Orijinalini görmek için tıklayınız : Kuran'da İmam Alİ - 1


metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:38
Hazırlayan: Metin Gülbol

Müminlerin Emiri ve Vasilerin Seyyidi Hz.Ali (as) hakkında yüzlerce ayet inmiştir. İslam alimleri, tefsir, hadis, tarih ve siyer kitaplarında bunları isnatlı olarak nakletmişlerdir. Resulullah (saa) ve Hz. Ali (as) Kuran’ ın çeyreğinin Ehli Beyt hakkında olduğunu söylemişlerdir.

İbn-i Abbas’tan naklen, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Kuran dört cüzdür: Bir çeyrek özel olarak biz Ehl-i Beyt hakkında, bir çeyrek düşmanlarımız hakkında, bir çeyrek helal ve haram hakkında , bir çeyrek de farzlar ve ahkam hakkında inmiştir. Allah, İmam Ali hakkında Kuran’ın kerametini indirdi”

(Menâkıb-ı Meğâzeli s.328, Hadis No: 375 / el-Haskani "Şevahid' üt Tenzil" c. 1, s.43 Hadis No: 57 / Tefsir-i Fırat el-Kufi s.89 / Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.361 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.349-350 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c,14 / s.702)

Asbağ bin Nebate’den Hz..Ali (as) şöyle buyurdu: “Kuran dört çeyrek indi: Bir çeyrek bizim hakkımızda, bir çeyrek düşmanlarımız hakkında, bir çeyrek sünen ve örnekler, bir çeyrek de farzlar ve hükümler hakkında inmiştir. Kuran’ın kerametleri bizimdir”

(el-Haskani "Şevahid' üt Tenzil" c. 1, s.43 Hadis No: 58 / Hüseyin bin Ali el-Hibri “Mâ Nüzile Minel Kurân Fi Ali” s.233, Hadis No: 2 Beyrut Bas. / Ebu Naim "Nur'ül Müşteal" s.37 / Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi' ul Mevedde" s.126 / Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.361-362 / eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Âmirtesri “Ercah’ul Metalib” s. 51 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c,14 / s.702 / el-Hilli “Keşf’ül Yakin” s.355-356 / el-Hafız Hüseyin el-Hibri “Tenzil’ül Ayet” s.2

Kuranın çeyreği Ehl-i Beyt’i kapsamaktadır. Hz. Ali de Ehl-i Beyt’ in reisi konumundadır. Yalnız Hz.Ali için özel olarak inen ayetler üçyüzün üstündedir.

Adullah bin Abbas dedi ki: “Ali hakkında 300 ayet indi.”

(el-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.108 / el-Bağdadi' nin "Tarih-i Bağdat" c. 6, s.221 Hadis No : 3275 / el-Suyuti' nin "Tarih'ül Hulefa" s.172 / İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.125 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.431 Hadis No : 941 / eş-Şeblenci' nin "Nur'ül Absar" s.73 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.35 / Suyuti’ nin “Leali” c.1, s.192 / İbn-i Sabban “İs’af’ür Rağibin” s.176 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.286 / eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.19 / / Siret’ül Halebi c.2, s.230 / el-Bedhaşi “Miftah’ün Neca” s.37 / el-İyni el-Haydar Âbadi “Menakıb Ali” s.53 / Ahmet el-Berazenci eş-Şafii “Mekasid’üt Talib” s.10 / ed-Dehlevi “Techiz’ül Ceyş” s.333 / es-Sehalevi “Vesilet’ün Necat” s.67 /
et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.690 / eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Âmirtesri “Ercah’ul Metalib” s.51 / Necmettin eş-Şafii “Menal’üt Talib” s.91 / el-Mevlevi Veliyullah el-Kehnevi “Mirât’ül Müminin” s.62 / İbn-i Abdullah el-Kureşi el-Hindi “Tefrih’ül Ahbab” s.50)

İbn-i Abbas, İmam Ali hakkında has olara üçyüz ayet indiğini tespit ettikten sonra da ayetler inmeye devam ettiği için ayetler üçyüzü aştı.
Yine Abdullah bin Abbas dedi ki: “Allah’ın kitabında Ali hakkında indiği kadar hiç kimse hakkında (ayet) inmemiştir.”

(İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.127 /eş-Şeblenci' nin "Nur'ül Absar" s.73 / el-Suyuti' nin "Tarih'ül Hulefa" s.171 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c. 1, s.39 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.125 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.430 Hadis No: 940 / eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.19 / el-Mevlevi Veliyullah el-Kehnevi “Mirât’ül Müminin” s.62 / İbn-i Abdullah el-Kureşi el-Hindi “Tefrih’ül Ahbab” s.50)

Yine İbn-i Abbas diyor ki: “Allahu Teala her ne kadar ‘ey iman edenler’ diye hitap eden bir ayet indirdiyse Ali o ayetin ilki, emiri ve şerifidir. Allahu Teala Muhammed’in ashabını başka yerlerde yerdi ama Ali’yi her zaman hayır içinde andı.”

(es-Suyuti “Tarih’ül Hulefa” s.171 / eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.137 / Muhibeddin et-Tabari “Riyad’un Nadara” c.2, s.207 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.694 / İbn-i Hacer “es-Sevaik’ul Muhrika” s.76 / es-Sehalevi “Vesilet’ün Necat” s.66 / el-Hakim el-Haskani el-Hanefi “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.103)

Hz. Ali hakkında inmiş ayetlerden bir kısmını yazıyorum. Burada yazmış olduklarım Ehli Sünnetin güvenilir kaynaklarındandır. Araştırma yapmak isteyen için de cilt ve sayfa numaraları belirtilmiştir. Tabi yararlandığım tüm kaynaklar orijinal arapça kitaplarındandır.

1- “Vekülle şey’in ahsaynâhu fi İmâmin mubîn”

Meali: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız”

a) İbn-i Abbas dedi ki: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti indiğinde iki kişi gelip Resulullah (saa)’a sordular ki: Ey Resullullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? Resulullah (saa): Hayır, dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah (saa)’ın huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: İşte, Allahın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur. Mutlu o insan ki Ali’yi hayatında ve ölümünden sonra sever, mutsuz o kişidir ki Ali’yi hayatında ve ölümünden sonra ona kin duyar.

(es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni’nin “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” Tahran 1.bas.1415 c.5, s.7/ Hüseyn bin Ahmed el-Hüseyni “Tefsir-i İsne Aşar” Tahran 1. bas.1363 c.11, s.62 / es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.128-129 / es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.214 / Hafız Recep el-Bersi “Meşariku Envâr’ül Yakîn Fi Esrâr Emirül Müminin” S.83

b) Ebu Cafer (as)’den, babası ve dedesinden(İmam Hüseyin) buyurdu ki: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti indiğinde Ömer ve Ebu Bekir meclislerinden kalkıp Resulullah (saa)’a sordular ki: Ey Resullullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? Resulullah (saa) : Hayır, dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah (saa)’ın huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: İşte, Allahın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur.

(Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” S.515
Süleyman el-Kunduzi el- Hanefi “Yenabi' ul Mevedde” Bab: 14, s.77
Muhammed bin Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi “Kenz’üd Dekâik ve Bahr’ül Gerâib” Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.61-62 /
es-Seyyid Ali el-Hairi et-Tahrâni “Mukteniyat’üt Dürer ve Mültekikat es-Semer” Tahran- Dâr’ül Kütüb el-İslamiyyet bas. C.9, s.73 /
es-Seyyid Muhammed el-Hüseyni el-Hemedani “Envâr-i Derhişan” Tahran- Mektebet-i Lutfi 1380 c.13, s.351 (farsça) /
eş-Şeyh Saduk “Meâni el-Ahbâr” S.95 / Emali S.95, 235
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.127-128 /
es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.2, s.88
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.1, S.174 / C.5, S.213
el-Meclisi "Bihar'ül Envar" c.35, S.427-428 /
eş-Şeyh eş-Şerifi “Kelimât el-İmam el-Hüseyin” S.564 H.1416 3.Bas./
Muhammed Muhsin el-Fayd el-Kâşâni “Tefsir’üs Sâfi” C.4, S.247 /
Muhammed Muhsin el-Fayd el-Kâşâni “el-Asfâ fi Tefsir’ül Kurân” C.2, S.1032 H.1420 1.Baskı.
Şeyh el-Hüveyzi “Tefsir-i Nur es-Sekaleyn” C.4, S.379 /
es-Seyyid Haşim el-Behrani el-Hüseyni “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” C.4, S.6, Hadis No: 6
İbn-i Cebir “Nehc’ül İmân” S.153-154 H.1418 Kum Bas.
İbn-i Şehrâşub “Menâkıb Âl Ebi Tâlib” C.3, S.64-65
Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” C.2, S.487-488 Hadis No: 3
En-Nebâti el-Âmili “es-Sırât’ul Müstakim” C.1, S.270
el-Hirr el-Âmili “Füsûl’ül Mühimme” S. 509-510 Müessesti Mearif İslami İmam Rida.
Hafız Recep el-Bersi “Meşariku Envâr’ül Yakîn Fi Esrâr Emirül Müminin” S.159 /
Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.228
Tâlib es-Senceri “Şemâilü Ali Fil-Kurân Ves-Sünne” s.45 Lübnan Bas.
Merkez el-Mustafa “Ali Aleyhisselam Fil-Kuran’il Kerim” S.86
Merkez el-Mustafa “Nusûs Uhrâ Alâ İmamet Emir’ül Müminin” S.406, 438
Merkez el-Mustafa “Edillet Uhrâ Alâ İmamet Emir’ül Müminin” C.5, S.143
et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.14, S.472


c) Ammar bin Yasir hazretleri dedi ki: Müminlerin Emiri Hz. Ali (as) ile beraber giderken, karıncalarla dolu bir vadiye vardık. Ben ona: Ey Müminlerin Emiri, Allahın yarattıklarından bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi mevcut olduğunu bilen birini bilir misin? diye sordum. Hz. Ali şöyle cevap buyurdu: Evet, ben bir kişiyi tanırım ki bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi olduklarını bilir. Ben dedim ki: O kişi kimdir? Buyurdu ki: Ey Ammar, Yasin süresindeki (12.Ayet) “Biz, her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayetini okumadın mı? Dedim ki: Evet ey mevlam. Bunun üzerine Müminlerin Emiri şöyle buyurdu: İşte o apaçık İmam, benim. (Karıncaların sayısını, içlerinde kaç erkek ve kaç dişi olduklarını ben bilirim)

