Naci
17.04.2008, 18:49
BÇG arşivindeki yüzlerce sayfalık belgelerde ilginç iddialar yer alıyor. Buna göre Kılıçdaroğlu, kurumda 'Kürtçü, mezhepçi ve bölücü' faaliyetlerde bulunmuş. Burslu olarak Fransa'ya gönderildiği dönemde Paris Kürt Enstitüsü'nün müdavimlerinden olmuş. Karabulut olan soyadını 1966'da Kılıçdaroğlu olarak değiştirmiş. Kılıçdaroğlu'nun Dersim isyanına katılan Kureyşan aşiretine mensup olduğu ileri sürülen belgelerde, annesinin ismi Yamoş olarak geçiyor.
BÇG'nin Kılıçdaroğlu'nu fişlediği iddiası Bugün Gazetesi'nde yer aldı. Gazetenin haberine göre, 28 Şubat sürecinde SSK Genel Müdürü olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun dosyasında nüfus verilerinden eğitim amaçlı olarak gönderildiği Paris'teki faaliyetlerine kadar çarpıcı bilgilere yer veriliyor. Kılıçdaroğlu'nun döneminde 10 bine yakın kişinin SSK'da işe alındığı öne sürülürken, söz konusu şahısların tamamına yakınının 'Alevi-Kürt' olduğu savunuluyor. Raporda, Kılıçdaroğlu zamanında 100'den fazla PKK ve TKLP terör örgütü mensubunun kritik noktalara yerleştirildiği iddiası da yer alıyor: "Haklarında kamu hizmetinden ömür boyu men kararı olan çok sayıda örgüt mensubu, kritik noktalarda işe alınmıştır. SSK Ankara başhekimi yapılan Dr. G.A.'nın kuruma aldığı ambulans telsizleri, kırsalda ölü ele geçirilen PKK militanlarının üzerinde çıkmıştır. İstihbarat kurumlarının uyarılarına rağmen çok sayıda örgüt mensubu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki kurumlara yönetici olarak atanmıştır."
'100 akrabasını işe aldı' iddiası
BÇG fişlerine göre, Kılıçdaroğlu döneminde kurumda bölgesel kadrolaşmaya gidilmiş. Batı illerinde ve özellikle büyükşehirlerde yüzde 50'yi bulan personel açığı varken Tunceli, Sivas, Elazığ ve Amasya gibi illerde yüzde 80'den fazla personel istihdam edilerek 'bölgecilik-mezhepçilik' yapılmış. Kılıçdaroğlu, yüze yakın akrabasını işe almış. BÇG belgelerinde işe alınan akrabaların nüfus kayıtlarına da yer verilmiş.
'GİZLİ' ibareli BÇG notlarında Kemal Kılıçdaroğlu'na atfedilen iddialardan en dikkat çekici olanı ise yüksek yargı ile olan ilişkileri. Kılıçdaroğlu'nun özellikle Danıştay 5. Dairesi ve bölge idare mahkemesi ile yakın ilişki içinde olduğuna dikkat çekilen notlarda, "İdare mahkemesinden ve 5. daireden çok sayıda kararı lehine çıkartmıştır. Mahkeme üyelerinden bazıları ile aynı apartmanda oturmakta ve briç oynamaktadır." bilgisine yer veriliyor.
Baykal, andıçlara sahip çıkmıştı
CHP lideri Deniz Baykal, Genelkurmay Başkanlığı'nın 2006 yılında sivil toplum kuruluşlarına ilişkin hazırladığı andıcı savundu. Yapılan fişlemeleri 'pozisyon raporu' diye niteleyen Baykal, pek çok kurumun benzer çalışmalar yaptığını iddia etti. CHP lideri, Genelkurmay'ın geçen yıl ortaya çıkan andıçlarını da doğal karşılamıştı. Belgelerin kamuoyuna yönelik bir suçlama amacı taşımadığını savunan Baykal, "Medya ve basın dünyasıyla ilişkilerini düzenlemek için kendi kurumları çerçevesinde yaptıkları bir iç değerlendirme olduğunu görüyorum." demişti.
KEMAL KILIÇDAROĞLU İDDİALARI REDDETTİ
28 Şubat sürecinde o dönemin SSK Genel Müdürü olan ve şimdi CHP grup başkanvekilli olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da fişlendiği haberine açıklama geldi.
Bugün Gazetesinde yer alan “Kılıçdaroğlu’na BÇG Fişlemesi” başlıklı haberle ilgili CHP grup başkanvekilli Kemal Kılıçdaroğlu yazılı açıklama yaptı.
Haberin yalan bilgilere dayandırılarak yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu haberdeki iddiaları cevapladı.
