Orijinalini görmek için tıklayınız : Munzurda Barajlara Hayir!


ALBAY_KAWA
27.04.2005, 19:56
MUNZURDA BARAJLARA HAYIR!

Tufan Kıymaz

"Munzur Barajları Projesi" kapsamında yapılacak 8 barajla ve hidroelektrik santralleriyle Munzur Çayı adeta 8 yerinden zincirlenecek. Bu barajlardan ikisinin, Uzunçayır ve Mercan barajlarının inş*****ı tamamlanmış durumda. Birçok nükleer santral, baraj, termik santral ve petrol rafinerisi inşaatlarına imza atmış olan küresel gaspçı Stone&Webster şirketi ve onun yerli taşeronu katil ATA Holding, küresel kapitalizmin her zamanki talancılığıyla Munzur'un doğallığına saldırıyor. Eğer barajlara karşı güçlü bir mücadele örülemezse, bu barajlar ve termik santraller Munzur'un ve genel olarak Dersim'in ekolojisini bozacak. 84 köy göç edecek. Munzur Vadisi, insanlar ve diğer canlılar için yaşanmaz hale gelecek.

Dünya'da Barajlar

Barajlar doğal olmayan büyük su kütleleri yaratarak bölgenin yağış düzeninden bitki örtüsüne kadar birçok ekolojik dengesini alt üst ediyor. Barajların su tutmaya başlamasından öncekine kıyasla, bölgede daha serin yaz ve daha ılıman kışlar yaşanıyor. Bölgedeki hakim rüzgar yönü değişiyor ve rüzgarın şiddeti artıyor. Göl yüzeyinden karalara doğru büyük miktarda nem transferi oluyor. Bu durumun etkisiyle sis ve don olaylarında büyük artışlar görülüyor.

Dünya Barajlar Komisyonu'nun raporunda kullanılan ifadeye göre, baraj göllerinde tut*** suyun "ahlakı" bozuluyor. Daha önce insanlar tarafından tüketilebilir canlılar üreten akarsuyu, tutulunca bunları öldürüyor ve bunlar yerine zehirli, virütik canlılar üretiyor. Barajların doğal ortam üzerindeki etkileri yüzünden, dünyadaki tatlı su balığı türlerinin %20'si tükenmiş durumda. Baraj göllerinde yaşayabilen balıklarda da cıva artışı oluyor. Baraj göllerinin çevresinde schistosomiassis, sıtma gibi salgın hastalıklar çıkabiliyor. Baraj sularında gelişen bakteriler (cyanobacteri) barsak kanseri yapıyor. Bütün bu sebepler yüzünden ve baraj göllerinin yaşadıkları yerleri işgal etmesi sonucu dünyada 80 milyon insan göç etmek zorunda bırakılmış. 80 milyon insan, yaşadıkları, kök saldıkları, kültürlerini harmanladıkları toprakların böyle bir yeryüzü cehennemine dönüşmesini izlemek zorunda bırakılmış.

Barajlar, üzerinde bulundukları akarsuyun denize döküldüğü bölgeyi de direk olarak etkiliyor. Su ile taşınan toprak ve besin azaldığından deltalar ve kıyılara yeterli gereç taşınamıyor. Kıyı içeri doğru ilerliyor ve deltaların tarımsal açıdan verimliliği azalıyor.

Barajların ömrü 50-70 yıl civarında. Daha sonra geride sadece bataklık kalıyor.

Sulama

Barajlar sulamada da kullanılıyor. Dünyadaki besinin %12-16'sı barajlarla s***an alanlardan elde ediliyor. Sulama bölge halkına olumlu bir özellik gibi sunuluyor ancak dünya genelinde büyük barajlarla s***an toprakların %20'sinde tuzlanma ve çoraklaşma gerçekleşti. Bu oran Özbekistan'da %60, Türkmenistan'da %80'lere kadar çıktı. Dünyanın en büyük sulama barajı Pakistan'da bulunan Tarbela barajı. Pakistan'da baraj sularıyla s***an 15 milyon hektar alanın %40'ında ciddi boyutlarda tuzlanma oluşmuş, tarımsal üretim azalmış durumda.

Aslında bu sorunu küresel kapitalizmin dayatmalarından bağımsız olarak açıklamak da pek mümkün değil. Geniş alanların s***abilmesi için, sırf sulama amaçlı büyük barajlar inşa ediliyor. Peki bu sulama amaçlı barajlarla ne s***ıyor? Mesela, dünyadaki ekilebilir toprakların yaklaşık dörtte birinde yetiştirilen hububatın % 40'a yakını et endüstrisinde katledilen hayvanların yemi olarak kullanılıyor. Ayrıca, 5 hektar alanda üretilen soyadan 60 kişi beslenebilecekken bunu tüketen sığırların etinden sadece iki kişi doyabiliyor. ***** yemi sadece bir örnek. Bunun dışında küresel gasp ekonomisine katabilmek için tek tür bitkinin tarımına (monokültür) zorlanan bölgeler veya hammadde olarak kullanılan endüstriyel bitkilerin yetiştirildiği geniş tarım alanları da var. Küresel kapitalizmin gerekleri doğrultusunda yapılan tarım, zaten kurgusu gereği insanın ve doğanın sömürülmesine dayanır. Tüketim, aşırılık, doymazlık, hırs bu sistemin temel özelliklerindendir.

