ALBAY_KAWA
26.04.2005, 18:38
>> Tarihi araştırmalar:
Bu yazı, Dersim'de bulunmuş ve şimdiye kadar hiçbir kimse tarafından tetkik edilmediği gibi hiçbir yerde intişar etmemiş olan tarihi vesikalara dayanılarak hazırlanmıştır. bu vesikalar, asırlar boyunca yanlış telâkkilerin tesiri ile hasıl olan düşünceleri, bilgileri tashih etmek suretiyle tarihimizin karanlık kalmış mühim bir safhasını aydınlatmaktadır.
...Halk dilinde yerleşen efsaneler delaletiyle bazan tarihî hakikatlere ermek kabil olur. Halkın bilgi ve hâtıralarına istinad eden bu malûmat, çok defa hâdiseler üzerine isik vererek müdekkiklerin yolunu aydınlatır. Bu ' yazımızda, Dersime ait bir efsanenin ışığı altında tarihi realitelere ulaşmağa çalışacağız. (1)
...Munzur nehri Tuncelini "Dersim", garbi re gark! diye ikiye böler. Garbi Dersimlilerin asıl ve menşeleri hakkında, halk dilimizde şöyle bir efsane yerleşmiştir:
...Efsaneye göre garbi Dersimliler; büyük mutasavvıfı Hoca Ahmed Yesevî'nin neslindendir. Bu soydan gelen Seyh Hasan Dede, Moğol akını önünde aşiret halkiyle beraber Horasandan Bağdada gelmiş, Abbasi halifesine sığınmış ve o havalide yerleşmiş. Bir müddet sonra Hicaza, oradan da Mısıra gitmiş. Mısırda bir müddet kalmış ve rivayete göre tahsil etmiş. Mısırdan Bağdada döndüğü zaman malûm olmayan bir sebeple aşiretini toplayarak Konyaya gelmiş ve Selçuk! sultanı Alâüddini Keykubada arzı dehalet etmiş. "Efsanenin buraya kadar olan kısımda tarihe, hâdiselere, mantığa uygun ciltler var. Çünkü Sultan Alâüddini Keykubadin cülusu 1220, Anadoluya Moğol akını 1231. Sultan Alâüddini Keykubadm ölümü de 1237 senelerindedir. Bu itibarla efsanenin seyri, tarih! kayıtlara tamamiyle uygun gelmektedir." Sultan, hemşiresini Seyh Hasan Dedeye vererek onu aşiretiyle beraber şimdiki eski Malatyaya sevk ve o civarda iskân etmiştir. "Bu hâdise 1232 M. - 630 H. tarihine tesadüf eder."
...Seyh Hasan Dede aşireti bir muddet "bize göre 920 H. - 1514 M. tarihine kadar" bu mıntakada kalmıştır. Torunlarından Seyh Hasanla Seyyid
isminde iki kardeş, Yavuz Sultan Selimin Aleviliğe ve Kızılbaşlığa karşı giriştiği mücadeleden korkarak aşiret halkını toplamış, hayat ve mevcudiyet muhafazası kaygisiyle Fıratın şarkındaki dağlık mıntakaya "Dersime" sığınmışlardır.
...Seyh Hasan Dede, eski Malatya civarında ölmüş, şimdi Baskil kazası dahilinde ve Fırat nehrinin şimalindeki "Malatyanin 21 ve eski Malatyanin 12 kilometre şimali şarkisinde" köye defnedilmiş ve bu köy onun namına izafe edilmiştir. Hâlâ "Seyh Hasan" köyü diye anılmaktadır. (1)
...Bu suretle Fıratın şarkındaki dağlık mintikaya "Dersime" hicret ve iltica eden aşiret halkının bir kısmiyle' Seyh Hasan, Hozat civarında kalmış, diğer kısımla da Seyid, Ovacık mıntakaaına gitmiştir. Seyh Hasanın Ferhad, Karaballı, Abbaa, Kırk isimlerinde dört oğlu olmuştur. Garbi Dersimde yaşamış olan Ferhad Uşagi Lâçin, Abbasuşagı, Karaba Uıuşafı aşiretlerinin bu dön kökten türedigi, Seydin Koç, Kav, Kalan isimli üc oğlundan da aynı namlardaki aşiretlerin doğduğu ve uredigi rivayet edilmektedir. Bu guruplardan birincisine "Seyh Hasan Kolu ikincisine de "Seyid Kolu" denilmekte ve garbi Dersimdeki aşiretlerin bu iki koldan türediği rivayet edilmektedir.
