Orijinalini görmek için tıklayınız : Dersime Gezi


eylüleren
28.02.2006, 16:30
Merhaba arkadaşlar içimizden dersimli olupta daha memlekete gidememiş olanların yanısıra dersimi merak edenler var.Bunun için benim düşüncem herkes dersimde nereye gidilmeli nerede kalınmalı nereleri gezilmeli yada tarihi yerlerin hikayeleri hakkında bildiklerini paylaşmalı.Böylece diğerlerimiz en azından bir nevi memlekete olan hasretimizi gidermiş oluruz saygılar.

DersimVatan
28.02.2006, 18:10
çok dğru sölüyorsun enkısa sürede tüm bildiklerimi bpaylaşacam :D

m.ozfe
28.02.2006, 18:11
dersim neresi?

Oli
28.02.2006, 18:13
dersim 10 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir gezegendir yeni keşfedildi... :p :yamukgul: :olmadi :S

kavakli
28.02.2006, 18:27
yok ya alnisin olmasin oli plutonun adi dersim dimi:D

DersimVatan
28.02.2006, 18:41
yok yalnıs biliyon marsın adı dersim :)

eylüleren
28.02.2006, 21:31
Tunceli’deki Munzur Vadisi, doğayla baş başa kalmak ve güzelliklerin tadına varmak isteyenler için eşsiz bir yer. Munzur Vadisi Milli Parkı, Tunceli’nin girişinden başlayan 85 kilometre uzunluğundaki Munzur Vadisi’nin, 7. kilometresinden itibarenve Ovacık İlçe girişine kadar uzanan bir alanı kaplıyor. Barındırdığı çeşitli bitki türleri ve yabani hayvanların yanı sıra40 değişik gözeden akan soğuk suyuyla da ziyaretçileri büyüleyen Munzur Vadisi, Munzur Çayı’ndaki kırmızı benekli alabalıklarıyla da ilgi çekiyor.NOT:Arkadaşlar dalga geçeceğinize elinizi yanısıra beyninizi çalıştırıp bir şeyler ortaya koysaydınız. yukarıda NTVninn sayfasında dersimi tanıtırken belirtiklerinden daha fazla şeyler ortaya çıkarabilirdik.yukarıda yazılanı yeterli görüyorsanız sizin probleminiz ben elimden geleni yapacağım

MetinK
01.03.2006, 15:42
sen devam et arkadasim.güzel seyler cikacaktir mutlaka ben destekliyorum.
arkadaslar saka yapiyorlar yanlis anlamani istemem
bu yil tatilimi dersimde gecirecegim.herkesi de beklerim.
sevgiyle.

eylüleren
01.03.2006, 16:50
Desteğin için sağol arkadaşım.Resimler gerçekten güzel eline sağlık umarım bu sene bir aksilik çıkmaz bende giderim.

Şoreş
01.03.2006, 16:52
Benimde eniştem dersimli pülümürlü bikaç sene önce kalabalık olarak gitmişlerdi hala da ara ara gider tunceliye birsürü fotoğraflar çekmişler düzgün babada munzur suyunda ormanın içinde birsürü fotolar çekmişler süper bir yer

kavakli
01.03.2006, 16:54
bi gezi duzenlenecekse beni yazin gormeye sabirsizlaniyorum

eylüleren
01.03.2006, 17:08
MUNZUR VADİSİ MİLLİ PARKI
Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisinde, 42.000 Hektarlık bir alan 1971 yılında Milli Park olarak ilan edilmiştir. Türkiye'nin en büyük milli parklarından biri olan "Munzur Vadisi Milli Parkı", Tunceli kent merkezine 8 Km. uzaklıkta başlayıp, vadi boyunca Munzur Dağlarına kadar uzanmaktadır. Kuzeyde 3300 metreye kadar yükselen Munzur Dağları, Mercan ve Munzur Suyu vadileri tarafından parçalanmıştır.

Bu bölgenin milli park olarak ilan edilmesinde etken olan veriler, başta akarsu kaynakları ve gözeler olmak üzere zengin doğal veriler, endemik bitki türleri ve yöreye özgü hayvan türleri ile zenginleşen bitki örtüsü ve yaban hayvan varlığıdır.

Munzur Suyu ve Mercan Deresinde yaygın ve yoğun olarak bulunan yöreye özgü nadir alabalık türleri ile çengel boynuzlu ve bezuvar adlarıyla bilinen iki tür dağ keçisi ile av kuşlarından ur kekliği yabanıl yaşamın yöreye özgü değerlerini oluşturmaktadır. Milli parkın kuzeyinde, Munzur Dağlarının üzerinde 2000-3000 metrelik zirvelerde yer alan krater gölleri, Ovacık düzlüğünde kaynayan gözeler ve kanyonlar ile vadi boyunca dökülen şelaleler parkın doğal değerlerini zenginleştirmektedir.

Milli parkın her köşesinden eşsiz doğal görünüm ve tüm yabanıl yaşam kolaylıkla izlenebilmektedir. Bu özellikleriyle Munzur Vadisi, gerek rekreasyonel etkinlikler, gerekse doğa araştırmaları için turizme yönelik çok önemli potansiyel taşımaktadır.


Bitki örtüsü bakımından çok zengin olan Munzur Vadisi Milli Parkı florasında, 1518 çeşitli bitki kayıtlı olup, bunlardan 43 çeşidi Munzur Dağlarına, 227 çeşidi Türkiye'ye endemik türlerden oluşmaktadır. Munzur Dağlarından başka hiçbir yerde bulunmayan endemik bitkiler arasında Çan Çiçeği, Erzincan Kirazı, Bindebirdelik Otu, Munzur Kekliği, Munzur Düğün Çiçeği, Dağ Çayı, Munzur Dağı Oltu Otu ve Menekşe sayılabilir. Ovacık ilçesiyle Munzur gözelerinden 1.5 km. aşağıda Munzur Suyunun iki yanında bölgenin karakteristik ağacı olan huş meşceresi bulunmaktadır. Ülkemizde ender bulunan ağaç türlerinden olan huş, bu bölgede su kenarında güzel gövde yapmakta ve bölgenin florasına önemli bir katkı sağlamaktadır. Milli Parkta hâkim ağaç türü meşe ve çeşitli türleridir. Tepeler ve yamaçlarda kayalık olmayan yerler meşe ormanları ile kaplıdır. Vadi tabanında ve su boylarında karışık olarak karaağaç, akağaç, kızılağaç, dişbudak, çınar, asma, huş, ceviz, yabani fındık, kavak, söğüt ve çalı türlerinden oluşan zengin bir bitki örtüsü bulunmaktadır. Alt flora, meşelerin koru niteliğinde olduğu yerlerde zengin durumdadır. Dağların sarp ve dik yamaçları tamamen çıplaktır.

Munzur Vadisi Milli Parkında doğal çevre yaban hayvanları için elverişli bir ortam sunmaktadır. Çengel boynuzlu keçi ve bezuvar isimli iki tür dağ keçisi ile av kuşlarından ur kekliği gibi yaban hayvanları bu yöreye özgü ilginç ve nadir türlerdir. Munzur Vadisi ve çevresi av hayvanları bakımından oldukça zengin sayılır. Milli Parkta kurt, tilki, sansar, ayı, vaşak, su samuru, porsuk, sincap, tavşan, yaban domuzu ve yaban keçisi bulunmaktadır. Mağaralarda ve kaya kovuklarında yaşayan boz ayı, Munzur yaban hayatının önemli büyük memelilerinden biridir. Bölgenin diğer büyük memelileri orman içerisindeki kayalıklarda yaşayan vaşak, yaban domuzu ve kurt'tur. Kuş türleri bakımından da oldukça zengin olan Milli Parkta yırtıcı kuşlardan kartal, akbaba, doğan,şahin,atmaca,kerkenez,delice,çaylak nadir türlerden ise kaya kartalı bulunmaktadır. Gece yırtıcılarından puhu, baykuş ve yarasa yaygın türlerdendir. Milli Parkta bulunan diğer kuş türleri arasında keklik, çil keklik, toy, mezgeldek, turna, bıldırcın, çulluk, üveyik, tahtalı ve kaya güvercinleri, bazı ördek türleri ve ender olarak da kaz bulunmaktadır. Munzur Suyu Vadisinde çeşitli av hayvanları için bir koruma ve üretme alanı vardır.

