Orijinalini görmek için tıklayınız : Türban Takma Sizce Bir Insan Hakki Mi?
redyellow 18.04.2006, 15:47 Sevgili redyellow,
Tabiki alevi olmak şartı yok.
Ama alevi düşmanı olmama şartı var.
Bizimle tartışmak için mi geldin? Yoksa aleviliği öğrenmek için mi?? Yada kendi düşüncelerini empoze etmeye çalışmak içinmi??
Burada amaç çok önemli.
Senin amacın üçüncüye daha yakın.
Benim şahsi izlenimim bu.
Saygılar..
1- Sadece alevi değil hiç kimsenin düşmanı değilim. sende sunni düşmanı olma.
2- Tabiki tartışabilirim bunda ne var? başka forumlarda (alevilikle hiç ilgisi olmayan) tartışıyorum. Tartışmak kötü bişey değildir.
3- Aleviliği öğrenmek istesemde burada öğrenebileceğimi sanmıyorum. Çünkü bu konuda çok değişik yazılar okudum.
4- Kendi düşünçelerimi empoze etmem sizcede normal değilmi? yoksa niye tartışıyoruzki?
Ben fikrimi anlatırım, sen fikrini anlatırsın, alınacak bir ders varsa alırız. Ama hakaretsiz, ama küfürsüz, ama saygılı olmak kaydıyla.
saygılar
bence türban yasaklanmalıdır. katı bir yaklaşım gibi gelebilir ama yasaklanmalıdır(kamusal alanda). dışarıda zaten insanlar özgürdür.
başörtüsüne sözümüz yok. benim ananem de takıyor. abes bişe değil. ama türbandaki olay farklı
tipik yasakcı tavrı. hep öyle derler. hepsinin ananesi başörtü takar ama ne hikmetse böyle diyenlerin hepsi yasakdan yana tavır alır.
türban ayrı başörtüsü ayrı diye düşünülüyorsa o zaman devlet desinki kardeşim şu başörtüsüdür, şu türbandır.
bununla okulada devlet dairesinede girebilirsin, okuyabilirsin, çalışabilirsin, ama şununla olmaz.
ama nerdeeee...
bunu dedikleri zaman foyaları ortaya çıkacak derlermi hiç...
canikocan 18.04.2006, 15:54 türban takma olayı farklı. bunu da anlatmayacağım. ama hangi devlet dairesine bir köylü girmiş de kovulmuş başındaki örtüyle. sorarım.
evet tavrım yasakçı tavrıdır. ananemin taktığı başörtü tamamen saf duygularladır. bu tartışmayı uzatmamak için susuyorum. ama mağlup olmadım.
saygılar.
ya bence yasaklanmalı.türban takmak niyeki.bunun için yenilik yapılmış peçeler kalkmış.türbanı insan neden takar anlamış değilim.çok güzel bi konuya değinmişsin ama benim kararım yasaklansın derim
redyellow 18.04.2006, 16:09 ama hangi devlet dairesine bir köylü girmiş de kovulmuş başındaki örtüyle. sorarım.
saygılar.
sorun burdaya zaten, bakın hastanelerde temizlikçilerin başında örtü olabilir, hademelerin başında örtü olabilir, bir köylü kadının örtüsü olabilir ama okumuş, tahsilini yapmış, doktor olmuş, hakim olmuş bir bayanın örtüsü olamaz!!! yasakcıların mantığı bu.
mesele başörtülü birinin, bir köylünün devlet dairesine girip çıkması değil, o başörtüsüyle orda çalışabilmesi , orda memur olarak, müdür olarak görev yapabilmesi meselesidir.
ayrıca burada bir fikir alışverişinde bulunuyoruz, mağlup olmak, galip gelmek gibi şeyler olmaz.
selamlar
Türk modernleşmesindeki çarpık gelişmenin bir çıban başı olarak kangrenleşmesinin ve aynı zamanda ertelenmiş taleplerinin teorinin soğuk dünyasından yaşamın sıcak kucağına inişinin simgesi türban sorunu.
iyidost69 18.04.2006, 17:43 [quote=redyellow]1- Sadece alevi değil hiç kimsenin düşmanı değilim. sende sunni düşmanı olma.
Redyellow dostum,
Sünni düşmanı olsam, eşim sünni, en iyi dostlarımdan çoğu, iş arkadaşlarım, eşimin ailesi ve akrabaları sünni olmazlardı.
Benim sizi eleştirdiğim nokta, bizi bilip bilmeden eleştirmeniz ve kendi düşüncenizi bize empoze etmeye çalışmanız. Kusura bakmayın ama sünni kardeşlerimizin çoğu çoğunluk şımarıklığı ile bizleri hor görüyor. Bizi yıllarca katlettiniz. yaktınız, sürdünüz. Astınız kestiniz. Artık, bunları bir kenara bırakalım ve kardeşçe yaşayalım.
Birbirimizi kabul edelim, yok saymayalım.
Dünya tüm insanlara yeter.
Cennet Ülkemiz aleviyede sünniyede ateistede hepimize yeter.
Hoşgörü ve demokrasi herşeyin çözümüdür.
Saygılar..
Türk modernleşmesindeki çarpık gelişmenin bir çıban başı olarak kangrenleşmesinin ve aynı zamanda ertelenmiş taleplerinin teorinin soğuk dünyasından yaşamın sıcak kucağına inişinin simgesi türban sorunu.
Türk modernleşmesindeki çarpık gelişmenin bir çıban başı olarak kangrenleşmesinin ve aynı zamanda ertelenmiş taleplerinin teorinin soğuk dünyasından yaşamın sıcak kucağına inişinin simgesi türban sorunu.
çıbanı sıkmak gerek..özetle..:yamukgul:
türban eskilerden vazgeçilmez bir kıyafet türüdür ama nesiller ilerledikçe insanlar kıyafetlerini arttırdıkça ve batılı ülkeleri örnek alınarak türban nesli eskisinden daha az kullanılmaya başlamıstır atatürkün devrimlerinin birinde kıyafet tir türban giyimi yerine daha iyi kıyafetler alınmasıdır ama ata öldükten sonraki gelen siyasetçiler türbanı bir kıyafet değilde siyasi bir güç olarak kulllanıyorlar bence türban tamamen kalkmalı insanlar cumhuriyeti benimsemeli
türban eskilerden vazgeçilmez bir kıyafet türüdür ama nesiller ilerledikçe insanlar kıyafetlerini arttırdıkça ve batılı ülkeleri örnek alınarak türban nesli eskisinden daha az kullanılmaya başlamıstır atatürkün devrimlerinin birinde kıyafet tir türban giyimi yerine daha iyi kıyafetler alınmasıdır ama ata öldükten sonraki gelen siyasetçiler türbanı bir kıyafet değilde siyasi bir güç olarak kulllanıyorlar bence türban tamamen kalkmalı insanlar cumhuriyeti benimsemeli
Hayır hayır katılmıyorum..
Bi kere türban değil baş örtüsü olması gerek birinci cümlenizde..
Başörtüsüne lafımız olamaz, saygımız sonsuz..
Atatürkün giyim konusunda yasakladığı ise çarşaf tarzı gerici kıyafetler olmuştur..
Türban çok daha yeni bi olay..
sevgiler..
yoklukla kurulan bir ülkeyi varlıklarını satıyoruz türkiye dünyanın en verimli ülkelerinden birisi borun en iyisi bizde petrol desen oda var tarım tekstil ama gelelimki biz bunları hep satıyoruz neden giyim adanada ama biz amerikaya onlarda bize tekrar satıyo bu bir ticaret gibimi gözüküyo bor madenleri biz amerikaya satıyoruz ama fiyatı onlar belirliyor ve bizdenaldığı madeni stokluyor kendi madenini satıyor suyumuzu bile satıyoruz türkiye nin yarısı suyla kaplı olduğu halde ama gelelimki hala ımf ye olanborcumuzu kapatamıyoruz oda yetmiyor seka kağıt fabrikalarını tüpraş şı onun gibi bir çok kamu malını satıyoruz bunun kar sağlaması gerekirken başımızdakiler öyle diyor ama biz çöküyoruz satılan her işyerinde yüzlerce işçi çıkartılıyor ve o işçilerinbakmakla yükümlü olduğu bir ailelerini var sayarsak bir okadarda aile aç dolasıyor ve hala ekonomimiz çok iyiymiş ozaman ben bosuma ekonomi okumusum sen sana üretim yapan çiftçini annenide al git diyip kovarsan bu ekonomi tavana vurur ama cebini dolduran hep baştakiler olur benim emekçi çiftçim yine aç kalır bişey yapmalı.
yoklukla kurulan bir ülkeyi varlıklarını satıyoruz türkiye dünyanın en verimli ülkelerinden birisi borun en iyisi bizde petrol desen oda var tarım tekstil ama gelelimki biz bunları hep satıyoruz neden giyim adanada ama biz amerikaya onlarda bize tekrar satıyo bu bir ticaret gibimi gözüküyo bor madenleri biz amerikaya satıyoruz ama fiyatı onlar belirliyor ve bizdenaldığı madeni stokluyor kendi madenini satıyor suyumuzu bile satıyoruz türkiye nin yarısı suyla kaplı olduğu halde ama gelelimki hala ımf ye olanborcumuzu kapatamıyoruz oda yetmiyor seka kağıt fabrikalarını tüpraş şı onun gibi bir çok kamu malını satıyoruz bunun kar sağlaması gerekirken başımızdakiler öyle diyor ama biz çöküyoruz satılan her işyerinde yüzlerce işçi çıkartılıyor ve o işçilerinbakmakla yükümlü olduğu bir ailelerini var sayarsak bir okadarda aile aç dolasıyor ve hala ekonomimiz çok iyiymiş ozaman ben bosuma ekonomi okumusum sen sana üretim yapan çiftçini annenide al git diyip kovarsan bu ekonomi tavana vurur ama cebini dolduran hep baştakiler olur benim emekçi çiftçim yine aç kalır bişey yapmalı.
sonuna kadar katılıyorum sana emekçi kardeşim...
ama konumuz türbannn:bitmisbu:
türban laik ve demokratik türkenin fazlalığıdır neden çağdas bir ülkede şeriat rejiminin simgesi olan türban takılıyo ohalde kılık kıyafet devrimi bosunamı oldu bence hiç takılmamalı
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=8626&highlight=%FEeytan
bi bez parçası yüzünden ettiğiniz kavgalara bak. amma insan sevgisi dolusunuz gerçekten. tek kelimeyle hayran kaldım. şeriatta kalan hakikati reddeder. hakikatte insan iradesi ve seçimidir. varmı daha üstün hak ve hakikat.
türban yasağını savunanlar kendilerine dikkat etsinler yargıladıkları şeriatçilerden pek farkları yok. yargılar hakikati bastırdımı demek ki daha özü sözü bir İnsan olamamışız demektir.
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=8626&highlight=%FEeytan
bi bez parçası yüzünden ettiğiniz kavgalara bak. amma insan sevgisi dolusunuz gerçekten. tek kelimeyle hayran kaldım. şeriatta kalan hakikati reddeder. hakikatte insan iradesi ve seçimidir. varmı daha üstün hak ve hakikat.
türban yasağını savunanlar kendilerine dikkat etsinler yargıladıkları şeriatçilerden pek farkları yok. yargılar hakikati bastırdımı demek ki daha özü sözü bir İnsan olamamışız demektir.
müttaki bas bas bağırıyorum..
türbanla başörtüsü aynı şey değildir diye!
neden ve niye kimin inancına karışalım?..
bir bez parçası mevzusu değil olay..
siyasi bir olay artık.
müttaki bas bas bağırıyorum..
türbanla başörtüsü aynı şey değildir diye!
neden ve niye kimin inancına karışalım?..
bir bez parçası mevzusu değil olay..
siyasi bir olay artık.
:olmadi anlasana artık siyaset hakikati yok sayıyorsa burada yobazlık vardır. önyargı ve cehalet vardır. yahudiler şeriatçiydi bir nevi siyasetçi, İsa hakikati getirdi. şeriatçiler anlamadı tabi. engellemeye çalıştılar.
herkes siyasi diye düşünüpte başkasının hakkını gasp ediyorsa emevi döneminde, abbasi döneminde 12 imamlara yapılan baskıda haklı olarak algılanabilir. önce ne nedir ne değildir anla ondan sonra yorum yap. yargını değil fikrini anlat bana. :buyukgoz:
:olmadi anlasana artık siyaset hakikati yok sayıyorsa burada yobazlık vardır. önyargı ve cehalet vardır. yahudiler şeriatçiydi bir nevi siyasetçi, İsa hakikati getirdi. şeriatçiler anlamadı tabi. engellemeye çalıştılar.
herkes siyasi diye düşünüpte başkasının hakkını gasp ediyorsa emevi döneminde, abbasi döneminde 12 imamlara yapılan baskıda haklı olarak algılanabilir. önce ne nedir ne değildir anla ondan sonra yorum yap. yargını değil fikrini anlat bana. :buyukgoz:
yaa şimdi fikrim şu..:kapaligöz
başörtüsüne kesinlikle karşı değilim..
benim babanem de başörtü takar mesela..ha babanem türban taksa ona da mı karşı olmıycam ?
hayır elbetteki olucam..ama babanemin siyasi bir imajı ya da hedefi yok..
ama türban takanlar hep siyasi emele hizmet ediyorlar..
ya bak bugün çok pis bi olay yaşadım!
dolmuştayız..okula gidiyoruz..
dolmuş tıklım tıklım..
bi bayan arkadaşımla ben ayaktayız..beyler oturmuş kurulmuş..
bi tane tğrbanlı genç kız bindi ve hepsi birden ayağa kalktı şerefsizlerin buyur otur diye!
ya bu nedemek ya?????
bu heriflerin bayana değil türbana saygısı var! demek..:olmadi
iğreniyorum artık iğreniyorum!
bu zihniyetlerden..
kadınları da kullanıyorlar..
yazık o gencecik kızlara yaa..
onlar da zannediyolar ki kendilerini önemsiyolar..
budur benim yaşadığım tecrübem ve fikrim..:uhhm:
üf aman bee!
manifesto 18.04.2006, 20:59 Okus bokus türban dan tavşan çıkarma operasyonu zor bir iş.
Türban ile baş örtüsü aynı değil öyleya biri başı örtüyor öbürü beli ne alakası var bunlaarın.