...Efsane burada bitiyor. Yerinde tarihi kayıtlar, vakalar üzerinde yapılan araştırmalar bize; bunların hakikaten Dersime son asırlar içinde geldiklerini, Dersimdeki hayat ve tarihlerinin ancak "450" senelik olduğunugostermektedir..
...Efsanenin hakikata mutabakatını teyid eden bir vesikayı Munzur dağlarının koytuluklarına sığınmış olan Budik köyünde Kalan aşiretinden Güllabi kızı 95 yaşındaki Leylanın elinde bultuk. Dersimlilerin, ceylan derisi üzerine olduğunu iddia vo beyan ederek kendisine efsanevi mahiyet izafe etmeğe çalıştıkları bu vesikayı muşambalara vo yeşil bezlere sarılmış, teneke bir kutu içerisinde kemali dikkat ve itina ile saklanır bir halde gördük. Alelade bir kâğıt üzerine yazılmış olan şecere, 27 santimetreden, 1,97 metre uzunluğundadır. Tezyinatı iptidaidir. Bu sahifelererin baş tarafının fotoğraf isini ve bir kısmının da metnini verdiğimiz ve bu şecerede ismi geçen Seyid Kemal, garbi Dersimdeki aşiretlerin ceddi olduğunu kaydettiğimiz "Seyid" dir. ?ecerenin tarihi Hicri "930" dur. (M. 1523) Bu tarih; Seyh Hasan - Seyid aşiretinin eski Malatyadan Dersime göç etmeleri tarihi olan H. 920 • M. 1514 tarihine de tevafuk etmektedir.
...Yavuz Sultan Selimin Kızılbaşlık mücadelesinin ve Çaldıran seferinin başlangıcı H. 920 (M. 1514), ?eyh Hasan : Seyid aşiretinin eski Malatyadan Dersime hicret ve iltica tarihi yine H. 920 (M. 1514), Seyid Kemal ocağına ait olan şecerenin tarihi de H. 930 (M. 1523) tür. Bu kayıtlara göre şecere, aşiretin Dersime göç ettiği tarihten on sene sonraya aittir. Bu sebeple tarihi kıymeti müspet ve barizdir.
..."Seyh Hasan Kolu" na ait bir geçere mevcut ve Seyh Hasan köyündeki aşiret mensuplarının elinde iken, kendisinin de bu asiret mensubiyetini ve dolayısiyle Türkmen olduğunu iddia etmek için eski Malatya mebusu Diyab (Ağa) tarafından alındığı ve simdi nerede bulunduğunun bilinememekte olduğu söylenilmektedir.