Munzur Suyu, Mercan Deresi ve çevresindeki akarsularda yaşayan bol miktarda alabalık, yöre için önemli bir ekonomik değer oluşturmaktadır. Munzur Gözelerinden başlayarak 80 Km.'lik bir su alanına yayılmış olan alabalık, Tunceli ekonomisi için olduğu kadar, ülkemiz için de çok önemli bir doğal servettir.

Bölgede sert karasal iklim hüküm sürdüğünden, milli parktan faydalanmak için en uygun zaman Haziran ve Eylül arasındaki dönemlerdir. Milli Park alanındaki doğal veriler, kamp kurma, piknik yapma, sportif balıkçılık ve doğa yürüyüşleri gibi günübirlik etkinliklerin yanı sıra çeşitli su ve doğa sporları (rafting, dağcılık v.b.) için de çok elverişli potansiyele sahiptir.

MetinK
02.03.2006, 04:12
dersim neresi?

dersimi merak edenler icin birkac resim:

eylüleren
02.03.2006, 11:50
Eline sağlık arkadaşım.bende ilerki zamanlarda resimler koymayı düşünüyorum ama nasıl yapacağım.internet konusunda o kadar iyi değilim.neyse sağol

eylüleren
02.03.2006, 17:31
Munzur Efsanesi
Bugünkü Tunceli ili Ovacık ilçesine bağlı Koyungölü Köyü civarında yaşayan bir ağa ve ağanın koyunları gütmek için yanına aldığı Munzur isminde bir çoban varmış.

Munzur'un ağası Hac zamanı hacca gitmiş. Ağa hacda iken Munzur bir gün ağanın hanımının yanına gelir ve,

- Hatun, ağamın canı sıcak helva ister. Helvayı yaparsan ben kendisine götürürüm der.

Ağanın hanımı önce şaşırır,sonra herhalde zavallı çobanın canı sıcak helva istiyor, doğrudan söylemeye dili varmıyor, utanıyordur. Ağasını da bahane ediyor.Kendisine bir helva yapayım da yesin der. Helvayı pişirir bir bohçanın içine bağlar ve Munzur'a:

-Al evladım götür der.

O sırada ağa hacda namaz kılmaktadır. Namaz sırasında sağa selam verirken bir de bakar ki sağ yanında elinde bir bohça ile Munzur dikilmiş duruyor. Namazını bitirip Munzur'a:

-Hoş geldin evladım, burada ne arıyorsun nedir o elindeki? der.

Munzur da:

-Ağam canın sıcak helva istemişti onu sana getirdim der.

Elindeki bohçayı ağasına uzatır.Ağası bohçayı açar ve bakar ki içinde sıcacık helva paketlenmiş duruyor.
Hayretler içinde Munzur'a bir şeyler söylemek için başını çevirdiğinde bir de bakar ki Munzur yanında yok. Hac vazifesini tamamlayıp köyüne döndüğünde komşuları herkes elinde bir hediye ile hacıyı karşılamaya giderler.
Munzur da, götürecek başka hediyesi olmadığından, bir çanağın içerisine koyunlarından bir miktar süt sağar ve bununla ağasını karşılamaya gider.
Ağa Munzur'u görünce yanındakilere: Asıl hacı Munzur'dur. Öpülecek el varsa Munzur'un elidir. Önce ben öpeceğim der ve Munzur'a koşar. Munzur bu konuşmaları duyduğunda: Aman ağam Allah aşkına. Böyle bir şey olmaz. Ben yıllarca senin ekmeğinle, aşınla büyüdüm. Sen nasıl benim elimi öpersin. Ben sana elimi öptürmem, der ve kaçmaya başlar.

Munzur önde, ağa ve yanındakiler arkasında bir kovalamaca başlar.

Şimdiki Munzur ırmağının ilk yere geldikleri zaman Munzur'un elindeki süt dolu çanak dökülür ve sütün döküldüğü yerde, süt gibi bembeyaz su fışkırır. Bundan sonra Munzur kırk adım daha atar.Attığı her adımda bir kaynak fışkırır. Ve fışkıran bu sulardan bir ırmak meydana gelir.Munzur'un arkasından koşanlar bu ırmaktan öteye geçmezler. Munzur'da bu dağlarda kaybolur gider.

Yöre halkının efsaneleştirdiği Munzur ile, Tanrının varlıklı ve sözü geçen kişiler yanında bir çobanın da keramet sahibi olabileceğini,çoban olsa bile Tanrının sevgisine mazhar olabilecek temiz yürekli, imanlı insan olabileceği belirtilmekte, Munzur'u bu inançla efsaneleştirmektedirler

cem_ahenk
04.03.2006, 21:58
slm eylul hanım ben murat erzincanlıyım sizinle tanısmak isterim size ii gunler bıraz alevilik hakkında konusmak sizinle bilgi alısverişi yapmak isterim

cem_ahenk
04.03.2006, 22:00
slm arkadaslar bende erzincanlıyım sizinle sohbet etmek veya yazısmak isterim her sey gonlunuzce olsun

gülşen
06.03.2006, 10:04
bende hozatlı olup oraya gidemeyenlerdenim burada resimleri görünce çok mutlu oluyorum...
bildigin yerlerden biraz bahsedersen sevinirim

pirimunzur
06.03.2006, 11:32
ben dersim ovacıklıyım. arkadşlar boyle burada anlatmakla bıtecek bır yer degil.koyumdur diye demiyorum kutsal bir mekan olduğunu düşünüyorum daglarında hızırın atıyla dolaştığı munzur baba ve duzgun baba gibi sır olan yuce zaatlar var ve insanları okadar iyidirki, kalıcak yeriniz yoksa eger sizi asla dişarda bırakmazlar misafir perverligini burada farkına varırsınız yaşlı insanların yanına gıdıp sohpet etmenizi tavsiye ederim burada gercek bir insanlık var hatta işsizlik cok fazla olmasına rağmen herhangi bir hirsizlik gasp soygun gibi bir suc şimdiye kadarda işlenmemiştir alevilik bu olsa gerek namerde el sürmemek, namusa göz dikmemek, haram lokma yememek...
Ayrıca buradaki dogada hic bir yerde yoktur.eğer giderseniz ovaciga munubusler kalkar munzura o munubuste mikailn ve ahmet arslanin muzigini dinleyerk gitmek bile bir başaka güzel gözelere gidipte alabalık yada kavurma yemeden ayrani içmeden gelmeyin ben busene oradayim munzura giderken gorursunuz yeşil yazı koyu ben işte orada olacam :36_1_33: heycanlandım :)

1695 1697 1699 17001700

hasan1
06.03.2006, 11:40
cok güzel memleketimiz am hirsizlarin eline kalmiz
cok güzel resimler cenet gibi eline saglik arkadas

ozde
07.03.2006, 09:53
bizde dersimliyiz abim orda doğduğu ve 8-9 yaşına kadar dersimde olduğu için memleketimizi azda olsa hatırlıyor bense hiç gitmedim içimde yara.
mutlaka gidicem munzur festivaline denk getirmeye çalışıcam. mazgirt darıkentliyiz.

