Orijinalini görmek için tıklayınız : Kurtuluş Savaşı'nda Alevilerin Tutumu Ne Olmuştur?


Urfalı
22.02.2006, 14:06
Aydınlık ülkemin, aydın insanları.
Anadolu topraklarından emperyalistlerin defolmasında emeği geçen işçisi, köylüsü, aydını ile her türlü dine mensup bu toprağın insanının, bize bıraktığı emanet'te bizimkilerin nasıl bir aktkısı oldu?
Bu konuda bir bilgisi olan var mı canlar?

Saygıyla

Adam
22.02.2006, 14:26
Urfalı abim, bildiğim kadarıyla savastan önce Atatürk bizzat Hacıbektaş'a giderek, tarikatın liderlerinden destek istemiştir ve aradığı desteği her tabakadan Alevi'den almıştır. Dersimli Diyap Ağa'da mebus olarak BMM Atatürk'ü desteklemiştir ve muhalefetin en güçlü olduğu anda dahil çıkıp cesurca Atatürk'ü desteklemiştir. Bunun dışında Diyap Ağa Doğu ve Güneydoğudaki gücü sayesinde Atatürk'e ve Kurtuluş savaşını oldukça yoğun bir taraftar kazandırmıştır.

Adam
22.02.2006, 14:33
Hatta Yunan ilerlemesinden ötürü Meclisi taşıma çalışmaları gündeme getirilirken buna en çok karşı çıkan ve ''Beyler Biz buraya geri çekilmeye değil Vatan için ölmeye geldik'' diyen de yine Diyap Ağa olmuştur. Onun dışında Aleviler gerek savaş durumunda gösterdiği fedakarlıklarla gerek savaş sonrası gerçekleştiren devrimlerde gerek Mecliste gerek toplum içinde tüm güçleriyle seferber olmuşlardır.

Saygılar

Urfalı
22.02.2006, 14:42
Hemen bir şeyler öğrenmeye başlamış olmak beni mutlu etti.
Diyap Ağa hakkında akşam, evimde araştırmaya başlayacağım bile.
Özellikler Çanakkalle gibi dünyada benzeri olmayan destana sahip bir ülkenin evlatları olarak, cephede görev yapmış Alevilerin evlatlarından da yaşanmış hikayelerin aktarılması ne güzel olur du, değil mi?
Sağolasın dostum

Adam
22.02.2006, 14:52
Muhakkak yaşanmış hikayeler vardır da abi, biliyorsun savaş sırasında ortak vatan için savaşıldığından kimlikler ön plana çıkmamış.
Ama zannederim ki, o anlatılan destansı hikayelerde biz Alevilerin de çok büyük payı vardır, çünkü Atatürk öle değerler getirmiştir ki , Osmanlıdan hiç bir dönem haz almamış bizler, o yeni ilkeli adaletli devlet için tüm gücüyle savaşmıştır.
Bu arada Atatürk'ün HacıBektaş'a ne zaman gittiği tarihini araştırdım. Erzurum ve Sivas kongrelerinden hemen sonra Ankara'ya gitmeden 22.12.1919-25.12.1919 arasında Hacıbektaş'ta Alevilerin tam desteğini almak için bulunmuştur, ve Alevi büyükleride o güne kadar hiç bir devlet büyüğüne gösterilmeyen incelikleri ve saygıyı Atatürk'e karşı gerek karşılarken gerek konaklarken gerekse Hacıbektaş'tan ayrılırken göstermişlerdir.

