Orijinalini görmek için tıklayınız : Bırak Gölgeni Bende Kalsın - ÖzcanGülüm (Kendi Yazdığım Şiirler )


Sayfa : [1] 2 3

özcan gülüm
10.03.2006, 17:57
Elbet Bir Çaresi Bulunur bu Gidişin

Özgürlük uzak bize sevdiğim
İçimde bir korku var
Gece karanlık,aydınlığı özler gibi oluyor insan
Beton taş yığınları arasında,
Gözlerinde umut
Yüreğimde bir korku
Üzülme sevdiğim
Elbet bir çaresi bulunur bu gidişin
Birgün bizde güneşi bulucağız

26.10.1998 özcan gülüm

özcan gülüm
11.03.2006, 19:18
Ah Bu Yokluğun, Bu Yokluğun Olmasa

Karanlığın o acımasız sessizliği
alıp götürken benim bilmediğim uzaklara
Gülüşünün yankısı içimdeyken
beton taş yığınları arasına sığdıramadığım
özlemim yanlızlığım yoksun
haykırsam duyarmısın sesimi
elimi uzatsam tutar mısın
ah bu yokluğun bu yokluğun olmasa


27.04.1999 özcan gülüm

özcan gülüm
13.03.2006, 13:55
Monaroza

Gözbebeklerinde boğuluyorum,
Parmak uçlarımda ölüyorum
Tırnak uçlarımda idamımı infaz ediyorum
Kadehime acılar doldurp
Yanlızlığıma kaldırıyorum
Ve sen monaroza isen
Benimsebdiğim isen eğer
Bir türkü söyle beni çıldırtan yanlızlığıma
Bilmediğim bir dilden
Anlamadığım sözcüklerle
Şarkılar söyle bana mesala zazaca

Göçmen kuşalarda beni bırakıp gittiler
Sıcak mevsimlere vurgun yürekleri
Ve en son otobüsün
En sonuncu yolcusuda indi
Ve titrek bir ıslıkla son paketimin
Son sigarasınıda içiyorum
Ve sana sesleniyorum monaroza
Herşeye küskünüm artık
Bir tek kendimle barışık
Söyle monaroza
Hangi katrana batırdın güneşimi
Sevdamızı hangi zindana hapsettin
Elleri,yüreği kelepçeli sevdamın
Prangalar ayağımda paslandı
şarkılar söyle bana monaroza
Bilmediğim bir dilden
Anlamadığım sözcüklerle olsun,
Mesala zazaca söyle

Ben bütün aydınlığımı
Bütün özgürlüğümü gözlerinde yitirdim
Ve senin ellerinle karanlıklarda
Yeniden yoğrulmuşum
Ne koynumda uyuyan,
Bir ay parçası var,
Nede gerdanımı süsleyen yıldızlar
Yeniden doğacak bir güneşede
Gebe değilim artık
Fakat birgün yine sana geleceğin monaroza
Allahın öldüğü gün tüm allahsızlığımla
Sana geleceğim
O zaman bende güneşte intihar etmiş olacağız
Şarkılar söyle monaroza bilmediğim bir dilden
Mesala zazaca söyle

Murat kılınç

özcan gülüm
14.03.2006, 16:09
Gulasor

Bilemem nasıl başlamalı
Ne demeli
Nasıl etmeli gulasor
Dün gece yoldaydım
Arka koltukta
Kırk numarada, dimdik, uyuyamadım
Akıp giden arabanın seyrine uyan
Düşlerimi, anlatmak istiyorum sana
Geleceğin düşü ne kadar güzel
Ve ne kadar ince
Düşlerim, kıpırdayan, daldan dala konan
Bir serçenin, canlılığını, kıvraklığını
Ve hareketlerindeki karmaşıklığı andırıyordu
Ama bu düşler hayal değil
Olacak ve olması gerekenin beynime yansımasıydı
Bazen en barbar gericiliğin zulmün ve acının
Özgürlük türkülerini dindiremediği
Munzurun torosların doruklarındayım
Ateşler yakılı
Mavzerler çatılı
İçimdeki ateşle doğanın o dondurucu soğuğu
Birbirine karşı savaşıyor
Nöbetteki yoldaşta
İnceden inceye bir türkü tutturmuş
"de lori lori berxamin lori"
Bir iç geçiriyorum derinden
Nedendir bilmem
302 mersedesin artan hızına uyuyor düşlerim
Bir baskındayım bazen
Elimde dünya gericiliğine kan
Kusturan halkların silahı
Kendimi yivle set arasnda dönen
Ve döne döne düşmanın ciğerini dağlayan
Kızıl kurşunlarda hissediyorum
Toroslardan geçiyoruz
İnce memedi düşünüyorum
KeL abdiyi
Memedin gün batmadan
Anafartaları aşan kanatlı atını
Hatçeye olan aşkını sonra
Sen geliyorsun aklıma
Seni düşünüyorum gulasor
Al yanağını, bal dudağını
Zülüt saçını, o minicik yüreğini düşünüyorum
Bildiğim tek kürtçe kelime geliyor aklıma
"ez buka kurmancim"
İçin için gülüyorum uyumuşum çok kısa bir süre
Şimdi buradayım anandan aldım haberi
Yakalamışlar seni içim buruk, yüreğim çok daha katı
Üzülmedim diyemem, üzüldüM ama yanıp yıkılmadım
Bilmem biliyormusun düşman zindanda yenilmez diye
Düşünme hiç hatırla ibrahim'i, mehmet zeki'yi, orhan'ı

Hasan hakkı erdoğan

özcan gülüm
15.03.2006, 19:13
Sensizlik

Senin yokluğunda
Yüzüme vuran rüzgar seni anlatırdı bana
Yürüdüğümüz yollar senin adını sayıklardı
Senin sevginle dolan kalbim
Senin yokluğunun hesabını sorardı bana
Ya umutlarım sanki dönüşü olmayan
Bir gemi gibi ufuğa doğru yol alırdı
Her yanıma gelişin ise,
Yüreğimde betonşan umutlarımın
Filizlenmesine neden olurdu

24.06.2000 özcan gülüm

PirO_62
16.03.2006, 12:58
teşekkürler dostum eline sağlık

özcan gülüm
18.03.2006, 14:13
Ekmek Şarap Sen ve Ben


bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını

kıskandım gogen'i tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen'e,
kadere,
sana,
bana ,
bir de gittiğin arabanın tekerine

ne diyordum arkadaş....
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini

sırayla olurum fatih, selim, kanuni
bazen kadın hamamında tellak....
bazen christoph colomb
napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri
`timur 'ken beyazıt'ı yenişimi....
bir kere aristo'nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum

eğer daha da içersem
shaskespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be platon...
bir içsinde görsün....ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu

islak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş....
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim


ihsan yüce

özcan gülüm
19.03.2006, 18:25
YÜREĞİMDE YENİDEN

Yüreğime bir ateş düştü
Bir buz parçacığı gibi
İnceden inceye kırıldı yüreğimde
Yüreğimde yeniden
Bir umut,bir sevgi
Bir sevda yeşerdi

özcan gülüm

özcan gülüm
14.04.2006, 22:14
İLİKLERİME DEK ÇIĞLIK

silah seslerine karıştırdımda türkümü
kan renginde taşırdım güllerimi
yeşil bir yakamoz dolanırdı ayaklarıma
eritirdim saç tellerimde güneşi

yokluklar hücrelere bölünürdü
bakireydi iliklerime dek çığlıklarımız
işitirdik alev adımların
ay ışığına değen kızıllığını

bittiğinde güney sürgünü düşler
tek tek kurşuna dizilirdi
taş sabahlarında
nefesimizi ısıtan al gülleri

ELİF N. YILDIZ

özcan gülüm
17.06.2006, 19:21
Merhaba

Çocuklugum yoksul harman gecelerinde kalma
umutlari parlatirken düstün aklima
simdi gelsen yanima
yüregimdeki atesi körüklesen
nasil sevinirim bilirmisin
geldin bilenmis bilinç gibi
berrak bir umut gibi
çiplak nehirler gibi çoğalarak
merhaba ey sevdiğim
kavgada tut elİmİ

Kemal KÖk

özcan gülüm
25.06.2006, 15:27
bu ülkede düşünmek
umut etmek,sevmek, yasakmış
ben inadına dövüşüyorum
inadına seviyorum
inadına eşit özgür bir dünya hayal ediyorum
şimdi ben yasaklanmış bir şehirde
inadına mayınlar üzerinde yürüyorum
inadına hayatımın kadını seviyorum


özcan gülüm

özcan gülüm
30.09.2006, 15:59
nergis' e

sen özgürlük dolu günlerin bedeli
yüreğini ölüm oruçuna yatırarak ödedin
ve dahada milyonlarca devrimci yürek
bu bedeli ödemeye hazır
nergisim direnç çiçeğim
sen hiçbir zaman ölmedin,ölmüyeceksin
asi ve direngen yüreklerimizde
tarihin o tozlu sayfalarında
şiir tadında devrim tadında
yaşıyorsun nergisim

11.04.2001
şiar taylan

özcan gülüm
20.12.2006, 08:51
NEDİR PARTİZAN


Partizan
Ne bir sır
Ne bir gizemdir
Bir bilseniz kardeşler
Ölesiye güzeldir.
Bir sevdadır O
Kalbimizin derinliklerinde
Hemi de
Öyle bir sevda ki
Yedi başlı devlerin
Beylerin bankerlerin
İğrenç işkencecilerin
Kalbimizin derinliklerinden sökemediği
Bir kara sevda
Umuttur O
Yarınımızı süsleyen
Güçlü ve eğilmez
Kaya gibi dimdik
Kan
Barut
Ve ateş ortasında açan bir çiçek
Yediveren bir güldür O
Dağların doruklarında yanan
Tek bir ateştir.
Güneştir O
Bizi ısıtan
Zalimi yakıp kavuran
Silahtır
Düşmanı canevinden vuran
Işıktır yolumuzu aydınlatan
Partizan
Bedrettin'in düşüncesi
Köroğlu'nun savaşçılığı
Pir Sultan'ın kararlılığı
Kawa'nın sabrıdır
Ferhat'ın aşkıdır
Dağları delen
Ahmet'imin kurşunu
Zeki'min ödüdür
Hem ölü
Hem diridir O
Bedeninde kızıl güller taşıyan
Ölürken bile yaşayan
Kıvılcımdır
Bozkırı tutuşturan
Bakmayın şimdi
Boynunun büküklüğüne Onun
Ne bir Eylül fırtınası
Ne bir karakış
Ne de bir bahar dolusu
Solduramaz onu
Çünkü
Habire sulanıyor O
Şahdamarlarımızdan akan
Şarıl şarıl kanlarla
Onu görmek mi istiyorsunuz?
Göğe bakın
Çakan şimşektir
Sayamayacağınız yıldızdır O
Suya bakın
Yüzen balıktır
Bil cümle hayattır
Göremediniz mi?
Kendinize bakın
Sizsiniz
Halktır O

