Orijinalini görmek için tıklayınız : Bugünkü siyasilerin halkın sorunlarına çözüm olacağına inanıyor musunuz?
TBMM'de halkın(işçilerin,köylülerin,emekçilerin,mazlumları n,ezilenlerin) çıkarı için oluşturulan bir yasa ya da onların sorunlarını çözmeye yönelik köklü değişimlerin olacağı bir atılımın yapılmasına dair bir proje çıkacağına inanıyormusunuz......görüşleriniz nelerdir.....
bu güne kadar böyle birşeye raslamadığımız için inanmıyorum aksine bunun tam tersini görüyoruz ve yaşıyoruz yıllardan beri.saygılar...
Kara Davut 16.04.2008, 23:57 Sevgili Kardeşim,
Neden başlık TBMM?
Bu yasaları,getirecek olan TBMM'mi?İçinde bulunanların getirmediği yasaların suçlusu TBMM'mi?Öncelikle başlığın yanlış.Sanki meclisi provake etmek istermişsin gibi bir düşünce yaratıyor insanda.
Sorularına gelince,bu köklü değişim zaten yapılmadı mı?Ümmetçi,saltanatçı düzen yıkıldıktan sonra,bu halk aydınlığa çıkarılmadımı?Sizin istediğiniz köklü reformlar neler?birde onları sıralasaydınız!Sizin savunduğunuz zihniyetin projeleri neler?Tamam bende şuan ki itibariyle bu seçilmişlerin birşey yapacağına inanmıyorum.40 yıl iktidarda otursalar yine hayır gelmeyeceğini biliyorum.Ancak ortaya soruyu atıp çekilmek yerine,bildiklerinizi neden paylaşmıyorsunuz?haydi biraz çözümcü olun.Anlatın bakalım fikirlerinizi..
Kara Davut 17.04.2008, 00:11 Kara Davut yazmış:
Sevgili Arkadaşlar!
Bu ülkenin toplumsal olarak ileri gidebilmesi için yapılması gereken hamlelerinizi,bir anayasanın içerisinde olması gerektiğini düşündüğünüz maddelerinizi,insanca ve insani şartlarda yaşamak için gerekli olan yasa tekliflerinizi burada tüm arkadaşlarla paylaşırsanız sevinirim.katkılarınızdan ötürü şimdiden teşekkür ederim.
hadi ben başlayayım,
1-düşünce özgürlüğü üzerindeki yaptırımları kaldıralım.şeffaf bir devlet anlayışı içerisinde,devleti yıkmaya yönelik faaliyetler ve vatan hainliği hariç tüm düşüncelere serbestlik tanıyalım.
2-dinler üzerindeki çarpık yapılanmayı kaldıralım.diyaneti,her dinin eşit olarak idare edildiği,içinde her din ve görüşe ait din adamlarının bulunduğu,ortak bir kurum haline getirelim.
3-zorunlu din dersini kaldıralım.ancak her insanın inançlarını öğrenebileceği kursların açılmasına müsaade edelim.
4-her inanca eşit olarak,nüfus yoğunluğuna göre ibadethane açılmasına imkan tanıyalım.
5-okullarda kıyafet serbestisi getirelim.bir yahudi kipasıyla,bir müslüman sakalıyla,bir hristiyan haçıyla rahatlıkla eğitimini alabilsin.
6-TSK’nin siyasete bulaşmaması için anayasaya bir madde koyalım.Ancak yasalara uyulmaması,anarşi ve savaş gibi durumlarda TSK'yı tek çatı olarak görelim.iç ve dış istihbarat birimlerimizi güçlendirelim.
7-eğitim sistemini değiştirelim,ezberci anlayışı kaldıralım.çocukları ilk okuldan itibaren,yeteneklerine göre yönlendirelim.üniversite sınavını kaldırıp,mesleki lise bitirenleri meslek yüksek okullarına yönlendirelim.özgürce eğitim alınmasının önünü açalım.eğitimin paralı olmasını engelleyelim.özel üniversiteleri devlet üniversitelerine bağlayalım.Yök’ü kapatalım.
8-bütün halkların öz dilini kullanmasına ve kültürlerini yaşamasına müsaade edelim.Ancak resmi makamlarda resmi dilin Türkçe olması konusunda anlaşmaya varalım.
9-genç neslin kendi dilini öğrenmesi için okullarda taleplere göre bütün dilleri seçmeli yapalım.
10-GSMH’nın eşit olarak dağılmasına yönelik,çalışmalar yapalım.
11-sanayileşme ve kobilere destek bazında yeni yasalar çıkaralım.belli oranlarda özelleştirmelere ve yabancı sermayeye olanak tanıyalım.
12-ar-ge çalışmalarına yönelik daha fazla çalışmalar yapalım.
13-Milli bir ekonomi modeli oluşturalım.Bütün bölgelerde yapılacak bir çalışma ile,bölgelerin fiziksel ve sosyal durumlarını değerlendirerek,üretime ne şekilde katkı sağlayacaklarını tesbit edip,yatırımlarımızı ona göre yapalım.
14-Merkez Bankası’nı özerk bir kurum haline getirelim.merkez bankasını siyasi etkilerden arındıralım.
15-Belediyeleri siyasi parti yapılanmasından çıkarıp,bağımsız birimler haline getirelim.belediye başkanlarını seviye tesbit sınavına tabi tutalım.başkan adaylarının projelerini değerlendirip,yapılabilirliğine göre imkan tanıyalım.
17-IMF’ye bağımlılıktan biran evvel kurtulalım.
18-Yolsuzluk ve soygunculuk yapanları en ağır şekilde cezalandıralım ve her ne olursa olsun,kazanımlarını devlet hazinesine aktararak,her türlü ticaret yapmasına müsaade etmeyelim.Yurt dışına para kaçışını önlemek için,kazancın devlet bankalarında kalmasına yönelik yasalar getirelim.
19-Devlet denetim organlarının sayısını ve niteliklerini çoğaltalım.hatta bunun için emekli vatandaşları gönüllü denetmen yapalım.
20-milletvekilliği dokunulmazlıklarını kaldıralım.
21-Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasındaki faktörleri çoğaltalım.
22-yargı organlarının siyaset üstü olmasını sağlayalım.siyasetle ilişiği olanları görevden uzaklaştıralım.
23-Belediye Meclis’lerinde ve TBMM’de bağımsız senatolar kuralım.Bunlar yasalara bağlı çalışıldığını denetlesin.
24-yeni bir vergi yasası çıkaralım.işçilerden ve küçük ölçekli işletmelerden vergi almayalım.
25-öz kaynaklarımızı değerlendirelim.yer altı kaynaklarımızın pazarlanması ve işletilmesi konusunda daha karlı yaptırımlar ve yatırımlar yapalım.
Tüm bunları yaparken Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı kalacağınıza yürekten yemin edecekmisiniz?
varmısınız yukarıdaki maddelere!
tbmmden beklediğim tek atak kendılerını daha sağlama almaları için zam yaptırma emeklilik gibi şeyler:lol
aslında ordaki bi çok kişi milleti temsille ilgisi yok onlar çay ocağında oturuyorlar anons geliyor gelin oy verin parmak kaldırın onlar gelip yapıp geri çay ocağına dönüyorlar:)
Türkiye'de kadın nufusun %25 i çalışıyor. Türkiye'deki kadınların %10 u politikayla ilgileniyor %5'i (belkide daha az) aktif olarak bir siyasi parti üyesi. Meclisteki kadın milletvekillerinin çoğunun milletvekilliği oylamalara katılıp oy vermekten ibaret.
