Orijinalini görmek için tıklayınız : Yılmaz Güney Hakkında Herşey(Şiir,Öykü,Yazı,Makale)
Yılmaz Güney de Forumumuzda gereken yerini alsın diye üç şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum; Unutmadık seni Yılmaz Tütün !!!!!!!!!!
1-
Canım, Sevdiğim, Yüreğim...
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
2-
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında
Bir çiçek kendi dalında
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Yalnızlığın içinde
Şimdi yalnız, yalnız mıyım
Kopuk muyum dalımdan
Uzağında mı kaldım ormanın
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında
Bir çiçek kendi dalında
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Yalnızlığın içinde
Şimdi yalnız, yalnız mıyım
Kopuk muyum dalımdan
Uzağında mı kaldım ormanın
3-
Hayat bize mutlu olma şansı
vermedi
Biz kendimizden başka
Herkesin üzüntüsünü
Üzüntümüz,
Acısını acımız yaptık.
Çünkü Dünya'nın öbür ucunda,
Hiç tanımadığımız bir insanın
Gözyaşı bile içimizi parçaladı...
Kedilere ağladık
Kuşların yasını tuttuk.
Yüreğimizin yufkalığı
Kimi zaman hayat karşısında
Bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir
İnsanın insana yanması
Sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin
derdine üzülmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep
Üzüldüm, hep yandım..
Yaşamak ne güzeldir be sevgili
Sevinerek, severek, sevilerek,
Düşünerek...
ve o vazgeçilmez sancılarını
Duyarak hayatın
Yaprak... 09.03.2006, 11:00 balta paylaşımın için yüreğine sağlık "canım, sevdiğim, yüreğim" benimde vazgeçilmezlerim arasındadır. bu kelimelerin anlamını gerçekten yaşayarak sevgiliye ışığını yansıtan kaç kişi var ki
Yılmaz Güney hayatın sancılarınıda yasadı ama bulunduğu her yerde canıda vardı sevdiğide vardı yüreğide vardı ve hayata olan sevgisi ve insanlara olan sevgisi. Onun umudu vardı....
sevgiler.... :)
halil abi buyuk adamsin ben hic okumamistim bu siirleri daha dogrusu yilmaz guneyin hic bi siirini okumadim cok ilgimi cekti tesekkur ederim abi ellerine saglik
ARKADAŞ
Olmasın o ta içten
Gülen gözlerde yaş
Bir gün gelip ayrılsak da
Seninle arkadaş
Bir kıvılcım düşer önce
Büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş
Yanmışsın arkadaş
Dolduramaz boşluğunu
Ne ana ne kardaş
Bu en güzel bu en sıcak
Duygudur arkadaş
Ortak olmak her sevince
Her derde kedere
Ve yürümek ömür boyu
Beraberce el ele
Olmayacak o ta içten
Gülen gözlerde yaş
Bir gun gelir ayrılsak da
Seninle arkadaş
KÖPRÜ
Sevgili
yetmiyor 'sevgili' sözü
tek başına. Karşılamıyor
içimi dolduran duyguyu.
Oysa ben 'sevgili'
derken neler
düşünüyorum bilsen.
Sonsuz, bir güneş
bir yudum rakı
çiçeğe durmuş ince bir
bahar dalı
oğlumun sıcak yanağı
anamın acılı gözleri
babamın tütün kokan eli
evimizdeki kuş
yarının güzel günleri.
Anlatılması güç binlerce
duygu ve sen...
İşte sen
beni hayata bağlayan
en güzel köprüsün;
köprülerin en güzelisin.
Sevgilim... Güzelim...
İnsanı yaşatan
içimizdeki hayat böceğidir.
O ölürse
hayatımızın da tadı biter.
O sakın ölmesin
yaşat onu.
derviscemal 09.03.2006, 14:37 sevgili şiiri gerçekten benimde hayatımda büyük önem taşımış ve yer almış şiirdir.
sevgili yılmaz güney yüreğine sağlık..
eylüleren 09.03.2006, 15:38 Paylaşımın için sağol söylediğin şiirleri bende duymamıştım.
BİR GÜN
Hangi zorluğu
yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde
bu insanca sevgiyi.
Güzel günler
zorlu duraklardan
geçer sevdiğim.
Damla damla
birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün
akıp gideceğiz hayata.
Duvarlar yıkılacak,
açılacak bütün kapılar
bilesin.