Biri seçimlerde seçim pusulasında olur ona parmak basarsın öbürü ise kafada sarılı durur öyleyaa
yaa şimdi fikrim şu..:kapaligöz
başörtüsüne kesinlikle karşı değilim..
benim babanem de başörtü takar mesela..ha babanem türban taksa ona da mı karşı olmıycam ?
hayır elbetteki olucam..ama babanemin siyasi bir imajı ya da hedefi yok..
ama türban takanlar hep siyasi emele hizmet ediyorlar..
ya bak bugün çok pis bi olay yaşadım!
dolmuştayız..okula gidiyoruz..
dolmuş tıklım tıklım..
bi bayan arkadaşımla ben ayaktayız..beyler oturmuş kurulmuş..
bi tane tğrbanlı genç kız bindi ve hepsi birden ayağa kalktı şerefsizlerin buyur otur diye!
ya bu nedemek ya?????
bu heriflerin bayana değil türbana saygısı var! demek..:olmadi
iğreniyorum artık iğreniyorum!
bu zihniyetlerden..
kadınları da kullanıyorlar..
yazık o gencecik kızlara yaa..
onlar da zannediyolar ki kendilerini önemsiyolar..
budur benim yaşadığım tecrübem ve fikrim..:uhhm:
üf aman bee!
İnsanların neye değer verdiği seni bağlamaz. kıskandınmı :yamukgul: bu onların en doğal HAKKI. hakkı ismindeki bi çocuk değil bu HAK. ADALET. seçim onları bağlar seni değil. saygı duymaktan başka yapabileceğin bişey yok.
çarşafa girende kendi seçimiyle girmiş. bana zarar vermediği müddetçe isterse çuvalla gezsin banane.
bez=türban,başörtüsü,çarşaf,kazak,bluz,etek,pantol on, = örtü
isim ne fark eder. önemli olan MANASI. hakikatda budur. MANA. gerisi ise boş. hepsinde mana var. başörtüsü manalıda, türban manasızmı.
HAK=İRADE=ÖZGÜRLÜK=DEMOKRASİ naraları atanlar bakıyorum yobaz olmuşlar. menfaat işte. herkes işine gelene DEMOKRAT :pisman
manifesto 18.04.2006, 21:02 bi tane tğrbanlı genç kız bindi ve hepsi birden ayağa kalktı şerefsizlerin buyur otur diye!
ya bu nedemek ya?????
Türbanlı kız güzelmiydi:) ne yapalım şimdi erkekler size yer vermedi diye o türbanlı kızı yakalım mı? Komik ya yer vermemişlermişmiş.
Türbana saygı elbette olur o bir kimlikdir ona saygı duyulur hepsi bu.
Türbanlı kadınlar adına konuşmayın isterseniz onlar gereken yerlerde kendi adlarına konuşabiliyorlar henüz ağızları özgür
bana o heriflerin bana neden yer vermediğini açıklaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa? :olmadi
bana o heriflerin bana neden yer vermediğini açıklaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa? :olmadi
kesin çirkinsindir :yamukgul:
Türbanlı kız güzelmiydi:) ne yapalım şimdi erkekler size yer vermedi diye o türbanlı kızı yakalım mı? Komik ya yer vermemişlermişmiş.
Türbana saygı elbette olur o bir kimlikdir ona saygı duyulur hepsi bu.
Türbanlı kadınlar adına konuşmayın isterseniz onlar gereken yerlerde kendi adlarına konuşabiliyorlar henüz ağızları özgür
onların başları değil beyinleri örtülü ne yazık ki..
merak etme manifesto dilleri de hürriyetten mahrum kalacak..
ayrıca benim onları koruduğum falan yok..
yazık harbiden yazık..
manifesto 18.04.2006, 21:06 :) Zor soru kim açıklayabilir ki.
Keşke onun yolunu çevirip ona sorsaydınız.
Bu bir sahiplenmedir.....Mazlumun yanında olma.
Herkez onların mağduriyetinin farkında.
Ben bu bahsettiğiniz hadiseyi birçok kez yaşadım isterseniz size neden yer vermediler sorusunu kendinize sorun.
kesin çirkinsindir :yamukgul:
seni varyaaaaa!
öldürürm öldürürüm!:sarkazm :olmadi :olmadi :olmadi
sorun çirkinlik güzellik değil du ben de yarın kağanıyım da gör.. nasıl yer veriyolar!
seni varyaaaaa!
öldürürm öldürürüm!:sarkazm :olmadi :olmadi :olmadi
sorun çirkinlik güzellik değil du ben de yarın kağanıyım da gör.. nasıl yer veriyolar!
üzülme kıs seni beğenen biri de çıkar elbet ehehehehhhh :yamukgul: yer verir bi delikanlıda rahatlarsın emiii :)
üzülme kıs seni beğenen biri de çıkar elbet ehehehehhhh :yamukgul: yer verir bi delikanlıda rahatlarsın emiii :)
aman ben de zaten biri bana yer verse diye ölüyodum!:sas :garibbak:
agam sorun o değil yaa..
ya bi git ya! tırı vırı tırı vırı:uhhm:
harem kurmazsam..
aman ben de zaten biri bana yer verse diye ölüyodum!:sas :garibbak:
agam sorun o değil yaa..
ya bi git ya! tırı vırı tırı vırı:uhhm:
harem kurmazsam..
bi tane buldun da harem kaldı hehehehhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
daha çok ararsın. sen uğraş müslolarla. bide sen bi müsloya aşık ol o zaman göreyim seni :p :p :p
bi tane buldun da harem kaldı hehehehhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
daha çok ararsın. sen uğraş müslolarla. bide sen bi müsloya aşık ol o zaman göreyim seni :p :p :p
tutmayın beniiiii Allllaaaahhh beeee yedim uleyyynnn seniiiii!:36_1_29: :21: :36_5_8:
lem oğlum görcen sen ben bi müslo bulup daaa onun sülalesinin türbanını çıkarttırmazsammm!:sarkazm
aman beee!
hayret bişe!
adamı dinden imandan edersiniz haaa:yamukgul:
tutmayın beniiiii Allllaaaahhh beeee yedim uleyyynnn seniiiii!:36_1_29: :21: :36_5_8:
lem oğlum görcen sen ben bi müslo bulup daaa onun sülalesinin türbanını çıkarttırmazsammm!:sarkazm
aman beee!
hayret bişe!
adamı dinden imandan edersiniz haaa:yamukgul:
bide sana türban takmıyolarmı. bu kadın kısmı ne derse gider tersi başına gelir :yamukgul: :yamukgul: :yamukgul:
bide sana türban takmıyolarmı. bu kadın kısmı ne derse gider tersi başına gelir :yamukgul: :yamukgul: :yamukgul:
:41: evet evettt türban takcam hı hı..
:41: evet evettt türban takcam hı hı..
çirkinliğini mi örtücen :11:
çarşaf giy anca kapatırsın :)
çirkinliğini mi örtücen :11:
çarşaf giy anca kapatırsın :)
müttaki sen bi gün benim elimde kalcan yemin ederim!!!!!!!!!!!!:olmadi
müttaki sen bi gün benim elimde kalcan yemin ederim!!!!!!!!!!!!:olmadi
kızma kıs kıyamazsın bana baksana avatarıma bebek gibi çocuğumdur.
:) :) :) :) :) :) :) :)
kızma kıs kıyamazsın bana baksana avatarıma bebek gibi çocuğumdur.
:) :) :) :) :) :) :) :)
yeğeninin ve yağmırın hatrına bu seferlik affettim..:uhhm:
hadi gözüm görmesin seni hınzırr keretaaa:yamukgul:
yeğeninin ve yağmırın hatrına bu seferlik affettim..:uhhm:
hadi gözüm görmesin seni hınzırr keretaaa:yamukgul:
bu kıslar çok yalancı yaw :5: yeğenimle yağmurun hatrınaymış. :11:
Türbanlı kız güzelmiydi:) ne yapalım şimdi erkekler size yer vermedi diye o türbanlı kızı yakalım mı? Komik ya yer vermemişlermişmiş.
Türbana saygı elbette olur o bir kimlikdir ona saygı duyulur hepsi bu.
Türbanlı kadınlar adına konuşmayın isterseniz onlar gereken yerlerde kendi adlarına konuşabiliyorlar henüz ağızları özgür
Sevgili manifesto yemin ederim aynı olay başıma çok geldi.Peki hoş birşeymi bu.?? kabul ediyorsun yani açıklara yer vermeyin türbanlılara yer verin diye.İnanın sizi bu düşüncelerinizden dolayı kınıyorum.Türban kimlikmiş,saygı duyulacakmış ?? hayretsin valla PEKİİİ bunun inançla ne alakası kaldı o zaman bez parçasınamı saygı duyuyorsun ?? kelimeleri yanlış kullandın sanırım inançlara demen gerekirdi.
Şimdi düşün başı açık bir arkadaşın,akraban,eşin.dostun ,kardeşin her neyse otobüstesiniz tıklım tıklım dolu yanınızdadi bayan çok rahatsız bu durumdan her tarafı erkek elleri kolları değiyor muhtemelen yanlışlıkla veya bilerek .Sizlerde ayaktasanız. bakıyorsunuz yaşça sizlerden küçük türbanlı bir bayana yer veriliyor ama sizin yanınızdaki bayana verilmiyor hoş birşey değilmi ??? Şöyle bir beyninizden geçirin ve düşünün... vicdanınıza bırakıyorum
************************************************** ********************
Ya izem kardeş burasıda hareme dönmüş yine helal valla yapmışın ine yapacağinı hahah
Sevgili manifesto yemin ederim aynı olay başıma çok geldi.Peki hoş birşeymi bu.?? kabul ediyorsun yani açıklara yer vermeyin türbanlılara yer verin diye.İnanın sizi bu düşüncelerinizden dolayı kınıyorum.Türban kimlikmiş,saygı duyulacakmış ?? hayretsin valla PEKİİİ bunun inançla ne alakası kaldı o zaman bez parçasınamı saygı duyuyorsun ?? kelimeleri yanlış kullandın sanırım inançlara demen gerekirdi.
Şimdi düşün başı açık bir arkadaşın,akraban,eşin.dostun ,kardeşin her neyse otobüstesiniz tıklım tıklım dolu yanınızdadi bayan çok rahatsız bu durumdan her tarafı erkek elleri kolları değiyor muhtemelen yanlışlıkla veya bilerek .Sizlerde ayaktasanız. bakıyorsunuz yaşça sizlerden küçük türbanlı bir bayana yer veriliyor ama sizin yanınızdaki bayana verilmiyor hoş birşey değilmi ??? Şöyle bir beyninizden geçirin ve düşünün... vicdanınıza bırakıyorum
bayanın halinden bayan anlıyor ben daha ne diyeyim ki..:uhhm: :yapmabe
saol ablacım..
sorun burdaya zaten, bakın hastanelerde temizlikçilerin başında örtü olabilir, hademelerin başında örtü olabilir, bir köylü kadının örtüsü olabilir ama okumuş, tahsilini yapmış, doktor olmuş, hakim olmuş bir bayanın örtüsü olamaz!!! yasakcıların mantığı bu.
mesele başörtülü birinin, bir köylünün devlet dairesine girip çıkması değil, o başörtüsüyle orda çalışabilmesi , orda memur olarak, müdür olarak görev yapabilmesi meselesidir.
ayrıca burada bir fikir alışverişinde bulunuyoruz, mağlup olmak, galip gelmek gibi şeyler olmaz.
selamlariyide sorun burda işte devletin dini olmaz, sana bunu defalarca yazdım DEVLETİN DİNİ OLMAZ, devlet tüm inanclara ortak bakmalıdır, bu sebeple devlet dairelerinde görev yapanlar herhangi bir inancı temsil eden dini kisve simge her ne ise giyemezler takamazlar, bunun adı laikliktir dogrusuda budur
yelizim76 18.04.2006, 23:02 erbakan doneminle sahit oldugum bir olaydir. 60 Kusur yasinda bir teyze minubuste ayakta,ama on koltuklardan birinde oturan delikanli 16-17 yaslarinda turbanli bir genckiza yer verdi, kizda bu 60lik teyzenin arkasindadikiliyordu üstelik. yasli kadinsadece delikanliya ve oturan kiza bakip gulumsedi. Bu teyzenin tek sucu basinin kapali olmamasi, saclarinin ve tirnaklarinin yasama sikica sarildigina isaret bakimli olmasiydi.
klasik olacak belki ama egitim sart gercektende
sonradan kardesimin bir arkadasi (babasi camide imamdir) genclikte cok cahillik yaptigini, ve ne kadar pisman oldugunu anlatti, cunku yukaridaki olayi kendiside yapmisti. EGİTIM SART
manifesto 18.04.2006, 23:18 Bakınız Sn.Berfin ben pirensib olarak kendimden büyük ayakda seyehat etmesi bana göre uygun olmayan kimselere yer veririm.Bu kişisel bir karardır.
Yani bir genç ve türbanlı bir teyze şimdi genç ona yer vermiyor ise bu onun türbanından dolayı diyebilirmiyiz.Bu insanımızın büyüğüne saygı hanımlara birazdaha toleranslı olamayışlarından.
Yani meseleyi kendi alanında değerlendirmek gerekir.Yani size yer vermeyen herkezi bu çerçevede ele alamazsınız.
Türbanlı yada türbansız bu sorun herkezin yani türbanlı geç kız yer vermemiş ise hata etmiş kendi annesi babasıda birgün bu vaziyette seyehat edebilir.
Onun için Yanlış siyasi mesajlara yol açmamak için büyüklerimize yer verelim:)
Bu ifadeyi ise anlayamadığımı ifade edeyim
saclarinin ve tirnaklarinin yasama sikica sarildigina isaret bakimli olmasiydi
Bakınız Sn.Manifesto siz beni anlamamışsınız .Diyorumki özellikle kapalı olan bayanlara yer veriyorlar küçük büyük demeden.ben açığım diye erkeklerin içinde itiş kakış gitmek zorundamıyım.Onların namusuna birşey olmasın açıklarınkine olsun niye ?? onlar türbanlı türbana saygı vardır...! haydaa resmen bu çıkıyor başka açıklaması yok arkadaşım.
Ayrıca sizden büyük küçük açık kapalı yaşı genç hiç önemli değil tüm bayanlara yer vermeniz gerekiyor.birgün lütfen benimle yola çıkın şöyle itiş kakış bir otobüse binelim görün manzaraları.
