Orijinalini görmek için tıklayınız : 12 İmam(a.s.) nasıl Abdest alırdı?


Asigi Ali
15.04.2008, 18:02
12 İmam'a Göre Abdestin nasıl alınacağını, Kur'an'dan alıntı yaptığımız abdest ayeti ve Ehli Beyt'ten aldığımız bazı hadislerle aktaracağız. Herhangi bir yorum veya ekleme yapmadık.




ABDEST


Cenabı Hak Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler, namaza durmak istediğiniz zaman, yüzlerinizi ve dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın; başınızın bir kısmını ve mafsallara kadar ayaklarınızın bir kısmını meshedin." 1

Hz. İmam Rıza (a.s) abdestin hikmeti hususunda şöyle buyurmuştur: "Şu nedenle abdest almayla (namaza) başlama emri verilmiştir ki kul, mutlak egemenlik sahibi Yüce Allah'ın huzurunda durup münacat ettiği esnada temiz olsun ve kirlilik ve pislikten pak olduğu bir halde O'nun emrini yerine getirsin. İlaveten; abdest almak, insandan tembellik, halsizlik ve uyuşukluğu giderir ve insana, Hakk'ın huzurunda durmak için gerekli kalp temizliğini sağlar." 2

Allah Resulü ise şöyle buyurmuştur: "Kul, abdest almak kastıyla yüzünü yıkayınca yüzünün günahları dökülür; ellerini dirseklerle beraber yıkayınca ellerinin günahları dökülür; başını meshedince başının günahları dökülür ve ayağına meshedince de ayaklarının günahları dökülür. Ve abdestine başlarken "Besmele" çekerse, bütün azaları günahlardan temizlenir. Ve abdestinin sonunda "Kusurlardan münezzehsin Allah'ım ve bütün övgüler sana mahsustur. şahadet ederim ki, senden başka ilah yoktur; senden mağfiret diler, sana tövbe ederim. Ve şahadet ederim ki, Muhammed, senin kulun ve resulündür. Ve şahadet ederim ki, Ali, senin velin ve peygamberden sonra halk arasındaki halifendir. Onun halifeleri de, senin halifelerin;
vasileri de, senin vasilerindir" söylerse, günahları yaprakların a¤açtan döküldü¤ü gibi dökülür.

Ayrıca Yüce Allah, onun abdestinin her bir damlasından, Allah'ı tespih ve takdis eden, Allah'ı birleyip ululayan ve Muhammed ve Al-i Muhammed'e salat eden bir melek yaratır; bütün bunların sevabını da abdest alana yazar. 3

Yine, Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuşlardır: "Abdest alan kimse, suya ilk dokunmasında şeytan ondan uzaklaşır; ağzına su alıp çalkaladığında Allah, onun kalbini ve dilini hikmetle nurlandırır; burnuna su aldığında Allah, ona cehennem ateşinden güvence verir ve ona cennet kokusunu bahşeder. Yüzünü yıkadığında Allah, bazı yüzlerin beyazlaşıp bazılarının da siyahlaştığı gün, onun yüzünü beyaz kılar; kollarını yıkadığında Allah, ona cehennem ateşi kelepçelerini haram kılar; başına meshettiğinde Allah, onun günahlarını siler; ayaklarına meshettiğinde Allah, ayakların sürçtüğü günde ona Sırat Köprüsü'nden geçme belgesi ata eder." 4

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır: "Temizlenmeye ve abdest almaya karar verdiğin zaman, Allah'ın rahmetine gider gibi, suya doğru hareket et. Çünkü Allah Teala suyu, kendine yakınlığın ve münacatının anahtarı kılmış; huzuruna varma delili seçmiştir. Nasıl ki, Allah'ın rahmeti, kulların günahlarını yıkayıp temizliyorsa, su da, zahiri kirlilikleri öylece yıkayıp temizler; sudan başkası bunu yapamaz. Allah Teala: "…Rahmetinden önce müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O'dur. Ve gökten suyu temizleyici olarak biz indirdik" 5 buyurmuştur.