(Allâmet İbn-i Hasneviyye el-Hanefi “Dür’ül Menâkıb” S.4
Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi' ul Mevedde” Bab: 14, s.77 /
Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” S.515
es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” Tahran bas.1415 c.5, s.7 /
Hüseyn bin Ahmed el-Hüseyni “Tefsir-i İsne Aşar” Tahran 1. bas.1363 c.11, s.62-63 (farsça) /
Hüccet’ül İslam Muhammed Taki Şerif “Sahifet’il Ebrâr” c.1, s.113 /
El-Hatip Şeyh Muhammed Ridâ el-Hakîmi “Selüni kable en Tefkudûni” C.2, S.160-161;
Şazan bin Cibril el-Kummi “er-Ravda” S.2,
Şazan bin Cibril el-Kummi “el-Fedâil” S.98;
el-Meclisi “Bihâr’ül Envâr” C.40, S.176 Hadis No: 57;
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.133;
Şeyh Cafer en-Nakdi “Envâr’ül Aleviyye” S.89 /
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.214 /
Ahmet er-Rahmani el-Hemedani “el-İmam Ali” S.145
Merkez el-Mustafa “Ba’d Kerâmet Emirül Müminin ve Mucizâtihi” S.1325
Şeyh Ali en-Nimâzi “Müstedrek Sefinetül Bihâr” C.10, S.153
Er-Ravda fil Mucizât vel-Fedâil S.119
es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.2, s.88-89
Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.227-228
Et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.8, S.104; C.14, S.471; C.20, S.220

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:39
d) Ebu Zer dedi ki: Karıncalarla dolu bir vadiden geçiyorduk. Hz.Ali’ye: “Tenzih ederim bunların sayısını bilene” dedim. Bana dedi ki: “Öyle deme! Bunları yaratana, de. Ben Allahın izniyle bunların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi olduklarını bilirim”

(Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi' ul Mevedde” Bab: 14, S.77;
Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi “Kenz’üd Dekaik ve Bahr’ül Garaib” Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.63 /
es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni’nin “el-Burhân fi-Tefsir-i Kurân” Tahran bas.1415 c.5, s.7 /
eş-Şeyh Ebu Cafer Muhammed bin Hasan et-Tusi’nin ‘Misbâh’ül Envâr’ /
Hüccet’ül İslam Muhammed Taki Şerif “Sahifet’il Ebrâr” c.1, s.109 /
Yunus Ramadân “Buğyet’üt Tâlib Fi Marifeti Ali Bin Ebi Tâlib” S.401 Müesseset’ül A’lemi lil Matbuât H.1413 Beyrut Bas./
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.132-133;
Ahmet er-Rahmani el-Hemedani “el-İmam Ali” S.145;
es-Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” C.2, S.490 /
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.214 /
et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.8, S.104
Merkez el-Mustafa “Ba’d Ma Vüride Fi Esmaullahi Teala” S.7
Merkez el-Mustafa “MM. Ba’d Kerâmet Emirül Müminin ve Mucizâtihi” S.1325
Merkez el-Mustafa “Ebi Zer el-Gaffari Ridvânullâhi Aleyhi” S.349

e) Salih bin Sehl dedi ki : İmam Cafer es-Sadık (as)’ın şöyle buyurduğunu duydum: “‘Biz, her şeyi apaçık bir imamda Saymışız’) ayeti Emir’ül Müminin Hz. Ali (as) hakkında inmiştir.”

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.77 /
es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni’nin “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” Tahran bas.1415 c.5, s.7 /
Muhammed bin Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi “Kenz’üd Dekaik ve Bahr’ül Garaib” Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.62 /
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.128 /
es-Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” C.2, S.487 Hadis No: 2 /
el-Meclisi "Bihar'ül Envar" c.24, s.158 /
es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.213 /
el-Muhtasar S.114 /
Şazan bin Cibril “el-Fedâil” S.94 /
Şeyh Ali en-Nimâzi “Müstedrek Sefinetül Bihâr C.1, S.195

f) Salih bin Sehl dedi ki : İmam Cafer es-Sadık (as)’ın şöyle buyurduğunu duydum: “‘Biz, her şeyi apaçık bir imamda Saymışız’) ayeti Haydarı Kerrar Emir’ül Müminin Hz. Ali (as) hakkında inmiştir.”

(Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” S.515 / et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.20, S.219-220)

İmam Ali buyurdu ki: “Allah’a ant olsun ki, apaçık imam benim”

El-Meclisi “Bihar’ül Envar” c.35, s.427
El-Fayd el-Keşani “Tefsir’üs Safi” c.4, s.247 ve “Tefsir’ül Asfa” c.2, s.1032
Şeyh el-Hüveyzi “Tefsir-i Nur es-Sekaleyn” C.4, S.379
Allame Tabatabai “el-Mizan Fi-Tefsir’ül Kuran” C.17, S.70


2. “İnnemâ ente münzirün velikülli kavmin hâd”

Meali: “Sen ancak ve ancak bir uyarıcı-korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eriştiricisi vardır” (Rad Süresi 7. Ayet)

a) Hz. Ali (as) bu ayet için şöyle buyurdu: “Uyarıcı-korkutucu Resulullah (saa)’dır, hidayete eriştiren de benim.”

(el-Hakim Nişaburi “el-Müstedrek ala Sahihayn” c.3, s.129 el-Hakim burada diyor ki: Bu hadisin isnadı sahihtir. Ama ihraç etmemişler. (Buhari ve Müslim) / el-Tabari “Cami’ul Beyan” tefsiri c.8, s.108 / el-Suyuti “ed-Derr’ül Mensur” tefsiri c.4, s.608 / el-Heysemi "Mecma'üz Zevaid" c.7, s.41 / el- Müttaki el-Hindi "Kenz'ul Ummal" c.1, s.251 / İbn-i Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.416 / İbn-i Arabi “Mucem eş-Şuyuh” c.2, s.120 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.173 / es-Seyyid Murtada Hüseyni "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.1, s.267)

b) Abdullah bin Abbas dedi ki: “Sen ancak ve ancak bir uyarıcı korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eriştiricisi vardır” (Rad Süresi 7. Ayet) ayeti indiği zaman, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "Uyarıcı-Korkutucu benim, Hadi (Hidayete Eriştiren) de Ali'dir, ey Ali, hidayete varmak isteyenler, ancak seninle hidayeti bulurlar"

(el-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.4, s.45, Tefsir-i İbn-i Kesir c.3, s.502, Tefsir-i Tabari c.13, s.108 Hadis No : 20161 / el-Fahrettin Razi "Tefsir-i Kebir" c.19, s.14, el-Hakim "Müstedrek es-Sahihayn" c.3, s.129, el-Alusi "Ruh'ul Meani" c.13, s.97, ez-Zerendi "Nazım Dürer es-Simtayn" s.90, el-Haskani "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.293, el-Sabbağ el-Maliki "Füsul el-Mühimme" s.107, eş-Şeblenci "Nur'ül Absar" s.71, el-Hamvinieş-Şafii "Feraid es-Simtayn" c.1, s.148, el-Müttaki el-Hindi "Muntahab'ul Kenz" c.5, s.34, İbn-i el-Cevzi "Zad'ül Mesir" c.4, s.307, el-Künci eş-Şafii "Kifayet üt-Talip" s.233, İbn-i Asakir eş-Şafii "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.416, Hadis no: 923, el-Zehebi "Mizan'ül İtidal" c.1, s. 482, el-Askalani "Lisan'ül Mizan" c.2, s.199, el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi'ül Mevedde" s. 238, Ebu Naim "Nur'ül Müşteal" s.119, el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.181, es-Seyyid Murtada Hüseyni "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.1, s.267)


3- “Vakifûhüm innehüm mes’ûlûn”

Meali: “Durdurun onları, onlar sorguya çekileceklerdir” (Saffat Süresi 24. Ayet)

a) Resulullah (saa) bu ayet için şöyle buyurdu: “Onlar, Ali bin Ebi Talib’in velayetinden sorguya çekileceklerdir”

(el-Haskani’ nin “Şevahid’ et-Tenzil” c.2, s.106 / Yenabi ul Mevedde s.238, 296 / İbni Hacer’in “es-Sevaik’ul Muhrika” s.89)

b) “Durdurun onları, onlar sorguya çekileceklerdir” (Saffat Süresi 24. Ayet) bu ayet için Ebu İshak dedi ki: Onlar, Ali bin Ebi Talib’in velayetinden sorguya çekileceklerdir, Sırat köprüsünden ancak Ali bin Ebi Talib’in velayetini kabul edenler geçebilecek.

