Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölüm Oruçları ve Tecrit


Balta
25.02.2006, 19:46
Bu anketi cevaplamadan lütfen birde Tutsaklar cephesinden bakalım olaya amaç yönlendirmek değil herkes hür iradesini kullanmalı, amaç bugüne kadar birçoğumuz mevcut basın yayın dışında fazlaca alternatif basını takip edemiyoruz ve genel olarak resmi söylemlerle yetiniyoruz.Kimi insan Ölüm orcunu ve Tecriti ayrı değerlendirebilir diye secenekleri iki katagoriye ayırdım Buna göre değerlendirelim lütfen !!!


Hapishanelerde Neler Oluyor? Bilmek Hakkınız!"[COLOR=black] [I]kampanyası çerçevesinde tutsakların yaygın olarak çeşitli kişi ve kurumlara gönderdiği mektupta, bir çağrıda bulunuluyor. Aşağıda bu mektubu ve çağrıyı formumuza bilgi ve değerlendirme olarak koyalım istedim.
***
Bu mektup Tekirdağ F tipi tecrit hücrelerinde tutuklu bulunan devrimciler tarafından yazılmıştır.
Belki az çok tanıyorsunuz, belki de hiçbir fikriniz yok. Belki de yaşamınızın bir döneminde bizlerle kesişti yollarınız, belki bir arkadaşınızdan biliyorsunuz ya da bir akrabanızdan dolayı tanıyorsunuz bizleri.
Bu mektupta asıl yazacaklarımıza geçmeden önce bir de biz kısaca tanıtalım kendimizi. Kimimiz onsekizindeyiz, kimimiz elli yaşını geçtik. Kimimiz işsizdik, kimimiz mühendis; kimimiz işçi, memur; kimimiz öğrenci, işportacı, esnafız.
Neden burada yattığımızı da, neden hapishanede olduğumuzu, "suç"umuzu da bilmek hakkınız. Kimimiz sendikalarda, derneklerde, meslek odalarında örgütlendik; kimimiz gecekondu yıkımlarına direndik; kimimiz polisin terörüne, baskısına, hukuksuzluğuna karşı boyun eğmedik, karşı koyduk. Ancak hepimiz, IMF'nin, Dünya Bankası'nın sömürü politikalarına, AB'nin ve ABD'nin kuklası haline gelen, ulusal onurumuzu ayaklar altına alan iktidarlara karşı çıktık. Haklarımız ve özgürlüklerimiz için mücadele ettik. Sonuçta buradayız.
Asıl konumuza gelelim. F tiplerini ne kadar biliyorsunuz? Tecrit işkencesi nedir, hiç duydunuz mu? Bilmiyoruz... Ama Almanya'daki Nazi kamplarını duymuşsunuzdur. Ya da bugünün dünyasında ABD'nin Guantanamo'daki hapishanesini veya Irak'taki Ebu Gureyb hapishanesi'ni mutlaka duymuş olmalısınız. İşte ülkemizdeki F tiplerinin de o Nazi kamplarından, Guantanamo ve Ebu Gureyb'lerden farkı yoktur.
Türkiye'deki F tipleri 19 Aralık 2000'de 28 tutuklunun yakılarak, kurşunlanarak öldürüldüğü, yüzlercesinin yaralandığı "Hayata Dönüş" operasyonunun ardından açıldı. Beşinci yılına giren F tiplerindeki uygulamalar şöyle:
- F tiplerine gelen herkes daha önce elle ve elektronik cihazlarla defalarca aramadan geçirilmesine rağmen girişte atlet ve külotunuz da üzerinizde kalmayacak şekilde çırıl çıplak soyulur. Dayatılan bu onursuz ve ahlaksız aramaya direnirseniz, dayak yersiniz.
- Hastane ya da mahkemeye gidip gelirken daha hapishaneden çıkmadan gidişte BEŞ, dönüşte BEŞ kez olmak üzere tam ON kez aramadan geçirilirsiniz.
- Kaldığınız hücreler TEK ya da ÜÇ kişiliktir. Tek kalıyorsanız hiç kimseyle, üç kişi kalıyorsanız yanınızdaki İKİ KİŞİ dışında -gardiyanlar hariç- kimseyle konuşamaz, kimsenin yüzünü bile göremezsiniz. Hastane ve mahkemelere götürülürken bile hücrelere bölünmüş araçlarla götürülürsünüz.
- Mahkemeye sunacağınız el yazısı savunmanız önce hukuki bir bilgi ve yetkiye sahip olmayan gardiyanlar tarafından denetlenir. Gardiyanlar tarafından "sakıncalı" bulunmaz ve "olur" denilirse dilekçenizi mahkemeye ulaştırabilirsiniz. Yoksa el konulur.
- Avukatınızla görüşmeye giderken yanınıza kağıt kalem almanız yasaktır. Hücrenizden en fazla elli adım uzaklıktaki avukat görüşüne giderken, gidiş ve dönüşte tam üç kez aranırsınız.
- Bir haksızlığa uğradığınızda verdiğiniz dilekçenin akıbetini bilemezsiniz. İşleme konulup konulmadığını öğrenmek için bile dilekçe üstüne dilekçe yazmak zorundasınız. (Ek bilgi; dört yıldır F tiplerinden verilen onbinlerce suç duyurusu dilekçelerine rağmen ne uygulamalar değişmiştir, ne de keyfi dayatmalarda bulunan tek bir görevli cezalandırılmıştır. Keza gelen ve giden mektuplarımızın da akıbeti belli olmaz, tıpkı dilekçelerimiz gibi...
