsel yoldur. Yani insanın zor durumlar ile karşı karşıya kaldığı durumlarda, sel, deprem, fırtına gibi aciz kaldığı zamanlarda, kendisinden üstün bir güce yalvarması ve ondan yardım dilemesidir. İnsan, Allah‘ın zatı hakkında düşünmemelidir. Çünkü insan, Allah’ın zatı hakkında düşünürse, işin sonunda inkara sapar; işim içinden çıkamaz. Bundan dolayı insanlar, Allah’ın sıfatları hakkında düşünmelidirler; Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünerek Allah’ın sıfatlarını tasdik etmelidirler. Rivayet edilir ki, Ehl-i Beyt İmamlarının altıncısı olan İmam Cafer-i Sadık huzurunda birisi “Allah büyüktür.” deyince, İmam Sadık bu şahısa bir soru yönelterek “Allah neyden büyüktür?” buyurmuşlardır. Adam, “Her şeyden” deyince, İmam Sadık “Böyle demekle Onu sınırlandırdın.” diye cevap vermişlerdir. Bunun üzerine adam “Anam, babam sana feda olsun ya İmam, doğrusunu bana öğret!” diye ricada bulunmuş, İmam Sadık ise “Allah vasıf edilmekten büyüktür, de.” buyurmuşlardır.
Tevhid ise, Allah’ı bir bilmek, O’nu her şeyden tenzih etmek, hiçbir şeye benzetmemek, ibadeti yalnız Allah için yapmak, ona eş ve ortaklar koşmamaktır.
Şah İsmail Hatayi, bir şiirinde şöyle demektedir:
‘Şah Hatayım tevhid derya denizdir
Tevhid etmeyenler bizim nemizdir
Pirim Şeyh Safiden4 sermayemizdir
On İ ki İmamın erkânı5 tevhid.’.
1.2. Nübüvvet İnancı
Alevilik, bütün kainatı yaratan, insanlara sayılamayacak kadar rızk veren Allah’ın Rahmet
sıfatı gereği, insanların mutlu olmalarını sağlayacak mükemmel bir programı peygamberler
vasıtasıyla insanlara öğrettiğine inanır. Eğer insanı yaratan Allah, evreni ve insanı yarattıktan sonra, insana mutlu olacağı yolu göstermezse, Allah’ın adalet ve rahmet sıfatları yerine gelmez. İlk peygamber olan Hazret-i Adem ile başlayan ve Hazret-i Muhammet ile biten peygamberlik zincirinin yüz yirmi dört bin halkasına (yani yüz yirmi dört bin peygamberin hepsine) inanmak, Aleviliğin ikinci inanç esasıdır.
17. yy. Alevi şairlerinden Derviş Mehemmed bu konu hakkında şöyle demektedir.
“Yüz yiğirmi dört bin peygamber haktır
Onların ervahı6 ezelden7 paktır8
İlla Muhammed’in menendi9 yoktur
İncil, Zebur, Tevrat, kaf Kurân indi.”10
Peygamberler, insanları iyiliğe kanalize etmek ve onları mutluluğa ulaştırmak için Allah tarafından seçilmiş ve görevlendirilmiş insanlardır. İnsanların ıslah edilmesi noktasında peygamberlerin belli başlı iki tane görevi vardır.
Birinci olarak, kanun koymak ve bu kanunları halka öğretmek suretiyle yaygınlaştırmak; ikinci olarak ise, bu kanunlara sadık kalmak ve bu kanunları en iyi şekilde kendi hayatlarında pratiğe dökmektir. olarak ise, bu kanunlara sadık kalmak ve bu kanunları en iyi şekilde kendi hayatlarında pratiğe dökmektir. Peygamberler dini tebliğ etmeleri sırasında insanların karşısına iki delille çıkarlar. Bunlardan birincisi,insanlara tebliğ ettiklerinin mükemmelliğiyle ve akıl yoluyla karşısındaki insanları ikna etmeleridir. Nitekim Ebu Zerr Gıffari, Ammar Bin Yasir gibi bazı değerli sahabeler bu yolla Hz. Muhammet’e iman etmişlerdir. Ancak bazı insanlar, inat ederler. Ebu Cehil ve diğer bazıları gibi peygamberden olağan üstü olaylar yapmasını isterler. Burada mucize dediğimiz ikinci delil devreye girer. Hz. Muhammet’in mucizeleri, değişik siret ve siyer kitaplarında anlatılmıştır. Ancak biz bunlardan birkaçını aşağıya alalım. Rivayet edilir ki, hicretten sonra Hz. Muhammet ve Müslümanlar, Medine de çeşitli binalar inşa ediyorlardı. Bir gün Ammar Bin Yasir rahatsızlık ve hastalık sebebiyle çalışmaya katılamadı. Bunun üzerine Ammarın birkaç kişinin saldırısına uğrayarak öldürül-düğü söylendi. Peygamber(s) münafıkların bu sözlerini duyar duymaz, bu söylentinin yalan olduğunu anlatmak maksadıyla elinde tutuğu taşı yere attı ve “Yazık! Ey Sümeyye ’nin oğlu! (yani Ammar) Seni isyankar bir grup öldürecek!” dedi.11 Gerçekten de Hz. Muhammet’in vefa-tından sonra, Ammar Bin Yasir’i, Hz. Ali ile Muaviye arasında çıkan savaşta, Muaviye ’nin askerleri öldürmüşlerdir.
Hz. Muhammet’in en büyük mucizesi Kurân’dır. Kurân’da günümüze kadar ulaşan bazı mucizeler vardır. Mesela Firavun’un cesedini Kurân da şöyle anlatılır: “Bunun üzerine Musa ’ya; “Asanı denize vur.” diye vahyettik. Vurunca parçalandı, her biri kocaman dağ gibi oldu”12 “İsrailoğullarını denizden geçirdik.”13 “Denizi de açık bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) bir ordu halinde boğulmuş olacaklardır.”14 “Firavun ordusuyla onları takip etti. Deniz de onları içine alıverdi. Hem de ne alış”15 “İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla artlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda “İsrailoğullarının iman ettiğinden başka Allah olmadığına inandım, artık bende Müslümanlardanım.” dedi”.16 “Ona: “Şimdi mi inandın; daha önce başkaldırmış ve bozgunculuk etmiştin.” dendi.”17 “ Biz de bu gün seni cansız bedeninle denizden yüksek bir yere atacağız ki arkadan geleceklere bir ibret olasın.”18
Yukarı da anlatılan ve yapılan tariflere aynen uyan bir ceset, 1981 yılında Kızıldeniz kenarın da, Cebelein Mevkiinde bulunmuştur. Secde vaziyetinde buluna cesedin bütün organları tamdır. Hatta başında ki ağarmış saçları ve sakalları bile görünmektedir. Yapılan tetkikler cesedin en az üç bin yıl önceye ait olduğunu ortaya koymuştur. Mumyalanmadan üç bin yıl kadar hiçbir zarar görmeden günümüze ulaşan ceset Londra’da Biritish Museum’da sergilenmektedir. Bu cesedin Firavun’a ait olduğu artık kesinleşmiştir.
1.3. On İki İmam İnancı
Aleviliğin bir diğer inanç esasını imamet, daha açık bir ifade ile On İki İmam inancı teşkil eder. Çünkü peygamberin görevi sadece insanlara dini tebliğ etmek ve uyarmaktır. Nitekim Allah Teala, Kurân-ı Kerimde “Sen ancak bir korkutucusun, her kavmin bir hidayet edeni var” buyurmaktadır. Bu birinci delildir.
İkinci delil ise, ilahi sünnet gereği Allah’ın her Resulun ardından dini koruyacak ve insanları dosdoğru yola hidayet edecek, bir veya birkaç nebi göndermesidir. Ancak, Hz. Muhammet son peygamber olduğundan artık peygamber gelmeyecektir. Bu durumda dini koruyacak ve insanları doğru yola hidayet edecek olanlar İmamlar ’dır.
Ehl-i Sünnet kardeşlerin, en itibar ettikleri hadis kaynağı olan Buhari’nin Sihahında Cabir Bin Sümerre ’den şöyle bir hadis nakledilmektedir: “Resulullah(s) şöyle dedi: “Bu iş (yani inanların ve müslümanlığın yüceliği, insanlığın düzgün bir halde bulunuşu) sürer, gider ve On İki kişi onlara halife olur; işlerini düzene sokar; hepsi de Kureyşten’dir.”19 Ayrıca On İki İmamın geleceğini müjdeleyen bir çok hadis Müslim, Tirmizi, Ebu Davut ve Ahmet Bin Hambel gibi Sünnilerin önde gelen alimleri tarafından da nakledilmiştir. Yine Sünnilerin diğer kaynaklarında, Hz. Muhammet‘ın On İki İmamın isimlerini teker-teker müjdelediği hadisler nakledilmiştir.20
On İki İmamlar sırası ile şunlardır.
1. Hz. İmam Ali
2. Hz. İmam Hasan
3. Hz. İmam Hüseyin
4. Hz. İmam Ali Zeynel Abidin
5. Hz. İmam Muhammed Bakır
6. Hz. İmam Cafer Sadık
7. Hz. İmam Musa Kazım
8. Hz. İmam Ali Rıza
9. Hz. İmam Muhammmed Taki
10. Hz. İmam Ali Naki
11. Hz. İmam Hasan Askeri
12. Hz. İmam Muhammed Mehdi
Üstadımız Pir Sultan Abdal bir şiirinde şöyle
demektedir:
“On İki İmamın bizdedir nuru
Şah-ı Velayetin bizdedir sırrı
Açıktır aynamız, gönlümüz duru
Sedefli mercanlı gönüllerimiz.”21
1.4. Ahiret İnancı
Alevilik, insanların öldükten sonra dirileceğine ve dünya-da yaptıkları işlere göre cezalandırılacağına veya ödüllendirileceğine inanır. İnançlarımızdan birisini de bu teşkil etmektedir.
İnsanı Ahirete inanmayı sevk eden bazı sebepler vardır. Bunlardan birincisi, akli sebeplerdir. Buna göre, dünya hayatından sonra başka bir hayatın olmaması bu hayatı da anlamsız kılacaktır. Böylece iyi ve kötü kavramları ortadan kalkacak, herkes kendi çıkarı peşinden koşacak ve dünya günümüz kapitalist toplumunda olduğu gibi büyük bir kargaşanın eşiğine itilecektir. İşte bu hayatı anlamlı kılma ve dünyada adaletli bir düzen kurmada Ahirete inanmak önemli bir etkendir. Tarih boyunca bütün kavimlerin, kesintisiz bir şekilde Ahiret inancına sahip olması ise, her açıdan üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
İkinci olarak, fıtri sebeplerden bahsedelim. İnsan yaradılışı gereği bazı şeyleri sever, bazı şeyleri ise sevmez. İşte yok olmakta, insanın yaradılışı gereği sevemeyeceği bir duygudur. Eğer bir insan, yok olmayı sevdiğini söylüyorsa ya bunalımdadır. Yada aptal. Zaten bu inancın tarih boyunca bütün kavimlerde görülmesi, insanın yaradılışından (fıtratından) kaynaklandığını göstermektedir.
Bilim açısından ise, telepati, hipnotizma, rüya, ruhlarla ilişki gibi hadiseler ruhun pozitif ispatları, dolayısıyla Ahiretin habercileridir. Pir Sultan Abdal, güzel bir şiirinde şöyle demektedir:
“Pir Sultanım dünya fanidir fani
İnsana verdiler emanet canı
Dünyadan ahrete uludur yolu
Bundan gayrı yol yok, dönesin geri”22
1.5.Adalet İnancı
Aleviliğin inanç esaslarının sonuncusu ise adalet inancıdır. Adalet inancı iki yönlüdür; ilahi adalet ve toplumsal adalet... İlahi adalete göre, Allah mutlak manada adildir; hiç kimseye zulüm etmez. İnsanların başına gelen kötü olaylar, ancak insanların kendi elleriyle kazandıklarıdır. Allah hiçbir şeyi adaletsizce ve boşu boşuna yaratmamıştır. Hiç kimseye kazandığından azını vermez. İtaat edenleri ödüllendirir, isyan edenleri cezalandırır.
Allah Teala, Kurân-ı Kerim ’de şöyle buyurmak-tadır:
“Allah zerre kadar dahi zulüm etmez.”23
Adalet en basit anlamı ile, her şeyi yerli yerine koymaktır. Doğada ve toplumda her şeyin yerli yerinde olması... Doğada, her şeyin bir düzen, bağlantı ve denge içerisinde olması adaletin doğadaki yansımasıdır. Toplumda ise, adaleti tesis etmek, Allah’ın kanunlarını uygulamakla insana düşer. İnsan kendi iradesini kullanarak, sömürüsüz ve zulümsüz, mutlu bir dünyayı tesis eder.
1. Bunlardan bir kaçı için bkz.: Aşık Ali Metin, 1992, Pençe-i Al-i Aba, Aydınlar Mat., s.
M. Teyfik OYTAM, 1970, Bektaşiliğin İçyüzü;Dibi-KöşesiYüzü-Astarı Nedir?, İ stanbul Maarif Kütüphanesi, s. 393
Baki ÖZ; 1996, Alevilik Nedir?, Der Yay., s. 269
2. Bunlardan bir kaçı için bkz.: BİRDOĞAN, aynı eser BENDER, aynı eser 50
3.İmam Ali, aynı eser, s. 191
4. Şeyh Safi: Safevi Devleti’nin kurucusu Şah İsmail’in atası. Asıl adı Şeyh Safiyüddin İshak-ı Erdebili’dir. 1252 yılında doğ du. Babası ile Sincar’dan Erdebil’e göç etmiş ve burada 1334 yılında vefat etmiştir. Burada Şah İsmail’in, soy bağı yerine, dini bağı ön planda tutmasına dikkat edilmelidir
5. Erkân: Rükünler, direkler, dayanaklar: temeller, esaslar
6. Ervah:Ruhlar
7. Ezel: Başlangıcı olmayan geçmiş zaman.
8. Pak: Temiz, kirlenmemiş.
9. Menend:Benzer, eş
10. ERGUN, aynı eser, s. 27
11. Aktaran: Saadettin ŞEREFÜDDİ N, 1996, Ammar bin Yasir, İnsan Yay., s.79
12. Şuara/63
13. Yunus/90
14. Duhan/24
15. Ta-ha/78
16. Yunus/90
17. Yunus/91
18. Yunus/92
19. Sahih-i Buhari, 2/204
20. El- Müracaat, s. 72
21. GÖLPINARLI-BORATAV, aynı eser, s. 172
22. Cahit ÖZTELLİ, 1989, Pir Sultan Abdal, Özgür YayınDağıtım, s. 245
23. Nisa/40
AleviKürt 25.04.2008, 16:36 Aleviligin temel yapisinda olan 4 Kapi 40 Makam'i neden görmüyorum?
zulfukar 25.04.2008, 16:40 Aleviligin temel yapisinda olan 4 Kapi 40 Makam'i neden görmüyorum?
Sevgili Alevikürt,yukarida siralanan maddeler itikadi eseslardandir.Ama 4 kapi kirk makam muamelattan sayilir.Yani kisinin insani kamil olma yolunda yada hayatindaki olgunlasma surecinde gecirdigi evreler ile ilgilidir.Bu acidan dogal olarak farkli guruprarda elaalinmasi gereken kavramlardir.
saygilar..
AleviKürt 25.04.2008, 16:44 Sevgili Alevikürt,yukarida siralanan maddeler itikadi eseslardandir.Ama 4 kapi kirk makam sanirim muamelattan sayilir.Yani kisinin insani kamil olma yolunda yada hayatindaki olgunlasma surecinde gecirdigi evreler ile ilgilidir diye düsünüyorum.
saygilar..
Bu konu hakkindaki görüsümden tam emin degilim. Sana göre, bir maddenin itikadi bir esas olmasi icin, ne gerekiyor?
X inanci, Y olayina inanmayi emrediyorsa, bu bir inanc esasi degil midir? Ve X inancina göre, mecbur kilinmamismidir?
zulfukar 25.04.2008, 16:52 Bu konu hakkindaki görüsümden tam emin degilim. Sana göre, bir maddenin itikadi bir esas olmasi icin, ne gerekiyor?
X inanci, Y olayina inanmayi emrediyorsa, bu bir inanc esasi degil midir? Ve X inancina göre, mecbur kilinmamismidir?
Sevgili Alevikürt,Alevilik yapisi itibari il iki kisma ayrilir;
1-Imanin esaslari denilebilen kisim ki yukarida sayilmis.Bunlar itikadin temel taslaridir.Yani pratik ve muamela ile ilgili degi de direkt itikat ile ilgilidir.
2-ibadi esaslar ve muamelat.Bunlar kisilerin Ibadi yasamlarini belirliyen ve kisinin hayatindaki yasayiz ve davranislari ile ilgilidir.