Benim yüreğim
sensin şimdi
seni vurur durur...
Ve yine damla damla
çoğalıyorsun içimde.
Zozan Can eklentilerin için teşekkürler, Güneyin şiirsel yanınıda tekrar yaşamak. Zaten ne güzel demiş şair.
"Herkesin bir hikayesi var ama herkesin bir şiiri yok" diye.
hakangs52 09.03.2006, 23:44 canlar paylaşımlarınız için teşekkür ederim ellerinize sağlık.
ÖLÜM BENİ ÇAĞIRIYOR
Beni niye öldürdün G.
Seni sevmek için
Yaşamak istiyorum...
Çoktandır özlediğim yanık saman kokulu bu toprak üzerinde dalıp kalmışım.Uyuyor muyum; yoksa rüya mı görüyorum. Bilmiyorum.. Serin bir gölge. Kafamda 12 tonluk Bussinglerin korkunç gürültüsü. Bir şeyler düşünmek istiyorum. İki şeyi bir araya getiremiyorum bir türlü. Düşüncelerim hep uçuyor. Biri daha uçtu. Yaprakları dökülmüş kuru bir dala takıldı kaldı. Ağacı salladım, salladım. Düşüremedim. Sonra, düşünüm testi olup düşüverdi. Kırıldı. İçinden bir kız çıktı. Kızıl mısır püskülü gibi parlak, yumuşak saçları vardı. Gözleri mavi mi, yoksa yeşil mi? Gözünün rengini bir türlü bulamıyorum. Kızın saçları ıslanmış. Göz yaşlarımdandır, diyorum. Ayağa kalktı. "Benden ne istiyorsun?" dedi.
Gülmeye çalıştım. Dudaklarımı oynatmak istedim. Dudaklarım donmuş. Kulaklarım oynuyor. Burnuma bir sinek kondu. Sonra, burnumdan içeri girdi.
Gıdıklandım. Düşünümdeki kız, "Beni bırak gideyim" dedi. "Yarın sayım var."
Kızın rengini bilmediğim gözlerine baktım. "Git" dedim. "Git. Elini kolunu tutan yok ya." kız gitti. Arkasından baktım. Kızın ne güzel saçları vardı. Sonra, testinin, her biri bir tarafa gitmiş parçalarına bakıyorum. Kırık parçaları toplayıp eski haline sokmak istiyorum. Koca bir parça eksik. Yerini dolduracak şey bulamıyorum..
Karmakarışık sesler duyuyorum. Biri, göğsünü göstererek: "Burdan girmiş, burdan çıkmış," diyor. Ne bu girip çıkan? Memlekette trafik yok mu?
Bilmiyorum. Başka biri: "Ciğerlerini parça parça etmiş," dedi. Bir uğultu duydum. Biri kulağımı kesiyordu.. Kulaklarımı aldı, cebine koydu. "Hatıra!" dedi. Herif, tam da seçti hatıra olacak şeyi. Ondan, ne duyarsa gelip bana söyler.. Başka biri saçlarıma baktı: "Saçları da esaslı," dedi. Ya herif kızılderiliyse. İlk işi saçlarımı kökünden söküp çadırına asmak olacak. Ya bir çingene çıkar da: "Derisini de ben alacam, iyi davul olur," derse. Kalkmak istiyorum. Yere kazıklamışlar sanki. Beyaz boyalı bir otomobil geldi. Üzerinde bir şeyler yazılı. Yazıları okumak istiyorum. Okuyamıyorum. Okumayı unutmuşum.
Oysa ki ben liseyi, lise de beni bitirdi. Üstümdeki kazıkları çıkarıp beyaz boyalı otomobile bindirdiler.. Bir vınlama ortalığı birbirine kattı. Bana ne olmuştu da bu otomobile bindirdiler. Bilmiyorum.
Penceresi, kapısı, tavanı olduğuna göre burası oda. Burada düşünülerimden başka her şey beyaz. Bir de, şu kızın gözleri beyaz değil. Ağzıma bir şey soktular. Ne soktuklarını bilmiyorum. Salt biri "Yuttu be.." dedi. Gözlerimi tavana diktim. Bir ışık yandı. Ortalık sarı bir ışığa boğuldu. Bakışlarım tavanı deldi. Tâ.. gökyüzünde bir yıldıza çarptı. Yıldız kaydı. Arkasından
hiçbir iz bırakmadı. Öbürleri yine ıpıl ıpıl.. Tam yıldızın altındaki köyde, bir erkek, bir kadına: "Bak Haçça" dedi.