- Acil ve hayati rahatsızlıkları nedeniyle revire çıkmak isteyip de "doktor çarşıda", "doktor uzmanlık sınavlarını kazanıp gitti" cevaplarıyla doktor yüzü görmeden ölenler veya bizzat "doktor" tarafından hastaların kovulması F tiplerinin "sıradan" olaylarıdır.
F tiplerindeki tecrit uygulamalarını daha da uzatabiliriz. Hem de sayfalarca. Ama gerek yok. Sanırız aktardığımız bu birkaç madde bile yeterince anlatıyor tecriti.
Ve şimdi yeni Ceza İnfaz Kanunu (CİK) ile bütün bu yaşadıklarımız, maruz kaldığımız tecrit işkencesiyle sessiz sedasız hücrelerimize gömülmek istemiyoruz.
Yeni CİK'in tek bir maddesi değil, baştan sona bütün maddeleri incelendiğinde tecrit işkencesinin, hukuksuzluğunun yasal uygulamalar haline getirildiği görülecektir.
Bu mektubu, bilmediğiniz, duymadığınız ya da şimdiye kadar da yanlış bilgilendirildiğiniz F tipleri, tecrit ve Yeni CİK konusunda GERÇEKLERİ bir de bizden öğrenin diye yazdık.
Ama sadece bu gerçekleri bilesiniz, öğrenesiniz diye değil. Bu gerçekleri başkalarına da aktarmanızı istiyoruz. F tiplerindeki tecrite ve bu tecriti yasal bir uygulama haline getirecek olan yeni CİK'e karşı çıkmanızı istiyoruz.
İsterseniz önce dile getirdiğimiz bu gerçekleri araştırın, soruşturun; biz burada söylediğimiz her cümleyi dilerseniz belgelerle, tanıklarla kanıtlayabiliriz. Bize yazmanız, sormanız yeterli. Ancak bu söylediklerimizin gerçek olduğuna inanır, ikna olursanız bir sorumluluk da yüklenmiş olacaksınız. Her şeyden önce vicdanen, adalet duygunuza karşı bir sorumluluktur bu. Kendinize karşı duyduğunuz ya da duyulmasını istediğiniz saygının zedelenmemesi için bu sorumluluğu yerine getirmelisiniz. "Bana ne" dediğinizde bilin ki, en başta insanlığınızdan bir şeyler kaybetmiş olacaksınız. Biliyoruz, belki ağır bir itham oldu ama ne yazık ki böyle olacaktır. Düşünün...
Ve unutmayın, 20 Ekim 2000'de F tipleri ve tecrite karşı başlatılan ölüm orucunda şimdiye kadar 119 insan öldü. 600'den fazla insan sakat kaldı. Ve beşinci yılında halen sürüyor bu direniş. Halen ölüm döşeğinde tecritin kaldırılması için direnenler var.
Belki ilk defa duydunuz, belki de görmek, duymak istemediğiniz bu gerçekle bir kez daha karşılaşmış oldunuz bu satırlarla. Sonuç olarak istesek de istemesek de, bir direniş yöntemi olarak doğru ya da yanlış da bulsanız, ölümlerin yaşandığı ve devam ettiği GERÇEK'tir. Ve bilirsiniz ki, kimse durduk yerde ölmez, ölemez. Tecrit denilen politikanın nasıl bir şey olduğunu anlamanız için hatırlatmak istedik bunu da.
BU MEKTUBUMUZLA BİR ZİNCİR OLUŞTURMAK İSTİYORUZ. Tecrit denilen karanlık kuyuda boğulmak istenenleri boğdurmamak için uzatılan bir zincir olsun bu.
Bu zinciri oluşturmak için; mektubumuzun fotokopilerini çekerek tanıdıklarınıza, eşinize dostunuza postalayabilirsiniz; mektubumuzu internet ortamında dağıtabilirsiniz; sendikacıysanız ya da bir dernekteyseniz panonuza asabilirsiniz; gazeteciyseniz köşenizde yer verebilirsiniz, haber yaptırabilirsiniz; ev kadınıysanız misafirlerinize okutabilirsiniz; esnafsanız işyerinize asabilirsiniz; milletvekiliyseniz meclis kürsüsünden okuyabilirsiniz; bu mektubu bir gazete ya da dergide okuduysanız küpürü kesip cüzdanınıza koyup yakınlarınıza okutabilirsiniz... Kısacası sözlü ya da bu haliyle yazılı olarak elden ele, kulaktan kulağa BİR ZİNCİR OLUP ulaşmalı bu gerçekler.
İnsan düşüncesinin baskı ve zorla yokedilmesine karşıysanız, işkenceye, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşıysanız, insanın sadece mezarda yalnız kalabileceğine inanıyorsanız ve TECRİT denilen bu silahın bir gün size de yönelmesini istemiyorsanız BU ZİNCİRE BİR HALKA DA SİZ EKLEYİN!
F tiplerinde tecritin kaldırıldığı, ölümlerin durdurulduğu günlerde görüşmek umuduyla hoşçakalın