Zaten dikkat edilecek olunur ise Ehlibeyt kaynakli itikatlarda Imanin esaslarinda bir ayrilik yoktur.Farklilik genelikle ikinci bölüm ile ilgili olan icra makami sayilabilecek pratik ve muamelattadir.Umarim anlatabilmisimdir.
saygilar.
Asigi Ali 25.04.2008, 17:03 Aleviligin temel yapisinda olan 4 Kapi 40 Makam'i neden görmüyorum?
Sevgili Can,
Zülfikarında Dediği gibi 4 kapı kırk makam muamelattandır. Biz Muamelatla ilgili kısımlarda bilgi vermekten kaçındık, ancak vermiş olsaydık görecektiniz ki, bu makamlar orada mevcuttur. 4 kapı kırk makam aslında bunların sistematık bir şekilde düzenlenmiş şeklidir. Bizim ayrımımızda ise İnanç ve uygulama bakımında bir ayrım yapılmıştır kısaca. Ayrıca inanç esasları bununla sınırlı değildir. Muamelat ile ilgili bilgi verseydik o zaman muamelatta verdiğimiz bilgide verdiğimizle sınırlı olmayacaktı.(örneğin; Müsahiplik konusunu vermeyecektik) Ancak biz 12 İmam İnancında İnan esaslarının temel olan beş maddesini verdik. Eğer detay isterseniz bununla ilgili inanç kitapları yazılmıştır. Bu konuda kendiniz gayret göztermelisiniz. Bizim burada detaya girmemiz doğru değil knaatındeyız.Vesselam
AleviKürt 25.04.2008, 22:57 Benim bildigim, Imanin ve Ibadi esaslar bölünmesi, Caferi mezhebi tarafindan kullanilmaktadir.
Caferilik disinda, baska hangi mezheplerde var acaba (Zeydilerde falan var mi)?
Ve Caferilik ve Aleviligin arasindaki sizce fark nedir?
Asigi Ali 26.04.2008, 18:46 Her İnancın inanç esasları vardır ve her inanç bu esasları belli şekillerde açıklar. 12 İmam inancına sahip olan her grubun inanç esasları yukarıda ki gibidir. Cem Vakfi sitesine bakabilirsiniz? Ayrıca yakında yayınlanacak olan 12 İmam Hutbesi adlı kitapta yeterli bilgi var. Bu hutbe Şah İsmail zamanında okutulan bir hutbedir. Orada 4 kapı 40 makam ve inanç esasları ayrı ayrı açıklanmıştır. İnşallah yayınlanır ise Seyyid Safiyuddin zamanında da inanç esaslarının aynı olduğunu ve şimdide aynı oldugunu göreceksiniz. Vesselam
AleviKürt 27.04.2008, 01:24 Her İnancın inanç esasları vardır ve her inanç bu esasları belli şekillerde açıklar. 12 İmam inancına sahip olan her grubun inanç esasları yukarıda ki gibidir. Cem Vakfi sitesine bakabilirsiniz? Ayrıca yakında yayınlanacak olan 12 İmam Hutbesi adlı kitapta yeterli bilgi var. Bu hutbe Şah İsmail zamanında okutulan bir hutbedir. Orada 4 kapı 40 makam ve inanç esasları ayrı ayrı açıklanmıştır. İnşallah yayınlanır ise Seyyid Safiyuddin zamanında da inanç esaslarının aynı olduğunu ve şimdide aynı oldugunu göreceksiniz. Vesselam
Yazdiklariniz enteresan. 12 imam hutbesi dedigin kitabin yazari kim?
halitseyfi 27.04.2008, 01:42 1.4. Ahiret İnancı
Alevilik, insanların öldükten sonra dirileceğine ve dünya-da yaptıkları işlere göre cezalandırılacağına veya ödüllendirileceğine inanır. İnançlarımızdan birisini de bu teşkil etmektedir.
İnsanı Ahirete inanmayı sevk eden bazı sebepler vardır. Bunlardan birincisi, akli sebeplerdir. Buna göre, dünya hayatından sonra başka bir hayatın olmaması bu hayatı da anlamsız kılacaktır. Böylece iyi ve kötü kavramları ortadan kalkacak, herkes kendi çıkarı peşinden koşacak ve dünya günümüz kapitalist toplumunda olduğu gibi büyük bir kargaşanın eşiğine itilecektir. İşte bu hayatı anlamlı kılma ve dünyada adaletli bir düzen kurmada Ahirete inanmak önemli bir etkendir. Tarih boyunca bütün kavimlerin, kesintisiz bir şekilde Ahiret inancına sahip olması ise, her açıdan üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
İkinci olarak, fıtri sebeplerden bahsedelim. İnsan yaradılışı gereği bazı şeyleri sever, bazı şeyleri ise sevmez. İşte yok olmakta, insanın yaradılışı gereği sevemeyeceği bir duygudur. Eğer bir insan, yok olmayı sevdiğini söylüyorsa ya bunalımdadır. Yada aptal. Zaten bu inancın tarih boyunca bütün kavimlerde görülmesi, insanın yaradılışından (fıtratından) kaynaklandığını göstermektedir.
Bilim açısından ise, telepati, hipnotizma, rüya, ruhlarla ilişki gibi hadiseler ruhun pozitif ispatları, dolayısıyla Ahiretin habercileridir. Pir Sultan Abdal, güzel bir şiirinde şöyle demektedir:
“Pir Sultanım dünya fanidir fani
İnsana verdiler emanet canı
Dünyadan ahrete uludur yolu
Bundan gayrı yol yok, dönesin geri”22
Sevgili can
cennet - cehennem inancı var ise "devriye" inancı bunun neresinde kalmaktadır.
benim bildiğim "devriye" inancına göre insanı kamil olma amacında yolunu tamamlayamayanlar tekrar dünyaya gelerek olgunlaşmasını tamamlama fırsatını bulur, tek cezalandırma budur. İnsanı Kamil olma amacında yolunu tamamlayanlar ise "enel hak" mertebesine ulaşarak yaradanla bütünleşir ve özüne döner. YAni kaynağa döner ve var olama amacını tamamlamış olur.
AleviKürt 27.04.2008, 01:54 Aslinda büyügümüz, haltiseyfi, önemli bir noktaya deginmis.
Burada yazilan Inanc Esaslari'ni reddetmiyorum.
Fakat unutmayalim ki, Aleviligi diger Alici mezheplerden ayiran unsurlar, Zahir / Batin ayriligidir. Aleviligi Alevilik yapan, Batin'dir, niyazdir, cem'dir. Zaten 4 kapi 40 makamin manasi da Zahir - Batin iliskisidir.
Burada yazilan esaslarda, batin ile iliskili hic birsey görmüyorum. Burdaki esaslar, Alevilik'teki Dört Kapi'nin, birincisini temsil ediyor kanimca, yani Bab-i Seriat üzerine.
4 kapi 40 makami tamamlayan, insan-i kamil olan bir insan icin, cennet gerekli degildir. Insan-i Kamil'in amaci ve sonucu Hak ile bütünlesmektir.
Ben Seriat'i reddetmiyorum, edemem de. Fakat Alevilik, Tarikat'tir, unutmayalim.
AleviKürt 27.04.2008, 02:19 Yazdiklarinin yanlis oldugunu söylemiyorum, fakat Alevi kaynaklarina dayali oldugundan süpheliyim.
Alevi kaynaklarindan Seyh Safi Buyrugu'nun bir nüshasinda bunlari buldum:
El-Bâbu'r-râbi'u (4üncü bab) bölümde mürebbi olmanin sarti aciklanmistir.
"irsadinda ve nazarinda ve erkaninda ve adabinda kaim ve yetmis iki millete cümle esyaya bir nazar ile baka ve basinda taci arif ve tesellasi murtaza aliyye ve evladina yetüsdüre ve seriat Muhammedi anda kamil ola. Madem ki bir mürsidin arni ve seriati olmaya ve eli ve dili ve kalbi gözü pak olmasa ana rehber denilüb mürid olmak seccadei resulde oturmak ve erkan tiras eylemek ana caiz olmaz. Ol kimseye rehber ve halife demek olmaz ve hem erkani evliyada yigirmi sekiz yerde sual vardir ol cevaba kadir gerekdir. Ol sual nedir dersen
Evvel tevhiddir.
Ikinci a'dildir.
Ücüncü nübüvvetdir.
Dördüncü emanetdir.
Besinci emri ma'rufdur.
Altinci nehyi münkerdir.
Yedinci tevelladir.
Sekizinci tebarradir." (Seyh Safi Buyrugu, Rheda-Wiedenbrück, 2003, s. 22)
ve 28inciye kadar devam ediyor. Buna 28 sual deniyor.
Bir baska nüshada, 28 sualin ilk 5i böyle geciyor:
"Evvel; Kelimeyi Tevhit
Ikinci: Adalet
Ücüncü; Nübüvvet
Dördüncü; Imamet
Besinci; Emri Maruf" (Seyh Safi Buyrugu, Ayyildiz, 1994, s. 9)
Aradaki fark, 4üncü sual, ve birisinde emanet yazarken, digerinde imamet yaziyor. Bir tercüme hatasi olmus mu bilmiyorum, cünkü emanet/imamet kelimeleri birbirine cok yakin.
zulfukar 27.04.2008, 03:07 Yazdiklarinin yanlis oldugunu söylemiyorum, fakat Alevi kaynaklarina dayali oldugundan süpheliyim.
Alevi kaynaklarindan Seyh Safi Buyrugu'nun bir nüshasinda bunlari buldum:
El-Bâbu'r-râbi'u (4üncü bab) bölümde mürebbi olmanin sarti aciklanmistir.
"irsadinda ve nazarinda ve erkaninda ve adabinda kaim ve yetmis iki millete cümle esyaya bir nazar ile baka ve basinda taci arif ve tesellasi murtaza aliyye ve evladina yetüsdüre ve seriat Muhammedi anda kamil ola. Madem ki bir mürsidin arni ve seriati olmaya ve eli ve dili ve kalbi gözü pak olmasa ana rehber denilüb mürid olmak seccadei resulde oturmak ve erkan tiras eylemek ana caiz olmaz. Ol kimseye rehber ve halife demek olmaz ve hem erkani evliyada yigirmi sekiz yerde sual vardir ol cevaba kadir gerekdir. Ol sual nedir dersen
Evvel tevhiddir.
Ikinci a'dildir.
Ücüncü nübüvvetdir.
Dördüncü emanetdir.
Besinci emri ma'rufdur.
Altinci nehyi münkerdir.
Yedinci tevelladir.
Sekizinci tebarradir." (Seyh Safi Buyrugu, Rheda-Wiedenbrück, 2003, s. 22)
ve 28inciye kadar devam ediyor. Buna 28 sual deniyor.
Bir baska nüshada, 28 sualin ilk 5i böyle geciyor:
"Evvel; Kelimeyi Tevhit
Ikinci: Adalet
Ücüncü; Nübüvvet
Dördüncü; Imamet
Besinci; Emri Maruf" (Seyh Safi Buyrugu, Ayyildiz, 1994, s. 9)
Aradaki fark, 4üncü sual, ve birisinde emanet yazarken, digerinde imamet yaziyor. Bir tercüme hatasi olmus mu bilmiyorum, cünkü emanet/imamet kelimeleri birbirine cok yakin.
Sevgili Alevikürt,Bende tam bunu ariyordum ama bulamadim birtürlü.Cok sevindim bulduguna :) bana ulastigin adresi verebilirmisin? Aslinda bunlar yukaridakilerin ayni. Ama tamamina bakmak istedim.Hatta orjinaline ulasabilir isem tercume hususundada mutmain olurum.
saygilar
AleviKürt 27.04.2008, 03:19 Sevgili zulfukar, kullandigim kaynaklar, dolabimda mevcut olan Seyh Safi Buyrugu isimli kitaplardir. 3 tane degisik Seyh Safi Buyrugu kitaplari var elimde, ve ücü de degisik nüshalara dayalidir.
zulfukar 27.04.2008, 03:22 Sevgili zulfukar, kullandigim kaynaklar, dolabimda mevcut olan Seyh Safi Buyrugu isimli kitaplardir. 3 tane degisik Seyh Safi Buyrugu kitaplari var elimde, ve ücü de degisik nüshalara dayalidir.
Buyrugun degisik nushalarinin oldugunu biliyordum hatta buyruk ile alakasi olmayan ama adnin kullanildigi kitaplarda var.Ama orjinaline ulasmakda fayda var.Ucu arasindaki farklar nelerdir?Cunku bazilarinda orjinal ismi farkli farkli kitaplar ama hepsine birden buyruk denilivermis.
AleviKürt 27.04.2008, 03:33 Buyrugun degisik nushalarinin oldugunu biliyordum hatta buyruk ile alakasi olmayan ama adnin kullanildigi kitaplarda var.Ama orjinaline ulasmakda fayda var.Ucu arasindaki farklar nelerdir?Cunku bazilarinda orjinal ismi farkli farkli kitaplar ama hepsine birden buyruk denilivermis.
Orjinalin bulundugunu sanmiyorum. Bunlar galiba, Erdebil Dergahi kütüphanesinden kopyalanip, sürekli Alevilere dagitilmis. Kimi nüshalarda 1600lü yillara dayanan bir tarih gösterilmis ve "Sah Abbas"in ismi gecerken, baska nüshalarda sirf "Sahi Tahmas(p)"in ismi geciyor, bazilari da daha eskilere dayaniyor.
Benim elimde varolan üc buyruklarin arasindaki fark, Ayyildiz yayimevi tarafindan cikarilan Buyruk'un büyük bölümünü deyisler olusturuyor. Yazi bölümlerinin bazilari (hepsi mi bilmiyorum) diger buyruklarda da geciyor. Bilimsel olarak pek kullanisli degil, kullanilan nüsha hakkinda pek bilgi yok.
Mehmet Yaman'in cevirdigi Buyruk, secmeler olmasina ragmen, galiba en cok detayli ve kapsamli olan Buyruk. Kullanilan nüsha kaynagina göre, günümüz türkcesine cevirilmisse de yine de kapsam olarak iyi bence.
Almanya'da bir dernek tarafindan yayinlanan Buyruk ise, tahminimce en yeni nüshalardan cevrilmis (Sah Abbas ismi geciyor, ve 1021 tarihli - 1612/1613). Kullanilan kaynaga sadik bir bicimde cevrilmis.
Aradaki fark ve benzerlikleri maalesef daha detayli analiz etmedim.
Bunun disinda, Imam Cafer Buyrugu denen eser de var. Bu isimle anilan Buyruk, genellikle daha genis oluyor, ve dolayisiyla "Büyük Buyruk" deniyor.
zulfukar 27.04.2008, 03:49 Orjinalin bulundugunu sanmiyorum. Bunlar galiba, Erdebil Dergahi kütüphanesinden kopyalanip, sürekli Alevilere dagitilmis. Kimi nüshalarda 1600lü yillara dayanan bir tarih gösterilmis ve "Sah Abbas"in ismi gecerken, baska nüshalarda sirf "Sahi Tahmas(p)"in ismi geciyor, bazilari da daha eskilere dayaniyor.
Benim elimde varolan üc buyruklarin arasindaki fark, Ayyildiz yayimevi tarafindan cikarilan Buyruk'un büyük bölümünü deyisler olusturuyor. Yazi bölümlerinin bazilari (hepsi mi bilmiyorum) diger buyruklarda da geciyor. Bilimsel olarak pek kullanisli degil, kullanilan nüsha hakkinda pek bilgi yok.
Mehmet Yaman'in cevirdigi Buyruk, secmeler olmasina ragmen, galiba en cok detayli ve kapsamli olan Buyruk. Kullanilan nüsha kaynagina göre, günümüz türkcesine cevirilmisse de yine de kapsam olarak iyi bence.
Almanya'da bir dernek tarafindan yayinlanan Buyruk ise, tahminimce en yeni nüshalardan cevrilmis (Sah Abbas ismi geciyor, ve 1021 tarihli - 1612/1613). Kullanilan kaynaga sadik bir bicimde cevrilmis.
Aradaki fark ve benzerlikleri maalesef daha detayli analiz etmedim.
Bunun disinda, Imam Cafer Buyrugu denen eser de var. Bu isimle anilan Buyruk, genellikle daha genis oluyor, ve dolayisiyla "Büyük Buyruk" deniyor.
