Orijinalini görmek için tıklayınız : "Hindi biz Yonan mı olduk!"


Oli
17.02.2006, 17:44
Irk başka ulus başka (2)

Özdemir İNCE

On yıl kadar önce bir gazetede okumuştum. İsparta’nın Ağlasun ilçesine yakın bir yerde arkeolojik kazı yapılıyormuş.
Mutfak olduğu tahmin edilen bir yerde bir iskelet bulunmuş. Kuşkusuz normal bir durum değil. Cinayet kurbanı olabilir iskelet. Kazıda çalışan köylüler, senin deden, senin amcan, senin dayın diyerek kendi aralarında şakalaşıyorlarmış. Bu şakalaşmadan ilham alan yabancı arkeolog, kazıcı köylülerin kan örnekleri ile iskeletten küçük bir örnek alarak DNA değerlendirmesi için kendi memleketine göndermiş.
Gelen sonuç: 2000 yıllık iskelet, köylülerin yarısının çok yakın akrabası, geri kalanlarının da akrabası... Bu sonuca bozulmuş köylüler. “Hindi biz Yonan mı olduk!” diye karşı çıkmışlar.

***
Dr.Georgios Nakracas “Anadolu ve Rum Göçmenlerinin Kökeni” (Belge Yayınları, 2003) adlı kitabında Yunan tarihçiliğinin ve milliyetçiliğinin bir hurafesini yıkmaya çalışır: “Anadolu Rumları, üç bin yıllık süreklilik içinde eski Grek kolonicilerinin, İonların katışıksız torunlarıdır ve bunlar Yunan ulusal bilincini değiştirmeksizin 1922’ye kadar korumuşlardır.” O, bu düşüncenin gerçekdışı bir hurafe olduğunu söyler.
Dr.Georgios Nakracas bu tezin tutarsızlığını kanıtlıyor kitabında. Onun görüşü şöyle:
-Yunan koloniciler bundan 3 bin yıl önce Anadolu’ya gittiklerinde (geldiklerinde) bu topraklarda Hitit, Frig, Kimmer, Lid halkları ve Anadolu’nun öteki halkları yaşamaktaydı
-Grek koloniciler batıdan başlayarak Anadolu içlerine doğru kendi dillerini öğrettiler. Grekçeyi öğrenen yerli halklar eski Grek tanrılarına tapmaya başladılar. Sonra Hıristiyan oldular.
-Anadolu’nun Karadeniz kıyıları ile doğusunun yerli halkı (Kelkitler, Kaldeliler, Makronlar, Kalibler,vb.) Grekçe İncil okuyarak Hıristiyanlaştılar. Dolayısıyla Rumca öğrendiler. [not: türkçe bilmeyenlerin türkçe öğrenmesi gibi (oli)]
-Roma İmparatorluğu, MS.395 yılında Batı ve Doğu Roma olarak ikiye bölündüğünde, Doğu Roma yöneticileri Latince ve Roma vatandaşı olan çok etnisiteli halk da Rumca (Hellenistik Koloni Grekçesi) konuşuyordu.
-1071 yılında Anadolu’ya geldiklerinde nüfusları 500 – 750 bin arasında kabul edilen Türkler, karşılarında soy bakımından Grek olmayan ama Rumca konuşan Hıristiyan nüfus buldular. Bu nüfusun 5 milyon dolaylarında olduğu kabul ediliyor.
İşte bu nüfusun yüzde 75-80’i ile öteki Hıristiyan nüfusun önemli bir bölümü 200-250 yıl içinde İslâm dinini kabul ederek Türkçe öğreniyor.