Azrail
25.02.2006, 20:24
ölüm oruclarını desteklemiyorum, hakedenler tecrit ile cezalandırılmalı

MetinK
25.02.2006, 23:16
ölüm oruclarını desteklemiyorum, hakedenler tecrit ile cezalandırılmalı
Nazi Almanyasi...Tek parti ve tek sef...Ari irkinin üstünlügünü tüm Almanya ve Avrupa ya hatta dünyaya egemen kilmak isteyen bir despot.
Tüm muhaliflerin öldürüldügü,iceri atildigi ,yakildigi günler.
üst dudagina konan bir sinek büyüklügünde biyigiyla,ordudan atilmis,aslen Almanyali olmayan bir diktatörün Almanyasi...
Mengeleye kafataslari ölctürüp kimin Alman kimin olmadigini hesaplattirdigi yillar...
Berlinde 120 000 kitapin yakildigi yillar...

ve bir kilise papazinin anlatimlari;
önce yahudiler yakildi gaz odalarinda ve tutuklandi.Ben yahudi degildim.O yüzden sustum, karsi cikmadim...
sonra solcu ve sosyalistlere geldi sira.Ben solcu ve sosyalist degildim o yüzden sustum ve karsi cikmadim...
sonra demokratlar ve muhalifler öldürüldü.sustum ben demokratta degildim...
sonra sira bana geldi.dönüp baktigimda yanimda beni sahiplenecek kimse kalmamisti...


düsüncesini begensekte begenmesekte insanlar ölüyor icerde...
insanlar...
sakat kaliyor...
insanlar,
insannn...

insan bu; ne zaman ne olacagi belli olmaz.
papazi düsün,
düsün...
bir gün sira sanada gelebilir.

susma ...sustukca...

okyanus
26.02.2006, 00:31
bugün taksimdeydim alışverişe gitmiştim tecrit için yürüyüş vardı .nekadar çok polis vardı ellerinde taramalı silahlar insanın garibine gidiyo düşmanı bastırmaya gider gibi donanımlı gelmeleri.aynı vatanın evlatları.....................

okyanus
26.02.2006, 00:33
ölüm oruclarını desteklemiyorum, hakedenler tecrit ile cezalandırılmalı
neden böyle düşündüğünü gerçekten çok merak ettim.açıklarsan beniçok mutlu edrsin

Balta
26.02.2006, 01:05
ölüm oruclarını desteklemiyorum, hakedenler tecrit ile cezalandırılmalı

Değerli kardeşim hakeden gelimesi çok geniş, bunlar diğer adli hükümlü ve tutsaklarla karşılaştırmayalım. Bu kavramlar çok önemli.