Urfalı
22.02.2006, 15:06
Atatürk'ün, Anadolu tarihini çok iyi bildiğini ve ilk adımlarını bu ışık altında attığını ve bunu ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha anlamış durumdayız.
Öyke ki , çocukluğumda Urfa'daki akrabaların evlerinde, Atatürk'ün ve Hz. Ali'nin resimleri hep yan yana asılırdı.
Demek ki, anti-emperyalist savaşta da, bu düşünceler ağır basıyormuş.
Gurur verici...

cagdascetin
22.02.2006, 17:41
Kurtuluş Savaşı sıarasında M. Kemal Atatürk Hacı Bektaş Veli'ye gelerek ozamanki dededen Yardım isteyerek savaşa girmiştir.Zaten çoğu yönden de Alevi'ler tutarlılığı sayesinde savaşı kazanmışısdır.Bu yüzden bazen duyarız askerlikle ilgili olaylarda genellikle Alevilerin askere gittiğini.Yazın çok güzeldi Sayın URFALI dediğin şey çok doğru bu yüzden Cem Evlerinde Atatürk'le Hz. Ali'nin resmi yan yanadır.

cagdascetin
22.02.2006, 17:46
her Ne Arasan Kendİn De Ara KÂbe’de , KudÜs’te DeĞİl!

Urfalı
24.02.2006, 09:57
Mareşal Fevzi ÇAkmak, Dersim'de pek çok aleviyi kurtarmıştır. Ve kendisi de Alevidir.
Aatürk'ün hastalandığı bir dönemde, Celal Bayar'ın emri üzerine Dersim'de yapılan katliamlarda, pek çok Aleviyi kurtarmış olduğunu dün öğrendim. Kurtulanlardan birnin oğlunun anlattıklarıdır bu.
Bilesiniz istedim.
Saygı ile

Criminal
24.02.2006, 10:35
Ben anlamadım şimdi sağcı solcu savasımı var...

Urfalı
24.02.2006, 14:02
Ben anlamadım şimdi sağcı solcu savasımı var...

Soruyu net sorsan daha iyi olur. Ama ben sormak istediğini şöyle yorumluyorum. Kardeş kardeşi mi vurmuş o dönemde?

Atatürk hasta. Olay O'nun yatakta olduğu dönemde geçmiş.
Celal Bayar, orduları Dersim'e gönderip, Alevilerin çoğunu (Türk-Kürt ayırmadan) yok etmiş. Buna Fevzi Çakmak elinden geldiğince karşı çıkmış ve bugün Tunceli halkının yarıdan çoğunun varlığı işte Fevzi Çakmak sayesinde olmuştur.

cagdascetin
24.02.2006, 14:44
sağcı solcu savaşı değil.geçmişimizi araştırma var.

Urfalı
24.02.2006, 14:59
sağcı solcu savaşı değil.geçmişimizi araştırma var.

İnan dost, yine anlamadım!

Kolera
24.02.2006, 15:06
kurtulus savasi öncesi atatürk önce erzurumda sonra sivasta kongre düzenlemistir fakat erzurumdakine alevilerden kimse kkatilmamistir...atatürk nedeni ni sordugunda ordaki kürt ve türk sünniler demislerdirki "pasam onlar bizimle hareket etmez bizde onlarla birlikte hareket etmeyiz....kizilbastir onlar ...

atatürk bunun üzerine sivasta kongre düzenlemistir....
orada isse sadece alevilerden kocgiri asireti lideri Alisar aga katilmistir... ve atatürke "serv de sözü verilen bagimsiz kürt devletini kurmak istediklerini söylemistir...

daha sonra alisar aga ve seyit riza bakmislarki ankaradan bir ses gelmiyor bu konu ile ilgili ankaraya haber göndererek alevi tutsaklarin hapisanelerden serbest birakilmasini istemistir serbest birakilmazlarsa eger 60bin kisilik hazir orduyla kendilerinin bunu zorla yapacaklarini söylemislerdir...fakat atatürk onlardan önce davranip hepsini bogazlatmistir... o dönemde 70 yasin üzerindeki seyit rizanin önemli bir sözü vardir daragacina giderken... "ben kemalin ve sünnilerin oyunlariyla basedemedim bu bana dert oldu ama bende onlara boyun egmedim buda onlara dert olsun....