(1982)


HASAN HAKKI ERDOĞAN

özcan gülüm
20.12.2006, 09:03
Ne Olur Allah’ım Babam Ölmesin
Ağıtlar duymak istemiyorum
Ağlayan anamı kardeşlerimi
Toprağa vermek istemiyorum seni
Çürütemem göz göre göre o bedenini
Ardından yalnız kalamam
Sensiz yıkılır yok olurum ben
Ne olur allah’ım babam ölmesin
Sen olmadan kime derim derdimi
Yüreğimdeki acıyı
Kime sığınırım senden sonra
Kime derim baba ocağı
Ne olur allah’ım babam ölmesin
Bilirim silinmez kaderim
Öleceğiz ne bugün yarına değin
Zamanı erken verme ölüme bedenin
Kırma yıkma gönül direğim
Ne olur allah’ım babam ölmesin



Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya
Anlatmak isterim seni dünyaya
Acelen neydiki uçtun semaya
Mezarının başında ağlarım baba

Gururu sevgiyi senden öğrendim
Mis gibi kokunu özledim baba
Bu kadar genç yaşda ölmemeliydin
Hasretin ciğerimi delıyor baba

Bu kadar acıya nasıl dayandın
Sabırlı olmayı öğrettin baba
Bu koca dünyaya neden sığmadın
Geride bıraktın bizleri baba

Hastane yolları kaderin oldu
Yanında biz varız üzülme baba
O kanser illeti ecelin oldu
Mevladan ümitler kesilmez baba

Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi
Bizi terketmeye hakkın yok baba
Dostum dediklerin düşmandır şimdi
İyiki namerdi görmedin baba


Esra kaya

özcan gülüm
20.12.2006, 09:05
Elden Ne Gelir Çekip Gitmekten Başka

ayyaş bir kurşun vurur seni
en alıcı yerinden
tatlı bir tebessüme
bir bakışa öyle yenik düşersin öyle kolayca
yüregin ağlar sessizce
elden ne gelir
imkansızlığa aşık olmaktan başka
elden ne gelir
cekip gitmekten başka

özcan gülüm

özcan gülüm
22.12.2006, 20:50
GÜLÜM

Seni düşünmek gülüm
Titrek bir mum alevi altında seni düşünmek
Aydınlığın geldiği günde seni umutla beklemek
Yeşermek gülüm
Bıraktığın mutluluğun ardından
Ayrılığın gözyaşlarını silebilmek
O güzel gülüşünle içimi ısıtmak
Ve ardında başını kaldırıp
Gökyüzüne adını haykırabilmek
Kızıl şafaklarda güneşi doğurmak
Sensiz ama inançla,umutla gülüm
İnadına defalarca gülebilmek
Sevgini sel edip yarınlara akıtmak
Ve yüreğime tüm sevgiyi,tüm aydınlığı doldurup
Çekip gelecem sana,tüm acılara,ayrılıklara inat

19.06.1999 özcan gülüm

özcan gülüm
22.12.2006, 20:53
bu son yalvarışım
bu son ağlayışım
bu son yüzüne bakışım
hepsi benim son yıkılışım



bana söylediğin ayrılık sözleri
hemen doldu gözlerim
bak yarıda kaldı sözlerim
hepsi benim son yıkılışım

özcan gülüm 1994

özcan gülüm
22.12.2006, 20:56
bugün oturdum ölümü düşündüm

bugun oturdum seni düşündüm uzun uzun
beni yakan gözlerini,kızıl saçlarını,esmer tenini
bugün oturdum sensizliğini düşündüm
iki damla gözyaşı dondu yanaklarımda
bugün oturdum ölümü düşündüm
darağaçına yürürken,ölüme yalın ayak koşarken
bugün oturdum ölümü düşündüm
daha onsekizinde ve hayat böyle güzelken

10.11.1998 özcan gülüm

özcan gülüm
22.12.2006, 20:59
YÜREĞİMİZ AVUÇLARIMIZDA

isyandik dudaklarda
yer altinda ise çatlayan tohum
zemheride açan karanfil
kundağa sarilmayan bebek
vietnamda vang ving
hep beraberiz yoldaşlarim
özgürlük şarkilari söyleyip
karanligi parçalayalim
yürüdük hep beraber düşmanin üstüne
yüregimiz avuçlarimizda
meydan okuduk cellatlara
uğruna nice canlar berdik
işçi sınifinin onuru 17 ekimde kuruldu
partizan

Yaşar canbeyli

özcan gülüm
22.12.2006, 21:00
YOLUMUZ DEVRİM YOLUNDA ÖLENLERİN YOLUDUR



bu yolda düşenler devrim için
devrim yolunda vuruşarak düştüler
kalbimizin en derin yerine
ruhumuza,bilinçimize gömüldüler
onlar kurtulaşa şiarını
devrim yolunda kanlarıyla yazdılar
yolumuz devrim yolunda ölenlerin yoludur

Mahir Çayan

özcan gülüm
22.12.2006, 21:02
yenilgini yazında
kızgın bir üşüme nöbetçişi
direnişimizin kışında
alçak gönüllü bir alev parçaçığı
ve kazanmanın mevsimsizliğinde
hiç sönmeyen ığığız

TOHUM KÜLTÜR MERKEZİ

özcan gülüm
22.12.2006, 21:04
özgürlük


daglari ha astim ha asacagim derken
bir dag bir bulut yansitir dağlari
bulutlar asagida bir ırmak
rengini hiçbirsey silemez
yürürüm si-fong-ling üzerinden
bir başıma yüregim çarparak
gözlerşm güneyde
kafam bizim dostlarda

Ho Şİ Mİng

özcan gülüm
22.12.2006, 21:06
ÇOCUKLARA DÜŞEN


Herkesin her yaşta
Dizinde ağlanacak bir annesi olmalı
Oradan bilinmedik uzaklara doludizgin
Çocuklardan da çocuk tahta atlarla
Aşılmaz dağları geçip ulaşmalı

Kapalı kapıların arkasında
Bekleşir ölü gözlü adamlar
Çocukluğu çarmıha germek için
Bunu bilen her çocuk annesinin dizinde
Tek o adamlara inat olsun diye
Bitmeyen sevinçleri uyumalı






Afşar TİMUÇİN

özcan gülüm
22.12.2006, 21:08
İSTERSEN AL GÖTÜR BENİ


Ölümsüz gülüşünle başlıyorum
Her güzelliğe her sevince
Bir yağmur ince ince
Sürerken beni başka zamanlara

Zamanla yorgun hanlara
Dönüyor işte gördün her şeyim
Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim
Sınırsız bir boşluğu süre süre
Yorgunum çok uzaklardan geldim
Kaygılar sıkıntılar yaşadım uzun uzun
Korkuyu yakından tanıdım
Ölümsüz düşmanı oldum korkunun

Şimdi bakışınla bağlanıyorum
Kocaman bir dünyaya umutla
Bir akşam aşılmaz kaygılar
Çağırıken beni sozsuzluğuma

Sıcaklığın beni alıştırıyor
Soğuk ve yağmurlu akşamlara
Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum
Ellerine ayaklarına saçlarına




Afşar TİMUÇİN

özcan gülüm
22.12.2006, 21:10
YOL

Tekmil haklar alınır.
Tekmil hürriyetler kısılır.
Tekmil köşe başları, tekmil kapılar tutulur.
Gökyüzü tıkılır dört duvar içine.

Bütün bunlara karşı,
dümdüz, apaydınlık kalır
seni bana getiren yol.



A. KADİR

özcan gülüm
22.12.2006, 21:12
sen hiç
yanlız başına kaldın mı
ben kaldım
hiç duvarlarla konuştun mu
ben konuştum
sen hiç
düşüncelerinde karamsarlığı yaşadınmı
ben yaşıyorum
sen hiç
insan taklidi yapan
ciğeri beş para etmez varlıklar gördün mü
burda onlardan çokvar sayamıyorum
sen hiç
karanlıktan korktun mu
ben korkuyorum
sen hiç
içine gömdün mü düşüncelerini
dilin tutulurcasına attın mı içine
çaresizlikten içinde göz yumdun mu olanlara
ben yumuyorum
sen hiç
olmayacak hayaller kurudun mu
çocuksu masum
ben kuruyorum
ve birgün biliyorum
bitecek bu acı
bitecek bu hasretlik
nefretin kalleşliğin ardından
yeniden doğar aydınlık

özcan gülüm

özcan gülüm
22.12.2006, 21:13
şimdi sensİzliğin tam ortasındayım
yerle bağdaş kurup her zamanki gibi
seni düşünüyorum
hayaller kuruyorum ardından
olmayacağını bile bile
fırtına öncesi gibi sessiz
mitralyöz gibi güçlüyüm
ve burda yanlız tek başına değilim
anam babam ekmeğim aşım
birde derya yoldaşım

özcan gülüm

özcan gülüm
22.12.2006, 21:14
Savur saçlarını şiar taylan
savur saçlarını rüzgara doğru
birazdan ölüm gelip
beline dolacak
derinlerden gelen
bir çığlık gibi susacaksın

şiar taylan

özcan gülüm
22.12.2006, 21:15
BU KADAR ÖLÜM YETER BİZE

bir duman çöktü munzura
taşlar bu kadar denli yenilmemişti,yikilmamişti
delicesine çağladi munzur
yer gök kulak tıkadi analarin ağitlarina
haziranda dersimde hasat mevsimi
simdi başaklar yastadir
küstü başaklar orağa
bu kadar ölüm yeter bize
bu kadar ölüm Yeter

HALİL İBRAHİM AYCAN,

özcan gülüm
22.12.2006, 21:18
SEVDAM Kİ

Eksilmedi zulamdaki umut
Katık oldu sevdama
Sevdam kihep yerlidir yüreğimde
Mülteci olmak istemedi
Acalara,ayrılıklara inat
Halen yaşıyor kavgamda
Halen yaşıyor yüreğimde