Kadınlar ne kadar çalışma hayatının ve siyasal hayatın içinde olurlarsa bir ülkede o kadar güçlü olurlar o ülkenin parlamentosunda.
Kadınlarının belkide %90'ının hayata bakışı ve gelecek planının evleneyim, çalışmayayım, çocuk yapayım hayatıma böyle devam edeyimden ibaret olan bir ülkede başka ne beklenebilir ki :kzgn
Bence mecliste kadın milletvekillerinin çok sayıda olması demokrasi açısından mükemmel olur, ama kadınlar inşallah mecliste örgü öreceklerini düşünmüyorlardır,:lol: aksi taktirde şikayet etmeye pek de hakları yok:thumbdown
Bende bir bayan olarak ,mecliste kadınlara Atatürk anlayışında olduğu gibi,bugünde çeşitli haklar verilmesini istiyorum vede bu haklarının olduğunu algılayabilecek seviyede eğitim olanaklarının sunulmasını istiyorum ............
Kara Davut yazmış:
Sevgili Arkadaşlar!
Bu ülkenin toplumsal olarak ileri gidebilmesi için yapılması gereken hamlelerinizi,bir anayasanın içerisinde olması gerektiğini düşündüğünüz maddelerinizi,insanca ve insani şartlarda yaşamak için gerekli olan yasa tekliflerinizi burada tüm arkadaşlarla paylaşırsanız sevinirim.katkılarınızdan ötürü şimdiden teşekkür ederim.
hadi ben başlayayım,
1-düşünce özgürlüğü üzerindeki yaptırımları kaldıralım.şeffaf bir devlet anlayışı içerisinde,devleti yıkmaya yönelik faaliyetler ve vatan hainliği hariç tüm düşüncelere serbestlik tanıyalım.
2-dinler üzerindeki çarpık yapılanmayı kaldıralım.diyaneti,her dinin eşit olarak idare edildiği,içinde her din ve görüşe ait din adamlarının bulunduğu,ortak bir kurum haline getirelim.
3-zorunlu din dersini kaldıralım.ancak her insanın inançlarını öğrenebileceği kursların açılmasına müsaade edelim.
4-her inanca eşit olarak,nüfus yoğunluğuna göre ibadethane açılmasına imkan tanıyalım.
5-okullarda kıyafet serbestisi getirelim.bir yahudi kipasıyla,bir müslüman sakalıyla,bir hristiyan haçıyla rahatlıkla eğitimini alabilsin.
6-TSK’nin siyasete bulaşmaması için anayasaya bir madde koyalım.Ancak yasalara uyulmaması,anarşi ve savaş gibi durumlarda TSK'yı tek çatı olarak görelim.iç ve dış istihbarat birimlerimizi güçlendirelim.
7-eğitim sistemini değiştirelim,ezberci anlayışı kaldıralım.çocukları ilk okuldan itibaren,yeteneklerine göre yönlendirelim.üniversite sınavını kaldırıp,mesleki lise bitirenleri meslek yüksek okullarına yönlendirelim.özgürce eğitim alınmasının önünü açalım.eğitimin paralı olmasını engelleyelim.özel üniversiteleri devlet üniversitelerine bağlayalım.Yök’ü kapatalım.
8-bütün halkların öz dilini kullanmasına ve kültürlerini yaşamasına müsaade edelim.Ancak resmi makamlarda resmi dilin Türkçe olması konusunda anlaşmaya varalım.
9-genç neslin kendi dilini öğrenmesi için okullarda taleplere göre bütün dilleri seçmeli yapalım.
10-GSMH’nın eşit olarak dağılmasına yönelik,çalışmalar yapalım.
11-sanayileşme ve kobilere destek bazında yeni yasalar çıkaralım.belli oranlarda özelleştirmelere ve yabancı sermayeye olanak tanıyalım.
12-ar-ge çalışmalarına yönelik daha fazla çalışmalar yapalım.
13-Milli bir ekonomi modeli oluşturalım.Bütün bölgelerde yapılacak bir çalışma ile,bölgelerin fiziksel ve sosyal durumlarını değerlendirerek,üretime ne şekilde katkı sağlayacaklarını tesbit edip,yatırımlarımızı ona göre yapalım.
14-Merkez Bankası’nı özerk bir kurum haline getirelim.merkez bankasını siyasi etkilerden arındıralım.
15-Belediyeleri siyasi parti yapılanmasından çıkarıp,bağımsız birimler haline getirelim.belediye başkanlarını seviye tesbit sınavına tabi tutalım.başkan adaylarının projelerini değerlendirip,yapılabilirliğine göre imkan tanıyalım.
17-IMF’ye bağımlılıktan biran evvel kurtulalım.
18-Yolsuzluk ve soygunculuk yapanları en ağır şekilde cezalandıralım ve her ne olursa olsun,kazanımlarını devlet hazinesine aktararak,her türlü ticaret yapmasına müsaade etmeyelim.Yurt dışına para kaçışını önlemek için,kazancın devlet bankalarında kalmasına yönelik yasalar getirelim.
19-Devlet denetim organlarının sayısını ve niteliklerini çoğaltalım.hatta bunun için emekli vatandaşları gönüllü denetmen yapalım.
20-milletvekilliği dokunulmazlıklarını kaldıralım.
21-Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasındaki faktörleri çoğaltalım.
22-yargı organlarının siyaset üstü olmasını sağlayalım.siyasetle ilişiği olanları görevden uzaklaştıralım.
23-Belediye Meclis’lerinde ve TBMM’de bağımsız senatolar kuralım.Bunlar yasalara bağlı çalışıldığını denetlesin.
24-yeni bir vergi yasası çıkaralım.işçilerden ve küçük ölçekli işletmelerden vergi almayalım.
25-öz kaynaklarımızı değerlendirelim.yer altı kaynaklarımızın pazarlanması ve işletilmesi konusunda daha karlı yaptırımlar ve yatırımlar yapalım.
Tüm bunları yaparken Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı kalacağınıza yürekten yemin edecekmisiniz?
varmısınız yukarıdaki maddelere!
Yahu sevgili Davut sen yapmışsın böyle?
Bizim siyasetciler hacı hocalar alışık deyiller böyle şeylere! kiyamet günümü yaklaştı ne? lütfen böyle şakalar yapma..:D
-Rüşveti kaldırıyorsun
-işçilere sahip çıkıyorsun
-Türkiyenin tabii kaynaklarına sahip çıkıyorsun
-Türkiyenin olumlu bir şekilde kalkınmasi icin büyük hamleler düşünüyorsun
-vs vs vs.
-Bak söyleyim bizim millet böyle şeylere alışık deyildir maazallah insanlar kalpten gider.. veya iç savaş çıkar
Evet şaka bir yana tam sosyal bir system altına imzami bile atarım... :thumbup:
Kara Davut yazmış:
Sevgili Arkadaşlar!
Bu ülkenin toplumsal olarak ileri gidebilmesi için yapılması gereken hamlelerinizi,bir anayasanın içerisinde olması gerektiğini düşündüğünüz maddelerinizi,insanca ve insani şartlarda yaşamak için gerekli olan yasa tekliflerinizi burada tüm arkadaşlarla paylaşırsanız sevinirim.katkılarınızdan ötürü şimdiden teşekkür ederim.
hadi ben başlayayım,
1-düşünce özgürlüğü üzerindeki yaptırımları kaldıralım.şeffaf bir devlet anlayışı içerisinde,devleti yıkmaya yönelik faaliyetler ve vatan hainliği hariç tüm düşüncelere serbestlik tanıyalım.
