Orijinalini görmek için tıklayınız : Her Peygamberin Vasisi Var Midir?
Asigi Ali 24.04.2008, 18:57 HER PEYGAMBERİN VASİSİ VAR MIDIR?
1.HADİS: Hz.Ali Aleyhisselam’dan naklen, Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allahu Teala her peygambere bir Vasi kıldı: Şit'i Adem'in vasisi kıldı, Yuşa'yı Musa'nın vasisi kıldı, Şem'un'u İsa'nın vasisi kıldı, benim vasim de Ali'dir. Benim vasim, vasilerin en hayırlısıdır, ben davet edici, Ali de hidayetçidir."
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
1) es-Seyyid Muhammed Salih et-Tirmizi'nin "el-Kevkeb üd-Dürri" s.118
2) Süleyman el-Kunduzi nin "Yenabi'ül Mevedde" s.248
3) es-Seyyid Ali eş-Şafii el-Hamadani Meveddet ul Kurba
4) Enis Emir'in "Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah" s.351
5) Yunus Ramadan in Buğyetüt Talibs.101, Beyrut Bas.
2.HADİS: Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem) İmam Ali Aleyhisselam’a hitaben şöyle buyurdu: "Ey Ali, sen kardeşim, vezirim, vasim, varisim ve benden sonra halifemsin"
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
1) İbn-i Teymiyye'nin "Minhac'üs Sünnet" c.4, s.80
2) Siret'ül Halebi c.1, s.304.
3.HADİS: Feraidu’s Simteyn ‘de Hemvini Zehebi’nin şeyhidir; İbn-i Abbas’tan şöyle naklediyor: “Na’sel isminde bir Yahudi Peygamber’in Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem huzuruna gelerek şöyle arzetti: “Ey Muhammed ! Uzun müddettir zihnimde oluşan şeyler hakkında senden soru soracağım; eğer onlara cevap verirsen sana iman getiririm.” Pygamber Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem sormasını istedi. O şöyle sordu: “Beni vasinden haberdar et ve söyle o kimdir? Çünkü hiçbir peygamber vasisiz gelmemiştir. Bizim peygamberimizin vasisi Yuşe b. Nun’dur.” Peygamber Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem şöyle buyurdu: “Benim vasim Ali b. Ebu Talip’tir ve Ondan sonra iki torunum ,Hasan ve Hüseyin ve onlardan sonra ,Hüseyin’in soyundan dokuz imamdır.” Ravi diyor ki: Na’sel dedi: “Ey Muhammed! O on iki imamın isimlerini benim için söyle.” Peygamber Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem onların isimlerini şöyle sıraladı: “Hüseyin’den sonra oğlu Ali , Ali’den sonra oğlu Muhammed, Muhammed’den sonra oğlu Cafer,Cafer’den sonra oğlu Musa, Musa’dan sonra oğlu Ali, Ali’den sonra oğlu Muhammed, Muhammed’den sonra oğlu Ali,Ali’den sonra oğlu Hasan, Hasan’dan sonra oğlu Huccet Muhammed Mehdi, ki bunlar benden sonraki on iki imamdırlar…”
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
1-Feraidu’s Simteyn,c:2,s:132,hadis:431
2-Yenabiu’l Mevedde,c:3,s:281
VELAYETİN BÜTÜN MAHLUKATA SUNULDUĞU GÜN
İmam Rıza Aleyhisselam buyurdular: “Gadir-i Hum günü , velayet gökyüzü ehline sunuldu ve yedinci göğün velayeti daha acele kabul etmesiyle Allahu Teala, Arşını bu gökyüzüne indirerek ziynetlendirdi. Dördüncü gök ise yedinci gök’ten sonra velayeti kabul etti ve meleklerin kabesi olan Beyt-ul Memur’la ziynetlendi. Dünya ise dördüncü gökten sonra iman getirerek yıldızlarla ziynetlendi.Velayet yeryüzündeki topraklara sunulunca, ilk Mekke kabul etti ve Kabe ile ziynetlendi. Medine şehri Mekke’den sonra velayeti kabul etti bu yüzden Resulullah sellallahu aleyhi ve alihi vesellem Mekke’den sonra