Urfalı
24.02.2006, 15:13
kurtulus savasi öncesi atatürk önce erzurumda sonra sivasta kongre düzenlemistir fakat erzurumdakine alevilerden kimse kkatilmamistir...atatürk nedeni ni sordugunda ordaki kürt ve türk sünniler demislerdirki "pasam onlar bizimle hareket etmez bizde onlarla birlikte hareket etmeyiz....kizilbastir onlar ...

atatürk bunun üzerine sivasta kongre düzenlemistir....
orada isse sadece alevilerden kocgiri asireti lideri Alisar aga katilmistir... ve atatürke "serv de sözü verilen bagimsiz kürt devletini kurmak istediklerini söylemistir...

daha sonra alisar aga ve seyit riza bakmislarki ankaradan bir ses gelmiyor bu konu ile ilgili ankaraya haber göndererek alevi tutsaklarin hapisanelerden serbest birakilmasini istemistir serbest birakilmazlarsa eger 60bin kisilik hazir orduyla kendilerinin bunu zorla yapacaklarini söylemislerdir...fakat atatürk onlardan önce davranip hepsini bogazlatmistir... o dönemde 70 yasin üzerindeki seyit rizanin önemli bir sözü vardir daragacina giderken... "ben kemalin ve sünnilerin oyunlariyla basedemedim bu bana dert oldu ama bende onlara boyun egmedim buda onlara dert olsun....

Bana da bunları Seyit Rıza'nın torunu anlattı. Onları boğazlatan Atatürk değil, Celal bayar. Kurtarmaya çalışan da (Alevi olan) Fevzi Çakmakdır, dedi. Hatta, bana Seyit Rıza'nın bir fotoğrafını bile getirdi. Foruma aktarmasını bilsem, size de gönederim. Yardım edin göndereyim.
Saygıyla

onurtt
24.02.2006, 19:27
http://www.karacaahmet.com/inside.asp?kategori=1&link_id=37&alt_id=1

http://www.geocities.com/yusufgunes/cumhur.html

http://membres.lycos.fr/babaishak/photoalbum.html

http://www.karacaahmetsultan.com/arastirma.asp?id=7

Kolera
27.02.2006, 23:12
Bana da bunları Seyit Rıza'nın torunu anlattı. Onları boğazlatan Atatürk değil, Celal bayar. Kurtarmaya çalışan da (Alevi olan) Fevzi Çakmakdır, dedi. Hatta, bana Seyit Rıza'nın bir fotoğrafını bile getirdi. Foruma aktarmasını bilsem, size de gönederim. Yardım edin göndereyim.
Saygıyla

dostum bana gönderirsen sevinirim fotografi mailim cio078@hotmail.com

Şoreş
27.02.2006, 23:58
Kurtuluş savaşında Atatürke an büyük desteği aleviler vermiştir.Atatürk Hacı Bektaş kasabasına gidip Çelebi hazretlerinden yardım istemiştir ve yurdun çeşitli bölgelerinde alevi alayları kurulmuştur ve gizli yollarla orduya cephane bile götürülmüştür.1800 altındı sanırım Atatürke verilmiş(Bir kitapta okumuştum)

Urfalı
28.02.2006, 09:34
dostum bana gönderirsen sevinirim fotografi mailim cio078@hotmail.com

Tamamdır. Gönderdim
Saygılar

Kolera
28.02.2006, 16:38
eyvallah dostum aldim fotografi...saolasin

yolali
28.02.2006, 18:17
Kurtuluş Savaşı dünya tarihinin en onurlu savaşlarından biridir ve bu savaşta ölen insanlara karşı sonsuz bir borcumuz vardır.Onlar en zorşartlar altında hiç terddüt etmeden inançları uğruna ölüme yürüyen cesur insanlardır. Aleviler de her zaman haklının ve ezilmişin yanında olduğundan dolayı hiç terddüt etmeden toprakları ve bu toprakların üstündeki insanların uğruna yiğitçe savaşmış ve onurlu bir şekilde şehit olmuşlardır.Bundan asla şüphe duyulmamalıdır.Ayrıca hala Türkiye Cumhuriyetinin en sağlam koruyucuları arasında aleviler vardır.Bundan şüphe duyan bazı cahil kesimlerin artık kendilerine bakmaları ve bu ülkeye verdikleri zararı görmeleri gerekir.Tüm canlara selam olsun.