HALİL İBRAHİM AYCAN

özcan gülüm
22.12.2006, 21:19
YANLIZLIĞIMI ÖLDÜRMEK

yanlızlığımı öldürdüğümden beri
toprağın üşümüşlüğü var gecenin koynunda
birde yıldızları toprağı kendimi ısıtmak için
yüreğimi ısıtırım ayaz gecelerde

acılardan bir tesbih var cebimde
yüreğimde yalan sevgilerden bir yara
tepemde gün dudağımda sigara
önümde kaçak çay var

kawalı bir ateş yanar
karanlık gecelerde
bir ateşte yüreğimde
boy verir firari sevdam
çekiçin her kalkışında

yanlızlığımı öldürdüğümden günden beri
hayat benden yana
sen hayattan yana değilsin
yağmur yağarken aşkımızın üstüne
senin adını yazarım buğulu camlara

bir çiceğin solmasını düşünürüm
birde sonbaharda yaprak dökümünü
upuzun kış gecelerinde
sen bir ilk habersin
yüreğiminin haber bültenlerinde

birde ilk acısın
son acıdan sonra
sen gittiktikten sonra
sevgiyede inanmadım aşkada
yanlızlığımı öldürdüğüm günden beri
hayat benden yana

ORHAN KAYA

özcan gülüm
22.12.2006, 21:19
Nergiz Gülmeze

Bir ölü yatıyor sarı gazi mezarliğında
Bir ölü yatıyor boylu boyunca
Yüzünde yaralı bir tebessüm
Ölüm oruçunda bir gül soluyor
Adı nergiz
Daha otuzunda gençliğine daha doymamış
Yüreği kavgasına sevdalı

11.04.2001 (şiar taylan)

özcan gülüm
22.12.2006, 21:21
BARBARA YOLDAŞTAN ŞİAR TAYLANA ULAŞAN ÇIĞLIK


uzun bir yolculuktu bizimkisi,
ölüme sevdalı yüreklerimiz
birde bitmeyen bir inancımız,
beklerken gelecek özgür günleri
bir dağın duruğunda elimizde silahlarımız
ve dışarıda amansız bir kar
donarken ellerimiz silahta
gözlerimiz tetikte düşmanı bekliyoruz,
saç sakala karışmış
bıyıklarımız buz tutarken
son dilim ekmeğimizi paylaşan
ve paylaştıkça çoğalıyor ütopyamızın kabzası
düşmanla savaşan açlığın ne demek olduğunu
susuzluğun uykusuzlugun
soğuk havanın acımasızlığını
birde terk edilmişliğin
unutulmuşluğumun acılarının burukluğu içindeğiz
hayallerin bile yanlız bıraktığı bir dağ dorugunda
tekdostumuz dağlar olduğunu
bizler en zor şartlarda bile tebessüm etmeği unutmadık
bizler korkusuz
bizler cesur ölüm
ile yaşamarasında dönüp durmakta hayatımız
bir kurşunla bir dağın bir
başında can versekte
bu kavga burda bitmeyecek
tek yumruk tek barikat
tek kişi kalana dek sürecek bu şanlı kavgamız
ölümden yana korkumuz yok
tek korkumuz unutulmak

ŞİAR TAYLAN

özcan gülüm
22.12.2006, 21:22
MAVIYE OZLEM

Yogrulmus yuregimdeki sozculerden
Bir demet yolluyorum sana
Umudun yangin yerine
Dusmeyesin diye
Maviye hasret yuregim
Bir avuç mavimsi bulutlari ozler
Ve masmavimsi derinliklerde
Salkim saçak umudum buyur
Ben yasanan butun acilarimi
Karanliklara gomdum
Ve yasanan tum acilarimin
Acimtirak tadi
Halla damagimda olsada
Ilk gun gibi
Yine de yuregime gomdum hepsini
Bundandir butun umutlarimi
Maviliklere benzetmek isterim hep
Bir avuç deniz mavisine
Hasret olsa da yuregim
Yine de
Maviye bezenmis sozcuklerden
Bir demet yoluyorum sana
Umudun yangin yerine
Dusmeyesin diye

AHMET MUSTAFA

ADIYAMAN E TIPI HAPISHANESI

özcan gülüm
22.12.2006, 21:23
BELKİDE HASRETİNDİR

çılgınlıktır dağlarin çığlıklarinda yaşamak
ve hirçinliktir
munzurun doruklarında sevdalanmak
bir öfkedir
derinlerden gelen
susmayan bir mavzer gibi
geceyi yararcasina parçalayan sızı
belkide hasretindir
yüregimi parçalarcasina yaran

10.07.2000 Özcan gülüm

özcan gülüm
22.12.2006, 21:24
Sen benim aşka hep kaybettiğim bir günde
karşıma çıkıp
güneş yüzünle benim karanlık dünyamı aydınlattın
yüreğimdeki buzları erittin
seni tanıdıktan sonra hiç keşkelerim olmadı
seni yüzünü görmek
sesini duymak
sıcaklığını hissetmek
gözlerinin içinde olmak
beni mutlu ediyor
bu lanet dünyada tek sevdiğim
yaşama kaynağım sensin


ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
22.12.2006, 21:27
herşeyimde seni yaşatıyorum
sigaramda,suyumda,son nefesimde bile sen varsın
eğer birgün çekip gidersen hayatımdan
o zaman herşeyimi kaybetmiş olurum
yani seni güneşimi,aydınlığımı
yüreğime bir rüzgar gibi girdin
ve rüzgarın savurup gittiği
yapraklar gibi gidemezsin

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
28.12.2006, 21:06
sen bulutların yağmurlarla getirdiği
bir bahardın içimde
sen özlemini duyduğum hasat mevsimi
rüzgarın savurup getirdiği bir toz tanesi
ve benim asla anlayamadığım sol yanımsın
sen yüreğimin öğretmeni
duygularımın bestecisisin

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
28.12.2006, 21:08
ÖZGURLÜK

Ve sen
Prangalanmis zincirin
Halkalari arasinda
Umudu parlak gelecek
Ve sen
Demir ve betona direnen
Kutsal ve karsiliksiz sevda
El ele büyüyen
Ey özgürlük !
Arala kizil dudaklarini
Örsünle , çekicinle
Sekillendir beni

SİNAN GÜLÜM

TEKIRDAG 1 NOLU F TIPI HAPISHANESI

özcan gülüm
28.12.2006, 21:09
BİR DÜNYA KURMALIYIZ KENDİ ELLERİMİZLE

bir dünya kurmalıyız kendi ellerimizle
savaşın olmadığı barış içinde yaşayan insanların olduğu
çıkarın,menfeatin ve aç çocukların olmadığı
taşıdığı kimlik için yargılanmayan
düşüncelerine kelepçe takılmayan
karanlıkları aydınlığa çıkartacak
sınıfsız,sömürüsüz, özgürlük dolu
bir dünya kurmalıyız kendi ellerimizle

özcan gülüm

özcan gülüm
01.01.2007, 23:09
Sen

sen esirligim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...



Nazim Hikmet

özcan gülüm
02.01.2007, 17:20
GECE DUSLERIMDE

Düşler ki alıp götürür beni
Bir turna gibi
Yorulmadan kanat çırpar
Gezinirim soğuk
Karlı gecede
Sığınırım tarihi surların
Burçlarına...
Yanan ateşle ısıtırım
Titreyen bedenimi
Sevda ezgisiyle uyuya kalırım
Hep ülkemi anımsarım yüreğimde
Hep çocuk mahsumiyetine
Takılır mağrur gözlerim
Sevgiyle kucaklarım
Kutsal ana hasretini
Gece disimde...

YILMAZ DEMIR

ADIYAMAN E TIPI HAPISHANESI

özcan gülüm
02.01.2007, 17:33
ALİ HAYDAR YOLDAŞA

Ay kararmıştı
ve hayındı gece
ölüm kokusu taşıyordu rüzgar
kurşun sesleri yankılanıyordu
dağların doruğunda
parçalanmıştı analrın yüreği
ağıtlar sardı munzuru
ali haydarım ayağa kalk
ele geçir yaşımı

ŞİAR TAYLAN

özcan gülüm
02.01.2007, 17:47
unutma hatırla
önderimiz ibrahim yoldaşı
hani doksan gün ser verip sır vermemişti düşmana
diyerbekir zindanlarında
unutma hatırla
seyit rızayı
dar ağaçına giderken bile
kendi çekti ipini
unutma hatırla
ahmet muharrem yoldaşı
hani kırmıştı silahını
vermemişti düşmana
unutma hatırla
silah elde düşenlerimizi
unutma hatırla
orhanı,cihanı,ali haydarı,zülfükarı
unutma hatırla
barbarayı,mehmet zekiyi,komutan ayferi
unutma hatırla halkım


ŞİAR TAYLAN

özcan gülüm
03.01.2007, 15:23
ÖLÜM BENİ ÇAĞIRIYOR

Çoktandır özlediğim yanık saman kokulu bu toprak üzerinde dalıp kalmışım.Uyuyor muyum; yoksa rüya mı görüyorum. Bilmiyorum.. Serin bir gölge. Kafamda12 tonluk Bussinglerin korkunç gürültüsü. Bir şeyler düşünmek istiyorum. İkişeyi biraraya getiremiyorum bir türlü. Düşüncelerim hep uçuyor. Biri daha uçtu. Yaprakları dökülmüş kuru bir dala takıldı kaldı. Ağacı salladım, salladım. Düşüremedim. Sonra, düşünüm testi olup düşüverdi. Kırıldı. İçinden bir kız çıktı. Kızıl mısır püskülü gibi parlak, yumuşak saçları vardı. Gözleri mavi mi, yoksa yeşil mi? Gözünün rengini bir türlü bulamıyorum.