Medine’yi ziynetlendirdi. Küfe şehri velayete iman getirerek İmam Ali aleyhisselam’ın ayak basmasıyla ziynetlendi. Velayet dağlara sunulunca, Akik, Firuze ve Yakut dağlarının daha önce iman getirerek diğer mücevherlerden faziletli kılındı. Velayete iman getirmeyen dağların üzerinde bir şey yetişmedi. Velayet sulara sunuldu. Kabul edenler tatlı oldu ve kabul etmeyenler acı ve lezzetsiz oldu.Velayet kuşlara sunuldu kabul edenleri sesi güzel ve fesih oldu ve kabul etmeyenlerin sesi ise hoşa gitmeyen insanı rahatsız eden şekilde oldu.” (Tabersi, El İhticac,c:1,s:66)
http://alevicaferi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=101&Itemid=50
Yorumsuz kopyala yapıştır içeriksiz bir konu
Asigi Ali 25.04.2008, 16:20 http://alevicaferi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=101&Itemid=50
Yorumsuz kopyala yapıştır içeriksiz bir konu
Bu hadislerle ilgili kaynak kitaplar elimizde mevcut. Fakat arkadaşlar çalışmışlar ve bizde onların çalışmalarından yararlandık. Bu neden sizi rahatsız etti. Sitede alıntı yapılamaz veya yorumsuz kopyalama yapılamaz diye bir kural mı var? Varsa bilmiyorduk. Yoksa sorun nedir?vesselam
Asigi Ali 24.05.2008, 20:26 ÖNCEKİ PEYGAMBERLER BİLİYOR MUYDU?
Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:“Allah vaktiyle peygamberlerden kesin söz almıştı.” (Âl-i imran: 81)Allah-u Teâlâ ,tüm peygamberler’den Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem) ve Ehlibeyt Aleyhisselam için söz almıştı. “Celâlim hakkı için, size kitap ve hikmet verdim. Sizde olan o kitap ve hikmeti tasdik edip doğrulayan bir peygamber gelecek.” (Âl-i imran: 81) “Ona mutlaka iman edeceksiniz ve mutlaka ona yardımda bulunacaksınız.” (Âl-i İmran: 81) Allah-u Teâlâ bütün peygamberlerine kitap ve hikmet verirken, hepsinin böyle bir sözleşme ve anlaşmasını almıştı. Hepsi de kendilerini tasdik eden Muhammed Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem’e iman ve yardım için Allah-u Teâlâ’ya söz vermişlerdi. “‘Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?’ demişti.” (Âl-i İmran: 81) Peygamberlerden misak alındığının belirtilmesi, onlara tâbi olan ümmetlerinden de alındığını gösterir. “Onlar da: ‘Kabul ettik.’ demişlerdi.” (Âl-i imran: 81) O Azîz Peygamber Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem’e iman ve yardım ile mükellef olduklarını itiraf ederek bu husustaki emr-i ilâhî’yi kabul ettiklerini söylediler. Onun üstünlüğünü, izzet, şeref ve meziyetini ümmetlerine tebliğ ettiler. “Allah da: ‘O halde şâhit olun, ben de sizinle beraber şâhit olanlardanım.’ buyurmuştu.” (Âl-i imran: 81) Âl-i imran sûre-i şerif’inin 82. Âyet-i kerime’sinde ise böyle bir ikrar ve misaka riâyet etmeyenlerin fâsık kimseler olacağı bildirilmektedir: “Bundan sonra artık kim yüz çevirirse onlar fâsıkların tâ kendileridir.” (Âl-i İmran: 82)
Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem) buyurmuştur ki: “Miraç gecesi beni göğe götürdüklerinde Peygamberleri topladılar, ben de onlarla beraber oturdum. Bir melek gelerek bana şöyle dedi: Allah-u Teala buyuruyor ki; Bu peygamberlerden ne üzere gönderildiklerini sor. “Ne üzere gönderildiniz?” diye sorduğumda; Senin velayetin ve Ali bin Ebi Talibin velayeti üzere gönderildik!" dediler.”