Tesekkur ederim,Ben birini taniyordum Elinde eski Hutbetül beyan nushasi vardi ve tercume ediyordu daha onceleride tercume edildigini ama orjinaline sadik kalinmadigi yüzünden tekrarladigini soylemisti.Yani aslinda tercumelerine bu sebeplerden oturu pek guvenemiyorum.Imam cafer buyrugu da her basimda farkli farkli oluyor, hangi kistaslara gore derlendikleride tartisma konusu.Bir ömür lazim cözmek icin:)
Hatta bir ara cok komik bir durumla karsilasmistim aslinda cok aci bir durum.Adamin biri bir kitap basmis,kitabin ismi "Imam ali mevlüdü" yazari "Süleyman dede".Actim biraz inceledim ve aslinda bu kitabin süleyman celebinin mevlüdünün ayninin oldugunu gordum.Kapaga kurban oldugum Imam Alinin resmini koyup Celebiyide dede yapip gerisine ellememis ve bu insanlara sunmuslar.
saygilar
pardon ama, Aleviligi neden "12 imamlar" la sinirlar gibi seyler okuyorum.
yaani, tamam gunumuzde Alevilikte 12 imamalrin yeri vardir, Ancak yanilmiosam, Alevilik (Alav=Alev+Ali=ALEVI) (bi zamanlar, Kavmi-Isik, Kizilbash, gibi isimler de verilen) bu inanc ve ritueller (cem...) 12 imamlar dan dogan bi inanc ve ritueller degil. Daha onceden mevcut olan bi inanç/dini rituel, evet Sah hatayi etkisiye bu inanca 12 imamlar yeride var gunumuzde. Ancak, bilmem belki yanlis ama Aleviligi 12 imamlar la baslatmak bence dah çok "Sii" lik olur...bilmem ne dusunursunuz sizler.
saygilar.
AleviKürt 27.04.2008, 03:50 Ayrica sunu da ekleyeyim. Sah Abbas'in ismi gecen nüshada, sanki kaynak daha "ortodokslasmaya" calisilmis gibi geliyor bana.
Menakib-i Seyh Safi Tezkire-i Seyh Safiyuddin isimli eserler de bana öyle geldi, ve internette buldugum kaynaga göre, 1732-33 vakif kayitliymis.
Bana gösterdigin iran gezi rehberi sitesinde böyle birsey yaziyor, dikkatimi cekti, fakat dogrulugunu bilmiyorum:
Şah Abbas, başa geçtiğinde 12 İmamlı Caferi İmamilik resmi din olmuş ve en başta 12 İmamlı Gali Şiilerden Kızılbaşlar ve Bektaşiler katledilmiştir.
ve devam olarak:
Safevi kral Şah Abbas döneminde Kızılbaşlara büyük darbe indirilmişti. Hükümet, sofuları başkent olan İsfehandan sürdü, ve zikir halkalarını yasakladı. Hatta tasavvufun izlerini silmek için halkın “yahu” demesini bile yasakladı. (“Yahu” = “ya hu” tasavvufta “ben” “im” demektir ve “ben Allah’ım” deyişiyle aynı anlama gelmektedir. O dönemden sonra dini yapı Kızılbaşlığın aleyhine ve Caferîliğin lehine değişim göstermiştir.
Dedigim gibi, tam emin degilim, ama bana öyle geliyor ki, Sah Ismail'den sonra, ve özellikle Sah Abbas tarafindan, ortodoks bir inanis taninmis gibi.
Zaten Alevi ululari, Sah Ismail zamaninda cosarken, ondan sonra Sah Tahmasp'i hala siirlerde anarken (örnegin Kul Himmet), Sah Abbas'in tahta gecmesiyle, Safevilerle iliskileri kopuyor gibi (siirlerde Abbas'in ismine ben henüz rastlamadim).
zulfukar 27.04.2008, 03:56 pardon ama, Aleviligi neden "12 imamlar" la sinirlar gibi seyler okuyorum.
yaani, tamam gunumuzde Alevilikte 12 imamalrin yeri vardir, Ancak yanilmiosam, Alevilik (Alav=Alev+Ali=ALEVI) (bi zamanlar, Kavmi-Isik, Kizilbash, gibi isimler de verilen) bu inanc ve ritueller (cem...) 12 imamlar dan dogan bi inanc ve ritueller degil. Daha onceden mevcut olan bi inanç/dini rituel, evet Sah hatayi etkisiye bu inanca 12 imamlar yeride var gunumuzde. Ancak, bilmem belki yanlis ama Aleviligi 12 imamlar la baslatmak bence dah çok "Sii" lik olur...bilmem ne dusunursunuz sizler.
saygilar.
Asil Aleviligi "Oniki imam" siz düsünmek Alevilik harici her sey olur! Alevi kelimesi bildiginiz ates anlamini tasiyan "ALEV"de degi bizzat aidiyyet belirten ve ALi ye tabi ve ait anlamina gelir.Hem Alevi kelimesinin kullanilisi bu anlami ile iki asri gecmezken onceden sadece Alinin soyundan gelen anlaminda sadece seyyitler icin kullaniliyordu.Bu Gercekler de ayni zamanda Alevi anlaminin Alev kelimesi ile bir alakasinin olmadigini kullanildigi donem dolayisiyla belgeliyor.
AleviKürt 27.04.2008, 03:57 pardon ama, Aleviligi neden "12 imamlar" la sinirlar gibi seyler okuyorum.
yaani, tamam gunumuzde Alevilikte 12 imamalrin yeri vardir, Ancak yanilmiosam, Alevilik (Alav=Alev+Ali=ALEVI) (bi zamanlar, Kavmi-Isik, Kizilbash, gibi isimler de verilen) bu inanc ve ritueller (cem...) 12 imamlar dan dogan bi inanc ve ritueller degil. Daha onceden mevcut olan bi inanç/dini rituel, evet Sah hatayi etkisiye bu inanca 12 imamlar yeride var gunumuzde. Ancak, bilmem belki yanlis ama Aleviligi 12 imamlar la baslatmak bence dah çok "Sii" lik olur...bilmem ne dusunursunuz sizler.
saygilar.
Sevgili fatsali. Aleviligin sinirlari ve görüsleri, baktigin pencereye bagli.
Geleneksel/dinsel acidan bakiyorsan, yasli Aleviler, ve Aleviligin yazili kaynaklari, nerdeyse bütün inanc icerigini 12 imamlara dayatiyor. Yani bu böyledir. Aleviligin temeli, Kirklarin Cemi ve Muhammed'in Miraci'dir zaten. Aleviler arasinda ve deyislerimizde, bu olaylar kadar sikca anilan olaylar yoktur.
Fakat günümüzde cikan yeni Alevilik yorumlarina bakiyorsan, o halde ha senin yorumun olmus, ha benim yorumum. Zaten her "arastirmaci" kendine uygun bir görüs yaratiyor.
Asil Aleviligi "Oniki imam" siz düsünmek Alevilik harici her sey olur! Alevi kelimesi bildiginiz ates anlamini tasiyan "ALEV"de degi bizzat aidiyyet belirten ve ALi ye tabi ve ait anlamina gelir.Hem Alevi kelimesinin kullanilisi bu anlami ile iki asri gecmezken onceden sadece Alinin soyundan gelen anlaminda sadece seyyitler icin kullaniliyordu.Bu Gercekler de ayni zamanda Alevi anlaminin Alev kelimesi ile bir alakasinin olmadigini kullanildigi donem dolayisiyla belgeliyor.
Kardesim ben orda "alevilik 12 imamsiz" olucak diye yazmadim aa!
tabiiki Alevilik te 12 imamlarin yeri vardir. Ama benim anlamadigim neden yaani ALEVILIGI sadece 12 IMAMLAR'dan ibâret mis gibi gôsterilio aa...
zulfukar 27.04.2008, 04:05 Ayrica sunu da ekleyeyim. Sah Abbas'in ismi gecen nüshada, sanki kaynak daha "ortodokslasmaya" calisilmis gibi geliyor bana.
Menakib-i Seyh Safi Tezkire-i Seyh Safiyuddin isimli eserler de bana öyle geldi, ve internette buldugum kaynaga göre, 1732-33 vakif kayitliymis.
Bana gösterdigin iran gezi rehberi sitesinde böyle birsey yaziyor, dikkatimi cekti, fakat dogrulugunu bilmiyorum:
Şah Abbas, başa geçtiğinde 12 İmamlı Caferi İmamilik resmi din olmuş ve en başta 12 İmamlı Gali Şiilerden Kızılbaşlar ve Bektaşiler katledilmiştir.
ve devam olarak:
Safevi kral Şah Abbas döneminde Kızılbaşlara büyük darbe indirilmişti. Hükümet, sofuları başkent olan İsfehandan sürdü, ve zikir halkalarını yasakladı. Hatta tasavvufun izlerini silmek için halkın “yahu” demesini bile yasakladı. (“Yahu” = “ya hu” tasavvufta “ben” “im” demektir ve “ben Allah’ım” deyişiyle aynı anlama gelmektedir. O dönemden sonra dini yapı Kızılbaşlığın aleyhine ve Caferîliğin lehine değişim göstermiştir.
Dedigim gibi, tam emin degilim, ama bana öyle geliyor ki, Sah Ismail'den sonra, ve özellikle Sah Abbas tarafindan, ortodoks bir inanis taninmis gibi.
Zaten Alevi ululari, Sah Ismail zamaninda cosarken, ondan sonra Sah Tahmasp'i hala siirlerde anarken (örnegin Kul Himmet), Sah Abbas'in tahta gecmesiyle, Safevilerle iliskileri kopuyor gibi (siirlerde Abbas'in ismine ben henüz rastlamadim).
Sah abbas hakkinda bir bilgim yok ama en azindan nadir sah doneminden sonra soylemlerinize yakin seylerin gerceklestigini biliyorum.Ama bu donem sahlarinin sunni oldukalari kabul edilir.Gali lere gelince;Onlar in kizilbaskikla ayni inanctan olduklarini düsünmüyorum.Cünkü gulat inancinda Imam Aliye uluhiyet iddiasinda bulunuluyor.Tasavvufa gelince;Tasavvuf ile sunni itikadlarida cok ilgilenmis durumda.Hatta mutasavviflarin bircogunun Ehlisünnet olduklari ve iran kökenli olduklarida kesin.Hatta Iran yoresinin özellikle dogu horasan ve afganistan civari kesimlerinin hep sünni itikadi tesirinde kaldiklarida malüm.Ben o zamanlarda özellikle sia ülemasindan herhangi bir mutasavvufa katl vetvasi vermediklerini düsünüyorum.Yinede gercekleri Allah bilir. Sagol paylasimlarin icin.
saygilar
Sevgili fatsali. Aleviligin sinirlari ve görüsleri, baktigin pencereye bagli.
Geleneksel/dinsel acidan bakiyorsan, yasli Aleviler, ve Aleviligin yazili kaynaklari, nerdeyse bütün inanc icerigini 12 imamlara dayatiyor. Yani bu böyledir. Aleviligin temeli, Kirklarin Cemi ve Muhammed'in Miraci'dir zaten. Aleviler arasinda ve deyislerimizde, bu olaylar kadar sikca anilan olaylar yoktur.
Fakat günümüzde cikan yeni Alevilik yorumlarina bakiyorsan, o halde ha senin yorumun olmus, ha benim yorumum. Zaten her "arastirmaci" kendine uygun bir görüs yaratiyor.
ay tabii orasi öyle de yaani ne biliim, Aleviligi 12 imamlar la sinirlamak bana daha çok "SII" lik gibi gelio. ee tabiiki "Sii"lik deyince de "hac, 5 namaz, ... gibi ibadet leri neden yapmioruz sorusu çikio...) tekrar ediorum, tabikii Alevilik te 12 imamalarin yeri vardir ve önemlidir. yanii sôyle de dieyim, Tarih açisindan, cem gibi rituellerin çok eskiden anadoluda mevcut oldugunu bilioruz sanirim, demek istedigim bu rituelleri 12 imamlar icat etmedi sanirim...bilmem belki yanlis dusunuyorum.
zulfukar 27.04.2008, 04:11 Kardesim ben orda "alevilik 12 imamsiz" olucak diye yazmadim aa!
tabiiki Alevilik te 12 imamlarin yeri vardir. Ama benim anlamadigim neden yaani ALEVILIGI sadece 12 IMAMLAR'dan ibâret mis gibi gôsterilio aa...
Eger Alevilikten kastin Anadolunnorjinal Aleviligi ise; Oniki imamlar Aleviligin en temel inancidir.Alevilikte kainat bile Imamlarin etrafinda döner,onlar emir sahipleridirlerki tüm kainata onlar emreder ve tüm varlik alemi onlarin varliklari ile vücüt bulup onlarin icazetiyle nasiplenirler.Alevilikte Oniki imam siz hicbirseyin anlami yoktur.
Yok kasdettigin Alevikürt Arkadasiminda dedigi gibi kisilerin kendi duygularina göre sekillendirdikleri Alevilik ise buna sen ne dersen de.
Saygilar
Eger Alevilikten kastin Anadolunnorjinal Aleviligi ise; Oniki imamlar Aleviligin en temel inancidir.Alevilikte kainat bile Imamlarin etrafinda döner,onlar emir sahipleridirlerki tüm kainata onlar emreder ve tüm varlik alemi onlarin varliklari ile vücüt bulup onlarin icazetiyle nasiplenirler.Alevilikte Oniki imam siz hicbirseyin anlami yoktur.
Yok kasdettigin Alevikürt Arkadasiminda dedigi gibi kisilerin kendi duygularina göre sekillendirdikleri Alevilik ise buna sen ne dersen de.
Saygilar
Mesajinda biraz cik kizginlik sezer gibi oldum aa...
ay ben burada bisey kast etmiorum, sadece degisik kaynaklardan bilgi alip NET bir alevilik tanimlamasi yapmaya çalisiorum.... Fransada yasiorum ve genel de beni Musluman (sunni) saniolar, (tabiki burada Musluman larin hiç de pozitif bi imaji yok, maluum ya muslumanlik hep Arap/pakistan/Afganistan...terorizm...kadina siddet...gibi seylerle gundeme gelio burada) hayir Aleviyim deyince "oda nedir" soruyla karsilasiorum,....bu soruya verebilecegim en NET cevabi aramaktayim...
saygilar
zulfukar 27.04.2008, 04:22 Mesajinda biraz cik kizginlik sezer gibi oldum aa...
ay ben burada bisey kast etmiorum, sadece degisik kaynaklardan bilgi alip NET bir alevilik tanimlamasi yapmaya çalisiorum.... Fransada yasiorum ve genel de beni Musluman (sunni) saniolar, (tabiki burada Musluman larin hiç de pozitif bi imaji yok, maluum ya muslumanlik hep Arap/pakistan/Afganistan...terorizm...kadina siddet...gibi seylerle gundeme gelio burada) hayir Aleviyim deyince "oda nedir" soruyla karsilasiorum,....bu soruya verebilecegim en NET cevabi aramaktayim...
saygilar
:) yok kardesim niye kizayim.Al Sana yürekten gülücükler gönderiyorum:) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :)
saglicakla kal..
:) yok kardesim niye kizayim.Al Sana yürekten gülücükler gönderiyorum:) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :)
saglicakla kal..
AA komik olan nedir acaba ?? anlayamadim...:hopala
zulfukar 27.04.2008, 04:31 AA komik olan nedir acaba ?? anlayamadim...:hopala
Komik olan birsey yok kardesim sen beni anlamdin.Ben sana kizgin olamdigimi belirtmek icin sevgilerimi belirten birkac gülücük gönderdim hepsi bu! Yaw niye bu kadar suizan ediyorsun:)
sevgiyle kal..
AleviKürt 27.04.2008, 04:32 Sah abbas hakkinda bir bilgim yok ama en azindan nadir sah doneminden sonra soylemlerinize yakin seylerin gerceklestigini biliyorum.Ama bu donem sahlarinin sunni oldukalari kabul edilir.Gali lere gelince;Onlar in kizilbaskikla ayni inanctan olduklarini düsünmüyorum.Cünkü gulat inancinda Imam Aliye uluhiyet iddiasinda bulunuluyor.Tasavvufa gelince;Tasavvuf ile sunni itikadlarida cok ilgilenmis durumda.Hatta mutasavviflarin bircogunun Ehlisünnet olduklari ve iran kökenli olduklarida kesin.Hatta Iran yoresinin özellikle dogu horasan ve afganistan civari kesimlerinin hep sünni itikadi tesirinde kaldiklarida malüm.Ben o zamanlarda özellikle sia ülemasindan herhangi bir mutasavvufa katl vetvasi vermediklerini düsünüyorum.Yinede gercekleri Allah bilir. Sagol paylasimlarin icin.
saygilar
Kizilbaslara da tarihte Ghulat dedikleri kayitlidir. Sah Ismail'in deyislerinin bir cogu da bunu tasdikliyor.