Ben hiçbir zaman siyasi mesaj içeren söylemlerde bulunmadım bunu ayrıca belirtmek isterim , Saygılar
saclarinin ve tirnaklarinin yasama sikica sarildigina isaret bakimli olmasiydi
Bunu ben söylemedim ama açıklayayım: Bu bayan hem açık hemde yetmezmiş gibi saçını ,başını tırnaklarını boyamış .ne kötüüüü dimi ? :))
Bakınız Sn.Berfin ben pirensib olarak kendimden büyük ayakda seyehat etmesi bana göre uygun olmayan kimselere yer veririm.Bu kişisel bir karardır.
Yani bir genç ve türbanlı bir teyze şimdi genç ona yer vermiyor ise bu onun türbanından dolayı diyebilirmiyiz.Bu insanımızın büyüğüne saygı hanımlara birazdaha toleranslı olamayışlarından.
Yani meseleyi kendi alanında değerlendirmek gerekir.Yani size yer vermeyen herkezi bu çerçevede ele alamazsınız.
Türbanlı yada türbansız bu sorun herkezin yani türbanlı geç kız yer vermemiş ise hata etmiş kendi annesi babasıda birgün bu vaziyette seyehat edebilir.
Onun için Yanlış siyasi mesajlara yol açmamak için büyüklerimize yer verelim:)
Bu ifadeyi ise anlayamadığımı ifade edeyim
Sayin Manifesto, burda bütun sunni kesmi katmak istemiyorum ama avrupada bile Berfin hanimin yazdigi sekil düsunen çok. biz spor yapardik okulla turbanli arkadaslar yapmazdi onlar namuslu oluyor biz namussuz neden karisik spor yaptigimiz icin...Neyazikki sizlerin çogu namusunuzu bir bez parçasina baglamisiniz.... bu çok üzucu bence...
saygilar
ezo
manifesto 18.04.2006, 23:39 Neyazzikki sizlerin çogu namusunuzu bir bez parçasina baglamisiniz
O bez parçası diye alaya aldığınız kusura bakmayın ama birtakım hassasiyetlerin nişanesidir.Bir er ile albayı farklı kılan omuzlarında ki apoletleridir.
Yani türban takmayı yazın sıcağın ortasında göze alan kimse birtakım ahlaki hassasiyetleri daha fazla taşıyor olabilir diyebiliriz.Bunu kesin böyledir diyemeyiz.Yani türban takmayanlar ahlaksız olmadığı gibi türbanlılarada üstün ahlaklı kimseler muamelesi yapamayız.
Bu problemler sizin vicdanınızda hissettiğiniz hesaplaşmalar ile ilgili.
Yani kendi yargılarınızı ve sonuçlarınızı doğrudur kabul edemezsiniz. Öznel bir durum türbanlı ahlaksızlık yapabileceği gibi türbansız da son derece ahlak konusunda hassas olabilir.Ama bez parçası muameleside yapılmaz
Unutmayın vücudumuzuda bez parçaları ile örtüyoruz.Kimse çıplak dolaşmıyor.
O bez parçası diye alaya aldığınız kusura bakmayın ama birtakım hassasiyetlerin nişanesidir.Bir er ile albayı farklı kılan omuzlarında ki apoletleridir.
Yani türban takmayı yazın sıcağın ortasında göze alan kimse birtakım ahlaki hassasiyetleri daha fazla taşıyor olabilir diyebiliriz.Bunu kesin böyledir diyemeyiz.Yani türban takmayanlar ahlaksız olmadığı gibi türbanlılarada üstün ahlaklı kimseler muamelesi yapamayız.
Bu problemler sizin vicdanınızda hissettiğiniz hesaplaşmalar ile ilgili.
Yani kendi yargılarınızı ve sonuçlarınızı doğrudur kabul edemezsiniz. Öznel bir durum türbanlı ahlaksızlık yapabileceği gibi türbansız da son derece ahlak konusunda hassas olabilir.Ama bez parçası muameleside yapılmaz
Unutmayın vücudumuzuda bez parçaları ile örtüyoruz.Kimse çıplak dolaşmıyor.
Ben alaya almiyorum... benim gözumde öyledir kusurabakmayin sizleri anlamaya çalisiyorum ama anliyamiyorum üzgunum.... Bir insan bana göre çarsafsizda kapana bilir ... Sizide bir bez parçasi örtuyor ama siz kara çarsaf giymiyorsunuz sayin Manifesto burda bir esitsizlik yokmu?
saygilar
O bez parçası diye alaya aldığınız kusura bakmayın ama birtakım hassasiyetlerin nişanesidir.Bir er ile albayı farklı kılan omuzlarında ki apoletleridir.
Yani türban takmayı yazın sıcağın ortasında göze alan kimse birtakım ahlaki hassasiyetleri daha fazla taşıyor olabilir diyebiliriz.Bunu kesin böyledir diyemeyiz.Yani türban takmayanlar ahlaksız olmadığı gibi türbanlılarada üstün ahlaklı kimseler muamelesi yapamayız.
Bu problemler sizin vicdanınızda hissettiğiniz hesaplaşmalar ile ilgili.
Yani kendi yargılarınızı ve sonuçlarınızı doğrudur kabul edemezsiniz. Öznel bir durum türbanlı ahlaksızlık yapabileceği gibi türbansız da son derece ahlak konusunda hassas olabilir.Ama bez parçası muameleside yapılmaz
Unutmayın vücudumuzuda bez parçaları ile örtüyoruz.Kimse çıplak dolaşmıyor.
Sn. Manifesto kırmızı ile belirttiğim söylemlerinizi hiç gerçekçi bulmadım.Bence sizde bulmamışınız ki teredütte kalmışsınız " Kapanan kesim birtakım hassasiyetleri daha fazla taşıyor olabilir.( İşte Bence bu sizin gerçek fikriniz) Bunu kesin böyledir diyemeyiz (işte çelişkili cevabınızın son noktası gaf yapmamak adına kıvırıyorsunuz)
"Türbansızda son derece ahlak konusunda hassas olabilir " Ha şunu bileydin.
Ben hiçbirzaman açığa kapalıya ayrı gözle bakmadım ama sizi tenzih ederek söylüyorum bu tür sabit fikirli yobaz insanların tepkilerinden,davranışlarından dolayı artık antipati duyar hale geldim
Ben alaya almiyorum... benim gözumde öyledir kusurabakmayin sizleri anlamaya çalisiyorum ama anliyamiyorum üzgunum.... Bir insan bana göre çarsafsizda kapana bilir ... Sizide bir bez parçasi örtuyor ama siz kara çarsaf giymiyorsunuz sayin Manifesto burda bir esitsizlik yokmu?
saygilar
o zaman tüm insanlar soyunsun neden giyiniyoruz ezo :sarkazm
eşitsizlik yokmu. biri giyinik diğeri soyunuk. hepsi aynı olsun tektip=Laik zihin yapısı. farklılıklara tahammülü olmayan.
herkesin üstünde bir bez var. herkes kendisini tamamlayan bezi kafasına takar. bu takandan başkasını bağlamaz.
manifesto 18.04.2006, 23:59 Ben alaya almiyorum... benim gözumde öyledir kusurabakmayin sizleri anlamaya çalisiyorum ama anliyamiyorum üzgunum.... Bir insan bana göre çarsafsizda kapana bilir ... Sizide bir bez parçasi örtuyor ama siz kara çarsaf giymiyorsunuz sayin Manifesto burda bir esitsizlik yokmu?
Sorun nedir biliyormusunuz gerçekde empati yapmak isteyip istememe meselesidir.Aslında anlamaya çalışıyorum diyipde ona kendini anlatma telaşıdır.
Bir kimse çuvalın içine de girse tesettür olmuş olmaz elbise bir örtüdür kişiyi dış dünyaya karşı muhafaza eder onun için ilk insanlardan bugünümüze kadar insan örtünme gereksinimi duymuştur.Hayvanlarda böyle bir gereksinim olmaz, bu durum sadece insana has bieşeydir.
Sorun şurada doğuyor ben islamda örtünme emrinin olduğuna inanmadığım için kendimde örtünme ihtiyacım olmuyor, ayrıca modern zamanlarda kadına bu haksızlık.Ama bazı insanlar da dinlerinin kendilerine örtünmeyi emrettiğine inanır onlarda aile gelenek ve coğrafyalarına bağlı olarak bu emri yerine getirirler.
Bunun hikmeti faydası sorgulanması sonraki bir işdir.Tesettürün faydalarının olduğu kadar belki zararlarıda olabilir.Ama bir insan kafasını bağlamak istiyor ise bağlar bunu kimse sorgulayamaz.
:) Yani aynı mesele etrafındaki bu yorumları toplasak bir kitap bile yazılabilir ama herkez kendi tarafına yontuyor.
Benim öz kız kardeşim türbansız yani tesettürsüz,bu onun ahlaksızlığına delalet değil ben ona ahlaksız muameleside yapmıyorum onun adına üzülüyorum ama hepsi bu çocuk değil o.Ama yengem türbanlı yani bir sorun yok zaten.
Özgürlükler hepsi bu
o zaman tüm insanlar soyunsun neden giyiniyoruz ezo :sarkazm
eşitsizlik yokmu. biri giyinik diğeri soyunuk. hepsi aynı olsun tektip=Laik zihin yapısı. farklılıklara tahammülü olmayan.
herkesin üstünde bir bez var. herkes kendisini tamamlayan bezi kafasına takar. bu takandan başkasını bağlamaz.
Sevgili Muttaki bunu bana degil sayin Manifestoya yazsaydin o busekil yazdi bende ona cevap yazdim... yine isine geldigini göruyorsunuz....
bu yoruma yorum yaptim
Unutmayın vücudumuzuda bez parçaları ile örtüyoruz.Kimse çıplak dolaşmıyor.
Sevgili Muttaki bunu bana degil sayin Manifestoya yazsaydin o busekil yazdi bende ona cevap yazdim... yine isine geldigini göruyorsunuz....
bu yoruma yorum yaptim
o zaman değiştirim demek istediğimi
tektip anlayış mı olması lazım illa,
ben o spor eğitimine katılmayanları savunmuyorumda haklarını savunuyorum. bir İnsan diğerine müdahalede bulunmadıkça dilediği ANlayışa sahip olabilmeli.
spora katılanlar katılmayanlara saygı duymalı
spora katılmayanlarda spora katılanlara saygı duymalı
eğer duymuyorsa o kendisinin saygısızlığı, karşı tarafın değil. dediğim gibi ANlayışa saygı.
Sorun nedir biliyormusunuz gerçekde empati yapmak isteyip istememe meselesidir.Aslında anlamaya çalışıyorum diyipde ona kendini anlatma telaşıdır.
Kendini anlatma telasimidir cidden sizleri anlamak sizlere bir seyler anlatmak çok zor bir donmus bir kalip gibisiniz sadece karsilik ver çabasniz var yanlis yada dogru anlamak yada anlamak bunun bir ónemi yok kendi düsunceniz dogrulugunu savunmak saga sola bakma yok...Allah insan olana demeki akil ve mantik vermis..
saygilar
ezo
o zaman değiştirim demek istediğimi
tektip anlayış mı olması lazım illa,
ben o spor eğitimine katılmayanları savunmuyorumda haklarını savunuyorum. bir İnsan diğerine müdahalede bulunmadıkça dilediği ANlayışa sahip olabilmeli.
spora katılanlar katılmayanlara saygı duymalı
spora katılmayanlarda spora katılanlara saygı duymalı
eğer duymuyorsa o kendisinin saygısızlığı, karşı tarafın değil. dediğim gibi ANlayışa saygı.
Git Muttaki isine yazilani okumuyorsun kimin ne yazdigini bakmiyorsun... konun basligina yorum yapiyorsun....
saygilar
ezo
Kendini anlatma telasimidir cidden sizleri anlamak sizlere bir seyler anlatmak çok zor bir donmus bir kalip gibisiniz sadece karsilik ver çabasniz var yanlis yada dogru anlamak yada anlamak bunun bir ónemi yok kendi düsunceniz dogrulugunu savunmak saga sola bakma yok...Allah insan olana demeki akil ve mantik vermis..
saygilar
ezo
:yamukgul: aynen bu yazıyı sana gönderiyorum ezo. sanki kendi anlayışına hitaben yazmışsın. yargılanan yargılanır. :kapaligöz
:yamukgul: aynen bu yazıyı sana gönderiyorum ezo. sanki kendi anlayışına hitaben yazmışsın. yargılanan yargılanır. :kapaligöz
Senmi yargiliyorsun ya..... sen savdugun arkadasiyin yazdiklarini biraz dikkatle oku...
manifesto 19.04.2006, 00:19 Sn.Ezo Hollanda da yaşıyorsunuz, oranın havası türkiyeden farklıdır.
Orada homseksüel evlilikleri dahi yadırgayanlara gerici gözüyle bakarlar İslamcı fanatik gözüyle bakarlar.Yani bunun bir ahlaksızlık olduğunu anlatsanız sizi anlamazlar dar düşünceli kimse muamelesi yaparlar olduğu gibi kabul etmek meselesi işte varsın hollandalılar öyle yapsın der geçeriz ....
Bilmiyorum siz hangi düşüncedesiniz ama yargılar kişilere ve toplumlara ve kültürlere göre çok değişir.
İslam kültürü islam ahlakı islam toplumu örf ve nasları çok farklıdır.
redyellow 19.04.2006, 08:55 şeriat rejiminin simgesi olan türban
seni alkışlıyorum arkadaşım, gerçekten nefis bir tespit, ŞERİAT REJİMİNİN SİMGESİ OLAN TÜRBAN...
Asla ve asla İSLAMİ olmayan TÜRBAN şimdide ŞERİATIN SİMGESİ OLDU haaaa....
hay aklınla bir yaşa emi!!!!
:hmmm:hmmm
not: sadece ufak bir bilgi olsun diye aktarıyoru, TÜRBAN kelimesini ilk kez ortaya atan, ülke gündemine sokan Yök Eski Başkanı İhsan DOĞRAMACININ vatangazetesindeki röportajından:
"Modern türbana izin verilebilir'
http://www.vatanim.com.tr/pics/yazarlar/117.jpg• Siz 1984'te gerilimi azaltmak için türbanın değişik şekillerine izin verilmesini isteyen bir çıkış yaptınız. Hatta Vakko'dan öneriler aldınız. O gün önerdiğiniz türbanla bugün tartışılan aynı mıydı?