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
(Tefsir-i Ebuul- Futuh, c.10,s.92. Şevahidut- Tenzil, c.2, s.223. Menakıb-i Harezmî, s.221.)
Ayet o kadar açık bir şekilde beyan ediyro ki, aslında anlamamak mümkün değil. Hz Muhammed Mustafa için diğer peygamberlerden söz alıyor. Artık Hadislerde bu konuyu tasdik ediyor. Bu kadar açık bilgiden sonra bu büyük nimeti, inkar etmek elbette Yüce Allah'ın buyurduğu gibi fasıklıktır elbette. Gerçek fasıklık Velayet sahiplerinin Velayet'ini inkar etmektir.
Asigi Ali 30.07.2008, 17:56 “Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler” (Araf Süresi 172. Ayet)
Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İnsanlar, Ali bin Ebi Talib'in ne zamandan beri “Emir'ül Müminin” olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini inkar etmezlerdi: Adem, ruh ve ceset arasındayken. Allah o zaman hazır bulunanlara şöyle buyurmuştu: “Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler” (Araf Süresi 172. Ayet). Allah da onlara şöyle buyurdu: Ben Rabbinizim, Muhammed peygamberiniz, Ali de Emir’inizdir.
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
(Menakıb-ı Meğazeli s. 171 / Suyuti’nin “el-İklil” s.98 / ed-Deylemi'nin "Firdevs el-Ahbar" 14. Bab / Tefsir-i Levami c.9, s.277 / İhkak’ul Hak c.3, s.307 / Nehc’ül Hak s.191 )
“Senden önceki peygamberlere sor” (Zuhruf Süresi 45. Ayet) İbn-i Abdül Birr dedi ki: “Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem) isra gecesinde miraca çıktığında Allah-u Teala onunla birlikte Peygamberleri bir araya topladı ve şöyle buyurdu: “Ey Muhammed, ‘Senden önceki peygamberlere sor ki; ne üzere gönderildiniz?” Resulullah (Sellallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem sorunca, dediler ki: “Biz, Lâ ilâhe illallâh şehadeti, senin peygamberliğinin ikrarı ve Ali bin Ebi Talib’in velayeti üzerine gönderildik.”
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
(el-Künci'nin "Kifayet'üt Talib" s.25 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.121 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.2, s.156 / el-Tabari'nin "Zehair'ul Ukba" s.69 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Kenz'ul Ummal" c.6, s.156 / el-Heysemi'nin "Mecma'üz Zevaid" c.9, s.108 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.82)
" Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et...”(Maide-67) Resulullah sellallahu aleyhi ve Alihi vesellem da bu emrin gereğini şu sözleriyle yerine getirmişti;
“Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır. Ey ashabım! Ali b.Ebi Talip, hayatımda ve vefatımdan sonra sizlere benim vasim ve halifemdir. Ali, en büyük sıddık ve hak ile batılı ayıran faruktur. Ali, insanların girdiği Allah’ın kapısıdır, Allah’a varan yol ve Allah’ın delilidir. Onu tanıyan, beni tanımış, onu inkar eden, beni inkar etmiştir. Ona uyan, bana uymuştur. Bu, İbrahim’den bana gelen bir sünnettir.” ( Bihar’ul Envar, C:37, S:38)
romantik 30.07.2008, 18:35 sevgili can aşığı ali.ne mutlu.kevseri bekleyenlee.ne mutlu vasinin vasisini bekleyenlee.ne mutlu zalimin elinmden.garibin hakkını alanı bekleyene.ne mutlu hak muhammed ali.diyen sen ve diğer.canlara.allah razı olsun.
Asigi Ali 18.08.2008, 12:18 Resulullah (O'na ve Ehli Beyt'ine selam olsun) şöyle buyurdu: “Ben Âdem yaratılmazdan ondörtbin sene önce, Azîz ve Celîl olan Rabbimin yanında bir nur olarak mevcut idim.”