Ankete katılma duyarlılığın için Teşekkür ederim.

Azrail
26.02.2006, 10:28
neden böyle düşündüğünü gerçekten çok merak ettim.açıklarsan beniçok mutlu edrsincan hakedenler için mutlaka olmalı örneğin apo, insan olmayı hakedemeyenler hayvan gibi muameleye mahkumdur,,, görüşüm bu

Azrail
26.02.2006, 10:29
Değerli kardeşim hakeden gelimesi çok geniş, bunlar diğer adli hükümlü ve tutsaklarla karşılaştırmayalım. Bu kavramlar çok önemli.

Ankete katılma duyarlılığın için Teşekkür ederim.ben teşekkür ederim can

rockçı turna
26.02.2006, 12:06
ölüm oruçlarını desteklememekle beraber tecridin kaldırılması gerektiğini düsünüyorum.

mercan
26.02.2006, 15:15
ölüm orucunu desteklemek değilde; sonuçda ölümü hiçbir zaman hiçbir koşulda destekliyemem..
ben ölüm orucu tutan kişilerin ; amaçlarını ne için tuttuklarını destekliyorum ve ankettede oyumu kullandığım gibi tecride kesinlikle karşıyım..

bu ülkede başkalarının canlarını acımadan alanlar (katiller) tecavüzcüler değilde ......sadece düşünenler,devrimciler f tipi ile cezalandırılıyor!!!!!!!!bu en baştaçok büyük bi suççtur ....

bu konu ile ilgili bi yazı okumuştum onu buraya yapıştırmak istiyorum
en iyi sözü onlar söylemiş zaten


Sorun, devrimci kimliğimizle, inançlarımızla varolup olmama sorunu haline gelmişse, bu noktada uzlaşmazlık, hiçbir koşulda boyun eğmeme, dayatılan statükoları kabul etmemek biçimine bürünür. Direniş bunun için sürüyor. DEVRİMİ, DEVRİMCİLİĞİ HÜCRELERE GÖMEMEYECEKSİNİZ diye ilan ediyoruz her ölüm orucu direnişçisiyle. Bu noktada direnmemenin açıklaması ne ricat, ne güç biriktirme, ne nefes alma, ne "başka mücadele biçimleri" olabilir... Olamayacağı 5 yıllık süreçte görülmüştür zaten

Serkan_Devrim
26.02.2006, 17:57
ölüm oruçlarını desteklememekle beraber ölüm orucundakilere saygı duyuyorum. desteklemememin nedeni ise yaşam felsefemdir'yaşamak direnmektir' tecrit ise tamamen kaldırılmalı. bunu destekleyen arkadaşa çok şaşırdım.

Oli
26.02.2006, 18:28
En tuhaf nokta... F tipi cezaevlerine sadece solcuların tıkılması... ülke çeteci/mafyacı/tecavüzcü dolu... onlar "kader mahkumu", solcular "eziyet mahkumu"...

her ne olursa olsun ölüm orucunu destekleyemem.

Azrail
26.02.2006, 18:32
ölüm oruçlarını desteklememekle beraber ölüm orucundakilere saygı duyuyorum. desteklemememin nedeni ise yaşam felsefemdir'yaşamak direnmektir' tecrit ise tamamen kaldırılmalı. bunu destekleyen arkadaşa çok şaşırdım.Ali ekber , ben olaya bıraz sert baktım galıba, haklısın ama ben tecrıtı sadece apo acısından ele aldım, dıgerlerını kastetmedım, yanlış anlaşıldıgım için özürdilerim

saygılarımla

Oli
26.02.2006, 18:38
sokaktaki linççi, cahil vatandaşı gördüm sanki karşımda.

trabzonda insanlar F tipine karşı "tecrite son" pankartları açınca... bizim milliyetçi vatansever milletimiz. bunlar apocu deyip linç etmeye kalkmıştı. merak ediyorum bu millet ne zaman bilinçli ve bilgili olacak...