**Türban sarık anlamına geliyor. Sımsıkı sarılır. Ama Avrupa'daki kataloglara bakınca şapka tipi türbanlar da görüyorsunuz. Saçın önü açık, arkası kapalı. Sıkma baş değil yani. Ben bari o tip çağdaş bir türban takılsın dedim"
www.vatanim.com.tr
Neymiş: SAÇIN ÖNÜ AÇIK, ARKASI KAPALI!
Yani asla İSLAMİ olmayan, çünkü İslami tesettürde saçın bir kısmının açık olmasıyla tamamının açık olması arasında hiç bir fark yoktur. tesettür saçın-boynun tamamının örtülmesi demektir.
redyellow 19.04.2006, 09:02 erbakan doneminle sahit oldugum bir olaydir. 60 Kusur yasinda bir teyze minubuste ayakta,ama on koltuklardan birinde oturan delikanli 16-17 yaslarinda turbanli bir genckiza yer verdi, kizda bu 60lik teyzenin arkasindadikiliyordu üstelik. yasli kadinsadece delikanliya ve oturan kiza bakip gulumsedi. Bu teyzenin tek sucu basinin kapali olmamasi, saclarinin ve tirnaklarinin yasama sikica sarildigina isaret bakimli olmasiydi.
klasik olacak belki ama egitim sart gercektende
sonradan kardesimin bir arkadasi (babasi camide imamdir) genclikte cok cahillik yaptigini, ve ne kadar pisman oldugunu anlatti, cunku yukaridaki olayi kendiside yapmisti. EGİTIM SART
Allah...Allah... demek Erbakan döneminde olmuş bu olay ha... halbuki "arkadaşının camide imam olan babası" da gençliğinde böyle şeyler yaptığını anlatmış.
acaba o zamanda ERBAKAN dönemimiydiki:p
Yani bu işe bile, otobüsde yer verip yer vermeme konusuna bile siyaseti, Erbakanı sokuşturdun ya helal olsun:yaw
taylan34 19.04.2006, 11:12 ezo arkadaşım hollandada yaşadığı için olayın tam farkında değil, tamam özel yaşamında kimse kimsenin giyimine zaten karışmaz ama kamuda belli kurallar vardır vede onlara uymak zorundayız.ayrıca türban bayanları kısıtlayan erkeğin egemenliği altına alan bir sömürü aracıdır. düşünün plajda herkes güneşlenirken oturup bakarsın, bisiklete binemezsin vs bir sürü örnek verebiliriz.işin ikinci yanı bizim gibi demokrasi bilincinin tam yerleşmediği ülkelerde herkes bunu istediği gibi kullanır. geçenlerde boşbakan bir konuşmasında örtünmenin kuranda bir emir olduğunu söylüyor bu ne demek? bütün bayanların türban takması gerektiğini savunuyor adam işte bu bir dayatmadır. eğer bu gün bunu bir özgürlük veya insan hakkı diye bakarsak korkarım ezo kardeş 20 yıl sonra hollandadan türkiyeye gelirsen havaalanında türban takıp içeri girersin. arkadaşlar hiç bir şey sınırsız olamaz özgürlük ve demokrasininde sınırı vardır. hiç bir demokrasi kendini yokedecek bir sürece izin vermemeli
redyellow 19.04.2006, 12:09 geçenlerde boşbakan bir konuşmasında örtünmenin kuranda bir emir olduğunu söylüyor bu ne demek?
Başbakan söylese ne olur söylemese ne olur, şimdiye kadarki başbakanlar söylemedi diye Kur'an'ın emirleri yokmu sayıldı veya bundan sonraki başbakanlar söylemeyecek diye Kur'an'ın emri ortadan kalkacakmı?
Tesettür Allah'ın emridir.
Bu tartışılmaz bir emirdir. Siz uyarsınız veya uymazsınız. Ama uymak isteyenlere engel olamazsınız.
manifesto 19.04.2006, 12:10 ayrıca türban bayanları kısıtlayan erkeğin egemenliği altına alan bir sömürü aracıdır
Hariçden Gazel okuyorsunuz öyle görmek istiyorsunuz genleriniz size bu böyledir dedirtiyor dilinizle ve kalbinizlede tasdik ediyorsunuz ama size hoşunuza gitmeyecek bir anket sonucunu aktarayım MİLLİYET yaptırmıştır bu anketi ;
“Türban, laiklik karşıtlığının simgesi mi?” 70’i “HAYIR” diyor
Soruya “Evet, simgedir” cevabını verenlerin oranı ise, yüzde 19.2
Evet’ler, CHP seçmeni baz alındığında bile, çoğunlukta değil:
CHP’lilerin yüzde 42.4’ü türbanın simge olduğunu söylerken, yüzde 47.5’i de olmadığını savunuyor!
Araştırmada, kadınların yüzde 64.2’sinin başlarını örttüğü vurgulanırken, “Neden kapanıyorsunuz?” sorusuna karşılık, kadınların yüzde 63.4’ü “inançları gereği örtündüklerini” söylüyorlar.
(Bu oran üniversiteliler arasında yüzde 100)
soruya, kadınların yüzde 19.2’si “gelenek”, yüzde 13.3’ü de ‘alışkanlık’ cevabını verirken; sadece yüzde 4.1’inin aile ya da eşinin isteği ile kapandığı söylüyor
:) tablo ortada ama birileri hala kadınların sömürülmesi sloganı atacak öyleya genelevde et olarak pazarlanan kadınlarımız sömürülmüyor defilelerde vücudları erkeklere pazarlanan kadınlarımız sömürülmüyor ama başörtülü kadınlar sömürülüyor.
Güzelim Türkiyem....
kuranda bir emir olduğunu söylüyor bu ne demek?:) bunu yeni mi duydunuz
iyidost69 19.04.2006, 12:17 Başbakan söylese ne olur söylemese ne olur, şimdiye kadarki başbakanlar söylemedi diye Kur'an'ın emirleri yokmu sayıldı veya bundan sonraki başbakanlar söylemeyecek diye Kur'an'ın emri ortadan kalkacakmı?
Tesettür Allah'ın emridir.
Bu tartışılmaz bir emirdir. Siz uyarsınız veya uymazsınız. Ama uymak isteyenlere engel olamazsınız.
"Tesettür allahın değil, islamiyeti kendi kişisel siyasi ve ekonomik amaçları için kullanan kulların emridir."
kaç tane Allah var. Allahlaşmayın :uhhm:
Allahların savaşına çevirdiniz :garibbak:
manifesto 19.04.2006, 12:26 Sn.İyidost müslümanlar mezhebi geniş insanlar değildir
İslammın emri Allahın emri bu bizim alanımız alevilik adına siz konuşun ehli sünnet adına da biz konuşalım.
Tabi türbanı inkar için iyi bir zemin lazım:) Kur'anda yokdur de kurtul
Allah'ın emri değil de kurtul, eee peki ya emri ise hadi biz emri olmadan onu savunmuş olduk peki ya emri ise sen onu inkar ile hangi duruma düşüyorsun biliyormusun:)4805
redyellow 19.04.2006, 12:28 109-Kafirun Suresi:
Kâfirlerden söz ettiği için bu adı almıştır. Mâûn sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 6 (altı) âyettir.
1- De ki: Ey kâfirler
2- Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
3- Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
4- Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
5- Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
6- Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
redyellow 19.04.2006, 12:31 "Tesettür allahın değil, islamiyeti kendi kişisel siyasi ve ekonomik amaçları için kullanan kulların emridir."
"Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri.
Nur Süresi
31- Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz."
Biz böyle inanıyoruz ve böyle yaşamak istiyoruz.
Kimseyi de zorla inandırmak zorunda değiliz.
Saygı istiyoruz ve bekliyoruz.
canikocan 19.04.2006, 13:32 sorun burdaya zaten, bakın hastanelerde temizlikçilerin başında örtü olabilir, hademelerin başında örtü olabilir, bir köylü kadının örtüsü olabilir ama okumuş, tahsilini yapmış, doktor olmuş, hakim olmuş bir bayanın örtüsü olamaz!!! yasakcıların mantığı bu.
mesele başörtülü birinin, bir köylünün devlet dairesine girip çıkması değil, o başörtüsüyle orda çalışabilmesi , orda memur olarak, müdür olarak görev yapabilmesi meselesidir.
ayrıca burada bir fikir alışverişinde bulunuyoruz, mağlup olmak, galip gelmek gibi şeyler olmaz.
selamlar
ya tamam işte işine gelmiyorsa çareler düşün. türkiyede böyle. bunu da bizler oldukça kimse değiştiremez. gerek yasakçıyız. gerek engelleyiciyiz. ama bunların hiçbiri değiliz. siz öyle düşünün.
manifesto 19.04.2006, 13:35 İranın örtünmeyenler üzerinde kurduğu baskı ve yasaklar türkiyede örtülüler üzerinde.
Türkiyede çağdaş geçinen Humeyniler var.Ama tek eksikleri Sakal ve sarıkları düşünce ve zihniyet aynı fiiller ters.
redyellow 19.04.2006, 13:37 ya tamam işte işine gelmiyorsa çareler düşün. türkiyede böyle. bunu da bizler oldukça kimse değiştiremez. gerek yasakçıyız. gerek engelleyiciyiz. ama bunların hiçbiri değiliz. siz öyle düşünün.
"gerek yasakcıyız,
gerek engelleyiciyiz
ama bunların hiçbiri değiliz"
Kusura bakma ama hiç bir şey anlamadım.
canikocan 19.04.2006, 13:37 "Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri.
Nur Süresi
31- Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz."
Biz böyle inanıyoruz ve böyle yaşamak istiyoruz.
Kimseyi de zorla inandırmak zorunda değiliz.
Saygı istiyoruz ve bekliyoruz.
ya sn arkadaşım
herkes zaten kendi istediği gibi yaşamakta özgürdür. kimse kimseye özel hayatında, yaşantısında karışamaz. ve tabii kapanan da kapanabilir inanan inanabilir kimse kimseyi bu konularda sorgulayamaz. ama kamusal alan gibi bazı özel yerler dışında. kapalı bir insanımız eğer açılmayı düşünmüyorsa kamu dairesini seçmesin. seçiyorsa da açılmayı göze alsın. bu kadar..
canikocan 19.04.2006, 13:38 "gerek yasakcıyız,
gerek engelleyiciyiz
ama bunların hiçbiri değiliz"
Kusura bakma ama hiç bir şey anlamadım.
yani size göre öyle olabiliriz ama öyle değiliz demek istedim
iyidost69 19.04.2006, 13:39 Sevgili Müttaki, Manifesto ve Redyellow kardeşlerim.
İnanınki hepinize saygı duyuyorum ve hepinizi seviyorum.
Güzelim dinimizi parçalayanlar (yezit, muaviye ve ayşe gibi) dışındaki tüm alevileride sünnileride, gönlü ve kalbi temiz tüm insanarı da seviyorum.
Sevgili Redyellow'un "Biz böyle inanıyoruz diyor ve böyle yaşamak istiyoruz" temennisine kesinlikle katılıyorum. Biz de böyle inanıyoruz ve böyle yaşamak istiyoruz.
Ben islamiyetin sünnilik ve alevilik diye bölünmesine karşıyım. İslam islamdır. Ancak, bizi bölenler öyle bölmüşlerki, bunu ortadan kaldırmak mümkün değil.
Bizim islam anlayışımız ile sizinki tamamen farklı. Bizizm kuran yorumumuz ile siznki farklı. Biz kuran ın değiştirildiğini siz ise değiştirilmediğini düşünüyorsunuz. Bunları kabul edelim. Kısaca kimse daha islam, doğru islam, en doğru benim gibi ifade ve genellemelerde bulunmasın.
Her şey mahşer divanında ortaya çıkacak.
Onun için; birbirrimizi kırmadan, saygı, sevgi ve hoşgörü sınırları içerisinde kalmak kaydıyla tartışalım.
Hep farklılıklarımızı ön plana çıkarıyoruz.
Birazda benzerliklerimizi ön plana çıkaralım.
Hiç benzer yönümüz yok mu bizim??
Sevgiler,
Saygılar..
redyellow 19.04.2006, 13:43 ya sn arkadaşım
kapalı bir insanımız eğer açılmayı düşünmüyorsa kamu dairesini seçmesin. seçiyorsa da açılmayı göze alsın. bu kadar..
Kamu daireleri YASAKCILARIN babalarının malı ya...
Bu devletin, bu yurdun, bu ülkenin hepimizin ortak değeri olduğunu, kamusalalan denen şeyinde herkesin olduğunu unutmayalım.
kamusalalanda açık'ın ne kadar hakkı varda kapalınında en az o kadar hakkı vardır.
bu kadar.
canikocan 19.04.2006, 13:43 Türbanlı kız güzelmiydi:) ne yapalım şimdi erkekler size yer vermedi diye o türbanlı kızı yakalım mı? Komik ya yer vermemişlermişmiş.
Türbana saygı elbette olur o bir kimlikdir ona saygı duyulur hepsi bu.
Türbanlı kadınlar adına konuşmayın isterseniz onlar gereken yerlerde kendi adlarına konuşabiliyorlar henüz ağızları özgür
türbana saygı var ama insanlara saygı yok...türban kimliktir lafı garip geldi...
ne alaka yada ne anlamda kimliktir.
kişi hiçbir saygıyı haketmiyodur ama sırf türban taktı diye saygı gösterecez öyle mi
canikocan 19.04.2006, 13:45 Kamu daireleri YASAKCILARIN babalarının malı ya...
Bu devletin, bu yurdun, bu ülkenin hepimizin ortak değeri olduğunu, kamusalalan denen şeyinde herkesin olduğunu unutmayalım.
kamusalalanda açık'ın ne kadar hakkı varda kapalınında en az o kadar hakkı vardır.
bu kadar.
evet babamındı geçen tapu buldum çantada. sonra kendi üzerime yaptım tapuyu
manifesto 19.04.2006, 13:45 Şu Yezid ne bela insanmış:) dirisinden okadar çektik ölüsünden bile çekiyoruz.
Yasaklar biz onu tartışıyoruz yoksa yasağa kamusal kılıf bulma gayreti içerisinde değiliz.Elbette birbirimizi sevicez forum hayat değil.Bilgisayarı kapatıp dışarı çıkınca Türkiye manzarası hepimizin.
redyellow 19.04.2006, 13:48 evet babamındı geçen tapu buldum çantada. sonra kendi üzerime yaptım tapuyu
tapuyu aldığına göre ilerde belki de satarsın.
hayırlı olsun.
canikocan 19.04.2006, 13:49 Şu Yezid ne bela insanmış:) dirisinden okadar çektik ölüsünden bile çekiyoruz.