Küresel Isınma

Barajların zararlı etkileri sadece bulundukları bölgeyle sınırlı kalmıyor, barajlar küresel ısınmaya da yol açıyor. Geçen 130 yıl içinde dünyanın ısısı 0,7 derece arttı ve kuzey kutbu üçte bir oranında küçüldü. Bu ısınmaya yol açan sera gazlarının %28'i baraj göllerinden kaynaklanıyor. Su altında kalan bitkiler ve toprak, barajın ömrü boyunca atmosfere karbondioksit ve metan salıyor.

1997'de Japonya'nın Kyoto kentinde yapılan konferans sonunda sera gazı emisyonunun (atmosfere salınmasının) azaltılması gerektiği sonucuna varıldı. Dünyanın toplam nüfusunun %4'üne sahip olan ABD, küresel sera gazı emisyonunun yaklaşık 4'te birine neden olmakta. Buna rağmen ABD, ekonomik dengeleri bozabileceği iddiasıyla sera gazı emisyonunun azaltılmasını kabul etmedi ve karbondioksit ve diğer gazların 'serbest pazar kuralları'na uygun şekilde bir borsasının kurulmasından genetik müdahaleye uğramış sera gazı emici orman projesine kadar gidebilen öneriler getirdi. Kârdan, paradan vazgeçemedi.

Kapitalistler için dünya, sömürülecek bir kaynaktan başka bir şey değildir. Bir şey, para getiriyorsa, doğrudur. Ve barajlar kârlı *****ırımlardır. Bu kâr uğruna son 50 yılda, küresel bankalar akarsuların üzerine mayın gibi döşenen barajlara 2 trilyon dolar kaynak aktardı.

Enerji

Dünya'da kullanılan elektriğin %19'u barajlardan sağlanıyor. Sulama konusunda olduğu gibi enerjiye de ne için ihtiyaç duyulduğu önemli. Dünyada enerjinin dörtte biri ulaşımda (%70'i sanayileşmiş ülkelerde), %40'ı sanayide kullanılıyor. ABD, bütün dünyada üretilen toplam enerjinin dörtte birini tüketiyor.

Bir yandan enerji sıkıntısı olduğu dile getirilirken, bir yandan küresel sermayenin enerji politikaları daha çok kar getirecek şekilde verimliliği düşük tutup *****ırımları ve dolayısıyla doğanın talanını çoğaltmaya çalışıyor. Sermayeyle iç içe geçmiş olan devletler de küresel kapitalizme hizmet ediyor.

Örneğin, Türkiye'deki barajlar şu anda %20 kapasiteyle çalıştırılıyor. Çünkü doğalgazla elektrik üreten santrallerle yapılmış uzun süreli anlaşmalar var. Doğalgazla üretilen elektriğin barajlarda üretilenden 22 ***** daha pahalı olmasına rağmen Türkiye'ye gelen toplam doğalgazın %60 bu santrallerde elektriğe dönüşüyor. Tunceli'nin hidrolik enerji potansiyelinin %100'ünü kullanacak olan Munzur Barajları Projesiyle üretilmesi planlanan elektrik ise, Türkiye'nin hidrolik kaynaklardan şu anda elde ettiği elektriğin binde 9'u kadar. Kapitalizm, sömürmek için bir bahane ortaya koymak zorunda değil.

Munzur'da neler olacak?

Munzur Barajları Projesi gerçekleşirse, bölgenin yıllık su potansiyelinin %37.3'ün baraj göllerde tutulacak. Mercan, Pülümür ve Munzur Vadileri göl haline gelecek ve Munzur'un iklim dengesi alt üst olacak. Kışın kar yağışları azalacak, böylece yer altı suları beslenemeyecek ve kaynaklar kuruyacak.

Munzur dağlarında bilinen 1518 bitki türü var. Bunlardan 43'ü bütün dünyada yalnızca Munzur'da bulunan endemik türler. Bu bitkilerin doğal alanları değişecek, büyük çoğunluğu ortadan kalkacak.

Çengelboynuzlu ve bezuvar keçisi, ür kekliği ve yalnızca Munzur gözelerinde yaşayan kırmızı pullu alabalık yok olacak. Bölgenin tarım ve hayvancılığa dayanan yerel ekonomisi tamamen altüst olacak.