Urfalı
28.02.2006, 23:53
Kurtuluş Savaşı dünya tarihinin en onurlu savaşlarından biridir ve bu savaşta ölen insanlara karşı sonsuz bir borcumuz vardır.Onlar en zorşartlar altında hiç terddüt etmeden inançları uğruna ölüme yürüyen cesur insanlardır. Aleviler de her zaman haklının ve ezilmişin yanında olduğundan dolayı hiç terddüt etmeden toprakları ve bu toprakların üstündeki insanların uğruna yiğitçe savaşmış ve onurlu bir şekilde şehit olmuşlardır.Bundan asla şüphe duyulmamalıdır.Ayrıca hala Türkiye Cumhuriyetinin en sağlam koruyucuları arasında aleviler vardır.Bundan şüphe duyan bazı cahil kesimlerin artık kendilerine bakmaları ve bu ülkeye verdikleri zararı görmeleri gerekir.Tüm canlara selam olsun.

Evet dost, doğrudur. Kesinlikle doğrudur.
Ancak, örnekleriyle yaptığımız onursal katkının hikayeleri var mı acaba? Diyap Ağa gibi, Mareşal Fevzi Çakmak gibi... Bunalrı bilenler varsa, biz de bilelim...
Saygıyla

srdr_ist
01.03.2006, 01:51
Benim dedenin babası 12 yıl asker kalmış yemende savaşmış. Cavuşluk rütbesi vermişler kahraman dedeme helal olsun ruhu şad olsun.

Urfalı
01.03.2006, 10:06
Benim dedenin babası 12 yıl asker kalmış yemende savaşmış. Cavuşluk rütbesi vermişler kahraman dedeme helal olsun ruhu şad olsun.

Eyvallah...
Ne mutlu sana can,

Oli
01.03.2006, 11:05
Benim dedenin babası 12 yıl asker kalmış yemende savaşmış. Cavuşluk rütbesi vermişler kahraman dedeme helal olsun ruhu şad olsun.

ben hiç anlamadım şu askerliği erkekliğin şanından görenleri... bize 8 ay ağır geldi millet 12 yıldan bahsediyor. :sook

Kolera
02.03.2006, 07:07
ben hiç anlamadım şu askerliği erkekliğin şanından görenleri... bize 8 ay ağır geldi millet 12 yıldan bahsediyor. :sook


bana da ilginc gelen 12 yilda sadece cavusluk rütbesi vermis olmalari... baskalari 12 yilda genelkurmay baskani oluyor...herhalde alevi diye hor görmüslerdir...

Kolera
02.03.2006, 07:10
Kurtuluş Savaşı dünya tarihinin en onurlu savaşlarından biridir ve bu savaşta ölen insanlara karşı sonsuz bir borcumuz vardır.Onlar en zorşartlar altında hiç terddüt etmeden inançları uğruna ölüme yürüyen cesur insanlardır. Aleviler de her zaman haklının ve ezilmişin yanında olduğundan dolayı hiç terddüt etmeden toprakları ve bu toprakların üstündeki insanların uğruna yiğitçe savaşmış ve onurlu bir şekilde şehit olmuşlardır.Bundan asla şüphe duyulmamalıdır.Ayrıca hala Türkiye Cumhuriyetinin en sağlam koruyucuları arasında aleviler vardır.Bundan şüphe duyan bazı cahil kesimlerin artık kendilerine bakmaları ve bu ülkeye verdikleri zararı görmeleri gerekir.Tüm canlara selam olsun.