( el-Menakib-i Hüvarezmi s.195)

4. “Feimmâ nezhebenne bike feinnâ minhüm müntakimûn”

Meali: “Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız” (Zuhruf Süresi 41.Ayet )

a) Bu ayet indiği zaman Resulullah (saa) şöyle buyurdu: Bu ayet Ali bin Ebi Talib hakkında indi. Kendisi benden sonra ahdi bozanlardan, adaletten sapıp zulmedenlerden ve dinden çıkanlardan intikam alacaktır.

(es-Suyuti “ed-Derr’ül Mensur” Tefsiri c.6, s.18; eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Amirtesri “Ercah’ül Metalib” s.74; Süleyman el- Kunduzi’ nin “Yenabi’ ul Mevedde” s.235 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.357)

b) İbn-i Abbas, İsa ve Cabir’den dediler ki: Bu ayet “Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız” Resulullah (saa)’a indiğinde buyurdu ki: Ali bin Ebi Talib ile (intikam alırız).

(Menakıb-ı Meğazeli s.321 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.2, s.217 / el-Bedhaşi “Miftah’ün Neca” s.41 / İbn-i Hasnevi “Dürr Bahr’ül Menakıb” s.90 / eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Amirtesri “Ercah’ül Metalib” s.74 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.357)

5. “Sümme letüs’elünne yevmeizin anin naîm”

“Ant olsun ki nimetlerden sorulacaksınız” (Tekasür Süresi 8.Ayet) Bu ayet için İmam Cafer es-Sadık şöyle buyurdu: Nimetler, Emirül Müminin Ali bin Ebi Talib’ in velayetidir.

(Süleyman el- Kunduzi’ nin “Yenabi ül Mevedde” s.111 / Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.355 / İbn’il Halviyye “İrab Selasin Süre” s.172 Mısır Bas.)

6. “Em hasibellezîne fi kulûbihim maradun en len yuhricallâhu ağdânehüm. Velev neşâü leereynâkehüm feleareftehüm bisîmâhüm, veleta’rifennehüm fi lahnil kavli”

Meali: “Allah gönüllerinde hastalık olanların kinlerini hiç meydana çıkarmayacak mı sandılar, dileseydik biz sana onları gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın, ant olsun ki sen onları sözlerinden tanırdın” (Muhammed Süresi 29-30. Ayetler)

Ebu Said el-Hudri, Allahın bu buyruğu : “Allah gönüllerinde hastalık olanların kinlerini hiç meydana çıkarmayacak mı sandılar, dileseydik biz sana onları gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın, ant olsun ki sen onları sözlerinden tanırdın” hakkında dedi ki : “Ali bin Ebi Talib’ e buğzlarından dolayı (tanırdın).”

(Ebu Naim’ in “Nur’ ül Müşteal" s.” s.227 / el-Haskani’ nin “Şevahid’ üt-Tenzil” c.2, s.178 Hadis no : 883 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.421 / El-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.235 / el-Menakıb-ı Megazeli s.315 Hadis no : 359 / Suyuti’ nin “ed-Derr’ ül Mensur” tefsiri c.6, s.66 / el-Alusi’ nin Ruh’ ul Meani c.26, s.71 / el-Şevkani’ nin “Feth’ül Kadir” c.5, s.39 / İbn’ül Esir’ in “Üsd’ül Gabe” c.4, s.29 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.182)

7. “Fes’elü ehlez zikri in küntüm lâ ta’lemûn”

“Bilmediklerinizi Zikir Ehli’ ne sorunuz” (Nahl Süresi 43.ayet – Enbiya Süresi 7.ayet)

a) Cabir el-Cufi dedi ki : “Bilmediklerinizi Zikir Ehli’ ne sorunuz” ayeti indiğinde Hz. Ali şöyle buyurdu : Zikir Ehli biziz.

(Tefsir-i Tabari c.17, s.5 / Tefsir-i İbn-i Kesir c.2, s.571 / el-Haskani' nin "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.436 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.119 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.179 / es-Seyyid Murtada Hüseyni'nin "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.1, s.273)

b) Haris el-Hamadani dedi ki: İmam Ali’ye bu ayet hakkında “Bilmediklerinizi Zikir Ehli’ ne sorunuz” sordum. Buyurdu ki: Vallahi Zikir ehli biziz, ilim ehli biziz, te’vilin ve tenzilin madeni biziz. Resulullah (saa)’nın şöyle buyurduğunu duydum: “Ben ilmin kentiyim, Ali de kapısıdır, ilim isteyen kapıdan gelsin.”

(el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.1, s.334 Rakam: 459 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.22-23 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.464 Rakam: 991)

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:40
8. “Vemimmen halaknâ ümmetün yehdûne bilhakki ve bihi ya’dilûn”

Meali: “Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir ümmet vardır” (Araf 181. Ayet)-

Hz. Ali şöyle buyurdu: Bu ümmet yetmiş üç fırkaya bölündü, yetmiş ikisi ateşin içinde ve biri -Ki Allah haklarında şöyle buyurmuştur: “Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir ümmet vardır” onlar ben ve benim tabilerim (yandaşlarım)' dir, Cennet’teyiz.

(Muhammed Salih et-Tirmizi “Menakıb-u Murtadavi” s.52 / el-Haskani "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.204 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.331, Hadis No: 351 / eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Âmirtesri “Ercah’ul Metalib” s.83 / el-Hüseyni eş-Şirazi eş-Şafii “Tavdih’üd Delâil” s.158 / el-Bedhaşi “Miftah’ün Neca” s.42 / el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi'ül Mevedde" s.109 / el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.213 / Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.112 / el-Behrâni “Tefsrir’ül Burhân” c.2, s.53 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.299; c.6, s.43 / et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkak’ul Hak” c.14, s.344; c.20, s.206)

Hz. Ali şöyle buyurdu: Bu ümmet yetmiş üç fırkaya bölündü, yetmiş ikisi ateşin içinde ve biri -Ki Allah haklarında şöyle buyurmuştur: “Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir ümmet vardır” Bu ümmetten kurtuluşa eren fırka budur.”

(el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.136 Mısır Bas.)


9. “Vekul câel hakku ve zehekal bâtilu, innel bâtila kâne zehûkâ”

“De ki: Hak geldi, batıl yıkıldı, batıl zaten yıkılacaktı” (İsra Süresi 81. Ayet )

Hz. Ali Peygamber efendimizin omuzlarına çıkarak putları kırdığında bu ayet indi.(Bu ayete göre haktan maksat Hz. Ali, batıldan maksat da putlardır)

(Tefsir-i Keşşaf mezkur ayetin tefsirinde. / el-Emini “el-Gadir” c.7, s.10 / es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.311 / et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkak’ul Hak” c.3, s.550 /
el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.235 / eş-Şeyh Abdullah el-Hasan “el-Munazarat Fil-İmamet” s.341 Dipnotunda. / Ahmet er-Rahmani el-Hemedani “el-İmam Ali” s.366 / Ebu Bekir eş-Şirazi “Nuzül’ül Kuran Fi Emir’ül Müminin” / )

İmam Ali’nin Resulullah (saa)’ın omuzuna çıkışını, İmam Şafii bir şiirinde şöyle anlatmıştır:

Bana diyorlar ki: Ali için bir övgü söyle.
Ben de: O’nun zikri, kızgın ateşi söndürür dedim.
Ben öyle bir adamı övüyorum ki,
Onun yoluna uyup onun arkasındakiler
Hepsi ancak akıl ehlidir.
Nebiyyül Mustafa bize, miraca çıktığı zaman
Allah’ın onun omuzuna elini koyduğunu
O zaman da kalbinde soğukluk hissettiğini söyledi.
Ali ise Allah’ın elini koyduğu yere, ayağını koydu.

(el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi'ül Mevedde" s.140 / el-Emini “el-Gadir” c.7, s.12 / el-Hac Hüseyin eş-Şakiri “Mines-Siret’ül İmam Ali” s.90 / eş-Şeyh et-Tıbrisi “el-İhticac” c.1, s.179 / eş-Şeyh Abdullah el-Hasan “el-Munazarat Fil-İmamet” s.341 Dipnotunda.)



10. “İnnellezîne âmenü ve amilüs sâlihâti ülâike hüm hayrül beriyyeh”

Meali: İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.” (Beyyine Süresi 7. Ayet)

a) “İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.” ayeti indiğinde Resulullah (saa) Hz. Ali (as) ye hitaben şöyle buyurdu: Onlar sen ve senin yandaşlarındır ey Ali. Kıyamet Günü’nde razı olmuş ve rıza görmüş olarak geleceksiniz, senin düşmanların ise gazap ve suç yüklü olarak gelecekler.