2-dinler üzerindeki çarpık yapılanmayı kaldıralım.diyaneti,her dinin eşit olarak idare edildiği,içinde her din ve görüşe ait din adamlarının bulunduğu,ortak bir kurum haline getirelim.
3-zorunlu din dersini kaldıralım.ancak her insanın inançlarını öğrenebileceği kursların açılmasına müsaade edelim.
4-her inanca eşit olarak,nüfus yoğunluğuna göre ibadethane açılmasına imkan tanıyalım.
5-okullarda kıyafet serbestisi getirelim.bir yahudi kipasıyla,bir müslüman sakalıyla,bir hristiyan haçıyla rahatlıkla eğitimini alabilsin.
6-TSK’nin siyasete bulaşmaması için anayasaya bir madde koyalım.Ancak yasalara uyulmaması,anarşi ve savaş gibi durumlarda TSK'yı tek çatı olarak görelim.iç ve dış istihbarat birimlerimizi güçlendirelim.
7-eğitim sistemini değiştirelim,ezberci anlayışı kaldıralım.çocukları ilk okuldan itibaren,yeteneklerine göre yönlendirelim.üniversite sınavını kaldırıp,mesleki lise bitirenleri meslek yüksek okullarına yönlendirelim.özgürce eğitim alınmasının önünü açalım.eğitimin paralı olmasını engelleyelim.özel üniversiteleri devlet üniversitelerine bağlayalım.Yök’ü kapatalım.
8-bütün halkların öz dilini kullanmasına ve kültürlerini yaşamasına müsaade edelim.Ancak resmi makamlarda resmi dilin Türkçe olması konusunda anlaşmaya varalım.
9-genç neslin kendi dilini öğrenmesi için okullarda taleplere göre bütün dilleri seçmeli yapalım.
10-GSMH’nın eşit olarak dağılmasına yönelik,çalışmalar yapalım.
11-sanayileşme ve kobilere destek bazında yeni yasalar çıkaralım.belli oranlarda özelleştirmelere ve yabancı sermayeye olanak tanıyalım.
12-ar-ge çalışmalarına yönelik daha fazla çalışmalar yapalım.
13-Milli bir ekonomi modeli oluşturalım.Bütün bölgelerde yapılacak bir çalışma ile,bölgelerin fiziksel ve sosyal durumlarını değerlendirerek,üretime ne şekilde katkı sağlayacaklarını tesbit edip,yatırımlarımızı ona göre yapalım.
14-Merkez Bankası’nı özerk bir kurum haline getirelim.merkez bankasını siyasi etkilerden arındıralım.
15-Belediyeleri siyasi parti yapılanmasından çıkarıp,bağımsız birimler haline getirelim.belediye başkanlarını seviye tesbit sınavına tabi tutalım.başkan adaylarının projelerini değerlendirip,yapılabilirliğine göre imkan tanıyalım.
17-IMF’ye bağımlılıktan biran evvel kurtulalım.
18-Yolsuzluk ve soygunculuk yapanları en ağır şekilde cezalandıralım ve her ne olursa olsun,kazanımlarını devlet hazinesine aktararak,her türlü ticaret yapmasına müsaade etmeyelim.Yurt dışına para kaçışını önlemek için,kazancın devlet bankalarında kalmasına yönelik yasalar getirelim.
19-Devlet denetim organlarının sayısını ve niteliklerini çoğaltalım.hatta bunun için emekli vatandaşları gönüllü denetmen yapalım.
20-milletvekilliği dokunulmazlıklarını kaldıralım.
21-Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasındaki faktörleri çoğaltalım.
22-yargı organlarının siyaset üstü olmasını sağlayalım.siyasetle ilişiği olanları görevden uzaklaştıralım.
23-Belediye Meclis’lerinde ve TBMM’de bağımsız senatolar kuralım.Bunlar yasalara bağlı çalışıldığını denetlesin.
24-yeni bir vergi yasası çıkaralım.işçilerden ve küçük ölçekli işletmelerden vergi almayalım.
25-öz kaynaklarımızı değerlendirelim.yer altı kaynaklarımızın pazarlanması ve işletilmesi konusunda daha karlı yaptırımlar ve yatırımlar yapalım.
Tüm bunları yaparken Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı kalacağınıza yürekten yemin edecekmisiniz?
varmısınız yukarıdaki maddelere!
değerli kara davut abim hemen bir parti kurun.sizi başbakan olarak görmek istiyorum.emin ol halkta bunu isteyecektir...
Ayni idolojiyi paylaşan partilerin tasfiyesi *azgariye düşürülmesi*- siyasi partilerin çok oluşu, Türkiyeyin gelişmesini olumsuz etkiliyor.
internette rastladigim, Mecliste bulunan partiler başta olmak üzere siyasi partilerin isimleri aşağıda listeledim.
AKP - Adalet ve Kalkınma Partisi
CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
ANAP - Anavatan Partisi
DYP - Doğru Yol Partisi
SHP - Sosyaldemokrat Halk Partisi
HYP - Halkın Yükselişi Partisi
GP - Genç Parti
ATP - Aydınlık Türkiye Partisi
BBP - Büyük Birlik Partisi
BCP - Bağımsız Cumhuriyet Partisi
BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
CDP - Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi
DEHAP - Demokratik Halk Partisi
DSP - Demokratik Sol Parti
EMEP - Emeğin Partisi
EP - Eşitlik Partisi
HAK-PAR Hak ve Özgürlükler Partisi
HÜRPARTİ - Hürriyet ve Değişim Partisi
İP - İşçi Partisi
LDP - Liberal Demokrat Partsi
LTP - Lider Türkiye Partisi
MHP - Milliyetçi Hakreket Partisi
MP - Millet Partisi
ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Sağduyu Partisi
SP - Saadet Partisi
TKP - Türkiye Komünist Partisi
UMP - Ulusal Muhtariyet Partisi
YP - Yurt Partisi
YTP - Yeni Türkiye Partisi
30 parti neden...?:crying: başka varmı bilmiyorum.
Ayni idolojiyi paylaşan partilerin tasfiyesi *azgariye düşürülmesi*- siyasi partilerin çok oluşu, Türkiyeyin gelişmesini olumsuz etkiliyor.
internette rastladigim, Mecliste bulunan partiler başta olmak üzere siyasi partilerin isimleri aşağıda listeledim.
AKP - Adalet ve Kalkınma Partisi
CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
ANAP - Anavatan Partisi
DYP - Doğru Yol Partisi
SHP - Sosyaldemokrat Halk Partisi
HYP - Halkın Yükselişi Partisi
GP - Genç Parti
ATP - Aydınlık Türkiye Partisi
BBP - Büyük Birlik Partisi
BCP - Bağımsız Cumhuriyet Partisi
BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
CDP - Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi
DEHAP - Demokratik Halk Partisi
DSP - Demokratik Sol Parti
EMEP - Emeğin Partisi
EP - Eşitlik Partisi
HAK-PAR Hak ve Özgürlükler Partisi
HÜRPARTİ - Hürriyet ve Değişim Partisi
İP - İşçi Partisi
LDP - Liberal Demokrat Partsi
LTP - Lider Türkiye Partisi
MHP - Milliyetçi Hakreket Partisi
MP - Millet Partisi
ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Sağduyu Partisi
SP - Saadet Partisi
TKP - Türkiye Komünist Partisi
UMP - Ulusal Muhtariyet Partisi
YP - Yurt Partisi
YTP - Yeni Türkiye Partisi
30 parti neden...?:crying: başka varmı bilmiyorum.
