Orijinalini görmek için tıklayınız : Saldirilar AlevİlİĞİn ÖzÜnÜ Tahrİbe YÖnelİk


iyidost69
14.02.2006, 16:51
SALDIRILAR ALEVİLİĞİN ÖZÜNÜ TAHRİBE YÖNELİK


Zira Alevi toplumu daha 1950’li yıllara kadar kapalı devre yaşıyordu ve inanç önderleri ve kurumları da bu topluma büyük ölçüde hâkimdi. Şimdiyse bu yapı kentleşme ve modernizmin baskısıyla bir daha eski biçimiyle diriltilemeyecek şekilde ortadan kalkmış haldedir. Aleviler günümüzde yeniden bir toparlanma evresinin içindeler ve sarsıntılı geçeceği kesin olan bu ortamı büyük yaralar almadan atlatmanın yollarını arıyorlar.


İşte böylesine karmaşık, sancılı ve çok faktörlü bir dönemde Alevileri tehdit eden en büyük tehlike, saldırı ve müdahalelerin inançlarının özüne, merkezine yönelmiş olmasıdır. Bu tehlike “Alevilik, İslam’dır. Hatta özüdür” denilerek İslam’ın muhalif yorumları hiç dikkate alınmadan ve bunlardan kesinlikle söz edilmeden, Aleviliğin sadece Sünni ve Şii mezheplerinden biriyle boyanmak ve vaftiz edilmek istenmesinde şekilleniyor. Hedeflenen ama bin yıldır ulaşılamayan ve bu nedenle de yok edilemeyen “sır örtüsü altındaki” özün devre dışı bırakılmasıdır.


Açıkçası, Aleviliğe İslam’dan giren kelime, kavram ve kişilerin orada kazandığı ve hayatiyet bulduğu anlamlardan temizlenerek, doğacak bu boşluğun Sünni İslam’daki anlam ve değerlerle doldurulması amaçlanıyor. Bu amaç gerçekleştiğinde de zaten bir Alevi artık, namaz denilince inancındaki halka namazını değil; günde 5 vakit namazı anlayacak ve ezanı duyar duymaz da camiye koşacaktır. Hz. Ali adı geçtiğindeyse Alevilikteki olağanüstü niteliklere sahip İmam Ali yerine, Sünnilerin anladığı manada Ömer ve Osman ile aynı değerde, sıradanlaştırılmış ve 4. Halife olan Hz. Ali’den daha fazlasını düşünemez hale gelecektir. Böylelikle de asimilasyon süreci bitmiş ve Sünnileştirme tamamlanmış olacaktır.


Yukarıda ortaya koyduğumuz gibi, Aleviler birçok cepheden yaylım ateşine tutuluyor ve çok güçlü bir taarruzla karşı karşıyalar. Bu harekâtın püskürtülmesi şu anda büyük aciliyet ve önem taşıyor.


O halde bu harekâtı yönlendirenlere, Aleviler arasından cephane taşımaya ve lojistik desteğe “paydos” demenin zamanı geldi de geçiyor bile. Yoksa bu gidişle ortada ne özüne sadık bir Alevilik bırakacaklar ne de bugünkü gibi rahatlarını kaçıracak büyüklükte bir Alevi nüfus! Hedef belli ve buna ulaşılması için kararlı olunduğu kesin.


Ortamı ve gidişatı iyi analiz edersek, belli güçlerin Alevileri, Aleviliğin İslam’daki yerine dair tartışmaların bataklığında güreştirip, enerjilerini tükettirerek, bölüne bölüne küçük lokmalar haline gelecekleri günü iple çektiklerini sezememek büyük aptallık olur. Keza Alevi çoğunluğun Sünniliğe tamamen teslim olmalarıyla “gerçekten yüzde 99 Müslüman bir Türkiye” hedeflendiğini hâlâ anlayamamak ise ayrı bir körlüktür.


Ne dersiniz, yoksa yanılıyor muyum?

Demali
14.02.2006, 18:36
iyidost,
sanırım alevilik islamın içinde diyenlere karşısınız.Bunun bir adım sonrasının sunniliğin aleviliğe hakim olduğu bir nokta olacağını söylüyorsunuz.
Evet böyle bir "tehlike" bana göre değişim söz konusu olabilir.Kentleşen alevilik bir bakıma aleviliğe zarardır.Köyümüzde kasabamızda kalsaydık geleneklere daha bağlı olurduk.Ama şimdi alevi tvlerin kurulması, cemevlerin yapılması bu dejenerasyonu, yozlaşmanın hızını kesecektir.