Yasaklar biz onu tartışıyoruz yoksa yasağa kamusal kılıf bulma gayreti içerisinde değiliz.Elbette birbirimizi sevicez forum hayat değil.Bilgisayarı kapatıp dışarı çıkınca Türkiye manzarası hepimizin.
şu yezzid kim anlayamadım. tabiki de sizi de seviyoruz, bütün insanları da(ama şunu ekleyim özür dilerim ama bi tek ırkçılardan nefret ediyorum)
yasağa kamusal kılıf yok yasak yasaktır.
canikocan 19.04.2006, 13:50 tapuyu aldığına göre ilerde belki de satarsın.
hayırlı olsun.
yok vallaha bırakmam kamusal alan benimdir benim kalacak. ama aramızda anlaşabiliriz...
manifesto 19.04.2006, 13:53 yasağa kamusal kılıf yok yasak yasaktır.
4807
4808(Yassssak!, kardeşim yökümün emri üstler iyi amma altlar nanay):)
redyellow 19.04.2006, 13:53 yok vallaha bırakmam kamusal alan benimdir benim kalacak. ama aramızda anlaşabiliriz...
yasağa kamusal kılıf yok yasak yasaktır.
yasahhhhh hemşerim diyenlerle nasıl anlaşabiliriz ki, mümkün değil anlaşamayız:p
canikocan 19.04.2006, 13:54 O bez parçası diye alaya aldığınız kusura bakmayın ama birtakım hassasiyetlerin nişanesidir.Bir er ile albayı farklı kılan omuzlarında ki apoletleridir.
Yani türban takmayı yazın sıcağın ortasında göze alan kimse birtakım ahlaki hassasiyetleri daha fazla taşıyor olabilir diyebiliriz.Bunu kesin böyledir diyemeyiz.Yani türban takmayanlar ahlaksız olmadığı gibi türbanlılarada üstün ahlaklı kimseler muamelesi yapamayız.
Bu problemler sizin vicdanınızda hissettiğiniz hesaplaşmalar ile ilgili.
Yani kendi yargılarınızı ve sonuçlarınızı doğrudur kabul edemezsiniz. Öznel bir durum türbanlı ahlaksızlık yapabileceği gibi türbansız da son derece ahlak konusunda hassas olabilir.Ama bez parçası muameleside yapılmaz
Unutmayın vücudumuzuda bez parçaları ile örtüyoruz.Kimse çıplak dolaşmıyor.
bu kara sözcükleri anlamsız bulduğumu belirteyim. ahlak olayının kesinlikle türbanla bikiniyle alaksı yok. insanın kalbindeki önemli
4807
4808(Yassssak!, kardeşim yökümün emri üstler iyi amma altlar nanay):)
önccelikle bu ne anlamlı olarak anlatablirmisin?
yasahhhhh hemşerim diyenlerle nasıl anlaşabiliriz ki, mümkün değil anlaşamayız:p
bazı değerlerden vazgeçmeyiz. ama herkesle de anlaşak kadar anlayışlıyızdır. hatta belki de senden de anlayışlı olabiliriz. ne dersin
redyellow 19.04.2006, 14:02 bazı değerlerden vazgeçmeyiz. ama herkesle de anlaşak kadar anlayışlıyızdır. hatta belki de senden de anlayışlı olabiliriz. ne dersin
bazı değerlerden nasıl vazgeçmeyeceğinizi söylüyorsanız aynı şekilde bizimde bazı değerlenden vazgeçmeyeceğimizi normal karşılamanız lazım.
nasıl ki sizin bazı değerlerden vazgeçmeme hakkınız varsa bizimde aynı şekilde bazı değerlerden vazgeçmeme hakkımızın olduğunu kabul edin.
benden daha anlayışlı olman için öncelikle bunu kabul etmen lazım.
canikocan 19.04.2006, 14:07 ya redyellow eğer şimdiye kadar saygısızlık yaptıysam özür dilerim
doğru tabi ki sizin de değerleriniz var ama anlatmaya çalıştığım şimdiye kadar böyle gelmiş böyle de gidecek gibi görünüyor.
sizin değerleriniz de var ve de doğal olarak olması gerek.
tekrar söyleyim şimdiye kadar kırdığım biri varsa çok özür dilerim saygılar
manifesto 19.04.2006, 14:14 :) İrandaki Yobazlar altlar iyi amma üstler nanay diyor üniversiteye sokmuyor
Türkiyede yobazlar olmaz yööökkümün emri giremezsin diyor.
Peruk satışları patlıyor yani hertürlü giriliyor aslında onlar yaptıkları ile kalıyor.
Yasakları hep beraber aşıcaz millet bu komik dalaşmalardan bıktı.
Levent Kırca parodisine döndü.
canikocan 19.04.2006, 14:19 yasaklar pek aşılabilecek cinsten gibi görünmüyor. zor olan yasakları aşmak.
dini birşeyle memur olmak niye. memur olan bir insan tarafsız olmalıdır. bilmiyorum ya ..
manifesto 19.04.2006, 14:22 dini birşeyle memur olmak niye
:) şimdi burada ilahiyat dersi vermeyelim.Bir kişi dinsizliğe memur olabileceği gibi bir dinede memur olabilir.Dinsiz memur olmak zorunda değil.
Yada memur kamuya girerken dinini dışarıda bırakıyor değil.
Sadece işini inandığı dine göre yapmaz mevcut hukuka yasalara göre yapar
Birileri kendini KUL olarak görüyor bundan doğal ne var.
İnsan olmak nedir ki başka
Alemin küfre göre hem başı hem sonu hiç
İki hiç arasında varlık olur mu ki hiç? NFK.
Kamu daireleri YASAKCILARIN babalarının malı ya...
Bu devletin, bu yurdun, bu ülkenin hepimizin ortak değeri olduğunu, kamusalalan denen şeyinde herkesin olduğunu unutmayalım.
kamusalalanda açık'ın ne kadar hakkı varda kapalınında en az o kadar hakkı vardır.
bu kadar.
Sn:redyellow..,
Hangi kamu alanından bahsediyorsunuz,hangi insanlık ahlakından bahsediyorsunuz,hangi haktan bahsediyorsunuz,KİM kimin hakkını yiyor bir baksanız acaba..?
Abd ve Ab nin desteklemsi sonucu çıkmış..İSLAM dinini alet ederek bir şeyler yapmaya çalışan guruhların hem islam dinini lekelemesi hem islamı lekelemesi hemde cumhuriyeti yıkma girişiminde olduklarını neden görenmiyorsunuz?
Önce abd ve Ab türbanı destekledilr.Sonra destekledikleri her şey onların ülkelerinde de FİLİZLENME gösterince neden KURAL koydular..neden engellediler..Niye halen Y A S A K oralarda..bunu bilmiyor musunuz ?
Karşı çıktılar bunu niye görmessiniz.
Sayın R.T.E ABD geziye gittiğinde acep neden bushun yanına gittiğinde "eşini" yanında götürmüyor,niye görmüyorsunuz bunları.Orda aynı sezerin dedikleri uygulanmıyor mu ,Oralarda acapa nasıl hareket ediyor sayın başbakan..!
Bir şey yapıyorsunuz Dini alet etmeyin bu işe..A Y I P T I R !
Kimse baş örtüsüne bir şey demiyor..Kimse kimsenin özgürlüğüne karışmıyor.Her yerde serbest değil mi ? Her şeyin bir kuralı var.Yarın sen TBMM takım elbise yerine, Sarıkla mı gireceksin..Osamnlı dönemini mi yaşaıyacaksın..KUSURA BAKMA kardeşim EMEVİ zihniyetine geçiş yok...
Patlasanızda,çatlasanızda,inlesenizde..şunu unutmayın.
Bundan TAVİZ yok....Cumhuriyetin ilkeleriden TAVİZ yok......
Taviz tavizi doğurur..bundan taviz veren yarın sakala,cüppeye,fese,Sarıada verir.Sonra arapülkeleri gibi yaşamaya mahkum olur.Buda benim özgürlüğümü kısıtlar.Ben buna izin vermem.Bunu anlayacaksınız,bir yere not edeceksiniz.Başka yolunuz yok..ELİNİZ MAHKUM...
Beğenmiyorsan...
Gdeceksin İranda,afganistanda,ırakta yaşayacaksın....
Bu kadar basit....
canikocan 19.04.2006, 14:26 bir memur nasıl ki mini etekle memuriyetini yapmamakla yükümlüyse ve de yasada o varsa kapalı olarak da yapamaz diye düşünüyorum
peki hemşirelerin etek boyunun ayarlanması düğme arası açıklıkla uğraşmasına ne cevap vereceksiniz?
redyellow 19.04.2006, 14:30 Sn:redyellow..,
Ben buna izin vermem.Bunu anlayacaksınız,bir yere not edeceksiniz.Başka yolunuz yok..ELİNİZ MAHKUM...
Beğenmiyorsan...
Gdeceksin İranda,afganistanda,ırakta yaşayacaksın....
Bu kadar basit....
Sağol.
Ben hazırlanayım bari.
redyellow 19.04.2006, 14:47 Şah-Mat
Yazınızdaki ifadelere tek tek cevap vermek istemiyorum. Hemen hemen hiç birisine katılmıyorum. Tamamen önyargılı, hiddet içerisinde yazılmış bir yazı.
Size şunu söylemek istiyorum.
İnsanlara, fikirlere, inançlara sayılı olun.
Tahammüllü olun.
Sevecen olun.
Kendinize yapılmasını istemediiniz şeyleri başkalarına yapıldığı zamanda kınayın, karşı çıkın.
Sen beni her ne kadar irana, ıraka vs. göndermek istesende ben senin gibi değişik fikirdeki insanlarımızla birlikte bu ülkede yaşamaktan dolayı memnunum.
*********
"Dostlukta aşırı gitme, kim bilir belki o dostun bir gün düşmanın olur, düşmanlıkta da aşırı gitme, kim bilir belki o düşmanın bir gün dostun olur."
"Üç şey hayatı tatsızlaştırır: kin, kıskançlık ve kötü huyluluk."
Ahiretini dünya ile satma. Bilmediğin şey hakkında konuşma.
Vazifen olmayan şeye karışma. Ve her işi kendi ehline bırak.
Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.
Nerede olursan ol, Hakk’a ulaşmak için bütün güçlüklerini aşmaya çalış.
İslamiyette ne var ise hepsini anla ve öğren.
Bütün işlerde Allah’ına sığın; zira o en iyi koruyucu, en iyi barınak ve en yakın kurtarıcıdır.
Her işinde Allah’a teslim ol. Zira insanoğluna her şeyi bahş eden de, O mahrum eden de O’dur
SAĞOL.
BEN HAZIRLANAYIM BARİ.
Sayın Redyellow ,
Forum kurallarına uyun ve büyük harfle yazmayın, sonra nereyi isterseniz oraya gidersiniz,
redyellow 19.04.2006, 15:14 Sayın Redyellow ,
Forum kurallarına uyun ve büyük harfle yazmayın, sonra nereyi isterseniz oraya gidersiniz,
Uyarınız üzerine gerekli düzeltme yapılmıştır.
Artık forum kurallarına uyduğuma göre nereye istersem oraya gönül rahatlığıyla gidebilirim demekki sağolun.:)
Derya 44 19.04.2006, 15:31 Bence Insan Hakki! Ama gelelim ki türban dini ve politik bir semboldür, yani böylece kamu alanidna yasaklanmali bence. Insanlar istedigi gibi giyinebilmeli bir demokratik ülkede. Yani kamusal alanda haric tabiki.
Sn Sünni Arkadaşlar,
Yakın tarihe kadar Türkiyenin gündeminde başörtüsü yada Türban her ne ise varmıydı?
Bunu kim neden ve ne amaçla kaşıdı da ülkenin bir numaralı sorunu haline getirmeye ve gelmesi içinde sürekli kaşımaya çalışmakta?
Yakın tarihe bugünkü savunduğunu söyleyen sıradan insanlar o zamanlar bu sorundan haberleri yokmuydu da birden insan hakkına sarıldı yoksa bu konu buna indirgenerek bir takım islami özlemler içinde olan grupların kışkırtmasıylamı sorun haline geldi yada getirtildi.
Bunları çok iyi gözlemlemede ve savunduklarımızın bir insan hakkımı yoksa bu grupların çıkar ilişkilerine mi hizmet ediyor bunu tekrar gözden geçirmekte fayda var. Bu eksende fikirlerinizi bekliyorum.
Örnek İBDACe denen islami örgütün temel sloganı şudur,
"Türban yasağı kalkacak Zulum Bitecek" bunlar yakın tarihte böyle başladı. Gerçektende bu Türbanla zülüm kalkacaksa bende destekleyeceğim.
Saygılar,
canikocan 19.04.2006, 15:41 sevgili balta
işte siyasi simge falan derken bunları anlatmaya çalışıyorduk yani inanç olmaktan çıktı diyorduk ama anlamayanlar var
iyidost69 19.04.2006, 15:56 Sn Sünni Arkadaşlar,
Yakın tarihe kadar Türkiyenin gündeminde başörtüsü yada Türban her ne ise varmıydı?
Bunu kim neden ve ne amaçla kaşıdı da ülkenin bir numaralı sorunu haline getirmeye ve gelmesi içinde sürekli kaşımaya çalışmakta?
Yakın tarihe bugünkü savunduğunu söyleyen sıradan insanlar o zamanlar bu sorundan haberleri yokmuydu da birden insan hakkına sarıldı yoksa bu konu buna indirgenerek bir takım islami özlemler içinde olan grupların kışkırtmasıylamı sorun haline geldi yada getirtildi.
Bunları çok iyi gözlemlemede ve savunduklarımızın bir insan hakkımı yoksa bu grupların çıkar ilişkilerine mi hizmet ediyor bunu tekrar gözden geçirmekte fayda var. Bu eksende fikirlerinizi bekliyorum.
Örnek İBDACe denen islami örgütün temel sloganı şudur,
"Türban yasağı kalkacak Zulum Bitecek" bunlar yakın tarihte böyle başladı. Gerçektende bu Türbanla zülüm kalkacaksa bende destekleyeceğim.
Saygılar,
Haklısınız dostum,
Ben malatyalıyım ve sünnilerle iç içe büyüdük.
1975 ve 1980 arasını çok net hatırlıyorum.
Türban diye bir şey yoktu. Hatırlamıyorum.