İşte Kılıçdaroğlu'nun haberde geçen iddialara cevabı :
1. Soyadı Değişikliği:
Soyadı değişikliği ben çocukken rahmetli babam tarafından gerçekleştirilmiştir. Her çocuk soyadını da doğal olarak babasından alır...
2. Kadrolaşma iddiaları:
SSK tarihinde ilk kez ÖSYM aracılığı ile sınav, hiçbir zorunluluk olmamasına karşın, herkese eşit hak vermek amacıyla benim dönemimde oldu. Sigorta müfettişleri Kurum tarihinde ilk kez bu yöntemle alındı... Hemşireler için sınav zorunluluğu olmamasına karşın, sınav yapıldı... Pratisyen hekimlerin atanmasında dahi zorunluluk olmamasına karşın sınav yapılmıştır. Kadrolaşma amacı olsa, niçin sınav yapalım, niçin ÖSYM’yi tercih edelim. Ayrıca 1-4. derecede olanları Genel Müdür atamaz. Atama yetkisi yönetim kurulunundur...
3. 25 trilyonluk ihale...
O dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Olağanüstü Hal Valiliği vardı. Bu bölgelerde yapılacak ihalelere katılacak firmalar Olağanüstü Hal Valiliğinin denetiminden geçtikten sonra ihalelere girebilirlerdi. Öte yandan, SSK’nın yaptığı ihalelerle ilgili olarak, TBMM KİT Komisyonu, milletvekillerinden oluşan özel bir komisyon kurarak ihaleleri incelemiş ve herhangi bir usulsüzlük ya da yolsuzluk tespit etmemiş ve bunu verdiği raporla belgelemiştir. Kaldı ki dürüstlüğünden endişe duymadığın Sayın Zekai Özcan da o dönem benimle birlikte SSK Yönetim Kurulunda görev yapmıştır. Tüm ihalelerde Sayın Özcan’ın da denetiminden geçmiştir.
4. Kürt Enstitüsü ziyareti...
Burslu olarak hiçbir zaman Paris’e gönderilmedim. Maliye Bakanlığında Hesap Uzmanı olarak görev yaptığım yıllarda kamu görevlisi olarak Fransa’ya gönderildim, ancak Paris’e değil Poitiers’ye gittim. Poitiers Üniversitesine devam ettim. İddia edildiği gibi, yaşamım boyunca, Kürt Enstitüsüne hiçbir zaman gitmedim.
5. Hakimlerle briç...
Yargının ve mensuplarının kararlarını yaşamım boyunca hep saygıyla karşıladım. Bugüne kadar hiçbir yargı mensubuyla briç oynayacak ya da yargıçların briç oynadığı bir ortamda bulunmadım...
6. Kurumun bankadaki paralarını gizlemek...
Böylesine saçma bir iddiaya ancak gülünür. Kurumun bankalardaki parasını nereye gizlemişiz. Bunun akıl ve mantıkla bir izahı olabilir mi? Kaldı ki Kurumun tüm hesapları sürekli Kurumda olan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından ve ayrıca TBMM Kit Komisyonu tarafından denetlenirken...
7. Emlak Bankasına taşınmazların devri...
Bu iddiayı ortaya atanlar gerçekten de tam bir iftiracı... SSK taşınmazlarını Emlak Bankasına devri bir yasa gereği yapılmıştır. Ayrıca devir işlemini üç bakanın (Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Maliye ve Hazineden sorumlu Devlet bakanı) ortak protokolü ile gerçekleşti...
Herhalde SSK Genel Müdürlerinin görevi yasaları uygulamamak değildir...
8. Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan atamalar...
O yıllarda Olağanüstü Hal Valiliğinin, bölgede kalması sakıncalı olduğu bildirilen kişilerin yerleri zorunlu olarak değiştirilirdi... Atamalar bu doğrultuda yapılırdı. Kaldı ki o yıllarda SSK’da 65 bin kişi çalışıyordu. Genel Müdürlerin görevi yasadışı olaylara karışanlar hakkında gereğini yapmaktır. Bu gerek de benim Genel Müdür olduğum dönemde yapılmıştır...
9. Hayal mahsulü iddialar...
SSK Genel Müdürlüğü görevine havadan gelmedim. Uzun yıllar Hesap Uzmanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğünde daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı yaptım. Devlete 30 yıla yakın hizmet verdim. Mal varlığımı görmek isteyenler benim internet siteme girerek (www.kemalkilicdaroglu.com) görebilirler. Dürüstlüğü temel ilke edindim. Hesabını veremediğim hiçbir olayım yoktur.