MetinK
07.03.2006, 15:31
bizde dersimliyiz abim orda doğduğu ve 8-9 yaşına kadar dersimde olduğu için memleketimizi azda olsa hatırlıyor bense hiç gitmedim içimde yara.
mutlaka gidicem munzur festivaline denk getirmeye çalışıcam. mazgirt darıkentliyiz.
merhaba özde;
oralari bugüne kadar görmemissen sanssiz biri olmasin.
kendine bir iyilik yap ve o cografyayi ziyaret et.göreceksin hep orda kalmak ve hep oraya gitmek isteyeceksin...
munzurca ve dostcakal...

eylüleren
07.03.2006, 16:18
Merhaba arkadaşım dersim anlatılmaz yaşanır.Doğal güzeliklerin yanısıra ordaki arkadaşlık,dostluk,insanlık'ı hiç bir yerde bulamazsın.Ben geçen yaz gittim gerçekten de dönmek istemedim.umarım bu yazda gidebilirim.

seheryeli
07.03.2006, 18:15
ben de Hatay İskenderun doğumluyum 22 yaşıma kadar orda kaldım.Üniversiteyi kazanınca aydına gittim ailem İstanbul'a.Ben de okul bitince İstanbul'a yerleştim.Şu anda İstanbul'dayım,ama Tuncelinin kültürüyle büyüdüm.hemen hemen her yaz gitmeye çalışırım.Ata binmek,oranın doğasıyla içiçe olmak huzur veriyor bana.Türkiye'de çok güzel görülmeye değer yerler olduğunu düşünüyorum Tunceli de bu yerlerden biri diye düşünüyorum.Şovenistlik değil bu öyle algılamayın lütfen gerçekten öyle, harika.
ben de mazgirt darıkente bağlı köydenim.babam canik(aydınlık)annem şilk (AKKAVAK)sen biliyormusun köyün adını.darıkentin içindenmisin yoksa.

ozde
07.03.2006, 22:03
merhaba arkadaşlar dallıbel köyümün adı seheryeli.ben doğduğumda dersimli doğmuşum kendimi bildim bileli hasretliğini çekerim. içimde yaşattım dersimi görmememe rağmen soran yabancılara doğduğum yeri dersim dedim. bugüne kadar şartlar elvermedi gidemedim ama bu gidemeyeceğim anlamına gelmiyor,gideceğim göreceğim toprağımı nasip olursa yerleşmeyi orda yaşamayı ve sonunda orda ölmeyi dilerim.şuan balıkesirdeyim çalışıyorum ailem ise zonguldakta.doğduğum yerde dersimliler çoktuk o yüzden kültürümüzden uzak kalmadım.

MetinK
11.03.2006, 05:48
gideceğim göreceğim toprağımı nasip olursa yerleşmeyi orda yaşamayı ve sonunda orda ölmeyi dilerim.


Umarim istediklerine bigün sahip olursun...
benimde yasamak istedigim yerlerin basinda dogdugum topraklar gelir...

şavolanlı
17.03.2006, 17:14
canlar her sene giderim dersime kısmetse bu senede gidicem düzgün babaya çoban babaya küreyş babaya allahın izniyle gitmek istiyorum.

DersimVatan
17.03.2006, 17:17
Dersim gibi çoğrafya dünyada yoktur heralde ....

şavolanlı
18.03.2006, 22:54
dersim bence allahın bir lütfü bizlere degerini bilip kültürümüzü ve dogamızı korumalıyız sevgili hemşerilerim

şavolanlı
19.03.2006, 03:25
dersimli olmayan canlarada tavsiyem gidin görün bu eşşiz diyarı

KaRTaL_58
24.03.2006, 13:00
arkadaşlar selam olsun sizlere yürekten selamlar.sizden bi ricam var munzur festivali ne zaman oluyor tarihini bilen varsa yazsın.mutlaka gitmek istiyorum.bakarsınız orada karşılaşırız.yalnız ben tunceliyi bilmem haa gelince beni misafir edersiniz artık:)

ALBAY_KAWA
25.03.2006, 03:45
dersimi kelimlerle anlatmak mümkün olsaydi eger bu kadar sevilmezdi bence, munzur vadisindedeki bitkü türleri dünyanin hic biryerinde yok, hele o essiz insani, yemesin yedirir icmesin icirir... Daha bu güne kadar duymadimki bir giden oraya kötü laf etsin, hep görmeden etmislerdir.. bence görmek isteyenelre ilk firsatta gitmeleri...

Nediyim, her zaman dedigimi diyeyim dersimli olmak bir ayricaliktir...

Saygilar

Hüseyin69
25.03.2006, 04:10
dersim neresi?





1995 lere kadar
türkiye neresidir hangi ülkenin baskentidir
diyorlardi yabancilar simdi ise dersimi merak edip nasil gideceklerinin hesabini yapiyorlar hani su sikiyönetim adim basi durdurma gözalti vs oyunalri var ya onlarin hesabini yapiyorlar gidin diyoruz adresler veriyoruz tlf numaralari veriyoruz gidin görüntüler cekin orasi türkiye alanya cesme marmaris vs degil orasi cok farkli bir yerdir

ama ne yazikki sana bu konuda yardimci olamiycam ozfe

bodrum_26
25.03.2006, 22:45
görmek isterdim hep gidiyorum elazığa bi türlü kısmet olmadı ama bu sene gideceğim tunceliye

eylüleren
25.03.2006, 23:29
Arkadaşlar dersimi tanımak için oraya gitmek orada yaşamak insanlara konuşmak havasını solumak gerekir.dersim coğrafyası gibi bir coğrafya dünyada yoktur önemli olan sahip çıkmak değerini bilmek korumak tabi bunu canla başla yapmak sözle değil

MetinK
26.03.2006, 23:39
görmek isterdim hep gidiyorum elazığa bi türlü kısmet olmadı ama bu sene gideceğim tunceliye
merhaba;o dogayi ve insanlari görmeni tavsiye ederim.Mutlaka görmelisin derim.Hem Elaziga da cok yakin zaten...
dostlukla...

eylüleren
27.03.2006, 00:07
İnsan görmeye doyamıyor baktıkça bakası geliyor.

MetinK
27.03.2006, 01:32
Axx...arkadasim.Bunlar ne güzel fotograflar?Gercekten harika...:36_1_55:


Ellerine ve yüregine saglik.Bu sene ben de cekip getirecegim...
Umarim sizlerle de paylasirim.

tolga_62
27.03.2006, 19:50
arkadaşlar selam olsun sizlere yürekten selamlar.sizden bi ricam var munzur festivali ne zaman oluyor tarihini bilen varsa yazsın.mutlaka gitmek istiyorum.bakarsınız orada karşılaşırız.yalnız ben tunceliyi bilmem haa gelince beni misafir edersiniz artık:)

Munzur festivali temmuzun son günleri ile ağustos başlarına denk geliyor, bu sene gereksiz ve klasik nedenlerle olmadı sadece terminale suavi geldi,bu sene daha güzel olması dileğiyle, sanatçılardan da dafa fazla ilgi bekliyoruz..

eylüleren
11.04.2006, 22:41
canım memleketim..................

ysmn-24-
11.04.2006, 22:50
yaf ben erzincanlıyım ama memleketim kadar severim dersimi hiç görmemiş olsamda:) adına bile kanım kaynıyoo... merak ediyodum fotolar için tskler..

eylüleren
11.04.2006, 23:01
görmediysen hiç vakit kaybetme canım dersim gibi memleket hiç bir yerde yok haklısın resimlere bakınca insanın içi kaynıyor.....

ysmn-24-
11.04.2006, 23:06
tasında topragın hüzün varya! bambaska bi memleket.. he babamın yakasına yapısacagım bu yaz hewal :)

Nesimi
11.04.2006, 23:07
Dersim welate mao.

eylüleren
12.04.2006, 13:53
Bu arada fotograflarda emeği geçen herkese çok teşşekür ederim.fotograflar daha geniş şekilde www.phepug.org 'ta veriliyor.

piremi
19.04.2006, 15:40
işte budur ya dersim insan bi tuaf oluyo adını duydukça umarım en kısa zamanda yeniden giderim ve memleketimi ve topraklarımı görüüm.

eylüleren
22.04.2006, 13:02
dersimden bir kaç resim daha.....

eylüleren
22.04.2006, 13:11
resimlerin devamı.....

