Dogan24
18.02.2006, 21:36
Aslini inkar eden haramzadedir: Hz-Ali Hararet nardadir sacda degil, Kerametbastadir tacda
tacda degil, Ne ararsan kendinde ara, Kudüsta Mekkede Hacda degil: Pir Haci Bektas Veli Yasami, ugruna ölecek kadar seviyoruz: Pir Sultan Abdal aslında söylenebilecek çok söz olsada,şimdi içimizde biriktirdiklerimizi söylemek en doğrusu..içimizde biriktirdiklerimiz aslında az değil...içimizdekiler yaşadığımız kadar çok,yaşamadığımız ömrümüz kadar da anlatılamaz,hissettirilemez.... hep dile getiriyoruz...sistemin üzerimizde oynadığı oyunları ve yapılanmaları...sisteme hizmet eden tv kanallarında ve basında iki ayda bir alevilik konusu gündeme getiriliyor,tartışılıyor....araştırmacılar ,aydınlar,yazarlar ,çizerler konuşuyor ve konu bir yerde kapatılıyor...fakat her ne hikmetse bu parantez bir türlü kapatılmıyor,kapatılmak da istenmiyor.... aleviliğin sorunları tartışılıyor...aslında yıllardır yapıldığı gibi...ama çözüm olarak öne sürülen fikirler etrafında pekde hemfikir bir durum oluşmuyor...bizlerin artık bu tür tartışmaları yazı dizilerine yönelik cevaplama işini aşmamız ve artık pratikde sunduğumuz çözümleri hayata geçirmemiz gerekli...ve hayata geçirilecek çözümler de ne yazık ki çok geç kalmışdır...ama bu geç kalmışlık da şimdi yapılamaz anlamı da taşımıyor... her zaman ve her an bir aradalığımızın mümkün olmadığı,artık yakın dostlarımızın dahi çizmiş olduğu hayat şartlarında malesef birbirimizden zor haberdar olduğumuz şu süreçde biraz daha gayret göstermeli ve bu tür sistematik oyunların gölgesinde kalmamalıyız...çünkü şairinde dediği gibi ''biz insandan geldik ve insana yürüyoruz''.. İNSANDAN GELDİK İNSANA YÜRÜYORUZ Biz İnsanlığın gözbebeği İnsanlığın onuru, gururu Şehit Şah Hüseyinlerden geliyoruz. Kerbeladan geliyoruz kelle koltukta "Zalimin zulmünü inanmışlığın direnci yener" "Pınarlar kurur ama Dağın suyu bitmez "diyor, Şah Hüseyin Tek, tek budansak Kurutulsak da hoyrat bahçesinde Yayla çiçekleri gibi açar umutlarımız Sarı çiğdemler gibi ışıldar Gönüllerde sevdamız Heey gafil Umudu kılıç keser mi? Kurşun işler mi sevdaya ? İnanmayanlar gelsin görsün Gelsin görsün sevdamızı İriliğimizi, diriliğimizi Şehit Şah Hüseyinlerle Bu meydandaki birliğimizi. Biz Hacı Bektaş-ı Veli' den geliyoruz canlar Selam getirdik Koca Hünkardan Sen kadın, sen erkek, sen ihtiyar, sen üç yaşındaki çocuk Sen dinli, sen dinsiz, sen siyah, sen beyaz sen Eline, diline, beline sahip olan bütün insanlar İyliği, güzelliği, doğruluğu yaş***** katanlar Okunacak en büyük kitap olmayı başaranlar Ve Sevgiyi Ve Emeği Yüce bilip kutsal sayanlar Biz hep birlikte köpük, köpük Dalga, dalga Hacı Bektaş-ı Veli'yiz Aydınlatacak olan karanlığı Birer ışık seliyiz. Biz Şeyh Bedrettinlerden, Börklüce Mustafalardan Torlak Kemallerden geliyoruz dostlar Bir damla suyun Bir lokma ekmeğin Bir buğday tanesinin paylaşımını öğrendik Ve Yarin yanağından gayri Hep birlikteyiz dedik