"Yıldızgaydı." Haça, kayan yıldıza baktı. Kafasını salladı. "Biri öldü desenen," dedi.
Kayan yıldız benmişim.. İnsanın kendi yıldızını bilmesi ne iyi şey..
Teliim ona bakar. Günün birinde yıldızı kayarsa: "Vay canına, ben öldüm," der ve düşer ölür.. Yıldızım, bulunduğum yerin damına düştü. Birden kapı açıldı. İçeri anam girdi. Üzerime abandı. Ağladı, ağladı...
"Yavrum" dedi. "Yavrum," başka demedi, bayıldı. Bana ne oldu. Gözlüklü biri, gözlerimi kapadı. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Beyazlara sarmışlardı beni. Sonra bir sandığa koydular. Sandığı iyice kapadılar. Güldüm. "Korkma, kaçmam,"
dedim. Biraz sonra siyah bir otomobile bindirdiler. İşler, amma da ters gidiyor ha. Daha demin miydi neydi, beyaza bindik, şimdi siyaha.. Olur mu bu?
Hem ben Fenerbahçeliyim. Oysa ki şimdi Beşiktaşlı oldum...
Bir müddet gittik. Sonra durduk. Kapı açıldı. Hop deyip, aldılar sandığı. Gözleri yaşlı bir sürü insan arasından geçirdiler. Evvelce kazılmış bir kuyuya attılar. Üzerime toprak atmaya başladılar. Nasıl da bilirler toprağı sevdiğimi.. Yo.. yo.. bu kadarı çok. Sonra nefes alırken zorluk çekerim..
Söylediklerimi duymadılar. Ellerini havaya kaldırıp bir şeyler mırıldandılar. Yağmur için dua ediyorlar diye düşündüm. Sonra çekip gittiler. Hey.. nereye gidiyorsunuz? Sağır mısınız? Söylediklerimi duymuyor musunuz? Ya.. ben size demedim mi, nefes alırken zorluk çekerim diye.. Arkalarından bağırdım, çağırdım, duyuramadım. Kalkıp arkalarından koşmak için davrandım.. Kafam sert bir şeye çarptı. "Ha.." dedim. "Demek ben ölmüştüm." Buranın ne penceresi, ne de dikiz geçilecek bir yeri var. Yaşadığım yerler bambaşkaydı.
Biri geldi yanıma. "Hoş geldin" dedi. "Biraz sonra giriş muamelen yapılacak." Bu arada baş ucumda bir kız belirdi. Gözleri ağlamaktan şişmişti. Hala da ağlıyordu ya.. Kızın yaş dolu gözlerine baktım. "Ağlama artık" dedim. "Bilirsin, ağlayanları hiç sevmem. Hem ağlanacak ne var ki bunda. Ölüm işte.. Ağlasan geri gelecek değilim ki. Zaten gelmek istesem bile, buradan bırakmazlar. Giriş muamelem yapılıyormuş. Sen de git. Sevdiğim bütün insanların yaptığı gibi, sen de git Ölüler sevilmez artık. Ölenlerin arkasından salt söylenir. Benim söylenenecek bir şeyim yok ki.. Neyse uzatma da git. Beni yalnız bırak..
Senden bir ricam var. Gözlerim G.'de kaldı. Ona söyle gözlerimi göndersin.
Hadi git.."
Yılmaz Güney
şiir demişsiniz ama bu öyküye de hayır diyeceğinizi sanmıyorum..
Canım, Sevdiğim, Yüreğim...
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
bu şiirin bende anlamı çok büyük paylşatığın için çok ama çok teş
yüreğin umutlarına sağlık çok saol
seheryeli 21.03.2006, 23:36 Sevgi ve dostluk
Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye
Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye
Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye
...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye
Yılmaz Güney
'en güzel günler zorlu duraklardan geçer'...ne güzel demiş..
seheryeli 21.03.2006, 23:37 Sevgi ve Sen...
Sevgi ne demek bilen varmı,
Nerden bileceksiniz sevgiyi,
Sevgiden anlarmısın, benim gibi,
Sevgiyi severmisin, benim gibi,
Ama nerden bileceksinki sen sevgiyi,
Benim kadar sevseydin sevgiyi,
Belki o zaman anlardın sevginin önemini....
Yılmaz Güney
ÖLÜM BENİ ÇAĞIRIYOR
Beni niye öldürdün G.