***

Dr.Georgios Nakracas’ın tezinin Türkleri de ilgilendiren bölümü böyle. Dr.Nakracas, Anadolu Rumluğunun Hellenizmle hiçbir ilişkisi bulunmadığını kanıtlarken Anadolu Türklerinin önemli bir bölümünün de tarihini yazmış oluyor:
“...bölgelerde yaşayan gerek Müslümanlar, gerekse Hıristiyanlar (Rumlar), ezici çoğunlukla sözü edilen eski halkların torunlarından başkaları değildir. Bu halklar, İustinianus döneminde Romalılaşmış ve devamında Hıristiyanlaşmışlardır...” (S.205)
“Fransız İhtilali, 18.yüzyıl Avrupasına milliyetçilik ideolojisi getirdi. Anadolu halk kitlelerini 19.yüzyıl ortalarında etkilemeye başladı ve bunun sonucunda Ortodoks Hıristiyanlar Hellenleştiler, Müslümanlar da Türkleştiler. Gerçekte burada sıkı sıkıya akraba bir soy mozayiği söz konusudur ve bunun ne Eski Yunanlılar ne de Türkmen akıncılarla herhangi bir ilişkisi vardır.”(S.205)

***

Lozan Antlaşması’ndan sonra Mübadele’de eski Yunan kolonizatörlerinin ve eski Anadolu halkının Hıristiyanlaşan (Rumlaşan) bölümü Yunanistan’a gitti; Müslümanlaşan (Türkleşen) bölümü ise Anadolu’da kaldı.
Evet, Dr.Nakracas, Anadolu Rumluğunun Hellenizmle hiçbir ilişkisi bulunmadığını kanıtlarken Anadolu Türklerinin önemli bir bölümünün de tarihini yazmış oluyor.
Tarihi ve tarihteki insan hareketlerini iyi anlamak için soy (etnisite) ile ulus kavramlarını birbirinden ayırmak zorundayız. Tarihsel zaman içinde hiçbir soy sürekli değildir. Günümüz Yunan milliyetçileri Antik Yunan’ın süren devamı olduğunu ileri sürerler. Oysa Alman tarahçi Jacob Philip Fallmerayer’e göre eski Yunan soyu kaybolmuş onun yerini Slavların ve öteki budunların bir karışımı almıştır.
Günümüzde artık hiçbir ulus eski atalarının torunları (“arkeon imon progonon”) değil!
Ege’nin batı yakasında Müslüman Anadolu Türklerinin önemli bir bölümünün Hıristiyan kuzenleri yaşamakta. Bunu iki tarafın da bilmesinin hiçbir sakıncası olmadığı gibi sayısız yararı var!

Oli
17.02.2006, 17:47
bu yazı uzun süre önce hürriyette yayınlandı. yazar meseleyi kendi açısından görmekte olsada çok iyi irdelenmesi gereken bir durum olduğunu unutmamak lazım.

Orta asya hikayelerinin, aleviler türktür hikayelerinin, zazalar kürttür hikayelerinin, "kart kurt" lar türktür... sözlerinin ne kadar manasız kaldığını inşallah görmeyenlerde görürler.

izmirksk
17.02.2006, 20:50
ya aslında herşey o kadar karışmış ki daha önce dediğim gibi bu iş sadece yaşantı ve dil işi olarak kalmış
gerçektende saf ırk yok ırk üzerine(türklük-kürtlük vs..)yapılan kavgalar gerçektende çok anlamsız
boşu boşuna ama kime anlatacaksın işte
bu yazıyı paylaştığın için sağol

Serkan_Devrim
18.02.2006, 09:00
saf ırk olsa ne olacak ki? bu neyin övünmesi? ister ademden gelmiş olalım isterse evrim gereği tek hücreli bir canlıdan. sonuçta aynı yerden geliyoruz.

övünç duyacağı bir soyu varsa bilgisiz kulun
bilsin ki sudan ve çamurdandır, özü soyunun
HZ ALİ

GSA
19.02.2006, 02:25
Saf Türk olsak orta asyadaki gibi hafif çekik gözlü olurduk. Bildiğim kadarıyla Türklerde sarışınlık ve renkli gözlülük yok. Eee şimdi çoğumuz Türk değiliz o zaman. Nazi Almanyasındaki gibi saf ırk yaratma çabasının ne anlamı var ki.