Yine, "Biz her şeyi, su aracılığıyla diri kıldık" 6 buyurmuştur. Nasıl ki, dünya nimetlerinden her şeyi su aracılığıyla diri kılmışsa, böylece kendi fazıl ve ihsanıyla kalplerin diriliğini de itaat etmede karar kılmıştır.

Yine, suyun saflığı, letafeti, temizleyiciliği, bereketi, her şeyle olan ince karışımı ve her şeydeki varlığı hususunda düşün. Onu, Allah Teala'nın sana temizlemesini emrettiği azaların temizliğinde kullan. Bununla ilgili adap, farz ve sünnetlere riayet et. Çünkü bunların her birinin altında çok faydalar yatmaktadır. Eğer sen onu, gereken saygısıyla kullanırsan, yakında onun fayda çeşmeleri senin için ortaya çıkar. Sonra Allah'ın kullarıyla, suyun nesnelerde, her şeyin hakkını eda ettiği halde, onların hakikatinde bir bozgunluk meydana getirmeden olan karışımı gibi, muaşeret et. Bu hususta Allah Resulü'nün şu sözünü dikkate al ki, buyurmuşlardır: "Has müminin örneği, su örneği gibidir."

Yine, bütün ibadet ve itaatlerinde Allah'la olan samimiyet, duruluk ve hulusun, suyun Allah Teala'nın gökten indirdi¤i andaki duruluk ve saflığı gibi olsun ki, Allah onu çok temizleyici olarak adlandırmıştır. Yine, Azalarını suyla temizlediğin anda, kalbini de takva ve yakinle temizle." 7

Abdest Nasıl Alınır?


Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de abdestin nasıl alınacağı hususunda şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler, namaza durmak istediğiniz zaman, yüzlerinizi ve dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın; başınızın bir kısmını ve mafsallara kadar ayaklarınızın bir kısmını meshedin." 8





Zürare diyor; Hz. İmam Muhammed Bakır (a.s)'a: "Abdestte yüzün yıkanması gereken bölümünü bana bildirir misiniz?" dedim. İmam (a.s) şöyle buyurdular: "Allah'ın, abdest alırken yüzden yıkanmasını emrettiği, kimsenin artırma veya eksiltme hakkının bulunmadığı, artırırsa, sevap alamayacağı eksiltirse, günah işlemiş sayılacağı bölüm, baş tüylerinin bitiminden çeneye kadar, elin başparmağıyla orta parmağı arasında kalan bölümüdür. Yüz yuvarlağının bu iki parmak arasında kalan bölümü yüzden sayılır. Bunun dışında kalan kısım yüzden sayılmaz." Rivayeti nakleden zat diyor; ben İmam'a: "şakak yüzden değil midir?" dedim. İmam: "Hayır, değildir" buyurdular." 9

İmam Rıza (a.s), Abbasi halifelerinden Memun'a abdest hususunda yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur: "Sonra abdest, Allah Teala'nın emrettiği gibi, yüzün ve kollar›n dirseklerle birlikte bir defa yıkanması; başın ve ayaklarn da bir defa meshedilmesinden ibarettir. Kim, ayağa giyilen meste meshederse, Allah ve Resulüne muhalefet etmiş; farzını ve kitabnı terk etmiştir." 10

İmam Ali (a.s) ise, kendisine; meste meshetmenin caiz olup olmadığını soran birine: "Ey adam, Allah, insanları temizlenmeye (abdest almaya) emretmiş ve onu uzuvlara bölmüştür. Ondan bir pay yüze, bir pay kollara, bir pay bafla, di¤er bir pay da ayaklara ayırmıştır. Eğer senin mestlerin bu uzuvlardan ise onlara meshet" yanıtını vermiştir." 11