Kızın saçları ıslanmış. Gözyaşlarımdandır, diyorum. Ayağa kalktı. "Benden ne istiyorsun?"dedi. Gülmeye çalıştım. Dudaklarımı oynatmak istedim. Dudaklarım donmuş.Kulaklarım oynuyor. Burnuma bir sinek kondu. Sonra, burnumdan içeri girdi.Gıdıklandım. Düşünümdeki kız, "Beni bırak gideyim" dedi. "Yarın sayım var."Kızın rengini bilmediğim gözlerine baktım. "Git" dedim. "Git. Elini kolunututan yok ya.
" kız gitti. Arkasından baktım. Kızın ne güzel saçları vardı.Sonra, tesitinin, her biri bir tarafa gitmiş parçalarına bakıyorum. Kırıkparçaları toplayıp eski haline sokmak istiyorum. Koca bir parça eksik. Yerini dolduracak şey bulamıyorum..Karmakarışık sesler duyuyorum. Biri, göğsünü göstererek: "Burdan girmiş,burdan çıkmış," diyor. Ne bu girip çıkan? Memlekette trafik yok mu?Bilmiyorum. Başka biri: "Ciğerlerini parça parça etmiş," dedi. Bir uğultu duydum. Biri kulağımı kesiyordu.. Kulaklarımı aldı, cebine koydu. "Hatıra!"dedi. Herif, tam da seçti hatıra olacak şeyi. Ondan, ne duyarsa gelip bana söyler.. Başka biri saçlarıma baktı: "Saçları da esaslı," dedi. Ya herif kızılderiliyse. İlk işi saçlarımı kökünden söküp çadırına asmak olacak. Ya bir çingene çıkar da: "Derisini de ben alacam, iyi davul olur," derse. Kalkmak istiyorum. Yere kazıklamışlar sanki. Beyaz boyalı bir otomobil geldi. Üzerinde bir şeyler yazılı. Yazıları okumak istiyorum. Okuyamıyorum. Okumayı unutmuşum.Oysa ki ben liseyi, lise de beni bitirdi. Üstümdeki kazıkları çıkarıp beyaz boyalı otomobile bindirdiler.. Bir vınlama ortalığı birbirine kattı. Bana ne olmuştu da bu otomobile bindirdiler. Bilmiyorum.Penceresi, kapısı, tavanı olduğuna göre burası oda. Burada düşünülerimden başka herşey beyaz. Bir de, şu kızın gözleri beyaz değil. Ağzıma bir şey soktular. Ne soktuklarını bilmiyorum. Salt biri "Yuttu be.." dedi. Gözlerimi tavana diktim. Bir ışık yandı. Ortalık sarı bir ışığa boğuldu. Bakışlarım tavanı deldi. Tâ.. gökyüzünde bir yıldıza çarptı. Yıldız kaydı. Arkasından hiçbir iz bırakmadı. Öbürleri yine ıpıl ıpıl..Tam yıldızın altındaki köyde, bir erkek, bir kadına: "Bak Haçça" dedi."Yıldızgaydı." Haça, kayan yıldıza baktı. Kafasını salladı. "Biri öldü desenen," dedi.Kayan yıldız benmişim.. İnsanın kendi yıldızını bilmesi ne iyi şey..Teliim ona bakar. Günün birinde yıldızı kayarsa: "Vay canına, ben öldüm," der ve düşer ölür.. Yıldızım, bulunduğum yerin damına düştü.Birden kapı açıldı. İçeri anam girdi. Üzerime abandı. Ağladı, ağladı..."Yavrum" dedi. "Yavrum," başka demedi, bayıldı. Bana ne oldu. Gözlüklü biri,gözlerimi kapadı.Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Beyazlara sarmışlardı beni. Sonra bir sandığa koydular. Sandığı iyice kapadılar. Güldüm. "Korkma, kaçmam,"dedim. Biraz sonra siyah bir otomobile bindirdiler. İşler, amma da ters gidiyor ha. Daha demin miydi neydi, beyaza bindik, şimdi siyaha.. Olur mu bu?Hem ben Fenerbahçeliyim. Oysa ki şimdi Beşiktaşlı oldum. Buna düpedüz din değiştirmek denir..Bir müddet gittik. Sonra durduk. Kapı açıldı. Hop deyip, aldılar sandığı.Gözleri yaşlı bir sürü insan arasından geçirdiler. Evvelce kazılmış bir kuyuya attılar. Üzerime toprak atmaya başladılar. Nasıl da bilirler toprağı sevdiğimi.. Yo.. yo.. bu kadarı çok. Sonra nefes alırken zorluk çekerim..Söylediklerimi duymadılar. Ellerini havaya kaldırıp bir şeyler mırıldandılar.Yağmur için dua ediyorlar diye düşündüm. Sonra çekip gittiler. Hey.. nereye gidiyorsunuz? Sağır mısınız? Söylediklerimi duymuyor musunuz? Ya.. ben size demedim mi, nefes alırken zorluk çekerim diye.. Arkalarından bağırdım,çağırdım, duyuramadım. Kalkıp arkalarından koşmak için davrandım.. Kafam sert bir şeye çarptı. "Ha.." dedim. "Demek ben ölmüştüm." Buranın ne penceresi, ne de dikiz geçilecek bir yeri var. Yaşadığım yerler bambaşkaydı. Biri geldiyanıma. "Hoş geldin" dedi. "Biraz sonra giriş muamelen yapılacak." Bu arada baş ucumda bir kız belirdi. Gözleri ağlamaktan şişmişti. Hala da ağlıyordu ya.. Kızın yaş dolu gözlerine baktım. "Ağlama artık" dedim. "Bilirsin,ağlayanları hiç sevmem. Hem ağlanacak ne var ki bunda. Ölüm işte.. Ağlasan geri gelecek değilim ki. Zaten gelmek istesem bile, buradan bırakmazlar. Giriş muamelem yapılıyormuş. Sen de git. Sevdiğim bütün insanların yaptığı gibi, sende git Ölüler sevilmez artık. Ölenlerin arkasından salt söylenir. Benim söylenenecek bir şeyim yok ki.. Neyse uzatma da git. Beni yalnız bırak..Senden bir ricam var. Gözlerim G.'de kaldı. Ona söyle gözlerimi göndersin.
Hadi git.."

Ölüm Beni Çağırıyor,

Yılmaz Güney

özcan gülüm
03.01.2007, 15:24
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.Gözlerim degil, yüregimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüregime. Bir baska yerde olamazdın zaten. Sen, benim en degerli yerimde, yüregimde olmalıydın, orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipligi yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Her hangi bir konuk degildin artık.Bu yüzden ne agırlama faslı vardı, ne de ugurlama.O yüregin gerçek sahibiydin. Simdi sonbahar, kışa giriyoruz ya.Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.çicek çiçek açtın yüregimde.Gökkuşagı zayıf kaldı,senin renklerin karsısında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.Açelyaydın pembeliginle.Üzerine çig taneleri düşmüş sarı güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin... En cok bu renkle anmayı sevdim seni.Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da.Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.En kızgın,en tahammülsüz oldugum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.Içimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek oldugunu, nasıl güzel bir şey oldugunu anladım seninle..Her seye ragmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacagım hiçbir zorluk yoktu.Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttugunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kul ederdim.Sana ulaştıgımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm.Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım.Her halin çekti beni. Duruşunu,uyumanı,gülmenı,kızmanı,şaşkınlıgını saflıgını,kurnazlıgını,çocuklugunu,olgunlugunu sevdim.Sesini de sevdim suskunlugunu da.Küçük oyunlarını,kaprislerini, sitemlerini,korkularını sevdim.Seni ve o doyumsuz sevdanı,uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çogu zaman.Sıgmadın cümlelere ve hiç bir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.Seni severken yorulmadım.çünkü sen yasam kaynagıydın.Her gün yenilendim.Seninle çogaldım,büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölümsüzlüğün ta kendisisin.

ümüt yaşar oğuzcan

özcan gülüm
03.01.2007, 15:24
hiçbir zaman oturmayacağım
seninle pazarlığa ey ölüm
ey güneşimizin düşmanı
sıkacam dişimi ve kanımın son damlasına kadar
savaşacam seninle

samih el kasım

özcan gülüm
05.01.2007, 18:33
gün ışığı donmuş
rüzgarın hışırtısı susmuş
matem rengini almış tüm güzellikler
birazdan bütün kapılar ölüme açılacak
ama sen inatla benimle yaşamalısın kavgam


özcan gülüm

özcan gülüm
05.01.2007, 18:34
Aşk başlamadan güzel,
Kalplerde heyecan
Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
Başkaları görmesin diye çabalayış,
Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
Aşk başlamadan güzel...


Ümit yaşar Oğuzcan

özcan gülüm
05.01.2007, 18:35
Hırçın ırmaklar gibi
asileşti öfkem
kızıllaştı yumruk
yıldız orak çekiç
şekillendi bayrağımızın üzerinde

özcan gülüm

özcan gülüm
07.01.2007, 11:28
boğucu özlemler
tükenen umutlar
öldürüyor sevgilerimi
gözlerimde dimeyen bir öfke
dudaklarımda bir haykırış
seni uğrunda ölecek kadar çok sevdik
ey özgür vatan


siar taylan

özcan gülüm
07.01.2007, 11:29
emperyalizmin gölgesi altında
büyüyen sevdamız
bir gün tohum olup
yeşerecek özgür yarınlara
ve öfkemiz faşizmin beyninde
nasırlı bir yumruk gibi patlayacak


özcan gülüm

özcan gülüm
07.01.2007, 11:30
yüreğimizin sonsuzluğuydu
özgürlük
karanlığın içinde fışkıran
kızıl bir yıldızdı
özgürlük
dünyayı temelerinden sarsacak
umudumuzun ütopyasıydı
özgürlük

özcan gülüm

özcan gülüm
12.01.2007, 20:46
nasıl uyku tutar gözlerimi
küçük yüreklere kurşun sıkılırken
nasıl isyan etmem bu katlima
bir halk insanların gözleri önünde
gün gün bir halk eriyor
filistin filistin
benimde yüreğim kabına sığmaz
öfkem orak çekiç arasında
gidip gelmekte


özcan gülüm

özcan gülüm
12.01.2007, 20:50
çığırtkan bir ölüm sesliğinde
ben seni bekliyor olacam
dersim dağlarının doruğunda ,
ve yüzümde ölüme inat
bir tebessüm olacak
gözlerimde umut
yüreğimde ise sen olacaksın

özcan gülüm

özcan gülüm
12.01.2007, 21:07
sen eylül yağmurları altında yürümesini seversin
ben nisan yağmurlarında
sen yazı seversin,ben kışı
anladım ki sevgilim
benim aradığım sen
sen değilsin

özcan gülüm

foodal
12.01.2007, 21:20
...
yaşam kıyısında
bitmeyen ırmağım
sevdan bana doğru attıkça
bu sevda bitmeyecek



Hepsi birbirinden güzel şiirlerinin sevdakalemine sağlık...

Sevda ırmağında bir sandal
Kendini bırakırcasına azgın suya
Taşlara çarpa çarpa
Süzülür gider.. zlmc

özcan gülüm
20.01.2007, 13:36
Ben Artık Küsüm



Beni de kırdılar içimde kırdılar
karanlık camlardan sular akıyordu
şimşekli bir boşlukta saat vurdu
beni de kırdılar belki yalnızdılar
belki onların da çocukluğu yoktu
bütün şarkılara kapalıydılar
bir genç kız değmemişti saçlarına.

Beni de kırdılar ben artık küsüm
yağmurları yağmıyor ağaçlarıma
sularından içmiyorum susadım ama
beni de kırdılar soğuk bir ölüm
çevik bir bıçak gibi çakıldı aklıma
oysa bir şarkıyım yeniden doğan günüm
bütün şarkılara kapalıydılar.