"afa bak simdi alevilerde her zaman haklinin ezilmisin yaninda olmuslardir"

su kesin yargiya bakarmisin ...nerden belli? hic mi iclerinde ciban cikmadi...cumhuriyeti hala savunanlar benim icin körü körüne alevidir...gecmisle yüzlesemeyip gecmisteki baskilari zulumleri bile dile getirmeye korkan insanlardir...atatürkü elestirmeye korkan kendi atalarini unutan insanlardir...alisar beyler seyit rizalari unutup baskalarinin kahramanlarina sarilan zayif insanlardir....
imza Kürt ve Alevi Kolera
Not Bu cumhuriyetin düsmani....

alevilik bir dinse de yasam bicimiyse de ki bu ikisini de tartismiyorum ama hz alinin fotografininn yaninda atatürk olmasi beni deli ediyor...ne alaka

cagdascetin
22.06.2006, 16:11
Osmanlı Devleti’nin yoksaydığı Alevilerin, ülkenin içinde bulunduğu işgal ortamından kurtulabilmesi ve padişahlık rejiminin değişeceği ümidiyle Anadolu’da bağımsızlık savaşını yürüten Mustafa Kemal Paşa’nın başında olduğu harekete destek vermeleri çok normaldir. Mustafa Kemal Paşa ve bağımsızlık savaşını yürüten arkadaşları Alevilerin sayıca ne kadar önemli olduğunun ve yüzyıllardır sünni Osmanlı idaresine olan muhalefetlerinin bilincindeydiler. Bu amaçla onları kazanmak için grişimlere başladılar.

Mustafa Kemal Paşa,26 Haziran 1919 tarihinde Konya II. Ordu Müfettişliğine şu şifreyi yolladı:

Tokat ve çevresinin İslam nüfusunun % 80'i, Amasya çevresinin de önemli bir bölümü Alevi mezhepli ve Kırşehir'de Baba Efendi hazretlerine çok bağlıdırlar. Baba Efendi, ülkenin ve ulusal bağımsızlığın bugünkü güçlüklerini görmekte ve yargılamakta gerçekten yeteneklidir. Bu nedenle, güvenli kimseleri görüştürerek kendilerinin uygun gördüğü "Ulusal hakları koruma" ve "Başka ülkeye bağlanmama" derneklerini destekleyecek birkaç mektup yazdırılarak buralardaki etkili Alevilerin Sivas'a gönderilmesini pek yararlı görüyorum. Bu konuda içten yardımlarınızı dilerim.

3. Ordu Müfettişi Fahri Yaver

Mustafa Kemal

Sivas Kongresi sonrası bağımsızlık savaşına merkez olarak Ankara seçilmişti. Bu kongrenin yürütme organı durumunda olan Temsil Heyeti Ankara'ya gitmeden Hacıbektaş'a uğrayıp bu nüfuzlu merkezin kesin desteğini sağlamak istiyordu.Atatürk'ün yanında Hüseyin Rauf, Mazhar Müfit, Hakkı Behiç, Ahmet Rüstem Beyler vardı. 21-22 Aralık'ta Mucur'da kalan heyet Mucur Kaymakamı Cevat Bey'i de alarak 23 Aralık 1919 günü Hacıbektaş'a geldi.

Hacı Bektaş Dergahı, Mustafa Kemal ve diğer heyet üyelerine çok sıcak davrandı. Daha önce İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin güçlü isimleri Enver ve Talat Paşalar da iktidara geldikten sonra da, Hacı Bektaş Dergahı'nı ziyaret etmişler ve Çelebi onları Dergah Selamlığı'nda karşılamıştı.

Cemalettin Çelebi, Atatürk'ü Beştaşlar'da karşıladı. Buraya siyah kupa bir arabayla gelmiş, Atatürk'ü ve diğer heyet üyelerini konağa götürmüşlerdi.

Cemalettin Efendi'nin oğlu Hamdullah Efendi'nin odasında bir "Cem" düzenlendi. Atatürk Hacıbektaş'da bir gece kaldı. 24 Aralık'ta heyet Dergahı gezdi. Hacı Bektaş Veli Türbesi ve diğer önemli yerler ziyaret edildi.Sonra o sırada Dedebaba postunda oturan Salih Niyazi Baba ziyaret edildi. Dergahta Atatürk, Cemalettin Efendi, Salih Niyazi Baba ve diğer ileri gelenlerle özel bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda bağımsızlık savaşı konuşuldu.Hacıbektaş görüşmesinde en ilginç konuşmayı sonradan Veliyettin Çelebi şöyle aktarmıştır. " Çelebi Cemalettin Efendi Mustafa Kemal Paşa'ya 'Paşa Hazretleri cesaretli ve basiretli idarenizde Türk Milletinin düşmanı kahredeceğine inancım sonsuz.Yüce Allahın milletimize müyesser edeceği zaferden sonra Cumhuriyet ilanı düşünüyor musunuz? Mustafa Kemal Paşa bunun üzerine "O mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri " diye yanıtlıyor.