(İbni Hacer el-Heytemi "Sevaik'ul Muhrika" s.154 / eş-Şeblenci "Nur'ül Absar" s.105 / el-Haskani "Şevahid' üt Tenzil" c.2, s.356 Hadis No: 1126 / Ebu Naim "Nur'ül Müşteal" s.274 / el-Kunduzi "Yenabi'ul Mevedde" s.301 / el-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.379 / el-Heysemi "Mecma'üz Zevaid" c.9, s.131 / el-Şevkani “Feth’ ül Kadir” tefsiri c.5, s.464 / İbn-i Sabbağ el-Maliki "Füsul el-Mühimme" s.122 / İbni Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.344 / Tefsir-i Alusi c.3, s.171 / el-Müttaki el-Hindi "Kenz' ul Ummal" c.13, s.156 / el-Münavi "Künuz el-Hakaik" s.92 / el-Künci “Kifayet’üt Talib” s.119 / el-Emini “el-Gadir” c.2, s.57)

b) İbn-i Asakir, Cabir bin Abdullah’ tan şöyle tahric etti: Resulullah (saa)’ın yanındaydık. Ali (as) geldi. Resulullah şöyle buyurdu: Nefsim elinde olana yemin olsun ki bu gelen ve şiası (yandaşları) Kıyâmet gününde kurtulanlardır. Sonra şu ayeti şerife indi: “İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.” Yine bir ara Resulullah (saa)’ ın ashabı olduğu bir anda Hz. Ali (as) gelince ashab: İşte yaratılmışların en hayırlısı geliyor, dediler.

(el-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.379 / İbni Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.442 Hadis No : 958 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.177 / es-Seyyid Murtada Hüseyni "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.2, s.94 / Hasan Ali el-Kassam "Fedail'ül İmam Ali ind'il Ferikayn" s.58 / el-Emini “el-Gadir” c.2, s.58)

c) İmam Ali şöyle buyurdu: Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem kafasını göğsüme dayamışken bana şöyle buyurdu: “Ey Ali! Şanı yüce olan Allah'ın ne buyurduğunu duyuyor musun ki, şöyledir: ‘İman edip de salih ameller işleyenler muhakkak yaratılmışların en hayırlısıdır.’ Onlar; sen ve şiandır, bana vaad edilen Kevser Havuzu sizin de vaadinizdir. Ümmetler Kıyamet Günü’nde hesaba toplandıklarında, sen ve şian elleri ve ayakları temiz olarak geleceksiniz.”

(Menakıb-ı Hüvarezmi s.187)

11. “Veiz aheze rabbüke min benî Âdeme min zuhûrihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm alâ enfüsihim: Elestü birabbiküm? Kâlü belâ şehidnâ”

Meali: “Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler” (Araf Süresi 172. Ayet)

Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “İnsanlar, Ali bin Ebi Talib'in ne zamandan beri ‘Emir'ül Müminin’ olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini inkar etmezlerdi: Adem, ruh ve ceset arasındayken. Allah o zaman hazır bulunanlara şöyle buyurmuştu: ‘Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler’ Allah da onlara şöyle buyurdu: Ben Rabbinizim, Muhammed peygamberiniz, Ali de Emir’inizdir.”

(Menakıb-ı Meğazeli s. 171 / Suyuti’ nin “el-İklil” s.98 Mısır Bas. / ed-Deylemi "Firdevs el-Ahbar" 14. Bab / Tefsir-i Levami c.9, s.277 / et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkak’ul Hak” c.3, s.307; c.4, s.275; / el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.191 / Hasan Ali el-Kassam "Fedail'ül İmam Ali ind'il Ferikayn" s.71 / es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gayet’ül Meram” c.1,s.82 )


12- “Feezzene müezzinün beynehüm en lanetullâhi alaz zâlimîn”

Meali: “Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allahın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır.(Araf Süresi 44. Ayet)

a) el-Hakim el-Haskani kendi senedinde Muhammed bin Hanefi’ den, o da babası Hz. Ali şöyle buyurdu: “Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır” ayetindeki müezzin (münadi) benim.

(el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.1, s.202 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.101)

b) el-Hakim el-Haskani senedinde Ebi Salih’ten, o da İbn-i Abbas’ tan, Hz.Ali (as) şöyle buyurdu: Benim Allah’ın kitabında insanların bilmediği isimlerim vardır. Onlardan biri şudur: “Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allahın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır.” Onlar velayetimde yalanlama yapanlar ve hakkımı hafife alanlardır.

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.101)

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:40
13. “Essâbikûnes sâbikûn. Ülâikel mukarrebûn”

Meali: “Önde geçenler, öne geçmişlerdir. Onlardır yaklaştırılanlar” (Vakia Süresi 10-11. Ayet)

a) İbn-i Abbas dedi ki: “Bu ümmetin önde gideni Ali bin Ebi Talib’dir.”

(Tefsir-i İbn-i Kesir c.4, s.283 / el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.154 tefsiri / İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.123 / el-Alusi' nin "Ruh'ul Meani" tefsiri c.27, s.114 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.60 )

b) İbn-i Abbas dedi ki: Resulullah (saa)’a Allah’ın bu buyruğu “Önde geçenler, önegeçmişlerdir” hakkında sordum. Buyurdu ki: “Onlar Ali ve şiasıdır (yandaşlarıdır), onlardır Cennet’e önde gidenler ve Allah’ın kerametinden dolayı yakınlaştırılanlar.”

(Suyuti “Derr’ül Mensur” tefsiri c.6, s.154 / eş-Şevkani “Feth’ül Kadir” tefsiri c.5, s.184 / el-Alusi “Ruh’ul Meani” tefsiri c.27, s.114 / Menakib-i Meğazeli s.116 / Menakib-i İbn-i Merdeveyh / et-Tüsteri’nin “İhkak’ul Hak” c.3, s.114; c.14, s.190 / Muhammed Miri el-Antaki "Limaze ahtertü Mezhebe Ehlilbeyt" s.394)

c) Ashap bu ayet için dediler ki: “İleri geçenler, iki kıbleye namaz kılanlar, Allah'ın ve Resulünün itaatine ileri geçenlerdir, hicrete ileri geçenlerdir veya islama ileri geçenlerdir.”

Resulullah (saa) şöyle onlara şöyle cevap buyurdu: “Bütün bu sıfatlar en önde Müminlerin Emiri Ali bin Ebi Talib’de mevcuttur.”

(Menakıb-ı Hüvarezmi s.195; ; Enis Emir “Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah” s.487)


14. “Ves’el men erselnâ min kablike min rüsülinâ...”

Meali: “Senden önceki peygamberlere sor...” (Zuhruf Süresi 45. Ayet)

İbn-i Abdül Birr dedi ki: Resulullah (saa) isra gecesinde miraca çıktığında Allahu Teala onunla birlikte peygamberleri bir araya topladı ve şöyle buyurdu: “Ey Muhammed, ‘Senden önceki peygamberlere sor,’ ne üzere gönderildiniz?” Peygamber efendimiz sorunca dediler ki: Biz, Lâ ilâhe illallâh şehadeti, senin peygamberliğinin ikrarı ve Ali bin Ebi Talib’ in velayeti üzerine gönderildik.

(el-Künci "Kifayet' üt Talib" s.25 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.121 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.2, s.156 / el-Tabari' nin "Zehair' ul Ukba" s.69 / el-Müttaki el-Hindi' nin "Kenz' ul Ummal" c.6, s.156 / el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.9, s.108 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.82)


15. “Vebeynehümâ hicâbün, vealel a’râfi ricâlün ya’rifûne küllâ bisîmâhüm...”

Meali: “Aralarında perde vardır, Araf’ın üzerinde onları yüzlerinden tanıyan adamlar vardır...” (Araf Süresi 46. Ayet)

a) el-Menakıb senedinde Zadan’ dan, o da Selman-ı Farisi’ den, dedi ki: Resulullah’ın, Hz. Ali’ye on kereden fazla şöyle buyurduğunu duydum: Ey Ali, sen ve senden sonraki vasiler Cennet ve Cehennem arasındaki Araf’sınız. Cennete, sizi tanıyıp, sizin de kendisini tanıdığı kimseden başka kimse geçmeyecek. Cehenneme de sizi inkar eden ve sizin de kendisini inkar ettiği kimseden başka geçmeyecektir.

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102 )

b) el-Hakim senedinde Asbağ bin Nebate’ den, dedi ki: Hz. Ali’nin yanındaydım, İbn’ il Keva onun yanına geldi ve ona bu ayeti “Araf üzerinde onları yüzlerinden tanıyan adamlar vardır.” (Araf Süresi 46.Ayet) hakkında sordu. Hz. Ali ona şöyle buyurdu : Ey İbn’ il Keva, Kıyamet gününde Cennet ve Cehennem arasında duracaklar biziz. Bizi seveni yüzünden tanıyıp onu Cennet’e geçireceğiz, bizi buğzedeni de yüzünden tanıyacağız ve Cehennem’e geçecek.