60'tan fazla köy sular altında kalacak ve toplam 84 köy zorunlu olarak göç edecek. Munzurlular efsanelerini, kültürlerini oluşturan Munzur Çayı'ndan, köklerinden ayrılacaklar.

Barajlar ulaşımı engelleyecek. Merkez, ilçelerden tecrit edilecek. Bu toprakların OHAL politikaları sonucu en çok göç veren bölgesi, daha da insansızlaştırılacak.

Munzur'da herhangi bir arkeolojik inceleme yapılmamış ancak Keban barajı havzasında paleolitik döneme ait kaya sığınakları, işlikler ve düz yerleşmelere rastlanmış. Belki de Munzur'daki tarih sular altına gömülecek. 50-70 yıl sonra barajların göl alanları bataklığa dönüşecek.

Bölgede yaşayan halkın inançları, gelenekleri, hayatları içinde çok önemli bir yeri bulunan Munzur Çayı'nın özgürlüğü elinden alınacak.

ALBAY_KAWA
27.04.2005, 19:57
Bu senaryoya bölge halkı da *****ılmak isteniyor. Çevre Etki Değerlendirme raporu bölge halkına da sunulup onaylatılacak. ?stihdam yaratma, kalkındırma gibi yalanlarla insanlar kandırılmaya çalışılıyor. Binlerce kişinin yaşadıkları topraklardan sürülmesinin ve doğanın katledilmesinin önüne bir rüşvet gibi istihdam olanakları konuluyor. Bu istihdamın boyutları da hiç öyle ima edildiği gibi değil. Dünyanın en büyük insan eliyle yapılmış gölüne sahip olan Zimbabwedeki Kariba Barajı bile 450 kişiye iş olanağı sağlamıştı. Buna karşılık 57 bin insanın evlerini kaybetmesine ve salgın hastalıklara neden oldu. ?nsanlar geleceği görmekte zorlanıyorlarsa, şimdiye kadar yanı başlarında yapılanlara bakarak bir fikir edinebilirler. Keban ve Seyhan baraj göllerinin etkisiyle 1975 yılından sonra bölgenin iklimi değişti. Keban ve Kargamış barajları arasında artık Fı***** Irmağı ve Fı***** Kanyonu yok. Bu bölgedeki bitki örtüsü, iç su canlıları ve yaban hayvanları artık yok. Tarihsel yerleşim alanları sular altında. Baraj rezervuarı da balçıklaşmaya başladı.

Atatürk Baraj Gölü'nde su tutulmadan önce Fı***** Nehri'nde yaşayan vantuzlu balık, iğneli balık, maya balığı ve bıyıklı balık türleri yok oldu.

Halfetililer, atalarının yetiştirdikleri fıstık ağaçlarının gölgesindeki yöresel taş evleri Birecik baraj gölünün suları altında kalınca, "Yeni Halfeti" adı verilen prefabrik konut bölgesine yerleştirildiler.

Barajların akarsu rejimini ve nem oranını değiştirmesi ile ?anlıurfa'da kelaynakların sayısı git gide azalıyor. Barajlar nedeniyle Konya Ovası'nda yer altı suyu neredeyse tükendi, kuraklık yaşanmakta.

Munzur Barajlar Projesi kapsamında inş*****ı tamamlanan Mercan Barajı henüz su tutmaya başlamamasına rağmen, suyun yönü değiştiği için susuzluktan kuruyan ağaçlar oldu.

Kapitalistler, kendileri doğanın sahibi sanıyorlar. Onu istediği gibi değiştirebileceklerini, onu istedikleri gibi kullanabileceklerini, sömürebileceklerini düşünüyorlar. Yanılıyorlar. Dersim halkının Munzur'a, evlerine sahip çıkmaları, talancılar karşısında kendi hayatlarını kendi ellerine alma mücadelesi örmeleri Munzur'a kapitalizmin sokulmasını engelleyecek kadar güçlenebilir. Hayatlarını savunan insanların gücü, zalimlerin gücünü yenebilir. Munzur'da barajlar engellenebilir.

Bu yazı Özgür Hayat'ın 49. sayısında yayınlanmıştır.