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
(Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi. C.12, sh: 404)
Selman-ı Farisi'den naklen, Resulullah (O2na ve Ehli beyt'ine selam olsun) şöyle buyurdu: "Ben ve Ali Aleyhisselam, Adem yaratılmadan bin yıl önce, Allah-u Teala’nın elinde onu tesbih ve takdis eden bir nur idik. Allah’u Teala Adem'i yarattıktan sonra o nuru Adem'in sulbüne verdi, böylece bir sulpten gele gele Abdülmüttalip'te ikiye ayrıldı. Bende peygamberliğe, Ali'de ise halifeliğe ayrıldı"
HADİSİ NAKLEDEN SÜNNİ KAYNAKLAR:
1) İbn-i Hacer el-Askalani'nin "Lisan'ül Mizan" c.2, s.229; c.6, s.377
2) Sıbt İbn-i Cevzi'nin "Tezkiret Havas ul Eimme" s.52
3) el-Zehebi'nin "Mizan'ül İtidal" c.1, s.235 Hadis No: 1904
4) el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet üt-Talib" Bab: 87, s. 315
5) Menakıb-ı Meğazeli s.88, Hadis No: 130
6) Ahmet bin Hanbelin el-Fedail kitabı Fedail Emir ul Müminin bab-ı
araknafobia 18.08.2008, 13:06 Hz.Muhammed hakka yürümeden önce Hz.Ali'yi kendinden sonra müslümanlar için halife olarak görüyordu.Ali'ye güveniyordu.O'nun için kullandığı bir çok Hadis'i Şerif vardır...
''Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. İlmi isteyen kapıya gelsin.''
''Ey Allah’ın kulları, bu Ali’nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır. Her kim bu Ali’yi severse, beni sever beni seven de Allah’ı sevmiş olur. Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur. ''
Hz.Muhammed'in cenazesi kalkmadan hilafet meselesi ortalığı karıştırmış vede ne olmuşsa olmuş Hz.Ali yerine Hz.Ebubekir halife olmuştur.Bunu ise Hz Ömer ve Hz.Osman vasiyet yöntemi ile gerçekleştirmiştir.Daha sonra Ebubekir'in vasiyeti üzerine Hz.Ömer,Hz.Ömer'de vasiyet yöntemi ile Hz.Osman'ı halife seçmiştir.
Asigi Ali 19.08.2008, 09:36 ortalığı hilafet meselesi değil ebu bekir Ömer ve taraftarları karıştırdılar. Siz yukarıda İmam Ali"nin hak halife olduğuna dair delil olarak hadis yazdıktan sonra, Ebu Bakir Ömer ve Osman gibi gaspçıları nasıl hazret diye anıyorsunuz. Anlaşılan sunnilik aliviler arasında bayağı yaygın hale gelmiş. Biraz dikkt edelim lütfen. Herşeyi yerli yerine koymamak adaletten sapmak demektir. herkesi hak etteği yere koyalım. vesselam...
araknafobia 19.08.2008, 09:45 ortalığı hilafet meselesi değil ebu bekir Ömer ve taraftarları karıştırdılar. Siz yukarıda İmam Ali"nin hak halife olduğuna dair delil olarak hadis yazdıktan sonra, Ebu Bakir Ömer ve Osman gibi gaspçıları nasıl hazret diye anıyorsunuz. Anlaşılan sunnilik aliviler arasında bayağı yaygın hale gelmiş. Biraz dikkt edelim lütfen. Herşeyi yerli yerine koymamak adaletten sapmak demektir. herkesi hak etteği yere koyalım. vesselam...
Ne alaka beyfendi...Sizde küçük şeylere takılmayın.Biz burda herşeyi olacağı gibi yazıyoruz.Bunda da kötü bir şey göremiyorum.
Konu ile ilgili yorumunuzu yazsaydınız daha değerli olurdu.
Hz.Muhammed hakka yürümeden önce Hz.Ali'yi kendinden sonra müslümanlar için halife olarak görüyordu.Ali'ye güveniyordu.O'nun için kullandığı bir çok Hadis'i Şerif vardır...