Seni sevmek için
Yaşamak istiyorum...
Senden bir ricam var. Gözlerim G.'de kaldı. Ona söyle gözlerimi göndersin.
Hadi git.."
Yılmaz Güney
şiir demişsiniz ama bu öyküye de hayır diyeceğinizi sanmıyorum..
Yılmaz Güneyin şiirleri ve öykü tadındaki yazıları yada hapisten yazdıkları mektupları hepsi çok güzel,
Hatta "bu kapılar sonuna kadar açılacak ve ogün bugün olacak" diye yazdığı tüm mektuplarından arşiv yapmıştım ama Türkiyede kaldığı için yanımda getiremedim ama bulunca mutlaka paylaşacağım çünkü hepsi birer şiir tadında.
Canım, Sevdiğim, Yüreğim...
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
bu şiirin bende anlamı çok büyük paylşatığın için çok ama çok teş
yüreğin umutlarına sağlık çok saol
Yılmaz Güney sevnelerin ortak özelliği olsa gerek ne mutlu hepimizi bir şiirde buluşturabilmiş. Hani derlerya herkesin bir hikayesi var ama herkesin bir şiiri yok diye. Sanırım Yılmaz severlerin bir şiiri var
Gülseren58 24.09.2006, 17:52 MUTLU OLMA ŞANSI
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü
üzüntümüz, acısını acımız yaptık çünkü.
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı.
Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman
hayat karşısında bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir
insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep üzüldüm,
hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın
Kim
Kimdir… Sardunyayı, yasemini
Ve hanımelini sevmeyen
Kimdir… Gül fidanlarını kıran
Akşam seflarına saldıran
Kimdir… İncir kuşlarını
Kumruları yok sayan
Kimdir… Erik ağaçlarından
Kiraz ağaçlarından
O ağaçların çiçek açmalarından korkan
Kim…
Yılmaz Güney
Selimiye Mektupları / Yılmaz Güney
17 Ocak 1974
Canım ciğerim sevgili,
Bugün senin doğum günün... ayrı değiliz bilesin... her zamankinden çok, her zamankinden içten yüreğimdesin... sürekli yaşatarak, besleyerek, büyüterek seni... içimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor... çünkü tutacağız bir gün hayatın ucundan, yükleneceğiz ne varsa, ne kadar solmuş gül varsa canlandıracağız onu....
Sevgili, yavrum.... hiçbir darbe yıkamadı içimizdeki hayat ağacını... ezemedi... ezemez de... Bugün... yirmiikinci yaşına bastığın gün bilesin ki, önümüzde hiçbir engel duramayacaktır... akıp geçeceğiz, yıkıp gideceğiz çünkü...
Kar var dışarıda, güneş var, insanlar var... İçimizde canlılığını koruyan hayat böceği kıpırdıyor... buzlar çözülüyor, toprak uyanıyor...
Evet... Hayat ve onun bütün unsurları başkaldırıyor... Yeni bir güne, yeni bir güneşe... Sevgiyi yeni baştan kurarak.
Canım sevgili... yirmiiki yaşlım... güzelim... sevgiyle kucaklarım hepinizi... bin defa, yüzbin defa, onmilyon defa merhaba...
hayata dair ne varsa yaşamış ve söylemiş...
önemli olan insanların düşüncelerinden çok...
okudukları yazılardan,şiirlerden aynı tadı bir alabilmektir....
çünkü herkesin ortak noktası vardır..."canım, sevdiğim, yüreğim"
bu paylaşımlar için herkese çok tşkr ederim...
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında
Bir çiçek kendi dalında
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Yalnızlığın içinde
Şimdi yalnız, yalnız mıyım
Kopuk muyum dalımdan
Uzağında mı kaldım ormanın
Yılmaz Güney
Alevimen 14.01.2007, 03:37 Gerçek adı Yılmaz Pütün idi..
Bu Alemde Kral Tanımam!
Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlügü yaşadınmı
Bir garibanın elinden tutupta hiç kadere rest çektinmi
Alçağın adisine ispiyoncusuna kurşun yağdırdınmı
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam
Sen zevkini sefanı sürerken ben hayat okulunu okuyordum
Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerlen dans ederken
Ben hergün azraillen dans ediyordum
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam
Sen sıcak yatağında rahat uyurken
Ben ise parçalanmış vucudumun acısıyla mahkeme duvarlarına
Yaslanmış,gelmeyi bilmiyen karanlığı bekliyordum
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam
İdam sehpasında bir mahkum yaşamayı ne kadar çok istiyorsa
Bende seni o kadar çok seviyorum..