...Secere (I. Vesika), o zaman adet olduğu veçhile kısmen Arapça, kısmen de Farsça yazılmıştır. Baş tarafı:
..."El-hamdü lilla'hillezî caale mesahir'il eimmet-ÜTnecba'i kibleten bilârifin ve sabere merkad'üi enbiya'i Kabet'Ül-tayifûne ve vü-clbe muhabbeteküm alelhayyirine vettayyı-bln vessalât'ü vesselam'Ü ala seyyid'ül mür-seline ve şefi'ül-muznibîn ve resûli rab'ül#alemtn ve hedû, esfâl'esfiya Muhammed'ül^ Mustafa ve Ali ve beys'ü beni Galib müh-dir'ül-ehzab şefl'ü! ebaidi velakarib el'mu-kaddem'ü fii'mihrab'i velhurûbi ve ru'ülma-gaib. El'imam emir'ül-mümînîn; Ali bin HJbu > Talib ve ala bahr'ii fezail'i vel-ulûmi vel-mersum'i bilemr'illah el-mevsum e>mucirü şi'atlh'i minennari zâtissümûni il-imamür-ma'sûm, El-Hasan ibn Ali" diye başhyon , arapça kısmın tercümesi:
...Meşhur ve necib imamları, ariflere kiblegah kılan Ulu Tanrıya çok şükürler olsun.
...O Tanrı ki evliyanın merkadlarını ziyaretcillere kıblegah kılıp evliya'ı ahırını efdal ve muhabbetlerini iyi ve hayırlı insanlara vacib kılmıştır.
...Peygamberlerin ulusu, günahkarları affedici Resulü Rabbül'alemine salât ve selam olsun,.
...O peygamber asfi'ül-esfiyâ Muhammed Mustafa ki risaletini tebliğ ve emaneti eda eylemiştir.
...Akrabasıni ve yakınlarını koruyan mihrabda ve savaşda önder olan Beni Galib arslanı emirilmumin Ali ibri Talib ile fazilet deryası ve şiatını zehirli ateşten koruyan Hasan ibni Aliye de selam olsun..." dur.
...Secere çok uzundur. Bütün metni vermeğe imkan bulamadık. Secerede nazarı dikkati çeken en mühim nokta, Kızılbaşlarca mutad olduğu veçhile imamlara ve bilhassa Hazreti Aliye karşı gösterilen müstesna Hürmet ve tazimdir.
...Mecmuamızın 7. sayısının 291 inci sahifesinde Kızılbaş - Alevi cemaatinde yaşayan bir "gizli imam" dan bahseylemiş ve bu kayıtla Kızılbaş - Alevilikte imametin faziletine işaret etmek istemiştik. Meşhur müsteşrik Ignaz Galdziher'in "Vorlesunger uberleni islam ." isimli kitabının "Elakide veşseria fiI islam'' adiyle Arapçaya nakledilen metninin 191 inci sahifesinde, Muhammed Hammadi bin'i Malik bin'i Ebuifedail'in ."Batınilerin ve Karmatilerin içyüzü" isimli eserlerinin 53 üncü sahifesinde, Ebi Mansur Abdulkadir bin'i Tahir-Ul Bağdadi'nin "El-farK'u beynelfıark" adlı eserinde "Gizli imam" hakkında mufassal malûmat vardır. Merak edenlere bu üç mühim eseri tavsiye ederim:
...Secerede Arap ve Fars dilleriyle karışık olarak yazılmış şöyle bir kısım da var: , "Sebeb'i tahriri in kelimat anki anbahr'i intisabest, dürrü pak'i eimme'i masum isna-ve evlâd'ı pajkt'i mutahharül-zişan ki, devri Adem hatem ve ez hatem ta yevhilhesap mübinest.
...Darende'i şecere' i siyadet ve amilin anki selatin'i rûzigar ve ümerai vüzareti zil -iktidar ve sadat'ı uzam ve meşayıh'i kiram ve kuz-at'ı islam medd'l züllehun fil-eyyam ilk yevmelkiyam müşerref şeved. saye'i iltifat'i 'hatir'i feyyaz ez-u baz nezirend ve beher şehir ve karye ve zaviye ve tekye ve havanik ve sevanü ve beka'i hayr der Arap ve acem ve Türk ve Deylem ve Ekrad ve ehl'i Hasem binnatice be erbab'ı devlet ve eshabi meknet rucu nimayed tarik i esfake merhamet bizair'i müşarünileyh mer'i darend ve ez hediyat ve ikramat ve in'amat. behre-mand ve mahfuz gerdanend ta der yevm'i la-yenfa mal la "bir kelime okurnamamıştır" dest'ı gir şevend ve restikar başend
...Seyh Hasan köyündeki "Seyh Hasan" derinin şeyhi merhum Seyh Hasan evladinlan Seyid Mehmed Dedeye, Hacı Bektaşi veli dergahınca verilen ve üst tarafında "Hudost"hitabiye baslayan 1259 - 1843 tarihli icazetname de dikkate sayandır (II. Vesika).
