Orijinalini görmek için tıklayınız : Din nedir? Alevilik ve Bektaşiliğin dinde ki yeri.


polata
13.02.2006, 13:42
Forum içerisinde yer alan bazı topiklerde Aleviliğin anlamı, içeriği, İslam dini içerisinde olup olmadığı konularında karşılıklı görüşler, düşünce ve fikirler açıklanmakta. Ancak bu konuların temelinde yer alan din konusuna girilmeden bunun üzerindeki konular tartışıldığı için de kimi zaman ortak bir nokta da buluşmaktan öte aksine görüşler birbirinden uzaklaşmaktadır. Örneklerini vermek gerekir ise,

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=4525
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=2921
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=2338

Nasıl ki bir binanın öncelikle temeli yapılıp daha sonra bu temel üzerine bina inşaa ediliyorsa, Alevilik, Bektaşilik ve İslam konularında da temel de yer alan din konusunun öncelikle ele alınıp değerlendirilmesi ardından bu temelin üzerinden diğer konulara geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Din kelimesinin sözlüklerde yer alan anlamı, sosyolojik olarak neyi ifade ettiği, felsefik olarak içeriği konularının ardından Aleviliği, Bektaşiliği veya İslam'ı daha ortak/iyi/farklı tanımlayabiliriz.

Din kelimesini çeşitli şekilde açıklamak mümkündür ki yalın bir şekilde;
-Cevapsız soruların en basit cevabıdır (yaratılanlar, yaşam, evren gibi),
-Ahlak ve erdem kurallarının işleyişinde araçtır,
-Tanrıya ulaşmak için araçtır,
-Toplumu bir arada tutmak için araçtır,
-İyi ve kötü kavramlarını yerleştirmek içindir,
-Ceza ve mükafatın ilk basamağıdır,
-Hukuk kurallarının sorgusuz kabulünde araçtır,
-Toplum düzenini sağlamak için araçtır,
gibi onlarca şekilde açıklamak veya ifade etmek mümkündür.

Din bir amaçmıdır yoksa bir araç mıdır? Sorguladığımız zaman dinin bir amaç değil aksine araç olduğunu gözlemlemekteyiz. İnsanlığın ilk zamanından itibaren din öncelikle cevapsız soruların cevabı olmuş arkasından düzeni sağlamakta araç olmuştur. İnsanoğlu dinin güzelliklerinden çok cezalandırıcı yönünü rehber kabul etmiştir. Kötülüklerin din ile cezalandırılmış, dinin kuralları doğrultusunda cezalar belirlenmiştir. İnsanın kendi akıl ve vicdanı ile cezalandırma yerine tanrı olgusu ve din çerçevesinde cezalandırmalar yapılmıştır. İyilik ise mükafatı tanrı/tanrılarca verileceği kabulü ile ölüm sonrasına bırakılmıştır.

İnsanoğlunun tarihine bakıldığında ilk başlarda kendisinden daha güçlü gördüğü doğanın oluşumlarını, çeşitli hayvanları veya yıldızları tanrı/tanrılar olarak benimsemiştir. Yıldırım, gökgürültüsü, nehirler, güneş, ay, yıldızlar v.b. tanrı/tanrıları olmuştur. Sorularına cevap bulamadıkça, seslenişlerine karşılık bulamadıkça veya sırrın görülmeyeceğini kabul ile tanrı olgusu görülen, hissedilenden görülemeyen hissedilemeyen doğru kaymıştır. Yine de tanrı/tanrılara şekil arayan insanoğlu ona bir biçim vermek, bir şekle sokmak amacı ile figürler ve heykeller kullanmıştır. Ancak bu döneminde bile genelde tanrıyı tek değil çoğul olarak kabul etmiştir.

İnsanoğlunun yaş***** ilk gününden bu zaman kadar bir çok inanış girmiş olmasına karşın günümüzde kabul gören dinler vahy dinleridir ki bunda da etken yine sırların oluşudur. Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık dünya üzerinde en yaygın dinler olduğu ve bu üçününde vahy inancına dayandığı düşünüldüğünde insanoğlunun bilinmeye/sırlara daha çok inandığı sonucu çıkmaktadır. Bu üç dinin dışında bilinen Budizm ise vahy edilen kitap inanışı dışında yer alıp insan veya insanlar tarafından düzenlenen veya şekillenen bir dindir. Üç vahy dini her ne kadar yaratıcının vahy ile gönderdiği kitaba dayansa da uygulamaları açısından insanların şekillendirdiği bir yapıda hüküm sürmektedirler.

Oli
13.02.2006, 16:29
"Din nedir"i buldum yazıda, ancak "Alevilik ve Bektaşiliğin dinde ki yeri." ni bulamadım. konu ile bağlantılı başlık seçilmemiş yani.

polata
13.02.2006, 16:47
"Din nedir"i buldum yazıda, ancak "Alevilik ve Bektaşiliğin dinde ki yeri." ni bulamadım. konu ile bağlantılı başlık seçilmemiş yani.
Önce temeli netleştirelim yani din konusundaki düşünceleri oturtalım yerine ardından zaten diğer konu gelecektir diye düşündüm. Bu düşünce ile Alevilik ve Bektaşiliğin dindeki eyri konusunda birşey yazmadım.