Biz Pir Sultan Abdallardan geliyoruz türküler söyleyerek Dilimizde sözümüz, elimizde sazımız var Hızır paşalar da kim oluyormuş kim oluyormuş kara cübbeli akbabalar Vız gelir yağmur gibi yağsa da taşlar Vız gelir başı cellatlı ağaçlar Yağlı sicimlere paltomuzu asarak yürüdük Körpe canlar bırakarak yürüdük Madımak'da Kahramanmaraş'da, Çorum'da, Gazi O.Paşa'da Yürüdük Şahın yollarında Yürüdük Yürekte gül yarasıyla "Dönen dönsün" diyor Pir Sultan "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" Can gitse de, ten gitse de dönülmez Dönülmez bizde verilen ikrardan Biz Mustafa Kemallerden geliyoruz Çanakkale'den, Conkbayırından Kurtuluş savaşından geliyoruz canlar Bir yanımızda çiçeği burnunda gelinler bir yanımızda beli bükülmüş nineler Hayır dedik hep birlikte Haksızlığa, karanlığa, yobazlığa Kazmayla, kürekle direnildi Yedi başlı canavara Anadolunun yüzü güldü Hayatta en hakiki mürşidin bilim olduğunu ondan Öğrendik Cumhuriyeti Laikliği Ve Bütün ilkelerini İlkemiz bildik. Biz Abdal Musalardan, Otman Babalardan Pir Ahmetlerden, Seyit Ali Sultanlardan Nesimilerden, Şah Hatayilerden, Aşık Veysellerden Nazım Hikmetlerden ve Ruhi Sulardan geliyoruz Gölgelerinde soluklandık, pınarlarından su içtik Hepsinden selam getirdik, kokular getirdik sizlere Acıyı bal eyledik Hasan Hüseyinlerle Sıradağlar gibi ozanlarımız, pirlerimiz, halkımız Geçit yok haramiye, yol kesene, bel kesene Biz insandan geldik insana yürüyoruz. KAYA DEGİRMEN hayat insana daima mutlu olma şansı vermeyebilir...hatta istediği zenginliği,güzellikleri de vermeye bilir...buna isyan etmek yada hayıflanmak yerine yaşamın bir yerinde kendimizi mutlu kılabilecek,tarihimizi,onurumuzu,şerefimizi engeller olsada,saldırı ve baskılar olsada en iyi ve en güzel biçimde ileriye,daha da ileriye taşımak birinci görevimiz olup,sadece kendimize karşı değil taşıdığımız onurlu ve şerefli tarihe karşıda sorumlu olduğumuz da unutmadan hareket etmeliyiz... attığımız her adımın hesabını verebiliyorsak insan olarak ne mutlu...biz giydiğimiz elbiseyi en yakışır biçimde üzerimizde görmek isteriz...düşüncemizin kardeşlerinin de aynı fikirde olmasını isteriz...eğer değilse ya o elbiseyi çıkaracak üzerinden yada çıkacak bizim kardeşliğimizden. hepimizi hepimize karşı sorumlu kılan şeyin insan olduğumunu unutmamalıyız...ve insanlara iyi.kötü demeden sadece insan olduğundan yardım etmeli acısına üzülmeli ve bununda insan olmanın gereklerinden olduğunu unutmamalıyız.... sahip olduğumuz değerler bizlere insanı merkez gösteriyor ..bizlerde her alanda ve her yerde insanların yanında yüreğinde ve sofrasında olduğumuzu bunu da insan olduğumuz için yaptığımızı bilmeliyiz... ÇÜNKÜ BİZ İNSANIZ...VE İNSANDAN GELDİK,İNSANA YÜRÜYORUZ...UNUTMAYALIM Kİ BİZLER AYNI GÜNEŞİN ALTINDA VE AYNI GÖKYÜZÜ ALTINDA AYNI TOPRAĞA DÜNYAYA AYAK BASIYORUZ...EN ORTAK YÖNÜMÜZ DE BUNDAN İBARET... yürüdüğümüz bu uzun yolda tarihimiz bizlerin ışığı olsun....