Aşıma katmadım haram,güzel çirkin aramam
Yanlış yapanı tanımam... bu senin içinde geçerlidir gülüm
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam..!
bu da benden olsun .... inşallah yoktur öncekiler arasında...
koçgiri23 03.03.2007, 01:34 Paylaşım için çok teşekkürler arkadaşlar, emeğinize sağlık...
marenostrum23 05.03.2007, 12:52 KENDİM İÇİN YAŞAMIYORUM
hayatı kendim için yaşamıyorum. ve korkmuyorum
hiç birşeyden. başıma gelecekleri de biliyorum.
herşeye rağmen düşmana inat yaşayacağız.
Yarın bizim çünkü...
yılmaz güney
canlar hepinizin yüreğine sağlık..sevgi işte böyle büyük bir güç ki bütün canlar burada paylaşımı göstererek o sevgiyi daha da güçlendirmişler...zaten paylaşıldıkça çoğalan ve büyüyen en güzel varlık sevgi değilmidir...
saygılar canlar...
NiSAN_Rojda 18.03.2007, 00:26 Bir sanatcı olarak ''Yılmaz Güney'' olarak bilinir.Ama asıl adı Yılmaz Putun'dur. 1937 Yılında, Adana'nın Yenice Koyünde doğdu.Topraksız bir köylu ailenin iki cocuğundan biridir. Dokuz yaşından sonra hayatını çalışarak kazandı.İlk işi dana gütmekti.Liseyi Adana'da bitirdi.1955'te süren tatbikat sonucu birbuçuk yıl ağır hapis ve 6 ay sürgün cezası aldı.Oğrenimi yarıda kalmıştı. İlk olarak 1961'de cezaeviyle tanışmıştı.1962 Aralığında cezasının bitimiyle, muhafazakarlığı ile ünlü, Konya şehrine sürgüne gönderilmişti.1968'de askere gitti.1970 Nisanında döndu.1972'de, martın 16'sında devrimcilere yardım ettiği gerekcesiyle tutuklandı.Mahkeme sonucu 10 yıl ağır ceza hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı.1974 Eylülünde,bir cinayet olayına adı karıştı ve on dokuz yıl mahkum edildi.Cezaevindeyken ''GÜNEY'' adlı bir sanat-kultur dergisi çıkardı.Onüç sayı sonra sıkıyonetimin yeniden gelmesi üzerine dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü on ayrı dava acıldı.İstenen ceza toplamı yuzyil idi.1981 Ekiminde izinli cıktığı İsparta cezaevine bi daha dönmedi.Sonra da yurt dışına çıktı.1981 Ekimine kadar, yaklaşık oniki yılını çeşitli cezaevlerinde geçirdi.Bu oniki yıl içinde ikisi yarı-açık olmak uzere onbeş cezaevi tanıdı.İltica etiği Fransa'nın Paris şehrinde 1984'te vefat etti
NiSAN_Rojda 18.03.2007, 00:29 Boynu Bükük Öldüler
Dokuz yüz elli altida, bir yazimda, "komünizm propagandasi" yaptigim gerekçesiyle -ki bu yazidan, bir buçuk yil agir hapis, alti ay sürgün, ömür boyu amme haklarindan yoksunluk cezalarina çarptirildim- savcilik önüne çikartildim. Komünizmle ilgili, bilimsel anlamda dise dokunur bilgim yoktu. Durumumu en açik biçimiyle savciya anlatmaya çalistim. Marks, Engels, Lenin ve diger devrim ustalarinin bir tek kitabini okumadan nasil "komünist" olunurdu. Bana dedi ki "biz sizin ne oldugunuzu, ne olacaginizi biliriz.
"Boynu Bükük Öldüler" Nevsehir Cevaevinde, siyasiler kogusunun en dip kösesinde, rutubetli bir duvara komsu bir ranzada, geceli gündüzlü on alti aylik bir çalismanin ürünüdür. Ranzamdan hiç indirmedigim küçük bir masam vardi. Yatma zamani gelince, ayakucuma çeker, ayaklarimi altina sokar uyurdum. Çogunlukla, anlattigim insanlari görürdüm düslerimde, onlarla yasardim.