Hz.Muhammed'in cenazesi kalkmadan hilafet meselesi ortalığı karıştırmış vede ne olmuşsa olmuş Hz.Ali yerine Hz.Ebubekir halife olmuştur.Bunu ise Hz Ömer ve Hz.Osman vasiyet yöntemi ile gerçekleştirmiştir.Daha sonra Ebubekir'in vasiyeti üzerine Hz.Ömer,Hz.Ömer'de vasiyet yöntemi ile Hz.Osman'ı halife seçmiştir.
sevgili can senin hz. dedigin ömer osman beubekir ler hiç bir zaman ceplerinden o putlarının çıkarmamışlar dır hemde hz.muhamede biyap edip de etmemk arasında çelişkide kalmışlardır ali beye katılmamka mümkündür şünkü hz. kelimesi sadece büyük vede görevini tam manasıyla yapanlara derler onlar hilafete düşmüşlerdir yani ömer.osman.ebubekir zınnıktır bunu vurgulamak istedim saygılarımla..
araknafobia 19.08.2008, 10:19 sevgili can senin hz. dedigin ömer osman beubekir ler hiç bir zaman ceplerinden o putlarının çıkarmamışlar dır hemde hz.muhamede biyap edip de etmemk arasında çelişkide kalmışlardır ali beye katılmamka mümkündür şünkü hz. kelimesi sadece büyük vede görevini tam manasıyla yapanlara derler onlar hilafete düşmüşlerdir yani ömer.osman.ebubekir zınnıktır bunu vurgulamak istedim saygılarımla..
Tamam can doğrudur...
Asigi Ali 19.08.2008, 11:38 Ne alaka beyfendi...Sizde küçük şeylere takılmayın.Biz burda herşeyi olacağı gibi yazıyoruz.Bunda da kötü bir şey göremiyorum.
Konu ile ilgili yorumunuzu yazsaydınız daha değerli olurdu.
Hazret kelimesi "Hürmet maksadı ile büyüklere verilen ünvan; "Hazret-i Kur'an, Hazret-i Peygamber" gibi." manalar taşımaktadır.
Oysa Ebu Bekir, Ömer ve Osman ne hürmet edilmeye layık kimselerdir, nede herhangi bir manada büyüktürler. Onlar Ehli beyt'e yapılan zulmün öncüleridirler. Hz. Fatıma'ya ve Hz Ali'ye HZ Peygamber'den sonra yaptıkları zulmü bilmeyen yoktur. Bunlar İslam'ı tahrif etmişlerdir.
Alevi ibadetleri arasında Tevelle ve Teberra önemli bir yere sahiptir. Kısaca;
Tevella; genelde Allah'ın sevdiklerini sevmek ve Allah'ı sevenleri sevmek. Allah'ın sevmediklerini sevmemek Allah'ın dostlarına dost olmak anlamına gelir.
Teberra ise Allah'ın semmediğini sevmemek ve Allah'ı sevmeyenide sevmemek. Onlardan uzaklaşmak ve bu vesile ile Allah'a yaklaşmak. Allah'ın düşmanlarına düşman olmak.
Özelde ise Ehli Beyt'i sevenleri sevmek ve onlara düşman olanlara düşman olmkatır. Hz peygamber şöyle buyurmuyor mu;
"Din buğz ve sevgide ibarettir."
Allah'ın düşmanlarını seven biri veya aynı şekilde Allah'ın dostlarına düşman olan birisi nasıl Allah'a yakın olabilir ve Allah'ın dininde yüksek bir makama (hilafet gibi) yerleştirilebilir. Allah'a sığınırız.
Oysa Ebu bekir ve Ömer'in onlardan sonra da Osman'ın Ehli beyt'e ve taraftarlarına yaptığı zulümler kimseye gizli değildir.
Hz Fatıma'nın evini yakmaya kalkışmaları , kapısını kırmaları ve Hz Fatıma'yı kapı arkasında sıkıştırıp kınında ki kılıçla dövmeleri, Hz Fatıma'nın koluna vurulan kırbaçlar ve İmam Ali'nin biat etmesi için zor ile ve sürüklenerek Mescide görürülmeleri, Hz. Fatıma'nın Fedek gibi kendine has lan arazi ve mallarına el konulması, Hz Fatıma'nın bunlardan aldığı darbeler yüzünden çocuğunu düşürmesi, Hz Fatıma'nın bunlara gazap ederek mezarının yerini gizletmesi ve bunların cenaze merasimlerine katılmamalarını istemesi hafife alınacak şeyler mi? Hz Fatıma gibi birine" Dünya kadınlarının efendisi" dedikten sonra bu eziyetler revamıdır.
