Orijinalini görmek için tıklayınız : Ulu Hatayi Kimdir ?


Eren Türkmen
04.06.2005, 15:09
Türkiye'de Türkçülük yapanlar, ne gariptir ki Türk düşmanlığının da bayraktarlığını yapmışlardır.


Bunun en açık örneğini ?ah ?smail konusunda görüyoruz.



?ah ?smail, ?ran'da 1501 yılında bir devlet kurmuştur. O zamanlar Anadolu'da da Osmanlı Devleti vardı. Bu iki devlet, Çaldıran Ovası'nda 1514 yılında savaştı ve ?ah ?smail yenilerek ?ran'a geri çekildi.



Bizim resmi tarihimiz; ?ah ?smail'i ?ran padişahı ve ?ii olarak gösterir. Okullarımızdaki kitaplarda, ?ah ?smail ve onun devleti Safeviler hep kötülenir.

Bu da gösteriyor ki Osmanlı'nın yarattığı ?ah ?smail düşmanlığını; cumhuriyet yönetimi bilinçaltında miras almış ve bugünlere kadar taşımıştır. Artık; o düşmanlığın sahte bilgilere dayandığını öğrenme zamanı gelmiş de geçmektedir.

Gerçek Türk devleti



Bu köşede göstereceğiz ki; ?ah ?smail'in ?ran'da kurduğu devlet; Osmanlı Devleti'nden daha Türk bir Türk Devleti'dir. Bu devleti yaratan aile, Güney Azerbaycan'da Erdebil Kenti'nde yaşayan ve yanına Anadolulu Türkmenleri alan ?eyh Safiyüddin ailesidir. Safevi Devleti adı da bu Safiyüddin isminden gelmektedir.



Erdebil; Türk kenti idi. Buraya önce Selçuklular, sonra Moğollar gelmiş; kentteki Türk nüfusu 13. Yüzyıl sonlarına doğru 4-5 kat artmıştı. ?eyh Safiyüddin de Türkçe konuşan ve Türkleri eğiten bir bilgin idi. Onun 6. göbekten torunu olan ?ah ?smail; Anadolu Türk dilinin Yunus Emre ile birlikte en büyük ozanıdır.



Büyük bilgin olan Safiyüddin ?shak (1252-1334) Erdebil'de, zamanın Moğol padişahı Ebu Said Bahadır Han'ın Başbakanı Emir Çoban'ı etkilemiş; ?ran'daki Moğol baskısını kaldırtarak halkın sevgisi kazanmıştı.

Dönemin ve bölgenin en ünlü alimi olan ?eyh Safiyüddin'den sonra yerine oğlu Sadreddin Musa (1334-1392) geçmiştir. Ondan sonra bu makamda oğlu Hoca Ali (1392-1428) oturmuştur.



Hoca Ali, bölgeyi ele geçiren büyük Türk ?mparatoru Timur ile görüşmüş; Timur; Hoca Ali'ye Erdebil kentini ve köylerini vermiş ve bu ailenin istediği gibi hareket etmesini de sağlamıştır.

Timur Anadolu'da



Çin'den Akdeniz'e kadar uzanan çok geniş toprakları ele geçiren büyük Türk sultanı Timur; Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile savaşmak istememişti. Çünkü, o, Türklerin birbirlerini kırmasını istemeyen çok bilinçli ve ulusçu bir insandı. Yıldırım Bayezid küstahlaşınca savaş kaçınılmaz oldu ve Osmanlı ordusu Timur ordusu karşısında dağıldı. Çünkü, Anadolu'nun yerli Türkleri Timur tarafına geçmişlerdi.



Anadolu'dan önce Suriye'yi alan (1400) Timur; ?am'da Emevi padişahı olup Kerbela'da ?mam Hüseyin ve ailesini katlettiren Yezit'in mezarını açtırdı, kemiklerini yaktırdı; içini de asker pisliği ile doldurttu. Yezit'in babası Muaviye'nin mezarını; üzerinden süvarilerini geçirterek at nalları ile toz ettirdi.

Anadolu Müslüman nüfusunun göçebe kesimi daha çok Alevi kimlikli olduğundan Timur onların gönlünü almış ve yanına çekmişti. Müslüman olmasına karşın eski Türk inançlarının da etkisinde olan Timur; ?slam dinini Türk kültürü ile bağdaştıran Erdebil Aleviliğini koruyordu. Hoca Ali'ye ilgisi de buradan geliyordu.