Ayrica, Tasavvufa bakarsak, Sünni Tasavvufcularin bile Ali'ye büyük ölcüde sevgi gösterdikleri, hatta bir cogu, Ali ve Ehlibeyti okadar cok sevgiyle anarki, onlara yari-Sii desek hata olmaz (bkz Mevlana, Cisti tarikati vesaire). Hatta bir cok tarikat, zamanla Imameti kabul edip Sii olmuslar. (Ben bunu, gercegin tamamini bulmalari gibi yorumluyorum. Yani tasavvufa gecmekle, gercegin birinci asamasi (Seriat -> Tarikat, 4 kapi 40 makam yani) ve sonrada Imamet ile tamamlanma) Tasavvuf Sünnilerin tekelinde degildir (bkz. Kübreviler, Üveysiler, Nimetullahiler, Mshashaiyye, hatta Ismaililer bile, vesaire).
Bir cok tarikatin, silsilesi Imam Ali'ye dayaniyor, bu da dikkat cekicidir.
Ortacagda Siilik denilince, insanin aklina Sufizm gelirmis. Sufilik denince, Siilik gelirmis insanin aklina (Minorsky'nin bir makalesinde okumustum, eger kaynak istiyorsan gösterebilirim).
Komik olan birsey yok kardesim sen beni anlamdin.Ben sana kizgin olamdigimi belirtmek icin sevgilerimi belirten birkac gülücük gönderdim hepsi bu! Yaw niye bu kadar suizan ediyorsun:)
sevgiyle kal..
:p tamam, tamam...ay "suizan" ne demek yaw??:wacko:
zulfukar 27.04.2008, 04:36 :p tamam, tamam...ay "suizan" ne demek yaw??:wacko:
Önyargi de gitsin:)
Önyargi de gitsin:)
yooo önyargi degil de birazcik "paranoyak" yönlerim vardir:S:p
zulfukar 27.04.2008, 04:44 Kizilbaslara da tarihte Ghulat dedikleri kayitlidir. Sah Ismail'in deyislerinin bir cogu da bunu tasdikliyor.
Ayrica, Tasavvufa bakarsak, Sünni Tasavvufcularin bile Ali'ye büyük ölcüde sevgi gösterdikleri, hatta bir cogu, Ali ve Ehlibeyti okadar cok sevgiyle anarki, onlara yari-Sii desek hata olmaz (bkz Mevlana, Cisti tarikati vesaire). Hatta bir cok tarikat, zamanla Imameti kabul edip Sii olmuslar. (Ben bunu, gercegin tamamini bulmalari gibi yorumluyorum. Yani tasavvufa gecmekle, gercegin birinci asamasi (Seriat -> Tarikat, 4 kapi 40 makam yani) ve sonrada Imamet ile tamamlanma) Tasavvuf Sünnilerin tekelinde degildir (bkz. Kübreviler, Üveysiler, Nimetullahiler, Mshashaiyye, hatta Ismaililer bile, vesaire).
Bir cok tarikatin, silsilesi Imam Ali'ye dayaniyor, bu da dikkat cekicidir.
Ortacagda Siilik denilince, insanin aklina Sufizm gelirmis. Sufilik denince, Siilik gelirmis insanin aklina (Minorsky'nin bir makalesinde okumustum, eger kaynak istiyorsan gösterebilirim).
Tarihde kizilbaslara gulat ve rafizi kelimileri osmanli tarafindan kullanilmistir diye biliyorum.Sah abbas konusuna gelince;Kendi oglunu bile katletmis bir insandan baska birsey beklenemez herhalde! Sünni mutasavviflrin Ehlibeyt sevgisini isledikleri dogru ama bunun yaninda sahabe butunlugu ve hulefairasidin sevgisinide eksik etmemisler.Seninde bilecegin uzere;Sia kokenli bütün itikatlarda Tevella ve teberra inanci vardirki bu iki inanc tek tek ele alinamaz ve tek hic bir hükmü yoktur.Yani Ehlibeyti semenin onlarin düsmanlarina bugzetmeden bir degeri yoktur.Tüm bunlarin yaninda Imamlardan ozellikle sufiligin gelistigi yillarda sufiligi yeren sozlerede rastladim.Hersey biryana Tasavvufun izlerinin Oniki imamlarda görülemeyecegi kesin.Gercek ilim Allahin yanindadir ne dilyelim.Bu karmasalar icerisinde tek diyecek sozüm Allah bizi Ali sevgiinden mahrum etmesin.
saygilar
Asigi Ali 28.04.2008, 12:07 Yazdiklariniz enteresan. 12 imam hutbesi dedigin kitabin yazari kim?
Bu kitab Osmanlıca'dan Türkçe'ye çevrilen bir kitaptır. Kitapla ilgili detaylı bilgi vermemiz doğru değil, Kitabı çeviren'in izni olmadığı için. Kitap bir kaç fahta içinde basılmış olur inşallah O zaman Bilgi verebiliriz.
Sevgili can
cennet - cehennem inancı var ise "devriye" inancı bunun neresinde kalmaktadır.
benim bildiğim "devriye" inancına göre insanı kamil olma amacında yolunu tamamlayamayanlar tekrar dünyaya gelerek olgunlaşmasını tamamlama fırsatını bulur, tek cezalandırma budur. İnsanı Kamil olma amacında yolunu tamamlayanlar ise "enel hak" mertebesine ulaşarak yaradanla bütünleşir ve özüne döner. YAni kaynağa döner ve var olama amacını tamamlamış olur.
Sevgili Can,
Bu sözlerinin öncelilkle Alevi inancının temeli olan Kur'an ve Ehlibeyt ile çalişmektedir. Buna girmeyeceğiz. Ama sorunuza soru ile cevap verelim, Sizce 12 İmam'lar İnsan-ı Kamil değil miydi? Sizce Hz 12 İmam'lar ilk hayatlarında insanı kamil değildide sonradan mı oldular? Peki söyler misiniz insan-ı Kamil Olduktan sonra nereye gideceğiz? Doğruya hedef buydu, hedefe ulaşan nereye gidiyor?
Aslinda büyügümüz, haltiseyfi, önemli bir noktaya deginmis.
Burada yazilan Inanc Esaslari'ni reddetmiyorum.
Fakat unutmayalim ki, Aleviligi diger Alici mezheplerden ayiran unsurlar, Zahir / Batin ayriligidir. Aleviligi Alevilik yapan, Batin'dir, niyazdir, cem'dir. Zaten 4 kapi 40 makamin manasi da Zahir - Batin iliskisidir.
Burada yazilan esaslarda, batin ile iliskili hic birsey görmüyorum. Burdaki esaslar, Alevilik'teki Dört Kapi'nin, birincisini temsil ediyor kanimca, yani Bab-i Seriat üzerine.
4 kapi 40 makami tamamlayan, insan-i kamil olan bir insan icin, cennet gerekli degildir. Insan-i Kamil'in amaci ve sonucu Hak ile bütünlesmektir.
Ben Seriat'i reddetmiyorum, edemem de. Fakat Alevilik, Tarikat'tir, unutmayalim.
Alevilik bir tarikattır derseniz, diğer sunni tarikat ve mezheplerden bir farkı kalmamış olur. Doğrusu tarikat diye andıgınızda artık dinin ozu olmaktan cıkar ve dının içindeki bolunmusluklerden bırısı halıne gelır
Yazdiklarinin yanlis oldugunu söylemiyorum, fakat Alevi kaynaklarina dayali oldugundan süpheliyim.
Alevi kaynaklarindan Seyh Safi Buyrugu'nun bir nüshasinda bunlari buldum:
El-Bâbu'r-râbi'u (4üncü bab) bölümde mürebbi olmanin sarti aciklanmistir.
"irsadinda ve nazarinda ve erkaninda ve adabinda kaim ve yetmis iki millete cümle esyaya bir nazar ile baka ve basinda taci arif ve tesellasi murtaza aliyye ve evladina yetüsdüre ve seriat Muhammedi anda kamil ola. Madem ki bir mürsidin arni ve seriati olmaya ve eli ve dili ve kalbi gözü pak olmasa ana rehber denilüb mürid olmak seccadei resulde oturmak ve erkan tiras eylemek ana caiz olmaz. Ol kimseye rehber ve halife demek olmaz ve hem erkani evliyada yigirmi sekiz yerde sual vardir ol cevaba kadir gerekdir. Ol sual nedir dersen
Evvel tevhiddir.
Ikinci a'dildir.
Ücüncü nübüvvetdir.
Dördüncü emanetdir.
Besinci emri ma'rufdur.
Altinci nehyi münkerdir.
Yedinci tevelladir.
Sekizinci tebarradir." (Seyh Safi Buyrugu, Rheda-Wiedenbrück, 2003, s. 22)
ve 28inciye kadar devam ediyor. Buna 28 sual deniyor.
Bir baska nüshada, 28 sualin ilk 5i böyle geciyor:
"Evvel; Kelimeyi Tevhit
Ikinci: Adalet
Ücüncü; Nübüvvet
Dördüncü; Imamet
Besinci; Emri Maruf" (Seyh Safi Buyrugu, Ayyildiz, 1994, s. 9)
Aradaki fark, 4üncü sual, ve birisinde emanet yazarken, digerinde imamet yaziyor. Bir tercüme hatasi olmus mu bilmiyorum, cünkü emanet/imamet kelimeleri birbirine cok yakin.
Sevgili can,
Bizim yazdıklarımızla aynı. kitapların tahrif olduğunu sizde biliyorsunuz? Parça Parça birleştiriyoruz. Hem orda sıralananların bazıları, Usul'den(inanç esaslarından) değil Furudan(İbadet esaslarındandır)
pardon ama, Aleviligi neden "12 imamlar" la sinirlar gibi seyler okuyorum.
yaani, tamam gunumuzde Alevilikte 12 imamalrin yeri vardir, Ancak yanilmiosam, Alevilik (Alav=Alev+Ali=ALEVI) (bi zamanlar, Kavmi-Isik, Kizilbash, gibi isimler de verilen) bu inanc ve ritueller (cem...) 12 imamlar dan dogan bi inanc ve ritueller degil. Daha onceden mevcut olan bi inanç/dini rituel, evet Sah hatayi etkisiye bu inanca 12 imamlar yeride var gunumuzde. Ancak, bilmem belki yanlis ama Aleviligi 12 imamlar la baslatmak bence dah çok "Sii" lik olur...bilmem ne dusunursunuz sizler.
saygilar.
Saygıdeğer fatsalı Can,
Size yazmak istemiyorduk. Ama, Kendimizi zorunlu hissettik. Yazılarınızdan anlayabildiğimiz kadarıyla, siz 12 İmam inancı ile sunni inanç arasında çok benzerlikler olduğunu düşünüyorsunuz. Tabiki zahiri benzerlikler vardır. Bir çok söylem ve cumleler aynıdır. Ancak, işin detayına girdiğinizde, Allah, Peygamber, İmamet, Adalet, Ahiret, Kader ve daha bır cok konuda sunni inançla hiç bir benzerliği olmadığını göreceksiniz. Size İmam Ali'nin sözlerini yazdıgımda tepkinizden anlaşılan İmam Ali ile diğer insanları karıştırdığınızdır. Şun bilinki size naklettiğimiz kitabı Sunniler inkar etmektedirler. Eğer dediğiniz gibi onların sözleri olsa neden inkar etsinler?
Asigi Ali 28.04.2008, 12:17 Birinde İmamet Birinde Emanet yazdıyorsa bu şundan kaynaklıdır; cevirmenler okuyamadıkları yerı ya cevırmez veya okuyabıldıkları kadar cevırırler. Oyle inanıyorum kı kıtabı cevıren alevi inanç esaslarını bilmediğinden tahrif olan yeri imamet yerine emanet olarak çevirmiştir. Alevilik İmametle var olmuştur. İmamet olmaz ise alevilik te olmaz.
AleviKürt 28.04.2008, 15:24 Sevgili Can,
Bu sözlerinin öncelilkle Alevi inancının temeli olan Kur'an ve Ehlibeyt ile çalişmektedir. Buna girmeyeceğiz. Ama sorunuza soru ile cevap verelim, Sizce 12 İmam'lar İnsan-ı Kamil değil miydi? Sizce Hz 12 İmam'lar ilk hayatlarında insanı kamil değildide sonradan mı oldular? Peki söyler misiniz insan-ı Kamil Olduktan sonra nereye gideceğiz? Doğruya hedef buydu, hedefe ulaşan nereye gidiyor?
Alevilik bir tarikattır derseniz, diğer sunni tarikat ve mezheplerden bir farkı kalmamış olur. Doğrusu tarikat diye andıgınızda artık dinin ozu olmaktan cıkar ve dının içindeki bolunmusluklerden bırısı halıne gelır
Alevilik'te, Batin'a bas vurmus ve Batin'i görmüs bir kisiye "Tarikata girdi" deniyor. Ehli Tarikat deniyor. Devriye'nin Kuran'la celistigi yok. Kuran ile celisse bile, Alevilik'teki yerini degistirmez. Alevililigi Caferilik ile karistirmamak gerek.
Eger Caferilik'ten bahsediyorsaniz, acik acik konusun, aramizda sorun olmasin. Eger, "yok Alevi demek Caferi demek, Alevi, Ali'nin yolu demek, ve Ali'nin yolu da Caferilik olduguna göre, Alevilik bu" diyorsaniz, size bir kac cümle söyleyecegim:
Eger öyleyse, neden kendinize Sünni demiyorsunuz? Gercek bir "Sünni" (Sünnet ehli) Ali'nin yolunda degilmidir?
Ve madem, Caferilik Alevilk'tir, neden Irak'taki Arap Caferiler kendilerine Alevi demiyor?
Sizin zaten bir evrensel isminiz varken, neden illa Alevi, Kizilbas gibi sözcükleri de kullanmaya israrlisiniz? Eger bu sözcüklerin anlamindan bahsedeceksiniz, Sünni sözcügü ile verdigim örnegi unutmayiniz derim. O halde kendinize Sünni de deyiniz.
Birinde İmamet Birinde Emanet yazdıyorsa bu şundan kaynaklıdır; cevirmenler okuyamadıkları yerı ya cevırmez veya okuyabıldıkları kadar cevırırler. Oyle inanıyorum kı kıtabı cevıren alevi inanç esaslarını bilmediğinden tahrif olan yeri imamet yerine emanet olarak çevirmiştir. Alevilik İmametle var olmuştur. İmamet olmaz ise alevilik te olmaz.
size bisey soucaaam, camiye gidiomusunuz yoksa cem mi yaparsiniz?
benim iddiam, Alevilik sadece Hz.Ali veya 12 imamlar dan ibaret olmadigi! sizin anlattiginiz "alevilik" siilik ya da caferiilik tir...bizim aleviligiliz deil.
Asigi Ali 28.04.2008, 17:36 YA Ali Medet
Asigi Ali 28.04.2008, 17:40 size bisey soucaaam, camiye gidiomusunuz yoksa cem mi yaparsiniz?
benim iddiam, Alevilik sadece Hz.Ali veya 12 imamlar dan ibaret olmadigi! sizin anlattiginiz "alevilik" siilik ya da caferiilik tir...bizim aleviligiliz deil.
Siz bizim namaz kılıp kılmadığımızı mı merak ediyorsunuz? Bu konuda sizinle konuşmamız (namaz ve cami) için 12 İmam'a tabi olmanız gerekir. Öyle'ya her iki mekandada İnsanlar" La ilahe İllahlah Muhammedenresulullah ve Aliyyen veliyullah "der(sunni camiler bunu dışında ve bızıde ılgılendırmıyorlar) ve ibadet ederler. Siz bunlara inanmadan bunları tartuşamayız.
Biz sonradan Alevi olmadık hem doğduk ve Hemde ıspatladık. Cem evlerinde ne olduğunu, Nasıl cem yapıldığını, nasıl cenaze kaldırıldığını, Nasıl semah dönüldüğünü, Kırklar semahını, Ya hızır semahını, Malatya semahını, Hubyar Sultan semahını, Kırat semahını vs sizden öğrenmedik. Biz burada İbadet ile ilgili bir konu tartışmadık tartışmayızda. Bizim için esas olan inançtır. İnancı olmayan insanın ibadet etmeyeceği de malumdur. vesselam
Asigi Ali 28.04.2008, 18:01 Alevilik'te, Batin'a bas vurmus ve Batin'i görmüs bir kisiye "Tarikata girdi" deniyor. Ehli Tarikat deniyor. Devriye'nin Kuran'la celistigi yok. Kuran ile celisse bile, Alevilik'teki yerini degistirmez. Alevililigi Caferilik ile karistirmamak gerek.
Eger Caferilik'ten bahsediyorsaniz, acik acik konusun, aramizda sorun olmasin. Eger, "yok Alevi demek Caferi demek, Alevi, Ali'nin yolu demek, ve Ali'nin yolu da Caferilik olduguna göre, Alevilik bu" diyorsaniz, size bir kac cümle söyleyecegim:
Eger öyleyse, neden kendinize Sünni demiyorsunuz? Gercek bir "Sünni" (Sünnet ehli) Ali'nin yolunda degilmidir?