Bunların yaptıkları zulümleri ne kalem yazmakla bitirebilir ve neden bizim bunları yazmaya tahammülümüz vardır.
Nasıl oluyorda böyle insanlara saygı gösterilip hazret gibi hürmet etmek manasına gelen kelimeler bunlara birer iltifat gibi yakıştırılabilir.
osya bunların hakkı Cehennem'den başka bir şey değildir.
Bunlar Allah'ın kendileri için hiç bir delil indirmediği hilafet makamını gazp ettiler. Evet Zahiren bunlar hilafet makamını gasp etmiş olabilirler. Ancak hiç bir zaman İmam Ali'yi halifelikten azledemezler. İmam Ali halk seçsede Halifedir. Halk ismesede Halifedir.
Allah Kur'an'da buyuruyor;
"Allah dilediğiniz seçer ve onların seçim hakkı yoktur."
Bırakalım da Allah kendisini temsil eden yeryüzünde ki halifesini kendisi seçmiş olsun.
Ebu bekir Ömer ve Osman'ın hilafetleri yalan, gasp ve zulümden başka bir şey değildir.
Bunların Hilafeti gasp etmesi Müslümanların tefrikaya düşmesi ve mezheplerin ortaya çıkmasından başka bir meyva vermemiştir.
Bunları bizzat hilafetteyken bir çok mümin kanı dökmüşlerdir.
Ebu Bekir'in hilafeti döneminde kendisi sadık bir İmam Ali dostu olan Malik b. Nuveyre gibi sahabelerin kabileleri ile birlikte kanını dökmekten ve Ebuzer, Miktad ve Abdullah b. Mesud gibi en önde gelen sahabeleri dövmekten ve hatta çöllere sürerek orada can vermelerine sebep olmaktan hiç çekinmemişlerdir.
Bunların nesine hüremet edelim.
Hilafet makamını gasp etmelerine mi?
Gerçek hak sahiplerine ettikleri zulme mi?
Allah'ın dinini değiştirme gayretlerine mi?
peygamberin sunnetlerini iptal etmelerine mi?
Ortaya koydukları bidatlerine mi?
Sahebelere dayak attırmalarına mı?
Sahabeleri ölünceye dek sürgün etmelerine mi?
Yine sahabeleri kabileleri ile birlikte katletmelerine mi?
Nelerine saygı gösterelim?
Lütfen lütfen İmamlarınıza sarılın. İmamlarınızın sözlerinden çıkmayın. Allah aşkına Ebu bekir ve Ömer ne zaman Allah'ın dininde bir bilgiye sahip olmuşlar ki dini öğrenmek için onlara başvuruyorsunuz.
Ebu Bekir hakkında inen bir tane ayet var ki, o ayette onun kafirliğinden başka bir şeye dalelet etmiyor.
kaifrlik ise İslam dininde kimse için fazilet değldir.
Allah aşkına, atalarımız ne için bu kadar zulm gördüler ve kanları döküldü. Onlar bir kez olsun sizin gibi yapmadılar.
Sizler atalarınızın yolunumu şaşırdınız veya kendinizi atalarınızdan üstün mü görüyorsunuz. vesselam...
OkanÇAKIRKAYA 19.08.2008, 12:01 Karşılıklı saygı ve hoşgörü sınırlarını bozmadan, ağızdan çıkan kelimelerin hesabını yaparak ve neyi neden tartıştığımızı unutmadan bir şeyleri konuşmak hem ahlaki hem etiklik hem de forum kuralları açısından daha doğru olacaktır.
İkili polemiğe girmek gibi arzu edilmeyen içerikte mesajlar yazmak veya argo sayılabilecek kelimeler kullanmak nerede olursa olsun yanlıştır... Bu ufak uyarımın örnek olacağından ve dikkate alınacağından da şüphem yok. Şimdilik;
İyi Forumlar...
|
|