Azrail
26.02.2006, 18:41
sokaktaki linççi cahil vatandaş gördüm sanki karşımda.

trabzonda insanlar F tipine karşı "tecrite son" pankartları açınca... bizim milliyetçi vatansever milletimiz. bunlar apocu deyip linç etmeye kalkmıştı. merak ediyorum bu millet ne zaman bilinçli ve bilgili olacak...terbıyelı ol, cahıl sensın yazılarımı ıyı oku ben kımsenın fıkrıne karsı degılım, tecrıt konusunda bılgın ne ıse aktar, saygısızca eleştırı yapmana gerek yok

Balta
27.02.2006, 14:07
ölüm orucunu desteklemek değilde; sonuçda ölümü hiçbir zaman hiçbir koşulda destekliyemem..
ben ölüm orucu tutan kişilerin ; amaçlarını ne için tuttuklarını destekliyorum ve ankettede oyumu kullandığım gibi tecride kesinlikle karşıyım..


Mercan Can, öncelikle ankete katıldığın ve fikirlerini belirttiğin için tşkler.
Fikirlerin gerçekten güzel bu anlamda saygımı belirteyim.

Küçük bir ayrıntıyı paylaşayım istedim. Ölüm orucu adından anlaşılacağı anlamında almayalım. Ölüm orucu demek ölmek için yapılan bir eylem değil öyle olsa bunun daha kısa yolu vardır. Ölüm orucu demek insanların sorunlarını ifade etmek ve sorunlarını çözüm yolları için bir mücadele biçimidir. Düşünkü bu insanların kendi bedenlerinden başka herşeyleri tüm mücadele yolları ve araçları ellerinden alınmış tek kalan kendi bedenleri ve bunu direnmek için sorunu ortaya koymak için bedenlerini ölüme yatırıyor ve bu süre zarfında karşı tarafa mesaj verilmek isteniyor.

Hiçbir Ölüm orucu direnişçisi ölüme meraklı değil bu konuda hemfikir olalım. Hiç kimse ölümleri tasvip etmez bu nedenle olaya bu yönü ile bakarsak yanlış sonuçlar çıkar.

Kendine iyi davran Hooşcakal

mercan
27.02.2006, 20:01
Mercan Can, öncelikle ankete katıldığın ve fikirlerini belirttiğin için tşkler.
Fikirlerin gerçekten güzel bu anlamda saygımı belirteyim.

Ölüm orucu demek insanların sorunlarını ifade etmek ve sorunlarını çözüm yolları için bir mücadele biçimidir. Düşünkü bu insanların kendi bedenlerinden başka herşeyleri tüm mücadele yolları ve araçları ellerinden alınmış tek kalan kendi bedenleri ve bunu direnmek için sorunu ortaya koymak için bedenlerini ölüme yatırıyor ve bu süre zarfında karşı tarafa mesaj verilmek isteniyor.
Hiçbir Ölüm orucu direnişçisi ölüme meraklı değil bu konuda hemfikir olalım. Hiç kimse ölümleri tasvip etmez bu nedenle olaya bu yönü ile bakarsak yanlış sonuçlar çıkar.

tabikide bende senin gibi düşünüyorum.. en acı şeydir çaresizlik o insanlar sadece düşündükleri için o durumdalar ve dediğin gibi ellerinde kendilerini ifade edebilecekleri ,seslerini duyurabilecekleri hiç birşey yok... neyazıkki canları dışında
ve kimsenin yanlış anlıcağını sanmıyorum yani en azından bu forumdaki üyelerin!!

Balta
22.03.2006, 16:05
Arkadaşlar bu anket çok ilginç sonuçlara neden olduğu için paylaşmak istedim. Ankete katılan arkadaşların hemen hepsine yakını Tecride karşı iken %90 da ölüm oruçlarına karşı. Burda bir çelişki yokmu? Zaten bu insanlar tecridin kalkmasın için tek kullanabilecekleri ve ifade edecekleri kaynak kendi bedenleri ve bunun için kendi bedenlerini ölüme yatırıyorlar. Kendi deyimleriyle aşagıdaki gibiri;

(Ayrıca ankete birden çok oy kullanabilirsiniz tek secenekli değil)


Ve unutmayın, 20 Ekim 2000'de F tipleri ve tecrite karşı başlatılan ölüm orucunda şimdiye kadar 119 insan öldü. 600'den fazla insan sakat kaldı. Ve beşinci yılında halen sürüyor bu direniş. Halen ölüm döşeğinde tecritin kaldırılması için direnenler var.
Belki ilk defa duydunuz, belki de görmek, duymak istemediğiniz bu gerçekle bir kez daha karşılaşmış oldunuz bu satırlarla. Sonuç olarak istesek de istemesek de, bir direniş yöntemi olarak doğru ya da yanlış da bulsanız, ölümlerin yaşandığı ve devam ettiği GERÇEK'tir. Ve bilirsiniz ki, kimse durduk yerde ölmez, ölemez.