ayni ideoloji dunya gorusunu benimseyenlerin bu dunya gorusune yakin bir partiyi tercih edip o partide siyaset yapma ve eyer liderlik potansiyeli varsa o partide bunun icin cabalama yerine eyer bir parti kurup kendi iktidarini (hakimiyetini )ilan etmek istiyorlarsa bu bencilliktir.kac parti varsa okadar farkli dunya gorusleri var demek yada dediyim gibi koltuk sevdasi baska aciklamasi olamaz.
aydıner32 17.04.2008, 14:40 ideolojiler sorunları gidermez sorunları çoğaltır,çünki ideolojiler sorundan beslenir.dolayısıyla siyasetde siyaseçilerde sorundan beslenir.
bu güne kadar hangi sorun siyasetcilerin özverisiyle halolmuş? ben söyleyim size hiç.siyaset ilk başladığında insanlar toplum olsundiye uğraşılıyordu,şimdi toplumları bölmek için siyaset yapılıyor.durum bu kadar acıklıyken bizler siyasetcilerden sorunları gidermesini istiyoruz.eğer gerçektende bunu istiyorsak ütopik bir saplantı içindeyiz,en kısa zamanda bu halden kurtulmamız gerekir.konuyu fazla uzatmayım ben.
sorunları bilim adamları çözer siyasetciler değil...
Kara Davut 17.04.2008, 14:45 Ayni idolojiyi paylaşan partilerin tasfiyesi *azgariye düşürülmesi*- siyasi partilerin çok oluşu, Türkiyeyin gelişmesini olumsuz etkiliyor.
internette rastladigim, Mecliste bulunan partiler başta olmak üzere siyasi partilerin isimleri aşağıda listeledim.
AKP - Adalet ve Kalkınma Partisi
CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
ANAP - Anavatan Partisi
DYP - Doğru Yol Partisi
SHP - Sosyaldemokrat Halk Partisi
HYP - Halkın Yükselişi Partisi
GP - Genç Parti
ATP - Aydınlık Türkiye Partisi
BBP - Büyük Birlik Partisi
BCP - Bağımsız Cumhuriyet Partisi
BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
CDP - Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi
DEHAP - Demokratik Halk Partisi
DSP - Demokratik Sol Parti
EMEP - Emeğin Partisi
EP - Eşitlik Partisi
HAK-PAR Hak ve Özgürlükler Partisi
HÜRPARTİ - Hürriyet ve Değişim Partisi
İP - İşçi Partisi
LDP - Liberal Demokrat Partsi
LTP - Lider Türkiye Partisi
MHP - Milliyetçi Hakreket Partisi
MP - Millet Partisi
ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Sağduyu Partisi
SP - Saadet Partisi
TKP - Türkiye Komünist Partisi
UMP - Ulusal Muhtariyet Partisi
YP - Yurt Partisi
YTP - Yeni Türkiye Partisi
30 parti neden...?:crying: başka varmı bilmiyorum.
Kambersiz düğün olurmu?Sayın özcan,hani neede DTP!
Cahil halk üzerinde söylemlerden çok isimler etki ediyor.çok haklısınız.Bu ülkede yıllarca adalet isteyen halk Adalet Partisine oy vermiştir.oy vermek babadan oğula geçen bir vazife halini almıştır.
saygılarımla.
Bu meclisle ve bu miilet vekilleri ile hiç bir şey yapılamaz.En başta zeka seviyelerini ölçmek gerekli çünkü daha ne konuştuklarını bilmiyorlar,tutarsızlar,koltuk sevdası memleketten önce geliyor,Halkı nasıl uyuturum da memleketi satarımın hesabını yaparım diye düşünen bir hükümetle ve onu destekleyen sürü anlayışına sahip halkla ne yapılabilir ki?
Millet vekiliğini hakedenler ve halkı düşünenler ise azınlıkta.
En başta düzeltilmesi gereken; m. vekili seçilme şartlarıdır(özellikle eğitim düzeyleri).Kaliteli,onurlu ve halkı adil şekilde yönetebilecek kapasitede bireylere ihtiyacımız var.
Bu meclisle ve bu miilet vekilleri ile hiç bir şey yapılamaz.En başta zeka seviyelerini ölçmek gerekli çünkü daha ne konuştuklarını bilmiyorlar,tutarsızlar,koltuk sevdası memleketten önce geliyor,Halkı nasıl uyuturum da memleketi satarımın hesabını yaparım diye düşünen bir hükümetle ve onu destekleyen sürü anlayışına sahip halkla ne yapılabilir ki?
Millet vekiliğini hakedenler ve halkı düşünenler ise azınlıkta.
En başta düzeltilmesi gereken; m. vekili seçilme şartlarıdır(özellikle eğitim düzeyleri).Kaliteli,onurlu ve halkı adil şekilde yönetebilecek kapasitede bireylere ihtiyacımız var.
egitim/egitim seviyesi cok önemli tabii ama bu bile yeterli degil maalesef...
okumak bu bile basitlesti...yani bakanlar cocuklarini parayla yurt disinda okutuyorlar...hatta kendileri bile yapiyorlar bunu..
egitim seviyen yüksek olmus ama yinede hep "banaci" zihniyet hakimse ne yazar...:crying:
Kara Davut 17.04.2008, 14:57 değerli kara davut abim hemen bir parti kurun.sizi başbakan olarak görmek istiyorum.emin ol halkta bunu isteyecektir...
sevgili turnalı kardeşim bir temel fıkrası vardır bilirmisiniz?
Temel birgün uçağa binmiş.uçakta bir amerikalı,bir ingiliz,bir fransız,birde bizim temel varmış.uçak havalanmış ve bir müddet sonra amerikalı hızla uçağın kapısına yönelmiş.kapıyı açacağı esnada temel yakalamış amerikalıyı.
Temel:-dur ne yapayisun?
Amerikalı:-benim annem f....e,onu abd'de tanımayan yok!
temel teselli etmiş ve adamı yerine oturtmuş.biraz sonra ingiliz koşmuş kapıya,
Temel:-Dur.ne yapayisun?
İngiliz:-Benim anne o.....u,ingiltere'de tanımayan yok onu!bu utançla yaşamak istemiyorum.
temel onada teselli vermiş oturtmuş yerine.bu sefer fransız kapıya koşmuş.neyse aynı dertlerden müzdarip fransızıda teselli eden temel,bu sefer dayanamamış kapıya kendisi koşmuş.hemen tutup yakalamışlar.sormuşlar,
-ne oldu,senin ne derdin var?
Temel:-Ha bu kadar o...çocuğu içinde yaşamak istemiyorum demiş....
dönelim senin teklifine! o kadar şeref abidesinin(!) içinde, sizce ben yer alırmıyım?
geygel60 17.04.2008, 17:36 Kara Davut yazmış:
Sevgili Arkadaşlar!
Bu ülkenin toplumsal olarak ileri gidebilmesi için yapılması gereken hamlelerinizi,bir anayasanın içerisinde olması gerektiğini düşündüğünüz maddelerinizi,insanca ve insani şartlarda yaşamak için gerekli olan yasa tekliflerinizi burada tüm arkadaşlarla paylaşırsanız sevinirim.katkılarınızdan ötürü şimdiden teşekkür ederim.
hadi ben başlayayım,
1-düşünce özgürlüğü üzerindeki yaptırımları kaldıralım.şeffaf bir devlet anlayışı içerisinde,devleti yıkmaya yönelik faaliyetler ve vatan hainliği hariç tüm düşüncelere serbestlik tanıyalım.