Attila İlhan

özcan gülüm
20.01.2007, 13:42
Uzun soluklu serüveninde yaşamın
Nice talanlar yaşadım
her şeyime dair...
Acılar düşürdüler içime
Dellendim
kirlendim
küllendim
Yine de her acı sonrası
Külümden ateşler yakmışım
Ve orta yerine düşmüşüm
Yangın yerimin


Savaşmışım
Sevişmişim nar çiçeği gülüşler uğruna
Hiçe saymışım
Kirli insanların kirliliklerini
Bütün kirlilikleri kendi rengime boyamışım
Kaf Dağı'nın ardı değildi ki
yaşadığımız
Dünyaydı ve biz insandık
Değişip dönüştürülebilirdi her şey
İyiye, güzele dair

Olmadı
Hep kendi alazımda kül oldum yeniden

Ama umudumu yitirmemiştim yine de
Çünkü, KAf Dağı'nın ardı değil burası
Dünya
Ve biz insanız
her şeye rağmen...

halil ibrahim aycan

özcan gülüm
20.01.2007, 13:45
bırakıp giderken seni
aşka,hasrete dair ne varsa aldım yanıma
tüm mutluluklar senin olsun diye
hadi gülümse sevdiğim
çünkü ben hep seninim

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
27.01.2007, 10:55
sen beni bırakıp gittin sonra
herşeye lanet ettim
böyle yazılmış kadere
doğan güneşe,hasat mevsimine
allaha sana bana ve herşeye

sen beni bırakıp gittikten sonra
herşeye isyan ettim
sensiz geçmeyen günlerime
yitip giden anılara
tükenen umutlarıma
sana bana ve herşeye

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
27.01.2007, 10:58
şimdi dersim dağlarinin dorugundayim
yolunu gözlüyorum senin
özgür ve hırcın akan peri suyunu izliyorum
ve gece olur hasretlikler sarar bedelimi
yakomuzlar vurur yüzüme,
acilar usulca bastiri verir,
yüregim kanar
ben halen biraktiğin yerde
biraktigin gibigim
isyan ediyorum sensiz yaşamaya
isyan ediyorum
artık duy çığlimi
duy yoksa ölecem bu sevdadan


Özcan gülüm

özcan gülüm
27.01.2007, 11:01
senin ellerinle yoğrulmuşum
bu hayatta
senin sevginle büyüdüm çoğaldım
bir çınar ağaçı gibi
kök saldım toprağa
birgün kuruyup ölsemde
sana olan sevdamdan ölecem

özcan gülüm

özcan gülüm
28.01.2007, 21:40
BU YÜREK SENİN Mİ?

Yorgun düşlerde yaslanacak dal arayan.,
Dünyaya sahipmiş gibi gezinirken bir yanı üşüyen.,
Hayat kırıntılarını toplayıp mutluluk halelerine dönüştürürken,
Sevinç şarkıları söyleyen.,
Yalnızlığı yar edinmişken, ellerini boş sanarak,
Sanıların tüylerini renklendirip sükunet tablosuna dönüştüren.,
Tek başınalığın efkarıyla vuslata veryansın eden.,
Etrafında gezip dolaşanların uzanıp tutamadığı,
Gülücüklerini gonca yaprağına düşüremediği.,
Uykusuz gecelerin medarı iftiharı.,
Vefayı arayan infial!..
Bu sen misin?

Özgürlüğün türabında, yeşermeye can atan körpe filiz.,
Şans yumağına hayat masurasından iplikler saran.,
Aşiyan da ah edip ah! yuvam diyen..,
Ucu gök kuşağına bağlanmış geçmişin.,
Umuru kaderine terk etmeyi çare, tek bilen.,
Sonra sarmaşık gibi pencere kenarlarına dolanan.,
Koşmaktan yorulmuş, seken kaya dibi kekliği!
Bu yürek senin mi?

Meleyen kuzu.,
Baharın yolcusu sen misin yalnız.,
Bütün hayatlar toprak gibi bir tende,
Terler, terledikçe gözenekleri tazelenir hem de.,
Ayrılığa varınca matem, yok oluşa ilham olur.,
Sevda bir rüzgarın esenliğinde son bulur..,
Yükseklerse baş döndürür.,
Var ya!..
Geriye dönüp bakmadan gidişler..,
Yok mu o gidişler, ah! o gidişler.,
Çok umutları söndürür…


MESUT

özcan gülüm
28.01.2007, 21:47
merhaba: uçan kuşlar
merhaba: gökyüzünün sonsuz maviliği
merhaba: hasat mevsimi
merhaba: nadasa bırakılan toprak
merhaba: özgürlüğüm
merhaba: iz bıraktığım alanlar
merhaba: acıdan nasır tutmuş yüreğim
merhaba: yıllardır peşinden koşupta yakalayamadığım umutlarım

özcan gülüm

özcan gülüm
28.01.2007, 21:50
şimdi bir kayalığın üzerinde
denize bakıyorum
yanımda beyaz beynir domates biber rakı
birde sensizliğin acısı var
dalgalar vuruyor kayalıklara
her vuran dalga
yanlızlığa solfez yapıyorlar
notalarım dökülüyor denize
ben halen bıraktığın yerde
bıraktığın gibiğim

özcan gülüm

özcan gülüm
29.01.2007, 22:34
sana kızmıyorum
bedduada etmiyorum
seni benim gibi seven
başka biri varsa
hiç durma git
ben acınada alışırım
yokluğunada direnirim

özcan gülüm

özcan gülüm
29.01.2007, 22:38
Nergiz yoldaş'a

Dağların o sarp kayalıklarında
Şafakta buluşmak için sözleştik
Vedalaşmadan yoldaşlarımızla
Güneşe doğru uğurladık onları
Yeryüzünde yeniden nergizce açmak için

Ve hücrelerde öyle uzun bir yolculuğa çıktık ki
Her defasında yeniyordu açlığı
Yeniyordu ölümü
Her birimiz kızıl bir karanfil olup
Yeniden doğuyorduk ölüme inat
Her düşenimizin yerine
Öfkemizi dolduruyorduk
Çıkımızda sadece zafer var
Sadece zafer var

Tohum kültür merkezi

özcan gülüm
29.01.2007, 22:50
kimine göre aşk ,
sonu olmayan bir yolculuktur
kimine göre aşk
kapanmaz bir yaradır
kimine göre aşk
buruk şarap tadındadır
kimine göre aşk
hırçın bir dalgadır
döver yüreğimizin kıyılarını
kimine göre aşk
hiç sönmeyen bir gönül yangını
kimine göre aşk
gelip geçici bir hevestir
bana göre aşk
vazgeçilmez olanıdır
asi ve direngen yüreklerimizde
yeniden kızıllaşmalı

özcan gülüm

özcan gülüm
30.01.2007, 20:01
Artık saçlarımı taramıyorum
tıraşta olmuyorum
aynalarada bakmıyorum
oturup kimseyle konuşmuyorum
artık yarın olmasada olur
güneş doğmamasada olur
sen yanımda olmadıkça

özcan gülüm

özcan gülüm
30.01.2007, 20:04
Yıldızlara bakarak yürüyorum
Dudaklarımda sigara
elimde bira
rüzgar saçlarımı savurup duruyor
deniz kenarına oturup
dalgaların o hırçın sesini dinliyorum
ada'nın ışıkları gözlerimi kamaştırıyor
sen hiçbir zaman olmayacaksın istanbul'da
ben yine yenik düşecem bu sevdaya
herşeye susup
yarın gibi başlayacam herşeye

özcan gülüm

özcan gülüm
30.01.2007, 20:08
sen yanımda yoksun
sanki duvarlar üzerime
yıkılacak gibi oluyor
sen yanımda yoksun
bu sensizliğin tüketiyor beni
bilmiyorum bu acı nasıl anlatılır
sana sözcüklerle kelimelerle
anlatamadığım iki şey var
biri sana duyduğum özlem
diğeri yanlızlık

özcan gülüm

özcan gülüm
31.01.2007, 21:22
günler su gibi akıp giderken
bu acıyı her zerremde hissediyorum
artık senden arta kalanla yetiniyorum
hani resimlerinde olmasa
çoktan unutmuştum yüzünü
hani ettğimiz yeminlere
verdiğimiz sözlere
onlarda seninle birlikte birer birer yok oluyor
geriye kalan kırık dökük sözler

özcan gülüm

özcan gülüm
31.01.2007, 21:29
sensiz yaşamak zoruma gidiyor
benden alıp götürdüğün ne varsa
al gel bana
sonra arınırız günahlarımızdan
sonra arınırız

özcan gülüm

özcan gülüm
31.01.2007, 21:32
GÜN GELİR



Açtığın zaman yarayı
Üstüne kül dök kan dursun
İnsan bu yükü
Taşıyamaz sonuna kadar
Gün gelir unutursun



Bırak olduğu yerde dursun
Resimler konsol ve radyo
Onlara baktığında
Bir değişmezde belki bir düşü
Gerçekleştirmiş olursun



Kitaplarım sende kalsın okursun
Gece vakti uykun kaçarsa
Sendeki şiirlerimi atma
Belki onlarda bizi bize gösterecek
Bazı doğrular bulursun


Avşar timuçin

özcan gülüm
06.02.2007, 20:12
sen ekmeğim
sen suyum
sen şarabım
sen sigaramın son son nefesi
sen gönlümün prensesi
bu gönül senden vazgeçmiyor

özcan gülüm

özcan gülüm
06.02.2007, 20:13
Neden benden bu kadar uzaktasın
neden bu kadar dokunuyor yanlızlığın
neden dokunamıyorum tenine
neden seni sevdiğimi haykıramıyorum
oysa dün gece rüyamda beraberdik
sen her zamanki gibiydin
içten derinden
hiç üzülme sevdiğim
nasılsa bir gün sana kavuşacak
bu asi bu başkaldıran adam

özcan gülüm

özcan gülüm
06.02.2007, 20:15
artık ne rüyalarımda varsın
nede hayallerimde
kabustan başka bişey değilsin
sen benim artık hiçbirşeyimsin
tanımsız kafiyesiz bir sözcük gibisin