...Seyh Hasan köyünde Es-seyyid Kulb'ul arifin Seyh Ahmed Tavsi tekkesindeki dervişlerden Seyid Kanber ile diğer dervişlerin tekaliften maafiyetleri hakkındaki 1170 - 1756 tarifeli ferman, Seyh Hasan türbe ve dergahına atfedilen hususi ehemmiyeti göstermesi bakımından bir deyer taşımaktadır. (III. Vesika).
...Seyh Seyid Muhammed bin'i Seyid Hasana ait Korucuk köyündeki araziye tecavüz edilmemesi hakkında Sivas Beylerbeyi Hafız Paşaya yazılan 1153 - 1740 tarihli ferman Kızılbaş ocaklariyle mensuplarının himaye ve siyanete mazhar olduklarını göster mesi itibariyle ayrıca tetkike sezadır. (IV Vesika)."
...iste size 1112 - 1700 tarihli tasarrufu teyid, müdahaleyi men eden bir zabıt varakası. Varakanın metninde Halvuri köyüne buğlı Huni mezraasında Ahmed Çelebiye ait arazinin "eba'en ced" onun mülkü olduğu ve resmi tapusu dahi bulunduğu kayıt ve beyan edildiğine göre Dersimlilerin iki yüzsene evvel tasarruf haklarına riayet etmekte olduklarını, mutasarrıf 'bulundukları emlâk ve arazi için 'resmi tapu senetleri" bulunduğunu öğrenmiş oluyorum.
Bu yazı, Dersim'de bulunmuş ve şimdiye kadar hiçbir kimse tarafından tetkik edilmediği gibi hiçbir yerde intişar etmemiş olan tarihi vesikalara dayanılarak hazırlanmıştır. bu vesikalar, asırlar boyunca yanlış telâkkilerin tesiri ile hasıl olan düşünceleri, bilgileri tashih etmek suretiyle tarihimizin karanlık kalmış mühim bir safhasını aydınlatmaktadır.
...Halk dilinde yerleşen efsaneler delaletiyle bazan tarihî hakikatlere ermek kabil olur. Halkın bilgi ve hâtıralarına istinad eden bu malûmat, çok defa hâdiseler üzerine isik vererek müdekkiklerin yolunu aydınlatır. Bu ' yazımızda, Dersime ait bir efsanenin ışığı altında tarihi realitelere ulaşmağa çalışacağız. (1)
...Munzur nehri Tuncelini "Dersim", garbi re gark! diye ikiye böler. Garbi Dersimlilerin asıl ve menşeleri hakkında, halk dilimizde şöyle bir efsane yerleşmiştir:
...Efsaneye göre garbi Dersimliler; büyük mutasavvıfı Hoca Ahmed Yesevî'nin neslindendir. Bu soydan gelen Seyh Hasan Dede, Moğol akını önünde aşiret halkiyle beraber Horasandan Bağdada gelmiş, Abbasi halifesine sığınmış ve o havalide yerleşmiş. Bir müddet sonra Hicaza, oradan da Mısıra gitmiş. Mısırda bir müddet kalmış ve rivayete göre tahsil etmiş. Mısırdan Bağdada döndüğü zaman malûm olmayan bir sebeple aşiretini toplayarak Konyaya gelmiş ve Selçuk! sultanı Alâüddini Keykubada arzı dehalet etmiş. "Efsanenin buraya kadar olan kısımda tarihe, hâdiselere, mantığa uygun ciltler var. Çünkü Sultan Alâüddini Keykubadin cülusu 1220, Anadoluya Moğol akını 1231. Sultan Alâüddini Keykubadm ölümü de 1237 senelerindedir. Bu itibarla efsanenin seyri, tarih! kayıtlara tamamiyle uygun gelmektedir." Sultan, hemşiresini Seyh Hasan Dedeye vererek onu aşiretiyle beraber şimdiki eski Malatyaya sevk ve o civarda iskân etmiştir. "Bu hâdise 1232 M. - 630 H. tarihine tesadüf eder."