2-dinler üzerindeki çarpık yapılanmayı kaldıralım.diyaneti,her dinin eşit olarak idare edildiği,içinde her din ve görüşe ait din adamlarının bulunduğu,ortak bir kurum haline getirelim.
3-zorunlu din dersini kaldıralım.ancak her insanın inançlarını öğrenebileceği kursların açılmasına müsaade edelim.
4-her inanca eşit olarak,nüfus yoğunluğuna göre ibadethane açılmasına imkan tanıyalım.
5-okullarda kıyafet serbestisi getirelim.bir yahudi kipasıyla,bir müslüman sakalıyla,bir hristiyan haçıyla rahatlıkla eğitimini alabilsin.
6-TSK’nin siyasete bulaşmaması için anayasaya bir madde koyalım.Ancak yasalara uyulmaması,anarşi ve savaş gibi durumlarda TSK'yı tek çatı olarak görelim.iç ve dış istihbarat birimlerimizi güçlendirelim.
7-eğitim sistemini değiştirelim,ezberci anlayışı kaldıralım.çocukları ilk okuldan itibaren,yeteneklerine göre yönlendirelim.üniversite sınavını kaldırıp,mesleki lise bitirenleri meslek yüksek okullarına yönlendirelim.özgürce eğitim alınmasının önünü açalım.eğitimin paralı olmasını engelleyelim.özel üniversiteleri devlet üniversitelerine bağlayalım.Yök’ü kapatalım.
8-bütün halkların öz dilini kullanmasına ve kültürlerini yaşamasına müsaade edelim.Ancak resmi makamlarda resmi dilin Türkçe olması konusunda anlaşmaya varalım.
9-genç neslin kendi dilini öğrenmesi için okullarda taleplere göre bütün dilleri seçmeli yapalım.
10-GSMH’nın eşit olarak dağılmasına yönelik,çalışmalar yapalım.
11-sanayileşme ve kobilere destek bazında yeni yasalar çıkaralım.belli oranlarda özelleştirmelere ve yabancı sermayeye olanak tanıyalım.
12-ar-ge çalışmalarına yönelik daha fazla çalışmalar yapalım.
13-Milli bir ekonomi modeli oluşturalım.Bütün bölgelerde yapılacak bir çalışma ile,bölgelerin fiziksel ve sosyal durumlarını değerlendirerek,üretime ne şekilde katkı sağlayacaklarını tesbit edip,yatırımlarımızı ona göre yapalım.
14-Merkez Bankası’nı özerk bir kurum haline getirelim.merkez bankasını siyasi etkilerden arındıralım.
15-Belediyeleri siyasi parti yapılanmasından çıkarıp,bağımsız birimler haline getirelim.belediye başkanlarını seviye tesbit sınavına tabi tutalım.başkan adaylarının projelerini değerlendirip,yapılabilirliğine göre imkan tanıyalım.
17-IMF’ye bağımlılıktan biran evvel kurtulalım.
18-Yolsuzluk ve soygunculuk yapanları en ağır şekilde cezalandıralım ve her ne olursa olsun,kazanımlarını devlet hazinesine aktararak,her türlü ticaret yapmasına müsaade etmeyelim.Yurt dışına para kaçışını önlemek için,kazancın devlet bankalarında kalmasına yönelik yasalar getirelim.
19-Devlet denetim organlarının sayısını ve niteliklerini çoğaltalım.hatta bunun için emekli vatandaşları gönüllü denetmen yapalım.
20-milletvekilliği dokunulmazlıklarını kaldıralım.
21-Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasındaki faktörleri çoğaltalım.
22-yargı organlarının siyaset üstü olmasını sağlayalım.siyasetle ilişiği olanları görevden uzaklaştıralım.
23-Belediye Meclis’lerinde ve TBMM’de bağımsız senatolar kuralım.Bunlar yasalara bağlı çalışıldığını denetlesin.
24-yeni bir vergi yasası çıkaralım.işçilerden ve küçük ölçekli işletmelerden vergi almayalım.
25-öz kaynaklarımızı değerlendirelim.yer altı kaynaklarımızın pazarlanması ve işletilmesi konusunda daha karlı yaptırımlar ve yatırımlar yapalım.
Tüm bunları yaparken Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı kalacağınıza yürekten yemin edecekmisiniz?
varmısınız yukarıdaki maddelere!
Eline yüreğine düşüncelerine sağlık işte bu ya işte benim ülkemi aydınlığa rehafa barışa taşıyacak maddeler işte toplumsal barış bunlarla sağlanır hadi siyasiler sizde okuyun ve uygulayın.
sevgili turnalı kardeşim bir temel fıkrası vardır bilirmisiniz?
Temel birgün uçağa binmiş.uçakta bir amerikalı,bir ingiliz,bir fransız,birde bizim temel varmış.uçak havalanmış ve bir müddet sonra amerikalı hızla uçağın kapısına yönelmiş.kapıyı açacağı esnada temel yakalamış amerikalıyı.
Temel:-dur ne yapayisun?
Amerikalı:-benim annem f....e,onu abd'de tanımayan yok!
temel teselli etmiş ve adamı yerine oturtmuş.biraz sonra ingiliz koşmuş kapıya,
Temel:-Dur.ne yapayisun?
İngiliz:-Benim anne o.....u,ingiltere'de tanımayan yok onu!bu utançla yaşamak istemiyorum.
temel onada teselli vermiş oturtmuş yerine.bu sefer fransız kapıya koşmuş.neyse aynı dertlerden müzdarip fransızıda teselli eden temel,bu sefer dayanamamış kapıya kendisi koşmuş.hemen tutup yakalamışlar.sormuşlar,
-ne oldu,senin ne derdin var?
Temel:-Ha bu kadar o...çocuğu içinde yaşamak istemiyorum demiş....
dönelim senin teklifine! o kadar şeref abidesinin(!) içinde, sizce ben yer alırmıyım?
değerli abim temelin fıkrasıyla ne demek istediğini anladım.ancak ben seni başbakan görmek isterken mevcut siyasilerle beraber deyil,kendi kadronu oluşturup bu sunduğun maddeler yeterli başbakan olabilmen için.hem bu güne kadar gelen giden başbabakanlardan ne hayir gördükki.tabiki laiksiniz bu şerefli abidesine.sizce şuanda bu şerefli abideyi işgal edenler laikmi oraya.saygılar...
yeşiltepe 17.04.2008, 22:11 adamlar secilecekleri zaman olmadık şeyler yaparlar secildikten sonra unutuyorlar vatandaş kimmiş secmen kimmiş umurlarındamıki onlar biz burda 5 yılda neler götürebiliriz diye düşünüyorlar hacılık hocalık taslayıp duruyorlar ama iş vatandaşı düşünmeye geldimi yok yok kardeşim bırakın onları biz kendimize bakalım diyorlar
halitseyfi 17.04.2008, 23:15 TBMM'de halkın(işçilerin,köylülerin,emekçilerin,mazlumları n,ezilenlerin) çıkarı için oluşturulan bir yasa ya da onların sorunlarını çözmeye yönelik köklü değişimlerin olacağı bir atılımın yapılmasına dair bir proje çıkacağına inanıyormusunuz......görüşleriniz nelerdir.....
KEsinlikle hayır. Bu seçilenlerle, bu seçim sistemiyle kesinlikle hiç birşey çıkmaz.
Sevgili Kardeşim,
Neden başlık TBMM?
Bu yasaları,getirecek olan TBMM'mi?İçinde bulunanların getirmediği yasaların suçlusu TBMM'mi?Öncelikle başlığın yanlış.Sanki meclisi provake etmek istermişsin gibi bir düşünce yaratıyor insanda.