MetinK
22.04.2006, 13:43
tesekkürler arkadasim güzel paylasimlarin icin.Resimler cok hos .Bu güzellikleri sadece resimlerde birakmiyalim gidip kendi gözlerimizle görelim...
dostlukla...

okan02
22.04.2006, 14:47
inanki ben sadece dersimi mucadelesi ve direnisiyle bilirim bunun disinda bilgim yok olsaydi söylerdim
saygilar

fischer35
24.04.2006, 17:41
fotoğraflar çok güzel en azından 5 yıl önce ovacık gözelerine gitmiş birine eski günlerin doğallığını saflığını ve en önemlisi masumluğunu anlatmakta.her ne kadar insanlar orayı boşaltsada ,askeri operasyonlar olsada yurdum insanı ölse yada öldürülsede dersim bizim göz,müzde hep o ışıltısı aydınlığı,yasakları aşan tavrıyla aramızda olacaktır.kimse dersimi kötü bilmeyecek ,ilimizi doğru tanıtalım ve kollayalım.yarınlar biz dersimlilerin olsun...

eylüleren
24.04.2006, 17:46
fotoğraflar çok güzel en azından 5 yıl önce ovacık gözelerine gitmiş birine eski günlerin doğallığını saflığını ve en önemlisi masumluğunu anlatmakta.her ne kadar insanlar orayı boşaltsada ,askeri operasyonlar olsada yurdum insanı ölse yada öldürülsede dersim bizim göz,müzde hep o ışıltısı aydınlığı,yasakları aşan tavrıyla aramızda olacaktır.kimse dersimi kötü bilmeyecek ,ilimizi doğru tanıtalım ve kollayalım.yarınlar biz dersimlilerin olsun...

Haklısın çok güzel bu güzellikleri korumak sahip çıkmak her zaman her yerde
önemli olan bunu başarmak hep birlikte kenetlenerek işte bunu bir yapsak halkımıza memleketimize sahip çıksak tüm sorunlar kökten çözülür diye düşünüyorum...

ceyhunkaloglu
25.07.2006, 12:34
dersim gibisi yoktur canlar! lütfen "dersim" kelimesini gülünecek bir şeymiş gibi telaffuzetmeyelim. kö tü bi niyetiniz yok biliyorum, anlıyorum ama yinede hoşuma gitmiyor. çünkü "dersim" direnişin karışı gelişin adıdır. halk devletin ısrarla tunceli diyerek "dersim"in unutturmak oradan, altında yatan anlamdan koparmak istiyor. lütfen bilinçli olalım "dersim"i koruyalım.:excl:

eylüleren
26.07.2006, 20:49
dersim gibisi yoktur canlar! lütfen "dersim" kelimesini gülünecek bir şeymiş gibi telaffuzetmeyelim. kö tü bi niyetiniz yok biliyorum, anlıyorum ama yinede hoşuma gitmiyor. çünkü "dersim" direnişin karışı gelişin adıdır. halk devletin ısrarla tunceli diyerek "dersim"in unutturmak oradan, altında yatan anlamdan koparmak istiyor. lütfen bilinçli olalım "dersim"i koruyalım.:excl:


yazılanları dikkatli okusaydın baştan sona yazdığın yazının gereksizliğini anlardın bu kadar zormu baştan sona takip etmek anlamıyorum.

garcia
26.07.2006, 22:06
dersim gibisi yoktur canlar! lütfen "dersim" kelimesini gülünecek bir şeymiş gibi telaffuzetmeyelim. kö tü bi niyetiniz yok biliyorum, anlıyorum ama yinede hoşuma gitmiyor. çünkü "dersim" direnişin karışı gelişin adıdır. halk devletin ısrarla tunceli diyerek "dersim"in unutturmak oradan, altında yatan anlamdan koparmak istiyor. lütfen bilinçli olalım "dersim"i koruyalım.:excl:

sayın ceyhunkaloğlu dersim gibisi yoktur.bu konuda doğru söylüyorsunuz.ancak dersimli olmak kimseye ayrıcalıklı olma hakkı tanımaz.ben çok tuncelili tanıdım içlerinde aşiretçi,kirvecisinden tutunda bomboş olanına kadar.tabii içlerinde çok değer verdiklerimde vardı azda olsa.ancak hepsinin ortak özellikleri sorduğulduğunda eğerki bunu soran insan devrimci,sosyalistse''dersimliyiz biz'' diyorlardı.tabii içlerinde verdiğim kitapları,ağabeyinden korktuğu için sobaya atıp yakanlar yok değil,metropolün havasına kendini kaptırıpta baba parasıyla aldığı kot pantolonu bir ay giyip,sonra tıpkı eski amerikan filmlerindeki gibi püskül,püskül kesip doğrayanda'' ben dersimliyim sosyalistim'' diyordu.birde politikada tanıdığım çok sayıda olumsuz örnekleride eklersek,dersimli olmanın kimseye ayrıcalık tanımadığını daha iyi anları.lütfen kimse yanlış anlamasın ben sadece bir şeylerin abartılmasına karşıyım.evet söylediğiniz gibi bir yönüyle''dersim direnişin kalesidir(hala o kalenin ayakta durduğunu düşünüyorsanız tabii).ancak dersimi dersim yapan 1937-1938 dersim ayaklanmasında aşiretlerin çok önemli bir çoğunluğunun devletle uzlaştığını herhalde biliyorsunuz.bedel ödeyip yaşamlarını ortaya koyanlar olduğu gibi,bölgede jurnallik yapan ispiyonlarında çokça olduğunu biliyorsunuzdur.arkadaşlar,kimse yanlış anlamasın bende lise yıllarında iken,tunceliliyim yada arkadaşın deyimiyle,dersimliyim diyen insanlara yakınlık duyardım ve yakın ilgi gösterdim.taaki dersimlilerin bir çoğunun zannedildiği gibi olmadığını anlayana kadar.bir kere sizin dersim dediğiniz yerde sadece aşiretçiliğin yüzü suyu hörmetine kamer genç dypden iki dönem millet vekili seçilmedimi?özelliklede seçimlerde ve köylerdeki,köyler arası anlaşmazlıklarda kendini gösteren aşiretçiliğin gelişmiş, ilerici insanların yoğun olduğu toplumlarda yeri yoktur.hiçbir şeyi abartmamak gerekiyor.bizim solcularımızda bazı şeyleri abartarak,geçmişte yoğun örgütlendikleri her yeri ''kurtarılmış bölge'' ilan ettiler.oysa oniki eylül faşist darbesi geldiğinde elde avuçta birşey kalmadı.