İmam Musa Kazım (a.s) Ali bin Yaktin ismindeki yaranına abdest hususunda yazdığı mektupta: "Abdest alırken, yüzünü birinci defa farz olarak, ikinci defa da sünnet olarak yıka; ellerini de dirseklerden itibaren aynı şekilde yıka; başının önünü ve ayaklarının üstünü de, abdestinden elinde kalan ıslaklıkla meshet" buyurmuşlardır.12

Hz. İmam Ali (a.s), Muhammed bin Ebu Bekir'i Mısır'a vali tayin ettiğinde ona hitaben yazdığı ahitnamesinde şöyle buyurmuştur: "Abdestine dikkat et; zira abdest namazın kemalindendir. Üç defa, ağzına, üç defa burnuna su al, sonra yüzünü; sonra sağ elini, daha sonra sol elini dirseklerden el parmakları ucuna kadar yıka; sonra da başını ve ayaklarını meshet. Çünkü ben Allah Resulünün böyle abdest aldığın gördüm ve bil ki, abdest imanın yarısıdır."13

Zürare diyor; İmam Muhammed Bakır (a.s)'dan Allah Resulünün nasıl abdest aldığını sorduk. Bunun üzerine İmam (a.s) teşt içerisinde kendisine su getirilmesini emretti. Su getirilince, ilk önce sağ elini suya daldırdı; bir avuç su alarak yüzüne döktü ve yüzünü yıkadı. Sonra, sol elini suya daldırdı; bir avuç su alarak, sağ eline dirsekten aşağı doğru dökerek el parmaklarına kadar yıkadı ve suyu yukarıya dirseğe doğru çevirmedi. Sonra, sağ elini suya daldırdı ve bir avuç su alarak sol elinin üzerine dirsekten aşağı doğru dökerek, onu da sağ eldeki gibi yıkadı. Sonra, sağ elindeki ıslaklıkla başını ve daha sonra da sağ elin geri kalan ıslaklığıyla sağ ayağını, sol elin ıslaklığıyla da sol ayağını meshetti ve mesh için eline ayrıca başka su almadı. 14

Yine, Zürare başka bir rivayetinde diyor ki; İmam Muhammed Bakır (a.s.) bize: "Allah Resulü'nün nasıl abdest aldığını size göstereyim mi?" diye buyurdu. Biz: "Evet, göster" deyince; içinde su bulunan bir teşt istedi. Sonra, kolundan elbisesini yukarı sıyırarak; sağ elini suya daldırdı ve: "El pak olduğu takdirde böyle yapılır" dedi ve "bismillah" diyerek bir avuç su alıp alnından aşağı doğru döktü ve eliyle alnını ve yüzünü bir defa sıvazlayarak suyun sakalının ucuna kadar akmasını sağladı. Sonra, sol elini suya daldırdı; bir avuç dolusu su alarak, sağ dirseklerinden aşağı doğru döktü ve eliyle kolunu sıvazlayarak suyun parmak uçlarına kadar akmasını sağladı. Sonra, sağ elini suya daldırdı ve aldığı suyu sol kolu dirseği üzerinden döktü ve su parmaklar uçundan akıncaya kadar kolunu sıvazladı. Sonra da, sağ ve sol ellerinde kalan ıslaklıkla başının ön kısmını, sağ ve sol ayaklar›n›n üzerini meshetti." 15