Sorularına gelince,bu köklü değişim zaten yapılmadı mı?Ümmetçi,saltanatçı düzen yıkıldıktan sonra,bu halk aydınlığa çıkarılmadımı?Sizin istediğiniz köklü reformlar neler?birde onları sıralasaydınız!Sizin savunduğunuz zihniyetin projeleri neler?Tamam bende şuan ki itibariyle bu seçilmişlerin birşey yapacağına inanmıyorum.40 yıl iktidarda otursalar yine hayır gelmeyeceğini biliyorum.Ancak ortaya soruyu atıp çekilmek yerine,bildiklerinizi neden paylaşmıyorsunuz?haydi biraz çözümcü olun.Anlatın bakalım fikirlerinizi..
sevgili davut
Özellikle bu sorun üzerinde durmak istiyorum.
Köklü değişiklikler yapıldı ise bu türkiyenin yaşadığı, ümmetçi yapıya bürünme amacında alınan bu yol niye.
Atatürk kendi başını ve kendi varlığını ortaya koyarak yaptığı ve anayasamıza yerleştirdiği tüm çalışmaları ve kazanımları tek tek kaybetmekteyiz. Yani tamamlanmayan bir eyle var. Bu da tabiki atatürk'ün değil atatürkten sonra gelen ve halkın bu devrimleri içselleştirilmesine çaba harcamayıp, halkı aciz varlıklar olarak gören yönetimlerin suçudur.
Kara Davut yazmış:
1-düşünce özgürlüğü üzerindeki yaptırımları kaldıralım.şeffaf bir devlet anlayışı içerisinde,devleti yıkmaya yönelik faaliyetler ve vatan hainliği hariç tüm düşüncelere serbestlik tanıyalım.
2-dinler üzerindeki çarpık yapılanmayı kaldıralım.diyaneti,her dinin eşit olarak idare edildiği,içinde her din ve görüşe ait din adamlarının bulunduğu,ortak bir kurum haline getirelim.
3-zorunlu din dersini kaldıralım.ancak her insanın inançlarını öğrenebileceği kursların açılmasına müsaade edelim.
4-her inanca eşit olarak,nüfus yoğunluğuna göre ibadethane açılmasına imkan tanıyalım.
5-okullarda kıyafet serbestisi getirelim.bir yahudi kipasıyla,bir müslüman sakalıyla,bir hristiyan haçıyla rahatlıkla eğitimini alabilsin.
6-TSK’nin siyasete bulaşmaması için anayasaya bir madde koyalım.Ancak yasalara uyulmaması,anarşi ve savaş gibi durumlarda TSK'yı tek çatı olarak görelim.iç ve dış istihbarat birimlerimizi güçlendirelim.
7-eğitim sistemini değiştirelim,ezberci anlayışı kaldıralım.çocukları ilk okuldan itibaren,yeteneklerine göre yönlendirelim.üniversite sınavını kaldırıp,mesleki lise bitirenleri meslek yüksek okullarına yönlendirelim.özgürce eğitim alınmasının önünü açalım.eğitimin paralı olmasını engelleyelim.özel üniversiteleri devlet üniversitelerine bağlayalım.Yök’ü kapatalım.
8-bütün halkların öz dilini kullanmasına ve kültürlerini yaşamasına müsaade edelim.Ancak resmi makamlarda resmi dilin Türkçe olması konusunda anlaşmaya varalım.
9-genç neslin kendi dilini öğrenmesi için okullarda taleplere göre bütün dilleri seçmeli yapalım.
10-GSMH’nın eşit olarak dağılmasına yönelik,çalışmalar yapalım.
11-sanayileşme ve kobilere destek bazında yeni yasalar çıkaralım.belli oranlarda özelleştirmelere ve yabancı sermayeye olanak tanıyalım.
12-ar-ge çalışmalarına yönelik daha fazla çalışmalar yapalım.
13-Milli bir ekonomi modeli oluşturalım.Bütün bölgelerde yapılacak bir çalışma ile,bölgelerin fiziksel ve sosyal durumlarını değerlendirerek,üretime ne şekilde katkı sağlayacaklarını tesbit edip,yatırımlarımızı ona göre yapalım.
14-Merkez Bankası’nı özerk bir kurum haline getirelim.merkez bankasını siyasi etkilerden arındıralım.
15-Belediyeleri siyasi parti yapılanmasından çıkarıp,bağımsız birimler haline getirelim.belediye başkanlarını seviye tesbit sınavına tabi tutalım.başkan adaylarının projelerini değerlendirip,yapılabilirliğine göre imkan tanıyalım.
17-IMF’ye bağımlılıktan biran evvel kurtulalım.
18-Yolsuzluk ve soygunculuk yapanları en ağır şekilde cezalandıralım ve her ne olursa olsun,kazanımlarını devlet hazinesine aktararak,her türlü ticaret yapmasına müsaade etmeyelim.Yurt dışına para kaçışını önlemek için,kazancın devlet bankalarında kalmasına yönelik yasalar getirelim.
19-Devlet denetim organlarının sayısını ve niteliklerini çoğaltalım.hatta bunun için emekli vatandaşları gönüllü denetmen yapalım.
20-milletvekilliği dokunulmazlıklarını kaldıralım.
21-Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasındaki faktörleri çoğaltalım.
22-yargı organlarının siyaset üstü olmasını sağlayalım.siyasetle ilişiği olanları görevden uzaklaştıralım.
23-Belediye Meclis’lerinde ve TBMM’de bağımsız senatolar kuralım.Bunlar yasalara bağlı çalışıldığını denetlesin.
24-yeni bir vergi yasası çıkaralım.işçilerden ve küçük ölçekli işletmelerden vergi almayalım.
25-öz kaynaklarımızı değerlendirelim.yer altı kaynaklarımızın pazarlanması ve işletilmesi konusunda daha karlı yaptırımlar ve yatırımlar yapalım.
Tüm bunları yaparken Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı kalacağınıza yürekten yemin edecekmisiniz?
varmısınız yukarıdaki maddelere!
Sevgili can
yukardaki maddelere 2. madde hariç ütopikte olsa katılırım.
Öncelikle 2. maddeyle ilgii fikrimi yazayım; Ben kesinlikle diyanet diye bir kurumu varlığının olmamasını isterim. Dine müdahale özel hayatın kendisine müdahaledir. Din anlayışının değiştirilmesini elbet ki isterim.
Diğer maddeler hayata geçirilmez mi? ütopikte olsa elbet ki geçilir. Yanlız bana göre maddelerin güzel olmasına rağmen son cümle bir dayatmadan başka birşey değildir. Ülkemin, herkesin aynı düşündüğü insan yığınlarından oluşan bir kitleler ülkesi olmasını istemem. Bu ancak ve ancak diktatörlüğü getirmekten başka birşeye yaramaz.
Atatürk'ü ve ilkelerini benimseyip sevmeme rağmen farklı fikirlerin seslendirildiği ve çok sesliliğin olduğu, demokrasinin gerçek anlamıyla yaşandığı bir ülke özlemi taşımaktayı. Yukardaki maddeleriniz buna yönelik olmasına rağmen son cümleniz yukardaki tüm güzelliği gölgelemektedir.
Atatürk'te çok partili sisteme geçerken amaçladığı şeyde çok sesliliği yerleştirme gayreti değilmiydi.
Benim şahsi önerim: İlk olarak insanlarımızın birbirlerinin fikirlerine tahmül edebildiği, dinleye bildiği, saygı duyduğu bir eğitim yapısı içinde insanlarımızın düşünce şeklini demokratikleştirmektir.