eylüleren
26.07.2006, 22:20
sayın ceyhunkaloğlu dersim gibisi yoktur.bu konuda doğru söylüyorsunuz.ancak dersimli olmak kimseye ayrıcalıklı olma hakkı tanımaz.ben çok tuncelili tanıdım içlerinde aşiretçi,kirvecisinden tutunda bomboş olanına kadar.tabii içlerinde çok değer verdiklerimde vardı azda olsa.ancak hepsinin ortak özellikleri sorduğulduğunda eğerki bunu soran insan devrimci,sosyalistse''dersimliyiz biz'' diyorlardı.tabii içlerinde verdiğim kitapları,ağabeyinden korktuğu için sobaya atıp yakanlar yok değil,metropolün havasına kendini kaptırıpta baba parasıyla aldığı kot pantolonu bir ay giyip,sonra tıpkı eski amerikan filmlerindeki gibi püskül,püskül kesip doğrayanda'' ben dersimliyim sosyalistim'' diyordu.birde politikada tanıdığım çok sayıda olumsuz örnekleride eklersek,dersimli olmanın kimseye ayrıcalık tanımadığını daha iyi anları.lütfen kimse yanlış anlamasın ben sadece bir şeylerin abartılmasına karşıyım.evet söylediğiniz gibi bir yönüyle''dersim direnişin kalesidir(hala o kalenin ayakta durduğunu düşünüyorsanız tabii).ancak dersimi dersim yapan 1937-1938 dersim ayaklanmasında aşiretlerin çok önemli bir çoğunluğunun devletle uzlaştığını herhalde biliyorsunuz.bedel ödeyip yaşamlarını ortaya koyanlar olduğu gibi,bölgede jurnallik yapan ispiyonlarında çokça olduğunu biliyorsunuzdur.arkadaşlar,kimse yanlış anlamasın bende lise yıllarında iken,tunceliliyim yada arkadaşın deyimiyle,dersimliyim diyen insanlara yakınlık duyardım ve yakın ilgi gösterdim.taaki dersimlilerin bir çoğunun zannedildiği gibi olmadığını anlayana kadar.bir kere sizin dersim dediğiniz yerde sadece aşiretçiliğin yüzü suyu hörmetine kamer genç dypden iki dönem millet vekili seçilmedimi?özelliklede seçimlerde ve köylerdeki,köyler arası anlaşmazlıklarda kendini gösteren aşiretçiliğin gelişmiş, ilerici insanların yoğun olduğu toplumlarda yeri yoktur.hiçbir şeyi abartmamak gerekiyor.bizim solcularımızda bazı şeyleri abartarak,geçmişte yoğun örgütlendikleri her yeri ''kurtarılmış bölge'' ilan ettiler.oysa oniki eylül faşist darbesi geldiğinde elde avuçta birşey kalmadı.


arkadaşım yukarıda bellirttim burası tartışma veya sataşma mekanı değil açarsın bir konu orada tartışırsın konun içeriği belli her kim olursa olsun buna izin vermiyorum.açılan konuyada saygı duyun lütfen....

garcia
26.07.2006, 22:41
arkadaşım yukarıda bellirttim burası tartışma veya sataşma mekanı değil açarsın bir konu orada tartışırsın konun içeriği belli her kim olursa olsun buna izin vermiyorum.açılan konuyada saygı duyun lütfen....

kusura bakmayın arkadaşım kimseye sataşmak gibi bir derdim yoktu.ancak abatmanın yanlış olduğunu örneklerle açıklamaya çalıştım.yani kötü niyetle yazmadım,aslında dersimdeki kültürel-sosyal aşınma benide üzüyor.bu topikte yazı yazıldığı için bende düşüncemi söyledim.

eylüleren
26.07.2006, 22:53
kusura bakmayın arkadaşım kimseye sataşmak gibi bir derdim yoktu.ancak abatmanın yanlış olduğunu örneklerle açıklamaya çalıştım.yani kötü niyetle yazmadım,aslında dersimdeki kültürel-sosyal aşınma benide üzüyor.bu topikte yazı yazıldığı için bende düşüncemi söyledim.


arkadaşım ben konuyu hiç tanımayan merak eden arkadaşlar için açtım.amacına yönelik hizmet etmesini istiyorum.ben zaten herşey doğru demiyorum doğru işliyorda demiyorum yanlışlar hepimiz tarafından biliniyor.kültürel-sosyal aşınma bu en büyük sorunlardan biri yanısıra yazı yazın yazmayında demiyorum.konuyla bağlantılı olursa daha iyi olur.yukarıda yazan arkadaş konuyu okumamış bile başlamış yazmaya ben buna karşıyım.bunun açılan konuyu saptırmaktan başka bir sonucu yok..lütfen konulara yorum yazarken daha özenli olalım..

Siya Saperen
27.07.2006, 07:17
Dersim (Gümüş Kapı)

Nasıl Gidilir?

Bölge, güneyden Elazığ, kuzeyden Erzincan ve Erzurum illerine bağlayan devlet karayolu üzerindedir...

En yakın havaalanı, kent merkezine yaklaşık olarak 120 km. uzaklıkta yer alan ve iç hatlara hizmet veren Elazığ Havaalanıdır...

Görülmesi gereken yerler.

Munzur vadisi milli parkı,

Pertek Kalesi, Malazgirt Kalesi, Dedebağ, Kaleköyü, Sağman Kaleleri...

Munzur ırmağının kaynağını oluşturan ve 40 gözeden oluşan Munzur gözeleri...

Ağlayan kayalar...

Düzgün Baba ziyareti...

Ve doğasıyla hayran bırakan bir çok yer...

Ne yenir?

Zerefet ( Babiko ), Sirekurt , Sirepati , Keşkek, Kavut, Patila unlu yemeklerine örnek verilebilir.

Yöreye özgü bitki ve sebze yemeklerinden, Gulik Yemeği, Mantar Yemeği, Döğme Çorbası, Döğme Pilavı, Gulik Çorbası, Guriz Yemeği ile kurutulmuş sebze yemekleri sayılabilir.

Geleneksel yöresel tatlılar arasında Helva, Dut Tatlısı, Aşure, Pancar tatlısı, Kabak Tatlısı, Heside (sulandırılmış Dut pekmezi, un ve tereyağı) ile baklava yer almaktadır.

Ayrıca gençler için;

Munzur , Pülümür ve Peri suları gerek debileri, gerekse akış hızları itibari ile rafting (kano) sporu yapmaya oldukça elverişli sulardır.

Ovacık ilçesinin kuzeyindeki Munzur sıra dağları ile ilçenin güneyindeki meşelik tepeler, İlin kuzeydoğusunu kaplayan ve yüksekliği 3292 metreye varan Karasu- Aras dağları ile Bağırpaşa dağları dağcılık ve doğa yürüyüşü sporlarına olduğu kadar kayak için de uygundur.

Son olarak Şavak peyniri yemeden geleni Dersim'e gitmiş olarak kabul etmiyorum haberiniz ola... :kapaligöz

Eksik olan noktalar mutlaka ki vardır. Ekleme yaparsanız sevinirim. Ayrıca mutlaka görmeniz gereken bu doğa harikası yer için çok fazla bir bütçe harcamanıza gerek yok. Çok kısıtlı koşullarda bile mükemmel bir gezi yapabilirsiniz...

dersimli1975
10.08.2006, 14:10
Dalga gececeginize insanlari aydinlatiniz lütfen .bilmem kac isik yiliymis , bilmem mars bilmem jupiter de bir yer demek cok ayip ,insanlar bilemiyebilir ve ögrenmek istiyorlarsa yardimci olun .dersime uzak olan veya uzak yasayan kisiler tuncelinin kürtce ismini bilemiyebilirler .sizlerin hicmi eksikligi yok .türkiyeyi bastan sona kadar hangimiz taniyor ki

astare_dersim
01.09.2006, 21:41
slm arkadaşlar bende geçende okuduğum dersimin buyer babayla olan hikayesini sizinle paylaşmak istiorum

Eski zamanlarda Pülümür´den Ovacık ilcesine kestirme yoldan gidilirmiş. Sürekli bu yolu kullanan Deli Hıdır adında bir genç Buyer Krater gölünün kıyısında bir ağacın altında oturup dinlenmeya karar verir, çıkınından erzağını çıkarır ve sofrasını hazırlar

