Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz Ali(as)in Imameti-2
Asigi Ali 22.04.2008, 11:52 Maani’il Ahbar kitabindan Ebu Cafer (as)’den, babasi ve
dedesinden(Imam Hüseyin) buyurdu ki : "Biz her seyi apacik bir
imamda saymisiz" ayeti indiginde Ömer ve Ebu Bekir
meclislerinden kalkip Resulullah (saa)’a sordular ki : Ey
Resullullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, Incil, Zebur veya
Kuran midir? Resulullah (saa) : Hayir, dedi. O anda babam
(Hz.Ali) Resulullah (saa)’in huzuruna gelir. Bunun üzerine
Resulullah (saa) söyle buyurdu : Iste, Allahin her seyin
ilmini icinde saydigi imam sudur.
(Muhammed bin Muhammed Rida el-Kummi el-Meshedi "Kenz’üd
Dekaik ve Bahr’ül Geraib" Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.61-62 /
es-Seyyid Ali el-Hairi et-Tahrani "Mukteniyat’üt Dürer ve
Mültekikat es-Semer" Tahran- Dar’ül Kütüb el-Islamiyyet bas.
C.9, s.73) / es-Seyyid Muhammed el-Hüseyni el-Hemedani
"Envar-i Derhisan" Tahran- Mektebet-i Lutfi 1380 c.13, s.351
Asigi Ali 22.04.2008, 11:54 Hz Ali'nin(a.s.) Mucizeleri
Hz. Ali’nin esinin adi bircoklarinizin bildigi gibi (Hz. Peygamber (saa)’in kizi) Fatimatüz Zehra’dir. Annesinin adi da Fatima bint Esed’dir.
Fatima bint Esed, cocuklugunda birkac Arap kizi ile cöle gittiler. Oynuyorlardi. Uzaktan bir aslan onlara dogru geliyordu. Fatima’dan büyük kizlarin hepsi kactilar, yalniz Fatima bint Esed, kücük oldugu için kacamadi, ne yapacagini sasirdi, hayran kaldi. Bu sirada cölden bir süvari peyda oldu, kilicini cektigi gibi arslani iki parçaya böldü. Fatima bunu görünce kendini süvarinin ayagina atti;, boynunda olan gerdanligi acarak ona hediye verdi.
Fatima’nin baba ve annesi kizlardan hadiseyi duyunca aglayarak cöle düstüler. Fatima’yi selamette buldular. Onlar da bu sefer süvariyi aramaya basladilar, onu bulup Mekke’ye götüreceklerdi. Fakat onu bulamadilar, bulamayinca Mekke’ye döndüler.
Günlerden bir gün Allah’in galip arslani, cocukluk zamaninda annesi ile sakalasiyordu. Annesi ona dedi ki: "Ey ogul, sen henüz cocuksun, cocuklar anneleri ile saka yapmazlar"
Imam Ali: "Annecigim, arslanla süvarinin kissasini ne cabuk unuttun. Seni arslanin elinden kurtaran o süvariyi hatirlayabilir misin?" diye sordu.
Hz. Fatima sordu: "Benim ile o süvarinin arasinda gecen olaya dair bir delilin var mi?"
Imam Ali elini koynuna götürdü, annesinin gerdanligini cikardi ve dedi ki: "Ey annecigim, bak gör bakalim, bu gerdanlik ayni gerdanlik mi, degil mi?"
Hz. Fatima: "Evet, ayni gerdanlik" dedi.
Imam Ali: "Arslani öldüren ve seni ondan kurtaran ben idim" dedi.
(Op. Dr. Mehmet Ali Derman "Dört Büyük Halife" S.282 Osmanli Matbaasi Istanbul 1977)
Derleyen; Metin Golbol
Asigi Ali 22.04.2008, 11:55 Hz Ali (as)in Imameti 1
Akıldan başka imam yoktur, bu gerçek Kur'an-ı Kerim ve Hz.Muhammed (s.a.a) tarafından dile getirilmiştir. Hz.Muhammed (s.a.a) insanlara aklı imam ve önder edinmelerini emretmiştir. Yağmurun gerçekliği bile aklın ve düşüncenin ürünüdür. Hatta bir hadise göre Hz.Muhammed (s.a.a) "Dinimin aslı akıldır" demiştir.
Aklın elle tutulan, gözle görülen veya kulakla işitilen bir şey olmadığı şüphesizdir. O dokunamadığımız ama içimizde hissettiğimiz bir şeydir. Aklın İmametinin anlamı Hakkın imametidir. Her kim ki Hak daima onunla ve o daima Hakla beraberse akıl ve din buyruklarına göre imam odur.
Soru: Bu vasıfta biri var mıdır?
Cevap: Evet vardır. Hz.Muhammed (s.a.a)'tir
Soru: Bu vasıfta Hz.Muhammed (s.a.a)’ten başka biri var mıdır?
Cevap: Evet vardır. Hz.Muhammed (s.a.a) kim için “Hak daima onunla ve o daima Hakla beraberdir” demişse odur.
