dali
01.06.2008, 04:40
Engelliler Haftası kapsamında 12 Mayıs’ta milletvekillerinden oluşan Meclisspor, sadece yüzde 20 görme yeteneği olan engellilerden oluşan Başkent Görme Engelliler Spor Kulübü takımıyla dostluk maçı yaptı.
MTA tesislerinde oynanan maçtan önce jest yapmayı planlayan milletvekilleri, ilerleyen dakikalarda hırslandılar. Futbol topu bacaklarının dibine düşene kadar görme imkanı olmayan engellileri yenmek için heyecana kapılan milletvekilleri maçı 7-3 kazandı.
Vekillerin maçı 7-3 aldığını öğrenen Aile ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, sahaya çıkan 11 milletvekiline tek tek mektup gönderdi. Çubukçu, sitem dolu bir dil kullanarak, "Bu büyük başarınızı kutluyorum. Bu yöndeki başarılarınızın devamını bekliyorum. Unutmayın, galiptir bu yolda mağlup olan" dedi. Çubukçu cümlelerinin sonuna ünlem koydu.
Kimsesizlere 3 gol Mektubu alan milletvekilleri, ertesi gün Meclis’e geldiklerinde Çubukçu’nun yüzüne bakamadılar. Bazıları "Vallahi ben masumum, hiç gol atmadım" derken, bazıları da "Maça berabere kalalım diye çıktık ama insan oynarken öyle hırslanıyor ki kendimizi kaptırmışız" diyerek savunma yaptı. En çok sitemi de 4 gol atan Necdet Budak aldı. Çubukçu, "Geçen yıl da kimsesiz çocuklarla maç ayarlamıştık. Onlara moral olsun diye. O maçı da 3-2 aldılar. Çocuklar maç sonrasında ağladı, zor susturduk" dedi.
Hurriyet
Ortada vekillerin belli bir yaptığı hırs var ise onları ben de kınıyorum ! Lakin sadece maçı yendikleri için bu tepkiyi almışlarsa üzgünüm haksız ve özürü kabahatinden büyük bir tepki olmuş !
BU olayın medyaya taşınması tam bir rezalet olsa gerek ! Görme engellilerini burda küçük görme durumu vardır... "Yazıktır, eziktir onlar, yenilmeniz gerekirdi" diye ithamlarını medyadan duyuyoruz. Görme Engelliler de duymuyormu acaba bunları ?
Medyaya kim taşımış bunu tam olarak bilemiyorum ama eğer Nimet Çubukçu medyaya taşımış ise "özürü kabahatinden büyük" cümlesini kendisine yakıştırırım... Ki Medyanın da taşımaması gerekirdi:whistling
Öncelikle kafamızdan, belleklerimizden görme engelliler için "biz siz" kavramını çıkarıp sonra hak arayalım. Görme engellileri savunmak istiyorsak onları toplumdan ayrı değil toplumun parçası olarak görüp sorunlarını halletmeye çalışmalıyız. Ki burdaki durum, onları belli bir toplumdan ayırmadır.
İşte Görme engellilerin en büyük sorunu; onları başka bir insanmış gibi görüp sözde haklarını aramamızdır !
Hiç bir görme engelli kendine acınmasını istemez. Hatta görme engellilerini bırakalım, çoğu insan kendisine acınılmasını istemez ! Buna rağmen, burda neden bir maç kaybettikleri için onlara acınacak tutum sergilenirken, yeneni kötülüme tavrı sergileniliyor ? Görme engelliler bunu mu istiyor acaba ?
Onlar toplumun parçası olmak istiyor. Onlar bizimle ağlayıp, bizimle gülmek istiyorlar. Onların en çok dile getirdiği şey ne biliyormusunuz ? Bize özel davranmaktan çok, bizi sizler gibi görün !
Yenenin ve yenilenin önemli olmadğı bu dostluk maçında her oynuyanı tebrik ederek yazımı noktalıyorum.
İyi Forumlar
MTA tesislerinde oynanan maçtan önce jest yapmayı planlayan milletvekilleri, ilerleyen dakikalarda hırslandılar. Futbol topu bacaklarının dibine düşene kadar görme imkanı olmayan engellileri yenmek için heyecana kapılan milletvekilleri maçı 7-3 kazandı.
Vekillerin maçı 7-3 aldığını öğrenen Aile ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, sahaya çıkan 11 milletvekiline tek tek mektup gönderdi. Çubukçu, sitem dolu bir dil kullanarak, "Bu büyük başarınızı kutluyorum. Bu yöndeki başarılarınızın devamını bekliyorum. Unutmayın, galiptir bu yolda mağlup olan" dedi. Çubukçu cümlelerinin sonuna ünlem koydu.
Kimsesizlere 3 gol Mektubu alan milletvekilleri, ertesi gün Meclis’e geldiklerinde Çubukçu’nun yüzüne bakamadılar. Bazıları "Vallahi ben masumum, hiç gol atmadım" derken, bazıları da "Maça berabere kalalım diye çıktık ama insan oynarken öyle hırslanıyor ki kendimizi kaptırmışız" diyerek savunma yaptı. En çok sitemi de 4 gol atan Necdet Budak aldı. Çubukçu, "Geçen yıl da kimsesiz çocuklarla maç ayarlamıştık. Onlara moral olsun diye. O maçı da 3-2 aldılar. Çocuklar maç sonrasında ağladı, zor susturduk" dedi.
Hurriyet
Ortada vekillerin belli bir yaptığı hırs var ise onları ben de kınıyorum ! Lakin sadece maçı yendikleri için bu tepkiyi almışlarsa üzgünüm haksız ve özürü kabahatinden büyük bir tepki olmuş !
BU olayın medyaya taşınması tam bir rezalet olsa gerek ! Görme engellilerini burda küçük görme durumu vardır... "Yazıktır, eziktir onlar, yenilmeniz gerekirdi" diye ithamlarını medyadan duyuyoruz. Görme Engelliler de duymuyormu acaba bunları ?
Medyaya kim taşımış bunu tam olarak bilemiyorum ama eğer Nimet Çubukçu medyaya taşımış ise "özürü kabahatinden büyük" cümlesini kendisine yakıştırırım... Ki Medyanın da taşımaması gerekirdi:whistling
Öncelikle kafamızdan, belleklerimizden görme engelliler için "biz siz" kavramını çıkarıp sonra hak arayalım. Görme engellileri savunmak istiyorsak onları toplumdan ayrı değil toplumun parçası olarak görüp sorunlarını halletmeye çalışmalıyız. Ki burdaki durum, onları belli bir toplumdan ayırmadır.
İşte Görme engellilerin en büyük sorunu; onları başka bir insanmış gibi görüp sözde haklarını aramamızdır !
Hiç bir görme engelli kendine acınmasını istemez. Hatta görme engellilerini bırakalım, çoğu insan kendisine acınılmasını istemez ! Buna rağmen, burda neden bir maç kaybettikleri için onlara acınacak tutum sergilenirken, yeneni kötülüme tavrı sergileniliyor ? Görme engelliler bunu mu istiyor acaba ?
Onlar toplumun parçası olmak istiyor. Onlar bizimle ağlayıp, bizimle gülmek istiyorlar. Onların en çok dile getirdiği şey ne biliyormusunuz ? Bize özel davranmaktan çok, bizi sizler gibi görün !
Yenenin ve yenilenin önemli olmadğı bu dostluk maçında her oynuyanı tebrik ederek yazımı noktalıyorum.
İyi Forumlar