Ceyhun
02.07.2005, 17:47
Dersim'in isyancı halkı hep hedef olmuştur. Bir Çorumlu olarak Dersimlilerin baraj mücadelesinin yanında olduğumu belirtmek isterim.

munzur_62
17.01.2007, 15:56
Munzur Barajlarla yok edilmek isteniyor Munzura sahip çıkalım
Munzur Hayattır
Hayatın akışı durdurulamaz

Yorumlarınızı Bekliyorum

spartacus
18.01.2007, 03:25
Hangi ülke vardır ki, kendi kültürel zenginliklerinden bu denli rahatsız olsun. Devlet bu zenginlikleri üzerinde kambur gibi görsün. Hasankeyf'i ele alalım. Bir dünya mirasının, bir insanlık tarihinin, bir kültürün sular altında kalmasına nasıl müsade edilir. Esasen sular altında bırakılmak isteden ordaki bir iki tarihi taş veya tarihi harabe değildir. Sulara boğulmak istenen bir halkın benliği, kültürüdür. Kültürü ve mazisi talan edilmiş bir halkın geleceği de rahatça talan edilir.
Şimdi aynı mantığı Munzur barajlar projesi için düşünelim.
Neden Dersim'e baraj ve neden munzur?
Türkiye'de öyle nehirler var ki, öyle yerler var ki baraj yapmaya ve elektirik üretmeye son derece elverişlidir. Örneğin Manavgat suyu, kızılırmak vs. Bu nehirler yeterince değerlendirilmeden denize boşalıyor. Durum böyle olunca akla şu soru geliyor. Peki neden kuraklık ve elektirik açısında bir sorunu olmayan Dersim pilot bölge seçildi. Oysa Çemizgezek'te zaten bir baraj var. Keban barajı bu coğrafyanın kesişenidir.
Demek ki, amaçları elektirik üretmek değildir. Bu sadece bir paravandır. Burda amaç Dersim isyanında yarım kalan işi bitirmektir. Yani bu proje Zaza kültürünü, zazacayı, alevi değerleri yok etme projesidir.

munzur_62
18.01.2007, 14:21
Bu barajların elektirik üretme potansiyeli yüzde 1 den azdır asıl amaç başta ovacık olmak üzere tunceliyi su altında bırakmak ilçelerini ise çevre illere bağlamak Şu anda Mazgirt Köprüsünün önüne kurulan baraj su tutmaya başladı Tuncelinin girişi yavaş yavaş karanlığa gidiyor

selva
18.01.2007, 14:42
amaç bellide zaten kendi yerli halkının büyük bir çoğunluğu dışarıda yani bir mamklaketi yok ederek o bölgenin insanını yok etmiş olmuyorsunuzki... yine tuncelililer birbirini bulup gelenek göreneklerini sürdürüyorlar.toprağımızı yok edebilirler ama insanlarımız ve düşünceleri hep ayakta dim dik olarak kalacak.

spartacus
18.01.2007, 19:58
Birleşmiş Milletlere bağlı UNESCO Dersim'i zaza kültürünü mirası olarak görüp burayı koruma altına almalıdır. Bugün hayvanları dahi dünya mirası olarak görülüp koruma altına alınırken uluslararası örgütler, UNESCO Dersim içinde duyarlılık göstermelidir. Çünkü sular altında kalan sadece insanlık tarihi değil, aynı zamanda orda hayvanlar ve bitkilerde yok olmakla yüz-yüzedir. Örneğin çok nadir bulunan madımak bitkisi bu coğrafyada yetişmektedir. İnsana saygı duyulmuyorsa bu bitkilere, bu hayvanlara karşı duyarlı olunmalı.

epikurus
18.01.2007, 20:14
Esasen burada yapılmak istenilen barajla sadece bir kültür ve bölgeye özgü bitkiler, canlılar yokolmayacak doğa yokolacak. O güzelim vadiler yokolacak. Zaten esas niyetin de bu vadileri ortadan kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Çünkü o vadiler her daim mazlumların sığınağı olmuştur.

Demokrat
18.01.2007, 21:17
Zihniyetin bozukluguna bak.. Ulke ac, insanlar yoklukla savasiyor. Dertleri baraj yapip dersimlileri yurtlarindan etmek. Kultur, insanlik ve ahlakin ne oldugunu bilmeyen bir ideolojiden bu beklenir.
Saygilar

toprak62
20.01.2007, 21:52
yavv bu insanlar ya kendilerini çok zeki zannediyor yada bizim zeki zannettiğimizi sanıyorlar... kardeşim küresel ısınmanın olduğu kuraklığın başladığı şu yıllarda sen ne elektirik'inden bahsediyorsun... bir süre sonra içecek suyun kalmıyacak köpekler gibi yalvaracaksın su su diye
sen o zaman elektirikten su üretirsin... baraj yapacagına su şişeleme fab.yap su rezervini fulle ilerde en değerli şey su olacak sen suyun tonu şimdi 1,2 milyona satarken o zaman tonunu 1,2 milyon dolara satacaksın ileriye bak su bak suu...
elektiriği başka yollarla da elde edersin.. hep devlet eniyisini bilir anlayışın artık ortadan kalktı bunu düşünün devletlerin ilk hedefi petrolken ilerde suu olacak suu kerbeladan daha kötü günler gelecek... sen doğal su kaynagının en çok olduğu şehrini bitirmeye çalışıyorsun sen onların kötülüğüne ugraşıyorsun ama kendi kuyunu da kazıyorsun doğanı katlederseno dağa da acımadan seni katleder öcüde küreselleşmeyle çok acı bir şekilde olur.. doğayı sev agacı koru bunu ilk okulda öğrenmiş olman lazımdı...o yüzden birini yaptın diğerlerini yapma gerekirse avrupa insan hakları mahk. gideriz. gerçi bizden önce davranmışlar bararjların iptal kararı da gelmiş..
neyse sen suu yuu unutma su uyumaz....