...Seyh Hasan Dede aşireti bir muddet "bize göre 920 H. - 1514 M. tarihine kadar" bu mıntakada kalmıştır. Torunlarından Seyh Hasanla Seyyid
isminde iki kardeş, Yavuz Sultan Selimin Aleviliğe ve Kızılbaşlığa karşı giriştiği mücadeleden korkarak aşiret halkını toplamış, hayat ve mevcudiyet muhafazası kaygisiyle Fıratın şarkındaki dağlık mıntakaya "Dersime" sığınmışlardır.
...Seyh Hasan Dede, eski Malatya civarında ölmüş, şimdi Baskil kazası dahilinde ve Fırat nehrinin şimalindeki "Malatyanin 21 ve eski Malatyanin 12 kilometre şimali şarkisinde" köye defnedilmiş ve bu köy onun namına izafe edilmiştir. Hâlâ "Seyh Hasan" köyü diye anılmaktadır. (1)
...Bu suretle Fıratın şarkındaki dağlık mintikaya "Dersime" hicret ve iltica eden aşiret halkının bir kısmiyle' Seyh Hasan, Hozat civarında kalmış, diğer kısımla da Seyid, Ovacık mıntakaaına gitmiştir. Seyh Hasanın Ferhad, Karaballı, Abbaa, Kırk isimlerinde dört oğlu olmuştur. Garbi Dersimde yaşamış olan Ferhad Uşagi Lâçin, Abbasuşagı, Karaba Uıuşafı aşiretlerinin bu dön kökten türedigi, Seydin Koç, Kav, Kalan isimli üc oğlundan da aynı namlardaki aşiretlerin doğduğu ve uredigi rivayet edilmektedir. Bu guruplardan birincisine "Seyh Hasan Kolu ikincisine de "Seyid Kolu" denilmekte ve garbi Dersimdeki aşiretlerin bu iki koldan türediği rivayet edilmektedir.
...Efsane burada bitiyor. Yerinde tarihi kayıtlar, vakalar üzerinde yapılan araştırmalar bize; bunların hakikaten Dersime son asırlar içinde geldiklerini, Dersimdeki hayat ve tarihlerinin ancak "450" senelik olduğunugostermektedir..
...Efsanenin hakikata mutabakatını teyid eden bir vesikayı Munzur dağlarının koytuluklarına sığınmış olan Budik köyünde Kalan aşiretinden Güllabi kızı 95 yaşındaki Leylanın elinde bultuk. Dersimlilerin, ceylan derisi üzerine olduğunu iddia vo beyan ederek kendisine efsanevi mahiyet izafe etmeğe çalıştıkları bu vesikayı muşambalara vo yeşil bezlere sarılmış, teneke bir kutu içerisinde kemali dikkat ve itina ile saklanır bir halde gördük. Alelade bir kâğıt üzerine yazılmış olan şecere, 27 santimetreden, 1,97 metre uzunluğundadır. Tezyinatı iptidaidir. Bu sahifelererin baş tarafının fotoğraf isini ve bir kısmının da metnini verdiğimiz ve bu şecerede ismi geçen Seyid Kemal, garbi Dersimdeki aşiretlerin ceddi olduğunu kaydettiğimiz "Seyid" dir. ?ecerenin tarihi Hicri "930" dur. (M. 1523) Bu tarih; Seyh Hasan - Seyid aşiretinin eski Malatyadan Dersime göç etmeleri tarihi olan H. 920 • M. 1514 tarihine de tevafuk etmektedir.