Lisede de yoktu. Üniversitede de.
Neredeyse hiç kapalı bayan yoktu.
Sadece tek tük kara çarşaflılar vardı. Onlarda sokağa çıkmazlardı.
Türban siyasi bir simgedir. Ve maalesef birilerinin elinde oyuncak olmuştur.
Bunu kabul edelim artık..
redyellow 19.04.2006, 16:07 Bence Insan Hakki! Ama gelelim ki türban dini ve politik bir semboldür, yani böylece kamu alanidna yasaklanmali bence. Insanlar istedigi gibi giyinebilmeli bir demokratik ülkede. Yani kamusal alanda haric tabiki.
Kırmızı harflerle alıntıladıklarım tam bir demokrat gibi yazılmış.
Siyah harflerle alıntıladıklarımda tam bir yasakcı zihniyetle yazılmış.
Ben, kırmızı harflerle yazılanların çoğalmasını diliyorum.
Büyük harflerle alıntıladıklarım tam bir demokrat gibi yazılmış.
Küçük harflerle alıntıladıklarımda tam bir yasakcı zihniyetle yazılmış.
Ben, büyük harflerle yazılanların çoğalmasını diliyorum.
İşte dayatmacı bir zihniyet, Tabii hayhay siz öyle diledikten sonra neden olmasın. Çünkü siz isteyeceksiniz ve dileyeceksiniz millet tıpış tıpış yapacak, Zaten demokratlıktan kim bahsediyorsa ben o kişileri genelde dinlemem çünkü kim ben demokratım derse keserin kendinden tarafa işlemesini ister.
Daha önce Sorduğumu tekrarlayayım;
Yakın tarihe kadar Türkiyenin gündeminde başörtüsü yada Türban her ne ise varmıydı?
Bunu kim neden ve ne amaçla kaşıdı da ülkenin bir numaralı sorunu haline getirmeye ve gelmesi içinde sürekli kaşımaya çalışmakta?
Yakın tarihe bugünkü savunduğunu söyleyen sıradan insanlar o zamanlar bu sorundan haberleri yokmuydu da birden insan hakkına sarıldı yoksa bu konu buna indirgenerek bir takım islami özlemler içinde olan grupların kışkırtmasıylamı sorun haline geldi yada getirtildi.
Bunları çok iyi gözlemlemede ve savunduklarımızın bir insan hakkımı yoksa bu grupların çıkar ilişkilerine mi hizmet ediyor bunu tekrar gözden geçirmekte fayda var. Bu eksende fikirlerinizi bekliyorum.
Örnek İBDACe denen islami örgütün temel sloganı şudur,
"Türban yasağı kalkacak Zulum Bitecek" bunlar yakın tarihte böyle başladı. Gerçektende bu Türbanla zülüm kalkacaksa bende destekleyeceğim.
redyellow 19.04.2006, 16:14 Başörtüsü sorununun, meselesinin yeni çıktığını, yakın bi zamana kadar böyle bir şeyin olmadığını söyleyen arkadaşlarıma bi şey söyleyeceğim.
İnternet elinizde, arama motorlarına girip bi tıklayın bakalım HATİCE BABACAN deyince ne çıkıyor?
Bu araştırmayı yaptığınızda göreceksiniz bu sorunun ne zaman başlamış olduğunu.
teşekkürler.
not: Herhangi bir sorunun yakın zamanda veya eski zamanda başlamış olması neyi değiştirir? mühim olan böyle bir sorun varmı yokmu? ve çözümü nedir?
unutmayınki yakın zamana kadar internet diye bi şey de yoktu.
Başörtüsü sorununun, meselesinin yeni çıktığını, yakın bi zamana kadar böyle bir şeyin olmadığını söyleyen arkadaşlarıma bi şey söyleyeceğim.
İnternet elinizde, arama motorlarına girip bi tıklayın bakalım HATİCE BABACAN deyince ne çıkıyor?
Bu araştırmayı yaptığınızda göreceksiniz bu sorunun ne zaman başlamış olduğunu.
teşekkürler.
not: Herhangi bir sorunun yakın zamanda veya eski zamanda başlamış olması neyi değiştirir? mühim olan böyle bir sorun varmı yokmu? ve çözümü nedir?
unutmayınki yakın zamana kadar internet diye bi şey de yoktu.
Bu sorunu kaşıyan yada kaşımaya devam eden ve ilk olarak örgütleyen siyasi yada terorist grup hakkında bilgin varmı?
canikocan 19.04.2006, 16:16 Kırmızı harflerle alıntıladıklarım tam bir demokrat gibi yazılmış.
Siyah harflerle alıntıladıklarımda tam bir yasakcı zihniyetle yazılmış.
Ben, kırmızı harflerle yazılanların çoğalmasını diliyorum.
peki anlamadığım şu redyellow kendi fikrine uyan bazı şeyler için demokrat demiş garip değilmi . o zaman herkes kendi düşüncesine uyanlar için demokrat desin bari
Serkan_Devrim 19.04.2006, 16:18 bence türbanın siyasi bir simge olduğu açıktır. ama özgürlük kapsamında olduğuda doğrudur. zira siyasi bir simge olarak kullanmayanların mağduriyetide açıktır. ama tartışılması gereken şey ise bir özgürlük hakkı olan ama siyasi bir araç olarakta kullanılan türbanın yasaklanması haklı mıdır? gerekçesi nedir? ne zaman niye tyasaklanmıştır? bazı özgürlük hakları bazı durumlarda yasaklanabilmeli mi? bu durumlar nedir? bence türbanın özgürlük hakkı olup olmadığını veya siyasi bir araç olup olmadığını tartışmaya gerek yok. çünkü zaten açık. ama yasağın haklılığını tartışırsak soruna başka bir açıdan bakmış olabiliriz.
sinan cemgil 19.04.2006, 16:20 türban takmak isteyen irana gitsin dilediğigibi yaşasın
burası T.C
canikocan 19.04.2006, 16:20 Başörtüsü sorununun, meselesinin yeni çıktığını, yakın bi zamana kadar böyle bir şeyin olmadığını söyleyen arkadaşlarıma bi şey söyleyeceğim.
İnternet elinizde, arama motorlarına girip bi tıklayın bakalım HATİCE BABACAN deyince ne çıkıyor?
Bu araştırmayı yaptığınızda göreceksiniz bu sorunun ne zaman başlamış olduğunu.
teşekkürler.
not: Herhangi bir sorunun yakın zamanda veya eski zamanda başlamış olması neyi değiştirir? mühim olan böyle bir sorun varmı yokmu? ve çözümü nedir?
unutmayınki yakın zamana kadar internet diye bi şey de yoktu.
bir sorunun daha doğrusu sorun yapılan şeyin kısa dönem içinde çıkması çok şey değiştirir.
akpnin seçimlerinden sonra çıkması aşırı şey değiştirir
redyellow 19.04.2006, 16:23 Bu sorunu kaşıyan yada kaşımaya devam eden ve ilk olarak örgütleyen siyasi yada terorist grup hakkında bilgin varmı?
yukarda HATİCE BABACAN diye yazın arama motorun bakın dedim.
Bakarsanız ilk olarak örgütleyen!! siyasi!! yada terorist!!!! grup hakkında bilgi alabilirsin!
Araştırın göreceksiniz.
Başörtüsü sorununun, meselesinin yeni çıktığını, yakın bi zamana kadar böyle bir şeyin olmadığını söyleyen arkadaşlarıma bi şey söyleyeceğim.
Başörtüsünün yeni çıktığını idda eden yok..
Benim şahsi kastım türbandır..
İnternet elinizde, arama motorlarına girip bi tıklayın bakalım HATİCE BABACAN deyince ne çıkıyor?
..Hatırlatmalıyım ki, Babacan'ın halası Hatice Babacan türban nedeniyle üniversiteden atılan ilk öğrenciydi..
Bundan ilk bahseden bendim..
Bu araştırmayı yaptığınızda göreceksiniz bu sorunun ne zaman başlamış olduğunu.
gördük..ee?..
not: Herhangi bir sorunun yakın zamanda veya eski zamanda başlamış olması neyi değiştirir? mühim olan böyle bir sorun varmı yokmu? ve çözümü nedir?
geçmiş zamanda başlayıpta halen devam ediyor ve bu devam eden olgunun toplum ve siyaset açısından bir rahatsızlığı yoksa..bundan bir sakıncada yoktur..
yakın bir zamanda başlayıpta, amacını ve prensibini dakkasında başlatıyorsa evet sakıncası da vardır zararı da..
hem topluma hem siyasete..
unutmayınki yakın zamana kadar internet diye bi şey de yoktu.
bu ne alaka anlamadım..
redyellow 19.04.2006, 16:27 bir sorunun daha doğrusu sorun yapılan şeyin kısa dönem içinde çıkması çok şey değiştirir.
akpnin seçimlerinden sonra çıkması aşırı şey değiştirir
başörtüsü sorunu AKP'den sonramı çıktı diyorsun anlayamadım.
Derya 44 19.04.2006, 16:27 redyellow bak gercekten kötü bir niyetim yoktu bunalri yazarken.. Yani bu benim düsüncem. Ama ben sunu da anlayamiyorum oda neden insanlar türban takar?? Yani ben kurani kerimde yazan seyleri söyle algiliyorum sadece erkeklerin ilgisini cekmeyecek sekilde giyinmek,, ehhh benim sacim erkegin neden ilgisini ceksin ki... ve kaldiki basi örtülü olan insanlar GENELDE Türbanli ama yüzleri o kadar makjaliki ister istemez ilgi cekici oluyor ve bi bayanin ilgisini cekiyorsa bir erkegin haydi haydi ilgisini ceker..Arkdasim ben yasakci zihniyetle felan yazmadim bu yaziyi lütfen ya
Başörtüsü sorununun, meselesinin yeni çıktığını, yakın bi zamana kadar böyle bir şeyin olmadığını söyleyen arkadaşlarıma bi şey söyleyeceğim.
İnternet elinizde, arama motorlarına girip bi tıklayın bakalım HATİCE BABACAN deyince ne çıkıyor?
Bu araştırmayı yaptığınızda göreceksiniz bu sorunun ne zaman başlamış olduğunu.
teşekkürler.
not: Herhangi bir sorunun yakın zamanda veya eski zamanda başlamış olması neyi değiştirir? mühim olan böyle bir sorun varmı yokmu? ve çözümü nedir?
unutmayınki yakın zamana kadar internet diye bi şey de yoktu.
Sn Redyellow o kadarda cahil değiliz, Hatice Babacan, Bugünün AKP sindeki ALİ BABACANIN halasıdır.
1968 yılında, kılık-kıyafet yasasına aykırı olmasına ve okullarda giyilmesi yasak olmasına karşın, Ankara İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden Hatice BABACAN, derslere türban ile girmede ısrar etti. Bu konuda olağanüstü duyarlı olan aynı fakültenin İslam Tarihi öretim üyesi Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK verdiği derslerde genel olarak "İslam'da reform" konusunu işliyordu ve öğrenci Hatice BABACAN'ın türban giymede ısrarına karşı çıktı. Bunun üzerine Mustafa DEMİRÖZ adlı öğrenci Bahriye ÜÇOK'a hakaret etti. Dolayısıyla DEMİRÖZ de Hatice BABACAN ile disiplin kuruluna sevkedilerek okuldan atıldılar. Bu öğrencilerin eylemleri Ankara İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin dersleri boykot etmelerini tetikledi.
("Hatice BABACAN, bugün AKP hükümetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı Ali BABACAN'ın halasıdır." Ali BABACAN'ın genç eşi de, başbakanın ve dışişleri bakanının eşi gibi çift katlı türban takanlardandır.)
1968'in Mayıs ayında, Milli Türk Talebe Birliği'nin (MTTB) II. Başkanı Atilla ÖZER, aralarında A.Ü. Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği başkanı Beşir ATALAY'ın da bulunduğu bir grup öğrenciyle ortak bir bildiri yayınlayarak Hatice BABACAN'ın ve Mustafa DEMİRÖZ'ün tetiklediği boykotu destekledi. Beşir ATALAY yıllar sonra Kırıkkale Üniversitesi rektörü oldu ve şeriatçı girişimleri nedeniyle görevinden alındı. Abdullah GÜL başbakan olunca bu şeraitçı kimseyi Milli Eğitim Bakanı yapmak istedi, ancak Cumhurbaşkanımız SEZER buna olanak vermedi. Bugün Besir Atalay TRT de dahil olmak üzere bazı devlet kurumlarından sorumlu devlet bakanı...)
Zamanın Ankara İlahiyat Fakültesi dekanı Prof. Dr. Hüseyin YURDAYDIN konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunları söylüyordu: "Başını açmayan Hatice BABACAN, fakülte sınavlarına vaktiyle başı açık olarak girdi. Sonradan başını örtmeye başladı. Bunun yasalara aykırı olduğunu söyleyen öğretmenlere hakarette bulundu. Bazı gerici gazetecilere demeçler vererek "Bu baş gövdeden ayrılmadıkça, bu baş açılmayacak" şeklinde konuşan bu kız öğrenci ile öğretmenine ağır sözler söyleyen ve Harf devrimine de karşı olan erkek öğrencinin durumu, bazı gerici basın çevrelerince istismar konusu yapılmaktadır. Bu öğrencilerin saygısızlıkta gösterdikleri ısrar da onların dışardan idare edildiklerini ve her defasında kendilerine arka çıkmış olan bazı çevrelerle, politikacıların işbirliği yaptıkları açıkca görülmektedir". Işık KANSU, Cumhuriyet Gazetesi, Aynı konu için baknız: Prof. Dr. Şerafettin TURAN, Türk Devrim Tarihi, 5. kitap
canikocan 19.04.2006, 16:31 başörtüsü sorunu AKP'den sonramı çıktı diyorsun anlayamadım.
hayır türban sorunu akp geldikten sonra aşırı büyütüldü yani gündeme oturdu birden
:36_1_51: ya bu topici kapatsınlar her gördüğümde ağlayasım geliyo :32:
redyellow 19.04.2006, 16:39 Sn Redyellow o kadarda cahil değiliz, Hatice Babacan, Bugünün AKP sindeki ALİ BABACANIN halasıdır.
1968 yılında,
değerli arkadaşım kimseyi cahillikle suçlamadım.