Altmis üç haziraninda sürgünden döndügümde, bir gazetede yayinlanmasi olanaklarini aradim, bulamadim.
Altmis altida, bir arkadas basmak istedi. O günlerde ünü giderek artan bir sinema oyuncusuydum. Adim "Çirkin Kral"di.
.-Yilmaz Güney-
marenostrum23 18.03.2007, 10:00 Yılmaz Güney'in atalarının kökleri Dersim'e dayanıyor. hatta dersim'den göç ederek Şanlıurfa'ya yerleşirler ve o köye belki dersimden kopmanın anısına Desman ismini verirler. bunları Ş.urfalı bir arkadaşımdan dinlemiştim ama araştırmalarıma rağmen yazılı bir belge bulamadım. bu konuda fikri olan canlar varsa payşımlarınızı bekliyoruz.
saygılar...
dedeinan 25.04.2007, 11:50 KENDİM İÇİN YAŞAMIYORUM (15564 Hit)
hayatı kendim için yaşamıyorum. ve korkmuyorum
hiç birşeyden. başıma gelecekleri de biliyorum.
herşeye rağmen düşmana inat yaşayacağız.
Yarın bizim çünkü...
Yılmaz Güney
dedeinan 25.04.2007, 11:56 KÖPRÜ
Sevgili
yetmiyor 'sevgili' sözü
tek başına. Karşılamıyor
içimi dolduran duyguyu.
Oysa ben 'sevgili'
derken neler
düşünüyorum bilsen.
Sonsuz, bir güneş
bir yudum rakı
çiçeğe durmuş ince bir
bahar dalı
oğlumun sıcak yanağı
anamın acılı gözleri
babamın tütün kokan eli
evimizdeki kuş
yarının güzel günleri.
Anlatılması güç binlerce
duygu ve sen...
İşte sen
beni hayata bağlayan
en güzel köprüsün;
köprülerin en güzelisin.
Sevgilim... Güzelim...
İnsanı yaşatan
içimizdeki hayat böceğidir.
O ölürse
hayatımızın da tadı biter.
O sakın ölmesin
yaşat onu.
Yılmaz Güneyin şiirleri ve öykü tadındaki yazıları yada hapisten yazdıkları mektupları hepsi çok güzel,
Hatta "bu kapılar sonuna kadar açılacak ve ogün bugün olacak" diye yazdığı tüm mektuplarından arşiv yapmıştım ama Türkiyede kaldığı için yanımda getiremedim ama bulunca mutlaka paylaşacağım çünkü hepsi birer şiir tadında.
Yılmaz Güney sevnelerin ortak özelliği olsa gerek ne mutlu hepimizi bir şiirde buluşturabilmiş. Hani derlerya herkesin bir hikayesi var ama herkesin bir şiiri yok diye. Sanırım Yılmaz severlerin bir şiiri var
İşte sen
beni hayata bağlayan
en güzel köprüsün;
onur melis 26.04.2007, 00:18 Hayat bize mutlu olma şansı
vermedi
Biz kendimizden başka
Herkesin üzüntüsünü
Üzüntümüz,
Acısını acımız yaptık.
Çünkü Dünya'nın öbür ucunda,
Hiç tanımadığımız bir insanın
Gözyaşı bile içimizi parçaladı...
Kedilere ağladık
Kuşların yasını tuttuk.
Yüreğimizin yufkalığı
Kimi zaman hayat karşısında
Bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir
İnsanın insana yanması
Sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin
derdine üzülmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep
Üzüldüm, hep yandım..
Yaşamak ne güzeldir be sevgili
Sevinerek, severek, sevilerek,
Düşünerek...
ve o vazgeçilmez sancılarını
Duyarak hayatın
canlar buğün yılmaz güney in 71. doğum yıl dönümü
sinemanın çirkin kıralı
seni unutmadık unutturmıycaz
saygıyla kendisini anıyorum
saygılarımla
seher vakti 01.04.2008, 13:44 bende yılmaz güney hakkında adanadan parise kadar belgesel nitelikli cd si var hayatını özetlemişler mükemmel bulabilirseniz gelecekte çocuklarımıza çok güzel bi bilgi kaynağı
.
http://img526.imageshack.us/img526/2936/btgbfgx1.jpg
.
murat EREN 15.06.2008, 16:25 arkadaşlar bana yılmaz güneyin flimleri gereklli nasıl bulabişlirim bana yardımcı olabilirmsiniz?
|
|