***


?ah ?smail'in ata yurdu olan Erdebil; Hazar Denizi'nin güneybatısında, tarihsel yollar üzerinde, dağlarla çevrili bir şehirdir. Bugün Erdebil'de nüfusun yüzde 85'i Türktür. ?ran'a 1997'de yaptığım gezide, dönemin büyük ayetullahlarından Musevi Erdebili ile de görüşmüştüm. ?ran Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nı da yapmış olan bu önemli kişi; Erdebillilerin Kızılbaş olduğunu; kendilerinden (Yani Acem ?iilerden) bile daha fazla Ehlibeyt yandaşı olduklarını söylemişti.



?ah ?smail'i iyi tanıyalım



Bir insan, 12 yaşında savaşmaya başlayıp 14 yaşında büyük bir devlet kurabilir mi?



Eğer adı ?ah ?smail ise kurar.



Arkasında; Anadolu'dan gitmiş onbinlerce Türkmen varsa, kurar.

?şte bizim tarih kitaplarımızda ?ranlı, ?ii diye kötülediğimiz ?ah ?smail böyle biridir.



?ah ?smail; devlet kuran bir çocuk olarak benzersiz olduğu gibi, Türk dilinin en büyük ozanlarından birisi olarak da çok önemlidir.

Övündüğümüz Osmanlı padişahları Farsça şiir yazarken; Fars ülkesinde Türk Devleti kuran ?ah ?smail'in Hatayi mahlası ile yazdığı Türkçe şiirleri günümüzde Alevilerin dilinden düşmemektedir.

Hatayi'nin coşkun deyişleri, nefesleri Türk halk müziğinin eşsiz parçaları arasındadır.



Bazı Osmanlı kafalıların kötülediği ?ah ?smail; kurduğu devletin resmi dilini de Türkçe yapmış; yazışmalar da Türkçe olmuştur.

Eren Türkmen
04.06.2005, 15:11
Erdebil sufileri



Erdebil Kenti üzerinden Anadolu'ya geçen Türk boyları, Safevi ailesinin etkisinde kalıyordu. Bunlara bağlı dervişlere Erdebil Sufileri deniliyordu.

Timur'un Anadolu'da sağladığı ortam dolayısıyla Erdebil Sufileri Anadolu'da rahat çalıştılar. Karaman'da, Aksaray'da bunların yandaşları hızla çoğaldı. Karamanoğulları Beyliği; Erdebil zihniyetinin hayata geçirilmesi oldu.

Anadolu'daki savaşçı önder dervişler, yani babalar/ Erdebil yoluna yöneldiler.

Dönemin bütün düşünürleri bu çizgiden etkileniyordu. Erdebil Sufileri, Alamut'ta ortaya çıkan ?smaili çizginin propaganda yöntemlerini de kullandılar. Böylece propagandacı, davetçi babalar; Anadolu'da her yana yayıldılar. Bugün bile Erdebil Aleviliği çizgisinde yürüyenler Karadeniz dağlarından ?am'a ve Halep'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşamaktadırlar.

?ah ?brahim Ocağı



Erdebil ulusu Hoca Ali ölünce onun postuna oğlu ?brahim oturdu. ?brahim; babasının Anadolu'da yarattığı etkiyi çok iyi kullandı; Anadolu'ya geldi, yandaşlarını gönderdi; Alevi kesimi örgütledi. Böylece, Anadolu'da ona bağlı olanlar; ?ah ?brahim Ocağı denilen bir ocak oluşturdular. Erdebil Ocağı'nın bu ulusuna Alevi kesim, manevi dünyanın padişahı anlamında şah dedi, ayrıca onu veli (12 ?mamlar'ın varisi, keramet ve keşf sahibi) kabul etti ve böylece adı ?ah ?brahim Veli'ye dönüştü.



Bugün bile ?ah ?brahim Ocağı Anadolu'nun en yaygın ocağıdır.

Bu ocağın etkisi çok yaygındı. Ünlü alim ?eyh Bedreddin; bunlardan etkilenmişti. ?eyh Bedreddin; Timur'un çağrılısı olarak Tebriz üzerinden Erdebil'e gitmiş, Hoca Ali ile görüşmüştür. Bursa'da Somuncu Baba diye bilinen ?eyh Hamidüddin-i Aksarayi de Erdebil'e kadar gidip bunların yoluna girmiş idi. Somuncu Baba'nın öğrencisi Ankaralı Hacı Bayram Veli de Erdebil Sufilerinden idi. Hacı Bayram Veli; başına 12 ?mamı temsil eden 12 dilimli kızıl tac takıyordu. Bu yüzden Edirne'ye götürülüp sorgulanmış, yargılanmış, canını zor kurtarmıştır.



Anadolu Aleviliği Erdebil kökenlidir



Anadolu Aleviliğinin en özgün yapısı cem törenleridir. Cem törenini bugünkü anlamda düzenleyip öne çıkartan ?ah ?brahim Ocağı olmuştur. Bu ocağın oğlu olan ?ah ?smail, şiirlerinde cem, müsahip, mürebbi, pir, rehber, Ehlibeyt, Hak-Muhammet-Ali, Kerbala, 12 ?mamlar; kurban; gibi konuları sık sık dile getirir. Cem töreni, eğer ?ah ?smail'den (Hatayi) 3 deyiş okunmazsa, geçerli kabul edilmez.