munzur_62
10.03.2007, 14:24
Munzur Barajlara Teslim Edilemez Etmeyiz

marenostrum23
14.03.2007, 09:28
Munzur Barajlara Teslim Edilemez Etmeyiz

baraj ve elektrik...ne kadar saçma bir tamlama...yada tamlama değil de tamamlaya çalışıyorlar...belki eski kıyımı, belki yeni bir fikri...21. yüzyılda yaşadığımız nasılda belli...en medeni bir şekilde insan katlediliyor, doğa katlediliyor, doğal yaşam katlelidiyor baraj-elektrik tamlamasıyla...günümüzde rüzgarı olmayan ülkeler bile rüzgar türbünleriyle elektrikleri üretirken, rüzgarı eksik olmayan ülkemizde ise barajlar ile.:thumbdown ..doğrusu ise yaşam katlediliyor...yaşamlar katledilirken de, dost ve hısımlarının kasalarını şişiriyor bu barajları yaptırırken sayın yöneticilerimiz...fena mı, iki işi aynı anda yaptırıyorlar...kutlamak lazım...böyle başarılı sayın yöneticilerimizi!..:thumbup1: :clap:
eh ne diyelim...bir gün hakettiklerini bulacaklardır elbet o sayın yöneticilerimiz...

tüm canlara saygılar...

özlem
20.03.2007, 00:03
elbette insanoğlu hep aç yaşarken bencillik diz boyu olmaya henüz tüm hızıyla devam ederken elbette sorunlar tükenmez
ve kaldıki dünya harikalri bir bir çl haline getirilmeye sistem aracılığıyla devam etmekte canlar bizlerin dğerlerini yok etmeye izn vermeyelim yaşayan ve yaşatmak istediğimiz özümüz dersimin şanı munzura sahip çıkalım

huseyn
20.03.2007, 17:36
munzur'umuzu geri istiyoruz temiz çevrede, şenliklerde halaylarımızı istiyoruzzz

munzur_62
20.03.2007, 20:24
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=25497

yalcin1903
20.03.2007, 20:30
selam arkadaşlar.barajlar gerekli yapılar heleki şu günlerimizde.ama eğer yine birilerini zengin etmek için yapılıyosa (ayaş tüneli gibi) yani sadece yapmak içn yapılıyosa bu kesin likle bilinçli yapılan yani Munzur ve çevresini yok etmek için yapılan bir katliamdır.

D-e-v-r-i-m-c-i
20.03.2007, 20:44
uyanık olun dostlarım.bunlar doğuyu güzelliklerinden koparmak için yürütülen gizli politikalardır.ben İNANIYORUM...KARTALLAR DERSİME GERİ DÖNECEK.YAKINDIR.ve ordaki güzel gençler buna izin vermeyecektir.size güveniyoruz DERSİM HALKI.değerlerimize sahip çıkın.esenkalın

Agop
20.03.2007, 20:48
Kapitalist çıkarlar için yapılan bu projeye karşıyız. Dersim direnişini kırmaya yönelik bu proje hakkında 1962 de yayınlana gizli bir askeri kararnamede şöyle diyor.
"Elde edilemeyen ve fazla ses çıkaran bölgeler barajlarla bölünecek ve göç sağlanacak"

bu karar projenin sebebini gayet açık bir şekilde ortaya koyuyor

maymay
20.03.2007, 21:01
Her sene bir festival oluyor, Munzur barajina karsi :

http://img410.imageshack.us/my.php?image=dscn3644zu8.jpg

marenostrum23
23.03.2007, 15:04
yavuz selimden beri, dersim in hep parçalanması düşünülmüştür.en son osmanlının yıkılmasıyla da bu plan hayata geçirilmek istenmiştir.1900 lerin başlarında dersim son olarak orman bölgesi ilan edilmiş ve buranın doğal milli park (insansız bir şekile sokulmasına) yapılmasına karar verilmiştir.ehhh bunu da başaramadıkları için, "karamanın koyunu sonra çıkar oyunu"misali bitmez bunların oyunu.bi şekilde kendi kurallarıyla oynayacak oyun buluyorlar. o dönem ormanlaştırılacak,doğal park yapılması için nasıl ki pilot bölge seçildi ve başarılamadı, bu gün de baraj ile parçalanamayacaktır.
saygılar...

