sürgünyiğit
01.06.2008, 12:18
*Prof. Dr. Naci Görür, Marmara'nın tabanındaki faylardan çıkan gaz ve
suların fayın canlı olduğunu gösterdiğini belirterek 1999 Gölcük depremi
Marmara Bölgesi'ni topun ağzına getirdi. Şimdi Marmara'nın altındaki fay
çatırdıyor dedi.*
*İSTANBUL - İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Yıldız
Teknik Üniversitesi'nde "Beklenen Marmara Depremi" konulu bir konferans
verdi. Marmara'daki fayı incelemek için 1 ay boyunca her gün Nautile adlı
denizaltıyla bin metreden fazla derinliğe inerek araştırma yaptıklarını
anlatan Görür, vatandaşların kime inanacağını şaşırdığını, İstanbul Valisi
Muammer Güler'in bile "Herkes bir şey söylüyor biz hangisine inanalım"
dediğini anlattı. *
Yaptıkları araştırmaların binlerce Euro'ya mal olduğuna ve bilimsel bir ekip
tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çeken Görür, böyle bir ekibin
başkanı olarak konuştuğunu ancak hiçbir araştırma yapmadan televizyonda
konuşanlar bulunduğunu söyledi.
MARMARA'DA NEYİ TARTIŞIYORSUNUZ?
Araştırma sonuçlarına göre Marmara'nın tabanında canlı bir fay sistemi
olduğunu, bu fayın bugün, yarın veya öbür gün büyük bir deprem üreteceğini
dile getiren Görür, şöyle devam etti:
"Hiç kendinizi kandırmayın. Bu fay daha önce de böyle deprem üretmiştir.
İstanbul defalarca yıkılmıştır. Tarihi eserler de yıkılmış tekrar tekrar
yapılmıştır. Osmanlı padişahlarına şehri terk ettirecek, 'küçük kıyamet'
diye nitelendirilen depremler olmuştur. Bu ülkede 5 büyüklüğündeki
depremlerde bile insanlar ölüyor. Siz Marmara'da neyi tartışıyorsunuz?"
FAY BOYUNCA GAZ VE SU ÇIKIYOR
Prof. Dr. Görür, fay boyunca gaz ve su çıkışlarının olduğunu, bunun da fayın
canlı olduğunu gösterdiğini dile getirerek, çağdaş ülkelerde böyle bir şey
olduğunda fay üzerinde gözlem istasyonları kurularak veri toplanacağını
söyledi. Prof. Dr. Görür, şöyle konuştu:
"Çin'deki deprem Marmara depremini tetikler mi?' diye soruyorlar.
Marmara'nın altındaki fay 1999 yılında tetiklenmiştir. 1999'da meydana gelen
depremle 220 yılda birikmesi gereken enerji 55 saniyede Marmara'ya
yüklenmiştir. Kurşun namluya verilmiştir. Tetiğin çekilmesini bekliyor. 1999
Gölcük depremi, Marmara bölgesini topun ağzına getirdi. Önümüzdeki 30 sene
içerisinde her an bu olabilir denildi. Şimdi Marmara'nın altındaki fay
çatırdıyor. Şanslıyız 9 yıl bir şey olmadı. Şanssızız çünkü bu 9 yılda
yöneticilerimiz gerekli önlemleri almadı."
İstanbul'daki yapı stokunun yüzde 60'ından fazlasının kaçak veya mühendislik
kurallarına uygun yapılmamış binalardan oluştuğunu anlatan Görür, Japonya
Uluslararası İşbirliği Ajansı'nın (JICA) hazırladığı rapora göre, büyük bir
can kaybının beklendiğini ancak kimsenin bunu umursamadığını savundu.
İSTANBUL'DA 40 BİN BİNA AĞIR HASAR ALACAK
Görür, Prof. Dr. Mustafa Erdik'in başında bulunduğu bir çalışmayla
hazırlanan rapora göre depremde İstanbul'da 35-40 bin binanın ağır hasar
alacağını, 30-40 bin kişinin öleceğini, 120 bin kişinin yaralanacağını,
430-600 bin ailenin açıkta kalacağını ve ekonomik kaybın 60 milyar dolar
olacağını savunarak, bunların iyimser rakamlar olduğunu söyledi.