Sadece bu sorunun yakın zamanda değil epey bi eski sorun olduğunu anlatmak için sordum.
canikocan 19.04.2006, 16:39 :36_1_51: ya bu topici kapatsınlar her gördüğümde ağlayasım geliyo :32:
niye müttaki güzel bi konuya değinilmiş ama tabi kimsenin inanışını yargılamıyoruz ha eklemeliyim
redyellow 19.04.2006, 16:40 ../.. Yani bu benim düsüncem.
işte başörtüsü takmak isteyenin düşüncesi, inancı da o. Bırakın insanlar düşüncesini, inancını rahatlıkla yaşasın.
Başörtüsünün yeni çıktığını idda eden yok..
Benim şahsi kastım türbandır..
Sn Sünni Arkadaşlar,
Yakın tarihe kadar Türkiyenin gündeminde başörtüsü yada Türban her ne ise varmıydı?
yorum yok!
olsa gülerdim zaten..:yamukgul:
ben gülüyorum zaten:)
not: günlük 20 mesajdan fazla yazma yasağım varmış. onun için yazılanlara artık cevap veremiyorum. yarına kadar sabredin:)
olsa gülerdim zaten..:yamukgul:
yukarda HATİCE BABACAN diye yazın arama motorun bakın dedim.
Bakarsanız ilk olarak örgütleyen!! siyasi!! yada terorist!!!! grup hakkında bilgi alabilirsin!
Araştırın göreceksiniz.
Hatice Babacandan öncesi Şule Yükseldir. onunda hikayesinden başlayalım; ve günümüze kadar gelen seyrine bakalım;
1966'dan itibaren şu isim kamuoyunu kılık-kıyafet yasasına karşı eylemleriyle meşgul etmeye başladı: Şule YÜKSEL.
Bir ara Abdullah KARSLI ile de evlenerek mukaddesatçı mesajlar veren tiyatro oyunları sergilemeye başladılar. Hatta eski "mukaddesatçı" şairlerden Necip Fazıl KISAKÜREK de Şule YÜKSEL'in eylemine destek Verdi. Bir ara YÖN Dergisi Şule YÜKSEL'in bikinili plaj fotoğraflarını yayınlayınca, Şule Hanım "ben o zaman henüz hidayete ermemiştim" şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Bu türbanlı ticarî olaya paralel olarak, filmlerde açık saçık sahnelerin "kadın kahramanlarından" Leyla SAYAR da "hidayete ermiş" olarak kara çarşaflara bürünmeye başlamıştı…
İşte bu gibi tek tük aykırı ve garip davranışlar ortaya çıkmaya başlayıp, zamanın Demirel'li hükümeti de bu konuya göz yummayı yeğleyince, yeni türban olayları için çığır açılmış oldu…
1969 yılında MHP genel başkanı TÜRKEŞ'in partiye katılma davetini reddeden Necmettin ERBAKAN Milli Nizam Partisi (MNP) adında bir parti kurarak, "Türban ve Takke Partisi" olma ve halkın dinî ve vicdanî değerlerini kendi siyasal amacı için bir araç haline getirmeye başlayınca, işler daha da karışmış ve bugüne kadar, kapatıla-açıla, düşe-kalka, bir rejim sorunu yaratmayı sürdürmüştür.
12 Mart 1971'den sonra Nihat ERİM başkanlığında kurulan hükümet, MNP'nin kapatılması, Milli Selamet Partisinin (MSP) kurulması ve 1973 genel seçimlerinde AP'nin yenilgisi CHP'nin birinci parti olması ve MSP ile talihsizce bir koalisyon yapması, Millî Eğitim Bakanı CHP'li Mustafa ÜSTÜNDAĞ olmasına rağmen din ve ahlâk derslerinin birleştirilerek okullarda Atatürk Devrim ve İlkelerine karşı olanların isteği doğrultusunda müfredat programına girmesi, ne acıdır ki, sağlanmıştır.
31 Mart 1975 yılında S. Demirel'in başkanlığında kurulan Birinci Milliyetçi Cephe hükümetinin ortakları şu partilerdi: AP, MSP, MHP ve Güven Partisi (GP).
Ecevit Başkanlığındaki CHP'nin, MSP ile koalisyonu sona erdirdikten sonra hızla geliştiğini, halk tarafından benimsediğini gören Demirel ve Erbakan, iktidarı CHP'ye kaptırmamak için çeşitli çarelere başvurmuşlar ve Cami imamlarına da maaş bağlayarak, din-siyaset ilişkisini ve siyasi partilere din adamlarının etkisini büyütmüşlerdir.
Daha sonra siyasi hırs ve husumet nedeniyle üniversite gençliğini, öğretmenleri, öğretim üyelerini milliyetçi – solcu şeklinde bölen siyasetçiler, Türkiye'de "kurtarılmış bölgeler" oluşmasını kendi elleriyle beslemişlerdir. 1979-1980 tarihleri arasında katledilen genç sayısı 5241 olarak saptanmıştır. 12 Eylül 1980 'de bir Kenan EVREN darbesiyle bu siyasetçilerin siyaset meydanını terketmesi sağlanınca, yeni bir durum çıkmıştır ortaya...
İşte, 12 Eylül 1980 darbecilerinin özellikle sol, sosyal demokrat düşünceye karşı açtıkları savaşta, 12 Eylül öncesi terör ve şiddeti durdurabilmek için dinsel değerlere ve din eğitimine ağırlık vermişler, siyasi partiler kapatıldıktan sonra ise, MSP gibi partiler için gün doğmuş ve camilerde siyaset yapıp güçlenmeyi başarmışlardır.
İşte üniversitelerde türban giyme konusu 12 Eylül darbesi sayesinde yeniden kamuoyunun gündeminin ilk sıralarına böyle oturmuştur.
Türban giyilmesi konusunda yargıya bile başvuruda bulunulmuştu. Üniversiteye türbanla gelmekte ısrar eden bir kız öğrenciye bir ay süreyle üniversiteden uzaklaştırma cezası verilince, cezanın kaldırılması için Bölge İdare Mahkemesine (BİM) başvurulmuş, ancak mahkeme verilen cezayı uygun bulmuştu. Davacı öğrenci bu kararın iptali için bu kez de Danıştay'a başvurmuştu. Danıştay VIII. Dairesi, 13 Aralık 1984'te BİM kararını şu gerekçeyle yerinde bularak, onamıştı:
"Yeterli öğretim görmemiş bazı kızlarımız hiçbir özel düşünceleri olmaksızın içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin gelenek ve göreneklerinin etkisi altında başlarını örtmektedirler.
Ancak bu konuda, kendi toplumsal çevrelerinin baskısına veya gelenek ve göreneklerine boyun eğmeyecek ölçüde eğitim gören bazı kızlarımızın ve kadınlarımızın sırf laik Cumhuriyet ilkelerine karşı çıkarak, dine dayalı bir bir devlet düzeninin kurulmasını benimsediklerini belirtmek amacıyla başlarını örttükleri bilinmektedir. Bu kişiler için başörtüsü masum bir alışkanlık olmaktan çıkarak kadın özgürlüğüne ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerine karşı bir dünya görüşünün simgesi haline gelmektedir. Dâvacı, yüksek öğretim düzeyinde eğitim gördüğüne göre, bu ilkelerin Cumhuriyetin kuruluşunda ve korunmasındaki önemini bilmesi gerekmektedir.
Aydın, uygar ve Cumhuriyetçi gençler yetiştirmekle görevli eğitim kurumlarının, bazı kuralları öğrencilere uygulaması doğaldır. Bu kurallar herkesçe bilinen ve benimsenen Cumhuriyetin kurallarıdır. Bu kuralları öğretmek ve benimsetmekle görevli eğitim kurumlarının bunlardan ödün vermesi düşünülemez. " 13 Aralık 1984 tarihli Bölge İdari Mahkemesi Kararı"
Böylesi kesin ve uyarıcı bir karara karşın türban sorunu çözülememiş, dahası bir yandan Yüksek Öğrenim Kurulu'nun (YÖK) bazı kararları, diğer yandan siyaset adamlarının girişimleriyle daha da karmaşık bir hal almıştır.
Prof. İhsan DOĞRAMACI'nın başında bulunduğu YÖK, yayınladığı bir genelge ile üniversite ve yüksek okullarda kız öğrencilerin, (izahı mümkün olmayan) "modern türban" giyebileceklerini içeren orta bir yol seçmişti. Bu da kız öğrencileri büyük giysi mağazalarından, başlarına örttükleri şeyin "modern türban" olduğunu öne süren belgeler almaya yöneltmişti."
12 Eylül'ün ilk ismi ve arada bir elinde Kur'an ile mitinglerde konuşan Kenan EVREN bile, türbanı serbest bırakan bu girişime karşı çıkmak gereğini duymuştu. Cumhurbaşkanlığı yetkisini kullanarak söz konusu yasayı onamayıp bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ne geri göndermişti. Bunun üzerine 27 Aralık 1988'de 3511 nolu Yüksek Öğretim Yasasına şu madde eklenmişti:
Ek Mad. 16: "Yüksek öğretim kurumlarında, dersane, laboratuvar, klinik, poliklinik dahilinde ve koridorlarında çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorunludur. Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve türbanla kapatılması serbesttir. " Prof. Dr. Şerafettin TURAN, Türk Devrim Tarihi, 5. kitap
TBMM'nin türban konusunda ısrarı anlamına gelen bu yasa karşısında Cumhurbaşkanı EVREN hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Yüksek Mahkeme 7 Mart 1989 ve 1989/12 karar sayısıyla 1 olumsuza karşı 10 olumlu oyla söz konusu yasayı iptal etti.
değerli arkadaşım kimseyi cahillikle suçlamadım.
Sadece bu sorunun yakın zamanda değil epey bi eski sorun olduğunu anlatmak için sordum.
Sayın Arkadaşım Eski dediğin olaya bak ve çıkış olarak gelinen ve sorun haline yaslanılan durumuna bak. Eski kavramı nedir? Eğer bir konuda eskiden baksediyorsan asırlar alınır ama kendimizden bahsediyorsan dün eskidir?
Senin eski dediğin konuya bak ve hatta çıkıştaki tek tük olaylara bak;
Tekrar birleştireceğim; Hatice BABACAnın hakaret ettiği Profesör Bahriye Ücoklardır. Saygıyla anıyor 1990 da katleden gruhuda kınıyorum.
Hatice Babacandan öncesi Şule Yükseldir. onunda hikayesinden başlayalım; ve günümüze kadar gelen seyrine bakalım;
1966'dan itibaren şu isim kamuoyunu kılık-kıyafet yasasına karşı eylemleriyle meşgul etmeye başladı: Şule YÜKSEL.
Bir ara Abdullah KARSLI ile de evlenerek mukaddesatçı mesajlar veren tiyatro oyunları sergilemeye başladılar. Hatta eski "mukaddesatçı" şairlerden Necip Fazıl KISAKÜREK de Şule YÜKSEL'in eylemine destek Verdi. Bir ara YÖN Dergisi Şule YÜKSEL'in bikinili plaj fotoğraflarını yayınlayınca, Şule Hanım "ben o zaman henüz hidayete ermemiştim" şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Bu türbanlı ticarî olaya paralel olarak, filmlerde açık saçık sahnelerin "kadın kahramanlarından" Leyla SAYAR da "hidayete ermiş" olarak kara çarşaflara bürünmeye başlamıştı…
İşte bu gibi tek tük aykırı ve garip davranışlar ortaya çıkmaya başlayıp, zamanın Demirel'li hükümeti de bu konuya göz yummayı yeğleyince, yeni türban olayları için çığır açılmış oldu…
1969 yılında MHP genel başkanı TÜRKEŞ'in partiye katılma davetini reddeden Necmettin ERBAKAN Milli Nizam Partisi (MNP) adında bir parti kurarak, "Türban ve Takke Partisi" olma ve halkın dinî ve vicdanî değerlerini kendi siyasal amacı için bir araç haline getirmeye başlayınca, işler daha da karışmış ve bugüne kadar, kapatıla-açıla, düşe-kalka, bir rejim sorunu yaratmayı sürdürmüştür.
12 Mart 1971'den sonra Nihat ERİM başkanlığında kurulan hükümet, MNP'nin kapatılması, Milli Selamet Partisinin (MSP) kurulması ve 1973 genel seçimlerinde AP'nin yenilgisi CHP'nin birinci parti olması ve MSP ile talihsizce bir koalisyon yapması, Millî Eğitim Bakanı CHP'li Mustafa ÜSTÜNDAĞ olmasına rağmen din ve ahlâk derslerinin birleştirilerek okullarda Atatürk Devrim ve İlkelerine karşı olanların isteği doğrultusunda müfredat programına girmesi, ne acıdır ki, sağlanmıştır.
31 Mart 1975 yılında S. Demirel'in başkanlığında kurulan Birinci Milliyetçi Cephe hükümetinin ortakları şu partilerdi: AP, MSP, MHP ve Güven Partisi (GP).
Ecevit Başkanlığındaki CHP'nin, MSP ile koalisyonu sona erdirdikten sonra hızla geliştiğini, halk tarafından benimsediğini gören Demirel ve Erbakan, iktidarı CHP'ye kaptırmamak için çeşitli çarelere başvurmuşlar ve Cami imamlarına da maaş bağlayarak, din-siyaset ilişkisini ve siyasi partilere din adamlarının etkisini büyütmüşlerdir.
Daha sonra siyasi hırs ve husumet nedeniyle üniversite gençliğini, öğretmenleri, öğretim üyelerini milliyetçi – solcu şeklinde bölen siyasetçiler, Türkiye'de "kurtarılmış bölgeler" oluşmasını kendi elleriyle beslemişlerdir. 1979-1980 tarihleri arasında katledilen genç sayısı 5241 olarak saptanmıştır. 12 Eylül 1980 'de bir Kenan EVREN darbesiyle bu siyasetçilerin siyaset meydanını terketmesi sağlanınca, yeni bir durum çıkmıştır ortaya...
İşte, 12 Eylül 1980 darbecilerinin özellikle sol, sosyal demokrat düşünceye karşı açtıkları savaşta, 12 Eylül öncesi terör ve şiddeti durdurabilmek için dinsel değerlere ve din eğitimine ağırlık vermişler, siyasi partiler kapatıldıktan sonra ise, MSP gibi partiler için gün doğmuş ve camilerde siyaset yapıp güçlenmeyi başarmışlardır.
İşte üniversitelerde türban giyme konusu 12 Eylül darbesi sayesinde yeniden kamuoyunun gündeminin ilk sıralarına böyle oturmuştur.