ALBAY_KAWA
25.03.2007, 07:06
selam arkadaşlar.barajlar gerekli yapılar heleki şu günlerimizde.ama eğer yine birilerini zengin etmek için yapılıyosa (ayaş tüneli gibi) yani sadece yapmak içn yapılıyosa bu kesin likle bilinçli yapılan yani Munzur ve çevresini yok etmek için yapılan bir katliamdır.


bra öncelikle tokata slmlar, belki baraj gerekli birserlerdir, ama insani saglik acisindan olsun gerekse cevre bakiminda, uygun görülmeyen bi ryapilanmadir, ayrica, türkiyenin % 3 gibi bir enerji karsilama diye bir rakam söz konusudrki, bunada ozaman gercekten gerek yoktuir, amamc dersimi yok etmek bir sehre, tam rakami hatirlamiyorum simdi 20 üzerinde baraj kurulmasi sence birilerin zengin olmasimidir yoksa o sehrin , insanin kültürünün dogasinin hayvanin kaybolmasi demekmidir, biz diyoruzki munzurumuzu rahat birak, enerjimi istiyorsun diyoruz, gel avrupayada ihrac edelim sadece bir tane rüzgar santrali kur, bir tane sadece bu türkiyeye yeter, oldu olacak 2.sini kur buda avrupaya versin, daglarimizdaki rüzgar nerelrde var, ihrac yap, iste ozaman zenginde ol zügürtte ol, ama MUNZURUMUZU, ve MUNZUR canlilarini rahat birak artik ...
!!!!!!!!!!!!!
Ta 1920 lerdew yapilan bir düüsnce, 1930 lari gectikten sonra yaptiirmlari basladi bu konuda, buzamana kadardir yapmaya calsiyorlar, ozaman hukuk yoktu, atalarimiz izin vermedi simdi hukuk var bizde bu yolla izin vermiyoruz, bve herkezide bu calismalara davet ediyoruz..........

Saygilar !

sendiren
29.04.2007, 09:18
MUNZUR VE DERSİM BİR ONURDUR;ONURUMUZU ÇİĞNETMEYECEĞİZ!!!!