...Yavuz Sultan Selimin Kızılbaşlık mücadelesinin ve Çaldıran seferinin başlangıcı H. 920 (M. 1514), ?eyh Hasan : Seyid aşiretinin eski Malatyadan Dersime hicret ve iltica tarihi yine H. 920 (M. 1514), Seyid Kemal ocağına ait olan şecerenin tarihi de H. 930 (M. 1523) tür. Bu kayıtlara göre şecere, aşiretin Dersime göç ettiği tarihten on sene sonraya aittir. Bu sebeple tarihi kıymeti müspet ve barizdir.
..."Seyh Hasan Kolu" na ait bir geçere mevcut ve Seyh Hasan köyündeki aşiret mensuplarının elinde iken, kendisinin de bu asiret mensubiyetini ve dolayısiyle Türkmen olduğunu iddia etmek için eski Malatya mebusu Diyab (Ağa) tarafından alındığı ve simdi nerede bulunduğunun bilinememekte olduğu söylenilmektedir.
...Secere (I. Vesika), o zaman adet olduğu veçhile kısmen Arapça, kısmen de Farsça yazılmıştır. Baş tarafı:
..."El-hamdü lilla'hillezî caale mesahir'il eimmet-ÜTnecba'i kibleten bilârifin ve sabere merkad'üi enbiya'i Kabet'Ül-tayifûne ve vü-clbe muhabbeteküm alelhayyirine vettayyı-bln vessalât'ü vesselam'Ü ala seyyid'ül mür-seline ve şefi'ül-muznibîn ve resûli rab'ül#alemtn ve hedû, esfâl'esfiya Muhammed'ül^ Mustafa ve Ali ve beys'ü beni Galib müh-dir'ül-ehzab şefl'ü! ebaidi velakarib el'mu-kaddem'ü fii'mihrab'i velhurûbi ve ru'ülma-gaib. El'imam emir'ül-mümînîn; Ali bin HJbu > Talib ve ala bahr'ii fezail'i vel-ulûmi vel-mersum'i bilemr'illah el-mevsum e>mucirü şi'atlh'i minennari zâtissümûni il-imamür-ma'sûm, El-Hasan ibn Ali" diye başhyon , arapça kısmın tercümesi:
...Meşhur ve necib imamları, ariflere kiblegah kılan Ulu Tanrıya çok şükürler olsun.
...O Tanrı ki evliyanın merkadlarını ziyaretcillere kıblegah kılıp evliya'ı ahırını efdal ve muhabbetlerini iyi ve hayırlı insanlara vacib kılmıştır.
...Peygamberlerin ulusu, günahkarları affedici Resulü Rabbül'alemine salât ve selam olsun,.
...O peygamber asfi'ül-esfiyâ Muhammed Mustafa ki risaletini tebliğ ve emaneti eda eylemiştir.
...Akrabasıni ve yakınlarını koruyan mihrabda ve savaşda önder olan Beni Galib arslanı emirilmumin Ali ibri Talib ile fazilet deryası ve şiatını zehirli ateşten koruyan Hasan ibni Aliye de selam olsun..." dur.
...Secere çok uzundur. Bütün metni vermeğe imkan bulamadık. Secerede nazarı dikkati çeken en mühim nokta, Kızılbaşlarca mutad olduğu veçhile imamlara ve bilhassa Hazreti Aliye karşı gösterilen müstesna Hürmet ve tazimdir.