Hüseyin69
22.03.2006, 16:14
Diyarbekir 5 No’lu zindanında vahşet günlerinin kadın tanıklarından biriyim. O zaman 20 yaşında bir gençkızdım.

Diyarbekir zindanı vahşetiyle ilgili bir çok kitap yazıldı. Okuyabildiğim kadarıyla bunların hepsi erkek tutsaklar tarafından kaleme alınmıştı. TC’nin zindan politikası ve uygulamaları anlatılırken kadınlar koğuşuna fazla yer verilmedi. O dönemin bilinmesi, gerçeklerin gün yüzüne çıkarılarak TC’nin teşhir edilmesi ancak, o dönemlerde tutsak olan kadın arkadaşların anlatımlarıyla mümkün. Aradan 23 yıl geçse de Diyarbekir zindanı hayatımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. O dönemde tutsak düşen bütün kadın arkadaşlara çağrımdır. Esat Oktay ve Diyarbekir zindanını, kadın olarak yaşadıklarımızı, kamuoyuna duyurmak önümüzde bir borç olarak duruyor...



bu yazim basliga uygunmu degilmi bilmem ama ben tam okumadim igrendim lavaboya kadar bir kac sefer gittim geldim yazinin devami tabiki okumaya cesaretiniz ve yüreginiz elverisli ise

http://www.ozgursitem.com/modules.php?name=eBoard&file=viewthread&tid=1480

05atasoy
05.04.2006, 17:51
tecrit faşizmin bir dayatmasıdır orada insanlar bunalıma yalnızlığa ve ölüme terkedilmemeli.
kahramanlar ölmez halk yenilmez

ozcangulum
10.04.2006, 20:38
ölüm oruçlarını destekliyorum benimde çok sevdiğim bir yoldaşım ölüm oruçunda öldü insan doğası tek tipleştirelemez insanların hücreleştirilmesine hayır yaşaın ölüm oruçu direnişimiz

Nesimi
10.04.2006, 23:18
tecrit kaldırılmadır neden mi?

Çünkü F tipi hücreler sadece solcu tutsaklar için yapıldı onları koyup yalnızlaştırmak için yapıldı. F tipi hücrelere mafyaları, hırsızları, tecavüzcüleri, kapkaççıları koymazlar...

bu ne yaman çelişki solcuysan f tipine, kapkaççıysan çoğu zaman hapse bile girmiyorsun.

Ölüm orucu bu noktada desteklenecek yanı kalmamıştır ama kendi tercihleri böyle mücadele ediyorlar ama kazanımları olmayacak tam tersine faşist insanlar bu duruma seviniyorlar...

manifesto
11.04.2006, 00:02
Tecrit? Bu ne anlama geliyor anlamadım ama burada F tipi ceza evleri pek tutulmuyor anlaşılan.
Aslında ceza evinin her tipinden uzak durmak lazım onun için kanuna ve hukuka riayet etmekde fayda var.Bir mücadele kanaatimce meşru platformda sürdürülürse meşruiyet kazanır ve destek bulur.
Eskiden ceza evlerini örgüt faliyetleri için dahi kullanan sağ sol guruplar oldu.
Öyle fotoğraflar gördüm ki cezaevi demeye bin şahit lazım.
Yani ceza evlerinde isyanın ve değşik yasadışı olayların kontrol altına alınmasında faydalı olmuş.20 Kişi bir arada kalacağına 2 kişi kalsın hem onlar rahat etsin hem problemler azalsın.Zaten ülkede yeterince sorun var birde cezaevleri ile uğraşılırsa sorunlar büyür.
Ayrıca bazı analarımızın bacılarımızın F tipi cezaevlerini protesto etmede kullanılmasını anlamıyorum daha dün bir olay yaşandı bölgedeki vatandaşlar artık bu olaylardan gösterilerden bıktı.

Mühim olan cezaevine düşmemek.Ama masum olarak cezaevine düşenler yok mu elbette var....

ozcangulum
01.03.2008, 12:23
bir hayatı 8 cm sığdırmaya çalışıyorlar F tipi cezaevlerinin amacı teslim alma kişiliği yok etme,
renksizlik ve sessiz bir ortamda gerçekleşen kansız bir ölüm ve belleksiz bir yaşamdır..
kahrolsun f tipi ceza evleri