tacda degil, Ne ararsan kendinde ara, Kudüsta Mekkede Hacda degil: Pir Haci Bektas Veli Yasami, ugruna ölecek kadar seviyoruz: Pir Sultan Abdal aslında söylenebilecek çok söz olsada,şimdi içimizde biriktirdiklerimizi söylemek en doğrusu..içimizde biriktirdiklerimiz aslında az değil...içimizdekiler yaşadığımız kadar çok,yaşamadığımız ömrümüz kadar da anlatılamaz,hissettirilemez.... hep dile getiriyoruz...sistemin üzerimizde oynadığı oyunları ve yapılanmaları...sisteme hizmet eden tv kanallarında ve basında iki ayda bir alevilik konusu gündeme getiriliyor,tartışılıyor....araştırmacılar ,aydınlar,yazarlar ,çizerler konuşuyor ve konu bir yerde kapatılıyor...fakat her ne hikmetse bu parantez bir türlü kapatılmıyor,kapatılmak da istenmiyor.... aleviliğin sorunları tartışılıyor...aslında yıllardır yapıldığı gibi...ama çözüm olarak öne sürülen fikirler etrafında pekde hemfikir bir durum oluşmuyor...bizlerin artık bu tür tartışmaları yazı dizilerine yönelik cevaplama işini aşmamız ve artık pratikde sunduğumuz çözümleri hayata geçirmemiz gerekli...ve hayata geçirilecek çözümler de ne yazık ki çok geç kalmışdır...ama bu geç kalmışlık da şimdi yapılamaz anlamı da taşımıyor... her zaman ve her an bir aradalığımızın mümkün olmadığı,artık yakın dostlarımızın dahi çizmiş olduğu hayat şartlarında malesef birbirimizden zor haberdar olduğumuz şu süreçde biraz daha gayret göstermeli ve bu tür sistematik oyunların gölgesinde kalmamalıyız...çünkü şairinde dediği gibi ''biz insandan geldik ve insana yürüyoruz''.. İNSANDAN GELDİK İNSANA YÜRÜYORUZ Biz İnsanlığın gözbebeği İnsanlığın onuru, gururu Şehit Şah Hüseyinlerden geliyoruz. Kerbeladan geliyoruz kelle koltukta "Zalimin zulmünü inanmışlığın direnci yener" "Pınarlar kurur ama Dağın suyu bitmez "diyor, Şah Hüseyin Tek, tek budansak Kurutulsak da hoyrat bahçesinde Yayla çiçekleri gibi açar umutlarımız Sarı çiğdemler gibi ışıldar Gönüllerde sevdamız Heey gafil Umudu kılıç keser mi? Kurşun işler mi sevdaya ? İnanmayanlar gelsin görsün Gelsin görsün sevdamızı İriliğimizi, diriliğimizi Şehit Şah Hüseyinlerle Bu meydandaki birliğimizi. Biz Hacı Bektaş-ı Veli' den geliyoruz canlar Selam getirdik Koca Hünkardan Sen kadın, sen erkek, sen ihtiyar, sen üç yaşındaki çocuk Sen dinli, sen dinsiz, sen siyah, sen beyaz sen Eline, diline, beline sahip olan bütün insanlar İyliği, güzelliği, doğruluğu yaş***** katanlar Okunacak en büyük kitap olmayı başaranlar Ve Sevgiyi Ve Emeği Yüce bilip kutsal sayanlar Biz hep birlikte köpük, köpük Dalga, dalga Hacı Bektaş-ı Veli'yiz Aydınlatacak olan karanlığı Birer ışık seliyiz. Biz Şeyh Bedrettinlerden, Börklüce Mustafalardan Torlak Kemallerden geliyoruz dostlar Bir damla suyun Bir lokma ekmeğin Bir buğday tanesinin paylaşımını öğrendik Ve Yarin yanağından gayri Hep birlikteyiz dedik Biz Pir Sultan Abdallardan geliyoruz türküler söyleyerek