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102)


16. “...Kul: Kefâ billâhi şehiden beyni ve beyneküm vemen indehu ilmul kitâb”

Meali: “...De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” (Ra’d Süresi 43.Ayet)

a) Ebi Said el-Hudri dedi ki: Resulullah (saa)’a Allahın bu buyruğunu “Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” hakkında sordum, buyurdu ki: “Ali bin Ebi Talib’ dir.”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.400 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.76)


b) Abdullah bin Selem dedi ki: Resulullah (saa)’a Allahın bu buyruğunu “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” hakkında sordum, buyurdu ki: “Ali bin Ebi Talib’ dir”

(eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.150 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.239 / Dr. Cevad Cafer Halili “el-İmam Ali” s.246 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.363; c.20, s.76 / Tefsri’üs Salebi)


c) Muhammed bin Hanefi Allah'ın bu buyruğu “Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” hakkında buyurdu ki: “O Ali bin Ebi Talib’dir”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.401 / Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Amirtesri “Ercah’ül Metalib” s.86, 111 / el-Bedhaşi “Miftah’ün Neca” s.40 / Ebu Naim el-Asfahani "Nur'ül Müşteal" s.125 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.56 / Hasais Vahy’il Mubin s.213, Hadis No: 159 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.363; c.20, s.77)


d) Ebi Salih dedi ki: “Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” Ayeti hakkında dedi ki: “O Ali (as)’dir. Çünkü kendisi tefsirde, tevilde, nasih ve mensuhta, helal ve haramda alimdir.” Ebu Salih dedi ki: “İbn-i Abbas’ın ömrünün son yıllarında şöyle dediğini duydum: “Allah'a ant olsun ki O, Ali (as)'den başkası değildir”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.405 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.364)

e) İbn-i Abbas dedi ki: “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” Allah’a ant olsun ki, O Ali’den başkası değildir. Çünkü kendisi tefsirde, tevilde, nesih ve mensuhta alimdir.

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.104 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.55-56 / eş-Şeyh Celal Sağir “Men İndehu İlmul Kitab” s.138)


f) İbn-i Abbas Allah'ın bu buyruğu: “Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” hakkında şöyle dedi: O, Ali bin Ebi Talib’dir.

(el-Bedhaşi “Miftah’ün Neca” S.40 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.363)

g) Fudayl bin Yaser’ den, İmam Bakır (as) şöyle buyurdu: “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” ayeti Hz.Ali (as) hakkında indi. Kendisi, bu ümmetin alimidir.

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.76)

h) İmam Musa bin Cafer (as), Zeyd bin Ali, Muhammed bin Hanefi, Selman-ı Farisi ve Ebu Said el-Hudri dediler ki: “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” ayeti Hz.Ali hakkında indi.

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.103 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.55 / eş-Şeyh Celal Sağir “Men İndehu İlmul Kitab” s.137-138 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.76-77)

i) Abdullah bin Selam ve Ebi Said el-Hudri dediler ki: “Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” ayeti Hz.Ali hakkında indi.

(es-Suyuti “el-İtkan” c.1, s.13 / Tefsir’üs Salebi Ra’d 43. Ayetin tefsirinde / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102 / el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk” s.189)


j) Muhammed bin Hanefi dedi ki: “Babam Hz.Ali’nin yanında ilk ve son kitabın ilmi vardır.”

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.104 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.56 / eş-Şeyh Celal Sağir “Men İndehu İlmul Kitab” s.138)

k) İmam Ebi Cafer (Muhammed’ül Bâkır): “Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” ayeti hakkında şöyle buyurdu: “Ali bin Ebi Talib’dir”

(el-Hüseyni eş-Şirazi eş-Şafii “Tevdîh’üd Delail” S.161 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.77)

l) Ebi Said el-Hudri dedi ki: “Resulullah’a: ‘Yanında kitaptan ilmi olan’ (Neml 40. Ayet ) hakkında sordum, buyurdu ki: ‘Kardeşim Süleyman bin Davut (as)’ın veziri Asıf bin Berhiya’dır.’ Sonra ona: ‘...Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter’ hakkında sordum. Buyurdu ki: ‘Kardeşim Ali bin Ebi Talib’dir.’ ”

(Tâlib es-Senceri “Şemâilü Ali Fil-Kurân Ves-Sünne” s.46 / Yenabi’ül Mevedde s.103 / Şeyh Saduk “Emâli” s.337 / eş-Şeyh et-Tıbrısi “el-İhticâc” c.1, s.232 / (es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.59 / Dr. Cevad Cafer Halili “el-İmam Ali” s.246 / eş-Şeyh Celal Sağir “Men İndehu İlmul Kitab” s.137)


m) Ebu Cafer (as)’e dediler ki: Bazıları ‘Yanında kitaptan ilmi olan’ ın Abdullah bin Selam olduğunu sanıyorlar. Buyurdu ki: O, Ali bin Ebi Talib’dir.’

(İbn-i Ahmed el-Ansari el-Kurtubi “el-Cami Li-Ahkam’ül Kuran” c.9, s.336 Kahire Bas./ es-Salebi “el-Keşf Vel-Beyan c.1, s.258 / el-Hafız Hüseyin el-Hibri “Tenzil’ül Ayet” s.15 / / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.55 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.365; c.20, s.75)

n) Said bin Cübeyr’e: ‘Yanında kitaptan ilmi olan’ ın Abdullah bin Selam mı? Diye soruldu. Dedi ki: “Hayır, nasıl olur, bu süre Mekki’dir, (o Medine’de müslüman oldu.)”

(el-Hafız Celaleddin es-Suyuti “el-Etkan” c.1, s.12 Kahire Bas. / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.4, s.55 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.3, s.284)

o) Ebu Hanife dedi ki: “Allah’ın: ‘Ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter’ buyruğunda kastedilen Ali’dir, buna tanık olarak Resulullah (saa): ‘Ben ilmin kentiyim, Ali de onun kapısıdır’ hadisidir.”

(Muhammed Salih et-Tirmizi “Menakıb-ı Murtadavi” s.49)

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:41
17. “...Vekefallâhul müminînel kitâl...”

Meali: “...Allah müminlere kifayet etti...” (Ahzap Süresi 25. Ayet)

a) Ebu Naim el-Hafız senedinde, Abdullah bin Mesud dedi ki: Hz.Ali Hendek gününde Amru bin Ved’ i öldürdüğünde Allahu Teala şu ayeti indirdi: “Vekefallâhul müminin el-kitâl bi Ali” Meali: “Allah müminlere Ali ile kifâyet etti.”

(eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.54 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.137/ et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.624-625)

b) Celaleddin es-Suyuti rivayet eder ki: Bu ayet: “Allah müminlere Ali ile kifâyet etti” Abdullah bin Mesud’un mushafındandır. (Elimizdeki Kuran’da “Ali ile” (Bi Ali) sözcükleri bulunmamaktadır).

(eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.21 / Süleyman el-Kunduzi "Yenabi' ul Mevedde" s.137 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.140)

c) Abdullah bin Mesud; “Allah müminlere kifâyet etti” ayetini şöyle okurdu: “Allah müminlere Ali ile kifâyet etti”

(el-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.5, s.193 / Ebu Naim el-Asfahani "Nur'ül Müşteal" s.172 ve “Ma Nüzile Minel Kuran Fi Ali” / el-Haskani "Şevahid' üt Tenzil" c.2, s.3 Hadis No: 629 / Süleyman el-Kunduzi "Yenabi'ul Mevedde" s.95 / İbn-i Ebil Hadit “Şerhu Nehc’ül Belağa” c.13, s.284 / el-Künci' "Kifayet' üt Talib" s.234 / el-Zehebi "Mizan'ül İtidal" c.2, s.17 / İbni Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.420, Rakam: 927 / Muhammed bin Mekram “Muhatasar Tarih-i Dimaşk” c.18, s.10 / el-Hüseyni eş-Şirazi eş-Şafii “Tavdih’üd Delâil” s.165 / İbn-i Batrik "Hasais Vahy’ül Mubin" s.219 Hadis No: 166 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.231 / es-Seyyid Murtada Hüseyni "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.2, s.323 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.140)

d) İmam Cafer’üs Sadık (as) şöyle buyurdu: “Allah müminlere Ali ile kifâyet etti” çünkü Amru bin Abdü Ved’i öldürdü.

(eş-Şeyh Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.21 / Süleyman el-Kunduzi "Yenabi' ul Mevedde" / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.20, s.140)


18. “Ellezîne yunfikûne emvâlehüm billeyli vennehâri sirren ve alâniyeten felehüm ecrühüm inde rabbihim velâ havfün aleyhim velâhüm yahzenûn”

Meali: “Mallarını gece, gündüz, gizli ve açıkta harcayanlar yok mu, onların ödülleri Rableri yanındadır, onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar” (Bakara Süresi 274. Ayet)


İbn-i Abbas ve Mücahit dediler ki: Ali’nin dört dirhemi vardı, birini gece birini gündüz, birini gizli, birini de açık olarak nafaka verdi. Sonra şu ayeti şerife indi : “Mallarını gece, gündüz, gizli ve açıkta harcayanlar yok mu, onların ödülleri Rableri yanındadır, onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar” (Bakara Süresi 274. Ayet)

(el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.1, s.363 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.198 / Menakıb-ı Meğazeli s.280 / el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.6, s.324 / el-Tabari' nin "Zehair' ul Ukba" s.88 ve "Riyad' ul Nadara" c.2, s.206 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.92, 290)

19. “İnnemâ veliyyükümüllâhu ve resûlühü vellezîne âmenüllezîne yukîmûnes salâte ve yü’tûnez zekâte vehüm râki’ûn”

Meali: “Sizin veliniz ancak ve ancak Allahtır, Resulüdür ve iman edip de namaz kılıp rüku halinde zekat veren müminlerdir.” (Maide Süresi 55. Ayet)

Bu ayet Ali bin Ebu Talib hakkında indi. Mescitte namaz kılarken rüku halinde olduğu anda parmağındaki yüzüğünü dilenciye sadaka olarak vermişti.

