bolşevik_partizan
08.02.2006, 01:40
Buyrun 21. yüzyıl uygarlığına!
Hazreti Muhammed’in karikatürlerinin yaymlanmasıyla başlayan protestolar, Suriye ve Lübnan’da elçiliklerin yakılmasına kadar varırken; öte yandan bir misyoner olan İtalyan Papaz Andrea Santore, Trabzon’da, “tekbir getiren” bir genç tarafından katledildi. Trabzon’daki cinayetin karikatür protestolarıyla bir ilgisi var mı? Dışişleri Bakanı Gül, “İnşallah yoktur” diyor, ama “var” görünüyor. Kaldı ki, doğrudan yoksa bile, bu cinayetin son yıllarda “medeniyetler savaşı stratejisi”ne bağlı olarak kışıkırtılan misyonerlik faaliyetlerine bir tepki olduğunu söylemek gerçeği söylemek olur. Çünkü “misyonerlik” artık, 15. yüzyıldaki gibi bir dinin yaylması için propaganda görevi değil, büyük güçlerin dünya hegemonyası mücadelesine bağlanan bir görevdir. Tıpkı; “karikatür krizi”nin sadece bir karikatür yayınlamak, “basın özgürlüğü” ile ilgili bir sorun olmayıp, bilerek ya da bilmeyerek “medeniyetler çatışması stratejisi”ne bağlanan bir eylem olması gibi. Herhalde bugün, olup bitene bakıp, elini ovuşturan iki mihrak vardır: Birincisi Beyaz Saray’daki Bush ve avanesidir. İkincisi ise El Kaide ve onun gibi dünyayı İslam-Hırisitiyan çatışması gözlüğünden gören, “medeniyetler çatışması”nı kendi varlık nedeni olarak gören şeriatçı güç odaklarıdır. Son birkaç günlük dünya tablosu bir kez daha göstermiştir ki; dünyanın bugünkü durumunun baş sorumlusu olan emperyalist güç odakları, dünyayı 500 yıl geriye götürmüşlerdir. Bugün yüzbinlerce kişi İslam dünyasında, peygambere hakaret edildiği için sokaklara dökülmekte, elçilik binaları yakılmakta, buna karşılık da Avrupa’nın egemenleri, karikatür provokasyonunu hâlâ “basın özgürlüğü” diye savunmaktadır. Elbette ki, ne karikatür provokasyonu ne de misyonerlik kışkırtmaları bir Hıristiyan din adamının öldürülmesini kabul edilir kılamaz. Ama burada hükümete düşen “sert açıklamalar” değil, tetikçiyi ve arkasındakileri bulup çıkarmaktır. Trabzonda birkaç ay önceki “linç girişimleri”ni organize edenlerle bu cinayetin arkasındakilerin aynı çıkması sürpriz olabilir mi?
Hazreti Muhammed’in karikatürlerinin yaymlanmasıyla başlayan protestolar, Suriye ve Lübnan’da elçiliklerin yakılmasına kadar varırken; öte yandan bir misyoner olan İtalyan Papaz Andrea Santore, Trabzon’da, “tekbir getiren” bir genç tarafından katledildi. Trabzon’daki cinayetin karikatür protestolarıyla bir ilgisi var mı? Dışişleri Bakanı Gül, “İnşallah yoktur” diyor, ama “var” görünüyor. Kaldı ki, doğrudan yoksa bile, bu cinayetin son yıllarda “medeniyetler savaşı stratejisi”ne bağlı olarak kışıkırtılan misyonerlik faaliyetlerine bir tepki olduğunu söylemek gerçeği söylemek olur. Çünkü “misyonerlik” artık, 15. yüzyıldaki gibi bir dinin yaylması için propaganda görevi değil, büyük güçlerin dünya hegemonyası mücadelesine bağlanan bir görevdir. Tıpkı; “karikatür krizi”nin sadece bir karikatür yayınlamak, “basın özgürlüğü” ile ilgili bir sorun olmayıp, bilerek ya da bilmeyerek “medeniyetler çatışması stratejisi”ne bağlanan bir eylem olması gibi. Herhalde bugün, olup bitene bakıp, elini ovuşturan iki mihrak vardır: Birincisi Beyaz Saray’daki Bush ve avanesidir. İkincisi ise El Kaide ve onun gibi dünyayı İslam-Hırisitiyan çatışması gözlüğünden gören, “medeniyetler çatışması”nı kendi varlık nedeni olarak gören şeriatçı güç odaklarıdır. Son birkaç günlük dünya tablosu bir kez daha göstermiştir ki; dünyanın bugünkü durumunun baş sorumlusu olan emperyalist güç odakları, dünyayı 500 yıl geriye götürmüşlerdir. Bugün yüzbinlerce kişi İslam dünyasında, peygambere hakaret edildiği için sokaklara dökülmekte, elçilik binaları yakılmakta, buna karşılık da Avrupa’nın egemenleri, karikatür provokasyonunu hâlâ “basın özgürlüğü” diye savunmaktadır. Elbette ki, ne karikatür provokasyonu ne de misyonerlik kışkırtmaları bir Hıristiyan din adamının öldürülmesini kabul edilir kılamaz. Ama burada hükümete düşen “sert açıklamalar” değil, tetikçiyi ve arkasındakileri bulup çıkarmaktır. Trabzonda birkaç ay önceki “linç girişimleri”ni organize edenlerle bu cinayetin arkasındakilerin aynı çıkması sürpriz olabilir mi?