cem_sultan
02.07.2008, 00:07
Antropoloji dünya genelinde Biyolojik Antropoloji, Kültürel Antropoloji ve Linguistik Antropoloji olmak üzere üç ana alt disipline ayrılmaktadır. Biyolojik antropoloji, insanın biyolojik yapısını karşılaştırmalı olarak doğal ve toplumsal koşullarda inceler. İnsanın kökenini, morfolojik özelliklerini ve bunların zaman içindeki değişimini ve bütün bunların çeşitli insan gruplarındaki farklılaşma nedenlerini açıklamaya çalışır. Kültürel antropoloji, insan toplumlarının kültürlerinin yapısını ve değişmesini kültürler arası karşılaştırmalara dayanarak inceler. Linguistik Antropoloji ise dili zaman ve mekan içinde toplumsal ve kültürel bağlamında ele alır.
Modern antropoloji araştırmalarının kökleri Keşifler Çağı''na kadar uzanır. Bu dönemde, teknolojik açıdan ileri Avrupa kültürleri, genellikle ayrım yapmaksızın vahşi ya da ilkel başlığı altında topladıkları birçok geleneksel kültürle ilişkiye girdiler. Düşünsel yaşam üzerindeki dini baskının 19. yüzyıl ortalarında gevşemesi, insanın kökenleri, insan ırklannm sınıflandırılması, karşılaştırmalı anatomi ve dünya dilleri gibi konulara geniş bir ilgi uyandırdı.
İngiliz doğa bilimci Charles Darwin''in 24 Kasım 1859''da yayınlanan kitabı. Bilim tarihinin en önemli çalışmalarından biridir. Çalışma, Darwin''in HMS Beagle gemisi ile 1831-1836 yılları arasında yaptığı araştırma gezisi sonrasında, özellikle Galapagos adalarındaki gözlemlerine dayandırarak oluşturduğu biyolojik evrim fikri üzerindir.
Karl Marx ve yandaşlarının değişik bir toplumsal gelişme kuramı ileri sürmeleri hemen hemen aynı dönemlere rastlar. Bu kurama göre, bir toplumdaki ekonomik üretim tarzı, bu tarz değişse bile, bu değişime hemen ayak uyduramayan bir dizi egemenlik biçimi ortaya çıkanyor ve sonuçta doğan çelişki yeni bir toplumsal düzene yol açıyordu. Bu bütünlüklü kuramsal çerçeve, gezginler, tüccarlar ye misyonerler tarafından toplanan ve aralarında Sir James Frazer''ın The Golden Bough (1890; Altın Dal) adlı ünlü kitabının da bulunduğu bir dizi yapıtta derlenen zengin ama dağınık bilgilere oranla, düşünsel yaşamı çok daha derinden etkiledi.
Ruth Benedict''in 1930''larda Güneybatı Amerika Yerlileri üzerinde yaptığı araştırmalar, kültürel antropolojinin bir alt dalı olan kültürel psikolojinin doğuşuna yol açtı. Benedict, kültürlerin kendi yavaş gelişimleri içinde, üyelerini belirli bir psikolojik dizgeyi kabule zorladığını ileri sürüyordu; böylece insanlar gerçekliği çevresel öğelerden bağımsız olarak, kültürün biçimlendirdiği çerçeve içinde yorumluyordu. Örneklerini geleneksel diye nitelenen toplumlarda olduğu kadar modern toplumlardaki değer sistemlerinde ya da kültürel biçimlenişte bulan kültür kişilik ilişkisi, böylece yoğun bir araştırma konusu haline geldi.
Alıntıdır...
Antropoloji aslında çok önemli olmakla birlikte unutulmaya yüz tutmuş bir bilimdir...Kan gruplarına göre yapılan araştırmalarda avrupalı çingenelerin hindistandan geldikleri belli olmuştur...Kızıldereli ve Türk arasındaki bağı antropoloji ele almıştır...
Modern antropoloji araştırmalarının kökleri Keşifler Çağı''na kadar uzanır. Bu dönemde, teknolojik açıdan ileri Avrupa kültürleri, genellikle ayrım yapmaksızın vahşi ya da ilkel başlığı altında topladıkları birçok geleneksel kültürle ilişkiye girdiler. Düşünsel yaşam üzerindeki dini baskının 19. yüzyıl ortalarında gevşemesi, insanın kökenleri, insan ırklannm sınıflandırılması, karşılaştırmalı anatomi ve dünya dilleri gibi konulara geniş bir ilgi uyandırdı.
İngiliz doğa bilimci Charles Darwin''in 24 Kasım 1859''da yayınlanan kitabı. Bilim tarihinin en önemli çalışmalarından biridir. Çalışma, Darwin''in HMS Beagle gemisi ile 1831-1836 yılları arasında yaptığı araştırma gezisi sonrasında, özellikle Galapagos adalarındaki gözlemlerine dayandırarak oluşturduğu biyolojik evrim fikri üzerindir.
Karl Marx ve yandaşlarının değişik bir toplumsal gelişme kuramı ileri sürmeleri hemen hemen aynı dönemlere rastlar. Bu kurama göre, bir toplumdaki ekonomik üretim tarzı, bu tarz değişse bile, bu değişime hemen ayak uyduramayan bir dizi egemenlik biçimi ortaya çıkanyor ve sonuçta doğan çelişki yeni bir toplumsal düzene yol açıyordu. Bu bütünlüklü kuramsal çerçeve, gezginler, tüccarlar ye misyonerler tarafından toplanan ve aralarında Sir James Frazer''ın The Golden Bough (1890; Altın Dal) adlı ünlü kitabının da bulunduğu bir dizi yapıtta derlenen zengin ama dağınık bilgilere oranla, düşünsel yaşamı çok daha derinden etkiledi.
Ruth Benedict''in 1930''larda Güneybatı Amerika Yerlileri üzerinde yaptığı araştırmalar, kültürel antropolojinin bir alt dalı olan kültürel psikolojinin doğuşuna yol açtı. Benedict, kültürlerin kendi yavaş gelişimleri içinde, üyelerini belirli bir psikolojik dizgeyi kabule zorladığını ileri sürüyordu; böylece insanlar gerçekliği çevresel öğelerden bağımsız olarak, kültürün biçimlendirdiği çerçeve içinde yorumluyordu. Örneklerini geleneksel diye nitelenen toplumlarda olduğu kadar modern toplumlardaki değer sistemlerinde ya da kültürel biçimlenişte bulan kültür kişilik ilişkisi, böylece yoğun bir araştırma konusu haline geldi.
Alıntıdır...
Antropoloji aslında çok önemli olmakla birlikte unutulmaya yüz tutmuş bir bilimdir...Kan gruplarına göre yapılan araştırmalarda avrupalı çingenelerin hindistandan geldikleri belli olmuştur...Kızıldereli ve Türk arasındaki bağı antropoloji ele almıştır...