Kemal KILIÇDAROĞLU
CHP İstanbul Milletvekili
HABER 7-Zaman
----------------------------
alevi olduğunu bilmiyordum. Ama temiz bir yüzü vardı ,insanın kanı ısınıyordu. Yaptığı çalışmaları takdir ediyorum. Gördüğümüz gibi veremeyecek cevabı da yok. İnşallah yolu açık olurda ,toplumumuza , bırakın faydası olmasın , biz istemeyiz zaten , ezdirmesin bizleri yeterli
BÇG'nin Kılıçdaroğlu'nu fişlediği iddiası Bugün Gazetesi'nde yer aldı. Gazetenin haberine göre, 28 Şubat sürecinde SSK Genel Müdürü olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun dosyasında nüfus verilerinden eğitim amaçlı olarak gönderildiği Paris'teki faaliyetlerine kadar çarpıcı bilgilere yer veriliyor. Kılıçdaroğlu'nun döneminde 10 bine yakın kişinin SSK'da işe alındığı öne sürülürken, söz konusu şahısların tamamına yakınının 'Alevi-Kürt' olduğu savunuluyor. Raporda, Kılıçdaroğlu zamanında 100'den fazla PKK ve TKLP terör örgütü mensubunun kritik noktalara yerleştirildiği iddiası da yer alıyor: "Haklarında kamu hizmetinden ömür boyu men kararı olan çok sayıda örgüt mensubu, kritik noktalarda işe alınmıştır. SSK Ankara başhekimi yapılan Dr. G.A.'nın kuruma aldığı ambulans telsizleri, kırsalda ölü ele geçirilen PKK militanlarının üzerinde çıkmıştır. İstihbarat kurumlarının uyarılarına rağmen çok sayıda örgüt mensubu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki kurumlara yönetici olarak atanmıştır."
'100 akrabasını işe aldı' iddiası
BÇG fişlerine göre, Kılıçdaroğlu döneminde kurumda bölgesel kadrolaşmaya gidilmiş. Batı illerinde ve özellikle büyükşehirlerde yüzde 50'yi bulan personel açığı varken Tunceli, Sivas, Elazığ ve Amasya gibi illerde yüzde 80'den fazla personel istihdam edilerek 'bölgecilik-mezhepçilik' yapılmış. Kılıçdaroğlu, yüze yakın akrabasını işe almış. BÇG belgelerinde işe alınan akrabaların nüfus kayıtlarına da yer verilmiş.
'GİZLİ' ibareli BÇG notlarında Kemal Kılıçdaroğlu'na atfedilen iddialardan en dikkat çekici olanı ise yüksek yargı ile olan ilişkileri. Kılıçdaroğlu'nun özellikle Danıştay 5. Dairesi ve bölge idare mahkemesi ile yakın ilişki içinde olduğuna dikkat çekilen notlarda, "İdare mahkemesinden ve 5. daireden çok sayıda kararı lehine çıkartmıştır. Mahkeme üyelerinden bazıları ile aynı apartmanda oturmakta ve briç oynamaktadır." bilgisine yer veriliyor.
Baykal, andıçlara sahip çıkmıştı
CHP lideri Deniz Baykal, Genelkurmay Başkanlığı'nın 2006 yılında sivil toplum kuruluşlarına ilişkin hazırladığı andıcı savundu. Yapılan fişlemeleri 'pozisyon raporu' diye niteleyen Baykal, pek çok kurumun benzer çalışmalar yaptığını iddia etti. CHP lideri, Genelkurmay'ın geçen yıl ortaya çıkan andıçlarını da doğal karşılamıştı. Belgelerin kamuoyuna yönelik bir suçlama amacı taşımadığını savunan Baykal, "Medya ve basın dünyasıyla ilişkilerini düzenlemek için kendi kurumları çerçevesinde yaptıkları bir iç değerlendirme olduğunu görüyorum." demişti.
KEMAL KILIÇDAROĞLU İDDİALARI REDDETTİ
28 Şubat sürecinde o dönemin SSK Genel Müdürü olan ve şimdi CHP grup başkanvekilli olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da fişlendiği haberine açıklama geldi.
Bugün Gazetesinde yer alan “Kılıçdaroğlu’na BÇG Fişlemesi” başlıklı haberle ilgili CHP grup başkanvekilli Kemal Kılıçdaroğlu yazılı açıklama yaptı.
Haberin yalan bilgilere dayandırılarak yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu haberdeki iddiaları cevapladı.
İşte Kılıçdaroğlu'nun haberde geçen iddialara cevabı :
1. Soyadı Değişikliği:
Soyadı değişikliği ben çocukken rahmetli babam tarafından gerçekleştirilmiştir. Her çocuk soyadını da doğal olarak babasından alır...