(Mealim’üt Tenzil c.2, s.67 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.410 / İbn-i Kesir' in "el-Bidayetü ven-Nihaye" c.7, s.357 /Medarik’üt Tenzil c.1, s.420 / Tefsir-i İbn-i Ebi Hatim c.2, s.61)

b) Ebu Zer şöyle demiştir:"Ben şu iki kulağımla işittim, aksi taktirde her ikisi de sağır olsun ve şu iki gözlerimle gördüm, aksi taktirde her ikisi de kör olsun ki, Hz. Resulullah şöyle buyurdular: "Ali insanların önderidir, Ali kafirleri katledendir, ona yardım edene yardım olunur, onu yalnız bırakan yalnız bırakılır."
Daha sonra Ebuzer şöyle devam etmiştir: "Bilin ki, bir gün benim Hz. Resulullah ile birlikte namaz kılmakta olduğum bir sırada bir dilenci mescitte talepte bulundu kimse ona bir şey vermedi. Bu sırada Hz. Ali rüku halindeydi. Elinin küçük parmağını ona doğru uzattı. O parmağına yüzük takardı. O dilenci gelip yüzüğü Hazret'in parmağından çıkarıp aldı.
Bunun üzerine, Hz. Resulullah yakararak Allah'a şöyle dua etti: "Allah'ım kardeşim Musa sana dua etti ve: "Rabbim!: "Gönlümü aç. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Ailemden bana bir yardımcı ver. Kardeşim Harun'u. Onunla kuvvetimi artır. Onu işime ortak et ki, sana çokça tespih edelim ve seni çokça analım. Şüphesiz sen bizi görensin" dedi." Sen de ona: "Senin isteklerin sana verildi, Ey Musa!" diye vahyettin.
Allah'ım! Ben de senin kulun ve peygamberinim. Benim de gönlümü aç, işimde kolaylık sağla, ailemden Ali'yi bana yardımcı ver, onunla kuvvetimi artır."
Ebuzer diyor ki: "Ant olsun Allah'a henüz Hz. Resulullah'ın sözü tamamlanmamıştı ki, Cebrail ‘Sizin veliniz ancak ve ancak Allahtır, Resulüdür ve iman edip de namaz kılıp rüku halinde zekat veren müminlerdir.”Kim Allah'ı, peygamberini ve inananları veli kabul ederse, bilsin ki, şüphesiz hizbullah olanlar üstün gelirler’ ayetini getirdi."

(Dr. Cevvad Cafer el-Halili “el-İmam Ali” s.230-231 / Şerafeddin el-Musevi “el-Müracaat” s.231-232 / es-Salebi “Tefsir’ül Kebir” Mezkur ayetin tefsirinde / Atıf Selam “Fıkhiyyat Beyn’es Sünne veş-Şia” s.63-64 / Dr. Muhammed et-Ticani “Leakün Meas-Sadıkîn” s.45-46 / Mecme-ül Beyan, c.3 s.210, El Gadir, c.2 s.52, Tabatabai “el-Mizan Fi Tefsir’ül Kuran” c.6 s.19)



20. “Amme yetesâelûn. Anin nebeil azîm. Ellezî hüm fîhi muhtelifûn”

Meali: “Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi, onda ihtilafa düşmüşlerdir.” (Nebe Süresi 1,2 ve 3. Ayetler)

a) Abdurrahman bin Kesir dedi ki: İmam Cafer-i Sadık (as)’a Allah’ın bu buyruğu: “Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi, onda ihtilafa düşmüşlerdir.” (Nebe Süresi 1,2 ve 3. Ayetler) Ve bu buyruğu: “Velayet hak olan Allah’a mahsustur.” (Kehf Süresi 44. Ayet) hakkında sordum. Buyurdu ki: Emir’ül Müminin Hz. Ali (as)’nin velayetidir. Kendisi şöyle buyuruyordu: “Allah’ın benden daha büyük bir haberi ve daha büyük bir ayeti yoktur.”

(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.495 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.376)

b) Ebi Hamzi es-Simali’den, İmam Ebi Cafer Muhammed (el-Bâkır) bin Ali, Allah'ın bu buyruğu: “Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi” hakkında sordum, şöyle buyurdu: İmam Ali (as) ashabına şöyle buyururdu: “Allah'a ant olsun ki, bütün ümmetlerin onda ihtilafa düştüğü büyük olan haber benim. Allah'a ant olsun ki, Allah’ın benden daha büyük bir haberi ve daha büyük bir ayeti yoktur.”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.417 Hadis No: 1072 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.377)

c) Eban bin Tağleb dedi ki: Ebu Cafer (Muhammed el-Bâkır)’e Allah'ın bu buyruğu: “O büyük haberi mi?” ayeti hakkında sordum. Buyurdu ki: “O büyük haber (en-Nebeül azim) Ali’dir. İhtilafa düşülen kimse kendisidir. Resulullah ile ihtilafa düşülmedi.

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.417-418, Hadis No: 1074 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.377/ Tefsir-i Fırat el-Kufi s.533)

d) Sahr bin Harb, Resulullah (saa)’a: Senden sonra hilafat kimindir? Diye sordu. Resulullah (saa) şöyle cevap buyurdu: “İmamet, benden sonra Harun’un Musa’ya olan mertebesinde olan kişinindir.” Bunun üzerine
“Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi, onda ihtilafa düşmüşlerdir” ayeti indi. Daha sonra Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Yeryüzünün doğusundan batısına, denizinden karasına hiçbir ölü yoktur ki, Münker ve Nekir ona İmam Ali’nin velayetinden ve hilafetinden sormasın. Ölüye diyecekler ki: ‘Rabbin kim, peygamberin kim, imamın kim?” Ravi dedi ki: Müfessirler, Büyük Haber’in İmam Ali olduğunda ittifak etmişlerdir.

(Menakıb el-Kaşi s.213 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.376 / Ebu Bekir Mümin eş-Şirazi “Risalet’ül İtikadet”)

e) Resulullah (saa) bir hadisinde İmam Ali’ye hitaben şöyle buyurdu: “Büyük olan Haber sensin”

(Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” s.625 / el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi'ül Mevedde" s. 495-496 / es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Meram” c.4, s.15 / es-Seyyid Ali el-Milani “Nefhat’ül Ezhar” c.10, s.402; c.12, s.91)

21. “Hünâlikel velâyetü lillâhil hak...”

Meali: “Velayet , hak olan Allah’a mahsustur...” (Kehf Süresi 44. Ayet)

Ebi Hamzi es-Simali’den, İmam Ebi Cafer Muhammed (el-Bâkır) bin Ali, Allah'ın bu buyruğu: “Velayet hak olan Allah’a mahsustur” hakkında şöyle buyurdu: “O, Emir’ül Müminin Ali’nin velayetidir, Allahu Teala onun velayeti dışında hiçbir peygamber göndermemiştir.”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.471 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.549)

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:43
22. “Veminnâsi men yeşrî nefsehübtiğâe merdâtillâhi...”

Meali: "İnsanlardan öyleleri var ki Allah rızası uğrunda canlarını satarlar (Bakara Süresi 207. ayet)

a) Hz. Ali'nin Hz. Resulullah'ın yatağında yattığı gecede Hak Teala Cebrail ile Mikail'e; "Ben sizin ikinizi kardeş kıldım ve birinizin ömrünü diğerinden daha uzun yaptım, hanginiz kendi ömrünü arkadaşına bağışlamaya hazırdır" diye vahyeder. Fakat onların her ikisi de yaşamayı tercih eder ve ömrünü arkadaşına bağışlamaz.Bunun üzerine, Hak Teala onlara: "Neden siz Ali gibi olamadınız! Ben onunla resulüm Muhammed'i kardeş kıldım. Ali onun yaşamasını sağlamak için kendi canını ona feda ederek onun yatağında yatmıştır. Öyleyse inin yere ve onu düşmanlarından koruyun"diye vahyeder. Cebrail ile Mikail yere inerler ve Cebrail Hazret'in baş tarafında Mikail de ayak tarafında yer alır ve Cebrail Hazret'e seslenerek: "Ne mutlu sana, ne mutlu sana ey Ali bin Ebu Talib! Allah seninle meleklerine iftihar ediyor" der. İşte bu sırada Allah Teala: "İnsanlardan öyleleri var ki Allah rızası uğrunda canlarını satarlar” (Bakara Süresi 189. ayet) ayetini indirdi.