özcan gülüm

özcan gülüm
08.02.2007, 20:19
FİLİSTİNE YAZILMIŞ BİR ŞİİR

Bir halk uykusundan
Bomba ve kurşun sesleryle uyaniyor
istilaya uğramış
tüm caddeler.sokaklar
tel örgüler ardindan ağitlar yükselir
yüregim Kanar
Yaş dolar gözlerime
bir halk erir insanlarin gözleri önünde

filistin,filistin
hep beraber savaşalim
ölüm kusan düşmanla
hep beraber ölelim
hain pusularda

benimde yüregim kabina sığmaz durur
alir başini gider özgür yarinlara

Özcan Gülüm

özcan gülüm
08.02.2007, 20:21
Dağlarin dorugunda
Silahlar çatilir
Ateşler yakilir
Hep bir ağızdan
Umut türküleri söylenir
Gece susar.ölüm susar
Bir asi zozan
Eser durur yanı başımizda

özcan gülüm

özcan gülüm
08.02.2007, 20:22
uzaktan bir deniz fenerinin
yanıp söndüğünü görürsün
sis basar bütün limanlarıma
gemilerim batar
sevdanın uçsuz bucaksız okyanusunda
tek rotam sensin

özcan gülüm

özcan gülüm
11.02.2007, 13:31
ben biraz sonra
kalkıp gideceğim buralardan
bedbah bir ses
çınlayacak kulaklarında
amansız bir acı oturacak yüreğine
beni yavaş yavaş
yitirmiş olacaksın

özcan gülüm

özcan gülüm
11.02.2007, 13:32
doğan çocuk memeye
toprak suya
insanlar sevgiye
karanlıklar aydınlığa
dünler yarına nasıl muhtaçsa
bende sana muhtaçım gülüm

özcan gülüm

özcan gülüm
11.02.2007, 13:32
niye duvarlar böyle üstüme geliyor
niye hasretin sarıyor bedelimi
niye sevdan hırçın ırmaklar gibi çoğalıyor
niye yüreğim böyle yanıyor
bunların tüm sebebi sensin

özcan gülüm

özcan gülüm
16.02.2007, 20:53
sen bilmezsin
yanlızlığın ne olduğunu
sen anlamazsın
terk edilmenin ne olduğunu
sen bilmezsin
sevmenin ne olduğunu
sen anlamazsın
kalbi acılarla dolu
yitik yaralı bir genci

özcan gülüm

özcan gülüm
16.02.2007, 20:54
ey sitanbul
acılarımın kavgamın şehri
seni herşeyinle seviyorum
kız kulesini haliçi
vapurdan martılara simit atmayı
kadıköyde acılarımı paylaşmayı
beyoğlunda dolaşmayı
abidi hürriyette pankart açmayı
taksinde tutuklanmayı
sen ben olmuşşun
bende sen
seninle bir bütün olmuşuz
ey istanbul
acılarımın kavgamın şehri
seni herşeyinle seviyorum

özcan gülüm

özcan gülüm
16.02.2007, 20:55
denizin sonsuz maviliğine
kızıl akan kanımda
her dört mevsimde
her seheryelinde
her kalp atışında
hep seni hatırlayacağım gülüm
hep seni hatırlayacağım

özcan gülüm

özcan gülüm
18.02.2007, 14:21
yıllar sonra
seninle yeniden karşılaştık
artık o büyük sevdadan
eser kalmamış
yüreğim sana uzak
tenim ise yabancılaşmış

özcan gülüm

özcan gülüm
18.02.2007, 14:22
gözlerim camda
yoldan gelip geçenlere bakıyorum
birgün gelirsin diye umut ediyorum
bu sancın biter diye
ama sen gelmez oldun gittiğin yerden
ulan allahsız bir bilsen
nasılda seviyorum seni


özcan gülüm

özcan gülüm
18.02.2007, 14:26
beni bu şehirde
tek başıma bıraktığın günden beri
yüreğim buruk ve yaralı
yaşadıklarım aşkların sonu hep aynı
sonu kötü biten aşk filmleri gibi
sonu hep anlamsız
artık aşkı uzun yaşayamıyorum
sen hayatımdan çekip günden beri

özcan gülüm

özcan gülüm
19.02.2007, 22:28
doğmamış çocuğa şiir

kızım berfine

o masmavi gözlerini
açınca dünyaya
ilk önce ayakların üzerinde
durmasını öğreneceksin
o minicik yüreğinle
direneceksin hayata
ellerinle inadına dövüşeceksin
annenle ıslak çimenlere uzanıp
saatlerce seni düşünürdük
ama olmadı kızım
annen beni yarı yolda
bıraktı gitti
artık o büyük sevdamızdan eser kalmadı
sakın kızma babana kızım
belki birkaç yıl
belkide hiç olmuyacaksın
ama unutmaki babanın düşlerinde
yüreğinde hep yaşayacaksın kızım

özcan gülüm

özcan gülüm
19.02.2007, 22:29
bir çığlığın sessizliğinde
yitip gittin usulca
şimdi sussam içime atsam
yarılır gök
denizlerim kaparır
limanlarıma sis basar
yeryüzüm kirlenir

özcan gülüm

özcan gülüm
19.02.2007, 22:30
sen provası yapılan
bir eylem gibisin
sen duvara asılmış bir pankart
mitingte atılan bir slogan
özgürlüğüm kadar aklımdasın
özgürlüğüm kadar kalbimdesin

özcan gülüm

özcan gülüm
21.02.2007, 20:38
seni özletiyor
bu yağmurlar
bu ıssız sokaklar
bu ıslak kaldırımlar
yokluğunu anlatıyor
bu masa
bu sandelye
bu yorgan
bu yastık
sen yoksun

özcan gülüm

özcan gülüm
21.02.2007, 20:40
Sen yoksun
her yerim kördüğüm
sen yoksun
her ayrıntım her zerrem seni sayıklar
eğer sen yoksan bu aşk oyununda
o zaman bende yokum

özcan gülüm

özcan gülüm
21.02.2007, 20:43
mişli geçmiş zamanı bırakıp
şimdiki zamanla başalıyorum tüm herşeye
eskilerden ne kalan ne varsa
hepsini bir bir asıyorum
kapattım tüm eski defterleri
nasılsa herşeye seninle başlayacam
aşka sevgiye hayata
artık yüzümü güneşe dönebiliyorum
saçlarımda rüzgarı hissedebiliyorum
ve herşeye rağmen seni seviyorum
seni severek uyanıyorum
güne seninle başlıyorum
aartık herşeyimde sen varsın
ekmeğimde suyumda
çektiğim son nefeste bile sen varsın

özcan gülüm

özcan gülüm
22.02.2007, 21:41
siyah beyaz öksüz gecelerde
bir mavi gözlü çocuğun
düşlerinde sevdim seni
filistinli bir çocuğun
dalgın bakışlarında hergün seni andım
seni ucsuz bucaksız okyanusuma sığdırdım
bir kum tanesi gibi
korkuyorum bir gün sende
yalancı fırtınlara kapılıp gideceksin

özcan gülüm

özcan gülüm
22.02.2007, 21:42
gözlerinde büyüyor umutlarım
dokunduğun herşey maviliğe dönüyor
sevdamız kızıllaşıyor asi yüreklerde
en asi bir çığlıkta sana birikiyorum
git gide çoğalıyorsun içimde
adını haykırıyorum
ve artık seviyorum hayatı
kavgamı seviyorum
seni seviyorum
sakın üzülme bir tanem
fırat diclesine
mecnun leylasına
ferhat şirine
kerem aslısına
nasılsa birgünde sana kavuşacak
bu asi bu başkaldıran adam

özcan gülüm

özcan gülüm
22.02.2007, 21:42
Yine özleminle yanıp tutuştu yüreğim
Şiirlere bile sığmıyor;hasretin
Benim dağ gibi,isyan kokan,direnç çiçegim
Sana tutsaklaştığım her yerde
Sensizliğinle geçen hergün
Beni yanlız bıraktı,özgür özlemlerin
Şimdi seni düşünüyorumda
o zamanlar senin
Kahverengi gözlerin,ve upuzun saçların vardı
Bazen ağırbaşlı,bazen utangaç,
bazende tam kafa dengiydin,
Ve sen gülde kızıl,közde ateş,yolumda yoldaştın,
Hatırlıyormusun nasılda öpmüştüm seni
kan revan içerisinde,benim partizan inançlı
Yüreği özgürlüğe sevdalı yoldaşım
Şimdi senin yanına gelip,sana doyasıya sarılabilsem
Biliyorum şimdi dağların taşların aradığını
Seni yüreğimde gizleyebilsem
Ama mutlak birgün gelicem senin yanına
Irmak bakışlı yoldaşım
Gelicem sevdamızın,kavgamızın şerefine,
Kır çiçeklerinin tükenmediği
Hırçın akarsuların durdurulamadığı yerlere
Mücadelesi için sevdasından vazgeçen
İşkenceleri,ölümleri göze alan insanların yaşadığı yerlere,
Taşlı yollarde yalın ayak çocukların gezdiği köylere
kar yağıp dizlerimizi aştığımızda,
sizinle nöbet tutmaya,
Ateş yakıp etrafında toplanmaya
kara gözlü,güneş yüzlü yoldaşlarla çay içmeye
Yiğit savaşçım,sen benden ne kadar uzakta olursan ol
Sakın umutlarımı sensiz bırakma
Herhangi bir yerde sana sıkılan kurşunun önüne geçmeyi
yağmurlu bir havada dersime gömülmeyi
Türkülerde,şiirlede yaşamayı,bende isterdim,
işte böyle ırmak bakışlı yoldaşım
Benden taraf son olarak,o köpek seslerinin karıştığı
o yıldızlı gecelere selam söyle
selam söyle mazlum halkıma
selam söyle mahsun garip çocuklara
selam söyle evladını devrim yolunda yitiren analara
selam söyle dağlarımıza
selam söyle yoldaşlarıma
selam söyle partizana
Bir kurşun,bir şiir,bir türküde
BENDEN ARMAĞAN OLSUN KAVGA

İŞÇİ KÖYLÜ BİR YOLDAŞ VE ŞİAR TAYLAN

özcan gülüm
23.02.2007, 20:57
Diyarbekir Ölüleri


dün gece muştularla yağıyordu havalandırmaya ilk karı martın
dün gece yüreğimizde bıçaktı ölüm haberleri diyarbakır'ın

asıldı ellerimiz ayasından kasap çengeli mi parmaklıklar
daha kaç fırtınayla çarpışacak bu erkek dökümü alınlar



incedir bileklerimiz yaşamak ağrısıdır boynumuzdaki
atılırız her çığlığa süngü de öyle bir keskin ki

aynı saldırma değil mi göğsümüzde gizlimizi arayan
döküp benzini esmer tenimize yangınları kundaklayan

yanıp kavrulan bir ülkeydi anladım ortasında o ateşin
nasıl unuturum gözlerinizi karaydı arasında uzun kirpiklerin

belki hiç sayamayacaksınız sevgilinin saçına kaç ak karıştı
gene de söyleyeceksiniz: yürü sevgilim ne de güzel yakıştı

elli dokuz gün mü aç kaldınız vay benim kardeşlerim
altınız öldü demek artık kaşık tutmaz bu ellerim



içimde bir ülke ağlar oturmuş sınırlarına saçını tarar
bir çam devrilir hüznüme dalından bir kuş kalkar

kuşun kanadına mı konar sabah yoklar demirörgüleri
açamam ki sımsıkı gözlerim içinde diyarbakır ölüleri

kimbilir ne güzeldir dinlemek dillerinde direnç türküleri
basıp doğrulacak elbet kendi küllerine diyarbakır ölüleri