Bu farklı düşüncelere saygı diğerleryle birleştiği zaman birliği ve bütünlüğü getirir. Aksinin ise bölünmeye çatışma ortamına bizleri sürükler. Bu günde ülkemizde tahmülsüzlüğün ve hegemonya oluşturma çabasının sonuçlarını yaşıyoruz.
onurnehir 18.04.2008, 00:11 bu donemki meclisin, hicmi hic halki dusunduyu yoktur. sadece kendi menfaatlerine uyacak yasa cikarmakla mesguller. halk hic umurlarinda deyil, gelen zamlar artan vergiler faturalar, halki soyup sogana cevirdiler. bizim paramizlada bize iskence ediyorlar. derhal bu gidise dur demek lazim dir bence.
Sevgili can
yukardaki maddelere 2. madde hariç ütopikte olsa katılırım.
Öncelikle 2. maddeyle ilgii fikrimi yazayım; Ben kesinlikle diyanet diye bir kurumu varlığının olmamasını isterim. Dine müdahale özel hayatın kendisine müdahaledir. Din anlayışının değiştirilmesini elbet ki isterim.
değerli can.diyanet diye bir kurumun varlığından rahatsızsınız ama diyanetin olmadığını farz edelim bu ülkede nekadar gizli hurafe varsa hortlarlar.herkes kendi kafasındaki şeriat modelini devreye sokmaya çalışacaktır.diyanetin olmaması meydanı boş bulup istedikleri gibi at koşturma yarışına girerler demektir.ayrıca yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede bir dini kurum olması ve yalan yanlış din istismarcılarını kontrol altına alması en mantıklısidir.dine müdahale özel hayata müdahale demektir diyorsunuz diyanetsiz bir türkiyeyi hayal edebiliyormusun.ali kalkancıları,müslüm gündüzleri,cübbeli ahmet hocaları hatırlatırım size.bence diyanetin olması bu gibi şarlatanların engellenmesidir iyi düşünün.saygılar..
halitseyfi 18.04.2008, 00:46 Sevgili can
yukardaki maddelere 2. madde hariç ütopikte olsa katılırım.
Öncelikle 2. maddeyle ilgii fikrimi yazayım; Ben kesinlikle diyanet diye bir kurumu varlığının olmamasını isterim. Dine müdahale özel hayatın kendisine müdahaledir. Din anlayışının değiştirilmesini elbet ki isterim.
değerli can.diyanet diye bir kurumun varlığından rahatsızsınız ama diyanetin olmadığını farz edelim bu ülkede nekadar gizli hurafe varsa hortlarlar.herkes kendi kafasındaki şeriat modelini devreye sokmaya çalışacaktır.diyanetin olmaması meydanı boş bulup istedikleri gibi at koşturma yarışına girerler demektir.ayrıca yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede bir dini kurum olması ve yalan yanlış din istismarcılarını kontrol altına alması en mantıklısidir.dine müdahale özel hayata müdahale demektir diyorsunuz diyanetsiz bir türkiyeyi hayal edebiliyormusun.ali kalkancıları,müslüm gündüzleri,cübbeli ahmet hocaları hatırlatırım size.bence diyanetin olması bu gibi şarlatanların engellenmesidir iyi düşünün.saygılar..
Sevgili can
Ülkemizde dinle ilgili her türlü hurefe ve sapmaların kaynağının siyasilrin kontrolu altında bulunan diyanet kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bakın şöyle bir örnek vereyim ;
Cemevlerinin ibadethane olması, Alevileri Müslümanlıktan koparır"
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınmasının, Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı gerekçesiyle yanlış olduğunu bildirdi. Bardakoğlu, “Bu talep, Aleviliğin özüne ve tarihsel tecrübesine aykırı olduğu gibi Müslümanlar arasında tefrikanın körüklenmesine ve meydana getirilen ayrılığın giderek kemikleşmesine de yol açar” dedi.
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınmasıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiği soru önergesine Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’ndan yanıt geldi. Cami ve mescitlerin belli bir mezhebin, meşrebin veya inanç grubunun ibadet yeri değil bütün Müslümanların ortak mabedi olduğunu belirten Bardakoğlu, “İslam tarihinin hiçbir döneminde kendisini İslam içinde görüp de camiye alternatif başka bir ibadethane kuran mezhep ve tarikat olmadığı gibi, tasavvufi adap ve erkânın yürütüldüğü mekânlar hiçbir zaman caminin alternatifi bir ibadethane olarak algılanmamış ve isimlendirilmemiştir” dedi. Bu nedenle cemevinin caminin alternatifi bir ibadethane olmadığını ifade eden Bardakoğlu, şunları kaydetti:
“Cemevinin caminin alternatifi gibi sunulması, Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve kahir ekseriyeti camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı için yanlıştır. Bu talep, Aleviliğin özüne ve tarihsel tecrübesine aykırı olduğu gibi Müslümanlar arasında tefrikanın körüklenmesine ve meydana getirilen ayrılığın giderek kemikleşmesine de yol açar.”
Aleviliğin, Anadolu'nun mistik ve sufi geleneği içinde ortaya çıkan, yazılı kaynaklardan çok büyük ölçüde kültürel öğeleri içeren ve şifahi yolla ve çeşitlenerek bugüne ulaşmış olan İslam içi bir inanış ve yorum biçimi olduğunu belirten Bardakoğlu, “Tarihimizde de böyle algılanmış, hiçbir zaman ayrışma, ötekileme sebebi olmamıştır ve olmamalıdır da. Cemevleri de özgün, kültürel ve mistik kimliği ve misyonu bulunan ve bize ait olan bir zenginliğimizdir” dedi.
İnancı, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, hiç kimsenin inançları nedeniyle kınanamayacağını vurgulayan Bardakoğlu, şu ifadelere yer verdi:
“Bizim kendi kültür mirasımız, milli ve dini değerlerimiz arasında yer alan Alevilik geleneğine ve bu geleneğe mensup Alevi kardeşlerimize yönelik ne kadar ayrımcı, dışlayıcı ve incitici ifadeler veya tanımlamalar varsa, topyekün bunların karşısında yer almamızı gerektirir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu tür ifadelerin hepsinden rahatsızlık duymakta, toplumu bu yönde bilgilendirmekte ve uyarmakta, metinlerde bu tür incitici ve ötekileştirici ifadeler varsa, bu metinlerin acilen kitaplardan çıkarılmasının gerekli olduğunu düşünmektedir.”
-“CEMEVİNİ, CAMİYE ALTERNATİF OLARAK SUNMUYORUZ”
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız ise, Bardakoğlu’nun “cemevinin caminin alternatifi gibi sunulduğu” iddiasına kesinlikle katılmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Ben dâhil hiç kimse, hiçbir Alevi, cemevini, caminin ya da başka bir ibadet yerinin alternatifi olarak görmemiştir. Cemevini, caminin karşıtı olarak da görmemiştir. Kaldı ki, sorumda, cami sözcüğü bile geçmemektedir. Mesele, alternatiflik ya da karşıtlık meselesi değildir. Bu, bir inancın doğal tercihidir, gereğidir. İnançlar ve inançların ibadet yerleri kesinlikle tartışılamaz. Aleviler cemevini ibadet yeri olarak görüyorlarsa -ki öyle görüyorlar- o zaman hiç kimsenin aksini savunmaya hakkı yoktur. Zira cemevinin ne olduğu konusuna karar verecek olan Alevi kardeşlerimizdir. Cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınıp alınmaması ve ibadet yerlerine sağlanan olanaklardan yararlandırılıp yararlandırılmaması ise hükümetin tercihidir. Verilen yanıttan anlıyoruz ki, hükümet, buna karşıdır.”