Ve madem, Caferilik Alevilk'tir, neden Irak'taki Arap Caferiler kendilerine Alevi demiyor?
Sizin zaten bir evrensel isminiz varken, neden illa Alevi, Kizilbas gibi sözcükleri de kullanmaya israrlisiniz? Eger bu sözcüklerin anlamindan bahsedeceksiniz, Sünni sözcügü ile verdigim örnegi unutmayiniz derim. O halde kendinize Sünni de deyiniz.
Güzel can,
Soruları tek tek sorabilirsen tartışma yerine münazara olmuş olur. Bu soruların hepsine birden Kaynaklar ile birlikte cevap vermemiz çok zor. Çünkü zaman yeterli değil.
Yanlız, Sunni lerin HZ Ali'nin yolunda değilmi sorunuza cevabım evet değil olur. Buda esasında uzun ve ıspat isteyen bir konudur. Ancak, bunu birkaç kelime ilede özetleyebiliriz. İslam tarihine bakarsanız, HZ Ali(a.s.) ve 12 İmam ile savaş halinde olanların hepsine sunniler destek vermişlerdir. HZ Ali yolunda olanlar Hz Ali'nin dostuna dost düşmanına düşman olurlar.
Mesela Aişe Hz Ali 'ye savaş açtığı için onu zalime karşı çıkan mazlumun hakkını savunan diye tarif ederler. Sizce Aişe zalime karşı mı savaştı? Ve sunniler Aişe'yi severler. Oysa O Hz Ali'ye kin besliyordu ve savaş açtı. Talha ve Zubeyr ile beraber. Dilerseniz Cemel Savaşı isimli Kitaptan bilgi alabilirsiniz.
Ebu Bekir Ömer ve Osman gibiler türlü entrikalarla Hakları olmayan Hilafet Makamını gasp etmediler mi? Söyler misiniz bunlar bu makamı gasp ederek bütğn insanlığa zulm etmediler mi ve Hz Ali'ye düşmanlık etmediler mi? Sunniler bunlarıda sever.
Muaviye ve Yezit'in yaptıklarını bilmeyen yok. Sunnilerin azımsanmayacak bir kısmı bunları sevdiği gibi çoğunluğuda bugz etmez. Aslında buda sevginin işaretidir.
Halid Bin Velid'i Allah'ın kılıcı diye tanıtıyorlar. Söyler misiniz Allah'ın kılıcı İnanan insanların boynuna iner mi? Hali Bin Velid İmam Ali taraftarı olan Malik Bin NUverye'yi ve Kabilesini katlettiği ve Eşiyle aynı gece İddet beklemeden zina ettiği için Sunnilerce Allah'ın kılıcı diye adlandırılmıştır.
Bunlar Mı İmam Ali'nin yolunda? Yani kendilerine sunni demeleri onların İmam Ali yolunda olduğunu mu gösteriyor?Neyse, Bizce böyle bir cümle daha söylemeyin, çünkü buna tahammül etmemiz zordur.
Diğer taraftan sorularınızın cevapları bir kaç ciltlik kitaptan ibaret olduğu için bunu detaylı konuşmak gerekir.
Irak'taki İnsanların kendilerine alevi dememeleri sizin entari giymemenize benzer. Onların örfünde entari vardır, ama sizinkinde yoktur bu yüzden giymezsiniz. Aba da giymezsiniz. İşte onların örfünde alevi denmez, ama sizin örfünüzde denir. Gerçi orada daha çok alevi kelimesi 12 İmamlar ve soyundan gelenler (Seyyidler) için kullanılıyor.
vesselam
halitseyfi 28.04.2008, 21:07 Sevgili Can,
Bu sözlerinin öncelilkle Alevi inancının temeli olan Kur'an ve Ehlibeyt ile çalişmektedir. Buna girmeyeceğiz. Ama sorunuza soru ile cevap verelim, Sizce 12 İmam'lar İnsan-ı Kamil değil miydi? Sizce Hz 12 İmam'lar ilk hayatlarında insanı kamil değildide sonradan mı oldular? Peki söyler misiniz insan-ı Kamil Olduktan sonra nereye gideceğiz? Doğruya hedef buydu, hedefe ulaşan nereye gidiyor?
Öncelikle alevilikle çelişen şey nedir? açıklarsanız sevinirim.
Sevgili can neden konuya girmediğinizi merak ettim doğrusu, lütfen girin ve açıklayın ki bizlerde değerli fikirlerinizden yararlanalım doğruysa doğru, yanlışsa yanlış diyelim. Soruyla soruya cevap vermekte yeterli olmuyor.
Nereye gidileceği belli değil mi bunu zaten yazmıştım. Allahla bütünleşmeye tabiki.
12 imamla özellikle "Ali" için örnek bir dörtlük vereyim
Yoğ iken yerle gökler ezelden
Kudret kandilinde pünhan Alidir
Kün deyince bezm-i elestten evvel
Alemi var eden sultan Alidir
Genç Abdal
Bu dörtlük hem Ali allahmıydı? bence hayır Ama allahla bütündü.
zulfukar 28.04.2008, 22:25 Iste bir Alevi böyle cevaplar verip kimseye böyle hakaretler etmez:( Seni esefle kiniyorum...
Iste bir Alevi böyle cevaplar verip kimseye böyle hakaretler etmez:( Seni esefle kiniyorum...
kinayabilirsin istedigin kadar kina.....
bi alevi oyle yazamaz diye ayet mi var? nasil yazar, "biz alevi dogduk sizin gibi sonradan olamdik" gibi assagilamalar mi yapar?? Yuhhhhh !!! daha ne diyeyim.
+ mesaj sizin dikkatinize degildi ama neyse siz atilmak ihtiyaci duymussunuz.....kendimi ezdirmek gibi adetim yoktur....1 bes karsilik veririm her zaman! o kadar! saygisizlik istemeyen saygisizlik yapmasin, herkes ektigini biçer, bu kadar basit!
Siz bizim namaz kılıp kılmadığımızı mı merak ediyorsunuz? Bu konuda sizinle konuşmamız (namaz ve cami) için 12 İmam'a tabi olmanız gerekir. Öyle'ya her iki mekandada İnsanlar" La ilahe İllahlah Muhammedenresulullah ve Aliyyen veliyullah "der(sunni camiler bunu dışında ve bızıde ılgılendırmıyorlar) ve ibadet ederler. Siz bunlara inanmadan bunları tartuşamayız.
Biz sonradan Alevi olmadık hem doğduk ve Hemde ıspatladık. Cem evlerinde ne olduğunu, Nasıl cem yapıldığını, nasıl cenaze kaldırıldığını, Nasıl semah dönüldüğünü, Kırklar semahını, Ya hızır semahını, Malatya semahını, Hubyar Sultan semahını, Kırat semahını vs sizden öğrenmedik. Biz burada İbadet ile ilgili bir konu tartışmadık tartışmayızda. Bizim için esas olan inançtır. İnancı olmayan insanın ibadet etmeyeceği de malumdur. vesselam
"Benim soyumdan degil, yolumdan yürüyen alevi'dir."
hünkar Haci Bektâs-i Veli
eyvallah
Asigi Ali 29.04.2008, 07:57 Öncelikle alevilikle çelişen şey nedir? açıklarsanız sevinirim.
Sevgili can neden konuya girmediğinizi merak ettim doğrusu, lütfen girin ve açıklayın ki bizlerde değerli fikirlerinizden yararlanalım doğruysa doğru, yanlışsa yanlış diyelim. Soruyla soruya cevap vermekte yeterli olmuyor.
Nereye gidileceği belli değil mi bunu zaten yazmıştım. Allahla bütünleşmeye tabiki.
12 imamla özellikle "Ali" için örnek bir dörtlük vereyim
Yoğ iken yerle gökler ezelden
Kudret kandilinde pünhan Alidir
Kün deyince bezm-i elestten evvel
Alemi var eden sultan Alidir
Genç Abdal
Bu dörtlük hem Ali allahmıydı? bence hayır Ama allahla bütündü.
Girmek istemediğimiz konu deriyedir. Nedeni, gereksiz sonu gelmeyen tartışmalar yapmaktan kaçınmaktır. Siz Kur'an ve Ehlibeyt'e rağmen devriye inancını benimsiyorsanız, bizim bu konuda konuşmamız anlamsız tartışmalara neden olur. Ama illaki Kuran'dan ve Ehlibeyt'ten delil istenirse bunun için gayret ederiz ve insallah delilleri ortaya koyarız.
Ehli Beyt Allah ile bütünleşmemiş miydi ki sonradan olsun? Sizin dediğiniz manada söylüyorum. Siz acaba Allah'ın Kur'an'da bir grup için "Ya Rabbi bizi bir daha dunyaya gönder de iyi işler yapalım, dediklerinde onlara ikinci bir şans verilmeyeceğini ve verildiği taktirde gene aynı işleri yapacaklarını" ibret olsun diye buyurduğunu okumadınız mı ?
Acaba siz Ehli Beyt'in, Allah Cennet ve Cehennem'i neden ebedi karar kılmıştır? Sorusuna "Allah dünyayı ebedi kılsa idi, Mümün ebedi olarak Allah'a itaat ve ibadet eder ve kafir de ebedi olarak Allah'a isyan eder" verdikleri cevabı duymamış mısınız?
Veya Hz Muhammed'in "insanlar Ali sevgisinde birleşselerdi, Allah Cehennem'i yaratmazdı" sözünü duymamış mısınız?
Şimdi söz buraya gelmişken, biz Kur'an ve Ehlibeyt'in açıkça beyan ettiği konularda başkalarından delil istemeyiz. Bu durumda Kur'an'da Allah kafirlere ölümlerinden sonra ikinci bir şans verilmeyeceğini beyan etmiş ve az önceki hadislerde dünyanın ebedi olmadığını çok açık bir dille ortaya koymuştur. Biz şu anda konunun detayına girmedik. Bu konuyla ilgili yüzlerce ayet ve binlerce hadis delil getirilebilir. Hadisler ve ayetler devriye inancını desteklemiyor.
Saygıdeğer can,
Genc Abdal'ın bu dörtlüğü devriye inancıyla alakalı değil. Hem bu gibi deyişleri anlamayan o kadar insan varki bunları okuduklarında aleviler Ali'ye Allah diyor diye yaygara koparıyorlar. Bu deyişin kendi marifetimizce manasını biliyoruz. EhliBeyet'in yaratılışı ile ilgili hadislere müracaat edebilirsiniz. Dilerseniz özel olarak gönderebilirim. Burada yayınlayamam.
Allah'tan başka herşey yaratılmıştır. Allah madde değildir. Yarattıklarına benzemez. Hayaller ve vehimler O'nu idrak edemezler. Hiçbir akıl O'nu kavrayıp kuşatamaz. O ne bir yerdedir ve nede bir zamanda. O ne bir şeyin içindedir ve nede dışında. O herşeyi görendir, göz ile değil. Heyşeri duyandır kulak ile değil. Hiç birşeye ihtiyacı yoktur, herşeyden müstağnidir. O'dan başka ilah yoktur ve O'dan başka mabud(ibadet edilen) yoktur.
Hz Ali Allah ile birleşti derken tam olarak nasıl bir birleşmeden bahsediyorsunuz bilmiyorum. Bunu açıklayın lütfen.
"Benim soyumdan degil, yolumdan yürüyen alevi'dir."
hünkar Haci Bektâs-i Veli
eyvallah
Sevgili can bu sözün doğrusu şöyledir;
Hz Ali (O'na selam olsun) şöyle buyurmuştur;
"Benim soyumdan gelipte benim yaptığımı yapmayan benden değildir, benden değildir"
Hacı Bektaş-i Veli ise meşhur sözünde "ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" buyurmuş.
Hacı Bektaş Veli bu sözüyle İmam Ali'yi işaret etmiştir. Çünkü Hz Muhammed (O'na ve soyuna selam olsun) buyurmuştur;
Ben ilmin şehriyim, Ali O'nun kapısıdır. Her kim ilim talep eder ise o kapıya gelsin"
Bizce malumdur ki, Ehlibeyt'ten başkasından ilim talep etmek insanı yoldan çıkarır, türlü zahmetlere katlanarak öğrendikleri ona bir fayda vermez. vesselam
Asigi Ali 29.04.2008, 08:11 kinayabilirsin istedigin kadar kina.....
bi alevi oyle yazamaz diye ayet mi var? nasil yazar, "biz alevi dogduk sizin gibi sonradan olamdik" gibi assagilamalar mi yapar?? Yuhhhhh !!! daha ne diyeyim.
+ mesaj sizin dikkatinize degildi ama neyse siz atilmak ihtiyaci duymussunuz.....kendimi ezdirmek gibi adetim yoktur....1 bes karsilik veririm her zaman! o kadar! saygisizlik istemeyen saygisizlik yapmasin, herkes ektigini biçer, bu kadar basit!
Biz bu cümlemizle sizi aşağılamadık. Biz bu cümlemizle sizden daha önce ve aleviliğin kaynağında olduğumuzu ve bununlada övünmeyip araştırma yapıp Alevi inancının hak olduğunu ıspatladık dedik. Siz kendi görüşlerinize uymayan Kur'an ayetlerini ve Ehlibeyt öğretisini bir kenara atarak alevi olmak istiyorsunuz. Biz ise bunu kabul etmeyeceğiz. Aleviliğin asıl kaynağı Kur'an ve Ehlibeyt'tir. Ve siz bunları kabul etmediğiniz halde bize bunlardan delil getirmeyin lütfen.
Allah'a ve Ehlibeyt'e muhalefet ederek ve kendi reyinize uyarak yeni bir alevilik ortaya atma gayretiniz maalesef bizim nazarımızda çok değersiz ve başarısız görülmektedir.
Siz alevilikte bir hoşgörü ile karşılaşmışsınız. Ama kavrayamadığınız nokta şu; bu hoşgörünün kaynağı nedir sorusunu kendinize sormamışsınız? Sunniler serttir, çünkü onlar Ebubekir ve Ömer'in (Allah onlara lanet etsin) imamtini kabul ederler. Kendi imamları nasıl ise insanlar öyle olur. Ömer'in sertliği hiçte gizli bir konu değildir.
12 İmam (onlara selam olsun) ise NUbuvvet ailesidir, Meleklerin inip çıktığı mahal,vahyin kaynağıdır onlar. Böyle İmamlar'a tabi olan aleviler bu yüzden hoşgörülüdür. Nitekim onlarda İmamlar'ının ahlakını benimserler vesselam
AleviKürt 29.04.2008, 10:17 Yanlız, Sunni lerin HZ Ali'nin yolunda değilmi sorunuza cevabım evet değil olur. Buda esasında uzun ve ıspat isteyen bir konudur. Ancak, bunu birkaç kelime ilede özetleyebiliriz. İslam tarihine bakarsanız, HZ Ali(a.s.) ve 12 İmam ile savaş halinde olanların hepsine sunniler destek vermişlerdir. HZ Ali yolunda olanlar Hz Ali'nin dostuna dost düşmanına düşman olurlar.
Ben galiba anlatmak istediklerimi anlatamamisim.
Ben diyorum ki: "Sünni" teriminin sözcük anlamina bakarsak, yani Ehli Sünnet, Peygamberin Sünnetine bagli olan kimse anlamindadir.
Gercek bir Caferi, size göre, Peygamberin Sünnetini en dogru yasayan bir kisi degilmidir? O halde gercek Sünnilik, size göre Caferilik degil mi, demek istedim.
Sözcük anlaminda (etimoloji), Sünniligin anlami baska, bugün Sünnilik olarak tanimladigimiz sey (tanimlama) baska.
Caferiler, sözcük anlamina (etimiloji) dayanarak ALEVI ismini kullaniyor. Bugünün sözlük tanimlamasinda, ALEVI ismi altinda, Caferiler yer almiyor.
Yani, tanimlamanin aksine, Caferiler, etimolojiye dayanarak, yeni yeni Alevi sözcügünü benimsemeye basliyor.
Etimolojik/kökenbilimce, siz kendinize Sünni de diyebilirsiniz. Peki neden Sünni sözcügünden kaciyorsunuz da, Alevi ismini kullaniyorsunuz?
Asigi Ali 29.04.2008, 17:52 Ben galiba anlatmak istediklerimi anlatamamisim.
Ben diyorum ki: "Sünni" teriminin sözcük anlamina bakarsak, yani Ehli Sünnet, Peygamberin Sünnetine bagli olan kimse anlamindadir.
Gercek bir Caferi, size göre, Peygamberin Sünnetini en dogru yasayan bir kisi degilmidir? O halde gercek Sünnilik, size göre Caferilik degil mi, demek istedim.
Sözcük anlaminda (etimoloji), Sünniligin anlami baska, bugün Sünnilik olarak tanimladigimiz sey (tanimlama) baska.