Anadolu Alevisi için ?ah ?smail; yani Hatayi; Hazreti Ali ve ?mam Hüseyin'den sonra gelen en önemli kişiliktir. Hacı Bektaş Veli de elbette çok öndedir ama onun önderliği son 40 yılda baskın hale gelmiştir.











?ah ?smail- Yavuz Selim



?ah ?smail; 13 yaşında iken Erdebil hattından Anadolu'ya geldi. Erzincan üzerinden Tokat-Amasya hattına kadar uzandığı sanılıyor. Bu bölgelerden ve Güney Anadolu'dan topladığı Türkmen boyları ile ?ran'a geçti; orada 4 büyük savaş yapıp 14 yaşında (1501) şah unvanı ile padişahlık makamına oturdu.

13 yaşındaki ?smail, Sivas Sarıyayla'da kimsenin yanaşamadığı büyük ayıyı bir ok atımı ile öldürmüş; yalnız başına aslan avlamış bir ünlü yiğitti. Çaldıran'da, bir kılıç darbesi ile ünlü akıncı beyi Malkoçoğlu'nun başını, miğferiyle birlikte boğazına kadar yarmıştır.



O savaşçı olduğu kadar dünyanın en lirik şairlerinden birisi olarak ortaya çıkmıştır. Karşısında ise Yavuz Sultan Selim vardır.

Çaldıran'ın anlamı



Yavuz Sultan Selim ise Batı Türklerinin padişahıdır. O da çok yiğit, gözü kara, atak, saldırgan bir padişahtır. Babasına isyan ederek devleti ele geçiren Yavuz Selim; ilk iş olarak Anadolu'nun içlerine kadar etkisi yayılan ?ah ?smail'e karşı sefere çıkmıştır.



* Çaldıran'da karşı karşıya gelen iki ordu da Türk ordusudur.
*16. Yüzyıl'da Türk gücü dünyaya sığmadığı için birbirleriyle savaşmaya başlamışlardır.


* Çaldıran'da doğu Türklerini ve göçebe yaşamını temsil eden ve boy düzenine dayalı, kılıç kullanan ?ah ?smail ile; batı Türklerini, yerleşik yaşamı ve Batı tekniklerini (Top-tüfek) kullanan Yavuz Selim çatışmıştır.
Sonuçta tekniği kullanan Osmanlı (Yerleşik düzen); kılıçlı Türkmen beylerini (göçebe düzeni) bozguna uğratmıştır.


* ?ah ?smail, ?ran'da Türk devleti kurarak, burayı Acem ve Arap kültür etkisinden kurtarmıştır. ?ran Azerbaycanı'nın ve ?ran halkının hoşgörü ve kültür zenginliğinde bu Türk devletinin büyük katkısı vardır.


* ?ah ?smail devleti Safeviler, tamamen Anadolu Aleviliğinin şekillendirdiği bir devlet olup bugünkü ?ran ?iiliği ile bir ilgisi yoktur. Zaten günümüz ?ran ?ii yönetimi de Safevileri kendilerinden kabul etmemektedir.
* ?ah ?smail ile Yavuz Selim'in çatışmasının acısını Anadolu'daki Alevi kesim çekti. Bu Türkmenler; ataları saydıkları Erdebil yanını tuttukları için büyük katliamlara uğradılar.

Eren Türkmen
04.06.2005, 15:14
Kardeşlik yükseltilmeli



Türkiye Cumhuriyeti; Yavuz Selim'in hükmettiği coğrafyada kurulmuş olsa bile; Osmanlı yönetimini yıkarak onun yanlışlarına son veren bir devlettir.

Türkiye'deki Aleviler için Türkiye Cumhuriyeti; aynı zamanda ?ah ?smail devletinin çağdaş halidir. Bu yüzden Anadolu Alevileri, bu cumhuriyet yönetimine yürekten bağlanmıştır, sahip de çıkmaktadır.



Tarih açıkça gösteriyor ki; Anadolu'daki Sünniler ve Aleviler; aynı atanın çocuklarıdır. Bugün; Yavuz Sultan Selim veya ?ah ?smail ayrılığını sürdürmek; kendi kendimizi vurmaktan başka şey değildir. Tarih; ondan doğru sonuçlar çıkartalım diye öğretilir.



Türkiye Cumhuriyeti yönetimi; dünya Türklüğünün mirasçısı olacak ise, mutlaka ?ran Türk Devleti Safevilere de sahip çıkmak zorundadır. Çünkü; bugünkü ?ran yönetimi, Safevileri Türk olduğu için dışlamaktadır.

Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı forsunda, Safevi Devleti de bir yıldız olarak yerini almalıdır.



Tarihten, düşmanlık değil de barış ve işbirliği üretebilirsek; kimse bileğimizi bükemez.





















?ah ?smail'in şiirleri












15. ve 16. yüzyıllarda Türk gücü, cihana sığmıyordu. Öyle ki Doğu Türkleri (Göçebeler, kılıçlılar) ile Batı Türkleri (Yerleşikler, tüfekliler) Çaldıran'da 1514'te birbirlerini kırmaya başlıyorlardı.



Bu savaşta göçebe Türklere (Türklerin boy birliklerine) komuta eden ?ah ?smail idi. ?ah ?smail'in Türk edebiyetinin en büyük ozanlarından birisi olduğunu daha önce yazmıştım. Bazı okurlarım diyor ki: '?ah ?smail'in kitabı var mı? ?iirlerinden örnek verir misiniz?'



?ah ?smail; şiirlerini Hatayi mahlası ile yazıyordu. Onun şiirlerinin Türkiye'de Hatayi Divanı adı altında yayımlanmış birçok nüshası bulunmaktadır.

Azeri lehçesiyle



?ah ?smail'in ata yurdu, büyük Azerbaycan sınırları içindeki Erdebil'dir. Bu yüzden onun dili Türkçe'nin Azeri lehçesidir. Bu lehçe Anadolu lehçesine çok yakındır. Bugün de Azerbaycan, ?ah ?smail'i kendi ozanı kabul etmektedir.

Hatayi, Anadolu'da ve Balkanlar'da Alevi kesim tarafından çok sevilmiştir. Bugün bile Balkanlar'daki Alevilerden bazıları, Hatayi'den deyiş veya nefes okudukları zaman, 'Kuran okuduk!' demektedirler.



Çok lirik, çok coşkulu bir ruhun eseri olan o şiirlerden küçük bölümler aktarıyoruz:

Hatayi, işin düşer
Gelip gidişin düşer
Dişleme çiğ lokmayı
Yer isen dişin düşer
***
Çağırdım senem senem
Dedi ki menem menem
Dedim lebin kim emsin
Dedi gel sen em sen em
(Senem: Çok güzel kadın, leb: Dudak)
***
Ehl-i irfandır dilimiz
Sırr-ı hakikat gülümüz
?mam Cafer mezhebimiz
Mürvet hey erenler mürvet
(ehl-i irfan: Yüksek düşünce sahibi, sırr-ı hakikat: Tanrısal gerçekler, ?mam Cafer: Alevilerin mezhep imamı kabul ettikleri 12 ?mamlardan Cafer-i Sadık, mürvet: mürüvvet, insanlık edin)
***
Gönülleri şad eyleyen
Allah bir Muhammed-Ali
Bu yolda irşad eyleyen
Allah bir Muhammed-Ali
(irşad: Eğitme, aydınlatma)
***
Cennetin yemişi elma
Sarar benzim sarar solma
?ah Hatayim inkar olma
Gelen Murtaza Ali'dir
(Hatayi, kendisini Hazreti Ali'nin o dönemde yaşayan bir canlanışı olarak görmüş, halk da böyle kabul etmiştir.)
Be erenler, be gaziler
Gelen Murtaza Ali'dir
Yezid'e batın kılıcın
Çalan Murtaza Ali'dir
diyen şiiri de bunu açıkça dile getirir.
***
Ali'nin sırrına ereyim dersen
Bir mürşid-i kamil bul da andan gel
Küfrünü imana satayım dersen
Var kendi küfrünü bil de andan gel
(mürşid-i kamil: Olgun öğretmen, andan: oradan; küfrü imana satmak: ?eriat kurallarını aşmak.)
***
Pişiri pişiri söyle sözünü
Dört kapıdan ayırmagör gözünü
Mürşidine teslim eyle özünü
Musahip kapusun bul da andan gel
***
Hatayi'nin coşkun ve akıcı şiirleri; 15. Yüzyıl Türk dünyasında yükselişte olan Anadolu Aleviliğinin terimleri, tanımlamaları, duyguları ile doludur.

Onun şiirleri zamanla kutsal kabul edilmiş, o şiirlerin benzerleri yazılmış, yeni yeni Hatayiler ortaya çıkmıştır. Öyle ki Alevi-Bektaşi edebiyatında, şiirlerin son dörtlüğüne, mahlas geçen bölüm olduğu için Hatayisi denilmiştir.
Bu büyük ozanı anlayarak okuyabilirsek; geçmişe gerçek bir yolculuk yaptığımızı hissederiz.