Zor iştir Dersimli olmak.Bu topraklarda her şeyiyle varolmanın ve adını tarihe direncin,onurun simgesi olarak yazdırmaktır Dersimli olmak.Farklı,özgün,aykırı ve geleceğe ait olmaktır.
Dersim gerek doğası ve gerekse insanıyla günümüze kadar yüreği ve beyni ile prangalara vurulamamış,mayasında isyan,mayasında hak,mayasında yeşeren umut çiçekleri ve kardelenlerin kara kışa inat açmasını bağrında taşıyarak bugünlere gelmiştir.Tarihsel olarak toprağından,kültüründen,yaşam alanlarından koparılmış ve koparılmak istenmiş onlarca halk vardır.Bunlardan çok azı özünü koruma başarısı göstermiştir.Bu halklardan biri olma onuru Dersimlilere aittir.Evet bu bir onurdur.Bitirilmeye,yokedilmeye ,söndürülmeye çalışılan ateş ve güneşin çocuklarıdır Dersimliler.Onların kültürleri de yine aynı akıbete uğratılmaya çalışılmaktadır.
Yüzyıllardan beri süregelen değişik türden ama aynı içerikli saldırılara,soykırıma,insansızlaştırma ve asimilasyon çalışmalarına karşın düşmana inat direngen - ayakta kalan halkların bir parçası ve öznesi olmuştur Dersimli.İsyan ve direngenlikten soyutlanmış bir Dersim ve Dersimli,sudan çıkmış ve ölüme mahkum bir balıktır adeta.
Dersim'i insansızlaştırma,Dersim'i Dersim olmaktan çıkarma operasyonları tarih boyunca sürdü,sürüyor ve sürecek.Dersimlinin egemenler ve yönetenler ile savaşı bu anlamda sürdü,sürüyor ve sürecek.Bu varlık ile yokluk sorununun diğer temelleri bir yana, uzun süredir gündemde tutulan ,mahkeme kararlarına rağmen ,kendi yasalarını bile çiğnemekten çekinmeyen bir iradeyle Dersim'i Dersim yapan öğelerden biri ve en önemlisi olan Munzur Munzur olmaktan çıkarılıp Dersim ve Dersimli üzerinde yeni bir oyun oynanıyor.
Oysa ki,Munzur vadisi ve milli parkı TC devletinin kurulduğundan beri ilk milli parkı ve doğal sit alanıdır.Teknik boyutlarıyla ,Munzur soyu tükenmekte olan ya da dünyanın başka yerlerinde bulunmayan bir çok canlı türüne ev sahipliği yapmanın yanısıra;sosyal-kültürel-siyasal boyutuyla bir topluluğa Dersimlilere ev sahipliği yapmaktadır.Bu anlamda Dersim Munzur,Munzur'da Dersim'dir..
Munzur,sadece bir isim değildir.Munzur efsaneleriyle,hırçın,asi duruşu ve akışıyla Dersimli kimliği ile özdeş bir yerde duran tarihsel bir miras ve gelecektir.Dersim'i Dersimlinin tarihi-kültürünü Munzur'dan ayırmak olanaklı değildir.Munzur ile Dersim birbirlerinden ayrılamaz bütünün içiçe geçmiş parçalarıdır.Dersim kültürünün en önemli öğesidir Munzur.,
Munzur'un ve Dersim ve Dersimlinin önüne set çekilmek isteniyor barajlarla.Gem vurulmak isteniyor özgürce akışı ve hırçınlığına.Munzur ve Dersim yerleşim birimi bölünüp parçalanmak ve yok edilmek isteniyor.Bu barajlara basit birer teknik getiri-götürü hesabıyla bakılsa bile,kesinlikle götürüsü getirisinden çok fazladır.İster elektrik üretim santralı amacıyla ve tüketimi bakımından bakınız,tüketimi karşılmak bir yana tüketimin yanında üretim devede kulak kalır. İsterseniz süzme baraj şeklinde düşünün ki,bu saatten sonra bir yararı yok ve bu sorun bile tek barajla çözülebilir.Ama egemen ve yönetenlerin Munzur'a bakış açısına yön veren tam da Dersim'e , Dersimliye ait kültür-tarih ve geleneklerine vurulmak istenen köklü ve geriye dönüşsüz darbedir.
Bugüne kadar uygulanagelen politikalarla ;baskı-kıyım-katliam-sürgünle yok edilemeyen Munzur-Dersim içiçeliği şimdi;daha ince -derin ve köklü bir yöntemle ortadan kaldırılıp,Dersim-Munzur Dersimliden koparılmak isteniyor.Esas gizlenen amaç;Dersim'in insansızlaştırılmasıdır.Dersimlinin Dersim'den ebediyen ve köklü olarak koparılmasıdır.Dersimlinin munzur ile bütünleşmiş tarihi-kültürü tüm bağlarının sonsuza kadar yok edilmesidir.Yok edilmek istenen;mezarları,geçmişi,tarihi,geleneği,değerler i ve bir bütün olarak kültürüyle Dersim ve Dersimlidir.
Munzur'un özgürce akamaması demek Dersim ve Dersimlinin bitişi-tükenişi-yok oluşu demektir.Munzur'a gem vurulması-set bvurulması demek Dersim'e -Dersimliye vurulan pranga,köklerinden koparılmış,asimile edilip artık avrlığı ortadan kaldırılmış bir posa haline getirmektir.
Munzur sadece Dersim ve Dersimlinin onuru değil,tüm Anadolu Halklarının onurudur.Munzur;tarihsel-sosyal-kültürel olarak Dersim'in ;daha geniş anlamda bu toprakların teslim alınamamış,düşürülememiş tek kalesidir.Bu kaleye sahip çıkmak;bu topraklarda yaşayan ,teslim olmayan ve olmayacakların temel görevlerinden biridir.Munzur bu anlamıyla mücadelenin simgelerinden sadece biridir.
Munzur üzerine yapılacak barajlara bu insani çığlığı bilerek ve bu bilinçle bakarak yaklaşmak zorunludur.Dersim'i sevmenin anlamı budur.Kuru bir dağ-taş-ırmak sevgisi,Dersim'i sevmek demek değildir.Onuruna,geçmişine,tarihine,kültürüne,değe rlerine sahip çıkmaktır Dersim'i,Munzur'u sevmek...
Örgütsüz ve sessiz bir toplum,susup onaylamanın ötesinde yok olmaya mahkumdur.Tarihten anlaşıldığı üzere bizi biz yapan en temel değerlerden birive öncelikli olanı,her türlü baskı-sürgün,kıyım ve yok edime karşı tepkili ve örgütlü davranışımızdır.
Bu ülkenin en aydınlık ve ısıklı yüzlerinin var olduğu Dersim,barajlarla yapılmak istenenin ne olduğunu bilmek ve ona uygun politika geliştirilmesi açısından elverişli her zemini sunmaktadır.Sorun bu aydınlığın bugünkü güncel gelişme karşısında doğru bir yer tutmasının sağlanmasıdır.Yaşamın her alanında Dersim ve Dersim dostlarının Munzur ile ilgili her etkinlikte elele-kol kola-omuz omuza vermeleri zorunludur.Bu saldırı furyası ancak böyle alt edilebilir.Bu bir varlık-yokluk sorunudur.Her platform Munzur'un ,Dersim'in,gelecek ve aydınlığın korunması adına mücadele alanıdır.Bu anlamda sanalda Dersim sitelerinde başlayan ortak hareket ve mücadele anlayışının pratik-günlük yaşama aktarılması için herkes üzerine düşeni layıkıyla yerine getirmelidir.Tüm Dersimliler ve Dersim dostlarını bu platformda verilecek mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz.