ANKA
Bu yazıda anlayacağınız gib, siyasilerin içinde olduğu dini her kurum çoğunluğun olduğu inancı öne çıkartarak, azınlıkta olan inancı görmemezlikten gelirler.
Açzmendiler veya başka oluşumlar bu diyanetin eğitimi sonucu çıkan şeyler değil mi? ki öyle yapısının değişmesi hiç irşeyi değiştirmez. Sonuçta bu günkü ayrımcı ve yobaz üretim merkezi haline gelir.
Devlet nasıl inanırsa inansın, ne kadar sapık!!! olursa olsun bir kişi dahi inanmışsa o inanca diğeriyle aynı mesafede olmalıdır. Siyasiler bunu yapa bilirlermi ki???? sanmam....
Yaşanan olaylardan dolayı laik bir devlette din işlerine bakan hiç bir kurum barınmamalıdır. Tüm cemaatler kendi inançları doğrultusunda istediği gibi inancını geliştirmeli veya batırmalıdır. Bu Devleti ilgilendirmemelidir.
Kara Davut 18.04.2008, 01:24 Sevgili halit kardeş.
Öncelikle yazımı değerlendirdiğin için teşekkür ederim.
Dünyada hiç bir düşünce yoktur ki,azmederek,çalışarak kazanılmasın.Ütopik dediğiniz maddeler,çalışarak,azmederek ve sadık kalarak başarılabilecek maddelerdir.Yani asıl olan sadakattir.Atatürk bu toplumu saltanatın sultasından çekip çıkardıktan sonra yaptığı pek çok devrimle,medeniyetin kapısını aralamıştır.Lakin şüpheli bir ölüm,ve o ölümü bekleyen akbabalar bugünkü düzenin mimarlarıdır.Akbabalara gelince...aslına bakılırsa hayvan olan hemcinsleri bile,insan olanlara göre daha merhametlidir.ölmeden asla bir canlının üstüne çullanmazlar.ancak o günü şartlarında bekleşen akbabalar,ölümü hızlandırmıştır ve koca önderi zehirleyerek öldürmüşlerdir.sanıldığı gibi Atatürk sirpzdan ölmemiştir.bugün çocuklarımıza okutulan yalan tarihin mimarlarıda bu akbabalardır.ve siroz söylemi tamamiyle yalandır.Atatürk'ün vefatından hemen sonra mason ve sermayedar ermeni ve yahudilerin desteği ile başa getirilen İnönü,ilk iş olarak mason localarını açmıştır.zaten ne olduysa ondan sonra olmuştur.Atatürk'ün devlet hazinesinden verdiği para ile açılan uçak fabrikaları ve makine fabrikaları kapatılmıştır.yine Atatürk'ün açmak istediği pek çok sanayi fabrikalarının projeleri rafa kaldırılmıştır.yani gelişöişliğin önü tıkanmıştır.
din olayına gelince,2. Maddeye katılır veya katılmazsınız bu benim kendi düşüncem.ben bu konuyu topik olarak açmıştım ve altına tüm arkadaşların anayasa'ya girmesini istediği düşüncelerini sormak istemiştim.ve herkesin katılımcı olmasını beklemiştim.Diyanet denilen kurumu bende destekleniyorum.şu haliyle bu ülkedeki toplumlara zarar verdiğini görmekteyiz.ancak din kavramını bu ülkede başıboş bırakmak sanıldığı gibi iyi bir tablo ortaya koymayacak,her türlü sapkın tarikat ve örgütlenmeyide beraberinde getirecektir..
yinede görüşlerinize saygı duyuyorum.teşekkür ediyorum.
AnGeNehM 18.04.2008, 02:19 Türkiye'de kadın nufusun %25 i çalışıyor. Türkiye'deki kadınların %10 u politikayla ilgileniyor %5'i (belkide daha az) aktif olarak bir siyasi parti üyesi. Meclisteki kadın milletvekillerinin çoğunun milletvekilliği oylamalara katılıp oy vermekten ibaret.
Pardon ama ben bu verileri nereden yazdığınızı öğrenmek istiyorum.
Çalışan kadın oranını bir kenara bırakıyorum,nasıl olurda Türkiyede'ki kadınların %10 politikayla ilgileniyorda %5'i siyasi parti üyesi oluyor anlamak mümkün değil.Belirtmişsiniz orda (belki daha az) diye.Tabiki daha az.Hatta emin olun %0, lerde bu oran.
Şimdi bu ükedeki 37 Milyon bayandan yaklaşık 2 milyonu siyasi parti üyesimi?
Yapmayın Allah aşkına yazınızı görende oranlara hak verecek araştırmadan,bilmeden.
İnsanları yanlış yönlendirmeyelim lütfen..
zulfukar 18.04.2008, 02:39 Ben inanmiyorum böyle birseyin gerceklesecegine.Inanana saygi duyarim ama kardes tavsiyesi;Kimse bos ümitlerle kendini kandirmasin!
mavimisali 18.04.2008, 08:40 Bir “değişimi” gerekli gören ancak bu değişimde halk unsurunu değil burjuva kapitalist sistemin yeniden yapılanmasındaki ihtiyaçları esas alan fırsatçı, faydacı ve ikiyüzlü bir yaklaşımda bugun ki siyasetçiler;Böyle olduğu için de çözmeye dönük ne içeriğe ne de cesarete sahip. Yani anlayacağınız “Düşünmezseniz sorun olmaz”, “İster havucu yiyin ister sopayı” fikriyatı yürürlükte
Sevgili Kardeşim,
Neden başlık TBMM?
Bu yasaları,getirecek olan TBMM'mi?İçinde bulunanların getirmediği yasaların suçlusu TBMM'mi?Öncelikle başlığın yanlış.Sanki meclisi provake etmek istermişsin gibi bir düşünce yaratıyor insanda.
Sorularına gelince,bu köklü değişim zaten yapılmadı mı?Ümmetçi,saltanatçı düzen yıkıldıktan sonra,bu halk aydınlığa çıkarılmadımı?Sizin istediğiniz köklü reformlar neler?birde onları sıralasaydınız!Sizin savunduğunuz zihniyetin projeleri neler?Tamam bende şuan ki itibariyle bu seçilmişlerin birşey yapacağına inanmıyorum.40 yıl iktidarda otursalar yine hayır gelmeyeceğini biliyorum.Ancak ortaya soruyu atıp çekilmek yerine,bildiklerinizi neden paylaşmıyorsunuz?haydi biraz çözümcü olun.Anlatın bakalım fikirlerinizi..
başlık değiştiği için başlığı neden öyle koyduğumu açıklamaycağım.evet bu yasaları getirecek olan TBMM.sonuçta bir bina suçlu olamaz.TBMM'yi oluşturanlar suçlu yani o sayın milletvekilleri..meclisin neyini proveke edeyim.çoğu zaten dokunulmazlık ve krallığını daha da büyütmek için milletvekili oluyor.
ayrıca köklü değişim hiç bir zaman olmadı.olduysa bile bundan sadece elit kesim faydalandı.sadece bunlar elit kesim içindi.halkın çoğu kırdan kente göç ettikten sonra sosyal-siyasal mücadele ile aydınlandı....yoksa devletin kimseyi aydınlattığı falan olmadı.aydınlanma toplumsal mücadele ve başkaldırı ile oldu...
ben bu topiği vaad etmek için açmadım.tabi ki halk tarafındanım.bu yüzden onları eleştiriyorum.
|
|