Caferiler, sözcük anlamina (etimiloji) dayanarak ALEVI ismini kullaniyor. Bugünün sözlük tanimlamasinda, ALEVI ismi altinda, Caferiler yer almiyor.
Yani, tanimlamanin aksine, Caferiler, etimolojiye dayanarak, yeni yeni Alevi sözcügünü benimsemeye basliyor.
Etimolojik/kökenbilimce, siz kendinize Sünni de diyebilirsiniz. Peki neden Sünni sözcügünden kaciyorsunuz da, Alevi ismini kullaniyorsunuz?
Sevgili Can,
Sizin yazınızdan anladığımızı söyleyeceğiz kusura bakmayın.
Öncelikle görünen o ki siz bir takım kelime oyunları ile bize sunni olduğumuzu söyletmek çabasındasınız. Daha önce ki mesajlarınızda bizim yazımızı kabul ettiğinizi yazdığınıza göre, konuyu neden buraya getirdiğinizi anlayamadık.
Sunni kelimesine gelince Evet gerçekte manası güzeldir. Sunniler kendilerine Ehli sunnet vel cemaat diyerek kendilerinin Peygamber'in sunneti üzerinde olduklarını, diğer fırkaların ise sapkın olduğunu, Peygamber'in sunneti üzere olmadıklarını vurgulamaya çalışmışlardır. Ancak bu onların tanımlamalarıdır. Aslında biz onlara Muhalif diyoruz. Çünkü 12 imam onlar için sunni kelimesini kullanmamış, onlara muhalif demişlerdir. Yani 12 İmam kendilerine tabi olmayanları muhalif diye adlandırmıştır. Dolayısıyla onlara sunni yerine 12 İmam'a uyarak muhalif dememiz gerekir.
Diğer taraftan az öncede bahsettiğim gibi muhaliflerin, kendilerine sunni diyerek sunnet ehli olduklarını iddia etmeleri onların sunnet ehli oldugunu göstermez.
Kimin sunnet ehli oldugunu anlamak için öncelikle gerçek sunneti bilmek gerekir. Gerçekten de muhalifler(kendilerine sunni diyenler) ehli sunnet olsalardı peygamber'in sunneti yerine Ebubekir, Ömer , Osman, Muaviye ve yezit gibilerin uygulamalarını sanki dinin esasıymış gibi uygulamaz, peygamber'in sunnetini asla bunlara değişmezlerdi.
Bir kişinin Caferi'yim dediğinde sunni olacağı meselesi ne gelince, burada siz kelime oyunu yapıyorsunuz. Caferi isminin neden kullanıldığını bildiğinizi biliyoruz. Ama siz nasıl oluyorda Caferi'liği Sunnilikle aynı görüyorsunuz bunu anlamak zor. Etimoloji meselesine gelince bu konuda bilgimiz yok. Alevi kelimeside Anadoluda daha önce kullanılan bir kelime değildi. Daha önceleri sadece dedeler(seyyidler) için kullanılmıştır. Şİmdi caferi kimlere denilmştir bununla ilgili kısa bir bilgi vereceğiz.
Ayrıca şunuda unutmayın ki, Bektaşi olmak içi aranan ilk şart Caferi olmaktır. bunuda ek bir bilgi olarak vermiş olalım.
hayderiyem 29.04.2008, 18:54 Asigi Ali yazmış.;
Ayrıca şunuda unutmayın ki, Bektaşi olmak içi aranan ilk şart Caferi olmaktır. bunuda ek bir bilgi olarak vermiş olalım.
Öbür yazdıklarınız hakkında yorum yapmayacağım fakat ensonunda kurduğunuz cümle yanlış zira bir hıristiyan,bir dinsiz,yada her hangi bir dine inanan kişiler Bektaşiliğe intisap edebilir, intisap etmesi için aranan tek koşul Allahın yaratırken özürlü yaratmadığı olması,Avcı olmaması,Katil olmaması,yüz kızartıcı cürüm işlememiş olması yeterlidir.İlk şart Caferi olmaktır koşulu Bektaşiliğe uygun değildir.
Biz bu cümlemizle sizi aşağılamadık. Biz bu cümlemizle sizden daha önce ve aleviliğin kaynağında olduğumuzu ve bununlada övünmeyip araştırma yapıp Alevi inancının hak olduğunu ıspatladık dedik. Siz kendi görüşlerinize uymayan Kur'an ayetlerini ve Ehlibeyt öğretisini bir kenara atarak alevi olmak istiyorsunuz. Biz ise bunu kabul etmeyeceğiz. Aleviliğin asıl kaynağı Kur'an ve Ehlibeyt'tir. Ve siz bunları kabul etmediğiniz halde bize bunlardan delil getirmeyin lütfen.
Allah'a ve Ehlibeyt'e muhalefet ederek ve kendi reyinize uyarak yeni bir alevilik ortaya atma gayretiniz maalesef bizim nazarımızda çok değersiz ve başarısız görülmektedir.
Siz alevilikte bir hoşgörü ile karşılaşmışsınız. Ama kavrayamadığınız nokta şu; bu hoşgörünün kaynağı nedir sorusunu kendinize sormamışsınız? Sunniler serttir, çünkü onlar Ebubekir ve Ömer'in (Allah onlara lanet etsin) imamtini kabul ederler. Kendi imamları nasıl ise insanlar öyle olur. Ömer'in sertliği hiçte gizli bir konu değildir.
12 İmam (onlara selam olsun) ise NUbuvvet ailesidir, Meleklerin inip çıktığı mahal,vahyin kaynağıdır onlar. Böyle İmamlar'a tabi olan aleviler bu yüzden hoşgörülüdür. Nitekim onlarda İmamlar'ının ahlakını benimserler vesselam
Bana YAZMAAAAAAAAAAAA!!!!!!!
seninle edicek sohbetim yok, polemik hiç yok.
sen bildigin telden çal dur beni ilgilendirmiyo,
ALEVIYIM senin savundugun aleviligide INANMIYORUM bu kadar!!
yazma bana!!!!
Girmek istemediğimiz konu deriyedir. Nedeni, gereksiz sonu gelmeyen tartışmalar yapmaktan kaçınmaktır. Siz Kur'an ve Ehlibeyt'e rağmen devriye inancını benimsiyorsanız, bizim bu konuda konuşmamız anlamsız tartışmalara neden olur. Ama illaki Kuran'dan ve Ehlibeyt'ten delil istenirse bunun için gayret ederiz ve insallah delilleri ortaya koyarız.
Ehli Beyt Allah ile bütünleşmemiş miydi ki sonradan olsun? Sizin dediğiniz manada söylüyorum. Siz acaba Allah'ın Kur'an'da bir grup için "Ya Rabbi bizi bir daha dunyaya gönder de iyi işler yapalım, dediklerinde onlara ikinci bir şans verilmeyeceğini ve verildiği taktirde gene aynı işleri yapacaklarını" ibret olsun diye buyurduğunu okumadınız mı ?
Acaba siz Ehli Beyt'in, Allah Cennet ve Cehennem'i neden ebedi karar kılmıştır? Sorusuna "Allah dünyayı ebedi kılsa idi, Mümün ebedi olarak Allah'a itaat ve ibadet eder ve kafir de ebedi olarak Allah'a isyan eder" verdikleri cevabı duymamış mısınız?
Veya Hz Muhammed'in "insanlar Ali sevgisinde birleşselerdi, Allah Cehennem'i yaratmazdı" sözünü duymamış mısınız?
Şimdi söz buraya gelmişken, biz Kur'an ve Ehlibeyt'in açıkça beyan ettiği konularda başkalarından delil istemeyiz. Bu durumda Kur'an'da Allah kafirlere ölümlerinden sonra ikinci bir şans verilmeyeceğini beyan etmiş ve az önceki hadislerde dünyanın ebedi olmadığını çok açık bir dille ortaya koymuştur. Biz şu anda konunun detayına girmedik. Bu konuyla ilgili yüzlerce ayet ve binlerce hadis delil getirilebilir. Hadisler ve ayetler devriye inancını desteklemiyor.
Saygıdeğer can,
Genc Abdal'ın bu dörtlüğü devriye inancıyla alakalı değil. Hem bu gibi deyişleri anlamayan o kadar insan varki bunları okuduklarında aleviler Ali'ye Allah diyor diye yaygara koparıyorlar. Bu deyişin kendi marifetimizce manasını biliyoruz. EhliBeyet'in yaratılışı ile ilgili hadislere müracaat edebilirsiniz. Dilerseniz özel olarak gönderebilirim. Burada yayınlayamam.
Allah'tan başka herşey yaratılmıştır. Allah madde değildir. Yarattıklarına benzemez. Hayaller ve vehimler O'nu idrak edemezler. Hiçbir akıl O'nu kavrayıp kuşatamaz. O ne bir yerdedir ve nede bir zamanda. O ne bir şeyin içindedir ve nede dışında. O herşeyi görendir, göz ile değil. Heyşeri duyandır kulak ile değil. Hiç birşeye ihtiyacı yoktur, herşeyden müstağnidir. O'dan başka ilah yoktur ve O'dan başka mabud(ibadet edilen) yoktur.
Hz Ali Allah ile birleşti derken tam olarak nasıl bir birleşmeden bahsediyorsunuz bilmiyorum. Bunu açıklayın lütfen.
Sevgili can bu sözün doğrusu şöyledir;
Hz Ali (O'na selam olsun) şöyle buyurmuştur;
"Benim soyumdan gelipte benim taptığımı yapmayan benden değildir, benden değildir"
Hacı Bektaş-i Veli ise meşhur sözünde "ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" buyurmuş.
Hacı Bektaş Veli bu sözüyle İmam Ali'yi işaret etmiştir. Çünkü Hz Muhammed (O'na ve soyuna selam olsun) buyurmuştur;
Ben ilmin şehriyim, Ali O'nun kapısıdır. Her kim ilim talep eder ise o kapıya gelsin"
Bizce malumdur ki, Ehlibeyt'ten başkasından ilim talep etmek insanı yoldan çıkarır, türlü zahmetlere katlanarak öğrendikleri ona bir fayda vermez. vesselam
DOGRU'nun yalniz Sende olduguna bu kadar emin olmana hayranim aslinda!
ilginç, o sôzleri soylerken yanindamiydin?? kendi kulaginla duydunmu??
Girmek istemediğimiz konu deriyedir. Nedeni, gereksiz sonu gelmeyen tartışmalar yapmaktan kaçınmaktır. Siz Kur'an ve Ehlibeyt'e rağmen devriye inancını benimsiyorsanız, bizim bu konuda konuşmamız anlamsız tartışmalara neden olur. Ama illaki Kuran'dan ve Ehlibeyt'ten delil istenirse bunun için gayret ederiz ve insallah delilleri ortaya koyarız.
Ehli Beyt Allah ile bütünleşmemiş miydi ki sonradan olsun? Sizin dediğiniz manada söylüyorum. Siz acaba Allah'ın Kur'an'da bir grup için "Ya Rabbi bizi bir daha dunyaya gönder de iyi işler yapalım, dediklerinde onlara ikinci bir şans verilmeyeceğini ve verildiği taktirde gene aynı işleri yapacaklarını" ibret olsun diye buyurduğunu okumadınız mı ?
Acaba siz Ehli Beyt'in, Allah Cennet ve Cehennem'i neden ebedi karar kılmıştır? Sorusuna "Allah dünyayı ebedi kılsa idi, Mümün ebedi olarak Allah'a itaat ve ibadet eder ve kafir de ebedi olarak Allah'a isyan eder" verdikleri cevabı duymamış mısınız?
Veya Hz Muhammed'in "insanlar Ali sevgisinde birleşselerdi, Allah Cehennem'i yaratmazdı" sözünü duymamış mısınız?
Şimdi söz buraya gelmişken, biz Kur'an ve Ehlibeyt'in açıkça beyan ettiği konularda başkalarından delil istemeyiz. Bu durumda Kur'an'da Allah kafirlere ölümlerinden sonra ikinci bir şans verilmeyeceğini beyan etmiş ve az önceki hadislerde dünyanın ebedi olmadığını çok açık bir dille ortaya koymuştur. Biz şu anda konunun detayına girmedik. Bu konuyla ilgili yüzlerce ayet ve binlerce hadis delil getirilebilir. Hadisler ve ayetler devriye inancını desteklemiyor.
Saygıdeğer can,
Genc Abdal'ın bu dörtlüğü devriye inancıyla alakalı değil. Hem bu gibi deyişleri anlamayan o kadar insan varki bunları okuduklarında aleviler Ali'ye Allah diyor diye yaygara koparıyorlar. Bu deyişin kendi marifetimizce manasını biliyoruz. EhliBeyet'in yaratılışı ile ilgili hadislere müracaat edebilirsiniz. Dilerseniz özel olarak gönderebilirim. Burada yayınlayamam.
Allah'tan başka herşey yaratılmıştır. Allah madde değildir. Yarattıklarına benzemez. Hayaller ve vehimler O'nu idrak edemezler. Hiçbir akıl O'nu kavrayıp kuşatamaz. O ne bir yerdedir ve nede bir zamanda. O ne bir şeyin içindedir ve nede dışında. O herşeyi görendir, göz ile değil. Heyşeri duyandır kulak ile değil. Hiç birşeye ihtiyacı yoktur, herşeyden müstağnidir. O'dan başka ilah yoktur ve O'dan başka mabud(ibadet edilen) yoktur.
Hz Ali Allah ile birleşti derken tam olarak nasıl bir birleşmeden bahsediyorsunuz bilmiyorum. Bunu açıklayın lütfen.
Sevgili can bu sözün doğrusu şöyledir;
Hz Ali (O'na selam olsun) şöyle buyurmuştur;
"Benim soyumdan gelipte benim taptığımı yapmayan benden değildir, benden değildir"
Hacı Bektaş-i Veli ise meşhur sözünde "ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" buyurmuş.
Hacı Bektaş Veli bu sözüyle İmam Ali'yi işaret etmiştir. Çünkü Hz Muhammed (O'na ve soyuna selam olsun) buyurmuştur;
Ben ilmin şehriyim, Ali O'nun kapısıdır. Her kim ilim talep eder ise o kapıya gelsin"
Bizce malumdur ki, Ehlibeyt'ten başkasından ilim talep etmek insanı yoldan çıkarır, türlü zahmetlere katlanarak öğrendikleri ona bir fayda vermez. vesselam
ben sanirdim ki, dini YOZ'lastirmayi, böyle tek DOGRU nun kendilerinde Oldugunu iddia ederek kendi ôz goruslerini topluma asilamayi sadece sunni yobazlar yapar diye bilirdim....yanilmissim...
EŞİTLİK PARTİSİ 29.04.2008, 21:38 Değerli Canlar...
Bazı arkadaşlar ALEVİLİĞİ yine dar kalıplara sığdırmaya çalışıyor...
Bu olmaz...
Tek cümle,
-ALEVİLİK İnsanlığın var olduğundan beri var,sonsuza dek de var olacaktır...
Diğer tanımlar ALEVİLİĞİ anlamamaktır...ama anlarlarsa iyi olur...
-Çunki ALEVİLİĞİN kimseye ihtiyacı yok,her kesin ona ihtiyacı var...
Genel tanım budur...
Yine hatırlatalım,
Daha ALLAH ile Cihan yok iken
Onu sinemizde mihman eyledik
Cismi şöyle dursun,ismi yok ike
Şekil verip tıpkı İNSAN eyledik..
Bilmem anlatabildim mi...?
Sevgi ve Saygılarımla
Bektaş ÇELEBİ
iyi aksamlar...
Alevikürt kardesime harfiylen katiliyorum,bunu ilk önce belirtmek isterim.....
Caferileri insanlar kara carsafa bürünmüs ve zincirlerle kendilerine aci verdiklerini iyi sekilde hatirlar.....evet sunniler yani ehli sünnet Peygamberin sünneti bagli olan anlaminda....ve Caferiler bunlara yakindir...
caferilik teoride aleviklen belki bag gösteriyor,ama pratikte dünya kadar fark vardir...Caferiler hic bir zaman bizler aleviyiz demediler, alevilik bir hastalik olarak algilanip,uzak duruldu...anadolu alevilerlen tek noktasi Ehli Beyt sevgisidir...baska bir ortak nokta görünmüyor...Caferilik Aleviklen zit olan inancdir,Caferilik daha cok Islam kaynakli,alevilik evrenseldir,Caferiler alevi deseniz buna karsi cikarlar,sonuna kadar ben red ediyorum caferiligi,ben kendimi mezhep icinde görmedigim icin caferiler bana cok uzak...MEZHEP dinlerden sonra cikan yoldur, Alevilik inanc sistemidir ve bu yüzden hic bir bag caferi mezhepinlen aramayin,Ortak Pirimiz sadece var: Imami Caferi Sadik.....bundan baska birsey yok!!!!!!!!!