Yemeğini yerken, uzun boylu ve ak sakallı bir Dede´nin kendisine selam verdiğini görür. Deli Hıdır, Aksakallı Dede´nin selamını alır ve kendisine "Buyur Baba" diyerek O´nu sofrasına buyur eder. Bundan sonra Aksakallı Dede ortadan kaybolur. Ortalık birden bire toz duman olur. Gölün suları şiddetle dalgalanir. Deli Hıdır bir ara atının da göl sularında bir kır atla çiftlestiğini görür, bunun üzerine iyice deliye dönen Deli Hıdır, durmadan "Buyur Baba, Buyur Baba" deyip durur. Ancak bir daha ne atını, ne de Aksakallı Dede´yi görür

İste o gün bu gündür Halk dilinde bu dağa "Buyer Baba Daği" göle de "Buyer Baba Gölü" denmektedir. Bu gölün suları yaz ve kış aylarında ne azalır ne de çoğalır. Genç kız ve erkek ziyaretçiler gölün sularına elma bırakırlar, bu elmalar su yüzeyinde birleşirlerse genc kız ve erkeklerin evleneceklerine, gölün etrafinda 3 kez dönenlerin muratlarına ereceklerine inanılır

domanı_dersim19
01.12.2006, 20:07
ya bi siz gidin benim güzel memleketimin o güzel insanları sizi dışarda bırakmaz ;) dersim insanı kadar misafirperver başka bir yer var mı ki :)

Nesimi
01.12.2006, 20:43
Dersimde Pülümür'e gitmiştim Dersim'de genel olarak hırsızlık gibi adi suçlar yok denecek kadar az. Pülümürde neredeyse tüm evlerin kapısı açıktı. bugüne kadar bir hırsızlık olayı görülmemiştir. Aynı durum diğer ilçeler içinde geçerlidir eminim(görmedim)

seheryeli
02.12.2006, 01:25
GELİN PINARI EFSANESİ


Gelin Pınarı veya diğer adıyla Gençlik(Dereova) Şelalesi, Nazımiye ilçesinin kuzeyinde, Nazimiye ilçesine 13 km. uzaklıktaki Dereova bucağının yanında bulunmaktadır. 30-40 m. yükseklikteki kayalardan sarkıtlar ve dikitler yaparak ince ince akan sular, alışılmış bir şelale görünümünün dışında, buraya bir efsane havası vermektedir. Yazın bunaltıcı sıcağında şelalenin 50 m. yakınına varıldığında, bir anda sanki binlerce vantilatörün çalışarak meydana getirdiği bir serinlik insanın bedenini sarar. Kayalardan aşağıya iplik iplik akan suların gerek sesi, gerek serinliği ve gerekse manzarası görülmeye değer bir tabiat harikasıdır.Tunceli'de her tabiat güzelliğine bir efsane yakıştırılmıştır. Buranında kendisine özgü efsanesi şöyledir:

Bu yörede yaşayan ailelerden birinin oğlu ile kızı evlendirilir. Yeni gelin, yöre adetlerine göre belli bir süre evde kaldıktan sonra, bir gün kaynanası kendisine:

-Hadi gelinim. Su bakracı al. Sağım yerine getirilen hayvanları sağ ve sütü al getir, der.

Gelin bakracı alır. Köyün diğer genç kızları, gelinleri gibi oda sağım yerine gelir ve kendine ait bütün sütlü hayvanları sağar, bakracını sütle doldurur. Ancak en son sağdığı kara keçi birden ayağını vurur. Süt dolu bakracı devirir, süt akar, gider.

Gelin birden şaşırır, çok üzülür. Ağlamaya başlar. "Daha yeni gelinim. Bana elinden iş gelmez, beceriksiz gelin diyecekler. Benimle alay edecekler diye sızlanır ve bir yandan da kara keçiye beddualar yağdırır.

O sırada gelinin geciktiğini gören kaynana, yüksekçe bir yere çıkarak, acele gelmesi için gelinine seslenir. Gelin mahçup ve üzgün bir şekilde, önündeki boş bakracı, boş götürmektense, yaradana sığınarak, yanındaki pınardan su ile doldurur ve ağzına da bir bez kapatıp, o şekilde getirip sepetin altına koyar.

Bir müddet sonra sütü kaynatıp, mayalamak için,bulunduğu yerden almaya gelen kaynana, bezi kaldırdığında, bakracın içindeki su, süt olmuştur. Bir kenarda durarak olanları üzüntü ile seyreden gelin, kendisini mahçup etmediği için Tanrıya şükreder.

O gün bugündür, bu pınardan akan sular koyunlar sagılmaya başlandığında, süt renginde akarlar. Koyunların sütü kesilince de, tekrar tabii rengine dönerler.

zelal_sultan
08.12.2006, 12:39
DÜZGÜNBABA EFSANESİ

Şah Haydar, Seyyit Mahmud-i Hayrani'nin oğludur. Zewe yakınlarında bulunan Zargovit tepesinde hayvanlarını otlatmak için bir ev yapar. Burada hayvanları ile meşgul olur.

Kışın zemheride keçilerinin gayet güzel beslendiklerini gören Seyyit Mahmud-i Hayrani "Acaba Şah Haydar, bu kışın ortasında bu hayvanlara ne yediriyor ki, hayvanlar bu kadar güzel besleniyorlar." diye merak eder ve Şah Haydar ile hayvanların bulunduğu yere gider. Bir de bakar ki, Şah Haydar elindeki çubuğu hangi meşe ağacına değdiriyorsa, ağaç hemen yeşeriyor, taze süsleniyor, keçilerde bu filizlerden yiyerek besleniyor.

Seyyit Mahmud-i Hayrani durumu görünce sesini çıkarmadan geri dönmek ister. Ancak o sırada bir keçi, bir kaç kez üstüste hapşırır. Şah Haydar da; "Ne oldu? Babam Dervis Mahmud'umu gördün ki bu kadar hapşırırsın, der ve arkasına baktığında babasının kendisine görünmeden gitmek istediğini görür.

Babasına bizzat ismi ile hitap ettiği için utanır, mahçup olur.Mahçubiyetinden kaçıp, halen Düzgün Baba Dağı olarak bilinen tepeye çıkar ve burada mekan tutar.(Rivayet olunur ki, Şah Haydar babasına ismen hitap ettiği için, mahçubiyetinden ötürü kaçtığı zaman ayağında kışın karda giyilen, hedik veya lekan varmış.Bu hediklerle Zargovit'den, Düzgün Baba tepesine kadar (takriben 5km) üç adım atmış, bastığı her yerde hedikler taşa iz bırakmış ve bu izler hala durmaktadır.)

Bir iki gün eve gelmeyince Şah Haydar'ın annesi endişelenir. Durumunu öğrenmesi için babasına rica eder. O da yanındaki müritlerine;" gidin bakın bakalım, bizim Şah Haydar ne alemde?" der.