(el-Hakim Nişaburi' nin "Müstedrek ala Sahihayn" c.3 s.132 / Müsned Ahmet bin Hanbel c.1, s.331 / İbn' ül Esir' in "Üsd' ül Gabe" c.4, s.25 / el-Haskani el-Hanefi'nin “Şevahit-ut Tenzil” c.1 s.96 / eş-Şeblenci' nin "Nur'ül Absar" s.86 / Tarih-i Teberi c.9 s.140 / Tarih-i Yakubi c. 2 s. 29 / Tefsir-i İbn-i Kesir c.5, s.204 / el-Kamil fit Tarih c. 2 s. 103 / el-Tabari' nin "Zehair' ul Ukba" s.87 / el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.6 s.51 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" Hz. Ali''e ait bölümü c.1 s. 184 / el-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.239 ve 242 Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.38)

b) ibni Abbas diyor ki: "İmam Ali kendi nefsini, peygamberin nefsi yerine feda ederek, Hz. Peygamberin elbisesini giyindi.”

(el-Hakim Nişaburi “Müstedrek Alas-Sahihayn” c.3, s.4 / es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.1, s.24)

23. “Veizibtelâ İbrâhîme rabbühû bikelimâtin feetemmehünne kale: İnnî câilüke linnâsi imâmen, kâle vemin zürriyyeti...”


Meali: “Hani Rabbi İbrahim’i birtakım kelimelerle imtihana çekmiş, o da onları sona erdirince Rabbi ona: Seni insanlara imam kılacağım, demişt. (İbrahim de) dedi ki: Zürriyetimden birilerini de...” (Bakara Süresi 124. Ayet)

a) İbn-i Abbas’tan naklen, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: Bu davet bende ve Ali’de bitmiştir. Bizden kimse puta tapmamıştır. Beni Peygamber Ali'yi de vasi kıldı.

(Menakıb-ı Meğazeli s.276 / el-Kaşifi et-Tirmizi’nin “Menakib el-Murtadavi” s.41 / Tefsir-i Levami c.1, s.629 Lahur Bas. / el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.179-180)

b) Mufaddal bin Ömer dedi ki: İmam Cafer’üs Sâdık (as)’a: ‘Hani Rabbi İbrahim’i birtakım kelimelerle imtihana çekmiş’ hakkında sordum. Buyurdu ki: ‘O kelimeler, Adem aleyhisselam’ın onlarla telakki ettiği kelimelerdir ki, Rabbi onu tövbesini kabu edip bağışlamıştı. Adem demişti ki: ‘Ey Rab, Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin hakkı için sana soruyorum, sana tövbe ediyorum, tövbemi kabu et’ Allah da onun tövbesini kabul etti, çünkü o tövbeyi kabul eden ve bağışlayandır.’

Sonra da ona ey Resulullah’ın oğlu ‘onları sona erdirince’ ne demektir, diye sordum. Buyurdu ki: “Yani onları el-Kaim el-Mehdi’ye kadar sona erdirince demektir. Onlar oniki imamdır ki, dokuzu İmam Hüseyin’dendir.’”

(Süleyman el-Kunduzi' el-Hanefi "Yenabi' ul Mevedde" s.97 / es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.1, s.14 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani “Gayet’ül Meram” c.1, s.262-263 / es-Seyyid Ali el-Abtahi “el-İmam’ül Hüseyin Fi Ahadis’ül Ferikayn” s.305-306 / Muhammed Ali el-Hulüv “Ma Nüzile Minel Kuran Fi Şan Fatima” s.21)


24. “Yâ eyyüher Resûlü! Belliğ mâ ünzile ileyke min Rabbike, vein lem tef’al femâ belleğte risâletühü, vallâhu ya’simüke minen nâs, innallâha lâ yehdil kavmel kâfirirîn”


Meali: “Ey peygamber, Rabbinden indirileni tebliğ et, eğer bu tebliği ifa etmezsen, onun elçiliğini yapmış sayılmazsın, Allah seni insanlardan korur, Allah kafirlerin kavmini hidayete erdirmez” (Maide Süresi 67. Ayet)

a) Ebu Said el-Hudri dedi ki: “Ey peygamber, Rabbinden indirileni tebliğ et, eğer bu tebliği ifa etmezsen, onun elçiliğini yapmış sayılmazsın” ayeti Resulullah (saa)’a Gadir-i Hum günü Ali bin Ebi Talib hakkında indi.

(el-Şevkani "Feth'ül Kadir" c.2, s.57 / İbn-i Sabbağ el-Maliki "Füsul el-Mühimme" s.27 / İbni Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.86 / el-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.117 / el-Haskani "Şevahid' üt Tenzil" c.1, s.188 / el-Vahidi “Esbab-ı Nüzul” s.135 / el-Fahrettin Razi "Tefsir-i Kebir" c.12, s49 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.203 / es-Seyyid Murtada Hüseyni'nin "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.1, s.388)

b) “Ey peygamber, Rabbinden indirileni tebliğ et, eğer bu tebliği ifa etmezsen, onun elçiliğini yapmış sayılmazsın, Allah seni insanlardan korur.” (Maide - 67) ayeti indiği zaman Resulullah (saa) Ali'nin elinden tutarak: Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Allahım, onu veli edinenin velisi ol, ona düşman olanın düşmanı ol, buyurdu.
Ömer de onu tebrik edip: Kutlu olsun sana ey Ebu Talib’in oğlu. Benim ve erkek-kadın tüm müminlerin mevlası olarak sabahladın. Dedi.

(el-Fahrettin Razi "Tefsir-i Kebir" c.12, s.49 / el-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.117 / el-Bağdadi "Tarih-i Bağdat" c.8, s.290, No: 4392 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.201 / es-Seyyid Murtada Hüseyni "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.1, s.388)


c) Ebi Said el-Hudri dedi ki: Resulullah (saa) Gadir günü Ali'yi velayet ile tayin ettiği zaman Cebrail: Bugün size dininizi tamamladım, ayeti ile indi.

(es-Suyuti "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.19 / el-Bağdadi "Tarih-i Bağdat" c.8, s.290 No: 4392 / el-Haskani "Şevahid' üt Tenzil" c.1, s.200, Hadis No: 210 / İbni Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.85, Hadis No: 588 / Münteheb Fedail'ün Nebi ve Ehli Beytihi s.203 / es-Seyyid Murtada Hüseyni "Fedail'ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte" c.1, s.389)

d) Abdullah bin Mesud dedi ki : Biz bu ayeti (Tebliğ ayetini) Resulullah (saa)’ın zamanında şöyle okurduk: “Yâ eyyüher Resûl! Belliğ mâ ünzile ileyke min Rabbike inne Aliyyen mevlal müminine, vein lem tef’al femâ belleğte risâletühü”

Meali: “Ey peygamber, Rabbinden Ali’nin Müminlerin Mevlası olduğuna dair indirileni tebliğ et, eğer bu tebliği ifa etmezsen onun elçiliğini yapmış sayılmazsın.”

(el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.2, s.298 / el-Şevkani’ nin “Feth’ül Kadir” c.3, s.57 / Ercah’ül Metalib s.67, 566 / Feth'ül Beyan tefsiri c.3, s.89; el-Alusi “Ruh’ul Meâni” Tefsiri C.6, S.172; eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Âmirtesri “Ercah’ul Metalib” s.203, 566 / Gıyaseddin bin Hiyam “Habib’üs Siyer” c.2, s.12 / el-Bedhaşi “Miftah’ün Neca” s.41 /
et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.3, s.512 / el-Mazhari s.68 / Felek’ün Necat / en-Nizam el-Arec “Garaib’ül Kuran” / Keşf’ül Gumme S.319; Keşf’ül Yakin S.380)

e) Ebu Cafer Muhammed bin Ceriri Taberi şöyle diyor: "Bu ayet Gadir-i Hum'da indikten sonra Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: "Cebrail, burada durup, bütün hacılara Ebu Talip oğlu Ali (a.s)'nin, benim kardeşim, vasim, halifem ve benden sonra imam olduğunu duyurmam için Allah tarafından emir getirdi."

(El-Emini “el Gadir” c.1 s.214 El-Velayet kitabından naklen.)

f) Sahabi Berai bin Azib’ten, dedi ki: “Ey peygamber, sana indirileni tebliğ et...” (Maide: 67) maksat Ali'nin faziletlerinden tebliğ et, ayeti Gadir-i Hum’da indi. Resulullah (saa) hutbesinde şöyle buyurdu: “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.”
Bunun üzerine Ömer bin Hattab dedi ki: Sana kutlu olsun, sana kutlu olsun ey Ali, bu gün benim ve kadın ve erkek tüm müminlerin mevlası oldun.

(eş-Şeyh Abdullah el-Hanefi el-Âmirtesri “Ercah’ul Metalib” s.567 / Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi’ül Mevedde” s.239 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.1, s.6; c.6, s.348-349/ Tefsir’üs Salebi)

g) İbn-i Abbas dedi ki: “Ey peygamber, Rabbinden indirileni tebliğ et, eğer bu tebliği ifa etmezsen, onun elçiliğini yapmış sayılmazsın” ayeti İmam Ali hakkında indi. Peygamber Ali hakkında tebliğde bulunması için emredildi. Bunun üzerine Peygamber İmam Ali’nin elinden tutup şöyle buyurdu: “Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır. Allahım onu veli edinenin velisi ol, ona düşman olanın düşmanı ol.”

