SON AŞIK
Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım,
Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene
Ak düsünce saçların kumral rengine
Kollarında son aşıkın ben olacağım.
Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen,
Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün
Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün ...
O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen?
Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ihtiyar ...
O gün bana yaklaşırken ey ilahi yar,
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,
Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın,
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksın
Ki hiç kimse benim kadar sevmemiş seni!
Faruk Nafiz Çamlıbel (http://www.siirdefteri.com/index.php?sayfa=sair&sair_id=82&sair=Faruk Nafiz Çamlıbel)
Aşk Risalesi
Geniş bir aşk için yüreğimi daralttım
Öyle ise inceden inceye gel bugün
Hançer izinden derin sızı
İnsan olmanın kaygısı
Ve toprağın kokusu
Ve yağmurun sesiyle
Ve hangi zamanda bu düğüm çözülür bilmeden
Biriktirdiğin bütün hüzünlerinle
Kendince gel
Kays gibi yansam da çarem yok mudur
Aslı'nın gönlünde Kerem yok mudur
/ Ey Aşk
Ben buradayım
Sen sevgiliyi çağır
Yüreğimden yüreğine bir yol bul
Cehennemden uzak
Cennete yakın
İşte bekliyorum yanmak için
Ateş saçan sözlerinle/
Ey söz
Sana tüm aşkların haritasını çıkarabilirim
Sevdaların nasıl toprak olduğunu anlatabilirim ya da
Kalp ağrılarını
Sancılarını
Aşkın felsefesini
Kimbilir daha başka neleri sunabilirim
Ya da bir roman yazabilirim hepsinden berisi
Ama kelimeler de biter
Suskunluk bir minyatür kalır deri sayfalarda
Avcının vurduğu ceylan
Sadece ter bırakır avuçlarına
Başka şairlerin şiirleri gibi
Söz de yandı dilde matem yok mudur
Bülbülün sesinde sitem yok mudur
Seni yanan yüreğime hapsettim
Damarlarımdan kan çekildi
Yangını söndürecek su bulamadım
Usul bir okşayış
Gibi ne varsa titreyen ellerimde
Savrulmak isterim rüzgarın önünde
Ki gözlerin mezarım olsun
Ne gün doğsun oynak
Ne gün batsın nazlı
Başladığım yerde hep
Beklemeliyim bu aşkı
Yeni filizler fışkırmalı yüreğimden
Yeni çiçekler sürmeliyim bahara
Konup arılar bal yapmalı
Sonra dağıtmalıyım bu aşk balını
Susmalıyım ve daha
Konuşmak haram olmalı
Bir yol bulmalı
Bir yol ah
Gözlerinde ölmeliyim
Ben ölünce aşk filizlenmeli
Ceylan derisini üzerinde taşımalı
Zümrüdüanka avcıyı
Kaf Dağı'na aşırmalı
Aşk için yürekte kasem yok mudur
Aşk için kul ben-i adem yok mudur
/Ey Aşk ben buradayım
Sen sevgiliyi çağır
Bir serencam bu bedenim
Anlaşılmaz bir serenat
Tuzu derin denizlerdeki tat
Gelsin ey aşk
Gelsin sevgili kor aleviyle/
Geniş bir aşk için yüreğimi daralttım
Bir yudum su olsun gözlerinde
Dudağımda kuruluğu gidermek için
Sana sunmak için kendimi
Yanıma aldım
Duvardaki gölgem güneşe kalsın
Yok olmayı bilmezse aşk içinde gönül
Kendine dar gelen mezarı dünya olsun
Diyerek sana vardım
Al
İşte yüreğim
Aşk içinde aşka mahrem yok mudur
Aşk içinde aşka elem yok mudur
İşte Bir Şiir
Bir aksamustune dogrunun melankolisini sonsuzlastirmak istiyorum
yasadigima tanik olun
Bu bireysel cirpinislari asmak istiyorum, tanik olun
Ama bir aralikta yasiyoruz sanki,
yeryuzu ayaklarimizin altindan kayiyor ve kimse bunun
farkinda degil
Heryerde benciller ve ukalalar kendi olculerine zorluyorlar hayati
Ve hic kimse denizin nasil buyuk ve derin birsey oldugunun
farkinda degil
Ve hic kimse bir karpuz kabugundaki cildirtici, taze ve derin
yesilligin farkinda degil
Ve hic kimse cocuklarin neden mahzun oldugunun farkinda degil
Ve onlari nasil bir dunyaya hazirladigimizin
Hafifce basim agriyor, bir cocuk aglayisi, gecen bir tren,
vakitsiz bir horoz
Birazdan televizyon sesi yukselir, hayatimizi karartmak
ve zapt u rapt altina almak icin
Hicbir sairi kiskanmiyorum ve hicbir saire ozenmiyorum, istiyorum ki
kendi cirpinislari, kendi savruk davranislari icinde
bir disiplin yaratsin siirim
Iste durup dururken uzak semtlerinde Ankara'nin genis ve soguk
bir gecekondu aksaminin izlenimi geliyor aklima
Ve tereddutsuz geciyorum siirime bunu
Mutlu olmayi bir kez yitirdim sonsuzca belki de
Uzuntuyle ayriliyorum bu siirden
Ataol Behramoğlu
ellerine saglik canim hemen okuyorum bunlari