EyLüLüM
25.04.2008, 11:33
AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, partisinin türban konusunda yanlış yol izlediğini söyledi. Erdem, “Alamadığımız oylar içinde partimize yönelik çok büyük endişe var” dedi
AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, 22 Temmuz seçim sonuçları ve ardından izlenen politikalarla ilgili çarpıcı eleştirilerde bulundu. Seçim bölgesi Kırıkkale’de yayınlanan Bayrak Gazetesi’ne röportaj veren Erdem, AKP’ye yönelik önemli uyarılarda bulundu. Vahit Erdem’in güncel konularda partisine yönelik dile getirdiği eleştiriler şöyle:
BU KADAR OY ALAMAZDIK: 22 Temmuz sonrasını değerlendirmek için öncesine göz atmamız gerekir. Türkiye bu seçimlere nasıl girdi bunu bir irdelemek gerekir. Hatırlarsınız Cumhurbaşkanlığı seçiminin gerçekleşmemesi üzerine seçime gidildi. Bu şartlarda seçim yapıldı. Yüzde 47 ile AKP iktidara geldi. Aslında AKP’nin normal oy oranının ben o kadar olduğu kanaatinde değilim. Eğer normal süreç devam etseydi Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı süreci olmasaydı sonuç farklı olurdu.
280 VEKİL ÇIKARSAYDIK: (Normal süreç devam etseydi AKP’nin oy oranı) Benim kanaatime göre 40’ın altında olurdu. 30 ile 40 arasında olurdu. Türkiye daha demokratik bir yapıyla seçimi atlatmış olurdu. Şimdi eğer iktidarlar çok güçlü ise muhalefette yeteri kadar muhalefet yapacak potansiyeli sahip değilse dengesizlikler oluşuyor. Türkiye’de maalesef sıkıntılar meydana geliyor. Keşke AKP 280 -285 olsaydı diğer iki parti de onu dengeleyecek şekilde olsaydı belki Cumhurbaşkanlığı seçimi daha dengeli olurdu.
MUTABAKAT İHTİYACI: AKP’nin güçlü bir şekilde meclise gelmesi diğer partilerle temel konularda mutabakat yapma ihtiyacını ortadan kaldırdı. Mesela Cumhurbaşkanlığı seçimi.
GERGİNLİK HAKİM OLDU: Başbakan’ın seçim gecesi yaptığı konuşma kamuoyunda müthiş bir rahatlama yarattı. AKP’ye oy verenlerin de yüreğine su serpti hatta vermeyenler de ’Keşke ben de verseydim’ demişti. Fakat zaman içerisinde siyaset gerginleşmeye başladı ve bu mutabakat sağlanamadı. Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçimde anamuhalefet partisiyle bir diyalog oluşamadı maalesef. Bunun getirdiği gerginlik Türk siyasetine hakim oldu.
YANLIŞ YAPILDI: Türban konusunda yapılan anayasa değişikliği yanlış olmuştur. İki parti birleşmesine rağmen bunu söylüyorum. Niye yanlış olduğunu düşünüyorum, çünkü her karşılaştığınız sorunu anayasa ile çözemezsiniz.
MERKEZ PARTİ OLAMADIK: Bir problemimiz var. AKP kamuoyunda merkez sağ parti imajı yaratamadı. Bunun üzerinde durmamız lazım. Bunun için alınacak tedbirleri almamız ve bu imajı değiştirmemiz lazım. Yani devletin Türkiye’ye irtica geleceği gibi bir takım endişeleri var. Bu iktidarın bazı çevrelere göre gizli gündemi var. Adım adım Türkiye’yi fırsat buldukça irticaya götürecek gibi bir düşünce var. Bunu idare etmemiz lazım.
OY VERMEYENLER ENDİŞELİ: Cumhuriyet mitinglerine bakalım. Orada ileri sürülen fikirlere katılmıyorum. Ama sonuçta o da bir kitle. Yüzde 47 oy aldık. Yüzde 53 de alamadığımız oy var. Bu oylar içinde partimize yönelik çok büyük endişe var. Bu partinin bir dini parti olduğunu, bir irticai getireceği yönünde bir endişe var.
AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, 22 Temmuz seçim sonuçları ve ardından izlenen politikalarla ilgili çarpıcı eleştirilerde bulundu. Seçim bölgesi Kırıkkale’de yayınlanan Bayrak Gazetesi’ne röportaj veren Erdem, AKP’ye yönelik önemli uyarılarda bulundu. Vahit Erdem’in güncel konularda partisine yönelik dile getirdiği eleştiriler şöyle:
BU KADAR OY ALAMAZDIK: 22 Temmuz sonrasını değerlendirmek için öncesine göz atmamız gerekir. Türkiye bu seçimlere nasıl girdi bunu bir irdelemek gerekir. Hatırlarsınız Cumhurbaşkanlığı seçiminin gerçekleşmemesi üzerine seçime gidildi. Bu şartlarda seçim yapıldı. Yüzde 47 ile AKP iktidara geldi. Aslında AKP’nin normal oy oranının ben o kadar olduğu kanaatinde değilim. Eğer normal süreç devam etseydi Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı süreci olmasaydı sonuç farklı olurdu.
280 VEKİL ÇIKARSAYDIK: (Normal süreç devam etseydi AKP’nin oy oranı) Benim kanaatime göre 40’ın altında olurdu. 30 ile 40 arasında olurdu. Türkiye daha demokratik bir yapıyla seçimi atlatmış olurdu. Şimdi eğer iktidarlar çok güçlü ise muhalefette yeteri kadar muhalefet yapacak potansiyeli sahip değilse dengesizlikler oluşuyor. Türkiye’de maalesef sıkıntılar meydana geliyor. Keşke AKP 280 -285 olsaydı diğer iki parti de onu dengeleyecek şekilde olsaydı belki Cumhurbaşkanlığı seçimi daha dengeli olurdu.
MUTABAKAT İHTİYACI: AKP’nin güçlü bir şekilde meclise gelmesi diğer partilerle temel konularda mutabakat yapma ihtiyacını ortadan kaldırdı. Mesela Cumhurbaşkanlığı seçimi.
GERGİNLİK HAKİM OLDU: Başbakan’ın seçim gecesi yaptığı konuşma kamuoyunda müthiş bir rahatlama yarattı. AKP’ye oy verenlerin de yüreğine su serpti hatta vermeyenler de ’Keşke ben de verseydim’ demişti. Fakat zaman içerisinde siyaset gerginleşmeye başladı ve bu mutabakat sağlanamadı. Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçimde anamuhalefet partisiyle bir diyalog oluşamadı maalesef. Bunun getirdiği gerginlik Türk siyasetine hakim oldu.
YANLIŞ YAPILDI: Türban konusunda yapılan anayasa değişikliği yanlış olmuştur. İki parti birleşmesine rağmen bunu söylüyorum. Niye yanlış olduğunu düşünüyorum, çünkü her karşılaştığınız sorunu anayasa ile çözemezsiniz.
MERKEZ PARTİ OLAMADIK: Bir problemimiz var. AKP kamuoyunda merkez sağ parti imajı yaratamadı. Bunun üzerinde durmamız lazım. Bunun için alınacak tedbirleri almamız ve bu imajı değiştirmemiz lazım. Yani devletin Türkiye’ye irtica geleceği gibi bir takım endişeleri var. Bu iktidarın bazı çevrelere göre gizli gündemi var. Adım adım Türkiye’yi fırsat buldukça irticaya götürecek gibi bir düşünce var. Bunu idare etmemiz lazım.
OY VERMEYENLER ENDİŞELİ: Cumhuriyet mitinglerine bakalım. Orada ileri sürülen fikirlere katılmıyorum. Ama sonuçta o da bir kitle. Yüzde 47 oy aldık. Yüzde 53 de alamadığımız oy var. Bu oylar içinde partimize yönelik çok büyük endişe var. Bu partinin bir dini parti olduğunu, bir irticai getireceği yönünde bir endişe var.