Simdiki yasanilan Caferilikte PIR,MÜRSIT,DEDE gibi olgular yoktur.....Buna ne demek acaba?????????
Saygilar
( son günlerde aleviligi sunnilestirmek gibi bir amac var gibi bana öyle geliyor)
iyi aksamlar...
( son günlerde aleviligi sunnilestirmek gibi bir amac var gibi bana öyle geliyor)
Yine geldim :p, valla bilmem Aleviligi sunnilestirmek gibi çabalar varmi ama
ALEVILIGI sadece ISLAM-EHLI BEYT ile sinirlama çabasi fark ettim diyebilirim
Sunu da belirteyim tekrar, ben ki Sunni denilen bi aileden gelmisim, ve haci-hocalarin islam, allah, insan, hayat...anlayislarina asla katilamadim bi türlü (bazi kisiler bunu bi assagilik olarak görsede, evet ailem sunni, ben degilim) Inanç Kan'la Soy'la olan bisey olmadigina inanarak, bi zamanlar tutunucak dallar aramisimki, karsima "Ne olursan ol yine gel", "hor olani hoslariz biz" "okunucak en büyük kitap insandir" ....gibi düsunceler, yazilar'la karsilastim, ve de ayni zamanda farkettimki bi zamanlar bizlere "dinsiz, serefisz, mum sondu yapan"...assagilik bi toplum olarak tanitilan bazi Alevi insanlar'la tanistim ve INSANLIK'larina hayran kaldim.[/I bu asama'da "nedir bu alevilik" diye arastirmaya basladim.....çok arkli farkli seyler okudum, ve anladimki ALEVILIK tek bir kitap, tek bir din, tek bir mezhep içine Sigmayan bi "inanç, filozofi" ve beni en çok etkileyen nokta, bu inanç siteminin Merkezinde "dusmaninizin dahi INSAN oldugunu unutmayin" "hiç bir milleti, INSANI hör görmeyin" yatiyo
Eh ben daha nasil buna gönül vermiyeyim?....
tabiiki bu foruma girene kadar....
simdi fikirlerim çok degisti ve anladimki, her ne kadar sözde "hor olani hoslasak" ta, pratige gelince hiç te ôyle degilmis...yaani sonuçta, alevi, sunni, yahudi, ataeist....ne olursa olsun, bunlarin tek bir ortak noktasi varki, oda, bazi insanlarin, bi yandan mazlum rolu yapar (ki alevilik konusunda tariha bakarsak, evet dogru!) ama birazcik örgütlenme, gruplasma olmaya basladimi bu Grup veya kisiler, KENDI ÖZ DÜSUNCELERINI TEK DOGRU olduguna inanir ve O KENDI FIKIR DUSUNCELERINDEN ISTEKELRINDEN yan çizeni assagilar, horlar, dislar.....buda maalesef ALEVILER de de varmis!
[I]ben ki "hiç bir milleti, insani hor görme, ayiplama" yi Aleviligin merkezi biliridim....Yanilmisim....
Saygilar
Asigi Ali 30.04.2008, 19:09 Asigi Ali yazmış.;
Ayrıca şunuda unutmayın ki, Bektaşi olmak içi aranan ilk şart Caferi olmaktır. bunuda ek bir bilgi olarak vermiş olalım.
Öbür yazdıklarınız hakkında yorum yapmayacağım fakat ensonunda kurduğunuz cümle yanlış zira bir hıristiyan,bir dinsiz,yada her hangi bir dine inanan kişiler Bektaşiliğe intisap edebilir, intisap etmesi için aranan tek koşul Allahın yaratırken özürlü yaratmadığı olması,Avcı olmaması,Katil olmaması,yüz kızartıcı cürüm işlememiş olması yeterlidir.İlk şart Caferi olmaktır koşulu Bektaşiliğe uygun değildir.
Sevgili can ,
Biz bunu kendimizden udyurmadık. Eski Bektaşi kitaplarında mevcut. İsterseniz kendisi bir bektaş olan Haydar Kaya'nın Alevi- Bektaşi erkanı ile ilgili kitabını inceleyebilirsiniz. Ayrıca bektaşiler neden özürlü insanları kabul edemezmiş buda anlaşılamaz bir durum. Bir dinsiz bir hrıstıyan veya herhangi bir dine nmensup olan biri Bektaşi inanc esaslarını kabul ederek Bektaşiliğe İntisap edebilir. Eski inançlarını koruyarak Tarikata kabul edilmeyeceği açıktır.
Bana YAZMAAAAAAAAAAAA!!!!!!!
seninle edicek sohbetim yok, polemik hiç yok.
sen bildigin telden çal dur beni ilgilendirmiyo,
ALEVIYIM senin savundugun aleviligide INANMIYORUM bu kadar!!
yazma bana!!!!
DOGRU'nun yalniz Sende olduguna bu kadar emin olmana hayranim aslinda!
ilginç, o sôzleri soylerken yanindamiydin?? kendi kulaginla duydunmu??
ben sanirdim ki, dini YOZ'lastirmayi, böyle tek DOGRU nun kendilerinde Oldugunu iddia ederek kendi ôz goruslerini topluma asilamayi sadece sunni yobazlar yapar diye bilirdim....yanilmissim...
Yine geldim :p, valla bilmem Aleviligi sunnilestirmek gibi çabalar varmi ama
ALEVILIGI sadece ISLAM-EHLI BEYT ile sinirlama çabasi fark ettim diyebilirim
Sunu da belirteyim tekrar, ben ki Sunni denilen bi aileden gelmisim, ve haci-hocalarin islam, allah, insan, hayat...anlayislarina asla katilamadim bi türlü (bazi kisiler bunu bi assagilik olarak görsede, evet ailem sunni, ben degilim) Inanç Kan'la Soy'la olan bisey olmadigina inanarak, bi zamanlar tutunucak dallar aramisimki, karsima "Ne olursan ol yine gel", "hor olani hoslariz biz" "okunucak en büyük kitap insandir" ....gibi düsunceler, yazilar'la karsilastim, ve de ayni zamanda farkettimki bi zamanlar bizlere "dinsiz, serefisz, mum sondu yapan"...assagilik bi toplum olarak tanitilan bazi Alevi insanlar'la tanistim ve INSANLIK'larina hayran kaldim.[/I bu asama'da "nedir bu alevilik" diye arastirmaya basladim.....çok arkli farkli seyler okudum, ve anladimki ALEVILIK tek bir kitap, tek bir din, tek bir mezhep içine Sigmayan bi "inanç, filozofi" ve beni en çok etkileyen nokta, bu inanç siteminin Merkezinde "dusmaninizin dahi INSAN oldugunu unutmayin" "hiç bir milleti, INSANI hör görmeyin" yatiyo
Eh ben daha nasil buna gönül vermiyeyim?....
tabiiki bu foruma girene kadar....
simdi fikirlerim çok degisti ve anladimki, her ne kadar sözde "hor olani hoslasak" ta, pratige gelince hiç te ôyle degilmis...yaani sonuçta, alevi, sunni, yahudi, ataeist....ne olursa olsun, bunlarin tek bir ortak noktasi varki, oda, bazi insanlarin, bi yandan mazlum rolu yapar (ki alevilik konusunda tariha bakarsak, evet dogru!) ama birazcik örgütlenme, gruplasma olmaya basladimi bu Grup veya kisiler, KENDI ÖZ DÜSUNCELERINI TEK DOGRU olduguna inanir ve O KENDI FIKIR DUSUNCELERINDEN ISTEKELRINDEN yan çizeni assagilar, horlar, dislar.....buda maalesef ALEVILER de de varmis!
[I]ben ki "hiç bir milleti, insani hor görme, ayiplama" yi Aleviligin merkezi biliridim....Yanilmisim....
Saygilar
Yazma diyorsunuz. Ama hiç eksik kalmıyorsunuz? Dikkat ederseniz konuyu açan benim. Bu konuya yazdığınızda beni muhatap almış oluyorsunuz. Eğer yazılarımız sizi rahatsız ettiyse(sizin kendinizce doğrularınıza uymadığı için) bizim konularımıza yazmayın.
Eğer biz sizin batıl görüşlerinizi destekleyip övseydik, bizi el üstünde tutar olmadık övgiler yağdırır ve bizde olmayan iyilikleri bize mal ederdiniz. Afedersiniz doğruları söylemek konusunda hiç bir şey bizi durduramaz. Ancak Allah ve Ehli Beyt'ten bir yasak olursa o başka. Ve siz kendi kafanızda bir alevilik çizmiş Onu insanlara dikte etmeye çalışıyorsunuz. Halbuki aleviliğin inançlarını hiç kaale almıyor ve alevilerle alay etmeye çalışıyorsunuz.
Yezit(Ona lanet olsun9 öyle bir kimseydi ki, tek derdi İmam Hüseyin(O'na selam olsun)'in düşüncesini yok etmek idi. Bu yüzen İmam Hüseyin ve ashabı, ehlibeyt'i gibi eşsiz insanları katletmekten ve kalanlarınıda esir ve sürgün etmekten hiç çekinmedi.
Şimdi İmam Hüseyin'in düşüncesini inkar eden, karşısında duran ve yok etmeye çalışan herkes Yezit'tir ve O'nunla bu kötü amelinde ortaktır. Biz İmam Hüseyin'in kanını vererek bizlere ulaştırdığı mesajını taşımada küçük büyük hiç bir Yezide yol bırakmayacagız Allah'ın izniyle.
Selam olsun Hüseyin'in mesajını anlayanlara ve taşıyanlara. vesselam
Sayin asigi ali
sadece belirteyim
o alinti yaptiginiz mesajim ONCELIKLE canan'in dikaktine idi! size ne oldu da yine SALDIRMAK ihtiyacini duydunuz??
Yarasi Olan Gocunur.....
son kez tekrarliorum: Sizin "aleviliginiz" size, benimki ise bana! bu kadar basit! ne var bunda illa bana kendi dusuncenizi asilamak istersiniz...
Sevgili can ,
Biz bunu kendimizden udyurmadık. Eski Bektaşi kitaplarında mevcut. İsterseniz kendisi bir bektaş olan Haydar Kaya'nın Alevi- Bektaşi erkanı ile ilgili kitabını inceleyebilirsiniz. Ayrıca bektaşiler neden özürlü insanları kabul edemezmiş buda anlaşılamaz bir durum. Bir dinsiz bir hrıstıyan veya herhangi bir dine nmensup olan biri Bektaşi inanc esaslarını kabul ederek Bektaşiliğe İntisap edebilir. Eski inançlarını koruyarak Tarikata kabul edilmeyeceği açıktır.
Her şeyin en iyisini siz biliyor gibi konuşuyorsunuz bence bektaşiliği yeniden okumanızı yada araştırmanızı tavsiye ederim unutmayın ki alevilik dogmatik bir oluşum değildir ve rituellerinde yorelre göre değişiklikler gösterebilir siz şii inancına yakın bir şekilde ibadet edersiniz ben şamanizme yatkın ne siz benim aleviliğimi sorgulayabilirsiniz ne de ben sizinkini ritüeller farklı olabilir herkes inanmak istediğine inanır ayrıca benimkisi dogrudur biz ehlibeyt yolunun kurallarını ulaştırıyoruz gibi cihad askeri gibi bir yaklaşım içine girmenzede anlam veremedim açıkçası lütfen daha sakn ve kişisel görüşlerinizi tabulaştırmadan yazınız.
Sayin asigi ali
sadece belirteyim
o alinti yaptiginiz mesajim ONCELIKLE canan'in dikaktine idi! size ne oldu da yine SALDIRMAK ihtiyacini duydunuz??
Yarasi Olan Gocunur.....
son kez tekrarliorum: Sizin "aleviliginiz" size, benimki ise bana! bu kadar basit! ne var bunda illa bana kendi dusuncenizi asilamak istersiniz...
Lütfen konuyu kişisel tartışma ortamına dökmeyiniz aleviliğin inanç esasları diye açılmış ve okuyanlar merak edenler bu şekilde okuyacak biliyorsunuz şahs düşüncenizi yazınız aksine yazılan yazıyada saygı çerçevesinde cevap veriniz yarası olan gocunur tarzı ithamınız gerçekten hoş durmuyor
Asigi Ali 01.05.2008, 12:46 Her şeyin en iyisini siz biliyor gibi konuşuyorsunuz bence bektaşiliği yeniden okumanızı yada araştırmanızı tavsiye ederim unutmayın ki alevilik dogmatik bir oluşum değildir ve rituellerinde yorelre göre değişiklikler gösterebilir siz şii inancına yakın bir şekilde ibadet edersiniz ben şamanizme yatkın ne siz benim aleviliğimi sorgulayabilirsiniz ne de ben sizinkini ritüeller farklı olabilir herkes inanmak istediğine inanır ayrıca benimkisi dogrudur biz ehlibeyt yolunun kurallarını ulaştırıyoruz gibi cihad askeri gibi bir yaklaşım içine girmenzede anlam veremedim açıkçası lütfen daha sakn ve kişisel görüşlerinizi tabulaştırmadan yazınız.
Lütfen konuyu kişisel tartışma ortamına dökmeyiniz aleviliğin inanç esasları diye açılmış ve okuyanlar merak edenler bu şekilde okuyacak biliyorsunuz şahs düşüncenizi yazınız aksine yazılan yazıyada saygı çerçevesinde cevap veriniz yarası olan gocunur tarzı ithamınız gerçekten hoş durmuyor
Sevgili Kardeşim,
Bizim görüşlerimiz bunlar. bazı insanlar beğenmiyorlar diye görüşlerimizi mi değiştirelim? Şimdi sizin görüşleriniz bize uymuyor. bu doğru. Ama diyor muyuz bize dikte ediyorsunuz? Farkındaysanız, sizde bizim görüşlerimizi kabul emiyorsunuz. Yani size göre alevilik çeşit çeşit. Bize göre ise Kur'an ve ehlibeyt öğretisinden ibaret.
Şimdi biz burada kaynaksız, delilsiz veya akıl süzgecinden geçirmeden bir söz mü söyledik.
Kısacası, bize göre bir kimsenin Alevi olması için yukarıda sıraladığımız beş ana inanç esasını kabul etmesi, bunlara inanması gerekir. İsterse hiç ibadet etmesin, bu bizi ilgilendirmez. Bu inanç esaslarını kabul ediyorsa bizim inanç ve görüşlerimize göre alevidir, etmiyorsa da değildir.
Bakın tekrarlıyorum, bu bizim inancımız ve görüşlerimizdir. Bunlar bazı arkadaşların hoşuna gitmiyor diye değiştirmeyiz. Ancak bu arkadaşlar delilleriyle gelir ve bizim delillerimizi çürütürlerse biz onların delilini kabul ederiz.
Şimdi söyler misiniz, sevgili kardeşim, hakaret etmelerinin ne manası var. Bakın onların görüşlerini kabul etmiyoruz, ama hakarette etmiyoruz. Siz ise bir yönetici olarak(bildiğim kadarıyla öylesiniz) burada adaleti sağlamak durumunda değil misini?
Ama biz sizden İmam Ali'nin adaletini bekledik sanırım, siz ise Ömer'in adaletini uyguluyorsunuz. Vesselam
ilm-i ledun 01.05.2008, 15:27 sevgili aşığı ali kardeşim birşey merak ettim.Sen caferi yada hüseynimisin.
Çünkü bazı fikirlerin "gerçeği görenler" ehli (anadolu alevisi) ile uyuşmuyor.
Biliyorsun ki caferilik , hüseynilik ile alakamız yakından uzaktan yoktur.Ehlibeyt sevgisi sadece ortak noktamızdır.
Sevgili Kardeşim,
Bizim görüşlerimiz bunlar. bazı insanlar beğenmiyorlar diye görüşlerimizi mi değiştirelim? Şimdi sizin görüşleriniz bize uymuyor. bu doğru. Ama diyor muyuz bize dikte ediyorsunuz? Farkındaysanız, sizde bizim görüşlerimizi kabul emiyorsunuz. Yani size göre alevilik çeşit çeşit. Bize göre ise Kur'an ve ehlibeyt öğretisinden ibaret.
Şimdi biz burada kaynaksız, delilsiz veya akıl süzgecinden geçirmeden bir söz mü söyledik.
Kısacası, bize göre bir kimsenin Alevi olması için yukarıda sıraladığımız beş ana inanç esasını kabul etmesi, bunlara inanması gerekir. İsterse hiç ibadet etmesin, bu bizi ilgilendirmez. Bu inanç esaslarını kabul ediyorsa bizim inanç ve görüşlerimize göre alevidir, etmiyorsa da değildir.
Bakın tekrarlıyorum, bu bizim inancımız ve görüşlerimizdir. Bunlar bazı arkadaşların hoşuna gitmiyor diye değiştirmeyiz. Ancak bu arkadaşlar delilleriyle gelir ve bizim delillerimizi çürütürlerse biz onların delilini kabul ederiz.