İstanbul için 3-5 milyar dolarla çok şey yapılabileceğini, bunun
verilmemesinin 60 milyar dolara mal olacağını vurgulayan Görür, afet yönetim
politikalarından vazgeçilerek risk yönetimi yöntemine yönelmek gerektiğini
bildirdi.
suların fayın canlı olduğunu gösterdiğini belirterek 1999 Gölcük depremi
Marmara Bölgesi'ni topun ağzına getirdi. Şimdi Marmara'nın altındaki fay
çatırdıyor dedi.*
*İSTANBUL - İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Yıldız
Teknik Üniversitesi'nde "Beklenen Marmara Depremi" konulu bir konferans
verdi. Marmara'daki fayı incelemek için 1 ay boyunca her gün Nautile adlı
denizaltıyla bin metreden fazla derinliğe inerek araştırma yaptıklarını
anlatan Görür, vatandaşların kime inanacağını şaşırdığını, İstanbul Valisi
Muammer Güler'in bile "Herkes bir şey söylüyor biz hangisine inanalım"
dediğini anlattı. *
Yaptıkları araştırmaların binlerce Euro'ya mal olduğuna ve bilimsel bir ekip
tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çeken Görür, böyle bir ekibin
başkanı olarak konuştuğunu ancak hiçbir araştırma yapmadan televizyonda
konuşanlar bulunduğunu söyledi.
MARMARA'DA NEYİ TARTIŞIYORSUNUZ?
Araştırma sonuçlarına göre Marmara'nın tabanında canlı bir fay sistemi
olduğunu, bu fayın bugün, yarın veya öbür gün büyük bir deprem üreteceğini
dile getiren Görür, şöyle devam etti:
"Hiç kendinizi kandırmayın. Bu fay daha önce de böyle deprem üretmiştir.
İstanbul defalarca yıkılmıştır. Tarihi eserler de yıkılmış tekrar tekrar
yapılmıştır. Osmanlı padişahlarına şehri terk ettirecek, 'küçük kıyamet'
diye nitelendirilen depremler olmuştur. Bu ülkede 5 büyüklüğündeki
depremlerde bile insanlar ölüyor. Siz Marmara'da neyi tartışıyorsunuz?"
FAY BOYUNCA GAZ VE SU ÇIKIYOR
Prof. Dr. Görür, fay boyunca gaz ve su çıkışlarının olduğunu, bunun da fayın
canlı olduğunu gösterdiğini dile getirerek, çağdaş ülkelerde böyle bir şey
olduğunda fay üzerinde gözlem istasyonları kurularak veri toplanacağını
söyledi. Prof. Dr. Görür, şöyle konuştu:
"Çin'deki deprem Marmara depremini tetikler mi?' diye soruyorlar.
Marmara'nın altındaki fay 1999 yılında tetiklenmiştir. 1999'da meydana gelen
depremle 220 yılda birikmesi gereken enerji 55 saniyede Marmara'ya
yüklenmiştir. Kurşun namluya verilmiştir. Tetiğin çekilmesini bekliyor. 1999
Gölcük depremi, Marmara bölgesini topun ağzına getirdi. Önümüzdeki 30 sene
içerisinde her an bu olabilir denildi. Şimdi Marmara'nın altındaki fay
çatırdıyor. Şanslıyız 9 yıl bir şey olmadı. Şanssızız çünkü bu 9 yılda
yöneticilerimiz gerekli önlemleri almadı."
İstanbul'daki yapı stokunun yüzde 60'ından fazlasının kaçak veya mühendislik
kurallarına uygun yapılmamış binalardan oluştuğunu anlatan Görür, Japonya
Uluslararası İşbirliği Ajansı'nın (JICA) hazırladığı rapora göre, büyük bir
can kaybının beklendiğini ancak kimsenin bunu umursamadığını savundu.
İSTANBUL'DA 40 BİN BİNA AĞIR HASAR ALACAK
Görür, Prof. Dr. Mustafa Erdik'in başında bulunduğu bir çalışmayla
hazırlanan rapora göre depremde İstanbul'da 35-40 bin binanın ağır hasar
alacağını, 30-40 bin kişinin öleceğini, 120 bin kişinin yaralanacağını,
430-600 bin ailenin açıkta kalacağını ve ekonomik kaybın 60 milyar dolar
olacağını savunarak, bunların iyimser rakamlar olduğunu söyledi.
İstanbul için 3-5 milyar dolarla çok şey yapılabileceğini, bunun
verilmemesinin 60 milyar dolara mal olacağını vurgulayan Görür, afet yönetim
politikalarından vazgeçilerek risk yönetimi yöntemine yönelmek gerektiğini
bildirdi.