Müritlerinden birkaç kisi bu 2450 m. yüksekliğindeki dağın tepesine çıkıp, Şah Haydar ile görüşürler. Durumun iyi olduğunu öğrenirler ve tekrar Zewe'ye dönerler. Seyyit Mahmud-i Hayrani'ye durumu düzgündür, merak edilecek herhangi bir şey yoktur. Selam ve hürmet eder, ellerinizden öper, derler. (Bu işi düzgündür sözü, dilden dile dolaşır ve asıl adı Şah Haydar olan bu zata, artık bir süre sonra Düzgün Baba ismi atfedilir. O günden bu güne Düzgün Baba olarak söylenir.) Bugün dahi halk şifa bulmak için Düzgün Baba'ya gider, adaklar adar ve ziyaret edercena

zelal_sultan
08.12.2006, 13:35
arkadaslar
festivaller genelde temmuz 27/28/29/30 bu tarıhler gıbı oluyorr..

selva
08.12.2006, 13:36
dersim kültüründe efsaneler hikayeler ne kadar çok.o yörenin insanınnın zenginliğini gösteriyor buda .kendi güzel yürekleri güzel insanlarımız.mutlaka gidip memleketimizi görmeliyiz.nerede olursak olalım o toprakların kokusu varya burnumda tütüyor

munzur6262
08.12.2006, 15:09
sayın ceyhunkaloğlu dersim gibisi yoktur.bu konuda doğru söylüyorsunuz.ancak dersimli olmak kimseye ayrıcalıklı olma hakkı tanımaz.ben çok tuncelili tanıdım içlerinde aşiretçi,kirvecisinden tutunda bomboş olanına kadar.tabii içlerinde çok değer verdiklerimde vardı azda olsa.ancak hepsinin ortak özellikleri sorduğulduğunda eğerki bunu soran insan devrimci,sosyalistse''dersimliyiz biz'' diyorlardı.tabii içlerinde verdiğim kitapları,ağabeyinden korktuğu için sobaya atıp yakanlar yok değil,metropolün havasına kendini kaptırıpta baba parasıyla aldığı kot pantolonu bir ay giyip,sonra tıpkı eski amerikan filmlerindeki gibi püskül,püskül kesip doğrayanda'' ben dersimliyim sosyalistim'' diyordu.birde politikada tanıdığım çok sayıda olumsuz örnekleride eklersek,dersimli olmanın kimseye ayrıcalık tanımadığını daha iyi anları.lütfen kimse yanlış anlamasın ben sadece bir şeylerin abartılmasına karşıyım.evet söylediğiniz gibi bir yönüyle''dersim direnişin kalesidir(hala o kalenin ayakta durduğunu düşünüyorsanız tabii).ancak dersimi dersim yapan 1937-1938 dersim ayaklanmasında aşiretlerin çok önemli bir çoğunluğunun devletle uzlaştığını herhalde biliyorsunuz.bedel ödeyip yaşamlarını ortaya koyanlar olduğu gibi,bölgede jurnallik yapan ispiyonlarında çokça olduğunu biliyorsunuzdur.arkadaşlar,kimse yanlış anlamasın bende lise yıllarında iken,tunceliliyim yada arkadaşın deyimiyle,dersimliyim diyen insanlara yakınlık duyardım ve yakın ilgi gösterdim.taaki dersimlilerin bir çoğunun zannedildiği gibi olmadığını anlayana kadar.bir kere sizin dersim dediğiniz yerde sadece aşiretçiliğin yüzü suyu hörmetine kamer genç dypden iki dönem millet vekili seçilmedimi?özelliklede seçimlerde ve köylerdeki,köyler arası anlaşmazlıklarda kendini gösteren aşiretçiliğin gelişmiş, ilerici insanların yoğun olduğu toplumlarda yeri yoktur.hiçbir şeyi abartmamak gerekiyor.bizim solcularımızda bazı şeyleri abartarak,geçmişte yoğun örgütlendikleri her yeri ''kurtarılmış bölge'' ilan ettiler.oysa oniki eylül faşist darbesi geldiğinde elde avuçta birşey kalmadı.
öncelikle şunu söylemek istiyorum kardeşim.tamam yazdıklarından sadece bir kaçı doğru olabilir ama bence biraz haksızlık yapıyorsun.özellikle dersim insanının sankide büyük bir çoğunluğunun göründükleri gibi olmadığını düşünüyorsun.burda çok yanılıyorsun türkiyenin hiç bir yerinde dersimde olan katliamlar,işkenceler,baskılar görülmemiştir.davulun sesi uzaktan sizlere hoş geliyor galiba insanlara özgürlük,eşitlik hürriyet vaat eden nice illegal örgütlerin sürekli dersimi kavgalarının başkenti olarak göstermeleri bugün dersimi bu hale getirmiştir.sizler sürekli dersimi kullandınız.neden bir sivası neden bir tokatı neden bir çorumu kale olarak görmediniz,bu soruyu kendinize sorun aldığınız cevap dersimin neden bu kadar farklı bir memleket olduğunu zaten size öğretecektir.bizler çok acılar çektik bunu sizlerin anlamanızıda zaten beklemiyoruz.8 kişilik bir alilenin ayda bir kilo şeker,bilmem kaç kilo un,bir paket çayotunu ne şartlarda eve götürdüğünü sizler bilemezsiniz.bizler dediğiniz gibi kaypak olabilseydik bugün dersim yani tunceli çok daha güzel bir memleket olabilirdi.bence bugün dersimde insanlarda farklılaşma görülüyorsa bir takım şeylerin eskisi gibi olmadığının göstergesidir.solcu diye geçinen herkesin ilk önce kendisini eleştirmesi gerekir bence.bu bir süreçti ve süreçten ençok zarar görende biz olduğumuza göre kırılmanın en yoğun olduğu yerde dersim olabilir.ama burdaki kırılma dönmek değildir.bugün tunceliden bir kamer genç çıkıyorsa bu ona oy verenlerin yada onun sağcı biri olduğunuda göstermez.artık biz dersimliler kimsenin bizleri kendi kavgalarının kalesi olarak görmelerini istemiyoruz.kimsede bizim yerimize siyaset yapmasın.neyin nasıl olacağına bizler karar veririz sizler değil.saygılarrr...

meryem demir
08.12.2006, 16:07
DÜZGÜNBABA EFSANESİ

Şah Haydar, Seyyit Mahmud-i Hayrani'nin oğludur. Zewe yakınlarında bulunan Zargovit tepesinde hayvanlarını otlatmak için bir ev yapar. Burada hayvanları ile meşgul olur.

Kışın zemheride keçilerinin gayet güzel beslendiklerini gören Seyyit Mahmud-i Hayrani "Acaba Şah Haydar, bu kışın ortasında bu hayvanlara ne yediriyor ki, hayvanlar bu kadar güzel besleniyorlar." diye merak eder ve Şah Haydar ile hayvanların bulunduğu yere gider. Bir de bakar ki, Şah Haydar elindeki çubuğu hangi meşe ağacına değdiriyorsa, ağaç hemen yeşeriyor, taze süsleniyor, keçilerde bu filizlerden yiyerek besleniyor.

Seyyit Mahmud-i Hayrani durumu görünce sesini çıkarmadan geri dönmek ister. Ancak o sırada bir keçi, bir kaç kez üstüste hapşırır. Şah Haydar da; "Ne oldu? Babam Dervis Mahmud'umu gördün ki bu kadar hapşırırsın, der ve arkasına baktığında babasının kendisine görünmeden gitmek istediğini görür.

Babasına bizzat ismi ile hitap ettiği için utanır, mahçup olur.Mahçubiyetinden kaçıp, halen Düzgün Baba Dağı olarak bilinen tepeye çıkar ve burada mekan tutar.(Rivayet olunur ki, Şah Haydar babasına ismen hitap ettiği için, mahçubiyetinden ötürü kaçtığı zaman ayağında kışın karda giyilen, hedik veya lekan varmış.Bu hediklerle Zargovit'den, Düzgün Baba tepesine kadar (takriben 5km) üç adım atmış, bastığı her yerde hedikler taşa iz bırakmış ve bu izler hala durmaktadır.)

Bir iki gün eve gelmeyince Şah Haydar'ın annesi endişelenir. Durumunu öğrenmesi için babasına rica eder. O da yanındaki müritlerine;" gidin bakın bakalım, bizim Şah Haydar ne alemde?" der.