(Tefsir’üs Salebi Maide 67. Ayetinin tefsirinde / Abdullah eş-Şafii “Menakıb Ali” s.105-106 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.6, s.347 / el-Hafız Hüseyin el-Hibri “Tenzil’ül Ayet” s.9 / el-Hakim el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.188 )

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:44
25. “...Hüvallezi eyyedeke binasrihi vebil mü’minin”


Meali: “...Seni yardımı ve müminlerle destekleyen odur”(Enfal 62. Ayet)

Ebu Hüreyra’dan, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “ Arş’a şöyle yazılmıştır: Lâ ilâhe illallâh, tekim ve ortağım yoktur. Muhammed kulum ve elçimdir, onu Ali ile teyid ettim”

(el-Suyuti' "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.199 / el-Müttaki el-Hindi “Kez’ul Ummal” c.6, s.158 / Hatip el-Bağdadi “Tarih-i Bağdat” c.11, s.173 / Tabari “Zehair’ul Ukba” s.29 / el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.223 / el-Heysemi “Mecma’üz Zevaid” c.9, s.11 / el-Künci eş-Şafii’nin "Kifayet' üt Talib" s.110 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.94 / el-Emini’nin “el-Gadir” c.2, s.50 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" / el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk”)


26. “Ülâike alâ hüden min Rabbihim veülâike hümül müflihûn”


Meali: “İşte bunlar Rablerinden hidayet üzere olanlardır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir” (Bakara 5. Ayet)

İmam Ali (as) şöyle buyurdu: Selman bana şöyle bildirdi: Ey Hasan’ın babası, ben ve sen Resulullah (saa)’ın huzuruna vardığımızda şöyle buyurdu: “Ey Selman! Bu ve fırkası Kıyamet Günü’nde kurtuluşa erenlerdir”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.69 / / Hüseyin bin Ali el-Hibri “Mâ Nüzile Minel Kurân Fi Ali” s.231Beyrut bas. / Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.41 / es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.1, s.8)


27. “Ve alâmâtin ve binnecmi hüm yehtedûn”

Meali: “Ve nice işaretler, onlar, yıldızla yollarını bulurlar” (Nahl 16. Ayet)

Muhammed bin Yezid, babasından dedi ki: Ebu Cafer (Muhammed el-Bâkır)’e Allah'ın bu buyruğunu: “Onlar, yıldızla yollarını bulurlar” sordum. Buyurdu ki: “Yıldız, Ali’dir”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.89 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.582 / Tefsir-i Fırat el-Kufi s.233)


28. “Selâmün alâ il Yâsin”


Meali: “Âli Yâsin (Yâsin ailesi)’e selam olsun” (Saffat 130. Ayet)

a) İmam Ali (as) şöyle buyurdu: “Yâsin Resulullah’tır, Âli Yâsin (Yâsin ailesi) de biziz”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.168 /Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi’ül Mevedde” c.1, s.38 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.361)

b) Ebi Malik Allah’ın bu buyruğu “Âli Yâsin’e selam olsun” hakkında dedi ki: Âli Yâsin Muhammed ve Ehli Beyt’idir.

(et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.362)

c) İbn-i Abbas dedi ki: “Âli Yâsin’e selam olsun’ an maksat ‘Âli Muhammed (Ehl-i Beyt)’dir ’

(eş-Şevkani “Feth’ül Kadir” tefsiri c.4, s.400 / el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.168 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.3, s.450)

d) Ömer bin Hattab “Âli Yâsin’e selam olsun’ ayetini ‘Selâmün alâ âli Muhammed / Muhammed ailesine selam olsun’ şeklinde okurdu.

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.168)



29. “Ve emmâ bini’meti rabbike fehaddis”


Meali: “Rabbinin nimetinden haber et” (Duha 11. Ayet)

İmam Ali şöyle buyurdu: “Yeryüzü yedi kişi için yaratıldı. Onlarla rızık verilir, onlarla korunur, onlarla yağmur yağar: Abdullah bin Mesud, Ebu Zer, Ammar, Selman, Mikdat ve Hüzeyfe’dir, ben de yedinci onların imamıyım. Allahu Teala buyurdu ki: “Rabbinin nimetinden haberdar et.”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.450, Hadis No: 1115 / Hüseyin en-Nuri et-Tıbrisi “Nefs’ür Rahman Fi Fedail Selman” s.371/ Tefsir-i Fırat el-Kufi s.215)

metin EL-ALEVI
19.02.2006, 18:59
29. “...Vemen yu’rid an zikri Rabbihi yeslükhü azâben sa’ade”


Meali: “...Her kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse O, onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.” (Cin 17. Ayet)

İbn-i Abbas Allah'ın bu buyruğu: “Her kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse” hakkında buyurdu ki: “Rabbinin zikri Ali bin Ebi Talib ve evlatlarının velayetidir.”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.386, Hadis No: 1035 / et-Tüsteri el-Meraşi "Şerh-i İhkak’ul Hak" c.14, s.515)

31. “Yâ eyyühen nâsü kad câeküm bürhânün min rabbiküm ve enzelnâ ileyküm nuren mubine” “... Veyehdiyhim ileyhi sıraten müstakime.”

Meali: “Ey insanlar! Size rabbinizden delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. (Nisa 174)” ve “Doğru olan yola hidayet eder (Nisa 175)

Abdullah bin Süleyman dedi ki: Ebi Abdullah (İmam Cafer’üs Sadık)’a: Ey insanlar! Size rabbinizden delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. (Nisa 174) Hakkında sordum buyurdu ki: Delil, Muhammed’tir, Nur ise Ali’dir. Sonra ona “Doğru olan yola hidayet eder (Nisa 175) hakkında sordum buyurdu ki: “Doğru olan yol Ali’dir.”

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.1, s.79 / eş-Şeyh el-Havizi “Tefsir-i Nur’üs Sıkleyn” c.1, s.579, Hadis No: 700 / el-Burhan C.1, S.428 / Tefsir’üs Safi C.1, S.525 / el-Mirza Muhammed el-Meşhedi “Tefsir-i Kenz’üd Dekaik” c.2, s.699)


32. “Ya eyyühellezine âmenüttakullaha ve âminü biresulihi yütiküm kifleyni min rahmetihi ve yecal leküm nuren temşune bihi ve yağfir leküm vallahu ğafurün rahim.”

Meali: “Ey iman edenler, Allahtan korkun ve Resulüne inanın ki size rahmetinden iki pay versin ve size kendisiyle yol açacağınız bir nur lutfetsin. Allah gafurdur, Rahimdir.” (Hadit 28. Ayet)

a) Cabir’den naklen, Resulullah (saa) Allah’ın bu buyruğu hakkında dedi ki: “Ey iman edenler, Allahtan korkun ve Resulüne inanın ki size rahmetinden iki pay versin” İki pay Hasan ve Hüseyin’dir. “Size kendisiyle yol açacağınız bir nur lutfetsin” ayetinde nur Ali’dir.

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c. 2, s.309 / et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkak’ul Hak” c.14, s.489 / es-Seyyid Şeref ed-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” S.643 / Kenz Cem’ül Fevaid s.386 / Tefsir’ül Burhan C.4, S.300)

b) İbn-i Abbas Allahın bu buyruğu: “Ey iman edenler, Allahtan korkun ve Resulüne inanın ki size rahmetinden iki pay versin” İki pay Hasan ve Hüseyin’dir. “Size kendisiyle yol açacağınız bir nur lutfetsin” ayetinde nur Ali’dir.

(el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c. 2, s.308 / et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkak’ul Hak” c.14, s.489 / Tefsir-i Fırat el-Kufi s.468 Hadis No: 612)


33- “Vellezi câe bissıdki ve saddaka bihi, ülâike hümül müttakûn”


Meali: “Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince işte onlar çekinenlerdir” (Zümer 33. Ayet)

Mücahit “Onu tasdik edene gelince” ayeti hakkında dedi ki: “O Ali bin Ebi Talib’dir”

(el-Alusi'nin "Ruh'ul Meani" c.30, s.3 / el-Suyuti “ed-Derr’ül Mensur” c.5, s.328 / el-Künci “Kifayet’üt Talib” s.233 / İbn-i Asakir “Tarih-i Dimaşk” / el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk” s.185)



34- “Vellezîne âmenü billâhi ve rüsülihi ülâike hümüs sıddîkûn...”


Meali: “Allah'a ve peygamberine iman edenler var ya, işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlardır...” (Hadid 19. Ayet)

Hanbeli mezhebinin imamı Ahmet bin Hanbel dedi ki: “Bu ayet Ali hakkında indi”

(Ahmet bin Hanbel “el-Fedail” Fedail Ali babı. Hadis No: 154 ve 339 / Minhac’üs Sünnet C.4, S.60 / el-Haskani “Şevahid’üt Tenzil” c.2, s.224 / el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk” s.186)


35- “Efemen ya’lemü ennemâ enzile ileyke min Rabbikel hakku...”


Meali: “Şimdi Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen...” (Ra’d 19. Ayet)

İbn-i Abbas dedi ki: Ali’dir. Gayet’ül Meram c.4, s.306


(el-Künci “Kifayet’üt Talib” s.208 / İbn-i Hacer “Tehzib’üt Tehzib” c.7, s.338 / İbn-i Abdülbirr "el-İstiab fi Marifet'il Ashab" c.2, s.463 / Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s 69-70 / el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk” s.197)