Türban giyilmesi konusunda yargıya bile başvuruda bulunulmuştu. Üniversiteye türbanla gelmekte ısrar eden bir kız öğrenciye bir ay süreyle üniversiteden uzaklaştırma cezası verilince, cezanın kaldırılması için Bölge İdare Mahkemesine (BİM) başvurulmuş, ancak mahkeme verilen cezayı uygun bulmuştu. Davacı öğrenci bu kararın iptali için bu kez de Danıştay'a başvurmuştu. Danıştay VIII. Dairesi, 13 Aralık 1984'te BİM kararını şu gerekçeyle yerinde bularak, onamıştı:
"Yeterli öğretim görmemiş bazı kızlarımız hiçbir özel düşünceleri olmaksızın içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin gelenek ve göreneklerinin etkisi altında başlarını örtmektedirler.
Ancak bu konuda, kendi toplumsal çevrelerinin baskısına veya gelenek ve göreneklerine boyun eğmeyecek ölçüde eğitim gören bazı kızlarımızın ve kadınlarımızın sırf laik Cumhuriyet ilkelerine karşı çıkarak, dine dayalı bir bir devlet düzeninin kurulmasını benimsediklerini belirtmek amacıyla başlarını örttükleri bilinmektedir. Bu kişiler için başörtüsü masum bir alışkanlık olmaktan çıkarak kadın özgürlüğüne ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerine karşı bir dünya görüşünün simgesi haline gelmektedir. Dâvacı, yüksek öğretim düzeyinde eğitim gördüğüne göre, bu ilkelerin Cumhuriyetin kuruluşunda ve korunmasındaki önemini bilmesi gerekmektedir.
Aydın, uygar ve Cumhuriyetçi gençler yetiştirmekle görevli eğitim kurumlarının, bazı kuralları öğrencilere uygulaması doğaldır. Bu kurallar herkesçe bilinen ve benimsenen Cumhuriyetin kurallarıdır. Bu kuralları öğretmek ve benimsetmekle görevli eğitim kurumlarının bunlardan ödün vermesi düşünülemez. " 13 Aralık 1984 tarihli Bölge İdari Mahkemesi Kararı"
Böylesi kesin ve uyarıcı bir karara karşın türban sorunu çözülememiş, dahası bir yandan Yüksek Öğrenim Kurulu'nun (YÖK) bazı kararları, diğer yandan siyaset adamlarının girişimleriyle daha da karmaşık bir hal almıştır.
Prof. İhsan DOĞRAMACI'nın başında bulunduğu YÖK, yayınladığı bir genelge ile üniversite ve yüksek okullarda kız öğrencilerin, (izahı mümkün olmayan) "modern türban" giyebileceklerini içeren orta bir yol seçmişti. Bu da kız öğrencileri büyük giysi mağazalarından, başlarına örttükleri şeyin "modern türban" olduğunu öne süren belgeler almaya yöneltmişti."
12 Eylül'ün ilk ismi ve arada bir elinde Kur'an ile mitinglerde konuşan Kenan EVREN bile, türbanı serbest bırakan bu girişime karşı çıkmak gereğini duymuştu. Cumhurbaşkanlığı yetkisini kullanarak söz konusu yasayı onamayıp bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ne geri göndermişti. Bunun üzerine 27 Aralık 1988'de 3511 nolu Yüksek Öğretim Yasasına şu madde eklenmişti:
Ek Mad. 16: "Yüksek öğretim kurumlarında, dersane, laboratuvar, klinik, poliklinik dahilinde ve koridorlarında çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorunludur. Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve türbanla kapatılması serbesttir. " Prof. Dr. Şerafettin TURAN, Türk Devrim Tarihi, 5. kitap
TBMM'nin türban konusunda ısrarı anlamına gelen bu yasa karşısında Cumhurbaşkanı EVREN hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Yüksek Mahkeme 7 Mart 1989 ve 1989/12 karar sayısıyla 1 olumsuza karşı 10 olumlu oyla söz konusu yasayı iptal etti.
kazımBARAN 19.04.2006, 17:14 türban takmak bence yasaklanmalı bizimde köyde annelerimizde örtü takılıydı ama türban degil türban tamamen gericiligin yani dinin simgesi haline getirdiler bunun içinde yasaklanmalı ama yasaklandıkcada ilgi artıyor işte onun için biz baştaki insanlar iyiseçmeliyiz ve artık tek partiye oy verecek bi çarelr üretmeliyiz yani alevi kesime özgü bir parti ama icraat yapabilecek bizler bir araya getirecek birparti kurmalıyız ancak geriçiligin önüne tek engel olarak alevi kesimdir bunun başka yolu yoktur....
iyidost69 19.04.2006, 18:02 Sayın Arkadaşım Eski dediğin olaya bak ve çıkış olarak gelinen ve sorun haline yaslanılan durumuna bak. Eski kavramı nedir? Eğer bir konuda eskiden baksediyorsan asırlar alınır ama kendimizden bahsediyorsan dün eskidir?
Senin eski dediğin konuya bak ve hatta çıkıştaki tek tük olaylara bak;
Tekrar birleştireceğim; Hatice BABACAnın hakaret ettiği Profesör Bahriye Ücoklardır. Saygıyla anıyor 1990 da katleden gruhuda kınıyorum.
Hatice Babacandan öncesi Şule Yükseldir. onunda hikayesinden başlayalım; ve günümüze kadar gelen seyrine bakalım;
1966'dan itibaren şu isim kamuoyunu kılık-kıyafet yasasına karşı eylemleriyle meşgul etmeye başladı: Şule YÜKSEL.
Bir ara Abdullah KARSLI ile de evlenerek mukaddesatçı mesajlar veren tiyatro oyunları sergilemeye başladılar. Hatta eski "mukaddesatçı" şairlerden Necip Fazıl KISAKÜREK de Şule YÜKSEL'in eylemine destek Verdi. Bir ara YÖN Dergisi Şule YÜKSEL'in bikinili plaj fotoğraflarını yayınlayınca, Şule Hanım "ben o zaman henüz hidayete ermemiştim" şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Bu türbanlı ticarî olaya paralel olarak, filmlerde açık saçık sahnelerin "kadın kahramanlarından" Leyla SAYAR da "hidayete ermiş" olarak kara çarşaflara bürünmeye başlamıştı…
İşte bu gibi tek tük aykırı ve garip davranışlar ortaya çıkmaya başlayıp, zamanın Demirel'li hükümeti de bu konuya göz yummayı yeğleyince, yeni türban olayları için çığır açılmış oldu…
1969 yılında MHP genel başkanı TÜRKEŞ'in partiye katılma davetini reddeden Necmettin ERBAKAN Milli Nizam Partisi (MNP) adında bir parti kurarak, "Türban ve Takke Partisi" olma ve halkın dinî ve vicdanî değerlerini kendi siyasal amacı için bir araç haline getirmeye başlayınca, işler daha da karışmış ve bugüne kadar, kapatıla-açıla, düşe-kalka, bir rejim sorunu yaratmayı sürdürmüştür.
12 Mart 1971'den sonra Nihat ERİM başkanlığında kurulan hükümet, MNP'nin kapatılması, Milli Selamet Partisinin (MSP) kurulması ve 1973 genel seçimlerinde AP'nin yenilgisi CHP'nin birinci parti olması ve MSP ile talihsizce bir koalisyon yapması, Millî Eğitim Bakanı CHP'li Mustafa ÜSTÜNDAĞ olmasına rağmen din ve ahlâk derslerinin birleştirilerek okullarda Atatürk Devrim ve İlkelerine karşı olanların isteği doğrultusunda müfredat programına girmesi, ne acıdır ki, sağlanmıştır.
31 Mart 1975 yılında S. Demirel'in başkanlığında kurulan Birinci Milliyetçi Cephe hükümetinin ortakları şu partilerdi: AP, MSP, MHP ve Güven Partisi (GP).
Ecevit Başkanlığındaki CHP'nin, MSP ile koalisyonu sona erdirdikten sonra hızla geliştiğini, halk tarafından benimsediğini gören Demirel ve Erbakan, iktidarı CHP'ye kaptırmamak için çeşitli çarelere başvurmuşlar ve Cami imamlarına da maaş bağlayarak, din-siyaset ilişkisini ve siyasi partilere din adamlarının etkisini büyütmüşlerdir.
Daha sonra siyasi hırs ve husumet nedeniyle üniversite gençliğini, öğretmenleri, öğretim üyelerini milliyetçi – solcu şeklinde bölen siyasetçiler, Türkiye'de "kurtarılmış bölgeler" oluşmasını kendi elleriyle beslemişlerdir. 1979-1980 tarihleri arasında katledilen genç sayısı 5241 olarak saptanmıştır. 12 Eylül 1980 'de bir Kenan EVREN darbesiyle bu siyasetçilerin siyaset meydanını terketmesi sağlanınca, yeni bir durum çıkmıştır ortaya...
İşte, 12 Eylül 1980 darbecilerinin özellikle sol, sosyal demokrat düşünceye karşı açtıkları savaşta, 12 Eylül öncesi terör ve şiddeti durdurabilmek için dinsel değerlere ve din eğitimine ağırlık vermişler, siyasi partiler kapatıldıktan sonra ise, MSP gibi partiler için gün doğmuş ve camilerde siyaset yapıp güçlenmeyi başarmışlardır.
İşte üniversitelerde türban giyme konusu 12 Eylül darbesi sayesinde yeniden kamuoyunun gündeminin ilk sıralarına böyle oturmuştur.
Türban giyilmesi konusunda yargıya bile başvuruda bulunulmuştu. Üniversiteye türbanla gelmekte ısrar eden bir kız öğrenciye bir ay süreyle üniversiteden uzaklaştırma cezası verilince, cezanın kaldırılması için Bölge İdare Mahkemesine (BİM) başvurulmuş, ancak mahkeme verilen cezayı uygun bulmuştu. Davacı öğrenci bu kararın iptali için bu kez de Danıştay'a başvurmuştu. Danıştay VIII. Dairesi, 13 Aralık 1984'te BİM kararını şu gerekçeyle yerinde bularak, onamıştı:
"Yeterli öğretim görmemiş bazı kızlarımız hiçbir özel düşünceleri olmaksızın içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin gelenek ve göreneklerinin etkisi altında başlarını örtmektedirler.
Ancak bu konuda, kendi toplumsal çevrelerinin baskısına veya gelenek ve göreneklerine boyun eğmeyecek ölçüde eğitim gören bazı kızlarımızın ve kadınlarımızın sırf laik Cumhuriyet ilkelerine karşı çıkarak, dine dayalı bir bir devlet düzeninin kurulmasını benimsediklerini belirtmek amacıyla başlarını örttükleri bilinmektedir. Bu kişiler için başörtüsü masum bir alışkanlık olmaktan çıkarak kadın özgürlüğüne ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerine karşı bir dünya görüşünün simgesi haline gelmektedir. Dâvacı, yüksek öğretim düzeyinde eğitim gördüğüne göre, bu ilkelerin Cumhuriyetin kuruluşunda ve korunmasındaki önemini bilmesi gerekmektedir.
Aydın, uygar ve Cumhuriyetçi gençler yetiştirmekle görevli eğitim kurumlarının, bazı kuralları öğrencilere uygulaması doğaldır. Bu kurallar herkesçe bilinen ve benimsenen Cumhuriyetin kurallarıdır. Bu kuralları öğretmek ve benimsetmekle görevli eğitim kurumlarının bunlardan ödün vermesi düşünülemez. " 13 Aralık 1984 tarihli Bölge İdari Mahkemesi Kararı"
Böylesi kesin ve uyarıcı bir karara karşın türban sorunu çözülememiş, dahası bir yandan Yüksek Öğrenim Kurulu'nun (YÖK) bazı kararları, diğer yandan siyaset adamlarının girişimleriyle daha da karmaşık bir hal almıştır.
Prof. İhsan DOĞRAMACI'nın başında bulunduğu YÖK, yayınladığı bir genelge ile üniversite ve yüksek okullarda kız öğrencilerin, (izahı mümkün olmayan) "modern türban" giyebileceklerini içeren orta bir yol seçmişti. Bu da kız öğrencileri büyük giysi mağazalarından, başlarına örttükleri şeyin "modern türban" olduğunu öne süren belgeler almaya yöneltmişti."
12 Eylül'ün ilk ismi ve arada bir elinde Kur'an ile mitinglerde konuşan Kenan EVREN bile, türbanı serbest bırakan bu girişime karşı çıkmak gereğini duymuştu. Cumhurbaşkanlığı yetkisini kullanarak söz konusu yasayı onamayıp bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ne geri göndermişti. Bunun üzerine 27 Aralık 1988'de 3511 nolu Yüksek Öğretim Yasasına şu madde eklenmişti:
Ek Mad. 16: "Yüksek öğretim kurumlarında, dersane, laboratuvar, klinik, poliklinik dahilinde ve koridorlarında çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorunludur. Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve türbanla kapatılması serbesttir. " Prof. Dr. Şerafettin TURAN, Türk Devrim Tarihi, 5. kitap
TBMM'nin türban konusunda ısrarı anlamına gelen bu yasa karşısında Cumhurbaşkanı EVREN hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Yüksek Mahkeme 7 Mart 1989 ve 1989/12 karar sayısıyla 1 olumsuza karşı 10 olumlu oyla söz konusu yasayı iptal etti.
Sevgili Balta..
Kurban olayım sana..
Başka bir şey diyemiyorum...
bu kişilere izin verilmeyecek..
ingilizlerde bir zamanlar sömürdükleri hindistandaki hintlilerin ingiliz konsolosluğunun önünden sürünerek geçmeleri hakkında kanun çıkarmıştı
hem sömür hemde hayvan muamelesi yap.
türban takmak İnsan hakkımı? hayır değil çünkü onlar HAYVAN
benim anladığım bu
bu HAYVAN larında kamusal alana girip kendisini İNSAN zanneden mahlukları rahatsız etmemesi lazım
çünkü HAYVAN lar ormanda yaşar. gitsinler ORMANA,İRANA,ARABİSTANA
burası onların devleti değil.
yada bu türbanlılar İNSAN fakat kamusal alan HAYVANAT BAHÇESİ o yüzden İNSANLAR sadece dışarıdan seyredebilirler.
ingilizlerde bir zamanlar sömürdükleri hindistandaki hintlilerin ingiliz konsolosluğunun önünden sürünerek geçmeleri hakkında kanun çıkarmıştı
hem sömür hemde hayvan muamelesi yap.
|