DERSİM-MUNZUR ONURDUR! ONURU ÇİĞNETMEYECEĞİZ !
MUNZURUMA DOKUNMA, ELİN YANAR!
BIRAKIN MUNZUR ÖZGÜR AKSIN!
MUNZURA SET ÇEKMEK DERSİM'İ YOK ETMEKTİR!
YAŞASIN DERSİM RUHUNUN BİRLİKTE ORTAK MÜCADELESİ !

MahmutHalilCan(Sendiren)

laze-munzur
29.04.2007, 10:38
Munzur, şefkatli ve nazlı bir gelinin narin elleri gibi, uzatmıştı ellerini, yıllarca özlemiyle yanan yüreklerin üstüne… Mor, beyaz, sarı ve mavi çiçeklerin heyecanını ve sevincini henüz üzerinizden atmadan, tanımsız bir mavideki irili- ufaklı göllerin ve pırıl pırıl pınarların akışının, vucudunuzda yarattığı esintiyi duyumsarsınız… Karların yanındaki kardelenler ve beyaz papatyalar yüreğinizin Munzurla bütünleşmesinin sevinci olur… Ve İnsanın yüreğine işleyen doğanın şarkısıydı bu, Munzur’un bitmeyen türküsü, güzel insanların ülkesi… Dünya durdukca söylenecek… DERSİM MUNZURUNU KAYBEDERSE KAYIP KENTE BENZER... MUNZURUMA DOKUNDURTMAM... MUNZUR ONURUNDUR ONURUNA SAHİP ÇIK... bra çok güsel bi konuya değinmişsin we inasanları duyarlı olmaya çağırııyoruz.bütün canlara saygılar..

munzur_62
29.04.2007, 11:26
Konu daha önce açılmış

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=476&highlight=munzur

ibrahim-ch
29.04.2007, 11:43
uyanık olun dostlarım.bunlar doğuyu güzelliklerinden koparmak için yürütülen gizli politikalardır.ben İNANIYORUM...KARTALLAR DERSİME GERİ DÖNECEK.YAKINDIR.ve ordaki güzel gençler buna izin vermeyecektir.size güveniyoruz DERSİM HALKI.değerlerimize sahip çıkın.esenkalın

iyi suyu biz kullanmayalimda Suriyeliler IRAK lilar kullansin.

Halbuki suyu kullanmaktaki öncelik kimin TARLA SINDAN cikiyorsa ona aittir.

Birde Doguyu güzelliklerinden koparmak derseniz.
Haklisiniz dogunun elektirige ihtiyaci yok.
Barajada ihtiyaci yok. mu diyeyim.
Kacak elektirik kullanim yüzdelik olrak en cok dogu dadir.
Bu eksikligi batida kullanilan FATURALARA ilave ediyorlar.
Fiyatlari yükselterek.
Halbuki Dogu bati fiyatlar tek olmali, neden ayri tarifeki.

Birde baska boyutu
Eger ileride Doguda ayri bir devlet kurulacaksa yapilan barajlarda o devlette kalabilir,
öyleyse neden yatirim yapilsin GEREKSIZ dir.
KAYIP TIR.
Bence de BARAJA HAYIR. Noktasinda sanirim ortak noktada bulustuk.

maymay
29.04.2007, 12:07
iyi suyu biz kullanmayalimda Suriyeliler IRAK lilar kullansin.

Halbuki suyu kullanmaktaki öncelik kimin TARLA SINDAN cikiyorsa ona aittir.

Birde Doguyu güzelliklerinden koparmak derseniz.
Haklisiniz dogunun elektirige ihtiyaci yok.
Barajada ihtiyaci yok. mu diyeyim.
Kacak elektirik kullanim yüzdelik olrak en cok dogu dadir.
Bu eksikligi batida kullanilan FATURALARA ilave ediyorlar.
Fiyatlari yükselterek.
Halbuki Dogu bati fiyatlar tek olmali, neden ayri tarifeki.

Birde baska boyutu
Eger ileride Doguda ayri bir devlet kurulacaksa yapilan barajlarda o devlette kalabilir,
öyleyse neden yatirim yapilsin GEREKSIZ dir.
KAYIP TIR.
Bence de BARAJA HAYIR. Noktasinda sanirim ortak noktada bulustuk.

Binlerce senenin hikayelerini, yasantilarini, acilarini, dünyaya degismeyiz biz.

O hazinenin degeri eletrik faturalarindan daha çok...