Müritlerinden birkaç kisi bu 2450 m. yüksekliğindeki dağın tepesine çıkıp, Şah Haydar ile görüşürler. Durumun iyi olduğunu öğrenirler ve tekrar Zewe'ye dönerler. Seyyit Mahmud-i Hayrani'ye durumu düzgündür, merak edilecek herhangi bir şey yoktur. Selam ve hürmet eder, ellerinizden öper, derler. (Bu işi düzgündür sözü, dilden dile dolaşır ve asıl adı Şah Haydar olan bu zata, artık bir süre sonra Düzgün Baba ismi atfedilir. O günden bu güne Düzgün Baba olarak söylenir.) Bugün dahi halk şifa bulmak için Düzgün Baba'ya gider, adaklar adar ve ziyaret edercena


Düzgün babaya gidilip, adaklar kesilmesinin sebebi bu anlattığınız hikayemidir
Bildiğim kadarı ile türbe yada kutsal sayılan yerlerde adaklar kesilir. Düzgünbabanın kutsallığı nerden geliyor?? yada türbemidir.??

Şoreş
08.12.2006, 16:33
Sevgili Meryem abla,
Düzgün Baba Dersim Kökenlilerin dilinden eksik etmediği, Dersim Deyişlerinde, Türkülerin adı geçen bir Pirdir, Pirimizdir.. Düzgün Baba hikaye değil, gerçektir.. Nazmiye Hakis taraflarında sır olmuştur.. Türbesi yok ama Evi hala durmaktadır ve İnsanlar onu hersene ziyaret etmektedirler.

Saygılar..

eylüleren
08.12.2006, 17:16
düzgün baba ziyareti nazmiyede bulunmaktadır.Halk arasındaki kimi sorunlar ve anlaşmazlıkların bile, adaletine güvenilen bir yargıç gibi, ona havale edildiği de olmaktadır.düzgün baba sır olduğu için mezarı yoktur.düzgün baba ziyaretine her sene 5000 kişi geliyor.benim gittiğim sene hayran kalmamak elde değil insanlar çıplak ayakla düzgün baba tepesine kadar tırmanıyordu.düşünün ne kadar büyük inançla ve sevgiyle bunu yaptıklarını..

zelal_sultan
15.12.2006, 09:37
Dersim Coğrafyası
Tunceli, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat havzasında yer alır ve coğrafi olarak, Güneyinde Elazığ, doğusunda Bingöl, kuzeyinde Erzincan kuzeydoğusunda Erzurum illeri ile çevrilidir.

Yüzölçümü 7.774 km2 olan Tunceli, deniz seviyesinden 1.050 metre yüksektedir. Tunceli, idari olarak, biri merkez ilçe olmak üzere 7 ilçe, 19 bucak ve 354 köyden oluşmaktadır.

Doğu Anadolu Bölgesi’nin engebeli jeomorfolojik yapısı Tunceli’de de görülmektedir. İl kuzeyden Munzur dağları ve Karasu çayı, doğudan Bingöl dağları ve Peri çayı, güneyden Keban Baraj gölü ve batıdan Fırat nehri ile çevrili bulunmakta, yüzölçümünün büyük bir bölümünü yüksek dağlar ve derin vadiler kaplamaktadır. Bu bakımdan arazinin çoğunluğu tarıma elverişli değildir. Tarıma elverişli alanlar ilin güneyinde yer almaktadır.

Tunceli doğal güzellikler bakımından zengindir. Yöre’de çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. Munzur, Pülümür, Peri ve Tahar çayları başlıca akarsulardır. Ovacık, Nazımiye ve Hozat ilçe sınırları içinde yer alan bölgeler yer yer meşe ormanlıkları ile kaplıdır. Diğer bölgelerde ise nispeten ormanlık saha azdır. Bunun yanı sıra bodur ağaçlıklarla, yabani kavak ve söğütlere sıkça rastlanır. İl alanının bitki örtüsünü büyük ölçüde step bitkileri, çayır bitkileri ve meşe ormanları oluşturur. Yüzölçümünün % 12,1'de dağlık ve taşlıktır.

İl ve 7 ilçenin kuruluş yeri incelendiğinde, Ovacık ilçesi hariç hepsinde ortak özellik bir yamaç sırtından aşağıya , düzlüklere doğru yapılanmalarıdır. Genelde yerleşim yerlerinin bir tarafları dik dağlara dayalı olması, düzlük alanlara doğru gelişme göstermeleri belirgin bir özelliktir. Sadece, Ovacık ilçesi dağların arasında düz bir platoda kuruludur.

Tunceli ili, iki değişik yönden geçen Munzur ve Pülümür çaylarının birleştiği yarımada üzerinde kurulmuş olup, gelişme alanı bugünkü kurulu bulunduğu yerden 5-6 km güneyindeki küçük düzlük alandadır.
Tipik karasal iklimin hakim olduğu Tunceli'de, genellikle yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Yağışlar genellikle sonbahar ve ilkbaharda yağmur, kış aylarında ise kar şeklinde olmaktadır. Yıllık yağış 550-1100 mm arasında değişmektedir.
Munzur sıra dağları bölgenin kuzeyine doğru bir set şeklinde uzadığından, farklı miktarda yağışların düşmesine neden olmaktadır.

Tunceli tektonik olarak, Şekil 1'de görüldüğü gibi 1. ve 2. derecede deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır. Bu bölgede yapılacak yapılar depreme karşı dayanıklılığı yönünden, gerek malzeme ve gerekse işçilik bakımından Türk Standartlarına ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı “Genel Teknik Şartnamesi” kurallarına uygun olması gerekmektedir.

*T.C Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - Tunceli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması'ndan alınmıştır.

gulabaran
17.12.2006, 14:20
Eğer Dersimli oluptu bugüne kadar Dersime gitmeyen varsa yazık olmuş.Bence elinizi çabuk tutun ve biran önce dillere destan bu eşsiz toprakları ve kültürü görün (Dersimi görmek için sadece dersimli olmakta gerekmez)
Ben en son bu yaz gittim festivallere ve bizim insanımızın, dışarıdan gelenlerin bu topraklara ne kadar özlem duyduğunu gördüm.
Senelerce öldürülen,yozlaştırılmaya çalışılan,daima baskıya maruz kalmış bu toplum artık kendi evine geri dönmek istiyor.Ben şunu istiyorum;
artık Dersimden göç değil de Dersime göç olsun.Memleketinizi topraklarınızı yanlız bırakmayın çünkü o topraklar evlatları olmadan bir anlam ifade etmez ve ben dışarıdaki bir Dersimli olarak okulumu bitirdiğimde bu görevimi yerine getireceğim ve sizlerde bu görevinizi yerine getirin.

Çıye MUNZUR mala meye...
Ave MUNZUR hevale meye...
DERSİM welate meye...


MUNZUR milli parkı içinde yapılacak olan barajlara karşı hep birlikte dur diyelim.Doğal güzelliğimize ve Kültürümüze sahip çıkalım.

Servan
17.12.2006, 22:30
merak edenler sadece vadiye bir gitsinler bence yeterli olur.

Ebru62
13.01.2007, 23:11
Dersimi gitipde görmek lazim, doga acisinda anlatilmaz kadar güzel, dünyanin 7 harikasindan biridir benim icin. Insanlari sicakkanli. Ben gecen sene Festivale, Düzgün Baba, Kutudere... gitmisdim.

usLanmaz62
13.01.2007, 23:22
Ben malesef Munzura hiç gitmedim.Ama her yaz Pülümürdeki köyüme giderim.İnanın oranında Munzur dan farkı yok.Ama kafaya koydum Munzura gitcem.Geçen sene olmadı.Bu sene kesin gidicem.Özellikle dedemin Nazımiye deki köyüne gitçem.Hırs yaptım.

Gümüşkaşlı
13.01.2007, 23:39
selam canlar ben bir tokatlı olarak sizi tebrik ediyorum bu fiktiniz çok güzel bir şey tokatlı olarak bende tunceliyi merak edenlerdenim sayenizde yolum düşerse birgünnerelere gideceğimi ve görülmesi gereken yerleri öğrendim çok teşekkür edr başarılarınızın devamını dilerim.