prensip
28.04.2008, 15:49
Vahşileşen neokapitalist dünyada, açlığın lafını etmek bile çoğunlukla hoş karşılanmıyor, bu lafı ağızlarına alanlar ciddiye alınmıyorlar, duygusallıkla, aklını kullanmamakla, dinozorlukla, 3. Dünyacılıkla suçlanıyorlar; onlarla alay bile ediliyor. Kısacası, açlık, "Altta kalanın canı çıksın" diyecek kadar vahşileşmiş olan neokapitalist dünya için bir `dünya problemi' değil. Neokapitalizm açlığın asgariye indirilmesiyle değil, `dünya egemenliği'yle ilgileniyor. Onun için başdünyanın neokapitalist bir ekonomik düzen içerisinde yapılandırılmasıdır.
Neokapitalistler `dünya egemenliği' gibi gerçek duruma uygun bir terim kullanmak yerine, küreselleşme'` gibi nötr görünen bir terim kullanıyorlar; bu, onların işine geliyor. `Küreselleşme'yi olağan, bir o kadar da masum bir süreçmiş gibi gösteriyorlar. Ve bu işte de çok başarılılar.
İşte, benim perspektifimden, en önemli `dünya problemi', birçok başka problemi de içinde barındıran ve daha da birçok problem doğuracağını düşündüğüm `küreselleşme'dir. `Küreselleşme'yi, 21. yüzyılın başında; insanlığın önündeki merkezi problem olarak görüyorum. `Küreselleşme', günümüzün Anglo-Amerikan güdümlü hale gelmiş, neokapitalist emperyalizminin hem bir maskesi, hem de bir aletidir. Ve bu emperyalizm o kadar pervasızlaştı ki, son Irak savaşında olduğu gibi, maskesini çıkarıp dünyaya gerçek yüzünü göstermekten bile çekinmiyor.
21. yüzyıl Anglo-Amerikan güdümlü bir dünya imparatorluğuna tanık olabilir. Bana göre, insanlığın önündeki merkezi problem, böyle bir dünya imparatorluğunun tüm dünyayı ekonomik orgânizasyon bakımından tekbiçimlileştirmiş bir sömürü alanına dönüştürmesidir. Son yıllardaki bazı yazılarımda böyle bir dünya imparatorluğunun yaratabileceği olumsuz sonuçlara, özellikle bizim ülkemiz gibi ülkeleri hatta yıkıma sürükleyebilecek tehlikelere değindim.
Neokapitalistler `dünya egemenliği' gibi gerçek duruma uygun bir terim kullanmak yerine, küreselleşme'` gibi nötr görünen bir terim kullanıyorlar; bu, onların işine geliyor. `Küreselleşme'yi olağan, bir o kadar da masum bir süreçmiş gibi gösteriyorlar. Ve bu işte de çok başarılılar.
İşte, benim perspektifimden, en önemli `dünya problemi', birçok başka problemi de içinde barındıran ve daha da birçok problem doğuracağını düşündüğüm `küreselleşme'dir. `Küreselleşme'yi, 21. yüzyılın başında; insanlığın önündeki merkezi problem olarak görüyorum. `Küreselleşme', günümüzün Anglo-Amerikan güdümlü hale gelmiş, neokapitalist emperyalizminin hem bir maskesi, hem de bir aletidir. Ve bu emperyalizm o kadar pervasızlaştı ki, son Irak savaşında olduğu gibi, maskesini çıkarıp dünyaya gerçek yüzünü göstermekten bile çekinmiyor.
21. yüzyıl Anglo-Amerikan güdümlü bir dünya imparatorluğuna tanık olabilir. Bana göre, insanlığın önündeki merkezi problem, böyle bir dünya imparatorluğunun tüm dünyayı ekonomik orgânizasyon bakımından tekbiçimlileştirmiş bir sömürü alanına dönüştürmesidir. Son yıllardaki bazı yazılarımda böyle bir dünya imparatorluğunun yaratabileceği olumsuz sonuçlara, özellikle bizim ülkemiz gibi ülkeleri hatta yıkıma sürükleyebilecek tehlikelere değindim.