Savaş sırasında ayni yardımların yanısıra Dergah kasasında bulunan 1800 altın lira da verilmiştir. Bağımsızlık Savaşı sırasında Alevi-Bektaşi kitleler tam destek vermişlerdir.

Atatürk'ün Hacı Bektaş Dergahı'nın nüfuzuna oldukça önem verdiği görülüyor. Bütün gelişmeler Hacı Bektaş Çelebisi'ne hemen bildiriliyor. Atatürk bunu NUTUK'ta şöyle belirtiyor:" 2 Ocak 1920 günü cemiyetin merkez kurullarına ve Hacıbektaş'ta Çelebi Cemalettin Efendi'ye, Mutki'de Hacı Musa Bey'e ayrıca bir bildirim yaptık. "

Cemalettin Çelebi ,TBMM çalışmalarına hastalığı nedeniyle katılamamış, ancak halkı kurtuluş Savaşı'na destek vermeye çağıran mektuplar taşıyan ulaklar yurdun dört bir yanına gönderilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk özel doktoru ve başka doktorlar Çelebi'nin tedavisi için görevlendirmişti.

Cemalettin Çelebi 1922'de vefat edince yerine kardeşi Veliyettin Efendi çelebi postuna(29. Çelebi) oturdu. İkinci TBMM'nin açılışı sırasında (25 Nisan 1923) Veliyettin Çelebi de yayınladığı bildiri ile Atatürk'ü açıkça destekliyordu.

Maraş Miletvekili Prof. Hasan Reşit Tankut da CHP'ye sunduğu 19 Mart 1949 tarihli raporda Alevilerin cumhuriyet rejiminin yanında olduklarını belirtmektedir.

Bu arada Atatürk’ün Alevi-Bektaşi olan yakın çalışma arkadaşlarından bazıları şunlardır: Cemalettin Efendi'yi(Kırşehir Mebusu) TBMM Başkanvekilliğine, Albay Hüsamettin Ertürk'ü Gizli Haberalma Örgütü'nün başına, İkisi de bektaşi babası olan Dr. Ragıp Evrensel'i özel doktorluğuna, Ali Naci Baykal'ı PTT Gizli şifre amirliği'ne getirmişti. Sonraki Çelebi Veliyettin Efendi'yle de yakın dostluk kurmuş milletvekili olması için ısrar etmişti.

Urfalı
22.06.2006, 17:07
Teşekkürler genç arkadaşım.
Yüzümü güldürdün.
Doğru insanlar, ancak doğruları öğrenerek ve öğreterek ortaya çıkar.
Bizim Urfa kısas köyünden de gidenler ama dönemeyenler olmuştur...
Gerçekten yaşın kaç, merak ettim.
Sevgiyle kal...

cagdascetin
22.06.2006, 17:13
allahım bu 10 mu 15 mi ne oldu yaş 14 yaş hesabı 13 gördünmü bu yaş hasabı beni batırıyo evet bazı insanlar hancı olur bazıları yolcu önemli olan hancılığın verdiği acıyla yaşamısını bilmek ve yolcuları yüreğinde yaşatabilmek

Urfalı
22.06.2006, 17:51
Eğer gerçekten yaşın 14 ise, sen istisna birisin. Bu yaşda bu düşünce ve söylemler daha çok kemale ermişlerden çıkar. Onun için bana veya diğer 14 kişiye sitem etme; aksine gurur duy.
Ayrıca, sadece söylemelrin değil, derin bir felsefe de sezinledim. Bu ise daha da saygı duymama neden oldu sana.
Teşekkür ederim...