2. Kadrolaşma iddiaları:
SSK tarihinde ilk kez ÖSYM aracılığı ile sınav, hiçbir zorunluluk olmamasına karşın, herkese eşit hak vermek amacıyla benim dönemimde oldu. Sigorta müfettişleri Kurum tarihinde ilk kez bu yöntemle alındı... Hemşireler için sınav zorunluluğu olmamasına karşın, sınav yapıldı... Pratisyen hekimlerin atanmasında dahi zorunluluk olmamasına karşın sınav yapılmıştır. Kadrolaşma amacı olsa, niçin sınav yapalım, niçin ÖSYM’yi tercih edelim. Ayrıca 1-4. derecede olanları Genel Müdür atamaz. Atama yetkisi yönetim kurulunundur...
3. 25 trilyonluk ihale...
O dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Olağanüstü Hal Valiliği vardı. Bu bölgelerde yapılacak ihalelere katılacak firmalar Olağanüstü Hal Valiliğinin denetiminden geçtikten sonra ihalelere girebilirlerdi. Öte yandan, SSK’nın yaptığı ihalelerle ilgili olarak, TBMM KİT Komisyonu, milletvekillerinden oluşan özel bir komisyon kurarak ihaleleri incelemiş ve herhangi bir usulsüzlük ya da yolsuzluk tespit etmemiş ve bunu verdiği raporla belgelemiştir. Kaldı ki dürüstlüğünden endişe duymadığın Sayın Zekai Özcan da o dönem benimle birlikte SSK Yönetim Kurulunda görev yapmıştır. Tüm ihalelerde Sayın Özcan’ın da denetiminden geçmiştir.
4. Kürt Enstitüsü ziyareti...
Burslu olarak hiçbir zaman Paris’e gönderilmedim. Maliye Bakanlığında Hesap Uzmanı olarak görev yaptığım yıllarda kamu görevlisi olarak Fransa’ya gönderildim, ancak Paris’e değil Poitiers’ye gittim. Poitiers Üniversitesine devam ettim. İddia edildiği gibi, yaşamım boyunca, Kürt Enstitüsüne hiçbir zaman gitmedim.
5. Hakimlerle briç...
Yargının ve mensuplarının kararlarını yaşamım boyunca hep saygıyla karşıladım. Bugüne kadar hiçbir yargı mensubuyla briç oynayacak ya da yargıçların briç oynadığı bir ortamda bulunmadım...
6. Kurumun bankadaki paralarını gizlemek...
Böylesine saçma bir iddiaya ancak gülünür. Kurumun bankalardaki parasını nereye gizlemişiz. Bunun akıl ve mantıkla bir izahı olabilir mi? Kaldı ki Kurumun tüm hesapları sürekli Kurumda olan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından ve ayrıca TBMM Kit Komisyonu tarafından denetlenirken...
7. Emlak Bankasına taşınmazların devri...
Bu iddiayı ortaya atanlar gerçekten de tam bir iftiracı... SSK taşınmazlarını Emlak Bankasına devri bir yasa gereği yapılmıştır. Ayrıca devir işlemini üç bakanın (Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Maliye ve Hazineden sorumlu Devlet bakanı) ortak protokolü ile gerçekleşti...
Herhalde SSK Genel Müdürlerinin görevi yasaları uygulamamak değildir...
8. Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan atamalar...
O yıllarda Olağanüstü Hal Valiliğinin, bölgede kalması sakıncalı olduğu bildirilen kişilerin yerleri zorunlu olarak değiştirilirdi... Atamalar bu doğrultuda yapılırdı. Kaldı ki o yıllarda SSK’da 65 bin kişi çalışıyordu. Genel Müdürlerin görevi yasadışı olaylara karışanlar hakkında gereğini yapmaktır. Bu gerek de benim Genel Müdür olduğum dönemde yapılmıştır...
9. Hayal mahsulü iddialar...
SSK Genel Müdürlüğü görevine havadan gelmedim. Uzun yıllar Hesap Uzmanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğünde daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı yaptım. Devlete 30 yıla yakın hizmet verdim. Mal varlığımı görmek isteyenler benim internet siteme girerek (www.kemalkilicdaroglu.com) görebilirler. Dürüstlüğü temel ilke edindim. Hesabını veremediğim hiçbir olayım yoktur.
Kemal KILIÇDAROĞLU
CHP İstanbul Milletvekili
HABER 7-Zaman
----------------------------
alevi olduğunu bilmiyordum. Ama temiz bir yüzü vardı ,insanın kanı ısınıyordu. Yaptığı çalışmaları takdir ediyorum. Gördüğümüz gibi veremeyecek cevabı da yok. İnşallah yolu açık olurda ,toplumumuza , bırakın faydası olmasın , biz istemeyiz zaten , ezdirmesin bizleri yeterli