Mart-Kasım 1984

Nevzat Çelik |

özcan gülüm
23.02.2007, 20:57
Bir arka sokakta
Gerçekleşmeli infazım
Kafama tek bir kurşun sıkılarak ölmeliyim
Gözlerim yari açık
Ve ölüme inat
Yanaklarimda bir tebessüm olmali

Şiar Taylan

özcan gülüm
23.02.2007, 20:58
Her ölüm
Sessiz bir ölümdür
Derin izler birakir
Asi ve direngen yüreklerimize
İzler bırakır tarihe

Şiar Taylan

özcan gülüm
17.03.2007, 14:57
Komutan Ayfer'e

Ben devrimin ilk ışığını
Senin o şahin bakişlarinda gördüm
Asla yenilmemeyi
Olumsuzluklara karşi direnmeyi
Ben seninle sevdim partizani
Şimdi ayfer yıldaşım
Senin için öldü demek bizim için çok zor
Faşizme inat
Bİnlerce ayferler yeşerecek kavgamizda
Binlerce ayferler yeşerecek

Şiar Taylan

özcan gülüm
17.03.2007, 14:59
biz değilmiyiz
milyonlarca şehidimizi
sonsuz maviliğe uğurlayan
biz değilmiğiz
hücrelerde yakılan
sokaklarda kurşunlanan
biz değilmiğiz halkım
biz değilmiyiz

şiar taylan

özcan gülüm
17.03.2007, 15:00
evet anne bende istemez miydim
benim yolumu bekleyen birisinin olmasını
bende istemez miydim
bir evim içinde oynayan çocukların olmasını
bende istermiydim
silah elde düşmanı beklemek
dağların doruğunda sıla hasreti çekmek
biliyorum anne bana kırgın ve kızgınsın
ben sadece idolojim için savaşıyorum
idolojim için yaşıyorum


şiar taylan

özcan gülüm
07.04.2007, 14:41
Geliyoruz
tanklarımızla,toplarımızla
geliyoruz
ellerimizde mavzerlerimizle
geliyoruz
türkülerimizle halaylarmızla
geliyor
halkın ordusu tikko
geliyor
emperyalist düzeni yıkmaya
geliyor
barbarların saltanatını yıkmaya

şiar taylan

özcan gülüm
29.05.2007, 20:26
Bir akşam vakti
Karanlikta bir gül solarken
Ölümün tüm çılgınlığı
Yüzümüze gülümserken
Hiç düşünüz mü
Gidenlerimiz nerde diye
Tarihin o tozlu sayfalarina baktıkça
Ne güzellikleri toprağa vermişiz
Ne çok şehit vermişiz
Devrim yolunda

Şiar Taylan

özcan gülüm
17.06.2007, 15:39
özgürlüğe yüz yıllardır
hasret olan halkımın
özlemi sona erecek
dalgalanacak şanlı bayrağımız
dört bir cihanda
turkülerimiz şiirlerimizi
hep bir ağızdan haykıracağız


şiar taylan

özcan gülüm
24.06.2007, 16:35
kendimi bir hayalin
içinde buluyorum
bir ara seyit rıza oluyorum
dar ağaçına çekiliyorum
vietnamlı şu hanjin oluyorum
kurşunlara diziliyorum
munzur oluyorum
dere laci deresine akıyorum


şiar taylan

özcan gülüm
24.06.2007, 16:39
bazen bir işçinin dudaklarında ıslık
bazen sessiz sessiz kanayan bir yara
bazen ölümün o soğuk yüzü
bazen asi yüreklerde bir çığlık
bazen halkın dilinde isyan türküsü
bazende körpe yüreklerde umut oluruz


şiar taylan

özcan gülüm
10.09.2007, 22:48
biraz sonra güneş doğacak
uyanacağız yorgun uykumuzdan
hain bir gün bizi karşılıyor
yürüyoruz dağlara doğru

sorguya çekiyor bizleri uçurumlar
inatla ilerleyecez
ya hergün eksilerek
yada çoğalarak
günü bir kurşun gibi yarıp
gidiyoruz ölümle olan randevumuza

şiar taylan

özcan gülüm
30.12.2007, 17:46
Sen tüm şerefsizliğinle
ölüm ekeceksin topraklarımıza
işkence tezgahlarında köpek gibi salyaların akacak
yılan gibi zehrini boşaltacaksın bedelimize
içindeki tüm iğrençliği kusacaksın
kirli ellerinle soframıza oturacaksın
kadehine şarap niyetine
kanımızı içeceksin

bu mudur senin adaletin israil
bu mudur senin özgürlük anlayışın
ölüm hergün metnini yeniden yazmakta
zafer direnen halkların olacak

özcan gülüm

özcan gülüm
05.01.2008, 16:24
sen yüreğiminin
derinliğinin bir yerinde
yer edinmiştin
orda yaşıyordun
orda büyüyordun
orda çoğalıyordun
ama sen cinayet süsü verilmiş gibi
öldürdün içimdeki seni
sen umutlarımın celladı
duygularımın katilisin artık

özcan gülüm

özcan gülüm
13.02.2008, 00:22
önce koştum sana
toprak kokusu sardı
tüm bedelimi
bir sonbahar rüzgarı esiyor
ben üşüyorum
seni sevdiğim günden beri
hep geceleri üşürüm
hadi sevgilim
önce ısıt beni
sonra tüm bedelimi yak

özcan gülüm

özcan gülüm
17.02.2008, 15:12
bir eylül ayında
açıyorsun yüreğimde
bazen sessiz sessiz akıyor sevdan
bazen hırçın ve asi
usul usul sarıyor tüm bedelimi
sana sesliyorum sevdiğim
seni ölümsüz bir sevda ile seviyorum
beni anlıyormusun


özcan gülüm

sahrut75yagmur
17.02.2008, 16:13
Ömrümün Virgülü...

kış geliyor
bir daha da açmaz güller
tekil mutlulukların
çoğul yalnızlıklarıdır elde kalan
borç harç mutlulukla ne yaşanırsa
o kadar yaşadık

ey ömrümün virgülü
böyle mi bitecektin ha
sen gittin
türkülere sığmaz oldum
dışım içime dar
yelkensizim
rüzgarlara çıktım
kıyılara vurdum
caddeler yuttu beni
ve başıboş hüzün sokağında
"yüreğime söylediğim en doğru yalan oldun"
başıboş sonu boş

kar yağıyor
bir daha da açmaz güller
acıların darağacında
gözyaşımı vurdular
içimin seyir defterinden
adını çaldılar

şimdi ört kapılarımı
dönüşlere biletsiz kalayım
varsın geride kalsın
kederli gözlerin kar yanığı saçların
varsın yitirsin tılsımını hayat...


Kahraman Tazeoğlu


Saygılarımla.

özcan1
17.02.2008, 20:24
Nazım’ın dizeleriyle seslensem sana:
Delikanlım!.
Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kainatın en mükemmel şeyidir.
Delikanlım!.
Belki beni anladın,
belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.
Hani üstadın bir sözü var:
Boş gecelerin değil,
boydan boya ömrtünü ver inkılaba...

Devrimci olmaya var mısın?

ecolis
17.02.2008, 21:15
Ruyacinin
kaleminden


Kayip bir gemi
Devrimmi olmus
ne
Denizde devrim
mi olur be
Ama devrim
icinde deniz vardi
guzelce
Sevmiyorum noktalama isaretlerini
Virgulden hoslanmiyorum biraz
Kayip gemi yaklasiyor mu bilmiyorum
Bulanik goruyorum ve bu beni rahatsiz ediyor
Aci cekmek bu evet, gorememek
eBn seni goremesemde
Bir cig gibi buyuyor hasretin bil
Ve bilki devrim kadar uzak
Ama bir okadarda guzelsin
Deniz gibi
Bazen sert bazen durgun
Bazen soguk bazen sicak
Ama herzaman cekici ve gizemli
Devrimmi olmus ne
Yok canim nerdeeee
Denizler yokki artik
Cekilmisler hep baska yonde
Ozlem ah o ozlem
Sevgiliye ozlem
Devrime ozlem
Ne zaman bitecek bu cile
Ah bir yikilsada kurtulsam
Ozaman kavussam sevdiklerime


Dilara Dortdemir

özcan gülüm
18.02.2008, 16:35
SEVEBİLME İHTİMALİ



Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!



yılmaz erdoğan

özcan gülüm
18.02.2008, 21:55
dışarı yağmurun sesi
bulutlar ağlıyor ardımdan
ıslanıyor hayallerim sırılsıklam
yüreğimin kapısı aralanıyor hafiften
sen yine yoksun
sen yine meçhullerdesin

özcan gülüm

özcan gülüm
18.02.2008, 21:57
kaç kez yüreğimizi
kavgaya sınadık
kaç kez sırat köprüsünden
gelip geçtik
kaç kez ölüp ölüp dirildik hain pusularda
ama hiç bir zaman teslim olmadık
bize kan kustaran düşmana

şiar taylan

özcan gülüm
19.02.2008, 19:33
Gün daha yeni ağırmakta,
Yeryüzünde bir Sessizlik hakim
Mevsimlerde baharin sancisi
Hain bir pusu kurulmuş
Bir ömür yiv ile set arasinda dolanip durmakta ,
Namlunun gölgesinde yağiz bir delikanli,


Kurşunlar Saplandi Bedeline,
Silah elde düştü toprağa,
Bir fidan daha soluyordu mayıs ayında
Karakoçan kıpkızıla boyandı,
Nehirler Kapardı,
Öfkeler büyüdü,
Orhanim artik sensiz Kaldı
Partizan geceleri,
Bir gülüsün kaldi bize
Özgürlük renginde,
Birde direnişin,
Benim şahin bakişlı,
ibrahim duruşlu,
Partizan inançlı yoldaşım
Bu kavga burda bitmeyecek,
Taki Sınıfsız sömürüsüz bir dünya yaratana dek