...Mecmuamızın 7. sayısının 291 inci sahifesinde Kızılbaş - Alevi cemaatinde yaşayan bir "gizli imam" dan bahseylemiş ve bu kayıtla Kızılbaş - Alevilikte imametin faziletine işaret etmek istemiştik. Meşhur müsteşrik Ignaz Galdziher'in "Vorlesunger uberleni islam ." isimli kitabının "Elakide veşseria fiI islam'' adiyle Arapçaya nakledilen metninin 191 inci sahifesinde, Muhammed Hammadi bin'i Malik bin'i Ebuifedail'in ."Batınilerin ve Karmatilerin içyüzü" isimli eserlerinin 53 üncü sahifesinde, Ebi Mansur Abdulkadir bin'i Tahir-Ul Bağdadi'nin "El-farK'u beynelfıark" adlı eserinde "Gizli imam" hakkında mufassal malûmat vardır. Merak edenlere bu üç mühim eseri tavsiye ederim:
...Secerede Arap ve Fars dilleriyle karışık olarak yazılmış şöyle bir kısım da var: , "Sebeb'i tahriri in kelimat anki anbahr'i intisabest, dürrü pak'i eimme'i masum isna-ve evlâd'ı pajkt'i mutahharül-zişan ki, devri Adem hatem ve ez hatem ta yevhilhesap mübinest.
...Darende'i şecere' i siyadet ve amilin anki selatin'i rûzigar ve ümerai vüzareti zil -iktidar ve sadat'ı uzam ve meşayıh'i kiram ve kuz-at'ı islam medd'l züllehun fil-eyyam ilk yevmelkiyam müşerref şeved. saye'i iltifat'i 'hatir'i feyyaz ez-u baz nezirend ve beher şehir ve karye ve zaviye ve tekye ve havanik ve sevanü ve beka'i hayr der Arap ve acem ve Türk ve Deylem ve Ekrad ve ehl'i Hasem binnatice be erbab'ı devlet ve eshabi meknet rucu nimayed tarik i esfake merhamet bizair'i müşarünileyh mer'i darend ve ez hediyat ve ikramat ve in'amat. behre-mand ve mahfuz gerdanend ta der yevm'i la-yenfa mal la "bir kelime okurnamamıştır" dest'ı gir şevend ve restikar başend
...Seyh Hasan köyündeki "Seyh Hasan" derinin şeyhi merhum Seyh Hasan evladinlan Seyid Mehmed Dedeye, Hacı Bektaşi veli dergahınca verilen ve üst tarafında "Hudost"hitabiye baslayan 1259 - 1843 tarihli icazetname de dikkate sayandır (II. Vesika).
...Seyh Hasan köyünde Es-seyyid Kulb'ul arifin Seyh Ahmed Tavsi tekkesindeki dervişlerden Seyid Kanber ile diğer dervişlerin tekaliften maafiyetleri hakkındaki 1170 - 1756 tarifeli ferman, Seyh Hasan türbe ve dergahına atfedilen hususi ehemmiyeti göstermesi bakımından bir deyer taşımaktadır. (III. Vesika).
...Seyh Seyid Muhammed bin'i Seyid Hasana ait Korucuk köyündeki araziye tecavüz edilmemesi hakkında Sivas Beylerbeyi Hafız Paşaya yazılan 1153 - 1740 tarihli ferman Kızılbaş ocaklariyle mensuplarının himaye ve siyanete mazhar olduklarını göster mesi itibariyle ayrıca tetkike sezadır. (IV Vesika)."
...iste size 1112 - 1700 tarihli tasarrufu teyid, müdahaleyi men eden bir zabıt varakası. Varakanın metninde Halvuri köyüne buğlı Huni mezraasında Ahmed Çelebiye ait arazinin "eba'en ced" onun mülkü olduğu ve resmi tapusu dahi bulunduğu kayıt ve beyan edildiğine göre Dersimlilerin iki yüzsene evvel tasarruf haklarına riayet etmekte olduklarını, mutasarrıf 'bulundukları emlâk ve arazi için 'resmi tapu senetleri" bulunduğunu öğrenmiş oluyorum.