Hz.Muhammed (s.a.a)’in Hz. Ali İbn-i Ebu Talib (a.s) için:"Hak daima onunla ve o daima Hakla beraberdir, ne tarafa dönse Hak onunla döner”
dediği bütün Müslümanlarca bilinmektedir.
Bunun anlamı “Hz Ali (a.s) hiç hata yapmayan bir alim, hiç zulüm yapmayan bir adil, Allah’a hiç karşı gelmeyen bir itaatkar”dır.
Eğer din ve akıl böyle birine itaat etmeyi emretmiyorsa, insanlığın ne bir anlamı ne de bir kıymeti vardır!
Asigi Ali 22.04.2008, 12:01 Hz Ali(as) Mucizeleri 1
"Buyurdu ki: Senin gücünü kardesinle arttiracagiz. Ayetlerimizle ikinize de öyle bir güc verecegiz ki onlar, size erismeyecektir" (Kasas 35. Ayet)
Hafiz Seyh Recep el-Bersi söyle naklediyor:
Firavn, Allah’in laneti üzerine olsun, Harun’un Musa’ya katilip onun huzuruna geldiklerinde Firavn’un kalbine bir korku girdi. Cünkü ikisinin önünde ata binmis, elbiseleri ve kilici altindan olan bir sahisi görmüstü. Firavn da altini cok seven birisiydi. O süvari Firavn’a dedi ki: Bu iki adama (Musa ve Harun’a) icabet et! Yoksa seni öldürürüm. Bundan korkan ve cekinen Firavn, Musa ve Harun’un disari emanet icinde cikmalarina müsaade etti. Onlar ciktiginda kapicisini yanina cagirtip cezalandirdi. Kapicilari ise Firavn’un izzeti üzerine Musa ve Harun’dan baska hic kimsenin kapidan iceri girmedigine yemin ettiler. Bu süvari Imam Ali aleyhisselamin misali idi. Onunla sani yüce olan Allah önceki peygamberlere sirren ve peygamber efendimiz Muhammed (saa)’e ise acik olarak güc vermisti. Nitekim kendisi Allah’in en büyük ayetlerindendir ki, onunla nice velisine kildi. O suret ile hep yardimci olmustu. Evliyalar da o büyük kelime ile dua ederlerdi ki, dualari kabul olunur ve darliga düstüklerinde onunla kurtulurlardi. Buna sani yüce olan Allah þöyle isaret etmistir: "Ayetlerimizle ikinize de öyle bir güc verecegiz ki onlar, size erismeyecektir" Abdullah bin Abbas dedi ki: "Bu büyük ayet o süvari olmustu"
(Hafiz Recep el-Bersi "Mesariku Envar’ül Yakîn Fî Esrar Emir’ül Müminin" S.81 / Enis Emir "Kuran’da Ehl-i Beyt" S. 203)
Bir gün Resulullah (saa)’in huzurunda bir cinni vardi. Müskül konular hakkinda sorular soruyordu. Müminlerin Emiri Hz. Ali (as)’nin peygamber efendimize dogru geldigini gören cinni o kadar ürktü ve korktu ki, bir kus þekline dönüsüp titremeye basladi ve dedi ki: "Ey Resulullah! Beni koru! Resulullah (saa) buyurdu ki: "Seni kimden koruyayim?" Cinni dedi ki: "Sana dogru gelen su genc adamdan!" Resulullah buyurdu ki: "Hangi sebepten dolayi bu genc adamdan korkuyorsun" Cinni dedi ki: "Tufan oldugunda Nuh’un gemisini batirmak için elimi uzattigimda bu genç elimi vurup kesmisti."
Cinni kesilen elinin yerini cikarip gösterdi. Bunun üzerine Resulullah buyurdu ki: "Evet, dogru söylüyorsun, o genc budur"
(Hafiz Recep el-Bersi "Mesariku Envar’ül Yakîn Fî Esrar Emir’ül Müminin" S.85 / Enis Emir "Kuran’da Ehl-i Beyt" S. 204)
Derleyen:Metin Golbol
hz.peygamber fatımayı kureyş kabilesinden birine vermek istiyordu ama kimse fatıma anamıza layık değildi birgün osman fatıma anamızla evlenmek istiyordu ama hz. peygamber vermedi osman geri dönerken hz. ali efendimizle karşılaştı
dediki;
_ ya ali geri dön muhammet kızını kureyş kabilesinden kimseye vermiyecek dedi
ama hz.alie dinlemedi ve gittiğinde hz.muhammedi gördü ve fatımayla evlenmek istediğini söyledi hz.muhammet düğün masraflarını karşılamak için neyin var dedi atım düldül kılıcım zülfikar ve kalkanım var dedi hz.muhammet atın ve kılıcın sana lazım kalkanını sat ve düğün masraflarını karşıla dedi ve kalkanını osmana sattı ve evleceğinde osman kalkanı hz.ali efendimize düğün hediye olarak verdi
|
|