Orijinalini görmek için tıklayınız : Ödp GÜn Hep Bİrlİkte MÜcadele GÜnÜdÜr


doruktaisyan
19.04.2008, 10:50
Türkiye egemenler arasındaki çatışmadan kaynaklanan siyasal bir kriz yaşıyor. Bu kriz esas olarak, egemen blok içinde kimin hakim olacağı, kapitalist küreselleşmeye entegrasyon sürecinin kimin inisiyatifinde yürüyeceği ile ilgili bir iktidar kavgasından ibarettir...



EŞİT, ÖZGÜR, DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN MÜCADELEYE!

AKP‘nin kapatılma davası ve Ergenekon operasyonları, uzun süredir devam eden kavganın son hamleleri olmuştur. Bu kavga TÜSİAD‘çılar ile MÜSİAD‘çılar, tesettürlü sermaye ile tesettürsüz sermaye; muhafazakâr piyasacılarla, milliyetçi/ulusalcı piyasacılar arasındaki bir kavgadır. Bu kavgadan ülkenin ve emekçilerin geleceği için olumlu bir sonucun çıkması da beklenemez.

TÜSİAD, TOBB, TİSK ve benzeri sermaye kurumları istikrar bozulmasın çağrısı yaptılar. Onların bozulmasın dediği istikrar piyasanın, borsanın, sömürünün ve yoksulluğun istikrarıdır. Tuzla tersanelerinde işçilerin ölümü pahasına büyüyen sermayenin istikrarıdır.

Sağlık ve sosyal güvenlik hakkı için meydanlara çıkan emekçilerin, fabrika kapılarında aylardır grevle direnen işçilerin, paralı eğitime karşı mücadele eden gençlerin çıkarları ile sağduyu çağrısı yapan sermayenin çıkarlarını uzlaştırmak mümkün müdür?

Hayatın kenarına itilmiş, dışlanmış, yok sayılan yoksullarla; kendilerine özel mekânlarında dünyanın bütün zenginliklerine el koyarak yaşayanların çıkarlarını uzlaştırmak mümkün müdür?

Bize düşen şimdi sermayenin sınırsız sömürme özgürlüğü olan bu istikrarı bozmaktır.

Piyasa tanrısına inanan AKP‘nin ‘dini imanı paradır‘. AKP düzeni, insanın insana kulluğunu arttıran piyasa düzenidir. Bu piyasa düzeni alta kalanın canı çıksın düzenidir; üsttekine han hamam alttakine din iman düzenidir.

Zengine dost, yoksula düşman politikalar uygulayan AKP‘ye artık dur demek gerekiyor. AKP‘yi durduracak yegâne güç de emekçilerin yürüttüğü mücadeledir. 14 Mart ve 1 Nisan‘da emekçilerin iş bırakarak gerçekleştirdiği eylemler AKP‘yi durdurmanın da yolunu göstermiştir.

AKP‘ye karşı gerçek mücadele, bürokratik ve yasakçı yollardan değil, halkın taleplerine ve çıkarlarına sahip çıkarak, emekçilerin ve halkın mücadelesinin aşağıdan yukarıya geliştirilmesi ile mümkün olabilir.

Ancak böylesi bir muhalefet, küresel-emperyalist sistemin saldırılarına karşı durabilecek ve ülkenin temel sorunlarının çözülmesi yönünde irade gösterebilecektir. Gerçekten laik, demokratik ve sosyal bir Türkiye emekçilerin bu mücadelesi üzerinden gelişebilecektir.

Eşitlikçi, Özgürlükçü, Demokratik bir ülke için;

· Devlet yapısında ki tüm çeteleşme ve faşist yapıların kazınması/dağıtılması,
· Siyasi partiler yasasının değişmesi, seçim barajının kalkması, sendika, dernek ve tüm toplumsal-siyasal örgütlenmelerin önündeki engellerin kalkması,
· Kürt halkının kimlik, kültür, dil konusundaki taleplerinin karşılanması, anayasal güvencelerin oluşturulması, ayrımsız genel siyasi bir af ile dağdaki ve cezaevlerindeki insanların sosyal ve siyasal yaşama kazandırılması, bölgenin imarı ve yaşamının normalleşmesi, yaraların tedavisi için çok yönlü sosyal, ekonomik, psikolojik projelerin hayata geçirilmesi, yerinden yönetim ilkelerinin doğrudan demokrasi temelinde güçlendirilmesi,
· 301. madde başta olmak üzere tüm ırkçı, şoven, militarist yaklaşımlara temel olan maddelerin kaldırılması,
· YÖK‘ün kalkması, üniversitelerin özerk ve demokratik bir yapıya dönüştürülmesi,
· Cezaevlerinde, tecrit başta olmak üzere yaşanan tüm sorunların çözülmesi,
· Aleviler başta olmak üzere inanç ve mezhepler üzerindeki baskının kaldırılması, özgürlükçü laikliğin sağlanması,
· Herkes için yurttaşlık hakkı olarak asgari bir gelirin sağlanması, yaşanabilir konut, parasız eğitim ve sağlık hakkı sağlanması gerekir.

Artık, yıllardır yaşadığımız bu sorunları demokratik-devrimci güçlerin, emek güçlerinin, aydınların mücadelesiyle aşmanın ötesinden başka bir yol kalmamıştır. Ya eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye yaratacağız ya da çözümsüzlükler içinde emperyalist küresel güçlerin oyuncağı olacağız.

Şimdi eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye için eşitlik ve özgürlükten yana tüm emek ve demokrasi güçlerini, emekçilerin yükselttiği muhalefeti güçlendirmeye; ırkçılığa, yoksulluğa, gericiliğe yani emperyalizme karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

GÜN HEP BİRLİKTE MÜCADELE GÜNÜDÜR

GÜN