Dilimizde sözümüz, elimizde sazımız var Hızır paşalar da kim oluyormuş kim oluyormuş kara cübbeli akbabalar Vız gelir yağmur gibi yağsa da taşlar Vız gelir başı cellatlı ağaçlar Yağlı sicimlere paltomuzu asarak yürüdük Körpe canlar bırakarak yürüdük Madımak'da Kahramanmaraş'da, Çorum'da, Gazi O.Paşa'da Yürüdük Şahın yollarında Yürüdük Yürekte gül yarasıyla "Dönen dönsün" diyor Pir Sultan "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" Can gitse de, ten gitse de dönülmez Dönülmez bizde verilen ikrardan Biz Mustafa Kemallerden geliyoruz Çanakkale'den, Conkbayırından Kurtuluş savaşından geliyoruz canlar Bir yanımızda çiçeği burnunda gelinler bir yanımızda beli bükülmüş nineler Hayır dedik hep birlikte Haksızlığa, karanlığa, yobazlığa Kazmayla, kürekle direnildi Yedi başlı canavara Anadolunun yüzü güldü Hayatta en hakiki mürşidin bilim olduğunu ondan Öğrendik Cumhuriyeti Laikliği Ve Bütün ilkelerini İlkemiz bildik. Biz Abdal Musalardan, Otman Babalardan Pir Ahmetlerden, Seyit Ali Sultanlardan Nesimilerden, Şah Hatayilerden, Aşık Veysellerden Nazım Hikmetlerden ve Ruhi Sulardan geliyoruz Gölgelerinde soluklandık, pınarlarından su içtik Hepsinden selam getirdik, kokular getirdik sizlere Acıyı bal eyledik Hasan Hüseyinlerle Sıradağlar gibi ozanlarımız, pirlerimiz, halkımız Geçit yok haramiye, yol kesene, bel kesene Biz insandan geldik insana yürüyoruz. KAYA DEGİRMEN hayat insana daima mutlu olma şansı vermeyebilir...hatta istediği zenginliği,güzellikleri de vermeye bilir...buna isyan etmek yada hayıflanmak yerine yaşamın bir yerinde kendimizi mutlu kılabilecek,tarihimizi,onurumuzu,şerefimizi engeller olsada,saldırı ve baskılar olsada en iyi ve en güzel biçimde ileriye,daha da ileriye taşımak birinci görevimiz olup,sadece kendimize karşı değil taşıdığımız onurlu ve şerefli tarihe karşıda sorumlu olduğumuz da unutmadan hareket etmeliyiz... attığımız her adımın hesabını verebiliyorsak insan olarak ne mutlu...biz giydiğimiz elbiseyi en yakışır biçimde üzerimizde görmek isteriz...düşüncemizin kardeşlerinin de aynı fikirde olmasını isteriz...eğer değilse ya o elbiseyi çıkaracak üzerinden yada çıkacak bizim kardeşliğimizden. hepimizi hepimize karşı sorumlu kılan şeyin insan olduğumunu unutmamalıyız...ve insanlara iyi.kötü demeden sadece insan olduğundan yardım etmeli acısına üzülmeli ve bununda insan olmanın gereklerinden olduğunu unutmamalıyız.... sahip olduğumuz değerler bizlere insanı merkez gösteriyor ..bizlerde her alanda ve her yerde insanların yanında yüreğinde ve sofrasında olduğumuzu bunu da insan olduğumuz için yaptığımızı bilmeliyiz... ÇÜNKÜ BİZ İNSANIZ...VE İNSANDAN GELDİK,İNSANA YÜRÜYORUZ...UNUTMAYALIM Kİ BİZLER AYNI GÜNEŞİN ALTINDA VE AYNI GÖKYÜZÜ ALTINDA AYNI TOPRAĞA DÜNYAYA AYAK BASIYORUZ...EN ORTAK YÖNÜMÜZ DE BUNDAN İBARET... yürüdüğümüz bu uzun yolda tarihimiz bizlerin ışığı olsun....