Şimdi söyler misiniz, sevgili kardeşim, hakaret etmelerinin ne manası var. Bakın onların görüşlerini kabul etmiyoruz, ama hakarette etmiyoruz. Siz ise bir yönetici olarak(bildiğim kadarıyla öylesiniz) burada adaleti sağlamak durumunda değil misini?
Ama biz sizden İmam Ali'nin adaletini bekledik sanırım, siz ise Ömer'in adaletini uyguluyorsunuz. Vesselam
Kusura bakmayın ali kadar adaletli olamadığım için sizden özür dilememi beklemeyin ama beni ömerle kıyaslamanıza da anlam veremedim vesselam :S
Konuyu fazala uzatmayacağım aşığı ali konu başlığı aleviliğin inanç esasları değil mi kendi görüşlerini yazmışsınız amenna fakat sizin gibi benimsemeyen kişilere alevi olmamakla suçluyorsunuz hangi hakla dikkat ederseniz ben hakaret eden kişiyide uyarmışım uyarılarım görevimin gereğidir fakat sizin yaptıklarınıza anlam verememem şahsi fikrimdir istediğinizi düşünebilirsiniz aleviliği istediğiniz gibide yaşayabilirsiniz.
Buna kimse karışamaz ben sadece size aleviliğe dahil olurken verdiğiniz ikrarı hatırlartmak istiyorum şayet alevilik hakkında bu kadar bilgi sahibi olduğunuza göre ikrar vermişsinizdir.
halitseyfi 01.05.2008, 19:42 Girmek istemediğimiz konu deriyedir. Nedeni, gereksiz sonu gelmeyen tartışmalar yapmaktan kaçınmaktır. Siz Kur'an ve Ehlibeyt'e rağmen devriye inancını benimsiyorsanız, bizim bu konuda konuşmamız anlamsız tartışmalara neden olur. Ama illaki Kuran'dan ve Ehlibeyt'ten delil istenirse bunun için gayret ederiz ve insallah delilleri ortaya koyarız.
Ehli Beyt Allah ile bütünleşmemiş miydi ki sonradan olsun? Sizin dediğiniz manada söylüyorum. Siz acaba Allah'ın Kur'an'da bir grup için "Ya Rabbi bizi bir daha dunyaya gönder de iyi işler yapalım, dediklerinde onlara ikinci bir şans verilmeyeceğini ve verildiği taktirde gene aynı işleri yapacaklarını" ibret olsun diye buyurduğunu okumadınız mı ?
Acaba siz Ehli Beyt'in, Allah Cennet ve Cehennem'i neden ebedi karar kılmıştır? Sorusuna "Allah dünyayı ebedi kılsa idi, Mümün ebedi olarak Allah'a itaat ve ibadet eder ve kafir de ebedi olarak Allah'a isyan eder" verdikleri cevabı duymamış mısınız?
Veya Hz Muhammed'in "insanlar Ali sevgisinde birleşselerdi, Allah Cehennem'i yaratmazdı" sözünü duymamış mısınız?
Şimdi söz buraya gelmişken, biz Kur'an ve Ehlibeyt'in açıkça beyan ettiği konularda başkalarından delil istemeyiz. Bu durumda Kur'an'da Allah kafirlere ölümlerinden sonra ikinci bir şans verilmeyeceğini beyan etmiş ve az önceki hadislerde dünyanın ebedi olmadığını çok açık bir dille ortaya koymuştur. Biz şu anda konunun detayına girmedik. Bu konuyla ilgili yüzlerce ayet ve binlerce hadis delil getirilebilir. Hadisler ve ayetler devriye inancını desteklemiyor.
sevgili kardeşim.
Devriyeyi inkar ediyorsanız ki, inkar ediyorsunuz Alevi olduğunuzu söyleyemezsiniz.
Haklısınız sizinle aleviliği tartışma boşa olur çünki sen aleviliği değil, alevilik adı altında şiiliği dayatmaktasın.
Bari adını koyacak kadar cesur davranında iran şiiliğini bizlere alevilik diye dayatmayın.
Bana yanlış düşündüğümü göstereceksen deyişlerimizl ozanlarımızla anlat. Hadislere ihtiyacımız yoktur bize aleviliği anlatan hadisler ve sureler değil ozanlarımız ve deyişlerimizdir.
Saygıdeğer can,
Genc Abdal'ın bu dörtlüğü devriye inancıyla alakalı değil. Hem bu gibi deyişleri anlamayan o kadar insan varki bunları okuduklarında aleviler Ali'ye Allah diyor diye yaygara koparıyorlar. Bu deyişin kendi marifetimizce manasını biliyoruz. EhliBeyet'in yaratılışı ile ilgili hadislere müracaat edebilirsiniz. Dilerseniz özel olarak gönderebilirim. Burada yayınlayamam.
Allah'tan başka herşey yaratılmıştır. Allah madde değildir. Yarattıklarına benzemez. Hayaller ve vehimler O'nu idrak edemezler. Hiçbir akıl O'nu kavrayıp kuşatamaz. O ne bir yerdedir ve nede bir zamanda. O ne bir şeyin içindedir ve nede dışında. O herşeyi görendir, göz ile değil. Heyşeri duyandır kulak ile değil. Hiç birşeye ihtiyacı yoktur, herşeyden müstağnidir. O'dan başka ilah yoktur ve O'dan başka mabud(ibadet edilen) yoktur.
Hz Ali Allah ile birleşti derken tam olarak nasıl bir birleşmeden bahsediyorsunuz bilmiyorum. Bunu açıklayın lütfen.
Sevgili kardeşim
Biz burda açık fikir alış verişi yapıyoruz. Neden özele inelim, toplumda gizlediğiniz ne var ki? Burda yanlışsak herkesin gözü önünde yanlışımızı kabul edecek olgunluktayız.(kendi adıma) doğruysakta doğruları hep birlikte sizden öğrenmiş oluruz
açık bir tartışmanın olduğu yerde gizli birşey yoktur. Dörtlüğün ne anlattığını lütfen burda anlatın. Yoksa şiiliği anlatır gibi önümüze delil olarak kuran ve hadislerden başka delil sunmayacakmış gibi izlenim verecek şeyler yazmayın.
Sevgiler
Sevgili canlar
(Bu bölüm sayın aşığı ali arkadaşıma yönelik değildir.)
Humeyni iranda iktidarı eline geçirdiği zaman gönderdiği mollalarla ülkemizde alevileri şiileştirme çalışması yapmış fakat tepkiler üzerine mollalar başarıya ulaşamamıştı. daha sonra özal zamanı iran ve türk yetkilileri " bırakın ya biz şiileştirelim, yada siz sünileştirin" şeklinde özetlenecek şekilde anlaşarak yapılan çalışmaların devamı gibi söylemler peş peşe nedense forumlarda, alevilerin yoğun olduğu her yerde ortaya çıkmaya başladı.
Nedense ya şii düşünce ye Alevilik, yada benzeri inançlara alevilik kılıfı geçirerek önümüze alevilik diye sunulmaktadır.
Alevilik, yazılı kaynakları fazla olmayan, var olan kaynakları ise hep gizlilik ve takiyeyle anlatılan düşüncelerdir. Aleviliği en doğru şekilde anlatan kaynaklarımızın çoğu ozanlarımızın şiirleri, sözleridir. Bu kaynaklar tarafından desteklenmeyen hiç bir sure veya hadis aleviliği anlatmaz, alevilikle ilgili doğruları önümüze sermez.
zulfukar 01.05.2008, 19:56 Konunun neden bu konuma geldigini hala anlamis degilim.
Siralanan inanc esaslari sunlar;
Tevhid( Allahin birligi),Adalet( Allahin adil oldugu.Bu sunni inancta yer alan hayirda serde Allahtandir itikadina tam terstir.) Nübüvvet( Hz.Muhammed in peygamberligi),mead(Cennet ve cehennemin varligi ve ceza ve mukafat),Imamet(Oniki imam inanci).
Simdi bunlara neden bukadar itiraz edilsin anlamis degilim cunku bunlar zaten Anadolu Alevilerince benimsenmis ve Aleviligin özünde olan itikatlardir.
Elbette Sia nin bazi kollarinda bu itikatlarin hepsi yoktur.Örnegin zeydilerde imamet inanci bizdeki oniki imam inanci gibi degildir.Ismaililerde de Ahiret inanci ve oniki imam inanci yoktur.Temel itikatlar sayilan bu maddeler kesinlikle Anadolu Aleviliginin temelidir özüdür.Gerek yazili ve gerek sözlü kaynaklarimiz bunun böyle oldugunu destekler.Ama yok kisisel anlamda biri kalkip ben bu maddelere inanmiyorum diyebilir saygi duyulur ama Alisiz Alevilik,Kuransiz ve Onikiimamsiz Alevilik nekadar gercekci olur onuda Akil sahipleri cevaplar.
Simdi Bu maddelerde caferilerle Ayni noktada olmasi neden bukadar sorun olsunki,Halbuki Oniki imamlara bile inanmayan Ismaililer(Ki Batini inancinin en muhkem temsilcisi) ile sirf batini itikatlara haiz oldugu icin onlarla ayni sayiliyoruz ve bazi kesimler onlarada Alevi diyebiliyor ama is caferilere gelince uygulama haricinde birtakim farkliliklar yüzünden "bizim onlarla sadece Ehlibeyt sevgisi ortakligimiz var"diyoruz. Caferi itikadini inceleyen herkes görecektirki;Temel inanclarda tamamen ayni itikadi paylasmamizin yaninda sadece uygulamada birtakim farkliliklar vardir.Bence bu bile caferi itikadina en azindan saygi duymamizi ve sürekli sunnilikle ayni kefeye koymamamizi gerektirir.
Baskada birsey diyemiyorum cünkü Allah Kullarinin anlayislarini ve mantigin isleyisini farkli yaratmistir.Herkes herseyi farkli agilayabilir.
Saygilar...
iyi aksamlar...
Alevikürt kardesime harfiylen katiliyorum,bunu ilk önce belirtmek isterim.....
Caferileri insanlar kara carsafa bürünmüs ve zincirlerle kendilerine aci verdiklerini iyi sekilde hatirlar.....evet sunniler yani ehli sünnet Peygamberin sünneti bagli olan anlaminda....ve Caferiler bunlara yakindir...
caferilik teoride aleviklen belki bag gösteriyor,ama pratikte dünya kadar fark vardir...Caferiler hic bir zaman bizler aleviyiz demediler, alevilik bir hastalik olarak algilanip,uzak duruldu...anadolu alevilerlen tek noktasi Ehli Beyt sevgisidir...baska bir ortak nokta görünmüyor...Caferilik Aleviklen zit olan inancdir,Caferilik daha cok Islam kaynakli,alevilik evrenseldir,Caferiler alevi deseniz buna karsi cikarlar,sonuna kadar ben red ediyorum caferiligi,ben kendimi mezhep icinde görmedigim icin caferiler bana cok uzak...MEZHEP dinlerden sonra cikan yoldur, Alevilik inanc sistemidir ve bu yüzden hic bir bag caferi mezhepinlen aramayin,Ortak Pirimiz sadece var: Imami Caferi Sadik.....bundan baska birsey yok!!!!!!!!!
Simdiki yasanilan Caferilikte PIR,MÜRSIT,DEDE gibi olgular yoktur.....Buna ne demek acaba?????????
Saygilar
( son günlerde aleviligi sunnilestirmek gibi bir amac var gibi bana öyle geliyor)
selamlar
kendi yazimi tekrar alip sunmaktan yarar görüyorum...
iyi aksamlar
Konunun neden bu konuma geldigini hala anlamis degilim.
Siralanan inanc esaslari sunlar;
Tevhid( Allahin birligi),Adalet( Allahin adil oldugu.Bu sunni inancta yer alan hayirda serde Allahtandir itikadina tam terstir.) Nübüvvet( Hz.Muhammed in peygamberligi),mead(Cennet ve cehennemin varligi ve ceza ve mukafat),Imamet(Oniki imam inanci).
Simdi bunlara neden bukadar itiraz edilsin anlamis degilim cunku bunlar zaten Anadolu Alevilerince benimsenmis ve Aleviligin özünde olan itikatlardir.
Elbette Sia nin bazi kollarinda bu itikatlarin hepsi yoktur.Örnegin zeydilerde imamet inanci bizdeki oniki imam inanci gibi degildir.Ismaililerde de Ahiret inanci ve oniki imam inanci yoktur.Temel itikatlar sayilan bu maddeler kesinlikle Anadolu Aleviliginin temelidir özüdür.Gerek yazili ve gerek sözlü kaynaklarimiz bunun böyle oldugunu destekler.Ama yok kisisel anlamda biri kalkip ben bu maddelere inanmiyorum diyebilir saygi duyulur ama Alisiz Alevilik,Kuransiz ve Onikiimamsiz Alevilik nekadar gercekci olur onuda Akil sahipleri cevaplar.
Simdi Bu maddelerde caferilerle Ayni noktada olmasi neden bukadar sorun olsunki,Halbuki Oniki imamlara bile inanmayan Ismaililer(Ki Batini inancinin en muhkem temsilcisi) ile sirf batini itikatlara haiz oldugu icin onlarla ayni sayiliyoruz ve bazi kesimler onlarada Alevi diyebiliyor ama is caferilere gelince uygulama haricinde birtakim farkliliklar yüzünden "bizim onlarla sadece Ehlibeyt sevgisi ortakligimiz var"diyoruz. Caferi itikadini inceleyen herkes görecektirki;Temel inanclarda tamamen ayni itikadi paylasmamizin yaninda sadece uygulamada birtakim farkliliklar vardir.Bence bu bile caferi itikadina en azindan saygi duymamizi ve sürekli sunnilikle ayni kefeye koymamamizi gerektirir.
Baskada birsey diyemiyorum cünkü Allah Kullarinin anlayislarini ve mantigin isleyisini farkli yaratmistir.Herkes herseyi farkli agilayabilir.
Saygilar...
Sayin zulfukar,
sanirim yazdigin "esasalar" bi çok alevi'ye "alevilik esasalari" degilde daha çok "sii/caferi/sunni" esaslari gibi algilanio. ondan dir.
ornek olarak ben gibi, Aleviligin Islam 12 imamdan alintilar evet var ama aleviligin ISLAM ile sinirlanmadigini dusunen aleviler.
ve bunu bi çok tarihi kaynaklar gösterir.
bana göre (benim aleviligim) in esaslari INSAN'dir! Hak-Muhammed-Ali'dir!
+ ALEVILIgi ya "islamin özu' yada aksine "islam'la alaksi yoktur' gibi teoriler yanlis olmakla beraber sadece insan toplum içinde rekabet ayrimcilik yaratmaktan baska bisey degildir.
bunun sebplerini amaclarini, bazi aydin insanlar (canan abla gibi) sanirim birazcik bilir anlar.
örnegin, günumuzde Hiristiyanlik gibi asirlar boyu otoritesini belirlemis bi Roma kilisesi olmasina ragmen, tum hiristiyanlik tarihinde "hiristiynalik bu degil" diye roma kilisesine bas kaldiranlar orgut, dernekler gorulmus ve halan var dir.
alevilikte te ki bugun tartismalar da buna benzio...
ben derimki, alevilik islamdir, hiristiyanliktir, zerduskluktur, caferiilik'tir.....Alevilik her "din" dir ayni zamanda'da hiç biri degil, her din'in üstunde (disindadir). Alevilik Insalik'tir, hak-muhammed-ali' dir.
iste budur aleviligin özelligi, hiç bir "dinden" ibaret olmamasina ragmen her "din" den bazi alintilari olan ve her insana/dine/kulture...bi gözle bakan...
saygilar
halitseyfi 01.05.2008, 21:10 Ozanlarımızın dilinde "devriye" yi anlatan sözler.....
Cihan var olmadan ketm-i ademde
Hak ile birlikte yektas idim ben
Yaratti bu mülkü cünkü o demde
Yaptim tasfirini nakkas idim ben
Anasirdan bir libasa büründüm
Nar’ü, hak’ü, bad’ü, ab’dan göründüm
Hayrül beser ile dünyaya geldim
Adem ile bile bir yas idim ben
(Harabi)
Ger aslim sorarsan ben bir niyazim
Sabir ilmi derler yerden gelirim
Ve katre idim simdi han oldum
Arstaki kandilden nurdan gelirim
(Nesimi)
Bulut olup agdigimi bilirim
Boran ile yagdigimi bilirim
Alt anadan dogdugumu bilirim
Kac ebeden kac soruldum kimbilir.
...
Dünyayi dolastim hep kara batak
Görmedim bir karar bilmedim durak
Üstümü kac örtü bu kara toprak
Kac serildim kac dirildim kimb |