Şiar Taylan

özcan gülüm
27.02.2008, 22:27
ENGİN ÇELİK YOLDAŞA

sende mi nisan yağmurlarıyla yitip gittin
engin yoldaşım
sende mi asi bir tohum olup
düştün kara toprağa
ama sen hiçbir zaman ölmedin engin yoldaşım
tüm maviliklerde
kızıl düşlerde sen yaşatıyorsun
herşey maviye döndüğünde
sen kızıllaşıyorsun asi yüreklerde

ben yine faşizmin
o soğuk yüzüne
yine devrim şiirlerini okuyorum
inadına savaşıyorum
inadına dövüşüyorum
demek ki yoldaşım
faşist patentli bir kursun seni alıp götürdü bizden
geriye intihar süsü verilmiş bir ceset kaldı
birde ard arda büyüyen bir öfke
seni toprağa gömerken
bir yanında bizde kaldı yoldaşım
bir yanında bizde kaldı

özcan gülüm

özcan gülüm
27.02.2008, 22:28
Bu sabah karışık duygular içindeyim
Gözlerim nemli yüregim yorgun
Aklimda anlamsız bomboş soru işaretleri
Suskunluga bürünüyorum ansizin
Sessiz çığlıklarimla kahrediyorum
Hayata bugün
Sensizliğini yaşıyorum
Seni düşlerken yorgun gözlerle
Oysa ben senin gözlerinde olmayi
Gülüşlerinde yaşamayı sevdim sevgilim


Özcan Gülüm

özcan gülüm
27.02.2008, 22:45
GELMEDİN

Vurgun mudur
Sevdamıdır bilemiyorum
Bir ses duyuyorum bir yerlerimden
Bir ses ki sesime ses olan
Tanıdık oluyorum kendime
Açıyorum kulaklarım
Yüreğimi
Avuçlamak istiyorum
Uçuveriyor birden
Tamda avuçlamışken…
Bir hüznün belası düştü içime
Tutulmayan sözlere yanarım
Yine hüsran
Yine yalan…
‘Hazır tut türkülerini
Her an gelebilirim’ demiştin
Milyon kere prova ettim
Yüreğimde sana ayırdığım türkülerimi
Milyon kere değişik anlamlar yükleyerek
Anlamlarını yitirene dek
Çoğu kez…
Yüreğimse sana sıcaktır zaten
Sıcaklığında sarmaladım
Ve patlamaya hazır bir mavzer
Sabırsızlığında beklettim
Akortu bozulmasın diye tellerin
Dokunmadım sazıma günlerce
Kulağım kirişte
Gözlerim yolda
Gelmedin
Hiç zamanı değilken
Yeni örtüler aldım divanlarıma
Yıllardır yıkamadığım perdelerimi
Değiştirdim
Üzerlerine sinen
Yıllarıma tanıklığıyla sarmaladım
Sakladım
Üzüldüm
Tozlarını aldım kitaplarımın
Sildim, süpürdüm ortalığı
Oysa ne gereği vardı
onca yaşanmışlığı süpürmenin…
Papatyaları suya koydum
Solmasın diye her gün suyunu değiştirdim
Hatta uğursuzluk olduklarını söylemelerine rağmen
Dokunmaya kıyamadığım
Örümcek ağlarını bile temizledim
Yurtsuz kalan örümceklerin
Koşuşturmalarına acıyarak
Gelmedin…
Geldiğinde muhtemelen
Portakal şarabı içecektik
Oda sıcaklığında hazır tutum onu da
Mum koyacaktık masamıza
Kırmızı yakmadım günlerce apansız gelirsin diye
Şamdanda öylece bekledi
mum sıcaklıkta soldu eğildi
yakmadım yine de…)
Sözcükler, cümleler ezberledim yeni
Yeni senin seveceğini sandığım kitapları
Görünüre koydum
Konuşacaklarımızı bin kez
Kendi kendimle konuştum
Sözüne söz olsun
Gözlerine göz olsun
Yüreğine öz olsun diye
Kendimi yargıladım
Yorumladım defalarca
Sana şekillendim
Gelmedin…
Beklemek ölüm kadar sesiz
Bir çığ kadar ölümcüldür
Her sözcük bin kez çoğaldı içimde
İsyana döndü
Yer vermedim karamsarlığa yinede
Gelirsin diye
Gelmedin
Sen yıllar sonrası bir filiz oldun içimde
Narin, kendi sesinde büyüyen
Estirmedim hiçbir rüzgarı
Yüreğimin coğrafyasında
Dokunur, incinirsin diye
Emek verdim
Suladım usulünce
Titredim üstüne
(aşkta iki kişiliktir yaşanan her şey
bÜyüyen ve yok olan da…)
Soldu kurumadı
Ve Henüz ölmedi
Gelmedin …
Gelseydin bir nisan döşerdi içime
Sağanaklar başlardı
Güneşle gülümserdik gökkuşağının renginde
Coşardık sınırsızlığa
Kırlarda gelincik toplayan köylü çocukları
El sallardı bize uzaklardan
Gelmedin…
Kuruldum baş köşesine yalnızlığımın
Bir cigara tüttürdüm
Gözlerim gezindi boşlukta
Anlamsız
Umar bakışlarla
Göğsümün orta yerinden bir sızı
Yayıldı bütün bedenime
Gözlerim doldu
Umut tükenmişti artık
Anlamsızdı direnmek anlamsızlığa
Gelmedin…
Ve Topladım zincirlerimi dönülmezlere
Hoşça kal iki gözüm
Yüreğim hoşça kal
Hoşça kal…

HALİL İBRAHİM AYCAN

özcan gülüm
28.02.2008, 21:40
Yine haykırıyor yüreğim
yine gözlerim
sessizliğin hasretini anlatıyor gökyüzüne
yine düşlerim takılıyor ayaklarıma
sevdanla toprağa düşüyorum
sen gittiğindendir
sabah olmuyor gülüm
güneş küsmüs
şavkımaz oldu dağlarımıza

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
29.02.2008, 21:56
Bedelimi saran o sessizliğin hükmünü
seni birgün bana getirecek umuduyla
yüregime bastırıyorum
her doğan gün yeni bir umut
hayata yeni bir başlangıçtır benim için
belkide sana kavuşmaya
birgün daha yaklaşıyorum
kimbilir belki bugün
belki yarın
belkide sadece kendimi avutuyorum


ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
01.03.2008, 23:19
sana bir sır söyleyeceğim
aç yüreğini burası benim vatanım
ölmek de yaşamak da benim hakkım
ve en çok bundan dolayı
sana burasını cehennem
bana yine cennet vatan yapacağım

sana bir sır söyleyeceğim aç yüreğini
yaşadığın her an mahşer menzilimdesin
soluk aldığın her an mahşer menzilimdesin
burası benim vatanım camiler kenti felluce
ben bağımsız yaşarım
ben anasız yaşarım
ben babasız yaşarım
ben oğulsuz yaşarım
ben kızım olmadan yaşarım
ama vatansız yaşayamam

unutma benim öldüğüm yer vatanım
ya senin

ölmek ve öldürmek benim için onur
senin için utanç
senin için yüz karası

sana bir sır söyleyeceğim aç yüreğini
sen uyut dünya uyusun
sen uyut insanlık uyusun
ama ben uyanığım
ama ben direneceğim
işte kefenim bedenim

felluce içinde redif sesi var
bakın yüreğine acep nesi var
beni duymayana dostlar
hepten âhım var

sana bir sır söyleyeceğim aç yüreğini
mahşer menzilindesin
mahşer menzilindesin
sana bir sır söyleyeceğim aç yüreğini
bayram bağımsızlığımladır

t. asi balkar

özcan gülüm
02.03.2008, 12:02
her nefes çektiğimde içimdesin
her bakışında düşlerimde
ırmak bakışlım
ben sen olmuşum sende ben

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
05.03.2008, 23:20
ÖLÜMÜ EKTİM RANDEVU YERİNDE


Beklemekten Ağaç Olsun
Zembereği boşalmış sözcüklerin
Akreple yelkovan öpüşüyor onikide
Bütün ziller vaktinde vuruyor,
tembellik edip gitmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
Bugün de gecikeceğim

Sessizlik çökmüş kentin sokaklarına
Martılar uykuya dalmış
Kar bütün izlerini örtmeye hazır

Randevularımıza sadığımdır sektirmem saatini
ama bu sefer tembelliğim tuttu,
ölüm daha çok beklersin beni...

Şimdi kış
ölümün vaktidir derler
ve tecrübelerimden bilirim
kışın ölene söverler.
Kusura bakma ölüm
ben ardımdan sövdürmem.
Bu randevuya asla gelmem.

Bu şiirin içinden tren de geçebilir
Uçak da
Vapur da
Bütün teknolojik ölüm aletleri de
ama hiç birine binmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
Gelmeyeceğim

Gelecek öyle uçsuz bucaksız duruyor ki
Ve ben ne olacağını merak ederken
hani filmin en güzel sahnesinde
sinemadan çıkar gibi
hayattan çıkıp gidemem
Kusura bakma ölüm
Adın çok soğuk gelemem
Bunca mazeretim varken
yaşama dair,
ölümü aklımdan bile geçirmem
Seviyorum seni hayat
tüm kötü sürprizlerini de..


EROL ZAVAR

özcan gülüm
09.03.2008, 16:07
sen aşkımın
ilk durağı değil
ama ben son durağım olmanı istiyorum
sen ilk sevdiğim değil
ama son sevgilim olmanı istiyorum

ÖZCAN GÜLÜM

özcan gülüm
14.03.2008, 23:25
aşkımızın kutsal topraklarında
dönüp dolanıyorum
gözlerimde umutların en koyusundan
bir renk
birden arsız hasretin
dolandı ayaklarıma
sustum sevdanı içime attım

ÖZCAN GÜLÜM

ecolis
15.03.2008, 01:25
BİR DÜNYA KURMALIYIZ KENDİ ELLERİMİZLE

bir dünya kurmalıyız kendi ellerimizle
savaşın olmadığı barış içinde yaşayan insanların olduğu
çıkarın,menfeatin ve aç çocukların olmadığı
taşıdığı kimlik için yargılanmayan
düşüncelerine kelepçe takılmayan
karanlıkları aydınlığa çıkartacak
sınıfsız,sömürüsüz, özgürlük dolu
bir dünya kurmalıyız kendi ellerimizle

özcan gülüm

bir dunya olmaliki yagmurlari petrol olmasin
bir dunya olmaliki cicekleri solmasin
bir