Keza, Abdurrahman bin Kesir diyor; bir gün Hz. Ali (a.s) ile birlikte oturuyorduk. Hazretin oğlu Muhammed-i Hanefiyye de oradaydı. Bu arada İmam, Muhammed-i Hanefiyye'ye abdest alması için su getirmesini emretti. Su getirilince, hazret sağ eliyle su alarak her iki elini yıkadı ve bunu yaparken de; "Bismillah, övgü suyu pis değil de temizleyici kılan Allah'a mahsustur" dedi. Sonra, ağzına su aldı ve "Allah'ım Sana kavuştuğum gün delilimi bana öğret ve dilimi seni anmaya salıver" dedi. Sonra, burnuna su alarak; "Allah'ım, cennet kokusunu bana haram kılma ve beni onun güzel kokusunu tadanlardan kıl" dedi. Sonra, yüzünü yıkadı ve yüzünü y›karken; "Allah'ım, yüzlerin siyahlaştığı günde benim yüzümü ak kıl ve yüzlerin beyazlaştığı günde de benim yüzümü siyahlaştırma" dedi. Sonra, sağ kolunu yıkamaya başladı ve sağ elini yıkarken de; "Allah'ım, benim amel defterimi sağ elime, cennette ebedi kalış belgemi de sol elime ver ve beni kolay bir hesapla hesaba çek" dedi. Sonra, sol kolunu yıkadı ve bu esnada; "Allah'ım, amel defterimi ne sol elimden, ne de arka tarafımdan bana verme; ellerimi boynuma da bağlama ve cehennemin ateş parçalarından da sana sığınırım" dedi. Sonra, başını meshetti ve bunu yaparken de; "Allah'ım, rahmetin, bereketin ve affınla beni kuşat" dedi. Sonra, sağ ayağını meshetmeye başladı ve bu sırada; "Allah'ım, ayakların kaydığı günde benim ayağımı Sırat üzerinde sabit kıl ve yürüyüşlerimi senin rızanı kazandıracak yolda olmasını sağla; ey rahmet edenlerin en merhametlisi" dedi. Sonra, sol ayağını da meshetti ve onu meshederken de aynı duayı okudu. Sonra da, başını kaldırıp Muhammed-i Hanefiyye'ye bakarak buyurdu ki: "Ey Muhammed, kim benim abdest aldığım şekilde abdest alır ve benim okuduğum duaları okursa, Allah onun abdest suyunun her bir damlasından bir melek yaratır ve onlar kıyamete kadar Allah'ı takdis ve tespih edip ulularlar; bunun sevabı da abdest alana yazılır." 16

Yine, İmam Cafer Sadık (a.s) abdest hususunda şöyle buyurmuşlardır: "Abdest aldığın sırada başına meshetmeyi unutur ve ayağını meshettikten sonra hatırlarsan, eğer henüz elinin ıslaklığı devam ediyorsa, onunla önce başını sonra da ayaklarını yeniden meshetmelisin. Ama eğer abdestinin ıslaklığından elinde bir şey kalmamışsa, sakalında kalan ıslaklıktan elinle alır ve onunla başını ve ayağını meshedersin. Eğer sakalın yok ise, kaşlarında ve göz kenarlarında kalan ıslaklıktan alır ve onunla başını ve ayaklarını meshedersin. Ama eğer asla abdest ıslaklığı kalmamışsa, abdestini yeni baştan almalısın." 17

1 - Maide/6.
2 - El-Vesail,c.1, s.257
3 - Bihar'ül Envar, c. 80, s.316
4 - El-Vesail, c. 1, s. 278.
5 - Furkan/ 48.
6 - Enbiye/30
7 - Bihar'ül Envar, c. 77, s. 339. Misbah'üfl fieriat, 10. bölüm.
8 - Maide/6.
9 - Furu'ul Kafi, c. 3, s. 27, El-Vesail, c. 1, s. 284.
10 - Bihar'ül Envar, c. 80, s. 262.
11 - Bihar'ül Envar, c. 80, s. 285.
12 - Bihar'ül Envar, c. 80, s. 271.
13 - Bihar'ül Envar, c. 80, s. 366, El-Vesail, c. 1, s. 279.
14 - Furu'ul Kafi, c. 3, s. 26, Bihar'ül Envar, c. 80, s. 274.
15 - Furu'ul Kafi, c. 3, s. 25.
16 - Bihar'ül Envar, c. 80, s. 319, El-Vesail, c. 1, s. 282.
17 - El-Vesail, c. 1, s. 288.